Eylül 2014 Sayı:203
PİLİÇ ETİ VE YUMURTA
TÜKETİMİ ARTTIRILMALI
Yumurta ve piliç eti insan beslenmesinde
önemli bir yere sahiptir. Bu iki besin gerek
içerdikleri protein ve vitamin zenginliği, gerek sindirim sistemine yardımcı oluşları,
gerekse kemik gelişimi açışından günlük almamız gereken besin öğelerinin en başında
gelmektedir. Fakat bu iki önemli besin kaynağının değeri hala ülkemizde yeterli derecede
anlaşılamamıştır.
Piliç eti ve yumurta her yaş grubunun, hem
normal öğünlerinde, hem de özel diyetlerinde rahatlıkla yer bulabileceği besin kaynaklarıdır. Özellikle yeni eğitim öğretim yılının
başladığı şu günlerde ebeveynlerin en dikkat
ettiği konulardan biri de çocuklarının beslenme şeklidir. Çocukların öğünlerde tükettikleri
yumurta ve piliç eti, içerdiği mineral ve vitaminler sayesinde bir sonraki öğüne kadar
onların dikkat ve öğrenme becerilerinde üstünlük sağlarken, büyüme ve gelişmelerine
yardımcı olur. Kemiklerinin güçlenmesini
sağlayarak sağlıklı nesillerin oluşmasına da
katkıda bulunur. Yetişkinlerde ise bu iki protein kaynağı, kalp krizi riskini azaltması, kan
şekerini daha yavaş yükseltmesi, kolestrolü
arttırmaması açısından büyük öneme sahiptir. Ayrıca bu iki ürün demir, fosfor ve B grubu vitaminleri açısından da oldukça zengin
olması ile de her yaş grubunun, rahatlıkla
tüketebileceği özel besin kaynakları arasında
yer alır.
Kanatlı sektör firmaları olarak, protein tüketiminin hala oldukça geri olduğu ülkemizde
halkın protein açığını ulaşılabilir fiyat seviyesinde, sağlıklı, kontrollü ve kayıt altında izlenebilir üretim ile karşılamak için var
gücümüzle çalışmaktayız. Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı’mızın da destekleri ile
sektörün iç piyasa da daha iyi bir konuma geleceğine inanmaktayız.
Keskinoğlu markası olarak bizlerde bugün
yaptığımız reklam kampanyaları, katıldığımız
fuarlar, kurduğumuz Keskinoglu.tv ile tüketicilerimize en ucuz protein kaynağı olan piliç
eti ve yumurtanın önemini anlatarak, bu iki
önemli besin kaynağının hak ettiği değere
ulaşması için çalışmaktayız. Amacımız, tüketicilerimize sunduğumuz kaliteli, güvenli
ve sağlıklı ürünlerle yurt içi ve yurt dışındaki
tüketimi arttırmak ve global bir marka olma
yolunda emin adımlarla ilerlemektir.
BÜYÜK ACIMIZ
Şirketler grubumuzun kurucusu
merhum İsmail Keskinoğlu’nun
eşi, yönetim kurulu başkanımız
Fevzi Keskinoğlu ve yönetim kurulu başkan yardımcımız Mehmet
Keskinoğlu’nun anneleri Zeliha
Keskinoğlu 98 yaşında hayata
veda etti. Dört
çocuk, sekiz torun
sahibi Zeliha Keskinoğlu’nun cenazesi, Akhisar Yeni
Gülruh Camii’nde
kılınan ikindi namazına müteakip
Kayalıoğlu Mahallesi Sami Ersöz
Kabristanı’nda
ailesi ve sevenleri
tarafından toprağa
verildi.
Tören esnasında
konuşma yapan Mehmet Keskinoğlu “Annem, sevgi dolu bir
insandı. Yol gösteren büyüğümüzdü. Keskinoğlu Ailesi olarak acımız
çok büyük. Bu zor günümüzde yanımızda olan dostlarımıza sonsuz
teşekkürlerimizi sunarız” dedi.
Cenaze törenine Manisa Valisi
Erdoğan Bektaş, İl Emniyet Müdür Vekili Ramazan Kel, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bülent
Mercan, Akhisar Kaymakamı Kaan
Peker, Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı, Ege Bölgesi Sanayi
Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Ender Yorgancılar, İzmir İhracatçılar
Birliği Başkanı Gürkan Renklidağ, iş
dünyasının ünlü isimleri, şirketler
grubumuzun yurt içi ve dışından
gelen bayileri ve Akhisarlı birçok
vatandaş katıldı.
Şirketimiz Kurucusu İsmail Keskinoğlu,
Keskin’s Farm markasıyla Uzakdoğu’da…
“İsmail Keskinoğlu’nun
anısına, şirketimizin 50.
yılında hayata geçirilen
Keskin’s Farm markası,
yurtdışındaki ilerleyişini
hızla sürdürüyor.”
Şirketler grubumuzu 63 yaşındayken kuran ve 2001 yılında
vefat ederken arkasında 40 yıllık
bir “Tavukçuluk İmparatorluğu”
bırakan kurucumuz merhum
İsmail Keskinoğlu’nun anısına,
şirketimizin 50. yılında hayata
geçirilen Keskin’s Farm markası,
yurtdışındaki ilerleyişini hızla sürdürüyor. Şirketin Singapur, Hong
Kong, Mauritius ve Tayland’a
Keskin’s Farm markası ile yaptığı
ihracat, şu anda toplam ihracatımızın yüzde 3’üne ulaşmış
durumda.
Keskin’s Farm markasıyla ağırlıklı
olarak Asya pazarına ihracat yapan şirketler grubumuz, bu markasını sosis, cordon bleu, buffalo
wings, naget, chicken rings gibi
pişmiş ürün grubu ürünlerinde
kullanıyor. Singapur’a piliç eti
ürünlerini ihraç eden ilk ve tek
Türk markası olan şirketimiz,
yine İsmail Keskinoğlu’nun
anısını yaşatmak için üretilen
Ravika markalı zeytinyağıyla
da Singapur’da pazar liderliğini sürdürmeye devam ediyor.
Konu ile ilgili açıklamalarda
bulunan Keskin Keskinoğlu
“Çocuk yaşlarda şirkette
çalışırken dedem İsmail
Keskinoğlu’nun yaptığımız işe
bakış açısını yakından görme
fırsatım oldu ve bu yüzden
şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü o, her zaman bize
‘Çocuklarıma yedirmediğim
bir ürünü asla müşterime de
yedirmem’ derdi ve bu anlayışı tüm şirkete benimsetmeyi
başardı. Bugün onun anısını,
kendi fotoğrafıyla dünyanın
diğer ucuna taşıyabildiğimiz
için çok mutluyuz” dedi.
Keskinoğlu, 22. Uluslararası Gıda Worldfood Fuarı’nda…
51 yıldır gıda sektöründe faaliyet gösteren ve her geçen yıl
faaliyet alanlarını genişleten
şirketler grubumuz, bu yıl 22.’si
“Şirketler grubumuz, bu
yıl 22.’si düzenlenen Ulus- düzenlenen Uluslararası Gıda
lararası Gıda Worldfood
Worldfood Fuarı’na; yumurta,
Fuarı’na; yumurta, piliç
piliç eti ve zeytinyağı ürünleriyle
eti ve zeytinyağı ürünlekatıldı. Alanında bölgenin en
riyle katıldı.”
büyük fuarlarından olan ve 4 – 7
Eylül tarihleri arasında İstanbul
CNREXPO Center’da düzenlenen fuara, 20’yi aşkın ülkeden
toplamda 1.000 firma katılırken, fuara ziyaretçilerin de ilgisi
yoğundu.
75 ülkeye yaptığı ihracatla
2014 yılında 100 milyon dolarlık gelir hedefleyen şirketimiz,
yeni ihracat bağlantıları için
büyük potansiyel taşıyan fuarda;
yumurta ürünlerinin yanı sıra,
piyasaya yeni çıkardığı tavuk
suyu, fileto fit, teneke salam,
“Pratik Lezzetler” adıyla bilinen
ısıl işlem görmüş ürün gamı ve
soğuk sıkım yöntemiyle üretilen
2
Ravika markalı zeytinyağını
tanıttı. Fuarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Keskin
Keskinoğlu, “Türkiye’nin alanında en büyük fuarı olma
özelliğini taşıyan ve sektörün
devlerini bir araya getiren
WorldFood İstanbul Fuarı,
yeni ticari işbirlikleri için çok
önemli bir buluşma platformudur. Keskinoğlu olarak
fuar bizim için bu yılda çok
verimli geçti. Fuarda yeni
ve önemli işbirliklere imza
attık” dedi.
Avrasya’nın alanında en büyük uluslararası fuarı olma
yolunda hızla ilerleyen fuarın katılımcı profilinde; piliç
eti ve ürünleri, süt ve süt
ürünleri, şekerleme ürünleri
ve çikolata, dondurulmuş
hazır gıda ve gıda sanayi
kolları yer aldı.
Şirketler Grubumuz 83. İzmir Enternasyonal
Fuarı’nın En Lezzetli Köşesi Oldu
Beyaz et ve yumurta sektöründe 51. yılını dolduran şirketler grubumuz, İzmir’in ticari simgelerinin başında gelen
İzmir Enternasyonal Fuarı’na
geniş ürün yelpazesiyle katıldı. 29 Ağustos – 7 Eylül 2014
tarihleri arasında gerçekleşen
fuarda şirketimiz, gün boyunca fuar ziyaretçilerine ürün-
lerini tanıttı ve birbirinden
lezzetli ürünleri için tadım
etkinlikleri düzenledi.
Piliç etinin en lezzetli bölümü olan göğüs etinden yapılan ve“Keskinoğlu Pratik
Lezzetler” ürün grubunda
yer alan; Piliç Kokteyl Sosis,
Piliç Köfte, Piliç Kasap Köfte, Piliç Misket Köfte, Piliç
Naget, Piliç Kroket, Piliç Kadınbudu Köfte ve Piliç Kebap
gibi ürünlerini tüketicilerinin
beğenisine sundu. Fuarda
her gün Pratik Lezzetler
ürün gamından 2 çeşit ürün
için tadım etkinlikleri düzenlerken, bu fuarda da çocukları unutmayan şirketimiz,
maskotları olan horoz ve
tavuk karakteri ile çocuklar
için de hazırladığı eğlenceli
sürprizlerle fuarda yoğun ilgi
gördü.
Partnerinin Hint Denizi’nin
Yıldızı olan Mauritius, odak
ülkesinin Hindistan, onur
konuğu ilinin Diyarbakır ve
Malatya, ana temasının ise
“Lojistik” olduğu fuara belirlenen 67 ülkeden 750’nin
üzerinde firma katıldı.
“Beyaz et ve yumurta
sektöründe 51. yılını
dolduran şirketler grubumuz, İzmir’in ticari
simgelerinin başında
gelen İzmir Enternasyonal Fuarı’na geniş ürün
yelpazesiyle katıldı.”
Şirketler Grubumuz Akhisarspor’un Forma
Sponsoru Oldu
Spora ve sporcuya verdiği
desteğe her zaman devam
eden şirketler grubumuz, 2014
– 2015 sezonunda yine Akhisar
Belediyespor futbol takımına
forma sponsoru oldu.
Yapılan sponsorluk anlaşmasına göre iç saha maçlarında
formanın sırt kısmında, deplasman maçlarında ise formanın
göğüs kısmında Keskinoğlu
logosu olacak. Sponsorluk
anlaşması sonrasında açıklama
yapan yönetim kurulu üyemiz
İsmail Keskinoğlu “1970
yılında Akhisar’da bulunan
Gençlikspor, Güneşspor ve
Doğanspor isimli 3 takımın
birleşme kararı alması ile
birlikte bugünkü Akhisarspor
kuruldu. Güneşspor’dan
yeşil, Gençlikspor’dan siyah,
Doğanspor’dan sarı rengi
alarak da bugün ki forma
renklerine kavuşmuş oldu. Bilindiği
gibi 2007 – 2008 sezonunda 2. lige
yükselen Akhisar Belediyespor;
2009 – 2010 sezonunda ise 1. lige
yükseldi. 2011 – 2012 sezonunda
benim de seyirci olarak Rize’de
bulunduğum son maçta ise Çaykur
Rizespor’u deplasmanda yenerek
şampiyon oldu ve tarihinde ilk
kez Süper Lig’de mücadele etme
fırsatı yakaladı. Bir Akhisarlı olarak
ilçemizden çıkan bir futbol takımının bu başarısından büyük gurur
duyuyorum. Ayrıca 3 sezondur
Süper Lig’de top koşturan takımımız, futbolcularının kişilikleri ve
fair play’e örnek olacak davranışları ile centilmenlik, rakibe saygı,
sportmenlik gibi kaybolmaya yüz
tutan erdemleri tekrar yaşatmaya
başladı ve rakiplerimizin bile kalbini fethetmeyi başardı. Biz Keskinoğlu Ailesi olarak 7’den 70’e tüm
halkımızın kalbinde olan Akhisar
Belediyespor’a destek verdiğimiz
için onur duyuyoruz” dedi.
“Spora ve sporcuya verdiği desteğe her zaman
devam eden şirketler
grubumuz, 2014 – 2015
sezonunda yine Akhisar Belediyespor futbol
takımına forma sponsoru
oldu.”
3
İYİ BİR BAŞLANGIÇ CİVCİVLERİ KURTARIYOR
Körpe civcivlerin arzusu kusursuz ve sabit çevre
sıcaklığında kendilerini huzurlu hissettirmektir.
Sadece iyi bir başlangıç onları iyi yem yeme ve
su içmeye hazırlar ve sürekli sağlıklı kalabilmelerini sağlar.
Civcivler diğer sıcak kanlı hayvanlar gibi vücut
sıcaklıklarını sabit tutmaya çalışırlar. Yetişkin civcivlere göre körpe civcivler bunu cok
iyi başaramaz ve sonuç olarak onların vücut
sıcaklığı kümes sıcaklığı tarafından etkilenir.
Aslında civciv kendi vücut sıcaklığını ancak 14.
günde tam olarak gelişmiş olan (beyindeki) ısı
düzenleme sistemi sayesinde düzenleyebilir.
Bu nedenle yetiştiricinin sunacağı kusursuz
kümes sıcaklığına çok fazla muhtaçtır. Eğer bir
kümes gereğinden fazla soğuk ise bir civcivin
vücut sıcaklığı düşecek ve büyüme potansiyelini
gösteremeyip hastalıklara daha hassas hale
gelebilecektir. Eğer bir kümes gereğinden fazla
sıcak ise civcivlerin vücut sıcaklığı yükselerek su
kaybı problemine yol açacaktır. Körpe civcivlerin (beyindeki) ısı düzenleme sistemi daha az
gelişmiştir. Bir günlük civcivler düşük kümes
sıcaklığında umduğunuzdan daha çok hassastır.
Çalışmalar bir günlük civcivlerin kısa sürede olsa
düşük sıcaklığa maruz kalmaları halinde uzun
dönemde özellikle canlı ağırlık alımının azaldığı,
yem dönüşüm oranının yükseldiği ve hastalıklara daha hassas hale geldiklerini göstermektedir.
Zemin sıcaklığı önemli: Verimliliği arttırmak için
civcivler geldiğinde altlık sıcaklığı 30°C olmalıdır.
Hava sıcaklığı değil altlık sıcaklığı önemlidir. Bir
günlük civcivlerin boyu yaklaşık 5 santimetredir.
Altlığın sıcaklığı sayeside 5 cm yüksekliğe kadar
olan alandaki hava sıcaklığı dengeli tutulabilir.
Kümeslerin önceden ısıtılması gerekir ama bu
pek yaygın olmadığından zemin sıcaklığı 10°C
veya daha fazla düşüktür. En iyi kümeslerde
bile altlık sıcaklığı genellikle hava sıcaklığının
2-3 derece altındadır. Daha da kötüsü civcivler
vücut sıcaklıklarını ayaklarından kaybederler.
Kümesin sıcak olduğu sanılırken civcivler altlık
sıcaklığından etkilenerek üşüyor olabilirler
çünkü bakıcı ve termostatlar sıcaklığı 1 metre
yukarıdaki halini ölçmektedirler. Altlıktaki nem
seviyesi civcivlerin rahatını etkileyen diğer bir
faktördür. Islak altlık kuru altlıktan daha soğuktur. Genç civcivler genellikle soğutucu padlerin
olduğu geniş bir alanda rutubetli altlık üzerinde
otururlar. Su altlıktan buharlaşırken altlıktaki
Enver Evren Tosun
4
ısıyı da alarak sıcaklığı düşürür. Altlık serildiğinde
rutubetli ise ön ısıtma süresi iki katına çıkarılmalıdır.
Radyanlar güneş gibidir: Radyanlar altlığı
ısıtmada sıcak hava üfleyen ısıtıcılara göre daha
iyi iş yapar. Çünkü yüzey ısıtma yöntemi özellikle
radyan ısıtıcıların formundandır. Radyan tıpkı
güneş ışığı mantığıyla ısıtır. Güneş kümesin
dışındaki havayı bir kümesinin içinden fazla ısıtır.
Radyanlar da alttaki bölümü ortam sıcaklığında
4°C fazla ısıtır. Genelde radyanların yerden ne
kadar yükseğe konulduğuna bağlı olarak ısıttığı
söylenir. Radyanın altında ve bir metre uzağında
kalan alan da kümes içi sıcaklığına 4°C ‘ye göre
daha fazla ısınır. Isı dağılımı kullanılan radyanın
tipine bağlıdır.
Eski tarz radyanlar altından 1 metre uzak alanı
ısıtabilirken yeni model radyanlar 2 metre öteye
kadar zemini ısıtabirler. Bu farklılık civcivlerin hareketlerini sınırlayak vücut sıcaklığını
dengelemek yerine radyan altından uzaklaşabilme yönünde olumlu bir etki yapar. Sıcak hava
üfleyen ısıtıcılar kullanılıyorsa altlığı ısıtmak daha
zor olacaktır. Isıtılan hava soğuk havadan daha
hafif olduğu için kümesin tavanına daha çabuk
yükselir. Sıcak hava üfleyen ısıtıların üreticileri
altlığa yeterince sıcak hava gelmesi için ısıtıyı
alçağa altlığa yakın bir yere koyarlar. Altlık 30°C
olması için 10 santimetre üzerinde havanın 32
derece veya daha fazla olmasını önerebilirler.
Radyanla ısıtılan kümeslerde genelde istenen altlık sıcaklığı civcivler kümese gelmeden önce ön
ısıtma yapılarak sağlanır. 24 saat önce başlayan
ön ısıtma altlık sıcaklığını 30°C’ ye çıkarılabilir.
Sıcak hava üfleyen ısıtıcılarla ancak 48 saat ön
ısıtma yapıldığında altlık 32°C sıcaklığa ulaşır. Ön
ısıtma süreci içeride fan kullanılarak azaltılabilir.
Kümes içi fanlar ve termostat kontrol edilebilir.
Bu fanların termostatı tavanın en yüksek noktasına asılarak 35°C’ye ayarlanmalı ki yeterli hava
tavanda toplandığında garantili çalışsınlar.
Civcivlerin rahatını izleyin: Civcivler kümeste
iken iç fanların kullanımına özen göstermek
zorundayız. Körpe civcivler hava cereyanına çok
fazla duyarlıdır. Fanın üflediği hava hızı dakikada
3 metreden daha az olmalı ki rüzgarı üşüten etki
yapmasın. Eğer iç fanlar kullanılacaksa doğrudan tavana doğru üflemeli civcivlerin üşüme
olasılığını en aza indirilmelidir. Civcivler kümese
geldiğinde altlık yeterince ısınmamış olsa bile
Salihli’de bulunan 13 bin kapasiteli
çiftliğinde yaptığı üretimle bu ayın
başarılı üreticileri arasında yer
aldı. Kendilerini tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.
çabucak bütün radyan boyunca civcivleri
topluca boşaltmaya dikkat etmelidir. Bir - iki
saat sonra sıcaklık uygun hale geldiğinde
yayılacaklardır. Kümes sıcak ve konforlu halde
ise içgüdüsel olarak bir grup halinde duran
civcivler dağıtılacak ve rastgele yeni gruplar
oluşturacaklardır. Eğer altlık soğuk ve nemli
ise üşüyen civcivler aynı grupta birbirine
sokularak dağılmayacaktır. Belki daha sıcak
bölgeleri araştıracaklar ancak bulunca da
yeme ve suya gitmeye cesaret edemeyeceklerdir. Bu açlık çekmelerine ve su kaybına
neden olacaktır. Grubun sıcaklığından ayrılıp
görünen yeme gitmeye cesaret edemeyecekler sıcak ve rahatlarını koruyacaklardır.
Kümesin uygun şekilde ısıtıldığının diğer bir
göstergesi de civcivlerin ayaklarıdır. İnsanın
boyun derisi daha ince olduğundan ellere
göre daha hassas bir şekilde civcivlerin ayak
sıcaklığını ölçebilir. Genelde başlangıçta daha
soğuktur. Civcivlerin dağılımı ve hareketliliği
ile ayaklarının sıcaklığı arasındaki alakayı görünce hayret edeceksiniz. Isınarak rahatlamışlarsa etrafta koşturacaklar, üşümüşlerse bir
araya toplaşacaklardır.
Hava kalitesine de dikkat edin: Hava sıcaklığına ilave olarak uygun hava kalitesi de
civcivlerin sağlığı açısından çok önemlidir. Büyük piliçler orta düzeyde amonyak seviyesini
tolere edebilirler. Örneğin yumurta tavuklarının randımanları 60 ppm amonyak seviyesinde bile etkilenmez. Etlik piliçlerde ise 25
ppm altında olmadıkça verimli sonuç alınmaz
öte yandan da fiziksel olgunluğa ulaşamazlar.
Minik civcivler için sadece uygun sıcaklıkta
kaliteli hava en büyük etkendir. Kısa süreli
yüksek amonyağa maruz kalan etlik piliçlerin
canlı ağırlık artışı azalır, yem dönüşüm oranı
yükselir, solunum yolu hastalıklarının arttığı
gözlenir. Amonyak seviyesi sürekli 30 ppm‘in
altında tulması gerekirken ideal oran 20 ppm
altıdır. Kümesleri, civcivler geldiğinde bile havalandırılmalı ve büyürken oluşan amonyak,nem ve gazların miktarını en aza indirmelidir.
En az havalandırma oranı için bir kilo canlı
ağırlık için bir saatte 0,5 m3 hava sağlanması
önerilir. Havalandırma miktarı kümes içindeki
amonyak ve toz oranına göre ayrıca kümes
dışındaki sıcaklık ve nem oranına da bağlı
olarak arttırılıp uygun hale getirilmelidir.
Balıkesir’de bulunan 30 bin kapasiteli çiftliğinde yaptığı üretimle
bu ayın başarılı üreticileri arasında
yer aldı. Kendilerini kutlar, başarılı
çalışmalarının devamını dileriz.
Kaynak: İnternet
Sertan Altan
Tatlı Ekşi Soslu Tavuk
Hazırlanışı:
Malzemeler:
2 adet Keskinoğlu tavuk
göğüs eti
4 dilim ananas
2 dal taze soğan
1 diş sarımsak
½ adet kuru soğan
½ su bardağı mısır nişastası
1 teneke Keskinoğlu Tavuk Suyu
1 kahve fincanı soya
sosu
1 adet limonun suyu
1 yemek kaşığı bal
1 tatlı kaşığı pirinç sirkesi
1 tatlı kaşığı susam yağı
Tuz, karabiber
Ravika Riviera zeytinyağı
Tavuk göğüs etlerini, soğan ve sarımsağı jülyen biçiminde doğrayın. Tavukları nişastaya bulayın. Daha sonra zeytinyağlı kızgın tavada tavukları
altın sarısı olana kadar kızartın. Aynı
tavada soğan ve sarımsağı soteleyin.
Ananasları küp şeklinde doğrayın
ve tavaya ekleyin. Daha sonra soya
sosu, limon suyu, bal, pirinç sirkesi,
tavuk suyu ve susam yağını ekleyin.
En son tavukları sosa ekleyin ve 2-3
dk kadar pişirin. Ocaktan alıp ince
doğranmış taze soğan ilave edip
servis edin.
Limonlu Puding
Hazırlanışı:
Bir tencereye süt ve şekeri koyun. Mısır nişastası, yumurta ve limon suyunu ilave edip sürekli
karıştırmaya devam edin. Son olarak tereyağı
ekleyip koyulaşıncaya kadar pişirin. Kaselere
doldurup soğuk olarak servis yapın.
Malzemeler:
1 su bardağı şeker
½ su bardağı mısır
nişastası
2 su bardağı süt
2 adet Keskinoğlu yumurta
sarısı
2 adet limon
1 kaşık tereyağı
5
Theofanis Gekas
Theofanis Gekas ile hayatı, ailesi, günlük yaşantısı, hobileri,
futbol ve Akhisarspor hakkında sizlerinde keyifle okuyacağı
bir sohbet gerçekleştirdik.
“Akhisarspor’un başarısının
aslında birçok nedeni var.
Sıralarsak; iyi futbolculara,
iyi bir başkan ve yönetim
kadrosuna sahip. Taraftarımızın payıda oldukça büyük.
Son olarak da her zaman iyi
hocaların bizleri çalıştırması.
Bunların hepsini toplarsak
da büyük bir aile oluyoruz.
Başarının da sırrı bu.”
6
Öncelikle sizi tanımak isteriz.
Bize biraz kendinizden bahseder
misiniz?
Öncelikle kendimden bu sene yani
bu sezon için bahsetmek istiyorum.
Bu sene her şey çok güzel gidiyor.
Çünkü ailem, çocuklarım burada.
İzmir’de birlikte yaşıyoruz. Bu da
tabiî ki takımda oynadığım performansa yansıyor. Bu da benim için
çok iyi bir şey, çünkü ailem burada.
Bu yüzden herşey çok güzel.
Futbol yaşantınızda unutamadığınız bir maç var mı?
Öyle ayırabileceğim aslında bir
maç yok. Bütün maçlarım beynimin içinde. Çünkü futbol benim
hayatım.
Türkiye’de oynayan ilk Yunan futbolcu olarak ne hissediyorsunuz?
İlk olması çok güzel bir şey benim
için. Türk insanını çok seviyorum,
aslında onlarda beni seviyorlar.
Bu da iki kültür açısından da son
derece güzel bir şey.
Türk liglerinde hayran olduğunuz
futbolcunun Hakan Şükür oldu-
ğunu dile getiriyorsunuz? Bunun
nedeni nedir ?
Hakan Şükür çok iyi bir oyuncu. Aynı
pozisyonda oynuyoruz. Stili son derece güzel. Benimle aynı pozisyonda
oynadığı ve Türkiye’deki en iyi oyunculardan birisi olduğu için kendisine
hayranım.
Akhisar Belediyespor 5 yıldır çok
başarılı sezonlar geçiriyor. Sizce bu
başarının sırrı nedir?
Akhisarspor’un başarısının aslında
birçok nedeni var. Sıralarsak; iyi
futbolculara, iyi bir başkan ve yönetim kadrosuna sahip. Taraftarımızın
payıda oldukça büyük. Son olarak da
her zaman iyi hocaların bizleri çalıştırması. Bunların hepsini toplarsak da
büyük bir aile oluyoruz. Başarının da
sırrı bu.
Şu anda Türkiye’de 72 takımdan
daha fazla gol attınız. Bir futbolcu
olarak ne hissediyorsunuz?
Mutluyum tabiî ki. Ama şunu da
söylemem gerekir ki kendimin gol
atmasından çok, takımımın kazanması benim için çok önemli. Çünkü
iyi bir takıma sahibiz. Ben de onlar
sayesinde sonuçta gol atıyorum.
Hem ben gol atıp, hem de takımım
kazanırsa bu benim için çok daha
güzel. Çünkü bizim öncelikle amacımız galip gelmek.
Bu zamana kadar 12 farklı takımda
futbol oynadınız. Futboldan sonraki planlarınız nedir? Türkiye’de
kalmak gibi bir düşünceniz olabilir
mi?
Türkiye’de kalmak mı? Neden olmasın? Belki Akhisarspor’da kalabilirim. Aslında niye futbolun içinde
kalmayayım. Menajerlik olabilir,
antrenörlük olabilir. Futbol izleme
komitesi olabilir. Tabi bunlarda
neden Akhisarspor’da olmasın. Tabi
kendimce ufak çaplı planlarımda
kendime göre mevcut.
Türk insanını özellikle Akhisarspor
taraftarları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Akhisarspor taraftarları bizim için
çok ateşli bir taraftar. Bizler çok güzel bir aileyiz. Başarımızın en önemli
nedenlerinden bir tanesidir. Aslında
Türkiye’de genel olarak bakarsak,
sadece Akhisarspor taraftarı değil,
bütün taraftarlar futbola çok bağlı,
takımlarına bağlı ve çok ateşliler. Bu
da futbol için çok iyi aslında. Türk
insanına gelecek olursak aslında bizim insanımızla aynı sadece
dillerimiz farklı. Müziklerimiz, kültürlerimiz, yaşam biçimlerimiz aynı.
Bu yüzden bizi ayıran tek şey sadece
dillerimiz.
Bir futbolcunun bir günü nasıl geçer?
Benim için aile günü oluyor. Birlikte
kahvaltı yapıyoruz, dışarı çıkıp alışveriş yapmak, bahçeye çıkıp çocuklarımla oyun oynamak, onlarla zaman
geçirmek, yemek yemek ve tekrar
futbola dönmek.
Futbol dışında neler yaparsınız, özel
zevkleriniz ya da hobileriniz var mı?
Tüplü dalışı çok seviyorum, yazları
hep tüplü dalışa gidiyorum. Ve en
sevdiğim ikinci hobim de çocuklarımla oynamak, onlarla zaman geçirmek.
Mutfakla aranız nasıl, favori yemekleriniz nelerdir?
Mutfak ile aram iyi aslında. Bazı şeyleri yapmayı çalışıyorum ama en iyi
yaptığım şey barbekü. En sevdiğim
yemek ise fırında tavuklu patates.
Bir sporcu olarak beslenmenizde
nelere dikkat ediyorsunuz? Öğünlerinizde en çok tercih ettiğiniz besin
grupları nelerdir?
Gün içerisinde en fazla önem verdiğim öğün sabah kahvaltısıdır. Kahvaltı çok önemli benim için, diğer
öğünlerde ise eti tercih ediyorum.
Eti de genelde makarna ile birlikte
tüketiyorum.
“Akhisarspor taraftarları bizim
için çok ateşli bir taraftar. Bizler
çok güzel bir aileyiz. Başarımızın en önemli nedenlerinden bir
tanesidir.”
Keskinoğlu ürünlerini nasıl buluyorsunuz?
Şu an bence en iyisi. Bizler zaten
burada ürünlerinizi tüketiyoruz.
Türkiye’nin her yerinde de görebiliyoruz.
7
ÇOCUKLAR ve ÜST SOLUNUM
YOLLARI ENFEKSİYONU (ÜSYE)
Çocukluk döneminin kendine özgü rahatsızlıkları bulunur.
Anne ve babaların en yakındıkları konu, nezle, soğuk algınlığı, grip, gripal enfeksiyon bademcik/boğaz iltihabı gibi üst
solunum yolları enfeksiyon’larına (ÜSYE) yakalanan, genel
durumu olumsuz etkilenen ve okula gidemeyen çocuklarıdır. Bağışıklık sisteminin fazla tepki göstermesi, çocukların kendisini koruyamaması, soğuk aylar, okul ortamı vb.
nedenler çocukluk döneminde, yıl içinde ortalama 4-12
kez üst solunum yolları enfeksiyonu geçirilmesine neden
olmaktadır.
Belirtiler ve bulaşma yolları nelerdir?
Sonbahar-kış mevsimleri boyunca daha sık karşımıza çıkan
çeşitli tür virüslerin (en sık rhinovirüs’lerdir) neden olduğu
soğuk algınlığı-basit burun iltihabı olarak başlar. Çünkü az
güneş ışınları, soğuk havanın burun içine olumsuz etkisi,
kalabalık, havalanması kötü ortamlar soğuk aylarla ilgilidir. Bakteriler de ikincil olarak, iltihabı şiddetlendirebilir
(sinüzit/bademcik iltihabı gelişimi vb.) Boğazda ve genizde
tahriş, burun tıkanıklığı, hafif ateş ilk belirtilerdir, hapşırma,
sulu burun akıntısı, boğaz ağrısı, iştah kaybı, başağrısı, kulak
ağrısı, öksürük de olabilir. Bulaşması, havadan damlacıkların solunumu ile veya el sıkışma, öpüşme gibi direkt temas
ile olur. 24-72 saat içinde hastalık belirtileri başlar. İyileşme
dönemi 10-14 gün sürer.
Hangi çocuklar daha çok ÜSYE’na yakalanır?
• Kalabalık sınıflarda okuyanlar
• Vücut direnci düşük olanlar (beslenme bozukluğu, kronik
rahatsızlıklar vb.)
• Alerjik rahatsızlıkları olanlar
• Soğuk havada uzun süre kalanlar
• Çok kuru ortamlarda yaşayanlar
• Sigara içilen ortamda bulunanlar
Hastalık belirtileri başlamış ise neler yapılmalıdır?
Yatak istirahati, iyi beslenme, bol sıvı alınmasına özen gösterilmelidir. Burun ve boğaz mukozası için en iyi yumuşatıcı
su’dur. Nane-limon, ıhlamur vb. bitkisel çayların da rahatlatıcı etkisi vardır.
Burun açıcı damla ve spreyler: Çocuğun yaşına göre uygun
tuzlu su içeren spreyler kullanılabilir. 3-5 gün süre ile burun
açıcı burun spreyleri (İliadine, Otrivine sprey vb.) kullanılabilir, uzun süreli kullanım sakıncalıdır. Nemlendirici aygıtlar
yararlı olabilir veya ortamda (radyatör, soba üzerinde vb.)
sıcak su bulundurulması da havayı kurutmayacaktır.
Nasıl korunmalıyız?
-Çocukların soğuk/rüzgarlı ortamda uzun süre kalmamaları
sağlanmalıdır.
-İyi giyinmeleri, iyi beslenmeleri, iyi uyumaları sağlanmalıdır.
-Eller sık olarak yıkanmalıdır.
-Enfeksiyon geçiren kişilerle öpüşmemeli, tokalaşılmamalıdır.
- Bağışıklık sistemi düşük olan, kronik hastalığı olan çocuklarda grip aşısı tercih edilebilir.
Kaynak: İnternet
8
OĞLUM VE BEN
Bir gün, çocuğum doğdu. O dünyaya geldiğinde,
yetişmem gereken uçaklar ve ödenmesi gereken
faturalarla meşguldüm.
Ben uzaklardayken yürümeyi öğrendi. Konuşmayı
da öyle. Ve biraz büyüdüğünde, “Senin gibi olmak
istiyorum baba” demeye başladı. “Ben de büyüyünce senin gibi olacağım.”
İşyerine telefon açıp, “Baba, eve ne zaman geleceksin?” diye sorardı ikide bir. “Ne zaman geleceğimi bilmiyorum oğlum. Ama geldiğimde birlikte
güzel bir vakit geçireceğimizden emin olabilirsin.
”Yıllar öylece geçip gitti. Oğlum on yaşına geldi.
Ona güzel bir top aldım.
“Top için teşekkürler baba!” dedi, “Haydi oynayalım.” “Bu hafta sonu tamamlamam gereken
işler var” dedim. “Bugün olmaz, haftaya, tamam
mı?” “Tamam” dedi, fakat yüzündeki gülümseme
eksilmedi. “Büyüyünce baba” dedi, “ben de senin
gibi olmak istiyorum.”
Yıllar öylece geçip gitti. Oğlum önce ilkokuldan,
sonra liseden, sonra üniversiteden mezun oldu.
Bu durumda, başka birçok baba gibi, benim de
söylemem gereken bir şeyler vardı. “Seninle gurur duyuyorum” oğlum dedim.
“Gel, söyle biraz oturalım; sana diyeceklerim var.”
Başını salladı ve gülümseyerek: “Arkadaşlara sözüm var baba” dedi. “Sen arabanın anahtarlarını
verebilir misin bana? Sonra görüşürüz, oldu mu?”
Yıllar öylece geçip gitti. Emekli oldum. Artık bol
bol vaktim vardı. Oğlum ise başka bir şehirde iyi
bir iş bulmuştu, orada yaşıyordu. Bir gün ona telefon ettim. “Eğer sence de uygunsa, hafta sonu
buraya gel de hasret giderelim” dedim. “Sevinirim baba” dedi. Bir bakayım, müsait bir vakit
bulabilirsem, gelirim. Ama su sıralar işlerim çok
yoğun.
“Fakat seninle görüşmeyi ben de istiyorum,
baba.” “Peki, ne zaman gelirsin oğlum?” “Ne
zaman olur bilmiyorum, baba. Şimdi bir iş görüşmem var, ona yetişmem gerek. Sonra ararım seni.
Geldiğimde birlikte güzel vakit geçireceğimizden
emin olabilirsin.”
Ve telefonu kapattığımda, oğlumun çocukluk
hayalini gerçekleştirdiğini anladım. Çocukluk
hayalini gerçekleştirdiğini... Örnek aldığı babasına
benzediğini... Büyüyünce tıpkı babası gibi olduğunu...
Kaynak: İnternet
Balık
Labirent: Ölümcül Kaçış
Nasreddin Hoca bir gün bir yolculuk esnasında acıkır ve
bir hana girerek karnını doyurmak ister, tam o esnada
hoca ile beraber başka bir yolcu girer ikisi beraber girip
aynı anda yemek isterler, fakat hancı bakar yemek yok
sadece bir tane balık kalmıştır yemek olarak, bu durumda yarı yarı yapmanız en uygunudur diyen hancı, hoca
ve diğer yolcuya bakar, hoca tamam fakat ben balığın
başını yiyecem der, bu duruma şaşıran hancı neden hoca
der, hoca başlar anlatmaya balığın başı zekayı daha çok
ilerletip insanı zeki bir insan haline getirirde ondan der,
bunu duyan diğer yolcu yok kabul etmem hoca başını
ben yiyecem der, hoca da itiraz etmeden madem öyle
istiyorsun peki der ve hoca da balığın gövdesini yer, yemek bittikten sonra yolcu daha aç olduğunu hisseder ve
hocaya hoca sen karnını doyurdun beni de kandırıp bir
zeka ile aç bıraktın der, hoca da bak akılanmışsın hemen
der.
Son Adım Aşk
Yazar:
Kimberly Fisk
Çevirmen:
Fikriye Öztüna
Sayfa Sayısı:
448
Basım Yeri:
İstanbul
Yayın Yılı:
2014
Yönetmen:
Wes Ball
Oyuncular:
Dylan O’Brien,
Kaya Scodelario,
Patricia Clarkson,
Will Poulter, Thomas
Brodie-Sangster
Tür:
Bilim Kurgu, Aksiyon
Süre:
114 dakika
Yapım:
2014
Thomas(Dylan O’Brien) adlı bir genç, beraberinde
60 çocukla birlikte bir labirente hapsolur. Uyandığında kendisini labirentte bulan Thomas ismi haricinde hiçbirşey hatırlamamaktadır. Thomas, Glade
adını verdikleri bir tür kapalı kasabamsı alanda olduklarını öğreniyor. Burada yetişkinler yok. Sadece
onlu yaşlarında erkek çocuklar var. Ve hepsinin de
ayrı bir görevi. Bir şekilde hayata tutunmaya, bir
şeyler yapmaya çalışırken, diğer yandan da bulundukları yerden çıkmaya çalışmaktadırlar.
İki Kayıp Ruh Tek Bir Aşkta Buluşursa... Jenny, dokuz ay
önce ölen nişanlısıyla birlikte kurdukları taşımacılık şirketinin sahibi genç bir kadındır. Nişanlısı Steven’ın yasını
tutan Jenny bir süredir kötü giden işleriyle de ilgilenememektedir. Bu sırada ortaya çıkan Jared adında gizemli
bir adamın beklenmedik talepleri kadının hayatını alt üst
etmenin eşiğine getirir. Ölen nişanlısının arkadaşı olan
Jared, şirketin kuruluşu sırasında verdiği yüklü miktarda
borcu geri istemektedir.
Jenny oldukça zorlu bir süreçle karşı karşıyadır çünkü Jared bir yandan genç kadının sahip olduğu her şeyi elinden almaya gelmiş bir düşman, diğer yandan Steven
öldüğünden beri ilk kez kalbinin aşkla çarpmasını sağlayan etkileyici bir adamdır. Acaba düşmanca başlayan bu
ilişkinin büyük bir aşka dönüşmesi mümkün olabilecek
midir?
9
Keskinoğlu, Sosyal Medyada Kampanyalarına ve Etkinliklerine Devam Ediyor
16
203
10
Yanlış Bilinen Doğrular
11
Download

BÜYÜK ACIMIZ - Keskinoğlu