RÖPORTAJ / NİLGÜN KELEŞ
T
Köksal BAYRAMOĞLU
[email protected]
LOJİSTİK SEKTÖRÜ
DEVLET
POLİTİKALARI İLE
DESTEKLENMELİ
136
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
Türkiye’nin 2023 ihracat
hedefleri arasında lojistiğin
en önemli sektörlerden
biri olduğunu belirten
Sertrans Logistics Genel
Müdürü Nilgün Keleş,
sektörün önemli bir
potansiyele sahip olduğunu,
ancak sektörde yaşanan
haksız rekabet dolayısıyla
lojistik firmalarının rekabet
gücünün azaldığını,
sektörün devlet
politikalarıyla desteklenmesi
gerektiğini söylüyor.
ürkiye’de ihracat her geçen
gün artıyor. Dolayısıyla lojistik
sektörünün önemi her geçen
gün daha da artıyor. Hükümet,
2023 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedeflediğini her platformda dile getiriyor. Türkiye’nin
bu hedefe ulaşması ve ekonomideki
çarkların daha iyi dönebilmesi için lojistik sektörüne büyük görevler düştüğünü ifade eden Sertrans Logistics
Genel Müdürü Nilgün Keleş, sektörün
yeni pazarlara yönelmesiyle hedef büyüttüğünü söylüyor. 25 yıllık sektör tecrübesiyle lojistiğin önemli isimlerinden
biri olan Nilgün Keleş, lojistik sektörün bugün geldiği noktayı Ekovitrin’e
değerlendirdi...
“İHRACAT CIS, AFRİKA VE
IRAK PAZARLARINA
YÖNELDİ”
I 2013, lojistik sektörü açısından
nasıl bir yıl oldu? Siyasi ve ekonomik
açıdan yurt içi ve yurt dışı gelişmeler
ışığında değerlendirmelerinizi alabilir
miyiz?
Lojistik sektörü, 2013’te gerek
yurt içi, gerekse yurt dışında yapılan
şirket birleşmeleri ve yeni satın almalar, nakliye filolarının büyütülmesi, daha büyük depolarda çalışmaya başlanması ile birlikte, artan ihracat rakamları sayesinde rekabetin arttığı
ortamda yine zorlu bir yılı geride bırakıyor. İhracat AB pazarından CIS,
Afrika ve Irak pazarlarına yöneldi.
İthalat konusunda da Çin ve Uzak
Doğu payı arttı. İthalatta olan artış
konteyner pazarının büyümesine yol
açtı. İhracatta olan artış da Güneydoğu
nakliyecilerine destek oldu. Suriye
konusunda yaşanan olumsuzluklar da
bu bölgeye olan ihracatımızı durma
noktasına getirdi. Büyüyen ölçeklerde
yapılan ithalat ve ihracat da depolama
hizmetlerinin önemini arttırdı.
“AB’DEKİ TOPARLANMA
SEKTÖRÜ OLUMLU ETKİLER”
I Ekonomistler uzun zamandır
Avrupa’da yaşanan ekonomik krizin
birkaç yıl içinde son bulacağını ve
ekonomide yeniden canlanma yaşa-
Sertrans Logistics
Genel Müdürü
Nilgün Keleş
“HAKSIZ REKABET UNSURLARI
ORTADAN KALDIRILMALI”
“Vizeler, kotalar ve engellemeler Türkiye lojistik sektörünü haksız
rekabetle karşı karşıya bırakıyor. Sektördeki firmaların gücünü zayıflatan
ve sapla samanın karışmasına sebep olan haksız rekabet unsurlarının
giderilmesinde daha düzenleyici ve ayrıştırıcı bir çabaya ihtiyaç var.”
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
137
RÖPORTAJ / NİLGÜN KELEŞ
nacağı ifade ediliyor? Bu görüşe katılıyor musunuz? Bu durum Türk
lojistik sektörünü ne yönde etkiler?
AB ülkelerindeki ekonomik değişimler, Türkiye’deki ithalat ve ihracat sektörlerini direkt olarak etkiliyor. Avrupa’daki pazarlar, bu pazarla çalışan firmaların maliyetlerini
daha sıkı kontrol etme ihtiyacı doğuruyor ve buna bağlı olarak lojistik
maliyetlerine yönelik sektör oyuncularının üzerinde baskı oluşturuyor.
Son dönemde AB ülkelerinde bir kıpırdanma, silkelenme göze çarpıyor. 2013'ün bir toparlanma süreci olduğunu söylenebilir. İçinde bulunduğumuz dönemde Avrupa Birliği
ekonomik bölgesinde önemli büyümeden söz edemesek bile daralmanın duracağı ve daha istikrarlı bir seyir izleneceği tahmin ediliyor.
AB'de reel anlamda toparlanma
başlayınca bundan en olumlu etkilenecek ülkelerden birinin Türkiye olacağı kesin. AB'ye ihracatımızda birkaç
aydır artış var. Bundan sonra daha da
ciddi artışlar göreceğimizi umuyorum.
AVRUPA’DA TOPARLANMA TÜRKİYE İÇİN İYİ HABER
“AB'de reel anlamda toparlanma başlayınca bundan en
olumlu etkilenecek ülkelerden birinin Türkiye olacağı kesin.
AB'ye ihracatımızda birkaç aydır artış var. Bundan sonra
daha da ciddi artışlar göreceğimizi umuyorum.”
TÜRKİYE’NİN HEDEF
PAZARLARI
I Türkiye, lojistikte bugün hangi bölge ve ülkelerde etkin? Hedef
pazarlar hangi ülkeler olmalı?
Bugün Avrupa Birliği, Kuzey
Afrika, Sahra-altı Afrika, Orta
Amerika ve Uzak Doğu bölgelerine
ihracatımızın artışta olduğu görülüyor. Artış oranları Kuzey Afrika'da
yüzde 12,2, Sahra-altı Afrika'ya yüzde 7,5, Uzak Doğu'da yüzde 16,3 ve
Orta Amerika'da yüzde 33,1 seviyelerinde. Her ne kadar sektörde kısa
vadeli ve kar amaçlı olarak CIS ülkelerine ve Ortadoğu pazarına bir yönelim olsa da, bu pazarlarda gerçekleştirilen ticaretin kendi içinde
riskler taşıdığını ve özellikle süreklilik bağlamında değerlendirildiğinde
Avrupa pazarının kritik öneme sahip
olduğu vurgulamak gerekir. Türkiye
ile ticaret hacmi açısından önemli bir
yer tutan Almanya, İtalya ve Fransa
gibi ülkelerde gerçekleşen ekonomik
göstergeler önümüzdeki dönem dikkat edilmesi gereken hususlar olarak
öne çıkıyor.
“Bölgesel anlamda
önemli bir potansiyele sahibiz”
I Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefi 500 milyar
dolar. Türkiye’nin potansiyeli ve dünyadaki gelişmeler ışığında bu hedefe ulaşmamız sizce mümkün mü?
500 milyar dolar ihracat hedefinin konuşulduğu
2023 yılında bu hedefe ulaşmak için en önemli sek-
138
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
törlerin başında ‘lojistik’ geliyor. Lojistik, Türkiye’nin
önemli sektörlerinden biri; Türkiye’nin kendi lojistik
potansiyeliyle beraber Karadeniz Bölgesi ve Orta Asya
olmak üzere adeta merkezinde olduğu bölgenin potansiyelini dikkate aldığımızda, ayrıca Batı ile Doğu
arasında değişen ticari dinamikler doğrultusunda yeniden canlanma yolunda olan tarihi İpek
Yolu’nu da lojistik pazarı potansiyeline ilave ettiğimizde bu potansiyelin büyüklüğünü açıkça görebiliriz. Ancak vizeler, kotalar ve engellemeler Türkiye lojistik sektörünü haksız rekabetle
karşı karşıya bırakıyor. Lojistik sektörü devlet politikaları ile desteklenmeli. Sektördeki firmaların gücünü zayıflatan ve sapla samanın karışmasına sebep olan haksız rekabet unsurlarının
giderilmesinde daha düzenleyici ve ayrıştırıcı bir
çabaya ihtiyaç var.
“ULAŞTIRMA
VE LOJİSTİK
SON 2 YILDA
HIZLI BÜYÜDÜ”
Türkiye’de, ulaştırma ve lojistik sektörü
2010 yılından sonra yüzde 12’nin
üzerinde büyüme kaydetti. Son
dönemde yapılan ülkeler arası işbirliği,
uluslararası ticareti geliştirme yönünde
yapılan anlaşmalar büyümeyi artırdı.
T
ürk ekonomisinin son yıllarda
pozitif büyüme sergilemesi lojistik sektörünü nasıl etkiliyor?
Yılın ikinci çeyreğinde
GSYH geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 arttı, yılın ilk yarısında
ise ekonomi yüzde 3,7 büyüdü.
Hatırlanacağı gibi iki yıllık, ortalama
yüzde 9 gibi güçlü bir performansın
ardından geçtiğimiz yıl GSYH büyümesi yüzde 2,2’ye gerilemişti; bu
açıdan büyümede bir hızlanma söz
IMF'nin ekim ayında yayınlanan 2013 Dünya Ekonomik
Görünüm Raporu’na göre Türkiye’nin bu yıl yüzde 3.8,
gelecek yıl ise yüzde 3.5 oranında büyümesi bekleniyor.
konusu. Nitekim, IMF'nin Ekim
ayında yayınlanan 2013 Dünya
Ekonomik Görünüm Raporu'na
Türkiye’nin bu yıl yüzde 3,8 ve gelecek yıl ise yüzde 3,5 oranında büyümesi bekleniyor.
Diğer yandan, büyüyen ekonomisiyle gelişmekte olan ülkelerin
adım adım önüne geçen Türkiye’de,
ulaştırma ve lojistik sektörü 2010 yılından sonra yüzde 12’nin üzerinde
büyüme kaydetti. Son dönemde yapılan ülkeler arası işbirliği, uluslararası ticareti geliştirme yönünde yapılan anlaşmalar ve boru hattı taşımacılığı da göz önünde bulundurulmak üzere, Türkiye’nin 2023 dış
ticaret hacmi ve özellikle ihracat hedefleri doğrultusunda lojistik sektörünün bu gelişme ve hedeflere paralel olarak büyümesi, milli gelir
içindeki payının artması ve taşıdığı stratejik önem bakımından gelişmesi en olası sektör olması bekleniyor.
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
139
RÖPORTAJ / NİLGÜN KELEŞ
“2023 HEDEFİ İLK 10
İÇİNDE YER ALMAK”
Türkiye 2010 yılında 155 ülke içinde 39’uncu
sıradaydı. 2012 yılında 27’nci sıraya yükseldik,
şimdiki hedef ise 2015 yılında 22'ncilik, 2023
yılında da dünyanın ilk 10’u içinde yer almak.
Türkiye’nin lojistik fiziksel ve kurumsal altyapısı istenen
düzeye getirilmediği sürece bölgesinin lojistik üssü olma
hedefi bir hayal olmaktan ileriye gitmeyecek. Ülkemizin bir
ana ticaret hattı yakalaması ve buna yönelik karma taşımacılık
koridorunu oluşturması gerekiyor.
140
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
T
ürk iye , L oji stik Pe rfo rma ns
Endeksi'nde 27. sırada yer alıyor. Ancak diğer yandan dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisine sahip. Siz bu farkı neye bağlıyorsunuz? Lojistikte ne gibi eksikliklerimiz var?
Türkiye 2010 yılında 155 ülke
içinde 39 sıradaydı. 2012 yılında
27’nci sıraya yükseldik, şimdiki hedef
ise 2015 yılında 22'ncilik, 2023 yılında da dünyanın ilk 10 u içinde yer almak. Türkiye, üretim-tüketim hattı
üzerinde 600 milyar dolar tutarında
bir mal akışının yolu üzerinde. Bu
stratejik
konumu
nedeniyle
Türkiye’ye lojistik üs rolü biçilmekle birlikte, bu hedefe ulaşma yolunda çok daha fazla çaba sarf edilmesi gerekiyor. Dünya ticaretinin hacim
olarak ağırlıklı deniz taşımacılığı ile
gerçekleştirildiği bilinen bir gerçek.
Ülkemizin bir lojistik üs olabilmesi
için öncelikle küresel dolaşımdaki
mal hacmini bölgesel olarak çekebilecek bir hub, bir merkezi liman ülkesi haline gelmesi, olmazsa olmaz
koşul.
LOJİSTİKTE TARİHİ
İPEK YOLU PROJESİ
Marmaray’ın açılması, Kars-TiflisBakü demiryolunun tamamlanması
Londra ile Bakü arasında kesintisiz
taşıma imkanı sunacak. Ayrıca yükselen doğunun batıyı besleyeceği küresel ulaştırma rotası, yeniden canlandırma çabalarına anlamlı katkılar
sağlamak zorunda olduğumuz tarihi
İpek Yolu’dur. Özellikle İpek Yolu’na
ilişkin gelişmeler (TRACECA Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaşım
Koridoru) ile birlikte, ayrıca dünya ticaretinde Asya-Pasifik ve güneydoğu
Asya’daki inanılmaz gelişmeler
Türkiye’nin lojistik üs olmasını zorunlu hale getirecek. Ayrıca
Avrupa’da bugün sayıları 50’yi aşan
lojistik köyler konusunda harekete
geçen yetkililer, Türkiye’de 16 adet
lojistik köy yapımına başlanmış durumda. Ancak, lojistik köylerin kurulmasında ve diğer hazırlıkların bazılarında biraz geç kalındı.
TÜRKİYE’Yİ
LOJİSTİK ÜS HALİNE
GETİRMEMEK İÇİN
HİÇBİR SEBEP YOK
Türkiye’nin lojistik fiziksel ve
kurumsal altyapısını istenen düzeye
getirilmediği sürece bölgesinin lojistik üssü olma hedefi bir hayal olmaktan ileriye gitmeyecek. Ülkemizin
bir ana ticaret hattı yakalaması ve buna yönelik karma taşımacılık koridorunu oluşturması gerekiyor.
Sadece karayoluna yüklenmek yetmez. Bunun yolu, demiryolu ve denizyolu taşımacılık sistemlerini çağdaş düzeye getirmek, koridora göre
lojistik köy/merkezlerini kurmak,
gümrükleri modernize etmek, kayıt
dışı ekonomi ve haksız rekabeti önlemektir.
Demiryolu serbestleştirme yasasının çıkartılması demiryolu taşımacılığının Türkiye’deki payını arttıracaktır. Türkiye bir an önce temel tedarik zinciri ve lojistik stratejilere dayalı Lojistik Master Planını diğer
sektör master planları ile uyumlu bir
şekilde hazırlamak ve uygulamak
durumunda. Lojistik üs olmak demek
hareketin giriş çıkışın hızlı olması demek. Bunu sağlayacak kanuni düzenlemelere de ihtiyaç var. Bölgede
Türkiye’den daha güvenli, bu anlamda daha gelişkin, işgücü kabiliyeti
olan başka bir ülke yok. Dolayısıyla,
gerekli altyapı yatırımları ve düzenlemelerle Türkiye’yi lojistik üssü haline getirmemek için bir sebep yok.
14 ülkede 37 noktaya
parsiyel taşımacılık
2013 yılında ayrıca müşterilerimize yeni ürün ve hizmetlerimizi de
sunduk. Yeni Shuttle hizmetimiz
IQ+ (International Quick Service)
ile İspanya, İtalya, Almanya, Fransa
ve Benelüks ülkeleri başta olmak
üzere 14 ülkede 37 noktaya haftalık düzenli parsiyel taşımacılık hizmetini maksimum hızda gerçekleştiriyoruz. Bu hizmetimizle aldığımız yükleri Barselona’ya 68 saatte, Münih’e 60 saatte, Milano’ya
58 saatte, Amsterdam’a 84 ve
Brüksel ile Paris’e de 85 saatte
ulaştırıyoruz. Hadımköy’de e-lojistik hizmetlerimiz için toplam 18
bin metrekare ve Samandıra tesislerimizde yine e-lojistik hizmetleri
için 10 bin metrekare alan ayırdık.
“Lojistik sektörü
2013’te yüzde 8-10 büyür”
I 2013 yılını sektör ve firmanız
a ç ı s ı nd a n de ğ e r l e nd i r i r m i s i n i z ?
(Büyüme rakamları, beklenti ve reel açıdan)
2013 yılı sonunda lojistik sektörünün yaklaşık yüzde 8-10 düzeyinde büyüyeceğini öngörüyoruz.
Sektörümüz 2013 yılı için 90 milyar
doların üzerinde bir lojistik potansiyele sahip olmasına rağmen; yabancı şirketlerin aldığı pay ve kendi lojistiğini kendisi yapan şirketlerin de etkisiyle yılsonu pazar büyüklüğü yaklaşık 21 milyar dolar olacak. Sertrans Logistics olarak ise
2013’ü yaklaşık yüzde 15’lik büyüme
ile 90 milyon avro civarında kapatmayı öngörüyoruz. Hadımköy tesisimizin tamamlanması ile beraber
2013 yılında yaptığımız yatırımlar
yaklaşık 10 milyon avroya ulaştı.
2013 yılının ilk 9 ayında pazardaki
güçlü konumumuzu yatırımlarımızla
güçlendirerek sürdürdük. Amacımız,
her yıl yüzde 10-15 oranında organik büyüme gerçekleştirmek. Bu
yıl Hadımköy’de yeni bir lojistik
merkezi açtık. Hadımköy'de yeni
hizmete giren lojistik merkezimiz 42
bin 500 metrekare toplam kapalı alana, 38 bin metrekare gümrüklü ve
gümrüksüz depo alanına, 2 bin metrekare ADR adı verilen tehlikeli
madde depolama alanına ve 2 bin
500 metrekare büyüklüğünde genel
müdürlük binasına sahip.
ADR’miz, İstanbul / Avrupa yakasının ilk müstakil ADR’si olma
özelliğini de taşıyor. Son sistem
teknolojilerle ve uluslararası yüksek
standartlarda inşa edilmiş olan tehlikeli maddeler depomuz, bu bölgenin tüm ihtiyacını karşılamaya
yetecek kapasiteye sahip. E
EKOV‹TR‹N OCAK 2014
141
Download

lojistik sektörü devlet politikaları ile desteklenmeli