Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği
Ergenlik, bireyde ço­
cuksu tutum ve davranışlarının
yerini yetişkinlik tutum ve
davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kaza­
nıldığı, bireyin erişkin rolüne psikolojik ve f i­
ziksel olarak hazırlandığı dönemdir. Genel ola­
rak 12-21 yaş arası ergenlik dönemi olarak ad­
landırılır.
GİRİŞ
1- Ergenin genel olarak duygularında istik­
rarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok
mutlu ve enerjik olan ergen, ertesi gün kabu­
ğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık
olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu ne­
denle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her
defasında "Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?"
türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımla­
ra girmemesi gerekir.
Ergenliğin ilk yıllarında kişi çelişkili tutar­
2 - Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve
sız davranışlar ortaya koyarken ergenliğin son
coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulama­
yıllarında daha tutarlı ve belirgin davranış
ları ve gerekse mimikleri, önceki döneme gö­
örüntüleri geliştirmeye başlar. Eğer
re duygularını daha fazla ifa­
bir kimse bebeklik çağından başla­
de eder niteliktedir.
3 - Diğer dönemlere göre
yarak ergenlik yıllarına kadar ge­
daha
yoğun hayal kurar ve
Yetişkinlerin ergen ço­
tirdiği kişilik yapısında temel gü­
zaman zaman gerçekten
cuklarına karşı baskılı
ven duygusu yerine suçluluk, başa­
uzaklaşır. Bu hayaller gele­
ve disiplinli davranmak­
rı yerine yetersizlik duygusuyla
cek planlarını kapsayabilece­
tan çok, gence karşı
yoğrulmuş bir benlik geliştirdiyse
ği gibi genellikle karşı cinsle
sevgi gösteren, güven
ilgili hayaller de olabilmek­
bu yapı ergenlik çağının doğal bu­
nalımları sırasında onu çok fazla
zorlayacaktır. Ergenliğin ilk yılla­
rında anne ve babaların çocukları
hakkında genellikle 'asi ve hırçın,
evde huysuz, durgun, dalgın, so­
veren, önemseyen ve
değer veren bir tutum
içine girmesi onun kim­
lik geliştirmesini kolay­
laştıracaktır
rumsuz, kendi başına buyruk, alın­
gan, karamsar vs.' şeklinde konuş­
tukları görülmüştür.
Ergenlik evresi içindeki dönemlerden 1215 yaş dolayları, olumsuz bir dönem olarak ni­
telendirilmektedir. Karşıtlık, dengesizlik olgu­
larıyla nitelendirilen bu dönemden sonra gelen
16-21 yaşları arasındaki dönem ise, olumluluk
dönemi olarak kabul edilmektedir.
Ergen ne hisseder, nasıl davranmak is­
ter?
tedir.
4 - Ergen zaman zaman yal­
nız kalma isteği içinde olabi­
lir. Odasına çekilen ve yalnız
kalmak istediğini söyleyen
bir ergenin ciddi bir sorunu
olduğu düşünülüp kaygı lanı Imamalıdır. Ergen kendisi ile
baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini
yapma ihtiyacı hissedebilir.
5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna
bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vü­
cut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibi­
dir.
6 - Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı
olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu
değişimlerden çevreyi haberdar etmeme is­
teği içinde olabilir.
-1- ESKİŞEHİR İL EMNİYET MÜDÜRLÜSÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİ6İ-1-
$mmı en sana)
t "«EAVy M ETAL' J »
V^WUT£WM.
:3fl
IIAPI AHA eAMAHNE
•V V £ R « « - a f ^ —
beklemek gerekir.
Yeme bozuklukları ise bir başka sorun­
7 - Yeni şeyler deneme merakı artmıştır.
dur.
Özellikle
çok yemek yeme veya yemeği
8 - Bu dönemde arkadaş çok önemli bir nokta­
dadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme,
ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas dav­ ergende aşılması gereken sorunlardandır.
Başarı ergenlik döneminde düşebilir. Ne­
ranması gerekir.
9 - Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir deni dağılan bilgiyi toparlayamamak, ders çalış­
edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde mak için gerekli motivasyonu sağlayamamaktır.
gideremeyen ergen, farklı arkadaş grupların­ Sürekli hayal kurmaktan, kendilerini vereme­
mekten şikayet ederler. Ancak nedenini anlaya­
da bu ihtiyacını giderebilir.
mazlar. Ergenler ilgi odağı olmaktan hoşlanırlar.
Ergenler heyecanlı ve acelecidirler. Öğretmen­
Ergenlik dönemi ruhsal sıkıntıları
Bu dönemde depresyonlarda artış görü­ lerde kişilik ve bilgi birikimine dikkat ederler
lür. Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşa­
ERSENİN AİLE İÇİ İLİŞKİ VE
nan problemler, okul ve aile içi problemler
SORUNLARI
buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süre­
Ergenin davranışlarına rehberlik edecek de­
li yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen ken­
dini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak gün­ ğerleri kazanması ve sosyal yönden sorumluluk­
larını öğrenmesi konusunda yardıma gereksinimi
lük hayatına devam edebilir.
Gerçek depresyonlarda ise intihara ka­ vardır. Bu gereksinimi karşılayan ve ergenin
dar varan düşünceler geliştirmiş olabilir er­ yaşamında etkili olan toplumsal kurum, ailedir.
gen. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur.
Kendisine yetişkin görev ve sorumlulukların
Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, verilmemesi ergeni mutsuz kılar. Kendi ailesinde
ölümü merak etme, yalnızlık duygusu, çocuk­ gördükleri ve yaşadıklarının, aile bireylerinin
luktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. birbirleri ile ilişkilerinin, ergenin kişilik yapısı­
gibi travmatik süreçler vardır.
nın biçimlenmesinde çok büyük etkisi vardır.
Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke
Ergenlik döneminde anne baba kontrolüne
patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla ko­
nuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini karşı gelişler yaşanır. Gencin bu dönemde kont-c"
-2- ESKİŞEHİR İL EMNİYET MÜDÜRLÜSÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİSİ-2-
rolden ziyade otorite desteğine ihtiyacı var­ laşma şansına sahip olurlarsa, sağlıklı bir kimlik
dır. Kontrolcü tutumlar duygusal gerginliğe geliştirebilirler.
neden olur..
İkna ederek denetlemeyi seçen ana -babanın
Ergene karşı ye­
•Ergenlerin bu dönemde çocuğu, onların duygu, düşünce, değer ve beklen­
ailelerine olan bağımlılıkla­ tileri hakkında sebepleri ve sonuçları ile birlikte
tişkinin baskı ve
rı azalır. Hiçbir şey beğen­ bilgi sahibidir. Anlaşılır ve tutarlı tepkilerin biri­
yasaklara dayanan
mez, sürekli şikayet ede­ kimi, hangi davranışın sonuçlarının ne olacağını
disiplin
anlayışı,
cek bir şeyler bulurlar. belirlemiştir.
olumlu
ve
yapıcı
Eve istediği zaman girip
çıkmak isterler. Ailesinin
olması gereken bu
en ufak bir eleştirisine
evreyi çatışmalar­
büyük tepkiler verirler.
la dolu olumsuz bir
Kendine yöneltilen eleşti­
döneme dönüştü­
rileri kabul etmez, sürekli
eleştirmeyi severler. Boş
rebilir.
vermişlik içindedirler. An­
ne babasının beğenileriyle
alay eder, anne babasının dü­
şüncelerini eskimiş bulurlar. Onlardan öğre­
necek hiçbir şeyi kalmamış sanırlar. Bu dö­
nemde aileye büyük bir görev düşer. Aile bu
davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli
ve sabırlı davranmalıdır. Aileyle fikir bazında
çatışma, isyankar tutum bu dönemde artar.
Eğer ergen, evde kendi gücünü kanıtlaya­
cak bir girişimde bulunmuşsa, bu faaliyetini
sürdürebilmesi için kendisine cesaret veril­
melidir. Ergenin ilk girişimleri uygunsuz ve
başarısız bile olsa, tavır değişmemelidir. Bu
işlemde ana-babanın sabrı gerekebilir.
Anne-babalar, öncelikle bu evrenin, gelişim
gereği, geçici bir bunalım dönemi olduğunun
bilincinde olmalıdırlar.
Bunun yanında; anne-babalar objektif,
dengeli, sabırlı ve kuvvetli olmaya özen gös­
termelidirler.
Ergeni başkalarının önünde eleştirmemeye,
davranışlarını başkalarıyla kıyaslamamaya
özellikle dikkat etmelidirler.
Ergenin artık bir çocuk olmadığının, sözle
ve davranışla hatırlatarak, onun için gerekli
olan destek ve güveni sağlamalıdırlar.
Ergenler kendilerini olduğu gibi yargılama­
dan kabul eden, sevgi, saygı gösteren, güven
ve destek veren özdeşim modelleri ile karşı
Dolayısıyla genç, hem davranış seçimlerinde
kendini özgün görebilir, hem de seçimleri hakkın­
da kısıtlanacağından çekinmeden ana-babasına
danışabilecek bir durumdadır. Zor yoluyla veya
sevgi esirgeyerek denetlemek, gençleri anababaların isteklerine uygun davranışlara yönelt­
mek için kısa vadede geçerli gibi görünebilir. An­
ne ve babanın ergene güven vermesi ve araların­
daki diyalogu en iyi biçimde sürdürmesi gerekir.
Kısaca, kuşaklar arası çatışmaları ortadan
kaldırmak için, yetişkinlerle ergenler arasında
dengeli ve düzenli bir iletişim kurarak diyalogu
gerçekleştirmek ve ortak değerler oluşturmak,
en akıllı çözüm yolu olmaktadır.
6 Ü LS E BÎRSEL'DEN..
“ Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bu­
lanınca ekmek yedirirlerdi, grip "yatınca ge­
çer,"di, başın ağrıyorsa "çocukların başı ağrı­
maz," denirdi, uykun kaçıyorsa “oyuncaklarını
düşün, güzel rüyalar görürsün," şeklinde konu
halledilirdi. Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya
"tembel,"din ya "yavaştan, sağlam sağlam öğreni­
yor" dun. Hüzünlü bir çocuksan “yazar olacak
herhalde," derlerdi, yerinde duramıyorsan, etra­
fa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otu­
rurdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıl­
lardı o yıllar. Çünkü sonra sonra, koşup oynadık­
tan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı',okuma
yazmayı zor söküyorsa 'disleksi', hüzünlüyse
’depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif diye
nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştiri­
len tipsizler şimdi büyüdüler! O kadar ilgi alaka
-3- ESKİŞEHİR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİSİ-3-
sonrası ola ola ne oldular? Emo! Emo ne? Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözle­
rinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti
benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya... Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar. Aha onlar Emo! Emo kelimesinin emotional'dan
(hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma
uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk
vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!
HERKESİN KEYFİNİ KAÇIRDIM
Ay kıyamaam! Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10
gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üs­
telik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle
dolaştım. Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile
etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçır­
dım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem “Ne bu surat her gün, senin derdin
ne kızım aaa," şeklinde pedagojik bir açılım yaptı. "Sıkılıyorum... Hayat çok anlam­
sız," cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki acı ve can havliyle bir
metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu ‘mıncırma' hamle­
sini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmişti. Mıncırma, malumunuz evlat artık po­
posuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve
hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz ba­
ğırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir
alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir! Hemen ardından, daha acım ve
şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle, yüzünü yüzüme yaklaştırarak "Alırım
ayağımın altına,'' diye başladı ve "Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyor­
san da git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye
p iş ir,
akşam
m is a fi r
var,
hadi
yallah,"
şeklinde
bitirdi!
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için
kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir. Mıncıran mutlu,
mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim
kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu,
üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var
diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış
gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim
zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo. Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şey­
den önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifleri bir eşek tıraşına götürürlerdi,
kesin!
Kaynak: http://www.sabah.com.tr/Ekler/Pazar/yazarlar/birsel
■
mart
ayinin
kuuu“
îE H B E R L İK VE PS İKO LO JİK DANIŞMA BÜRO A M İRLİSİ
TEL: 0505 318 26 08 DAHİLİ: 6780-6782-6784
— mm ~
m . — mm mm ~
mm — mm m . mm ~
mm m . m . m . — m . — m . mm — mm ~
mm m . mm mm mm
mm mm mm ~
mm — — mm ~
-m ~
-4- ESKİŞEHİR İL EMNİYET MÜDÜRLÜSÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİSİ-4-
~
mm mm
Download

Ergenlik Sorunları - Eskişehir Emniyet Müdürlüğü