ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YENİDEN YAPILANMA VE NORM KADRO
ARAŞTIRMA PROJESİ’NE İLİŞKİN OLARAK KAPSAM, ÖNEM VE
ÖNCELİĞİNE BAKILMAKSIZIN YAPILAN GENEL DEĞERLENDİRMELER
Doç. Dr. Mustafa Fehmi TÜRKER
Arş. Gör. Atakan ÖZTÜRK
Arş. Gör. Mehmet PAK
Arş. Gör. İdris DURUSOY
KTÜ Orman Fakültesi, Orman Mühendisliği Bölümü, Orman Ekonomisi Anabilim Dalı 61080 - TRABZON
1. GİRİŞ
Ormancılık, toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan ihtiyaçlarını
sürekli ve optimal bir şekilde karşılamak amacıyla yapılan biyolojik, teknik,
ekonomik, sosyal, kültürel ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve
sürdürülebilir bir etkinlikler bütünü olarak tanımlanmaktadır.
Ormancılık aynı zamanda, orman kaynaklarına toplumun refahı
doğrultusunda bilinçli müdahale etmektir. Bu müdahale yapılırken, toplumun
talepleri, ormancılık sektörünün diğer sektörlerle, bölgeyle ve makro ekonomik
yapıyla olan ilişkilerini, ülke ve sektör kısıtlarını dikkate almak, parasal faydaları
diğer faydalarla dengelemek, ekonomik, sosyal ve biyofizik sonuçları farklı olan
alternatifler üretmek ve çok ölçütlü karar verme tekniklerini kullanarak aralarından
seçim yapmak çağdaş ormancılık anlayışının gerekleridir (DPT, 2001).
Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de ormancılık faaliyetleri ormancılık
örgütleri tarafından yerine getirilmektedir. Ülkemizin % 26’sını kaplayan 20.7
milyon hektar ormanlık alanın tamamına yakın bir bölümündeki ormanların idaresi
ve bu alanlardaki her türlü ormancılık çalışması, Orman Bakanlığı (OB) ve
Bakanlığın ana hizmet birimleri olan Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel
Müdürlüğü (AGM), Orman ve Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü (ORKÖY), Milli
Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü (MPG) ile bağlı kuruluş Orman
Genel Müdürlüğü (OGM) ve bunların taşra teşkilatları ile gerçekleştirilmektedir
(DPT, 2001).
Ancak, ülkemiz ormancılık camiasında yıllardır özellikle akademik çevreler
tarafından; gerek OB ve gerekse de söz konusu 4 genel müdürlükten biri olan
OGM özelinde aşırı personel istihdamı olduğu, işe göre adam değil adama göre iş
anlayışının hakim olduğu, personel sürekliliğinin belki de en çok gerekli olduğu bir
sektör olan ormancılık sektöründe buna dikkat edilmediği ve aksayan daha bir çok
noktalarla birlikte mevcut sistemin oldukça hantal bir yapı arz ettiği yönünde
eleştiriler yapıla gelmektedir.
Nitekim, “Ülkemizde Devlet Orman İşletmeleri (DOİ)’nin iskeletini
oluşturduğu
ormancılık
sektöründe;
başarının
tanımlanmadığı
ve
değerlendirilmediği, uzmanlaşmanın takdir edilmediği ve geçerli olmadığı,
motivasyonun eksik olduğu, personelin belli yerlerde yığıldığı, rekabetin geçerli
olmadığı, pahalı çalışan bir organizasyonun olduğu, kaynak olduğunda rasgele
gerçekleştirilen, kaynak olmayınca da durdurulan ormancılık yatırımlarının olduğu,
yönetmelik ve talimatlarla merkezden yönlendirilen, buna bağlı olarak farklı sosyal,
ekonomik ve bölgesel özelliklere uyum sağlayamayan şablonlarla yönlendirilen ve
alternatif gidiş yollarını tartışmayan bir anlayış hakim bulunduğu ... ” (GERAY,
1989) yönündeki tespitler, Ülkemiz ormancılık sektörünün içinde bulunduğu
durumu bariz bir şekilde özetlemektedir.
Öte yandan, Ülkemizde son yıllarda yaşanan ekonomik krizlerin ve Avrupa
Birliği (AB) ile bütünleşme çalışmalarının bir sonucu olarak, tüm kamu kurum ve
kuruluşlarında yeniden yapılanma ihtiyacının ortaya çıktığı ve bunun artık
kaçınılmaz olduğu siyasi otorite tarafından kabul edilmiş veya edilmek zorunda
kalınmıştır. Böylece, yıllardan beri bir türlü dokunulamayan kamu kuruluşlarının
örgüt ve personel yapılarının çağdaş bir yapıya kavuşturulması için çalışmalara
başlanmıştır.
Bu kapsamda, ülkemiz ormancılık sektörü bünyesinde başlatılan yeniden
yapılanma ve norm kadro araştırma projesi de söz konusu çalışmaların bir ayağını
teşkil etmektedir. Önsözünde, araştırma projesini ve projede yürütülen çalışmaları
anlatmak ve daha verimli sonuçlar elde etmek amacıyla OGM tarafından
hazırlandığı belirtilen eserde (ANONİM, 2002), üç aşamadan oluştuğu belirtilen
projenin, 03.08.2002 tarihinde onaylanmış raporlarının OGM’ye teslim edilmesiyle
sona ereceği ifade edilmektedir. Projenin tamamlanmasına çok az bir zaman
kalmasına rağmen, ilgili eserde projenin üç aşamasından ve bunlara ilişkin elde
edilen sonuçlardan ayrıntılı bir şekilde bahsedilmemiş olması, söz konusu yeniden
yapılanma ve norm kadro araştırma projesinin, kapsamlı bir şekilde
değerlendirilmesi noktasında önemli kısıt oluşturmaktadır.
Buna rağmen, tarafımızdan kaleme alınan bu raporla; yeniden yapılanma
ve norm kadro araştırma projesi hakkında bilgi veren ve OGM tarafından
hazırlanan eserden yararlanılarak, projenin ele alınışından itibaren bu gün gelinen
noktaya kadar ki sürecin genel bir kritiğinin yapılması amaçlanmaktadır.
2. PROJEYE İLİŞKİN GENEL DEĞERLENDİRMELER
2.1. Projenin Ele Alınış Gerekçesine İlişkin Değerlendirmeler
Hali hazırda yürütülmekte olan “OGM Yeniden Yapılanma ve Norm Kadro
Araştırma Projesi” özellikle ormancılık sektörünün en önemli kurumlarından biri
olan OGM’nin çağdaş bir örgüt yapısına kavuşturulması amacıyla atılan bir adım
olması açısından sevindirici bir gelişme gibi görünmekle birlikte, söz konusu
projenin ele alınış gerekçesi olarak, 20.12.2000 tarih ve 24266 sayılı Resmi
Gazetede yayınlanan 2000/1658 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan tüm
kamu kurum ve kuruluşlarında norm kadro çalışmalarına başlanılması talimatının
gösterilmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olmaktadır. Nitekim,
değerlendirme amacıyla ele alınan projeye ilişkin bilgileri içeren eserde (ANONİM,
2002), Norm Kadro Çalışmalarına Neden İhtiyaç Duyuldu? şeklinde yer alan
başlığın hemen altında, sadece norm kadro çalışmalarına başlanması ile ilgili
bakanlar kurulu kararının tam metnine yer verilmiştir.
Bu noktada, ister istemez şu sorular akla gelmektedir:
Söz konusu Bakanlar Kurulu kararı çıkıncaya kadar, değişik çevreler
tarafından sürekli olarak dile getirilmesine rağmen, böyle bir çalışmaya OGM
bünyesinde ihtiyaç yok muydu?
Ya da böyle bir ihtiyaç gerçekten vardı, fakat ihtiyacı giderme noktasında
kişi ve kurumlarda gerekli yetkiler mi yoktu?
2
Öte yandan, Ülkemiz orman işletmeciliği faaliyetlerinin rasyonel bir şekilde
yerine getirilmesinde en büyük engel olarak görülen merkeziyetçi anlayışın bir
benzeri olarak, üst kademeden gelen emir doğrultusunda ve de 8 ay gibi sınırlı bir
sürede hazırlanması istenilen bu çalışma; ne denli hayatiyet kazanabilecek,
kazansa bile uygulamada ne derece etkin ve verimli olunabilecektir?
Tüm bu sorular bir yana bırakılırsa, ormancılık sektöründe bu tür bir girişime
başlanması için bakanlar kurulu kararı beklenmişken, ormancılıkla en çok ilişkide
olan sektörlerden biri olan tarım sektöründe yeniden yapılanma ihtiyacı yıllar önce
görülerek, Tarımda Yeniden Yapılanma 1995-2005 (ANONİM, 1995) adlı oldukça
kapsamlı bir raporun çok önceleri hazırlanabilmiş olduğu hatırlanmalıdır.
2.2. Norm Kadro Çalışmalarına Başlanması ile İlgili Bakanlar Kurulu
Kararına İlişkin Değerlendirmeler
Norm kadro çalışmalarına başlanması ile ilgili 2000/1658 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı çerçevesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak norm kadro
çalışmalarında uyulacak usul ve esaslar açıklanmıştır. Söz konusu usul ve
esasların 1. maddesinde “Norm kadro çalışmalarına kamu kurum ve kuruluşlarının
amaçları doğrultusunda, bu amaçlara en etkin ve verimli ulaşılmasını sağlayacak
şekilde teşkilat (örgüt) analizi yapılmak suretiyle başlanır” denilmektedir.
Dolayısıyla ilgili Bakanlar Kurulu Kararına göre norm kadro çalışmalarının temel
hareket noktasını kuruluş amaçları oluşturmakta ve bu amaçlara bağlı olarak bir
örgüt analizinin gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.
Bundan dolayı, OGM Yeniden Yapılanma ve Norm Kadro Araştırma Projesi
çalışmaları kapsamında da ilgili kuruluşun yani OGM’nin ya da daha genel olarak
ormancılık sektörünün amaçlarının öncelikle ortaya konulması gerekmektedir.
Ülkemiz ormancılık sektörünün amaçlarının genel olarak yer aldığı Beş
Yıllık Kalkınma Planları (BYKP) ve Ormancılık Ana Planları (OAP) tarihsel süreç
içerisinde incelendiğinde; BYKP’ler kapsamında ilk dört plan döneminde odun
kökenli ürün işletmeciliği anlayışının baskın olduğu (KONUKÇU, 1984), IV.
BYKP’den itibaren orman kaynağından çok yönlü yararlanma ilkesinin planlarda
yer almaya başladığı ve son iki plan dönemini oluşturan VII. ve VIII. Plan
dönemlerinde ise orman kaynağının ekosistem yaklaşımı çerçevesinde çok yönlü
yararlanma ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda işletilmesi gerektiği üzerinde
durulmaktadır. Öte yandan, şu ana kadar iki adet hazırlanan sektör planları
niteliğinde olan OAP’lere bakıldığında ise her iki planın da odun hammaddesi
üretimi eksenli bir anlayışı öne çıkararak hazırlandığı (ÖZTÜRK ve TÜRKER,
2002) ve bu anlayışın genelde ormancılık sektörü ve özellikle de OGM tarafından
benimsenip uygulanmasını dikte etmeğe çalıştığı görülmektedir.
Öte yandan, bu makro planların yanı sıra mevzuat açısından bakıldığında,
Türkiye’de ülkesel düzeyde geçerli ormancılık amaçları, uygulama yükümlülüğü
OGM’ye bırakılmış Orman Amenajman Planlarının Düzenlenmesi, Uygulanması,
Denetlenmesi ve Yenilenmesi Hakkında Yönetmelik’te açıklanmaktadır. Bu
yönetmeliğin 3. maddesine göre “devlet ormanlarının genel olarak işletme
amaçları, yetişme ortamı faktörlerinden optimal düzeyde faydalanılarak birim
alanda en yüksek miktar ve kalitedeki orman ürünleri üretmek ve ulusumuzun bu
ürünlere olan ihtiyaçlarını sürekli karşılamak, bunun yanında ormanların hidrolojik,
erozyonu önleme, klimatik, toplum sağlığı, doğayı koruma, estetik, rekreasyon,
3
ulusal
savunma
ve
bilimsel
fonksiyonlarından
maksimal
düzeyde
yararlandırmaktır.” olarak belirlenmiş ve yürürlükteki ormancılık düzeninin en alt
uygulamacı birimleri için de geçerli kılınmıştır (ÇAĞLAR, 2002). Görüldüğü üzere,
yönetmelikte en yüksek miktar ve kalitede orman ürünleri üretmenin öncelikli bir
amaç olarak yer almasının yanı sıra, sözü edilen amaçların tüm ülke düzeyi için
tek düze bir özellik göstermesi ve bu amaçların tespitinde işletme ya da bölgelerin
özelliklerinin kesinlikle dikkate alınmaması da önemli bir eksiklik olarak göze
çarpmaktadır.
Zira, sözü edilen amaçlar Orman Bakanlığı’nın bölge müdürlükleri ve
başmühendislikleri ile OGM’nin orman bölge müdürlükleri ve işletme şeflikleri
düzeyinde de farklılaştırılmamaktadır. Bu durum ülkesel ormancılık politikalarının
yöresel düzeylere yansıtılabilmesini; dolayısıyla da ormancılık çalışmalarının
yöresel beklentileri de karşılayabilmesini güçleştirmektedir (ÇAĞLAR, 2002).
Öte yandan, bir diğer önemli nokta ise; bugün Ülkemizde var olan, XIX. ve
XX. Yüzyıl Orta ve Batı Avrupa’nın klasik ve dar ve kapsamlı ormancılık anlayış
şeklinin; amaçların makroekonomik düzeyden (Ulusal Kalkınma Planları) sektörel
düzeye (Ormancılık AnaPlanı) ve oradan da Orman İşletmeleri düzeyine (işletme
planları) ve daha alt düzeylere (projeler) yansıtılmasını sağlayacak çok boyutlu
tutarlılıktan ve teknik uygulamadan yoksun olmasıdır (DAŞDEMİR, 1996). Bir
başka ifadeyle, ülke-sektör-işletme amaçları arasında olması gereken çok boyutlu
tutarlılığın ormancılık sektöründe henüz sağlanamamıştır. Örneğin, özellikle son iki
BYKP döneminde; orman kaynaklarının ekosistem yaklaşımı çerçevesinde çok
yönlü yararlanma ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda işletilmesi yaklaşımı
benimsenmiştir. Buna karşılık, halihazırda ülkemiz ormancılık sektörü ve bu
kapsamda OGM’de odun hammaddesi üretimi amaçlı bir işletmecilik anlayışının,
bir başka ifadeyle uygulamada orman kaynağından odun hammaddesi üretimine
dönük tek amaçlı bir yararlanmanın söz konusu olduğu söylenebilir. Dolayısıyla
OGM’nin kuruluş amacı olarak ele alınabilecek odun hammaddesi üretimi eksenli,
dar kapsamalı işletmecilik anlayışı, son iki BYKP döneminde makro bazda ortaya
konan çağdaş ormancılık anlayışıyla uyuşmamaktadır. Bu ise ülke-sektör-işletme
sisteminde, üst ve alt sistemlerin amaçları arasında uyuşmazlık ve tutarsızlığa
neden olmaktadır.
OGM’nin halihazırda var olan amaçlarına etkin ve verimli bir şekilde
ulaşmasını sağlayacak teşkilat yapısına kavuşturulması amacıyla yapılacak bir
yeniden yapılanma çalışması, ülkemizde odun üretimi eksenli orman işletmeciliği
anlayışının baskın durumda olmasından dolayı yine tek yönlü olacaktır. Halbuki,
gelişen ormancılık anlayışı çerçevesinde ülkemizde henüz orman işletme amacı
haline getirilememiş olan odun dışı orman ürün ve hizmetlerinin de dikkate
alınması durumunda orman kaynağının işletilme amaçları çok boyutlu hale gelmiş
olacak ve bu amaçlara hizmet edecek olan örgüt yapısı da bu anlayışa göre
şekillenmiş olacaktır.
Nitekim, OGM ile TODAİE arasında yapılan Danışmanlık hizmetleri
protokolünün 5.Maddesinde söz konusu proje çalışmasında başta Anayasa olmak
üzere, OGM kuruluş kanununda ve buna ilişkin ek mevzuatta öngörülen amaçların
çıkış noktası olarak ele alınacağı, mevcut örgütsel yapının etkinlik ve verimliliğinin
artırılması, kuruluş amaçlarının gerçekleştirilmesinde yapısal düzenleme açısından
işlevini yitirmiş birimler kaldırılırken, görev alanı daralmış ve verimsizleşmiş olan
birimlerde görev birleştirmelerinin öne çıkarılması, örgütsel genişleme
stratejilerinden ve gereksiz yeni birimlerin oluşturulmasından kaçınılacağı ifade
4
edilmektedir. Bütün bunlardan anlaşıldığı kadarıyla, OGM’nin mevcut kuruluş
amaçlarını yeninden gözden geçirmeksizin, yani çağdaş ormancılık anlayışı
çerçevesinde ulusal ormancılık amaçlarını yeniden belirlemeden, sadece kurumun
mevcut amaçlarına ulaşması için gerekli örgüt yapısının oluşturulmasının
hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Tüm bunlara bağlı olarak, ilgili Bakanlar Kurulu Kararına göre, norm kadro
çalışmalarına temel teşkil edeceği ifade edilen ve yukarıda kısaca ortaya konmaya
çalışılan klasik ormancılık sektörü amaç ya da amaçları; çok yönlü yararlanma ve
sürdürülebilirlik ilkeleri ile toplumsal talepler ve yerel şartlar çerçevesinde
belirlenmemiştir. Kuruluş yani OGM amaçlarının bir çok yönden eksiklikler
taşıması nedeniyle de, bu amaçlara etkin ve verimli bir şekilde ulaşmayı
sağlayabilecek örgüt analizi gerçekleştirilmesi faaliyetlerinin en başından
engellendiği ifade edilebilir.
Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesinde yer alan örgüt analizi kapsamında
ifade edilen; “ .... amaca uygun olmayan görevlerin ayıklanması, herhangi bir
birimin kaldırılması, birleştirilmesi, değiştirilmesi veya yeniden kurulması....”
eylemlerinden herhangi biri OGM için söz konusu edilmek istendiğinde bunun ne
şekilde, hangi yetkiyle, hangi kapsamda yapılabileceği somut olarak ortaya
konabilmiş midir? En azından görüş beyan edilmesi amacıyla tarafımıza sunulan
eserde bu tür bilgilere rastlanmamaktadır. Zira adı geçen eser, projenin özünden
ve projeye ilişkin gelişmelerden çok mevcut durumu ortaya koyan bazı istatistikler,
projeye ilişkin yasal dayanaklar ve protokoller ile kullanılacak ya da kullanılan fakat
sonuçları verilmeyen yöntemler hakkında bilgiler vermektedir.
Bu noktada, aynı maddede ifade edilen “....herhangi bir birimin kaldırılması,
birleştirilmesi, değiştirilmesi veya yeniden kurulması....” faaliyetlerinin yalnızca
OGM düzeyinde ele alınması / gerçekleştirilmesi son derece hatalı uygulamalara
neden olabilecektir. Örneğin aslında orman işletmeciliği faaliyetleri altında ve
dolayısıyla mevcut orman işletme müdürlüklerinin yönetiminden ayrı
düşünülmemesi gereken rekreasyon, av ve yaban hayatı, orman köylülerinin
kalkındırılması, ağaçlandırma vb gibi etkinlikler OB bünyesinde tamamen
bağımsız, farklı birimler tarafından yürütülmektedir. Etkinlik alanları birbirleriyle iç
içe olan ve zaman zaman da aynı alanları ihtiva eden bu kuruluşların, farklı
birimlerden idare edilmesi aynı kaynağı yöneten ve işleten kuruluşları karşı karşıya
getirebilmekte ve yetki çatışması doğabilmektedir. Dolayısıyla OGM’deki gerek
merkez ve gerekse taşra teşkilatına yönelik bu yeniden yapılanma ve norm kadro
çalışmalarında bakanlık bünyesindeki diğer birimler de dikkate alınmalıdır.
Benzer şekilde, merkez ve taşra teşkilatı için iki aşamalı olarak
gerçekleştirilecek olan norm kadro çalışmalarında bu iki teşkilat arasında nasıl bir
koordinasyonun sağlanacağı ve taşraya yetki devrinin ne ölçüde olacağı da açık
değildir. Zira ormancılık sektöründe şimdiye kadar en çok şikayet edilen konuların
başında üst yönetimlerin sergilediği aşırı merkeziyetçi tutumlar gelmektedir. Söz
konusu merkeziyetçi tutum ve yaklaşımların ortadan kaldırılması bu çalışmanın
amaçları arasında yer almakta mıdır? Yer alıyorsa ne şekilde gerçekleştirilecektir?
sorularının da cevaplanması gerekmektedir.
Hatta bu noktada, ormancılık sektörü ile ilişkili tarım, turizm, madencilik,
hayvancılık, su ürünleri, eğitim, vb. diğer sektör ve kuruluşlar ile bunlarda
meydana gelen değişme ve gelişmeler de kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Ancak,
5
bu konularla ilgili
rastlanmamıştır.
olarak
herhangi
bir
açıklayıcı
bilgiye
de
maalesef
Yine ilgili Bakanlar Kurulu kararının 5. maddesinde; norm kadro
çalışmalarının OGM tarafından doğrudan üniversite, TODAİE ve MPM gibi
kurumlara yaptırılabileceği ya da bu kurumların yardımlarına başvurulabileceği
sıralanmışken, OGM’nin hangi haklı gerekçelerle bu işlem için TODAİE’yi seçtiği
de bu çalışmada belirtilmemiştir. Öte yandan, çalışmada belirtildiği kadarıyla proje
için orman fakülteleri ya da ormancılık araştırma müdürlüklerinden de konuyla ilgili
herhangi bir akademisyen bulundurma ihtiyacı duyulmamıştır. Ya da böyle bir şey
söz konusu ise neden proje ekibi içinde yer verilmemiştir?
Son olarak, ormancılık sektöründe yeniden yapılanma kapsamında
doğrudan ya da dolaylı olarak konuyla ilgili araştırmaları olan kişilerin bulunduğu
hatırlatılmalıdır. Acaba, söz konusu kişilerden ve çalışmalarından (ÇAĞLAR,
1995; ÇAĞLAR, 2002; DAŞDEMİR, 1998a; DAŞDEMİR, 1998b; GERAY, 1993;
GERAY 1998; TÜRKER, 1996; YAZICI, 1978) şu ana kadar istifade edilmiş midir
ya da edilmesi düşünülmekte midir?
2.3. OGM ile TODAİE Arasında Yapılan Danışmanlık Hizmetleri
Protokolüne İlişkin Değerlendirmeler
OGM ile TODAİE arasında yapılan danışmanlık hizmetleri protokolü
incelendiğinde; projenin danışmanlık hizmetlerinin norm kadro çalışmasından ileri
gidemeyeceği düşünülebilmektedir. Bu yüzden, normal olarak TODAİE’nin
katkısının da bu konuyla sınırlı kalacağı fikri uyanabilmektedir. Ancak, söz konusu
proje “.....Yeniden Yapılanma ve Norm Kadro....” olarak ele alınmıştır ya da en
azından bu şekilde adlandırılmaktadır. Ancak, projenin bu haliyle en önemli kısmı
olan yeniden yapılanma ayağı ihmal edilerek, sadece norm kadro çalışmasıyla dar
bir çerçevede tutulmakta olduğu / tutulacağı izlenimi edinilmektedir.
Oysa yeniden yapılanma ibaresi sadece kadro, organizasyon vb.
değişimleri değil, aynı zamanda sistem ve anlayış değişikliklerini de kapsamalıdır
ki bu özelde OGM ve genelde ormancılık sektörü için son derece elzem ve hayati
bir konudur. Nitekim daha önceki bölümlerde ifade edilen Tarım Sektöründe
Yeniden Yapılanma çalışması (ANONİM 1995); sektördeki sistem ve anlayış
değişikliklerini esas alarak, çok boyutlu yaklaşımlar ve katılımcılık anlayışıyla
hazırlanan örnek bir çalışma özelliği taşımaktadır.
Yine bu protokol kapsamında 5. maddede yer alan ilkeler ele alındığında;
Anayasa, OGM kuruluş kanunu ve buna ilişkin ek mevzuatta yer alan amaçların
yeniden yapılanma için bir çıkış noktası teşkil edeceği ifade edilmektedir. Ancak,
daha önce de ifade edildiği üzere odun hammaddesi üretimi amacı OGM’nin
halihazır organizasyon yapısı ve işletmecilik anlayışında baskın bulunmaktadır.
Dolayısıyla mevcut amaçların bir çıkış noktası olarak alınması; mevcut işletmecilik
anlayışının devamına katkı sağlayacağı gibi çağdaş orman işletmeciliğinin de
önündeki en büyük engellerden biri olabilecektir.
Yine aynı maddede ifade edilen örgütsel yapının etkinlik ve verimliliğinin
artırılması ilkesi, odun dışı ürün ve hizmetlerin de OGM’nin kuruluş amaçları
arasında gereken yeri almasıyla mümkün olabilecektir. Bunun için de ülkemiz
ormancılığında son zamanlarda çeşitli vesilelerle gündeme gelen; orman
6
kaynaklarının dışsallıkları ve toplam ekonomik değerleri ile ormancılıkta
sertifikasyon uygulamaları (TÜRKER ve ark. 2001a, TÜRKER ve ark. 2001b,
TÜRKER ve ark. 2001c) gibi kavram ve yaklaşımların da artık ülkemiz orman
kaynakları yönetimi ve orman işletmeciliği faaliyetlerinde dikkate alınması önemli
görülmektedir.
Özetle, OGM tarafından ele alınan ve gerek örgüt ve gerekse personel
yapısında birtakım düzenlemelere gidilmesi amaçlanan bu projede, her şeyden
önce mevcut yapının çıkış noktası olarak alınmasının projenin en önemli
açmazlarından biri oluğu söylenebilir. Öte yandan, bu kadar kapsamlı bir projenin
8 ay gibi oldukça kısa bir sürede sonuçlandırılabileceği ifade edilmesine ve proje
sonuçlandırma tarihine de çok az bir süre kalmasına (yaklaşık bir ay) rağmen, bu
amaç doğrultusunda atılan somut adımların neler olduğuna ilişkin incelemeye
konu eserde bilgi bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle projeye ilişkin hazırlanan
raporların asıl olarak değerlendirmeye konu edilmesi gerekmektedir.
2.4. İş ve Örgüt Analizlerine İlişkin Değerlendirmeler
Ele alınan eserden anlaşıldığı kadarıyla yeniden yapılanma kapsamında
öncelikle
kuruluşun
mevcut
organizasyon
yapısının
değerlendirilmesi
amaçlanmaktadır. Bu amaçla ilk olarak merkez ve taşra birimlerinde uygulanan
anketler yardımıyla iş analizlerinin yapılması hedeflenmiştir. Hazırlanan anket
formları incelendiğinde, soruların genellikle OGM’nin değişik birimlerindeki
çalışanların özellikleri, sahip oldukları yetki ve sorumlulukların mevcut durumları ile
yasal olarak olması gereken durumlarının karşılaştırılması amacıyla hazırlanan
sorular niteliğinde olduğu görülmektedir. Yani sadece çalışanların ve yaptıkları
işlerin niteliğine dayalı bir iş analizinin yapılmasının hedeflendiği görülmektedir. Bu
yaklaşımın eksik olduğu ifade edilebilir. Çünkü, bu yaklaşımda OGM’nin çalışma
alanı olan orman kaynağına ilişkin özellikler yer almamaktadır. Sadece çalışanların
kurum içerisinde icra ettikleri rutin işlerin analizinin yapıldığı görülmektedir. Bu
analiz tamamen çalışanların takdirlerine dayalı olarak yapılacağından ve
çalışanların kendi konum ve pozisyonlarını kaybetme veya en azından değiştirme
endişelerinden dolayı gerçekçi bilgiler veremeyebileceği düşünülebilir.
Öte yandan, iş analizi anket formunda personel bilgileri bölümünde yer alan
6. soru kapsamında; Genel Müdürlük dışı ilişki ve iş birliğinde bulunulan birim ve
kadrolara ilişkin seçenekler arasında, öncelikli olarak yer alması gereken kesim ve
kurumlar bulunmamaktadır. Söz gelimi, ilgili soru seçenekleri arasında özellikle
orman köylüleri, özel orman sahipleri ile Orman Mühendisleri Odası, Türkiye
Ormancılar Derneği vb. meslek kuruluşlarına ve çeşitli sivil toplum örgütleri ile
yerel yönetimlere de yer verilmesi gerektiği ifade edilebilir.
Yine ankete katılanlardan görevlerini gereği gibi yeri getirememe
nedenlerinin önem sırasına göre numaralandırmalarının istendiği 23. soru
seçenekleri arasında, özellikle ormancılık sektörü çalışanları açsından son derece
önemli olan politik baskılara yer verilmemesi de önemli bir eksiklik olarak
görülmektedir. Nitekim, Türkiye genelinde ormancılık teşkilatında işletme kültürünü
belirlemeye yönelik olarak gerçekleştirilen bir araştırma projesinin bulgularına
göre; OGM’nin taşra teşkilatındaki yöneticilerin görevlerini yapmada karşılaştıkları
engeller arasında politik baskılar ilk sırada yer almaktadır (BARLI ve ark. 2001).
7
Proje kapsamında yapılmak istenen bir diğer analiz örgüt analizidir. OGM
merkez örgüt yapısının ortaya çıkarılması, kapatılması, kurulması veya
birleştirilmesi gereken birimlerin tespit edilmesi amacıyla yapılan bu analiz için
gerekli veriler yine kurum çalışanlarına (Daire başkanlıklarından şube müdürlerine,
Daire Başkanlıkları şeklinde yapılanmamış olan Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hukuk
Müşavirliği ve Savunma Uzmanlığında ise birim amirleri dışında belirlenen kişilere)
uygulanan anketlerle elde edilmeye çalışılmaktadır.
Anket sorularının bir kısmı yine OGM örgütünün mevcut yapısını, yasal
durumunu, kuruluş aracılığıyla yapılması gerektiği halde yapılamayan, aslında
kurumun görevi olmadığı halde fiili olarak yaptığı iş ve görevleri tespit etmeye
yönelik sorular niteliğindedir. Yani bütün değerlendirmeler çalışanların bakış
açısına göre yapılmaktadır. Ancak, böyle bir ankette kurumda çalışanların kendi
statülerini koruyabilmeleri amacıyla, birimlerin kaldırılması yada birleştirilmesi
adına objektif fikirler ileri sürmeyebilecekleri düşünülebilir. İlaveten örgütle yani
OGM ile doğrudan ya da dolaylı ilişki içinde olan toplum kesimleri ile yine OGM’ye
dönük araştırma çalışmaları yürüten araştırıcıların da bu ankette dikkate
alınmamış olması bir başka eksiklik olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak, söz
konusu anketin sonuçlarının tek başına veri olarak kullanılamayabileceği gerçeği
ihmal edilmemelidir.
Örgüt analizi anket formunun 16. sorusunda 2001 yılı çalışma programında
yer alan fakat yapılamayan işler/görevler/ hizmetler sorulmaktadır. Ancak, bu
noktada gözden kaçırılmaması gereken ilgili yılın çalışma programına konan ve
gerçekleşmelere esas olan hedeflerin ne kadar gerçekçi olarak belirlendiğidir. Zira
rasyonel bir şekilde belirlenmemiş hedeflere göre ya çok başarılı ya da çok
başarısız sonuçlar almak mümkün olabilmektedir.
Yine örgüt analizi anket formunun 18. sorusunda ankete uygulanan
kişilerden merkez/taşra örgütünde kaldırılması, birleştirilmesi ya da kurulmasını
önerdikleri birimleri/şubeleri belirtmeleri istenmektedir. Ancak, yine bu sorudan
elde edilecek bulguların değerlendirilmesinde gözden uzak tutulmaması gereken
bir nokta, ankete muhatap kişiler, uzman olmadıkları bir makamı işgal ediyorlarsa
ya da bir başka ifadeyle ilgili makama politik bir karar neticesinde gelmişlerse, o
zaman belirtecekleri görüş ya da öneriler OGM’nin yeniden yapılanma
çalışmalarına ne derece olumlu katkı sağlayabilecektir. Ya da bu çalışmaların
amacıyla ne derece örtüşen sonuçlar elde edilebilecektir?
OGM’nin taşra teşkilatı için yine benzer şekilde Bölge Müdürlükleri
düzeyinde iş ve örgüt analizleri yapmak amacıyla anket formları düzenlenerek ilgili
birimlere gönderildiği anlaşılmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi yapılan
çalışmalar, merkez teşkilatında olduğu gibi sadece OGM taşra teşkilatı yönetici ve
çalışanlarının görüşlerini içerdiği; yönetilen ya da işletilen orman kaynağın yapısı,
özellikleri ile OGM taşra teşkilatı ile ilişkili değişik toplum kesimleri ve kuruluşları
dikkate alınmadığından dolayı bu yönüyle eksik olarak değerlendirilebilir.
3. SONUÇ VE ÖNERİLER
Günümüzde hızla artan nüfus, sürekli gelişen teknoloji ve değişen çevre
şartları ile çeşitlenen toplumsal talepler sonucunda, orman kaynaklarından
faydalanma şekilleri ve düzeyleri de giderek değişmektedir. Dolayısıyla orman
8
kaynağını yönetme ve işletme faaliyetiyle sorumlu kuruluşlarda da bazı
değişiklikler artık kaçınılmaz olmaktadır.
Bu kapsamda, ormancılığımızda eskiden beri hakim olan ve yukarıda da
değinilen odun hammaddesi üretimi eksenli işletmecilik uygulamalarına dönük
eleştiriler yoğunluk kazanmış ve ormancılık sektörünün amaçları, merkez ve taşra
örgütlerinin organizasyonları, ormanların daha fazla fonksiyonu dikkate alacak
şekilde çok yönlü olarak işletilmesi ve yerel halkın katılımıyla yönetilmesi gibi
konularda tartışmalar yaşanmaya başlamış bulunmaktadır (TÜRKER, 2001).
Ülkemiz ormancılığında öncelikli olarak, yaşanan bu tartışmalar da dikkate
alınarak, hali hazırda geçerli olan orman tanımından (ÖNCÜL, 2002) başlamak
üzere tüm ormancılık sistemi ve anlayışları sorgulanarak, çok boyutlu bir yeniden
yapılanma hamlesine girişilmelidir.
Bu noktada, daha önce de ifade edildiği üzere OGM Norm Kadro ve
Yeniden Yapılanma çalışmaları önemli bir adım gibi görünmekle birlikte; söz
konusu çalışmaların
sadece OGM ile sınırlı kalarak, Orman Bakanlığı
kapsamında faaliyet gösteren diğer genel müdürlükleri içine almadığından dolayı,
ülkemiz Ormancılık Örgütünün hantal yapısını tamamen ortadan kaldırmayı
hedeflemediği, sadece OGM’nin merkez ve taşra teşkilatlarının yönetici ve
çalışanlarının
bilgi,
birikim
ve
yaklaşımları
doğrultusunda
yeniden
yapılandırılmasını, belki bazı birimlerin kaldırılmasını, bazı yeni birimler
oluşturulmasını veya bazı birimlerin birleştirilmesini amaçladığı anlaşılmaktadır.
Halbuki, ormancılık sektörünün organizasyon yapısının hantallığından
kaynaklanan sorunların ortadan kaldırılması için sadece OGM’de değil Orman
Bakanlığı’nın tamamında yeniden yapılanma gereklidir. Bu nedenle, etkin ve
verimli bir orman kaynağı yönetimi veya işletmeciliği için Orman Bakanlığı
bünyesinde yer alan 4 Genel Müdürlük ve ilgili diğer sektörler birlikte ele alınarak
yeniden incelenmeli, dünya ormancılığındaki ve Avrupa Birliği süreci gelişmeleri de
dikkate alınarak ülkemiz ormancılık sektöründe yapılması gerekli tüm ormancılık
faaliyetlerinin ortaya konması ve bütün yönleriyle iş ve örgüt analizlerinin yapılması
daha yararlı olacaktır.
OGM’in merkez ve taşra kuruluşlarının yeniden yapılandırılması
çalışmalarında, eğer mevcut yapı korunarak bazı düzenlemelere gidilecekse, ki
yürütülen projeden o anlaşılmaktadır. Bu durumda ülkemizde öteden beri
uygulanan odun hammaddesi eksenli orman işletmeciliği anlayışı korunabilecek ve
bütün yeniden yapılanma ve norm kadro çalışmaları bu çerçevede yapılabilecektir.
Yani halihazırda yürütülmekte olan ormancılık faaliyetlerinin yürütülmesinde
karşılaşılan bazı sorunları gidermek ve aşırı kadro istihdamını önlemek amacıyla
herhangi bir fonksiyon icra etmeyen bazı birimler kapatılacak ya da diğer birimlerle
birleştirilecek veya eksik bazı birimler oluşturulabilecektir. Sonuçta, orman
kaynağının hali hazır işletmeciliği anlayışında herhangi bir değişiklik olmayacak ve
yaşanan sorunlar belki de daha fazlasıyla yaşanmaya devam edebilecektir.
Ormancılığın gelişmiş olduğu ülkelerde artık ülkemizde uygulana geldiği
gibi, sadece odun üretimi eksenli bir orman işletmeciliği anlayışı terk edilerek,
orman kaynağının sunduğu rekreasyon, av ve yaban hayatı, biyoçeşitlilik, karbon
depolama gibi odun dışı ürün ve hizmetleri içine alan fonksiyonlarının daha fazla
dikkate alındığı, çok boyutlu bir orman kaynağı yönetimi anlayışı yerleşmeye
başlamıştır. Ülkemizde de bu gelişmeler paralelinde yürütülmesi gereken
9
ormancılık faaliyetleri yeniden gözden geçirilmeli, işletme bazında olmasa da en
azından bölge düzeyinde orman işletme amaçları belirlenmeli ve bu amaçları
gerçekleştirilmesine hizmet edecek kurum ve kuruluşların oluşturulması ve bu
kuruluşlarda görev ifa edecek teknik personelin de işletme amaçlarını
gerçekleştirebilecek bilgi ve beceriye sahip olacak şekilde yetiştirilmesi
gerekmektedir. Bu kapsamda belki de, ülkemizdeki ormancılık eğitiminin de
yeniden gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.
Yine, Dünya’da artık orman kaynaklarının su havzaları bazında yöresel
talepler doğrultusunda, sivil toplum örgütlerinden yerli halklara varıncaya kadar,
ormancılık sektörünün etkileşimde olduğu kesimlerin karar süreçlerine dahil
edilmesi suretiyle işletimi giderek kabul görmektedir. Bu noktadan hareketle
ülkemiz ormancılığında da benzer şekilde ormancılık faaliyetlerinin esasen
yürütüldüğü taşra birimleri gerekli olan personel ve yetkiyle donatılarak
işletmeciliğin yerselleştirilmesi, etkin ve verimli bir hale getirilmesi gerekmektedir.
Projenin OGM tarafından ve TODAİE’nin akademik danışmanlığı ve işbirliği
ile gerçekleştiriliyor olması, çalışmaların bilimsel bir zemine oturtulması açısından
doğru bir karar olduğu düşünülebilir. Ancak, ormancılık faaliyetleri ile doğrudan
ilişkisi olan Orman Fakültelerinin ilgili anabilim dallarının, söz konusu çalışmalarda
daha etkin olarak yer almasının daha yararlı olacağı açıktır.
Ormanların varlıkları ve yokluklarıyla tüm canlıların yaşamını doğrudan ve
dolaylı olarak etkileyen varlıklar olması, yönetilmesine toplumun tüm sınıf ve
katmanlarının katılmasını zorunlu kılmaktadır. Bugüne değin yaşanan genel
müdürlük ve bakanlık düzeyindeki örgütlenmeler böylesi bir işleyişten yoksun
merkezi kuruluşlar olmuştur (ÇAĞLAR, 1995).
Öte yandan, OGM projesi ile benzer nitelikli bir çalışma olan Tarımda
Yeniden Yapılanma adlı rapor incelendiğinde; ilgili raporun hazırlanmasında “...%
57’si politika uygulayıcısı ve aracı meslek kuruluşlarından, % 43’ü üretimpazarlama-girdi sektörlerinden olmak üzere 87 kişinin katılımıyla Arama
Konferansı ve Karar Konferansı adlı...” iki aşamalı bir hazırlık sürecinden geçildiği
görülmektedir (ANONİM 1995). Dolayısıyla tarım sektöründe yeniden yapılanma
çalışması, ilgili kişi ve kuruluşlarının katılımıyla geniş bir platformda tartışılarak
hazırlanmıştır.
Ancak, bu projede daha önce de değinildiği üzere katılımcığa yeterli önemin
verildiğini söyleyebilmek oldukça zordur. Nitekim, gerek proje ekibinin
oluşturulması ve gerekse projenin yürütülmesinde OGM çalışanları ve TODAİE
elemanlarının hakimiyeti görülmektedir. Oysa bu noktada, sivil toplum örgütleri ile
birlikte ormancılık sektörünün hedef kitlelerini oluşturan orman köylüleri, orman
köyü muhtarları, yerel yönetimler, marangozhane ve hızar atölyesi sahiplerinin de
(ÇATAL, 1997) dikkate alınması gerekmektedir.
Eserde OGM merkez teşkilatı kadro cetvelinin yer aldığı Tablo 2
incelendiğinde, ormancılık gibi sosyo-ekonomik yönü kesinlikle ihmal edilmemesi
gereken bir sektörün kadro yapısında psikolog, sosyolog unvanlı elemanların az
olması ya da hiç olmaması önemli bir eksiliktir. Öte yandan mevcut ekonomist,
istatistikçi gibi kadrolara ilaveten muhasebe, finansman ve pazarlama gibi
konularda da uzmanlara yer verilmeli, bu kişilerden belirlenen amaçlar
doğrultusunda gereken yer ve zamanda etkin ve verimli bir şekilde yararlanılması
yoluna gidilmelidir.
10
Bu kapsamda ülkemiz ormancılık sektörü organizasyonunda yapılacak
değişiklikleri daha bazı somut önerilerle ortaya koymak mümkündür. Örneğin,
çalışmaya OGM’ye bağlı Orman Bölge Müdürlükleri’nin tamamen kaldırılmasıyla
başlanabilir. Bu noktada, bölge müdürlükleri düzeyinde mevcut olan çalışma
birimlerinin benzerleri, DOİ’ler düzeyinde uzmanlık esasına göre oluşturulacak
olan şeflikler şeklinde örgütlenmelidir. Ancak bundan da önce ulusal kalkınma
planları ve ormancılık ana planında (ki bu plan da yeniden gözden geçirilmelidir)
ortaya konan amaç ve politikalar çerçevesinde, orman işletmeleri düzeyinde
işletmenin bulunduğu biyofizik, sosyo-ekonomik şartlar ve özellikle de yöresel
düzeyde toplumsal talepler de dikkate alınarak, orman işletmelerinin amaçları ve
bu amaçların öncelikleri belirlenmelidir. Söz konusu amaçlar oluşturulacak örgüt
yapısında önemli bir belirleyici olacaktır.
Yine gerçekleştirilecek olan yeni organizasyon yapısında orman işletmeleri
düzeyinde; pazarlama, ağaçlandırma-erozyon kontrolü, mera yönetimi, silvikültür,
tohum ve fidanlık, koruma, orköy, milli park-yaban hayatı, inşaat, su ürünleri,
halkla ilişkiler, araştırma geliştirme, mali işler vb. başmühendisliklere yer
verilmelidir. Başmühendisliklerin sayı ve işlevleri; işletmenin orman kaynaklarının
özellikleri, işletmenin amaçları, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ve diğer belirleyici
faktörler göz önüne alınarak, her bir işletme için ayrı ayrı belirlenebilir. Ayrıca
toplumsal sınıf ve katmanların da ormanların korunması, genişletilmesi,
verimlileştirilmesi ve işletilmesi süreçlerine demokratik katılımlarının sağlanması
da ihmal edilmemelidir (ÇAĞLAR, 1995; DAŞDEMİR, 1998a).
Orman kaynaklarının işlevsel özellikleri, bölgesel özellikler ve uzmanlık
esas alınarak geliştirilebilecek olan özertk örgüt yapısı (DAŞDEMİR, 1998a), etkin
ve verimli bir orman işletmeciliği yürütülmesini sağlayabileceği gibi, Orman
Bakanlığı bünyesinde mevcut olan kurumlar arası yetki ve alan çatışmasını da
engelleyebilecektir. Ancak, bunun için OGM’nin tek başına ve sadece norm
kadroya bağlı olarak değil, Orman Bakanlığı dahilinde ve bir sistem bütünlüğü
içinde yeniden yapılanmaya konu edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, özelde OGM ve genel olarak da OB bünyesinde
gerçekleştirilecek bir yeniden yapılanma çalışmasında (ÇAĞLAR, 1995;
TÜRKER,1996; TÜRKER, 2001a; DAŞDEMİR 1998a):
-
merkezi ve politik kararların dışlandığı,
-
orman işletmelerinin temel karar ve icra birimleri olduğu,
-
işletme yöneticilerinin yerinden karar alma ve uygulama imkanlarını
elinde bulundurduğu,
-
bölgesel sorunlar ve öncelikler dikkate alınarak plan ve programların
işletmelerce hazırlandığı,
-
işletme amaçlarının yerel koşullar ve taleplere göre belirlendiği,
-
ekonomik, sosyo-ekonomik,
bağımsız kılındığı,
-
orman işletmelerinin üstünde yer alan birimlerin daha çok başarının
ölçümü, denetimi, değerlendirilmesi ve bunlara ilişkin sistemlerin
geliştirilmesi ve işletmeler arası koordinasyonun sağlanmasıyla görevli
olduğu,
yönetsel
vb.
konularda
işletmelerin
11
-
ormanların işletimine ilişkin planlama ve karar alma süreçlerine sivil
toplum örgütleri, yerli halk, mahalli yönetimler, vb. çeşitli etki ve çıkar
gruplarının da dahil edildiği, demokratik, katılımcılığa dayalı, şeffaf bir
yönetimin gerçekleştirildiği,
-
ormanların ekosistem bütünlüğünü temel alan, ekonomik gerekler
yanında sosyal ve ekolojik gerekleri ve dolayısıyla odun dışı ürün ve
hizmetleri de dikkate alan işletme yaklaşımının, odun hammaddesi
üretimi eksenli işletmecilik anlayışının yerini aldığı,
bir yapılanmaya gidilmesi düşünülebilir.
KAYNAKLAR
ANONİM, 1995. Tarımda Yeniden Yapılanma 1995-2005, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı-Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, 71 s. + Ekler, Ankara.
ANONİM, 2002. Orman Genel Müdürlüğü Yeniden Yapılanma ve Norm Kadro
Araştırma Projesi, OGM, 40 s., Ankara.
ÇAĞLAR, Y., 1995. Türkiye İçin Bir Ormancılık Yönetim Seçeneği, I. Ulusal
Karadeniz Ormancılık Kongresi, Bildiriler 4. Cilt, 23-25 Ekim 1995, 158-165, Trabzon.
ÇAĞLAR, Y., 2002. Türkiye’de Bölgesel Ormancılık Düzenine Geçilmesinin Gereği
ve Koşulları, II. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi, Bildiriler Kitabı 1. Cilt, 15-18 Mayıs
2002, Artvin.
ÇATAL, H.A., 1997. Devlet Orman İşletmeciliğinde Halkla İlişkiler İşlevinin
İncelenmesi (Sürmene Devlet Orman İşletme Müdürlüğü Örneği), KTÜ fen Bilimleri
Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Trabzon.
DAŞDEMİR, İ., 1996. Orman İşletmelerinin Başarı Düzeylerinin Belirlenmesi
(Kuzey Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi Örneği), Doğu Anadolu Ormancılık
Araştırma Müdürlüğü Yayınları, Teknik Bülten No:1, Erzurum.
DAŞDEMİR, İ., 1998a. Çağdaş Ormancılık anlayışı ve Örgüt Yapısı, Bartın Orman
Fakültesi Dergisi, Sayı 2, 20 s.
DAŞDEMİR, İ., 1998b. Devlet Orman İşletmelerinin Yönetsel ve Örgütsel
Boyutlarının Belirlenmesi, Orman Bakanlığı, Doğu Anadolu Ormancılık Araştırma
Müdürlüğü Yayını, Teknik Bülten No: 1, Erzurum.
DPT, 2001. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu
Raporu, DPT Yayın No: 2531, Ankara.
GERAY, U, 1989. Ormancılığın Çağdaş Çerçevesi, İÜ Orman Fakültesi Dergisi,
Seri b, Cilt 39, Sayı 4, İstanbul, 17-27.
GERAY, U., 1993. Orman Kaynakları Yönetiminin Geliştirilmesi ve Sorunları, I.
Ormancılık Şurası Tebliği, Orman Bakanlığı Yayın No 6, Seri No 13, Cilt 3, s. 137-149,
Ankara.
GERAY, U., 1998. Orman Kaynaklarının Yönetimi, DPT yayını, 115 s., Ankara.
KONUKÇU, M., 1984. Türkiye’de Ormancılık, Ankara.
ÖNCÜL, M., 2002. Orman Bakanlığı’nın Yeniden Yapılandırılması Nasıl Olmalıdır?
T.C Orman Bakanlığı KOZALAK Gazetesi, Yıl 5, Sayı 35, Ankara.
12
ÖZTÜRK, A., TÜRKER, M.F., Ülkemiz Ormancılık Sektörü Amaç, Strateji ve
Politikalarının Makro Planlar Kapsamında İrdelenmesi, II. Ulusal Ormancılık Kongresi
Bildiriler Kitabı, Cilt No: 1, 25-40, Artvin.
TÜRKER, M.F., 1996. Doğu Karadeniz Bölgesi Ormancılık Sektörünün SosyoEkonomik Yapısı, KTÜ Araştırma Fonu 93.115.001.3 Nolu Proje, Trabzon.
TÜRKER M.F., 2001. Ormancılık Sektöründe Stratejik Yönetim Kavramının
Sektörün Değişen Çevre şartları Açsından İrdelenmesi, I. Ulusal Ormancılık Kongresi,
Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, Kongre Serisi No: 1, 279-293, Ankara.
TÜRKER M.F., ÖZTÜRK A., PAK M., 2001a. Dışsallık Kavramının Türkiye Orman
Kaynakları ve Orman İşletmeciliği Açsından İrdelenmesi, I. Ulusal Ormancılık Kongresi,
Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, Kongre Serisi No: 1, 154-170, Ankara.
TÜRKER M.F., PAK M., ÖZTÜRK A., 2001b.Toplam Ekonomik Değer Yaklaşımı
ve Orman Kaynaklarının Sunduğu Ürün ve Hizmetlerin Bu Kapsamda İrdelenmesi, I.
Ulusal Ormancılık Kongresi, Türkiye Ormancılar Derneği Yayını, Kongre Serisi No: 1, 171182, Ankara.
TÜRKER M.F., BAŞKENT E.Z., DURUSOY İ., 2001c. Ormancılıkta Sertifikasyon:
Orman Kaynakları ve Orman İşletmeciliği Üzerine Etkileri, Uluslararası Gelişmeler ve
Türkiye Ormancılığında Gerekliliği ve Olabilirliği, I. Ulusal Ormancılık Kongresi, Türkiye
Ormancılar Derneği Yayını, Kongre Serisi No: 1, 294-305, Ankara.
YAZICI, K., 1978. Orman Bakanlığı Organizasyonunda Yönetimin Mahiyeti ve
Maliyeti Üzerine Araştırmalar, İÜ Orman Fakültesi Dergisi Seri A, Cilt 28, Sayı 1, s. 233274, İstanbul.
13
Download

orman genel müdürlüğü yeniden yapılanma ve norm kadro