ARAŞTIRMA MAKALESİ
Kronik Böbrek Yetmezliği
Hastalarında Hastalık Algısının
Yaşam Kalitesine Olan Etkisi
n Hatice YORuLMAZ*, Nilay KEçECİ**, Arkun TATAR***
*
**
ÖZET
***
Yrd. Doç. Dr. Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu,
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Okmeydanı/Şişli
Haliç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu, Beslenme ve
Diyetetik Bölümü
Beykent Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü
Yazışma adresi:
Yrd. Doç. Dr. Hatice YORULMAZ,
Sağlık Bilimleri Yüksekokulu,
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü
Okmeydanı/Şişli
e-posta: [email protected]
Amaç: Hemodiyaliz hastalarında sosyodemografik, hastalığa ilişkin özellikleri ve hastalık algısının yaşam
kalitesine etkisini incelemeyi plânladık.
Yöntem: Veriler hemodiyaliz ünitesinde yatan 383 hastaya tanıtıcı bilgi formu, kısa form yaşam kalitesi
ölçeği ve hastalık algısı ölçeği uygulanarak toplandı. İstatistiksel analizde t-testi, tek yönlü varyans analizi,
Tukey, regresyon analizi kullanıldı.
Bulgular: Hastaların %55.9’u erkek, %35.5’i 49-60 yaş grubunda, %66.8’i evli, % 90.6’sının psikolojik
yardım almadığı tesbit edildi. 18-48 yaş grubundakilerin, erkek hastaların, lisans ve üstü olanların,
çalışanların, sosyoekonomik durumu iyi olanların, psikolojik yardım alanların, hastalıkla ilgili yeterli bilgiye sâhip olanların yaşam kalitelerinin daha yüksek olduğu görüldü. Hastalık algısı ölçeği alt boyutlarından kimlik A, duygusal temsiller, sonuçlar, hastalık tutarlılığı alt boyutlarının yaşam kalitesi fiziksel ve
mental sağlık ana boyutlarına etkisi olduğu bulundu (p<0.001).
Tartışma ve Sonuç: Hastalara verilecek psikolojik destek ve hastalığa ve belirtilerine ilişkin eğitimin kişilerin hastalık algısını ve yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyeceğini düşünmekteyiz.
Anahtar Kelimeler: kronik böbrek yetmezliği, hastalık algısı, yaşam kalitesi
ABSTRACT
The Effect of Illness Perception on Quality of Life in Patients with Chronic Kidney Failure
Objective: It was planned to determine the quality of life of the patients with hemodialysis and to examine
the supposed effect of socio-demographic variables, variables associated with disease, illness perception.
Methods: Data are collected via information form, illness perception scale, and short form life quality scale
to 383 patients with hemodialysis. t-test, Tukey test, Pearson correlation and regression analyzes are used
in statistical evaluation of the data.
Findings: It has been determined that 35.5% were 49-60 age group, 55.9% were male, 66.8 were married,
90.6% haven’t take any psychological help. It has been understood that, in general, male patients in 18-48
age group and married, have bachelor and master degree, in good socio-economic status, working, took psychological help and had adequate information related to their disease had got high point from healthy life
style behavior scale. It was seen that total point of illness perception sub-scales of identity A, emotional representation, consequences, coherence had effect on physical and mental component of life quality scale
(p<0.001).
Discussion and Conclusion: We think that psychological support, education about the disease and symptoms
will be given to patients can be positive effect on illness perception and life quality
Keywords: chronic kidney failure, illness perception, life quality.
GİRİŞ
Kronik böbrek yetmezliği, kronik seyirli böbrek
hastalarında ilerleyici nefron kaybı sonucunda
böbrek fonksiyonlarının giderek bozulmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastalığın ilerlemesi
sonucu son dönem böbrek yetmezliği oluşur.
(Vural 2002).
Kronik böbrek yetmezliğinin temel tedavisi
olarak bilinen hemodiyaliz uygulamalarında son
yıllarda büyük aşamalar kaydedilmiştir. Ancak
tedaviler geliştikçe hastaların yaşam süresinin
uzaması psişik ve sosyal sorunların konuşulur
hale gelmesine sebep olmuştur. Gerek kronik
hastalığın kendisi gerekse makineye bağımlı
kalma zorunluluğu sosyal, ekonomik psikolojik
problemi de beraberinde getirmekte, yaşamın
Sempozyum
40
tüm alanlarını ve yaşam kalitesini etkilemektedir.
(Mittal ve ark. 2001, Turgay ve Özkan 1992).
Hemodiyaliz uygulanan hastalarda yaşam kalitesinde kötüleşme olduğunu bildiren çalışmalar
günümüzde oldukça fazladır. Hastanın yaşam
kalitesindeki değişiklik, çeşitlilik ile paralellik
göstermektedir. Bu çeşitliliği etkileyen etmenler
arasında kişiye ait özellikler olarak kişilik özellikleri başa çıkma yetileri, sosyal özellikler arasında destek sistemleri, hastalığa ait özellikler
olarak da hastalığın evresi, şiddeti, getirdiği fiziksel bozukluklar ve hastalık algısı gelmektedir.
Hastalık algısı, hastalık durumunun bilişsel görünümüdür. (Browne ve ark. 1988). Hastanın
birey olarak hastalığa ilişkin yorumu, algısı ve
değerlendirmeleri, ortaya koyduğu duygusal ve
davranışsal tepkileri, baş etme biçimini, psikososyal zorlanma ve psikiyatrik bozukluk gelişmesini, yaşam kalitesini belirleyici bir unsurdur.
(Heijmans ve DeRidder 1998).
Günümüzde diyaliz tedavisinin yalnızca yaşam
süresini uzatmak amacı ile değil, aynı zamanda
yaşam kalitesini geliştirmek bakış açısı ile uygulanması gerektiği görüşü ağırlık kazanmıştır.
(Tsay ve Healstead 2002, Walters ve ark. 2002).
Hastalık algısı ve yaşam kalitesinin değerlendirmeleri sunulan hizmetler açısından önemli ipuçları
oluşturacağından, hemodiyaliz hastalarının yaşam
kalitelerini çok boyutlu değerlendirmek önemlidir.
Ülkemizde hemodiyaliz hastalarında yaşam kalitesinin incelendiği pek çok çalışma vardır. (Pınar
ve ark. 2000).
Ancak yaptığımız literatür incelemelerinde hemodiyaliz hastalarında hastalık algısı ve yaşam
kalitesine olan etkisi ile ilgili çok az sayıda çalışmaya rastladık. Bu araştırmada kronik böbrek
yetmezliği bulunan hastalarda hastalık algısının
ve diğer faktörlerin yaşam kalitesine etkisini incelemeyi amaçladık.
YÖNTEM
Çalışma İstanbul ilinde yedi özel diyaliz merkezinde kurumlardan yazılı izin alınarak gönüllü
olarak katılan 383 hemodiyaliz hastası ile gerçekleştirilmiştir. Veri tanıtıcı form, yaşam kalitesi
ölçeği (SF-36) ve Hastalık Algısı Ölçeği kullanılarak
toplanmıştır. Verinin istatistiksel analizinde ttesi, tek yönlü varyans analizi, Tukey, regresyon
analizi kullanılmıştır.
Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36)
Yaşam kalitesi ölçekleri içinde hastalığa özgü
olmayan geniş açılı ölçüm sağlayan ölçek 36
maddeden oluşmaktadır. Türkçe geçerlilik güvenirliliği Koçyiği ve arkadaşları (2002) tarafından
yapılmıştır. Fiziksel fonksiyon, fiziksel rol, ağrı,
genel sağlık algısı, Zindelik/ yorgunluk, sosyal
fonksiyon, mental rol-mental sağlık alt boyutlarından ve iki özet skordan oluşmaktadır. Değerlendirme son 4. ve 5. maddeler dışında Likert
tipi (3lü 6lı) (Kesinlikle böyle düşünmüyorum,
böyle düşünmüyorum, kararsızım, böyle düşünüyorum, kesinlikle böyle düşünüyorum) yapılır.
4. ve 5. maddeler evet / hayır olarak cevaplanır.
Alt ölçek sağlığı 0 ile 100 arasında değerlendirilir.
100 sağlığın iyi olması, 0 kötü olması durumuna
işarettir. Özet skorların elde edilmesindeki amaç
yorumlama ve karşılaştırmalarda kolaylık sağlamasıdır. Fiziksel sağlık net skorun elde edilmesinde fiziksel işlev, fiziksel rol, ağrı ağırlıklı iken
mental net sağlık skorun elde edilmesinde mental
rol ve mental işlev ağırlıktadır. Genel sağlık
algısı, zindelik/yorgunluk ve sosyal işlev her iki
net skora benzer katkı sağlamaktadır. (Aydemir
1999, Ware JE 1992).Çalışmada ölçeğin Cronbach
alfa katsayısı 0.90 olarak bulundu.
Hastalık Algısı Ölçeği
1996 yılında Weinmann ve arkadaşları tarafından geliştirilmiş 2002 yılında Moss-Morris ve
arkadaşları tarafından yenilenmiştir. Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışması Armay ve arkadaşları (2007) tarafından yapılmıştır. Hastalık Algısı
Ölçeği yapı olarak belirtiler (kimlik boyutu), algı
ve nedenler olarak üç bölümden oluşur. Algı bölümü, 5’li Likert tip ölçüm kullanan (Kesinlikle
böyle düşünmüyorum-kesinlikle böyle düşünüyorum), 38 sorudan oluşmakta ve yedi alt ölçek
içermektedir. Bunlar; süre (akut/kronik), süre
(döngüsel), sonuçlar, kişisel kontrol, tedavi kontrolü, hastalık tutarlılığı ve duygusal temsiller
olarak isimlendirilmiştir. Kimlik boyutu evet/hayır
cevaplarını arayan şekilde düzenlenmiştir. Nedenler bölümü 5’li Likert tip ölçüm kullanan
(Kesinlikle böyle düşünmüyorum-kesinlikle böyle
düşünüyorum) 18 soru içermektedir. Bu bölüm,
kişinin hastalığının olası nedenleri hakkındaki
düşüncelerini araştırır ve dört alt ölçeği içermektedir. Bu alt ölçekler şunlardır: Kişisel atıflar
yaşam şekli atıfları, dış atıflar, kontrol edilemeyen
bedensel faktörler, şans faktörü. Çalışmada ölçeğin
Cronbach alfa katsayısı 0.74 olarak bulundu.
BuLGuLAR
Hemodiyaliz hastalarının sosyodemografik ve
hastalığa ilişkin özellikleri Tablo 1’de gösterilmiştir.
18-48 ve 49-60 yaş grubundakilerin 61-80
yaş grubundakilere göre fiziksel işlev (p=0.0001),
fiziksel rol (p=0.001, p=0.017) puanları daha
yüksek bulundu. 18-48 yaş grubundakilerin genel
sağlık algısı puanları 49- 60 yaş (p=0.019) ve
61- 80 (p=0.0001) yaş grubundakilere göre, 1848 yaş grubundakilerin 61- 80 yaş grubuna göre
(p=0.001), ve 49- 60 yaş grubundakilerin 6180 yaş grubundakilere göre (p=0.031) yaşamsallık
puanları daha yüksek görüldü. 49- 60 yaş grubundakilerin 61- 80 yaş grubuna göre (p=0.047)
sosyal işlev puanları, 18- 48 yaş grubundakilerin
ise 61- 80 yaş grubuna göre mental rol puanları
(p=0.001) daha yüksek bulundu. Fiziksel sağlık
ana boyutuna bakıldığında 18- 48 yaş grubundakiler 61- 80 yaş grubuna göre (p=0.001), 49- 60
yaş grubundakilerin 61- 80 yaş grubuna göre
(p=0.001) daha fazla puan aldıkları, mental
sağlık ana boyutuna bakıldığında 18- 48 yaş
Sempozyum
41
grubundakilerin 61-80 (p=0.001), 49-60 yaş
grubundakilerin de 61-80 yaş grubuna göre
(p=0.011) daha yüksek puan aldıkları görüldü.
Erkek hastalar kadın hastalara göre fiziksel
işlev (p=0.014), mental rol (p=0.027) fiziksel
rol (0.003), ağrı, yaşamsallık, sosyal işlev
(p=0.001), genel sağlık algısı (p=0.0001) alt boyutlarından, fiziksel ve mental sağlık ana boyutlarından (p=0,0001) daha yüksek puan almışlardır.
Medenî Durum ile yaşam kalitesinin ana ve
alt boyut puanları arasındaki ilişki incelendiğinde
bekârların genel sağlık algısı (p=0.024) ve mental
rol (p=0.013) puanlarının evli hastalara göre
daha yüksek olduğu bulundu.
Eğitim durumu ilköğretim (p=0.002), lise
(p=0.019) lisans ve üstü mezunları (p=0.003)
okuryazar olmayanlara göre fiziksel işlev puanları
daha yüksek bulundu. İlköğretim (p=0.035), lise
(p=0.022), lisans ve üstü mezunları (p=0.030),
okuryazar olmayanlara göre fiziksel rol puanları
daha yüksek bulundu. İlköğretim (p=0.012) ve
lisans ve üstü mezunların (p=0.033), okuryazar olmayanlara göre genel sağlık algısı puanları
daha yüksek bulundu. Lisans ve üstü mezunu
olanların okuryazarlara göre yaşamsallık puanları
daha yüksek bulundu. (p=0.026). Lisans ve üstü
mezunlarının okur-yazar olmayanlara göre mental
rol puanları daha yüksek bulundu. (p=0.012).
İlköğretim (p=0.004), lise (p=0.026) lisans ve
üstü (p=0.002) mezunları okuryazar olmayanlara
göre fiziksel sağlık ana boyut puanı daha yüksek
bulundu.
Çalışanların, çalışmayanlara ve hastalıktan
ötürü çalışmayı bırakanlara göre fiziksel işlev
puanları (p=0.003, p=0.001) ve fiziksel rol puanları (p=0.037, p=0.023), daha yüksek bulundu.
Çalışanların ve hastalıktan ötürü çalışmayı bırakanların çalışmayanlara göre genel sağlık algısı
puanları daha yüksek bulundu (p=0.003). Çalışanların, çalışmayanlara göre yaşamsallık puanları (p=0.016) daha yüksek bulundu. Çalışanların,
hastalıktan ötürü çalışmayı bırakanlara (p=0.007)
ve çalışmayanlara (p=0.004) göre sosyal işlev
puanları Çalışanların, hastalıktan ötürü çalışmayı
bırakanlara (p=0.008) ve çalışmayanlara
(p=0.036) göre mental rol puanları daha yüksek
olduğu saptandı.
Çalışanların, hastalıktan ötürü çalışmayı bırakanlara (p=0.016) ve çalışmayanlara göre
(p=0.0001), hastalıktan ötürü çalışmayı bırakanların çalışmayanlara göre (p=0.044) fiziksel
sağlık ana boyut puanları daha yüksek bulundu.
Çalışanların, hastalıktan ötürü çalışmayı bırakanlara (p=0.015) ve çalışmayanlara göre
Sempozyum
42
(p=0.004) mental sağlık ana boyut puanları daha
yüksek bulundu.
Sosyoekonomik durum değişkeni incelendiğinde;
ekonomik durumu iyi olanların kötü (p=0.01) ve
orta olanlara göre (p<0.021) fiziksel işlev puanları, fiziksel rol puanları (p=0.020, p=0.002),
genel sağlık puanları (p=0.001), yaşamsallık puanları (p=0.001), fiziksel sağlık ve mental sağlık
ana boyut puanları, (p=0.001), sosyoekonomik
durumu iyi olanların orta olanlara göre sosyal
işlev puanları (p=0.004), mental rol puanları
(p=0.017) daha yüksek bulundu.
Psikolojik yardım alanların almayanlara göre
fiziksel işlev (p=0.001), ağrı (p=0.024), genel
sağlık (p=0.009), fiziksel sağlık ana boyut
(p=0.001) ve mental sağlık ana boyut (p=0.026)
puanları daha yüksek bulundu.
Hastalıkları hakkında yeterli miktarda bilgi
sâhibi olanlar az ve hiç bilgi sahibi olmayanlara
göre fiziksel işlev ve fiziksel rol puanları
(p=0.001), yaşamsallık (p=0.0001, p=0.024) sosyal işlev, fiziksel sağlık ve mental sağlık ana
boyut puanları (p=0.001) daha yüksek bulundu.
Hastalıkları hakkında yeterli miktarda bilgi
sâhibi olanların az miktarda bilgi sâhibi olanlara
göre genel sağlık algısı ve mental sağlık puanları
daha yüksek bulundu (p=0.0001).
Az miktarda bilgi sâhibi olanların hiç bilgi
sahibi olmayanlara göre fiziksel rol puanları
(p=0.027) daha yüksek bulundu. Yeterli miktarda
bilgi sâhibi olanların az miktarda bilgi sâhibi
olanlara göre genel sağlık puanları (p=0.001),
daha yüksek bulundu (Tablo 2).
Hastaların hastalık algısı ölçeği hastalık belirtileri alt boyutuna ait bulgular Tablo 3’ te sunuldu.
Hemodiyaliz hastalarının en fazla yorgunluktan
(%13.8) yakındıkları ve bu şikâyetin (%13.3)
hastalıkla ilgili olduğunu düşündükleri tesbit edildi.
Hemodiyaliz hastalarının kimlik A alt grubu
ortalaması 7.18±3.30, kimlik B alt grubu ortalaması, 3.93±5.66 süre (akut-kronik) alt boyut ortalaması 22.945.64, sonuçlar alt boyut ortalaması
20.08±5.17, kişisel kontrol alt boyut ortalaması
20.47±5.83, tedavi kontrolü alt boyut ortalaması
16.33±3.64, hastalık tutarlılığı 17.18±4.55, süredöngüsel alt boyut ortalaması 14.44±3.04, duygusal temsiller alt boyut ortalaması 19.40±5.33
olarak bulundu.
Hastaların hastalığa ilişkin muhtemel nedenlerinin dağılımı incelendiğinde stres veya endişe
(%35), vücut direncinin azalması (%40.5), şans
yâhut tâlihsizlik (%42) gibi nedenlere bağladıkları
görüldü (Tablo 4).
Yaşam Kalitesi Ölçeğinin Fiziksel Sağlık Ana
Boyutunun Hastalık Algısının Alt Ölçek Puanları
Arasında Yapılan Aşamalı Regresyon Analizi Sonuçları incelendiğinde; Değişkenlerin açıkladığı
toplam varyans %49.7 olarak bulundu
{F(5,376)=76,15, p <,001}. (Tablo 5).
Yaşam Kalitesi Ölçeğinin Mental Sağlık Ana
Boyutunun Hastalık Algısının Alt Ölçek Puanları
Arasında Yapılan Aşamalı Regresyon Analizi Sonuçları incelendiğinde Değişkenlerin açıkladığı
toplam varyans %43.3 olarak tesbit edildi
{F(4.378=73.846), p<.001}.
(Tablo 6)
TARTIŞMA
Çalışmamızda, hemodiyaliz hastalarının FSS’nin
ortalamanın altında MSS’nin ortalamanın üzerinde
olduğu bulunmuştur. Sonucumuza paralel şekilde
Acaray ve Pınar (2004), Walters ve arkadaşları
(2002) hastaların yaşam kalitesini orta veya ortanın altında bulunmuştur.
Çalışmamızda ağrı ve mental sağlık alt boyutu
hariç bütün ana ve alt boyutlarda 18-48 yaş
grubundakilerin en yüksek, 61-80 yaş grubundakilerin ise en düşük puanı aldıkları görülmüştür.
Stojanovic ve Stefanovic (2007), Panagopoulo
(2009) benzer sonuçlar elde etmişlerdir. Yaş
ilerledikçe fonksiyonel yetersizliklerin yanı sıra
eslik eden kronik hastalıklar nedeniyle yasam
kalitesinin düşmesi, beklenen bir sonuçtur (Walters
ve ark. 2002). Erkek hastalar mental sağlık
hâriç kadın hastalara göre yaşam kalitesi ana
ve alt boyutlarından daha yüksek puan almışlardır.
Araştırma bulgularımıza paralel şekilde erkek
hastaların yaşam kalitesinin yüksek olduğu çalışmaların yanı sıra (Altıntepe ve ark. 2005) kadınların yaşam kalitesinin erkeklere göre daha
yüksek olduğunu gösteren çalışmalarda mevcuttur
(Üstün ve Karadeniz 2006, Sayın ve ark. 2007).
Kadınlarda kültürün yanı sıra toplumsal rolleri
ve âile içindeki sorumlulukları yaşam kalitelerinin
düşmesinde önemli bir faktör olabilir (Morsch ve
ark. 2005). Araştırmamızda bekâr hastaların
genel sağlık algısı ve mental rol puanları daha
yüksek bulunmuştur. Bâzı çalışmalarda medenî
durum ve yaşam kalitesi arasında fark tesbit
edilmemiştir (Suet-Ching 2001, Altıntepe ve ark.
2005).
Çalışmamıza benzer şekilde bekâr hastaların
yaşam kalitesinin evli olanlara göre daha yüksek
olduğunu belirten çalışmalar vardır. Evlilerin sorumluluklarının fazla olmasının buna etken olduğu
düşünülmektedir (Acaray ve Pınar 2004, Mittal
ve ark. 2001). Eğitim düzeyi arttıkça fiziksel
işlev, fiziksel rol, genel sağlık, yaşamsallık mental
rol alt boyut, fiziksel sağlık ana boyut puanlarının
arttığı görülmüştür. Altıntepe ve arkadaşları da
(2005) benzer sonuçlar elde etmişlerdir. Eğitim
düzeyinin artması tedaviye uyum sürecini hızlandırabilir. Çalışan bireylerin çalışmayan ve çalışmaya ara verenlere göre pek çok alt boyutta
ve fiziksel sağlık ana boyutunda, çalışmaya ara
verenlerinde çalışmayanlara göre genel sağlık
algısı ve fiziksel sağlık ana boyutunda daha
yüksek puan aldıkları görüldü. Çalışabilen hastaların fiziksel yeterliliklerinin iyi olması beklenen
bir bulgudur. Çalışma durumu bireylerin özgüvenlerini artıracağından mental boyutu da olumlu
etkilemesi muhtemeldir (Chiang ve ark. 2004).
Sosyoekonomik durum iyileştikçe hastaların yaşam kalitelerinin arttığı saptanmıştır. Ekonomik
durumun bireyin yasam kalitesini etkilediğini
gösteren çalışma sonuçları ekonomik durumlarının
iyi olması yasam kalitesini yükselttiği yönündedir
(Suet-Ching 2001).
Psikolojik yardım alan bireylerin fiziksel ve
mental sağlıklarının anlamlı derecede iyi olduğu
bulunmuştur. Depresyon diyaliz hastalarında en
sık karşılaşılan psikolojik bir komplikasyon olup
genellikle gerçekte var olan, var olma ihtimâli
olan veya hayâl edilen bâzı kayıplara karşı bir
cevaptır (Daugirdas ve Blake 2003). Çalışmaya
katılan hastaların hastalık algısı ölçeği bulgularını
incelediğimizde hastalığın olası nedenleri arasında
stres yada endişenin önemli bir yüzdeye sâhip
olduğu bulunmuştur. Psikolojik yardım almanın
hastaların anksiyete ve depresyon durumları
üzerinde iyileştirici etki göstererek yaşam kalitesini arttırdığı söylenebilir. Çalışmamızda hastalıkları hakkında bilgi sâhibi olma durumunun
bireylerin yaşam kalitesini etkilediği görülmüştür.
Yapılan bir çalışmada hastalık ve hemodiyalize
ilişkin eğitim alan vak’aların yaşam kalitesi almayan vak’alara göre her alanda istatistiksel
olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Hastalık
hakkında bilgi sâhibi olmak için alınan eğitimin,
bireylerde hastalık veya diyalize girmeye bağlı
oluşan semptomların gelişmesini önleyebileceği,
bireylerin semptomları daha etkili olarak yönetebileceği ve hastalıklarına uyumun daha iyi sağlanabileceği dolayısıyla yaşam kalitesinin yükselteceği görülmüştür. (Acaray ve Pınar 2004,
Patton ve ark. 1997).
Hastalık Algısı Ölçeğinin Kimlik A boyutu kişilerin hastalıkla ilgili yaşadıkları belirtileri araştırır.
Çalışmamıza katılan hemodiyaliz hastalarının çoğunluğunun hastalıkları ile ilgili belirti yaşadıkları
ve bu belirtilerden en fazla yorgunluktan şikâyet
ettikleri görülmüştür. Çalışmamızla paralel olarak
Cardenas ve Kutner (1982) hemodiyaliz hastalarının %84’ünün yorgunluktan yakındıklarını
Sempozyum
43
tesbit edilmiştir. Araştırmamızda aynı zamanda
kimlik A alt boyutunun yaşam kalitesinin fiziksel
sağlık ana boyutunu en fazla yordayan, mental
sağlık ana boyutuna da etki eden hastalık algısı
alt ölçeği olduğu görülmüştür. Fiziksel belirtilerin
hastaların fiziksel ve mental yaşam kalitesini
önemli ölçüde etkilemesi beklenen bir sonuçtur.
Duygusal temsiller alt boyutu kişinin hastalığıyla ilgili hissettiklerini araştırır. Hastaların
mental ve fiziksel sağlıklarını etkileyen önemli
bir faktör olduğu saptanmıştır. Mental sağlık
skorunun hastalığın belirtilerinin yanında hastalığa karşı gösterilen duygusal cevaptan etkilendiği
yapılan çalışmalarla desteklenmiştir. (Cameron
ve ark. 2004, Fowler and Baas 2006). Hemodiyaliz hastalarının fiziksel ve mental sağlıklarını
yordayan faktörlerden bir diğeri olan sonuçlar
alt ölçeği, kişinin hastalığının şiddetine, fiziksel,
sosyal ve psikolojik işlevselliğine olası etkileriyle
ilgili inançlarını araştırır. Son yıllarda yapılan
çalışmalar, hastalığıyla, ilgili olumsuz görüşleri
olan hastaların daha kötü hastalık sonuçlarına
sâhip olacağını göstermiştir. Hastanın hastalığa
olan uyumunu artırmak için oluşturulacak fırsatların hastalık algısını olumlu yönde etkilediği
söylenmektedir buda hastaların yaşam kalitesini
aynı doğrultuda etkileyecektir. (Donkin ve ark.
2006, Petrie ve Weinman 2006). Hastalık tutarlılığı kişinin hastalığını ne kadar anladığını ya
da kavradığını araştırır. Hastalığın ciddi olarak
düşünülmesi, süre algısında, kişisel ve tedavi
kontrolünde önemli bir faktör olabilir (Kayış
2009). Çalışmamızda da hastaların hem fiziksel
hem ruhsal sağlığını etkileyen faktörlerden biri
olduğu görülmüştür. Hastaların fiziksel sağlık
ana boyutunu etkileyen bir diğer faktörün kişisel
kontrol olduğu görülmüştür. Bu durum hastaların
hastalıklarının tedavisi ve gidişatına ilişkin kişisel
kontrollerinin olduğunu algılamaları onların fiziksel sağlıkları üzerinde yordayıcı etkiye sâhip
olduğu görülmektedir. Hastaların hastalıklarını
vücut direncinin azalması, şans veya tâlihsizlik
gibi faktörlere bağladıkları görülmektedir. Hastalığın nedenlerine ilişkin düzenlenecek olan eğitim
programları da hastalık algısını olumlu yönde etkileyecektir.
SONuç
Sonuç olarak, sosyodemografik ve hastalığa
ilişkin değişkenlerin yanında kişinin hastalığın
algısına ilişkin yaşadığı belirtileri, hastalığa ilişkin
duyguları, hastalığın sonuçlarına ilişkin inançları,
hastalığı anlamaya ilişkin bakış açıları gibi faktörlerinde hastaların fiziksel ve mental yaşam
kalitelerini büyük ölçüde etkilediği tesbit edilmiştir.
Sempozyum
44
Hemodiyaliz hastalarında ortaya çıkabilecek psikososyal sorunlara karşı psikolojik destek almasının ve hastaya hastalığının tanısı, tedavisi, tedavinin etki ve yan etkileri hakkında eğitim verilmesinin, hastanın hastalık algılarını değiştirerek
yaşam kalitelerini arttıracağını düşünmekteyiz.
KAYNAKLAR
Acaray A ve Pınar R (2004) Kronik hemodiyaliz
hastalarının yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
C.Ü. Hemşirelik Yüksek Okulu Dergisi; 8: 111.
Altıntepe L, Güney İ, Türk S, Tonbul Z, Yeksan
M (2005) Hemodiyaliz ve sürekli ayaktan periton diyalizi hastalarında yaşam kalitesi ve
etkileyen faktörler. Türk Nefroloji Diyaliz ve
Transplantasyon Dergisi; 14: 85-89.
Armay Z, Özkan M, Kocaman N, Özkan S (2007)
Hastalık Algısı Ölçeğinin kanser hastalarında
Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması. Klinik
Psikiyatri; 10: 192- 200.
Aydemir (1999) Konsültasyon-Liyazon Psikiyatrisinde Yasam Kalitesi. Kısa Form-36 (SF36). 3P/Psikiyatri, Psikoloji, Psikofarmakoloji
Dergisi; 7: 14-23.
Browne GB, Byrne C, Roberts J, Streiner D, Fitch
M, Corey P, et al. (1988) The meaning of
illness questionnaire: reliability and validity.
Nurs Res; 37: 368-373.
Cameron LD, Moss-Morris R (2004) Illnessrelated cognition and behavior. Kaptein A, Weinman J, editors. Health Psychology. United
Kingdom: Blackwell Publishers, 84-110.
Cardenas DD, Kutner NG (1982) The problem of
fatigue in dialysis patients. Nephron; 30: 336340.
Chiang CK, Peng YS, Chiang SS, Yang CS, He YH,
Hung KY, et al (2004) Health-related quality
of life of hemodialysis patients in Taiwan: a
multicenter study. Blood Purif; 22: 490-498.
Daugirdas JT, Blake PG, Ing TS (2003) Diyaliz El
Kitabı. Bozfakıoğlu S (çeviren). 3. Baskı, Ankara: Güneş Kitapevi, 495-521.
Donkin L, Ellis CJ, Powell R, et al (2006) Illness
perceptions predict reassurance following negative exercise testing result. Psychol Health;
21: 421– 430.
Durna Z, Özcan Ş, Erdoğan N (2000) Düzenli hemodiyaliz tedavisi gören hastaların yaşam kalitesi ve sosyal destek düzeyleri, Hemşirelik
Forumu; 3: 6-14.
Fowler C, Baas LS (2006) Illness representations
in patients with chronic kidney disease on
maintenance hemodialysis. Nephrology Nursing
J; 33: 173-186.
Güney , Altıntepe L, Türk S, Atalay H, Tonbul
HZ, Yeksan M (2005) Konya ili ve ilçelerinde
hemodiyalize giren hastaların demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri ile sağlıkla ilişkili
yasam kalitesini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi. Türk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Dergisi; 14: 26-31.
Heijmans M, DeRidder D (1998) Assessing illness
representations of chronic illness: Explorations
of their disease-specific nature. J Behav Med
21: 485–503.
Kayış A (2009) Kanser hastalarının hastalık
algısı ve umutsuzluk düzeyleri, yüksek lisans
tezi. Haliç Üniversitesi.
Mittal SK, Ahern L, Flaster E, Mittal VS, Maesaka
JK, Fishbane S (2001) Self-assessed physical
and mental function of haemodialysis patients.
Nephrol Dial Transplant; 16: 1387-1394.
Morsch CM, Gonçalves LB, Barros E (2005) Health-related quality of life among haemodialysis
patients-relationship with clinical indicators,
morbidity and mortality. J Clin Nurs;15: 498504.
Moss-Morris R, Weinman J, Petrie KJ, Horne R,
Cameron LD, Buick L (2002) The revised
illness perception questionnaire (IPQ-R). Psychology and Health; 17: 1–16.
Panagopoulpu A, Hardalias A, Berati S, Fourtounas
C (2009) Psychosocial issues and quality of
life in patients on renal replacement therapy.
Saudi J Kidney Dis Transpl; 20: 212-218.
Patton K, Meyers J, Lewis BE (1997) Enhancement of compliance among patients with hypertension, Am J Manag Care; 3: 1693-1698.
Petrie KJ, Weinman J (2006) Why illness perceptions matter. Clin Med; 6: 536–539.
Pınar R, Çınar S, İşsever H (1995) Hemodiyalize
devam eden ve transplant olan son dönem
böbrek yetmezlikli hastaların yaşam kalitelerinin karşılaştırılması, Çınar Dergisi; 1: 1-5.
Sayın A, Mutluay R, Sindel S (2007) Quality of
life in hemodialysis, peritoneal dialysis and
transplantation patients. Transplant Proc; 39:
3047-3053.
Stojanovic M, Stefanovic V (2007) Assessment
of health-related quality of life in patients
treated with hemodialysis in Serbia: influence
of comorbidity age and income. Artif Organs;
31: 53-60.
Suet-Ching WL (2001) The quality of life Hong Kong
dialysis patients, J Adv Nurs; 35: 218-227.
Tsay SL ve Healstead M (2002) Self-care, self-efficacy, depression and quality of life among
patients receiving hemodialysis in Taiwan.
Int J Nurs Stud; 39: 245-251.
Turgay M, Özkan S (1992) Hemodiyaliz hastalarında stres faktörleri ile psiko-sosyal uyum
ilişkisi. Türk Hemşireler Dergisi; 42: 16-21.
Üstün ME, Karadeniz G (2006) Hemodiyaliz tedavisi gören hastaların yasam kalitesi ve bilgilendirici hemşirelik yaklaşımının önemi. Fırat
Sağlık Hizmetleri Dergisi; 1: 33-43.
Vural A (2002) Kronik böbrek yetmezliği ve tedavisi. Koçer İH, Erikçi S, Baykal Y, editörler.
İç Hastalıkları Günleri III. Ankara: GATA Basımevi, 339-358.
Walters BAJ, Hays RD, Spritzer KL, Fridman M,
Carter WB (2002) Health related quality of
life, depressive symptoms, anemia and malnutrition at hemodialysis initiation. Am J Kidney Dis; 40: 1185-1194.
Ware JE (1992) The Most 36-Item Short Form
Health Survey (SF-36). I. conceptual framework
and item selection. Medical Care; 30: 328334.
Weinman J, Petrie KJ, Moss-Morris R, Horne R
(1996) The Illness Perception Questionnaire:
a new method for assessing the cognitive representation of illness. Psychol Health; 11:
431–445.
Erişkin
Psikopatolojisi
Prof. Dr.
Adnan
ZİYALAR
310 Sayfa
24 TL yerine
yüzde 50
iskontolu:
12 TL
Siparişleriniz İçin:
Tel: 0212-2791026
yuceyayim.com.tr
Sempozyum
45
Download

Sempozyum 40 - Literatür Sempozyum