BAĞDAD'DA ABDÜLKADÎR GEYLANÎ (K.S.)
KÜLLİYESİ (*>
Dr.Abdttsseltm U L U Ç A M
I
rak'ta, Türk döneminde yapılan
mimart eserlerden biri olan Şeyh
Abdülkadir
Geylânt K ü l l i y e s i
Bağdad'da bulunmaktadır. Şehrin güneyin­
de, Bâbüş-Şeyh mahallesinde yer alan
yapı topluluğu, Selçuklu döneminden
günümüze kadar büyük ilgi ve itibar
görmüş, zengin vakıflarla desteklenmiş­
tir. Günümüzde de faal bir şekilde hiz­
met veren bügünkü G e y l â n t Manzumesi,
türbeden gelişen külliyelerden biri olu­
şu ve X V I . y y . Osmanlı Mimarisini
Irak'ta temsil etmesi bakımından önem­
li bir eserdir.
Külliyenin yerinde inşaa edilen ilk
yapı bir medrese olup, Hanbeli f ı k ı h ı
alimi Ebu Said el Mübarek bin A l i el
Muharremt tarafından yaptirilmıştır(l).
Ölümden sonra bu medrese, talebesi
Abdülkadir Geylânt'nin gayretiyle ge­
nişletilerek bir tekke ilave edilmiştir.
Geylânt 561 (1165) yılında vefat edin­
ce, medrese hücrelerinden birine gömü­
lerek üzerine türbe yapılmıştır. Türbe,
1508 den sonra, Safavi istilası ile diğer
Ehli Sünnet türbeleri gibi zarar gör­
müş, kısmen harap olmuştur. Kanunt
Sultan Süleyman, 941 (1534) Irakeyn
Seferi sırasında Abdülkadir Geylânt
hazretlerinin türbe ve imaretinin yeni­
den ihyasını emretmiştir (2).Bunun üze­
rine, seferde hazır bulunan Mimar Si­
nan tarafından planlanan, câmi, türbe,
tekke ile imaretten oluşan bir külliye
inşaasma başlanmıştır. Kesin olmamak­
la birlikte, çeşitli kaynakların verdiği
bilgilere göre (3), külliye son şeklini
982 (1574) de Eivcndzade A l i Paşa'nın
Bağdad valiliği sırasında almıştır. Yeni
bir Safavt istilasından zarar gören kül-
liye, bu kez 1048 (1638) de Sultan I V .
Murad tarafından esaslı bir şekilde ta­
mir ettirilmiştir. Bundan sonra, sırasıy­
la 1085 (1674) de Bağdad valisi Silahtar
Hüseyin Paşa; 1123 (1708) de Sultan I I I .
Ahmet;1281 (1865) de Sultan Abdülaziz;
1318-1322 (1900-1904) de Sultan II.Abdülhamid (4); 1970-1974 yılları arasın­
da da Irak Vakıflar Bakanlığı'nın ne­
zaretinde mütevellilerinden Yusuf bin
Abdullah Geylânt ile Burhaneddin bin
Abdurrahman Geylânt tarafından tamir
ettirilmiştir (5). Tamir ve tadilat halen
devam etmektedir.
(*)Bu
konu,24-28 E y l ü l 1984
tarihinde İ s t a n ­
bul'da y a p ı l a n VI.Mİİİİ T ü r k o l o j i Kongresi'ne teblif
olanOı tunulmuftur.
(1) A b b a s el A s ı a v i , T a r i h l i Irak Beynel İhtil&leyn, B a f d a d , 1941 (10 cild) I V , ».32; İ.Yunu» e s - S a merrai, T a n h - u Mes&cid-ü B a ğ d a d el Hadîseh, B a ğ ­
dad, 1977, s. 278; B e j i r FransM, B a ğ d a d , T â r i h u h S ve
Aa&ruhi, B a ğ d a d , 1959, ».16.
(2) A s ı a v i , a.g.e.,IV,».33; İlya» Serki», Meb&hi»-u
I r â k ı y y e , B a ğ d a d , 1948 ( I ) , ».129; M . Ş ü k r ü Alflsi, T a rih-u M e s â c î d - u B a ğ d a d ve Asâruh&, B a ğ d a d , 1346, ».
49; E v l i y a Çelebi, Seyahatname, I V , İ s t a n b u l ,
(Üçdal
nej.)
8.1405; İbrahim e d - D u r Û b î ,
1974
Elbâı-ül
E ş h e b , B a ğ d a d , 1965, » . 3 0 - 3 1
S . A s s a v i , a.g.e., I V , ».33; 116; M . S ü r e y y a , Sicilli
0 » m a n î y a h u d . . . İ»tanbul, 1308, I I I , ».504; N a ı m i - s a d e
Murtaea,Gül$en-i
Hulem,
İstanbul,
1140,
s.65;
B.
Fran»ıs, a.g.e., ».16.
4.AİUSİ, a.g.e., » . 4 9 - 5 0 ; Samerrai, a.g.e., ».278;
D u r û b î , a.g.e., ».31.
S.Samerrai, a.g.e., ».278; Abdü»»el&m U L U Ç A M ,
I r a k ' t a T ü r k M i m a r î Eserleri'nin Geli»me»i, E r ı u r u m ,
1983 ( B a s ı l m a n u f doktora teti), s.46. K ü l l i y e n i n çefitli
yerlerinde tarihi durumu aydmlatan kit&beler bulun-
64.
nr
ARDÜSSF.T.AM ULUÇAM,
K Ü L L İ Y E N İ N MİMARİ D U R U M U :
a-Cenel:
Etrafı yüksek duvarlarla
çevrili, geniş bir avlu içinde yer alan
külliye, câmi, türbeler, medrese, tekke,
n a m a z g â h ve imâretten oluşmaktadır.
Birbirine bitişik olan câmi ile türbe,
yaklaşık
38x65m. ebadındadır.
Bu
kompleks U şeklinde çifte revakla çev­
rilmiş, diğer yapılar avlunun etrafına
sıralanmıştır. Namazgâh avlunun ortasındadır. Ayrıca külliyenin güneyinde
geniş bir bahçe ve mezarlık bulunmak­
tadır (Res.rl; Çizim:l).
b-Cümle kapılan: Külliyeye, doğu ve
batıdan 2 cümle kapısı ile girilmekte­
dir. Câmiin doğu revakı ile Şeyh Abdülcebbar Türbesi arasında kalan doğu­
daki cümle kapısı, cepheden daha yük­
sek tutulmuş olup taçkapı görünümün­
dedir (Res.: 2,3,4). Sivri kemerli giriş
kapısı dışarıdan düz hatılla sınırlandı­
rılmış, kapı kanatları altınla kaplan­
mıştır. Kemer alınlığında, sülüs hatla
yazılmış çinili âyet kitâbesi yer almak­
tadır. Kademeli silmeler ve burmalı ka­
val yivlerin çerçevelediği dış kemerin
üçgen boşluklarında, tuğla-terrakotadan
ince işlenmiş geometrik yıldız kompo­
zisyonu mevcuttur. En dış kuşakta ise
dörtlü düğüm motifleri sıralanmakta­
dır. Ancak, Selçuklu üslûbunu hatır­
latan bu süslemeler orijinal olmayıp
1974 tamirinde Irak Vakıflar'ınca ya­
pılmıştır. Cümle kapısının üstü badem
üçgenlerden meydana gelen pandantif­
ler ü z e r i n e oturan küçük bir kubbe ile
ö r t ü l ü d ü r . İçeride.kemer arasında H.
1322 t a r i h l i 2 çinili kitâbe mevcuttur
(Res.: 5,6).
Zengin süslemeli batı cephesine açı­
lan d i ğ e r c ü m l e kapısı i k i kademeli ke­
merli eyvan şeklindedir. Sol taraftaki
nişten minareye çıkılmaktadır. Birinci
k a p ı kemeri ü z e r i n d e 2 satırlık kitâbe
mevcuttur. Bu cephe de de tezyinat
kaplama ç a l ı ş m a l a r ı halen devam et­
mektedir (Res.: 7-8). Külliyenin güne­
y i n d e k i avlu d u v a r ı , İmam-ı Azam Câm i i ' n i n b u g ü n k ü avlu d u v a r ı gibi alt­
tan alçak duvar; üstte birbirine demir
şebekelerle bağlı, dikdörtgen mihrab
nişini a n d ı r a n sathi kemerli ve çeşitli
geometrik kompozisyonlu tuğla pano­
lardan oluşmaktadır(Res.: 9).
c- Câmi : Harim kısmı ve t ü r b e u ç
taraftan çifte revakla s a r ı l m ı ş t ı r . Revaklarin doğu k a n a d ı 33 m. u z u n l u ğ u n ­
dadır. Cephe d u v a r ı penceresiz b ı r a ­
kılmıştır. Ortada
4 paye ile p a n d a n ­
tiflere yaslanan 8 kubbeli bu k a n a t t a ,
harim m i h r a b ı n a benzeyen 2 m i h r a b
mevcuttur. 5,5 m. g e n i ş l i ğ i n d e ve son
cemaat yeri n i t e l i ğ i n d e k i dış r e v a k ı n
kuzey kısmında bulunan y ü k s e k kemer­
l i pencerelerle, m i h r a b l a r ı n ü s t ü n d e k i 2
küçük pencereden başka
aydınlatma
unsuru bırakılmamıştır. B a t ı d a ,
merkade geçilen bir kapı ile, sandukaya
bakan bir hacet penceresi b u l u n m a k t a ­
dır.
Kuzey ve b a t ı d a n camiyi ç e v i r e n
revakların, sütun dizisi
ile
kubbe
yapısı b i r b i r i n i n aynısı
olup,
batı
kanadı plâna göre biraz daha ç a r p ı R tır.Üzeri sepet başlıklı d a m a n ı s i y a h
mermerden 14 sütun ü z e r i n e o t u r a n 30
kubbe ile örtülüdür. (Res.: 10) B a ğ d a d ' daki diğer Osmanlı d ö n e m i c â m i i l e r i n de olduğu gibi,sivri kemer ve p i r i z matik-bademli pandantiflerle
geçilen
kubbelerde, harim ve merkade a ç ı l a n
bölüm üzerindeki d ö r d ü tamamen m u karnas dolgulu; d i ğ e r l e r i
süslemesiz
bırakılmıştır. Pandantiflerde yer a l a n
içbükey bademler, baklava
dizileri
oluşturacak biçimde
sıralanmışlardır.
Batı bölümündeki iç revakta yer a l a n
mihrab diğerlerinden daha k ü ç ü k o l u p ,
maktadır. Şeyh Abdurrahman T ü r b e s i n d e , mermer k i ­
tâbe üzerinde:
jjls'iLJl
f
5,U*Jl
ojL*j«jı
jUaL-
. jo'^lS
iu-
j
jb^
IJLA
ıjus
jLU^
çi_Ljb
C U J L
jlkLJl
Yine Şeyh Abdurrahman T ü r b e s i i ç i n d e , H.1281
tarihli Sultan Abdülaziz'in tamirini g ö s t e r e n k i t a b e n i n
altında, kmk mermer l e v h a n ı n sonunda:
inşaa kitabeleri ile; batıdaki revaktan c a m i h a r i mine açılan kıble duvarı y a k ı n ı n d a k i birinci k a p ı ü z e ­
rinde H.1049 tarihli Sultan Murad'a ait 3 s a t ı r l ı k
mir kitabeleri mevcuttur.
ta­
RAĞDAD^DA A B D Ü L K A D İ R GEYLANT (K.S) K Ü L L İ Y E S İ
3 kademe silme k u ş a k l a ç e r ç e v e l e n d i r i l miştir. D ı ş r e v a k t a k i mihrab ise, tuğla
ile ö r ü l e r e k i p t a l edilmiştir.Bu kanattan
I harime 3 k a p ı y l a g e ç i l m e k t e d i r . K ı b l e
d u v a r ı n a y a k ı n olan b i r i n c i k a p ı n ı n
ü z e r i n d e Sultan IV.Murad'a ait H.1049
t a r i h l i 3 s a t ı r l ı k k i t â b e yer a l m a k t a d ı r
(Res.:H).
Son cemaat yeri ş e k l i n d e planlanan
çifte r e v a k l ı bu b ö l ü m ü n d ı ş cepheleri,
yüksek ve kademeli 16 nişle t e ş k i l a t ­
l a n d ı r ı l m ı ş t ı r . N i ş l e r d e n , kuzeyden ü ç ü
k a p ı , d i ğ e r l e r i pencere haline g e t i r i l ­
miştir. Kemerler ü s t ü n d e yer alan ç i n i l i
2 k i t â b e k u ş a ğ ı t ü m cepheyi katetmektedir (Res.: 12).
Kare b i r m e k â n d a n o l u ş a n h a r i m
kısmı, duvarlara bitişik 8 k a l ı n p â y e ile
taşınan ve s i v r i kemerli 4 sıra mukarnaslı tromplarla geçilen 18.5 m. ç a p ı n d a
b ü y ü k bir kubbe ile ö r t ü l ü d ü r . Eyvan
şeklinde kubbeye kadar y ü k s e l e n m i h ­
r a b ı n b u l u n d u ğ u kıble d u v a r ı d ı ş ı n d a ,
h a r i m i n d i ğ e r k ı s ı m l a r ı n d a çift k a t l ı
mahfiller yer a l m a k t a d ı r . P â y e l e r ara­
sında kalan m a h f i l l e r , zar b a ş l ı k l ı i k i ­
şer siyah mermer s ü t u n u n t a ş ı d ı ğ ı ü ç ü
düz h a t ı l l ı , köşelerde kalan k ı s ı m l a r ise
4 adet mermer Bursa kemeri ü z e r i n e
o t u r m a k t a d ı r . Ü ç duvarda, köşelere ya­
kın olan k ı s ı m l a r ı n d a dışa a ç ı l a n birer
kapı mevcuttur. K ı b l e d u v a r ı n d a 5; d i ­
ğer duvarlarda, a l t t a k i k a p ı l a r ü z e r i n e
gelecek şekilde birer pencere a ç ı l m ı ş t ı r .
A y r ı c a kubbe k a s n a ğ ı n d a 4 pencere bu­
lunmaktadır.
H a r i m i n içi, yerden itibaren mukarnas f r i z l i mahfile; s ü t u n l a r da kemer
hizasına kadar mermerle k a p l a n m ı ş t ı r .
Tromp mukarnaslan, üst kat köşe nişleriyle kemer k a v s a r a l a r , k a l e m i ş i boya
ile k o n t u r l a n m ı ş t ı r . Kubbe o r t a s ı n d a ,
yine kalemişi bir şemse yer a l m a k t a d ı r .
Kuzey d u v a r ı n ı n sol köşesindeki Bursa
kemerli bölüm kafes içine a l ı n m ı ş t ı r .
Harim kubbesi, d ı ş t a n , kareden sekiz­
gen ve o n a l t ı g c n e geçilen duvarlar üze­
rine o t u r t u l m u ş t u r (Res.: 13). Son ta­
mirde üzeri çinko ile kaplanan kubbe,
I r a k ' t a k i c â m i kubbelerinden f a r k l ı bir
yapıya sahiptir. Daha çok Anadolu ve
İ s t a n b u l ' d a k i O s m a n l ı câmi kubbeleri­
ne benzemektedir. İç m e k â n , iklimden
kaynaklanan pencere a z l ı ğ ı n d a n dolayı
loş b i r etki b ı r a k m a k t a d ı r .
O s m a n l ı d ö n e m i n d e tamamen çini
ile k a p l ı olan abidevt mihrab, bu gün
dışa t a ş k ı n 2 mermer p â y e ile,bunlara
oturan d ü z h a t ı l l a
çerçevelenmiştir.
Niş, kavsaraya kadar yeşil mermerle
k a p l a n m ı ş , diğer kısımlar acur a d ı ve­
rilen
tuğla-terrakota
tekniği
ile
işlenmiş süslemelerle d o l g u l a n m ı ş t ı r .
Mermerden yapılan minber b i t k i
motifleriyle süslüdür. K o r k u l u k
ke­
n a r l a r ı n d a yapraklar, aradaki panolar­
da palmetler; ç a m kozaları ve ince kıv­
rık dallar işlenmiştir. A y n a l ı ğ ı n üst kö­
şesinde simetrik 2 ay ile, ortada bir yıl­
dızla T ü r k b a y r a ğ ı g ö r ü l m e k t e d i r .
d-Türbe: K ü l l i y e n i n ç e k i r d e ğ i n i teş­
k i l eden A b d ü l k a d i r G e y l â n î t ü r b e s i n e ,
3 y ö n d e n 4 kapı ile geçilmektedir. Ey­
van ş e k l i n d e k i ana girişin i k i t a r a f ı n d a
k ü ç ü k kubbelerle örtülü 2 niş i l e , bü­
y ü k ç e kubbeli bir geçiş m e k a n ı bulun­
m a k t a d ı r . T ü r b e girişinin i k i y a n ı n d a
30 cm. y ü k s e k l i k t e birer seki ü z e r i n d e n
b a ş l a y a n 2 k ü ç ü k kapılı h ü c r e mevcut­
tur. Geçiş m e k a n ı ü z e r i n d e k i kubbe,
pantantiflerden itibaren mukarnas dol­
guludur. M e k a n ı n t a m a m ı , alttan kemer
seviyesine kadar mermer, üstte kristal
camla kaplanmıştır.Bu tezyinat Irak
Vakıfları'na aittir.
Kare plânlı esas t ü r b e
mekânı,
tromplar ü z e r i n e oturan kubbe ile ör­
t ü l ü d ü r . T a m a m ı gümüşten
yapılan
Şeyh A b d ü l k a d i r G e y l â n t ' n i n sanduka­
sı, ü z e r i n d e k i âyet k i t â b e l e r i , geometrik
y ı l d ı z ve b i t k i süslemeleriyle güzel bir
O s m a n l ı eseridir (Res.: 13 ). Tromplar,
prizmatik üçgenlerden oluşan kemerler
ve kapı üstlerinden itibaren t ü m me­
kan, d ı ş a r ı d a olduğu gibi 1974 t a m i r i n ­
de kristal camla; alt kısımlar ise kapı
hizasına kadar mermerle k a p l a n m ı ş t ı r .
T ü r b e , dıştan, harim d u v a r ı n ı n ya­
rısı hizasında başlayan yüksek silind i r i k kasnak ü z e r i n e oturan s i v r i , so­
ğan biçimi bir kubbe ile ö r t ü l m ü ş t ü r
(Res.: 1 ). Baştan
sona firuze ve sarı
renklerin hakim olduğu i r i b i t k i motif­
leri ve hah desenli çinilerle kaplı olan
t ü r b e n i n k a s n a ğ ı n d a , bir de kalın kitâ­
be kuşağı d o l a n m a k t a d ı r .
66
Dr. A B D Ü Ş Ş E L A M i J U i C m
e- AbdiUcehbar Türbesi : Doğu cümle
k a p ı s ı n ı n sağında yer alan üç mekan­
dan ortadaki, Abdülkadir Geylânt'nin
oğlu A b d ü l c e b b a r ' a aittir. Kuzeyden
tek k a p ı ile girilen türbe, kare bir
plana sahiptir. Üzeri tromplarla geçilen
bir kubbe ile örtülüdür. Doğu ve güney
d u v a r l a r ı n d a birer dolap nişi bulun­
m a k t a d ı r . Batı duvarına ise avluya ba­
kan yüksek sivri kemerli bir pencere
açılmıştır. Külliyenin bütün zemini gi­
bi, b u r a s ı d a mermer döşelidir. Kubbede
alçı ve kalemişi süslemeler mevcuttur.
Avluya bakan aynı hizadaki diğer 2
hücre de aynı özelliğe sahiptir.(Rcs.:l3a)
/-Tekke ve Medrese: Avlunun kuzey­
batısını çeviren yapılar,
külliyenin
medrese, tekke, yemekhane, imam-şeyhhadim odaları ve türbelere kadar uza­
nan kütüphaneyi oluşturmaktadır. Gü­
neyde, kıble duvarı hizasında ise abdestlik ve helâ bulunmaktadır. A l t kı­
sım hücreleri geniş ve sivri kemerlidir.
Üst katta, kademeli sepet başlıklı ahşap
sütunların taşıdığı düz örtülü revaklar
mevcuttur (Res. :14,15). Balkon şeklin­
deki bu revakların arkasında sıralanan
hücrelerde yuvarlak kemerli kapı-pencere nişleri bulunmaktadır. İkinci kata,
kuzey ve batı hücrelerinden ikişer; abdesthane üstüne tek taş merdivenle çı­
kılmaktadır. A l t kat hücreleri i k i bö­
lümlüdür. Eyvan şeklindeki küçük gi­
rişten sonra düz hatıllı kapılarla, arka­
daki geniş bölümlere geçilmektedir. Do­
ğu d u v a r l a r ı n d a birer dolap nişi ile ku­
zey d u v a r l a r ı n d a
birer
aydınlatma
menfezi
bulunmaktadır.
Hücrelerin
hepsi aynı plan ve büyüklükte olup,
k u l l a n ı l ı ş amaçları değişmektedir. A n ­
cak köşelerdeki hücreler daha büyük
t u t u l m u ş t u r . A l t katlar ders ve zikir
için, üst katlar yatakhane olarak kulla­
n ı l m a k t a d ı r . Kuzey medrese hücreleri­
n i n b a t ı y a yakın merdiveni bitişi­
ğ i n d e n dar bir koridorla külliyenin
d ı ş ı n d a bulunan hamama geçilmektedir.
g-Namazgâh:
Câmi
ile
kuzey
medrese sırası a r a s ı n d a kalan geniş
avluda, ortalama 15 x 60 m. ebadında,
ç a r p ı k , d i k d ö r t g e n planlı bir namazgâh
b u - l u n m a k t a d ı r (Res: 16). Yerden 1 m.
y ü k s e k l i ğ e kadar kesme taşla yapılmış
duvarların üstü, demir
parmaklıkla
çevrilmiştir. Kuzeyde 2; K u z e y - b a t ı d a n
1 kapıyla geçilen n a m a z g a h ı n
kıble
tarafında 2 basit m i h r a b ı m e v c u t t u r .
Güney-doğu köşesinde b i r m i n a r e , g ü ney-batı köşesinde ise b i r saat k u l e s i
yer almaktadır.
h- Mimreler.Namazgâhm
güneydoğu
köşesinde bulunan ve S e l ç u k l u d ö n e ­
minden kalan i k i ş e r e f e l i m i n a r e b i r
köprü kemerle k ü l l i y e n i n
doğudaki
cümle kapısına y a k ı n t ü r b e l e r b i n a s ı n a
rapdedilmiştir. B i r i n c i ş e r e f e y e k a d a r
10 köşeli, şerefeden sonra s i l i n d i r i k
olarak yükselen minare t u ğ l a d a n y a p ı l ­
mıştır. Kaidesi ise, zeminden 2 m . y ü k sekliğe kadar t a ş t a n d ı r . K a d e m e l i 3 s ı ­
ra mukarnaslı b i r i n c i ş e r e f e , h e r k e n a n
2m. u z u n l u ğ u n d a ongen k o r k u l u k l e v ­
haları ile ç e v r i l m i ş t i r (Res.:17). Ş e r e f e
üstünden sivri kemerli b i r k a p ı ile ç ı k ı ­
lan s i l i n d i r i k gövde 3 m. y ü k s e k l i ğ e ka­
dar süslemesiz b ı r a k ı l m ı ş t ı r .
Bundan
sonra başlayan baklava ş e k l i n d e d i z i l ­
miş dama taşı lacivert mozaik ç i n i l e r
şerefe altına kadar u z a n m a k t a d ı r . M u ­
karnaslı şerefe a l t l ı ğ ı kalem işi ve
çinilerle bezenmiştir. K o r k u l u k k ı s m ı n ­
da madalyonlu y ı l d ı z l a r b u l u n m a k t a d ı r .
Petek daha k ü ç ü k ç a p l ı olup ü z e r i ç i ­
niyle kaplı d ü z bir k ü l a h l a ö r t ü l m ü ş ­
tür. Son tamirden önce ş e r e f e k ü l a h ı
dışında, sade tuğla, s ü s l e m e ö r n e k l e r i
bulunan minarenin, t a m i r neticesi Sel­
çuklu d ö n e m i n d e k i şekli b o z u l m u ş t u r .
Batı cümle k a p ı s ı n ı n a v l u y a g e ç i ş e
göre sol t a r a f ı n d a yer alan d i ğ e r m i ­
nare, B a ğ d a d ' d a k i O s m a n l ı d ö n e m i m i ­
nareleri karekterindedir. A v l u d u v a r ı ­
nın üstünden itibaren s i l i n d i r i k o l a r a k
yükselir (Res.: 18). V u r m a l ı m o z a i k ç i ­
nilerle süslü minarenin m u k a r n a s l ı ş e ­
refesinden sonra aşırı derecede y ü k s e l ­
tilen peteğin b u r m a l ı s ü s l e m e l e r i , g ö v ­
dedeki süslemelere göre ters y ö n d e iş­
lenmiştir. D i l i m l i k ü l a h ı y e ş i l ç i n i y l e
kaplıdır.
ı-Saat Kulesi : N a m a z g â h ı n g ü n e y ­
batı köşesinde bulunan saat k u l e s i k a r e
bir kaideye o t u r m a k t a d ı r . K a i d e n i n ü s ­
tünde kademeli silmelerle g e n i ş l e y e n
demir parmaklıklı b i r b a l k o n yer a l ­
maktadır. Batılılaşma D ö n e m i O s m a n l ı
67
B A Ğ D A D ' D A A B D İ İ L K A D İ R G E Y L A N İ (K.S) K Ü L L İ Y E S İ
Mimarîsine has bir üslûpla ele a l ı n a n
ve ü z e r i n d e 4 O s m a n l ı kitâbesi bulunan
saat kulesinin, kaidenin g ü n e y i n d e yu­
varlak kemerli bir k a p ı s ı , b a t ı d a bir
penceresi mevcuttur. (Res.: 19,20).
Kare gövde,her y ü z d e dikine üç sıra
dörtlü a y d ı n l a t m a mazgalı ile süslenmiş
olup, bir konsol dizisi ü z e r i n d e kade­
meler halinde genişleyen ve tekrar da­
ralan geçiş b ö l ü m ü n d e n sonra,4 yöne
bakan 4 saat yer a l m a k t a d ı r . Sekizgen
saçak ü z e r i n d e a h ş a p t a n y a p ı l m ı ş 8 ke­
narlı ve kaş kemerli k ü r s ü kısmı, en
üstte yuvarlak k ü l â h ve alem bulun­
maktadır.
DEĞERLENDİRME :
Ebu Said el M ü b a r e k ' i n b u g ü n k ü
külliyenin yerinde y a p t ı r d ı ğ ı i l k med­
rese h a k k ı n d a h i ç b i r şey bilmiyoruz.
Irak S e l ç u k l u l a r ı d ö n e m i n d e y a p ı l a n
Abdülkadir
Geylânt
türbesinin
ise
" K ü b b e t - ü t - t i r â z - ü s Selçûkî" (Selçuklu
tarzı kubbe) "El K i b â b - u l meyi" (eğimli
kubbeler) a d ı y l a a n ı l a n ve "mahruti
kubbeler" gurubunda incelenen y ü k s e k
mukarnas k ü l â h l ı kubbeler b i ç i m i n d e
olduğu öne s ü r ü l m e k t e d i r (6). Bu t ü r
t ü r b e l e r d e n G ü n e y Irak bölgesinde ha­
len 17 kadar ö r n e k mevcuttur. A r a ş t ı r ­
macılar, A b d ü l k a d i r G e y l â n t t ü r b e s i n i n
i l k y a p ı s ı n ı n da a y n ı olması g e r e k t i ğ i
d ü ş ü n c e s i n d e d i r l e r (Res.: 21,22,23).
Şeyh A b d ü l k a d i r G e y l â n t k ü l l i y e s i ,
t ü r b e d e n gelişen k ü l l i y e l e r gurubuna
girmektedir. Her ne kadar i l k y a p ı bir
medrese ise de 1506 M.dan sonra bu
medreseden eser k a l m a m ı ş t ı r . Irak'ta
Nebi Yunus, Nebi Y u ş a , N e b i Circis,
Nebi Şit gibi peygamberler; Hz. A l i ,
Kz. . H ü s e y i n gibi Ehlibeyt'ten zatlarla;
Ebu H a l i f e , Ebu Yusuf gibi Haneft
mezhebi i m a m l a n y l a , A b d ü l k a d i r Gey­
lânt, C ü n e y d - i Bağdadi,Şeyh Ö m e r Sühreverdt, M a ' r u f el-Kerhi gibi tasavvuf
ehli veliler y a t m a k t a d ı r . İ s l a m i y e t t e n
önceki peygamberlerin havra veya ma­
n a s t ı r l a r d a bulunan m e z a r l a r ı Müslümanlarca da korunup gözetilmiş, Sel­
çuklu d ö n e m i n d e ç o ğ u n u n ü z e r i n e birer
türbe yaptırılmıştır.
Hac ve kervan yolu ü z e r i n d e bulu­
nan bu t ü r b e l e r zamanla binlerce kişi­
nin ziyaret yeri haline gelmiştir. Bir de
t ü r b e hizmetlileri ile, t ü r b e d e yatan
şahsın (varsa) t a r i k a t ı n a bağlı m ü r i d 1er, bu civarda bazı y a p ı l a r ı n tesisine
sebep o l m u ş l a r d ı r . Böylece yanma c â m i ,
medrese, tekke, zaviye ve ribat (han)
ilâve edilen türbeler, k ü l l i y e n i n merke­
zi durumuna gelmişlerdir.
B a ğ d a d ' d a k i t ü r b e Ç e k i r d e k l i Şeyh
Ömer S ü h r e v e r d t , M a ' r u f el Kerht, Cü­
neyd-i B a ğ d a d t ve İmam Hallan külli­
yelerinde türbe-câmi kompleksini doğu
ve g ü n e y d e n k u ş a t a n kale gibi y ü k s e k
ve kalın d u v a r l a r , İ m a m - ı Azam Ebu
Halife ve A b d ü l k a d i r G e y l â n t külliyele­
rinde mevcut değildir. T ü r b e ile câmii
son cemaat yeri niteliği olan revaklar
sarmaktadır.
K a n u n i Sultan Süleyman'ın emriyle
1534 y ı l ı n d a yapılan veya y a p ı m ı n a
b a ş l a n a n külliye b i n a l a r ı , kanaatimizce
M i m â r Sinan t a r a f ı n d a n p l a n l a n m ı ş t ı r .
S i n a n ' ı n eserlerini liste eden 3 kaynak­
tan y a l n ı z T u h f e t ü l Mimartn'de a d ı
geçmesine, onunda ü z e r i n i n çizilmiş ol­
masına rağmen (7), bilhassa c â m i n i n
plân ve mimart durumu bizi bu kanaate
götürmektedir:
1- A b d ü l k a d i r G e y l â n t Câmii, plan
b a k ı m ı n d a n I r a k ' t a k i tüm c â m i l e r d e n
f a r k l ı d ı r . XII.yy.dan X V I I I . y y . sonları­
na kadar Bağdad, Musul ve ç e v r e l e r i n ­
de y a p ı l a n câmileri 4 grupta toplamak
m ü m k ü n iken İmam-ı Azam C â m i i dı­
şında G e y l â n t Camii tek örnek olarak
k a l m a k t a d ı r . Musul gurubu câmilere ör­
nek olarak Musul M ü c a h i d i M.11761180 (Res.: 24; Ç 2); Bağdad gurubuna
Ahmediye 1795 (Res.: 25; Ç 3); çok kub­
beliler için İmam Akûli 1327 (Çiz.: 4)
ve sekiz destekli camiler için Musa K â ­
zım C â m i i ile (Çiz.: 5) k a r ş ı l a ş t ı r a c a k
olursak plân ve kubbe yapısı b a k ı m ı n ­
dan G e y l â n t C â m i i ' n e benzemedikleri
(6) A z z a v i , a.g.e., s,33.
B u konuda daha f a ı l a
bilgi için b k r . B . F r a n s ı s , a.g.e., s.14.15; H.Halid
mudi, E z - Z e h â r i f - ü l
Cidâriyye fî B a ğ d a d ,
Ham-
Bağdad.ı
980, S.42; A . E l H a d i s i - H . A b d ü l h a l i k . E l K ı t â b - ü l M a h rutiyye fil Irak, B a ğ d a d , 1974, s.4-7.
(7) R . M . M e r i ç ,
Mimar
Sinan,
Hayatı,
Eserleri,
A n k a r a , 1965, s.24; Abdullah Kuran,"Mimar
Sinan'ın
Onardığı
Dergisi,
Camiler",
Boğaziçi
Üniversitesi
Yol.8-9 (1980-1981), İstanbul, 1983, s.196.
6L
r^r A B n t i S S E I A M U W C A l V L
görülür. Irak'taki mimart yapılar içinde
en büyük kubbe Abdülkadir GeyMat
Câmii'ne aittir.
2- Bunun yanında, câmi plânı. Mi­
mar Sinan'ın eseri olan 1S51 tarihli
İstanbul/ Silivrikapı Hadım İbrahim
Paşa Câmii ile (Çiz.:6) Sinan'ın onardıfı
câmiler arasında kabul edilen (8) Ycnibahçe Bali Paşa Câmii (1504) plânının
aynısıdır. Ayrıca Kilis Canbolat, Tokat
Ali Paşa, Diyarbakır Bchram Paşa Câ­
mii plânlarıyla benzer özellik arz et­
mektedir. Geylânt Câmii'nin harim iç
düzenlemesi, kubbeyi taşıyan ayaklara
yaslanmış üç taraftaki mahfiller, Bali
Paşa Câmii'nin tam bir benzeridir (Res.:
26; Çiz.: 7).
3- Bugün, mütevellileri tarafından idare ve muhafaza edilen vakfiyelerin­
de, "...cami, kubbe (türbe) ve imarctin...*yani külliyenin Sinan Paşa tara­
fından H.941 dç Kanuni Sultan Süley­
man'ın emri ile yapıldığı kayıtlıdır.
Iraklıların Osmanlı devlet görevlilerine
verdiği PAŞA unvanını -sıfatını- Mi­
mar Sinan' a da vermiş olmalıdırlar (9).
Vakıf kayıtlarından başka, İbrahim edDurûbdt tarafından Sinan'ın eseri oldu­
ğu teyid cdilmcktedir(lO).
4- Sinan'ın camiyi tamir etmiş ola­
bileceği görüşüne gelince. Kanuni'nin
Irak Seferi sırasında, Abdülkadir Gey­
lânt Dergâhında ayalcta bir caminin
varlığından kaynaklarda bahis yoktur.
Matrakçı Nasuh'un Beyân-ı Menazil'inde Geylânt Dergâhı ortadan çifte mina­
reli büyük kubbeli bir yapı ile, yanlar­
dan yine kubbeli iki küçük yapı şeklin­
de minyatürlenmiştir (11) (Res.: 27).
Minyatürdeki çifte minareli
yapıyı
câmi olarak kabul etsek bile bugün
avlunun ortasında yer alan Selçuklu
minaresine bitişik bir câminin bulun­
ması ve Sinan'ın bu camiyi onarması
gerekirdi. Halbuki bugünkü câmi ile
minare arasında hayli mesafe bulun­
m a k t a d ı r . Câmi-türbe kompleksinin plâ­
n ı n d a bir çarpıklık söz konusudur. Tam
kıble y ö n ü n d e olmayan eski türbe te­
meline, caminin
sonradan plânlanıp
u y d u r u l d u ğ u aşikardır.Aynı anda plân­
l a n m ı ş o l s a l a r d ı , belki bu çarpıklık ol­
m a y a c a k t ı . Dolayısıyla, b u g ü n k ü câmi-
nin tamirden çok yeniden p l â n l a n d ı ğ ı ,
akla daha uygun gelmektedir. K a l d ı ki
ilk yapı bir medresedir ve B a ğ d a d ' d a k i
medreselerde diğer bazı medreselerde
olduğu gibi, namaz ibadeti medresenin
geniş bir eyvanında ifa e d i l m e k t e d i r .
Bağdad Vefaiye, Selçuka H a t u n
ve
Mercan Medreselerinde,
Geylânt'dcki
minareye benzeyen çifte veya tek m i ­
nareler de mevcuttur.
Neticede, plân durumu, mimart y a p ı
organları ve kaynakların v e r d i ğ i b i l ­
giler ışığında, Abdülkadir G e y l â n t C â ­
mii'nin tamamen Mimar Sinan' ın eseri
olmasa bile, o'nun tarafından p l a n l a n ­
dığı ve inşaasına direktifler g ö n d e r d i ğ i
görüşündeyiz.
Sultan I V . Murad z a m a n ı n d a y a p ı ­
lan tamirde Gcylânt'nin türbesi y a n ­
sından itibaren yeniden y a p ı l m ı ş c â m i dc ise esaslı bir değişiklik o l m a m ı ş t ı r .
Daha sonraki tamirler, m i m a r î d e n
çok tezyinata yöneliktir. D o l a y ı s ı y l a
cami ile Abdülccbbar Türbesi s ı r a s ı n ­
daki mekânlar X V I . , diğer k ı s ı m l a r
X V I I . yy. Osmanlı mimart ö z e l l i ğ i n i
muhafaza etmektedir.
(8) A . K u n u ı , « . ( . « . , 1.307.
(») İ n k k
tarihçi A b b s s • ! A ı ı a v i ,
vak^yedeki
"Sinan Pa«a" ibarMİndcn d o l a y ı , c S m i n i n
Kanuni'nin
emriyle H.d91 de B a f d a d valisi olan C i ğ a l a z a d e S i n a n
P a f a tarafından y a p ı m ı n a b a f l a n ı p ,
Elvendzade
P a f a ' n ı n valiliti sırasında t a m a m l a n d ı ğ ı n ı
Ali
belirtmek­
tedir, (a.g.e., s . M ) . Azsavi, bu m a l û m a t ı Ğ u r â b î T a ­
rihi, Sicilli O s m a n î ve G ü l f e n - i H u l e f â ' y a
dayandır­
maktadır. Sicilli Osmani, III.S.S04 de E l v e n d z a d e A l i
Paşa'nın "982 de KerbelS'da Hz. H ü s e y i n ' i n
türbesini
tamir ettiği, H ı . A b d ü i k a d i r G e y l â n î ' n i n de
MERKA-
DİNÎ yaptığı" kayıtlıdır. Merkadin y a p ı m ı ifadesi, s a n ­
dukanın y a p ı m ı y l a ilgili olmalıdır. C â m i d e n ise
bahis
yoktur. Zaten Elvendzade A l i P a ç a C i ğ a l a z a d e
Sinan
Paşa'dan önce valilik y a p m ı ş t ı r . K a y n a k l a r ı n ç e l i ş i k ve
yanlış bilgiler verdiğini Azzavi bizzat b e l i r t m e k t e d i r .
(a.g.e.s.ll6). Kanuni'nin Irak seferi olan H.941
tarihi
ile H.991 yılı arasındaki 50 yıllık fark d a g ö z ö n ü n e a l ı ­
nırsa, Azzavi ve ona dayanarak b a ş k a y a z a r l a r ı n
sürdüğü,
GeylSnî
Câmii'nin
öne
Ciğalazâde
ve
Elvendzftdeler tarafından yaptırıldığı ş e k l i n d e k i
görUş
yanlış olsa gerekir.
(10) Durûbî, a.g.e., s.31.
(11) H . G . Y u r d a y d ı n , N a ş ü h ü ' s - S i l â h i
(Matrakçı),
B e y a n - ı MenS*il-i S«fer-i Irakeyn, A n k a r a ,
1976 ,s .49
R A Ğ D A D ' D A A R D Ü L K A D İ R G E Y i , A N İ (K S) K Ü L L İ Y E S İ
K E S / M 3- üoğu cümle kapısı, detay
RESİM 5- Cümle kapısı,
İÇ kemerdeki kitabeler
70
nr
ARDtjŞŞPt AM IJl UCAM
RESİM 6- Cümle kapısı. İç kısımdaki kitabelerden ]
RESİM 7- Batı cümle kapısı
\
RESİM 8- Batı cümle kapısındaki
RESİM 10- Camı revaklan
kitabe
RESÎM 12- Caminin kuzey-batıdan
aörünüşü (Tamir öncesi)
RESİM 13- Külliyenin 1970 tamirinden önceki resmi (Irak Müzesi
Arşivinden)
B A Ğ D A D ' D A A R D Ü L K A D İ R G E Y L A N İ (K.S) K Ü L L İ Y E S İ
73
t
II
RESIM
14- Tekke ve medrese
hücreleri
4k
RESİM 15- Medrese
revakmdan
görünüş
â
W
tm
74
RESİM 16- Namazgâlı (Yazlık
RESİM 17- Selçukludönemınden
mescıd)
kalan minaıe
RESİM 1-
''''' n^'naresı
B A Ğ D A D ' D A A B D Ü L K A D İ R G E Y L A N İ (K.^) K Ü L L İ Y E S İ
Ne yazık ki, Irak'ta kültür Taaliyetleri adıyla sürdürülen restorasyon
çalışmaları bilhassa Osmanlı devrinden
kalan yapıların orijinal mimart hüvi­
yetlerini yok etmektedir. Abdülkadir
Geylânt külliyesi gibi Mimar Sinan'ın
plânlamış olabileceği
İmam-ı Azam
Külliyesi, baştan sona değiştirilmiştir.
Magrib Üslûbu adı verilen bu kamufle
11
çalışması, Abdülkadir Geylânt manzu­
mesinin dış duvarlarında halen devam
etmektedir.
Herşeyc rağmen,hiç olmazsa bugün
için, X V I . y y . Osmanlı mimarîsinin Bağdad'da bir temsilcisi olması bakımın­
dan; Geylânt ICüUiycsi'nin önemli bir
yeri vardır.
S
d)?
î
to
5
•3
•D
•§
»Ol
RESİM 2Abdülkadir Geylani (K.S.)
doğu cephesi ve tac kapı
RESİM 4Abdülkadir Geylani (K.S.) Külliyesi
haıim cephesi
ve avlu
Külliyesi
77
BAĞDADIDA
?ES;M
J3-f
Türbe
. kapıSı
28
Dr.ABDUSSF.TAM U L U C A M
IREStM 27- Abdülkadir Ceylâni
(Beyan-ı Menazil'den)
RESİM 21- Beyan-ı Menazil'deki
Bağdad ve mukarnas külahlı türbeler
RESİM USultan IV. Murad
[kitabesi
.RESİM 26- İstanbul. Bali Pasa Camii harimindenl
Dergâhı
B A Ğ D A D ' D A A B D Ü L K A D İ R G E Y L A N İ (K.S) K Ü L L İ Y E S İ
79
1
1
RESİM 20- Saat kulesi, detay
RESİM 19-Saat kulesi
RESİM 22- Bağdad,
Zümrüt Hatun Türbesi
RESİM 23- Bağdad.
Şeyh Ömer Sühreverdı
Türbesi
Dr. ABDÜSSF.T.AM U L U C A M
80
mm,
RESÎM 24- Musul, Mücahidi Camii \
RESİM 25- Bagdad, Ahmediye Camii
M Alimi nden
BAĞDAD _ ABDÜLKADİR GEYLÂNİ
ÇİZİM 1- Bağdad.
Abdülkadır
Ceylânı
Külliyesi
plânı
KÜLLİYESİ
i>len»rek_
A
Dr. ABDÜSSELAM U L U C A M
82
-ft
I pl&m
1- a Geylâni Cat
ÇİZİM 2- Musul, Mücahidi Camii plânı (Irak V.B. 'dan
3
ışIenerek-Bayburtluoğlu)
n
a
1
o
U
OL
D
d
Q
.0
B
S:
U
ÇİZİM 3- Bai
ÇİZİM 4- Bağdad,
Akûlı Camü planı (El Mevıed
den)
Dr. ABDÜSSFI AM IJLUCAM
M
• • ••
t
I -
ÇlZİM S- Bağdad. Musa Kâzım Külliyesi plâm
(Irak
ÇUIM / Isidnuüı Bdnpdşa Camn plâm ıSozen
Vakıttar-Bakanlığı'ndan)
^ -i
ÇlZlM 6- İstanbul-Sılıvnkapı
Camii plâm
A
Hadım İbrahim Paşa
(Sözen'den)
den)
Download

View/Open