MİKRO İKTİSAT İKTİSADA GİRİŞ
1
BU DERSTE KURALLAR-YASAKLAR
Telefonun
Çalması
Yorgun-Çalışmadan
Gelmek
Sakız
Çiğnemek
UyumakUyuklamak
Konuşmak
Mesajlaşmak
2
Ekonominin Akış Diyagramı
Mal Talebi
Kaynak
Arzı
Hanehalkı
Tüketim
Harcaması
Gelir
Mal Piyasası
Faktör Piyasası
Firmaların
Geliri
Faktör
Ödemeleri
Mal Arzı
Firmalar
Kaynak
Talebi
3
İktisadın Tanımı ve Özellikleri
Genel kabul gören bir tanımı olmamakla birlikte iktisat, kıt kaynaklarla sonsuz
ihtiyaçları en iyi şekilde karşılamaya çalışır, kıt kaynakların yönetimi ve etkin
kullanımıyla ilgilenir. Kıt kaynaklarla ihtiyaçları karşılayan mal ve hizmetlerin
üretim, dağıtım, bölüşüm, tüketim faaliyetlerini ve tüketici tercihlerini inceleyen
iktisat kıtlık ve tercih bilimidir.
İktisatta Model ve Varsayım
İktisadi değişkenler arasında kurulan matematiksel ilişkiye model denir.
İktisadi sorunla ilgili politikaları belirlemeden önce iktisadi model oluşturulur.
İktisadi modelin ilk aşamasında sorun belirlenir,
sorunla ilgili gözlemler yapılır, veriler toplanır, hipotezler (önermeler) kurulur.
Hipotezler iktisadi bir olayın açıklanması için oluşturulmuş geçici ifadelerdir.
Örneğin, bir malın fiyatı ile talep miktarı arasında (veya yaş ile tüketim
harcaması arasında) bir ilişki vardır
Değişkenler arasındaki neden-sonuç ilişkilerini belirleyen hipotezler
teoriye göre daha dar kapsamlı ifadelerdir.
4
Hipotezin ispatlanması için deney ve gözlemlerle test edilmesi gerekir. Gözlem
ve deneyle doğruluğu desteklenen hipotezler teori olur.
İktisadi modellerde yer alan hipotezlerin; 1) Veri ve gözlemlere uygun; 2) İktisadi
olayı açıklama, çözüm önerileri sunma ve tahmin yapabilme gücüne sahip; 3)
Geçerliliğinin test edilebilir olması gerekir.
Hipotezler tekrarlanan gözlem ve deneyle doğrulandığında teoriye dönüşür. Teorilerin
gözlem ve tecrübe ile yanlışlama olasılığı vardır. Değişmez nitelik kazanan iktisat
teorileri kullanılarak iktisadın kanunları oluşturulur.
Gözlem ve tecrübe ile aynı şartlar altında aynı sonucu verdiği kesin olarak bilinen,
mantıklı ve yanlışlama olasılığı olmayan gerçek bilgiye kanun denir. Teori kısmen
kabul görmüş, geçerliliği tam doğrulanmamış ifadelerken, kanunlar genel kabul
görmüş, değişmeyen gerçeklerdir.
İktisadi faaliyetler arasındaki ilişkiler kesin değil deterministik olduğundan iktisadi
kanunlar kesin değil, genel eğilimi gösterir.
5
iktisadi kanunlar Jakob Bernoulli (1713) tarafından
tanımlanan Büyük Sayılar Kanununa dayanır. Büyük
Sayılar Kanununa göre gözlem sayısı arttıkça sonuçlar
rastsal nedenlerin etkisinden kurtulur, geçici-tesadüfi
nedenlerin etkileri birbirini yok eder ve en çok tekrarlanan
(karşılaşılan) durum ortalama değer olur.
Jakob Bernoulli
1655-1705
İsviçreli
İktisadi modellerde kullanılan varsayımlarla karmaşık
neden-sonuç ilişkileri basitleştirilir.
İktisadi modellerde iktisadi birimlerin karar alırken;
1) Mevcut koşullar değiştiğinde ne olacağını inceleyen marjinal analize bağlı
kalacağı;
2) Tam bilgi altında, iktisadi insanın rasyonel-tutarlı davranarak fayda-maliyet analizi
yapacağı;
3) Diğer şartların sabit (ceteris paribus) olduğu;
4) Birey için doğru olanın grup-toplum için de doğru olduğu;
5) İhtiyaçları sonsuz tüketicinin hedonist ve doyumsuz olduğu, çok olanı az olana ve
kolay olanı zor olana (en az emek kanunu) tercih ettiği kabul edilir.
6
Ancak hedonist insan modeli geleneklere ve ahlaki değerlere önem veren insan
davranışlarını açıklamada yetersizdir. Ceteris paribus varsayımının aksine
gerçek hayatta her şey değişkendir (mutadis-mutandis). Birey için doğru olan her
zaman grup-toplum için doğru olmayabilir (tümleme yanılgısı).
İktisatta Yöntem
İktisadi araştırmalarda özelden genele (gerçeklerden teoriye) giden
tümevarım, genelden özele (teoriden gerçeklere) giden tümdengelim veya
bu iki yöntemden birlikte yararlanan sentezci yaklaşım yöntemi kullanılır.
Karl Popper (1902-1994) tümevarım yerine tümdengelim
yöntemini savunmuştur. Popper (1934) Bilimsel Keşfin Mantığı
adlı eserinde bir teorinin bilimsel olabilmesi için teorinin
doğrulanabilir değil, yanlışlanabilir olması gerektiğini ileri
sürmüştür. Popper’a göre ne kadar beyaz kuğu gözlenirse
gözlensin tüm kuğuların beyaz olduğu önermesine varılamaz,
ancak bir siyah kuğunun görülmesi bazı kuğuların beyaz olmadığı
önermesini doğrular.
7
İktisadi Okullar
Merkantilistler
1450-1750 dönemi özellikle Avrupa’da etkili olan merkantilizmin önde gelen
düşünürleri Jean Baptiste Colbert (1619-1683) ve
Richard Cantillion (1680-1734)’a göre iktisadi hayat devlet tarafından kontrol edilip
yönlendirilmelidir.
Devletin gücü-serveti altın ve gümüş gibi değerli madeni paraların miktarına bağlıdır.
Merkantilistlere göre güçlü bir ekonomi için ucuz işgücü ve hammaddeyi sağlamak
amacıyla sömürgeler kurulmalı, tüketim-ithalat sınırlandırılmalı, nüfus ve üretim
artışı teşvik edilmeli, korumacı politikalarla yerli sanayi desteklenmeli, altın ve
gümüş para karşılığında ihracat artırılmalıdır.
8
Fizyokratlar
Francois Quesnay (1758) girdi-çıktı tablolarının öncüsü olan Ekonomik Tablo adlı eserinde
merkantilizme tepki olarak iktisadi hayatta doğal düzeni, bırakınız yapsınlar-bırakınız geçsinleri
(laissez faire laissez passer) savunmuş, ekonomide net hasılayı sanayi ile ticaretin değil,
değerin kaynağı tarımın yarattığını ileri sürmüştür.
Servetin kaynağı olarak tarımı kabul eden fizyokratlara göre tek vergi olmalı ve sadece
tarımdan alınmalıdır.
Fizyokrat düşünür John Locke (1632-1704) iktisatta rasyonel düşünceyi ve doğal düzeni
savunmuş, her türlü müdahale ve otoriteye karşı çıkarak, piyasalardaki dengesizliğin
müdahaleye gerek olmadan kendiliğinden düzeleceğini savunmuştur.
Avrupa’da akıl çağı ve aydınlanmanın kurucusu olarak kabul edilen John Locke liberal
düşünceye önemli katkılar sağlamıştır. olmuş,
9
KPSS 2003 S25: 18. yüzyıldaki iktisatçılar grubu Fizyokratlar ile ilgili aşağıdaki
ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Zenginlik kaynağı tarımdır
B) Önde gelen lideri F.Quesnay’dir E)
C) Parasal ilişkiler yerine ekonomik kalkınma ve büyüme üzerinde yoğunlaşmıştır
D) F.Quesnay’nin “ Ekonomik Tablo”su en önemli çalışmadır ve bu çalışma Girdi Çıktı
tablolarının öncüsüdür
E) Ekonominin,özellikle dış ticaretin kontrolü konusunda Merkantilistlerle aynı görüşleri
paylaşmışlardır
10
Klasikler
İktisat biliminin kurucusu Adam Smith iktisadi faaliyetleri sistematik ve ayrıntılı bir
şekilde incelemiş ve günümüzde serbest piyasa olarak adlandırılan klasik kapitalist
iktisadi düşüncenin temellerini oluşturmuştur.
Sanayi devriminin başlamasıyla birlikte liberal düşünce merkantilist ve fizyokrat
düşüncenin yerini almaya başlamıştır. Fizyokratların ileri sürdüğü bırakınız yapsınlar
ve bırakınız geçsinler ilkesini benimseyen Smith’in klasik ekonomik sisteminde;
Sanayi devriminin başlamasıyla birlikte liberal düşünce merkantilist ve fizyokrat
düşüncenin yerini almaya başlamıştır. Fizyokratların ileri sürdüğü bırakınız yapsınlar
ve bırakınız geçsinler ilkesini benimseyen Smith’in klasik ekonomik sisteminde;
1) İşbölümü-uzmanlaşma, özel mülkiyet-serbest girişimcilik esastır;
2) Bir malın fiyatı ve miktarı görülmez el tarafından belirlenir;
3) Servetin ve değerin kaynağı emektir;
4) Devlet serbest rekabeti korumalı, piyasalara müdahalede bulunmamalı, adalet ve
güvenlik gibi hizmetleri üstlenmelidir;
5) İktisadi kararlarında özgür olan tüketiciler ve üreticiler kendi çıkarları peşinde
koşarken topluma daha fazla katkıda bulunurlar;
6) Bireyci-liberal anlayışa dayanan klasik ekonomik sistemde önemli olan bireydir ve
devletin, bireylerin amaçları dışında kendine özgü bir amacı bulunamaz.
11
KLASİKLER-KAPİTALİSTLER
Özel Mülkiyet
Kar Güdüsü
Capitalism
Kapitalizm
Özel Müteşebbis
Piyasa Ekonomisi
Rekabet
Smith
Malthus
Ricardo
12
David Ricardo’nun Tunç Kanunu
Yüksek Ücret İşçi Ailesinin Çocuk
Sayısı Artar
İşçi Sayısı Azalır Ücretler Yükselir
İşçi Sayısı Artar Ücretler Düşer
Düşük Ücret İşçi Ailesinin Çocuk
Sayısı Azalır
Ricardo Tunç Kanunuyla (iron law of wages)” ücret ve nüfus arasında ilişkinin önemini
vurgulamıştır. Çok ücret çok çocuk, az ücret az çocuk. Malthus, Ricardo yoksullukla mücadelede
en iyi çözüm laissez faire olduğunu kabul etmişlerdir. Devlet müdahalesi zararlıdır. İşçilere sıkı
çalışmalarını ve az çocuk yapmalarını tavsiye etmişlerdir.
13
ve John Stuart Mill (1806-1873) gibi bir çok düşünür, Adam Smith’in öncülüğünü yaptığı
klasik iktisadın ve serbest piyasa ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamışlardır.
Jeremy Bentham
(1748-1832)
Jean Baptiste Say
(1767-1832),
David Ricardo
(1772-1823)
Thomas Robert
Malthus (1776-1834)
Faydacılık akımının kurucusu Bentham bireyi ve bireyin mutluluğunu, bireysel özgürlüğü
savunmuş ve liberal düşüncenin gelişmesine katkı sağlamıştır
(1806-1873)
Say’a göre faaliyet alanı genişledikçe talep artar, ekonomik hayat canlanarak gelişir. Say,
gümrüklerin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Say aşırı üretimin tıkanıklıklara yol açmadığını
göstermek amacıyla mahreçler kanununu ileri sürmüştür. (“Her arz kendi talebini yaratır”)
John Stuart Mill (1806-1873) gibi bir çok düşünür, Adam Smith’in
öncülüğünü yaptığı klasik iktisadın ve serbest piyasa ekonomisinin
gelişmesine katkı sağlamışlardır.
Malthus (1798) Nüfus Üzerine Deneme adlı eserinde nüfusun
geometrik, tarımsal ürünlerin aritmetik arttığını, kaynakların kıt
olması nedeniyle nüfus artışının kontrol edilmesi gerektiğini
savunmuştur. Malthus nüfus artışını hızlandıracağı gerekçesiyle
14
devletin yoksullara yönelik sosyal yardımlar yapmasına
karşı çıkmıştır.
John Bates Clark’ı onurlandırmak amacıyla 1947’den itibaren
ABD’de çalışan 40 yaşın altında bir iktisatçıya, her yıl John Bates
Clark Madalyası verilmektedir.
“İktisat İlminin İlkeleri” adlı eserinde, tam rekabet piyasasının
üstünlüğünü savunan ABD’li Neo-klasik ve marjiinalist iktisatçı
John Bates Clark (1818) Bölüşüm ve Marjinal VerimlilikFaydaTeorisini geliştirmiştir. Clark’a göre Toprağın Rantını
Toprağın Marjinal Verimi Belirler.
John Bates Clark
(1847– 1938
15
İstihdam, Faiz ve Paranın
Genel Teorisi (1936)
J. M. Keynes
1883-1946
Keynesyenler
Keynes (1936) İstihdam, Faiz
ve Paranın Genel Teorisi
(kısaca Genel Teori) adlı
kitabındaki radikal
düşünceleriyle klasik iktisadi
düşünceye karşı Keynesyen
akımı başlatmıştır.
Klasik iktisadın ekonomik krizleri ve istikrarsızlığı önlemede yetersiz olduğunu
ileri süren Keynes, devletin ekonomiye müdahalesini gerekli görmüştür.
John Maynard Keynes (1883-1946), ABD ekonomisini sarsan 1929 ekonomik krizi
karşısında çözüm üretemeyen klasik iktisat politikalarına, doğal denge kavramına,
bırakınız yapsınlar-bırakınız geçsinler anlayışına karşı talep yönlü para ve maliye
politikalarını önererek, yeni bir iktisadi düşüncenin başlangıcını yapmıştır.
16
Keynesyen iktisatçılara göre;
1) Piyasa ekonomisinde ekonomiyi dengeye getirecek ve tam istihdamı
sağlayacak bir mekanizma yoktur;
2) Piyasa ekonomisi durgunluk ve kriz gibi problemlere kendiliğinden çözüm
üretemeyeceğinden devletin kendisi üretimi, yatırımı teşvik edecek para ve
maliye politikalarını araç olarak kullanmalıdır;
3) Piyasa ekonomisinin dinamikleri eksik rekabet piyasasının oluşmasını
engelleyemez;
4) Ekonomideki gelir ve istihdam seviyesi tüketim ve yatırım harcamalarını
belirler;
5) Tam istihdamın sağlanması için devlet talep yönlü politikaları uygulamalıdır.
Keynesyen düşünce yeni Keynesyen ve post Keynesyen olarak iki farklı gruba
ayrılmıştır. 1972’de Nobel ödülü alan John Richard Hicks (1904-1989), 1970’de
Nobel ödülü alan Paul Samuelson (1915-2009), 1985’de Nobel ödülü alan Franco
Modigliani (1918-2003) ve 1981’de Nobel ödülü alan James Tobin (1918-2002)
Keynesyen ve yeni klasik düşünceyi sentezleyerek yeni Keynesyen düşünceyi
oluşturdular. Monetarist, yeni klasik, yeni Keynesyen iktisadi görüşleri kabul
etmeyen ve yeni Keynesyenlerin Keynes’in orijinal görüşlerini yanlış yorumladığını
ileri süren Post Keynesyen iktisatçılar Sydney Weintraub (1914-1983), Paul
Davidson (1930), Joan Rabinson (1903-1983) ve Hyman Minsky (1919-1996)
piyasa ekonomisinin istikrarsız olduğunu ve ekonomik istikrarın devletin müdahaleci
politikaları ile sağlanabileceğini ileri sürmüşlerdir.
17
Kurumsal İktisatçılar
Thorstein Bunde Veblen (1857-1929) ve John Rogers Commons (1862-1945), piyasa
ekonomisinin dayandığı klasik ve yeni klasik iktisat anlayışa tepki göstermişlerdir.
Piyasanın görünmez elinin her şeyi düzenleyeceğini ve kaynakları etkin dağıtacağını
kabul etmeyen kurumsal iktisatçılara göre, piyasa ekonomisi istikrarsızdır ve istikrarın
sağlanması için devletin ekonomiye müdahalesi şarttır. Sosyal politikalara gerek
vardır.Rasyonel tüketici kavramını kabul etmeyen kurumsal iktisatçılara göre
tüketiciler içgüdülerine ve alışkanlıklarına göre davranırlar.
Veblen (1899) Aylak Sınıf Teorisi adlı eserinde kurumsal yapının gelir dağılımına etkisini
incelemiş, sermayedar ve yönetici sınıfların çalışan sınıflara göre üretimden ve gelir
dağılımından daha çok pay almalarını eleştirmiştir.
P
D
6
Giffen ve Veblen malların talep
doğrusu pozitif eğimlidir.
5
b
4
3
a
2
1
1857 - 1929
0
1
2
3
4
5
6
Q
18
Wesley Clair Mitchell (1874-1948), John Kenneth Galbraith (1908-2006) ve Nobel
ödülü alan Douglass Cecil North (1993) yaptıkları çalışmalarla kurumsal iktisadın
gelişmesine önemli katkılar sağlamışlardır.
Galbraith Amerikan Kapitalizmi (1952), Yeni Endüstriyel Devlet (1967) ve
Kuşku Çağı (1977) adlı eserlerinde devletin ekonomiye doğrudan müdahale
etmemesi gerektiğini ileri sürmüş ve liberalizmi savunmuştur.
KPSS 2001 Genel Teori” ve “Ekonomik Tablo” adlı eserlerin
yazarları aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
A) Keynes, Quesnay
D) Marshall, Leontief
B) Ricardo,Smith C) Walras, Say
E) Petty, Locke
A: “Genel Teori” Keynes, “Ekonomik Tablo” Quesnay
tarafından yazılmıştır.
John Kenneth Galbraith
(1908-2006)
19
Monetaristler ve Rasyonel Beklentiler Teorisi
Keynesyen iktisada alternatif olarak temelde klasik iktisadın ilkelerine bağlı, ama bazı
yönlerden klasik görüşü eleştiren ve yeni yorumlar getiren monetarist (parasalcı) ve
rasyonel beklentilere göre, klasiklerin kabul ettiği gibi ekonominin kendiliğinden ve
daima tam istihdamda dengede olacağını kabul eder.
Piyasa ekonomisinin savunucularından monetarist iktisatçı Friedman (1962) Kapitalizm
ve Özgürlük adlı eserinde ekonomi ile ilgili her türlü devlet müdahalesinin gereksiz ve
zararlı olduğunu ileri sürmüştür. 1974’de Nobel ödülü alan Friedrich August Von Hayek
(1899-1992) Köleliğe Giden Yol (1944) adlı eserinde merkezi planlı, müdahaleci devlet
anlayışının girişimcilik ruhuna zarar vereceğini, bireylerin çalışma ve tercih yapma
özgürlüklerini kısıtlayacağını ileri sürmüştür.
Milton Friedman
(1912-2006)
Von Hayek
(1899-1992)
20
Temelde klasik iktisadi düşünceye ve kısmen monetarist görüşe dayanan ve
Keynesyen görüşe tepki olarak ortaya çıkan rasyonel beklentiler akımı J. F. Muth (1960)
ile başlamıştır.
Robert Lucas, Thomas J. Sargent, Neil Wallace ve Robert Barro piyasa ekonomisinin
müdahaleye gerek olmadan kendiliğinden dengeye geleceğini ileri sürmüş ve iktisadi
modellerinde rasyonel beklentileri kullanmışlardır.
Makro ekonomi alanında yaptıkları çalışmalarla Nobel iktisat ödülü alan Lucas (1995) ve
Sargent (2011), 1) Rasyonel beklentilere sahip bireylerin sistematik hata yapmayacağı;
2) Rasyonel beklentiler karşısında devlet politikalarının etkinsiz olacağı; para ve maliye
politikalarının ekonominin reel değişkenleri (üretim, istihdam) üzerinde kalıcı bir etki
yapmayacağı kabul edilmiştir.
Robert Lucas,
1937-
Thomas J. Sargent,1943-
Robert Barro 1944-
21
19. yüzyılın ortalarında liberal-kapitalist sistemi eleştiren Marx bilimsel sosyalizmi
(Merkezi Planlı Ekonomileri) savunmuş ve Das Kapital (1848) adlı eserinde; 1)
Kapitalist sistemin istikrarsız olduğunu ve iktisadi krizler nedeniyle yıkılacağını; 2)
Gelir dağılımında eşitliğin sağlanması için üretim faktörlerinin mülkiyetinin topluma
ait olması gerektiğini; 3) İktisadi anlamda değerin tek kaynağının insan emeği
olduğunu; 4) Artık değerin üretimin toplam değerinden işgücü maliyetleri
çıkarılarak elde edildiğini ileri sürmüştür.
Avusturya konjonktür teorisi ile iktisat teorisine önemli
katkılar sağlayan Ludwing Von Mises (1881-1973)’e
göre, merkezi planlı ekonomilerin başarılı ve kalıcı
olmaları mümkün değildir. Sadece liberal-serbest
piyasa ekonomisinde kaynaklar etkin kullanılabilir ve
birey maksimum refaha ulaşabilir.
Serbest piyasaya, özel mülkiyete ve
serbest girişimciliğe dayanmayan
merkezi planlı ekonomilerde rasyonel
kaynak dağılımı sağlanamaz;
1818-1883
Emek-Değer Teorisi
Artı Değer Teorisi
Kar ve Proleterleşme
Teorisi
Tüketicileri tatmin edecek üretimi
gerçekleştirecek mekanizmalar
olmadığından tüketici memnuniyeti
sağlanamaz;
22
Temel İktisadi Sorun
İktisadi birimleri fayda-maliyet analizi ile tercih yapmaya zorlayan kıtlık sorunu,
alternatif maliyeti ortaya çıkarır. Kıtlık sorunu iktisadi birimler arasında rekabeti
meydana getirir.
İktisat tüm toplumların karşılaştığı aşağıdaki temel sorunların çözümüyle
ilgilenir: Ne, Ne kadar? Ne zaman? Nerede? Nasıl? ve Kim için?
Ne, Ne kadar? Ne zaman? Üretileceğine tüketiciler karar verir
Nerede? Nasıl? Üretileceğine üreticiler karar verir
Malın nerede üretileceğine karar veren üreticiler için en önemli faktör yine maliyetlerdir.
Kim için? Üretileceğine cevap PARASI olan için “MONEY TALKS”
Mal ve hizmetleri kimlerin alacağını gelir dağılımı belirler.
Bir ekonomide belirli bir dönemde (genellikle 1 yılda) yaratılan milli gelir üretim
faktörleri arasında paylaşılır. Milli gelir, üretim faktörleri (toprak, işgücü, sermaye ve
girişimci) arasında rant, ücret, faiz ve kar olarak paylaştırılır.
İşveren İşçi (L) Sermaye (K)
Kar
Ücret
Faiz
Toprak (N)
Rant
Toprak=Doğal Kaynak
Q=Üretim
Q=f(K, L, N, Teknoloji)
Üretim Fonksiyonu
23
İktisadın Dalları
Normatif İktisat
Normatif iktisat iktisadı sosyal bir bilim olarak kabul eder ve iktisadi sorunlarda yada ilişkilerde
ne olmalı şeklindeki yargılarla ilgilenir. İktisadın bu dalı test edilemeyen görüşler ve değer
yargılarıyla ilgilenir. İktisadi faaliyetleri ne, nedir yerine ne, nasıl olmalı şeklinde toplumun
değer yargılarına ve geleneklerine göre analiz eder.
Pozitif İktisat
Neden-sonuç ilişkilerine göre iktisadi faaliyetleri inceleyen pozitif iktisat, analizlerinde
gelenekleri ve değer yargılarını değil bilimsel ilkeleri esas alır. İktisadi faaliyetleri ne, nedir ve
nasıl meydana gelir şeklinde inceler.
Mikro İktisat
İktisadın küçük birimlerinin tercihlerini, davranışlarını ve harcamalarını inceleyen mikro iktisadın
konusu fayda, değer, arz-talep, üretim-tüketim, maliyetler, piyasalar gibi üreticileri ve tüketicileri
ilgilendiren konulardır. Mikro iktisat üreticilerin ve tüketicilerin ihtiyaçlarıyla, tercihleriyle ve
harcamalarıyla ilgilenir. Tüketicinin faydasını, üreticinin karını maksimum yapmaya yönelik
davranışlarını inceler.
Sayıştay 2008 Aşağıdakilerden hangisi iktisatçıları ilgilendiren mikro bir konudur?
A) İşsizlik
B) Dış ticaret açığı
C) Üretim maksimizasyonu
D) Bütçe açığı
E) Enflasyon
C) Üretim maksimizasyonu
24
Makro İktisat
Makro iktisadın konusu milli gelir, istihdam, enflasyon, işsizlik, bütçe açığı, toplam
arz-toplam talep, kamu gelirleri-giderleri, büyüme-kalkınma, gelir dağılımı ve
uluslararası iktisat gibi konulardır. İlk olarak ekonometri biliminin kurucusu olarak
kabul edilen Ragnar Frisch (1933) tarafından kullanılan makro iktisat ya da makro
inceleme kavramı daha sonra Keynes (1936)’in İstihdam, Faiz ve Paranın Genel
Teorisi adlı kitabı ile önem kazanmıştır.
Üretim Faktörleri (Girdiler)
İktisadi Birimler
İşgücü ve Ücret
Devlet
Girişimci ve Kar
Tüketici (Hanehalkı, Alıcı)-Tüketim
Sermaye ve Faiz
Üretici (Satıcı, Firma) ve Üretim (Çıktı)
Doğal Kaynaklar ve Rant
Marx’a göre, kar işverenin işgücünün payından haksız olarak aldığı artık değerdir.
Risk ve belirsizlik teorisini geliştiren Frank H. Knight (1921)’a göre, girişimci
belirsizliğe katlanabilen, risk alarak kar güdüsüyle yatırım yapan kişidir. Risk hem
zararı hem de belirsizliği içerir. Müteşebbisin hakkı olan kar bu belirsizliğin
karşılığıdır.
Modern yenilik, büyüme, konjonktür teorilerini geliştiren Schumpeter (1947)’e göre,
müteşebbis yeni ürünler, yeni üretim teknikleri geliştirir, yenilikleri uygular ve
ekonomik büyümeyi sağlar. Schumpeter’e göre girişimcilik sürekli yenilik demektir.
Girişimcinin hakkı olan kar, yeni ürün üretme veya eski ürünleri yenilemenin
25
karşılığıdır.
Sermaye ve Faiz
Üretimde doğrudan kullanılan her türlü araç, gereç, bina ve makine sermaye
(sabit sermaye) olarak tanımlanır. Sermaye malları mal ve hizmet üretmek
amacıyla üretilmiş üretim araçlarıdır. Sermayenin getirisi faizdir.
1) Döner sermaye: Üretimde bir defa kullanılan para, yakıt, su ve hammadde
2) Sabit sermaye: Makine, araç-gereç, patent-lisans hakları gibi maddi ve
maddi olmayan ve uzun süreli kullanılabilen sermayedir. Üretim faktörlerinin
satın alınmasında kullanılan parasal sermaye doğrudan üretim sürecinde
kullanılmadığından üretim faktörü değildir.
3) Beşeri sermaye: Eğitim ve tecrübe ile işgücünün zihinsel-fiziksel yetenek ve
becerilerinin gelişmesiyle meydana gelen sermayedir.
Doğal Kaynaklar ve Rant
Üretimde kullanılan tüm faktörlerin kaynağı doğadır. Doğada bulunan yer altı ve
yer üstü zenginliklerin tümü doğal kaynaktır. Doğal kaynakların üretime katılmaları
karşılığında aldıkları paya rant denir. Dar anlamda rant kira anlamındadır, ancak
iktisadi anlamda rant üretim faktörü olarak kullanılan toprağın veya doğal
kaynağın getirisidir.
26
Rant Türleri
Kıtlık Rantı: Arz esnekliği sıfır olan toprağın talebinde artış fiyatının artmasına ve
kıtlık rantının meydana gelmesine neden olur.
Diferansiyel Rant ve Mutlak Rant: Ricardo’ya göre önce verimli sonra daha az
verimli araziler ekilir. Piyasa fiyatı en düşük verimli arazide yetiştirilen ürün için
harcanan emek miktarına göre belirlendiğinden verimli arazi az verimli araziye göre
rant geliri elde eder. Ricardo’ya göre toprağın kalite-verim farkından kaynaklanan
rant diferansiyel ranttır.
Verimli toprak rant sağlarken marjinal toprak, toprak talebi arttığında rant (mutlak
rant) sağlayabilir.
Mevki (Thünen) Rantı: Alman iktisatçı Von Thünen (1783-1850) mevki rantını
incelemiş, tarımsal arazilerin piyasaya farklı mesafelerde olmasından dolayı
piyasaya yakın arazi lehine ulaşım ve taşıma maliyetlerindeki farklılıklar nedeniyle
rantın meydana geldiğini ileri sürmüştür.
Şehir (Arsa) Rantı: Göç alan ve hızlı büyüyen, gelir seviyesi artan şehirlerde
arsa değerlerinde meydana gelen önemli artış şehir rantını meydana getirir
Rant Benzeri: Marshall kısa dönemde elde edilen normalüstü karı rant benzeri (quasi
rant) olarak tanımlamıştır. Kısa dönemde arzın inelastik olması nedeniyle üreticilerin
veya özel yeteneğe sahip kişilerin kazandıkları ranttır.
27
Piyasa
Alış veriş işleminin gerçekleştiği, tüketicilerin ve satıcıların bir araya geldiği yer piyasa
olarak adlandırılır.
Para
Üzerinde itibari değeri yazılı kağıt ya da madeni, genel kabul gören değişim aracına
para denir.
Fayda
Malların ihtiyaçları karşılama özelliğine fayda denir. Şiddetli ihtiyaç duyulan malın
faydası ve değeri yüksektir. Gossen, Dupuit, Bentham, Jevons, Menger, Marshall
ve Walras gibi kardinalistlere göre fayda util-utilon ölçü birimiyle ölçülebilir.
Faydanın sübjektif olduğunu ileri süren Edgeworth, Antonelli, Fisher, Hicks, Allen,
Slutsky ve Pareto gibi ordinalistlere göre malların faydaları mutlak olarak
ölçülemez, ancak mallar faydaları yönünden kıyaslanabilir ve sıralanabilir.
Marjinal Fayda ve Toplam Fayda
Marjinal fayda, belirli bir zamanda bir maldan tüketilen en son birimin toplam faydada
meydana getirdiği değişme, toplam fayda ise belirli bir malın farklı birimlerinin
tüketiminden sağlanan faydaların toplamıdır.
28
Tüketim miktarı arttıkça toplam fayda önce artar, belirli bir tüketim miktarından sonra
artış hızı azalır ve marjinal fayda sıfırken toplam fayda maksimum olur. Toplam fayda
artarken marjinal fayda azalır, daha sonra sıfır ve negatif olur.
Toplam fayda eğrisi önce artan, daha sonra da azalan eğri şeklindedir. Marjinal
faydanın sıfır olduğu Q=6’da toplam fayda maksimumdur.
Q TU
U
a
b
1
10
23
22
10
0
1
16
2
20
3
22
4
23
5
23
6
22
7
2
16
3
4
20
22
5
6
23
23
7
22
c Q
Tüketicinin amacı toplam faydasını (TU) maksimum yapmaktır. U=TU çan eğrisi ∩ şeklindedir.
0a arası TU’nun eğimi pozitif, ab arası eğim sıfırdır. b’den sonra eğim negatiftir.
Q=5’de a’da fayda maksimum Q=6’da b’de fayda maksimum
Q=6’da b’yi tercih eden tüketicinin toplam faydası maksimumdur.
29
U
23
b’de TU maksimum
Doyum noktası
b
a
TU maksimum iken MU sıfır
TU artarken MU azalır
MU negatif iken TU azalır
10
0
1
16
2
20
3
22
4
23
23
6
5
22
Q
7
Talep (D)
Q
MU
TU
1
10
10
2
6
16
3
4
4
2
20
5
6
1
0
23
7
-1
22
22
23
MU
Doyum noktası
b’de MU=0
10
6
0
1
2
4
3
2
4
1
5
b
-1
6
Q
Alfred Marshall’a göre Marjinal
Fayda eğrisinin pozitif kısmı aynı
zamanda Talep Eğrisidir (D)
MU
7
Fayda Fonksiyonu ve Özellikleri
U=f(Q) fayda fonksiyonu, malların tüketilen miktarlarının artan fonksiyonudur.
Tüketim miktarı artan malın toplam faydası azalarak artarken, marjinal fayda azalır.
30
GUY 2007 S:90 Bir birim daha fazla mal tüketimi sonucu, toplam faydada yaratılan
değişikliğe ne ad verilir?
A) Marjinal fayda
C) Artan fayda
B) Ordinal fayda
D) Kardinal fayda
CEVAP:A İlave bir birim mal tüketilmesi sonucunda toplam fayda da ortaya çıkan değişmeye
marjinal fayda denir. Marjinal fayda son birimin sağladığı faydadır. İlave bir birim mal
tüketilmesi ile tüketicinin toplam doyumu (faydası) azalarak artarken, marjinal fayda sürekli
azalır, ilave malın sağladığı faydanın sürekli azalmasına azalan marjinal fayda ilkesi denir.
SAYIŞTAY - 2008 Aşağıdakilerden hangisi iktisatçıları ilgilendiren mikro
bir konudur?
A) İşsizlik
D) Bütçe açığı
B) Dış ticaret açığı
E) Enflasyon
C) Üretim maksimizasyonu
C) Üretim maksimizasyonu
31
Marjinal Fayda Fonksiyonu:
Toplam Fayda Fonksiyonu:
∆U
dU dU = 40 − 8Q = 0 Q=5 U=200-100=100
MU =
MU =
∆Q
dQ dQ
U = 40Q − 4Q 2
MU=0
Yalnız bir malı tüketen bir tüketicinin toplam fayda fonksiyonu aX-X2 dir. (X miktar ve a>0
pozitif bir sayıdır) Bu tüketicinin doyum noktası 2 birim olduğuna göre a kaçtır?
KPSS 2012 S.13
A) 1
Toplam Fayda Fonksiyonu
B) 2
C) 3
D) 4
E) 5
U = aX − X 2
a=?
U = aX − X 2
Marjinal Fayda Fonksiyonu: MU=a-2X=0
Doyum noktasında X=2 MU=0
X=2
MU=a-2(2)=0
D) 4
MU=a-4=0
a=4
Her bireyin fayda fonksiyonu farklı olduğundan fayda fonksiyonları karşılaştırılamaz.
Fayda fonksiyonu süreklidir ve iki kez türevi alınabilir olduğundan mallar küçük birimlere
bölünebilir ve birbirleriyle ikame edilebilir.
Değer: Mallara verilen nispi öneme değer denir.
Kullanım değeri malı kullanan kişinin ihtiyacına göre değiştiğinden sübjektiftir. Değişim değeri ise
malın başka bir mal ile değişimi karşılığındaki değeridir.Kullanım değeri fayda ile değişim değeri
fiyat ile ifade edilir. 1 birim Y karşılığında 2 birim X alınıyorsa Y, X’den 2 kat daha değerlidir.
Kullanım değeri yüksek malın değişim değeri düşük olabilir veya değişim değeri yüksek malın
32
kullanım değeri düşük olabilir. Bu durum değer çelişkisi (paradoksu) olarak tanımlanır.
Bir malın değerini ne belirler? İnsan hayatı için önemi mi? Maliyeti mi? Az veya çok olması mı?
Mala harcanan insan emeği mi? (Karl Marx) Mala harcanan zaman mı? Görülmez el mi? (Adam Smith)
Marjinal Faydası mı? Yoksa Toplam Faydası mı?
MUs
MUe
Değer (Elmas-Su) Paradoksu Avusturya Okulu’nun kurucusu Menger (1871) elmas-su
paradoksunu azalan marjinal fayda ile açıklamıştır.
b
MUs2
MUe2
ARZ ve TALEP mi?( Alfred Marshall)
Suyun Toplam Faydası Çok Değeri (MU) az a’ya göre b’de az su olduğundan suyun
marjinal faydası çok Suya göre miktarı az elmasın toplam faydası da azdır.
Dünyamızda su çok ama elmas az olduğundan elmas, su’dan daha değerlidir.
d
c ve d’de miktarları aynı olan elmas ve sudan, su daha değerlidir.
a
MUs1
c
MUe1
Qs2
Qe1
Qs1
Qe1
Zümrüt yüzük
2.14 milyon dolar
Q
33
KPSS-2006 1. İngiliz iktisatçı A. Marshall, değer kuramını ve üretim maliyeti kuramını
birleştirerek, arz ve talebin eşanlı olarak piyasa denge fiyatını ve miktarını
belirlediğini açıklamıştır. Bu bağlamda Marshall’ın “Elmas-Su” paradoksunu
çözmesinin altındaki temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tüketici artığı ve üretici artığı C) Azalan marjinal fayda ve artan marjinal maliyetler
B) İçsel ve dışsal ekonomiler
Arz ve Talep
C) Azalan marjinal fayda ve artan marjinal maliyetler
D) Gelir ve ikame etkilerine dayalı Marshallcı talep eğrisi
E) Kısmi denge ve genel denge analizi
34
Fiyat: Fiyat bir malın değerinin parayla ifadesidir.
Bir malın satın alınması için vazgeçilen paraya parasal fiyat ve alıcı ile
satıcının anlaştıkları fiyata efektif-fiili fiyat denir.
Serbest piyasa ekonomisinde bir malın arz ve talebinin kesiştiği yerde
denge fiyatı (doğal fiyat) meydana gelir.
Mal ve Hizmet: İhtiyaçları doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan nesnelere mal ve
ihtiyaçları karşılayan, ama elle tutulup, gözle görülemeyen nesnelere hizmet denir.
Serbest Mal
Üretilmesi veya elde edilmesi için hiçbir çaba-bedel ödenmeyen, fırsat maliyeti-kıtlığı
olmayan, doğada kendiliğinden hazır bulunan hava, su, güneş ve benzeri mallardır.
İktisadi Mal
Kıt kaynaklarla üretilen, alternatif maliyeti ve fiyatı olan maldır. İktisadi mallar farklı
kriterlere göre aşağıdaki gibi sınıflandırılır:
Tüketim Malı (Nihai, Son Mal): Tüketicinin ihtiyaçlarını karşılamak için üretilen maldır.
Yatırım (Sermaye) Malı: Başka mal üretmek amacıyla üretim sürecinde kullanılan
maldır. Araç-gereçler, iş makineleri,
35
Dayanıklı Mal: Uzun süre ve birden fazla kullanılabilen maldır. Örneğin, buzdolabı dayanıklı ama
doğal gaz dayanıksız maldır
Dayanıksız Mal: Bir kez veya kısa süreli kullanılan ve kullandıktan sonra tükenen maldır.
Tamamlayıcı Mal-İkame (Rakip) Mal ve İlişkisiz (Nötr) Mal
İki maldan birisinin fiyatı değişirken diğerinin talebi değişiyorsa (değişmiyorsa) iki mal ilişkilidir
(ilişkisizdir). Tamamlayıcı mallar: çay-şeker, benzin-otomobil ve oje-aseton; ikame mallar: şebeke
suyu-damacana su, beyaz-kahverengi yumurta, çay-kahve, kırmızı et-beyaz et ve portakalmandalina; ilişkisiz mallar: tebeşir-dolma kalem ayakkabı-tükenmez kalem ve çay-benzin.
36
Çok Zorunlu Mal-Zorunlu Mal-Zorunlu Olmayan Mal
İnsan hayatı için vazgeçilmez olan hava, su ve ilaç gibi mallar çok zorunlu mallardır. Elektrik, doğal gaz,
akaryakıt, telefon gibi ikamesi zor mallar zorunlu mallardır
Zorunlu Olmayan Mallar (Lüks ve Kültürel Mallar)
KPSS-2002 S3. Otomobil ile benzin nasıl mallardır?
A) Tamamlayıcı mallar
B) kame malları
C) Bağımsız mallar
D) Zorunlu mallar
E) Düşük mallar A) Tamamlayıcı mallar
KPSS-2001 7. Ayakkabı ile tükenmez kalem nasıl mallardır?
A) İkame malları
B) Tamamlayıcı mallar
C) Bağımsız mallar
D) Düşük mallar
E) Lüks mallar
C) Bağımsız (ilişkisiz) mallar
37
Erdemsiz mallar: sigara, alkol ve uyuşturucu gibi tüketiciye ve topluma zarar veren mallardır
ALKOLLÜ İÇECEKLER
Erdemli mallar: Kültür-sanat, sağlık, toplu taşıma hizmetleri, kreş-bakımevleri, eğitim-özel eğitim hizmetleri,
aşı, süt gibi sağlık ürünleri vb
Kamu Malı
Altyapı, eğitim, adalet, sağlık, ulaşım, haberleşme ve güvenlik gibi toplumun faydası ve ortak kullanımı
için devlet tarafından üretilen mallar kamu mallarıdır.
38
Özel mal: Özel malı kamu malından ayıran iki özellik vardır.
1) Rakip olma özelliği: Özel malı kullanan tüketici diğer tüketicilerin kullanacağı
miktarı azaltır;
2) Dışlanabilir olma özelliği: Özel malı satın alan tüketici kullanabilir ve özel malı satın
alan kişinin izni olmadan başka bir tüketici kullanamaz.
Çoğaltılabilen Mal-Çoğaltılamayan Mal
Birçok mal tüketildiğinde benzeri tekrar üretilebilir. Örneğin, elbise, giyecek, yiyecek, araba,
TV, PC gibi malların benzeri veya daha gelişmiş olanı üretilebilir. Ancak antika eserleri ve
tarihi özelliğe sahip binaları çoğaltmak mümkün değildir
Güvene Dayanan Mal, İnsan sağlığı ve konforu için önemli, güvene dayalı ilaç, eğitim, tıbbi tedavi
gibi mallarda fiyat kalitenin göstergesidir.
39
Soyut Mal ve Süper Mal
Önceki alıcıların tecrübeleri ve tavsiyeleri de önemlidir. İnternetten indirilen bir resim,
müzik ve makale gibi fiziksel özelliği olmayan, özellikle dijital dünyada önem
kazanan mal soyut maldır.
Süper mal kıttır, pahalıdır ve toplumun çoğunluğu tarafından prestijli-lüks maldır.
Bu malın fiyatı düşerse tüketiciler daha az satın alır. Bazı tüketiciler için pahalı ve
fiyatı artan mal daha kalitelidir düşüncesi özellikle marka malda fiyat ile talep miktarı
arasında pozitif bir ilişkiye neden olur.
Bölünebilir Mal-Bölünemez Mal
Bazı malların küçük birimlere ayrılması mümkün olmadığından adet, kutu, balya
vb. ölçülerde satılırken, bazı mallar gram, kilo, m3, kWh gibi daha küçük veya
daha büyük birimlerde satılabilir.
Örneğin, ayakkabı, elbise, saat, buzdolabı, kutu salça, sakız gibi malların daha
küçük birimlere ayrılması mümkün değilken
40
İyi Mal, Kötü Mal ve Nötr Mal
Tüketicinin kullanırken memnun olduğu mal iyi maldır. İyi malın marjinal faydası
pozitiftir ve iyi maldan çok olanı az olana tercih edilir. Marjinal faydası negatif mal
kötü maldır. Kötü mal kullandıkça tüketicinin faydası azalır. Kötü mallardan az olanı
çok olana tercih edilir. Hava kirliliği, sigara dumanı, çöp, alerjik mallar, yan etkiye
sahip ilaçlar, risk ve gürültü gibi mallar kötü mallardır.
Nötr malın tüketim miktarının artması veya azalması tüketicinin faydasını
etkilemediğinden tüketiciye faydası ve zararı olmayan nötr malın marjinal faydası-zararı
sıfırdır
Normal Mal-Normal Olmayan Mal ve Üstün Mal-Aşağı Mal
İktisadi açıdan en önemli sınıflandırma normal-normal olmayan mal ile üstün-aşağı
maldır. Fiyatı arttığında (azaldığında) talep miktarı azalan (artan) mal normal maldır.
İktisadi analizlerde aksi belirtilmedikçe tüm malların talep kanununa uygun, normal
olduğu varsayılır.
41
GİFFEN (Fakir) MAL (Giffen Paradoksu)
İrlanda Tarihi‘nin en önemli olaylarından biri olan İrlanda Açlığı, Büyük Kıtlık veya
Patates Kıtlığı (1845-1850) diye de adlandırılan İrlanda patatesinin zehirlenmesi
sonucu ortaya çıkan büyük afette yaklaşık 1 milyon İrlandalı hayatını kaybetmiş ve
yaklaşık 2 milyon İrlandalı da çoğunlukla Amerika‘ya göç ederek ülkeyi terk etmiştir
Sir Robert Giffen (1837 -1910) İskoç İstatistikçi ve iktisatçı
Giffen Mallar
Giffen paradoksunu 19. yüzyılda ilk defa gözlemleyen İngiliz Robert Giffen (18371910) olduğundan bu tür mallar Giffen mal olarak adlandırılır. Giffen mal düşük
maldır, ancak her düşük mal Giffen mal değildir.
İrlanda’da Açlık
Müzesi
Pirinç
42
VEBLEN MAL LÜKS VE
GÖSTERİŞLİ MALDIR
FİYATI ARTTIKÇA
SATIŞI ARTAR
Fildişi kollar ve 18 ayar altın
çerçeve üzerine oturtulmuş
132 adet pırlantası
Porsche1.5 milyon Euro
2 MİLYAR dolar serveti ile Ali Ağaoğlunun 10
milyon 127 bin lira değerinde 14 arabası var
Cowdray
Đnci kolye
3.35
milyon $
2150 $ Clive
Christian parfüm
705 $ Clive Christian
parfüm
3 milyon $ Yakut Yüzük
166.320 $ Zenith saat
43
Fakir (Düşük, Aşağı, Adi) Mal-Üstün (Normal) Mal
Gece kondu
Villa
Çakma Nike
Orijinal44
Nike
Veblen mal psikolojik ve sosyal nedenlerle tüketicinin fiyatı artan (azalan)
maldan daha çok (az) miktarda aldığı maldır. Talep kanununa aykırı olan bu mal
gösteriş tüketimi için satın alınır.
P
D=talep Doğrusu
P1
Veblen –Giffen Mal
b
P2
P↑
a
P↓
Q↓
Q: Miktar
Q1
P: Fiyat
Q
Q2
D: Demand
P
P2
Q↑
Normal Mal
b
P↑
Q↓
P↓
a
P1
Q2
D=talep Doğrusu
Q
Q1
Talep
Q↑
M: Gelir
M: Money
Income
I: Money
Income
Talep Doğrusu=Fiyat-talep Doğrusu
45
Üstün Mal:Tüketicinin geliri arttığında (azaldığında) talebi artan (azalan) mal üstün maldır.
Üstün malda gelir ile talep arasında pozitif ilişki vardır. Üstün malın aksine tüketicinin geliri
arttığında (azaldığında) talebi azalan (artan) mal aşağı maldır.
SAYIŞTAY-2008 113. Tüketicinin
geliri artarken bir mala olan talep
artıyorsa o mal nasıl bir maldır?
A) Normal mal
B) Tüketim malı
C) İkame
D) Serbest mal
E) Düşük mal
A) Normal mal
M
M2
M1
Üstün Mal aynı zamanda
Normal Maldır
Engel Doğrusu
b
Üstün Mal
M↑
a
Q↑
M↓
Q↓
Üstün malın Engel (gelir-talep
Doğrusu) pozitif eğimlidir.
Q1
Q2
Q
Aşağı Mal: Tüketicinin geliri arttığında (azaldığında) talebi azalan (artan) mal aşağı
maldır.Aşağı mal fakir, düşük, bayağı, adi veya inferior mal olarak da adlandırılır.
M
Aşağı malın Engel (gelir-talep
Doğrusu) negatif eğimlidir.
M2
Aşağı Mal
b
M↑
Q↓
M↓
Q↑
a
M1
Q2
Engel Doğrusu
Q
Q1
46
İhtiyaçlar ve Özellikleri
İktisadi faaliyetlerin temelinde tüketicilerin ihtiyaçları vardır. Karşılandığında haz ve mutluluk
veren, karşılanmadığında acı ve üzüntü veren duygular ihtiyaç olarak adlandırılır. İhtiyaçlar
toplumun iktisadi ve kültürel gelişmişlik seviyesine göre değişir, lüks veya kültürel ihtiyaç
zamanla zorunlu ihtiyaca dönüşebilir
İhtiyaçlar sonsuzdur:
İhtiyaçlar şiddet yönünden farklıdır ve karşılandıkça şiddeti azalır:
Suya, ekmeğe, telefona, müziğe ve internete duyulan ihtiyacın şiddeti farklıdır.
İhtiyaçları karşılayan mal ikame edilebilir: Çay-kahve, Döner-kebap, pide-lahmacun
Tam Kullanım (İstihdam) ve Etkin Kullanım
Bir ekonomide mevcut tüm kaynakların tam istihdam edilerek üretime koşulması tam
kullanımdır.
Üç çeşit etkinlik vardır:
1) Dağılımda; Üreticilerin ürettiği mallar tüketicilerin almak istediği mallarla aynı olmalıdır.
2) Üretimde: Mevcut kaynaklar ile en yüksek üretim düzeyini gerçekleştirmek.
3) Bölüşümde: Üretilen mallar en çok ihtiyaç duyan bireyler tarafından tüketilmelidir. üretilen
mal ve hizmetlerin üretime katılanlar arasında etkili bir şekilde dağılmalıdır.
47
X-Etkinsizlik: Harvey Leibenstein (1966) tarafından ileri sürülen X-etkinsizlik, tam
rekabetin olmadığı bir ekonomide kaynakların etkin kullanılmadığını ifade eder.
X-etkinsizliğin iki nedeni vardır:
1) Olması gerekenden daha çok kaynak ile üretimin gerçekleştirilmesinden
kaynaklanan teknik etkinsizlik.
2) Faktörlerin yanlış oranlarda kullanılmasından kaynaklanan kaynak tahsisinde
etkinsizlik.
Teknik Etkinlik: En az girdiyle maksimum çıktıyı elde etmektir.
Alternatif Maliyet
Bir maldan bir birim daha elde etmek için başka bir maldan vazgeçilmesi gereken
miktardır. Tercih yaparken vazgeçilen ikinci en iyi alternatiftir veya vazgeçilen
alternatiften kaynaklanan kayıplardır. Örneğin, Y ve X’in üretilebileceği bir firmada
Y üretilirse 100 lira, X üretilirse 50 lira kazanma imkanı varsa, Y üretilirse X’den 50
lira, X üretilirse Y’den 100 lira kaybedilir. Fırsat maliyet örtük maliyet olarak da
tanımlanır ve muhasebe kayıtlarında yer almaz.
48
İtalyan iktisatçı Vilfredo Pareto (1906)’ya göre, bir bireyin durumunu
kötüleştirmeden başka bir bireyin durumunu iyileştirmek mümkün değilse
bölüşümde; bir malın üretimini azalmadan başka bir malın üretimini artırmak
mümkün değilse üretimde ve iktisadi kaynaklar farklı malların üretimine tahsis
edildiğinde bir bireyin refahını azaltmaksızın başka bir bireyin refahını artırmak
mümkün değilse kaynak dağılımında pareto etkinlik-optimum sağlanmıştır.
Pareto optimum yoksa kaynaklar ile mallar yeniden dağıtılarak bir bireye zarar
vermeden en az bir bireyin refahı artırılabilir ve pareto optimum sağlanabilir.
•
•
•
Vilfredo Pareto
(1848-1923)
Pareto Kriteri “Pareto Optimum”
Maximum refah = Hiçbir bireyi kötü yapmadan bir
başka bireyi iyi yapmak mümkün değilse Pareto
Optimum vardır.
Hiçbir bireye zarar vermeden en az bir bireyin
durumunu iyileştirmek mümkün ise pareto optimum
yoktur.
49
Üretim Olanakları (Dönüşüm) Eğrisi (PPC)
Bir ekonomide kaynaklar tam kullanıldığında belirli bir dönemde (genellikle 1 yılda) iki
maldan üretilebilecek maksimum mal bileşimlerini gösteren eğridir. Eğrinin üzerindeki
her bir nokta iki mal arasında yapılması gereken ödünleşmeyi gösterir.
PPC, bir ekonominin üretim gücünü-kapasitesini gösterir ve
aşağıdaki varsayımlara dayanır:
1) Kaynaklar nicelik ve nitelik itibariyle ele alınan dönem için sabittir;
2) Kaynaklarla üretilebilecek iki mal (Y ve X) vardır;
3) Teknoloji ele alınan dönem itibariyle sabittir;
4) Teknolojinin değişmediği durumda üretilebilecek mal miktarını gösterir;
5) Kaynaklar her malın üretiminde aynı verimliliğe sahip değildir;
6) Azalan verimler ve artan maliyetler kanunu geçerlidir;
7) PPC iki maldan ne kadar üretilebileceğini gösterir, ancak ne kadar üretilmesi
gerektiğini ve talebi göstermez.
Kıt kaynaklar her malın üretiminde aynı ölçüde uygun değildir. Kaynaklardan Y’nin
üretimine uygun olanlar, X’in üretimine koşulursa kaynağın verimi azalır, giderek
daha fazla kaynak Y’den alınıp X’in üretimine tahsis edilir ve Y’den fedakarlık
edilen miktar da giderek artar.
50
Artan Fırsat Maliyet
1 Dönüm patates ekmeye uygun arazide toplam 160 kg ürün yetişir. Patatesin
1 kg=1 TL ise toplam gelir=160 TL
-50 kg patates
+30 kg soğan
10
10
10
10
Patatesten 50 TL kayıp
Soğandan 150 TL kazanç
-10kg patates=
10
10
10
10
10
10
10
10
10
10
10
10
Net kazanç 100 TL
10 kg soğan
-30 kg patates=
10 kg soğan
-20 kg patates=
10 kg soğan
10 10 10
Patates ekilmesi gereken bu araziye kg fiyatı=5 TL olan soğan ekilirse verim
düşer. Daha çok soğan ekilirse daha çok patates üretiminden vazgeçilir.
51
ORİJİNE GÖRE İÇBÜKEY ÜRETİM OLANAKLARI EĞRİSİ
Y
8
7
α=
a
6
β=
b
5
4,5
4
α
3
MRT =
β
0
1
2
3
4
5
6
7
8
∆Y ↓
∆X ↑
β=α
∆Y − 4
β=
=
= −1
∆X
4
Doğrusal üretim olanakları
eğrisinde sol yukarıdan sağ
aşağıya (a’dan b’ye) gittikçe eğim
değişmez
Gerçek hayatı en iyi temsil
eden orijine göre içbükey
PPC eğrisidir.
Y
8
DOĞRUSAL ÜRETİM OLANAKLARI EĞRİSİ
∆Y − 2
α=
=
= −1
∆X
2
Marjinal Dönüşüm Oranı MRT
|β
β|>|α
α|
X
(SABİT FIRSAT MALİYET)
Orijine göre içbükey üretim
olanakları eğrisinde sol
yukarıdan sağ aşağıya (a’dan
b’ye) gittikçe eğim artar
∆Y − 3,5
=
= −0,7
∆X
5
β>α
2
1
∆Y − 1
=
= −0,33
∆X
3
7
a
6
5
b
4
3
2
β
1
0
1
2
3
4
5
α
6
52
7
8
X
İÇ BÜKEY ÜRETİM OLANAKLARI (PPC) EĞRİSİ
Y
a’da Y=80, X=0
a
80
75
70
65
60
f’de Y=0, X=50
h
b
b’de Y=75, X=10
∆Y=35
c
50
40
c’de Y=65, X=20
g: Eksik (atıl) kapasite
d
g
30
h: Mevcut kaynaklarl-üretim
kapasitesiyle ulaşılamaz
e
h: Dış ticaret-ihracat ile
ulaşılabilir.
∆X=20
20
10
f
0
0
10
20
30
40
50
X
PPC üzerindeki tüm noktalar (a, b, c,
d, e, f) kaynakların tam kullanıldığını
gösterir. Ancak bu noktalardan
sadece bir tanesi etkin kullanımdır.
g’den c’ ye gitmenin fırsat maliyeti=0, g’den e’ ye gitmenin fırsat maliyeti=0
PPC üzerinde sol yukarıdan sağ aşağıya doğru gittikçe fırsat maliyet artmaktadır.
Dışbükey PPC’de daima artan fırsat maliyet vardır.
53
ARTAN FIRSAT MALİYET VE PPC
Y X ∆Y ∆X ∆Y/∆X
a
b
c
d
e
f
-
80
0
-
75
10
5 ↓ 10 ↑
80
60
5/10=0,5
50
65
20
50
30
15 ↓ 10 ↑ 15/10=1,5
30
40
20 ↓ 10 ↑ 20/10=2
0
50
30 ↓ 10 ↑ 30/10=3
75
70
-
10 ↓ 10 ↑ 10/10=1
Y
Çeyrek elips şeklinde
içbükey üretim olanakları
eğrisinde artan fırsat maliyet
geçerlidir.
65
g
50
h
40
30
30
20
i
10
0
0
10
20
30
40
50
X
a’dan b’ye giderken Y 5 birim azalırken X’in 10 birim artması, 10 birim X’in maliyetinin 5 birim Y’ye eşit olduğunu
ve X’in alternatif maliyetinin arttığını gösterir. MRT üretim olanakları eğrisinin eğimini gösterir. MRT, üretilen Y ve
X’in fırsat maliyetini gösterdiğinden aynı zamanda malların marjinal maliyetlerinin oranına eşittir.
MC: Marjinal Maliyet
Fırsat (Alternatif) Maliyet=
∆Y MC x
MRTxy =
=
∆X MC y
g: Ekonomi tam kapasiteye yakın
h: Ekonomi eksik kapasitede-ekonomik durgunluk
i: Ekonomi eksik kapasitede-ekonomik çöküntü-kiriz
54
PPC sağa kayarsa ekonominin üretim kapasitesi artar, PPC sola kayarsa ekonominin üretim
kapasitesi azalır. PPC’nin bütünüyle sağa kayması ekonomik büyümenin olduğunu gösterir.
Şekil 1.4a’da PPC sağa ve sola paralel kaydığından Y ve X aynı oranda artıp, azalır. Kaynak
artışına bağlı olarak PPC sağa kayar Teknolojik gelişme sayesinde kaynaklar daha etkin
kullanılır ve ekonominin üretim kapasitesi artar. Üretim kapasitesinde meydana gelen artış az
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için iktisadi kalkınma; gelişmiş ülkeler için iktisadi büyüme
olarak adlandırılır. Tüketici talebinde meydana gelen değişmeler PPC’nin konumunu etkilemez.
Y
a
Y ve X’in üretimi arttı (Y malı X
malından daha çok arttı)
Ekonomik büyüme-kalkınma)
Y
Y ve X’in üretimi azaldı (Y malı
X malından daha çok azaldı)
Ekonomi küçüldü
b
X
Nüfus ve eğitim seviyesinde artış, teknolojik gelişme, iyi iklim
koşulları, üretim faktörlerinin sayısında ve kalitesinde artış
PPC’yi sağa kaydırır.
X
Ekonomik krizler, savaş, doğal felaketler, salgın
hastalıklar vb. Y ve X mallarının üretilmesinde
kullanılan tüm kaynaklara (K, L, Toprak, Teknoloji)
zarar veren tüm olaylar PPC’yi sola-orijine kaydırır.
PPC üzerinde a ve b noktalarından hangisinin tercih edileceğine devlet değil piyasa ekonomisinde
tüketiciler karar verir. Tüketiciler a’yı tercih ediyorsa tüketicilerin daha çok Y malını, daha az X malını
tüketmeyi istiyordur. Tüketiciler b’yi tercih ediyorsa tüketicilerin daha çok X malını, daha az Y malını
tüketmeyi istiyordur. Tüketiciler istedikleri malları tüketebiliyorsa tüketimde etkinlik sağlanmıştır.
55
Kömür
95.Aşağıdaki şekle göre, başlangıçta A noktasında olan bir ekonomide ortaya çıkacak
bir ekonomik krizin sonucunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?
A) Ekonominin üretim olanakları artacağından D noktasına gelinir.
B)
KİK-2009
B) Ekonominin üretim olanakları azalacağından C noktasına gelinir.
C) Ekonominin üretim olanaklarında bir değişme olmayacağından B noktasına gelinir.
D) Ekonominin üretim olanaklarının artıp azalması hakkında bir şey söylenemeyeceğinden
hangi noktaya gelineceği önceden bilinmez.
E) Ekonominin üretim olanakları önce azalır, sonra da artar; dolayısıyla önce C noktasına
sonra da D noktasına gelinir.
Üretim olanakları eğrisi üzerindeki a noktası için
A)
aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Y
A) Üretim maksimumdur B) Aşırı istihdam vardır
d
5
C) Etkin üretim yoktur
D) Đşsizlik vardır E) Atıl kapasite vardır
a
4
b
3
c
2
1
0
1
2
3
4
5
X
Üretim olanakları eğrisi üzerinde a noktasına
ulaştıktan sonra daha fazla X malı üretmenin yolu
aşağıdakilerden hangisidir?
E)
A) Y’nin üretimine daha fazla kaynak ayırmak
B) X’in fiyatını ucuzlatmak C) Y’nin üretimini arttırmak
D) Y’nin fiyatını arttırmak E) Y’nin üretimini azaltmak
Giysi
Üretim olanakları eğrisi üzerinde c noktasından a noktasına gitmenin
alternatif maliyeti nedir?
A) 2 Y malı
B) 0 X malı
C) 3 X malı
B) 0 X malı
D) 6 Y malı
E) 5 X malı
56
SAYIŞTAY 2012 S1. Üretim imkânları eğrisinin altında kalan bir nokta ile ilgili olarak
aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
B) Eksik istihdamı göstermektedir.
A) Ulaşılması imkânsızdır.
B) Eksik istihdamı göstermektedir.
C) Fiyatların çok düşük olduğunu göstermektedir. D) Tasarruf olgusunu göstermektedir.
E) Optimum kaynak dağılımına tam istihdam öncesi ulaşıldığını göstermektedir.
57
SAYIŞTAY 2012 S.1 Üretim imkânları eğrisinin altında kalan bir nokta ile ilgili olarak
aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Ulaşılması imkânsızdır
B) Eksik istihdamı göstermektedir.
B) Eksik istihdamı göstermektedir.
C) Fiyatların çok düşük olduğunu göstermektedir.
D) Tasarruf olgusunu göstermektedir.
E) Optimum kaynak dağılımına tam istihdam öncesi ulaşıldığını göstermektedir.
SAYIŞTAY 2012 S.4 Bir malın fiyatı P iken talebi
Q = 180 – 3P fonksiyonu göstermektedir.
Piyasada malın talebinin fiyat esnekliğinin mutlak
değer olarak 1 olduğu noktada, malın fiyatı ne
kadar olur?
A) 20
B) 30
C) 60
D) 90
E) 180
B) 30
P
60
30
c
a’da fiyat-talep esnekliği=-1
a
b
90
180
Q
58
SAYIŞTAY 2012 S.3 U= Xα Yβ fayda fonksiyonuna sahip bir tüketici,faydasını en yükseğe
çıkardığı durumda malları eşit miktarda tüketiyorsa y malının fiyatı x malının fiyatının kaç
katıdır?
A) α
B) β
C) α β
D) α/β
β
E) β/α
α E) β/α
α
SAYIŞTAY 2012 S.2 Yukarıdaki şekilde bir tüketiciye ait orijine göre içbükey kayıtsızlık eğrileri
ve AC bütçe doğrusu verilmiştir. Tüketici dengesinin gerçekleştiği nokta aşağıdakilerden
hangisidir?
A) A
B) B
C) C
D) D
E) E
A) A
Y
a
Orijine içbükey kayıtsızlık eğrisinde Y ve X malları kötü mallardır.
Tüketici kötü mallardan olabildiğince az tüketmeyi tercih eder.
Denge noktası kayıtsızlık eğrisinin bütçe doğrusuna teğet olduğu
b noktası değil, a noktasıdır. Tüketici 2 kötü maldan sadece 1
tanesini (Y malını) tüketmeyi tercih eder.
d
u1
b
u2
e
c
f
30 İktisat sorusunda 11 tanesi mikro iktisat sorusu
20 maliye sorusu, 40 hukuk sorusu toplam 90 mesleki soru
34 genel yetenek genel kültür 26 soru
X
59
SAYIŞTAY 2012 S.3 U= Xα Yβ fayda fonksiyonuna sahip bir tüketici,faydasını en yükseğe
çıkardığı durumda malları eşit miktarda tüketiyorsa y malının fiyatı x malının fiyatının kaç
katıdır?
A) α
B) β
C) α β
D) α/β
β
E) β/α
α
E) β/α
α
α
β
Bütçe denklemi: M=Px.X+Py.Y
Fayda Fonksiyonu U= X Y
Tüketici denge koşulu
α−1 β
Px
MUx Px αX Y
=
MRSxy =
=
β−1 α
Py
MUy Py βY X
αYβ Px
Y=X
=
α
Py
βX
SAYIŞTAY 2012 S.5 Yukarıdaki şekilde
orijinden çıkan üç arz eğrisi (S1,S2,S3)
verilmiştir. P fiyat düzeyinde A, B, C
noktalarında arzın fiyat esnekliği konusunda
aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi
doğrudur?
A) eA=eB=eC
A) eA=eB=eC
C) eA<eB<Ec
E) eA=eC>eB
αPy = βPx Py =
βPx
α
P
a
P
b
c
Talep
B) eA>eB>eC
D) eB>eA>eC
Orijinden çıkan tüm doğruların
arz esnekliği e=1 dir.
α Px
=
β Py
0
Q
60
KPSS 2002 Aşağıdakilerden hangisi üretim olanakları eğrisinin sağa kaymasına yol açar?
A) Tüketici talebinin ciddi ölçüde ve aniden artması
B) Kaynakların bir malın üretiminden diğerine kaydırılması
C) Okuma-yazma oranının yükselmesi
D) Toplam nüfusun azalması
E) Aktif işgücünün azalması
C) Okuma-yazma oranının yükselmesi
Üretim olanakları eğrisinin sağa doğru kayması ekonomik büyüme anlamına gelir. Bunun
için, aktif nüfusun artması, yeni hammadde kaynaklarının bulunması, vasıflı işgücü
sayısının artması, yeni üretim teknoloji ve yöntemlerinin gelişmesi veya keşfi gibi
gelişmeler olması gerekir. Bu ne-denle, okuma-yazma oranının yükselmesi vasıflı
işgücünün artışını ifade eder ve eğrinin sağa kaymasına yol açar.
KAYMAKAMLIK-2006 130. İki mal tüketen bir tüketici için gelir-tüketim eğrisi negatif eğimli
ise bu mallarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Her iki mal da düşük maldır.
D)
B) Her iki mal da normal maldır.
C) Her iki mal da Giffen tipi düşük maldır.
D) Mallardan biri normal diğeri düşük maldır.
E) Malların normal veya düşük mal olup olmadıkları konusunda bir şey söylenemez.
61
Ekonomide Mal ve Para Akımı
İktisat bilimi ekonomik sistem içinde bir arada, karşılıklı faaliyette bulunan ekonomik
birimler arasındaki ilişkileri inceler. Devletin-dış ticaretin olmadığı bir ekonomide üretici
ve tüketici arasındaki ilişkiler ile reel ve parasal akım aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.
MAL
Sağdan sola hareket
eden reel akımda
mallar üreticiden
tüketiciye akar.
PİYASASI
Faktörler
TÜKETİCİ
ÜRETİCİ
K: Sermaye
L: İşçi
N: Doğal Kaynaklar
T: Teknoloji
FAKTÖR
E: Enerji
PİYASASI
Soldan sağa hareket eden parasal akım ise üreticiden tüketiciye doğrudur. Üretici tarafından
üretilen malları satın alan tüketici aynı zamanda faktör piyasasında ücret/maaş karşılığında
emeğini arz eder.
62
Dışa Açık Ekonomide Mal ve Para Akımı
DEVLET
Vergi
TÜKETİCİ
Faktör Gideri -Faktör Talebi
Faktör Geliri
-Mal Talebi
ÜRETİCİ
DIŞ
ALEM
63
KPS /2012 Klasik ve Marksist iktisadın benimsediği artık kavramı, üretimin toplam
değerinden aşağıdakilerden hangisinin çıkarılmasıyla elde edilen bir değerdir?
A) Toplam üretim maliyeti
B) Katma değer
C) İş gücü maliyeti
D) Sermaye maliyeti
E) Toprak rantı
C) Klasik ve Marksist iktisada göre artık kavramı üretimin toplam değerinden iş gücü
maliyeti çıkarılarak bulunur.
Sayıştay 2011 S13 Yatırım, millî gelir, sermaye ve servet
değişkenlerinin akım ve stok kavramlarına göre sınıflandırılmasıyla
ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Yatırım
A) Stok
B) Akım
C) Akım
D) Stok
E) Stok
Millî gelir
Akım
Stok
Akım
Stok
Akım
Sermaye
Stok
Akım
Stok
Akım
Akım
Servet
Stok
Stok
Stok
Stok
Stok
C)
64
Download

Ders notu için tıklayınız…