100.000 ZİYARETÇİ
T
U
O
İL TANITIM GÜNLERİ
IN
İZMİR ULUSLARARASI KARADENİZ FUARI
2.000.000 ZİYARETÇİ
Karadeniz illeri 2014 yılında il tanıtım günlerine 200-300 bin lira
harcayarak 100 bin ziyaretçiye
tanıtım yapmak yerine 40 -50 bin
lira harcayarak 2 milyon ziyaretçiye ve Uluslararası Fuar’da tanıtım
yapmak arasında tercih yapacak.
İller tercihini 2014 yılında yapacak. Ancak Başbakanlık tanıtma
fonu yerinde bir kararla il günlerine fondan maddi desteği keserken İzmir Fuarı’ndaki Karadeniz
Festivali’ne destek vermekle tercihini ortaya koymuştur.
2
Artık ülkemizde de gelişmiş toplumlar gibi “az olsun benim olsun”, “ben öne çıkayım” yerine,
“kalkınmaya en büyük katkıyı nasıl sağlarım?”, “ortak akıl ve güçle
minimum harcama ile maksimum
yarar nasıl sağlarım?” sorgusu yapılmaya başlandı.
Karadeniz Konfederasyonu’nca
Uluslararası İzmir Fuarı’nda düzenlenen Karadeniz Fuarı’na
2.000.000 kişi katılınca tüm tanıtım günleri dengeleri değişti. Karadeniz illerimiz 200-300
bin lira ilin bütçesini harcayarak
100.000 kişiye tanıtım yapmak
yerine neden 50 bin lira harcayarak 2.000.000 ziyaretçiye
tanıtım fırsatı değerlendirilmiyor diye sorgulayan İzmir Fuarı
Katılımcıları’nın eleştirilerine Karadeniz Konfederasyonu Genel
Başkanı Hızır MURTEZAOĞLU şu
açıklamayı yaptı:
“Biz Karadeniz Konfederasyonu
olarak bölgenin kalkınması ve tanıtımı için yoğun çaba harcıyoruz.
Son olarak Uluslararası Fuar’da
düzenlediğimiz 1 km boyundaki
KARADENİZMİR
İL TANITIM GÜNLERİ Mİ YOKSA
KARADENİZ TANITIM FUARLARI MI?
Karadeniz Sokağı, fuarın gözdesi
oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi
aldı. İzmir’de 10 gün süre ile tam
bir Karadeniz Rüzgarı esti. Konfederasyon olarak bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Ancak doğrusunu
söylemek gerekirse bu ziyaretçi
patlamasını bizde beklemiyorduk. Karadeniz İllerimiz adına biz
beyanda bulunamayız. Ancak ilerlimiz de Karadeniz Sokağı’na konuk olan 2 milyon ziyaretçiyi ön
görememiştir. Yoksa hiç bir ilimiz
tartışmalı da olsa yüz bin ziyaretçi
için il tanıtım günleri adı altında
KASIM • ARALIK • OCAK
200-300 bin lira ilin parası ve tanıtım gücü harcanırken İzmir’de
2 milyon ziyaretçi alan Karadeniz
Sokağı’na 50 bin harcamaktan
il yöneticileri imtina etmezler.
Gelecek yıllarda illerimizin bu
tanıtım fırsatını değerlendirerek
KADEKON ve sahipliğindeki İzmir
Fuarı’nda 2 milyon ziyaretçi ile
buluşmak için gerekeni yapacağına inancımız tamdır. Ziyaretçilerin bu yıl ilerimize yaptığı eleştiri, bu yıl için haklı değildir. Keza
bu ziyaretçi patlaması ön görülemez bir durumdur. Bu konuda
bölge ajanslarımıza da önemli
görevler düşmektedir. Ajanslar
bölgesel katılımın belli sorumluluğunu üstlenmeli, kalan katılım
katkısı iller tarafından yapılmalıdır. İllerimizin kültürel etkinlikleri konusunda çalışma yapmaları
gerekmektedir. 2 milyon insan
Karadeniz Sokağı’nı ziyaret ettiğine göre bu insanların ilgisine
illerimizin cevap vermesi zorunluluk haline gelmiştir. 2014 yılı
için şimdiden çalışma yapılması
gerekmektedir.”
3
KADEKON&KARADENİZLİLER
82. İZMİR FUARI’NA DAMGA VURDU
260 stanttan oluşan Karadeniz Etkinliği’nde yok yok.
KADEKON tarafından düzenlenen
İzmir Karadeniz Günleri’nde artık
yer bulunamıyor. 2013 Karadeniz
Sokağı’nda 2 milyona varan ziyaretçi patlaması katılımı zorlaştırdı.
Karadeniz illeri için düzenlenmiş
en büyük tanıtım fırsatına dönüşen
fuara katılacaklarda önceki yıl katılımcılarına öncelik hakkı verilecek.
Ancak bu hakkı Ocak 2014’e kadar
kullanmayan iller bu haktan yararlanamayacak. Ayrıca bölgedeki 4
kalkınma ajansından Ocak 2014’e
kadar sözleşmesini imzalayan veya
rezervasyonunu yapan ikisine katılım fırsatı verilecek. İlk teklif önce
katılmış olan ajanslara yapılacak.
Rize Borsası 2013 Fuarı’ndaki patlamayı görünce fuarın hemen ardından önümüzdeki yılın anlaşmasını yaptı ve otantik ve bölgesel
özellikleri taşıyan bir “Çay Satış
Merkezi” kuracağını belirtti. Diğer
yandan Konfederasyon’dan yapılan
açıklamada standart fuar stantlarının kurulmasına izin verilmeyeceği
belirtildi. Buna göre yapılan düzenleme gereği mutlaka bölgesel özelliği olan stantlar kurulacak dendi.
4
İZMİR KARADENİZ FUARI’NDA
2 MİLYONA VARAN ZİYARETÇİ
İzmir Karadeniz Fuarı’nda
2 milyona varan ziyaretçi
patlaması olunca 2014
Fuarı’nda yer bulmak zorlaştı. Rize Borsası şimdiden 50 m2 yer aldı.
KARADENİZMİR
KASIM • ARALIK • OCAK
5
KADEKON’un 4. Karadeniz
günlerine katılan firmalar
yoğun ilgi gördü. Karadeniz
Sokağı’nda ayrım yapılamadan ülke barışına katkı
için konuk kültür ürünlerine de yer verildi.
6
1 km boyundaki Karadeniz
Sokağı’nda kurulan mutfaklarda, ziyaretçiler Karadeniz damak tadına ulaştı.
7
Yoğun
protokolü
ağırlayan
Konfederasyon Genel Başkanı
MURTEZAOĞLU; “Sivil toplum
tarihinin en büyük organizasyonunu gerçekleştirdik. 18 ilden
260 stantla Karadeniz, İzmir Fuarı’ndaydı. 8 ülke fuarımıza katıldı. Yüz binlerce insanı fuarda
konuk ettik. 525 kişilik folklor
gösterisi yaptık, 8 ülke ve 8 Karadeniz ili Uluslarası Halk Oyunları
Yarışması’na katıldı. Dünya Barış
Günü’nü konuk ülkelerle kutladık. 8 Karadeniz Mutfağı’nda,
fuar süresince hizmet verildi.
Fuar ana konser salonunda 3 büyük konser düzenledik. Yüzbinler Karadeniz Kültürü’nü yaşadı,
paylaştı. 30 Ağustos’u konuklarımızla kutladık. Başta Komite Bakanı Çetin KORKUT olmak üzere,
Mali Sayman Mehmet KESKİN,
Genel Koordinatör Selehattin
TÜRÜT, Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet BİBEROĞLU, Biziz Market sahibi Şehmuz ÖNCEL’i ve
katkı koyan herkesi kutluyorum.”
diyen başkan MURTEZAOĞLU
artık sivil toplumun çıtası kolay
ulaşılamayacak bir yerde dedi.
8
9
KADEKON’DAN
DEV GÖSTERİ:
KARADENİZ ATEŞİ
10
11
KARDEŞ VE ORTAK KÜLTÜR
9 ülkeden 16 ekibin katıldığı “Uluslararası Halk Oyunları Yarışması”nda ülkeler,
kardeş ve ortak kültür vurgusu yaptı.
525 dansçıdan oluşan “Kadekon
sun, Ordu, Rize, Çorum, Giresun,
OĞLU, başarılı bir organizasyon icra
Karadeniz Ateşi” kortej geçişi ile
Trabzon, Artvin
illerinin katıldığı
edildiğini açıkladı. Yabancı ülke ko-
göz kamaştırdı. Yurt dışından Bul-
Karadeniz Ateşi Dans Grubu’nun
nuklarının yarışma süresince en iyi
garistan, G.Osetya, Kosova, Bosna
kortej geçişi fuarda büyük ilgi gör-
şekilde konuk edildiğini açıklayan
Hersek, Filistin, Makedonya, Kara-
dü. Halk Oyunları Yarışma Komitesi
KÖSEOĞLU, “herkes çok heyecan-
dağ, Sırbistan ve Türkiye’den Sam-
adına açıklama yapan Şemsi KÖSE-
lıydı” dedi
KADEKON tarafından düzenlenen
“Uluslararası Karadeniz Halk Oyunları Yarışması” na BULGARİSTAN,
G.OSETYA, KOSOVA, BOSNA HERSEK, FİLİSTİN, MAKEDONYA, KARADAĞ, SİRBİSTAN, TÜRKİYE olmak
üzere 9 ülkeden 11 ekip katıldı.
Konuk kültür olan Filistin özel ödül
aldı. Yarışma coşkulu geçti. Ödül törenine İzmir Valisi Mustafa TOPRAK,
Büyük Şehir Belediye Başkanı Aziz
KOCAOĞLU ve çok sayıda protokol
ile davetli katıldı. Dereceye girenlere ödüllerini vali toprak ve başkan
KOCAOĞLU ile KADEKON Genel
Başkanı MURTEZAOĞLU verdi. Birinciye 7.500 TL, ikinciye 5.000 TL,
üçüncüye 2.500 TL ödül verilen yarışmada toplu gösteri büyük beğeni
topladı.
12
13
KADEKON’DAN DEV KONSER
82. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında
düzenlenen
Karadeniz
Sokağı etkinliklerinde ilk gün Trabzon gecesi düzenlendi. Geceye
Trabzon’u temsilen Vali Yardımcısı
Şükrü KARA katıldı. Kadekon Başkanı MURTEZAOĞLU ve Yönetim
Kurulu’nun yer aldığı konserlere
ilgi yüksekti. KADEKON’un müzik
grubu olan Grup CEFUKA büyük beğeni topladı. Ardından sahne alan
ünlü sanatçı Fuat SAKA katılımcıları
coşturdu.
14
15
Fuarın ikinci gününde Çim Saha Konser alanında Karadeniz konseri düzenlendi. Konsere Karadenizlilerin yanında İzmir haklıda büyük ilgi gösterdi.
Selim BÖLÜKBAŞI katılımcıları coşturdu. İbrahım CAN ile zirve yapan coşku
ile katılımcılar unutmayacağı bir gece yaşadı Karadeniz Konfederasyonuna
teşekkür eden katılımcılar konserlerin devamını istedi.
16
KARADENİZMİR
KASIM • ARALIK • OCAK
17
Karadeniz Konserleri’nin üçüncü gününde ise sahnede Mustafa ŞAFAK ve
Hülya POLAT vardı. Coşku zirve yaptığı konserde Karadenzililer Egelilerle
horon oynadı. Yoğun katılım olan konsere Karadenzililer kadar Egeliler de
ilgi gösterdi. Karadeniz Konfederasyonu adına Genel Başkan MURTEZAOĞLU ve Komite Başkanı Çetin KORKUT, sanatçılara plaket verdi.
18
19
KASTAMONU STAND’I İLGİ ODAĞI OLDU
KADEKON’UN ONUR KONUĞU; TRABZON
82. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Karadeniz
Sokağı etkinliklerinde Onur Konuğu İl, Trabzon’du.
Kastamonu’dan katılan yetkililer
luyuz. Standımız en otantik stand,
Başkan, “ben uzun yıllar İzmir’de
Karadeniz Konfederasyonu’nun her
bu nedenle çok ilgi görüyor” dedi.
görev yaptım. Şimdi buradan ilçe-
etkinliğine katıldığını, tanıtım adına
Araç Belediye Başkanı Mustafa
me, turizm desteği sağlamaya ça-
büyük yarar sağladıklarını söyledi.
AYANOĞLU ise, “bu ikinci gelişim.
lışıyorum” dedi. Kastamonu Bele-
Kastamonu Evleri ile Valilik Standı
Karadeniz Konfederasyonu Sayın
diye Başkanı Turhan TOPÇUOĞLU
kuran Turizm Müdürlüğü yanında
Başkanı’nın yıllardır Karadeniz için
yaptığı açıklamada, “Belediye ola-
özellikle İnebolu Standı muhte-
yaptıklarına tanık olarak bu fırsatı
rak ilk kez katılıyoruz. Organizasyon
şemdi. İnebolu Belediye Başkanı
ilçemiz adına değerlendirmek is-
mükemmel. Biz de elimizden geleni
Engin UZUNER yaptığı açıklamada;
tedik” dedi. Düzenleme ve hazırlı-
yapacağız, iyi bir tanıtım etkinliği
“İzmir’de bulunmaktan ve bu tanı-
ğı başarılı olduğunu iyi bir tanıtım
olacak” dedi.
tım faaliyetinde yer almaktan mut-
yapacaklarına inandıklarını belirten
20
KARADENİZMİR
Vali Yardımcısı Şükrü KARA ve İl
Turizm Müdürü İsmail HACIOĞLU
tarafından yapılan açıklamada Vali
KARA, “Trabzon Karadeniz’in önemli bir kenti. KADEKON önemli aktiviteler yapıyor. Geçen yıl ki fuarda
Valilik olarak birlikte Uluslararası
Kruvaziyer Konferansı düzenledik.
Bunun Karadeniz turizmi için çok
önemli olduğunu düşünüyorum.
Karadeniz’de bunu önemseyerek
görev yapmaya çalışacağım. Trabzon’daki görev alanım şimdilik belli
değil ancak turizme ilişkin bir görev olacak ise Kruvaziyer Turizmi
ile Organik Yayla Turizmi’ni öne
çıkamak için çabalayacağım. KADEKON ile belki bir sonraki konferansı yine bu defa Trabzon’da birlikte
KASIM • ARALIK • OCAK
21
DÜNYA BARIŞ GÜNÜ’NE
KADEKON, İZMİR’DE DAMGASINI VURDU
gerçekleştiririz” dedi. Kadekon her
yıl Karadeniz’in İzmir’de tanıtımı
için yoğun çaba harcıyor diyen Vali
KARA, “Konfederasyon’un tüm yöneticilerini ve görev alan ekibini
Sayın Genel Başkan Murtezaoğlu
şahsında tebrik ederim” dedi. Bu
yıl Trabzon’un “Onur Konuğu İl” olması ise benim için ayrı bir sürpriz
oldu diyen Vali, “Trabzon’da görev
yapacağım için kendimi şanslı hissediyorum” dedi. Konsere katılan
Trabzon Kültür Müdürü İsmail HACIOĞLU ise, Organizasyon mükemmeldi. Biz her yıl KADEKON etkinliğine katılıyoruz, Giderek daha
profesyonelleşen bu yapıdan Karadeniz turizmi büyük yarar görüyor.
“KADEKON Yönetimine, başta Sayın
Başkan MURTEZAOĞLU olmak üzere teşekkür ederim” dedi.
22
Dünya Barış Günü’nde KADEKON
damgası büyük coşku yaşattı.
Karşıyaka’da düzenlenen Dünya
Barış Günü’ne KADEKON ve BELEDİYE iş birliği ile yapılan coşkulu
tören ve gösteri damga vurdu. Konfederasyonun konuğu olan 250 yabancı halk oyunları ekibi tarafından
kortej yürüyüşünde meşalelerle
geçit yapıldı. Ardından sahilde kurulan sahnede gösteri yapan yabancı ekipler büyük beğeni topladı.
Konuşma yapan KADEKON Genel
Başkanı, Karşıyaka Belediyesi ile
KADEKON sosyal etkinliklerde her
zaman iş birliği yapmaktadır. Dünya barışında konuğumuz ülkelerin
barış ve dostluk mesajını en iyi taşıyan halk oyunları gösterisi Karşıyakalıları mutlu etmiştir.
KARADENİZMİR
KASIM • ARALIK • OCAK
23
Katılımcı ülkelerinde mutlu kaldığı etkinlikte katılımcılara KADEKON
Genel Başkanı MURTEZAOĞLU ve Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat
DURAK, katılımcılara plaket verdi. Yoğun katılım olan etkinlikte konuşma yapan Başkan Cevat DURAK, “Dünya Barış Günü’nü, Karadenizlileri
temsil eden KADEKON ile birlikte ulusulararsı düzeyde kutlamış olmaktan mutluyuz” dedi.
24
25
Bayburt
Bolu
Bayburt Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon
tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk Seyyah Evliya Çelebi, bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh Nehri’nin kıyısında bulunan şehrin
tarihi M.Ö. 3000’lere kadar uzanır.
Yeşil ve mavinin kucaklaştığı,
birlikte uyuyup uyandığı, rüzgarın başı dumanlı dağlarda
efsanelerin en dramatiklerinden birini hala fısıldadığı, binlerce yıldır bir çok uygarlığın
filizlenip boy attığı ve meyvelerini brıaktığı şehirdir Bolu.
Bolu’nun tabiat, insan ve tarihin elele verip yoğurduğu güzelliklerini görmek, dağların
söylediği Köroğlu Türküleri’ni
işitmek isteyenlerin şehre
ulaşması hiç de zor değil.
Bolu, Ankara ve İstanbul’un
neredeyse tam ortasında, bu
iki merkezi birbirine bağlayan
anayolun üzerindedir.
COĞRAFYA
Doğu ve güneydoğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde
Erzincan illeri ile çevrili Bayburt,
Anadolu’nun
kuzeydoğusundan
Çoruh Nehri kenarında ve denizden
15.50 metre yükseklikte kurulmuştur.
Bayburt’ta doğu karadeniz iklimi ile
doğu anadolu iklimi arasında, karasal özellikleri ağır basan bir geçiş
iklimi hüküm sürmektedir. Bu yüzden yazları sıcak ve kurak kışları ise
soğuk ve yağışlı geçmektedir.
TARİHÇE
Bayburt’un tarihi M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Şehir, Azziler tarafından kurulmuştur. Bayburt,
Med, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Sal-
26
tuklu, Danışment, Selçuklu, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlıların egemenliğinde kalmıştır. Cumhuriyet’in
ilanından sonra Erzurum’a, 1927
yılında Gümüşhane’ye bağlanmış,
sonradan il olmuştur.
NE YENİR?
Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik, un ve una bağlı
yemeklerle, etli yemeklerin, sebze
ve zeytinyağlı yemeklerde çeşit
olarak daha fazla oluşudur.
Bayburt’a ait ve orjinaldir. Ayrıca,
ehram dokumacılığı da yöreye özgü
bir dokumadır.
Ehramdan yapılan yelek, masa örtüsü, yatak örtüsü, seccade, perde
ve kravat gibi eşyalar ilgi çekicidr.
YAPMADAN DÖNME!
20 Mayıs - 05 Haziran tarihleri arasında Bayburt’u ziyaret etmişseniz,
Kırkpınar Köyü’nde doktor yılanları
görmeden,
Yörenin yemeklerinin bazıları,; tel
helvasıi tatlı çorba, galaçoş, ekşi lahana, lor dolması, yalancı dolmadır.
Temmuz ayının 3. haftasında gelmişseniz, Dede Korkut Kültür&Sanat
Şöleni’ne katılmadan,
NE ALINIR?
Bayburt’ta bakır işlemeciliği, kilim
ve ehram dokumacılığı önemlidir.
Özellikle üretilen kilim motifleri
Vilayet Ormanı’nı gezmeden, kefenli kebap, gındırlama köftesi yemeden,
DÖNMEYİN!
KARADENİZMİR
NE YENİR?
Bolu’nun fındık şekeri, çikolatası, çam balıi kaymağı, tereyağı ünlü tatlılarıdır. Kabaklı gözleme yöreye özgü hamurişidir.
Mudurnu’nun saray helvası, köpük
helvası, Göynük’ün şeker fasulyesi,
Seben’in elması, üzümü, Mengen’in
peyniri yörenin tadılmaya değer yiyeceklerindendir.
NE ALINIR?
Bolu’nun çam kolonyası, fındık şekeri, Bolu çikolatası, çam balı, kaymağı, tereyağı, kabaklı gözlemesi,
Mudurnu’nun saray helvası, köpük
helvası, ipek oyaları, Gerede’nin
deri ve bakır eşyaları, Göynük’ün
şeker fasulyesi, el dokumaları,
KASIM • ARALIK • OCAK
Seben’in elması, üzümü, Mengen’in
peyniri satın alınabilir.
YAPMADAN DÖNME!
Sonbaharda Yedi Göller’de kamp
yapıp, fotoğraf çekmeden, Abant
Gölü ve diğer göl çevresinde yürüyüş yapmadan, Mudurnu ve Göynğk
evlerini görmeden, Bolu yaylalarında gezmeden, Kartalkaya’da kayak,
Abant’ta yamaç paraşütü yapmadan, Seben Kaya evlerini görmeden
DÖNMEYİN!
Bolu Beyi’nden babasının intikamını almak üzere dağlara çıkan,
yiğitlik ve iyilik severliği destanlaşan isyancı Köroğlu ile şair Köroğlu, halkın zihninde kaynaşmış durumdadır.
27
Kastamonu
Artvin
4. Dünya Akarsu Sporları
Şampiyonası, 1993 yılında
Çoruh Nehri’nde yapılmıştır.
Artvin, balta girmemiş doğal
ormanları, yüksek dağların
doruklarında Krater Gölleri,
Karagülleri, yeşil yaylaları,
fauna ve flora zenginliği, tarihi kilise, kale ve kemer köprüleri, geleneksel mimarisi ve
festivalleri ile çeşitli turizm
değerlerini içinde barındıran
otantik bir turizm beldesidir.
Kaçkar ve Karçal Dağları’nda
yapılan dağ tırmanışları, Çoruh Nehri ve Barhal Çayı’nda
yapılamkta olan rafting, katamaran ve kano gibi akarsu
sporları Artvin’in turizm çeşitliliğini zenginleştirmektedir.
Eski bir yerleşim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir
çok eski eser ziyarete açıktır. Belli başlıları: Araç, Taş Köprü, Küre, Abana
ilçeleri sit alanı kapsamındadır. Taşköprü’de Zımbıllı Tepe (Pompeipolis), İnebolu’da Abeş Kalesi, Geriş Tepesi, Çatalzeytin’de Ginolu Koyu,
Cide ilçesinde Gideros Koyu arkeolojik sit alanıdır.
NE YENİR?
Kastamonu ili zengin bir mutfağa
sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır. Tarhana çorbası, ana-kız çorbası,
ecevit çorbası, külbastı, mıklama,
kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit
tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık
helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde, yörenin sevilen
yemek ve tatlılarındandır.
bağları, oyalar, baskı tekniği ile bezenen havlu ve masa örtüsü gibi
malzemeler, ağaç oyma işleri, saz
ve bağlama gibi müzik aletleri, söğüt ağacından yapılan gazetelik,
şeker kutusu, ekmek sepeti gibi eşyalar, çeşitli ağaçlardan yapılan tespihler, şimşir çatal-kaşıklar, Tosya
çakıları ve bakır işleri yöreden alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır. Alışveriş merkezleri, Nasrullah
Meydanı, Belediye Caddesi, Banka
Sokağı’nda yoğunlaşmıştır.
NE ALINIR?
Yöresel dokumalar, yalnızca tırnak
ile ve pamuk ipliği kullanılarak
değişik motiflerin yapıldığı çarşaf
YAPMADAN DÖNME!
Arkeoloji ve Etnografya Müzesi ve
Kale’yi gezmeden, Zınbıllı Tepe,
Nasrullah Kadıkülliyesi, Yakup Ağa
28
Külliyesi ve İsmail Bey Külliyesini
görmeden, etli-pastırmalı ekmek,
biryan, çekme helvası yemeden,
yöresel dokuma ve yöresel el sanatları ürünlerinden almadan, Mayıs ayının ilk haftası “Şeyh Şaban-ı
Veli ve Kastamonu Evliyalarını
Anma Haftası” etkinliklerine katılmadan dönmeyin.
Şerife Bacı, Kurtuluş Savaşı’nda
yaşlı kadın ve erkekler ile birlikte İnebolu’da bulunan cephanelerin Ankara’ya götürülmesinde
çocuğu ve kağınısıyla yer alırken, kış şartları nedeni ile Aralık
1921’de donarak öldü.
KARADENİZMİR
NE YENİR?
Yöresel yemek çeşitleri bakımından oldukça zengin olan Artvin
Mutfağı’nda A+ denilen süt ve süt
mamüllerinden yapılan yemekler
arasında “Kuymak” mahalli yemek
olarak yaylacılar tarafından yapılır.
Yörede yetişen sebze ve kır otlarından değişik türlerde yemekler
de yapılmaktadır. Hamur işlerinde, hingel, cergebas, bişi, katmer,
erişte, lokum (lokma) ve börekler
yer almaktadır. Hinlek ve cergebas
denilen hamur yiyecekler çevreye
özgüdür. Topluca yapılan harfanalarda ve ziyaretlerde taze etlerle ve
KASIM • ARALIK • OCAK
ağaç şişlerle hazırlanan kebaplar
yörede önem arz etmektedir. Ayrıca köylerde kışlık kavurma yapılıp
saklanır.
madan, Kafkasör Yaylası’nda boğa
güreşlerini izlemeden, Puçuko yemeden dönmeyin!
NE ALINIR?
Ağaç oyma ve filiz, dal kabuğundan örülen eşyalar, toprak çanak,
çömlek, bakır mamülleri ve kilim
yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.
Kafkasör Boğa Güreşleri, Art-
YAPMADAN DÖNME!
Borçta Karagöller ve Camili
Havzası’nı gezmeden, Çoruh’ta
rafting, Kaçkarlar’da trekking yap-
mu boğa güreşleri ile olduğu
vin genelinde yapılan ve katılın en fazla olduğu şenliklerin
başında gelir. Aslında festival
sadece boğa güreşlerinden
ibaret değildir fakat ilk oluşuiçin, yörede Kafkasör Boğa
Güreşleri olarak bilinir.
29
Giresun
Trabzon
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde
yer alan Trabzon, Kafkasların
ve İran Transit Yolu’nun başlangıcında yer alır.
Karadeniz’e kıyısı olan diğer
ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi
ve doğal güzellikleri ile dört
mevsim gezip görülebilecek
turizm şehridir.
COĞRAFYA
Şehir Aksu ve Batlama Vadileri
arasında denizedoğru sokulan bir
yarım ada üzerinde kurulmuştur.
Doğu KAradeniz’in tek adası olan
Giresun Adası, sahilden yaklaşık 2
km uzaklıktadır. Giresun ve çevresindeki dağlar, vadiler ve dik kıyılar geniş yer kaplar. İl topraklarının
omurgasını teşkil eden Giresun
Dağları, kıyıdan 50-60 km uzaklıkta denize paralel bir duvar halinde
uzanarak, ili bir çok yerden farklı iki
kesime ayırır.
Giresun iklimi bitkilerin yaşayıp
gelişmesine elverişli olduğundan,
ormanlar deniz kıyısından başlayarak, 2000 metre kadar yükselir.
Bölgenin karayele açık olması bitki
örtüsünün gür olmasını sağlar. İlin
30
güney bölgelerinde daha çok bozkır bitki örtüsü ön plana çıkar.
NE YENİR?
Giresun denilince akla karalahana
ve hamsi gelir. Bunun yanında mısır
unundan yiyecekler yapılır. Yemeklerden bazıları karalahana çorbası,
karalahana diblesi, ısırgan püresi,
mısır ekmeği, fasulye turşusu, kiraz
duzlaması, pezik mıhlamasıdır.
YAPMADAN DÖNME!
Giresun Kalesi’ni, yayları ve müzeyi
gezmeden, Giresun pidesi, yaylada
et, alabalık ve yöreye özgü yemeklerini yemeden, Fındık, Peştemal
ve Kazancılar Çarşısı’nda satulan el
yapımı hediyeliklerden satın almadan dönmeyin.
Topal Osman Ağa Anıtı
Osman Ağa, Giresun’un Hacı
Hüseyin Mahallesi’ndeki köklü bir aile olan Feridunzadeler’dendir. Annesi Zeynep
Hanım’dır. Osman Ağa ticaret
ile uğraşırken 1912 yılında
Balkan Savaşı başlamış, babası askerlik bedelini ödediği
halde O, gönüllü bir birlik oluşturarak savaşa katılmıştır. Başarılarından dolayı Yarbay’lık
rütbesine kadar yükselmiştir.
Bu savaşlarda sağ ayağından
ağır bir şekilde yaralanmış,
tedavisinde sonra gazi ünvanı
alarak Giresun’a geri dönmüştür.
KARADENİZMİR
COĞRAFYA
Güneyinde Gümüşhane ve Bayburt,
batısında Giresun, doğusunda Rize
illeri ile çevrili olan Trabzon’un, kuzeyinde ise Karadeniz’e kıyısı bulunmaktadır. Yerleşim yoğunluğu
sahil kesimlerindedir. Deniz seviyesinden başlayarak güneye doğru
artan yükseklik bölgede 3000 metreyi bulur. Yüksek kesimlerde genellikle dağlar, tepeler ve yaylalar
yer almaktadır.
TARİHÇE
Kent tarihinde ilk defa M.Ö. 500.
y.y.’da Miletli Kolonistler tarafından kurulmuştur. Roma ve Bizans
devirlerini yaşayan Trabzon, 1204
yılında Pontus Devleti’nin başkenti olmuştur. 1461’de Fatih Sultan
Mehmet tarafından alınan kentte
Yavuz Sultan Selim şehzadelik yapmış, Kanuni Sultan Süleyman ise bu
KASIM • ARALIK • OCAK
kentte doğmuştur.
NE YENİR?
Pek çok yemeği yapılan hamsi, karalahana ve mısır ekmeği, hamsi
kuşu, hamsi pilavı, hamsili kaygana,
hamsi tava, lahana kavurması, hoşmerim, Akçaabat Köftesi, kıymalı ve
peynirli trabzon pidesi, Hamsiköy
sütlacı yöre yemeklerindendir.
NE ALINIR?
Eskiden daracık arnavut kaldırımlarının üzerinde yürüyüp tek katlı
arasta biçimli ve koridoru andıran, hemen hemen tüm Trabzon
halkının alışveriş mekanı olan
Kemeraltı’nda, Trabzon’a has telkari
ululü ile el yapımı gümüş eşyalarını
görmelisiniz. Altıncılar ve Gümüşçüler Çarşısı’nı mutlaka gezmelisiniz.
YAPMADAN DÖNME!
Yörenin en iyi korunmuş denizden
tepelere kadar uzanan Trabzon
Kalesi’ni gezmeden, şehrin 7 km
güneybatısında soğuksu mevkiinde
19 y.y. sivil mimari örneği ile yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk’e
hediyesi olan Atatürk Köşkü’nü
ziyaret etmeden, Fatih veya İrana
Kulesi olarak bilinen ve cephanelik
olarak kullanılan mekanı görmeden, Mayıs ayının ilk Pazar günü
başlayarak Ağustos ayının sonuna
kadar süren, Trabzon’un simgesi haline gelmiş Yayla Şenlikleri’ne uğramadan, Trabzon’a kışın geldiyseniz
Sümele Manastırı’nı kar altında
görmeden, Sümele Manastırı gezisi
sonrası yol güzergahında bulunan
lokantalarda yöresel yemekleri tadmadan, Uzungöl’ü gezmeden dönmeyin!
31
Gümüşhane
COĞRAFYA
Gümüşhane yöresindeki arkeolojik
buluntular yerleşik yaşamın M.Ö.
3000 yıllarına dek uzadığını göstermektedir. Bölgede bilinen ilk halk,
M.Ö. 2000 ortalarında ortaya çıkan
Azzi ve Hayaşa’lardır. Bu nedenle,
Gümüşhane’yi içine alan bölgeyi
Azzi-Hayaşa Ülkesi deniyordu. Yine
M.Ö. 2000’lerde Mezopotamya’dan
gelen Assur’lu tüccarların, Gümüşhane ve yöresinde bulunan maden
yatakları nedeni ile bölgeye ilgi
duydukları bilinmektedir.
Hitit İmparatorluk döneminde de
Gümüşhane çevresindeki gümüş
yataklarının işletilmesiyle, bölge
zenginlik kaynağı özelliğini sürdürmüştür.
32
Rize
NE YENİR?
Gümüşhane’de yemek kültürü de
çok eskiye dayanmaktadır. Bugüne
kadar Gümüşhane’nin yemek kültürü konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmamıştır. Ancak bugün
mutfaklarındaki zenginlik lezzet ve
hamaratlık yemek kültürünün ne
kadar eskiye dayandığını göstermektedir.
Gümüşhane mantısı, kuşburnu çorbası, zuluflu çorbası, un herlesi çorbası, gavut çorbası, pağla denlisi,
borani, fıtfıt haşılı, patates kavurması, muhla, yergök dolması, sütlü
haşıl, lor dolması, ekmek aşı, çıtma
fasulye, kaygana, siron, erişte, lemis, erişti tatlısı, hasude kuymağı,
karahelva, burma (sini), tel helvası,
lalanga bilinen yemeklerindendir.
NE ALINIR?
Gümüşhane’de üretilen pestilkömeyi ve kuşburnu ürünleri,
Kelkit’ten zilli kilimi, Torul ve Kürtün ilçelerinden hereke tipi ipek
ve yün halıları, ağaç işleri ürünleri
satın alınabilecek ürünlerdir.
YAPMADAN DÖNME!
Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında Yayla Şenlikleri’nin heyecanını
yaşamadan, Taşköprü Yaylası’nda
öğle yemeği yemeden, Santa
Harabeleri’nde binlerce yıllık tarihi koklamadan, Zigana Dağı Kayak
Evi’nde konaklamadan, güzellik
iksiri kuşburnu ürünlerini, pestilkömeyi, ceviziçi gibi çerezleri, Gümüşhane hatırası gümüş çeşitlerini
almadan dönmeyin.
KARADENİZMİR
NE YENİR?
avantajların desteklediği üretim
YAPMADAN DÖNME!
Yörede lahana ve hamsinin özel
yörede “Anzer Balı” ile dünyaca ün-
Yaylalara çıkmadan, Ayder’de kap-
bir yeri vardır. Çünkü bütün yemek
lüdür.
lıcaya gitmeden, 16 y.y. İslam Paşa
çeşitleri bunlar etrafında yoğunlaş-
Camii ile Ceneviz Kalesi’nin kalın-
mıştır. Belli başlı yemek çeşitleri
NE ALINIR?
tılarını görmeden, yörede eski bir
ayran doğraması, çılbır, çırıhta, çir-
Hala el sanatı üretimlerinin sürdü-
gelenek olan ve özellikle Ardeşen
mulis, fasulye tavalisi, hamsili pilav,
rüldüğü yörede ahşap ve el örgü
ilçesinde yapılan Atmaca Avcılığı’nı
hamsili ekmek, hamsi kuşu,hamsi
ürünleri alınabilir. Hemşin çorabı,
izlemeden, Anzer Balı’nı tatmadan
tavalisi, herse, hoşmer, kabak felisi,
Rize bezi (feretiko) ünlü dokumalar-
dönmeyin.
kabak sütlisi, lahana çorbası (vurma
dır. Çay sepeti, üzüm sepeti, mey-
lahana), minci, muhlama, ormanlı
ve sepeti, piknik sepeti gibi hasır
hamsi, paluze, papara pasmani-
örme eşyalar yörede bol miktarda
ka, pekmezli kabak, sarma (lahana
bulunmaktadır. Şimşir kaşık türleri,
sarması)’dır.
iskemleler, kemençe ve maket taka
alınabilecek diğer ahşap ürünlerdir.
Kimyevi maddenin henüz ulaşa-
Yörenin ünlü Anzer Balı’da unutul-
madığı çiçek çeşitliliğinin ve diğer
mamalıdır.
KASIM • ARALIK • OCAK
33
Ordu
Zonguldak
Ben Ordu’yu anlatırken bütün
şiirler susar.
Elvan elvan bir sis alır başımı.
Tenim yağmur olur
gökyüzünde.
Ruhum çocuklaşır ninni ninni.
Dalgalanır bu masal
denizinde.
Peştamalın moru kıskanır
diye,
Ben Ordu’yu anlatırken
söyleyemem.
Binbir tonda o yeşil kuşağı
İncir dalında, yosun kuytuda
Emine Kız gözlerinde söyler
Oysa yedi ton yeşil kokar
Ordu sokakları.
Feza ERSOY
COĞRAFYA
Doğanın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir kent olan
Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından doğu karadeniz bölgesindeki en şanslı il konumundadır.
Bölgenin en temiz kumu ve bölgenin en uzun kıyı şeridine sahiptir.
Kıyı şeridinde birbirinden güzel
koylar, doğal ve sağlıklı plajlar ve
çeşitli mesire yerleri mevcuttur.
NE YENİR?
Bütün Karadeniz sahilinde olduğu
gibi balık yemekleri tercih edilebilecek yiyeceklerin başında gelir.
34
Ordu ilinin mahalli yemeklerinden
pancar çorbası, pancar sarması,
melocan kavurması, sakarca mıhlaması, galdirik kavurması, keşkek,
tirmit (mantar) kavurması, mısır ekmeği, turşu kavurmaları, su böreği,
hamsi tava, hamsi buğulama, hamsili içli tava ve diğer balık çeşitleri
önemli olanlardır.
NE ALINIR?
Ordu’da geleneksel el sanatı ürünlerine rastlamak mümkündür. Kilim,
sicim, kolan, heybe, oyalı yazma
gibi dokuma ürünleri yanı sıra ahşap eşyalardan baston ve sepet
alınabilir. Müzik aletleri üretimi de
yapılan Ordu’da klarnet ve kaval,
bulunabilecek müzik aletleridir.
Yörede yetiştirilen fındık, hediyelik
olarak alınabilir.
YAPMADAN DÖNME!
Paşaoğlu Konağı ve Etnografya
Müzesi’ni gezmeden, Çambaşı, Keyfalan ve Perşembe Yaylaları’nı ve
Boztepe’yi görmeden, balık ve pide
yemeden, fındık ve fındık mamülleri, baston, oyalı yazma ile yakma
resim almadan dönmeyin.
KARADENİZMİR
Kömür denince ilk akla gelen Zonguldak ilidir. Dışarıdan biri için bu cümle sadece bir bilgi olarak kalır.
Zonguldak’ta yaşayan biri ise
bunu her platformda iliklerine kadar hisseder ve yaşar.
Zonguldak için kömür hayat
demektir. Denilebilir ki kömür Zonguldak’ın kanı, kömür ocakları ise damarlarıdır.
Ocakların içinde canla, başla
çalışan emekçiler ise, bu damarların enerji kaynaklarıdır.
COĞRAFYA
Zengin bir tarihi geçmişi olan göz
alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleri
ile Zonguldak, görülmeye değer bir
ildir. 80 km’lik kıyı şeridi boyunca
çok sayıda doğal plaj ve kumsal
bulunmaktadır. Her mevsim yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne
yapraklı (köknar çam), daha aşağıları yayvan yapraklı (kayın, meşe,
kestane, karaağaç, ıhlamur, kavak)
akarsu kenarları da kavak, söğüt
ağaçlarıyla kaplıdır. Bu ana yeşil
dokuyu orman gülü, pırnal meşesi,
çoban püskülü, defne, koca yemiş,
kızılcık, kiraz, funda, ayı üzümü, kuş
burnu, böğürtlen, dağ çileği, eğrelti
otu, orman altı bitki örtüsü tamam-
KASIM • ARALIK • OCAK
lamaktadır.
NE YENİR?
Yöre mutfağı ağırlıklı olan (buğday
ve mısır unu) mamüllerden yapılan
yemek türlerinden oluşmaktadır.
Su böreği, kabaklı börek, bazlama,
cizleme, gözleme, kömeç ekmeği,
pide türleri, tarhana çorbası, uğmaç
çorbası, göce çorbası, malayı yöresel yemekler arasında sayabiliriz.
Ereğli pidesi ve Osmanlı çileği, Çaycuma yoğurdu, Devrek çöreği ve
simidi ile Zonguldak Ormanları’nda
yetişen kuzu kestanesi yörenin
adıyla özdeşleşmiş yiyeceklerdir.
NE ALINIR?
DEvrek bastonu, elpek bezi, ma-
denci heykelcikleri tercih edilen
hediyelik eşyalardır.
YAPMADAN DÖNME!
Zonguldak-Kozlu karayolu üzerindeki Uzun Mehmet adına yapılmış
anıtı görmeden, yaklaşık 4 km’lik
bir trekking gezisi sonucu ulaşılan
bir doğa harikası olan Harmankaya
Şelaleleri’ni görmeden, Devrek ilçesi, Bostandüzü Orman Dinlenme
yerinde mola verip doğa fotoğrafı
çekmeden, Ereğli ilçesindeki dinsel ve mitolojik özelliklerinden
dolayı rağbet gören Cehennemağzı Mağaraları’nı gezmeden, Ereğli
Müzesi’ni gezmeden dönmeyin.
35
Bartın
Karabük
Karabük, Türk Ulusu’nun
tarihinde
sanayileşmeyi
simgeleyen kent olmanın
haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ulu Önder Atatürk’ün
sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine
Türkiye’nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri için,
maden kömürü havzasına ve
sahile yakınlığı, demiryolu
güzergahında bulunuşu ve
stratejik uygunluğu nedeniyle Karabük seçilmiştir.
“Parthenia”dan
Bartın’a
dönüşen
adın
kaynağı Parthenios’dur. Bartın
Irmağı’nın antik çağdaki
adı olan Parthenios, Yunan
Mitolojisi’nde tanrıların babası Okenaus’un çocukları
olan yüzlerce tanrıdan birisi
ve “Sular Tanrısı”dır. Sular
İlahı veya Muhteşem Akan Su
anlamlarına gelir.
NE YENİR?
Bartın yemekleri etli, sebzeli, sütlü,
hamur işli ve zeytinyağlı yemekler
ile pilav, çorba ve tatlı çeşitlerinden
oluşur. Dikkati çeken başka bir husus ise aynı türe ait yiyeceklerden
pek çok çeşidin olmasıdır. Örneğin
10’dan fazla dolma ve pilav çeşidine rastlanır. Bartın mutfağı ile ilgili yapılan araştırmalarda 100’den
fazla çeşide rastlanmıştır. Ve durum
açıkça yöre mutfağının zenginliğini
ortaya koymaktadır.
NE ALINIR?
Bartın’da el dokuma ürünleri, özel
36
tel kırma yazmaları ve ahşap baskı
yazmaları ülke çapında ün kazanmıştır. Amasra ilçesi ahşap dokuma
ve hediyelik eşya yönünden çok
gelişmiştir. Kurucaşile, ülkede en
özenli gulet yapım yeri olarak bilinir.
YAPMADAN DÖNME!
Amasra’da balık ve salata yemeden, Bozköy ve Çakraz’da denize
girmeden, doğa yürüyüşlerine katılmadan, özgün bir Bartın Evi görmeden, Bartın Çilek Festivali Kültür
ve Turizm Etkinlikleri’ni görmeden
dönmeyin.
Çeşm-i Cihan
Rivayete göre Fatih Sultan
Mehmet, Lalası ce diğer saray
erkanı ile birlikte avlanmak
üzere Amasra’ya gelmiş, çadırlarını kurmak üzereyken
gördükleri bu manzara Fatih
Sultan Mehmet’i çok etkilemiş. Bunun üzere Fatih Sultan Mehmet Lalası’na dönerek, “Lala Lala, Çeşm-i Cihan
bu mu ola?” demiş. “Çeşm-i
Cihan bu dünyanın gözü, gözbebeği demekmiş. Yani Fatih
Sultan Mehmet bu manzaranın dünyada bir eşinin daha
olamayacağını düşünerek,
buraya Çeşm-i Cihan adını
vermiş.
KARADENİZMİR
NE YENİR?
Karabük’ün
turizm
merkezi
Safranbolu’da evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok
yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları çarşı
bölgesinde yoğunlaşmış eğlence
mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım
makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan
fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı
çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu, Safranbolu evleri kadar ünlüdür.
KASIM • ARALIK • OCAK
NE ALINIR?
Turzim’in
yoğun
olduğu
Safranbolu’da el sanatları ve hediyelik eşyaların üretilerek satıldığı
dükkanlar mevcuttur. Yemeni (ayağa giyilen bir tür ayakkabı), bakırcılar çarşısındaki bakır eşyalar, ahşap oymalar bunların başında gelir.
Çarşı bölgesindeki bütün sokaklarda ve Arasta’da hediyelik eşyaların
bulunabileceği bir çok dükkan vardır. Kastamonu dokumalarında yapılmış giysi ve örtüler, ahşap, seramik ve deri eşyalar, Safranbolu evi
maketleri alınabilecek eşyalardır.
gitmeden,
sonbaharda
Yenice
Ormanları’nda kamp yapıp gotoğraf
çekmeden, Ulıu Yayla ve Sarıçiçek
Yaylası’nda kamp yapmadan, Şeker
Kanyonu ve Düzce Kanyonu’nda
yürümedne, Yenice Arberataum
(Açık Hava Orman Müzesi)’u görmeden, eskipazar Hadriana Polis
Antik Kenti’ni görmeden, Eflani
Göletleri’nde balık tutmadan, Ovacık Karakoyunlu Kral Mezarı’nı görmeden, Safranbolu’da kuyu kebabı,
zerde, su böreği ve gözleme yemeden, Altın Safran Belgesel Film
Festivali’ni izlemeden dönmeyin.
YAPMADAN DÖNME!
Safranbolu’da gezmeden, Karabük
Bulak Köyü Mencilis Mağarası’na
37
Samsun
Amasya
Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Samsun, doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri deniz, kara, hava, demiryolu ulaşım olanakları ile bölgenin
turizm potansiyeli en yüksek kentlerinden biridir. Anadolu’nun savunulmasını planlamak amacı ile Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da gelmesi
ile Samsun, Türk İstiklal Savaşı’nın başladığı yer olma özelliği ile önemini her zaman korumuştur.
TARİHÇE
Samsun M.Ö. 750 - 760 yılları arasında İon Şehir Devleteri’nden
Miletoslular (Millet) tarafından
Amisos adı ile kurulmuş küçük bir
yerleşim merkezi idi. Samsun daha
sonra Pers, Makedonya, Pontus,
Roma, Bizans, Danışment, Selçuklu
ve Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır.
Samsun, Mustafa Kemal Atatürk’ün
19 Mayıs 1919’da milli mücadeleyi
başlatmak üzere ilk adımı attığı yer
olarak tarihimizdeki önemli yerini
almıştır.
NE YENİR?
Samsun’un beslenme biçiminde
mısır, lahana ve kuru fasulye ağırlık kazanmaktadır. Etli, pirinçli ve
hamurlu yiyecekler yaygındır. Kaz,
38
tavuk, ördek gibi kümes hayvanları
geleneksel beslenmede önemli yer
tutar. Lorgon, Kırçan, Kaldırayak,
Madımak, Nünük gibi bitkilerden
kavurma yada çorba yapılır. Yöreye
ait yemekler arasında tir (kaz yufkası), yer pancarı (yazı pancarı), mısır
çorbası, yoğurtlu çorba, mercimekli
bulgur pilavı, keşkek, karalahana
çorbası, hamsili ekmek, hamsili pilav (ili pilav) ve kocakarı gerdanı
(burma) sayılabilir.
NE ALINIR?
İlde bez dokumacılığı yakın tarihe kadar yaygın bir el sanatıydı.
Kalın dokunan keten bezleri, orak
gömleği dış giyimlik veya örtü bezi
yapımında kuallnılmaktadır. Dağ
köylerinde yünlü dokumalar, Havza
Dünyanın en güzel misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek
istiyorsanız sıcakkanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor.
ilçesine bağlı köylerde pamuktan
gömleklik, yünden kazak denilen
şalvar dokumalar bilinen el sanatları arasında yer alır.
YAPMADAN DÖNME!
Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’ni görmeden, Amisos Hazineleri’ni görmeden, Ladik Hamamayağı Kaplıcaları’na
gitmeden, Onur Anıtı 19 Mayıs
1919 Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’mızı başlatmak üzere Samsun’a
çıkışını temsil eden bronz heykeli
görmeden, Kurupelit mevkiindeki
lokantalarda Samsun pidesi ile turşu kavurması yemeden, kaymaklı
Bafra lokumunu tatmadan, Ladik
Gölü’nde bulunan tahta balığını ve
turna balığını yemeden dönmeyin.
KARADENİZMİR
GENEL BİLGİLER
Orta Karadeniz’de, Yeşilırmak vadisi Harşena Dağı eteklerine kurulan
Amasya, 7 bin yılın üzerindeki eski
tarihi boyunca krallık başkentliği
yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin
eğitim gördüğü bir belde olmuştur. Kurtuluş savaşının başlangıç
temelleri de Amasya’da atılmıştır.
Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak
kıyısına yapılmış Yalı boyu evleri ile
dikkat çekmektedir. Dünyanın en
güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve
doğanın birlikte bulunduğu ilginç
bir antik kent görmek istiyorsanız
sıcak kanlı ve misafirperver Amasya sizi bekliyor. Hazeranlar Konağı:
Yalı boyu evleri dizindeki en güzel
konak olan Hazeranlar Konağı, Os-
KASIM • ARALIK • OCAK
manlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak
Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım
adına 1872 yılında yaptırılmıştır.
Katlarda oturma ve yatak odaları,
avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela
sofa etrafında yer almaktadır.
NE YENİR?
Amasya tarihi, köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısı itibariyle zengin bir bitki örütüsüne, dolayısıyla da zengin mutfak
kültürüne sahiptir. Yöreye özgün
yemekler arasında; çatal çorba, cırıkda-cızlak (akıtma), helle çorbası, ekmekaşı (papara), kesme ibik
çorbası, toyga çorbası, cilbir, bakla
dolması, hengel (kıymasız mantı),
pancar (pastırmalı), kabak kabuklu
pilav, sirkeli ciğer, yuka tatlısı (yufka
patlıcan, pilav tatlısı), gömlek kadayıfı, halbur tatlısı, zerdali gallesi,
vişneli ekmek (Amasya çöreği), sini
su böreği (Amasya usulü) ve yakasal böreği sayılabilir.
NE ALINIR?
Amasya’dan el askısı yazma, yemeni, ev yapımı kuşburnu ezmesi, pirinç ve elma alınması önerilir.
YAPMADAN DÖNME
Amasya Müzesi’nin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykeli’ni
(Teşup)
görmeden,
Yeşilırmak
Yalıboyu’nda Amasya evlerini gezmeden, Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden, II. Bayezid Külliyesi,
Bimarhaneyi gezmeden, Borabay
gölünü görmeden, Amasya misket
elmasını yemeden dönmeyin.
39
Çorum
Tokat
Tokat, Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek Nehri boyunca kurulan Hitit, Frig
yerleşim alanları M.Ö. 4000-2500 yılları arasında yüksek düzeyde kültür ve sanat yaşamına sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinden
sonra Danişment, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.
Karadeniz Bölgesi’nin İç Anadolu’ya
açılan kapısı olan Çorum ili, Anadolu kültür mozaiği içerisinde eşsiz bir
konuma sahiptir. Günümüzden 7
bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan Çorum’da, ilk organize
devleti kuran Hititlerin ilk başkenti Hattuşa bulunmaktadır. Hattuşa
Anadolu’nun kalbinde, UNESCO
tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ülkemizdeki 9 değerden biridir. Hitit Uygarlığı en az
Mısır Uygarlığı kadar eski ve zengin
bir uygarlıktır. Hititler ile Mısırlılar
arasında yapılan Kadeş Antlaşması
metin tabletleri Boğazköy’de bulunmuştur.
Hititlerin diğer önemli kült (dini)
merkezlerinden sayılan, arkeolojide Arinna olarak bilinen Mezarı
Hatti Tunç Güneş Kursu ve Sfenksli
Kapıları ile görülmeye değer tari-
40
hi bir yerdir. Ulu Önder Atatürk’ün
bizzat direktifleriyle ilk milli kazılarımızın başlangıç noktası olması ile
de önem arz eder.
NE YENİR?
Leblebisi ile ünlü olan Çorum, yöresel yemekler bakımından oldukça zengindir. İlin özgün yemekleri
arasında; mayalı (saç mayalısı, tava
mayalısı), yanıç, cızlak, kömbe, oğmaç, hingal, haşhaşlı çörek, borhani
(hamurlu, yumurtalı, mantarlı) helise, çullama, madımak, tirit, iskillip
dolması, keşkek, kara çuval helvası,
hedik, teltel, has baklava sayılabilir.
NE ALINIR?
Çorum ilinden alınabilecek şeylerin başında şehrin sembollerinden
olan, Çorum leblebisi ve bakır hediyelik eşya gelmektedir. Ayrıca,
İskilip’te ağaç oyma işleri, Alaca Büyükcamili Köyü’nde kilim, Ortaköy
ilçesi Karahacip beldesinde kilim,
heybe, patik, çorap ve el örgü ürünlerini bulmak mümkündür. Osmancık ve Kargı’da üretilen pirinçler de
farklı lezzetleriyle mutlaka tadılması önerilen ürünlerdendir.
YAPMADAN DÖNME!
Alaca höyük, Boğazkale Müze ve
Ören yerlerini ziyaret etmeden,
Kargı ve Abdullah Yaylalarını, Osmancık-Başpınar ve Karaca yaylalarını, İskilip Elmabeli ve Bayat Kurtçaçimeni yaylalarını gezmeden,
Ortaköy İncesu kanyonuna gitmeden, bakır el sanatlarını görmeden,
Çorum mantısı, keşkek ve iskilip
dolması, gül burma ve has baklavasını tatmadan, Çorum leblebisi
almadan dönmeyin.
KARADENİZMİR
COĞRAFYA
Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu vadiler arasında bulunan Tokat’t,
Deveci Dağı, Dumanlı Dağı, Canik
Dağları olarak sıralayabileceğimiz
dağlık alanlar mevcuttur. İlde bulunan
ovalardan, Kazova, Turhal Ovası, Erbaa
Ovası, Niksar Ovası, Omala Ovası, Artova Ovası ve Zile Ovalarında önemli ölçüde tarım, meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda kiraz
ve vişnenin en önemli gen kaynaklarının Tokat yöresinde olduğu ve Tokat’a
özgü “Cerasus İnkana” adlı kiraz türünün endemik bir bitki olduğu görülmüştür. Tokat’ta iklim hem Karadeniz
iklimi hem de İç Anadolu’daki karasal
iklimin etkisi altındadır. İlde Tozanlı,
Kelkit ve Çekerek Çayı akmaktadır. Zinav Gölü, Güllü Köy Gölü, Kaz Gölü ve
Almus Baraj Gölleri ilin doğasına ayrı
bir güzellik katmaktadır.
KASIM • ARALIK • OCAK
GEZİLECEK YERLER
Masat Höyük: Tokat’ın Zile İlçesi Yalınyazı Kasabasında yer alan Masat
Höyük’te M.Ö. 3000’de Eski Tunç Çağı,
M.Ö. 1000’de Frig Çağı olmak üzere 3
dönemi yaşamıştır. Masat Höyük’te ve
Kayseri’de Hitit İmparatorluğuna bağlı
bir uç beyinin sarayı bulunmuştur. Pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin yanında Hitit Hiyeroglif (resim) yazısı ile
yazılmış tablet en önemli eserdir.
NE YENİR?
Tokat’ın yemek kültürü de oldukça
zengin ve iştah açıcıdır. Tokat kebabı,
etli dolma, bakla dolması, keşkek, gendüme çorbası, bacaklı çorba, cevizli
çörek, bezli sucuk ve bat gibi yemekleri sofralara ayrı bir renk katmaktadır.
YAPMADAN DÖNME!
Ballıca Mağarasına gitmeden, Gök-
medrese, Latifoğlu Konağı, Beysokağı,
Sentemur Türbesi, Taşhan, Ali Paşa,
Meydan Camileri, Hıdırlık Köprüsünü görmeden, enfes bir doğa harikası
olan Kaz Gölü, Reşadiye Zinav Gölü,
Almus Baraj Gölü, Topçam, Gürnlevik,
Çamiçi gibi doğal mesire yerlerini gezip görmeden, tahta baskı ürünlerinin
yapıldığı Yazmacılar Çarşısı, bakırcı
zurnacı çarıkçı gibi el sanatlarının üretildiği yerleri gezmeden, el dokuma
kumaşların ve otantik yöresel giyim
kültürünün sergilendiği köyler ziyaret
edilmeden, tahta baskı yazma almadan, Tarihi Tokat hamamlarının birinde
Türk Hamamının özelliklerini tanımadan, Toakt yemeklerinden, özellikle
Tokat kebabından yemeden, dünyaca
ünlü Niksar Ayvaz Suyunu kaynağından içmeden dönmeyin.
41
Download

2.000.000 ZİYARETÇİ 100.000 ZİYARETÇİ