ESDPlatform
Ekonomik ve Sosyal DüşüncePlatformu
Süleyman Erdem*
Değerlendirme Notu
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI**
El Kaide’nin amacı; Batılı güçleri Đslam topraklarından kovarak ve Batı’nın
güdümünde hareket ettiklerini iddia ettikleri Müslüman devletlerdeki yönetimleri
devirip bu ülkeler arasındaki sınırları kaldırarak, kendi inanışları doğrultusunda tüm
Müslümanların aynı çatı altında toplandığı bir devlet kurmaktır.[1] Bu amacı,
Halifeliğin tekrar restore edilmesi olarak da tanımlamak mümkündür.
Restore edilecek Halifelik, Osmanlı harabeleri üzerinde kurulacak ve Körfez
bölgesindeki ve Ortadoğu’daki bütün diğer devletleri (Đran, Irak ve Bahreyn gibi
çoğunluğunu Şiilerin oluşturduğu Đslam devletleri dâhil) içererek Hz. Muhammed’den
sonraki dönemde Đslamî genişlemeye işaret eden “açık sulara” kadar uzanacaktır. Bu
alan; Đspanya’nın çoğunu ve Portekiz’i, Loire Nehri’nin hemen güneyine kadar
Fransa’yı, Sicilya dâhil Đtalya’nın güney kısmını, Macaristan, Balkan devletleri,
Azerbaycan (çoğunluğu Şii bir devlet), Gürcistan, Kırım, Anadolu ve Asya’nın önemli
bir kısmı ile Kuzey Afrika’yı kapsamaktadır.[2] Bu amacı gerçekleştirmek için de ilk
olarak Müslüman ülkelerdeki Đslami olmayan ve Batı’nın güdümünde hareket ettiklerini
iddia ettikleri rejimlerin yıkılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda ABD ve Batı’ya
karşı girişilen eylemler; “bu güçlerin Đslam Dünyasından ellerini çekmeleri, başta kutsal
toprakların bulunduğu Suudi Arabistan olmak üzere tüm Đslam topraklarını terk etmeleri
ve Đslam Dünyasındaki çürümüş rejimlere destek vermemeleri” yönünde uyarı
mahiyetinde ikincil ama daha öncelikli bir amaç olarak ortaya çıkmaktadır. Zira Batılı
güçlerin desteğinden yoksun hedef ülkelerdeki Đslami olmayan rejimler, çok daha kolay
yıkılabilecektir.
Bu nedenle de 1996 yılından itibaren yayınladığı bazı bildiri ve
açıklamalarıyla düşman sıralamasında en başa ABD’yi ve Đsrail’i oturtan Bin Ladin’in
düşman listesini; Đngiltere, BM, NATO gibi örgütler ile bunlarla koalisyon kurmuş ve
bu koalisyona destek veren ülkeler takip etmektedir.[3] Ancak her ne kadar Bin Ladin,
konuşmalarında Haçlılara ve Yahudilere karşı Đslamî bir cepheden bahsetmiş olsa da,
2002 yılı Ocak ayında Wall Street Journal Gazetesinin Yahudi kökenli muhabiri Daniel
Pearl’un Pakistan’da kaçırılarak öldürülmesine kadar hiçbir Đsrail ve Yahudi hedefine,
El Kaide tarafından saldırıda bulunulmadı. Bu tarihten sonra da Đstanbul’da 2003
yılında iki Sinagoga saldırılması gibi birkaç saldırı dışında Yahudiler hedef
alınmadı.[4]
Whelan, bazı Asyalı El Kaidecilerin, Halifeliğin tamamen restore edilişine kadar
Endonezya, Malezya ve Filipinler’in en azından bir kısmını içeren, Asya’da mini
Hilafetin kurulmasını önerdiklerini iddia etmektedir.[5] Ancak ABD’nin Irak’ı işgali ve
akabinde Arap Baharı ile birlikte Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin, mini Hilafet için
Ortadoğu’yu daha cazip hale getirdiği görülmektedir. Bu bağlamda Irak’ta faaliyet
gösteren Irak Đslam Devleti ile Suriye’de faaliyet gösteren Nusra Cephesi ve Irak Şam
Đslam Devleti (IŞĐD) isimli El-Kaide bağlantılı örgütlerin, hedeflenen mini Hilafet
Devleti yolunda kazanımlar elde ettiği söylenebilir. Nitekim henüz El-Kaide bağlantılı
1
www.esdplatform.org
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
gruplar Suriye’de bugünkü kazanımlarını elde etmemiş iken El-Kaide üyeliğinden
hüküm giymiş bir mahkûmla yapmış olduğum mülakatta, mahkûm; “Şu an Irak’ta bir
Đslam Devleti var, her gün Irak’ta bombalar patlıyor, duymuyor musunuz?” şeklinde
cevap vermiş ve El-Kaide’nin Irak’ta bir devlet kurduğunu iddia etmiştir.
El Kaide’nin Yapılanması
11 Eylül’den önce ABD’nin bazı istihbarat örgütleri, El Kaide’yi; “Usame bin
Laden’in merkezde olduğu, alandaki “birliklerine” emirler gönderen ve dünyanın
orasında burasında saldırılar tertip eden, hiyerarşik, hücresel, terörist bir grup” diye
tanımlamaktaydı.[6] Oysa El-Kaide’nin örgüt yapısı, diğer terör örgütlerinin aksine,
merkezden bağımsız yerel dinamikler üzerine kurulu ve küresel çok uluslu bir yapıdır.
Yani yerel örgütlenmelerin, El kaide isminde bütünleşerek faaliyetlerine devam ettiği
görülmektedir.
Daha önce de değinildiği gibi El-Kaide, Đslam dünyasının hemen her yerindeki
bireylere ve birçok değişik militan gruba kaynak, bağlantı ve uzman bağlantısı sağlayan
bir risk sermayesi şirketi gibi işlev görmekte[7] ve bu nedenle de Burke, Hoffman,
Rosenau, Parachini, Treverton ve Jenkins gibi terörizm uzmanları, El-Kaide’nin bir
örgütten ziyade bir ideoloji ve dünya görüşü olduğunu savunmaktadırlar.[8]
Bu durum, şu şekilde de ifade edilebilir: El Kaide; küreselleşme karşıtı hareket gibi;
siyasi, milli ve etnik olarak farklı, her hususta fikir birliği içinde olmayan fakat genel
anlamda bir ideolojiye bağlı militan gruplardan oluşmuştur. Usame bin Laden’in yaptığı
şey; Đslam dünyasında yerel mücadelelere giren unsurları; ortak düşman olan Haçlılara,
Hıristiyanlığa ve Yahudilere karşı küresel bir mücadeleye teşvik etmek ve bunun
ideolojik altyapısını oluşturmaktır.[9] Bu ideolojik altyapı sayesinde, özellikle de 11
Eylül saldırılarının ardından, dünya genelinde faaliyette bulunan pek çok radikal Đslami
örgüt, El-Kaide’ye sempati duymaya başlamış ve El-Kaide, radikal Đslami örgütlerin bir
araya geldiği şemsiye/çatı bir örgüt halini almıştır.
Bu nedenle de Gray; El-Kaide’nin ilk çok uluslu terör örgütü olduğunu, bilinen
diğer terör örgütlerinin aksine bölgesel bir alanda hareket etmediğini ve küreselleşmeye
direnmek yerine küreselleşmenin getirdiği kolaylıklardan yararlanarak sürekli olarak
dünya çapında yeni üslere ve yeni hedeflere yöneldiğini savunmaktadır.[10] Güvenlik
Birimleri kaynaklarına göre; El-Kaide üst yöneticileri, aynı görüşleri ve amaçları
paylaştığı Đslam dünyasının değişik bölgelerindeki örgütleri desteklemekte ve bu örgüt
elemanlarının Afganistan, Sudan, Yemen ve Pakistan’da bulunan eğitim kamplarında
eğitim almalarını sağlamaktadır. Daha sonra bu kamplarda yetişen elemanları değişik
ülkelerde hücre şeklinde yapılandırmakta ve oluşturulan hücreleri kendi başlarına eylem
yapmaya bilinçli olarak teşvik etmektedir. El-Kaide, bu grupları desteklemekle birlikte
direk kontrol etmemekte ve bu grupların her biri, kendi bağımsız ya da yarı bağımsız
gündemine sahip olabilmektedir.
Yukarıda değinildiği gibi çok gevşek bir ilişkiler sistemi içinde, birbirini
tanımayan hücrelerden oluşan El Kaide; terör uzmanları tarafından “en iyi yapılanmaya
sahip örgüt” olarak nitelendirilmektedir.[11] El-Kaide’nin askeri şefi Seyf El-Adil; iyi
bir yönetim kabiliyetine sahip küçük gruplar halinde hareket etmenin, kendilerini büyük
kayıplardan kurtaracağını ifade etmekte; bu nedenle de El-Kaide, savaşçı grupların 6-10
kişiyle sınırlı kalmasına dikkat etmektedir.[12] Bu büyüklükteki bir hücre, yeterince
www.esdplatform.org
2
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
mobil olabilmekte, yeterli şekilde donatılabilmekte ve pek çok görevi yerine
getirebilecek yeterli insan kaynağına sahip olabilmektedir. Bunun da ötesinde, esnek
organizasyon yapısına sahip bu birimler, savaş alanında çok az fiziki iz bırakmakta ve
düşman hava kuvvetlerinin grubu tespit edip yok etmesi zorlaşmaktadır. Böyle bir
örgütsel yapının, lider kadrosundan birkaçının yakalanmasıyla çökertilmesi neredeyse
imkânsızdır. Zira karşımızda; her hücresinin ve hücre liderinin, üstlendiği eylemlerde
inisiyatif aldığı ve liderlik yaptığı şemsiye niteliği taşıyan bir yapı
bulunmaktadır.[13] Nitekim örgütün kurucusu ve lideri Usame bin Ladin’in Mayıs
2011’de öldürülmesinden sonra örgüt dağılmamış, aksine Ortadoğu’daki konjonktürel
gelişmeleri iyi kullanarak daha da güçlenmiştir.
Ancak zamanla daha fazla sempatizan ve militan elde ederek daha fazla ülkede
faaliyet göstermesine rağmen; örgütün merkezi yapısı, 11 Eylül 2001’den sonra giderek
zayıflamış ve yerel örgütlerle bağımsız hücrelerin kendi başlarına gerçekleştirdikleri
eylemler dışında, merkezden yönetilen 11 Eylül eylemleri gibi büyük eylemler
gerçekleştirememiştir.[14]Ayrıca, merkezin bağımsız hücreler ve yerel örgütler
üzerinde kayda değer bir otoritesinin de kalmadığına şahit olunmaktadır. Bunun en
güzel örneklerinden biri, 2013 yılı içinde görülmüştür. El-Kaide’nin şimdiki lideri
Eymen El-Zevahiri, Kasım 2013 başında El Cezire televizyonunda yayımlanan
açıklamasında; Suriye’de Esed Rejimine karşı savaşan en etkili örgütlerden biri olan ve
El-Kaide’ye bağlı olduğu düşünülen Irak Şam Đslam Devleti örgütü hakkında şu
açıklamaları yaptı:
“Ebubekir el Bağdadi bizimle istişare yapmadan Irak Şam Đslam Devletini kurarak
büyük hata yaptı.
Şeyh Ebu Muhammed el Culani, Irak ve Şam Đslam Devletini reddederek, El Kaide ile
ilişkisini kestiğini bizimle istişare etmeden ve bize haber vermeden ilan etti.
Irak Şam Đslam Devleti lağvedilmiştir. Irak Đslam Devleti Olarak devam edecektir. Irak
Đslam Devleti’nin faaliyet alanı Irak topraklarıdır. Ebu Bekir el Bağdadi de Irak Đslam
Devletinin Emiri olarak bir yıllığına atanmıştır. Süre tayinin ilan tarihinden itibaren
başlamıştır.Nusra Cephesi ise Şam ehline aittir. Genel yönetime bağlı el Kaide
Cihadına bağlı bağımsız bir birimdir. Şam ehline ait olan Nusra Cephesinin faaliyet
alanı Suriye topraklarıdır.”[15]
El Zevahiri’nin bu açıklamalarına rağmen, zaten Zevahiri’nin izni (hatta haberi)
olmaksızın IŞĐD’i kuran El Bağdadi, IŞĐD’i dağıtmadı. Zevahiri’nin bu açıklamasının
aslında Haziran 2013’te gizli bir mektup şeklinde IŞĐD’e ulaştığı ancak IŞĐD’in bu
emri/bildiriyi dikkate almadığı da iddia edilmekte. Yine IŞĐD lideri El
Bağdadi’nin; “Irak ve Şam’ın evlatlarına şu güzel haberi ulaştırmak isterim: Irak-Şam
Đslam Devleti’ni halk desteklemektedir. Onun hakkında ne pazarlık yapacağız ne de
ondan vazgeçeceğiz” dediği, iddialar arasında yer almakta.[16]
Ebubekir el-Bağdadi’nin ‘Müminlerin Emiri’ sıfatıyla yaptığı diğer bir
açıklamada ise: IŞĐD’i asla lağvetmeyeceklerini; bölgedeki sınırların Sykes-Picot
anlaşmasına göre çizildiğini, bu nedenle de mevcut sınırları tanımadıklarını ve örgütün
2006’da Irak’ta öldürülen Ebu Musab Zerkavi’nin kanıyla büyüdüğünü ifade ederek;
“Nabzımız attığı sürece Irak-Şam Đslam Devleti’nden vazgeçmeyiz ve bu devlet
üzerinde pazarlığa girmeyiz. Irak-Şam Đslam Devleti’nde istişarelerde bulunduk. Bu
3
www.esdplatform.org
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
istişarelerden sonra iki tercihle karşı karşıya kaldım. Allah’ın emrini, mesajdaki
Allah’ın emrine muhalif olana tercih ettim” dediği iddia edilmektedir. [17]
Görüldüğü üzere Bağdadi, Zevahiri’nin emrine uymamış ve uymama gerekçesi
olarak da; Zevahiri’nin emrinin “Allah’ın emrine muhalif olduğu” iddiasını öne
sürmüştür. Şu an Suriye’de radikal Đslami grupların yüzlerce farklı fraksiyona
ayrılmasını[18] çok güzel izah eden bu durum, radikal Đslami örgütlerin benimsediği
Selefi anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu konuya, örgütün ideolojisinin inceleneceği
ilerleyen bölümlerde ayrıntılı bir şekilde değinilecektir.
El Kaide’nin Ladin’in öldürülmesinden önceki (çekirdek) örgütsel
yapılanmasında; Usame Bin Ladin’in örgütün lideri olduğu ve yine Ladin’in
başkanlığını yaptığı ve Eymen El-Zevahiri ile Süleyman Ebu Geyt gibi isimlerin de
katıldığı bir danışma kurulunun (üst şura) bulunduğu ifade edilmektedir. Danışma
kurulunun fonksiyonun; kapsamlı tartışmalar sonunda terör eylemi yapılması ve fetva
verilmesi gibi örgüt açısından önemli konular hakkında hüküm vermek olduğu
sanılmaktadır. Danışma kurulunun altında ise askeri konuların onaylandığı bir askeri
komite, örgütün para ve mali işleriyle ilgilenen ticari komite, dini kuralların görüşülerek
karara bağlandığı dini komite (fetva komitesi), bilgilerin basılması için oluşturulan
medya komitesi ve bir seyahat bürosunun bulunduğu değerlendirilmektedir.[19]
www.esdplatform.org
4
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
Bu merkezi yapının altında; “Hücreler”, “Mücahitler-Mücahit Gruplar” ve “BölgeselYerel Örgütlenmeler”in yer aldığı değerlendirilmektedir.[20]
15 – 20 Kasım 2003 tarihlerinde gerçekleştirilen bombalı saldırılarla ilgili
davaya ilişkin Đstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, El-Kaide’nin
Türkiye yapılanmasına ilişkin şu ifadeler yer almaktadır;
“El Kaide, sınır tanımaksızın dünyanın herhangi bir yerinde eylem yapabilen
uluslararası boyutta bir terör örgütüdür. Türkiye de, El Kaide örgütünün kamplarında
askeri ve siyasi eğitim alan Habib Akdaş’ın liderliğinde selefi referanslı bazı radikal
dini grup ve örgütlerle bağlantılı, cihat bölgelerde selefi yapılanma içerisinde yer almış
şahısların da aralarında bulunduğu Sadettin Akdaş, Gürcan Baç, Feridun Uğurlu, Azat
Ekinci, Abdulkadir Karakuş, Mesut Çabuk, Osman Eken, Suat Şarman, Yusuf Polat,
Đlyas Kuncak gibi isimlerden meydana gelen bir çekirdek kadro oluşturulmuştur. El
Kaide bağlantılı Türkiye yapılanması, örgütün fikirlerinin Türkiye’de oluşarak etkili
hale gelmesini sağlamak amacıyla örgütle koordineli hücre yapılanması şeklinde
teşkilatlanması ve silahlanmasını sağladığı, neticede Anayasa’nın 1. maddesinde
nitelikleri belirtilen Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkarak, yerine örgütün sınırların kalktığı,
5
www.esdplatform.org
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
selefilik inancına dayalı kurmayı hedeflediği teokratik devletin bir parçası haline
getirme gayesi ile doğal olan demokratik düzeni zorlayan 15 ve 20 Kasım 2003
tarihinde Đstanbul’daki bombalı saldırıları düzenlemiştir.”[21]
El-Kaide’nin Türkiye yapılanmasını gerçekleştiren ve pek çoğu şu an hükümlü
kişilerin, 1997-20001 yılları arasında Afganistan’ın Kabil ve Kandahar şehirlerinde
bulunan El-Kaide kamplarında eğitim aldıkları, Güvenlik Birimleri tarafından tespit
edilmiştir. Bu tespitlere göre; örgütün Türkiye yapılanmasının lideri, öldüğü de iddia
edilen firari Habib AKDAŞ’tır. Onun liderliğinde hücre yapılanmasına gidilmiş ve
örgütsel yapıya katılanların periyodik olarak devam ettikleri ders halkaları
oluşturulmuştur.
Örgütün Türkiye yapılanma şemasının ise aşağıdaki şekilde olduğu tahmin
edilmektedir.
Ancak, 2003 bombalamalarından sonra lider kadronun pek çoğunun tutuklanması ve
yakalanamayanların firar etmesi neticesinde, eğer halen aktif bir yapı var ise yukarıda
yer alan şemadan farklı bir yapı ile karşı karşıya olacağımız muhakkaktır.
*Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı
** Bu yazı daha once http://www.sahipkiran.org sitesinde yayınlanmış olup izinle alıntılanmıştır.
Kaynakça:
[1] BBC, “Al-Qaeda Goals”, http://news.bbc.co.uk/2/shared/spl/hi/pop_ups/04/world_al_qaeda/html/2.stm
[2] Richard, Whelan, (2005), El-Kaidecilik Đslam’a Tehdit, Dünya’ya Tehdit (Çev. Prof.Dr.Hüseyin Bağcı, Bayram
Sinkaya, Pınar Arıkan), Ankara: Platin Yayınları, ss.108-109.
[3] Arı, Selçuk ve Arslan, Okan, (2005), Uluslararası Đlişkiler ve Din, Tanrı Tarafsız mı?, Ankara: Platin Yayıncılık,
ss. 214.
[4] Bergen, Peter, (2005), “Al Qaeda Then and Now”, Greenberg, Karen J. (Ed.), Al Qaeda Now -Understandingi
Today’s Terrorists, New York: Cambridge University Press, ss.6.
[5] Whelan, Richard, (2005), El-Kaidecilik Đslam’a Tehdit, Dünya’ya Tehdit (Çev. Prof.Dr.Hüseyin Bağcı, Bayram
Sinkaya, Pınar Arıkan), Ankara: Platin Yayınları, ss.109.
[6] A.g.e., ss.23.
[7] A.g.e., ss.21.
www.esdplatform.org
6
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
[8] A.g.e., ss.21-25.
[9] A.g.e., ss.23.
[10] Gray, John, (2004), El Kaide Modern Olmanın Anlamı (Çev. Zehra Savan), Đstanbul: Everest
Yayınları, ss.67.
[11] Demirel, Emin, (2004),“Ölüm Arabaları”, Đstanbul: IQ Kültür Sanat Yayınları, ss.41.
[12] Scheuer, Michael, (2006), “Al-Qaeda’s Tactical Doctrine for the Long War”, Hutzley, Jonathan D.
(Ed.), Unmasking Terror A Global Review of Terrorist Activities, Vol. III, Washington: The Jamestown Foundation,
ss.6-7.
[13] Katman, Filiz, “Ladin Öldü: El Kaide’nin Sonu mu?”, (Erişim Tarihi:
20.12.2013),http://etkinlik.aydin.edu.tr/resimler/makale/el_kaide.pdf
[14] Briggs, Rachel, (2012) “The Changing Face of Al Qaeda”, Institute for Strategic Dialogue, (Erişim Tarihi:
20.11.2013), http://www.strategicdialogue.org/The%20Changing%20Face%20of%20Al%20Qaeda.pdf
[15] “El-Kaide lideri IŞĐD’i feshetti”, (Erişim Tarihi:
28.12.2013), http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=279664
[16] “Zevahiri’nin “Irak-Şam Đslam Devleti’ni Dağıtın” Çağrısı Yeni Değil”, (Erişim Tarihi: 20.11.2013),
http://www.israhaber.com/zevahirinin-irak-sam-islam-devletini-dagitin-cagrisi-yeni-degil-16118-haberi.html
[17] “IŞĐD Lideri Bağdadi’den Zevahiri’ye Cevap”, (Erişim Tarihi:
28.11.2013),http://tahkikat.net/haber/isid_lideri_bagdadiden_zevahiriye_cevap
[18] “Suriye’de muhalefet bin parçaya bölündü; kim kime karşı savaşıyor?”, (Erişim Tarihi: 20.11.2013),
http://t24.com.tr/haber/suriyede-muhalefet-bin-parcaya-bolundu-kim-kime-karsi-savasiyor/240147
[19] Demirel, Emin, (2004),“Ölüm Arabaları”, Đstanbul: IQ Kültür Sanat Yayınları, ss.39-40
[20] A.g.e., ss.39-40.
[21]“ El Kaide Davası’nın gerekçeli kararı”, (Erişim Tarihi: 20.12.2013),
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=6395450
7
www.esdplatform.org
EL KAĐDE’NĐN AMACI VE YAPILANMASI
www.esdplatform.org
8
Download

Yazının tamamı için tıklayınız.