Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe
Prof.Dr.Murat AKKUŞ
Embriyolojinin Tanımı
• Embriyoloji, tüm canlıların türe özgü şekillerini alıncaya
kadar geçirdikleri gelişme evrelerini inceleyen bilim
dalıdır
• Embriyoloji kendi içinde genel ve özel embriyoloji
olarak iki kısımda incelenir.
2
Embriyoloji
• GENEL EMBRİYOLOJİ
• ÖZEL EMBRİYOLOJİ
• Gelişimi genel sınırlar
içinde inceler.
• Her doku ve organın
gelişimini ayrı ayrı inceler.
3
Gelişim Evreleri
Gametogenesis
Fertilizasyon
Yarıklanma
Gastrulasyon
Organogenesis
Histodiferansiasyon
Prenatal
Dönem
Postnatal
Dönem
4
Embriyolojik Terimler
5
Gelişim Dönemlerine Ait Embriyolojik Terimler-1
•
•
•
•
•
•
Ovum
Spermiyum
Zigot
Fertilizasyon
Yarıklanma ve Blastomer Oluşumu
Morula (Erken ve Geç Morula)
6
Gelişim Dönemlerine Ait Embriyolojik Terimler-2
• Blastosist (=Blastokist): (Erken
ve Geç Blastosist)
• İmplantasyon
• Gastrula
• Nörulasyon
• Embriyo
• Konseptus
• Primordium
• Fetus
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Abortus
Trimester
Postnatal dönem
Bebeklik
Çocukluk
Puberte
Ergenlik
Yetişkinlik
Konjenital Anomali
7
Ovum
•
En içte sekonder oosit (oosit-II), onu çevreleyen zona pellisuda
ve en dışta granüloza hücrelerinden oluşan dişi germ hücresidir.
8
Spermium
•
Testislerde üretilip, motilitesini ve gelişimini
bitirmiş, ancak boşalma esnasında aksesuar
bezlerin salgısını alarak ejekulatla dışarı
atılan erkek germ hücresidir.
9
S
p
e
r
m
i
y
u
m
10
S
P
E
O
R V
V
M E
U
İ
M
Y
U
M
11
Fertilizasyon
• Haploid Sayıda kromozom içeren iki cins hücresinin birleşmesidir.
12
Fertilizasyon
13
Zigot
•
•
Fertilizasyon sonucunda oluşan hücredir.
Zigot yeni bir insanın başlangıcıdır.
14
Yarıklanma ve Blastomer Oluşumu
• Zigotun mitoz sürecidir,
• Zigot, iki hücreli evreye ulaştıktan sonra mitotik bölünmeler
geçirir.
• Oluşan hücrelere Blastomer denir.
• Yarıklanma sırasında;
Zigotun çapı değişmez, ancak blastomerler küçülür.
15
Morula
•
•
•
•
Morula gelişimi fertilizasyondan sonraki erken ve geç dönemde olaylanır.
İlk 30 saat; Zigotun 2 hücreli dönemidir,
Yaklaşık 40 saat sonra; Zigotun 4 hücreli dönemidir,
İlk 72 saat sonundaki; Zigotun 12-16 hücreli dönemi Erken Morula
dönemidir,
• İlk 96 saate kadar ki 16-32 hücreli dönem ise Geç Morula dönemidir.
16
Morula
17
Blastosist
• Geç dönemdeki morulanın içerisine uterin sıvının sızması ile, morulanın
merkezinde bir boşluk oluşur,
• Oluşan bu yapıya Blastosist, oluşan boşluğa ise Blastosel Boşluğu denir.
18
19
Erken ve Geç Blastosist
• Blastosistin etrafındaki Zona Pellusida
kaybolmamış ise Erken Blastosist.
• Zona Pellusida kaybolunca oluşan yapıya ise Geç
Blastosist denir.
20
21
22
İmplantasyon
•
Uterusta endometrium içine blastosit’in yataklanmasıdır.
Gastrula
• Gastrulasyon esnasında üç tabakalı embriyonik disk
Nörula
• Embriyo gelişiminin üçüncü ve dördüncü haftasına denk gelen ve
nöral tüpün nöral plakta geliştiği dönemi kapsar.
• Sinir sisteminin ilk göründüğü dönemdir.
Embriyo
• Erken gelişim evrelerinde gelişmekte olan insanı ifade eder
• Embriyonik evre sekizinci haftanın (56 gün) sonuna kadar sürer.
Prenatal Gelişim Evreleri
•
•
Erken embriyonik gelişim evreler halinde tanımlanır.
Bunun nedeni embriyonun bazı morfolojik özelliklerinin gelişmesi farklı
sürelerde gerçekleşir gelişimin birinci evresi döllenmeyle başlar ve
embriyonik gelişim yirmiüçüncü günde tamamlanır ikinci evresi yirmiüçüncü
günden başlar ve ellialtıncı günde embriyonal evre tamamlanmış olur.
Konseptus
• Zigottan itibaren gelişen tüm embriyo içi ve embriyo dışı yapıları
içerir.
Primordium
• Bir organ yada yapının gelişmesindeki en erken aşamanın fark
edilebilir ilk işaretini veya başlangıcını ifade eder.
• Örneğin göz primordiumu (4) ilerde gözün geliştiği kısım
Fetus (Fötus)
• Dokuzuncu haftada doğuma kadar geçen dönemi kapsar.
Abortus
• Gelişmenin zamanından önce durması;embriyonun veya fetusun
yaşayabilir hale gelmeden uterus dışına atılmasını ifade eder.
Trimester ve Postnatal dönem
• Trimester, dokuz aylık gestasyon (Rahim içi gelişme)dönemin
basitçe üçerli aylara bölünmesidir.
• Postnatal dönem, doğumdan sonra ortaya çıkan değişiklikler ve
gelişmeyle ilgili terimleri ifade eder.
Bebeklik
•
•
•
•
•
•
Uterus dışındaki yaşamı en erken dönemini kapsar.
Doğumdan sonraki ilk yılı kapsayan süreye verilen addır.
Bebek dört haftalık yada daha az ise yeni doğan denir.
Bebeklik sırasında beden gelişimi özellikle hızlıdır
Boy yarısı kadar artarken ağırlık genellikle üç kat artar
Bir yaşına gelen bebekleri çoğunun altı ile sekiz dişi bulunur
Çocukluk
•
•
•
•
Onüçüncü ay ile puberte çağı arasında kalan dönemdir
Süt dişleri çıkmaya devam eder ve sonra kalıcı dişlerle yer değiştirir
Çocukluğun erken döneminde aktif kemik oluşumunu (ossifikasyon) görülür.
Yaşın ilerlemesiyle büyüme hızı yavaşlar ancak puberte öncesi gelişme
büyüme hızında hızlı bir artış gözler.
Puberte ve Ergenlik
•
•
•
•
Puberte,genellikle kızlarda oniki ile onbeş erkeklerde ise onüç ile onaltı
yaşlar arasındaki sekonder seksüel karakteristikler geliştiği ve üreme
yeteneğinin edildiği dönemdir
Pubertede pubik kıllanma kızlarda gögüslerin belirgin hale gelmesi
erkeklerde genital organların büyümesi,kızlarda ilk adet kanaması ve
mesturasyonun başlaması erkeklerde ise olgun speryumların üretilmesi
kendini gösterir.
Onbir ile ondokuz yaş arasındaki döneme verilen addır
Bu dönemde çok hızlı fiziksel ve cinsel olgunlaşma görülür.
Yetişkinlik
• Büyüme ve olgunlaşmanın tamamlandığı dönemdir.
• Genellikle onsekiz ile yirmibir yaş arasındaki döneme denir
• Kemikleşme ile büyüme reken erişkin dönemde sona erer (21 ile 25
yaş arası)
• Bu süreden sonra gelişimsel değişim çok yavaş meydana gelir.
Konjenital Anomali
• Doğum öncesinde meydana gelmiş olan normal dışı durum.
• Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %3-5 inde çeşitli yapısal anomalilere
(anomali=normal dışı yapısal özellik) rastlanır.
• Gelişen teknolojiyle bazen erken dönemlerde anomalileri tespit etmek
mümkün olup, hayatla bağdaşmayan anomalilere sahip bebeklerin daha
fazla büyümesine olanak vermeden gebeliğin sonlandırılması mümkün
olabilmektedir.
•
Ailede ya da kişisel doğumsal bozukluk;
- Önceki çocuklarda doğumsal bozukluk olması;
- Gebelik oluşumu sırasında belirli ilaçların kullanımı;
- 35 yaş üstü gebelikler.
Gametogenesis
• Gametogenezis; İlkel erkek ve dişi cins hücrelerinin gelişip
olgunlaşmasıdır.
• Erkek germ hücresi spermiyum, dişi germ hücresi ovum, özelleşmiş
cinsiyet hücreleridir.
• Gametogenezisde mayoz bölünme ile kromozom sayısı yarıya (haploid
sayıya) düşer. Bu olaya erkekte spermatogenezis, dişide oogenezis adı
verilir.
38
Spermatogenezis
• Spermatogenezis pubertede
başlar ve hayat boyu devam
eder.
• Yaklaşık 64 gün sürer.
• Spermatogenezis;
spermatagonyumların
spermatide, spermatidlerin
spermatozoaya,spermatozoanı
n spermiyuma dönüşmesini
kapsayan süreçtir.
39
Spermatogenezis
• Puberteden önce, seminifer tubül
epiteli az sayıda ilkel cins hücresi ve
çok sayıda sertoli hücresi içerir.
• Pubertede, hipotalamustan
salgılanan gonadotropin salgılayıcı
hormonun (gonadotropinereleasing hormone) etkisi ile
• Hipofiz ön lobundan, gonadotropik
(FSH-LH) hormonlar salgılanmaya
başlar.
40
Spermatogenezis
• LH, Leydig hücreleri üzerinde
bulunan reseptörlere bağlanır ve
bu hücrelerden testosteron
salgılanmasını uyarır,
• LH aynı zamanda Sertoli
hücrelerini de etkileyerek
spermatogenezi teşvik eder.
41
Spermatogenezis
• FSH, sertoli hücreleri üzerinde
bulunan reseptörlere bağlanır
ve bu hücrelerden testiküler
sıvı yapımını, intraselüler
androgen reseptör
proteinlerinin sentezini sağlar.
• Spermatogenezis;
spermiyositogenezis ve
Spermiyogenezisden oluşur.
42
Spermatogenezis
43
Spermiyositogenezis
• Spermiyositogenezisde, ilkel
germ hücreleri önce
spermatagonyumlara
farklılanır.
• Spermatagonyumlar ,mitotik
bölünme geçirerek tip A
hücrelerini oluşturur (Tip A
hücreleri kök hücrelerdir).
44
Spermiyositogenezis
• Tip A
spermatogonyumların bir
kısmı; Sınırlı sayıda
bölünerek Tip B
hücrelerini oluşturur.
• Tip B hücreleri ise; Mitoz
bölünme ile Primer
Spermatositleri
oluştururlar.
45
Spermiyositogenezis
• Primer spermatositler;
çok uzun profaz dönemi
geçirirler (20-22 gün).
• DNA’larını replike ederek
4n kromozon ihtiva
ederler.
• Daha sonra hızlı bir
şekilde I. mayoz
bölünmeye girerler.
46
Spermiyositogenezis
• Bunun sonucunda
2n kromozomlu
sekonder
spermatositler (2n)
meydana gelir.
• Sekonder
spermatositler
II.mayoza girerler.
• Bunun sonunda 4
adet ‘n’ haploid
kromozom içeren
spermatid (4n)
meydana gelir.
47
48
Spermiyogenezis
•
Spermiyogenesiz;
sertoli hücrelerinin
içlerine gömülü olan
spermatidlerin,
değişime uğrayarak
yaklaşık 1,5 saatlik süre
sonunda
spermatozoalara
dönüşmesidir.
49
Spermiyogenezis
•
Spermatidler, seminifer
tübül lümenine yakın
adluminal kompartmanda
ve sertoli hücre
sitoplazması içine
gömülüdürler.
50
Spermiyogenezis
• Spermiyogenez, spermatogenezin son aşamasıdır ve üç
ana olay gerçekleşir.
51
Spermiyogenezis
•
•
•
•
Bunlar;
1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi,
2. Akrozom Gelişmi,
3. Nükleer Yoğunlaşma’dır.
52
1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi
• Flagellum, distal sentriyolden
gelişir.
• Keratin içeren dış yoğun lifler
ve fibröz kılıf ile çevrili bir
aksonem’e (eş merkezli
dizilimli 9+2 mikrotübül
çiftleri) sahiptir.
53
1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi
• Mitokondriyonlar
kuyruğun proksimal
bölümü (orta parça)
çevresinde sarmalımsı
bir kılıf oluştururlar.
54
1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi
55
2. Akrozom Gelişimi
Akrozomun gelişmesi dört ardışık
evreden oluşur;
1.
2.
3.
4.
Golgi evresi
Kep/Şapka evresi
Akrozomal evre
Olgunlaşma evresi
56
2. Akrozom Gelişimi
• I. Endoplazmik retikulum
proakrozom granül öncüsünü
yapar ve golgiye aktarır.
• Golgi kompleksinin trans
yüzünden proakrozom granülleri
salgılanır.
• Proakrozom granülleri büyüyerek
vezikül ile sarılırlar. Bu yapıya
akrozom vezikülü adı verilir.
57
2. Akrozom Gelişimi
• II. Akrozom vezikülü;
spermatid çekirdeğinin ön
kutbuna hareket eder ve
çekirdek zarına yapışarak
çekirdek zarının 2/3’ünü
saracak şekilde yayılır
58
2. Akrozom Gelişimi
• III. Akrozom zarı ve granülü birlikte akrozomu oluşturur.
• IV. Akrozom reaksiyonu sonunda hyalüronidaz, akrozin, proteaz, asit
fosfataz, nöraminidaz, asetil glikozaminidaz, aril sülfataz gibi hidrolitik
enzimler salgılanır
• Bu enzimler döllenmede spermiumun ovum çevresindeki engelleri
aşmasında önemli rol oynarlar.
59
2. Akrozom Gelişimi
60
2. Akrozom Gelişimi
61
3. Nükleer Yoğunlaşma
•
•
•
•
Nükleer yoğunlaşma; çekirdek şekil ve büyüklüğünün
değişmesi ile birlikte kromatin yoğunlaşmasıdır.
Somatik histonlar (H1, H2A, H2B ve H4) arjinin ve lizin
aminoasitlerinden zengin protaminlerle yer değiştirdiğinde
nükleer yoğunlaşma oluşur.
Spermiogenezis tamamlandığında; spermatidlerden
spermatozoalar oluşur ve seminifer tübüllerin lümenine
geçerler.
Daha sonra duktus epididimise geçerler, olgunlaşıp hareket
kapasitelerini kazanır ve sperm adını alırlar
62
Sertoli hücresi
•
•
•
•
Spermatogenik hücrelere destek
sağlarlar.
Kan-Testis bariyerini oluştururlar.
Kandan gelen besin maddelerini
aktarırlar.
Dejenere spermatogenik hücreleri
fagosite ederler.
63
Sertoli hücresi
• FSH kontrolünde salgılama
yaparlar.
- (ABP:Androjen Bağlayıcı
Protein)
- İnhibin
- Anti-Müllerian Faktör salgılar
• Testiküler transferrin yapımı ve
salgılanmasını sağlar.
64
65
Spermiyumların Kapasitasyonu
• Ejeküle edilen spermler, ilk anda
ovumu fertilize etme kabiliyetini
taşımazlar.
• Spermler yaklaşık 7 saat süren
kapasitasyon (güçlenme) işlevini
geçirmek zorundadır.
• Glikoprotein ve seminal
proteinler akrozomdan
uzaklaştırılır
66
Spermiyumların Kapasitasyonu
• Kapasitasyonda morfolojik
değişiklik gözlenmez.
• Spermiyumlar daha da aktifleşir
ve membran kolesterol/fosfolipit
oranları ile birlikte membran
potansiyeli değişir.
67
Spermiyumların Kapasitasyonu
• Dişi genital organları
tarafından salgılanan
maddeler yardımıyla
kapasitasyon uterus ve
tüplerde gerçekleşir.
• Kapasitasyon tamamlandıktan
sonra spermlerde akrozom
reaksiyonunu gerçekleştirecek
duruma erişir.
68
Oogenezis
• İlkel dişi germ hücreleri olan
oogonyumaların olgun ovum
haline dönüşmesidir.
• Oogenezis prenatal dönemde
başlar, postnatal dönemde
puberte ile birlikte hızlanır
menapozda sona erer.
69
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• İlkel dişi germ hücreleri embriyoda genetik olarak dişi olan ilkel
gonadlara ulaşır.
• İlkel gonadlara ulaşan bu hücreler mitotik aktivite geçirerek
oogoniyumlara farklılaşırlar.
70
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• Mitotik bölünmelerle çoğalan
oogoniumlar intrauterin
yaşamın 3. ayında ovaryumda
kümeler halinde dizilirler.
71
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• Oogonyumlar bu arada
intraembriyonik
sölomdan köken alan
tek katlı yassı hücrelerle
çevrelenirler.
• Artık bunlara
primordiyal folikül adı
verilir ve içindeki oosit
ise primer oosittir.
72
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• İntrauterin 5. ayda dişi fetüste
mitoz sonucu 7 milyon
primordiyal folikül meydana
gelmiştir.
• 7. aya gelince bazı primordial
foliküllerin primer oositleri
I.mayoz bölünmenin profazına
girerler.
• Profaza giren bu primer oositler
metafaza gireceklerine, diploten
fazına geçip dinlenme safhasına
geçerler.
73
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• Doğumda daha önce 5. ayda 7 milyon
olan primordiyal foliküllerin sayısı
doğumda 2 milyona düşer (apopitozis,
nekrozis, atrezi vs.)
• Puberteye kadar bu sayı yine azalır
pubertede overlerde yaklaşık 400-500
bin primordiyal folikül gözlenir.
• Bir dişi puberteden menapoza kadar
ancak 400 yada 500 tanesini
ovulasyonla gelişimini tamamlamış
şeklinde atar.
74
Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması
• Primordiyal foliküllerin bir bölümü olgunlaşmadan 40 yıldan daha
uzun bir süre birinci mayoz bölünmenin profaz safhasında uyuyup
bekleyebilirler.
75
76
•OMI (oosit maturasyon inhibitor faktör)’ün; primer oosit’in
diplotenden çıkmasını engellediği söylenmektedir.
77
Oogenezis
• Kromozom anomalilerinin
görülme sıklığının anne
yaşıyla orantılı olarak
arttığı dikkate alındığında,
uzayan I. mayoz bölünme
sürecinin oositleri daha
kolay hasarlanabilir hale
getirdiğinin kanıtı olarak
kabul edilebilir.
78
Oogenezis
• Primordiyal foliküller her
ovaryal siklusta 5-15 tanesi
ovulasyon için gelişir.
• Bu gelişen foliküllerden
ancak 1 veya 2 tanesi
ovulasyonla atılır.
• Geriye kalanlar ise
gelişiminin değişik
dönemlerinde dejenere
olur.
79
Oogenezis
• Puberteye ulaşıldığında dişi
gonad artık primordial
folliküllerden beslenen bir
follikül havuzuna sahip olmuş
durumdadır.
• Her ovarial siklusta bu
havuzdan seçilen 5 ile 15
arasında değişen sayıda
primordial folikül 3
aşamadan geçerek
olgunlaşmaya başlar.
80
Oogenezis
•
•
•
•
•
Bunlar;
1- Primer veya preantral folikül,
2- Sekonder veya antral folikül,
3- Graafian veya preovulatuar folikül olarak adlandırılırlar.
Bunlar arasında en uzun süren dönem antral evredir.
81
Oogenezis
• Preovulatuar evre
yaklaşık 37 saat sürer .
• Hala diploten devresinde
istirahat halinde olan
primer oosit büyümeye
başladığında,
• oositi çevreleyen yassı
epitel hücreleri önce
kübikleşir,
• sonra çoğalarak çok sıralı
bir epitelyum tabakası
oluşturur.
• Çoğalan bu hücrelere
Granüloza Hücreleri
denir.
• Bu biçimiyle follikül artık
primer follikül olarak
adlandırılır.
82
Oogenezis
• Granüloza hücreleri kendi
çevrelerindeki, teka
follikülü olarak bilinen
stromal hücrelerden
ayıran bir bazal memran
üzerinde otururlar.
• Granüloza hücreleri ve
oosit tarafından
salgılanan glikoprotein
yapısındaki bir madde
oositin çevresinde Zona
Pellusida adıyla bilinen
bir tabaka oluşturur.
83
Oogenezis
• Follikül büyümeye devam
ederken teka follükülünün
hücreleri, içte salgı yapan
hücrelerden oluşan teka
interna ve dışta da fibroblast
benzeri hücreler içeren bağ
dokusundan oluşan fibröz
bir kapsül olan teka eksterna
adlı iki belirgin tabaka
şeklinde farklanırlar.
• Aynı zamanda, oositin
çevrsinde follikül
hücrelerinin eldiven parmağı
biçimindeki küçük
sitoplazmik uzantıları, zona
pellusidayı geçip oositin
zarının mikrovilluslarıyla iç
içe geçer.
84
Oogenezis
• Bu yapısal düzenlenmenin,
maddelerin follikül
hücrelerinden oosite
taşınmasında önemi vardır.
• Gelişme devam ettikçe
granüloza hücreleri arasında
içi sıvıyla dolu boşluklar
belirir.
• Boşlukların birbirleriyle
birleşmesiyle folikül antrumu
oluşur ve bu haliyle follikül
Sekonder Follikül adını alır.
85
Oogenezis
• Başlangıçta hilal
görünümünde olan antrum
zamanla genişler.
• Oositi çevreleyen granüloza
hücreleri bozulmadan kalarak
kumulus ooforusu
oluştururlar.
• Olgunlaşmış sekonder
follikülün çapı 25mm’den
daha büyük olabilir.
• Folikülün çevresinde steroide
benzer özellikler taşıyan bir
madde salgılayan ve kan
damarlarından zengin teka
interna ve over stromasıyla
kaynaşan teka eksterna yer
alır.
86
Oogenezis
• Her ovarian siklusta bir
grup follikül gelişmeye
başlarsa da, bunlardan
ancak bir tanesi tam
anlamıyla olgunlaşır.
• Diğerleri dejenere olarak
atrezik hale gelirler.
• Sekonder follikül oluştuktan
sonra lüteinizan hormonun
etkisiyle preovulatuvar
evreye girer.
87
Oogenezis
• Birinci mayoz bölünme
tamamlanmasıyla büyüklükleri
farklı , ancak her biri 23 çift
yapılı kromozom içeren iki yavru
hücre oluşturur.
• Bu hücrelerden biri
sitoplazmanın tümüne yakınını
alarak sekonder oosit; diğeri ise
pratik olarak hiç stoplazma
içermeyen 1.polar cisim haline
gelir.
• Polar cisim oositin hücre
memranıyla zona pellusida
arasındaki perivitellin aralıkta
yer alır.
88
Oogenezis
• Sekonder oosit bundan sonra
hemen ikinci mayoz bölünmeye
girer ama ovulasyondan 3 saat
önce metafaz evresinde
duraklar.
• İkinci mayoz bölünme ancak
oosit döllendiği taktirde devam
eder.
• Döllenme gerçekleşmediği
taktirde ovulasyondan 24 saat
sonra dejenere olur.
• Bu sırada birinci polar cisimcik
de ikinci kez bölünür.
89
Oogenezis
• Primer oosit
doğumdan önce I.
mayotik bölünmeye
girer ancak bu
bölünme profaz
safhasında puberteye
kadar bekler.
• Bu beklemeyi
sağlayan faktör OMİ
(Oosit maturatıon
inhibition)’dür.
90
Oogenezis
• Pübertede primer oosit büyür, tek katlı folikül yassı folikül epitel
hücreleri önce kübik daha sonra prizmatik epitele dönüşerek primer
folikül adını alır.
• Primer oosit; amorf, asellüler, glikoprotein molekülü ile çevrelenir.
• Bu yapıya Zona Pellusida adı verilir.
• Primer folikül birden fazla tabakalı olduğunda sekonder folikül adını alır.
91
Ovumun Gelişimi
92
93
94
95
96
Oositlerin Postnatal Olgunlaşması
• Postnatal olgunlaşma
puberte ile başlar.
• Her ay bir follikül olgunlaşır,
ovulasyon meydana gelir
(oral kontraseptif kullanımı
hariç).
• İlk mayotik bölünmenin uzun
sürmesi nondisjunctıon veya
çevresel faktörlerden
kaynaklanabilir.
97
Oositlerin Postnatal Olgunlaşması
• Doğumdan sonra kızlarda
primer oosit oluşmaz, ancak
erkeklerde primer
spermatosit yapımı devam
eder.
• Primer oositlerin boyu
follikül olgunlaştıkça artar.
• Ovulasyondan hemen önce
1. mayoz bölünmeyi
tamamlar.
• Sekonder oosit hemen
hemen tüm stoplazmayı
kapsar,
• 1. polar cisimcik çok küçük
olup kısa süre içinde
dejenere olur.
98
Oositlerin Postnatal Olgunlaşması
• Ovulasyondan sonra
sekonder oosit 2. mayoz
bölünmeye girer ancak
metafaz aşamasında
bekler.
• Eğer sperm tarafından
fertilize edilirse 2. mayoz
bölünmesini tamamlar.
• Stoplazmanın büyük bir
kısmı bir hücrede kalır, az
bir kısmı 2. polar cisimcik
olarak atılır ve kısa süre
sonra dejenere olur.
• Polar cisimcik atılır
atılmaz oositin
maturasyonu tamamlanır
99
Oositlerin Postnatal Olgunlaşması
• Yeni doğan bir dişide
yaklaşık 2 milyon primer
oosit vardır, ancak çoğu
geriler adolesan döneme
kadar 40.000 tanesi varlığını
sürdürür.
• Bunlardan 400 tanesi
sekonder oosite dönüşür.
100
10
1
10
2
10
3
104
105
Teka Foliküli Eksterna ve İnternanın Oluşumu
• Çok katlı folikül epiteli
çevresinde ovaryum bağ
dokusundan gelen teka tabakası
oluşur.
• Teka tabakası bol miktarda kan
damarı ve çok sayıda hücre
içeren bir teka interna
tabakasını ve bunun dışında sıkı
bağ dokusu yapısındaki teka
externa tabakasını oluşturur.
• Teka interna hücreleri daha
sonra steroid sentezleyen
hücrelere dönüşürler.
• Ancak teka externa hücreleri
fibroblast benzeri yapılarını
korurlar.
106
Ovulasyon
• Normalde 28 günde bir
görülen menstrüal
siklusun 13-14.
gününde oluşur.
• FSH ve LH’ın etkisi
altında meydana gelir.
• Over yüzeyinde; Küçük,
avasküler stigma oluşur.
• Ovulasyondan önceki ilk
12-24 saat içinde LH pik
yapar.
• Buna bağlı olarak
kandaki östrojen
seviyesi yükselir.
• Bu olay stigmanın
şişmesine neden olur.
107
Ovulasyon
• Oositin atılması, folikül içi
basınç ve muhtemelen
teka eksternadaki düz
kasların Prostoglandinlerin
(Pg) etkisi ile
kontraksiyonu sonucu
gerçekleşir.
• Folikül duvarının
enzimlerle sindirimi
ovulasyona neden olan
ana mekanizmalardan
biridir.
• LH artışı ile primer oosit
I. mayoz bölünmeyi
tamamlar ve II.mayozun
metafazına girer ve
duraklar.
• I.mayozun tamamlanması
ile birlikte; sekonder oosit
oluşur ve 1. Kutup
cisimciği previtellin aralığa
atılmış olur.
108
Ovulasyon
10
9
• Zona pellusida
ZPA, ZPB ve ZPC
olmak üzere 3
adet glikoprotein
içerir ki bu da
birçok porla
birlikte flamentler
ağı yapısındadır.
110
11
1
11
2
11
3
11
4
11
5
116
11
7
Korpus Luteum
• Ovulasyondan kısa süre sonra
folikül duvarı ve teka folikülü
interna kollabe olur.
• Ovulasyonla atılan ovumun
yerini bir takım Teka Foliküli
İnterna hücreleri, kan
damarları ve granüloza
hücreleri doldurur ve bu yapıya
corpus luteum adı verilir.
• Korpus luteum gelişimi LH
etkisi altında olur.
• Korpus luteum gebeliğin
devamı için bol miktarda
progesteron ve az miktarda
östrojen salgılar.
• Özellikle PROGESTERON
endometrial bezlerden
sekresyona ve blastosistin
endometriuma implantasyona
hazırlanmasına sebep olur.
118
Korpus Luteum
•
•
•
•
Eğer fertilizasyon olmuşsa, korpus luteum gelişerek gebelik korpus luteumunu
oluşturur ve progesteron hormonu üretimini arttırır.
Bu olay sinsisyotrofoblastlardan salgılanan hCG’ye bağlı olarak gerçekleşir.
Korpus luteum hamileliğin ilk 20 haftası boyunca aktif olarak fonksiyon görür.
Gebelik korpus luteumu, plasenta işlev görene kadar hamileliğin devamından
sorumludur.
119
Korpus Luteum
• Eğer fertilizasyon
meydana gelmezse
korpus luteum 10-12
günde dejenere olur ve
menstruasyon korpus
luteumu adını alır.
• Bu korpus luteum
içerisine bağ dokusunun
girmesi sonucu oluşan
yapıya ise korpus
albikans (atretik) denir.
• Gebelik korpus luteumu
kalıcıdır ve
ovaryumlarda iz bırakır.
• Bu durum adli tıpta
önemlidir.
120
12
1
122
123
12
4
Download

Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe