Cari Aç(l)ık ve Gösterişçi Tüketim
Bu yazının amacı, klasik araçlarla ya da ortodoks iktisat öngörüleriyle tüketim olgusu ve
bununla yakın ilişkili olarak cari açık kavramlarını irdelemek değildir. Zaten bu şekilde
inceleme yapan birçok usta bulunmakta ve benim de bu alanda ekleyecek çok fazla bir katkım
bulunmamaktadır. Bu yazının temel amacı, farklı bir pencere aralayarak aykırı fikirler ve
tartışmalar üretebilme çabasıdır. Marjinal bir bakış sağlayabilmek, sıradanlığa karşı bir zafer
kazanabilmek, değer olgusunu da beraberinde getirecektir. Umarım bu yazı da değerli bir
konumu hak edecek kadar aykırı olabilecektir.
Türkiye ekonomisi, mevcut ekonomik sistemin dayattığı karşı konulamaz bir tüketim
sürecine dahil oldu ve toplumun geleneksel tercihleri sözde modernist bir yapıya hızla adapte
hale gelmiştir. Bu sürecin olgunlaşması ve ortaya çıkması beraberinde krizleri getirse de insan
doğasının inadı ve kapitalist sürecin dayatması tüketim toplumunun hızlı bir şekilde
olgunlaşmasını ve tüketim oyununa dahil olmasını sağlamıştır. Türkiye ekonomisinde kronik
bir problem haline gelen tasarruf etmeden tüketme alışkanlığı, toplumun geleneksel yapısında
da
önemli
değişimleri
beraberinde
getirmiştir.
Tüketimin
bireylerin
ihtiyaçlarını
gidermesinden ziyade tüketim olgusu bir ihtiyaç haline getirilmiştir. Gereksiz yapılan tüketim
(israf olarak da nitelendirebiliriz) ile mutluluklarında sağlayacakları gereksiz artışın bütün
toplum üzerinde baskı yapması tüketim kalıbını önemli derecede değiştirmiştir. Thorstein
Bunde Veblen, kapitalist düzen eleştirisi yapan ve Marksist olmayan heterodoks iktisatçı ve
sosyolog düşünür, 1899 yılında Aylak Sınıfın Teorisi (The Theory of the Leisure Class) adlı
kitabını sunmuş ve ilk defa gösterişçi tüketim ifadesi kullanarak tüketim davranışı ile ilgili
önemli açıklamalar yapmıştır. Veblen’in toplumsal sınıflar üzerinden tüketim olgusunu
açıklaması, Marksist olmasa bile Marksist bir çizgide olduğunun işareti olarak görülebilir. Bu
çalışmada, Amerika için bir durum değerlendirmesi yapılmıştır ve aylak sınıf olarak
değerlendirdiği üretim sürecine dahil olmayan ama zengin olan kesimin gösterişçi tüketim
yapması eleştirilmektedir. Ayrıca diğer sınıfların da gösterişçi tüketim yaptığına
değinilmektedir. Gösterişçi tüketim; sosyal statü, güç, kıskançlık, diğer bireylerden etkilenme
gibi psikolojik nedenlerle yapılan tüketim alışkanlığı olmaktadır. Aynı zamanda şunu da
eklemek gerekmektedir ki; gösterişçi tüketim, rasyonel olmayan bir tüketim davranışı, tercihi
olmaktadır. Her ne kadar bu çalışmadan sonra bir asırdan fazla bir süre geçmiş olsa bile
mevcut durum için hiç de uzak olmayan hatta tam da mevcut tüketim davranışları hakkında
önemli tespitler yapmamızı sağlayan bir çalışma olmaktadır.
Türkiye ekonomisi için cari açık kronik bir problem haline gelmiştir. Son açıklanan
rakamlar da tüketimin hızlı bir şekilde devam ettiğini ve tasarrufların düşüklüğünü teyit
etmektedir. Geçmiş dönemde Merkez Bankası’nın bu konuda almış olduğu birçok politika
önlemi bulunmasına karşın, mevcut veriler, uzun vadeli bir çözüm için pek de başarılı
olunamadığını göstermektedir. Faiz ve kredi düzenlemeleriyle yapılan tüketim miktarını
sınırlama çabaları, emeklilik fonları ile tasarruf miktarını artırma çabaları bunun gelinen
noktada yeterli olmadığını göstermektedir. Burada esas nokta, toplumun tüketim miktarının
yanı sıra tüketim davranışı ile ilgili de önemli bozulmaların olmasıdır. Ayrıca şunu da
eklemek gerekir ki; tüketim davranışındaki bozulma, gösterişçi tüketim, medya aracılığı ile de
bütün topluma dayatılmış ve bunun sıradan ve zorunlu bir tüketim şekli olduğu yönünde
sinyaller verilmiştir. Dizilerde şaşalı evler, son model arabalar, son model telefonlar, lüks
yaşam ve bu yaşamın bize statü getireceği anlayışı bunların sadece ufak birer örneğidir.
Toplum her ne kadar cari aç(l)ık çekse de bu bozuk tüketim oyununun içine çekilmiş ve
toplumun bireyleri tasarruf etmek bir yana borç yükü içinde yaşamaya alışmış bir şekilde
devam etmektedir. Bu tüketim oyunu gelişerek, büyüyerek devam edecektir ve mevcut üretim
sistemi içinde de devam etmek zorundadır. Tüketim ve tasarruflar üzerinde ve buna bağlı
olarak cari açık üzerinde önemli düzelmeler istiyorsak, tüketim miktarının yanı sıra tüketici
davranışlarını da kesinlikle ihmal etmememiz gerekmektedir. Burada hem politika yapıcılara
hem de toplumdaki bütün bireylere önemli görevler düşmektedir. Uzun vadeli bir uyumlanma
süreci olacaktır ancak bu tüketim oyunu için de kesinlikle gereklidir.
Erhan Pişkin
16.02.2014
Viyana Ekonomi Üniversitesi
Download

Cari Aç(l)ık ve Gösterişçi Tüketim Bu yazının amacı