Timor Gap Antlaşması
SPRATLY ADALARI UYUŞMAZLIĞI’NIN
ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK UYGUN BİR MODEL: TİMOR
GAP ANTLAŞMASI
Yazar: Ayla YİĞİTEL*
GİRİŞ:
Adalar anlaşmazlıkları stratejik ve jeopolitik konular ile bilenmiş uyuşmazlıklardır. Asya Pasifik bölgesindeki Spratly Adaları
Uyuşmazlığı’nda olduğu gibi, genelde Adalar Sorunu, taraf ülkelerin keşif, işgal, kullanma ve geliştirme gibi adalar üzerindeki tarihsel iddialardan, kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölgesinin
içinde kalması gibi coğrafi iddialardan kaynaklanmaktadır. Bazen
BM Deniz Hukuku’nun bu anlaşmazlıkları çözmekte yetersiz kadığı görülmektedir.
Adalar sorununun yoğunlaştığı konular; adaların stratejik konumları, işaret ettikleri ulusal kimlik, sahip oldukları hidrakarbon
rezervleri ve adalarda yapılan ticari balıkçılıktır. Taraf ülkeler için
önem arz etmekte olan bu sebeplerden dolayı, Spratly Adaları uyuşmazlığı halen çözümlenememiştir. Diplomatik yollar ile çözülemeyen bu uyuşmazlıklar, tarihte silahlı çatışmalara neden olmuş ve
hala da olmaktadır.
Bu bölge, dünyanın en verimli ticari balıkçılık sahalarından
birisidir. Bölgede Çin Halk Cumhuriyeti (buradan itibaren Çin olarak geçecektir), Filipinler ve diğer devletler arasında, münhasır ekonomik bölgelerinde avlanan yabancı balıkçı gemileri nedeniyle çok
sayıda çatışma yaşanmıştır.
*Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Araştırmacı, [email protected]
157
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Çin Jeoloji ve Mineral Kaynakları Bakanlığı’nca, özellikle
Spratly Adaları bölgesinde 17,7 milyar ton petrol ve doğal gaz rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir. Kuveyt’in 13 milyar tonluk
rezervi hatırlandığında, bu bölgedeki ülkelerin adalarla neden bu
kadar ilgili oldukları daha iyi anlaşılabilir.
Spratly Adaları uyuşmazlığında taraf ülkelerden biri olan Çin’in,
adaları enerji güvenliğinin bir parçası olarak gördüğü değerlendirilmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı 2009 yılı tahminlerine göre;
küresel enerji talebi 2007-2030 döneminde yılda %1,5 artacaktır.
Çin’in yıllık petrol talep artış hızı ise; 2007-2035 döneminde %2.32
, %2.15 ve gaz için aynı dönemde %6.09, %5.92 olarak verilmiştir.1 Çin’in petrol ve gaz talebindeki artış, dünya ortalamasından çok
daha hızlı olacaktır.
Çin hızlı sanayileşme sürecinde giderek artan ihtiyaçlarını
karşılamak için daha fazla enerji kaynağına gereksinim duymakta
ve muazzam nüfusu, bu enerji sorununu şiddetlendirmektedir. Çin,
petrol ve gaz kaynaklarını güvenceye almak için hem yurt içi hem
de yurt dışı kaynaklar aramaktadır.2 Deniz altında petrol ve gaz yataklarının olduğu tahmin edilen adalar, bu nedenle Çin hükümeti
için önemli bir cazibeye sahiptir.
Son yıllarda Çin›in deniz gücü, Güney Çin Denizi’nde orantısız bir şekilde büyümektedir. Arazi ve sınır savunmasına odaklanan
Çin, bu stratejisini değiştirerek deniz gücü yeteneklerini önemli ölçüde iyileştirmekte ve 21.yy’ın ortalarında küresel bir deniz gücü
olmayı hedeflemektedir. Çin’in bölgedeki ezici deniz gücünü, bir
1
Kang, By Z. (2009). Analysis on China’s Future Energy Mix and Oil / Gas
Demand Under Low-Carbon Energy Constraints (II) Exploration and Production
Research Institute, Sinopec Corp. (continued page 8, issue 36).
2
Harry LaiSource, H. (2007). China’s Oil Diplomacy: Is It a Global Security Threat? Third World Quarterly ( 28, 3), ss. 519-537.
158
Timor Gap Antlaşması
gün adaların egemenlik sorununu gidermek için kullanmak isteyebileceği olasılığı taraf olan diğer ülkeleri endişelendirmektedir.
ASEAN (Güneydoğu Asya Ulusları Birliği), bölgedeki eşit
olmayan güç dağılımını azaltmak için egemenlik sorununu bir kenara koyarak bunun yerine, taraf ülkeler arasında güven inşa etme
ve çatışma yönetimi konularına odaklanmıştır.
Makalede bulunan çok taraflı ve karmaşık adalar uyuşmazlıklarının daha iyi anlaşılabilmesi için Deniz Hukuku’nda yer alan bazı
kavramların tanımlaması EK’te yapılmıştır. Spratly Adaları’nın
özellikleri incelenmiş, adaların bölgeye ve uyuşmazlığa taraf ülkeler açısından ne anlam ifade ettiği belirtilmiştir. Taraf ülkelerin
uyuşmazlık konusundaki egemenlik iddiaları incelenmiştir. Sorunun çözümüne yönelik bir model teşkil etmesi açısından, daha önce
imzalanmış antlaşmalardan olan «Timor Gap Antlaşması» araştırılmış ve Adalar sorununun çözümünde bu modelin uygulanılabilirliği
tartışılmıştır. Bu incelemelerden sonra uyuşmazlık hakkında değerlendirme yapılmış, uyuşmazlığın bölge güvenliğine olası etkileri
üzerinde durulmuştur.
SPRATLY ADALARI UYUŞMAZLIĞI
Deniz Hukuku’nda yer alan bazı kavramların tanımlaması,
Spratly Adaları’nın isimleri ve sorunun kronolojik olarak tarihsel
gelişimi ayrıntılı olarak EK’te sunulmuştur.
Adaların Özellikleri ve Stratejik Önemi:
Toplam 400’den fazla ada, adacık, kayalık, atol, resif, kumul
gibi farklı coğrafi oluşumdan meydana gelen Spratly Adaları, yaklaşık 180 bin km2’lik bir alana dağılmıştır. Bunun yanı sıra adaların
toplam yüzölçümü 5 km2’den azdır.3
3
Joyner, Christopher C. (-, s.57). The Spratly Islands Dispute in the South China
159
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Adaların bulunduğu Güney Çin Denizi; ekonomik ve ticari açıdan Asya Kaplanları, Japonya, ASEAN ülkeleri ve Çin’in de yer
aldığı dünyanın en canlı bölgelerinin başında gelmektedir. Bölgede
yer alan Singapur ve Malakka Boğazları dünyanın en meşgul boğazları arasında yer almaktadır.4 Dünya petrolünün %50›ye yakını
ve (Asya pazarlarına sevk edilen) dünyanın sıvı doğal gaz (LNG)
ticaretinin üçte ikisi Malakka Boğazı’ndan geçmektedir. Japonya
petrolünün yaklaşık %80›i de bu boğaz yoluyla sevk edilmekte ve
bölgenin LNG ithalatı, Güneydoğu Asya ticaret rotaları üzerinden
gerçekleştirilmektedir.5
Güneydoğu Asya’daki iletişim ağının çok önemli bir kısmı
Güney ve Doğu Çin Denizi’nin altından geçmekte ve bu iletişim
kabloları bölgede; ABD, Japonya ve diğer donanma sahibi devletlerin iletişimleri için stratejik bir önem arz etmektedir.6
Spratly Adaları’nın somut değeri, petrol ve gaz yataklarının
yüksek potansiyellerinin keşfedildiği 1960’ların sonuna kadar, sadece balıkçı kaynaklarıyla sınırlı olmuştur. 1968’de ise bölgede
petrol olduğu keşfedilmiştir. Çin Jeoloji ve Mineral Kaynakları
Bakanlığı’na göre, özellikle Spratly Adaları bölgesinde 17,7 milyar ton petrol ve doğal gaz rezervi bulunduğu tahmin edilmektedir.
Kuveyt’in 13 milyar tonluk rezervi hatırlandığında adaların önemi
daha iyi anlaşılmaktadır.7 Ayrıca bölge, dünyanın en verimli ticari
Sea: Problems, Policies, and Prospects for Diplomatic Accommodation.
4
Joyner, a.g.m, s.55.
5
Karim, Z. (2007, s.37). The strategic significance of the straits of Malacca. Australian Defence Force Journal.
6
Emmers, R. (2010). The Changing Power Distribution in the South China Sea:
Implications For Conflict Management And Avoidance. Political Science. ss. 118131
7
Marlay, R. (1997). China, the Philippines, and the Spratly Islands. Asian Affairs:
An American Review. 23(4): ss.195–210.
160
Timor Gap Antlaşması
balıkçılık sahalarından birisidir. Dünyadaki nüfusun hızla artması
ve buna karşılık balık stoklarının azalması bölgenin önemini gittikçe arttırmaktadır.8 Tüm bu özellikleri ile önem arz eden Güney
Çin Denizi›nde egemen olunacak her bir coğrafi oluşum, bölgede
etkinliği arttırabilmede etkin bir araç işlevi görecektir. Birleşmiş
Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS)’ne göre; bir devlet,
bir ada üzerinde toprak egemenliğine sahipse adanın başlangıcından
12 deniz miline kadar uzanan bölümünü kendi karasuları olarak ilan
edebilir. Devletin ada üzerinde olan egemenliği; ülkenin karasuları
üstündeki hava sahasını, altındaki deniz tabanını ve sularının toprakaltını uzatır. Buna ek olarak bir ada üzerinde toprak egemenliğine
sahip olan devlet, adanın başlangıcından 200 deniz miline kadar
uzanan kısmını münhasır ekonomik bölge ilan edebilir. Münhasır
ekonomik bölge içinde egemenlik gösteren devlet; su, deniz yatağı
ve toprak altında bulunan doğal kaynaklar üzerinde de egemenlik
haklarına sahip olur. Bu hükümler bölgenin stratejik konumu ve potansiyel petrol kaynaklarıyla birleştiğinde; şüphesiz, taraf ülkelerin
Spratly Adaları üzerinde egemenlik kazanma arzuları artmaktadır.9
Tartışmalı adalara sahip olmak kadar buraları karşı tarafa bırakmamak da önem kazanmaktadır. Bu ise, çözümsüzlüğün (status
quo) devam ettirilmesi anlamına gelir. Nitekim Tablo-10’da belirtildiği üzere; Çin, dokuz adayı; Tayvan, sadece en büyük ada olan
Taiping Dao›yu; Vietnam, yirmi bir adayı; Malezya, üç adayı; Filipinler, sekiz adayı ve Brunei ise bir adayı (Louisiana Resifi) denetiminde tutmaktadır. Tarafların çeşitli dönemlerde işgal etmiş olduğu
bu adalarda askeri kuvvet konuşlandırmış oldukları görülmektedir.
8
Senese, Paul D. (2005). Chinese Acquisition of the Spratly Archipelago and Its
Implications for the Future. Conflict Management and Peace Science. ss.79-94.
9
Lian A. M. (1998, s.1). The Timor Gap Treaty as a Model for Joint Development
in the Spratly Islands. American University International Law Review. Volume 13,
Issue 3 Article 4.
161
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Tablo – 10. Spratly Adaları›nda Tarafların Genel İşgal Durumu.
ÜLKE
İŞGAL DURUMU VE NİTELİĞİ
Çin
8-9 ada (askeri kuvvet konuşlandırılmış),
Tayvan
En büyük ada olan Itu Aba (Taiping Dao)’da 600 kadar askeri var;
bir liman ve uçak pisti inşa etmiş,
Malezya
3 ada (asker konuşlandırılmış),
Filipinler
8 ada (asker konuşlandırılmış),
Vietnam
21 ada (asker konuşlandırılmış),
Brunei
Sadece Louisiana Resifi.
Tarafların Uyuşmazlığa Yaklaşımları:
Çin, Tayvan, Vietnam, Filipinler, Malezya ve Brunei ülkelerinden her birinin Spratly Adaları’nın tümü veya bir parçası üzerinde birbiriyle örtüşen toprak egemenliği iddiaları bulunmaktadır.
Taraf ülkelerin her biri iddialarını desteklemek için; keşif, tarihsel kanıt, uluslararası hukuk ilkelerine dayanan argümanlar, işgal,
BMDHS hükümleri gibi unsurlar arasında değişim gösteren çeşitli
materyaller öne sürmektedirler. Taraf ülkelerin hak iddia ettikleri
deniz alanları Harita – 8’de gösterilmiştir.
Çin, Tayvan ve Vietnam, iddialarını tarihsel tezlere dayandırırken; egemenlik iddiaları bazı oluşumlarla sınırlı kalan Brunei,
Filipinler ve Malezya ise savlarını Uluslararası Deniz Hukuku
Sözleşmeleri›yle desteklemektedir. Devletler, söz konusu oluşumların kıta sahanlıkları ve münhasır ekonomik bölgeleri üzerinde
bulunmasının egemenlikleri için yeterli olduğunu düşünmektedirler. Nitekim bu devletler; Çin, Tayvan ve Vietnam gibi iddialarını,
adaların tarihsel olarak da kendilerine ait olduğunu belirterek tamamlamaktadırlar. Ancak bu devletlerin Çin, Tayvan ve Vietnam
162
Timor Gap Antlaşması
Harita – 8. Güney Çin Denizindeki Tarafların Hak İddiaları
kadar kuvvetli kanıtları yoktur. Genel olarak uyuşmazlık tezleri
Tablo–11 ile gösterilmiştir.
Çin’in Yaklaşımı:
Çin’in adalar üzerindeki egemenlik iddialarını dört ana başlıkta
toplamak mümkündür:
Çeşitli Tarihsel Kanıtlar:
Çin, tarihsel kanıtlarını M.Ö. 2.yy›a kadar götürmektedir.10 Uzun
yıllar süren seyrüsefer sonunda Xisha (Paracel) ve Nansha (Spratly)
10
Lian, a.g.m.
163
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Adaları’nın keşfedildiğini söyleyerek adaların bu yolla ülke toprakTablo – 11. Spratly Adaları Uyuşmazlığında Tarafların Tezleri.
ÜLKE
İDDİA
KAPSAM
Çin Halk
Cumhuriyeti
Tarihsel (Keşif, işgal, kullanma ve
geliştirme)
Tüm adalar
Tayvan
Tarihsel (Keşif, kullanma ve geliştirme)
Tüm adalar
Vietnam
Tarihsel (İşgal)
Tüm adalar
Brunei
Coğrafi (İlgili resifin münhasır ekonomik
bölgesini belirleyen düz çizgi içinde
kalması)
Filipinler
Tarihsel (Keşif)
Malezya
Coğrafi (Kıta sahanlığı üzerinde)
Louisiana Resifi
60 adacık
3 adacık ve
4 kayalık grubu
larına katılmış olduğunu ileri sürmektedir.11 Çin tarihsel kanıtlarını; İkinci Dünya Savaşı öncesinde Japonya tarafından işgal edilen
Spratly Adaları›ndan, savaş sonrasında imzalanan San Fransisco
Barış Antlaşması ile feragat edilmesiyle adaların tekrar kendisine
dönmüş olduğunu ima ederek tamamlamaktadır.12 Kısacası Çin, ilk
egemenliği fiili işgal ile kazandığını ve bundan sonra yurttaşlarının
çeşitli amaçlarla bu adaları kullandığını, hükümetin de bunu destekleyecek adımlar attığını belirtmektedir. Dikkat çeken en önemli
11
SAEMK. (Stratejik Araştırma ve Etüd Millî Kom.), (1999, ss. 8-11). Devletlerarası İlişkilerde egemenliği Tartışmalı Adalar Sorunu. ss. 1-50.
12
II Dünya Savaşı’nın ardından Müttefik Kuvvetler ile Japonya arasında 8 Eylül
1951’de San Fransisco’da imzalanmış ve 28 Nisan 1952 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Antlaşmayla II. Dünya Savaşı resmen sona ermiştir. Antlaşmanın
2. Maddesine göre Japonya; Kore, Tayvan, Hong kong, Kuril Adaları, Parasel ve
Spratly Adaları, Antarktika ve Sahalin Adaları’ndaki haklarından feragat etmektedir.
164
Timor Gap Antlaşması
nokta, özellikle çeşitli dönemlerdeki haritalara atıf yapılması ve bu
haritalara o dönemlerde itiraz edilmediğinin vurgulanmasıdır.
Vietnam’ın daha önce adaların Çin’e ait olduğunu kabul etmiş olması:
Çin’e göre Vietnam, Eylül 1975’e kadar Spratly Adaları’ndaki
Çin varlığını kabul etmiş; hatta Çin›i desteklemiştir. Bu tarihten
sonra, adalar üzerinde egemenlik iddia etmeye başlamıştır. Vietnam ise bu tutum değişikliğini kabul etmekte ve önceki tutumunun
nedenini; o dönemdeki durum gereği, bölgesel (SSCB) ve küresel
(ABD) tehditlere karşı Çin’e dayanmak ve ona karşı çıkmamak zorunluluğunun oluşturduğunu belirtmektedir.13
Çin’nin egemenliğinin uluslararası kamuoyunca da kabul edilmiş olması:
Bölgedeki Fransız sömürge yönetiminin 1938’de Parasel
Adaları’na girmesi üzerine Japonyanın buna itiraz etmesi ve Japon Dışişleri Bakanlığı’nın söz konusu adaları Çin’in toprağı
olarak tanıdıklarını açıklaması; 1951’de toplanan San Fransisco
Konferansı’nda, Konferansa katılan Sovyetler Birliği heyeti başkanı Andrei Gromyko’nun bahsedilen adaların Çin’in toprakları olduğunu belirtmesi Çin›in bu hususda öne sürmüş olduğu kanıtlarıdır.
Vietnam’ın bazı tarihsel metinlere dayanarak hak iddia ettiği adaların Spratly Adaları olmadığı:
Çin, kendi tarihsel ve coğrafi iddialarının yanı sıra karşı tarafın
en fazla önem verdiği tarihsel metinleri çürütmeye de büyük önem
vermektedir. Çin, Vietnam’ın en eski metinler addederek kanıt olarak sunduğu 17.yy’a ait harita ve buna bağlı olarak 18.yy’da yazılan
13
SAEMK, a.g.e., ss.11-15.
165
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
kitapta adı geçmekte olan adaların Spratly Adaları olmadığı iddiasını savunmaktadır.14
Tayvan’ın Yaklaşımı:
Tayvan’ın Spratly Adaları iddiası, aslında Çin ile aynı olup
iddia, adaların tarihi keşfi ve kullanımına dayanmaktadır. Ayrıca,
1939 yılında Japonya’nın; Hainan, Paracel ve Spratly Adaları’nı
işgalinin ardından Japonya, Spratly Adaları’nı Tayvan’ın yetkisine
vermiştir.15 Tayvan, 1946 yılında Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı
sonunda geri çekilmesinin ardından, Itu Aba’da bir garnizon kurmak için çalışmıştır. Fakat Çin, 1950 yılında Hainan Adası›nı devraldığında Tayvan’ı geri çekilmesi için zorlamıştır. 1956 yılında
tekrar Itu Aba’yı işgal eden Tayland ise, bu tarihten yana işgalini
sürdürmektedir.16
Vietnam’ın Yaklaşımı:
Vietnam, kendisi için hem ekonomik (petrol) hem de askeri
güvenlik (stratejik konum) açısından büyük önem taşıyan Spratly
Adaları üzerindeki egemenlik iddialarını 1975 yılında; çeşitli yönetsel kararlar, Fransız ve Vietnamlı yetkililerin açıklamaları, Nisan
1975’te Vietnam ordusu tarafından yapılan işgal ile beş harita, on üç
fermanın da aralarında bulunduğu 19 belgeden meydana gelen bir
metin ile açıklamıştır.17
1956 yazında Güney Vietnam Hükümeti, Spratly Adaları›ndan
14
SAEMK, a.g.e., ss.17-19.
15
Xavier, F. (1999). International law and the dispute over the Spratly Islands:
Whither UNCLOS? Contemporary Southeast Asia, 21(3), ss. 386-404. Retrieved
January 11, 2012, from ABI/INFORM Global. (Document ID: 47542092).
16
Lian, a.g.m.
17
SAEMK, a.g.e., s.33.
166
Timor Gap Antlaşması
bazılarına donanma birlikleri göndermiş; bu birlikler de çıktıkları
adalara bayrak ve benzeri egemenlik işaretleri asmıştır. Çin tarafindan anında itiraz edilen bu olaydan sonra 1973 yılına kadar hiçbir gelişme olmamış, egemenliği kabul edilmiş ve desteklenmiştir.
Eylül 1973›te Güney Vietnam Hükümeti, 1969 BM Raporu üzerine bölgede petrol arama çalışmaları yürüten bir şirketin isteğiyle
yönetsel bir karar alarak Spratly Adaları›nı eyaletine bağlamıştır. Bu karara Çin sert tepki göstermiş; sıcak çatışma yaşanmıştır.
Vietnam’ın BM Güvenlik Konseyi’ne başvurusu, Çin›in konseyde
daimi üye olması nedeniyle sonuç vermemiştir.
Vietnam, Vietnam Savaşı’nın sona ermesinden iki yıl sonra karasularının Spratly Adaları’nı içerdiğini ilk kez resmi olarak açıklamış ve 200 deniz millik münhasır ekonomik bölgesini ilan etmiştir.18
Vietnam, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında Güney
Çin Denizi’ne doğru büyüyerek tekrar bir tehdit olmaya başlayan
Çin’e karşı, bölgesel bir ekonomik örgütlenme olan ASEAN’a yakınlaşmıştır. Özellikle ASEAN›a katıldığı 1995’ten bu yana Vietnam da sorunun tüm tarafların katılacağı, Spratly ve Paracel Adaları
Uyuşmazlıkları›nın masaya yatırılacağı çok taraflı görüşmelerle
çözülmesi fikrini benimsemekte, sorunun uluslararasılaştırılmasını
istemektedir.
Son tahlilde, iki ülke arasında temel olarak 1975›te Vietnam›ın
egemenlik iddiaları yayınlaması ile başlayan ve 1978›de aralarındaki diplomatik ilişkinin kesilmesi ile iyice tırmanan sorun, Ekim
1993›te yapılan kara-deniz sınırı sorunlarında kuvvet kullanmama
konusundaki anlaşmaya rağmen hala sürmektedir. Problem, 1995›te
Vietnam›ın ASEAN›a üye olması ile de farklı bir boyut kazanmıştır.
18
SAEMK, a.g.e., s.35.
167
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Malezya’nın Yaklaşımı:
Malezya’nın iddialarının temelinde BMDHS’de yer alan “Kıta
Sahanlığı Prensibi” bulunmaktadır. 1982 BMDHS; uluslararası
hukuk kurallarının temsili olması ve okyanus yönetiminin hemen
her yönünü düzenlemesine rağmen deniz sınırlarının belirlenmesinde kendine has ana esaslar sağlamakta başarısız olması yüzünden Spratly Adaları Anlaşmazlığı’nda az bir etki göstermektedir.
BMDHS, sadece kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölgeyi
içeren sınır anlaşmazlıklarının çözümüne yönelik adil bir çözüm
elde etmek için, uluslararası hukuk temelinde anlaşmaya ve Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nün 38’inci maddesine atıfta bulunarak
anlaşmazlığın karara bağlanması yönünde yol göstericilik yapmaktadır.19
Malezya, kıta sahanlığı içinde yer aldığını iddia ettiği; Swallow (1983), Ardasier, Mariveles (1986) ve Dallas (1987) Resiflerini işgal etmiştir. Ülke, Spratly Adaları›ndan başka on iki tane ada
üzerinde de egemenlik iddia etmektedir; ancak bu iddiasının yasal
uygunluğuna dair şüpheler sürmektedir.20
Malezya’nın iddiaları birkaç nedenden dolayı güçlü değildir. Birincisi; Malezya’nın BMDHS’yi yanlış yorumlamasıdır.
BMDHS; kıyı devletlerine kıta sahanlığı içindeki kaynakları kontrol etme hakkı verirken; hiçbir kıyı devletine kıta sahanlığında
bulunan adalar üzerinde egemenlik hakkı vermemektedir. İkincisi;
Malezya’nın 1979 yılında öne sürmüş olduğu keşif ve işgal iddiasıdır. Bu iddia Çin, Tayvan ve Vietnam ile karşılaştırıldığında oldukça
yenidir. Son iddiası ise; Malezya’nın egemenliğini istediği yapıları,
diğer devletlerin kontrol etmesidir (Amboyna Key’ini, aynı zaman19
Lian, a.g.m.
20
Joyner, a.g.m, s.63.
168
Timor Gap Antlaşması
da Vietnam; Commodore Resifi’ni Filipinler; Louisiana Resifi’ni,
Brune’i iddia etmektedir). Ancak Malezya, 1980’lerden bu yana işgal ettiği dört resifte daha fazla yasal dayanağa sahiptir.21
Filipinler’in Yaklaşımı:
Tarihsel süreçte ön plana çıkmayan Filipinler (tıpkı Malezya’nın
yaptığı gibi); BMDHS’ye, bu bağlamda kıta sahanlığı ve münhasır
ekonomik bölge argümanlarına sıkı sıkıya sarılmış durumdadır.
Filipinler 1968’den itibaren iddialarını daha ciddi bir şekilde
yinelemeye ve üç adada da askeri birlik konuşlandırmaya başlamıştır. Buna ek olaraksa, 11 Mart 1976’da Palawan’da (Spratly bölgesi
içinde) Filipinler’in toplam petrol tüketiminin % 15’ini karşılamakta olan bir petrol alanı bulmuştur.
Mart 2005›te Vietnam ve Filipinler; devlet petrol şirketleri tarafından oluşturulan Ortak Deniz Sismik Taahhütnamesi’ni (JMSU)
imzalamışlardır. Bu anlaşma; taraf devletler tarafından değil, ulusal
petrol şirketleri tarafından imzalanmış olup Spratly Adaları bölgesinde petrol öncesi keşif araştırmalarının yapılması konusunda ticari bir anlaşma olması yönünden olumlu karşılanmıştır. Anlaşmaya
hiçbir Tayvanlı şirket katılmamış olmakla birlikte 30 Haziran 2008
tarihinde sona eren anlaşmanın uzatılıp uzatılmayacağı ise muallakta kalmıştır. Nitekim Filipin muhalefeti, son yıllarda JMSU’yu hükümetin Güney Çin Denizi’ndeki iddialarına zarar vermesi ve anayasayı ihlalin bir göstergesi olarak görmesi sebebiyle eleştirmiştir.22
ASEAN Faktörü ve Uyuşmazlığın Değerlendirilmesi:
Esasen 1967’de bölgesel barışı ve istikrarı geliştirmek amacıyla
kurulan ASEAN’ın bu dönemde aktifleşmeye başlamasıyla bölge
21
Lian, a.g.m.
22
Emmers, a.g.m.
169
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
içi dengeler değişmiş ve Spratly Adaları uyuşmazlığı da bu yeni
dengelerin en önemli uygulama alanlarından biri haline gelmiştir.
ASEAN üye ülkelerinin birçoğu Çin’in; uzun menzilli uçak,
havada yakıt ikmali yetenekleri ve tespit edilmesi zor denizaltı
gibi modern teknolojileri elde etme çabalarından endişe duymaktadırlar. Buna karşılık, kendi komuta ve kontrol yeteneklerini geliştirmek anlamında, Güney Çin Denizi etrafında bölgesel bir silahlanma yarışı potansiyeli yaratacak olan kısıtlı ama önemli askeri
modernizasyon adımları atmaya başladıkları da görülmektedir. Diğer taraftan ise adalar üzerinde kendini gösteren anlaşmazlıkların
barışçıl çözümleri kolaylaştırabilmek için Güney Çin Denizi’ndeki
ülkeleri çok taraflı diyalog ve güven artırıcı önlemlere teşvik ettiği
değerlendirilmektedir. En önemli örnekler arasında ASEAN Bölgesel Forumu (ASEAN Regional Forum – ARF), Asya Pasifik’te
Güvenlik İş Birliği Konseyi (Council for Security Cooperation in
the Asia Pacific-CSCAP) ve Güney Çin Denizi Potansiyel Çatışma Yönetimi çalışmaları yer almaktadır. Daha olumlu bir ilerleme
ise, bölgede çatışma önleme ve stratejik iş birliği teşvik amacı ile
4 Kasım 2002 tarihinde Phnom Penh Zirvesi›nde; ASEAN ve on
üye devlet tarafından Güney Çin Denizi’nde Tarafların Davranışları Deklarasyonu’nun imzalanmasıdır. Beyan kuralları yasal olarak
bağlayıcı değildir; sadece siyasi bir ifadedir. Yine de bu, önemli bir
değişim işareti olarak değerlendirilmektedir.23
Çin 2010 Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde, Asya Pasifik
bölgesinin genel olarak güvenlik açısından istikrarlı olduğu belirtilerek Asya’da önceliğin ekonomik düzelme olduğu, bu kapsamda Asyalı ülkelerin ekonomik küreselleşme ve bölgesel istikrara
yoğunlaştıkları ifade edilmektedir. Bu kapsamda bölge içinde ve
23 Aggarwal
Vinod K., Koo Min Gyo (2005, s.18). Asia’s New Institutional Architecture: Managing Trade and Security Relations in a Post-September 11 World.
Berkeley APEC Study Center, University of California at Berkeley, California.
170
Timor Gap Antlaşması
dışında çok taraflı ya da karşılıklı işbirliğinin arttığına dikkat çekilerek bölgesel ekonomik ve güvenlik mekanizmalarının geliştiği
vurgulanmaktadır. Şangay İş Birliği Örgütü, ASEAN ve APEC gibi
örgütler bu süreçte öne çıkan bölgesel örgütler sayılmaktadır. Çin,
ASEAN Regional Forum (ARF) kapsamında çok taraflı güvenlik
toplantılarına aktif olarak katılmaktadır. Bu kapsamda ASEAN Plus
One (Çin) ve ASEAN Plus Three (Çin, Japonya ve Kuzey Kore)
toplantılarında da yer almaktadır.
ASEAN ile arasındaki en önemli gelişme, 2010 yılının başından
itibaren ASEAN-Çin Serbest Ticaret Bölgesi’nin hayata geçirilmesidir. Bu bölge 1 milyar 900 milyonluk bir nüfusu kapsamaktadır.
Anlaşmayla Çin ile ASEAN’ın altı kurucu üyesi olan Endonezya,
Malezya, Tayland, Filipinler, Singapur ve Brunei arasında ticarette
malların yüzde 90’ından fazlasında sıfır gümrük vergisi uygulanmaktadır. Dört yeni üye olan Myanmar, Kamboçya, Laos ve Vietnam da 2015 yılında bu uygulamaya dahil olacaktır. Çin, Serbest
Ticaret Antlaşması›yla tarife oranlarını %9.8’den % 0.1’e düşürürken ASEAN’ın altı kurucu üyesi ise bu oranı %12.8’den %0.6’ya
düşürmüştür.24 ASEAN sadece bir ay gibi kısa bir sürede, Çin’in
en büyük ticaretini gerçekleştirdiği Japonya ve Avrupa ülkelerini de
geride bırakarak bir numaraya yükselmiş ve Çin’in en büyük ticari
ortağı olma konumuna erişmiştir.
Bölgede yaşanan bu gelişmelerle özellikle dört yeni üye olan
Myanmar, Kamboçya, Laos ve Vietnam’ın da Serbet Ticaret
Bölgesi’ne katılmasıyla bölgede karşılıklı ekonomik bağımlılığın
daha da arttırılacağı ve bu gelişmelerin adalar anlaşmazlıklarının
çözümünde olumlu etki edebileceği değerlendirilmektedir.
24
Xu Rui, 7 Haziran 2011 tarihinde <http://www.asean-china-center.org/
english/2011-06/07/c_ 13915121.htm > adresinden alınmıştır.
171
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Güney Çin Denizi’ndeki Değişen Güç Dengelerinin ve Uyuşmazlığın Değerlendirilmesi:
Spratlı Adalar sorununda bölgede çok fazla coğrafi oluşumun (ada, adacık, kayalık, resif, kumul vs.) bulunması ve bölgenin bütününün tartışmalı olması nedeniyle bu yerlerde aşamalı
işgal politikaları uygulanmış ve bölgedeki coğrafi oluşumlar adeta
kapanın elinde kalmıştır. Her ne kadar bölgedeki petrol kaynakları
konusunda iyimser tahminler önemini yitirmiş olsa da bölgede yer
alan ve kimsenin denetiminde olmayan adaların ortak işletilmesi
önerileri artış göstermektedir. Buna bağlı olarak ise, taraf devletler işgallerini sürdürmeye devam etmektedir. Kaldı ki başta olmak
üzere tarafların amacının, askeri açıdan iyice kuvvetlenene kadar
durumu idare ederek bu arada da denetimine olabildiğince çok adayı alabilmek olduğu şeklindeki görüşler göz önünde tutulsada ortak
işletme önerilerinin farklı bir boyut kazanmış olduğu yadsınamaz
bir gerçekliği oluşturmaktadır. Zira bu tür önerilerin benimsenmesi durumunda, tarafların denetiminde/işgalinde bulunan adalar,
bu bağlamda ele alınamayabilecek ve en azından de facto olarak
o ülkelerin toprağı sayılabileceklerdir. Yani ortak işletme; ancak
herhangi bir tarafın işgal etmediği oluşumlarla sınırlı tutulmuş olacaktır. Bu da tarafların aralıklarla ve adeta aşama aşama başvurduğu
işgal politikasını açıklar niteliktedir.
Grafik–11’de görüldüğü üzere, Çin’in 1990-2012 yılları arasındaki petrol üretim ve tüketimi değerlerine baktığımızda gün geçtikçe enerji ihtiyacının arttığı görülmektedir. Çin; hızlı sanayileşme
sürecinde giderek artan ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla
enerji kaynağına gereksinim duymakta; bunun yanı sıra muazzam
nüfusu ise enerji sorununu şiddetlendirmektedir.
172
Timor Gap Antlaşması
Grafik – 11. Çin’in Petrol Üretim ve Tüketimi, 1990-2012
Kaynak: EIA-Nisan 2011 (http://www.eia.gov/countries/cab)
Çin’in daha fazla hidrokarbon kaynağı bulmaya ihtiyacı vardır.
Bu nedenle deniz altında petrol ve gaz yatakları olduğu tahmin edilen
Spratly Takımadaları, hükümeti için önemli bir cazibe merkezidir.
Ayrıca adaların (deniz ticaret hatlarının güvenliği için stratejik
bir öneme sahip olduğunu gördüğünden bölgeyi, enerji güvenliğinin
bir parçası olarak da değerlendirmektedir.
Taraf devletler arasında Çin, şüphesiz en büyük askeri güce sahip
ülkedir. Deniz gücü, Güney Çin Denizi›ndeki ülkelere göre orantısız
bir şekilde büyümektedir. 1980›li yıllarda ülke; bütçe kısıtlamasından muzdarip ve süresi dolmuş teçhizat kullanırken 1990’lardan bu
yana Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri, lojistik zenginliğini genişletmekte ve silahlı kuvvetlerini modernize etmektedir.
Arazi ve sınır savunmasına odaklanan Çin, bunu değiştirerek deniz
gücü yeteneklerini önemli ölçüde iyileştirmektedir. Kara kuvvetlerinin askeri gücü azaltılırken donanma gücü arttırılmaktadır. Çin;
yeni silah sistemleri tedarik etmiş, silahlı kuvvetlerini yeniden yapılandırmış, Rus destroyer ve denizaltıları satın almış ve Güney Denizi Filosu (SSF)’nun amfibi yeteneklerini geliştirmiştir.25 Çin Halk
Kurtuluş Ordusu 21.yy’ın ortalarında küresel bir deniz gücü olmayı
25
Emmers, a.g.m.
173
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
hedeflemektedir.26 Ayrıca Güney Çin Denizi’ndeki adalar ve resifler
üzerindeki kontrol kapasitesini de geliştirmektedir. Mischief Reef
dahil olmak üzere adacıklar üzerindeki tesisleri, uçaksavar ve deniz
toplarının yanı sıra helikopter iniş pistleri ile güçlendirmektedir.
Çin, Fiery Cross Resifi’nde kendisine erken uyarı imkan ve yeteneği sağlayan J-17C radar sistemine sahiptir.27 Çin Halk Kurtuluş
Ordusu aynı zamanda Sanya Hainan Adası yakınlarında Çin’in stratejik varlığı ve kapasitesini önemli ölçüde artıracak olan nükleer
denizaltı inşa etmektedir.28
Taraf ülkeler, Güney Çin Denizi içinde güç dağılımındaki bu
hızlı değişim ve Çin’in bölgedeki ezici deniz gücünü bir gün egemenlik sorununu gidermek için kullanmak istemesi olasılığı nedeniyle endişe içindedirler. Güneydoğu Asya’da taraf ülkelerden en
güçlüsü Vietnam bile, Çin ile rekabet edebilecek askeri kapasiteye
sahip değildir.
Hurrell; “Eşit olmayan güç, bazı kollektif otoriteler tarafından
kontrol altına alınmazsa sonrasında bu gücün olası siyasi sonuçları
göz ardı edilemez; bu durum, savaş ve çatışmaya kaçınılmaz şekilde yol açmaktan değil; güç patolojisinin, yasal ve normatif düzenin
yapısı ile işleyişini etkileme eğiliminde olmasından kaynaklanır.”
şeklinde orantısız gücün olası negatif etkilerinden bahsetmektedir.29
ASEAN çatışmaların önlenmesi ve yönetimi modeli uygulaya26
20 Ağustos 2011 tarihinde, <http://www.sinodefence.com/navy/default.asp>
adresinden alınmıştır.
27
Wiencek, David G. (2002, s.62). Cooperative monitoring in the South China Sea:
satellite imagery, confidence-building measures, and the Spratly Islands disputes.
28
<http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/asia/china / 1917167 / Chinese nuclear - sub marine-base.html> adresinden alınmıştır.
29
Hurrell, A. (2007, s.31). On Global Order: Power, Values, and the Constitution of
International Society. Oxford: Oxford University Press.
174
Timor Gap Antlaşması
rak Güney Çin Denizi’nde eşit olmayan güç dağılımını azaltmak
için çabalamaktadır. Bunun için, egemenlik sorununu bir kenara koyarak bunun yerine, güven inşa etme ve çatışma yönetimi
konularına odaklanmıştır.30
1976’da uyarlanmış ASEAN çatışma yönetimi modelinin özü
olan TAC (Treaty of Amity and Cooperation) modeli birliğe, norm
tabanlı ve gayrı resmi diplomasi ile bölge devletleri arası ilişkileri
düzenleme; bununla birlikte mevcut ya da potansiyel anlaşmazlıkları yönetme imkanı sağlamaktadır. Bu modelin başarılarının göstergesi ise, 2002 yılında imzalanan “Güney Çin Denizi’nde Tarafların
Davranışları Deklarasyonu”nun içeriğinde yer alan; güç kullanma
tehdidi ve güç kullanımının yasaklanması, kendine hakim olma
egzersizi, uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümlenmesi, güven artırıcı önlemlerin benimsenmesi, iş birliği, danışma
ve uluslararası hava-deniz navigasyon özgürlüğü prensiplerinin
bulunmasıdır. Bu, Güney Çin Denizi›ndeki savaş veya askeri bir
çatışma tehdidinin azaltılması anlamına gelmektedir. Böyle bir iş
birliği; bölgedeki barış, ortaklık ve istikrar için ortam yaratma, güven inşa etme ve ASEAN ile arasında karşılıklı anlayışın geliştirilebilmesi açısından büyük öneme sahiptir. Ancak deklerasyonda yer
alan ilkelerin uygulanması, tarafların iyi niyet ve çabalarıyla doğru
orantılıdır.31
Ortak yönetim programı için mutabakatın aşama aşama gelişmesi gerekir. Çatışma çözümleme bir bitiş noktası değildir. Aksine,
çatışma çözümleme bir sürece yayılır ve ilerleme sağlamak için yapılacak özel nitelikli kararlar gerektirir. Çatışma yönetimi bu sü30
Emmers, a.g.m.
31
T. Nguyen Hong (2003). The 2002 Declaration on the Conduct of Parties in
the South China Sea: A Note. Ocean Development & International Law. 34/ss.
279–285.
175
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
reçte kritik öneme sahiptir; küçük sürtüşmeler veya olaylar, güven
inşa sürecinde büyük anlaşmazlıklar ya da ciddi aksamalara neden
olmamaları için kontrol edilmelidir.32 Model, 1995 Mischief Resifi
Çatışması’ndan 2000’li yılların ortalarına kadar bölgedeki tansiyonu düşürmesi ve 2002 Deklerasyonu ile başarılı addedilmiş olsa
bile, 2006 yılından bu yana Çin’in iddialarında kararlılığını arttırdığı görüldüğünden yeterlilik arz etmediği şeklinde değerlendirilmektedir.
Durum dinamik ve kırılgan olmaya devam etmektedir. Bu şartlar
ortak kalkınma planı içeren, ortak yönetim rejimi etrafında kurulmuş ve yapılandırılmış güçlü, çok taraflı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Böyle derin bir düzenlemenin olmaması ise,
(ezici gücün zayıf tarafların ekonomik koşullarını değiştirmesiyle)
zayıf ülkeleri kırılgan bir durumun ortasında bırakabilir. Dahası, geniş kurumsal yapı ve mekanizmalardan yoksun ortak bir kalkınma
planı, Güney Çin Denizi›nde eşit olmayan güç dağılımı ışığı altında
Çin’in toprak iddialarını teyit eder. Diğer taraftan, Güneydoğu Asya’daki taraf ülkeler de sadece Pekin ile egemenlik iddialarının çakıştığı alanlarda keşif sürecine dahil olacaktır. Bu nedenle ortak bir
arama ve geliştirme planı, tarafların mevcut toprak taleplerini donduran ve bölge devletleri arasındaki ilişkileri düzenleyen, mevcut
veya olası anlaşmazlıkları yöneten bağlayıcı bir anlaşma şeklinde
olmalıdır.
Timor GAP Antlaşması Açısından Değerlendirme:
Bir Spratly Kaynak Geliştirme Kurumu, Güney Çin Denizi’nde
egemenlik iddiaları ile ilgili çatışma baskılarını hafifletebilir. Böyle
bir iş birliği düzenlemesi, siyasi açıdan istikrarlı, askerden arındırılmış bir ortam içerisinde bölge kaynaklarının geliştirilmesi adı32
Joyner, a.g.m.
176
Timor Gap Antlaşması
na ortak bir çaba içinde olan taraflara, finansal ihtiyaçlar için bir
havuz teşkil edebilir. Örneğin Timor Gap Anlaşması; Timor Gap
bölgesinde doğal kaynakların ortak aranması ve işletilmesi için
Ortak İşbirliği Bölgesi’nin kurulması amacıyla Avustralya ve Doğu
Timur arasında 11 Aralık 1989 tarihinde imzalanmıştır. Şubat 1991
yılında yürürlüğe giren Antlaşma, Doğu Timor ve Avustralya arasındaki tartışmalı deniz sınırı alanındaki 60.000 km2’lik (23,000 mil
kare) alanı kapsayan üç alana kurulmuş olan İş Birliği Bölgesi’nden
oluşmaktadır. Avustralya’ya en yakın alan Zone B için; Avustralya, Endonezya’ya toplam petrol üretiminin %10’u kadar brüt kaynak kira vergisi öder. Benzer şekilde; Endonezya, C Alanı›nda
Avustralya’ya benzer ödemeler yapar. A Bölge Alanı’nı yönetmek
için sorumluluk, Bakanlar Kurulu’na devredilmiştir. Devletlerin eşit
sayıda temsilcilerinden oluşan konsey yılda bir toplanır ve oy birliği
ile faaliyet gösterir. Müşterek kurum, konseye karşı sorumlu olan
petrol arama ve kullanma faaliyetlerini yönetir.33
Timor Gap Antlaşması’nda taraf sayısını ters kıyılara sahip 2
ülke oluşturmakta ve içinde bulunulan anlaşmazlık kıta sahanlığı
sınırının belirlenmesi ile ilgili olup hiçbir adayı içermiyor iken;
Spratly uyuşmazlığında 6 taraf ülke ve 400’den fazla coğrafi oluşumun varlığı göze çarpmaktadır. Timor Gap Antlaşması, sorunlar
açısından her ne kadar farklılık gösterse de Spratly Adaları uyuşmazlığının çözümü için örnek bir model olabileceği değerlendirilmektedir. Örneğin; Brunei iddia ettiği alanı içinde, Louisiana
Reef›i kapsayan bölgeyi düşünelim. Çin ve Malezya tarafından
da iddiaların yöneltilmiş olduğu bu bölge ortak geliştirme bölgesini oluştururken; Malezya’nın eşit sayıda temsilcilerinden oluşan
Bakanlar Konseyi ve Ortak Yönetimi ise bu bölgeyi kontrol etsin.
Timor Gap Antlaşması’ndaki gibi Bakanlar Konseyi; Çin, Brunei ve
33
Joyner, a.g.m., ss.105-106.
177
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Malezya’nın katılımıyla yılda bir kez dönüşümlü olarak toplanacak
ve bölgeyle ilgili bütün sorumluluğu alacaktır. Benzer şekilde, bölgenin ticari bloklar halinde alt bölümlere ayrılması ve bu blokların
petrol arama sözleşmelerinde yer alması Ortak Kurum’un sorumluluğunda olacaktır. Ortak Kurum tüm kararları oy birliği ile alacaktır.
Her üye eşit ağırlıklı oy hakkına sahip olacak ve taraflar olan Çin,
Brunei, Malezya; hidrokarbon işletilmesi sonucunda ortaya çıkan
ürünü eşit olarak paylaşacaktır.
Kaynak yönetimi için müzakere yapılmış olan Timor Gap gibi
anlaşmalar, Güney Çin Denizi iş birliği için yapılacak çerçeve antlaşmada; temel ilkeler, yapılar ve prosedürler bakımından fayda
sağlayabilir. Yorumcular Timor Gap Antlaşması›na; «bir uzlaşma
zaferi» veya «sınır anlaşmazlıkları konusundaki çıkmazı aşmak için
yaratıcı bir yaklaşım» şeklinde atıflarda bulunmaktadırlar.34 Böyle
bir uygulamanın Spratly Adaları taraf ülkeleri için kabul edilebilir
olup olmadığı ise hala belirsizdir. Tüm taraflar, klasik bir tutsak ikilemi içindedirler. Takımadaların tek taraflı kontrolü, o devlet için en
faydalı/karlı olandır. Taraf olan her ülkenin bölgede tek yönlü kontrolü uygulamaya çalışması muhtemel askeri bir çatışmayı meydana
getirebilir. Bu da aktörlerin çok yüksek askeri, finansal ve politik
kayıplar vermesi anlamına gelir. Karşılıklı iş birliği ve adaların tek
taraflı kontrolü ile Güney Çin Denizi, doğal kaynakların sömürülmesinden daha az faydalanırken; bu işbirliğinin kalıcı ya da şiddetlenir çatışmanın oluşturacağı yüksek maliyete karşı kesinlikle
koruyucu bir rol üstleneceği değerlendirilmektedir. Ancak ortak bir
geliştirme anlaşması oluşturulmadan önce geniş anlamda bir iş birliği için taraf ülkelerin, daha fazla güven artırıcı önlem alması gerekmektedir. Ülkeler, tüm anlaşmazlıklara barışçıl çözüm getiren ve
uyuşmazlıklarda iş birliği sağlayan çok taraflı davranış kurallarını
34
Lian, a.g.m.
178
Timor Gap Antlaşması
uygulamada istekli olmalıdır.
Harita – 9. Avustralya ve Endonezya Cumhuriyeti Arasında
İmzalanan Timor Gap Antlaşması.
Kaynak: <http://www.atns.net.au/agreement.asp>
Sonuç
Asya Pasifik bölgesindeki adalar sorunlarına taraf olan ülkeler, Güney Çin Denizi içinde güç dağılımındaki hızlı değişimin ve
Çin’in bir gün bölgedeki ezici deniz gücünü egemenlik sorununu
çözmek için kullanabilmesi olasılığının vermiş olduğu tedirginlikle
endişe içindedirler. ASEAN; Güney Çin Denizi’nde eşit olmayan
güç dağılımını, çatışmaların önlenmesi ve çatışma yönetimi modeli
uygulayarak azaltmaya çabalamaktadır. Bunun için, egemenlik sorununu bir kenara bırakıp bunun yerine güven inşa etme ve çatışma yönetimi konularına odaklanmıştır. Durum dinamik ve kırılgan
olmayı sürdürmektedir.
Bölgede Çin›in yükselişi nedeniyle değişmekte olan güç dengesinin, adalar üzerindeki anlaşmazlıklara önemli yansımaları olacaktır. Ancak bölgede karşılıklı ekonomik bağımlılığın arttırılmasıyla
179
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
adalar anlaşmazlıklarının şiddetinin azaltılabileceği değerlendirilmektedir. Doğu Asya ülkelerinin kendi aralarında, Serbest Ticaret
Anlaşmaları’yla bu konuda olumlu beklentiler içine girdiği görülmektedir.
2010 yılının başından itibaren ASEAN-Çin Serbest Ticaret Bölgesi hayata geçirilmiştir. Bu bölge 1 milyar 900 milyonluk bir nüfusu kapsamaktadır. ASEAN sadece bir ay gibi kısa bir sürede Çin’in
en büyük ticari ortağı konumuna gelmeyi başarmıştır. Yaşanan bu
gelişmelerle birlikte (özellikle dört yeni üye ülke olan) Myanmar,
Kamboçya, Laos ve Vietnam’ın da Serbet Ticaret Bölgesi’ne katılmış olması; bölgede karşılıklı ekonomik bağımlılığın artacağı
ve bu gelişmelerin adalar anlaşmazlıklarının çözümüne olumlu
etki edeceği şeklinde değerlendirilmektedir. Diğer taraftan Çin’in
günümüzde petrol ithal eden ikinci büyük ülke olması, enerji talebinin her geçen gün artması ve (ülkenin deniz ticaret hatlarının
güvenliği için stratejik önem arz etmesi açısından) adaları enerji güvenliğinin bir parçası olarak görmesi, buna ek olarak ise Güney Çin
Denizi’ndeki deniz gücünde orantısız bir şekilde gelişim göstermesi
bölgede yer alan diğer ülkeleri tedirgin etmektedir.
Anlaşıldığı üzere Spratly Adaları uyuşmazlığı karmaşık bir sorun olup uluslararası hukuk ve BMDHS›nin bu duruma kesin bir
çözüm sağlamakta yetersiz kaldığı görülmektedir. Her ne kadar
sorunlar birçok açıdan farklılık gösteriyor olsa da Spratly Adaları Uyuşmazlığı›nın çözümü için; Timor Gap Antlaşması’nın örnek
bir model olabileceği, Doğu Timor ve Avustralya arasında meydana
getirilmiş ortak iş birliği bölgelerinin benzer şekilde Spratly Adaları
Bölgesi’nde de kurulmasıyla var olan uyuşmazlığa olası bir çözüm
getirilebilineceği değerlendirilmektedir. Ancak ortak bir geliştirme
anlaşması oluşturulmadan önce geniş anlamda bir iş birliği adına,
taraf ülkelerin güven artırıcı daha fazla önlem alması gerekmekte180
Timor Gap Antlaşması
dir. Ülkeler tüm anlaşmazlıklara barışçıl çözüm ve iş birliği sağlayan çok taraflı davranış kurallarını uygulamada istekli olmalıdır.
SPRATLY ADALARI SORUNU İLE İLGİLİ EK BİLGİLER
DENİZ HUKUKUNDA ADALAR:
Su Ülkesi, kara ve hava ülkeleri ile birlikte, devletin kurucu
unsurlarından olan “ülke” kavramı içinde yer alır. Su ülkesinin bölümleri deniz sahası, akarsular ve göller olmak üzere üç
bölümden oluşur. Bunların arasında en kapsamlısı ve doğal olarak
en tartışmalısı deniz sahası(ülkesi)dır. Bir devlet ülkesinin deniz
sahası, kendi egemenliğine tâbi deniz kısımlarından oluşur. Denizlerle ilgili ayrıntılı kurallar 1958 Cenevre Sözleşmesi ile tespit
edilmiştir. Anılan sözleşme hükümleri, güncel ihtiyaçları karşılamaktan uzak kalınca, Malta’nın teklifiyle 1967’den itibaren BM
koordinatörlüğünde yeni bir sözleşme hazırlanması çalışmalarına
başlanmıştır. 1974 yılında Venezuella’nın başkenti Karakas’ta
(Caracas) nihai sözleşme çalışmaları başlamış ve 11 dönem süren
zorlu süreçten sonra; 320 maddeden oluşan metin oluşturulmuş, 10
Aralık 1982’de Jamaika’nın Montego Bay şehrinde 119 ülke tarafından imzalanmıştır. 2010 yılı itibariyle anlaşmayı onaylayan ülke
sayısı 161’dir. Türkiye, karasuları ve bitişik bölge hükümlerinden
dolayı sözkonusu anlaşmaya taraf değildir.
Bu bölümde kavram ve tanımlardan bahsedilmesinin nedeni;
özellikle Spratly ve Paracel Adaları bölgesinin farklı tür kara parçalarından oluşması ve pek çok sahildar devletin olmasıdır. Çok
taraflı ve karmaşık olan adalar uyuşmazlıklarının anlaşılabilmesi
için deniz hukukunda yer alan bazı kavramların iyi bilinmesi
gerekmektedir:
Karasuları: Açık deniz ile kara ülkesi arasında kalan bir deniz
181
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
parçasıdır. Her devlet karasularının genişliğini tesbit etme hakkına
sahiptir; bu genişlik bu Sözleşmeye göre tesbit edilen esas hatlardan itibaren 12 deniz milini geçemez (BMDHS, m. 3). İki devletin
sahilleri bitişik veya karşı karşıya olduğunda, aralarında aksine
anlaşma olmadıkça, bu devletlerden ne birinin ne de diğerinin
kendi karasularını, bütün noktaları bu iki devletin herbirinin karasularının genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatların en yakın
noktalarından eşit uzaklıkta bulunan orta hattın ötesine uzatmaya
hakkı yoktur. Bununla beraber bu hüküm, tarihi hakların veya diğer özel durumların varlığı nedeniyle, her iki devletin karasularının
başka şekilde sınırlandırılmasını gerekli olduğu durumlarda uygulanmaz (BMDHS, m. 15). Bu bağlamda Boğazlarda uygulanan
karasuları rejimi de önemlidir. Buna göre, her iki yakası da aynı
ülkeye ait olan Boğazlarda, Boğaz genişliği, o ülkenin karasuları
genişliğinin iki katından az olduğu takdirde karasuları rejimi uygulanır, iki katından fazla olduğu takdirde ise sahildar devlet sayısına
bakılmaksızın, devlet/devletlerin karasuları genişliği dışında kalan
kısımda açık deniz rejimi uygulanır.
Bitişik Bölge: Kıyı devletinin belli amaçları için yetkilerin
kullanabileceği ve karasularının ölçülmeye başladığı hattan
belirli bir genişliğe kadar uzanan deniz kesimidir. Bitişik bölge,
karasuları genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren
24 deniz milinin ötesine geçemez (BMDHS, m. 33).
Münhasır Ekonomik Bölge: Kıyı devletinin, deniz yatağı
ve deniz yatağının toprak altında, araştırma, kullanma, canlı
veya canlı olmayan doğal kaynakların yönetimi ve korunması,
enerji üretimi gibi bölgenin ekonomik araştırma ve kullanımı
hususundaki faaliyetleri konusunda sahip olduğu egemen haklarını
belirten bir kavramdır. Münhasır ekonomik bölge, karasularının
ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz milinin
182
Timor Gap Antlaşması
ötesine uzanmayacaktır (BMDHS, m. 57).
Münhasır ekonomik bölgede sahildar devletin hak, yetki ve
yükümlülükleri vardır (BMDHS, m. 56):
a) Deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yataklarında ve bunların toprak altında canlı ve cansız doğal kaynaklarını araştırılması,
işletilmesi muhafazası ve yönetimi konuları ile; aynı şekilde sudan,
akıntılardan ve rüzgarlardan enerji üretimi gibi, bölgenin ekonomik
amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere
ilişkin egemen haklar:
b) İşbu Sözleşmenin ilgili hükümlerine uygun olarak;
•
suni adalar, tesisler ve yapılar kurma ve bunları kullanma;
•
denize ilişkin bilimsel araştırma yapma; .
• deniz çevresinin korunması ve muhafazası; konularına
ilişkin yetki;
c) İşbu sözleşmede öngörülen diğer hak ve yükümlülükler.
Sahilleri bitişik veya karşı karşıya bulunan devletler arasında
münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılması, hakkaniyete uygun
bir çözüme ulaşmak amacıyla, Uluslararası Adalet Divanı Statüsünün 38. maddesinde belirtildiği şekilde uluslararası hukuka uygun
olarak anlaşma ile yapılacaktır (BMDHS, m. 74).
Kıta Sahanlığı (Continental Shelf): Coğrafi, jeolojik ve oşinografik bir kavramdır. Deniz yatağı kıyıdan itibaren denizin derinliklerine doğru uzanırken değişik seviyeler göstererek yavaş yavaş
derinleşir. Genellikle 200 metre, bazı yerlerde ise 500 metre derinliğine vardıktan sonra birdenbire keskin bir yamaç biçimini alarak
derinleşmeye başlar. Kıyı çizgisi ile derinleşmeye başladığı yer arasında kalan deniz tabanı ve bunun toprak altı kıt’a sahanlığını oluş183
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
turur. BMDGHS, kıt’a sahanlığının deniz tabanı ile ilgili bir kavram
olduğunu ve kıt’a eşiğinin doğal uzantısının dış kenarına kadar kıt’a
sahanlığının uzadığını ve dış kenarının belirli bir uzaklığa kadar
ulaşmadığı durumlarda, kıt’a sahanlığının genişliğinin, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hattan 200 mile kadar uzatılabileceğini belirtmekte ve istisnai bazı durumlarda kıt’a sahanlığının 350
mile kadar genişletilebileceğini de hükme bağlamaktadır (Mad.76).
Ada (Island): Etrafı sularla çevrili, kıtadan küçük, adacıktan
büyük kara parçasıdır. Adaları kıta ve adacıklardan ayıran belirli bir
özellik yoktur. Bununla birlikte adalar iki kısımda incelenirler: Kıtasal Adalar (Kıta eşiklerine oturmuş olanlar) ve Okyanus Adaları
(Kıta eşiklerinden bağımsız durumdakiler).
Adacık (Islet): Adadan daha küçük kara parçalarına verilen genel addır. Ancak bunun üst limitini tanımlayan belli bir ölçüt yoktur. Bununla birlikte aşağıdaki kara parçaları genel olarak “adacık”
sınıfına sokulurlar ve “adacık” yerine bu adlarla anılarak, “ada”dan
ayrılırlar.
(a) Kayalık (Rock): Genel olarak kayalardan oluşan, üzerinde
yaşanmayan ve çok az bitki örtüsüne sahip kara parçasıdır.
(b) Kumul, Sığlık (Sandbar, Bar, Sandbank): Genellikle içinde su bulunan veya su içine girmiş durumda olan, kumluk, alüvyonlu veya çakıllı toprağı bulunan doğrusal bir kara parçasıdır.
(c) Key (Cay): Mercan resiflerinin yüzeyindeki küçük kumlu kara
parçalarıdır. Genellikle Pasifik, Atlantik ve Hint Okyanusları’nda
bulunurlar. Üzerlerinde yaşanabildiğinden ve tarıma elverişli olduklarından, pek çok insan için önemlidirler. BMDHS’ne göre; “cezir
zamanı ortaya çıkan yükseklikler»den, deniz ile çevrili olan, cezir
zamanı açıkta kalan ve med zamanı örtülen doğal kara yükseklikleri anlaşılır. Cezir zamanı ortaya çıkan yükseklikler, kıtadan veya
184
Timor Gap Antlaşması
bir adadan, tamamen veya kısmen karasuları genişliğini aşmayan
bir uzaklıkta bulundukları takdirde bu yüksekliklerdeki en düşük
cezir hattı, karasularının genişliğinin ölçülmesinde esas hat olarak
alınabilir. Cezir zamanı ortaya çıkan yükseklikler kıtadan veya bir
adadan karasuları genişliğini aşan bir uzaklıkta bulundukları takdirde, bunların kendilerine özgü karasuları yoktur (BMDHS, m. 13).
Mercan Kümesi (Atol): Mercan kümelerinin ada niteliğindeki
kısımları veya serpiştirilmiş kayalıklarla çevrili adalar söz konusu
olduğunda, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hat, sahildar
devlet tarafından resmen kabul edilmiş deniz haritalarında belirtildiği şekliyle, kayalık üzerinde, açık deniz tarafındaki, en düşük
cezir hattıdır (BMDHS, m. 6).
Resif (Reef): Denizcilik terminolojisinde, suyun ortalama olarak 12 m. kadar altında kalan kayalık, kumluk ve benzer kara parçalarına resif adı verilir.
2. SPRATLY ADALARI LİSTESİ (Tablo – 12):
SPRATLY ADALARI LİSTESİ
İsim
Ön Plana Çıkan Özellikleri
Alicia Annie Resifi
Yok.
Vietnam Tarih
yok
Vietnam
1975/1978
Alison Resifi
Amboyna Keyi
Ardasier Resifi
Baker Resifi
İşgalcisi
Sadece gelgitin çekilmesi
sırasında yüzeyde kalır.
Bir lagünü çevreler. Az
miktarda kumlukları vardır.
Malezya’nın 20 askeri var.
Malezya 1986
Yok.
185
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Ban Than Resifi
1995 Baharında Yapılandırma
Projesi kapsamında Itu Aba
kum keyinin olduğu yerden
Tayvan ve Vietnam arasında
işgal edilerek paylaşılmıştır.
Tayvan Mart 1995
Barque Canada Resifi
Mercan adası. En yüksek noktası 4,5 m.dir. Resifin çoğunluğu su altındadır. Kumluk
bölümleri vardır. Yaklaşık 27
km. uzunluğundadır. Malezyanın işgalinden sonra askeri
tesisler artmıştır.
Vietnam, 1987
Malezya, 1988
Bombay Keyi
Bombay Sığlığı
Yok.
Boxall Resifi
Yok.
Central Resifi
Collins Resifi
Vietnam 1978
Johnson South Resifi ile
bağlantılı olduğu için bu adla
da anılır. Güneybatı köşesinde, cezirde yüzeye çıkan bir
mercan bulunur.
Commodore Resifi
Cornwallis South Resifi
Filipinler 1978
Malezya’nın 1 subay ve 8
askerden oluşan birliği vardır.
Cuarteron Resifi
Yok.
Malezya’nın 1 subay ve 8
askerden oluşan birliği vardır. Ayrıca turistik olarak da
kullanılmaktadır.
Discovery Great Resifi
Discovery Small Resifi
Erica Resifi
186
Malezya 1987
Vietnam 1988
Vietnam burayı işgal etmiş
olmasına rağmen diğer ülkeler
bu işgali desteklememişlerdir.
Doğu Resifi
Eldad Resifi
Vietnam 1988
Çin, 1988
Da Ba Dao (V)
Dallas Resifi
Vietnam Tarih
yok
Yok.
Vietnam 1988
Şimdilerde Çin tarafından
işgal edildiği iddia
edilmektedir.
Vietnam? 1978 –
1983 Çin ?
Yok.
Timor Gap Antlaşması
Fiery Cross / Kuzeybatı
Resifi
Çin bölgeye, 8080 m² alana
oturan, 21 km. uzunluğunda,
içinde bir uçak pisti olan bir
askeri liman inşa etmiştir.
1988’de bir Deniz araştırma
istasyonu kurulmuştur.
İlk Thomas Sığlığı
Yok.
Filipinler Tarih
yok.
Çin, 1988.
Vietnam 1989.
Flat Adası
Gaven Resifleri
Grainger Kümesi
Grierson Resifi
Half Moon Sığlığı
Hardy Resifi
Higgens Resifi
Holiday Resifi
Hopps Resifi
Çin burada kaya (sığ su)
işareti yerleştirmiştir.
Hughes Resifi
Araştırmacı Resifi
Iroquois Resifi
Vietnam 1988.
Yok.
Yok.
Yok.
Yok.
Yok.
Yok.
Yok.
Yok.
Filipinler Tarih
yok.
Irving Resifi
Itu Aba Adası
Çin, 1988
En büyük Spratly adasıdır.
Adada 600 asker, deniz feneri,
telsiz ve meteoroloji istasyonları, bir beton mendirek
ve güneybatıda iki adet kuyu
bulunmaktadır. Ayrıca 2 km.
uzunluğunda bir uçak pisti ve
balıkçı barınağı olduğu bilinmektedir.
Jackson Resifi
Tayvan
1956/1963
Yok.
Johnson Kuzey Resifi
Johnson Güney Resifi
Burası 1988 yılındaki ÇinVietnam çatışmasına neden
olan yerdir.
Çin 1988.
(Mc)Kennan Resifi
Çin 1988
Ladd Resifi
Çin 1992
Lansdowne Resifi
Vietnam Tarih
yok.
187
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Lankiam Keyi
Filipinler Tarih
yok.
Livock Resifi
Yok.
Loaita Keyi
Çin tarafından işgal
edildiği söylenmekteyse
de, Çin’in dokümanlarında,
bunu doğrulayan bir kayıt
yoktur. Aksine pek çok
belgede sahipsiz olarak
gözükmektedir.
Loaita Adası
Filipinler 1968
Loaita Nan
Louisa Resifi
Çin 1988 ?
Malezya buraya bir deniz
feneri inşa etmiştir.
Loveless Resifi
Mariveles Resifi
Malezya Tarih
yok.
Yok.
Malezya’nın 20 askeri bulunmaktadır.
Menzies Resifi
Mischief Resifi
Çin 1988 ?
Malezya
1986/1987
Yok.
Çin ve Filipinler çatışmasına
sahne oldu.
Namyit Adası
Nanshan Adası
Küçük bir uçak pisti bulunmaktadır.
Kuzey Resifi
Çin askerlerinin bulunduğu
iddia edilmektedir. Başka bir
grubun iddiasına göre, burası
1987’den beri Vietnam işgali
altındadır.
Çin 1995
Vietnam
1974/1975
Filipinler Tarih
yok.
Çin? 1989?
Kuzeydoğu Keyi
Filipinler
1968/1971
Kuzeydoğu Araştırma
Sığlığı
Yok.
Kuzeybatı Araştırma
Resifi
Owen Sığlığı
Yok.
Pearson Resifleri
Vietnam 1988.
188
Timor Gap Antlaşması
Petley Resifi
Vietnam 1988
Pigeon Resifi
Vietnam 1988
Prince Consort Kümesi
Vietnam 1989
Galler Prensi Kümesi
Şimdilerde Çin’in işgal ettiği
iddia edilmektedir.
Vietnam ? 1989
Reed Kümesi
Filipinler tarafından
1971/1976’dan bu yana işgal
altında oluğu iddia edilmekte,
ama bunu kanıtlayan bir veri
bulunmamaktadır.
Yok ?
Rifleman Kümesi
En derin noktası 3m.dir ve
Bombay Kalesi olarak bilinir.
Rifleman Kümesi 1983’te ve
Bombay Kalesi 1989’da işgal
edilmiştir.
Vietnam
1983/1989
Royal Captain Sığlığı
Yok.
Royal Charlotte Resifi
Yok.
Sand Keyi
Vietnam
1974/1975
Sandy Keyi
Yok.
Scarborough Resifi
Yok.
Shira Adacığı
Sin Cowe Adası
Çin tarafından işgal edildiği
söylenmekle birlikte, halen
Vietnam işgalinde olduğunu
iddia edenler de vardır.
Vietnam 1974 Çin
1978
Sin Cowe Doğu Adası
Vietnam, 1988 ?
Güney Resifi
Vietnam 1988
Southampton Resifleri
Güneybatı Keyi
Spratly Adası
Vietnam Spratly adalarındaki
ilk deniz fenerini 1993’te
buraya inşa etmiştir. Bir uçak
pisti olması da kuvvetle muhtemeldir.
Güney ucunda 5,5 m.lik bir
dikilitaş bulunmaktadır. Ayrıca burada bir uçak pisti ve
balıkçı barınağı vardır.
Vietnam 1974
Vietnam
1974/1975
189
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
Subi Resifi
Swallow Resifi
Tennent Resifi
Bir işaret cihazını korumak
maksadıyla 70 asker konuşlanmıştır. Ayrıca 15 odalı bir
otel ile balıkçı barınağı bulunmaktadır.
Vanguard Kümesi
Batı Resifi
Malezya
1983/1984
Filipinler 1968,
1971/ 1978
Thitu Adası
Tieshi Resifi
Çin 1988
Vietnam buraya 1994’te iki
adet “Ekonomik ve Teknolojik Servis İstasyonu” kurmuştur.
Vietnam buraya 1994’te bir
deniz feneri inşa etmiştir.
Yok.
Vietnam 1989
Vietnam Tarih
yok.
Batı York Adası
Filipinler Tarih
yok.
Whitson Resifi
Çin 1992
Zhangxi Resifi
Yok.
İsimsiz Resif
Yok.
İki İsimsiz Resif
Yok.
İki İsimsiz Resif
Yok.
Kaynak: http://www.southchinasea.org/macand/index.htm
SPRATLY ADALARI SORUNUN KRONOLOJİK GELİŞİMİ:
1900. Vietnamlı Nguyen hanedanı, Spratly adaları üzerindeki
18.yy.dan beri var olan egemenliklerinin sürmekte olduğunu ilan
etti.
1927. Fransız SS De Lanessan gemisi Spratly Adaları’nda bilimsel bir araştırmayı yönetti.
1930. İkinci bir Fransız gemisi (La Malicieuse), Île de la
Tempête adını verdiği bir adacığa Fransa bayrağını dikti. Adada
Çinli balıkçılar vardı. Ama Fransızlar onları adadan çıkarmak için
190
Timor Gap Antlaşması
bir girişimde bulunmadılar.
Aynı yıl Fransa; himaye ettiği Vietnam devleti adına hak iddia
etti. Buna göre imparator Gia Long 1816’da Paracel Adaları’nın
mülkiyetini almış, imparator Minh Mang da 1835’te bölgeye görevliler gönderip bir tapınak inşa ettirmişti.
1932’de Çin Cumhuriyeti Fransa’ya Paracel Adaları’nda egemenlik hakkı iddia eden bir memorandum yolladı. Buna göre adı
geçen adalar Çin’in en güneydeki toprakları olup, hukuken 1887
tarihli Çin-Fransız Savaşı’nı bitiren anlaşmaya dayanırlar.
1932’de Fransız Çin Hindi ve Nguyen hanedanı adaları işgal ettiler ve Pattle Adası’na (Paracel) bir meteoroloji istasyonu kurdular.
1933. Üç Fransız gemisi en büyük dokuz adanın kontrolünü
ele geçirdi ve Berlin konvansiyonu gereğince, adalar bölgesinde
Fransa’nın egemenliğini İngiltere, ABD, Çin ve Japonya gibi büyük
güçlere ilan etti. Fransa bölgeyi Nam Ki’nin (Doğu Vietnam - Cochinchina) bir parçası olarak yönetti.
1939. Japon İmparatorluğu adalar bölgesini istila ederek
Fransa’dan aldı. Zira Japonya, bölgedeki Fransız egemenliğine itiraz etmişti. Japonya’nın istila gerekçesi; bölgenin Çin bölgesinde
olması ve Japonya ile Çin’in savaş halinde olmasıydı. Fransa ve
İngiltere işgali protesto ettiler ve Fransız egemenliği iddialarını tekrarladılar.
1941. Japonya adalar grubunun işgalini zor kullanarak tamamladı ve 2’nci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar bölgenin yönetimini
Tayvan’ın bir parçası olarak sürdürdü. Itu Aba’da bir denizaltı üssü
kurdu.
1945. Japonya’nın 2’nci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra
bölgeden çekilmesiyle, Çin Cumhuriyeti Spratly adaları üzerinde
191
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
hak iddia etmeye başladı. Itu Aba’ya birlikler gönderdi ve bu Çin
birlikleri adaya egemenlik alametleri yerleştirdiler. Çin Paracel başta olmak üzere, Güney Çin Denizi’ndeki diğer adalar üzerinde de
hak iddia etti ve adalara devriye kuvvetleri gönderdi. Ancak bu girişimler Fransa tarafından reddedildi.
1946. Fransa adalara pek çok kez savaş gemileri gönderdi, fakat
Çin kuvvetleriyle çatışmaya girmemeye özen gösterdi.
1947. Fransa Çin’den, adalardan çekilmesini talep etti.
1948. Fransa adalar çevresindeki deniz devriyelerini durdurdu
ve Çin birliklerinin çoğunu bölgeden çekti.
1949-1950. Milliyetçi Çin rejiminin devrilmesinden sonra, Çin
Paracel adalarının doğu bölümünde kontrolü elde etti. Fransa ve
Komünist Çin arasında birkaç küçük çatışma olsa da; Çin’in Woody
Adası’nı ve Macclesfield Kümesi’ni işgaliyle birlikte bu de facto
kontrol sağlamlaştırılmış oldu.
1951’de San Francisco konferansında Sovyetler Birliği; Spratly
Adaları’nın Çin’e ait olduğunu iddia etti, ama konferanstaki delegelerin büyük bir çoğunluğu buna itiraz ettiler. Öte yandan Vietnam
temsilcisinin; Paracel ve Spratly adalarının Vietnam’a ait olduğunu
ileri sürmesine ise bir itirazda bulunmadılar. Ancak, ne Çin ne de
Tayvan konferansta yer almamışlardı. Öte yandan Tayvan Japonya
ile 1952’de kendi anlaşmasını yaptı.
1954. Cenevre sözleşmeleriyle birlikte Vietnam; Kuzey ve Güney olmak üzere iki ayrı devlete bölündü. Karasularını da ikiye bölen 17’nci paralel, askeri sınır hattı olarak tespit edildi. Böylece,
17’nci paralelin güneyinde kalan Paracel adaları Güney Vietnam’ın
oldu.
1956. Filipinler Denizcilik Enstitüsü Başkanı Tomas Cloma,
Spratly Adaları’nın çoğunluğu üzerinde egemenlik hakkı iddia etti
192
Timor Gap Antlaşması
ve bölgeyi “Kalaya’an” (Özgürlük Ülkesi) olarak tanımladı. Çin,
Tayvan, Fransa, Güney Vietnam, İngiltere ve Hollanda, bu iddiayı
protesto ettiler. Tayvan ve Güney Vietnam bölgeye deniz kuvvetleri
yolladılar. Yılın sonlarına doğru Güney Vietnam, adalar bölgesini
Phuoc Tuy Eyaleti’nin bir parçası olarak ilhak ettiğini açıkladı. Paracel adaları için de benzer bir durum söz konusuydu. Güney Vietnam bu bölgenin yönetimini de Fransa’dan devraldı. Ancak Çin
ve Tayvan buna itiraz ettiler. Bu sırada Kuzey Vietnam harita ve
dokümanları; Vietnam Savaşı boyunca en büyük destekçilerinin Çin
olmasından dolayı, adaların Çin’e ait olduğunu göstermekteydiler.
1958 4 Eylül’ünde Çin hükümeti karasularını 12 mil olarak ilan
etti. Bu durumda Spratly ve Paracel Adaları da Çin karasuları içinde kalıyordu. On gün sonra Kuzey Vietnam Başbakanı Pham Van
Dong, Zhou Enlai’ye yazdığı mektupta; Kuzey Vietnam hükümetinin Çin›in bu deklarasyonunu tanıdığını bildirdi. Bu sırada adaların,
Cenevre Antlaşmaları’na göre Güney Vietnam egemenliği altında
olduğunu hatırlatmak gerekir.
1961. Güney Vietnam adalar zincirindeki bazı noktalara egemenlik alametleri yerleştirdi.
1968. Filipinler Spratly adalarından üçüne, “Kalayaanlı
vatandaşları”nı korumak adına askeri birlikler yolladı ve bir kez
daha egemenliğini tekrar etti.
1971. Malezya bazı Spratly Adaları üzerinde hak iddia etti.
1972. Filipinler Kalayaan adalarını Palavan eyaletine dahil
etti.
1974. Siyasi ve diplomatik çekişmeler, 20 Ocak 1974’te Paracel
Adaları Çatışması’na neden oldu. 16 Ocak’ta altı Güney Vietnam
askeri ve bir ABD subayı, Kuzey Vietnam’a ait Halk Özgürlük Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin Drummond ve Duncan adalarındaki şüp193
Asya’da Güvenlik Sorunları ve Yansımaları
heli faaliyetlerini rapor ettiler. Bunun üzerine Güney Vietnam, Çin
hükümetinin deniz birliklerini defetmeye karar verdi ve bölgedeki
deniz birlikleri üzerine bir filotilla yolladı. Çatışma, Çin’in üstünlüğüyle sonuçlandı. Bu hadiseden sonra Güney Vietnam’ın adaları
geri almak için en ufak bir çabası olmadı ve bölgedeki Çin kontrolü
halen sürmektedir.
1975. Birleşik Vietnam Spratly Adaları üzerindeki egemenlik
iddialarını ilan etti.
1978. Çin, Vietnam’ın denetiminde olan Spratly Adalan’ndaki
sekiz atolü işgal etti.
1978. Filipinler adalar üzerindeki egemenlik iddialarını vurgulayan bir Başkanlık Bildirisi yayınladı.
1979. Malezya, 12 Spratly adasını içeren, kıta sahanlığını gösterir bir harita yayımladı. Buna karşılık Vietnam, bunu reddeden karşı
iddialar içeren “Beyaz Kitap”ı yayımladı.
1982. Vietnam yeni bir Beyaz Kitap yayımladı ve bazı adaları
işgal ederek askeri birlikler yerleştirdi. Filipinler de birkaç adayı
daha işgal etti.
1983. Malezya Swallow Resifi’ni (Spratly Adaları) işgal etti ve
buraya bir askeri üs ve otel inşa etti.
1984. Brunei Louisa Resifi ve güney Spratly Adaları’na komşu
bölgede bir münhasır balıkçılık bölgesi tesis etti.
1996. Güney Çin Denizi’nde ilk Filipinler – Vietnam Müşterek
Bilimsel Deniz Araştırmaları faaliyeti başladı.
1987. Çin Spratly Adaları’na deniz devriyeleri gönderdi ve bölgede sabit bir deniz üssü kurdu.
1988. Çin ve Vietnam donanmaları Johson Resifi›nde çatıştı. İki
Vietnam gambotunun battığı çarpışmada 70 kişi öldü. Adalar hala
194
Timor Gap Antlaşması
Çin’ in denetimindedir.
1991. Endonezya, yıllık gayriresmi toplantılarının ilkini organize etti. Spratly Adaları uyuşmazlığına taraf olan altı ülkenin de
katıldığı ‘Güney Çin Denizi Çalışma Grubu’ soruna barışçıl çözüm
bulma çalışmalarına başlamıştır. Malezya, bir resifte turizm amaçlı
çalışmalar başlatmıştır.
1994. ABD petrol şirketi Exxon, Çin ile, Çin ve Filipinler arasında sorun olan Natuna Adası›ndaki gaz rezervlerini işletmek için
35 milyar dolarlık kontrat imzaladı.
1995. Filipinler silahlı kuvvetleri, Filipinlere bağlı Palawan
Adası’nın 200 km’lik alanı (münhasır ekonomik bölge) içerisinde
yer alan Mischief Resifi’nde inşa edilmiş Çin (egemenlik) işaretleri buldu. Filipinler hükümeti, Çin’i Mischief Resifi’nde askeri
varlık bulundurmakla suçladı. Filipinler Devlet Başkanı Fidel Ramos devriyelerin arttırılması emrini verdi. Tırmanan gerilim, Çinli
balıkçıların yakalanması ve Çinli korsan gemileriyle çatışmalarla
sonuçlandı.
1995. Endonezya, Spratly Adalan’nın güneyinde yer alan Natuna Adası’sındaki geniş petrol rezervlerinin bulunduğu bölgede
egemenlik iddia eden Çin’in bu iddiasını kuvvetlendirmek için yayınladığı haritalara itiraz etti.
2008. Tayvan Devlet Başkanı bölgede hak iddia eden devletler
içinde Spratly Adaları’nı ilk ziyaret eden devlet başkanı oldu.
2009. Filipinler Başkanlık Ofisi; Filipinler’in Temel Değerler
Kanununu – 2009’da yayımladı. Yani yasa, Kalayaan adaları ile
Scarbrough Sığlığı’nı “Filipinler Cumhuriyeti’nin adalar rejimi
olarak sınıflandırdı.
195
Download

indirmek için tıklayınız