Kuzey Güneyle
Buluştu
Mayıs’ta Temel Atılıyor
Ovit Tünelinde Işık Göründü
İçindekiler
06
08
20
22
28
29
30
36
37
40
42
44
46
48
50
55
58
4
Avrupada Küresel Ekonomi
Bilişim Fırsatları
OSB ve Ovit Tüneli Rize’yi
Ticaret Üssü Yapacak
Rize Heyeti Hollanda’da
Rize Kış Turizm Merkezi
Olacak
Üniversite, Sanayi, Devlet
İşbirliği
UMEM Meslek Edindirme
Kursları
UMEM Kursu Sertifika
Töreni
Ovit Tüneli temeli Mayıs’ta atılıyor
10
OSB’de Mutlu Son
RTSO Akreditasyonu
Yeniledi
Karadeniz’de Hayata Dönüş
14
Vergi ödül töreni
Dünya Gümrük Günü
RTSO’dan Etkinliklere Destek
Rize Turizminde Bayan Eli
Osman CAN’ın Arşivinden
26
İngiltere
Büyükelçisi
RTSO’da
32
Asım KOTİL
ile Söyleşi
Evrensel Tanımıyla
Bilinçli Tüketici
Döviz ve Altın Fiyatları
İhtiyaç Maddeleri
Rize Kış Turizm Merkezi Olacak
22
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ÖNSÖZ
İlimizde son günlerde yaşanan birkaç gelişmeye
paralel olarak ve aynı zamanda sıkça karşılaştığımız
“Oda nedir?, ne iş yapar?” gibi soruları da aydınlatmasını beklediğim, Odamızın görev alanlarıyla ilgili siz üyelerimize ve dergi okuyucularımıza bu sayımızda yerim
elverdiğince bilgi sunmak istiyorum.
Ticaret ve Sanayi Odaları, 5174 sayılı Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği kanununa göre; üyelerin
müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun
olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve
halkı ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim
kılmak üzere, bu kanunda yazılı hizmetler ve mevzuatla
odalara verilen görevleri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek
kuruluşlarıdır.
Daha öncede çeşitli vesilelerle dile getirdiğimiz
gibi, Ticaret ve Sanayi Odaları tam olarak bir sivil toplum örgütü değil, piyasa ekonomisi içinde özel sektörü
temsil eden, görev alanları kanunla belirlenmiş kurumlardır. Kamu ile üyelerimiz arasında köprü görevini
üstlenmekteyiz. Üyelerimizin ortak inisiyatiflerine,
ortak taleplerine haksızlık yaratmadan karşılık vermek,
gerçekleri göstermek, sorunları dile getirmek ve çözüm
önerileri sunmak odamızın asli görevleri arasındadır.
Ticaret ve Sanayi Odalarının ekonomik gücü,
özelliklede bizim gibi üye sayısı az olan odaların son
derece sınırlıdır. Bu nedenle büyük yatırım yapmaları,
ihalelerle büyük işletmeler üstlenmeleri mümkün olmadığı gibi günümüz piyasa ekonomisi şartlarında doğruda
değildir. Odaların bu konulardaki faaliyetleri üyelerinden gelen taleplere cevap vermek, üyeleri arasındaki
ortaklık ve birleşmeleri teşvik etmekle sınırlıdır.
Mart
Hüseyin Kutlu
Oda olarak bizim kent planlamasında, sektörel
planlamada, işyeri ruhsat ve denetimlerde, mesleki
eğitimde yasal olarak hiçbir yetkimiz yok. Bu nedenle bir
çok konuda yapmamız gereken iş yol göstermek ve temenni belirtmekten ibaret kalmaktadır. Yol gösterirken
de vizyonumuzun güçlü, bilgimizin tam, duruşumuzun
tarafsız, sözümüzün objektif ve etkili olmasına azami
dikkat etmekteyiz.
Ticaret ve Sanayi Odalarının temel bir görevi de
bölgesel, sektörel gelişmelerden veya Devlet politikalarından kaynaklanan sorunların tespiti, çözüm yollarını araştırmak, gerekli tedbirlerden alınması için ilgili
kuruluşlar nezdinde girişimde bulunmak, kurumlar ve
kamuoyu nezdinde farkındalık yaratmaktadır.
Ülkemizde esasen odaların görevleri konusunda
kafalarda çok net bir fikir yoktur. Bazı üyelerimiz odadan her konuda çözüm beklemektedir. Odalar üyelerinin
sözcüsü ve ortak aklıdır, icra kurumları değildir. Odalar
fikir üreten, üyelerine bilgi veren, üyelerinin sorunlarını
dile getiren ve sorunlara çözüm öneren kurumlardır.
Teşhis odamızın görevi, tedavi ise icra makamlarınındır.
Sayın Üyeler, Değerli okuyucular,
Odamızın her sektörü temsil eden 21 Meslek
Grubu ve 53 Meclis Üyesi vardır. Bu meslek gruplarına
bağlı komiteler aracılığıyla üyelerimizin bütün talepleri
meclis ve oda yönetimine yansıtılmaktadır. Odamızın
görev alanlarını, tutum ve kararlarını belirleyen temel
unsur üyelerimizden bu şekilde gelen talepledir.
Bu çerçevede tüm çalışmalarımızda kurumumuzun ve şehrimizin menfaatlerini her şeyin üzerinde
tutmaya, üyelerimizin ve ilimizin çıkarları doğrultusunda tavizsiz bir tutum sergilemeye devam ettiğimizi
belirtir, saygılar sunarım.
Baskı
Neyir Matbaacılık
0.312 395 53 00
Şaban Aziz KARAMEHMETOĞLU
RTSO Meclis Başkanı
Avrupa’da
küresel ekonomi
bilişim fırsatları
ve ilimizdeki
yatırımlar
6
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
kadar yenilik elde edilmesi.
3-Bilişim alanındaki gelişmeler Siyasi İrade,
Kamu Bürokratları, Özel Girişimciler ve Sivil İnsiyatifin özel sorumluluğudur. Sonuç olaraktan ciddi poliKomşumuz Yunanistan da olan karamsarlık ve
tika strateji geliştirme ihtiyacı altyapının gerektirdiği
Avrupa da bulunan ulusal hükümetlerin kemer sıkma
bilginin çok hızlı üretilmesiyle kolay yaygınlaşmasını
politikalarına olan bağlılıkları 2011 yılında büyük kayıpgerektirmektedir.
lara neden olmuştur. Hastalık
Ticaret ve Sanayi OdamıYunanistan dan sonra İtalya ya
zın çok değerli üyeleri,
sıçramış peşi sıra İspanya ve
Daha önceki bir çok
Portekiz ekonomilerine sirayet
yazımızda ilimizin kalkınıp
“Rize’nin, kalkınıp gelietmek süreti ile 2012 yılına
gelişebilmesi için İlimizde
girmiş bulunmaktayız.
bulunan altyapı sorunlarının
şebilmesi için İlimizde
2012 yılında uzun vadeli
çözümü konusunda odamızın
sorunları ele almak, kısa dönem
ortaya koymuş olduğu projeler
bulunan altyapı sorunlasorunlarının da çözümünde
ilimiz ve bölgemiz kamuoyu
yardımcı olacaktır. Küresel
tarafından ciddi şekilde takip
rının çözümü konusunda
ekonomiyi ısındırmak ve güçlenedilmektedir.
dirme konusunda arttırılacak
Bugün bu projelerin baodamızın ortaya koymuş
olan yaptırımlar ekonomik
zılarının gerçekleştiğini görmek
olduğu projeler ilimiz ve
faaliyetlerdeki büyümeye ve
bizleri ziyadesi ile memnun
istihdam yaratılmasına katkı
etmektedir. Bu projelerin ilk
bölgemiz kamuoyu tarasırasında yer alan Rize - Mardin
sağlayacağını söylemek fazla
iyimserlik olmasa gerekir diye
Sevgi otoyolunun Ovit bağlantı
fından
ciddi
şekilde
takip
tünellerinin temeli 12 Mayıs
düşünüyorum. Sonuç olarak küresel ekonomik denge oluşumu
2012 Tarihinde Başbakanımız
edilmektedir.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan
önümüzdeki süreçte muhtemetarafından atılacaktır ve o gün
len hızlanacak ve kaçınılmaz
Bugün bu projelerin baolaraktan politik girişimleri de
inşallah Rize›mizin 100 yıllık talep ve isteğinin gerçekleştiği bir
beraberinde getirecektir.
zılarının gerçekleştiğini
bayram günü olacaktır. Bunun Değerli dostlar,
la birlikte temeli atılan güney
Bilişim teknolojilerinin
görmek bizleri ziyadesi ile
çevre yolu İhalesi yapılan dağ
içtimai hayatımızda bizler ve işmemnun etmektedir.”
dibi yolu ve ihaleleri yapılan
letmelerimiz için fırsat yaratan
bir çok yol projeleri ile birlikte
önemli özellikleri var. Bilişim
yargıya intikal etmiş bulunan
teknolojilerine kolay erişebilirlik
Organize Sanayi Bölgesi inşaatı
maddi manevi ve kültürel zenginlik üretiminde ve kalkınma
Danıştay Davalar Üst Kurulunda görüşülerek karara bağlanmış ve lehimize sonuçlanyazgısında öne geçebilme olgusunda fırsatlar yaratmakmak sureti ile inşallah önümüzdeki günlerde inşaatına
tadır. Bilişim Teknolojilerinin son 10 yılda dünyaya
yeniden başlanacaktır.
yön veren bilişim şirketlerinin de çeşitli aşamalardan
İhaleleri yapılan ve temelleri atılan gerek yol ihageçtiğini görmekteyiz.
lelerinin ve gerekse organize sanayi bölgesinin bölgemiz
A-Bilgi erişilebilirliğinin kolaylaştırılması.
insanı ve ilimiz müteşebbislerine çok önemli fırsatlar ve
B-Bilgi derleme olanaklarının yaratılması.
C-Bilişimin kirlilikten arındırılması.
kazanımlar yaratacaktır diye düşünüyorum. Ç-Bilginin alınmaya dönüştürülmesi
Bu projelerin gerçekleştirilmesi için emirlerini
D-Fırsat alanlarının geliştirilmesi.
veren başta Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan
Bilgi teknolojilerindeki gelişme bilgi akışını öyBeyefendi olmak üzere, Sayın Bakanımız Hayatı Yazıcılesine arttırmıştır ki bilginin yarattığı etkilerden artık
ya, Sayın Bakanımız Binali Yıldırım Beyefendiye, ilimiz
kimsenin kendisini soyutlama şansı kalmamıştır. Bizleve bölgemiz milletvekillerine, İlimiz Belediye Başkanı
rin ve firmalarımızın gelişimini artırabilmesi için bilişim
Halil Bakırcı’ya, Sayın Valimize ve emeği geçen bölge
alanında atmamız gereken bazı adımlar vardır. Bunlar
ve ilimiz bürokratlarına Rize Ticaret ve Sanayi Odası
nelerdir diye bakacak olursak
Meclisi adına teşekkürlerimi sunuyorum.
1-Müesselerimiz de Bilişim Teknolojilerinin gelişiYazımıza burada son verirken siz değerli dostlarımine uyum gösterecek ve onu tam kapasite kullanabilemıza ve ailelerinize sıhhat ve afiyet temenni eder hayırlı
cek İnsan gücünün eğitilmesi.
işler dilerim.
2-Teknolojiyi satın alma ve kullanabilme becerisi
Saygılarımla...
Geçirmiş olduğumuz 10 yıllık döneme baktığımızda dönem içerisinde finansal patlamanın karanlık
yüzünün Avrupa›ya dönük olduğunu görmekteyiz. Rize Ticaret ve Sanayi Odası
7
Ömer Faruk OFLUOĞLU
RTSO Yön. Kur. Bşk.
OSB ve Ovit
Tüneli Rize’yi
ticaret üssü
yapacak
8
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Bilindiği üzere TOBB’un verilerine göre son
değil. Biz vatandaşlarla uzlaşma yapmak istiyoruz.
yıllardaki ihracat rakkamları Karadeniz illerinin
Onlara şunu anlatmak istiyoruz. Arazileri onlar
başarısını tescilledi.
için bir kayıp olmayacak. Tam aksine Kalkandere,
Her yıl başarı trendini artırarak sürdüren
kalkınan dere olacak. İlçenin ekonomi rakkamları
Rize, bölge ihracatında ikinci sırada yer alıyor. İş
yükselecek, istihdamına katkı sağlayacak.
adamlarımızın pazarlamada ki gayretleri Rize’yi
Belirttiğim gibi Rize OSB nin yanı sıra
bu konuma taşıdı. Hedef, ihracat rakkamlarını
Rize’nin 50 yıllık hayali olan Ovit Tüneli›nin de bu
en üst noktaya taşıyıp ilk sırada yer almak. Anyıl yapımına başlanacak olması birkaç yıl sonra
cak ihracatın sürdürülebilir bir ekonomik yapıya
Rize’yi hakettiği konuma taşıyacak. İhalesi geçtiğidönüşmesi için bu gayret tek
miz Şubat ayında yapılan ve
başına yeterli değil. Hedefe
Mayıs ayında start verilecek
ulaşmada iki önemli ayrıntı
olan Ovit Tüneli, Karadeniz
var.
ile Doğu ve Güneydoğu ara“Geçtiğimiz yıl, ilimizin
Rize yoğunluklu olarak
sında kesintisiz bir güzergah
ihracat
hedefine
al sat yöntemiyle ihracat
oluşmasını sağlayacağı gibi
yapıyor. Yani sadece lojistik
Rize limanının ticari niteliulaşması noktasında çok
hizmet veriyor. Bunu üreteğini artıracak. Bu tünel Gap
rek satma sistemine dönüşürünlerini Rize’ye bağlayaönemli gelişmeler oldu.
türmek birinci hedef, doğu,
cak diyebiliriz. Ovit Tüneli
Rize Organize Sanayi
güneydoğu ve sınır ülkelertamamlandığında ülkenin en
den gelen malları Rize üzeuzun, dünyanın ise dördünBölgesi›nin kurulması
rinden doğu bloğu ülkelerine
cü uzun tüneli olacak. Bu
ihraç edilmesini sağlamak
tünelin yapılmasında Başbaaşamasında önündeki
ise ikinci hedef.
kanımızın katkısı kaçınılmaz.
engellerin
aşılması
ve
Gürcistan ve AzerbayKendilerinin talimatıyla bu
can, ilimizin ihracat hedefine
proje hayata geçirildi. BaşOvit Tüneli’nin ihalesinin
ulaşmasında çok önembakanımızın yanı sıra Güli pazarlardır. Bu pazarın
neydoğu ve Doğu illerimizde
yapılması. Birbirine
içerisinde sürekli yer almak
ki odalar ve işadamlarının
destek bu iki proje Rize’yi
zorundayız. Eğer Rize’de üredesteği Ovit projesini haretime geçemezsek bu pazarlar
kete geçirdi.
ihracatta ülkenin sayılı
riske girebilir.
OSB ve Ovit Tüneli
OSB, Rize’nin ihracatta
esasında birbirini destekleilleri arasına taşıyacaktır.”
kendi ürünlerini üretebilmesi
yici projeler. Yapılacak olan
adına kaçınılmaz bir yapıOvit Tüneli tamamlandığında
laşmadır. Zira arazi yapısı
OSB nin işlevselliği artacak.
sanayileşmeye pek müsait
Rize Organize Sanayi Bölgesi
değildir. Sanayileşmeye uyOvit tünelinin bulunduğu yol
gun altyapısı hazırlanmış OSB de, bu ülkelerin ihgüzergahı üzerinde bulunuyor. Bu iki önemli geliştiyacı olan ambalaj, inşaat, makina, gıda ve orman
me Rize limanın büyümesine de ön ayak olacak ve
ürünleri sektörlerinde üretim yapabiliriz.
Rize’miz Bölgenin ticaret üssü olmaya aday duruGeçtiğimiz yıl, ilimizin ihracat hedefine ulaşma gelecek. Amacımız Rize’nin ticari kanallarını
ması noktasında çok önemli gelişmeler oldu. Rize
daha işlevsel hale getirmek.
Organize Sanayi Bölgesi›nin kurulması aşamasınŞehrimiz de son aylarda hızlı bir değişim
da önündeki engellerin aşılması ve Ovit Tüneli›nin
gözleniyor. Bu değişimler Rize›nin yalnız çehresiihalesinin yapılması. Birbirine destek bu iki proje
ni değiştirmekle kalmayacak, şehrin sosyo- ekonomik konumuna da olumlu katkı sağlayacağına
Rize’yi ihracatta ülkenin sayılı illeri arasına taşıinanıyoruz. Rize Belediyesinin başlattığı kentsel
yacaktır. Rize için yüzyılın hayali gerçek oldu diyedönüşüm projesi ile güney çevre yolu projesi,
biliriz. Zira Ovit tüneli 50 yılı aşkındır gündemde
bizleri oldukça memnun eden projeler. Ticaret ve
olan bir proje idi. Organize Sanayi Bölgesi ise yine
Sanayi Odamız adına Başbakanımız Sayın Recep
çok uzun zamandır hayata geçirilmesi planlanan
Tayyip Erdoğan ve Belediye Başkanımız Sayın
bir proje idi.
Halil Bakırcı’ya böyle önemli projeleri Rize’ye kaOrganize Sanayi Bölgesi kamulaştırma
zandıracakları için teşekkür ediyorum. Çok doğru
aşamasında tıkanmıştı. Cebri kamulaştırma aşaprojeler. Rize’nin ufkunu açacak, vizyon çıtasını
masında OSB ye karşı dava açan bazı arazi sayükseltecek bu projelere vatandaşların destek
hiplerinin açtığı dava OSB nin lehine sonuçlandı.
olmasını temenni ediyorum.
Mahkemeyi kazandık ancak bizim istediğimiz bu
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
9
“KUZEY
GÜNEYLE
BULUŞTU
SEVGİ YOLU
OLUŞTU”
Ovit Tüneli
ihalesi yapıldı
İnşaatın temeli Mayıs ayında Başbakan tarafından atılacak.
RTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ofluoğlu Ovit Tünelinin Rize için
ikinci bir miladın başlangıcı olacağını belirterek “Ovit Dağı tüneli Rizelilerin bir hayaliydi. Projesi biten ve ihalesi yapılan Tünel tamamlandığında Karadenizi, Doğu ve Güney Doğu illerine bağlayacak.”
Ovit Tüneli ile DOKAP ile DAP ve GAP’ın en kısa yoldan
Karadeniz’le buluşacağını söyleyen Ofluoğlu “Bununla da stratejik bir
kalkınma çalışması geliştirilebilecek ve sosyal, kültürel ve ekonomik
alanda önemli gelişmeler kaydedilecektir. Rize-Erzurum- Mardin yolunun hayat bulacağı Ovit Tünel’nin yapımında başta Başbakanımız
olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz” dedi.
10
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Doğu Karadeniz bölgesi için
hayati öneme sahip olan ve ticari
hacmi iyice büyütecek olan Rizeİspir-Erzurum güzergahlarını 12 ay
boyunca birbirine bağlayacak olan
Ovit Tünel projesinde ihale gerçekleştirildi.
2600 metre rakımlı Ovit Dağı
geçidi, kar yağışının durumuna göre
genellikle Kasım ile Nisan ayları
arasında bazen de Mayıs ayına kadar
ulaşıma kapalı tutuluyordu. Yolun 12
ay boyunca ulaşıma açık tutulabilmesi için yaklaşık 250 kilometrelik
Rize-Erzurum karayolunun İkizdere
ile İspir arasındaki Ovit Dağı tünelle
geçilecek.
Sivrikaya köyünden başlayacak olan tünel, gidiş ve geliş olarak
çift tüp olarak yapılacak. 14.7 kilometre uzunluğundaki tünel, bu özelliğiyle
Türkiye’nin birinci, dünyanın dördüncü en uzun tüneli olacak.
16 firmanın katıldığı Ovit Tüneli ihalesinde en düşük teklifi veren
MAK-YOL firması ihaleyi kazandı.
Trabzonlu olan ve Karadeniz Sahil
Yolunda da ihaleler alan MAK-YOL
firması 412.366.938TL teklif verdi.
İhaleye katılan Cengiz İnşat az farkla
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ikinci firma oldu.
Rize Ticaret ve Sanayi Odasının, Rize- Mardin hattı üzerinde
ve çevresinde bulunan vilayetlerin
Ticaret ve Sanayi Odalarının desteği
ile, Rize -Mardin sevgi yolu Projesinde hedefe varıldı. Hükümetin onayından geçen ve ihalesi yapılan Ovit
Tünelinin mayıs ayında Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı
törenle temeli atılacak. Ovit Tüneli 1,5
asıdır devam eden hayalleri gerçek-
leştirecek ve Rize-Mardin Hattında
Kuzey - Güneyle buluşarak sevgi yolu
oluşacak.
RTSO Yönetim Kurulu Başkanı
Ömer Faruk Ofluoğlu, Ovit Tüneli’nin
Rize için ikinci bir milad olacağını
belirterek “Doğu yönde Karadeniz
Bölgesinin son sahil şehri olan ve yıllarca çıkmaz sokak konumunda kalan
Rize, Sarp Sınır Kapısının açılmasıyla
bu durumdan kurtularak Rusya ve
Orta Asya ya açılan yola kavuşmuş-
11
tu. Şimdide güneye açılan çok daha
önemli bir kapıya kavuşuyor. 1,5
asır önce gündeme gelen ve yapımına başlanan Rize-İspir- Erzurum
yolunda artık hayaller gerçek oldu.
Bu atılacak.”
Ovit Tünelinin hayata geçirilmesi ve Rize-Erzurum karayolunun
transit taşımacılığa uygun hale getirilmesinin sadece iki kentin değil, söz
konusu bu bölgelerde bulunan bütün
kentlerin ekonomisini ve geleceğini
kurtaracağını ifade eden Ofluoğlu,
şunları söyledi: “Bu proje ile DOKAP
ile DAP ve GAP birbirine bağlanmış
olacak. Bununla da stratejik bir kalkınma çalışması geliştirilebilecek ve
sosyal, kültürel ve ekonomik alanda
önemli gelişmeler kaydedilecektir.
Ovit Tünelinin tamamlanmasıyla, Rize-İspir-Erzurum güzergahı İran’a ve
Cilvegözü’ne kadar uzanacak transit
taşımacılık için uygun olan en akılcı
ve ekonomik yol olacaktır. Bu yol,
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’in
olduğu kadar, Güneydoğu ve İç
Anadolu’nun bir kısmının kader
yoldur. Çünkü bu yol, Karadeniz limanları ile İran’ı, Doğu Karadeniz ile
Doğu Bölgelerimizi kucaklaştıracak
bir projedir. Bu nedenle bu yol Rize
ve Erzurum’u olduğu kadar, Trabzon, Artvin, Kars, Erzincan, Kayseri,
Sivas, Malatya, Van, Diyarbakır gibi
illerimizi de ilgilendiriyor. Bugün İran,
ithalatının büyük bölümünü Avrupa
12
ile yapıyor. Ancak bu uzun bir yoldan
yapılmak zorunda kalınıyor. İran’ın
eskiden olduğu gibi ticaretini Karadeniz limanları üzerinden yapabilecek. Ayrıca GAP’ta yetişen ürünlerin
dünyaya açılması ve en önemlisi
Türk Cumhuriyetlerine ulaştırılması
gerekiyor. DAP’ın ve İç Anadolu’nun
denizlerimize açılması da ülke kalkınmasının önemli bir ayağı olacaktır.»
Rize-Erzurum arasının
bugün 280 kilometre olduğunu, Ovit
Tünelinin hizmete girmesiyle yolun
198 kilometreye düşeceğini kaydeden
Ömer Ofluoğlu, “Ovit’in dışında bölgeden doğuya açılan tek kapı Trabzon’daki Zigana geçididir. Ancak burasının uzunluğun 450 kilometrenin
üzerinde. Dolayısıyla Ovit yolu çok
daha kısa ve ekonomik. Ayrıca Zigana
geçidinin herhangi bir nedenden dolayı kapanması halinde bölgemiz ile
Doğu Bölgelerinin ulaşımı kesilmektedir. GAP ve DAP’a baktığımızda da
ulaşım mesafesi ve denize, limanlara
ulaşım da aynı oranda kısalmaktadır.
Bu nedenlerle bu Övit Tüneli bir
başka önem kazanmaktadır”
Ofluoğlu, Mayıs ayında
temeli atılacak Ovit Tüneli inşaatının aksamaması için oda olarak
takıpcısı olacaklarını ifade ederek
“Yalnız Rize’nin değil, yalnız İspir,
Erzurum’un değil, tüm ülkenin hayali
haline gelen Rize-İspir-Erzurum yolu,
Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güney-
doğu Anadolu bölgeleri arasında turizmi artıracak, aynı zamanda sosyal
ve kültürel birlikteliği geliştirecektir.
İhalesi yapılan ve Mayıs ayında sayın
Başbakanımız tarafından temeli atılacak Ovit Tüneli inşaatının uzmaması
için bitimine kadar takıpcısı olacağız. Ovit Dağı tüneli Rizelilerin bir
hayaliydi. Bugün gerçekleşmeye çok
yaklaşılmasından dolayı mutluyuz.
Başta Başbakanımız olmak üzere
emeği geçenlere teşekkür ediyoruz”
dedi.
RAKAMLARLA ERZURUM- RİZE YOLU
Ovit tüneli : 14.7 km
Hortik tüneli : 4 km
Kuzgun tüneli: 2 km
Erzurum: ( o. km )
Erzurum-İspir: 80 km
Ilıca-Kuzgun-Kırık-İspir Sapak: (80. km)
İspir sapak-Ovit Tüneli başlangıcı: 26 km
İspir-Sapak-Ovit Tüneli sonu
(İspir ilçe sınırı):40km
Ovit tünel giriş: (106. km )
Ovit tünel sonu (120 . km )
Ovit zirve :(120 km )
İkizdere : (144 km )
Karadeniz (180. m ) İyidere köprü
İyidere :(184 km )
Rize :(198 km )
Trabzon :( 237 km )
Erzurumdan deniz :180 km. 120 km hız
ile 1saat
Ovit Tüneli 1800 m.den girip 2200m.
den çıkacak 2x2=4 şeritli 14,7 km.
uzunluğunda Tünel ile hayata geçecektir.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
13
Ekonomiye değer katanlar için
geleneksel vergi ödül töreni yapıldı.
Rize’nin
yıldızlarına
plaket
RTSO’nun vergi ödül törenine katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı “ Bugün
sizin gibi başarılı işadamları sayesinde, Türkiye Dünya genelinde en yüksek büyümesini
sürdüren ülke konumundadır Yakın tarihte iş dünyamızı, ticari şirketlerimizi, tüm ekonomimizi
daha da rahatlatacak, geliştirecek, kolaylaştıracak yeni kanunlarımız yürürlüğe girecektir”
Rize de 2010 yılında yüksek
düzeyde gelir vergi ve kurumlar vergisi ödeyen, en fazla ihracat gerçekleştiren, RTSO kayıtlarında 40 yılını
doldurmuş üyeler ile Rize ye hizmette bulunan kişi ve kuruluşlara törenle
plaket verildi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası meclis salonunda yapılan plaket
törenine Rize Milletvekili Gümrük
ve Ticaret Bakanı Hayatı Yazıcı, Rize
Milletvekili Nusret Bayraktar, Vali
Seyfullah Hacımüftüoğlu, Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Garnizon
Komutanı J.Alb.Turhan Talu, Rize
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif
Yılmaz, Sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileri ile iş adamları ve çok
sayıda davetli katıldı.
RTSO Yönetim Kurulu Başkanı
14
Ömer Faruk Ofluoğlu yaptığı açılış
konuşmasında Ticaret ve Sanayi
Odalarının bağlı bulunduğu Gümrük
ve Ticaret Bakanının Rize Milletvekili
olmasından gurur duyduklarını ifade
ederek, yaptığı çalışmalar, Rize ye ve
ekonomiye katkılarından dolayı Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayatı Yazıcı
ya teşekkür etti.
Tören salonunda asılı bulunan
“Ekonomiye değer katan, Rize’nin
yıldızları vergi ödül töreni” yazısına
dikkati çekerek konuşmasına başlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı “Siyasetin, Sporun, Sanatın
yıldızları oluyor da ticaretin niçin
olmasın? Rize’mizin ekonomik ve
ticari hayatında yıldızların olması
ticari ve sanayi açıdan şehrimizin
ne derecede gelişerek büyüdüğünü
gösteren önemli bir güvendir. Burada
bütün amaç, Rize’mizde, bölgemizde
ve ülkemizin her alanında ekonomiyi büyütmektir. İşte bu büyüme ve
gelişmeyi ödediğiniz vergilerle ve hak
ettiğiniz plaket ve belgelerle siz değerli iş adamlarımız başarıyorsunuz.
Bugün sizin gibi başarılı işadamları
sayesinde, Türkiye Dünya genelinde en yüksek büyümesini sürdüren
ülke konumundadır. Yakın tarihte iş
dünyamızı, ticari şirketlerimizi, tüm
ekonomimizi daha da rahatlatacak,
geliştirecek, kolaylaştıracak yeni kanunlarımız yürürlüğe girecektir.”
Türkiye’nin 10.2’lik büyüme
oranı ile dünyanın en hızlı büyüyen
ülkeleri arasında üst sıralarda olduğunu, Türkiye ekonomisinin son 10
yıllık dönemde istikrarlı bir büyüme
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
gösterdiğini ifade eden Bakan Yazıcı,
şunları söyledi:
‘’2008-2009 yılında küresel
büyüme negatif olarak gerçekleşmişti.
2010 yılında dünyanın pek çok bölgesinde ciddi bir toparlanma yaşandı.
Ancak 2011 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren hem 2011 yılına hem
de bundan sonrasına dair beklentiler
olumsuz bir seyir izlemeye başladı.
Mevcut durum dünya ekonomisinin
2011 ve 2012’de ortalama yüzde 4
büyüme beklentisini ortaya koymaktadır. Dünya ticaretinde 2009 yılında
ikinci yarısından itibaren işsizlik dünyadaki yükselme eğiliminin tersine
ülkemizde düşme eğilimine girdi. 2010
yılında yüzde 11,9’a inen işsizlik 2011
yılının Ağustos ayında yüzde 9,2’ye
kadar geriledi. Ekonomik gidişatın
en önemli göstergelerinden biri olan
güven endekslerinin ülkemiz için hem
reel kesim bazında hem de tüketici
güveni bazında yüksek seviyelerde
olduğunu memnuniyetle görüyoruz.
Zaten iç piyasamızdaki bu hareketlilik
reel kesimin, reel sektörün yoğun bir
şekilde yatırım yapmaya devam edişi,
yüzde 10,7’lik bir daralma yaşanmıştı.
Ülke olarak büyümeye devam
ediyoruz. Hatta uzun vadeli ortalama
diye adlandırılabilecek büyüme oranlarının üzerinde büyüme kaydediyoruz. Geçen yıl yüzde 9 büyüdük. 2011
yılının ilk yarısındaki yüzde 10,2’lik
büyüme oranımızla bu dönemde
dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasında ilk sıralarda yer aldık. Aldığımız
tedbirlerin etkisiyle Türkiye, dünyada
yaşanan ekonomik krize rağmen 2010
yılında milli gelirini yüzde 9 oranında arttırdı. Böylece OECD ülkeleri
içerisinde Türkiye en yüksek büyüme
hızına ulaşmış, kişi başına gelir 10 bin
doları aşmıştır.’’
Satın alma gücü paritesine
göre milli gelir sıralamasında yaklaşık
1 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurt İçi
Hasılası ile Türkiye’nin, dünyanın en
büyük ekonomileri içinde 16’ncı sırada yer aldığını anlatan Yazıcı, “Ekonomide sağlanan bu olumlu gelişmeler
istihdama da yansıdı ve 2009 yılının
rakamlarla da bize bu güvenin hangi
boyutta olduğunu göstermektedir.’’
Bakan Yazıcı, ekonomide güven unsurunun sağlanmasının temelde iki alanda başarının ve başarıda
sürekliliğin sağlanması ile mümkün
olduğunu vurgulayarak, şunları ifade
etti:
‘’Bu alanlardan ilki bankacılık
sektörünün hem üretici kesim hem de
tüketiciler gözünde güvenilir bir yapı-
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ya kavuşturulmasıdır. Hükümet olarak yaptığımız reformlarla bankacılık
sektörünün düzenleme ve denetleme
çerçevesini son derece güçlü hale getirdik. Böylece dünyadaki kriz dalgası
Avrupalı ve Amerikalı finans kuruluşlarını yıpratırken bankacılık sistemimiz dimdik ayakta kaldı. Bunun bir
göstergesi olarak 2002 yılında toplam
varlıklarının yüzde 23’ünü kredi
olarak kullandıran bankaların, 2011 yılı
Nisan ayı itibarıyla varlıklarının yüzde
53,7’sini kredi olarak kullandırmasını
örnek verebiliriz. Yine 2002 yılında
36 milyar dolar olan ihracatımız, 2010
yılında 113 milyar dolara çıkmış, cari
açığın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya
oranı düşmeye başlamıştır.
Bakan Yazıcı, yürürlüğe
girecek Hal Kanunu ve Türk Ticaret
Kanunu hakkında da bilgi vererek,
‘’Hal Kanunu ile Türkiye’de 2009 yılı
rakamlarına göre 26 milyon ton sebze ile 16 milyon 600 bin ton meyve
üretimi kayıtlı hale gelecek. Hal Kanunu ile tüketici, üretici ve sanayicinin hakları daha iyi korunacak ve bu
alanda yoğun olarak hissedilen kayıt
dışılık ortadan kaldırılmış olacak.
Türkiye’de üretilen meyve sebzenin
sadece yüzde 5’i ihraç ediliyor. Geri
kalan ve iç piyasaya sunulan üretimin yüzde 25’i de çeşitli nedenlerle
kullanılamaz duruma geliyor. Kullanılır durumdaki ürünün de ancak
yüzde 30’u kayıta giriyor, yüzde 70’i
kayıt dışı kalıyor’’ dedi.
15
Gelir vergisinde ilk 10’a girenler
Gelir vergisinde ilk sırayı alan Şemsi Çepni’ye
plaketini Güm. ve Tic.Bak.Hayati Yazıcı verdi.
Gelir vergisinde 2. sırayı alan Asım Cengiz’in plaketini
Ahmet Yanık ‘a Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu verdi.
Gelir vergisinde 3. sırayı alan Celal Hop’un
plaketini Rize M.vekili Nusret Bayraktar verdi.
Gelir vergisinde 4. sırayı alan İshak Toprak’ın
plaketini Alay Komutanı J.Alb.Tuırhan Talu verdi.
Gelir vergisinde il genelinde a5. Gelir vergisinde RTSO üyeleri
sırayı alan Yakup Fil’e plaketini
arasında 5. sırayı alan Yakup
Ticaret Borsası Başkanı Mehmet
Fil’e plaketini
Ticaret Borsası Başkanı Mehmet
Erdoğan verdi.
Erdoğan verdi.
Gelir vergisinde6. sırayı alan İsmail Torak’ın plaketini
Nuğman Toprak’a Vali Yrd. Mustafa Erkayıran verdi.
Gelir vergisinde 7. sırayı alan Hasan İslamoğlu’nun plaketini
Gültekin İslamoğlu’ na Defterdar Nurettin Dirican verdi.
Gelir vergisinde 8. sırayı alan Nuğman Toprak’a
plaketini Çaykur Gn.Md.Yrd.Yunus Kaldırım verdi.
Gelir vergisinde 9. sırayı alan Cihan Gümüş’ün plaketini
Levent Uzun a Emniyet Md.Hüseyin Yenice verdi.
Gelir vergisinde 10. sırayı alan R.Ziya Bilgin’in
plaketini Defterdar Yrd. Zeki Aydoğan verdi.
16
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Kurumlar vergisinde ilk 10’a girenler
Kurumlar Vergisinde 1. sırayı alan Çayeli Bakır İşl.A.Ş.’nin plaketini
Gn.Müdür Ayn Anderson’a Güm.Tic.Bak.Hayatı Yazıcı verdi.
Kurumlar vergisinde 2. sırayı alan Atılgan Otomotiv San.A.Ş.’nin
plaketini Ali Atılgan’a Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu verdi.
Kurumlar vergisinde 3. sırayı alan Par-San.İnş.Ltd.Şti.’nin plaketini
Gültekin İslamoğlu’na Rize M.Vekili Nusret Bayraktar verdi.
Kurumlar vergisinde 4. sırayı alan Şar İnş.San.A.Ş.’nin plaketini
Süleyman Razıoğlu’na Alay Komutanı Alb. Turhan Talu verdi.
Kurumlar Vergisinde 5. sırayı alan Sevimli Demir Sac San.
Ltd.Şti’nin plaketini Köksal Sevimli’ye Belediye Başkanı Halil Bakırcı verdi.
Kurumlar Vergisinde 6. sırayı alan Karali Çay San. A.Ş.’nin
plaketini Aziz Karali’ye Vali Yrd.Mustafa Erkayıran verdi.
7.Kurumlar vergisin sırayı alan Emek Spor Malz.Tic.Ltd.Şti.’nin
plaketini Abdulvahap Koseoğlu’na Defterdar Nurettin Dirici verdi.
Kurumlar vergisinde 8 sırayı alan Biberoğlu İnşaat Ltd.
Şti’nin plaketini Çaykur Gn.Md.Yrd.Yunus Kaldırım verdi.
Kurumlar vergisinde 9. sırayı alan İntes İnş.Tesis ltd.şti.’nin
plaketini Salih Yılmaz’a Emniyet Müdürü Hüseyin Yenice verdi.
Kurumlar vergisinde 10. sırayı alan İmece gıda A.Ş’nin
plaketini Memiş Zehiroğlu’na Defterdar Yrd. Zeki Aydoğan verdi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
17
İhracatta ilk 5’e giren RTSO Üyeleri
İhracatta ilk sırayı alan Çayeli Bakır İşl.A.Ş’nin plaketini Gn.Md.Any
Anderson’a Maliye Bak.Uzmanı Mumin
Taşbaş verdi.
İracatta 2. sırayı alan Yamakoğlu Ltd.
Şti’nin plaketini Ahmet Yanık’a RTSO
Meclis Bşk. Şaban Aziz Karamehmetoğlu
verdi.
İhracatta 4. sırayı alan Kabiller Dış
Tic.A.Ş.’nin plaketini Yeşilçay Vergi D.Md.
İbrahim Gündüz verdi.
İhracatta 3. sırayı alan Köksal Uluslararası
Nak. Ltd.Şti.’nin plaketini Vergi Müfettişi
Ömer Yılmaztürk verdi.
İhracatta 5. sırayı alan Turgut Kardeşler Ltd.Şti.’nin plaketini Şaban Turgut’a
SMMO Bşk. Muammer Berberoğlu erdi.
40 yılını dolduran üyelerimiz
RTSO üyeliğinde 40 yılını dolduran Sinan
Kopuz’a plaketini Rize Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Arif Yılmaz verdi.
RTSO üyeliğinde 40 yılını dolduran
Mehmet Dağtepe’nin plaketini Oğuz
Dağtepe’ye RTSOYön.Kur. Bşk.Yrd. Şükrü
Cevahir verdi.
RTSO üyeliğinde 40 yılını dolduran Ziraat
Bankası Derpazarı şubesi’nin plaketini
Banka Müdüresi Hülya Çeperi’ye Kaçkar
Vergi dairesi Md. Yusuf Kaya verdi.
18
RTSO üyeliğinde 40 yılını dolduran
.S.53/35 Sayılı Azaklıhoca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin plaketini Hasan
Dilsiz’a Pazar Vergi Dairesi Müdürü Ersevinç Yılmaz verdi.
RTSO üyeliğinde 40 yılını dolduran Hasan
Türüt’ün plaketini Mehmet Akmehmet’e, İl
Gn.Mec.Bşk. Hakan Gültekin verdi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Odamızdan onur plaketi alanlar
Rize’ye yaptığı hizmetler ve töreni onurlandırması nedeniyle
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya plaketini RTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu verdi.
Türkiye genelinde 500 büyük sanayi kuruluşu arasında 153cü sırada yer alan Doğuş Çay A.Ş: nin
plaketini Mustafa Çelik’e Güm.Tic.Bakanı Hayati Yazıcı verdi.
İTO 2010 verilerine göre 500 büyük sanayi kuruluşu arasında 5. sırada yer alan
Çaykur’un plaketini Gn.Md.V. Yunus Kaldırım’a Güm.Tic.Bakanı Hayati Yazıcı verdi.
Rize’ye yaptığı yatırımlarla yılın firması seçilen Cengiz İnş.A.Ş.’nin
Plaketini Ahmet Yanık’a Güm.Tic.Bak.Hayati Yazıcı verdi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
19
“Avrupa Birliği Yolunda Rize” Projesi kapsamında
AB ülkesinde incelemelerde bulundular.
Rize Heyeti
Hollanda’da
Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu Başkanlığında AB UDYK üyelerinin AB üyeliğinin yerelde etkilerini
gözlemlemek proje kapsamında incelemelerde bulunmak
için Hollanda’ya gitti.
AB bakanlığı, Hollanda’nın Ankara Büyükelçiliği,
Türkiye’nin Lahey Büyükelçiliği ve Hollanda Rize Kültür
Vakfı işbirliği ile yapılan çalışma ziyaretine Rize Valisi
Seyfullah Hacımüftüoğlubaşkanlığında Rize Belediye
Başkanı Halil Bakırcı, İl Genel Meclisi Başkanı Hakan
Gültekin, Vali Yardımcısı Mustafa Erkayıran, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ümit Hüseyin Güney, Rize Ticaret ve
Sanayi Odası Başkanı Ömer Oflıoğlu, Rize Ticaret Borsası
Başkanı Mehmet Erdoğan ve Rize Ticaret Borsası Genel
Koordinatörü Hasan Önder katılmıştır.
Hollanda’nın Schiphol havaalanında Türk yetkililerce karşılanan heyet, ilk olarak karakteristik olarak
20
Doğu Karadeniz Bölgesine ve Rize’ye benzerlik gösterdiği belirtilen Hollanda’nın Brabant Eyaletinin 5 büyük
şehrinden biri olan Tilburg şehri Belediyesini ziyaret
etti. Ardından Tilburg Tabiat ve doğa müzesini gezdiler.
Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu Togal Oral’ı ziyaret eden heyete Tilburg Üniversitesinde Doçent Kutlay
Yağmur tarafından eğitim amaçlı sunum yapıldı. Heyet
daha sonra, Feijenoord Belediye Başkanı Seyit Yeyden’e
ziyarete bulunarak “AB üyeliğinin yerel yönetimler ve
yerel karar alma süreçleri” konusunda bilgi alıp ve gözlemlerde bulundular. Rize heyetinin, kamu alanında, gıda
sektörünün ekonomiye katkı alanlarında, finans sektörü,
ticari örgütlenme sektörlerinde, Türk Sanayi ve İşadamları HOTIAD’ı, Üniversite öğretim üyeleri ve birçok Türk
Belediye Meclis üyelerini ziyarette bulundu.
Türkiye Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan’a yapılan
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ve ekonomik ilişkiler hakkında bilgi alan Rize Heyetine,
“Hollanda’daki Turizm Pazarın da Türkiye’nin yeri konusunda” Turizm Ataşesi Ahmet Temurci tarafından sunum
yapıldı.
Rize Heyeti, gezinin ikinci günü, Etten Leur’de
Hotiad Genel Sekreteri, Hollanda Rize Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve İmza Finans Sahibi Veysel Hut’u
ziyaretlerinde Rize Kültür Vakfı üyelerince Hollanda’daki
Sivil Toplum Örgütlerinin çalışmaları ve Hollanda toplumu
üzerinde ki etkileri konulu brifing verildi. Aynı gün Özgazi
Holding Peynir Fabrikasını gezen Rize Heyetine, tarım ve
tesisler konusunda brifing verildi.
Hertogenbosch’da Hollanda Türk İşadamları
Derneği Başkanı ve DTİK Avrupa Bölge Komitesi Başkanı
Turgut Torunoğulları’naziyarette, Hollanda Türk işadamları ile heyet üyeleri karşılıklı yatırım projeleri hakkında
görüşme yaptılar.
Heyet Başkanı Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu toplantıda yaptığı konuşmada “Bir çok defa
Hollanda’ya geldim fakat bu ziyaretimiz gerçekten çok
farklı ve olumlu olmuştur. Elçiliğimizde ve Rotterdam
Başkonsolosluğumuzda gördüğüm çalışma ve HOTİAD
üyelerinin başarısı karşısında etkilenmemek mümkün değil, bu ziyaret ile Hollanda’lı Türklerle Rize arasında gönül
köprüsü kurulduğuna inanıyorum.”
Torunoğlullarını Rize’ye yatırım yapmaya davet eden Vali Müftüoğlu “Hollanda’nın tarihi ve turistik
yerlerini gezip görmekten ziyade buradaki insanlarımızı
tanımak, başarılarına bizzat tanık olmak benim ve heyetim için daha önemlidir. Üç gün boyunca kendimize
sadece 1,5 saat ayırdık, iş adamlarımızı özellikle turizm
alanında Rize’mize yatırım yapmaya davet ediyorum. Rize
yılın 12 ayı turizm potansiyeli olan bir ilimiz, yapacağınız
yatırım doğanın dengesini bozmayacak bir turizm olmalı,
Yılda 5-10 milyon turist yerine çevre ve doğayı korumak için az sayıda ama kaliteli turist bekliyoruz. Ayrıca
Torunoğulları’nın Türkiye’de 2500 yatak kapasiteli turizm
işletmeleri olduğunu biliyoruz 200 yataklı bir işletme de
Rize’de inşa etmeleri için davet ediyorum” dedi.
Edelstaal Group Başkanlığının yanı sıra HOTİAD
(Hollanda Türk İş Adamları Derneği) ve DEİK-DTİK Bölge
Komitesi Başkanı Turgut Torunoğulları, Edelstaal Group
Merkezindeki, görüşmede Rize heyetine Hollanda’daki
Türkler ve iş dünyası konusunda bilgiler vererek, “Türkiye
ile Hollanda arasındaki ticaret hacmi yıllık 6 milyar doları
buluyor. Hollanda’ya 1.4 milyar dolar mal satıp bunun
karşılığında 4.6 milyar dolarlık mal alıyoruz. Amacımız
hem ticaret hacmini arttırmak hem de mevcut durumu
Türkiye’nin lehine çevirmektir. Yaklaşık 18 bin işverenin
bulunduğu Hollanda ile birlikte Avrupa genelinde 60 bin
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
işadamımızın büyük bir bölümü, şartların uygun olması
halinde Türkiye’de yatırım yapmak istemektedirler.”
Hollan da ziyaretinin son gününde Den Haag
Belediyesini ve belediye meclisini ziyaret eden Rize Heyeti AB komisyonundan bilgi aldı. Limanda yapılan gezi
esnasında ise Balıkçılık ve Turizm konularında yetkililerce
bilgilendirildiler.
Rize heyetine Başkanlık yapan Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu heyet başkanı olarak gezi sonunda
yaptığı kısa değerlendirmede “Çok olumlu bir gezi oldu.
Bizler Hollanda’ya çalışmaya geldik, Geldik, gördük, bilgiler edindik ve döndük” dedi.
Rize Heyetinin,
Hollanda’daki
Türk basınında
değerlendirilmesi;
“Hollanda’dan bir Rize Heyeti
gelip geçti. Çok yoğun bir programla
ki, 4 günde yaklaşık 1.500 km. yapıldı,
12 resmi ve sivil yer ziyaret edildi,
5 büyük şehir gezildi. Karadeniz
fırtınası gibi esildi demek abartı olmaz. Hele Rize’den geliniyorsa bu da
Rizelinin aceleci ve çabukluğunun bir
göstergesidir. Karadeniz’in Rize insanına oluşturduğu bir olgudur. Hollanda denince akla ilk gelen Amsterdam
şehrini bile ancak 3 saat görme fırsatını bulabilmeleri yapılan programın
ne denli yoğun bir çalışma programı
olduğunun sanki kanıtı oldu. Buna
biraz da rüzgar gibi geldiler geçtiler
diyebiliriz”
21
“Rize Kış Turizm
Merkezi Olacak.”
RTSO’nun Ayder de yaptığı ve yöredeki turizm işletmecilerinin de davet edildiği meclis toplantısında konuşan RTSO
Yönetim kurulu Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu, Ovit Projesinde
sona gelindiğini belirterek “Önümüzdeki aylarda inşat ihalesi
yapılacak ve kış sonunda Tünel için ilk kazma vurulacak. Turizm de Rize için olmazsa olmaz sektörlerden biri. Turizm yatırımları konusun da RTSO olarak bu güne kadar fazla etkili
olamadık. Şimdi kayak projesini de Ovit Projesi gibi takıp ederek hayata geçireceğiz.”
22
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Ayderde Yeşil Vadi Tesisleri salonunda yapılan Rize Ticaret ve Sanayi Odası toplantısında
konuşan RTSO yönetim kurulu Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu Turizmin Rize
için olmazsa olmaz sektörlerinden biri olduğunu belirterek, RTSO olarak Rize’de
turizmin 12 aya yayılması
için çalışmalar başlatacaklarını ve Rize’de hem yaz
turizmi hemde kış turizmi
olacağının sözü verdi.
RTSO Meclis
Başkanı Şaban Aziz
Karamehmetoğlu’nun yönettiği toplantıda ilk olarak
söz alan Çamlıhemşin
Ayder Çevre ve Turizm Derneği Başkanı Ömer Altun
Ayder de kısıtlı imkanlarla
kısıtlı bir sürede turizm
hizmeti sunduklarını söyledi. Kayak tesisinin bölgeye
kazandırılmasını vurgulayan Ömer Altun “ Bizim sorunlarımızın RTSO
ile ortak paydaşımız olduğuna inanıyorum. Biz
burada turizm faaliyetlerini yaşatmaya çalışırken
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
kısıtlı imkanlarla turizmi sadece yaz sezonunun
üç ayına hapsetmiş bulunmaktayız. Acilen kayak
merkezini Ayder’e kazandırıp turizmi 12 aya yaymak gerekmektedir Bunun
için Ticaret odamızın bu işe
el atmasını bekliyoruz. Bunu
gündeme alıp uğraşırsanız
bu işin olacağına inancımız
tamdır. Ayder’in kazancı
Rize’nindir, Rize’nin olan da
Türkiye Cumhuriyetinindir,
Bu vesileyle gelecekte Ovit
tüneline ve Ayder kayak
merkezini hayat geçirdiğimiz bir Rize’ ile buluşmayı
bekliyoruz”.dedi.
Ayder Yaylasına sahip
çıkılmasını isteyen Ayderli İşletme sahibi Dursun
Dalga, hiçbir kuruluşun
Ayder’e sahip çıkmadığını
RTSO’nun yaptığı bu toplantıyla Ayder için bir ümit
ışığı doğduğunu söyledi.
Ayder’e acilen el atılması gerektiğini vurgulayan Dursun Dalga “Ayder’i Davos yapacağız
diyoruz, projesiz bir yer DAVOS olurmu. Ayderi
23
“Bölgede Turizmin 12 aya yayılmasının zorunlu olduğunu belirten Ofluoğlu “ Bölgemiz de çok fazla turizm alternatifleri var ancak en önemlisi kayak
turizmi. Ayder’in kış turizm merkezi olması turizm süresini uzatacak. Bölgemizde 12 ay hem yaz hem kış turizmi olacak. Bu konuda söz veriyoruz Rize
Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konunun arkasında duracağız ve takıpcısı
olacağız.”
kaybediyoruz. Ayder bu güne kadar sahipsiz
kalmıştır. İlk defa Ayder’in sorunlarının gündeme geldiği bir toplantı yapıldı. Rize Ticaret ve
Sanayi Odası’nın bizlerde üyesiyiz. Ayder için
attığı adım, Ayder’in eskisi gibi terk edilmiş bir
yer değil, gelişmiş, yaz ve kış turizminin gözdesi
bir belde olmasını sağlayacaktır.”
RTSO Turizm meslek komitesi başkanı
ve yönetim kurulu üyesi Ramazan Aydoğan da
yayla turizmiyle turizm olamayacağını söyledi.
24
Bölgedeki alternatif turizm konularında açıklamalarda bulunan Aydoğan ” Kısa sezonu göz
önünde tutarsak bir işletmenin ayakta kalabilmesi bu şartlarda mümkün değildir. Aynı zamanda
yatırımcıyı bölgemize çekmemiz de mümkün
değildir. Bu konuda yalnız yayla turizmi değil
bölgemizin alternatif turizmi ve başka ,şeyleri de
ön plana çıkartmamız gerekir. Biz turizmciler.
iki üç aylık turizm sezonumuzu yıl boyu nasıl
sürdürebiliriz, bunun için neler yapabiliriz nasıl
çözüm üretebiliriz konuları üzerinde durmamız
ve çalışmalar yapmamız gerekir. Sağlık Turizmi,
Kültür turizmi, Siyasi Turizm, kış turizmi, ve son
yılarda bölgemize ilgi gösteren Arap turistlere
yönelik yatırımlar, üzerinde durulmalı. tanıtımı bakımından dizi filmlerin ilimizde çekimini
sağlamak için çalışmalar yapılmalı hem görsellik
açısından, hem de maddi açıdan katkıda bulununur”.
Toplantının kapanış konuşmasını iki müjdeli haberle yapan RTSO Yönetim kurulu başkanı
Ömer Faruk Ofluoğlu, “Bilindiği gibi Türkiye OSB
si olmayan iki ilden biri idik. Başlattığımız OSB
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
yapımı bazı tapu sahiplerinin itirazı ile yargıya taşınmıştı ve Danıştay kararı ile
durdurulmuştu. Mahkeme
yeniden bizim lehimize
karar verdi ve önümüz
açıldı. Kısa sürede OSB’yi
harekete geçireceğiz. OSB,
Rize için çok önemli. Rize
hiçbir zaman çok büyük
bir sanayi şehri olmayacak ama orta ölçekli de
olsa sanayimiz olması
gerekli. Burda 2500- 3000
kişi istihdam edilmesini
planlıyoruz. Bölge için
çok önemli bir yatırım. Turizm de bizim, olmazsa olmaz sektörlerden bir tanesi. Biz Ticaret ve
Sanayi Odası olarak Ovit prjosi ile çok yakından
ilgilendik, takıp ettik. Rize’mizin hayali olan Ovit
Tüneli Projesi şu anda bitti. Bu yıl sonuna kadar
inşaat ihalesi yapılacak, kış mevsiminin sonunda
da Ovite ilk kazma vurulacak. Bu sayın Başbakanımızın sözü. Biz Başbakanımızın ne kadar
önemli olduğunu biliyoruz. Kesinlikle geri dönü-
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
şü yoktur. Ovit Projesinin bölgemize getireceği
ekonomik katkılar yanında turizmimize de çok
büyük katkı sağlayacak. Rize ili Doğu Anadoluya,
Güneydoğu Anadoluya en yakın deniz olacak.
Bu yolun bölgemizdeki potansiyeli ne kadar
artıracağını hepimiz göreceğiz. Ovit Promiz ve
OSB projemize gerçekleşti gözüyle bakıyoruz.
Aynı desteği şimdi Kayak tesisleri projesi için
vereceğiz. Kayak tesislerinin Rize’miz için önemine katılıyorum. Biz Ticaret ve Sanayi Odası
olarak bu güne kadar bu konuda çok fazla etkili
olamadık, zaman zaman savunsak da gereken
ilgiyi gösteremedik. Ama bundan sonra Rize’n kış
sporları merkezi olması için aynı Ovit projesi gibi
takıp edeceğiz ve kayak merkezimizi Ayder’imize
kavuşturacağız. Yöremizde turizmi 12 aya yaymak zorundayız. Diğer alternatif turizmlerde çok
önemli ama en önemlisi kayak turizmi. Bu sayede
yörede turizm süresi uzayacak. Rize’miz de 12 ay
hem yaz turizmi hem de kış turizmi olacak bu konuda söz veriyoruz. Rize Ticaret ve Sanayi Odası
olarak konunun arkasında duracağız ve takıpcısı
olacağız.”
25
İngiltere’nin Ankara Büyük Elçisi
Jonathan Reddawa
RTSO’da
Büyük Elçisi Jonathan Reddaway RTSO’nun konuğu
oldu.
TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete ve
Türkiye’de İngiliz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Jonathan Beard ile birlikte Rize’ye gelen İngiltere Büyük
Elçisi Jonathan Reddaway çeşitli temaslarda bulunduğu
Rize’de Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti.
RTSO ya ziyaretinde Meclis Başkanı Şaban Aziz
Karamehmetoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk
Ofluoğlu ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Büyük elçi
Reddaway, bir başbakanın memleketinde bulunmaktan
duyduğu memnuniyeti ifade ederek “ Türkiye’nin en iyi
çayını içmeye Rize ye geldim’ dedi.
Büyükelçi Reddaway Rize’li firmalar ile
Biritanya’lı firmalar arasında kurulabilecek ortaklık potansiyelini daha derinine inceleyebilmek amacıyla Rize’ye geldiğini belirterek. “Dünya çay pazarının büyük bir bölümü
İngiltere’nin elinde Britanya halkı gerçekten çay içmeye
çok düşkün bir halk, dolayısıyla en iyi çayın üretildiği
bölgelerden, şehirlerden biri olan Rize’ye gelip bunu bizzat
gözlerimizle görmek istedik. Türkiye’deki bütün firmalarla
26
“
Rize`ye Türkiye`nin en iyi
çayını içmeye geldim
”
iletişimi sağlayan Britanya Ticaret Odası’nın üyeleri ve
Birleşik Krallık konsolosluğun da görevli ticaret ve yatırım
departmanı ile gelmemin asıl nedeni, Rize’li firmalar ile
Biritanya’lı firmalar arasında kurulabilecek ortaklık potansiyelini daha derinine incelemektir. Rize’deki firmalarla
Britanya’da ki firmalar arasında ne gibi işbirlikleri, ortaklıklar kurabiliriz; bu potansiyeli biraz daha incelemek için
burada bulunmak istedik”.
İngiltere Büyük Elçisi Özellikle de Britanya olarak bizim hizmet verebileceğimiz veya yardım sunabile-
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ceğimiz alanlar
burada üretilen
yüksek kalitedeki
çayın pazarlanması
yönünde olabilecektir. Dolayısıyla
biz bu ortaklıkları
en hızlı ve en etkin
şekilde kurabilme
yönündeki hırslı
hedefimizi en kolay
ve en çabuk şekilde
gerçekleştirmek istiyoruz.»
Büyük Elçi Reddaway iki ülke arasındadaki resmi
görüşmelerde ülkeler arası ticaret hacminin önümüzdeki
5 yılda iki katına çıkartılmasının kararlaştırıldığını hatırlatarak “Bu kararlılık yolundaki adımlarımızı devam ettirdik.
2009’dan bu yana ticari
ilişkilerimiz yaklaşık yüzde
40 seviyesinde gelişme
gösterdi.”
Türkiye nin AB ye
girmesinde ülkesinin destek
olduğunu vurgulayan Büyük
Elçi “Türkiye ile yürüttüğümüz siyasi ilişkileri daha
ileriye götürmek konusunda
kararlılığa sahip olduğumuzu belirtmek isterim.
Birleşik Krallık Türkiye’nin
AB’ye katılım hedefinin en büyük destekçilerinden. Türk
kamuoyunun Birleşik Krallık da dahil olmak üzere AB’de
Türkiye’nin çok fazla dostu olduğunu, özellikle Türkiye’nin
AB’ye katılma kararlılığını devam ettirmesini isteyen çok
fazla dostu olduğunu bilmesini istiyorum.”dedi.
RTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu, İngiltere Büyükelçisine ve beraberindekilere Rize’nin
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ekonomisi hakkında bilgi verdi. Ofluoğlu “Son yıllarda iki
ülke arasında artış gösteren ilişkilerin bu tür ziyaretlerle
daha da artacağına inanıyoruz. Sayın büyükelçiyi ve beraberindeki heyeti Rize’de görmekten ve odamızı ziyaretlerinden onur duyduk. Dünya çay piyasasında söz sahibi
İngiltere’nin Büyük Elçisi ve İngiltere Ticaret Odası Başkanının, Dünya da tek kimyasal ilaç kullanılmadan üretilen
çayın merkezine gelmeleri, Rize çayı için olumlu sonuçlar
yaratacağına inanıyoruz.”
Ofluoğlu, İngiltere Büyük Elçisi Reddaway’a
ziyaretleri anısına plaket ve Rize el sanatlarından oluşan
hediye paketi sundu.
Misafirlerle Birlikte Rize’ye gelen TOBB Başkan
Yardımcısı Halim Mete de yaptığı konuşmada “Sayın
büyükelçimiz ve İngiltere Ticaret Odası Başkanının, arkadaşlarla beraber Rize’mizi ziyaret etmesi bizi çok mutlu
etti. Kendilerine teşekkür ediyorum. Biz kendilerini sekiz ay
önce Rize’ye davet ettiğimizde başta çay olmak üzere
Rize’nin ekonomisi ile ilgili
bilgi vermek ve Türkiye ile
İngiltere arasındaki ticareti
nasıl geliştirebileceğimizi
konuşmak için buradayız.
Tabi bizim en önemli girdimiz en önemli üretimimiz
çay. Çaykur Genel Müdürlüğümüzle beraber çayın
nasıl yetiştirildiğini, çayın
nasıl pazarlanması gerektiğini dünden beri sayın valim, sayın belediye başkanım
ve ticaret sanayi odası yetkilileri ile beraber sayın büyük
elçiye ve ticaret odası başkanımıza anlatıyoruz. Çok olumlu
bir gezi oldu. Umuyorum ki bundan sonra çay konusunda
İngiltere ile Türkiye arasında bir gelişme olacaksa ki olacak,
bu gezinin bunda rolü çok etkili olacaktır diye inanıyorum.”
dedi.
27
“Üniversite
sanayi
devlet
işbirliği”
Prof. Dr. İbrahim Dinçer’den
RTSO’da sunu
Kanada Ontario Entitüsü ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Dinçer “Üniversite ile sanayi işbirliği çok önemli, devlet bu ikisi arasında köprü
olmalı. Üniversitenin temel hedefi, piyasanın, sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiye
işgücünü yetiştirmek. Böyle olunca sanayi gelişir, sanayi gelişince ülke kalkınır.”
Rize’ye gelen Kanada Ontario
Enstitüsü ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.İbrahim
Dinçer, RTSO da “Üniversite -Sanayi- Devlet İşbirliği” konulu sunumda
bulundu
Prof. Dr. İbrahim Dinçer’in
RTSO Meclis Salonundaki sunumuna
RTSO Meclis Başkanı Şaban Aziz
Karamehmetoğlu, Rize Üniversitesi
Rektörü Prof.Dr. Arif Yılmaz, Rektör
Yardımcısı, Prof.Dr. Adnan Midilli,
RSO yönetim Kurulu Başkan Vekili
Şükrü Cevahir, yönetim kurulu üyeleri Kamil Yıldız, Ali Yaşar Er, Murat
Artan, Ramazan Aydoğan, Ramazan
Meral, RTSO Genel Sekreteri Gafur
Karali, MUSİAD Yönetim kurulu
Başkanı Cem Temizel ve iş sahipleri
katıldı.
Üniversite-sanayi-devlet
işbirliğinin neden zorunlu olduğunu
anlatan Prof Dr. Dinçer, yeni eğitim
tekniklerini, üniversitelerde araştırmanın ve inovatif yaklaşımının
önemini, Kanada örneği üzerinden
anlattı.
Kalkınmada, üniversite-sanayi
işbirliğinin rol oynadığını anlatan
İbrahim Dinçer “Üniversite ile sanayi
28
işbirliği çok önemli, devlet bu ikisi
arasında köprü olmalı. Üniversitenin
temel hedefi, piyasanın, sanayinin
ihtiyaç duyduğu kalifiye işgücünü yetiştirme. Böyle olunca sanayi gelişir,
sanayi gelişince ülke kalkınır.”
Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Ka-
nada’daki üniversitelerin faaliyetlerinden örnekler vererek, “Üniversite
ile lise arasındaki fark, araştırmadır.
Araştırma olmayan bir üniversitenin
liseden farkı olmaz. Ontario Üniversitesinde araştırmaya ayrılan bütçe 100
milyon doların üzerinde. 2005 yılında
Araştırma ve İnovasyon Bakanlığı
kuruldu. Bakanlığın görevi, üniversite
ile sanayi arasında iletişim, işbirliği
ve karşılıklı güven ortamı tesis etmek.
Kanada’da üniversitede görevli öğretim üyelerine performansa dayalı de-
ğerlendirme yapılır, iki yıl düşük puan
alan bir öğretim görevlisine o yılın
sonunda veda partisi düzenlenir.”
Prof. Dr. Dinçer, üniversiteler
için öğrencilerin bir ürün olduğunu
ifade ederek, ´´Üniversitelerin görevi
bu ürünü en iyi şekilde işlemek. Piyasanın taleplerini karşılayacak öğrencileri yetiştirmek. Bunun için altyapı ve
uygulamalar çok önemli. Yapılanma,
izlenim, yenilikler, yüz yüze eğitim ve
teknoloji piyasaya ihtiyaçlarına cevap
verecek öğrencilerini yetiştirmek için
çok önemli´´ diye konuştu.
Dinçer, üniversitelerin sadece
bulundukları bölgelere ait olmadığını,
her bir üniversitenin aynı zamanda
dünya üniversitesi olduğunu vurgulayarak, “Toplumu sürükleyecek bir
ülkeyi kalkındıracak kurumlar üniversitelerdir. Kanada, Amerika üniversiteleri sayesinde bu durumdadır.
Üniversitenin tanımı ulusları özelliği
ile yapılabilir. Üniversite sadece bir
bölgenin, bir şehrin, bir ilçenin malı
değildir. Üniversite aslında dünyanın malıdır. Üniversitesi olan şehir
dünyaya hizmeti ön plana çıkarma
görevine talip olmuş demektir’’ şeklinde konuştu.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Gafur KARALİ
UMEM Beceri10 Projesi
Yürütme Kurulu Başkanı
UMEM
Meslek Edindirme Kursları
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB),
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji
Üniversitesi (TOBB ETÜ) işbirliğinde hayata geçirilen
BECERİ’10 (Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri) Projesi kapsamında Türkiye genelinde ve ilimizde
meslek edindirme kurları açılmaya başlamıştı.
UMEM Beceri’10 Kurslarının teorik eğitimlerini, firmaların ihtiyaç duyduğu alanda ve başarılı bir şekilde verilebilmesi için TOBB tarafından
ilimiz İMKB Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine
500.000.00TL lik makine teçhizat alınmasını sağlamıştır. Bu kursları verecek öğretim görevlisi hocalarında bu alanlarda kurs almalarını sağlamıştır.
UMEM kapsamında açılan kurslar ortalama 3
ayı teorik ,3 ayı staj olmak üzere 6 ay sürmektedir bu
6 ay zarfında kursiyerlere İŞKUR tarafından sosyal
güvenlik sigortası yapılıyor birde cep harçlığı kursiyere ödenmektedir.
UMEM kapsamında açılan kurslardan mezun
olan kursiyerlerden işverenlerce istihdam edilmeleri
halinde 18 - 29 yaş aralığındaki erkeler ile yaş sınırı
olmak sızın bayanların SSK işveren payları 42 ay
boyunca, 30 yaş ve üzeri erkekler için ise 30 ay boyunca SSK işveren payları İŞKUR tarafından karşılanacaktır.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası olarak İlimizde
UMEM kapsamında bu kursların açılabilmesi için
ilimizde imalata yönelik olan firmalarımızı gezerek,
iletişime geçip firmalarımızın ihtiyaç duydukları
ara eleman ihtiyaçlarını belirledik ve Rize ili UMEM
yürütme kuruluna sunduk bunun neticesinde yürütme kurulu 2011 yılında ilimizde 12 kur açılma
kararı alınmış bunlardan gaz altı kaynakçılığı, doğal
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
gaz kaynakçılığı, doğalgaz tesisatçılığı, torna tezgahı
operatörü, oto elektro mekanik erliği, PVC doğrama
imalat ve montaj, İnşaat boyacılığı, karo taşı döşemeciliği, İnşaat kalıpçısı, İnşaat demircisi, greyder
operatörlüğü. bekoloder operatörlüğü olmak üzere
12 tanesi açılmıştır. Bunlardan hem teorik hem de
staj eğitimleri tamamlanan gaz altı kaynakçılığı, doğal
gaz kaynakçılığı, doğalgaz tesisatçılığı, torna tezgahı
operatörü kurslarından mezun olan 33 kursiyerden
27 işyerlerine yerleşmiş ve çalışmalarını devam ettirmektedir, diğer 6 kursiyerimizden bir kısmı kendi işinde bir kısmı da şehir dışında çalışmaktadır. Diğer 9
kursumuzdan 8 i başlamış bir kısmının teorik eğitimi
tamamlanmış staj eğitimi başlamıştır, bir kısmının da
teorik eğitimi devam etmektedir.
UMEM Beceri’10 Projesi Yönetmelik gereği
olarak ülke genelinde ve İlimizde açılan kurlar imalata
yönelik olmak zorunda idi. ancak 2011 yılında UMEM
Beceri’10 Projesi İcra Kurulunun almış olduğu karar
neticesinde 2012 yılında imalat sektörünün dışında
hizmet sektörüne yönelik kurslar da açılabilecektir .
UMEM Beceri’10 Türkiye genelinde ve İlimizde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır İlimizde
gerçekleştirilen kurslardan mezun olan kursiyerler %
80 gibi yüksek bir yüzde ile işe yerleştirilmiş ve iyi bir
netice alınmıştır.
UMEM Beceri’10 Projesinin İlimizdeki işsizliği azaltacağına ve ilimizdeki iş gücünün niteliğini
artıracağına ,yapılan işin kalitesinin yükseleceğine
inanıyorum. UMEM kurslarının geniş kapsamda, daha
fazla KOBİ ye, Firmaya ve kişiye hitap edebilmesi
için, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının
,KOBİ lerin, firmaların ve kişilerin bu projeye destek
verip uygulanmasında yardımcı olmalarını bekliyoruz.
29
Rize’de 1578 kişi kurslara katıldı
Umem Beceri 10 kurslarını
başarıyla bitirenlere
sertifikaları verildi
RTSO’nun ev sahipliğinde yapılan törende konuşan Rize Valisi Seyfullah
Hacımüftüoğlu “Artık ne iş olsa yaparım devri sona ermiştir. Siz gençleri
birer meslek erbabı haline getirmek biz idarecilerin boynunun borcudur.
Unutmayın ki mesleği olmayan toplumlar tarihte hiçbir zaman söz sahibi
olamadı ve medeniyet kuramamıştır.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim
Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince desteklenen, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezi, Beceri
Kazandırma ve İş Edinme
Seferberliği “UMEM” Projesi
kapsamında Rize de düzenlenen çeşitli kursları başarı
ile tamamlayan kursiyerlere
sertifikaları Rize Ticaret ve
Sanayi Odasında düzenlenen
törenle verildi.
İŞKUR tarafından
yürütülen mesleki eğitim
faaliyetlerinin firmaların
ihtiyaçlarına uygun olarak
düzenlenmesini ve etkinliğinin
arttırılması, meslek liselerinin
altyapılarının yenilenmesini ve eğiticilerin gelişen teknolojiye uyumunun arttırılması, il istihdamı ve meslek
30
eğitim kurumlarının daha işlevsel hale getirilmesi, odalar
ve işverenlerin meslek eğitim kurslarının yönetim süreçlerine katılımını arttırmak amacıyla düzenlenen kursların
sertifika törenine, Rize Valisi
Seyfullah Hacımüftüoğlu, Rize
Belediye Başkan Yardımcısı Osman Karavin, Ticaret ve Sanayi
Odası Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu, Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, İl Genel
Meclisi Başkanı Hakan Gültekin
ve İŞKUR Rize İl Müdürü Yahya
Kanbur katıldı.
Sertifika töreninde tüm
kursiyerler adına bir konuşma
yapan Murat Akyıldız, UMEM
Projesi kapsamında düzenlenen
bu meslek edindirme kurslarının çok değerli olduğunu,
çevredeki tüm gençlere bu tür kurslara katılmaları yöRize Ticaret ve Sanayi Odası
nünde tavsiyelerde bulunarak, bu kurslar sayesinde hem
meslek hemde iş sahibi olduklarını söyledi.
RTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu, oda olarak bu tür kursları desdeklediklerini ifade
ederek. “İşsizlik ülkemizde çözülmesi gereken sorunların
başında gelmektedir. İşsiz çok ama nitelikli eleman yok.
İş adamlarımız eleman ihtiyaçları olduğunu söylerler. Bu
sorunu çözmek, işsizlerimize nitelik kazandırmak, nitelikli
işgücü yaratmak amacıyla UMEM Beceri10 Projesi kapsamın da düzenlenen kurslarla, ilimizdeki sanayi kuruluşlarının ara eleman ihtiyaçlarını karşılamak ve 6 aylık kurs
sonunda eğitim alan ve her biri nitelik ve vasıf kazanan
kursiyerlerimizin istihdam edilmelerini sağlamaktır.” dedi.
UMEM kurslarının çok önemli olduğunu ifade
eden Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu yaptığı konuşmada; “Öncelikle bu kursa emeği geçen herkese teşekkür
ediyorum. Gönül ister ki açmış olduğumuz bu kurslardan
mezun olanların tümünün bir işe germesi, ancak bir veya
birkaçının dahi işe girmesi durumunda da kendimizi
başarılı sayabiliriz. Türkiye’nin nüfusunun yüzde 52’sinin
26 yaş altındadır. Bu Türkiye için çok büyük bir güç ve
geleceğe hazırlanması gereken dinamik bir nesil demektir. Genç nesilleri geleceğe hazırlamak biz büyüklerin ali
görevidir. Bulunduğumuz makamlardaki asıl anlam ve
gaye budu. Çeşitli dallarda açmış olduğumuz kurslara şu
ana kadar Rize de kurslara 1578 kişi müracaat etti. Bunların 1258’i mezun oldu, diğer kursiyerlerimiz eğitimlerine
devam etmektedir.’’ dedi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Bu kurslar vesilesiyle edindiğiniz mesleklerden
ötürü siz gençlerin biz idarecilere hiçbir borcu bulunmamaktadır. Çünkü siz gençleri birer meslek erbabı haline
getirmek biz idarecilerin boynunun borcudur. Hayata hazır hale gelme konusunda gençler için UMEM bir şanstı
ve sizler bu şansı iyi değerlendirdiniz.”
Hacımüftüoğlu, yeni nesil ustaların eğitimlerinin
yanında iş ahlakına bağlı olmalarının da sevindirici olduğunu ifade ederek “Şunu unutmayın ki mesleği olmayan
hiçbir toplum tarihte söz sahibi olamamış ve medeniyet
kuramamıştır. Artık ne iş olsa yaparım devri sona ermiş,
uzmanlaşmış eleman ihtiyacı açık bir şekilde görülmektedir. Bu anlamda Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi bir çok sektöre ciddi katkı sağlamıştır. Meslek
edinme konusundaki bu gayretinizden dolayı sizlere ve
bu kurslara emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür
ediyorum.” dedi.
Konuşmaların ardından başarılı kursiyerlere
sertifikaları verildi.
31
“Doğru
doğrudur,
doğru eğri
olmaz”
Asım
KOTİL
Rize tüccarının yarım asrı geçen çınarı
Ticarette yarım asrı geçen tecrübesiyle, eski samimiyetin, güven ve rekabetin kalmadığını anlatan Asim Kotil “Ticarette dürüst olacaksın kendi hesabına
bakacaksın başkasının hesabına değil. İkinci kuşaklara nasihatimiz de budur.
Eskiden İnsanlar birbirine güvenirdi inanırdı. Samimiyet vardı. Rekabet bile
o kadar farklıydı ki. Şimdi rakipler birbirinin düşmanı adeta. Rekabetin ne
olduğu unutulmuş.”
Ticarette yarım asırı geçmek kolay değil helede
bunu başarıyla sürdürmek çok daha zor. Fakat ticarette
belli kuralları uygulamakla bu başarıya erişiliyor.
İşte Rize de bunu başaranlardan biride 55 yıldır
Rize’nin ticari alanında ismini devam ettiren Asim Kotil.
Rize’nin kıdemli tüccarı Asım Kotil yarım asırı
geçen Rize’de ki ticari başarısını, planlı ve kanaatkâr
olmasına bağlıyor.
Asım Kotil 55 yıllık emeğini çocuklarına devretmiş, şimdi bahçesindeki çiçekleriyle ilgileniyor. Ancak
her gün işyerine uğrayarak işlerin yürüyüşünü takip
ediyor, ziyaretine gelen dostlarıyla sohbet ediyor.
Rize esnaf erbabının aynı zamanda sevilen isimlerinden olan Asım Kotil, ticari hayatına 1957 yılında çok
cüzi bir parayla başlamış. Birkaç yıl tuhafiyecilik yapan
Kotil, tuhafiyecilikten kazandığı parayla işini yavaş
yavaş gıda sektörüne kaydırmaya başlamış. Bugün ise
40 personeli ile gıda toptancılığında Rize’nin en büyük
firmalarından birine sahip.
32
Asım Kotil, ticari hayattaki başarısını, planlı, hesaplı, kanaatkâr ve dürüst olmaya bağlıyor. Gençlere de
bu dört ana kurallara uymaları tavsiyesinde bulunuyor.
“Doğru doğrudur, doğru eğri olmaz” sloganını her an
aklında bulundurduğunu söyleyen Kotil, “Doğru çalıştığın sürece kaybetme şansın olmaz” diyor.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Asım Kotil kimdir?
Asım Kotil 75 yaşında Rizeli
ve Rize sevdalısı, memleketine hizmet etmeyi ilke olarak benimsemiş,
bunu yaparken de doğruluktan ödün
vermeyen bir tüccardır. Rizeliler
derneğinin İstanbul da ki ilk kurucularındandır..
Asım Kotil ticari hayatına ne zaman başladı?
Ticari hayatıma 1957
yılında nerdeyse parasız bir şekilde
tuhafiyecilik yaparak başladım.
Ekrem bey, yani dönemin belediye
Başkanı Ekrem Orhon, çok sayıda
işyerinin olduğu belediye bloklarını
yaptırıyordu. Arkadaşla beraber
sözleştik ve birden bire başladık.
1965 e kadar tuhafiyecilik yaptım.
Buradan kazandığım parayla iş alanımı gıda sektörüne yönlendirdim.
İşlerimi yavaş yavaş büyüttüm.
Bugün Kotiloğulları Koll. Şti adlı
firmamla gıda toptancılığı yapıyorum.
Şirketinizin bugün ki
konumu nedir?
Rize’de sayılı birkaç firmadan bir tanesiyiz. Buna en eski
firmalarından biri olduğumuzu da
ekleyebiliriz. Marka bayiliklerimiz
var. Ülker ve Tadım’ın bayileriyiz.
Pazarımız Rize ve Artvin bölgesini
kapsıyor. 40 çalışanımız var ve bu
çalışanlarımız araçlarımızla firmalara dağıtım yapıyorlar. Mahmutoğulları koll. Şti ile ortaklık kurarak
MA-KO firmasını da oluşturduk. Bu
şirketimiz Ülker markasının Rize ve
Artvin bölgesi dağıtımını yapıyor.
Yarım asırı geçkin süredir
iş hayatının içerisindesiniz.
Hala aktif çalışmanızın formülü
nedir?
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Esasında
eskisi kadar aktif
çalıştığım söylenemez. İkinci kuşağa
devrettik işleri. Biz
kurduk, büyüttük,
kazanır hale getirdik şimdi evlatlarımıza devrettik.
Şimdi onlar çalışıyor. Ben bahçemdeki çiçeklerimle
ilgileniyorum. Bizim
büyük işyerimiz
gıda çarşısında. Çocuklarımızda
orada duruyor. Ben ve ortağım
kayınbiraderim merkezde bulunan
dükkânımızda duruyoruz. Buradan
hem işleri takip ediyor hem de ziyaretimize gelen dostlarımızla sohbet
ediyoruz.
Peki eski günlerde ki
ticaretle bugün ki ticareti
kıyaslayacak olursanız neler
söylersiniz?
O günün ticareti kolaydı. Sözün itibarı vardı. Bugün ise
hayat zorlaştı. O zamanların yaşam
kalitesiyle bugünün yaşam kalitesi
arasında fark var. O günüde gördük
bu günüde gördük. O zamanlar
çek senet yoktu. Çek senet verilen
sözdü. Söz ile her şey halledilirdi.
İnsanlar birbirine güvenirdi inanır-
dı. Samimiyet vardı. Rekabet bile
o kadar farklıydı ki. Şimdi rakipler
birbirinin düşmanı adeta. Rekabetin
ne olduğu unutulmuş.
O dönemlerde ki rekabetten bahsedermisiniz?
Eski samimiyet kalmadı.
Mesela Mahmutoğulları var. Zamanında rakiptik biz bunlarla ama
öyle rakiptik ki sonunda Ülker’in
bayiliğinde ortak olduk. Ma-Ko diye
şirket kurduk ve ortaklığımız hala
sorunsuz devam ediyor. Biz hiçbir
zaman başka şirketin kaliteli elemanını almaya çalışmadık.Yada şirketin
aleyhinde konuşmadık.Ticarette
rakiptik sadece. Rekabet olması
gereken rekabetti. Mahmutoğulları’n
dan şimdiki ortağımla İstanbul da
mal alırken Sirkeci’de otelde beraber
yatardık. O zamanlar rakiptik. Akşam yemeğinde Kasımpaşa da çok
iyi yemek yapan bir yer vardı. Orda
beraber yerdik ama ertesi gün piyasada mal alırken birbirimize hiç
çatmazdık. Aynı yerden mal alırdık
ama ne aldı diye takip etmezdik,
aldığını saymazdık. İkinci kuşaklara nasihatimizde budur. Ticarette
dürüst olacaksın kendi hesabına
bakacaksın başkasının hesabına
değil. Esnaflık 40’larda, 50’lerde,
60’larda vardı.
50-60 lı yıllarda Rize’de
esnaflık nasıldı? Eskilerden
anlatabilir misiniz biraz
Söylediğim gibi dürüstlük,
hakkaniyet vardı. Her şeyden
öncelikli yardımseverlik vardı.
Akşamları bakıyorsunuz bugün
her saat lokantalar açık. Akşamda
açık ramazanda da açık. 65 den 78
e kadar ta Rize’den Artvin’e kadar
olan kısımdaki insanlar malını gidip
Trabzon dan alırdı. Biz o zamanlar
Belediye Başkanımız Ekrem Beye
dükkânların kirasını düşük tutun
bizde daha az karla mal satalım bu
kitleyi buraya çekelim dedik. Rahmetli Ekrem Bey bu teklifimizi kabul
etti. Böylece bu kitle bize döndü.
Bizde uzaklardan gelen müşterileri
ramazanda dükkânlarımızda yaptığımız güveçle oruçlarını bozdururduk.
Şimdi kolayı var. Müşteri gelince
lokantaya götürüyorsun yemeğini
yediriyorsun. Gerçi artık müşteri
33
gelme işi bitti. Ürünler servis arabalarıyla ayaklarına gidiyor.
O zamanlar hayat güvenliydi. Kimse kimsenin malına canına
kastetmezdi. Tedbire gerek yoktu.
Akşamları Rize de Bekçi Mehmet
diye biri vardı. Şehrin polisiye tedbirlerini o alırdı. O zamanlar sorunda olmazdı. Tek bir bekçi asayişi
sağlardı. Şimdi şehirde yüzlerce
polis dolaşıyor.
Kıdemli bir işadamı olarak Rize’nin ekonomik tablosunu nasıl değerlendirirsiniz?
Rize’nin nüfus oranı belli
buna karşılık fazladan ticaret hane
var. Rize’nin gelir kaynağı hala çay.
Çayın dışında gelir sağlama imkânı
az olmasına rağmen çok sayıda işyeri var. Bu da ticarethanelerin ömrünü kısaltıyor. Rize Türkiye nin gözdesi olarak görülür. Her evde sigortalı
var. Bu çay tarımından dolayısı ile
çay fabrikalarından olmuştur. Rizeli
esnafta bu sigortalıların aldığı maaş
ve emeklisinden satış yapmaktadır.
Gelir kaynağı çay, esnafta bundan
istifade edecek. Ticarethaneler bir
hesaba göre açılmıyor. Meraklıyım
okumaya. Gelişmiş ülkelerde bir
vatandaş bir semte dükkan açacak
ise hükümete bildirir, hükümette
derki sen bu mahalleye bir dükkan
açarsan rantabl olmaz ama şu ma34
halleye açarsan rantabl olur. İnsanlarda devletin yönlendirdiği yerde
işyerlerini açıyorlar. Burada öyle
değil ama. Nerede kiralık dükkân
var oraya hangi iş olursa kuruyorlar.
Bu hesaplar yapılamadan rastgele
dükkânlar açılıyor kapatanlar oluyor.
Yeni nesile tavsiyeleriniz
nedir?
Ticaret erbabı olan işine
devam edecek ama hesabını bilmeli
gelir gider hesabını sürekli kontrol
etmeli. Bugün ki teknoloji şartlarında bunu takip etmek çok kolay. Bilgisayarlar var. Takip etmekte sorun
yok. Bu konuda bahane üretemez.
Asil olmak lazım. Doğru dürüst olmak gerekir. Dürüst olan her zaman
kazanır. Doğru doğrudur. Doğru eğri
olamaz. Planlı yapanın kaybetme
şansı olmaz. Para hem kıymetli hem
de zararlıdır. Bulunması da kazanılması da zordur kanaatkâr olmak
lazım. Hangi dalda olursa olsun en
huzurlu insan gelirine göre giderini
ayarlayan kişidir. 55 yıllık ticaret
hayatımda vergi cezası görmüş değilim. Sigortasızda insan çalıştırmış
değilim. Bundan ötürü bu işi ikinci
kuşağa devredebildik.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
35
Yapımına Hız Verilecek
Rize OSB’de
Mutlu Son
Yargı, Rize OSB’nin kamulaştırma işleminde son noktayı koydu. Bazı
arazi sahiplerinin dava açması sonucu durdurulan OSB de, Yargının son kararıyla engeller ortadan kalktı ve yarım kalan istimlakların tamamlanması
için çalışmalar başlatıldı.
Rize’nin Kalkandere İlçesinde, kurulma çalışmaları yarım
kalan Rize Organize Sanayi Bölgesinde yargı son sözü söyledi ve
OSB de yapım çalışmaları kaldığı
yerden başlatıldı.
Rize’de, 2000 yılından beri
kurulması için çalışmalar sürdürülen Rize OSB de Kalkandere’de
bulunan 550 dönümlük arazinin
yüzde 60’lık kısmı kamulaştırılırken kalan kısmı arazi sahipleri ile
anlaşmaya varılamadığı için Bakanlar Kurulu kararı ile Cebri Kamulaştırma^ yoluyla kamulaştırılmıştı.
Cebri kamulaştırmaya karşı
çıkan bazı arazi sahipleri yargıya
başvurarak dava açmışlardı. Yargı
36
cebri istimlakte yürütmeyi durdurma kararı verince OSB de, ihalesi
yapılan yapımına başlanan alt
yapı inşaatı da durdurulmuştu.
Devam eden yargılama,
Danıştay İdari Davalar ve Daireler
Genel Kurulu’na yapılan başvuru
neticesinde Rize OSB’nin önünü
açan ‘Kamu Yararı nedeniyle cebri
kamulaştırma yapılabilir’ şeklindeki son kararın ardından Rize
OSB’nin önünde engel kalmadı.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Faruk Ofluoğlu, Gerekçeli kararın
tebliğinden sonra OSB de kaybedilen zamanın telafisi için hızlı bir
çalışma başlatacaklarını belirterek
“Özlenen organize sanayimize kısa
sürede kavuşacağımızın müjdesini
veriyorum” dedi.
Rize’nin en önemli sorununun işsizlik olduğunu her
konuşmasında dile getiren RTSO
Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Faruk Ofluoğlu “Organize Sanayi
Bölgesi Rize için büyük önem taşımaktadır. Dava konusu olmasaydı
Organize Sanayi Bölgemiz şu anda
faal durumda olacaktı. Bir çok tesis
üretime geçmiş olacaktı. Rize- Erzurum yolunun yapılmasıyla Rize
OSB daha da önem kazanacaktır.
Yeni iş sahalarına kavuşulacak ve
bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.” dedi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
RTSO’nun
Akreditasyonu
yenilendi
Sertifika ve plaketleri TOBB Başkanı
Hisarcıklıoğlu verdi
Akreditasyon projesi ile amaçlarının oda ve borsaların kapasite ve
hizmet kalitesini artırmak olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu plaket töreninde yaptığı konuşmada “Sizler, ilinizde ve
ilçenizde üyelerinizle temas kuracak, onların nabzını tutacak ve hizmet
üreteceksiniz ki, biz de burada sizin sesiniz olabilelim. Sizin sesinizi,
Türk iş camiasının sesini daha iyi duyuralım.”
Akreditasyon eğitimlerini
tamamlayan ve akreditasyonlarını
yenileyen oda ve borsalar sertifika
ve plaketlerini TOBB Başkanı M.
Rifat Hisarcıklıoğlu’nun elinden
aldı. Törende konuşan TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, oda ve
borsaların üyelerine en üst seviyede
standart hizmet vermesini öngören
akreditasyon sisteminin önemine
işaret ederken, “Kanaat önderi olan
oda ve borsalarımız her zaman bir
adım önden gitmeli. Takip eden değil,
yönlendiren olmalı” diye konuştu.
TOBB Birlik Merkezi’nde
düzenlenen törende, VII. dönemde
akredite olarak “5 yıldızlı hizmet”
yarışına katılan 15 oda /borsa daha
sertifika ve plaketlerini aldı. Törende
ayrıca, geçen yıl yeniden akredite
olan I, II ve V. Dönem 39 oda ve borsaya da sertifikaları verildi.
TOBB Başkanı M. Rifat
Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada,
akreditasyon sürecini 2001 yılında
başlattıklarını hatırlatarak, projenin
10. yılını tamamladığını söyledi. Bu
dönem akredite olan 15 oda ve borsa
ile birlikte akredite oda-borsa sayısıRize Ticaret ve Sanayi Odası
nın 100’e ulaştığını anlatan Hisarcıklıoğlu, 30 oda-borsanın sürecinin de
devam ettiğini bildirdi.
Akreditasyon projesi ile
amaçlarının oda ve borsaların kapasite ve hizmet kalitesini artırmak
olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı
M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Oda ve Borsalarımızın bu noktaya gelmesi, hem
özel sektörümüz hem de ülkemiz açısından çok önemli. Sizler, ilinizde ve
ilçenizde üyelerinizle temas kuracak,
onların nabzını tutacak ve hizmet
üreteceksiniz ki, biz de burada sizin
sesiniz olabilelim. Sizin sesinizi,
Türk iş camiasının sesini daha iyi
duyuralım. Bu kapsamda, Oda ve
Borsalarımızın üyeleri ile bağlarını
kuvvetlendirmek, ve sürdürülebilir
bir sistem kurmak için 2001 yılında
Dünya örneklerini inceledik. 3 temel
hedefimiz vardı: Oda ve borsalarımızın hizmet kalitesini artırmak, en
üst seviyede standart bir hizmet
sağlamak, üyeleri ile odalarımızın
bağlarını kuvvetlendirmek. Sonuçta en iyisi olduğunu gördüğümüz
İngiltere ve Almanya’nın Odalarını
örnek alarak bir sistem oluşturduk
ve “Akreditasyon Sistemini” kurduk.
Sistemi alıp orada bırakmadık. Her
zaman söylediğim gibi, akreditasyon
yaşayan bir süreçtir. O yüzden biz de
değişen şartlara ve ihtiyaçlara göre
sistemi sürekli revize ediyor, hep bir
adım ileriyi düşünüyoruz” dedi.
-“Akreditasyon Akademisi
oluşturduk”
Akreditasyon sistemini niye
kurduklarından bahseden TOBB
Başkanı Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Biz göreve geldiğimizde sadece 5
odamızda İngilizce konuşan personel
vardı. Eğer biz Türk özel sektörüne
hizmet edeceksek, o kapasiteyle hiçbir şey yapamayız dedik. Çünkü biz
vizyonumuzu ve hedeflerimizi büyük
tuttuk. 2001 yılının o karanlık ortamını hatırlayın. Ekonomi dibe vurmuştu. Ama daha kötüsü, kimsenin
geleceğe dair umudu kalmamıştı. O
karanlık günlerde biz çıktık, “Türkiye
dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacak” dedik.
Bu milletin, bu güce sahip olduğunu söyledik. İşte bugün
geldiğimiz noktaya bakın: 2011 yılında
dünyanın en hızlı büyüyen ikinci
37
ülkesi olduk. 200 ülkeye, 20 bin çeşit
ürün satıyoruz. Turizmde 7 destinasyon içerisindeyiz. Avrupa 2 yıldır
krizden nasıl çıkacağını tartışırken;
biz küresel krizden bu tarafa 2,5 milyon kişiye kayıtlı istihdam sağladık.
250 milyar dolar yatırım yaptık. Bu
başarı hikayesini Türk özel sektörü yazdı. Bunu siz yaptınız. Türk
özel sektörü artık her alanda bir
dünya markası. Bakın bugün artık
Dünyanın 10 büyük ekonomisinden
biri olma hedefini artık milletimiz
benimsedi. Çünkü şimdi herkes bu
gücü gördü. Ama bunu başaracaksak, yine özel sektör eliyle yapacağız.
Bunun başka yolu yok.”
-”Oda ve borsalar bir adım
önden gitmeli”
İl ve ilçelerde Türk özel
sektörünün çatı kuruluşu ve kanat önderi olan oda ve borsaların,
her zaman bir adım önden gitmesi
gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu,
“Çünkü dünya öyle bir hale geldi,
bilgi o kadar hızlı yayılıyor ki, her
şey çok hızlı değişiyor. Bu süreçte
firmalarımız kurumsallaşsın, yeniden
yapılanısın derken, onların asli temsil
mekanizması olan Oda ve Borsalarımız aynı kalabilir mi? Tam tersine,
Oda ve Borsalarımız önden gidecek
38
ki, firmaları o yöne çekebilsin. Siz
bir adım önden gideceksiniz, ve özel
sektörü ileriye taşıyacaksınız. Yani
takip eden değil, yönlendiren olacaksınız. Pasif değil, Aktif olacaksınız.
Hizmet eden, hizmet üreten olacaksınız. İşte o zaman ilinizde vazgeçilmez
olursunuz. İşte o zaman dışa açılmak
isteyen, proje üretmek isteyen, yatırım ve ihracat yapmak isteyen firma
size gelir, size danışır” dedi.
-”İnsana yatırım en kazançlı
yatırımdır”
TOBB olarak her adımı bu
vizyonla attıklarını bildiren Hisarcıklıoğlu, proje kapasitesi için
ABİGEM’i, finansmana erişim için
KGF’yi, dışa açılma için DEİK’i
önemsediklerini bildirdi. Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “Özellikle rica
ediyorum. DEİK temsilciliklerini alın
ve etkin kullanın. DEİK’le sürekli
irtibat halinde olun. Firmalarınızı
yönlendirin. Öte yandan kapasite
geliştirme stratejisi çerçevesinde; 65
Oda ve Borsamızı, 20 ülkedeki odalarla eşleştirdik. Kapasite transferi
sağladık. Bu projenin bütün kaynağını da AB’den finanse ettik. Şimdi
22 eşleştirme daha yapıyoruz. Aynı
şekilde, Oda ve Borsa personelinin
eğitimine de büyük katkı sağlıyoruz.
50 personele profesyonel AB uzmanlığı verdik. O kadar iyi eğitmişiz ki, bunların 15 tanesi ayrılarak
başka yerlerde çalışmaya başladılar.
Şimdi bu eğitim devam edecek.
Buna başvurun. Yine Oda ve Borsa
personelimizi AB odalarına göndererek yerinde eğitim veriyoruz. Oda
sisteminin çalışmasını gösteriyoruz.
Bu kapsamda 15 personeli Belçika’ya
gönderdik. Şimdi 15’er personeli de
Polonya, Avusturya ve Fransa’ya
göndereceğiz. Bunlara başvurun. Sizden para pul çıkmıyor. Unutmayın,
insana yatırım en kazançlı yatırımdır.
Bu imkânları değerlendirin. Personelinizin vizyonu arttıkça, Oda-Borsanızın vizyonu da artacaktır.”
-Oda ve borsa yöneticileri için
Oda Akademisi kurulacak
“Önümüzdeki dönemde iki
işi daha yapacağız: Birincisi, Oda ve
Borsa Meclis Başkanları, Yönetim
Kurulu Başkanları, Genel Sekreterleri ve yönetici personel için Oda Akademisini kuruyoruz. Bu Akademi’de
Oda-Borsa yönetimi ve hizmetleri
konusunda dünyanın en gelişmiş
sistemlerini öğreteceğiz. İkinci olarak
da, Oda-Borsalarımızın yerel ve ulusal politika oluşturma kapasitelerini
geliştirmek için her ildeki Üniversite
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
akademisyenlerini Oda/Borsa sistemine sokuyoruz. Bu alandaki kapasitemiz artık o kadar yüksek ki, şimdi
bütün coğrafyanın Oda - Borsa’larını, Genel sekreter ve personelini biz
eğitiyoruz. Bu aslında sizin eseriniz.
Bunu her yerde gururla söyleyin.”
-Akredite oda ve borsaların
cazibesi
Aktedite oda ve borsaların il
ve ilçelerin vazgeçilmezleri olduğunu
vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Akredite
olmak demek, bugün Avrupa’da bir
oda üyelerine, iş dünyasına hangi
hizmeti sunuyorsa Bizim Oda/Borsamız da o hizmetin aynısını sunuyor
demek. AB Odaları hangi standartlarda hizmet veriyorsa, o standartlarda hizmet veriyor demek. Yani
bu kalitenin ve hizmet anlayışının
belgesidir.
Akreditasyon Sertifikası’na
sahip olan Oda veya Borsa, üyelerine 5 yıldızlı hizmet veriyor, müşteri memnuniyetine göre çalışıyor
demektir. 5 yıldızlı iş yapıyorsunuz,
ama bunu duyurmuyorsunuz. Bu
olmaz. O yüzden, lütfen bu belgeyi saklamayın. Tam tersine Oda
ve Borsanızın en görünür yerine
gururla asın. Binalarınızın girişine
Akredite olduğunuza ilişkin tabelayı
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
koyun. Bunu meclislerinizde, meslek komitelerinizde anlatın. İlinizin
basın organlarında anlatın. İlinizdeki
STK’larla paylaşın.
Ben müşteri memnuniyetine
göre çalışırım deyin. “Gelin benden
hizmet alın” deyin. Ama Akredite olmuş Oda/Borsalarımız, bu sertifikayı
almakla, işin sonuna geldiklerini düşünmemeli. Tam aksine şimdi daha
büyük sorumluluk üstlendiniz. Artık
hizmet kalitenizi hep daha ileri götürmek zorundasınız. Artık müşteri
memnuniyetinden vazgeçemezsiniz.
Bundan sonra hep en iyisi olmak için
çalışacaksınız. Bakın, bugün Oda/
Borsalarımız arasında Avrupa büyük
kalite ödülünü almış Odamız bulunuyor. İşte bundan sonra “bu niye
benim Odam değil, benim Borsam
değil. Ben olmalıyım” diye çalışacaksınız.
-”Bizleri uyarın”
“Hizmet kalitesini artırma
noktasında; firmaların, yani üyelerinizin taleplerini toplayın. Bizden
daha fazla ne hizmet bekliyorlar,
bunu değerlendirin. ‘Bize şu hizmeti verin’ dedikleri noktalar olursa,
bunları projelendirin ve bize getirin.
Dediğim gibi, bizim Ankara’dan her
şeyi görebilme imkânımız yok. Ama
siz, illerinizde, ilçelerinizde talepleri
ve sorunları en yakından görenlersiniz. Bunları bize iletin ki yeni
kanallar açabilelim. Üyelerimize yeni
hizmetler sunabilelim. İnanıyorum
ki, bu vizyon, bu gayret, bu birlik
ve beraberlik, bizi hep daha iyiye
taşıyacaktır. Çünkü bizim en büyük
zenginliğimiz ve gücümüz birlik ve
beraberliğimiz.”
-TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete
TOBB Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı ve Akreditasyon Kurul Başkanı Halim Mete de
konuşmasında akreditasyon projesi
ile hizmette katma değer yaratma
konusunda önemli bir adım atıldığını ve emeklerin boşa gitmediğinin
görüldüğünü söyledi.
Projenin oda ve borsaların üyelerine daha iyi daha kaliteli
hizmet verebilmeleri için oluşturulduğunu anlatan Mete, sistemin ceza
üzerine değil ödül ve teşvik üzerine
yapılandırıldığını belirtti. Halim Mete
amaçlarının tüm oda ve borsaları
sisteme dahil etmek olduğunun altını
çizerken, “Tüccar ve sanayicimize yönelik hizmet kalitemizi daha
yukarılara taşımak zorundayız” diye
konuştu.
39
Karadeniz’de
hayata
dönüş
Rıza BİRKAN
Karadeniz Dalgıçları
Spor Kulübü Başkanı
Haber sitelerinde yer alan
manşetlerde Senem , Bayram ve
Berkay’ ın hayatlarını kaybettiği
yazıyor. Kaybedilen sadece gencecik
üç hayat değil aynı zamanda ülkemizin geleceğidir. Kayıp, geleceğin
üç öğretmeni, geleceğin üç doktoru,
mühendisi, sanatçısı veya idarecisidir. Kayıp, Türkiye’nin tüm fertleridir.
Karadeniz Dalgıçları Spor
Kulübü (KDD) tarafından Doğu
Karadeniz Bölgesi ve özellikle Rize
İlinde 2010 yılında yaşanan denizde
boğulma ve kaybolma vakalarının
ardından bir çalışma başlatıldı. Bu
çalışmada, okul çağındaki gençler
ve çocukların boğulmalara karşı
bilinçlendirilmesi, sıklıkla denize
40
girilen yerlerde bulunan balıkçı
barınaklarındaki insanların temel ilk
yardım konularında eğitilmesi ve her
türlü deniz ve hava şartında arama
kurtarma görevi üstlenebilecek bir
ekibin yetiştirilmesi hedeflendi.
Rize Valisi Sn. Seyfullah
Hacımüftüoğlu’nun yönlendirmesiyle KDD tarafından hazırlanan
Karadeniz’de Hayata Dönüş isimli
proje, İçişleri bakanlığı Dernekler
Dairesi Başkanlığı tarafından desteklenerek uygulamaya konuldu.
Önceki yıl başlayan ve bir
yıl süren proje için toplam 81.000
TL tutarında bütçe ayrıldı. Toplam
proje maliyetinin 30.000 TL lık kısmı
Dernekler Dairesi Başkanlığından
karşılanırken 51.000 TL lik kısmı da
KDD Yönetim Kurulu tarafından
karşılandı.
Oluşturulan KDD arama
kurtarma ekibi bir yıl boyunca kesintisiz olarak farklı ortamlarda eğitime devam etti. Eğitim çoğunlukla
Karadeniz’in sahil kesiminde ve iç
sularda gerçekleşti. Arama kurtarma
eğitimlerinde kayıp şahısların aranıp
bulunması senaryosu öncelikli olarak defalarca çalışıldı. İnsan bedenine özdeş ilk yardım mankenleri daha
önceden belirlenen sahalarda denize
bırakıldı. Kayıp mankenin yerini
bilmeyen arama kurtarma ekibi ise
tatbiki kaza bölgesine ulaşarak yer
tespit ve çıkartma çalışmaları gerçekleştirdi. Çalışmalar sırasında yan
tarayıcı sonar ve sonda kamera gibi
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
cihazların kullanımını da öğrenen
ekip sert hava ve deniz koşullarında
görev yapabilecek seviyede eğitildi.
Proje kapsamında satın alımı yapılan dip görüntüleme cihazları
ile gerçekleştirilen tatbikatlarda elde
edilen verilerle Doğu Karadeniz’in
daha önce araştırılmamış yerleri
incelendi, derin suda yaşayan çeşitli
canlılar ve deniz zemini ile ilgili bulgular Rize Üniversitesi ile paylaşıldı.
Bölgede kayalık dip yapısının az
oluşu nedeni ile balık popülasyonunun yeterince korunaklı alanlardan
yoksun oluşu ve aşırı avcılığa maruz
kalmaları nedeni ile hızla tükendikleri gözlemlendi. Bu paylaşım
neticesinde çeşitli yeni araştırmalar
başlatıldı ve Rize ‘de suni resif oluşturulması kararı alındı.
Söz konusu araştırmalardan
elde edilen farklı bulguların ise tarihi
ve kültürel değere sahip olduğu gözlemlendi. Bu konuda yapılan çalışmalar neticesinde Devlet Planlama
Teşkilatı ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen,
denizlerimizdeki tarihi ve kültürel
varlıkların tespitine yönelik Derinlerdeki Tarihe Yolculuk isimli yeni
bir proje uygulamasına başlandı.
Rize’de uygulamaya başlanan suni resif çalışması ve Derinlerdeki Tarihe Yolculuk isimli proje,
Karadeniz’de Hayata Dönüş Projesi
kapsamında yapılan çalışmaların
ürünüdür. Projenin çapraz faydaları
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
ile bölge bilimsel, çevresel, tarihi ve
kültürel anlamda da kazanımlar elde
etmektedir.
Proje sonuçlarının paylaşımı
amacıyla Rize de çeşitli okullarda
yaklaşık 2000 öğrenciye seminer
düzenlendi ve 5000 adet broşür
dağıtıldı. Seminerlerde farklı yaş
guruplarından öğrencilere, çevresel
sorunlara karşı duyarlılık bilinci
oluşturulmaya çalışıldı. Yaşanan
boğulma vakaları sonucu oluşan can
kayıplarının en aza indirilebilmesi
için seminerler sırasında gençler ve
çocuklar bilgilendirildi. Haber vermeden denize gitmemeleri, yanlarına mutlaka kendilerini yüzdürebilecek bir cisim bulundurmaları, plaj ve
cankurtaran olmayan yerlerin riskli
olabileceği konuları işlendi.
Rize İl Sağlık Müdürlüğü’nün
desteği ile gençlerin ve çocukların
sıklıkla denize girdiği yerlerde yerleşik olarak bulunan 120 balıkçıya
temel ilkyardım eğitimi verildi. Uygulanan proje kapsamında
gerçekleştirilen tüm bu çalışmalar
neticesinde muhtemel can kayıplarının en aza indirgenmesi, olayların
vuku bulma durumlarında ise kayıp
veya kazazedelere en kısa sürede
ulaşılarak kazazede aileleri ve yakınlarının mağduriyetlerinin en kısa
sürede azaltılması hedeflenmiştir.
Başta Van - Erciş depremi
olmak üzere Rize -Erzurum İspir
Yolu Ovit Geçidi çığ düşmesi, Artvin
Çoruh Nehri araç ve can kaybı,
Erzurum Tortum Gölü araç ve can
kaybı ve Rize Kıyılarında boğulma olaylarındaki arama kurtarma
faaliyetleri neticesinde başarısını
ispatlayan KDD ekibi Karadeniz’de
Hayata Dönüş isimli proje sürecini
de başarı ile sonlandırmıştır.
Ülkemizde KDD gibi bir çok
dernek , sualtı toplulukları , spor kulüpleri , üniversite kulüpleri ve ticari
dalış merkezleri bulunmaktadır. Her
geçen gün bu dernek ve topluluklardan yeni proje uygulamaları , sportif
başarı, rekor, şampiyonluk haberi
gelmektedir. Bu tür olumlu gelişmeler ülkemizde biz doğaya ve sualtı
sporlarına gönül verenlerin geleceğe daha umutla bakmasına neden
olmaktadır.
Sadece şikayet edip fikir
üretimi ve aksiyondan uzak kalarak ilerleme sağlayamayacağımızı
geçmiş yıllar ispatlamaktadır. Çevresel sorunlar ve sualtı sporları ile
ilgilenen kulüp ve dernekler , talep
ve projelerini geçerli nedenler ve
mantıksal çerçeve dahilinde ilgili
birimler ile paylaştıklarında gerekli
yardım ve desteği bulacaklardır.
İl Valilikleri, Kalkınma Ajansları
ve benzeri birimler, insan, çevre,
kültür ve doğa odaklı projelere
daha önce hiçbir dönemde olmadığı
kadar destek vermektedirler. Birliktelik ve üretkenlik dolu bir gelecek
dileklerimle.
41
Dünya Gümrük
Günü kutlandı
TOBB Başkan Yardımcısı Halim Mete düzenlenen kutlama toplantısında
yaptığı konuşmada, gençliğinde gemilerde çalıştığı yıllardan beri gümrük
teşkilatını tanıdığını belirterek “Büyüklerimiz o günlerde ‘gümrük muhafaza
değil de Allah muhafaza’ derdi. Ama o günler geride kaldı. Bugün çok önemli
bir yerde gümrük teşkilatımız’’ dedi.
Kazan’daki Ankara Lojistik Üssü’nde, Dünya
Gümrük Günü ve Türkiye ile Hollanda arasındaki
diplomatik ilişkilerin tesisinin 400. yıldönümü kapsamında düzenlenen etkinliğe katılan TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halim Mete, gümrük
teşkilatının çalışmalarını övdü.
TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Halim Mete, gençliğinde de gemicilik yaptığını ve
gemileri Çanakkale’ye girdiğinde karşılaştıkları
gümrük muhafaza memurlarının, çıkışta beyan
ettikleri iç çamaşırların sayısına bile dikkat ettiğini söyledi. Mete, ‘’İç çamaşırı çıkarken 5 taneydi.
Gelişte 10 tane iç çamaşırın var diye yakalandığımız
günlerden beri tanıyorum Gümrük Teşkilatını. Büyüklerimiz o günlerde “gümrük muhafaza değil de
Allah muhafaza” derdi. Ama o günler geride kaldı.
Bugün çok önemli bir yerde gümrük teşkilatımız’’
diye konuştu.
42
Törende, Türkiye-Hollanda arasında Gümrük İşbirliği Mutabakat Zaptı da imzalandı. Yazıcı,
burada yaptığı konuşmada, gümrüklerin, ilk çağlardan günümüze dek uluslararası ticari ve ekonomik
ilişkilerde önemli bir yer tuttuğunu anlattı.
Hollanda ile Türkiye arasında ticaret hacminin son 10 yılda ikiye katlandığını belirten Yazıcı,
şunları söyledi:
‘İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin ulaştığı yüksek düzey ve özellikle Hollanda’da
yaşayan yaklaşık 400 bin nüfuslu Türk toplumu,
siyasi ve sosyal ilişkilerimizi güçlendiren önemli ögelerdir. Hollanda’daki 18 bin civarında Türk
kökenli işveren ekonomiye canlılık ve önemli katkı
sağlamaktadır. Hollanda’da yerleşik Türklerin yaptığı toplam 5,6 milyar avroluk yatırımın oluşturduğu
istihdam kapasitesi de 50 bine ulaşmıştır. 2011 yılı
sonu itibariyle ülkemizde yaklaşık 2 bin Hollanda
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
sermayeli firma bulunmaktadır.’’
Türkiye’nin, bölgesel ve
küresel entegrasyonda merkezi
bir rol oynadığına işaret eden Yazıcı, Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz Havzası, Kafkasya, Orta Asya
ve Orta Doğu gibi bölgelerdeki
son ekonomik ve politik gelişmelerin de Türkiye’nin bölgedeki
rolünü ve önemini daha açık biçimde ortaya koyduğunu kaydetti.
Lojistik merkezlerin
kurulması, geliştirilmesi ve ülke
sathında dış ticaret sektörünün
ihtiyaçlarının bir merkezde karşılanmasının, bakanlığının özellikle
önem verdiği bir konu olduğuna
işaret eden Yazıcı, ‘’Türkiye’de
lojistik ve ulaştırma sistemlerinin
bütünsel bir biçimde geliştirilmesi ve Türkiye’nin uluslararası
ve bölgesel anlamda lojistik üs
imkanlarına kavuşturulması için
ilgili kurumlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda,
Avrupa’da önemli bir lojistik
merkez konumunda olan Hollanda ile yaptığımız çalışmalar, bu
alanda tecrübelerin paylaşılması
bakımından bizim için önem arz
etmektedir’’ diye konuştu.
Gümrüklerde gerçekleştirilen tüm yeni düzenlemelerle
ithalat ve ihracat işlemlerinin
kolaylaştırılmasını hedeflediklerinin altını çizen Yazıcı, dünya
ticaretinde maliyetlerin yaklaşık
yüzde 15’ini gümrük işlemlerinin
oluşturduğunu, OECD’nin bir
araştırmasına göre bu orandaki
yüzde 1’lik bir azalmanın dünya
ekonomisine yaklaşık 40 milyar
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
dolarlık bir katkı sağlayacağını
anlattı.
Hollanda Gümrük İdaresi Başkanı Willy Rowers ise,
Hollanda’nın geçen yıl Türkiye’ye
gümrük müşaviri atadığını belirtti. Gümrüklerde muhafaza
işlemleri yapılırken tedarik zinciri
konusuna dikkat edilmesi ve tedarik zinciri sistemlerinin akıllı
sistemlerle desteklenmesi gereğine işaret eden Rowers, AB’nin
gümrük müktesebatının, ticaret
ortaklarıyla birlikte uygun şekilde
yürütülmesi gerektiğini de vurguladı.
Törende konuşmaların
ardından DGÖ Liyakat Sertifikaları, Bakan Yazıcı, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Fatih Metin ve Türkiye-Hollanda Parlamentolararası Dostluk
Grubu Başkan Vekili ve AK Parti
İstanbul Milletvekili İsmail Safi
tarafından sahiplerine verildi.
Daha sonra Türkiye ile Hollanda
arasında, Gümrük mevzuatının
doğru bir şekilde uygulanması ve
gümrük suçlarıyla mücadele konularında karşılıklı idari yardımı
içeren Mutabakat Zaptı imzalandı. Ayrıca, iki ülke arasında teknik
yardım hususlarının belirlendiği
Niyet Mektubu’na da imza atıldı.
43
RTSO’dan
bir etkinliğe
daha destek
Rize Fotoğraf Sanatı Derneği
(RİFSAD) 3. Dönem Fotoğraf Sanatı
Temel Eğitim Kursu belge töreniyle sona erdi.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
toplantı salonunda gerçekleşen
sertifika törenine, Rize Valisi
Seyfullah Hacımüftüoğlu, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Yenice, İl
Özel İdaresi Meclis Başkanı Hakan
Gültekin, Ticaret ve Sanayi Odası
Meclis Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu, RTSO Yön.Kurulu
üyesi Murat Artan ve kursiyerler
katıldı.
Üç ay süren ve 87 kursiyerin
sertifika aldığı 3. Dönem kursuyla
Rifsad’ın toplam kurs verdiği kişi
sayısı 235’e ulaştı.
Sertifika töreninde Ticaret ve
Sanayi Odası Meclis Başkanı Şaban
Aziz Karamehmetoğlu, İl Emniyet
Müdürü Hüseyin Yenice, İl Genel
Meclisi Başkanı Hakan Gültekin,
yaptıkları konuşmada Rifsad Yönetimini başarılı çalışmalarından
dolayı kutladılar.
RTSO Meclis Başkanı Şaban
44
Aziz Karamehmetoğlu, bu tür sosyal etkinliklere oda olarak yardımcı
olduklarını, katkılarının bundan
sonrada devam edeceğini söyledi.
Vali Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu Rısfat’ın başarılı çalışmalara imza attığını ifade ederek
“Rifsad, açmış olduğu kurslarla
fotoğraf sanatını hem geliştiriyor
hem de sevdiriyor. Rize’yi tanıtıcı
fotoğrafların yer aldığı sergiler
beğeniyle izleniyor. Rifsad’ın bundan sonraki çalışmalarında dernek
yöneticilerine başarılar diliyorum.”
Rifsatın kurs sonu sertifika
töreninde, kursiyerlerin çekmiş
olduğu fotoğraflarla slayt gösterisi
yapıldı. Beğeniyle izlenen sunumda
ayrıca Kaçkar Dağları ve su altı
karma fotoğrafları ilgi çekti.
RTSO ya, katkılarından dolayı Rifsat tarafından hazırlanan
plaket Emniyet Müdürü Hüseyin
Yenice RTSO Meclis Başkanı Şaban
Aziz Karamehmetoğlu’na sunarken
Rifsat Başkanı Emin Kanbur’da
Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu’a
desteklerinden dolayı plaket verdi..
Rifsat’ın
3. dönem
kursuna
katılanlar
sertifikalarını
aldı...
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
45
Rize’de Turizme Bayan eli
Sündüz Yeniçırak
Hayallerini gerçekleştiren Rize’nin başarılı
iş kadını Yeniçırak,”Amacım Karadeniz’in
keşfedilmemiş, turizme açılmamış alanlarını
tanıtmak ve eskiyi bugüne taşıyarak yaşatmaktır.”
Rize’nin başarılı ve girişimci iş
kadınlarından biri olan Sündüs Yeniçırak hotel ve restoran sektöründe
yöreye hizmet sunmanın gururuyla
hayallerinin gerçekleştiğini söylüyor.
Son yıllarda Doğukaradeniz›in,
Rize›nin, Turizme damgasını vuran
ilçesi Çamlıhemşin de butik otelRestorant işleten Sündüz Yeniçırak
yöreyi, insanlara hizmet sunarak
tanıtmanın gururunu yaşıyor..
Sündüs Yeniçırak. “20 yıldır
tek hayalim kendi topraklarımda kendime ait bir işletme açarak yöremi
yaşamak ve gelenlere yaşatmaktı.
Şimdi bunu başarmanın gururu
içerisindeyim.” diyor.
Bir kadın ve anne olarak
hizmet sektörünün en riskli ve
yorucu alanlarından birinde hizmet
vermenin zor olduğunu ancak işi seviyor olmanın tüm zorlukları kolaylaştırdığını ifade eden Yeniçırak, bir
bayan olarak Rize’de başarıya imza
atmanın mutluluğunu hiç bir şeye
değişmeyeceğini söylüyor:
46
Yöreden bir süre ayrı kalmanın kendisini daha da çok bu topraklara bağladığını belirten Yeniçırak
şöyle devam ediyor “Genç yaşta
uzaklaştım yöremin çiçek kokusundan, yeşilinden, derelerin coşkun
akan sesinden. Ama içimde her
zaman yöreme dönüp kendi toprağımda çalışmak, çalışırken de yöremi
başka insanlara tanıtmak özlemi
vardı.
Kuşadası’nda turizm acenteliği yapmaya başlayınca, yöreme
döndüğüm zaman hangi sektörde
hizmet verecek olduğum da kafamda
canlanmaya başladı. Şansım vardı ki
eşim Rize’de göreve başladı ve böylece topraklarıma geri döndüm. “Sermayem Baba Torağı oldu”
Hayalini gerçekleştirmek için
elimde hiç sermayesi yoktu. Sadece
baba toprağı vardı. Bugün ki hayaline
ulaşmasında eşinin ve ailesinin çok
büyük desteği olduğunu söyleyen
Sündüz Yeniçırak, baba toprağından, restoran ve butik otele uzanan
işyerinin öyküsünü şöyle anlatıyor
“Hayalimde küçüklüğümden beri otel
açmak vardı. Eşimden ve ailemden
aldığım destekle hayalimin temelini
attım. Tek sermayem baba toprağımdı. Sezonun sadece 4 ayla sınırlı
olduğu bir yörede kazancını yatırıma
dönüştürmeye kalkmak ve iyi bir otel
yapmak oldukça riskliydi ama temeli
atmıştım bir kere. Hiçbir zaman
karamsarlığa düşmedim ve başladığım işi bitirme gayreti içinde oldum.
Şimdi dünya standartlarında butik
hotel işletiyorum.”
Bundan sonraki hedefinin
eskiyi bugüne taşımak olduğunu
söyleyen Yeniçırak “Misafirlerimize,
geleneklerimizi öğretiyoruz. Onları
köy evlerinde gezdiriyor, mutfaklarında yemek yaptırıyor, çay toplatıyor ve akşamları da yöresel çalgımız
olan tulum eşliğinde horon etmeyi
öğretiyoruz. Amacım Karadeniz’in
keşfedilmemiş, turizme açılmamış
alanlarını tanıtmak ve eskiyi bugüne
taşıyarak yaşatmaktır.”
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
47
© copyright
48
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
© copyright
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
49
Demir ATEŞ
Tüketici Müdürlüğü
Evrensel tanımı ile
Bilinçli Tüketici
Tarihin ilk çağlarında insanlar ihtiyaçları için
ürettikleri ve ihtiyaç fazlası olan mallarını trampa ederek
diğer ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmışlardır. Daha sonra
paranın yaygınlaşması, üretilen malların çeşitlenmesi
sonucu kamu düzeni ve halk sağlığının korunması için
güçlü üretici kuruluşlar karşında zor durumda kalan
tüketicilerin himayesinin yasal olarak korunması zorunlu hale gelmiştir. Bu felsefelerin sonucunda da tüketici
hakları ortaya çıkmıştır.
Tüketici haklarının dünyada kabul görmesinin
evveliyatı Milattan Önceye kadar uzandığı sanılmaktadır.
İlk örgütlü hareket 1928 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde oluşmuştur. Amerikan standartlar barosunda
mamuller teste tabi tutulmuş, raporlar “Tüketici Raporu” adıyla yayınlanmaya başlamıştır. Tüketici koruma
çalışmaları bu olaydan sonra çığ gibi büyüyerek devam
etmiştir. 15 Mart 1968 yılında başkan Kennedy’nin Temsilciler Meclisinde yaptığı konuşma sonucu bu önemli
tarih “Dünya Tüketici Hakları Günü” olarak kutlanmaya
başlamıştır.
Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da
tüzel kişiler bilimsel ve hukuki anlamıyla tüketici olarak
tanımlanmıştır. Buradan da anlaşıldığı gibi tüketicinin
aldığı mal tamamlanmış bir ürün olmak zorundadır.
Bunu iyi anlamak için öncelikle “Tüketici sözleşmesi” ve
“Tüketici” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır.
“Tüketici Sözleşmesi” modern çağın ihtiyaçlarından doğan kendine özgü bir sözleşme türü olup,
Almanya, İsviçre, Fransa ve Belçika gibi ülkelerde genel
kanunlarda yapılan değişikliklerle düzenlendiği halde,
Ülkemizde Anayasa’nın 172.Maddesinin emri gereği
08.03.1995 tarihinde çıkarılan 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkındaki özel Kanunla düzenlenmiştir.
Tüketici sözleşmeleri, Roma Sözleşmesinin 5/1 maddesinde “Tüketicinin mesleki veya ticari bir faaliyetine dahil
sayılmayacak bir amaçla bir menkul malın teslim edilmesine veya bir işin görülmesine ilişkin olan veya böyle
50
bir muameleyi finanse etmeyi hedefleyen sözleşmeler”
olarak tanımlanmıştır.
İsviçre Devletler Özel Hukuku Kanununun 120.
maddesinde de, “Tüketicinin kendisinin yada ailesinin
kullanımına ilişkin olmakla birlikte, onun mesleki yada
ticari faaliyetleri ile ilişkili olmayan, olağan tüketime
yönelik edimler hakkındaki sözleşmeler tüketici sözleşmeleridir” şeklinde daha açık ve net bir tanım yapılmıştır.
Tüketici ise, 1993-1995 yıllarını kapsayan A.T. Komisyonunun İkinci Eylem Planında, “Mal yada hizmet edimlerini
mesleki amaçlar dışında kullanım amacıyla devir alan,
alım gücü az yada çok gerçek veya tüzel kişiler” olarak
tarif edilmiştir.
Tüketici Sözleşmesi ile Eser sözleşmesi birbirlerinden farklı kavramlar olup farklı hukuki zeminlerde
tüketici hakları aranmaktadır. Borçlar Kanununun 355
inci maddesine göre Eser Sözleşmesi; İstisna bir akittir
ki onunla bir taraf ( müteahhit ) diğer tarafın ( iş sahibi
) vermeyi taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey
imalini iltizam eder hükmünü getirmektedir. Bu maddeden sonra gelen maddede ise müteahhidin mesuliyeti
ile malzeme ve ihtimamlı iş yapmayı ve yapılacak işin
zamanlaması, kusur gibi bölümler mevcuttur.
Eser sözleşmesini satım sözleşmesinden ayıran
en önemli yan satımdaki montaj işleminin imalatı içermemesine karşın, eser sözleşmesinde aynı zamanda imali
de bünyesinde barındırıyor olmasıdır. Ayrıca satım da
sözleşme anında satılan alınan şey mevcut ve kullanılabilir iken, eser sözleşmesinde sözleşme anında eser ortada
olmayıp, sözleşmeden sonra imali söz konusudur. Eser
sözleşmesi ile yapılan işler satış anında işleyecek halde
değildir. İşler hale gelebilmesi ve amacını gerçekleştirmesi imalatı gerektirmekte, sistemi oluşturan parçaların ve
ayrı ayrı işleve sahip bölümlerin bir araya getirilmesi ve
imali ile oluşmaktadır.
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
tüketicinin yararlanmasına sunduğu 4 üncü maddesinde
ayıplı mal; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanRize Ticaret ve Sanayi Odası
ma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan
veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya
teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği
etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan
beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi,
hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar” olarak
tanımlanmıştır.
Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar,
ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra
ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden
itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut
ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın
neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak
talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler
zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden
başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan
malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile
gizlenmişse (özellikle büyük sanayi mallarında üretimden
kaynaklanan ve yetkili merciler tarafından tespit edilen
ayıplarda) zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.
Tüketicileri Sanayi mallarına karşı koruyan
kanunun 13 üncü Maddesinde: İmalatçı veya ithalatçılar
ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala
ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin
tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu
satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın
teslim tarihinden itibaren başlar ve tüketici kanununa
göre asgari iki yıldır. Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki
malların, garanti süresi içerisinde arızalanması halinde
malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka
herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin
tamir ile yükümlüdür.
Garanti kapsamında tüketicinin yararına sunulan bir sanayi malında oluşan arızalara karşın Tüketici
onarım hakkını kullanmışsa, ürünün garanti süresi
içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi (bir yıl içerisinde arızasından dolayı 4 defa, toplam garanti süresince 6 defa) veya
tamiri için gereken azami sürenin aşılması ( resmi tatil ve
Pazar günleri hariç 20 iş günü) veya tamirinin mümkün
bulunmadığının anlaşılması hallerinde, tüketicilere kanunun 4 üncü maddede yer alan ( Bedel iadesi, misli ile
değişim, ücretsiz tamir ve ayıp oranında bedel indirimi)
seçimlik haklarını kullanmakta özgürlük tanınmıştır.
Mal ve hizmet satın alırken temel ihtiyacını ön
planda tutan; satın alacağı mal ve hizmetlerin kaliteli,
güvenli, ucuz ve sağlıklı olması konusunda araştırmada
bulunan; firmalar arasında güvenirliliği ön planda tutan;
hakkını bilen, haklarına sahip çıkan ve savunan; çevreye
karşı duyarlı olan, yurdumuzu ve dünyanın her köşesini
kendi evi gibi düşünen; her çeşit savurganlık ve israfın
karşısında olan; tüketici haklarının yerleştirilmesi ve
korunmasının; tüketicilerin birliği, organize olmaları ve
örgütlenmeleriyle sağlanabileceğine inanan kişiler bilinçRize Ticaret ve Sanayi Odası
li tüketicidir.
Tüketici ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet almadan
önce iyice düşünmeli, gezerek, araştırarak ve kalite-fiyat
karşılaştırması yaptıktan sonra satın almalıdır. Satın
alınan ürün için “eşim beğenmedi, dar geldi, rengini
beğenmiyorum” “daha ucuzu varmış” gibi nedenlerle
para iadesi ve değişim gibi bir yasal hakkın tüketicilere
kanunlarımız ile tanınmadığını bilmelidir. Ancak müşteri
memnuniyeti açısından satıcılar tarafından güvenilir
müşterilerin bu taleplerini yerine getirmek etik olarak
doğru bir davranıştır. Bunun istisnası olarak kanun,
işyerimize, evimize gelerek yapılan satışlarda 7 gün içerisinde hiçbir mazeret göstermeden cayma hakkını tüm
tüketicilere tanımıştır.
Kanunun verdiği hakları doğru olarak kullanabilmemiz için fişsiz veya faturasız alışveriş yapmamalı,
etiketsiz ürünleri almamalı, etiket üzerindeki bilgileri
dikkatli okumalıyız. Özellikle dayanıklı tüketim mallarında garanti belgesi ve kolay ulaşabileceğimiz satış sonrası
servis hizmetlerini araştırmalıyız. Dışarıdan ithal yoluyla
gelen mallarının nasıl kullanılacağını gösteren Türkçe
Kullanma Kılavuzu bulunmayan ürünlerin satışının İdari
Para Cezası ile cezalandırıldığını ve risk taşıdığını bilmeliyiz. Malın performansının sonradan ortaya çıkacak
durumlarda, paranın tamamını ödenmekten imtina etmeli, satıcının yazılı olmayan her önerisi ve vaatleri kabul
edilmemeli, karar satıcıya bırakılmamalıdır.
Bilinçli tüketici bayram öncesi, bayram günleri ve turistik bölgelerde alışveriş en aza indirilmelidir.
Eşdeğer mallar arasından yerli malları tercih etmeli, her
tür indirimden yararlanmaya çalışmalıdır. Başta sanayi
malları olmak üzere ihtiyaçlarımız için satın aldığımız
mallara ait kullanım kılavuzunu iyice okuduktan sonra
kullanılmalı, dayanıklı tüketim mallarında mümkünse
ambalajı serviste açıp kullanım şeklini öğrenmeli, eve
getirilen ürünleri mutlaka ambalajında olmalı, ambalajları ise yetkili servise açtırarak kurdurmalı, ambalajından
hasarlı olarak çıkabilecek ürünler teslim alınmamalı,
teslim alınmış ise hasar veya ayıp derhal ortak tutanak
ile kayıt altına alınmalı ve durum satıcıya bildirilmelidir.
Yukarıda geniş bir şekli ile verilen açıklamalar
sonucu satıcı/sağlayıcılar ile tüketicilerin bilinçlendirilmesinin sağlanması, mal ve hizmet alımlarında alış verişe
ait satış belgelerini almaları, bu belgeleri ürünün kullanım ömrü boyunca muhafaza etmeleri, sanayi malları
için fatura ile birlikte Garanti Belgesi ile Türkçe kullanma kılavuzunu almalarını, bu kurala uymayarak satış
yapan imalatçı, satıcı, acente ve bayilerin İlimiz Merkez
Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine yazılı olarak
veya tüketiciler için özellikle kurulan ve mesai saatleri
içerisinde hizmet veren ALO-175 Tüketici hattına sözlü
müracaat etmeleri halinde yasal haklarını arayabileceklerini, satıcılar tarafından tüketici aleyhine yapılan icra
takiplerinde borca itiraz üzerine itirazın iptali davalarının
İlimiz Merkez Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinde
karara bağlanacağını, görsel ve yazılı basını da kullanarak
tüketicilerin bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.
51
Bölge Turizmini geliştirmek İçin Turizm
Müdürleri bir araya geldi
Karadeniz’de
iller markalaşacak
Rize’nin Kalkandere İlçesinde, kurulma çalışmaları yarım
kalan Rize Organize Sanayi Bölgesinde yargı son sözü söyledi ve
OSB de yapım çalışmaları kaldığı
yerden başlatıldı.
Rize’de, 2000 yılından beri
kurulması için çalışmalar sürdürülen Rize OSB de Kalkandere’de
bulunan 550 dönümlük arazinin
yüzde 60’lık kısmı kamulaştırılırken kalan kısmı arazi sahipleri ile
anlaşmaya varılamadığı için Bakanlar Kurulu kararı ile Cebri Kamulaştırma yoluyla kamulaştırılmıştı.
Cebri kamulaştırmaya karşı
çıkan bazı arazi sahipleri yargıya
başvurarak dava açmışlardı. Yargı
cebri istimlakte yürütmeyi durdurma kararı verince OSB de, ihalesi
yapılan yapımına başlanan alt
yapı inşaatı da durdurulmuştu.
Devam eden yargılama,
Danıştay İdari Davalar ve Daireler
Genel Kurulu’na yapılan başvuru
neticesinde Rize OSB’nin önünü
açan ‘Kamu Yararı nedeniyle cebri
kamulaştırma yapılabilir’ şeklindeki son kararın ardından Rize
OSB’nin önünde engel kalmadı.
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Faruk Ofluoğlu, Gerekçeli kararın
tebliğinden sonra OSB de kaybedilen zamanın telafisi için hızlı bir
çalışma başlatacaklarını belirterek
“Özlenen organize sanayimize kısa
sürede kavuşacağımızın müjdesini
veriyorum” dedi.
Rize’nin en önemli sorununun işsizlik olduğunu her
konuşmasında dile getiren RTSO
Yönetim Kurulu Başkanı Ömer
Faruk Ofluoğlu “Organize Sanayi
Bölgesi Rize için büyük önem taşımaktadır. Dava konusu olmasaydı
Organize Sanayi Bölgemiz şu anda
faal durumda olacaktı. Bir çok tesis
üretime geçmiş olacaktı. Rize- Erzurum yolunun yapılmasıyla Rize
OSB daha da önem kazanacaktır.
Yeni iş sahalarına kavuşulacak ve
bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.” dedi.
Rize dördüncü bölgede yer aldı
Yeni Teşvik Sistemleri açıklandı
Ekonomi Bakanlığı’nın uzun
süredir üzerinde çalıştığı yeni teşvik
sistemi açıklandı.
Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma
Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın
ortak çalışmalarıyla, illerin sahip
oldukları çok çeşitli sosyo-ekonomik
veriler doğrultusunda oluşturulan
veri setleri kullanılarak önceki Düzey
2 bölgeleri sisteminin yerine iller
bazında uygulanacak olan yeni bir
sistem meydana getirildi.
Daha önce 2009 yılından bu
yana uygulanmakta olan “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki
Karar(2009/15199)” yeni sistemle
birlikte yürürlükten kaldırılmaktadır.
Eski sistemde temelde var olan 6
52
destek başlığı yeni sistemde oranları,
uygulama alanları değiştirilerek uygulanmaya devam edilirken, yeni destek
kalemleri de eklenmiş bulunmaktadır.
Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon illerinden
oluşan TR90 Bölgesi önceki sistemde
var olan 4 bölgeli teşvik sisteminde
yer almış ve destek unsurlarından
en yüksek oranda faydalandırılması
öngörülmüş iken yeni sistemde teşviklerin bölgeler yerine iller bazında
uygulanması öngörülmüştür. Trabzon
ili 3. bölge illeri arasında yer alırken
Rize ve Artvin 4. bölgede yer almıştır. Giresun, Gümüşhane ve Ordu
illeri ise 5. bölge illeri grubunda yer
alarak diğer TR90 Bölgesi illerine
göre teşviklerden daha yüksek oranda
faydalanacaktır.
Yeni teşvik sistemi, “Genel
Teşvik Sistemi, Bölgesel Teşvik
Sistemi, Büyük Ölçekli Yatırımların
Teşviki, Stratejik Yatırımların Teşviki”
olmak üzere 4 bileşenden oluşmaktadır. Destek kalemleri, bileşenlerin
her birinde tür ve oran bakımından
değişiklik gösterirken bu kapsamda
uygulanacak olan destek unsurları
temelde şöyledir:
•KDV İstisnası,
•Gümrük Vergisi Muafiyeti,
•Vergi İndirimi,
•Asgari ücret üzerinden hesaplanan Sigorta Primi İşçi ve İşveren
Hissesi Desteği,
•Faiz Desteği,
•Yatırım Yeri Tahsisi,
•Gelir Vergisi Stopajı Desteği
•KDV İadesi
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
53
54
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
Rize Ticaret ve Sanayi Odası
55
Download

Kuzey Güneyle Buluştu - Rize Ticaret ve Sanayi Odası