Belediye Gelirlerinin
Büyükşehir ve İlçe
Belediyeleri Arasında
Umut VARLI
E. Maliye Başmüfettişi
[email protected]
Dağılımı
1. GİRİŞ
2. Dünya savaşı sonrasında tüm dünyada artan
kentleşme olgusu 1950 yılından itibaren ülkemizde de yoğun olarak hissedilmeye başlanmıştır. Ulaşım imkânlarının
gelişmesi, teknolojik ilerlemeler sonucunda sanayi üretiminin artması, tarımda makineleşme sonucu işgücü ihtiyacının azalması ve nihayetinde ekonomik faaliyetlerin belirli
merkezlerde yoğunlaşması neticesinde kırsal alanlardan
şehirlere doğru bir nüfus hareketi oluşmuştur.
Hızlı nüfus artışı ve nüfusun kentlere yönelmesi
nedeniyle büyük yerleşim yerlerinin yakınlarında şehrin
uzantısı durumunda daha küçük yerleşim yerleri oluşmaya
başlamıştır. Ancak şehrin çevresindeki bu nispeten küçük
olan yerleşim birimleri ana merkez tarafından sunulan
hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamamıştır. Bu nedenle büyük yerleşim yerlerinin yakınlarındaki bu yerleşim
merkezlerine ana merkezde sunulan hizmetlerin ulaştırılabilmesi, daha büyük çapta organize olan, özellikle ulaşım, altyapı ve imar hizmetlerini çevre yerleşim alanlarını
da kapsayacak şekilde sunan büyükşehir belediyeleri ile
mümkün olmuştur.
Büyükşehir belediyelerinin kurulması sonucunda,
belediyelere tahsis edilen vergi, harç, katılma payı gibi gelir kaynaklarının belli ölçülerde büyükşehir ile ilk kademe
ve ilçe belediyeleri arasında paylaştırılması gerekmiştir.
Diğer bir deyişle belediye ve mücavir alan sınırlarında toplanacak gelir kaynaklarının bazılarının ilk kademe ve ilçe
belediyesine bazılarının ise büyükşehir belediyesine ait
olması gerekecektir.
Bu makalemizde belediyelere tahsis edilen gelir
kaynaklarından hangilerinin ilk kademe ve ilçe belediyelerince, hangilerinin büyükşehir belediyelerince tahsil edilmesi gerektiği konusunu ilgili Kanunlar, Gelir idaresinin
görüşleri ve yargı kararları çerçevesinde ele alacağız.
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
2. BELEDİYE GELİRİ OLARAK VERGİLER
2.1. Emlak Vergisi
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre, Türkiye
sınırları içinde bulunan binalar bina vergisine, arazi ve arsalar ise arazi vergisine tabidir.
Kısaca emlak vergisi olarak söyleyebileceğimiz
bina, arazi ve arsalara ilişkin vergileri tahsil yetkisi kural
olarak ilgili belde veya ilçe belediyelerine aittir. Diğer bir
deyişle büyükşehir belediyelerinin emlak vergisi tahsil
etme yetkisi bulunmamaktadır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 11’nci maddesinin son fıkrasında, bir il veya ilçe hududu içerisinde
birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina vergisini tarha yetkili olacak belediyenin, ilgili Valiler tarafından
belirleneceği hükme bağlanmıştır. Mezkûr Kanunun 21’nci
maddesinin son fıkrasında, arazi ve arsalar açısından da
aynı hüküm bulunmaktadır.
Valilerin söz konusu yetkileri kullanırken, bina, arsa
ve arazilerin bulunduğu yerlerin iktisadi ve coğrafi bakımdan bağlı ve yakın olan belediyeleri seçme konusunda gerekli özeni göstermeleri beklenmektedir.1
1
Maliye Bakanlığı’nın 2003/1 sayılı Emlak Vergisi Kanunu
Sirküleri
17
MEVZUAT
2.2. İlan ve Reklam Vergisi
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12’nci
maddesine göre, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam, ilan ve reklam vergisine
tabidir.
Belediye ve mücavir alanları içinde yapılan her
türlü ilan ve reklam faaliyetlerine ilişkin ilan ve reklam
vergisini tahsil yetkisi, ilan ve reklam faaliyetinin yapıldığı
ilk kademe veya ilçe belediyesine aittir. Belediye ve mücavir alanların dışında yapılan ilan ve reklam faaliyetleri
ise 2464 sayılı Kanunun 12’nci maddesi uyarınca verginin
konusuna girmemektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun
7’nci maddesinin (g) bendine göre, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları
yapma, yaptırma, bakım ve onarımını sağlama, kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan
yapılara ilişkin yükümlülükler koyma, ilan ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirleme, meydan,
bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar
üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirme yetki ve sorumluğu büyükşehir belediyelerine verilmiştir. Görüleceği üzere büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapma ve bunların bakım onarımı ile bu yerlere cephesi bulunan yapılara
ilişkin ilan ve reklam faaliyetlerini düzenleme yetkisi büyükşehir belediyelerinin sorumluluk alanında girmektedir. Söz
konusu sorumluluğa paralel olarak, 5216 sayılı Kanunun
23’ünci maddesinin (f) bendi ile büyükşehir belediyesinin
yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollar ile
bunlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan
ve reklamların vergileri ile asma, tahsis ve bakım ücretlerini tahsil yetkisi büyükşehir belediyelerine verilmiştir.
Burada bir cephesi anayola, meydana veya bulvara diğer cephe veya cepheleri sokağa bakan binaların
durumu özellik arz etmektedir.
Gelir İdaresi konuya ilişkin olarak vermiş olduğu bir
özelgede, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve anayollara cephesi bulunan binalar
üzerinde bulunan her türlü ilan ve reklama ait vergilerin,
söz konusu binaların sokaklara cephesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın büyükşehir belediyesine ödenmesi
gerektiğini ifade etmiştir.2
2
Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın
04/05/2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.17.02-175-2[12-2012-13]-525
sayılı özelgesi
18
Konuya ilişkin olarak ulaşabildiğimiz Danıştay
9’uncu Dairesi’nin 22/05/2007 tarih ve E: 2006/2112,
K: 2007/2029 sayılı kararına göre, ana arterde olsa bile
yol kenarındaki binaların ana caddeye cephesi olmayan
yüzlerine özel mülke konu bahçe, arsa veya araziye dikilen
direklere ya da panolara konulan reklamların vergilerinin
ilçe veya ilk kademe belediyeleri tarafından tahsil edilmesi
gerekmektedir.
Görüldüğü üzere büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve anayollara
cephesi bulunan binaların diğer cephelerinde bulunan reklam ve ilan panolarına ilişkin verginin hangi
belediye tarafından tahsil edilmesi gerektiğine ilişkin
Gelir İdaresi ile Danıştay farklı görüşlere sahiptir. Gelir
idaresi bu tür binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklam
panosuna ilişkin verginin büyükşehir belediyesi tarafından
tahsil edilmesi gerektiğini belirtirken, Danıştay 9. Dairesi,
ana arterde olsa dahi yol kenarındaki binaların ana caddeye cephesi olmayan yüzlerindeki ilan ve reklam panolarına
ilişkin verginin ilçe veya ilk kademe belediyesi tarafından
tahsil edilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
Konuya ilişkin kişisel görüşümüz Gelir İdaresinin
görüşü ile aynı mahiyettedir. 5216 sayılı Kanunun 7/g ve
23/e maddelerinde yer alan büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları ile bu
alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan
ve reklamlardan bu binalar üzerinde yer alan bütün ilan ve
reklamların anlaşılması gerekmektedir.
Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan,
bulvar, cadde ve ana yollar üzerindeki her türlü ilan ve reklamlara ilişkin vergileri tahsil etme yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir. Diğer bir deyişle, büyükşehir belediyesinin
yetki alanına giren ve yukarıda belirtilen alanlar üzerinde
bulunan elektrik direklerine asılan reklam tabelaları, bu
alanlara konulan bilboardlar üzerindeki reklamlar, direk dikilmek suretiyle asılan reklam panoları veya yolları ayıran
bariyerlere asılan ilan ve reklamlara ilişkin vergiler büyükşehir belediyelerince tahsil edilecektir.
5216 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin (d) bendi uyarınca, büyükşehir belediyesine bırakılan sosyal ve
kültürel tesisler, spor, eğlence ve dinlenme yerleri ile yeşil
sahalar içinde tahsil edilecek her türlü belediye vergi, resim
ve harçları büyükşehir belediyesinin gelirleri arasında sayıldığından, bu alanlarda yer alan her türlü ilan ve reklama ilişkin vergi büyükşehir belediyesi tarafından tahsil edilecektir.
Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan,
bulvar, cadde ve ana yollarda sabit mahiyette olmayan
Aylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
MEVZUAT
ilan ve reklam faaliyetlerine ilişkin verginin hangi belediye
tarafından tahsil edileceği diğer bir tartışma konusudur.
Konuyu bir örnek üzerinden açıklayacak olursak, İstanbul
ili Beşiktaş ilçesinde merkezi bulunan, aynı zamanda
İstanbul ilinin 6 farklı ilçesinde faaliyet gösteren bir dershane işletmesinin tanıtım amacıyla el ilanları (broşür) dağıttığını ve bazı el ilanlarının büyükşehir belediyesinin yetki
alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollarda dağıtıldığını varsayalım. Söz konusu broşürler İstanbul’un çeşitli
merkezlerinde dağıtılmaktadır.
Bilindiği üzere ilan ve reklam amacıyla dağıtılan
broşür, katalog, duvar ve cep takvimleri ile biblo veya benzerlerinin her biri için maktu tutarda ilan ve reklam vergisi
tahsil edilmektedir. Tahsil edilecek tutar belediyelerin ait
olduğu gruba göre 5 ila 20 kuruş arasında değişmektedir.3
Söz konusu vergi, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde ilan ve reklam işinin yapılmasından önce
mükellef tarafından, ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan ve
reklam işini yapanlarca, ilan ve reklamın yapıldığı ayı takip
eden ayın 20’nci günü akşamına kadar verilecek beyanname ile tarh edilip ödenmektedir.
Görüldüğü üzere işletme henüz broşürlerini dağıtmadan önce, dağıtacağı toplam broşür sayısı ile her bir
broşür için ödenmesi gereken vergi tutarının çarpımı tutarındaki ilan ve reklam vergisini ilgili belediyeye ödemek
zorundadır. Bu durumda, hangi belediye sınırları içindeki
merkezlerde kaçar adet broşür dağıtılacağı önceden bilinemeyeceğinden, broşürlere ilişkin verginin birden fazla belediyeye ödenmesi pratik olarak mümkün görünmemektedir.
Söz konuşu broşürlerin büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollarda dağıtılması
halinde, ilan ve reklam vergisinin önceden ödenmesi nedeniyle, büyükşehir belediyesine beyanname verilmek suretiyle vergi ödenmesine gerek olmadığı düşünülmektedir.
Gelir İdaresi vermiş olduğu bir özelgede birden
fazla belediyeyi ilgilendiren ilan ve reklamlarda her belediyenin ayrı ayrı ilan ve reklam vergisi alması söz konusu
olamayacağından, yükümlülerin bu şekilde yapacakları
ilan ve reklamlarda ilan ve reklam vergisini iş bakımından
muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği iş merkezlerinin bulunduğu yer belediyesine vermeleri gerektiğini
belirtmiştir.4
3
Söz konusu ilan ve reklam vergisi tutarları 18/12/2013 tarih
ve 28855 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 21/10/2013 tarih
ve 2013/5585 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiştir.
4
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 07/05/2008
B.07.1.GİB.0.66/6623-96/47320 sayılı özelgesi
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
tarih
ve
2.3. Eğlence Vergisi
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 17’nci
maddesine göre, Kanunun 21’nci maddesinde belirtilen
ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetleri eğlence vergisine tabidir.
Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerdeki eğlence işletmelerinin faaliyetleri ise verginin konusuna girmemektedir.
Belediye sınırları ve mücavir alanlar dâhilindeki
eğlence faaliyetlerine ilişkin eğlence vergisini tahsil etme
yetkisi, at yarışları dâhil müşterek bahisler nedeniyle
doğacak eğlence vergisi hariç olmak üzere, eğlence
faaliyetinin icra edildiği yerin bağlı olduğu belediyeye aittir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun
23/1-c maddesinde; 2464 sayılı Belediye Gelirleri
Kanununda yer alan oran ve esaslara göre büyükşehir
belediyesince tahsil olunacak at yarışları dâhil müşterek
bahislerden elde edilen Eğlence Vergisinin % 20’si
müşterek bahislere konu olan yarışların yapıldığı yerin
belediyesine, % 30’u nüfuslarına göre dağıtılmak üzere
diğer ilçe ve ilk kademe belediyelerine ayrıldıktan sonra
kalan % 50’si büyükşehir gelirleri arasında sayılmıştır.
Söz konusu madde metninden de anlaşılacağı üzere at
yarışları dâhil müşterek bahisler nedeniyle doğacak eğlence vergisi büyükşehir belediyesince tahsil edilecek ve
yukarıda belirtilen dağıtıma tabi tutulacaktır.
Örneğin İzmir hipodromunda düzenlenen at
yarışları üzerine yapılacak müşterek bahislere ilişkin
eğlence vergisi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından
tahsil edilecek, tahsil edilen verginin %20’si at yarışlarının düzenlendiği hipodromun Buca Belediyesi sınırları
dâhilinde bulunması nedeniyle bu belediyeye verilecek,
%30’u büyükşehir sınırları dâhilindeki diğer belediyelere nüfusları oranında paylaştırılacak, kalan %50’si ise
büyükşehir belediyesinin geliri olacaktır. At yarışlarının
Şanlıurfa’da düzenlenmesi durumunda ise müşterek
bahislere ilişkin eğlence vergisinin tamamı Şanlıurfa
Belediyesi tarafından tahsil edilecektir.5
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 103’üncü
maddesinde, eğlence vergisi hasılatın yüzde 10’unun bulunan yerlerde darülaceze ve benzeri kuruluşlar hissesi
olarak ayrılıp belediyece sözü geçen müesseselere yüzde
10’unun da verem savaşına ayrılıp belediye sınırları için5
Umut VARLI, “At Yarışlarına İlişkin Eğlence Vergisi”, İdari
ve Mali Mevzuat, Nisan 2013, Sayı 151, s. 36
19
MEVZUAT
sahalar içinde tahsil edilecek her türlü belediye vergi, resim ve harçları büyükşehir belediyesinin gelirleri arasında
sayıldığından, bu alanlarda faaliyet gösteren eğlence işletmelerine ait eğlence vergisi büyükşehir belediyesi tarafından tahsil edilecektir.
2.4. Yangın Sigortası Vergisi
2464 sayılı Kanunun 40’ncı maddesine göre, belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla
alınan primler yangın sigortası vergisine tabidir.
de Verem Savaş Derneği Teşkilatı varsa yardım olarak bu
derneğe verileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre belediyeler tarafından tahsil edilen eğlence vergisi tutarının %10’u belediye sınırları içinde bulunan darülaceze ve benzeri kuruluşlara, %10’u ise belediye
sınırları içinde bulunan Verem Savaş Deneği Teşkilatına
verilecektir.
At yarışları dâhil olmak üzere düzenlenen müşterek bahislerde verginin tahsil yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir. Büyükşehir belediyeleri tarafından tahsil edilen
eğlence vergisi 2464 sayılı Kanunun 103’üncü maddesinde belirtilen şekilde dağıtıma tabi tutulacaktır. Büyükşehir
belediye sınırları içinde bulunan ilçe ve ilk kademe belediyeleri söz konusu dağıtımdan kendilerine düşen tutar
üzerinden yukarda belirtilen %10’luk payları ayıracaklardır. Büyükşehir belediyelerinin darülaceze ve benzeri kuruluşlar ile Verem Savaş Derneği Teşkilatına pay vermeleri
gerekmemektedir. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi
tarafından tahsil edilen 100 TL tutarındaki at yarışları üzerine düzenlenen müşterek bahislere ilişkin olarak tahsil
edilen eğlence vergisinin 20 TL’si hipodromun bulunduğu
Bakırköy Belediyesi’ne, 30 TL’si ise diğer ilçe ve ilk kademe belediyelerine nüfusları oranında dağıtılacak, 50 TL’si
ise büyükşehir belediyesinin geliri olacaktır. Hipodromun
bulunduğu Bakırköy Belediyesi sınırları içinde darülaceze
ve benzeri kuruluşlar ile Verem Savaş Derneği Teşkilatı
bulunması durumunda, tahsil edilen 20 TL’nin %10’u söz
konusu kuruluşlara sosyal yardım olarak aktarılacaktır.6
5216 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin (d) bendi uyarınca, büyükşehir belediyesine bırakılan sosyal ve
kültürel tesisler, spor, eğlence ve dinlenme yerleri ile yeşil
6
20
Umut VARLI, a.g.e., s.36
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda,
yangın sigortası vergisinin tahsili veya bunlardan alınacak
paylara ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte; yangın sigortası vergisinin itfaiye hizmetleriyle ilgili
olduğu düşünülerek ve itfaiye hizmetlerinin de büyükşehir
belediyelerinde olmasından dolayı tahsil yetkisi büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerine aittir.
2464 sayılı Kanunun 44’üncü maddesinde, yangın
sigortası vergisinin mükelleflerinin bir ay içinde vergiye
tabi muamelelerini ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar
bağlı bulundukları belediyeye bir beyanname ile bildirmeye ve hesaplanan vergiyi aynı sürede ödemeye mecbur
oldukları ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemeden anlaşılacağı
üzere, sigorta şirketleri bir ay içinde tahsil ettikleri yangın
sigortası primlerine ilişkin vergiyi bir beyanname ile bağlı
bulundukları belediyelere beyan edip ödemek durumundadırlar. Sigorta şirketlerine sadece bağlı bulundukları, yani
şirket merkezinin bulunduğu, belediyeye bir beyanname
ile ödeme yükümlülüğü getirilmiştir.
Örneğin, şirket merkezi İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde bulunan bir sigorta şirketi, tahsil ettiği yangın sigortası primleri üzerinden hesapladığı yangın sigortası
vergisinin tamamını, sigorta edilen menkul veya gayrimenkulün bulunduğu yeri dikkate almaksızın, İstanbul
Büyükşehir Belediyesine bir beyanname ile beyan edip
ödeyecektir.
Ancak bu haliyle söz konusu düzenleme, yerel
mahiyetteki hizmetleri yerine getiren belediyelere kaynak
sağlamak amacıyla getirilen Belediye Gelirleri Kanunu’nun
öngördüğü vergileme sistemine ve Kanunun getiriliş amacına uymamaktadır. Yangın sigortası vergisi alınmasındaki
amaç, belediyelerin yaptıkları yangından korunma masraflarına sigorta şirketlerinin iştirak etmelerinin sağlamaktır.
Bu sebeple, bu vergi sigorta ettirilen menkul ve gayrimenAylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
MEVZUAT
kullerin bulunduğu yer belediyesine bir ekonomik katkı
sağlamalıdır.7
Konu ile ilgili Danıştay 9. Dairesi’nin 29/04/1988
tarih ve E: 1987/2505, K: 1988/1804 sayılı kararında;
Kanundaki madde hükümlerinin bir arada incelenmesinden, belediye ve mücavir alan içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortası dolayısıyla
alınan primler üzerinden tahakkuk eden yangın sigortası
vergisinin, sigorta şirketleri tarafından menkul ve gayrimenkulün bulunduğu yer belediyesine ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel
Müdürlüğü’nün 04/11/1981 tarih ve 522.407.72(81)12267
sayılı yazısında, yangın sigortası vergisinin sigorta şirketlerinin bağlı olduğu belediyeye değil, hizmet hangi belediye tarafından götürülüyorsa, diğer bir deyimle menkul veya
gayrimenkul mallar hangi belediye sınırları ve mücavir
alanlar içerisinde ise o belediyeye yatırılması gerektiğini
ifade edilmiştir.
Yangın sigortası vergisini tahsil etme yetkisinin
hangi belediyeye ait olduğuna ilişkin Danıştay 8. Dairesinin
E: 1995/2674, K: 1997/1486 sayılı kararında ise, yangın sigorta vergisinin sigorta şirketinin bağlı olduğu
büyükşehir belediyesince tahsil edilmesi gerektiğine
karar verilmiştir.
Kanaatimizce, yerel mahiyette olan yangın sigorta vergisinin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yerin
bağlı olduğu belediyeye beyan edilip ödenmesi, 2464 sayılı Kanunun ruhuna ve getiriliş amacına aykırıdır. Ancak
ilgili düzenleme sarih olup, yangın sigortası vergisinin
sigorta şirketinin bağlı olduğu belediyeye ödenmesi gerekmektedir. Yukarıda bahsettiğimiz Danıştay 9.
Dairesi kararı da dikkate alınarak ilgili Kanun maddesinin, yangın sigorta vergisinin sigorta konusu menkul veya
gayrimenkulün bulunduğu yerin bağlı olduğu belediyeye
(sigorta şirketi büyükşehirde ise büyükşehir belediyesine)
beyan edilip ödenmesi yönünde değiştirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
2.5. Haberleşme Vergisi
2464 sayılı Kanunun 29’uncu maddesi uyarınca,
belediye sınırları ve mücavir alan içinde Posta Telgraf
Telefon İşletmesi tarafından tahsil edilen telefon, teleks,
faksimili ve data ücretleri (tesis, devir ve nakil ücretleri hariç) haberleşme vergisine tabidir.
406 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinde ise, “406 sayılı Kanun ile diğer kanunlarda Türkiye
Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel
Müdürlüğüne yapılan atıflar, hizmet alanları itibariyle
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi veya Türkiye
Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğüne (P.İ.) yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bir ay içinde tahsil edilen telefon, teleks, faksimili
ve data ücretlerine isabet eden haberleşme vergisi, ilgili
belediyeye tahsilatı takip eden ayın sonuna kadar şekil ve
muhtevası İçişleri ve Maliye Bakanlığınca belirlenen beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir.
Haberleşme vergisini tahsil yetkisi doğrudan ilk
kademe ve ilçe belediyelerine ait olup, büyükşehir belediyelerinin söz konusu vergiyi tahsil etme yetkisi bulunmamaktadır.
2.6. Çevre Temizlik Vergisi
2464 sayılı Kanunun mükerrer 44’üncü maddesine
göre, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan
ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan
konut, işyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir.
Konutlara ait çevre temizlik vergisi, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp başına büyükşehirlerde 24 Kr, diğer yerlerde 19 Kr olarak hesaplanır.8
İşyerleri ve diğer şekilde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi ise ilgili Kanun maddesindeki tarifeye
göre alınmaktadır. Büyükşehirlerde söz konusu tarifede
belirtilen rakamlar %25 artırımlı olarak uygulanacaktır.
2.6.1. Konutlara Ait Çevre Temizlik Vergisi
Konutlara ilişkin çevre temizlik vergisi, su faturasında ayrıca gösterilmek suretiyle su tüketim bedelleri ile
birlikte ilgili belediye tarafından tahsil edilir.
Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlardaki çevre temizlik vergisi 20/11/1981 tarih ve
2560 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulan su kanalizasyon idarelerince tahsil edilmektedir.
Su ve kanalizasyon idarelerince büyükşehir dâhilindeki her ilçe veya ilk kademe belediyesinin belediye
ve mücavir alan sınırları içinde bulunan konutlara ilişkin
olarak tahsil edilen çevre temizlik vergisi ile bu verginin
8
7
Melih ORCAN, “Yangın Sigortası Vergisinde Beyan ve Tahsilat Karmaşası”, İdari ve Mali Mevzuat, Temmuz 2013, Sayı 154
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
Söz konusu rakamlar 30/12/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 43 Seri Numaralı Belediye Gelirleri Kanunu Genel
Tebliği uyarınca 2014 yılında uygulanacaktır.
21
MEVZUAT
binalara ait çevre temizlik vergisinin %20’si, münhasıran
çöp imha tesislerinin kuruluş ve işletmelerinde kullanılmak
üzere tahsilatı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar büyükşehir belediyesine aktarılacaktır.
2.7. Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde elektrik ve havagazı tüketimi, Elektrik ve Havagazı Tüketim
Vergisine tabidir. Verginin konusu elektrik ve havagazı
tüketimi olup doğalgaz tüketimi söz konusu verginin konusuna girmemektedir.10
süresinde ödenmemesi nedeniyle tahsil edilen gecikme
zammının yüzde seksenini tahsilâtı takip eden ayın 20’nci
günü akşamına kadar bir bildirim ile ilgili belediyeye bildirerek aynı süre içinde ödeyeceklerdir. Tahsil edilen vergi
ve gecikme zammının % 20’si ise münhasıran çöp imha
tesislerinin kuruluş ve işletmelerinde kullanılmak üzere büyükşehir belediyesinin hesabına tahsilatı takip eden ayın
20’nci günü akşamına kadar aktarılacaktır.
Büyükşehirlerdeki su ve kanalizasyon idarelerince
tahsil edilen çevre temizlik vergisi ve bunlara ilişkin gecikme zamlarının yukarıda belirtilen süreler dâhilinde ilk kademe ve ilçe ile büyükşehir belediyelerine aktarılmaması
durumunda, söz konusu tutarlar ilgili belediyeler tarafından
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre gecikme zammı uygulanarak
tahsil edilmesi gerekmektedir.
2.6.2. İşyerleri ve Diğer Şekillerde Kullanılan
Binalara Ait Çevre Temizlik Vergisi
İşyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait
çevre temizlik vergisi, belediyelerce binaların tarifedeki
derecelere intibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında
yıllık tutarı itibariyle tahakkuk etmiş sayılır. İşyeri ve diğer
şekillerde kullanılan binalarla ilgili olarak tahakkuk eden bu
vergi her yıl, emlak vergisinin taksit sürelerinde ödenir.9
İşyeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait
çevre temizlik vergisi, büyükşehir belediyesi veya mücavir
alan sınırında bulunup bulunmamasına bakılmaksızın, ilk
kademe veya ilçe belediyeleri tarafından tahsil edilir.
Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan belediyelerin tahsil ettikleri, işyerleri ve diğer şekillerde kullanılan
9
Ahmet OZANSOY: “İşyerleri İçin Çevre Temizlik Vergisi
Esasları”, İdari ve Mali Mevzuat, Kasım 2013, Sayı 158, s.11.
22
Elektrik ve havagazı tüketenler, elektrik ve havagazı Tüketim Vergisini ödemekle mükelleftirler. 20/2/2001
tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre elektrik enerjisini tedarik eden ve havagazını dağıtan kuruluşlar, satış bedeli ile birlikte bu verginin de tahsilinden ve ilgili
belediyeye yatırılmasından sorumludurlar.11
Elektrik ve havagazı tüketim vergisini tahsil etme
yetkisi ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir. Büyükşehir
belediyelerinin söz konusu vergiyi tahsil etme yetkisi bulunmamaktadır.
Ancak organize sanayi bölgelerinde tüketilen elektrik enerjisinin vergisi organize sanayi bölgeleri tüzel
kişiliklerine ödenecektir. Organize sanayi bölgelerinde tüketilen havagazına ait vergi ise yine ilgili belediyeye ödenecektir.
3. HARÇLAR
3.1. İşgal Harcı
Belediye sınırları içinde bulunan pazar ve panayır
kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin, yol, iskele,
köprü gibi yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya
sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin
alınarak geçici olarak işgal edilmesi, işgal harcına tabidir.
Bu yerlerin izinsiz işgalleri halinde de işgal harcının ödenmesi gerekmektedir.
10
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 04/04/2008
B.07.1.GİB.0.66/6626-78/35312 sayılı özelgesi
tarih
ve
11
5828 sayılı 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile
31/12/2009 tarihine kadar verilmesi gereken elektrik ve havagazı tüketim vergisi beyannamelerinin elektrik ve havagazı
dağıtımı yapanların kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları
vergi dairesine beyan edilip ödenmesi gerektiği yönünde bir düzenleme yapılmıştır. Paralel bir düzenleme 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde de mevcuttur.
Ancak bu uygulama sadece 2009 yılı için geçerli olduğundan ve
2014 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda bu yönde bir düzenleme bulunmadığından, elektrik ve havagazı tüketim vergisinin
tahsil yetkisi ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir.
Aylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
MEVZUAT
günlerinde çalışma ruhsatı harcına bağlıdır.
Tatil günlerinde çalışma ruhsatı düzenleme yetkisi ilk kademe ve ilçe belediyelerine ait olduğundan, söz
konusu harcı tahsil etme yetkisi kendisine çalışma ruhsatı
verilen gerçek veya tüzel kişilerin bağlı olduğu belediyelerdir.
İşgal harcını tahsil etme yetkisi genel kural olarak
ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir. Ancak, büyükşehir
belediyesi tarafından işletilen veya yönetilen yerler ile yetki
alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolların yukarıda
belirtilen amaçlarla işgal edilmesi durumunda işgal harcını
tahsil etme yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir.
Örneğin büyükşehir belediyesinin yetki alanında
bulunan ana caddeler üzerinde bulunan restoranların veya
büfelerin önünde bulunan alanı masa koymak suretiyle
işgal etmesi durumunda, işgal harcını tahsil etme yetkisi
büyükşehir belediyesine aittir.
Burada ilk kademe ve ilçe belediyeleri tarafından
işletilen otopark yerlerinin durumu özellik arz etmektedir.
Daha sonra ayrıntılı olarak bahsedileceği üzere büyükşehir belediyesi sınırları dahilindeki karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini
tespit etme, işletme veya kiralama yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir. İlk kademe ve ilçe belediyeleri ise yol
ve sokak üstü olmayan park yerleri tesis edip buraları
işletebilirler. Örneğin Kadıköy belediyesi ilçe merkezinde
çok katlı otopark yapıp işletebilir. Ancak sokak ve caddeler
üzerinde park yeri belirleyip buralara park eden araçlardan ücret tahsil etme yetkisi bulunmamaktadır. Sokaklar
dâhil tüm cadde ve yollarda park yeri belirleme ve buraları
işletme yetkisi İstanbul büyükşehir belediyesine aittir.
3.2. Tatil Günlerinde Çalışma Ruhsatı Harcı
02/01/1924 tarih ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında
Kanun uyarınca, nüfusu on bin veya on binden fazla nüfusa sahip şehirlerde belirli faaliyetlerin icra edildiği mesleki
ticari ve sınai müessese ve fabrikaların haftada bir gün
tatil edilmesi mecburidir. Mecburi tatil günlerinde çalışmak
isteyen müesseselerin bağlı oldukları belediyeden izin almaları gerekmektedir.
Hafta tatili ve ulusal bayram günlerinde çalışmaları
belediyelerce izne bağlı işyerlerine ruhsat verilmesi, tatil
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
Diğer taraftan, büyükşehir belediyesi tarafından
yapılan veya işletilen alanlardaki işyerlerine büyükşehir
belediyesinin sorumluluğunda bulunan alanlarda işletilecek yerlere ruhsat verme ve denetleme yetkisi büyükşehir
belediyesine ait olduğundan, bu yerlerde bulunan işyerlerinin tatil günlerinde çalışma ruhsatı büyükşehir belediyesi
tarafından verilecek, dolayısıyla söz konusu harç büyükşehir belediyeleri tarafından tahsil edilecektir.
Örneğin büyükşehir belediyesi tarafından yapılan parkta bulunan kafe, restoran veya satış mağazalarına ait tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı büyükşehir
belediyeleri tarafından tahsil edilecektir.
Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollar üzerinde bulunan binalarda yer alan işyerlerine ilişkin tatil günlerinde çalışma
ruhsat harcının hangi belediye tarafından tahsil edilmesi
gerektiği tartışmalı bir konudur. 5216 sayılı Kanunun 7’nci
maddesinin 1’nci fıkrasının (g) bendinde, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve
ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak, kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere
cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak;
ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad
ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek, büyükşehir belediyesinin
görevleri arasında sayılmaktadır. Ancak görüleceği üzere
büyükşehir belediyesinin, bu yerlerdeki iş yerlerine ruhsat vermek gibi bir yetkisinden bahsedilmemektedir. Aynı
maddenin (d) bendinde büyükşehir belediyesi tarafından
kurulan ve işletilen yerlerdeki işyerlerine ruhsat vermek ve
denetlemek büyükşehir belediyesinin yetkileri arasında sayılmıştır. Kanaatimizce (g) bendinde açıkça ruhsat verme
yetkisinden bahsedilmediğinden, ana yollar, bulvar veya
meydanlar üzerindeki binalarda bulunan işyerlerine ruhsat verme yetkisi ilk kademe veya ilçe belediyelerine aittir.
Aynı şekilde bu yerlerde bulunan işyerlerine tatil günlerinde çalışma izin ruhsatı verme, dolayısıyla harcı
tahsil etme yetkisi ilk kademe veya ilçe belediyelerine
aittir.
23
MEVZUAT
Belediye sınırları dışında bulunan yerlerdeki müesseseler, tatil günlerinde çalışma izni almak amacıyla kendilerine en yakın belediyeye başvuracaklardır.12 Dolayısıyla
belediye sınırları dışında bulunan yerlerde tatil günlerinde
çalışma ruhsatı tahsil etme yetkisi en yakın belediyeye aittir.
394 sayılı Kanun’un 4 ve 5’nci maddelerinde, tatil
günlerinden müstesna tutulan işyerleri belirtilmiş olup, bu
işyerlerinin tatil günlerinde çalışma ruhsatı alması, dolayısıyla tatil günlerinde çalışma ruhsatı harcı ödemesine
gerek bulunmamaktadır.13
3.3. Kaynak Suları Harcı
Özel kaplara doldurulup satılacak olan kaynak sularının (işlenmiş sular dâhil) belediyelerce denetlenerek
hangi kaynaklara ait olduklarını gösterecek şekilde bu kaplara özel işaretler konulması, kaynak suları harcına tabidir.
Kaynak suları harcını tahsil etme yetkisi, kaynak
sularının denetimini yapan ve kaplara özel işaret koyan
belediyeye aittir.
3.4. Tellallık Harcı
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyelere ait hal, balıkhane, mezat yerleri ve ilgilinin isteğine
bağlı olarak belediye münadisi veya tellalı bulundurulan
sair yerlerde, gerçek veya tüzelkişiler tarafından her ne
surette olursa olsun her çeşit menkul ve gayrimenkul mal
ve mahsullerin satışı, tellallık harcına tabidir.
Tellallık harcını tahsil etme yetkisi, hal, balıkhane
veya mezat yerleri hangi belediye tarafından kurulup işletiliyorsa o belediyeye aittir. Örneğin Kadıköy belediyesi tarafından kurulan ve işletilen bir pazar yerine ait tellallık harcını tahsil etme yetkisi Kadıköy belediyesine aittir. İstanbul
Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan ve işletilen toptancı haline ait harç ise büyükşehir belediyesi tarafından
tahsil edilecektir.14
Harcı
3.5. Hayvan Kesimi Muayene ve Denetleme
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde, belediyelerce veya yetkili mercilerce verilen izne dayanılarak
özel kişi ve kuruluşlarca tesis edilen mezbaha ve kanara12
13
14
tarih
ve
5216 sayılı Kanun’un 7/t maddesi gereğince her çeşit toptancı hallerini yapma ve işletme görevi büyükşehir belediyelerine
verilmiştir.
24
Belediyeler tarafından kurulan mezbahalarda kesilen hayvanların kesim öncesi ve sonrası muayenesine
ilişkin harç, mezbahayı işleten belediye tarafından tahsil
edilecektir. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde mezbaha
kurma ve işletme yetkisi 5216 sayılı Kanunun 7/1-t maddesi uyarınca büyükşehir belediyesine ait olduğundan, harcı
büyükşehir belediyesi tahsil edecektir. Ayrıca imar planında gösterilen yerlerde yapılacak olan özel mezbahaları
ruhsatlandırma ve denetleme yetkisi büyükşehir
belediyelerine ait olduğundan, 2678 sayılı Kanun
hükümlerine tabi olmayan özel mezbahalarda kesilen
hayvanların kesim öncesi ve sonrası muayenesine ilişkin
harç, büyükşehir belediyesi tarafından tahsil edilecektir.
Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında kesilmiş olup da belediye sınırı içinde satışa arz edilecek etlerin sağlık bakımından muayene ve denetlenmesine ilişkin
harç ise, muayene ve denetlemeyi yapan belediye tarafından tahsil edilecektir.
3.6. Ölçü ve Tartı Aletleri Muayene Harcı
3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu uyarınca, ölçü
aletlerinin belirli aralıklarla bakımının yapılması ve damgalanması gerekmektedir. Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene
Yönetmeliği’ne göre, ölçü aletlerinin periyodik muayeneleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ölçüler ve Ayar
Teşkilatı ile Belediye Ölçüler ve Ayar Memurlukları tarafından yapılacaktır.
Büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen 5216 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinde, ölçüler ve ayar memurlukları oluşturmak ve 3516 sayılı
Kanunda belirtilen periyodik muayene işlemlerini yapmak
gibi bir görev sayılmamıştır. Bundan dolayı ölçüler ve ayar
memurluklarının ilk kademe ve ilçe belediyeleri nezdinde
oluşturulması ve ölçü ve tartı muayene harcının bu belediyeler tarafından tahsil edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
3.7. Bina İnşaat Harcı
394 sayılı Kanun’un 8’nci maddesi
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 27/04/2005
B.07.0.GEL.0.66/6603-24/18740 sayılı özelgesi
larda kesilen hayvanların kesim öncesi ve sonrası muayenesi veya belediye sınırları ve mücavir alanlar dışında
kesilmiş olup da belediye sınırı içinde satışa arz edilecek
etlerin sağlık bakımından muayene ve denetlenmesi, hayvan kesimi muayene ve denetleme harcına tâbidir. 2678
sayılı Kanun kapsamında kurulan resmi ve özel et kombinaları bu harçtan muaftır.
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde yapılan
her türlü bina inşaatı (ilave ve tadiller dâhil), inşaat veya
tadilat ruhsatının alınması bina inşaat harcına tâbidir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21’nci maddesine
Aylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
MEVZUAT
göre, Kanunda belirtilen istisnalar hariç bütün yapılar için
belediye ve valiliklerden yapı ruhsatı alınması gerekmektedir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun,
büyükşehir belediyelerinin görev ve sorumluluklarını belirleyen 7’nci maddesinde, büyükşehir belediyesi sınırları
içindeki yapılacak yapılara inşaat ruhsatı verilmesi gibi bir
yetki bulunmamaktadır. Bu durumda büyükşehir belediyesi
sınırları dâhilinde bulunsa dahi yapılacak binalara ruhsat
verme yetkisi ilk kademe ve ilçe belediyelerine ait olmaktadır.
3.8. Kayıt ve Suret Harcı
Belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden
istenecek her türlü kayıt suretleriyle gayrimenkullerle ilgili
harita, plan ve krokilerin suretleri, kayıt ve suret harcına
tabidir.
Kayıt ve suret harcı, suretleri düzenleyen belediye
tarafından tahsil edilecektir.
3.9. İmar İle İlgili Harçlar
İmar mevzuatı gereğince,
a) Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde
İmar Kanununa göre ilk kez yapılan veya istek üzerine gerçekleştirilen müteakip parselasyon işlemleri
"Parselasyon Harcına", (teşvik belgesini haiz organize
sanayi bölgeleri hariç olmak üzere)
b) Verilecek ifraz ve tevhit kararları "İfraz ve
Tevhit Harcına",
c) Proje tasdik işlemleri "Plan ve Proje Tasdik
Harcına",
d) Zemin ve yol kanal açma izni verilmesi, yapım
ve yıkım artığı malzeme ile toprak kazısının taşınması
için belediyelerce yer gösterilmesi ve bu yerlerin tesviyesi "Zemin Açma İzni ve Toprak Hafriyatı Harcına",
f) Yapı kullanma izni verilmesi işlemi "Yapı
Kullanma İzni Harcına" tabidir.
Yukarıda belirtilen harçları tahsil etme yetkisinin
hangi belediyede olduğunun tespiti bakımından öncelikle,
söz konusu iş ve işlemleri hangi belediyenin yapmakla görevli olduğunu belirtmek önem arz etmektedir.
Kanunlar ile belediyelere verilmiş olan görev ve
yetkiler, genel kural olarak ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir. Büyükşehir belediyesi kurulan yerlerde ise, 5216
sayılı Kanun ile açıkça büyükşehir belediyelerinin yetkisine
bırakılanlar dışındaki konularda da ilk kademe ve ilçe belediyeleri yetkilidir. Bundan dolayı bir belediye gelirinin tahsil
yetkilisinin hangi belediye olduğunu anlamak için öncelikle
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
5216 sayılı Kanuna bakılacak, eğer bu Kanun ile büyükşehir belediyesinin yetkisine bırakılmayan bir konuya ilişkin iş
veya işlem yapılması gerekiyorsa, buna ilk kademe veya
ilçe belediyesinin yetkili olduğu kabul edilecektir.
5216 sayılı Kanun’un 7/1-b maddesine göre, büyükşehir içindeki belediyelerin nazım imar planına uygun
olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve
imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak
ve uygulamasını denetlemek, nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar
planlarını ve parselasyon planlarını yapmayan ilçe ve ilk
kademe belediyelerinin uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmak veya yaptırmak, büyükşehir
belediyesinin yetkisi dâhilindedir.
Görüldüğü üzere büyükşehir belediyesi tarafından
yapılan nazım imar planına uygun olarak yapılacak parselasyon planlarını yapma yetkisi genel olarak ilk kademe
veya ilçe belediyesine aittir. Büyükşehir belediyesinin buradaki yetkisi parselasyon planını aynen veya değiştirerek
onaylamak ve uygulamasını denetlemektir. Diğer taraftan,
nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir
yıl içinde parselasyon planının ilgili belediye tarafından
yapılmaması durumunda, söz konusu planları yapma yetkisi büyükşehir belediyesine geçmektedir. Buna göre parselasyon harcını tahsil etme yetkisi kural olarak ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir. Yukarıda belirtilen istisnai
durumda ise harç büyükşehir belediyesi tarafından tahsil
edilecektir.
İfraz, bir taşınmazın imar mevzuatı yönünden inşaata elverişli parsellere bölünmesi olup, tevhid ise birden
fazla parselin, üzerinde bina yapılabilecek şekilde birleştirilmesi anlamına gelmektedir. İfraz ve tevhid işlemlerini
yapma yetkisi ilk kademe ve ilçe belediyelerine ait olup,
ifraz ve tevhid harcı söz konusu belediyeler tarafından tahsil edilecektir.
Plan ve proje tasdik harçlarını tahsil yetkisi, söz konusu işlemi yapan ilk kademe veya ilçe belediyesine aittir.
21/08/1981 tarih ve 17435 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun
Çeşitli Harçlarla İlgili Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin
Yönetmelik’te zemin açma ve toprak harfiyatı aşağıdaki
şekilde tanımlanmıştır:
“Zemin Açma: Gayrimenkul sahiplerince pis su
mecralarının yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması veya elek-
25
MEVZUAT
trik, temiz su, P.T.T. hattı gibi teknik alt yapı hizmetlerinin
götürülmesi amacı ile belediyelerce tespit edilecek esaslar
dahilinde yol, kaldırım, meydan veya benzeri yerlerin kazanılmasıdır.
Toprak Hafriyatı: Temel kazısı ile inşaat sahasında daha önceden mevcut olup da bu inşaat sebebiyle
kaldırılması gereken yıkım artığı malzemenin belediyece
gösterilecek yere dökülmesi ve bu yerlerin tesviyesi faaliyetlerinin bütünüdür.”
Zemin açma izni ve toprak harfiyatı harcı esas
olarak; zemin ve yol kanal açma izni verilmesi ve yapım,
yıkım artığı malzeme ile toprak kazısının taşınması için
belediyelerce yer gösterilmesi olmak üzere iki farklı işlem
için alınmaktadır.
Büyükşehir belediyesi kurulan yerlerde harfiyat
toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını belirleme
yetkisi 5216 sayılı Kanunun 7/1-i maddesi uyarınca büyükşehir belediyelerine ait olduğundan, bu yerlerde toprak
harfiyatı harcını tahsil etme yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir.
Zemin açma izni verilmesi ise, bina inşaat faaliyetinin devamı mahiyetinde olduğundan, söz konusu harcı
tahsil etme yetkisi ise, bina inşaat iznini veren ilk kademe
ve ilçe belediyelerine aittir.
Yapı kullanma izni ise, Belediye Fen ve Sağlık
görevlilerince yapının tamamlanmasını müteakip, İmar
Kanununun ilgili maddelerine göre yapılan kontrol sonucunda verilen iskân (oturma) izni olup, söz konusu izne
ilişkin harç bina inşaat iznini veren ilk kademe ve ilçe belediyesi tarafından tahsil edilecektir.
3.10. Muayene, Ruhsat ve Rapor Harcı
Mevzuat gereğince alınması zorunlu veya isteğe
bağlı görülen ve belediyeler veya onlara bağlı kuruluşlar
tarafından düzenlenerek ilgilisine verilecek; muayene ve
sağlıkla veya fenni konularla ilgili tahlillere ilişkin olup 2464
sayılı Kanunda ayrıca harca tabi tutulmamış olan ruhsatlar, rapor ve belgeler muayene, ruhsat ve rapor harcına
tabidir.
Buna göre gıda ile ilgili olanlar dâhil birinci sınıf
gayrisıhhî müesseseler ile büyükşehir belediyesi tarafından yapılan veya işletilen alanlardaki işyerlerinin açılmasına ilişkin işyeri açma izni harcı büyükşehir belediyeleri
tarafından tahsil edilecektir.
5126 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendine göre, sıhhi işyerleri ile, 2’nci ve 3’ncü
sınıf gayrisıhhi müesseseler, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırma ve denetleme görevi ilk kademe ve ilçe belediyelerine aittir. Söz konusu işyerlerine
ait işyeri açma izni harcı ilk kademe ve ilçe belediyeleri
tarafından tahsil edilecektir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7’nci maddesinin
8’nci fıkrasına göre, “Maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri
açma ve çalışma ruhsatları il özel idareleri tarafından verilir.
Bu ruhsatların verilmesi sırasında 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanunu hükümlerine göre belediyelerin tahsil ettiği
işyeri açma izni harcı il özel idaresi tarafından tahsil edilir.
Bu bedelin % 50’si ruhsatın bulunduğu bölgeyle sınırlı
olarak altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere, doğrudan
ilgili ilçe veya ilçelerin Köylere Hizmet Götürme Birlikleri
hesabına aktarılır. Bu alanların belediyelerin mücavir alanı
içerisinde kalması durumunda tahsil edilen harcın % 50’si
ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
4. HARCAMALARA KATILMA PAYLARI
Belediye sınırları veya mücavir alanlar içinde bir
işyerinin açılması işyeri açma izni harcına tabidir.
Harcamalara katılma payları, belediyelerce veya
belediyelere bağlı müesseselerce yol, kanalizasyon ve su
tesislerinin yapım, onarım veya ıslah faaliyetleri nedeniyle
söz konusu faaliyetlerin yapıldığı bölgede bulunan gayrimenkullerin sahiplerinden alınan mali bir yükümlülüktür.
Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce
yapılan bu hizmetler nedeniyle o bölgedeki gayrimenkullerin değerinin arttığı yaklaşımı sonucunda, gayrimenkul
sahiplerinin bu harcamalara katkıda bulunması gerektiği
değerlendirilmiştir.
5216 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (j)bendi gereğince, gıda ile ilgili olanlar dâhil bi-
Belediye veya belediyelere bağlı müesseselerce
yeni yol açılması, mevcut yolların önemli ölçüde genişle-
Söz konusu harcı tahsil etme yetkisi, ruhsat, rapor
ve belgeyi düzenleyen belediye tarafından tahsil edilir.
3.11. İşyeri Açma İzni Harcı
26
rinci sınıf gayrisıhhî müesseseleri ruhsatlandırmak ve
denetlemek büyükşehir belediyesinin yetkisindedir. Ayrıca
Kanunun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine
göre, büyükşehir belediyesi tarafından yapılan veya işletilen alanlardaki işyerlerine büyükşehir belediyesinin sorumluluğunda bulunan alanlarda işletilecek yerlere ruhsat
vermek ve denetlemek de büyükşehir belediyesinin yetki
alanına girmektedir.
Aylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
MEVZUAT
tilmesi, kaldırımların yenilenmesi veya kaldırım yapılması nedeniyle, inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan
yolların iki tarafından bulunan veya başka bir yola çıkışı
olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkul
sahiplerinden belediye meclis kararı ile yol harcamalarına
katılım payı alınabilmektedir.
kurulan yerlerde kanalizasyon harcamalarına katılma payını tahsil etme yetkisi, büyükşehir belediyelerince kurulan
su idarelerine aittir.
Burada dikkat edilmesi gereken, belediyelerin yol
harcamalarına katılım payı alma zorunluluğu bulunmamasıdır. Belediyeler meclis kararı ile yol harcamalarına katılım payı alabilirler.
5216 sayılı Kanun’un 7/1-f maddesine göre, karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde
araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, büyükşehir belediyesinin yetkileri arasındadır. Görüleceği üzere madde
metninde, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yollardan değil büyükşehir belediyesi sınırları dâhilindeki tüm karayolu, yol, cadde, sokak,
meydan ve benzeri yerlerden bahsetmektedir. Diğer bir deyişle büyükşehir belediyesinin yetki alanı dışındaki, dolayısıyla ilk kademe ve ilçe belediyelerinin yetki alanındaki tüm
yol, cadde ve sokaklar üzerinde belirlenecek park yerlerini
işletme yetkisi büyükşehir belediyesine aittir. Dolayısıyla
söz konusu park yerlerinin işletilmesi neticesinde park ücretlerini büyükşehir belediyesi tahsil edecektir.
5216 sayılı Kanunun 7/1-g maddesi gereğince,
büyükşehir belediyesi yetki alanındaki meydan, bulvar,
cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak görev ve sorumluluğu büyükşehir belediyesine verilmiştir. Bu nedenle bu yerlerde yolların inşa,
tamir ve genişletilmesi nedeniyle belediye meclis kararına
dayanarak yol harcamalarına katılım payı alma yetkisi büyükşehir belediyelerine aittir.
Belediyelerce ve belediyeye ait müesseselerce,
yeni kanalizasyon tesisi yapılması veya mevcut tesislerin
ıslah edilmesi halinde bunlardan faydalanan gayrimenkul
sahiplerinden kanalizasyon harcamalarına katılma payı
alınması gerekmektedir.
Kanalizasyon harcamalarına katılma payı, yukarıda sayılan işleri yapan belediye veya belediyeye bağlı
müessese tarafından tahsil edilir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un
13/b maddesinde, Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su
ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları İSKİ’nin gelirleri arasında sayılmıştır. 2560 Sayılı Kanun’un ek 6’ncı maddesi
gereğince bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de
uygulanacağından, büyükşehir belediyesi kurulan yerlerde kanalizasyon harcamalarına katılma payını tahsil etme
yetkisi, büyükşehir belediyelerince kurulan kanalizasyon
idarelerine aittir.
Belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce yeni içme suyu tesislerinin yapılması veya bunların
ıslah edilmesi durumunda, su dağıtımının yapıldığı saha
dâhilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su tesisleri harcamalarına katılma payı alınması gerekmektedir.
Su tesisleri harcamalarına katılma payı, söz konusu işleri yapan belediye veya belediyeye bağlı müessese
tarafından tahsil edilir. Yukarıda belirttiğimiz 2560 sayılı
Kanun’un 13/b maddesi gereğince, büyükşehir belediyesi
Ocak 2014 • Yıl: 14 • Sayı: 160
5. ÜCRETLER VE PAYLAR
5.1. Park Ücretleri
Karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri
yerler üzerinde araç park yerlerinin işletilmesi neticesinde
elde edilecek gelirin %50 büyükşehir belediyesinin gelirleri
arasındadır. Kalan %50 ise büyükşehir belediyesi sınırları
dâhilindeki ilk kademe ve ilçe belediyelerine nüfuslarına
göre dağıtılacaktır.15
Büyükşehir belediyesinin elde ettiği park yeri işletmesinden kaynaklanan hasılat değil de gelir dağıtıma
tabi tutulacağından, büyükşehir belediyelerinin park yeri
işletmeciliğini ayrı bir şirket kurarak yapmaları veya park
işletmeciliği nedeniyle elde ettikleri hasılat ve katlandıkları
giderleri, büyükşehir belediyesi hesaplarında ayrı olarak
takip etmeleri faydalı olacaktır.
5.2. Müze Giriş Ücretlerinden Belediyelere
Aktarılacak Paylar
Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı milli saraylar
hariç olmak üzere belediye ve mücavir alan sınırları içinde
gerçek ve tüzel kişilerce işletilen her türlü müzelerin giriş
ücretlerinin %5’i, tahsil edildikleri ayı takip eden ayın 15’nci
günü akşamına kadar müzenin bulunduğu yer belediyesine ödenmek zorundadır. Müzenin büyükşehir belediyesi
sınırları dâhilinde olması durumunda söz konusu pay büyükşehir belediyesine ödenecektir.
Büyükşehir belediyesi tarafından tahsil edilen
15
5216 sayılı Kanun’un 23/1-f maddesi
27
MEVZUAT
oluşmuş ve bu durum ulaşım, imar, altyapı gibi bazı
belediye hizmetlerinin tüm bu alanları kapayacak şekilde
tek elden organize edilmesini, dolayısıyla büyükşehir
belediyelerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
müze giriş ücreti paylarının %25’i büyükşehir belediyesinin
geliri olacaktır. Kalan %75’lik kısım ise nüfusları oranında
ilçe belediyelerine dağıtılacaktır.
Paylar
5.3. Madenlerden Belediyelere Aktarılacak
Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet
gösteren maden işletmelerince, yıllık satış tutarlarının binde 2’si nispetinde belediye payı ayrılması gerekmektedir.
Bu pay, madenlere ilişkin Devlet hakkının Hazineye ödenmesi sırasında ruhsat sahibi tarafından maden işletmesinin bulunduğu yer belediyesine ödenecektir. 3213 sayılı
Maden Kanunu’nun 14’üncü maddesi gereğince madenlerin Devlet ve il özel idaresi payı her yıl Haziran ayının son
günü akşamına kadar ruhsat sahibi tarafından ödenmek
zorundadır.
6. İLK KADEME, İLÇE VE BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYELERİNİN PAY AKTARIMLARINI ZAMANINDA
YAPMAMASI
Büyükşehir belediyeleri ve bağlı kuruluşları ile ilçe
ve ilk kademe belediyeleri; tahsil ettikleri vergiler ve benzeri malî yükümlülüklerden birbirlerine ödemeleri gereken
paylar ile su, atık su ve doğalgaz bedellerini zamanında
yatırmadıkları takdirde, ilgili belediye veya bağlı kuruluşun
talebi üzerine söz konusu tutar, İller Bankası tarafından,
yükümlü belediyenin genel bütçe vergi gelirleri payından kesilerek alacaklı belediyenin hesabına aktarılır.
Gecikmeden kaynaklanacak faiz ve benzeri her türlü zararın tazmininden, ilgili ilçe, ilk kademe büyükşehir belediye
başkanı, bağlı kuruluş genel müdürleri ve sayman şahsen
sorumludur.
7. SONUÇ
Ülkemizde 1960’lı yıllardan itibaren gözlenmeye
başlanan hızlı kentleşme neticesinde bazı şehirlerin
çevresinde, ekonomi, ulaşım ve altyapı anlamında
buraların devamı mahiyetinde olan yeni yerleşim alanları
28
Büyükşehir belediyelerinin üstlendikleri fonksiyonları yerine getirebilmesi açısından, devlet bütçesinden ayrılan pay haricinde bazı belediye gelirleri büyükşehir belediyelerine devredilmiş, bazıları ise ilk kademe
ve ilçe belediyeleri ile büyükşehir belediyeleri arasında
paylaştırılmıştır.
Büyükşehir belediyesi ile diğer belediyeler arasında yapılan bu gelir paylaşımı, uygulamada bazı ihtilaflar yaratabilmektedir. Özellikle büyükşehir belediyelerinin, tartışmalı hususlarda gelirleri toplama yetkisini
tek başına kullanma eğiliminde olduğu görülmektedir.
Bütün bu tartışmalara son vermenin yolu, tüm gelirlerin
ilçe belediyeleri tarafından toplanması ve toplanan tutar
üzerinden büyükşehirlere pay verilmesidir. Çünkü gelir
toplamak, vergi ve tahsilât mevzuatının uygulanmasını
gerektirmektedir ve ciddi bir personel miktarı ve birikimi
gerektirmektedir. Büyükşehir belediyelerinin sadece sınırlı bazı gelirleri toplayabilmek için bir gelir birimi oluşturmak durumunda kalması kamu kaynaklarının israfına
yol açan bir uygulamadır. Öte yandan gelir toplanması,
coğrafi sınırlar dâhilinde verginin konusuna giren bir işlemin, rızaen beyan edilmediği durumlarda re’sen tespitini de gerektirmektedir. Bu tespitin, sınırları daha küçük
olan dolayısıyla kontrol edilmesi daha kolay olan ilçe düzeyinde daha etkin yapılabileceği açıktır. Özellikle 6360
sayılı Yasa ile büyükşehir sınırlarının, il coğrafi sınırlarına genişletilmesiyle birlikte, büyükşehir belediyelerinin
vergi ve harç konusu işlemleri tespit edebilme olanakları
daha azalmıştır. Esasında, belediyelerin “öz gelirleri”
şu an itibariyle bünyesinde sayısız sorun barındıran bir
alandır. 1981 yılında kabul edilen 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanunu’nun üzerinden 30 yıldan fazla bir
zaman geçmiştir. Bahse konu Yasa’da yer alan pek çok
gelir kalemi artık anlamını yitirmiş, bazı vergi kalemlerinin konularıyla ilgili olarak özel yasalar çıkmış ve belediyelerin yetkisi büyük ölçüde kalmamış, bazı vergilerin
konusuyla ilgili olarak başka bakanlıklarca daha geniş
çaplı düzenlemeler yapılmıştır.16 Bu nedenle, belediye
gelirlerinin bütün olarak yeniden düzenlenmesi, bu yapılırken de hem etkinlik hem de yetki problemlerine son
verilmesi önemli bir ihtiyaç olarak ortada durmaktadır.
16
Ahmet OZANSOY: “Yol Harcamalarına Katılma Payında
Anayasaya Aykırılık Sorunu”, İdari ve Mali Mevzuat, Aralık
2012, Cilt 13, Sayı 3, s.33.
Aylık; Bilim, Haber, Yorum ve Aktüalite Dergisi
Download

Ocak