ANLATIM BOZUKLUKLARI
ANLAMLA İLGİLİ YANLIŞLIKLAR:
1)GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANIMI:

















Karların içerisindeki kuş yavrusu neredeyse donmak üzereydi.
Soğuk buz parçaları yüzümüze çarpıyordu.
Bu işin böyle sonuçlanacağını önceden tahmin etmiştim.
Burada yaşadığımız geçmişe ait güzel anıları unutamıyorum
Çöpler tam üç gündür alınmıyor.
Çocuğuna hiçbir zaman ilgi ve alaka göstermedi.
Bu havalarda sağlık ve sıhhatinize dikkat edin.
Karşıma ansızın birdenbire bir azgın köpek çıkmasın mı?
Doktor, babama bir müddet istirahat edip dinlenmesini söyledi.
Baharın geldiğini bütün ilçeye ilan edip duyuralım.
Suçlular tahliye edilip toplum içerisine salıverildiler.
Bilgili insanlardan faydalanıp istifade etmeyi bilmeliyiz
Bundan sonra artık kimseyi üzmeyeceğine söz verdi.
Takımın boyu en uzun oyuncusu olan İlhan sakatlanmış.
Çocukların her birine birer kitap düştü.
Muhabbet kuşunu kafesten dışarı çıkardılar.
Sana böyle olacağını söylemiştim ama ne var ki sen beni dinlemedin.
2).GEREKSİZ YARDIMCI EYLEMLER






Sağlığa etki eden faktörler pek çok.
Ondan kuşku ettiğimi bilmiyor.
Sınava girme isteğinde bulunmuş öğrencilerin başvurularının son günü.
Son dönemlerde yapılan savaşlarda hep yenilgi aldık.
Şimdi sizlere çok istek alan bir parçayı dinleteceğiz.
Konuşmalarımın size ne kadar etki edeceğini bilemem
2)SÖZCÜĞÜN YANLIŞ ANLAMDA KULLANILMASI:









Arabaya biner binmez emniyet kemerlerinizi bağlayınız. “takınız”
Dünden itibaren yağmur yağıyor.”beri”
Deterjandan elleri tahrip oldu.”tahriş”
Gelecek hafta izleyeceğiniz programları hatırlıyoruz. “Hatırlıyoruz olmaz”
Onu her türlü girişimden çekinmeyen biri olarak tanıyoruz.”korkmayan “
14 Ağustos 1973 yılında doğdu. Yılında değil tarihinde olacak
Attığı golle takımının yenmesine yol açtı. Sağladı olacak
Bu kurumun devletimize yarardan çok zarar sağladığı bilinen bir gerçektir.açtığı olması gerek
Irak, ekonomisini ciddi ölçüde tahrip eden savaşın 10. yıldönümünü kutluyor.yıldönüm kutlanamaz
*BİRBİRİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER








Türkiye’de etken bir yanardağ yoktur. etkin
Turistik kılıklı bir adam yanımıza gelerek kendini bize tanıştırdı.
Polonya sanat alanında azımsanacak bir ülke değildir.
Sınıfa yeni gelen öğrenci çekimser davranıyor.
Bu iki sözcük arasında az da olsa bir ayrıntı var.
Kadın, kocasının suçlu olduğunu savundu.
Liseyi bitiren kardeşim yurt dışında öğretim görüyor.
Bu Türkiye’ye özel bir durum.
3)SÖZCÜĞÜN YANLIŞ YERDE KULLANILMASI:











Yeni televizyonu açanlar için haberi tekrarlıyoruz.
Çalışmalarla hasar gören bina onarılacak.
Herkes benim bomboş evde oturduğumu düşünüyor.
Alkollü araç kullanmayınız.
Vize kaydının bulunmadığı dünyada birkaç ülkeden biridir Küba.
Dünya televizyonları tekrar tekrar vurulan sivilleri gösteriyor.
En doğal vatandaşın hakkını koruyamıyorlar.
Çocuklar çok dışarıda kaldılar.
Çok karnım acıktı.
Çok yüksek puan almak istiyor ama bir türlü isteğine ulaşamıyor.
Dün otuz kadar derse geç kalan öğrenci disipline verildi.
4.BİRBİRİYLE ÇELİŞEN SÖZLER:









Şüphesiz bu olay hepinizi üzmüş olmalı.
Bundan aşağı yukarı tam üç yıl önce tanıştık.
Bence bu yaz kesinlikle çok turist gelecek ülkemize.
Bütün parçayı ahenkle yavaş yavaş okuyuverdi.
Sınavda tüm soruları kesinlikle doğru okuyacağımı sanıyorum.
Şüphesiz bu olaydan herkes dersini almış olmalı.
Belki bizim ülkemizde de iyi yetişmiş aydınlar var tabi.
Kesinlikle söyleyebilirim ki bu tedavi sizi ayağa kaldırabilir.
Şüphesiz sigara sağlığa zararlıdır sanıyorum.
5.DÜŞÜNCE VE MANTIK YANLIŞLARI:







Değil bir gün bir hafta ayrı kalsa onu özler.
Haftanın en güzel günlerinden biridir cumartesi Pazar.
Aşağı indiğimizde arabamızı çalınmış olarak bulduk.
kadar hastalanmasına rağmen küçük hiç ölmedi.
Yeni evlendiklerinde değil oturacak sandalyeleri televizyonları bile yoktu.
Arkasındaki yarışmacıyı bir hamlede geçti.
Oraya gittiğinizde cesetler ölü müydü?
6.ANLATIM BELİRSİZLİĞİ:







İhtiyar, arkadaşlarıyla kahveye gitti.
Şair ,Hugo’yu çok sever.
Gazeteci, kadın mahkumlarla konuşuyor.
Tiyatro yazdığını duymadım.
Babam ,balık tutmayı benden çok sever.
İstersen kardeşini çağırıp ona sorabiliriz.
Bu işi çok istediğini bilmiyordum.
7.DEYİM YANLIŞLARI








Ona yardım etmek için elinden geleni ardına koymadı.
Çalışmasıyla kısa sürede göze battı.
Yazdıklarına iyice göz attım az önce.
Suçüstü yakalanınca etekleri zil çaldı.
Onu gördüğümde yüzünden dökülen bin parçaydı.
Çuvaldızı kendine iğneyi başkasına batır.
Deveye neden belin eğri demişler.
Bakmakla öğrenilseydi köpekler kasap olurdu.
DİLBİLGİSİ YANLIŞLARI
1.TAMLAMA YANLIŞLARI
İsim tamlamasından önce “ve” bağlacı varsa “ve” bağlacı tamlamadan önceki sözcüğü tamlamaya bağlar.Böylelikle
tamlanan, o sözcüğün de tamlananı gibi görünür.
Belgisiz,soru,sayı ve işaret sıfatları çekim eki almaz
Bu seminerlerden özel ve ilköğretim okullarının var.
Kafeste tavşan ve marul yaprakları vardı
-Bu konuda kırsal ve şehir yaşayışındaki farklılıklar göz önüne alınmadı.
-Türkiye’deki ekonomi ve kültürel sorunları tartışabiliriz.
-Kaza yerine askeri ve polis araçları geldi.
*Tamlama yapılmadığı halde tamlayanın veya tamlayan ekinin yazılması.
-Bu seçtiğimiz kırmızının bütün modacılar tarafından her zaman tercih edilen tondur.
-Yazarın ana düşünceyi yazının başında,ortasında ya da sonunda verilebileceği gibi tamamına da yayabilir.
*Tamlayanın veya tamlayan ekinin eksikliği
-Ehliyet sınavını veremeyen kardeşim son günlerde yüzü gülüyor.
-Yapılan bu şikayet de mantık çevresinde değerlendirilmesi gerekiyor.
-Öğrenciye önce konuyu kavratmalı daha sonra konuyu(öğrencinin) anlayıp anlamadığını kontrol etmeliyiz.
-İnsanlar boş vakitlerinde ne yapacaklarını bilmez,(vaktin)sıkışınca kıymetini anlarlar.
-Böyle işlere ne zamanı vardır ne de yeridir.
-Atasözleri uzun sürede oluşturulduğu için atasözlerinin değeri inkar edilemez.
*Tamlanan ekinin eksikliği
-Bu ilaçlar firmanın o civardaki ihtiyaç sahiplerine hediyesidir.
-Sinekli Bakkal, Halide Edip’in o dönem toplum yaşayışını anlatan önemli bir eseridir.
*Çoğul sıfatını belirttiği ismin -ler,-lar eki alması
-Birçok kitaplar bu konuya yer veriyor.
-Konuyla ilgili pek çok tedbirler alındı.
II. EK YANLIŞLIKLARI:
-Ülkemizde trafik kazalarının birçok nedenlerinin olduğu biliniyor.
-Ben bildiğim kadarıyla izah edeyim.
-Yönetim kurulundaki çalışan müdürler istifa etti.
-Buzdolabı bir haftadır yemekleri kokturuyor.
-Bu tür davranışlardan hoşlaşmam.
-Rahmetlik Özal’ı andık.
-Niyazi Bey on yıldır bu mahallede bakkalcılık yapıyor.
-Annesini en çok sevdiren şey onun sınavını kazandığıdır.
-Yemekler yiyilip kahveler içilince koyu bir sohbete başlandı.
3.ÇATILARIN UYUMSUZLUĞU:
-Eşyalar gece yarısı üst kata taşınıp birkaç kişi çarçabuk yerleştirildi.
-Eleştirmen bir eseri değerlendirirken eserin yazıldığı dönem ve şartlar göz önüne alınmalıdır.
-Her bayram baklavalar açar, ikram edilirdi.
-Bayramda tüm tanıdıkları ziyaret edip elleri öpüldü.
-Herkes bavullarını hazırlayıp aşağıya indirilmelidir.
-Uzun zaman bu mesele üzerinde konuşulmuş olsa da halledemez.
-Suyu hayal etmekle susuzluğu gideremez;ateşi düşünmekle ısınılmaz.
4.YÜKLEMİN YA DA YARDIMCI FİİLLERİN YANLIŞ KULLANILMASI:
-Misafirler ikram edilen çay ve pastaları yediler.
-O bana dert ben ona mutluluk verdim.
-Yetersiz ya da hiç yanmayan sokak lambaları tamir edildi.
-ÖSS de kimin başarılı kimin başarılı olmadığı tespit edilecek.
-Arkadaşım en çok matematiği ben Türkçe’yi severim.
-Kuzu eti sağlıklı ve yaşlı olmayan insanlarca yemelidir.
-Artık ona ne sen ne de bir başkası yardım edebilir.
-Sinema salonlarında gazoz ve çekirdek yemek yasaktır.
***EK-EYLEM EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI***
-Eserin konusu güncel fakat ayrıntılı değildir.
-Denizin görüntüsü uzaktan güzel ama yakından bakılınca temiz değil.
-Sandallarımız neşe dolar,zevke dalardık.
-Olay günü kardeşim okulda ben evdeydim.
Birbirini art arda izleyen silah sesleri kesilince,ovayı derin bir sessizlik kapladı.
Başkan olaydan sonra yara almadan kurtuldu.
Öğretim üyelerinin hak ettikleri ücretler ne zaman verilip morallerini biraz düzeltecekler?
Bence bu olay bir yazarın başına gelebilecek en güzel şey.
Ankara’ya eşyalarımız gelecek,evi yerleştirecektik.
O,beni ikna için bin türlü söz söylüyor.Ben de onun sözlerine tereddütle karşılıyordum.
.Başkaları keskin,yüz ifadesi sert,tavırları da hiç hoş değildi.
.Babam bahçeyi kazıyor biz de ona yardım ediyorduk.
ÖZNE YANLIŞLARI VEYA ÖZNE EKSİKLİĞİ
.Şehrin havası her geçen gün kirleniyor,yaşanmaz hale geliyor.
.Memlekette ekonomik kriz diye bir şey yok,günlük güneşlik.
.Kentin güneyine bakıyorum,kent sisten görünmüyor.
.Okulun çatısındaki kiremitlerin hepsi değiştirilecek,okul onarımdan geçirilecek.
.Okuduğum kitabın sıkıcı olduğu doğru,değil aksine sürükleyici.
.Babamın midesi ağrıyordu,babam işe gidemedi.
.Kardeşimin beklediği mektup gelmedi,kardeşim çok üzülüyor.
.Çocuğun dişi ağrıyordu, çocuk test çözemedi.
.Çocuklar parka gelince, park adeta bayram yerine dönerdi.
*Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
a)Olumluluk-Olumsuzluk
.Burada kimse işini aksatmıyor herkes düzenli olarak çalışıyor.
.Herkes toplantıya katıldı ama kimse alınan kararlara uymadı.
.Hiçbir arkadaşımız vaktini boşa harcamaz, herkes mutlaka bir şeylerle ilgilenir.
b)Tekillik-Çoğulluk
.Aysun ve Elif sınavı kaçırmışlar.
.Yeni gelenler mahalleye alışmaya çalışıyorlar.
.Düşüncüler sınırsızdırlar.
.Ayaklarım sızlıyorlar.
.Yarasalar kuytu ve karanlık yerlerde yaşarlar.
c)Şahıs Uyumu
.Sen ve ben bu konuyu daha önce konuşmuştuk
.Ailem ve ben yarın akşam yemeğe davetliyiz.
.Kültür bakanlığı ile biz sanatçılar bu konuda ters düştük.
6 NESNE EKSİKLİGİ










Hem bana oku diyorsun hem de beni dinlemiyorsun.
Yarışmacılara başarılar diliyor ve sorularla baş başa bırakıyoruz.
Televizyon çocuklara faydalı olmuyor aksine uyuşturuyor.
Kimsesiz çocuklara hediyeler alır,sevindirirdi.
Bu işe ağırlığını koyup halletmelisin.
Kimseye gönül koymuyor ve suçlamıyorum.
Üslup yazarın konuya bakış açısı ve yorumlayış şeklidir.
Yarışmalara her zaman katılıyor ya da basından takip ediyorum.
Sana yardım etmek istiyorum,üzmek istemiyorum.
Tenceredeki bütün yemeği yemişsiniz ama kimse yıkamayı düşünmemiş.
7-DOLAYLI TÜMLEÇ EKSİKLİĞİ
-Hayattaki bazı olaylar kişiyi etkiler,rahatsızlık verir
-Bunları bende biliyorum ve can-ı gönülden inanıyorum.
-Müdür Bey o sabah çocukları toplayıp bir şeyler anlattı.
-Öğrencilerini çok seviyor elinden geldiğince yardım etmeye çalışıyordu.
-Hayvanları severdi fakat dokunmaya cesaret edemezdi.
-Onu gördükçe neşelenir,uzak kaldıkça kederlenirdi.
-Bursa’nın en güzel semti Çekirge’ye yerleşip bir ömür boyu ayrılmayacakmış.
-Bu sokağa giriş ve çıkış yasaklandı.
-Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi,nasıl başa çıktı bilmiyorum.
-Hayvanları çok sever, her zaman haşır neşir olmaktan mutluluk duyardı.
-Çiçeklere bakmak ve onlarla ilgilenmek en büyük zevkiydi.
ALIŞTIRMA
-Bu bölgede alçacık bodur ağaçlar vardı.
-Ilgaz Dağları’na tırmanan dağcının cesedi zirveye elli metre kala ölü olarak bulundu.
-Yetkili,gazetelerde çıkan haberlerin doğru olmayıp gerçeği yansıtmadığını söyledi.
-Korkma,sadece kötü bir kabus gördün.
-Böyle iltifatlara maruz kalmak beni üzüyor.
-Dış borçlar istemez,ülkemizin dışa bağımlı olmasını sağlar.
-Bu yazı keyifli okunacak bir geminin seyir defteri gibi kaleme alınmış.
-Konuğumuzla canlı olarak yaptığımız söyleşi yayınlıyoruz sayın seyirci
-Bazı illerimizde beklenen günün en yüksek sıcaklığı şöyle:
-Bu film Oscar’a hatta Altın Portakal’a aday.
-Fotoğrafınız çekilirken orada mıydınız?
-Haftanın en güzel günlerinden biridir Cumartesi,Pazar
-Gözünü toprak doyursun!Artık adını anmayacağım ismini bir sır gibi.
-Arkadaşa sorunu atlatmaya çalıştım fakat beni dinlediği yok.
-Sinekli Bakkal H.Edip’in toplum hayatını anlatan önemli bir eserdir.
-Etrafı yüksek dağ ve ovalarla çevrili bir köye gitti.
-Yazarın ana düşünceyi yazının başında,sonunda verebileceği gibi tamamına da yayabilir.
-Sakın dokunmayın bana,rahat bırakın.
-Sokağa giriş ve çıkış yasaklandı.
-Arkadaşım sık sık bize gelir,ve dertleşirdik.
-Hayvanları çok seviyor ve haşır neşir olmaktan zevk alıyordu.
-Dağlar gün batımına doğru kızıllaştılar.
-Ordu,teknolojiye yakından takip ediyorlar.
-Birçoğu bu konuda yeterli bilgiye sahip değiller.
-O Devirde yabancılarla biz kardeş gibiydik.
-Yarışmada bir sen bir de o dereceye girmişti.
-Onunla sen bir zamanlar aynı okulda okumuştun.
-Ayağındaki alçıyı sökmüşler,yavaş yavaş yürütmüşlerdi.
-İdeallerini gerçekleştirmekten alıkoyulmuştu.
-İki ülke arasında herhangi bir sürtünmeye gerek yoktur.
-Çoğu zaman kaprisleri yüzünden sahneye ara ara geç çıkardı.
O adamın son isteğiydi.
Kimliği belirlenen beş hırsız kısa sürede yakalandılar.
Download

1)GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANIMI