23 Ekim 2014 Perşembe
Günlük Tarafsız Siyasi Yerel Gazete Doğru Haberin Adresi
www.cumrapostasi.com
Yerel ve Güncel
Haberlerle
..::: 1984’den Beri Çumra’nın Sesi :::..
25 Kr.
Hizmetinizdeyiz
www.facebook.com/cumrapostasi
YAZ SAATİ UYGULAMASI BİTİYOR
Y
az saati uygulamasının sona ermesiyle saatler 26 Ekim’de
04.00’ten itibaren 1 saat
geri alınacak.
Yaz saati uygulamasının sona ermesiyle saatler 26 Ekim’de
04.00’ten itibaren 1 saat
geri alınacak.
Türkiye’de,
1925’te çıkarılan Günün
Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanuna dayalı olarak uygulanan yaz
saati uygulaması, 26
Ekim Pazar günü sona
erecek.
Gün
ışığından
daha fazla yararlanmak
amacıyla 31 Mart Pazartesi günü 03.00’ten itibaren 1 saat ileri alınan
saatler, bu kez 26 Ekim
Pazar günü 04.00’ten itibaren 1 saat geri alınacak.
Türkiye’de yaz
saati uygulaması ilkbaharda başlıyor ve
sonbaharın
ortasında
bitiyor. Böylece 7 ay süresince ileri saat uygulaması yapılıyor. Saat
değişiminden beklenen
fayda ve tasarruf yaz
saati
uygulamasında
gerçekleşiyor. Bütün bu
değişimler, AB’deki saat
düzenlemesine paralel
yapılıyor.
İlkbaharda başlayıp sonbaharın ortasında biten 7 aylık uygulama ile 800 milyon-1
milyar kilovatsaat arasında elektrik tasarrufu
yapıldığı tahmin ediliyor.
Bu tasarruf miktarı orta
ölçekli bir hidroelektrik
santralin yıllık üretimine
karşılık geliyor.
BURS VE ÖĞRENİM KREDİSİ
E-BİLET UYGULAMASI BAŞVURULARI BAŞLADI
AYNEN SÜRECEK
Gençlik ve Spor
Bakanı Akif Çağatay
Kılıç, futbol müsabakalarında elektronik bilet
(e-Bilet) uygulamasında
değişikliğe gitmeyeceklerini, uygulamanın aynen
süreceğini söyledi.
Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Spor Toto Süper Lig’de
sezonun
başlamasının
ardından
taraftarların
maçlara pek ilgi göstermemesi nedeniyle e-Bilet
sisteminin çok tartışıldığını ve bu konuda kendisine çok fazla sayıda şikayet geldiğini anlattı.
E-Bilet konusunun, sezonun başlamasından çok önce planlanmış yasal bir zorunluluk
olduğunu vurgulayan Kılıç, sistemin ihalesinin
2013 yılının temmuz ayında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından
gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Sürecin,
yasal
çerçevesinde ilerlediğini
ve sistemin uygulayıcısının da TFF olduğunu dile
getiren Kılıç, şöyle konuştu:
“E-Bilet
konusunda herhangi bir farklı
düşüncemiz yok. Bir değişiklik yoluna gitme gibi
bir düşüncemiz de yok.
E-Bilet sistemiyle ilgili
bazı argümanlarda farklılıklar görülüyor. Bazı konular da abartılıyor. Bunlar olacaktır. Bu bir geçiş
sürecidir. Bir dönem,
‘Geçen sene 14 Nisan’da
devreye giren bir sistemdi
bu. Neden sezon sonunu
beklemediniz? Yazın hazırlık yapılırdı, ona göre
girilirdi’ diye eleştiri aldık
ama o da kanuni bir süreçti. Kanunla belirlenmiş
bir tarihi uygulamak durumundaydık. 2-2,5 sene
önce belirlenen ve iki kez
ertelenen bir kanuni sürecin devreye girmesiyle
alakalı bir şey. Kanunun
bize verdiği bir zorunluluk. İşi tersinden okuyalım, Koca bir yaz zamanı
var. Kulüplerimiz de bunu
biliyordu, imza attılar. İşin
içini gayet iyi biliyorlar.
Biraz da herkesin gayrete
girmesi gerekiyor.”
Kılıç, e-Bilet alan
kişi sayısının 400 bini
geçtiği bilgisini verdi.
TFF’nin ve işi
üstlenen şirketin, sorumluluklarıyla ilgili zaman zaman denetlendiğine dikkati çeken Kılıç,
“Bu şekilde yolumuza
devam edeceğiz. Takip
ediyoruz. Ümit ediyorum
ki yakın zamanda çok
daha farklı bir noktaya
geliriz” ifadesini kullandı.
Gençlik ve Spor
Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, 2014–2015 öğretim yılına ilişkin burs ve
öğrenim kredisi başvurularının
başladığını
duyurdu.
Yurt-Kur ’dan
yapılan
açıklamada,
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavına girerek ilk defa bir yükseköğretim programına
kayıt yaptıran öğrencilerle halen bir yükseköğretim programına
devam eden ara sınıf
öğrencilerinin burs ve
öğrenim kredisi başvurularının bugün başladığı bildirildi.
Açıklamada,
başvurular, 9 Kasım
2014’e kadar Yurt-Kur’un
Yetkili Satış ve Servisi
resmi web sitesi “www.
kyk.gov.tr”
adresinden
yapılabileceği duyuruldu.
ÇUMRA POSTASI
23 Ekim 2014 Perşembe
Sayfa -2-
HIZLI TREN, OTOBÜS 40 YILLIK SU SORUNU ÇÖZÜLDÜ
FİRMALARINI ETKİLEDİ
Bazı otobüs firmalarının, Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Konya
gibi şehirlerde kullanılan
hızlı trenle rekabet etmekte zorlandığı bildirildi.
Türkiye Otobüsçüler
Federasyonu (TOFED)
Genel Başkanı Mehmet
Erdoğan, yaptığı açıklamada, karayolu yolcu
taşımacılığının zor bir sü-
reçten geçtiğini söyledi.
Hızlı trenle taşımacılık, özel otomobillerin sayısının artması ve
uçak seferlerinin sıklaşmasının sektörü etkilediğini belirten Erdoğan,
şöyle konuştu:
“Bize her bayram ‘Bilet fiyatlarına zam
yapıyor musunuz’ diye
soruyorlar. O kadar çok
NÖBETÇİ ECZANE
Atalay Eczanesi
23Ekim 2014 Yıl : 30
Sayı :3674
GÜNLÜK TARAFSIZ SİYASİ YEREL SÜRELİ GAZETE
Yayın Türü : Yerel Süreli
Erol Özkan Matbaa Elektronik Kırtasiye İth.
İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Adına Sahibi
Mustafa Şakir ÖZKAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fatih ÖZKAN
İLAN TARİFESİ
Siyah Beyaz İlanlar (St/cm)
10.00 TL. + KDV.
Siyah Beyaz İlanlar Çeyrek Sayfa 100.00 TL. + KDV.
Siyah Beyaz İlanlar Yarım Sayfa 200.00 TL. + KDV.
Logo Üzeri
250.00 TL. + KDV.
Diğer Zayi İlanlar
8.50
TL. + KDV.
Özel İlanlar Pazarlığa Tabidir.
ABONE ÜCRETİ
Aylık Yıllık
6.00 TL.
72.00 TL.
http://www.cumrapostasi.com
Kuruluş : 1984
BASIM YERİ - YÖNETİM YERİ
Erol Özkan Matbaa Elektronik
Kırtasiye İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
Tel : (0.332) 447 1229 Fax : (0.332) 447 2229
Dumlu Cad. No.39 - ÇUMRA
e-posta : [email protected]
Yazıların hukuki sorumluluğu yazarına aittir.
BU GAZETE BASIN MESLEK İLKELERİNE
UYMAYA SÖZ VERMİŞTİR
taşıma modunun arasında bilet fiyatlarına zam
yapmak zor. Özellikle
şimdilik hızlı tren bizi Ankara - İstanbul güzergahında fazla etkilemiş gibi
görünmüyor ama Eskişehir - Ankara, Ankara Konya hattında hızlı tren,
otobüsleri ciddi etkiledi.”
”Otobüs firmaları kısa
mesafelere koşullanıyor”
Erdoğan, ciddi
yatırımların
tamamlanmasının uzun zaman aldığını, kişi başı gelir, nüfus,
seyehat etme sayısındaki
artışın, yolcu sayılarını da
etkilediğini söyledi.
Her yere tren ya
da uçak olmaması nedeniyle otobüs firmalarının
rekabeti kısa mesafelere
koşullanarak
yapmaya
çalıştığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biliyorsunuz
500 - 600 kilometrenin
üzerinde otobüsle taşımacılık fazla rantabl gözükmüyor. Firmalarımız
da bunun bilincinde. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda herkes yapılanmasını kısa mesafelere göre
düzenleyecek diye düşünüyorum. Bu konuyla ilgili
de yetkililerden gerekli
desteği görmek istiyoruz..
Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, Beyşehir
İlçesi Huğlu Mahallesi’ndeki 40 yıllık içme ve
kullanma suyu problemini
ekiplerin özverili çalışmalarıyla 40 günde çözdü.
Konya
Büyükşehir Belediyesi KOSKİ
Genel Müdürlüğü, su yetmezliği şikayeti olan yeni
bağlanan mahallelerde,
kesintisiz ve sağlıklı su
hizmeti
çalışmalarına
aralıksız devam ediyor.
Bu kapsamda KOSKİ,
Konya’nın Beyşehir İlçesi Huğlu Mahallesi’nde
yaşanan su sorununu
çözüme kavuşturdu. Tamamlanan proje ile 40
yıldır su sıkıntısının yaşandığı Huğlu’da özverili
bir çalışma yapan KOSKİ
Genel Müdürlüğü, toplam
5 bin 200 metrelik çalışmayı nihayete erdirdi.
Yapılan çalışma ile Huğlu
Mahallesi sağlıklı, kesintisiz ve uzun ömürlü içme
suyu hizmetine kavuştu.
Huğlu’nun içme suyu ihtiyacı, elektrik harcanmadan cazibe ile çalışacak
şekilde dizayn edilen bir
hatla karşılanıyor.
Çok uzun zamandan beridir su sıkıntısı yaşadıklarını belirten Huğlu
Mahalle Muhtarı Mehmet
Harman, “Huğlu’nun 40
yıl çektiği sıkıntıyı Konya Büyükşehir Belediye
Başkanı Tahir Akyürek,
40 günde bitirdi. Allah’a
çok şükür suya kavuştuk.
Büyükşehir Yasası’nda
bizi en çok memnun eden
konu suydu. Su kaynaklarımız aşırı derecede
sınırlı olduğu için yıllardır
bir mahalleye sadece 6
ay boyunca su verebiliyorduk. En büyük sıkıntıyı
da yaz aylarında yaşıyorduk. 4 bin nüfuslu, sanayi
ağırlıklı bir yerleşim yeri
olması hasebiyle Huğlu,
suya en çok ihtiyaç duyan
mahallelerdendi. Bu hizmetin kavuşturulmasında
başta Konya Büyükşehir
Belediye Başkanımız Tahir Akyürek olmak üzere
emeği geçen herkese
çok teşekkür ediyoruz.
Ve en yakın zamanda
Başkanımızı mahallemize ziyaret etmesini bekliyoruz” dedi.
Suya kavuşmanın mutluluğunu yaşayan bölge halkı da suyun
geldiği günü bayram sevinciyle karşıladıklarını
söyleyerek teşekkürlerini
iletti.
55 YAŞINDA 3 ÜNİVERSİTE OKUYOR
Selçuk Üniversitesi Karapınar Aydoğanlar MYO Yerel Yönetimler
Bölümüne kayıt yaptıran
Muşteba Karamanoğlu
(55), aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Sosyal
Hizmetler Bölümü ve Atatürk Üniversitesi Halkla
İlişkiler ve Tanıtım Programları Bölümü’nde okuyor.
Ortaokul ve liseyi
dışarıdan bitiren Karamanoğlu, Selçuk Üniversitesi Karapınar Aydoğanlar
MYO Yerel Yönetimler
Bölümünü kazanarak kayıt yaptırdı.
“Okumak
benim içimde kalan gizli bir
yara” diyen Karamanoğlu, “Daha önce farklı üniversiteleri kazanmıştım
ancak bu bölümleri çeşitli sebeplerden dolayı
tamamlayamadım.
Şu
anda Karapınar Aydoğanlar MYO Yerel Yönetimler Bölümü’nün yanı
sıra Anadolu Üniversitesi
Sosyal Hizmetler Bölümü
ve Atatürk Üniversitesi
Halkla İlişkiler ve Tanıtım
Programları Bölümü’nde
okuyorum. Bütün bölümleri bitirip hedeflerime
ulaşmak istiyorum.”
dedi.
Herkesi okuması için teşvik etmeye çalıştığını dile
getiren Karamanoğlu, şunları kaydetti:
“Okumak
isteyenlerin
özgüven içinde olması
gerekir. İnsanlarımız
eğitimin kıymetini ve
öneminin
farkında
bile değiller. Okumanın
gerçekten
yaşı yoktur. Azimle
çalışırlarsa başarılı
olacaklardır. Kendimden
35 yaş küçük gençlerle
okuyorum. Okula ilk geldiğimde beni öğretim görevlisi zannettiler. Sınıfa
geldiğimde çoğu öğrenci
‘hocam’ diye hitap etti.
Sıralara oturup öğrenci
olduğumu söylediğimde
şaka yaptığımı zannetti-
ler. Okumanın yaşı yok.
Buradan mezun olduktan sonra hukuk fakültesi
veya işletme fakültelerinde okuyacağım. Daha
sonraki hedefim ise kesinlikle siyasete girip milletvekili olmak. İnsanlara
faydalı olmak, iyilik etmek
beni mutlu ediyor.”
ÇUMRA POSTASI
23 Ekim 2014 Perşembe
CİPSLİK PATATES ÜRETİMİ
ÇİFTÇİNİN YENİ GELİR KAPISI OLDU
Beyşehir ilçesinde, cipslik patates üretimi
çiftçinin yeni ekmek kapısı oldu.
Beyşehir
Ziraat Odası Başkanı Adem
Metli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yörede
cipslik üretiminin, çiftçi
için yeni bir umut ve gelir
kaynağı durumuna geldiğini söyledi.
Cipslik patates
üretiminde yörenin sıfırdan 5 bin dekarda üretim
seviyelerine geldiğini ve
zaman içerisinde ürün
ekilen sahaların daha da
yaygınlaşacağına inandığını vurgulayan Metli,
bölgede Konya Şeker ta-
rafından açılan cips fabrikasının da üreticiye iyi bir
pazar imkanı sunduğunu
dile getirdi.
Cipslik patates
üretiminin çiftçiye bölgede meyvecilikte çilekten
sonra en yüksek gelir getiren sahip bir ürün olduğuna dikkati çeken Metli,
şunları kaydetti:
“Bölgemizde bu
yılki ürün rekoltesi ne çok
iyi, ne de çok kötü. Sadece bazı bölgelerde değişik tohumdan kaynaklı rekolte düşüşü yaşandığını
öğrendik. Bunun dışındaki yerlerde durum fena
değil. Bölgemizdeki çiftçilerimize iyi bir alternatif
ürün olan cipslik patates
ekimine yönelmesini tavsiye ediyoruz. Çünkü, patates son yıllarda iyi para
eden de bir ürün haline
geldi. Marketlerde kilo
fiyatı 2 liranın üzerinde
seyreden bir ürün. Ben
önümüzdeki günlerde bu
fiyatın daha da yükseklere çıkacağını umut ediyorum. Öyle ise üreticimiz
de bu iyi gelir imkanından
mahrum kalmamak üzere bu ürüne yönelmeli.
Beyşehir bölgesinin iyi
bir patates üretim üssü
haline gelmesi için yakın
gelecekte ekim sahasını daha da geliştirmesini
bekliyorum.”
Sayfa -3-
KONYA GÜMRÜK MUHAFAZA
KAÇAKÇILIK BÖLGE AMİRLİĞİ AÇILDI
Konya Gümrük
Muhafaza Kaçakçılık Bölge Amirliği düzenlenen
törenle açıldı.
Orta
Anadolu
Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürü Hayrettin Coşkun, programda yaptığı
konuşmada, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığının öncelikli hedefinin en kolay
ve güvenli ticaret olduğunu söyledi.
Bu hedef çerçevesinde bakanlığın gümrük işlerinin kolaylaştırılması noktasında elinden
gelen gayreti gösterdiğini
belirten Coşkun, bakanlığın birçok yenilik ve kolaylık sunduğunu ifade
etti.
Bu
çerçevede
aynı zamanda bu ticare-
tin güvenliğini sağlama
misyonunun da Gümrük
ve Ticaret Bakanlığında olduğunu dile getiren
Coşkun, “Orta Anadolu
Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’nde Ankara Kaçakçılık İstihbarat Gümrük Muhafaza
Müdürlüğümüz de var.
Konya’da da daha etkin
hizmet verilebilmesi adına bölge müdürlüğüne
bağlı olarak, bir bölge
amirliği ihdas ettik. Bugün bunun açılışını yapıyoruz. Burada ki amacımız kaçakçılıkla etkin
mücadele ederek, en kolay ve güvenli ticareti tüm
Türkiye’ye
yaymaktır”
dedi.
Açılışa,
Konya
Valisi Muammer Erol, İl
Emniyet Müdürü Hüseyin
Namal, kurum müdürleri
ve çok sayıda davetli katıldı.
SÜDAM FAALİYETLERE BAŞLADI
KONYA’DA HAC DÖNÜŞÜ
FENALAŞAN KADIN
GÖZLEM ALTINA ALINDI
Konya’da,
hac
dönüşü yüksek ateş ve
öksürük nedeniyle fenalaşan 80 yaşındaki kadın
gözlem altına alındı.
Merkez Selçuklu ilçesi Bedir Mahallesi’ndeki evinde hac
dönüşü yüksek ateş ve
öksürük nedeniyle fenalaşan L.G (80) için sağlık
ekibinden yardım istendi. 112 Acil Sağlık ekibi,
gerekli tedbirleri alarak
özel kıyafetlerle kadının
evine gitti. MERS (coro-
na virüsü) şüphesi üzerine Konya Eğitim ve
Araştırma Hastanesi İntaniye Servisi’nde izole
edilmiş bir oda hazırlandı.
Hastanede alınan önlemlerin ardından
L.G, özel donanımlı ambulansla izole edilmiş
sedye içinde hastaneye
götürüldü. İntaniye Servisine alınan L.G’nin 3 gün
önce hac farizasını yerine
getirerek Konya’ya döndüğü öğrenildi.
Geçtiğimiz günlerde yapımı tamamlanarak Başbakan Ahmet
Davutoğlu
tarafından
resmi açılışı gerçekleştirilen Selçuk Üniversitesi
Deneysel Tıp Uygulama
ve Araştırma Merkezi
(SÜDAM)
faaliyetlerine hız verdi. Türkiye’nin
en büyük Deneysel Tıp
Uygulama ve Araştırma
Merkezi olan 3800 metrekarelik kapalı alana
sahip binada, bilimsel
çalışmalarda kullanılacak
hayvanların
üretilmesi,
bu çalışmalar için gerekli
altyapının sağlanması ve
bu konuda eğitimin verilmesi amaçlanıyor.
Merkez, Selçuk Üniversitesi ve diğer araştırma
kurumlarından araştırmacıların laboratuar hayvanları üzerinde yapacakları
bilimsel çalışmalar için
uluslararası standartlara
uygun, modern planı ve
yüksek teknolojiye sahip
donanımı ile Tıp, Veteriner, Diş Hekimliği gibi
alanlar başta olmak üzere araştırmacılara önemli
bir altyapı imkanı sunacak.
MODERN VE
TAM DONANIMLI
Merkezde yürütülen faaliyetler hakkında bilgi
veren Selçuk Üniversitesi
Deneysel Tıp Uygulama
ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nilsel Okudan, “Binamızın 1. katın-
da idari bölüm, 2. katında
laboratuar ve ameliyathaneler, 3. katında hayvan üretim ve bakım üniteleri bulunuyor. Müdür,
2 müdür yardımcısı, 1
sorumlu veteriner hekim,
1 bina ve idari işler sorumlusu,1 teknik sorumlu
ile 6 yardımcı personel
göreve başlamıştır. Binamızda 1 toplantı salonu, 1 seminer salonu, 3
eğitim laboratuarı, 3 adet
ameliyathane, 15 adet
hayvan bakım ve üretim
odası, 1 tane de karantina odası yer almaktadır.
Merkezimizde yapılacak
deneysel çalışmalar için
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından çalışma izni alındı. SÜDAM
bünyesinde hayvan refah
birimi kuruldu, Hayvan
Deneyleri Yerel Etik Kurulu ve Yönergesi oluşturuldu. Gerekli onayı alarak faaliyetlere başlamış
bulunmaktayız. Merkezimizde fare, kobay, tavşan ve rat üretilmektedir.
Ayrıca merkezimizde
deneysel çalışmaların
yanı sıra laboratuar
hayvanlarının kullanımıyla ilgili de periyodik eğitimler vermeyi
planlamaktayız” dedi.
“ÖNEMLİ BİR EKSİK
GİDERİLDİ”
Selçuk Üniversitesi Deneysel Tıp
Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurul-
masıyla deneysel araştırmalar noktasında önemli
bir eksikliğin giderildiğini
ifade eden Prof. Dr. Nilsel Okudan, “Bu merkez
üniversitemiz araştırmacılarına, talep doğduğu
takdirde kurum dışından
araştırmacılara
hizmet
vermeyi hedeflemektedir.
Burada
araştırmalarda
sıklıkla kullanılan deney
hayvanlarının üretileceği, barınacağı, bilimsel
amaçlar doğrultusunda
kullanılacağı modern ve
donanımlı bir alt yapıya
sahip bir merkez oluşturuldu. Merkezimiz sadece Konya’ya değil bölgedeki birçok üniversite
ve araştırma merkezine
bilimsel çalışma anlamında destek verebilecek
konumdadır. Bu merkez
sayesinde artık öğretim
üyelerimiz diğer üniversitelerdeki merkezlere gitmek zorunda kalmayacak
ve araştırmalarını burada
yürütelebilecek” diye konuştu.
“HEDEF BİLİMSEL
ÇALIŞMALARI ARTTIRMAK”
Merkezin
sağlıkla ilgili her türlü bilimsel, teknik araştırma ve
uygulamalar için deney
hayvanı sağlamak, cerrahi alt yapı oluşturmak
ve operasyon öncesi ve
sonrası deney hayvanının sağlığını ve bakımını
üstlenmek
misyonuna
sahip olduğunu söyleyen Prof. Dr. Okudan,
“Bu merkezle bilimsel
çalışma ve yayınları olabildiğince artırmak ve
üniversitemizi
bilimsel
alanda daha üst sıralara
çıkartmak hedefleniyor.
Her türlü donanıma sahip
bu merkezin hayırlı olmasını diliyorum ve güzel
çalışmalarla adından söz
ettireceğine inanıyorum.
Bu vesile ile merkezin kurulmasına verdiği teşvik
ve destekten dolayı Rektörümüz Prof. Dr. Hakkı
Gökbel’e ayrıca teşekkür
ediyorum” dedi.
ÇUMRA POSTASI
23 Ekim 2014 Perşembe
KANAL BOYU ISLAH ÇALIŞMALARI
Konya’nın Cihanbeyli ilçe merkezinden
geçen İnsuyu Kanalı’nın
Göktepe Mahallesi’nden
geçen taşkın su kanalı
kısmının ihalesi yapılarak
kanal boyu ıslah çalışmalarına başlandı.
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından,
3 etaptan oluşan yaklaşık
3 kilometrelik alan ihale
edildi. Başkan Yardımcısı Mehmet Satılmış ve
belediye meclis üyeleri
ile birlikte incelemelerde
bulunan Cihanbeyli Belediye Başkanı Mehmet
Kale yetkililerden bilgi
aldı. İlçenin estetiğine
önem verdiklerini ifade eden Başkan Mehmet Kale, “İlçe merkezimizden geçen İnsuyu
Kanalı’nın Göktepe Mahallemizden geçen alanı
tehlike ve görüntü kirliliği
arz etmektedir. Çalışmalarımız sonucunda bu
durumu Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız
Tahir Akyürek’e ifade
ettik. Konya Büyükşehir
Belediyemizin gündeme
almasıyla birlikte ihalesi
tamamlanan kanalın en
yakın sürede başlamasıyla beraber ilçe mer-
kezimizin görüntü kirliliği
de ortadan kalkacak. Girişimleri için Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Akyürek’e
teşekkür ediyorum” dedi.
Sayfa -4-
SAĞLIKLI SÜT ÜRETİMİ
İÇİN EĞİTİM ALDILAR
Beyşehir ilçesinde, süt üreticilerine sağlıklı süt üretimiyle ilgili
eğitim verildi.
Beyşehir
İlçe
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından,
toplantı salonunda Konya
Süt Eylem Planı kapsamında verilen eğitimde
katılımcılara, İl Hıfzıssıhha Kurulu kararları, mobil
araç takip sistemi ve süt
hijyeni konularında bilgiler verildi.
Tplantıya katılan
24 kişiye Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüğü
tarafından katılım belgesi
verildi.
EVLİLİKTE 40 YILINI DOLDURAN
ÇİFTLERE ‘YASTIK’ JESTİ
Konya’nın Beyşehir İlçe Belediyesi, evlenecek ya da yeni evli
çiftlere örnek olup toplumsal mesaj verebilecek
örnek bir organizasyona imza atarak, evlilikte
40 yılını dolduran çiftler
için özel olarak yaptırılan, üzerinde çiftlere ait
fotoğrafların bulunduğu
“bir yastıkta kırk yıl” yazılı
yastıklardan hediye etti.
Beyşehir Belediye Başkanı
Murat
Özaltun,
Beyşehir’de evlilikte 40
yılını tamamlayan 20 çifti bir restoranda verilen
yemekte bir araya getirdi.
Masalarda karşılıklı olarak oturan çiftlerle yemek
yiyip çay içerek muhabbet eden Özaltun, yemeğin ardından bir sürprize imza attı. Özaltun,
yanına tek tek çağırdığı
çiftlere üzerinde kendi
fotoğraflarının bulunduğu
“bir yastıkta kırk yıl” yazılı
yastıklardan hediye etti.
Çiftlere Belediye Başkan
Yardımcısı Kamil Kahraman Göksu da birer çiçek
uzatırken, çiftler programın ardından birlikte fotoğraf çektirdi daha sonra
kendileri için özel olarak
Beyşehir Gölü’nde tekne
turuna katıldı.
Beyşehir Belediye Başkanı Murat Özal-
tun, organizasyonla ilgili
olarak yaptığı açıklamada, yeni evlenecek ve
evli çiftlere örnek olması
için böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi.
Beyşehir’de hep ilklere
imza atacaklarını, ilkleri
yapmanın yollarını arayacaklarını söylediklerini
hatırlatan Özaltun, hayata geçirilen projenin geçtiğimiz günlerde yaptığı bir
adliye ziyaretinde gündeme geldiğini söyledi. Adliye sarayında boşanmaların arttığı üzerine yapılan
konuşmaların ardından
böyle bir organizasyonu
düşündüklerini belirten
Özaltun, “Dolayısıyla, boşanma konuşurken, hep
evli olanlar, perde arkasında bırakıldı. Bu evlilikleri uzun soluklu olarak
sürdüren kişilerle görüşerek bu sırrı alabilir miyiz
diye düşündüğümüzde,
40 yılını doldurmuş çiftlerle birlikte oturalım, konuşalım, onlarla tanışalım, bunun sırrı nerede,
neden kaynaklanıyor diye
soralım istedik. Kendimize bir limit belirledik. 40
yılını doldurmuş ve üzerindeki çiftlere ulaşmaya
çalıştık. Hedefimiz 40
çifte ulaşmaktı. Ama hızlı
bir program olduğu için ilk
etapta ancak 20 çiftimize
ulaşabildik” dedi.
Yemekte, konuştukları
çiftlere 40 yıllık evliliğin
sırrını sorduğunu belirten
Özaltun, “Bir amcamız
‘hoşgörülü olmak’, diğeri
‘sabırlı olmak’ dedi. Aslında baktığımızda hayat
da bundan ibaret. Sabır
ve hoşgörü. Gerek evlilikte, gerek iş hayatında
olsun, diğer alanlarda
da eğer sabır ve hoşgörü varsa mutluluk vardır,
gelecek vardır. Tıpkı evlilikte olduğu gibi, evliliğin
sırrı da aslında buradan
geçiyor. Eğer evlilikte
sabır ve hoşgörü varsa,
birbirimizi idare etmemiz
durumu söz konusu olursa, evlilikte 40 yıllar, 50
yıllar, 60 yıllar görülebiliyor. Aramızda evlilikte 60
yılını dolduran bir çiftimiz
de var. Demek ki istenirse oluyor” diye konuştu.
“EVLİLİKTE
ÖNEMLİ OLAN ZORU
BAŞARMAK”
Evlilikte küçücük şeylerin büyütülerek mahkemelere
koşulması
halinde bunun kolay bir
yol olduğunu vurgulayan
Özaltun, önemli olanın
zor olanı başarabilmek
olduğunu söyledi. Günlük
hayatta sürekli gördükleri
bir manzaraya dikkat çeken Özaltun, sokaklarda
sağda solda gördükleri
boşanmış çiftlerin çocuklarının da bakıma
muhtaç ve anne baba
sevgisinden
yoksun
olarak yetiştiğini, buna
paralel olarak çocuğun
geleceğinin biraz daha
suça meyilli hale gelebildiğine işaret etti.
Evliliklerin geleceğe
dönük
düşünülmesi
halinde uzun soluklu
olacağına inandığını
kaydeden Özaltun, şöyle
devam etti:
“İnşallah
hep
birlikte evliliği hoşgörü,
sevgi saygı içerisinde
yürütürsek 40 yıllar, 50
yıllar inanın hiç de zor
değil. Olmadığı da bugün
ortada. Biz Beyşehir’de
sosyal projeler yapacağız, dedik. Gençlerimize
örnek olması açısından,
gerek evlenecek, gerekse evli çiftlere örnek olması bakımından böyle
bir yemek organizasyonu yaptık. İnşallah örnek
olur diye de dua ediyorum. Burada yemek yiyen bir çiftimizin eşi, ilk
defa eşiyle bir restoranda
karşılıklı olarak yemek
yediğini söyledi, ben de
şaşırdım. Bu çift, evlilikte 42 yılını doldurmuş bir
çift. İşte burada hem evli
çiftlerin bir restoranda
karşılıklı olarak yemek
yemelerini sağladık, hem
de kendilerine birer yastık takdim ettik. Yastıkta
şu vardı; eşlerin fotoğrafları ve yastığın üzerinde
‘bir yastıkta 40 yıl’ diye
yazıyordu.
Dolayısıyla
evlerine götürdüklerinde
bir kenarda bıraksınlar,
geçmişte yaşadıkları 40
yılın bir tatlı anısı olarak
saklasınlar istedik. Yemeğimizi yedik, çayımızı
içtik, muhabbetimizi ettik.
Ardından sırada Beyşehir
Gölü üzerinde tekne turu
var. Biz Beyşehir nüfusu
olan 70 bin 300 hemşehrimizin hizmetkarıyız,
hizmetçisiyiz.
Onların
neşesi, mutluluğu için ne
gerekiyorsa yapacağız.
İnşallah onların sevinçleriyle sevineceğiz, hüzünleriyle hüzünleneceğiz.
Amacımız, gayemiz bu
olacak.”
MEDICANA’DAN
ÖĞRENCİLERE HİJYEN
EĞİTİMİ
Medicana Konya Hastanesi, öğrencileri
Konya Bilim Merkezinde
ağırlayarak el yıkama ve
hijyen eğitimi verdi.
El yıkamanın ve hijyenin
önemini
benimsetmek
ve sağlıklı nesiller devam ettirmek için özellikle çocuklara yönelik
verilen eğitimler kapsamında Medicana Konya
Hastanesi, Diltaş Eğitim
Kurumları 3. sınıf öğrencilerini Konya Bilim
Merkezi’nde
ağırladı.
Başhemşire Fatma Aliye Yayla ve yardımcısı
Ayşe Akbulut tarafından
verilen, el yıkama ve hijyen eğitiminde özellikle el
yıkamanın önemi ve aşamaları hem teorik hem
de pratik olarak anlatıldı.
Çocuklara özel bir anlatımla hazırlanan sunumu
dikkatle dinleyen öğrencilerin konuyla ilgili soruları
da cevaplandırıldı. Öğrencilerin büyük bir merakla dinlediği seminerin
sonunda mikroplarla savaşmak için ellerin mutlaka yıkanması gerektiği
mesajını vurgulandı. Eğitimden sonra öğrenciler
Konya Bilim Merkezini
gezdi.
23 Ekim 2014 Perşembe
Sayfa -5-
ÇUMRA POSTASI
HASTA ÇOCUKLARI ANNE ADAYLARI
OKULA GÖNDERMEYİN İÇİN UMUT IŞIĞI
Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanı Dr.
Deniz Işık Senan, hasta
olan çocukları okula göndermek yerine mutlaka
bir hekime götürülmesi ve
bulaşıcı hastalık durumu
olup olmadığının kontrol
edilmesi gerektiğini söyledi.
Kış
aylarında
hastalıklara karşı en dirençsiz grubun başında
çocuklar geliyor. Okulların açılmasıyla birlikte ev
ortamından, okul ve kreş
gibi kalabalık ortamlara
geçen çocuklar, burada
çok sayıda çocukla temas etikleri için yaz aylarına göre daha fazla
hastalanma riskiyle karşılaşıyorlar.
Okul döneminde
en sık karşılaşılan bulaşıcı hastalıklar ve korunma
yolları ile ilgili ailelere tavsiyelerde bulunan Özel
Medline Adana Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz
Işık Senan, “Okulların
açılmasıyla birlikte en çok
solunum yolu enfeksiyonları devreye girer. Toplu
ve kapalı ortamlar, yakın
temas ile damlacık yolu
enfeksiyonlarının yayılmasını sağlar” dedi.
Hasta olan çocukları okula göndermek
yerine mutlaka bir heki-
me götürülmesi gerektiğini vurgulayan Senan,
“Hasta çocukların, bulaşıcı hastalık durumu
olup olmadığının mutlaka
kontrol edilmesi gerekiyor. Bizler sağlık kurumlarında tıbbi ve destek
tedaviler vererek, hastalığın düzelmesini sağlayabiliriz. Ayrıca çocukların
aşılamalarını yapılabilir
ve beslenmeleri düzenleyebiliriz. Bazı çocuklar riskli gruptadır ve bu
çocukların aşılanmaları
önemlidir. Bu kapsamda
grip aşılarını ve bazı özel
bakteri aşılarını sayabiliriz” diye konuştu.
BESLENME
ALIŞKANLIĞI VE TUVALET TEMİZLİĞİ
Okul dönemindeki çocuklarda en sık görülen
enfeksiyonlar arasında
ishallerin ve özellikle
kız çocuklarda idrar
yolu enfeksiyonlarının
olduğunu belirten Senan, şöyle devam etti:
“Annelerin
kız
çocuklarına nasıl temizlenmeleri gerekti-
ğini iyi öğretmeleri gerekiyor. Bizim tavsiyemiz,
idrar yaptıktan sonra
yıkamak yerine tek kullanımlık pedler ile temizliğin yapılmasıdır. Tabi ki
tuvaletlerin temizliği de
çok önemli. İshallerin önlenmesi için ise çocukların beslenme alışkanlıklarına çok dikkat edilmeli.
Çocuklar kesinlikle hijyen
kuralları ile hazırlanmış
ve katkı maddesi olmayan, şeker ve boya ihtiva etmeyen yiyeceklerle
beslenmeli.”
Çocukların okul
öncesi döneme kadar
aşılarının yapılması gerektiğine dikkat çeken Dr.
Senan, “Çocuklar okula
başlamadan önce ayrıntılı bir fizik muayeneden
geçirilmelidir.
Çocukların işitme testleri, görme
muayenesi ve gerekirse
kulak burun boğaz muayeneleri mutlaka yapılmalıdır. Hastalığa yatkın
çocukların aşıları yapılarak, bu çocuklar koruyucu
tedaviler ile mutlaka desteklenmelidir” dedi.
TİROİT TÜMÖRÜNDEN KORKMAYIN
Medicana Konya
Hastanesi Genel Cerrahi
Uzmanı Doç. Dr. Gökhan
Söğütlü, boynunda nodüle sahip olanların mutlaka
hekime
başvurmalarını
önererek, tiroit tümörlerinin tedavisinin diğer tümörlere göre daha kolay
olduğunu söyledi.
Genel
Cerrahi
Uzmanı Doç. Dr. Gökhan
Söğütlü, tiroit nodüllerinin yaygın görüldüğünü
belirterek, “Tiroit önemli
bir organ. Çünkü vücutta
metabolizmayı düzenliyor.
Tiroit nodülleri çok yaygın
görülüyor. Toplum içindeki
yaygınlığı yüzde 20, fakat
bir takım otopsi çalışmalarıyla yüzde 50’ye kadar
çıktığı görülmüş. Yani
farkında olmadan tiroit
nodülüyle yaşayıp tiroit
nodülüyle öldüğümüz bile
oluyor. Tiroit nodülü demek direkt tümör demek
değildir. Tiroit nodüllerinin
çoğu iyi huyludur. Bunu
ortaya koymamız gerekir.
Çocuk yaşlarda görülen
nodüllerin tümör olma ihtimali, normalde kadınlarda
daha çok görülen nodüllerin erkeklerde görüldüğünde tümör olma ihtimali
fazla oluyor. Çocuklukta
bir şekilde boyun bölgesine radyo terapi alınmışsa,
yine ileri yaş grubunda
nodülle birlikte tümör görülme ihtimali daha fazla
oluyor. Bu gibi durumların
daha çok üzerinde duruyoruz” dedi.
“HER
TİROİT
NODÜLÜ TÜMÖR DEMEK DEĞİLDİR”
Her tiroit nodülünün tümör olmadığını ifade eden Doç. Dr. Söğütlü,
“Nodüllerin çoğunu izleyebiliyoruz. Nodül eşittir tümör demek değildir. Çoğu
nodül iyi huyludur. Nodül
eşittir ameliyat demek değildir. Çoğu nodülü biz ta-
kip edebiliyoruz. Ameliyat
endikasyonları çok farklı. Ameliyat önerdiğimiz
hastaların da bu anlamda rahat olmaları gerekir.
Çünkü deneyimli ellerde
Türkiye’de de dünyada da
oldukça rahat bir şekilde
komplikasyonları oldukça
az, hatta sıfır diyebileceğimiz kadar düşük bir şekilde bu ameliyatlar yapılabiliyor. Bu ameliyatların en
önemli komplikasyonları
sinir harabına bağlı ses
kısıklığı ve paratiroit bezi
dediğimiz dört adet kalsiyum düzenleyici paratiroit
bezinin tiroit bezine komşuluğu nedeniyle bu bezlerin harabiyeti olabiliyor.
Kalsiyum metabolizması
kalıcı ya da geçici bozulabiliyor. Buna bağlı ilaçlar
almak durumunda kalabiliyor hastalarımız. Bunları
hekim olarak söylemek
zorundayız ama bunlar
oldukça nadir görülen
komplikasyonlar. Hemen
hemen hatta hiç görmediğimiz komplikasyonlar.
Sadece tümör vakalarında etrafa yapışık olduğu
için tümörler, zor ameliyatların geçici ya da kalıcı
şekilde bu tür komplikasyonlar görebiliyoruz. Ama
kesinlikle hastalarımızı bir
korku tüneline sokmaya
gerek yok” diye konuştu.
“TİROİT
TÜMÖRLERİNİN TEDAVİSİ
DİĞER
TÜMÖRLERE
GÖRE DAHA KOLAY”
Nodüllerin çoğunun iyi huylu olduğunu
belirten Doç. Dr. Söğütlü,
“Boyunda nodüllere sahip
isek, böyle bir hastalığımız varsa çoğu iyi huyludur bunu bilelim. Mutlaka
hekime başvuralım. İyi
huylu olanların çoğunu biz
takip ediyor, az bir kısmını
ameliyat ediyoruz. Eğer
tümör ise bunların çoğu
tedavi edilebilir. Tiroit tümörleri diğer tümörlere
benzemiyor, çok kolay
tedavi edilebiliyor. Çok az
bir kısmı agresif seyirli oluyor. Özellikle de yaşlılarda
görüyoruz bunları. Gençlerde çevreye ya da vücuda yayılım yapma ihtimali
az oluyor. Olsa bile tedavi
etme imkanımız oldukça
fazla. Tiroit tümörleri anlamında diğer tümörlere
göre rahatız diyebilirim”
ifadelerini kullandı.
Kadın Doğum ve
Tüp Bebek Uzmanı Medikal Akupunkturist Doç.
Dr. Hakan Çoksüer, Sağlık Bakanlığı’nın revize
ettiği yeni düzenlemenin
olumlu olduğunu söyledi.
Tüp
Bebek
Merkezi’nde görevli Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Medikal
Akupunkturist Doç. Dr.
Hakan Çoksüer, Sağlık
Bakanlığı’nın revize ettiği
yeni düzenlemenin olumlu olduğunu söyledi.
Kadın Doğum ve
Tüp Bebek Uzmanı Medikal Akupunkturist Doç.
Dr. Hakan Çoksüer, Sağlık Bakanlığı’nın, sadece
kemoterapi görecek kadınlarda yumurta dondurma kuralını kaldırdığını
ifade etti. Doç. Dr. Çoksüer, “Rezervi az olan kişiler
de yumurtalarını dondurabilir hükmünün eklenmesinin yönünde revize
edilen yeni düzenlemesi
son derece isabetli bir karar olmuştur. Daha önceki yönetmelikte olmayan
düşük yumurtalık rezervine sahip olan ve çocuk
doğurmamış hastaların,
kendi isteklerine bağlı
olarak yumurta hücrelerini veya yumurtalık dokularını dondurarak saklayabilmeleri çok önemli bir
gelişmedir” dedi.
“YUMURTA REZERVİ AZ OLANLAR
DONDURUP İSTEDİĞİ
ZAMAN ANNE OLACAK”
Doç. Dr. Çoksüer, yumurta rezervi az
olan genç, evli ve bekar
olan kadınlar yumurtalarını dondurup istediği zaman anne olma
şansına sahip olduğunu belirterek, “Özellikle
5 yıllık sınırlı sürenin
kalkması çok doğru bir
karar. Çünkü çocukluk
çağı kanserlerinde tedavi gerçekleşse bile
çocuk 5 yıl sonra hemen
anne olamayabilir. Bu
nedenle yeni düzenleme
ile kişilerin anne olma
hakkı hep olacaktır. Bu
da mutluluk vericidir.
Sağlık Bakanlığı’nın bu
uygulaması çocuk sahibi
olmayı erteleyenler veya
erteletmek zorunda olan
anne adayları için umut
ışığı olacaktır” diye konuştu.
ELEMAN ALINACAKTIR
Muhasebe bölümünde çalışmak
üzere Ön Muhasebe’den anlayan
Bay eleman alınacaktır.
Müracaat : 0.533 167 2801
ŞAKİROĞLU TARIM
ÇUMRA POSTASI
23 Ekim 2014 Perşembe
Sayfa -6-
AZİMLE GELEN TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU
Konya Beyşehirli milli tekvandocu Zeliha Ağrıs, Bursa’da sona
eren Türkiye Kulüpler
Tekvando
Şampiyonası’ndaki mücadele azmi
ve ardından 62 kiloda
gelen birincilikle herkesi
kendine hayran bıraktı.
Son turnuvada
elde ettiği başarıyla 7’inci
kez Türkiye şampiyonu
olan Ağrıs’ın Avrupa 3’üncülüğü ve Balkan şampiyonluğunun yanı sıra
İsveç’te yapılan uluslar
arası müsabakalarda da
ikincilik derecesi bulunuyor. Aynı turnuvada +80
kiloda mücadele veren
bir başka Beyşehirli milli tekvandocu Talha Sarı
da birinci olmayı başarırken, antrenörleri Nafiz
Çakır, her iki sporcusunu
da gösterdiği başarıdan
dolayı kutladı. Özellikle
Ağrıs’ın
şampiyonada
gösterdiği azme dikkat
çeken Çakır, Beyşehir
Belediyesi
Tekvando
Spor Okulu’nda yaptığı
açıklamada, “Şampiyonada 2 sporcumuz birinci
oldu. Her iki sporcumuz
da bugüne kadar gerçekten büyük başarılara imza
attılar. Ağrıs, ilk maçında
sakatlanmasına rağmen
bu şekilde diğer müsabakalarına devam etti ve
birinci oldu. Her şeye rağmen birinci olması sevindirdi ama sakatlığı tabii
ki de bizleri üzdü. Şimdi,
kendisini önümüzdeki ay
Antalya’da yapılacak olan
uluslar arası müsabakalara katılamayacak” dedi.
Çakır, Gençlik Hizmetleri
ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Bayındır’a tekvando
sporuna verdiği maddi ve
manevi desteklerden dolayı da teşekkür etti.
Beyşehir Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe
Müdürü Mehmet Bayındır ise, şampiyonada
Beyşehir’i temsil eden
her iki sporcuyu da elde
ettiği başarıdan ötürü tebrik etti. Beyşehir’in özellikle ferdi branşlarda son
yıllarda çok önemli başarılara imza attığını vurgulayan Bayındır, bunda
antrenörleri Nafiz Çakır’ın
da büyük payının olduğunu belirtti. Bayındır, ferdi
sporlara kurum olarak
destek vermeye devam
edeceklerini söyledi.
62 kiloda gelen
Türkiye şampiyonluğu ile
ilgili konuşan Zeliha Ağrıs ise, ilk müsabakada
sakatlanmasına rağmen
ayağını sarıp mücadelesine devam ettiğini belirterek, 5 maç oynayarak şampiyon olduğunu
belirtti. Zor bir mücadele
verdiğini ama müsabakaları hiç bırakmayı düşünmediğini dile getiren Ağrıs, “Finale kadar sakat
sakat maç yaptım. Şampiyon oldum. Başarılarıma bir yenisini ekledim.
Bu son birincilik 7’inci
Türkiye şampiyonluğum
oluyor. Turnuva sonunda ise ayak kemiğimde
çatlak olduğu belirlendi
ve alçıya alındı. Cuma
günü MR çektireceğim
ve tekrar doktor kontrolüm var. Yeniden alçıya
alınıp alınmayacağı o
gün belli olacak. Ama en
az 15 gün tatamilerden
uzak kalacağım” diye konuştu.
SÜHOT’UN SULTANLARI
BİRİNCİLİK KUPASIYLA GELDİ
Hindistan
17.
Uluslararası Dünya Kültürleri Bayan Halk Dansları
Yarışması’nda Türkiye’yi
temsil ederek yarışmadan
birincilikle dönen Selçuk
Üniversitesi (SÜ) Halk
Oyunları
Topluluğu’nun
(SÜHOT) bayan dansçılar
gösteride giydikleri kıyafetleri, birincilik kupaları ve
madalyalarıyla SÜ Rektörü
Prof. Dr. Hakkı Gökbel’i ziyaret etti.
SÜHOT ile gurur duyduklarını dile getiren Rektör Prof. Dr. Hakkı
Gökbel, “SÜHOT uluslararası arenadaki başarılarıyla
üniversitemizin, şehrimizin
ve ülkemizin adını en güzel
şekilde duyuruyor. Yarışmaya dansçılarımızı uğurlarken bize birincilik sözü
vermişlerdi. Sözlerini tuttular. SÜHOT bizi birinciliğe
alıştırdı” dedi.
Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü’nde gerçekleşen ziyarete Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Kürşat
Güleş ve Prof. Dr. Mehmet
Musa Özcan, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Üzeyir Durmuş, Selçuk
Üniversitesi Halk Oyunları
Topluluğu Başkanı Öğretim
Görevlisi Kadir Ersan Bilgin, SÜHOT Koordinatörü
Uzman Süleyman Çelebi ve
SÜHOT Antrenörü Ekrem
Oraç da katıldı.
“YENİ DANSÇILARIMIZLA BAŞARILARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ”
Dünyada yapılan
tek bayan halk dansları
yarışmasında Türkiye’yi
birincilikle temsil ettiklerini söyleyen Selçuk Üniversitesi Halk Oyunları
Topluluğu Başkanı Öğretim Görevlisi Kadir Ersan
Bilgin, “Bugüne kadarki en
kalabalık izleyici kitlesine
performansımızı sergiledik. Yaklaşık 60 bin seyircinin izlediği muhteşem bir
performanstı. 20’ye yakın
ülkeden 50 farklı grubun
yarıştığı Asya kıtasının en
büyük organizasyonlarından birisi olan yarışmada
Türkiye ilk defa temsil
edildi ve organizasyonun
en büyük kategorisinde
SÜHOT’un bayan dansçıları sergiledikleri performansla birinci oldu. Bu
başarımızı bu yıl ekibimize
yeni katılacak dansçılarımızla ulusal ve uluslararası
platformlarda sürdürmeye
devam edeceğiz” dedi.
Download

BURS VE ÖĞRENİM KREDİSİ BAŞVURULARI BAŞLADI E