Çocukları Oyundan Mahrum Etmeyelim
Refet Ece > [email protected]
Özellikle yaz tatilinin başladığı bu dönemde okulların kapanmasıyla birlikte çocukların
sokaklarda, parklarda, bahçelerde yer alması, oyuna daha fazla vakit ayırması ve yıl boyu
üzerlerinde oluşan stresi atmaları kolaylaşıyor. Oyun, çocuklar için bir eğlence ve dinlence
olmakla birlikte özellikle günümüz çocuklarının fiziksel gelişiminin de temel bir ihtiyacı
olarak karşımıza çıkmaktadır. Sene içinde okuluna devam eden çocuklar büyük oranda ev ile
okul arasında gidip gelmeye mahkûm olmakta ve adeta nefes alacakları parklardan,
bahçelerden, sportif ve fiziksel aktivitelerden uzak kalmaktadırlar. Hatta günümüz çocukları
oyun deyince daha çok bilgisayar oyunlarını anlamakta o oyunlardaki karakterleri kendi
aralarında konuşmakta, bu oyunların ‘level’larının geçilmesinin kolay yollarını
konuşmaktadırlar. Bu da çocukları özellikle sportif ve fiziksel aktivitelerden uzaklaştırmakta,
tembelleştirmekte, obezitenin artmasına sebep olmakta ve çocukları bireyselleştirip
toplumdan uzak hale getirebilmektedir.
Oyunlar, çocukların fiziksel, zihinsel ve psikolojik gelişimlerinin sağlanması, çocuğun
ileride üstleneceği toplumsal görevlerini tanıması, eğitimine katkıda bulunması, millî ve
ahlakî değerleri edinmesi ve kişisel gelişimini sağlayarak kendini gerçekleştirmesi imkânlarını
verir. Bir atasözümüzde denildiği gibi “Oynamayan tay at olmaz.”
Oyun, çocuğun hayatının ilerleyen aşamalarında yapacağı işlerin, basit bir misalidir.
Yazılı kaynaklardan öğrenilmiştir ki, Hz. Süleyman (as.) çocukken, mahkeme kurup
hükümler vermiş, Fatih Sultan Mehmet de bahçe havuzunun iki yanına oyuncak gemiler
yerleştirip bunları top ve mermi atışıyla savaştırmıştır.
Oyun, çocuğun zihnini geliştirir
Oyun, çocukta fiziksel yapıyla birlikte düşünme ve muhakeme kabiliyetini de geliştirir;
konsantre olabilme özelliği kazandırır; problemlerin çözümünde, kişisel ve toplumsal
görevlerin yerine getirilmesinde tecrübe kazandırır. Aile ile birlikte sosyal çevrenin büyük rol
oynadığı okul döneminde, çocuğun beden, ruh ve zekâ gelişimi için oyun gerçekten çok
önemlidir.
Oyun oynama, çocukların tecrübe ve birikimini arttırarak gelecek için olgun ve şahsiyetli
bir yapı kazanmalarını sağlamalarına yardımcı olur. Bu yüzden oyun, sadece bir zaman israfı
veya eğlence şeklinde görülmemeli, çocuğun gelişimi için yakalanacak bir fırsat olarak
değerlendirilmelidir. Çocuklarını arkadaşlarıyla beraber oyun oynamaktan mahrum eden anne
babalar, onları, sadece fiziksel ihtiyaçlarından değil, sosyal ve kişisel gelişimleri için zorunlu
olan temel bir ihtiyaçtan da mahrum bırakmış olurlar.
Çocuk gelişiminde oyunun faydaları
Oyunun faydalarını beş madde halinde sıralamak mümkündür:
1-Fiziksel ve psikolojik fayda: Oyun, çocukta doğuştan gelir ve temelinde çocuğun
fiziksel gelişiminin mükemmel bir tarzda tamamlanması yatmaktır. Çünkü insan yavrusu,
canlılar arasında gelişimini en uzun sürede tamamlayan varlıktır. Canlı, hareketli ve sportif bir
oyun, vücut gelişimi için adeta zorunludur. Çocuğun küçüklükten itibaren hem psiko-motor
gelişimi, hem emsallerine uygun fiziksel gelişimi oyunla sağlanır.
Oyun, çocuğun dili ve etkin bir anlatma aracıdır. Oyun, çocuğun duygularını, özlemlerini,
korkularını, kısaca iç dünyasını yansıttığı bir tiyatro sahnesidir. Bir şeyden anlamaz
zannedilen küçük çocukların, uzaktan izlenildiğinde çoktandır unutulan bir aile münakaşasını
ya da okulda yaşadıkları bir olayı sahneye koydukları ve maharetle dramatize ettikleri
görülebilir. Oyun vasıtasıyla çocuk, çeşitli baskılar sonucu kendisinde oluşan stres ve gerilimi
üzerinden atar. Bu yüzden birtakım baskı ve yaptırımların fazlasıyla uygulandığı evlerde
yetişen çocuklar, diğer çocuklara nispetle müsait ortam bulduklarında daha çok oyun oynarlar.
Oyun, çocuğu psikolojik olarak rahatlatmasının yanı sıra, başkalarıyla anlaşabilme
kabiliyetini geliştirir; empati kurma özelliği kazandırır; başkalarına iyi davranmayı öğretirken
kin ve düşmanlığı bertaraf etmek için de en güzel yoldur.
2-Pedagojik fayda: Çocuğun öğrenme sürecine attığı ilk adım olan oyun, çocuğun
eğitilmesine yardımcı olur, birçok araç ve gereci öğrenmesine yol açar. Oyun esnasında çocuk
çeşitli sayılar, şekiller, renkler, uzaklıklar, hacimler, giysiler, meslekler gibi gerçek hayatta
ömür boyu işine yarayacak şeyleri tanır. Diğer kaynaklardan elde edemediği birçok bilgiyi
çok defa oyunda üstelik görerek, uygulayarak, yaparak ve yaşayarak öğrenir.
3-Sosyal fayda: Oyun, çocuğun dünya hakkındaki bilgisini geliştiren başlıca araçtır.
Oyun, çocuğun hayal dünyasıyla gerçek dünya arasında köprü kurmasını sağlar. Oyun,
çocuğa toplumsal hayatta gerekli olan uyumlu ilişkileri ve işbirliğini öğrettiği gibi ezmeden
ve ezilmeden yarışma yeteneği de kazandırır. Lider olma, yönetme, belli bir amaca yönelik
takım çalışmasına katılabilme, sorumluluk alabilme gibi özellikler oyunla kazanılabilir. Oyun
esnasında çocuk, diğer insanlarla nasıl sosyal ilişkiler kuracağını, ekip halinde nasıl hareket
edeceğini, yardımlaşma ve dayanışma esaslarını öğrenir. Bireysellikten toplumsallığa geçişi,
başkalarıyla iletişim kurma tecrübesini ve yetişkinlerle birlikte hareket edebilme kabiliyetini
kazanır.
4-Ahlakî fayda: Oyun esnasında çocuk, ilk aşamada doğru ve yanlış kavramlarını, adalet,
doğruluk, dürüstlük, emanet ve centilmenlik gibi temel ahlakî değerleri öğrenir.
5-Kişisel fayda: Oyun vasıtasıyla çocuk, kreatif gücünü ortaya koyabilir; öğrendiklerini
ve düşündüklerini deneyebilir. Birçok yeni tecrübede bulunabilir. Oyun esnasında çocuk
kendisiyle ilgili birçok şeyi keşfedebilir. Arkadaşlarıyla olan münasebetlerinde kendisinin
yapabileceklerini ve kabiliyetlerini tanır, kendisini onlarla kıyaslar, karşılaştırır. Ayrıca
hayatta problemlerle karşılaşabileceğini ve bunların üstesinden nasıl gelebileceğini öğrenir.
Uygun oyun için çocuğu yönlendirin
Yaz tatilinin verdiği geniş zamanın da değerlendirilmesiyle özellikle aile tarafından
uygun mekân ve oyunlara yönlendirilmesi çocukların gelişimi için lazımdır. Bunun için;
* Çocuğun oyun oynamasını sağlayacak uygun mekânlar düzenlenmeli, müsait yerler
bulunmalıdır.
* Çocuğu emsalleri ve yaşıtları ile oynamasını desteklemek için parklara, bahçelere ve
spor alanlarına götürmeli, arkadaşları ile oynamaları desteklenmelidir. Çocuğun açık havaya
çıkması desteklenmeli, eve bağımlı bir süs bitkisi olmaktan çıkarılmalı, televizyon ve
bilgisayar bağımlılığından kurtarılmalıdır.
* Çocuğa oyun oynarken rahat hareket edebileceği uygun kıyafetler giydirilmelidir.
* Oyunun süreci hakkında çocukla konuşularak üretkenliği, dil gelişimi, kendini ifade
etme ve problemlere çözüm bulma becerisi desteklenmelidir.
* Oyun hakkında olumlu pekiştireç verilerek, sorular sorularak çocuk desteklenmelidir.
* Oyun esnasında çocuk negatif bir davranış sergilediğinde görmezden gelinmelidir.
* Çocuğa hayal gücünü ve üretkenliğini zenginleştiren, zihnini geliştiren oyuncaklar
alınmalıdır.
* Kız çocuklarının oyunu ile erkek çocuklarının oyunlarının birbirinden farklı olduğu göz
önünde bulundurulmalıdır.
* Aileler her gün düzenli olarak en az 15-20 dakika çocuğuyla oynamalıdır. Ancak, bu
oyunun kurallarını onun koymasına izin verilmelidir.
* Oynadığı oyunlara, çocuğu eleştirmeden katılmalıdır.
* Çocuk oynarken ortaya koyduğu ürüne değil, neler yaşadığı, nasıl zaman geçirdiği ve
neler öğrendiğine bakılmalıdır.
* Çocuğun yaptıkları görülmeli ve bunlarla ilgilenildiği “Arabanı çok dikkatli
kullanıyorsun” gibi cümlelerle ona belirtilmelidir.
* Onun yaptıkları ya da söylediklerinden hoşa gidenler, sözel olarak da
ödüllendirilmelidir. “Yaptığın kuleler çok hoşuma gitti” veya “Aferin, ne güzel söyledin” gibi
ifadelerle ödüllendirilmelidir.
Download

Çocukları Oyundan Mahrum Etmeyelim Özellikle yaz tatilinin