AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM– SEKTÖREL
iNŞAAT SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ
Nurel KILIÇ
OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan’dan sonra en yüksek
büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır.
Sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla ve inşaat sektörü gelişme hızları-iktisadi
faaliyet kollarına ve 1998 temel fiyatlarına göre veriler ise şöyledir. (Tablo 1)
Tablo 1: İnşaat Sektörü Gelişme Hızı (%)
Genel Gelişme Hızı İnşaat Sektörü Gelişme Hızı
2004
9,4
14,1
2005
8,4
9,3
2006
6,9
18,5
2007
4,7
5,7
2008
0,7
-8,1
2009
-4,8
-16,1
2010
9,2
18,3
2011
8,5
11,2
2012
2,1
0,6
2013 Yıllık
4,1
7,0
2013 1. Dönem
3,1
5,8
2013 2. Dönem
4,6
7,5
2013 3. Dönem
4,2
8,5
2013 4. Dönem
4,5
6,1
2014 1. Dönem
4,7
5,1
2014 2. Dönem
2,1
2,6
2014 Altı Aylık
3,3
3,8
Kaynak: TÜİK
2007 yılında konut talebindeki azalma, seçim dönemi ve ekonomik ve siyasi
belirsizlikler durgunluk döneminde etkili olmuştur. 2006’daki yüksek performanslı
büyümenin ardından sektör 2007 yılında % 5,7 oranında bir büyüme gerçekleşmiştir.
2007 yılı Ağustos ayında ABD’deki mortgage krizi ile başlayan finansal kriz, 2008 yılı
Eylül ayından itibaren daha da derinleşerek global ölçekte bir ekonomik krize
dönüşmüştür.
2008 yılında ekonomide çarkların tersine dönmesine yol açmıştır. 2008 yılını, inşaat
sektörü % 8,1 küçülme ile tamamlamıştır.
9
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
2009 yılına kriz beklentisi ile başlanılması inşaat sektörünü negatif yönde etkilemiştir.
2010 yılında ekonomide alınan önlemler ile bir önceki yılda görülen küçülmeye
rağmen sektör 2010 yılını % 18,3 oranında büyüme performansı ile kapamıştır.
Sektör 2011 dördüncü çeyreğinde 7,1
oranında
büyüme
performansı
sergileyebilmiştir.
Kamu sektörü inşaat harcamalarındaki
daralma
ve
özel
sektör tüketim
harcamalarının
azalması
inşaat
sektörünün küçülmesinde etkili olmuş ve
sektör 2011 yılında % 11,2 oranında
büyüme performansı gösterebilmiştir.
2012 yılında ise gerçekleşen büyüme oranı % 0,6 olmuştur.
2012 yılındaki durgunluğun ardından inşaat sektörü 2013 yılının ilk çeyreğinde
yeniden atağa kalkmış, 2013 yılının başından itibaren hızla toparlanmış ve yılın ikinci
ve üçüncü çeyreğinde Türkiye ortalamasının üzerinde büyümüştür.
2013 yılı dördüncü çeyreğinde inşaat sektörü % 6,2 oranında büyürken yıllık büyüme
oranı % 7,1 olmuştur. Sektör birinci çeyrekte % 5,8, ikinci çeyrekte % 7,6, üçüncü
çeyrekte % 8,6, dördüncü çeyrekte % 6,1 oranında büyümüştür.
Bu veriler ile, sektörün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla İçerisindeki payı 2013 yılında % 7,0
olmuştur.
2014 yılının ilk çeyreğinde ise sektör yönlü büyüme gösteren sektörler arasında yer
almıştır. Sektör, Türkiye ekonomisinin üstünde bir büyüme performansı göstererek %
5,1 oranında büyümüştür. 2014 yılı ikinci çeyreğinde bu oran % 2,6’ya gerilemekle
birlikte, 2014 yılı ilk altı aylık döneminde % 3,8 olarak gerçekleşmiştir. (Tablo 1)
İnşaat sektöründe büyümede bu ivmenin yakalanmasında son dönemde hız kazanan
ve 6 milyon konutu içeren kentsel dönüşüm çalışmaları da önemli rol oynamıştır. Öte
yandan 2013 yılı başında tam anlamıyla uygulamaya giren KDV oranlarındaki
değişiklik de inşaat sektöründeki bu büyümede etkili olmuştur
Kentsel dönüşüm inşaat sektörünün tüm alt sektörlerine canlılık getirmiştir. İnşaat
sektörünün geneline ivme katmıştır. Özellikle çimento, hazır beton ve tuğla gibi alt
sektörlerde bu canlanma, daha yoğun yaşanmıştır.
2013 yılında inşaat sektörü ikinci çeyrekte % 7,5 oranında büyürken 2014 yılının aynı
döneminde kamu altyapı harcamalarındaki azalmaya da bağlı olarak inşaat sektörü
ivme kaybederek % 2,6 büyüme kaydetmiştir. Özel inşaatlar % 2,8 oranında
artarken, kamu inşaatları % -3,9 oranında azalmıştır. (Tablo 1)
10
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Kamu sektörü 2013 yılının tamamı ve 2014 yılının ilk çeyreğinde altyapı yatırımları ve
cari transferler yoluyla büyümeyi önemli oranda yukarı çekmişti.
Ancak ikinci çeyrekte kamu sektörünün bu katkısının ortadan kalktığını görüyoruz.
Kamu sektörünün büyümeye katkısı sadece % 0,2 olarak gerçekleşmiştir.
Sektör birinci çeyrekte % 5,1 oranında, altı aylık dönemde ise % 3,8 oranında
büyümüş, sektörün 2014 yılında Gayri Safi Yurt İçi Hasıla İçerisindeki payı ise % 6,0
olmuştur. (Tablo 1)
İçinde bulunduğumuz dönemde dünya ekonomisindeki dalgalanmalardan ülkemiz
ekonomisi etkilenmekte ve geleceğe ilişkin öngörüleri de olumsuz etkilemesi
nedeniyle tüketim eğilimi azalmaktadır.
Bina inşaatı maliyet endeksi (BİME) ise; Temmuz–Ağustos–Eylül aylarını kapsayan
2014 yılı üçüncü çeyreğinde, toplamda bir önceki çeyreğe göre % 1,6, bir önceki yılın
aynı çeyreğine göre % 10,6 ve dört çeyrek ortalamalara göre ise % 10,1 artmıştır.
BİME’de 2014 yılı üçüncü çeyreğinde işçilik endeksi bir önceki çeyreğe göre % 1,7,
malzeme endeksi % 1,6, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre işçilik endeksi % 10,4 ve
malzeme endeksi % 10,7 artmıştır.
Tablo 2: Bina İnşaatı Maliyet Endeksi Değişim Oranları (2005=100, III. Çeyrek,
2014)
2013 Yılı III. Çeyrek
2014 Yılı III. Çeyrek
Toplam İşçilik Malzeme Toplam İşçilik Malzeme
Bir önceki çeyreğe
göre değişim
oranı (%)
Bir önceki yılın aynı
çeyreğine göredeğişim
oranı (%)
Dörtçeyrek
ortalamalarına göre
değişim oranı (%)
2,3
1,2
2,7
1,6
1,7
1,6
6,4
6,5
6,3
10,6
10,4
10,7
3,9
6,2
3,3
10,1
9,1
10,5
Kaynak: TÜİK
2014 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı
verilen yapıların bina sayısı % 24,6, yüzölçümü % 35,8, değeri % 50,4, daire sayısı
da % 27,4 oranında artmıştır.
Yapı Ruhsatı verilen binaların 2014 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında; yapıların
toplam yüzölçümü 112,6 milyon m² iken; bunun 63,8 milyon m ’si (%56,7) konut, 29,9
milyon m2’si (% 26,5) konut dışı ve 18,9 milyon m 2’si (% 16,8) ise ortak kullanım alanı
olarak gerçekleşmiştir.
11
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Yapı sahipliğine göre, özel sektör 99,5 milyon m² (% 88,3) ile en büyük paya sahip
olmuştur. Bunu 11,3 milyon m² (% 10,0) ile devlet sektörü ve 1,9 milyon m² (% 1,7)
ile yapı kooperatifleri izlemiştir.
Tablo 3: Yapı Ruhsatı, 2014 Yılı Ocak-Haziran Ayları Toplamı
Bina Sayısı
Yüzölçümü
(m2)
Değer (TL)
Daire Sayısı
Kaynak: TÜİK
2014
74.214
2013
59.551
Bir Önceki
Yılın İlk Altı
Ayına Göre
Değişim Oranı
(%)
2012
2014
2013
51.358
24,6
16,0
112.617.603
82.902.610
77.774.234
88.321.452.674 58.717.544.830 53.509.640.592
525.520
412.346
375.229
35,8
50,4
27,4
6,6
9,7
9,9
2014 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre belediyeler tarafından Yapı Kullanma
İzin Belgesi verilen yapıların bina sayısı % 34,5, yüzölçümü % 39,9, değeri % 56,3,
daire sayısı % 32,4 oranında artmıştır.
Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların 2014 yılı Ocak-Haziran ayları
toplamında; yapıların toplam yüzölçümü 82,9 milyon m 2 iken; bunun 49,4 milyon m²’si
(% 59,6) konut, 21,1 milyon m2’si (% 25,5) konut dışı ve 12,4 milyon m 2’si (% 14,9)
ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşmiştir.
Yapı sahipliğine göre, özel sektör 72,7 milyon m² (% 87,7) ile en büyük paya sahip
olmuş, bunu 8,1 milyon m² (% 9,7) ile devlet sektörü ve 2,1 milyon m² (% 2,5) ile yapı
kooperatifleri izlemiştir.
Tablo 4: Yapı Kullanma İzin Belgesi, 2014 Yılı Ocak-Haziran Ayları Toplamı
Bir Önceki Yılın
İlk Altı Ayına
Göre Değişim
Oranı (%)
2012
2014
2013
43.107
34,5
21,4
2014
2013
Bina Sayısı
70.395
52.330
Yüzölçümü
(m2)
82.851.043
59.213.819
49.069.757
Değer (TL)
64.123.906.931 41.028.962.555 32.613.435.238
Daire Sayısı
414.632
313.113
252.312
Kaynak: TÜİK
39,9
56,3
32,4
20,7
25,8
24,1
Kentsel dönüşüm projeleri, geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamaları ile birlikte
inşaat sektörü, Ege Bölgesi’nde ve İzmir’de önemli bir dönemece girmiştir.
12
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL
Ancak, bürokratik engeller, işçilik maliyetleri, sertifikalı işçi sayısının yetersizliği
sektörün önündeki engellerde ilk etapta sayılabileceklerdir.
Bu perspektifte; yaşanan arsa sıkıntısı, yüksek arsa fiyatları ve yüksek maliyetler,
Kamu İhale Kanunu ve uygulamalarının çözümleyemediği aşırı düşük teklifler, sektör
karlılığını, dolayısıyla sermaye birikimini olumsuz etkilemesi ise sektörün tehditleri
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bölgemizde
ve
özellikle
İzmir'de de konut yapımına
yönelik arazilerin yetersizliği,
altyapı
eksiklikleri,
İhale
Kanunu
ve
İmar
Yönetmeliğinden kaynaklanan
sorunlar nedeniyle sektörün
yeteri
kadar
büyüme
gösteremediği
yatırımcılar
açısından da sık sık dile
getirilmektedir.
Bu nedenle inşaat sektöründe kamu yatırımları ile özel sektör yatırımlarının
gerilemesinde önemli dinamikler olan kamu yatırımlarının artırılması önemlidir.
Bunun yanısıra iç talebi ve özel sektör yatırımlarını canlandıracak önlemler alınmalı
ve kentsel dönüşüm projesinin sektördeki büyümeye ivme katacak etkileri süratle
devreye sokulmalıdır.
Çünkü, kentsel dönüşüm; Türkiye’de gayrimenkul ve inşaat sektörünün
gelişimi için önemli bir süreçtir.
Bu açıdan uygulanabilir bir kentsel dönüşüm stratejisine sahip olunması
önemlidir.
Türkiye’de konut arzının büyük bir bölümünü gerçekleştiren özel sektörün kentsel
dönüşüm projelerine katılımı arttırılmalı ve kentsel alanlardaki konut üretimlerinde
talep edilen yol, kanal, katılım bedelleri ve ruhsat harçları daha makul seviyelere
çekilmelidir.
Türkiye’de yaşanan arsa sıkıntısı ve yüksek arsa fiyatları yüksek maliyetler
yaratmaya devam etmektedir. Kentsel dönüşüm ile ortaya çıkacak arsaların arsa
bedelleri de yüksek kalacaktır.
Bu nedenle; yerel yönetimlerin 1/100.000 planları ile konut alanı ilan edilecek
bölgelerde düşük bedelli arsa üretilmesi önem taşımaktadır.
Bununla birlikte;
 Hazine arsalarının konut imarına uygun hale getirilmesi ve özellikle orta sınıf
konutların inşaatının kullanımına sunulması,
13
AR&GE BÜLTEN
2014 EKİM – SEKTÖREL



Kentsel alanlardaki konut üretimlerinde talep edilen yol, kanal, katılım
bedellerinin ve ruhsat harçlarının daha makul seviyelere çekilmesi,
Konut üretiminde yapı ruhsatları ve yapı izinlerinin verilmesinde azami
denetiminin sağlanması ile kayıt dışı haksız rekabetinin önlenmesi,
Konut ve yapılar için getirilen enerji verimliliği gibi zorunlu standartların
uygulanması konusunda vergi ve benzeri araçlar ile özendirici olunması öne
çıkmaktadır.
Ülkemizde yurtiçi müteahhitlik hizmeti sunan çok sayıda yüklenici mevcuttur. Yurtiçi
müteahhitlerin çoğu küçük ölçekli, şahıs veya aile şirketi vasfında olup, müteahhitlik
alanında üretim kalitesinin artırılması, profesyonelleşme, teknik altyapı ve birikimin
geliştirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Sektörün katma değerinin artırılabilmesi için bilgi
yoğun ve yüksek standartlarda projelere geçiş yapılması ve kalite odaklı rekabet
ortamının oluşturulması gerekmektedir.
İnşaat sektörünün üretim ve hizmet kalitesini uluslararası standartlara ulaştırarak,
yenilikçi bir anlayışla arz ve talebin yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya
kavuşturulması ve sektörde teknik müşavirlik hizmetlerinin de etkinleştirilmesi
önemlidir.
Ayrıca; sektörde nitelikli, eğitimli, sertifikalı ara eleman sıkıntısı konusunda da;
Mesleki Yeterlilik Belgesi sistemi ile çalışanların yeni teknolojiler doğrultusunda
eğitilerek dünya standartlarına ulaşılması rekabet gücümüzü arttıracak, sektörde
verimlilik ve kalite hedeflerinin üstüne çıkılmasını sağlayacaktır.
14
Download

iNŞAAT SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ