Uluslararası Bilimsel Yayın Teşvik Sınıflamasının Akademik Yükseltme ve Atamalarda
Kullanılmasının Yarattığı Sorunlar
Cenk YALTIRAK
İstanbul Teknik Üniversitesi, Maden Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü Ayazağa/İstanbul [email protected]
Son 10 yıldır üniversiteler, kadro atama ve yükseltmelerinde uluslararası yayınlarda TÜBİTAK yayın
teşvik değerlendirilmesinde yapılan sınıflamaları kullanmaktadır. Son 2 yıldır Uluslararası Bilimsel
Yayın Teşvik (UBYT) programında yapılan bir değişiklikle dergiler 100 üzerinde değerlendirilmekte ilk
%25 A ikinci %25 B ve son %50 C olarak gruplandırılmaktadır. Bu sınıflamanın yapılma yöntemi olarak
ta UBYT, Web of Science (WOS) tarafından üretilen sayıları çeşitli şekillerde kullanmaktadır. Aşağıda
okuyacağınız değerlendirmenin sonucu UBYT sınıflaması dergilerin bilim dünyasındaki yerini tam
anlamıyla temsil yeteneğinden yoksun olmasıdır. Akademik atama ve yükseltmelerde kesinlikle
kullanılmamalıdır.
Bu sonuca nasıl ulaşıyoruz?
WOS üzerinde yerbilimleri olarak 6 grup bulunur. Bunlar, mühendislik jeolojisi, jeoloji, paleontoloji,
mineraloji, jeofizik-jeokimya, yerbilimleri çok disiplinli olarak tanımlanmıştır. Bu alanlarda toplam
yerbilimleri konulu olan dergi sayısı 286’dır. Bu çalışmada değerlendirilen dergiler, (A) 5 yıllık etki
faktörü, (B) 5 yıllık kendine atıf hariç atıf/yayın sayısı, (C) 5 yıllık h-katsayısı, (D) makale etki puanı ve
(E) UBYT 2013-2014 sınıflaması ile yapılan sıralama incelenmiştir. Ayrıca ilk üç faktörü içine alan, ikide
bir kolayca değişmeyen (grup olarak) bir yaklaşım bu makalede önerilmektedir.
UBYT sınıflamasında en dikkat çeken konu, bazı yayınların bir sene önceki sınıfının ve yüzdesinin ani
yükseliş veya düşüşe geçmesidir. Örneğin, yerbilimlerinde dünyanın en iyi dergilerinin yüzdelerinde
ve sıralamadaki yerindeki ani değişimler, bu derginin yayın sayısı, h faktörü, atıf sayısında olmadığı
halde bir şekilde gerçekleşmektedir. Bunun temel nedeni dergileri sınıflamada kullanılan rakamların
değişken ve bilimsel yayın kalitesiyle doğrudan ilgisi olmamasıdır. Bir tür rakam fetişizmi ile karmaşık
yollardan gelen sayıların çekiciliğinin bir sonucu olarak dergiler barometre gibi düşüp yükselmektedir.
2013 yılı ve öncesinde sakıncalı sayı, atıf yarılanma süresi adı verilen sübjektif bir sayıdır. UBYT son
2013 yılında kullandığı yöntemde dergilerin 5 yıllık etki faktörü ve atıf yarılanma süresini ana
çarpanlar olarak hesaplamada dikkate aldığını bildirilmektedir. Formül olarak, “Teşvik miktarı =
Minimum teşvik miktarı +(Max Teşvik-Min Teşvik) x ((5 Yıllık Etki Faktörü x Atıf Yarılanma
Süresi)/100)2(1)” sunulmaktaydı. Bu formulasyonda ana değişkenler, yapılan hesaplamada kullanılan
normalizasyon yöntemi ne olursa olsun Dergi Etki Faktörü olarak açıklanan sayı, 5 Yıllık Etki Faktörü
ve Atıf Yarılanma Süresi değerlerinden elde edilmekteydi. Bir derginin 5 yıllık EF gerçekten
kullanılabilecek en önemli sayıdır. Bir dergide yapılan yayın başına alınan atıf ile derginin yayın sayısı,
toplam atıf sayıları ile ilişkili en kullanılabilecek değerdir. Fakat bir derginin Atıf Yarılanma Süresi
(Cited Half Life) WOS tarafından yazılan açıklamaya göre “Atıf yarılanma süresinin yüksek veya daha
düşük olması, dergi için herhangi bir değer anlamına gelmez(2)” şeklinde belirtilmekte ve herhangi bir
öneme sahip olmadığı vurgulanmaktadır. Çünkü bu sayı WOS’a göre arşivleme ve koleksiyon
yönetimi için kullanılan hatta dramatik değişiklikler gösterilebilecek bir sayıdır. Ve karşılaştırmalar
format ve yayın tarihi ile ilişkili sonuçlar verebilmektedir. Üstelik AYS her dergi için de
bulunmamaktadır. AYS değerinin hiç bir şekilde dergileri sınıflama için kullanılmaması gerekmektedir.
UBYT, Thomson Reuters’in Türkiye temsilciliğinin yaptığı uyarı ile 2014 yılında atıf yarılanma süresini
bırakarak yeni bir sınıflama yöntemine geçmiştir.
UBYT’nin web sitesinde yeni hesaplama “Uluslararası düzeyde yayın olarak ISI Citation Index veri
tabanlarınca taranan dergiler; TÜBİTAK tarafından yapılan konu sınıflamasına ve her bir derginin
Article Influence Score (Makale Etki Puanı) değerini temel alan bir yönteme göre sıralanmıştır.”
cümlesiyle duyurulmaktadır.
TUBITAK-UBYT sonuç olarak yayınlara nasıl para vereceğine kendisi karar verebilir. Fakat bu
sınıflamanın atama yükseltmelerde bilim insanlarının yaptıkları yayınlarda kullanılması aşamasında
ciddi bir sorun ile karşı karşıya kalınmaktadır. Çünkü bu sınıflama binlerce akademisyenin kadrolarda
ilerlemesi veya atanmasında kilit rol oynamaktadır. Örneğin, yerbilimlerinde yayın yapmanın güç
olduğu 5 yıllık etki faktörü 3,86 olan Tectonics’in, 2013 te 76,26 değeri ile A grubunda iken 2014 te
53.60 a düşerek A grubundan B grubuna indiği görülmektedir. Tectonics tüm yer bilimcilerin ortak
görüşü ile konusunun en iyi dergilerinden biridir.
Aynı sorun, 5 yıllık etki faktörü 2.5 üzerinde olan 16 derginin bir alt kategoriye düşürülmesinde
görülmektedir (3,UBYT). Üstelik bu dergilerin 5’i 2013 yılında A yerine B katagorisindeydiler ve 2014
te C ye düştüler. Bu çok çarpıcı değişiklik nasıl olabilir ve dünyanın konusunda en iyi dergilerinin
başında olan dergiler nasıl olur, bir anda bu kadar değer kaybedebilir di?
Sadece Tectonics’in değil aynı zamanda 2014 te, yerbilimlerinde yayın yapan 286 derginin 160
tanesinin yüzde sırası düşmüş, bu dergilerin 31 i bulunduğu sınıfın altına inmiş durumdaydı(3,UBYT).
Aynı zamanda 113 derginin yüzdesi artarken 24 ü de bir üst sınıfa terfi ettirilmişti. Bu rakamlar
listenin nasıl yıldan yıla allak bullak olduğunu göstermektedir (3).
Söz konusu dergilerin son beş yılda yayın sayısı mı, toplam atıf sayısı mı, 5 yılllık etki faktörü mü
dramatik olarak değişmişti? Bunları kontrol ettiğimizde bir değişiklik yoktu(3)… Bu sorunun cevabını
alabilmek için UBYT nin 2014 için yayınladığı excel dosyasındaki (4) değerler kontrol edildi. Sonuç
olarak, bu değişkenliğe ilk başta 2013 yılında AYS (2) olarak tanımlanan, bir derginin değeri ile ilişkisiz
bir sayının kullanılmasının sebep olduğu anlaşıldı. 2013 yılında kullanılan AYS terk edilmesine rağmen
2014 yılında listede aynı şekilde çarpıcı değişiklikler olduğu UBYT web sayfasında görülmektedir. Bu
sefer, yayın etki katsayısı sayısının ve WOS grup sıralamasının yanlış kullanımı ile sorunun daha da
derinleştiği görülmektedir.
UBYT son uygulamasında 5 yıl etki faktörü 2.5 üzeri olan ve A grubunda olması gereken 73 dergi
içinde olan 36 dergi yanlış olarak alt gruplara yerleşmiştir (3, UBYT). B grubunda olması gereken 130
dergi (5 yıl EF, 2.5-1) içinden 103 ü C grubuna dâhil edildiği görülmektedir. Yeni sınıflamada kullanılan
değerler hiçbir şekilde doğru bir sıralamaya yol açmamaktadır. Aksine A ve B grubu dergilerin içinde
olması gereken 139 dergi, yani yerbilimlerindeki dergilerin %49 u yanlış konumlanmıştır. Üstelik yeni
kullanılan yayın etki katsayısı artık hızlı değişmeyeceği için yanlış bir sınıflama yerleşmiş olacaktır.
Yayın etki katsayısı bir alanda derginin makale üretme sayısı ile ilişkilidir. Yerbilimlerinde review
dergileri dışında çok sayıda makale üreten dergilerin yukarıda olduğu açıkça görülmektedir(3, Üç
Faktör). Yayın etkisi ile üç faktörün dikkate alındığı bir yaklaşım karşılaştırıldığında, yayın etkisi
sıralaması ciddi miktarda sıra sapması göstermektedir (3, Karşılaştırma).
Aslında Türkiye’de tüm bilim insanlarının kaderini etkileyen bir hesaplamanın gerçekten
dayanaklarının bilimsel olması beklenir. Genellikle kurumların yaptığı değerlendirmenin nesnel
olduğunu düşünen herkes, UBYT tablolarının da nesnel olduğunu düşünür. Karışıklığın boyutunu
göstermek için kendi alanım olan yerbilimleri dergileri için yaptığım değerlendirme ve UBYT 2014
karşılaştırması sanırım yeterli olacaktır. İsteyenler benzer analizi kendi bilim alanlarında yapabilsinler
diye ürettiğim tabloların kaynağı olan verilerin olduğu excel dosyası internete yüklenmiş olarak
bulunmaktadır(3).
Hesaplama için AYS dışında bir ölçüt kullanılacaksa tüm yayınlar için geçerli 5 yıl etki faktörü en kolay
kullanılabilecek değerdir. Yerbilimlerinde UBYT listesinden ayıkladığımız 286 derginin 5 yıllık etki
faktörü grafiğinde ilk beş dergi hariç açık biçimde düzgün bir sayısal dağılıma sahiptir (Şekil 1).
Şekil 1. Web of Science verilerinde yerbilimleri dergilerinin 5 yıllık etki faktörü dağılımı
Bu dağılımda 0-0,999 arasında 84 dergi, 1-2,5 arasında 130 dergi, 2,5-5.99 arasında 65 dergi , 6
üzerinde ise sadece beş dergi bulunmaktadır. Etki faktörü 6 üzeri olan dergilerin 3 ü “review” olarak
adlandırılan derleme makalelerin yayınlandığı dergilerdir (Tablo 1).
Tablo -1 Yerbilimlerindeki ilk beş derginin etki faktörü değerleri ve sıralaması
Eğer hesaplamada daha hassas olunmak isteniyorsa bir derginin 5 yıl H-katsayısı, 5 yıllık derginin
kendine atıf ile toplam atıf arasındaki oran ve 5 yıllık etki faktörü kullanılabilir (3). Bu durumda da bu
sayıların çarpımı ile elde edilen değerler tekrar bir normalizasyona tabi tutulsa dahi 5 yıl ef. ile yapılan
sıralamada çok değişiklik olmamakta, elde edilen eğride üç adet farklı eğime sahip kesime göre üçlü
grup yapılabilmektedir. Bu hesaplamada 69 dergi A, 97 dergi B, 120 dergi C grubuna düşmektedir (3)
(Şekil 2).
Şekil 2. Yer bilimlerinde üç bileşenli sıralama dağılımı (3, excel tablo 3 faktör)
Bu hesaplama daha hassas olmasına rağmen eğim sınırlarının tespiti yine keyfiyete bağlıdır. Bu nedenle
keyfiyet bulanıklığa yol açmaktadır. Önemli olan nokta akademik yükseltmelerde UBYT gruplarının
kullanılmasının gerekip gerekmediğidir. Birçok bilim dalı bu değerlendirme sonucuna göre kendi
alanlarını incelerse tablo daha açık olarak ortaya çıkacaktır.
Sonuç
UBYT ödülleri için istediği sistemi kullansa da bu sınıflamanın akademik yükseltme ve atama da
kullanımı hukuksuz durumlar yaratacaktır. Bir derginin değerini sübjektif sayılarla belirlenmesi bırakılıp
5 yıllık e.f. geçilmesi en yerinde hareket olacaktır. 3 faktörlü yaptığımız değerlendirme de A grubu
yayınların neredeyse tamamını korumakta sadece sınıra dayalı değişikliklerle sıralarda küçük sapmalara
sebep olmaktadır. 3 faktörlü işlemde sınırlar (Şekil 2) ancak o bilim dalı için uzman olanların
danışmanlığı ile saptanabilir. Böylece dergiler futbol takımları gibi kümeden düşüp yükselmezler,
istikrarlı olarak akademik atama ve yükselmede kullanılabilirler. Yayın yapanlar da dergilerinin yerini
bildiğinden bilimsel kaygı duymadan piyangodan çıkacak sınıflama grubunu beklemezler. UBYT nin
sınıflamasının en çarpıcı sonucu ise üç faktöre göre C grubuna giren dergilerin UBYT de A ve B
gruplarına yükselmesidir. Bunun sayesinde daha kolay yayın yapılan dergilere doğru bir yönelim
oluşacak ve bu maddi olarak teşvik edilmiş olacaktır. Uzun vadede atama yükseltme kriterlerinde
yayın faktörü de böylece yozlaşmış olacaktır.
Not: Bu çalışma yetkililerin dikkatini çekmek ve akademisyenlerin haklarını ilgilendirdiği için kaleme alınmıştır. Bu kriterlerle
muhatap olan yaklaşık 30 bin akademisyen bir üst kadroya atama ve yükseltmede bu sınıflamadan etkilenmektedir. Bu sayı
2011 kayıtlarına göre ülkemiz akademisyenlerinin profesörler hariç %66 sı kadardır. Ayrıca akademik kadroya atanmak isteyen
20 binin üzerinde doktora yapmış bireyin varlığı da dikkate alınırsa karşımızda ciddi bir problem vardır.
Kaynaklar
1.
2.
3.
4.
http://www.ulakbim.gov.tr/cabim/ubyt/hesaplama.pdf
http://admin-apps.webofknowledge.com/JCR/help/h_ctdhl.htm
https://www.researchgate.net/publication/259900822_ubyt_-yenihesaplama_(1)?ev=prf_pub
http://www.ulakbim.gov.tr/cabim/ubyt/UBYT_2014_dergi_listesi.xls
Download

Uluslararası Bilimsel Yayın Teşvik Sınıflamasının