ÖRTÜNME (TESETTÜR) VE ÖNEMİ
Örtünme deyince maksadımız, elbette Müslüman kadının ve erkeğin, dinimizin
emrettiği şekilde örtünmesini anlatmaktır. Bu konuda öncelikle Allah’ın Kur’an’da ne bu
buyurduğuna bakılacaktır. Bunun ardından Onun Rasûlü, sevgili Peygamberimiz Hz.
Muhammed’in (s.a.v.), Kur’anı nasıl anlayıp, kendisinin nasıl uyguladığına ve etrafındaki
Müslümanlara nasıl uygulattığına, bunun ardından da asırlar boyu, Müslümanların, Allah’ın
ve Onun Peygamberinin murat ve maksadını nasıl anlamış ve ne şekilde uygulaya gelmiş
olduklarına bakılması gerekmektedir.
Yüce Allah(c.c.), bu konuda şöyle buyuruyor; “ Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına
ve mü’minlerin kadınlarına söyle bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. …”(Ahzab
Sûresi:159).
Diğer bir ayette de; “ Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar,
ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki Allah onların
yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan
sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zinet(yer)lerini
göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Ziynetlerini; kocalarından,
yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut erkek
kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından,
yahut Müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, erkekliği kalmamış
hizmetçilerden, yahut ta henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan
başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey
müminler, hep birlikte tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz!” ( Nûr Sûresi: 30-31).
Bu ayetler indiği andan itibaren, sahih rivayetlere göre, başta Peygamberimizin
hanımları ve kızları olmak üzere, peygamberimizin tarifi ve gösterdiği şekilde örtünmüşler ve
o örtülü halleriyle mescitte peygamberimizin arkasın namaz kılmak için yerlerini almışlardır.
Bir defasında, Hz. Ebubekir’in kızı ve peygamberimizin de baldızı olan Hz. Esma, Belki de
eniştesi olmasından dolayı, peygamberimizin evine, kolları kısmen sıvalı bir şekilde gelmiştir.
Bunu gören peygamberimiz (s.a.v.): “ Ey Esma, bir kadın buluğa erdikten sonra, şuradan
fazlasını göstermesi helal olmaz” şeklinde ikaz ederek, bileğinin çıkıntılı kemiğini işaret
etmiştir. Görüldüğü gibi, peygamberimiz örtünme emrini böyle anlamış ve kendi çevresine de
böyle uygulamıştır.
Bu ölçüleri iyi anlayan ve kavrayan Müslüman milletler ve toplumlar da, asırlar boyu
örtünme emrini, Allah Resulünün uyguladığı ve emrettiği şekilde uygulamışlardır.
Günümüzde de aynı doğru anlayışa uyarak örtünmesine gereği gibi dikkat eden hanımlar ve
erkekler vardır. Gereği gibi dikkat göstermeyen Müslümanlar olduğu gibi, böyle bir şeyin
gereğine inanmayan veya inandığını söylese bile, inanmayanlar gibi uygulayan insanlar da
vardır. Tabi böyle insanların varlığı, işin asli mahiyetini ve Allah’ın hükmünü değiştirmez.
Açıklık arzusu fıtratta olduğu gibi, örtünme meyli de aslında fıtri bir durumdur. Bu
böyledir diye isteyen istediğini yapsın denemez. Zira herkes Allah’ın kuludur. Allah ise
örtünmeyi emretmektedir. Kul bu noktada da kendi istek ve arzularına göre değil, Allah’ın
emirlerine göre hareket etmek mecburiyetindedir.
Aslında örtünmek, insanın hürriyetini kısıtlamak değil, insana değer vermedir ve şeref
madalyası takmak gibidir. Madalya takılan kişi şereflendirilmiş demektir. Allah Teâla, diğer
canlılara elbise giymeyi emretmediği gibi, buna ihtiyaç da bırakmamıştır. Fıtri bir tüy ve deri
vererek onların bu yönlü ihtiyaçlarını karşılamıştır. İsteseydi, insana da böyle fıtri bir tüy ve
deri ile insanı da soğuk ve sıcağa karşı korurdu. Bundan anlaşılıyor ki, elbise bir rütbe, bir
makam alametidir. Onun için, makam sahibi insanların huzuruna da çıplak değil, giysilerle
çıkmak daha değerli kabul edilir.
Örtünme Dinimizin emridir. Hayâ (utanma) ve saygı ile de yakın ilgisi vardır. Ancak
bu, insanların kendi hoşuna giden şekliyle ve cazibe unsuru olması yönünde değil, Allah’ın
emrettiği şekliyle olmalıdır.
Mehmet ŞAHİN
Kırşehir Müftüsü
Download

ÖRTÜNME (TESETTÜR) VE ÖNEMİ