T.C.
KARA HARP OKULU
SAVUNMA BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
SAVUNMA YÖNETĠMĠ ANA BĠLĠM DALI
ANKARA ĠLĠ BAKIM MERKEZLERĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE
GÜVENLĠĞĠ SEVĠYESĠ: GÖRGÜL BĠR ARAġTIRMA
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Hazırlayan
Feridun ÖZKARA
Tez DanıĢmanı
Doç. Dr. Mehmet GÜNEġ
ANKARA - 2014
TEZ TANITIM FORMU
TEZĠN TARĠHĠ: 30.05.2014
TEZĠN TĠPĠ: Yüksek Lisans Tezi
TEZĠN BAġLIĞI: Ankara Ġli Bakım Merkezlerinde ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği
Seviyesi: Görgül Bir AraĢtırma.
TEZĠN YAPILDIĞI BĠRĠM: Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü
Savunma Yönetimi Ana Bilim Dalı
SPONSOR KURULUġ : DAĞITIM LĠSTESĠ: Kara Harp Okulu Savunma Bilimleri Enstitüsü Tez
Hazırlama, Onay, Dağıtım ve Muhafaza Esasları Kılavuzunda Belirtilen
Yerlere
TEZĠN ÖZETĠ: Bu araĢtırmada, çalıĢanların güvenlik iklimi algıları ve
iĢletmelerdeki iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi (ĠSGYS) düzeyinin iĢe
bağlılığa etkisini araĢtırmak amaçlanmıĢtır. ÇalıĢma Ankara ilindeki üç bakım
merkezinde, 271 kiĢinin katılımıyla gerçekleĢmiĢtir. Nitel ve nicel veri toplama
yöntemlerinin birlikte kullanıldığı araĢtırma sonunda, nicel bulgularda ĠSGYS
düzeyinin iĢe bağlılığı etkilediği, güvenlik iklimi algılarının iĢe bağlılığı
etkilemediği , nitel bulgularda ĠSG uygulamalarındaki noksanlıklarda eğitim,
ölçüm ve yönetici desteği, risk etmenlerinde ise insan faktörleri öne çıkan
hususlar olmuĢtur.
ANAHTAR KELĠMELER: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, Güvenlik
Ġklimi Algıları ve ĠĢe Bağlılık.
SAYFA SAYISI: 90
GĠZLĠLĠK DERECESĠ: Tasnif DıĢı
T.C.
KARA HARP OKULU
SAVUNMA BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
SAVUNMA YÖNETĠMĠ ANA BĠLĠM DALI
ANKARA ĠLĠ BAKIM MERKEZLERĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE
GÜVENLĠĞĠ SEVĠYESĠ: GÖRGÜL BĠR ARAġTIRMA
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Hazırlayan
Feridun ÖZKARA
Tez DanıĢmanı
Doç. Dr. Mehmet GÜNEġ
ANKARA - 2014
TEġEKKÜR
Tezimin nihayete ulaĢmasında büyük emeği geçen, en zor
zamanlarımda yanımda olan, tez danıĢmanlığının yanında bana doğru yolu
göstererek bilimin ıĢığından ayrılmadan ilerlememi sağlayan Doç. Dr.
Mehmet GÜNEġ‟e Ģükran ve teĢekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.
Tezin hazırlık aĢamasında değerli fikirlerini benimle paylaĢan ve
yönlendiren kıymetli hocalarım Prof. Dr. Nebi SÜMER, Doç. Dr. Sait
GÜRBÜZ ve Doç. Dr. Harun ġEġEN‟e teĢekkürü bir borç bilirim. Bu
çalıĢmada benden desteklerini esirgemeyen baĢta Barbaros DAĞLI, Deniz
TEMĠZER, Hakan ÇEKEL, ve Nihal BANU olmak üzere anketlerimi
samimiyetle uygulayan ve değerli zamanlarından feragat ederek görüĢmelere
katılan değerli yönetici ve çalıĢanlara saygı ve teĢekkürlerimi sunarım.
Ayrıca yüksek lisans eğitimimin farklı aĢamalarında bilgi ve
tecrübelerinden
faydalandığım,
kendilerinin
öğrencisi
olmaktan
Ģeref
duyduğum değerli hocalarım Prof. Dr. H. Canan SÜMER, Doç. Dr. Okan
YELOĞLU ve Doç. Dr. Yavuz ERCĠL‟e teĢekkür ederim. Tez savunmamda
yer alan ve değerli vakitlerini ayırarak önemli katkılarda bulunan saygı değer
öğretim üyelerine de ayrıca teĢekkür ederim. Yüksek lisans eğitimini birlikte
tamamladığımız ve her zaman destek bulduğum Savunma Yönetimi
gurubunda
bulunan
değerli
komutanlarıma
ve
arkadaĢlarıma
da
teĢekkürlerimi sunarım.
Hayatımın bütün aĢamalarında karĢılaĢtığım zorlukları aĢmada her
zaman yanımda olan, desteğini benden esirgemeyen, baĢaracağıma inanan
hayat arkadaĢım Cennet ÖZKARA, küçük mutluluklarından ve oyun
zamanlarından çaldığım sevgili oğlum Alperen‟e ve desteklerini esirgemeyen
annem Gürcü ÖZKARA ve babam Adem ÖZKARA‟ya sonsuz teĢekkürlerimi
ve Ģükranlarımı sunarım.
i
T.C.
KARA HARP OKULU
SAVUNMA BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
SAVUNMA YÖNETĠMĠ ANA BĠLĠM DALI
ANKARA 2014
ANKARA ĠLĠ BAKIM MERKEZLERĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE
GÜVENLĠĞĠ SEVĠYESĠ: GÖRGÜL ARAġTIRMA
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
Feridun ÖZKARA
ÖZET
AraĢtırmanın amacı, çalıĢanların güvenlik iklimi algıları ve
iĢletmelerdeki iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi (ĠSGYS) düzeyinin iĢe
bağlılığa etkisini araĢtırmaktır. Bu maksatla araĢtırmada; Ankara ilindeki 3
bakım merkezinde görev yapmakta olan 73 yöneticiye ve 198 çalıĢana anket
uygulanmıĢ, 6 yönetici ve 9 çalıĢanla görüĢmeler yapılmıĢtır. Nitel ve nicel
yöntemlerin birlikte kullanılması ile elde edilen verilerin analizinde; içerik
analizi, T-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), korelasyon analizi ve
hiyerarĢik regresyon analizi kullanılmıĢtır.
AraĢtırmanın nicel bulgularında, ĠSGYS düzeyinin iĢe bağlılığı
etkilediği tespit edilmiĢtir. ĠSGYS düzeyi alt boyutlarından güvenli iĢyeri
boyutunun iĢe bağlılığı etkilemediği, diğer alt boyutları güvenli çalıĢan ve
güvenli yönetim sistemleri boyutunun etkilediği tespit edilmiĢtir. Güvenlik
iklimi algılarının iĢe bağlılığı etkilemediği tespit edilmiĢtir. Görev yeri, statü ve
ramak kalaya göre ĠSGYS düzeylerinin farklılaĢtığı, güvenlik ikliminin ise
görev yerine göre farklılaĢtığı tespit edilmiĢtir. AraĢtırmanın nitel bulgularında
ĠSG uygulamalarındaki noksanlıklar, risk etmenleri ve bunların sonuçları
ii
irdelenmiĢtir. ĠSG uygulamalarındaki noksanlıklarda eğitim, ölçüm ve yönetici
desteği, risk etmenlerinde ise insan faktörleri öne çıkan hususlar olmuĢtur.
Elde
edilen
sonuçlar
çalıĢmanın
pratik
önerileri
ile
birlikte
tartıĢılmıĢtır. ÇalıĢmanın katkıları, sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak
çalıĢmalar için bazı öneriler sunulmuĢtur.
Anahtar Kelimeler: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, Güvenlik Ġklimi,
ĠĢe Bağlılık.
Tez Yöneticisi: Doç. Dr. Mehmet GÜNEġ
Sayfa Sayısı: 90
iii
T.C.
TURKISH MILITARY ACADEMY
DEFENSE SCIENCE INSTITUTE
DEPARTMENT OF DEFENSE MANAGEMENT
ANKARA 2014
THE LEVEL OF OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY IN
MAINTENANCE FACILITIES IN ANKARA: EMPRICAL
RESEARCH
MASTER THESIS
Feridun ÖZKARA
ABSRACT
The aim of this study is to determine the prediction of the level of
occupational health and safety management system (OHSMS) and safety
climate perceptions on job involvement. In order to implement this study, the
survey data were collected from 73 managers and 198 employees and the
interview data were collected from 6 managers and 9 employees in 3
maintenance facilities in Ankara. By using both the Quantitative and the
qualitative methods, T-Test and analysis of one way variance (ANOVA) and
correlation analysis and regression analysis were used to analyze the data.
Within the quantitative findings of the study, OHSMS level was found
to be the significant predictor of job involvement. The safe employee
dimension and the safe management system dimension of OHSMS were
found to be the significant predictors of job involvement except the safe
workplace dimension. The safety climate perceptions didn‟t contribute
significantly to to the predicton of job involvement. It was observed that there
were also differences among OHSMS levels with respect to workplace and
iv
status and near-miss and there were differences among the safety climate
perceptions with respect to workplace. Within the qualitative findings of the
study, the defects of OHS practices
and the risk factors and their
consequences were examined. The training and measurement and
management support were came to the fore regarding the defects of OHS
and human factors came to the fore regarding the risk factors.
The results were discussed with practical implications of the findings.
Contributions of the study were presented followed by the limitations and
some future research suggestions.
Keywords: Occupational Health and Safety Management System, Safety
Climate, Job Involvement.
Advisor: Assoc. Prof. Mehmet GÜNEġ
Number of Pages: 90
v
ĠÇĠNDEKĠLER
TEġEKKÜR…………………………………………………………………..i
ÖZET…………………………………………………………………………ii
ĠÇĠNDEKĠLER……………………………………………………………….vi
TABLOLAR…………………………………………………………………..x
ġEKĠLLER………………………………………………………………….xii
KISALTMALAR…………………………………………………………....xiii
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
GĠRĠġ VE ARAġTIRMANIN SORUNSALI
1. GĠRĠġ……………………………………………………………………………..1
2. ARASTIRMANIN SORUNSALI………………………………………………...3
3. ARASTIRMANIN AMACI……………………………………………………….4
4. ARASTIRMANIN ÖNEMĠ……………………………………………………….5
5. ARASTIRMANIN KAPSAMI……………………………………………………7
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
KURAMSAL ÇERÇEVE VE ARAġTIRMANIN HĠPOTEZLERĠ
1. Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ ĠLE ĠLGĠLĠ KAVRAMLARI..............................8
a. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Kavramı..............................................................8
b. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi ..........................................................9
vi
(1). ĠĢverenler ve ĠĢgörenler Açısından Önemi…………………………10
c. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Açısından ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıkları....10
(1) ĠĢ Kazaları......................................................................................11
(a). ĠĢ Kazalarına Neden Olan Faktörler........................................12
(b). ĠĢ Kazalarını Önlemenin Yolları..............................................12
(2) Meslek Hastalıkları........................................................................13
(a) Meslek Hastalıklarına Neden Olan Faktörler..........……………13
(b). Meslek Hastalıklarını Önlemenin Yolları......…………………..14
2. Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ …………………………14
a. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sisteminin Tanımı ve Önemi…………15
b. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sisteminin Kavramsal Çerçevesi…….15
c. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sisteminin Boyutları…………………...18
3. GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ ALGISI…………………………………………………….21
a. Güvenlik Ġklimi Algısının Kavramsal Çerçevesi………………………….21
b. Güvenlik Ġklimi Algısının Boyutları…………………………………………23
4. ĠġE BAĞLILIK…………………………………………………………………..26
a. ĠĢe Bağlılığın Kavramsal Çerçevesi……………………………………….26
5. Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ, GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ
ALGISI VE ĠġE BAĞLILIK ARASINDAKĠ ĠLĠġKĠNĠN KURAMSAL
ÇERÇEVESĠ VE ĠLĠġKĠYĠ DESTEKLEYEN KURAMLAR…………………….28
a. Sosyal Mübadele Kuramı…………………………………………………..28
b. Atıf Kuramı…………………………………………………………………...29
vii
c. AraĢtırmanın Hipotezleri ve Hipotetik Modeli…………………………….30
d. AraĢtırma Soruları…………………………………………………………..34
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YÖNTEM
1. ARAġTIRMANIN DESENĠ…………………………………………………….37
2. EVREN VE ÖRNEKLEM………………………………………………………38
3. VERĠ TOPLAMA ARAÇLARI/SÜRECĠ……………………………………….40
a. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Ölçeği………………….40
b. Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeği…………………………………………..42
c. ĠĢe Bağlılık Ölçeği………………………………………………………44
d. Mülakat………………………………………………………………….45
4. ĠġLEM VE KULLANILAN ANALĠZLER……………………………………….46
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ARAġTIRMANIN BULGULARI
1. NĠCEL VERĠLERE AĠT BULGULAR………………………………………….48
a. T-Testi ve ANOVA Analizleri ………………………………………………48
b. Tanımlayıcı Ġstatistik ve Korelâsyon Analizleri…………………………...52
viii
c. Regresyon Analizleri ……………………………………………………….54
2. NĠTEL VERĠLERE AĠT BULGULAR………………………………………….56
a. GörüĢmelerin Analizi………………………………………………………..56
(1). Betimsel Analiz………………………………………………………....57
(2). Sayısal Analiz…………………………………………………………..62
BEġĠNCĠ BÖLÜM
TARTIġMA, SONUÇ VE ÖNERĠLER
1. BULGULARIN TARTIġILMASI VE DEĞERLENDĠRME…………………...67
a. Nicel Bulgulara Ait TartıĢma ve Değerlendirme………………………….67
b. Nitel Bulgulara Ait TartıĢma ve Değerlendirme………………………….70
c. AraĢtırma Sorularına Göre TartıĢma ve Değerlendirme………………..73
2. YAZINA KATKISI……………………………………………………………….75
3. UYGULAMACILARA KATKISI VE YÖNETĠCĠLERE ÖNERĠLER…………76
4. ARAġTIRMANIN KISITLARI………………………………………………….77
5. GELECEK ARAġTIRMACILARA ÖNERĠLER………………………………78
6. SONUÇ………………………………………………………………………….79
KAYNAKÇA..................................................................................................81
EKLER...........................................................................................................91
ix
TABLOLAR LĠSTESĠ
Sayfa
Tablo-1: AraĢtırmanın Evren ve Örneklemi……………………………………39
Tablo-2: Örnekleme Ait Betimleyici Ġstatistikler………………………………..39
Tablo-3: ĠSGYS Ölçeği Boyutları ve Boyutları Ölçen Maddeler……………..41
Tablo-4: ĠSGYS Ölçeğinin DFA Sonuçları……………………………………..42
Tablo-5: Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeği…………………………………………..43
Tablo-6: Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeğinin DFA Sonuçları…………………….44
Tablo-7: ĠĢe Bağlılık Ölçeğinin DFA Sonuçları………………………………...44
Tablo-8: ISGYS ve Güvenlik Ġklimi Algılarının Ramak Kala‟ya Göre T-Testi
Sonuçları…………………………………………………………………………...49
Tablo-9: ISGYS ve Güvenlik Ġklimi Algılarının Statülere Göre T-Testi
Sonuçları…………………………………………………………………………...50
Tablo-10: Görev Yerine Göre ANOVA Sonuçları……………………………..51
Tablo-11: Güvenlik Ġklimi Algısı ve ĠSGYS Puanlarının Görev Yerine Göre
KarĢılaĢtırılması…………………………………………………………………...52
Tablo-12: AraĢtırmanın DeğiĢkenlerine Ait Ortalama, Standart Sapma,
Korelasyon ve Güvenilirlik Değerleri…………………………………………….53
Tablo-13: Güvenlik Ġklimi Algısının ĠĢe Bağlılığı Yordamasına ĠliĢkin
HiyerarĢik Regresyon Analizi Sonuçları………………………………………...54
Tablo-14: ĠSGYS‟nin ĠĢe Bağlılığı Yordamasına ĠliĢkin HiyerarĢik Regresyon
Analizi Sonuçları…………………………………………………………………..55
Tablo-15: ĠSGYS‟nin ve Güvenlik Ġklimi Algılarının ĠĢe Bağlılığı Yordamasına
ĠliĢkin HiyerarĢik Regresyon Analizi Sonuçları ………………………………..56
x
Tablo-16: Temalar Tablosu……………………………………………………...66
xi
ġEKĠLLER LĠSTESĠ
ġekil-1: AraĢtırma Modeli-1……………………………………………..34
xii
KISALTMALAR LĠSTESĠ
ĠSG: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği
ĠSGYS: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi
G.T Puan: Genel Toplam Puan
Ġ.T Puan: ĠĢçi Toplam Puan
Y.T Puan: Yönetici Toplam Puan
B.M.: Bakım Merkezi
ĠKY: Ġnsan Kaynakları Yönetimi
OHSAS: Occupational Health and Safety Assessment Series (ĠĢ
sağlığı ve güvenliği standardı)
DFA: Doğrulayıcı Faktör Analizi
KFA: KeĢfedici Faktör Analizi
xiii
BĠRĠNCĠ BÖLÜM
GĠRĠġ VE ARAġTIRMANIN SORUNSALI
1. GĠRĠġ:
Ġnsanların sağlığı ile yapılan iĢ arasında bir iliĢki olduğu ve bu iliĢkinin
bilimsel olarak anlaĢılması ve üzerinde durulması, sanayileĢme ile birlikte
önem kazanmaya baĢlamıĢtır. Sanayi Devrimi‟nden sonra yaĢanılan çevrenin
sağlığa uygun olmaması, hiçbir önlem alınmadan kullanılan makine ve
donanımlar, 18 saate varan çalıĢma süreleri gibi etkenler sağlık açısından
sorun olmuĢtur ve çalıĢma ortamındaki riskleri artırmıĢtır.
Özellikle
sanayileĢmenin ve yeni üretim yöntemlerinin ön plana çıktığı 20‟nci yüzyıl,
yoğun makineleĢmenin neden olduğu iĢ kazaları sonucu ölümler ve uzuv
kayıplarının arttığı bir yüzyıl olmuĢtur (Mitchel, 1999). Ortaya çıkan sorunlar
için çözüm aranmaya baĢlanmasıyla beraber güvenlik kavramı yeni bir boyut
kazanmıĢtır ve iĢ sağlığı ve güvenliği kavramının da yeni bir anlam
kazanması söz konusu olmuĢtur (GülĢen, 2004: 29). Bu baĢlangıç ve bu
arayıĢ bir taraftan uluslararası düzeyde, bir taraftan da her ülkenin kendi
içinde geliĢmiĢtir (Akbulut 1994: 25). Yapılan çalıĢmalar ve araĢtırmalar
sonucunda “ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği” kavramı doğmuĢ, konuya bilimsel olarak
yaklaĢılmaya
baĢlanmıĢtır
(Akyüz,
1980:
2).
Güvenlik
yönetimi
uygulamalarının iĢyerinde sadece çalıĢma koĢullarını geliĢtirmediği; aynı
zamanda kazaların önlenmesiyle ilgili çalıĢanların tutum ve davranıĢlarını
pozitif yönde etkilediği belirlenmiĢtir (Vinodkumar ve Bhasi, 2010:2082).
Günümüzde ĠSG ile ilgili konular, Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO),
Dünya
Sağlık
Örgütü
(WHO)
vb.
kuruluĢlar
tarafından
önemle
irdelenmektedir. Özellikle çalıĢan sağlığı ve çalıĢan sağlığını etkileyecek iĢ
yerindeki iĢ kazaları ve meslek hastalıklarını engelleyici iĢletme güvenliği ile
ilgili faktörler ön plana çıkmıĢtır. Artık, insan faktörünün daha önemli hale
geldiği günümüz çalıĢma hayatında ĠSG fonksiyonu, kazalar olduktan sonra
1
değil olmadan önce kazalarla ilgili risk faktörlerini ortaya çıkartmayı ve iĢ
kazaları ve meslek hastalıklarını önlemeyi amaçlamaktadır.
ĠĢ yerinde ĠSG uygulamaları insan kaynakları yönetiminin (ĠKY)
faaliyet alanı içerisinde koruma iĢlevi kapsamında ele alınmaktadır. ĠKY‟nin
koruma iĢlevi olan bu fonksiyonun iĢletmelerde hedefine ulaĢabilmesi için iĢ
yerindeki iĢ kazalarına ve meslek hastalıklarına sebep olan risk faktörlerinin
tespit edilmesi ve bu risklerin ortadan kaldırılması için çalıĢma ortamında ĠSG
ile ilgili fiziksel, psikolojik ve sosyal standartların ortaya konması gerekir.
ĠĢletmelerde sağlıklı ve güvenli bir çalıĢma ortamı yaratabilmek için iĢ
kazalarına ve meslek hastalıklarına sebebiyet veren hususların belirlenmesi,
güvenli davranıĢların saptanması gerekmektedir. Ġlgili faaliyetleri kapsayan
ĠSG fonksiyonu ĠKY açısından iĢletmenin ve çalıĢanların verimliliği açısından
önem arz etmektedir (Özaslan, 2011:21).
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de iĢ sağlığı ve iĢ güvenliğinin
tarihsel geliĢimi çalıĢma yaĢamındaki geliĢmelere bağlı olarak benzer
aĢamalardan geçmiĢtir. Meslek hastalıklarının ve iĢ kazalarının önemli bir
sorun olarak gündeme gelmesi sanayileĢmenin geliĢimi ile yoğunluk
kazanmıĢtır. Sorunların yoğunluğuna ve toplumsal tepkilere bağlı olarak da
çözüm önerileri üretilmesi ve yaĢama geçirilmesine yönelik çalıĢmalar iĢçi
sağlığı ve iĢ güvenliği konusundaki etkinliklere ivme kazandırmıĢtır. Bu
bağlamda Her bireyin çalıĢma hürriyeti ile iĢ sağlığı ve güvenliği, Türkiye
Cumhuriyeti anayasası, 4857 sayılı iĢ kanunu, 6331 sayılı iĢ güvenliği ve
sağlığı kanunu, insan hakları evrensel bildirgesi, Avrupa Birliği direktifleri ve
ILO (Uluslararası ÇalıĢma Örgütü) sözleĢmeleri ile güvence altına alınmıĢtır.
Ankara ilinde faaliyet gösteren Bakım Merkezleri, yapısal onarım,
motor bakım, onarım ve yenileĢtirme, imalat iĢlemleri vb. bir çok faaliyetin
icra edildiği iĢletmelerdir. Faaliyet alanlarının çeĢitliliği de daha fazla kazalarla
ilgili risk faktörlerini beraberinde getirmektedir. Özellikle bakım, tamirat ve
yenileme faaliyetlerinde bilgi ve teknolojinin yanı sıra yoğun bir insan gücüne
ihtiyaç duyulması sebebiyle, iĢgücü maliyetlerinin azaltılması, üretkenliğin
sağlanması, çalıĢanların motivasyonunun sağlanması gibi konularda iĢ
sağlığı ve güvenliğinin bakım merkezleri açısından üzerinde durulması
2
gereken önemli bir konu olduğu görülmektedir. Çünkü operasyonel kadroda
çalıĢan iĢçilerin fiziksel anlamda daha fazla kaza riskiyle karĢılaĢabileceği
açıktır. Bu sebeple, iĢ sağlığı ve güvenliği iĢlevinin Bakım Merkezleri
açısından da önemli bir husus olduğunu, bu hususta gereken hassasiyetin
ĠKY kapsamında daha fazla verilmesi gerektiğini söylemek mümkündür. Bu
kapsamda yönetimsel çalıĢmada ĠKY‟nin koruma iĢlevi ve bu iĢlevin faaliyet
alanı olan iĢ sağlığı ve güvenliğine yönelik olarak alınan önlemler ve
uygulamalar, ve uygulamaların çalıĢanlar üzerindeki etkisi incelenmiĢtir.
ÇalıĢmanın birinci bölümünde kısa bir giriĢin ardından araĢtırmanın
sorunsalı, amacı, önemi ve katkısı ile kapsamından bahsedilmektedir.
AraĢtırmanın ikinci bölümünde kuramsal çerçeve ve çalıĢmanın dayandığı
kuramlardan
bahsedilmektedir.
Üçüncü
bölüm
araĢtırmada
kullanılan
yöntemler çerçevesinde verilmektedir.. Bu bölümde araĢtırmanın evreni ve
örneklem, veri toplama araçları ve kullanılan analizlerden bahsedilmektedir.
AraĢtırmanın dördüncü bölümü nicel analiz bulguları ve hipotezlerin test
edilmesiyle nitel analiz bulgularıyla araĢtırma sorularının cevaplarının
araĢtırılmasıyla sonuçlanmaktadır. BeĢinci bölümde tartıĢma, öneriler ve
sonuçla araĢtırma tamamlanmaktadır.
2. ARAġTIRMANIN SORUNSALI
ĠĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili ulusal yazında yapılan çalıĢmalar sınırlı
durumdadır. Güvenlik yönetiminin örgütteki artan önemiyle beraber örgütsel
davranıĢ alanına güvenlik yönetimi, örgütsel güvenlik kültürü ve güvenlik
iklimi ve ĠSG kavramları girmiĢtir (Zohar, 1980,2002; Guldenmund, 2000;
Clarke, 2000). Yapılan araĢtırmalarda, güvenlik iklimi algılarının güvenli
davranıĢ üzerindeki etkileri (Altınel, 2009) ve ĠSGYS düzeyleri ile iliĢkilerini
araĢtıran çalıĢmalar (Özaslan, 2011) yapılmıĢtır. Ayrıca, güvenlik ikliminin
yüksek olduğu iĢletmelerde, iĢ kazalarının daha az gerçekleĢtiği belirlenmiĢtir
(Hahn ve Murphy, 2008:1048). ĠĢletmelerdeki güvenlik iklimi algılarının ve
ĠSG uygulamalarının kaza ve meslek hastalıkları oranlarını düĢürmesi
yanında
örgütsel
perspektifte
baĢka
3
olumlu
sonuçlar
doğurabileceği
değerlendirilmektedir. AraĢtırmalarda iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi
ile güvenlik iklimi algısının iĢ tatmini, performans, iĢe bağlılık gibi örgütsel
çıktılara olan etkileri araĢtırılmamıĢtır. Ayrıca yapılan çalıĢmalarda genel
kapsamda güvenlik kültürü ve güvenlik iklimi kavramları ile ilgili çalıĢmalar
yapılmıĢ olsa da ĠSGYS sisteminin örgütsel bağlamda ele alan çalıĢmalar
sınırlı sayıdadır. Ulusal yazında güvenlik iklimi algılarının iĢe bağlılığa
etkisinin araĢtırılması gerektiği yapılan çalıĢmada desteklenmiĢtir (Yücebilgiç,
2007:78).
6331 sayılı ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 9‟uncu maddesine
göre iĢyerlerinin iĢ sağlığı ve güvenliği açısından yer aldığı tehlike sınıfları
listesi 26/12/2012 tarihli RG‟de yayınlanmıĢtır. AraĢtırma kapsamında olan ve
önceki bölümde bahsedilen bakım merkezleri bu listede „‟tehlikeli‟‟ iĢyerleri
sınıflandırması içinde yer almaktadır; dolayısıyla kaza ve yaralanma riskinin
yüksek olduğu iĢletmelerdir. Bu iĢletmelerdeki meydana gelen kaza ve
yaralanmaların sebeplerinin örgütsel bağlamda araĢtırılmasına ihtiyaç olduğu
değerlendirilmektedir. 6331 sayılı „‟ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‟‟
kapsamına giren bakım merkezilerinde meydana gelebilecek kazaları
önlemek maksadıyla oluĢturulan iĢ sağlığı ve güvenliği uygulamalarının
kuruma ve çalıĢanlar üzerine olumlu ve olumsuz algılamaları ve oluĢan
algıların
iĢe
bağlılığa
olan
etkisinin
tespit
edilmesi
gerektiği
değerlendirilmektedir.
3. ARAġTIRMANIN AMACI:
AraĢtırmanın
amacı,
çalıĢanların
güvenlik
iklimi
algıları
ve
iĢletmelerdeki ĠSGYS düzeyinin iĢe bağlılığa etkisini araĢtırmaktır. Ayrıca söz
konusu iki bağımsız değiĢkenin mevcut iĢletmelerdeki düzeyi ve iĢe bağlılığa
etkisi çıkması durumunda; iĢletmelerin iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi
düzeylerinin ve çalıĢanların güvenlik iklimi algılarının iĢe bağlılığı ne oranda
etkilediğinin belirlenmesi de amaçlanmaktadır. AraĢtırmada aynı zamanda,
iĢletmelerin iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi düzeylerinin ve güvenlik
iklimi algılarının iĢletmelerdeki çalıĢanların demografik (YaĢ, görev yeri, statü
4
vb.) değiĢkenlerine göre göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi
amaçlanmaktadır.
Tezin alt amaçları ise; Bakım Merkezlerinde güvenli bir çalıĢma
ortamının yaratılması için neler yapılması gerektiğini belirlemek, iĢ kazaları
ve meslek hastalıklarını doğuran nedenleri ve bunların sebep olduğu kayıp
zamanı ortadan kaldırarak söz konusu birliklerde çalıĢanların verimliliğinin
yükseltilmesi için yapılması gerekenler konusunda öneriler sunmaktır.
Yapılacak saha araĢtırması ile iĢletmelerdeki ĠSG uygulamalarındaki
noksanlıkları, çalıĢanlar tarafından algılanan risk etmenlerini tespit etmek ve
bu problem sahalarının çözümü için uygulayıcılara ve yöneticilere öneriler
sunmak amaçlanmaktadır.
4. ARAġTIRMANIN ÖNEMĠ VE KATKISI
Bu çalıĢma; ĠSG açısından önemli olan bakım merkezlerinde sağlıklı
ve güvenli bir iĢ ortamı sağlayabilmek için bu konudaki uygulamalardaki ve
mevcut ĠSGYS sistemindeki noksanlıkların belirlenmesi ile alınması gereken
önlemlerin ortaya konulması açısından önem taĢımaktadır. ÇalıĢma,
kavramsal olarak iĢletmelerde “iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri”nin
örgütsel sonuçlardan iĢe bağlılıkla iliĢkisinin incelenmesi bakımından
önemlidir. Yazında iĢ sağlığı ve güvenliği kapsamında güvenlik iklimi” ve
“güvenlik kültürü kavramları ile ilgili çeĢitli çalıĢmalar yapıldığı görülse de,
ülkemizde konuyu örgütsel sonuçlar çerçevesinde ele alan yeterli sayıda
çalıĢmanın yapılmadığı görülmüĢtür. Dolayısıyla, örgütsel bağlamda ĠSG ile
ilgili çalıĢma yapılması bu araĢtırmanın önemini ortaya çıkartmaktadır. Aynı
zamanda ĠSG ile ilgili hususlarda kapsamlı değerlendirme yapmak için
yöntem çeĢitlemesi yapılması gerektiği belirtilmiĢtir (Antonsen, 2009:251). Bu
kapsamda hem nitel hem nicel araĢtırma yöntemlerinin ĠSG alanında
kullanımı bu çalıĢmayı önemli hale getirmektedir. ÇalıĢmanın bu kapsamda
yazına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.
AraĢtırmanın diğer bir katkısı ise ĠSG uygulamaları ile ilgili insan
kaynakları yöneticilerine öneri ve değerlendirmelerde bulunmaktır. ĠKY
5
fonksiyonlarından biri olarak koruma iĢlevi kapsamında ĠSG uygulamaları
çalıĢanların kazaya maruz kalma oranları; kazadan kaynaklanan iĢgücü
kaybı ve rotasyon, meslek hastalıklarından kaynaklanan iĢgücü kayıpları ve
bunların maliyetleri kapsamında fayda/maliyet analizi açısından önem arz
eden bir konu olmaya baĢlamıĢtır. Bu konuda ülkemizde ortaya çıkan tablo
olumsuzdur. Yakın geçmiĢte meydana gelen Soma maden faciasında ĠSG ile
ilgili alınması gereken önlemler alınmadığından sonuçları ülke açısından ağır
olmuĢtur ve 301 iĢçi vefat etmiĢtir. Ġlgili iĢletmede bu kaza olmadan içinde
oksijen depolarını barındıran sığınma depoları olsaydı ve kazaya neden olan
hususlarla ilgili hemen tedbirler alınsaydı, Ģu anda çalıĢan iĢçilerin aileleri ve
ülke bakımından bu ağır sonuçlarla karĢılaĢılmazdı. Özetlemek gerekirse
iĢletmelerde etkin bir ĠSGYS tesis edilmemesi durumunda karĢılaĢılabilecek
sonuçlar bakımından bu araĢtırma önemli hale gelmektedir.
Yapılan araĢtırmalara ve resmi makamlara göre kazalar ve meslek
hastalıkları nedeniyle iĢ günleri kaybı, ilaç ve doktor gibi sağlık hizmetleri,
ödenen tazminatlar, geçici ve sürekli iĢ göremezlik ödenekleri, araç gereç
ziyanı,
kaza
nedeniyle
iĢyerinde
iĢçilerin
motivasyon
eksikliğinden
kaynaklanan ve günlerce devam eden verim ve randıman düĢüklüğü milli
gelirin yüzde 4‟üne tekabül etmektedir (Korkut ve Tetik, 2013:456). Yapılan
araĢtırmaların bir çoğu, iĢ kazalarının yüksek oranda gerçekleĢmesinin
öncelikli sebebinin, ĠSGYS‟nin yetersizliğinden veya mevcut bir sistemin
olmamasından kaynaklandığını göstermiĢtir (Lin ve Mills, 2001:131).
„‟Tehlikeli‟‟ iĢ yerleri kategorisinde yer alan bakım merkezleri, kaza ve meslek
hastalıklarının sık görülebileceği faaliyet alanlarındandır. Bakım merkezlerinin
tanınması ve buradaki çalıĢanların sağlık ve güvenlikle ilgili karĢı karĢıya
kaldıkları risklerin belirlenmesi, bu risklerden korunma yöntemlerinin
araĢtırılması ile bakım merkezinin farklı alt birimleri için iĢ sağlığı ve güvenliği
yönetim
sistemlerinin
ve
uygulamalarının
incelenmesi
ve
çalıĢanlar
tarafından bu sistemlerin nasıl algılandığının belirlenmesi araĢtırmayı önemli
hale getirmektedir. Yapılan bu akademik çalıĢma ile ĠSG konusunda yapılan
uygulamaların değerlendirilmesi, uygulamalardaki noksanlıkların ve söz
konusu iĢletmelerdeki kaza ve meslek hastalıklarına neden olabilecek
etmenler konusunda sunulan çözüm önerileri ile maliyet etkinliği kapsamında
6
ilgili bakım merkezlerine ve yapılan faaliyetler bakımından benzer iĢletmelere
katkı sağlandığı değerlendirilmektedir.
5. ARAġTIRMANIN KAPSAMI
Mevcut çalıĢma, Ankara‟da faaliyet gösteren 3 bakım merkezi
bünyesindeki çalıĢanlara ve çalıĢanların ĠSG ile ilgili faaliyetlerinden sorumlu
yönetici pozisyonundaki personele yönelik olarak uygulanmıĢtır. Uygulamada
bu iĢletmelerde kaza ve meslek hastalıkları riski taĢıyan birimlerde çalıĢan
iĢçilerden veri toplanmıĢtır. Bu çalıĢanların ĠSG uygulamaları konusunda
sorumlu olan birim amirlerine ek olarak ĠSG kurullarında görev yapan
personel de yönetici kapsamına dahil edilmiĢtir. iĢletmelerde yönetici
pozisyonundaki kiĢilerin sayıları toplam iĢçilerin %10‟u kadardır. Bu
iĢletmelerde yer alan idari faaliyetlerde görevli yönetici ve çalıĢanlar ĠSG ile
ilgili doğrudan ilgileri bulunmadığından mevcut çalıĢmanın kapsamı dıĢında
tutulmuĢtur.
7
ĠKĠNCĠ BÖLÜM
KURAMSAL ÇERÇEVE
1. Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ ĠLE ĠLGĠLĠ KAVRAMLAR:
Ġnsan kaynakları yönetiminin fonksiyonlarından biri de koruma
iĢlevidir. Koruma iĢlevinde amaç çalıĢanların fiziksel ve ruhsal varlıklarının
korunmasıdır. Koruma iĢlevinin içinde iĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususlar
yer almaktadır (Sadullah vd., 2013:451). ĠĢ sağlığı ve güvenliğinin ĠKY
tarafından sağlanması, güvenli çalıĢma ortamının yaratılması için davranıĢsal
güvenliğin sağlanması, iĢ kazaları ve meslek hastalıklarına yol açan
etmenlerin saptanması, gerekli önlemlerin alınması ve bunların neden olduğu
iĢgücü kaybının azaltılarak verimliliği arttırma hususlarını kapsar. ĠĢ sağlığı ve
güvenliği ile ilgili temel kavramların tanımlanması, ĠKY açısından ve
iĢletmeler açısından bu fonksiyonun öneminin daha iyi anlaĢılmasını
sağlayacağı değerlendirilmektedir.
a. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Kavramı:
ĠĢ
sağlığı
ve
güvenliğinin
anlamı
çalıĢanların
iĢ
kazalarına
uğramalarını ve meslek hastalıklarına tutulmalarını engellemek, sağlıklı ve
güvenli çalıĢma ortamını oluĢturmak için alınması gereken önlemler dizisidir
(Özkılıç, 2005:21). Önceki 1475 sayılı ĠĢ Kanunu‟nda iĢçi sağlığı ve iĢ
güvenliği kavramı, günümüzdeki insan kaynakları yönetimi alanındaki
geliĢmelere paralel olarak, AB mevzuatının benimsediği Ģekilde ve yeni 4857
sayılı
ĠĢ
Kanunu‟nda;
“ĠĢ
Sağlığı
yorumlanmaktadır. Bunun sebebi,
ve
Güvenliği”
olarak
yeniden
“iĢ sağlığı ve güvenliği” kavramı, “iĢçi
sağlığı ve iĢ güvenliği” kavramından farklı olarak, tehlikelerin önlenmesinin
yanında
kaza
ya
da
tehlike
oluĢmadan,
risklerin
öngörülmesi,
değerlendirilmesi ve bu riskleri tamamen ortadan kaldırabilmek ya da
zararlarını en aza indirebilmek için yapılacak çalıĢmaları da içermektedir.
Diğer önem arz eden farklılık ise, kazalar oluĢtuktan sonra reaktif bir
8
yaklaĢım sergilemekten ziyade kazalar oluĢmadan riskleri ortadan kaldırmayı
ve gerekli tedbirleri almayı gerektiren proaktif bir yaklaĢımı öngörmektedir
(Özgen ve Yalçın, 2010:302).
Örgüt ve iĢletmelerde de temel hedef kazalar oluĢtuktan sonra değil
kazalar oluĢmadan önce gerekli risk faktörlerini tespit etmek ve gerekli
önlemleri almaktır. ĠĢ sağlığı ile iĢ güvenliği kavramları aslında birbirinden
farklı anlam ifade eden kavramlar olmakla birlikte bir çok kaynakta genelde
aynı anlamda kullanılmaktadır. ĠĢ sağlığı, çalıĢanın çalıĢma koĢulları ile
kullanılan araç ve gereçlerden kaynaklanan tehlikelerden arınmıĢ veya bu
tehlikelerin asgari düzeye indirildiği bir çalıĢma ortamında sağlıklı biçimde
çalıĢabilmesini ifade etmektedir (Demircioğlu ve Centel, 2007:153). ĠĢ
güvenliği, iĢin yapılması sırasında çalıĢanların karĢılaĢtığı tehlikelerin ortadan
kaldırılması veya azaltılması konusunda iĢverene getirilen yükümlülüklere
iliĢkin teknik kuralların bütünüdür (Demircioğlu ve Centel, 2007:154). ĠĢ
güvenliği, diğer bir ifade ile iĢin yapılmasından kaynaklanan tehlikelerin
giderilmesi yada azaltılması amacıyla, önlemlerin araĢtırılması ve ilgili
mevzuat hükümlerinin yerine getirilmesidir. Dolayısıyla bu iki kavram her ne
kadar ayrı kavramlar olmakla beraber, örgüt ve iĢletmelerdeki fonksiyonları
bakımından birbirlerini tamamlamaktadırlar. ĠĢ sağlığı ve güvenliği geniĢ
perspektifte, iĢ yeri ile sınırlı olmamakta, iĢyeri dıĢından da olsa iĢçinin sağlık
ve güvenliğini olumsuz etkileyebilecek risklere karĢı önlem almayı ifade
etmektedir
b. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi:
Her ne kadar teknolojik geliĢmeler, insan gücünün kullanımını
azaltmıĢ gibi görünse de insan gücü faktörü daha çok önem kazanmaya
baĢlamıĢtır. Bununla beraber ĠSG‟de örgütlerde daha önemli hale gelmeye
baĢlamıĢtır. ĠSG, sadece çalıĢma yerindeki fiziksel Ģartların değil, zihinsel ve
duygusal hususların da iyileĢtirilmesini gerekli kılmıĢtır. Bu yüzden ĠSG,
tıbbın, tekniğin ve birçok bilim (fizik, kimya, mühendislik, sosyoloji, psikoloji,
hukuk, sosyal politika vb.) dallarının ilgili alanlarına giren çok disiplinli bir
çalıĢma alanı haline gelmiĢtir (Tanır, 2004:10). Konunun sadece iĢveren ve
9
çalıĢanlar açısından değil, toplumsal ve ekonomik açıdan da öneminden
bahsetmek gerekmektedir.
(1) ĠĢverenler ve ĠĢgörenler Açısından Önemi:
ĠSG‟nin iĢ yerinde sağlanması, idame ettirilmesi iĢ verenin
sorumluluklarından biridir. Bu sadece sorumluluk olarak değil iĢverenin aynı
zamanda lehine olan bir husustur. Çünkü çalıĢma ortamının iyileĢtirilerek iĢ
güvenliğinin sağlanması, iĢin akıĢını durduran insan, malzeme, ürün ve
zaman kaybına neden olan koĢulların ortadan kalkmasını ya da minimize
edilmesini sağlar. Böylece, etkin bir ĠSG‟nin iĢletmede ilave maliyet yükü
olarak görülmesi bir yanılgıdır, aksine yüksek verimlilik ve etkinliğin elde
edilmesini sağlar. ĠSG konusunda iĢletmede yapılan harcamalar bir yere
kadar iĢ yerine maliyet yükü olarak görünse de geniĢ bir perspektiften
bakıldığında, iĢ kazalarından ve meslek hastalıklarının sonucunda, hasara
uğrayan alet ve makinelerin bakımı, iĢçinin tedavi masrafları, soruĢturma
giderleri, tazminatlar, kaza nedeniyle aksayan iĢlerin yapılması için gereken
ek çalıĢma masrafları, üretimde ve verimlilikte ortaya çıkan azalmaların
maliyetleri,
bunun
kaybolmasının
sonucunda
getireceği
pazar
kayıplar
kaybı
daha
ve
fazla
iĢletmenin
maliyet
prestijinin
getirecektir
(Sabuncuoğlu ve Tüz, 2005:312).
ĠSG‟nin iĢ yerinde etkin bir Ģekilde tesisi edilmesi, çalıĢanlar
açısından, kaza riski doğuran ortamdan
uzak bir ortamda çalıĢmalarını
sağlayarak, onların sağlıklı geliĢmelerine katkıda bulunur, ayrıca iĢçiye
sağlıklı ve güvenli bir çalıĢma ortamının sağlanması, iĢçi açısından bir temel
hak olarak görülür (Demircioğlu ve Centel, 2007:153). Aynı zamanda, ĠSG‟nin
önem verildiği iĢletmelerde, en önemli örgütsel çıktılardan performans, iĢ
tatmini ve iĢe bağlılık hususlarının artması beklenmektedir ve buna bağlı
olarak iĢletmede verimlilik ve üretim de artar.
c. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Açısından ĠĢ Kazaları ve Meslek
Hastalıkları:
ĠĢ kazaları ve meslek hastalıklarının iĢçilere, iĢverenlere ve ülke
ekonomisine önemli ölçüde zararları vardır. Ülkemizde, SGK verilerine göre
10
2012 yılı için geçici iĢ kazalarından kaynaklı iĢ göremezlik gün toplamı
1.597.241 iken meslek hastalıklarına bağlı geçici iĢ göremezlik gün toplamı
2.377‟dir (SGK, [web], 2014). Bugün dünyanın her yerinde bir çok iĢ kazası
ve meslek hastalığı meydana geldiği bilinmektedir. Sonucunda ise iĢveren,
çalıĢan ve ailesi ile ülke ekonomisine maddi ve manevi bir kayıp meydana
getirmektedir.
ĠĢletmelerde
ĠSG
çalıĢmaları
iĢ
kazaları
ve
meslek
hastalıklarının çok iyi irdelenmesi gerekir ve bunların oluĢumunda etkili olan
unsurların bilinmesi ve anlaĢılması gerekir.
(1). ĠĢ Kazaları:
ĠĢ kazalarının bir çok tanımı bulunmaktadır. Bu tanımlardan genel
anlamda bahsedilecektir. Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) tarafından
yapılmıĢ tanıma göre; iĢ kazası belirli bir zarar veya yaralanmaya yol açan,
önceden planlanmamıĢ beklenmedik bir olaydır (Özkılıç, 2005:8). BaĢka bir
tanıma göre; her tür iĢ ve endüstride istihdam sonucu doğan, bireysel
yaralanma veya maddi hasara veya üretim akıĢında aksamaya yol açan ve
bireysel yaralanma yaratabilecek istenmeyen olaylara iĢ kazası denilmektedir
(Simonds ve Grimaldi, 1973:9). Tanımlardan yola çıkarak, bir kazanın iĢ
kazası olması için, belli bir maddi yada manevi hasar olması, beklenmedik bir
vaka olması, ayrıca istihdam sonucu meydana gelmesi önem arz etmektedir.
Bir kazanın iĢ kazası sayılabilmesi için gerekli Ģartlar 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‟nun 13. maddesinde Ģu Ģekilde
açıklanmıĢtır;
a) Sigortalının iĢ yerinde bulunduğu sırada,
b) ĠĢveren tarafından yürütülmekte olan iĢ nedeniyle iĢ yeri
dıĢında,
c) ĠĢ veren tarafından iĢ yeri dıĢında farklı bir iĢ için
görevlendirildiğinde,
d) Emziren kadının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalının, iĢverence sağlanan taĢıtla iĢin yapıldığı yere geliĢi
ve gidiĢi sırasında olmak üzere beĢ adettir.
11
(a). ĠĢ Kazalarına Neden Olan Faktörler:
ĠĢ
kazalarına
neden
olan
faktörler
literatürde
farklı
sınıflamalarda verilmektedir. Dessler‟a göre (2000:571) bu faktörler; Ģans
eseri meydana gelen olaylar, emniyetsiz koĢullar ve emniyetsiz davranıĢlar
olmak üzere üç adettir. Sabuncuoğlu ve Tüz‟e göre (2005:314-315), iĢ
kazalarına neden olan faktörler kiĢisel ve çevresel faktörler olmak üzere iki
adettir. Kaza nedenlerinin %80‟i kiĢisel, %20‟side çevresel faktörlerden
kaynaklanmaktadır. ĠĢ kazalarının oluĢmasında etkin olan faktörler olarak,
üretim teknolojisi, üretim araçları, çevre koĢullarının yanında sosyolojik,
psikolojik, fizyolojik birçok faktör sayılabilir. Ancak, kazaların oluĢumunda
sadece insan yada çevre faktörlerini irdelemek yetersizdir. Kazalarda insanın
belirleyici olduğu davranıĢsal kuramlar ile kazanın oluĢumunu insan, çevre ve
durum etkileĢiminde arayan durumsallık kuramları sık sık baĢvurulan
kuramlardır (Sadullah vd., 2013:458). ĠĢletmelerde kazalara neden olan
faktörler araĢtırılırken, salt bir kurama bağlı kalmadan farklı kuramlardan
faydalanarak araĢtırma yapılmalıdır. Çünkü çevresel Ģartları tam güvenli hale
getirdiğimizde bile insan faktörü ve Ģans faktörü göz önüne alınmadığında
kazalar oluĢacaktır.
(b). ĠĢ Kazalarını Önlemenin Yolları:
ĠĢ kazalarını önlemede en önemli tedbir olarak eğitim
gösterilmektedir. Eğitimin yanında iĢ yerinde güvenliği geliĢtirici projelerin
oluĢturulması ve yönetim tarafından bu uygulamaların desteklenmesi ile
güvenlik bilinci geliĢtirilebilir (Sol ve Oh, 2008:157). Aynı zamanda,
iĢletmelerdeki potansiyel tehlikelerin tespiti, risk değerlendirmeleri ve bunlara
iliĢkin kontrol ve ölçümlerin yapılması, ĠSG‟nin çerçevesini oluĢturur (Makin
ve Winder, 2008:935). Ġcra edilen iĢ hakkında yeterli bilgi ve deneyime sahip
olma ve kazalara karĢı önceden alınması gereken tedbirleri tespit etme,
koruyucu malzemeler kullanma, nezaret ve denetim gibi faktörler kazaların
önlenmesi ve azaltılmasında önemli faktörlerdir (Erokay, 2000:11). Kısaca,
sadece eğitimle değil ĠKY‟nin önemli fonksiyonlarından olan kadrolama ve iĢ
analizi de mutlaka kazaları önlemede göz önüne alınacak hususlardandır.
12
(2). Meslek Hastalıkları:
Meslek hastalıklarını çalıĢanın, yaptığı iĢten kaynaklanan geçici
veya sürekli hastalık, rahatsızlık veya ruhi arıza halleri denmektedir (Ünal,
Yaman ve Gök, 2008:429). Bir hastalığın bu tanıma bağlı olarak meslek
hastalığı sayılabilmesi için yapılan iĢle ve iĢ yeri koĢullarıyla doğrudan
bağlantılı olması gerekir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunun 14. maddesinde yapılan tanıma göre meslek hastalığı,
sigortalının çalıĢtığı iĢin niteliğine göre tekrarlanan bir nedenle veya iĢin
yürütme Ģartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya
ruhi arıza halleridir. Meslek hastalıkları, iĢ kazalarından anlam ve oluĢum
olarak farklılık arz eder. ĠĢ kazasında iĢ yeri ve çalıĢan ile ilgili her türlü önlem
alınmasına karĢın insan davranıĢından kaynaklı kazalar olabilir. Ancak
meslek hastalılarının güvenli davranıĢla ilgisi yoktur. Meslek hastalığına
sebep olan faktörler iĢ yerinde devam ettiği sürece her çalıĢan meslek
hastalığına yakalanabilir.
(a). Meslek Hastalıklarına Neden Olan Faktörler:
ĠĢ ortamında çalıĢan sağlığını etkileyen, hastalık ve rahatsızlığa
sebep olabilecek bir çok faktör bulunmaktadır. Meslek hastalığına neden
olabilecek etkenler, kimyasal etkenler, fiziksel etkenler, biyolojik etkenler ve
sosyo-psikolojik etmenler olmak üzere dört adettir (Kağnıcıoğlu, 2011:249).
Burada özellikle psiko-sosyal ortam diğer faktörlere göre soyut bir anlam
taĢımaktadır. Çünkü bir iĢyerinde psiko-sosyal koĢullarda eksiklik stres ve
strese bağlı rahatsızlıklara sebep olmaktadır. ĠĢ yerinde strese sebep olan
faktörler iĢ yerindeki rollerimiz, ast, akran ve üst iliĢkileri, fiziki çevre,
değiĢiklikler,
iĢin
nitelikleri,
örgütsel
yapı
ve
kadrolama
olarak
gruplandırılabilir (Cooper ve Marshall, 1976:11). Meslek hastalıkları iĢ
kazaları ile kıyaslandığında istatistiklerde gerçek sayıların çok altında olduğu
görülmektedir. Çünkü iĢ yerindeki bir rahatsızlığı meslek hastalığı olarak
sonuçlandırmak zordur. Ayrıca meslek hastalıkları, çalıĢan iĢ yerinden
ayrıldıktan uzun bir süre sonra da ortaya çıkabilmektedir. Bu da teĢhisin
meslek hastalığı olarak saptanmasını zorlaĢtırmaktadır (Sadullah vd., 2013:
470). ĠĢ yerinde meydana gelen rahatsızlıkların, kapsamlı bir araĢtırmasının
13
yapılması ve kayıtların bu konuda sıkı takip edilmesinin istatistiki verilere
olumlu yansıyacağı değerlendirilmektedir.
b. Meslek Hastalıklarını Önlemenin Yolları:
Meslek hastalıklarını önlemede öncelikle iĢ yeri çalıĢma koĢullarına
yönelik tedbirlerin alınması ve çalıĢana ait kiĢisel korunma tedbirlerinin
sağlanması gerekmektedir. Öncelikle iĢ ve çalıĢma ortamında bazı
önlemlerin alınması ile meslek hastalıklarında azalma olacaktır (Özgen ve
Yalçın, 2011:306). ÇalıĢma koĢullarını biraz açmak gerekirse, çalıĢma
ortamının havalandırma, gürültü, sıcaklık ve basınç gibi etkenlere karĢı
gerekli ölçümlerin yapılması ve gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Sadece
çalıĢma koĢullarının düzeltilmesi yeterli değildir. Öncelikle çalıĢanın iĢe
baĢlamadan önce gerekli sağlık kontrollerinin yapacağı iĢe uygun olarak
yapılması ve sağlık yönünden iĢe uygun olanların sağlanması gerekmektedir.
Aynı zamanda iĢlerin yapılması sırasında kaza risklerine karĢı kullanılan
koruyucu ekipmanlar uzun vadede meslek hastalığı risklerini azaltır. Bu
ekipmanlar; baĢ koruyucuları (baret, saç ve kulak koruyucuları), yüz ve göz
koruyucuları (gözlükler, yüz siperleri), el, ayak ve bacak koruyucuları
(eldivenler, koruyucu ayakkabılar ve bacak koruyucuları), solunum yolu
koruyucuları (gaz, toz ve buhar maskeleri) olarak sınıflandırılabilir (Emmett,
2005:155). Kullanıcı ekipmanların sadece olması da çözüm değildir. Ayrıca
çalıĢanların bunları mutlaka uygun Ģekilde kullanmaları konusunda gerekli
eğitimler verilmeli ve kontrolleri yapılmalıdır. Ayrıca yapılan iĢe uygun, kaliteli
koruyucu ekipmanlar verilmelidir.
2.Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ:
Organizasyonların iĢle ilgili kaza tehlike ve risklerine karĢı tedbir
alabilmek için kanunlar vardır. Ancak, organizasyonların yapı itibariyle
birbirlerinden
farklılık
arz
ettiklerinden
ĠSG‟ni
sağlamak
için
kendi
bünyelerinde ĠSGYS oluĢturmak durumundadırlar. Bu kapsamda ĠSGYS‟nin
anlamı, kavramsal çerçevesi ve boyutları incelenecektir.
14
a. ĠSGYS’nin Tanımı ve Önemi:
ĠĢ yerinde sağlıklı ve güvenli çalıĢma ortamının yaratılabilmesi için
tehlikelerin tanımlanıp, bu tehlikelerin risk analizlerinin yapılması ve riskin
kabul edilebilir olup olmadığına karar verip riskin kontrol altına alınması için
sistemli bir yönetim sistemine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. ĠSGYS;
iĢyerlerinde faaliyetler sırasında, çeĢitli nedenlerden kaynaklanan kaza ve
diğer etkenlerden korunmak ve daha iyi çalıĢma ortamı sağlamak amacıyla
sistemli ve bilimsel bir Ģekilde tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi ve bu
tehlikelere ve risklere yönelik önlemlerin alınması çalıĢmalarının yapıldığı bir
yaklaĢımdır (Ofluoğlu ve Sarıkaya, 2005:2). ĠSGYS‟nin tanımı konusunda
tam bir standartlık yoktur ve farklı kaynaklarda, farklı yönlerde irdelendiği ve
anlam olarak geniĢ kapsamlı olduğu vurgulanmaktadır (Robson, vd.,
2007:331). ILO tarafından (2001:19) ĠSG politika ve hedeflerini belirlemek, bu
hedefleri gerçekleĢtirebilmek için birbiriyle bağlantılı öğelerden oluĢan bir
sistem olarak tanımlanmıĢtır.
ĠĢletmelerde iĢ kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltmak amacıyla
ĠSG uygulamalarını sistematik ve bilimsel bir tabana oturtulması ve idame
ettirilmesi gerekmektedir. ĠSGYS‟nin iĢletmelerdeki mevcut iĢ sağlığı ve
güvenliği uygulamalarından en önemli farklılığı kaza ve olaylar meydana
gelmeden önce alınması gereken önlemleri öngörülü bir yaklaĢımla ortaya
koymasıdır (Özaslan, 2011:83). Etkin bir ĠSGYS; iĢletmelerde kaza risklerini,
yaralanmaları, meslek hastalıkları ve ölümleri azaltarak, iĢgücü devri, kayıp iĢ
günü ve çalıĢan tazminatlarının yarattığı maliyetlerin azaltılmasını sağlar
(Palassis, Schulte ve Geraci, 2006:21). Sonuç olarak iĢletmelerde kaza ve
meslek hastalıkları riskleri ile ilgili faktörleri önceden tespit etmek ve gerekli
tedbirleri almak; aynı zamanda iĢletmelerde güvenlik algısının çalıĢandan
yöneticiye tüm kademelerde oluĢturmak ancak ĠSGYS ile mümkündür.
b. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sisteminin Kavramsal
Çerçevesi:
Dünyada yaklaĢık 25 yıldır, ĠSGYS tabanlı kaza ve meslek
hastalıkları
ile
ilgili
denetim
sistemlerinde
15
standartların
yaygınlaĢtığı
görülmektedir. Yapılan çalıĢmalara bakıldığında, elde edilen ortak görüĢ bu
sistemin meslek hastalığı ve kaza oranlarını azalttığı yönündedir. Ancak
yapılan çalıĢmalarda genelde sistemin uygulamasıyla ilgili çalıĢmalara yer
verilmiĢtir; uygulamaların sonuçlarıyla ilgili kısıtlı çalıĢmalar mevcuttur
(Robson, vd., 2007:331). Bu çalıĢmaların bir kısmına göz attığımızda
yönetimin bağlılığı ile ilgili çalıĢmalar göze çarpmaktadır. Cohen ve Smith‟in
(1975:114) yaptıkları çalıĢmada, iĢletmelerde ĠSG ile ilgili üst düzey bir
yönetici ve sorumlusu bulundurulması, düzenli ĠSG eğitimlerinin verilmesi gibi
hususların kaza oranlarını düĢüreceğini belirtmiĢlerdir (Flin, 2007: 663) ve
Griffith‟de (1985:61) üst yönetimin ĠSG‟ye karĢı tutumunu araĢtırdığı
çalıĢmasında üst yönetimin ĠSG sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini benzer
Ģekilde belirtmiĢtir.
ÇalıĢmaların bir bölümü kazalarla ilgili risk faktörlerine yöneliktir.
Reily ve arkadaĢları (1995:275) yaptıkları çalıĢmada iĢ yerindeki risk
faktörlerini belirleyerek ĠSG kurullarının güvenlikle ilgili katkılarının iĢ
kazalarının sıklığını azaltacağını ortaya koymuĢlar ve ĠSG konuları ile ilgili
tüm kademelerde yönetici ve çalıĢan katılımının iĢ yeri kaza sıklığını
azalttığını belirtmiĢlerdir.
Shannon vd. ise çalıĢmalarında (1996:259);
kazalardan kaynaklanan kayıp iĢ gününü azaltmak için çalıĢanların kararlara
katılımı ve her düzeydeki yöneticiye ĠSG ile ilgili sorumluluklar yüklenmesi
gerektiğini belirtmiĢlerdir. Habeck ve arkadaĢları (1998:116); çalıĢmalarında
kayıp iĢ günü, iĢ kazaları gibi iĢle ilgili problemlerin iĢletmenin stratejik
hedefleri içinde ele alınıp incelendiğinde olumlu sonuçlar alınacağını
vurgulamıĢlardır.
ÇalıĢmalarda 2000‟lere doğru daha bütüncül bir yaklaĢımla ĠSG ele
alınmıĢtır. ĠSG uygulamaları ile ilgili çalıĢmalarda hem yöneticiler, hem
çalıĢanlar, hem iĢletmenin donanımsal unsurları hep birlikte bir bütün olarak
ele alınmıĢtır. Redinger ve Levine 1998 yılındaki çalıĢmalarında ĠSGYS‟yi
oluĢturan yönetim bağlılığı, çalıĢan katılımı, ĠSG politikası, amaç ve hedefleri,
ĠSG performansı, sistem planlama ve geliĢtirme, ĠSG el kitabı ve prosedürleri,
ĠSG eğitimleri, tehlike kontrol sistemi, önleyici ve düzeltici faaliyet sistemi,
iletiĢim sistemi, değerlendirme sistemi, sürekli iyileĢtirme, bütünleĢme,
16
yönetimi gözden geçirme öğelerini belirlemiĢler ve genel geçer bir ĠSGYS
modeli geliĢtirmiĢlerdir. 2000‟lere kadar gelen çalıĢmalara baktığımızda
genelde ĠSGYS‟nin iĢletmelerin temel hedeflerinden biri haline gelmesi
gerektiği
ve
üst
vurgulanmaktadır,
yönetimin
dolayısıyla
sorumluluğu
ĠSGYS
altında
daha
çok
bulunması
gerektiğ
stratejik
yönden
araĢtırmalarda yer edinmiĢtir.
2000‟li yıllardan itibaren çalıĢmalar stratejik ve genel kapsamdan
ziyade iĢ kazaları ve meslek hastalıklarının yoğun olarak yaĢandığı daha
spesifik ve özel alanlara kaydığı görülmektedir. Hale (2003:187), güvenlik
yönetimi ile ilgili yaptığı çalıĢmada tehlikelerin önceden tespiti için risk
yönetimine
ihtiyacı
vurgulamıĢtır
ve
ĠSGYS
kapsamında
tehlikelerin
belirlenmesi, kontrol edilmesi ve sürekli takip edilmesi gerektiğini ortaya
koymuĢtur ve böylece sistemin dinamik bir yapıda olması gerektiği ortaya
çıkmıĢtır. Bu yönüyle ĠSGYS, daha statik
uygulamalarından
farklı
olarak,
proaktif
yapıdaki geleneksel ĠSG
bir
yaklaĢımı
benimseyen,
değerlendirme ve sürekli iyileĢtirme gibi ilkeleri dikkate alan daha kapsamlı
bir sistemdir (Robson vd., 2007:333). Chen ve arkadaĢlarının yaptığı
çalıĢmada (2009:214), iĢletmelerin güvenlik riskleriyle baĢ edebilmek için
çevre yönetim sistemi ile ĠSGYS‟nin uyumlu olması gerektiğini belirtmiĢlerdir
ve sistemin iĢleyiĢi için tepe yönetimin mutlaka katkısı ve iĢletme
çalıĢanlarının sorumlulukları paylaĢması gerektiğini vurgulamıĢlardır.
Günümüze kadar gelen çalıĢmalara bakıldığında ĠSGYS‟nin belirli bir
standarta getirildiği, bu nedenle tüm iĢletmeler için evrensel düzeyde
kullanılabilir bir sistem olmaya baĢladığı görülmektedir. Günümüzde ĠSGYS
ile ilgili bazı örgütler tarafından geliĢtirilmiĢ standartlar mevcuttur. BaĢlıca
standartlar ILO tarafından belirtilen (Akt. Özkılıç, 2005:22) ĠĢ Sağlığı ve
Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi 2001, ISA 2000, NPR 5001, OSHA
AS/NSZ 4804, BS 8800, OHSAS 18001, OHSAS 18002 Uygulama
Rehberi‟dir. Özkılıç‟ın (2005:29) çalıĢmasında, ĠSGYS‟nin Türkiye ve
Dünyadaki geliĢim süreci Ģu Ģekilde özetlenmiĢtir.
ĠSG‟ye iliĢkin geliĢtirilmiĢ ilk standart Ġngiliz Standartlar TeĢkilatı (BSIBritish Standards Institution) tarafından 1996 yılında BS 8800 olarak
17
yayınlanmıĢtır. BS 8800 standardının yayınlanmasından sonra ĠSGYS
konusunda uluslararası bir standart yayınlanması için çalıĢmalar
hızlanmıĢ ve 15 Nisan 1999 tarihinde Ġrlanda Ulusal Standartlar
TeĢkilatı, Ġngiliz Standartlar TeĢkilatı vb. birçok kuruluĢun katılımı ile
OHSAS 18001 standardı yayınlanmıĢtır. Kasım 1999‟da ise OHSAS
18002
yayınlanmıĢtır.
uygulanacağını
anlatan
(18002
kuruluĢlarda
sistemin
destek
dokümandır).
OHSAS
nasıl
18001
hazırlanırken; BS 8800 ĠSGYS Kılavuzu ile SGS, BCQI (Bureau of
Continuous Quality Improvement: Kalite GeliĢtirme Bürosu), NSAI
(National Standards Authority of Ireland: Ġrlanda Ulusal Standart
Kurumu), BSI, UNE vb. birçok kuruluĢ tarafından yayınlanan “ĠĢ
Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Kılavuzları” dikkate alınmıĢtır.
BS 8800 veya ISA 2000‟in aksine OHSAS 18001, bir ĠSGYS‟nin
içerisinde
bulunması
gereken
kritik
yönetim
unsurlarını
tanımlamaktadır. OHSAS 18001, iĢletmelerin kalite, çevre ve ĠSG
sistemlerini birbirlerine entegre etmelerini kolaylaĢtırmak için, ISO
9001 (1994) Kalite ve ISO 14001 (1996) Çevre Yönetim Sistemi
Standartları
ile
uygulanabilen
uyumlu
bir
olarak
standarttır.
geliĢtirilmiĢtir.
OHSAS
18001
Tek
baĢına
standardı
da
Türk
Standartlar Enstitüsü Genel Sekreterliği‟ne bağlı Akreditasyon ve
Belgelendirme Özel Daimi Komitesi‟nce hazırlanmıĢ ve TSE Tetkik
Kurulu‟nun 9 Nisan 2001 tarihli toplantısında Türk standardı olarak
kabul edilerek TS 18001/Nisan 2001 “ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim
Sistemleri–ġartlar” olarak yayınlanmıĢtır.‟‟
Türkiye‟de
yasalaĢan
6331
sayılı
ĠSG
Kanunu‟nun
getirdiği
yükümlülükler ve yasal zorunluluklarla beraber ülkemizde de örgütlerin
büyüklüğüne, yapısına ve tehlike kategorilerine uygun olarak kendi
bünyelerinde ĠSGYS oluĢturmaları gerekmektedir.
c. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sisteminin Boyutları:
Örgütlerde ĠSG ile ilgili hususlar genelde üç düzeyin birbiriyle iliĢkileri
sonucu
oluĢmaktadır.
Bunlar;
iĢverenin
korumakla
mükellef
olduğu
„‟çalıĢanlar‟‟, faaliyetlerin icra edildiği „‟iĢ yeri‟‟ ve örgütteki verimlilikte gerekli
koordinasyonu sağlayan „‟yönetim‟‟ olarak karĢımıza çıkmaktadır (Makin ve
Winder, 2008:936). GeliĢtirilecek bir yönetim sistemi “güvenli iĢ yeri”, “güvenli
çalıĢan” ve “güvenli yönetim sistemi” olarak üç boyutta ele alınacaktır.
18
(1). Güvenli ĠĢyeri Boyutu:
Bir iĢ yerinde ortamdan, araç ve gereçten, ve iĢyerinin kendi
özelliğinden kaynaklanan kazaya sebebiyet verebilecek bir çok risk faktörü
olabilir. ĠSG risklerini kontrol altına almak için temel husus, çalıĢanları
değiĢtirmekten ziyade, güvenli bir çalıĢma ortamı sağlamaktır (Özkılıç,
2005:23). ĠĢ yerindeki tehlike yaratacak faktörler arasında; iĢ yeri ortamı
olarak kapalı alanlar, radyasyon riski ve yüksekte çalıĢma; kullanılan araçlar
ve gereçler olarak, tehlikeli eĢyalar ve zararlı maddeler, yangına neden
olabilecek kaynaklar, taĢıma ve depolamada kullanılan malzemeler, elektrikli
aletler, forklift vb. hususlar sayılabilir. Bu faktörlere baktığımızda gürültü,
titreĢim, ıĢık, güvensiz makineler, iĢyeri tasarımı, kaygan zemin, elle taĢıma
iĢlerine iliĢkin hususlar ve tesislerin yetersizliği gibi faktörler bunlara örnek
olarak gösterilebilmektedir (Makin ve Winder, 2005:936). ĠĢ yerinde uygun bir
ortamın yaratılması, havalandırma, aydınlatmanın
ve ısınma sisteminin
uygun olması, gürültüye karĢı birimlerin birbirinden ayrılması, çalıĢma
zemininin uygun olması, çalıĢma platformlarının uygunluğu, bakımı yapılmıĢ
güvenli makine ve teçhizatın kullanılması vb. hususlar güvenli iĢ yeri boyutu
açısından çok önemli faktörlerdir. Bu kapsamda güvenli iĢyeri boyutu
açısından iĢyeri koĢul ve Ģartlarının kaza ve meslek hastalığı risklerini
azaltmada çok önem arzettiğini söylemek mümkündür.
(2) Güvenli ÇalıĢan Boyutu:
ĠĢletmelerde çalıĢan boyutundan kaynaklanabilecek tehlikeler,
psikolojik, biyolojik ya da sosyokültürel faktörler nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
Bir iĢletmede ĠSG‟yi sağlamanın en önemli yollarından biri çalıĢanlarda
güvenlik algısını arttırmaktır. Algı düzeyi arttıkça, tedbir, kurallara uyma,
teknolojiye uyum sağlama ve eğitimle kazanılan becerileri uygulamada
olumlu sonuçlar elde edilmektedir (Gül, 2009:515). ÇalıĢanlara güvenli
davranıĢ sergileme bilincinin ilk baĢta verilmesi amaçlanmalı ve içinde
bulundukları Ģartlara uyum sağlama yetkinlikleri geliĢtirilmelidir. Bununla
birlikte çalıĢanların gelenek ve görenekleri, normları ve ait oldukları kültür
yapısı gibi sosyo-kültürel farklılıkları güvenlikle ilgili algılarında farklılık
gösterecektir (Özaslan, 2011:104). Dolayısıyla bu farklılıklar mutlaka göz
19
önüne alınmalıdır. ĠĢ yerinden kaynaklanan stres, aĢırı yorgunluk, aĢırı iĢ
yükü, monoton iĢlerin yapılma sıklığı, üretim faaliyetlerinin hızı gibi faktörler
çalıĢanların güvenlik algılarına olumsuz etki edebilecek hususlardır (Makin ve
Winder, 2005:938). Burada çalıĢanların yaĢ, cinsiyet, fiziksel yeterlilik gibi
biyolojik faktörlerin de iĢle ilgili risk faktörlerinde farklılık arz edeceğini
söylemek gerekir. ĠĢyerindeki çalıĢan boyutundaki psikolojik, biyolojik ve
sosyo-kültürel faktörlerden kaynaklanacak aksaklıklar sonucunda, yüksek
iĢgücü devri, dikkatsizlik, örgüt aleyhine çalıĢma, saldırganlık, kaza yapma
eğiliminde
artıĢ,
hastalık
sebebiyle
kayıp
iĢgününde
artıĢ,
sağlık
giderlerindeki artıĢ, iĢgücü için ödenmesi gerekli tazminatlardaki artıĢ gibi
olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla iĢletmelerde sağlıklı ve güvenli
bir
çalıĢma
ortamı
yaratmada
çalıĢan
boyutunun
üzerinde
önemle
durulmalıdır.
(3). Güvenli Yönetim Sistemleri Boyutu:
ĠĢletmelerde etkin bir ĠSGYS için tepe yönetimin aktif rol oynaması
gerektiğinden bahsetmiĢtik. Bunu da sağlamada temel koĢul, yönetimin
bağlılığı, katılımı ve yönlendirmesidir (Swartz, 2000:22). Yönetimin bu üç
düzeyde çalıĢmaları ile ĠSG, sadece iĢletmelerde iĢveren ve ĠSG uzmanının
sorumluluğunda değil her kademede çalıĢan ve yöneticilerin iĢ tanımları ve
performans değerlendirme kriterlerinde olmalıdır. Yönetimin çalıĢanları ĠSG
konusunda yasal düzenlemeler ve uygulamalardaki değiĢikliklerden haberdar
etmemeleri kaza ve meslek hastalığı risklerine sebep olmaktadır (Makin ve
Winder, 2008.938). Ancak değiĢiklik ve uygulamalarla ilgili alınacak riskin
belirlenmesi, derecelendirmesi ve gerekli tedbirlerin alınması ile ilgili
kararlarda iĢi bizzat icra eden çalıĢanlar olduğundan onların katılım ve
önerileri dikkate alınmalıdır (Noble, 2000:64). ÇalıĢanlarla tepe yönetim
arasında ĠSG ile ilgili konularda anlaĢmazlık ve iletiĢim problemleri olmaması
için ilk amirlerin ĠSG ile ilgili uygulama ve çalıĢmalara bütünüyle katılımları
sağlanmalıdır
ve
ilk
amirlerde
bu
kapsamda
çalıĢanlarına güvenlik
performansını nasıl arttırabilecekleri hususunda danıĢmanlık yapmalıdır
(Reese, 2009:24). ĠSG uygulama aĢamasında üstün performans gösteren
iĢletmelere bakıldığında, bu iĢletmelerin kurulum, iletiĢim ve uygulama
20
aĢamalarında yönetim tarafından öngörülen uygulamaları tüm istihdam
seviyelerinde
ciddiye
alarak
gerçekleĢtirdikleri
görülmektedir
(Swartz,
2000:35). Sistemle ilgili, yasal mevzuat ve iĢletme uygulamaları ile ilgili
aksaklıkları önleyebilmek maksadıyla
gerekli denetim sağlanmalı ve
cezalandırmaya son çare de olsa baĢvurulmalıdır (Özaslan, 2011.110).
Güvenli yönetim sistemlerinin asıl amacı önleyici olmasıdır; ancak bununla
beraber gerekli kontrol mekanizmalarını, düzeltici faaliyetleri ve geri besleme
mekanizmalarını da içermelidir (Özkılıç, 2005:30). Sonuçta güvenli yönetim
sistemlerinin iĢletmelerde etkinliğini sağlamak için, planlama, uygulama,
kontrol, geri besleme ve sürekli iyileĢtirme sağlanmalıdır.
3. GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ ALGISI
ĠSG ile ilgili hususlarda geleneksel yaklaĢımlarda iĢ kazalarının
oluĢumunda insan faktörü göz ardı edilmekteydi ve kaza ve meslek hastalığı
nedenleri olarak yapılan iĢin teknik ve tasarımına önem verilmekteydi. Ancak
bu nedenlerden farklı olarak insan faktörünün daha önemli olduğu
çalıĢmalarda
belirlenmiĢtir
(Dahlen
ve
White,
2006;
Zohar,
2003).
ÇalıĢmalarla sürdürülen kaza ve güvenlikle ilgili yazında yapılan incelemeler
teknik faktörlerden insan faktörüne doğru bir ivme kazanmıĢtır. Beraberinde
de iĢyerindeki çalıĢanların davranıĢlarına odaklanılmıĢtır. ĠSG ile ilgili kaza
nedenlerinde insan faktörünün psikolojik doğasını yansıtan güvenlik iklimi ve
güvenlik kültürü kavramları önem kazanmaya baĢlamıĢtır (Glendon ve
Litherland, 2001:161).
a. Güvenlik Ġklimi Algısının Kavramsal Çerçevesi:
Güvenlik iklimi ve güvenlik kültürü, çoğu araĢtırmalarda birbirinin
yerine kullanılan bir kavram olmakla birlikte aslında güvenlik kültürü anlam
olarak daha geniĢ bir konsepte sahiptir. Güvenlik kültürü, daha çok tutumlarla
iliĢkilendirilirken güvenlik iklimi daha çok algılarla iliĢkilendirilir (Guldenmund,
2000:229). Güvenlik kültürü kavramının ilk ortaya çıkıĢı „‟Yetersiz Güvenlik
Kültürü‟‟nün kaza nedenlerinden biri olarak gösterildiği Çernobil Faciası ile
olmuĢtur (Cooper, 2000:127). Kavramın ilk olarak gündeme gelmesinden
21
sonra bir çok tanım ve kavramlaĢtırma yapılmıĢtır. Bu tanım ve kavramlarda
benzerlikler
bulunmaktadır. Wiegman
ve
arkadaĢlarının
(2004:
119)
çalıĢmalarında bu benzerlikler Ģunlardır: Güvenlik kültürü, grup seviyesinde
ifade edilen çalıĢanların ortak değerleridir; yönetimle ilgili güvenlik konularını
kapsamaktadır; iĢ yerindeki çalıĢan davranıĢlarını etkilemektedir; devamlı
sabit ve değiĢime karĢıdır. Neticede güvenlik kültürünün kurumsal kültürün
bir alt bileĢeni olduğu öne sürülmektedir (Cooper; 2000:121).
Güvenlik kültürüne yakın olan bir kavram da güvenlik iklimidir.
Güvenlik iklimi kavramı ilk olarak Zohar (1980:97) tarafından ortaya
konmuĢtur ve güvenlik iklimi örgütün yarattığı farklı iklimlerden bir diğeridir.
Bu ifadeler örgüt kültürü ve örgüt ikliminin alt bileĢenleri olması sebebiyle
benzer anlamlar ifade etmelerine rağmen içerik olarak birbirlerinden farklıdır.
Güvenlik kültürü, güvenlik ikliminden daha geniĢ bir anlam ifade etmektedir.
Güvenlik kültürü; çalıĢanların davranıĢları, değerleri ve tutumlarıdır. Güvenlik
iklimi, ekonomi ve iĢleyiĢle ilgili hususlara bağlı olarak değiĢkenlik
göstermektedir, ancak güvenlik kültürü daha kalıcıdır (Wiegman vd,
2004:125). Bu iki kavramın farklılıklarına rağmen aralarında belirsiz bir iliĢki
vardır. Yule‟ye göre (2003), bu kavramlar birbirinden farklı kavramlardır ve
farklı seviyelerde iĢlemleĢtirilmektedir. Ancak, Parker, Lawrie ve Hudson‟a
göre (2006:554) birbirlerinin yerine kullanılabilen kavramlardır. Özetlemek
gerekirse Zohar‟ın (2003:210) ifadesiyle güvenlik kültürü ve iklimi arasında
kavramsal bir belirsizlik mevcuttur ve çoğu yazar iki kavram arasında ayrım
yapmakta zorlanmaktadır.
Bu iki kavram arasındaki farklılıklardan bahsettikten sonra çalıĢmada
yer alan güvenlik iklimi kavramı irdelenmektedir. Ġlk olarak Zohar (1980:96)
tarafından ifade edilen güvenlik iklimi, çalıĢanların çalıĢtıkları çevreyle ilgili
algılarıdır. Bu algılar, uygun görev davranıĢları için referans iĢlevi görür,
dolayısıyla güvenli davranıĢları etkiledikleri değerlendirilmektedir. Güvenlik
iklimi, örgütün güvenlik değerlerine iliĢkin bireysel algıları kapsamaktadır
(Griffin ve Neal, 2000:351). BaĢka bir tanımda ise, çalıĢanların iĢyerinde
güvenlik ile ilgili inanç ve algılarının özeti ve iĢyerindeki güvenliğe göre
çalıĢanların davranıĢ biçimlerinin tahminidir (Williamson, vd. 1997:16). Flin‟in
22
(2007:656) yaptığı diğer bir tanımda çalıĢanların güvenlikle ilgili politika,
prosedür ve uygulamalara yönelik algılarıdır.
Genel
yazına
baktığımızda
güvenlik
ikliminin
boyutları
ve
değerlendirmek üzere geliĢtirilen araçların uygulanabilirliği üzerinde olmuĢtur.
Dolayısıyla güvenlik ikliminin boyutları ile ilgili yazına aĢağıda geniĢçe yer
verilecektir. Boyutları dıĢında Grifin, Neal ve Heart‟ın (2000:99) yaptıkları
çalıĢmada örgüt ikliminin güvenlik iklimi ve güvenlik performansı üzerindeki
etkilerini incelemiĢler ve genel örgüt ikliminin güvenlik iklimini anlamlı Ģekilde
etkilediğini, çalıĢan katılımı ve raporlamanın güvenlik iklimini olumlu Ģekilde
etkilediğini tespit etmiĢlerdir. Diğer bir çalıĢmada, örgütte uzun süreli
çalıĢanların kısa süreli çalıĢanlara göre güvenlik iklimi algılarının, iĢ
tatminlerinin ve ĠSGYS‟ye olan bağlılıklarının yüksek olduğu, iĢ kazası ve
meslek hastalığı oranlarının düĢük olduğu tespit edilmiĢtir (Gyekye ve
Salminen, 2007:197).
b. Güvenlik Ġklimi Algısının Boyutları:
Güvenlik iklimi ile ilgili çalıĢmaların 80‟li yıllarda ele alındığından
bahsetmiĢtik. Güvenlik iklimi çok boyutlu bir kavramdır (Parker vd.,
2006:554). Bu kavram iĢ yerinde çalıĢanların güvenlikle ilgili algıları olarak
tanımlandığından, bu algılar çalıĢma çevresinin farklı boyutları ile ilgili
algılardır. Güvenlik iklimi ile ilgili ilk ölçek çalıĢması Zohar (1980) tarafından
yapılmıĢtır ve 24 sektörde 400 iĢçiyle yaptığı çalıĢmada güvenlik iklimini
yazında yedi boyutta ele almıĢtır ve çalıĢmasında kavramın sekiz boyutu
olduğunu açıklamıĢtır, ölçek 40 maddeden oluĢmaktadır. Bu boyutlar,
güvenlik eğitiminin önemi, yönetimin güvenlikle ilgili tutumları, terfide güvenlik
uygulamalarının etkisi, iĢ yerindeki riskin seviyesi,
güvenlikte çalıĢma
temposunun etkisi, güvenlik uzmanının statüsü, sosyal statüde güvenlik
uygulamalarının etkisi, ve güvenlik kurulunun statüsüdür. AraĢtırmanın en
önemli sonucu da çalıĢanların fiziksel risk algılarının güvenlik ikliminin bir
boyutu olduğu saptanmıĢtır (Zohar, 1980:96). Zohar‟ın faktör yapısını
kullanarak
Brown
ve
Holmes
(1986:455)
üretim
iĢçileri
üzerinde
çalıĢmalarında güvenlik iklimini üç boyuta indirgemiĢlerdir ve fiziksel risk
algıları boyutu da yer almıĢtır. Ancak Dedobbeleer ve Beland‟ın (1991:97)
23
inĢaat sektöründe yaptığı çalıĢmada boyutlar ikiye ayrılmıĢtır ve fiziksel risk
algıları boyut olmaktan çıkarılmıĢtır.
Zohar‟ın çalıĢması diğer güvenlik iklimi çalıĢmalarının temelini
oluĢturmuĢtur. Müteakip çalıĢmalarda farklı sektör ve endüstrilerde Zohar‟ın
güvenlik iklimi ölçeğinin geçerliliği test edilmiĢtir ve farklı güvenlik iklimlerine,
farklı sektörlere duyarlı olduğu saptanmıĢtır (Glendon ve Litherland,
2001:161). Williamson ve arkadaĢlarının (1997) Amerika‟da farklı iĢ
gruplarında yaptıkları çalıĢmada farklı faktör yapıları tanımlanmıĢtır. Böylece
boyutların sadece kültürel faktörlere bağlı olarak değiĢebileceği tespit
edilmiĢtir. Bu çalıĢmada yedi boyut belirlenmiĢtir. Burada geliĢtirilen ölçekte
kısıtlılık ise ölçeğin kiĢisel değerlendirmeleri kapsaması ve kaza raporları,
kayıp iĢ günü vb. objektif ölçümleri içermemesiydi.
Hayes, Perander, Smecko ve Trask (1998) çok boyutlu iĢ güvenliği
algıları ile ilgili yeterli psikometrik bütünlüğü sağlayan 50 maddeli ölçek
geliĢtirmiĢlerdir. Ölçeğin geçerliliğini rapor edilen ve edilmeyen kazalarla
ramak kala kazalar vasıtasıyla test etmiĢlerdir ve beĢ boyut tespit etmiĢlerdir;
bu boyutlar, iĢ güvenliği, meslektaĢ güvenliği, amir güvenliği, yönetim
güvenlik uygulamaları ve güvenlik programları memnuniyetidir. ÇalıĢmanın
kısıtlılığı
diğer
çalıĢmalarla
benzer
olarak
özbildirim
ölçümlerinin
kullanılmasıdır.
2001 yılında Glendon ve Litherland‟ın yaptıkları çalıĢmada, güvenlik
iklimi ile güvenlik performansı arasındaki iliĢkiyi incelemiĢlerdir; ancak bir
iliĢki tespit edilememiĢtir. Bu çalıĢmada geliĢtirilen 32 maddelik ölçekte iĢ
baskısı, olay araĢtırma ve geliĢtirme prosedürleri, prosedürlerin yeterliliği,
iletiĢim ve eğitim, kiĢisel koruyucu ekipman, güvenlik yönetimi boyutlarına yer
verilmiĢtir. Yine 2004 yılında Silva, Lima ve Baptista‟nın yaptıkları ölçek
geliĢtirme çalıĢmalarında firmalardan alınan kaza verilerinden faydalanılmıĢtır
ve güçlü güvenlik ikliminin daha az sayıda ve daha az ciddi kazalarla iliĢkili
olduğu tespit edilmiĢtir.
Seo, Torabi, Blair ve Ellis (2004), güvenlik iklimi ölçeği geliĢtirmek
için yazın taraması yapmıĢlardır ve yönetim sorumluluğu, üst yönetim
24
desteği, meslektaĢ desteği, çalıĢan katılımı ve yetkinlik seviyesi boyutlarını
tespit etmiĢlerdir. Ayrıca yönetim sorumluluğu ve amir desteği boyutlarının
önemli olduğu ve diğer boyutları etkilediği sonucuna varmıĢlardır. Güvenlik
iklimi boyutları ile ilgili çalıĢmalarda genelde benzer sonuçlar elde edilmiĢtir.
Ancak çalıĢmalarda baskın olarak „‟güvenlikle ilgili yönetimin tutum ve
davranıĢ algıları, güvenli yönetim sistemleri ve iĢ yerindeki risk algıları‟‟
boyutları öne çıkmaktadır (Flin, Mearns, O‟Connor ve Bryden, 2000).
Bazı çalıĢmalarda güvenlik ikliminin güvenli davranıĢla iliĢkili olan
boyutlara ağırlık verilmiĢtir. Gravan ve O‟Brien‟in (2001) çalıĢmalarında
güvenlik iklimi faktörleri ile güvenli davranıĢ arasındaki iliĢki araĢtırılmıĢtır.
AraĢtırmada güvenlik ikliminin, yönetimin güvenlik sorumluluğu, güvenlik için
belirgin stratejiler, çalıĢanın güvenlik yönetimine katılma ve sorumluluk alma
isteği, güvenlikten sorumlu çalıĢanların negatif yönleri ve örgütlerde
güvenliğe proaktif yaklaĢım boyutlarının güvenli davranıĢla diğer boyutlardan
daha güçlü iliĢkide olduğu tespit edilmiĢtir. BaĢka bir çalıĢmada güvenlik
iklimi boyutlarından örgütün güvenlik kurallarının önemi, örgüt içi güvenlik
konularında iletiĢim ve yönetimin güvenlik sorumluluğu boyutlarının güvenli
davranıĢla iĢ güvenliği kapsamında diğer boyutlardan daha kuvvetli iliĢki
içinde oldukları tespit edilmiĢtir (Wills, Watson ve Biggs, 2006:381).
Türkiye‟de güvenlik iklimi ile ilgili yapılan çalıĢmalardan Özaslan‟ın
çalıĢmasında (2011) güvenlik ikliminin ĠSGYS ile olan iliĢkisi irdelenmiĢtir.
ĠletiĢim, güvenlik yönetimi, bireysel sorumluluk, güvenlik standartları ve
hedefleri, kiĢisel katılım, yönetim bağlılığı ve kadercilik boyutu olmak üzere
yedi boyut gözlenmiĢtir. Yine Yücebilgiç‟in çalıĢmasında (2007), Zohar‟ın
(1980) 8 boyutlu güvenlik iklimi ölçeğinden faydalanılmıĢtır ve çalıĢma
sonucunda güvenlik ikliminin altı boyuta ayrıldığı gözlenmiĢtir.
Yukarıda belirtildiği gibi güvenlik ikliminin iki ile on dokuz arasında
değiĢen alt boyutları vardır. Boyutlardaki bu farklılıkların araĢtırmalardaki
yöntem
farklılıklarından,
sektör
farklılıklarından,
ölçüm
araçlarındaki
farklılıklardan ve örneklem farklılıklarından olabileceği değerlendirilmektedir.
25
Bu bölümde Ģu ana kadar ĠSGYS düzeyleri ve güvenlik iklimi algıları
bağımsız değiĢkenlerinin kavramsal çerçevesinden, boyutlarından ve yapılan
çalıĢmalardan bahsedilmiĢtir. Bölümün devamında çalıĢmanın bağımlı
değiĢkeni olan örgütsel çıktılardan iĢe bağlılığın anlamı, kavramsal çerçevesi
aĢağıda bahsedilmiĢtir.
4. ĠġE BAĞLILIK
ĠĢ kazalarının önlenmesinde teknik tedbirlerin tek baĢına yeterli
olmadığı, literatürde defalarca ortaya konulmuĢ bir gerçektir. Dolayısıyla ĠĢe
bağlılıkla ilgili çalıĢmalar son zamanlarda iĢgücü devri, isteksizlik ve
devamsızlık gibi iĢ davranıĢlarını anlamadaki temel rolü nedeniyle son
yıllarda önemi gittikçe artmaktadır (Aryee 1994). ĠĢe bağlılık en genel tanımı
ile bireyin iĢine yönelik tutumu, bireyin iĢi ile benliğini birleĢtirmesi ve
bağlanması olarak ifade edilmektedir (Chusmir, 1982:56). ĠĢe bağlılık bireyin
iĢini yaĢamının merkezi, odağı ve kimliğinin bir parçası haline getirmesi, diğer
bir ifade de bireyin iĢini hayatının önemli bir parçası olarak algılaması olarak
ifade edilmektedir (Saleh ve Hosek, 1976:213; Blau ve Boal,1987:290). ĠĢe
bağlılık, kiĢinin öz benliği ve öz saygınlığı çerçevesinde iĢini önemli görmesi
ve benimsemesi olarak da ifade edilebilir. Lodahl ve Kejner (1965:30) iĢe
bağlılığı iki temele oturtmakta, ilkinde bağlılığı iĢ performansı ve özsaygı
iliĢkileri çerçevesinde tanımlarken, ikincisinde benlik imajının bir parçası
olduğu vurgusunu yapmaktadır. Ancak, Allport tarafından (1943), bir iĢ
tutumu olarak tanımlanmasıyla yazına girmiĢ olan bu kavramın tanımıyla ilgili
bir belirsizlik söz konusudur. Bu belirsizliğin sebebi kavramla ilgili yazındaki
farklı teorik yaklaĢımlardır.
a. ĠĢe Bağlılığın Kavramsal Çerçevesi
Yazında iĢe bağlılıkla ilgili dört yaklaĢım ortaya çıkmıĢtır. Bunlar, bir
merkezi yaĢam ilgisi olarak iĢ; iĢe aktif katılım; özsaygının merkezi olarak iĢ
ve psikolojik olarak özdeĢleĢme olmak üzere dört adettir (Kuruüzüm, Irmak
ve Çetin, 2010:184). Merkezi yaĢam ilgisi yaklaĢımı olarak iĢe bağlılık Lawler
ve Hall (1970) tarafından iĢ durumunun özbenliğin merkezinde olma ölçüsü
26
olarak ifade edilmiĢ ve algılanan toplam iĢ durumunun kiĢisel sonucu olduğu
ve kiĢinin iĢiyle ilgili önemli ihtiyaçlarını tatmin etme fırsatı verdiği belirtilmiĢtir.
ĠĢe aktif katılım yaklaĢımında iĢe bağlılık, Allport tarafından (1943) bir
çalıĢanın iĢe katılım, prestij ve otonomi gibi ihtiyaçlarını karĢılama derecesi
olarak ifade edilmiĢtir. Vroom‟un (1962) özsaygının merkezi yaklaĢımında,
iĢe bağlılığın iyi performansla kiĢinin özsaygısını arttığını, kötü performansla
özsaygısının azaldığını hissettiği durumda var olabileceğini iddia etmiĢ ve iĢe
bağlık derecesinin dıĢsal faktörlerden çok içsel faktörlerin tatmin edilmesiyle
ölçülebileceğini belirtmiĢtir.
AraĢtırmada temel alınacak dördüncü yaklaĢım ise Kanungo‟nun
(1982) psikolojik özdeĢleĢme yaklaĢımıdır. iĢe bağlılık teorisi iĢe bağlılığı
psikolojik bir yaklaĢım olarak görmüĢtür. Kanungo‟ya göre iĢe bağlılık, birinin
iĢiyle psikolojik özdeĢleĢmesinin biliĢsel inanç durumudur. Bu inanç
durumunun kiĢinin yaĢamında büyük bir etkiye sahip olduğu görülür. Ġnsanlar
önce iĢ koĢullarının gelecekte kiĢinin ihtiyaçlarını tatmin etme fırsatı sağladığı
inancını geliĢtirirler. Sonra, bu inançlara dayanarak, iĢle psikolojik olarak
özdeĢleĢme bilinci geliĢtirirler. Kanungo‟nun yaklaĢımıyla paralel olarak
bireyin psikolojik olarak kendisini iĢiyle tanımlama ve iĢle ilgili aktivitelere
katılma derecesi olarak da ifade edilmektedir (Blau ve Boal, 1987:290).
Literatürde ifade edilen iĢe bağlılığın çalıĢmaya bağlılıkla aynı olarak
algılanmaması gerekmektedir. ĠĢe bağlılık, iĢ ile ilgili deneyimler sonucu iĢte
ihtiyaçların doyurulmasının bir fonksiyonu olurken, çalıĢmaya bağlılık kiĢinin
geçmiĢten getirdiği kültürel koĢullar ve sosyalleĢmesinin bir sonucudur
(Cohen,2000:390; Çakır,2001:43). Bu iki bağlılık türü arasındaki farklılığı
ortaya koyan model Morrow Modeli‟dir (Morrow, 1993). Modelde bağlılık
türleri iç içe daireler Ģeklinde ifade edilmektedir. Modelde en içte çalıĢmaya
bağlılık, takiben mesleki bağlılık, örgütsel bağlılık (devam bağlılığı ve
duygusal bağlılık) ve en dıĢta iĢe bağlılık yer almaktadır. Modelde en içte yer
alan çalıĢmaya bağlığın, bireyin sosyalleĢme sürecinde ve kültürel
unsurlardan etkilendiği, dolayısıyla daha durağan olduğu, en dıĢta yer alan
iĢe bağlılığın, iĢ ortamı değiĢkenlerinden en çabuk ve fazla etkilenen bağlılık
türü olduğundan daha değiĢken olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla iĢe
27
bağlılık, iĢ koĢulları ve iĢle ilgili deneyimlerden daha çok etkilenebilir ve
değiĢkenlik gösterebilir. Ġlave olarak farklı durumlardan etkilenen kiĢinin
kiĢiliği ve ruhsal durumu, iĢe bağlılığı etkilemektedir (Rabinowitz ve Hall,
1977:269).
ÇalıĢmaya
bağlık,
Salanova
ve
arkadaĢlarının
(2001)
çalıĢmalarında, geçici değil sürekli olan, belli bir nesneye, olaya ya da kiĢiye
bağlı olmayan olumlu duygusal ve biliĢsel bir durum olarak ifade edilmiĢtir
(Akt. Eryılmaz ve Doğan, 2012:50). Hallberg ve Schaufeli‟nin (2006:125)
çalıĢmalarında aradaki bu farklılıklardan dolayı araĢtırmalarda iĢe bağlılığın
bağımlı değiĢken olarak, çalıĢmaya bağlılığın ise bağımsız değiĢken olarak
irdelenmesi gerektiğini belirtmiĢlerdir.
5. Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ, GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ
ALGISI VE ĠġE BAĞLILIK ARASINDAKĠ ĠLĠġKĠNĠN KURAMSAL
ÇERÇEVESĠ VE ĠLĠġKĠYĠ DESTEKLEYEN KURAMLAR
ĠĢ sağlığı ve güvenliği (ĠSG) alanı sadece mühendislik yaklaĢımlarını
içermemektedir. ĠĢletmelerdeki iĢ kazalarının bir çoğu teknik nedenler
yanında insan faktörüne de bağlanmaktadır. AraĢtırmalarda iĢ kazalarının
%80‟inin insan hatalarından kaynaklandığı, ĠSG alanında sadece teknolojik
çözümlerin yeterli olmadığı belirtilmiĢtir (Lingard ve Rowlison, 2005:231).
Dolayısıyla ĠSG ile ilgili araĢtırmalarda sosyal davranıĢ ve psikoloji
kuramlarının önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda,
örgüt iklimi kavramının ĠKY iĢlevlerinden olan ĠSG ile ilgili uygulamalar ve
güvenlik iklimi algısının iĢe bağlılıkla iliĢkisi Blau (1964) tarafından ortaya
konan Sosyal Mübadele Kuramı ve Heider (1958) tarafından ortaya konan
Atıf Kuramı temelinde irdelenecektir.
a. Sosyal Mübadele Kuramı
Güvenlik araĢtırmalarının çoğu sosyal değiĢim sürecinin güvenlikle
ilgili algıları nasıl Ģekillendirdiği konusunda yoğunlaĢmıĢtır. Aslında ĠSG,
çalıĢanlarla yöneticiler arasındaki etkileĢimin bir parçasıdır. AraĢtırmalardan
yola çıkarak yönetim uygulama ve sorumluluklarının güvenlik iklimi algılarının
Ģekillenmesinde büyük bir katkısı olduğu belirtilmiĢtir (Dejoy, Della,
28
Vandenberg ve Wilson, 2010:163). Bu durum karĢılıklı sosyal değiĢimin bir
parçası olarak algılanabilir. Bu kapsamda, yöneticilerin ĠSG uygulamaları,
güvenlik iklimi algısı ve iĢe bağlılık arasındaki iliĢkiyi açıklamada “sosyal
mübadele kuramından” faydalanılabilir. Sosyal mübadele kuramı, Blau (1964)
tarafından açıklanmıĢtır. Kuramın temel yaklaĢımı, bireylerin karĢılıklı belli bir
sosyal beklenti içinde sosyal iliĢkilere girmesi ve bu iliĢkileri sürdürmesidir
(Gefen ve Ridings, 2002:51). Bu mübadele sosyal mübadele ve ekonomik
mübadele olmak üzere iki boyutludur. Sosyal mübadele iliĢkisinde, taraflar
arasındaki karĢılıklı iliĢkiler gönüllülüğe dayandırılmıĢtır. Ekonomik mübadele
teorisinde ise mübadelenin farkları açıkça tanımlanarak belirli menfaatlere
dayandırılmıĢtır. Aralarındaki temel fark, sosyal mübadele sonucunda
tarafların elde edeceği kazanımlar pazarlık konusu yapılmaz ve tarafların
takdirine bırakılır (Gürbüz, 2006:52). ÇalıĢmanın konusu olan Bakım
merkezlerinde, ĠSG ile ilgili uygulama sonuçlarının herhangi bir maddi sonucu
olmadığından araĢtırma, sosyal mübadele boyutu açısından ele alınacaktır.
b. Atıf Kuramı
ĠĢ sağlığı ve güvenliği alanına psikolojik kuramlar önemli katkı
yapmaktadırlar. Psikolojik kuramlardan faydalanılmasının en önemli sebebi
de yukarıda bahsedildiği gibi kazaların meydana gelmesinde insan faktörü
önemli
bir
yer
teĢkil
ettiğinden
çalıĢanların
davranıĢsal
algılarını
açıklayabilmektir. ĠSG alanında faydalanılan psikoloji kuramlarından biri atıf
kuramıdır (Seçer, 2012:33). Atıf kuramının kurucusu kabul edilen Heider‟e
göre (1958), insanlar doğa olayları (sel, fırtına vb.) ve insan davranıĢları
(kızgınlık, öfke vb.) için nedensel açıklamalar getirir. Heider, insanların
dünyanın
iĢleyiĢine
doğrudan
değil,
algılamalarına
göre
tepkide
bulunduklarını vurgulamaktadır. Ġnsanların atıfta bulunmasının sebebi, tutarlı
dünya görüĢüne sahip olmak ve çevreleri üzerinde kontrolü sağlama
gereksinimlerini gidermektir. Gereksinimleri gidermenin amacı, insanların
nasıl davranabileceğini tahmin etmektir (KağıtçıbaĢı, 2008:28). Weiner
(1986), kuramı biraz daha geniĢleterek atıfları, içsel veya dıĢsal sebep, kalıcı
veya geçici sebep, kontrol edilebilir veya edilemez sebep olmak üzere üç
boyutta toplamıĢtır. Ayrıca bu atıflar Heider tarafından kiĢisel ve kiĢi dıĢı
29
atıflar olarak sınıflandırılmıĢtır. Genellikle örgüt araĢtırmalarında, risk alma
davranıĢı ve kaza nedenleri gibi fikirlerin sosyal açıklamalarında kuramdan
faydalanılmaktadır (Seçer, 2012:34).
c. AraĢtırmanın Hipotezleri ve Hipotetik Modeli
Sosyal mübadele kuramı, örgüt düzeyinde iliĢkileri açıklamada
önemli bir kuramdır. Örgüt düzeyindeki iliĢkileri iĢ yeri güvenliği açısından ele
aldığımızda, bazı sonuçlara ulaĢabiliriz. Yönetim tarafından ĠSG konusunda
daimi farkındalık yaratarak bunu korumak ve sürekli olarak güvenliği
geliĢtirmeye
çabalamak
çalıĢanlarda
olumlu
bir
güvenlik
kültürünün
yerleĢmesine ve aynı zamanda güvenlik ikliminin oluĢmasına yardımcı
olduğu sonucuna ulaĢılmıĢtır (Reese, 2009:329). Yöneticilerle çalıĢanlar
arasındaki sosyal mübadeleyi açıklayan güvenlik ikliminin iĢe bağlılık ile
iliĢkisini destekleyici çalıĢmalarda, Car, Schmidt, Ford ve Deshon‟a göre
(2003:6015) örgütler güvenlik iklimini arttırmak ve iĢten ayrılmayı azaltmak
gibi olumlu sonuçlarla ilgili örgütsel bağlılığı geliĢtirmeye gayret ederler.
Örgütlerle çalıĢanlar arasındaki mübadele iliĢkisini destekleyen
teorilerden biri de algılanan örgütsel destektir. Güvenlik yazınında, algılanan
örgütsel desteğin, güvenli vatandaĢlık davranıĢı, güvenlik iklimi algısı ve
güvenlik iletiĢimi ile ilgili olumlu sonuçlar verdiği açıklanmıĢtır (Dejoy vd.,
2010:165). Yönetimin ĠSG‟yi destekleyici politika ve uygulamaları çalıĢanların
kendilerini değerli hissetmelerini ve örgüt tarafından yeterli destek gördüğü
algısını oluĢturur. ÇalıĢanların bu algıları, sosyal mübadele kapsamında
onların sadece iĢ performansı ve örgütsel vatandaĢlık davranıĢlarını olumlu
yönde etkilemesi yanında güvenlik uygulamaları kapsamında da olumlu
yönde
performans
gösterebileceği
değerlendirilmektedir.
Dejoy
ve
arkadaĢlarının (2010:169) çalıĢmalarında açıkladıkları gibi, güvenlik iklimi
algıları sosyal mübadele sürecini kapsamaktadır. Güvenlik iklimi algıları,
yöneticilerin güvenlikle ilgili sorumlulukları ile ilgili çalıĢanların his ve
duygularını yansıtmaktadır. Örgütteki yöneticilerin çalıĢanlara verdikleri
destek karĢısında çalıĢanlar ĠSG uygulamalarını da kapsayan örgütsel
hedeflerin baĢarılmasıyla karĢılık vereceklerdir. Bu kapsamda yapılan diğer
bir çalıĢmada, artan güvenlikle ilgili algıların, çalıĢanların güvenlikle ilgili
30
uygulama ve kurallara uyumunu arttırdığı (Clarke, 2006:322) ve iĢ gücü
devrini azalttığı belirlenmiĢtir (Carr vd, 2003:616). ĠĢ gücü devrinin azalması,
bir anlamda iĢten ayrılma niyetiyle ters orantılı bir durumdur. ĠĢten ayrılma
niyetindeki azalma iĢletmelerde iĢe bağlılığın artmasına sebep olabilir.
Sadece sosyal mübadele çerçevesinde değil, kiĢilerin içsel ve dıĢsal
atıflarının da ĠSG ile ilgili hususlarda etkili olduğu tespit edilmiĢtir ve bireysel
durumların atıflara etkisi olduğu açıklanmıĢtır. Gyekye (2005:292) yaptığı bir
araĢtırmada iĢ doyumu yüksek olan iĢçilerin dıĢsal atıf kapsamında güvenlik
iklimi ile ilgili olumlu düĢüncelere sahip olduğunu, iĢ doyumu düĢük olan
çalıĢanların daha fazla kazaya karıĢtıklarını ve kaza nedenlerini iĢletmeye
atfettikleri tespit edilmiĢtir. Altınel‟in (2009:71) çalıĢmasında güvenlik iklimi,
örgütsel bağlılık ve iĢ tatmini arasında pozitif yönde bir iliĢki olduğu; aynı
zamanda güvenlik ikliminin bazı boyutlarının örgütsel bağlılığı ve iĢ tatminini
büyük oranda açıkladığı saptanmıĢtır. Önceki çalıĢmalarda düĢük iĢ tatmini
ve yüksek kaza olasılığı arasında (Lee, 1998.33); güvenlik kültürü ile örgütsel
bağlılık arasında (Morrow ve Crum, 1998:9) anlamlı iliĢkiler tespit edilmiĢtir.
BaĢka bir araĢtırmada çalıĢanların iĢ yeri ile ilgili algılarının
iĢe bağlılığı
etkilediği tespit edilmiĢtir (Greenhalgh and Rosenblatt, 1984:441). Yücebilgiç
(2007:78) araĢtırmasında gelecekte yapılacak çalıĢmalarda güvenlik iklimi
algılarının iĢ tatmini, iĢe bağlılık ve performans gibi örgütsel sonuçlar
üzerindeki etkisinin araĢtırılması gerektiğini ifade etmiĢtir. Güvenlik iklimi ile
iĢe bağlılık arasında anlamlı bir iliĢki olduğu değerlendirilmektedir. Sosyal
mübadele kuramı ve atıf kuramı çerçevesinde yapılan çalıĢmalardan özetle
güvenlik iklimi algılarının iĢe bağlılığı etkileyeceği değerlendirilmektedir. bu
kapsamda oluĢacak hipotezimiz Ģu Ģekildedir.
H1: Çalışanların güvenlik iklimi algıları işe bağlılığı etkilemektedir.
Sosyal mübadele kapsamında, yöneticiler, ĠSG‟yi destekleyici
uygulamalar içerisinde olduklarında, çalıĢanlar da ĠSG ile ilgili uygulama ve
prosedürlere
uyarak
bağlılıklarını
gösterdikleri
31
belirlenmiĢtir
(Dejoy
vd.2010:163). Yönetimin güvenliği destekleyici uygulama ve davranıĢları,
çalıĢanlar açısından pozitif bir çalıĢma ortamı yarattığı ve güvenli davranıĢ
göstermelerini sağladığı tespit edilmiĢtir (Nealn ve Griffin, 2000:102). GörüĢü
destekler Ģekilde baĢka bir araĢtırmada güvenlik açısından yaratılan olumlu
iĢyeri ortamının, beraberinde farklı örgütsel bağlılık, iĢ tatmini vb. örgütsel
vatandaĢlık davranıĢlarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiĢtir (Michael,
Evans, Jansen, ve Haight, 2005:174). Örgütsel bağlılıkla iĢe bağlılık
arasındaki iliĢkiyi araĢtıran çalıĢmalar yapılmıĢtır. ĠĢe bağlılığın örgütsel
bağlılığın tüm boyutları ile pozitif yönde iliĢkili olduğu ve örgütsel bağlılığın iĢe
bağlılığın sonuçlarından biri olduğu açıklanmıĢtır (Khan, Jam, Akbar, Khan ve
Hijazi, 2011:257).
ĠSGYS uygulamaları içerisindeki en önemli faktörlerden biri iĢverenin
ĠSG konusunda yaptıkları yatırımlardır. OHSAS 18001 belgesi almak,
dıĢarıdan
danıĢmanlık
hizmetlerinden
yararlanmak
vb.
hususlar
bu
yatırımlardan sayılabilir. Sosyal mübadele kuramı temelinde, yapılan bir
araĢtırmada örgütte yapılan sağlık yatırımlarının, örgütteki sağlık ve güvenlik
iklimi algısıyla ve iĢe bağlılıkla pozitif yönde iliĢkili olduğu açıklanmıĢtır
(Mearns, Hope, Ford ve Tetrick, 2010:1451). Burada yöneticiler tarafından
yapılan sağlık yatırımlarının karĢılığı olarak sosyal mübadele kapsamında
çalıĢanların ĠSG ile ilgili algılarını ve iĢe bağlılıklarını olumlu yönde
etkilemektedir. Bu olumlu etki, iĢyerinde insan faktöründen kaynaklanan kaza
ve yaralanmaları belli ölçüde engelleyebilir.
Nedensel atıflar örgütün özelliklerinden etkilenmektedir. Örgütlerdeki
güvenlik normları ve uygulamaları, güvenlik politikaları vb. gibi ĠSGYS
uygulamaları , örgütteki kiĢilerin örgüt çevresi ile ilgili güvenlik iklimi algılarını
etkilemektedir.. Atıfları etkileyen diğer bir örgütsel özellik de güvenlik
iletiĢimidir. Güvenlik iletiĢiminin açık olduğu gruplar, kapalı olan gruplara
oranla, daha objektif atıfta bulundukları ve güvenlik iklimi algıları da olumlu
olduğu açıklanmıĢtır (Hoffman ve Stetzer, 1998:654). Etkili bir iletiĢimin
iĢletmelerde iĢe bağlılık gibi örgütsel sonuçlara olumlu yansıyacağı
değerlendirilmektedir. Sonuç olarak sosyal mübadele çerçevesinde ve
32
yapılan çalıĢmalardan özetle ĠSGYS düzeylerinin iĢe bağlılığı etkileyeceği
değerlendirilmektedir. Bu konuyla ilgili hipotezimiz Ģu Ģekildedir.
H2: Çalışanların İSGYS düzeyleri işe bağlılığı etkilemektedir.
OluĢturulan hipotezimizle ilgili alt hipotezlerimiz Ģu Ģekildedir.
H2a: Çalışanların İSGYS düzeylerinden güvenli iş yeri boyutu işe
bağlılığı etkilemektedir.
H2b: Çalışanların İSGYS düzeylerinden güvenli çalışan boyutu işe
bağlılığı etkilemektedir.
H2c: Çalışanların İSGYS düzeylerinden güvenli yönetim sistemleri
boyutu işe bağlılığı etkilemektedir.
Daha önce bir hastane çalıĢanları üzerinde yapılan çalıĢmada
güvenlik iklimi algılarının çalıĢanların bulundukları iĢ gören gruplarına ve
departmanlara göre anlamlı bir farklılık gösterdiği; buna karĢılık cinsiyetleri,
yaĢ grupları, eğitim düzeyleri, toplam iĢ deneyimleri, kurumdaki iĢ
deneyimlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiĢtir (Tüzüner
ve Özaslan, 2011:152). Demirbilek (2005) tekstil sektöründe faaliyet gösteren
bir iĢletmede yaptığı araĢtırmada, iĢçi ve yöneticilerin iĢ kazalarını farklı
nedenlere atfettiklerini tespit etmiĢtir. Bu araĢtırmaya benzer baĢka bir
araĢtırmada çalıĢanların genel olarak dıĢsal, yönetici pozisyonunda olanların
içsel atıflarda bulunduğu anlaĢılmaktadır (Seçer, 2012:35).
ĠĢ yerindeki çalıĢanların yöneticilere ve çalıĢma koĢulları ile ilgili
güvenlik algıları kaza oranlarını etkilemektedir. Kısaca çalıĢanlar, kazalarla
ilgili çalıĢma koĢullarına ve yönetime atıfta (DıĢsal atıf) bulunabilirler (Seçer,
2012:35). Özellikle çalıĢanların kazalar meydana geldiğinde kötü çalıĢma
koĢulları ve kötü yönetim yapısına atıfta bulunabilmektedirler (Gyekye,
2010:408).Örgütlerde mevcut güvenlik kültürünün kaza oranlarını etkilediği,
güçlü güvenlik kültürü olan örgütlerde daha az kaza meydana geldiği tespit
edilmiĢtir (Hahn ve Murphy, 2008: 1048). AraĢtırma sonuçlarından ve atıf
33
kuramının
varsayımlarından
hareketle
demografik
özelliklere
göre
örgütlerdeki ĠSG uygulamalarını ve güvenlik iklimi algılarının farklılaĢtığı
değerlendirilmektedir. Bu bağlamda oluĢan hipotezimiz Ģu Ģekildedir.
H3: Çalışanların İSGYS düzeyleri ve güvenlik iklimi algıları
demografik özelliklerine göre bir farklılık göstermektedir.
Yazındaki yapılan çalıĢmalar ve sosyal mübadele ile atıf kuramının
temel varsayımlarından hareketle araĢtırmanın hipotetik modeli Ģu Ģekilde
oluĢmuĢtur.
ġekil-1: AraĢtırmanın Hipotetik Modeli
d. AraĢtırma Soruları
ĠĢletmelerde oluĢturulan etkin bir ĠSGYS; olası riskleri, yaralanmaları,
hastalıkları ve ölümleri minimum düzeye indirerek çalıĢan tazminatlarının
yarattığı maliyetleri ve kayıp zamanı azaltmakta ve çalıĢanların verimliliğini, iĢ
tatminini, motivasyonunu ve kanunlara uyumunu arttırmaktadır (Özaslan,
2011:84). Güvenlik yönetim sistemlerinin amacı çalıĢanların iĢle ilgili kaza
34
riskini minimize ederek güvenli çalıĢma ortamı yaratmak ve idame ettirmektir
(Altınel, 2009:4). Yücebilgiç‟in
(2007:76) çalıĢmasında örgütlerde etkin
güvenlik iklimi meydana getirmek için güvenlikle ilgili uygulama ve sistemlerin
önemi vurgulanmıĢtır. Amirlerin güvenlik politikalarını uyguladığı durumlarda,
hem kaza sayısında bir azalma hem de meydana gelen kazaların çalıĢanlar
tarafından raporlanma oranında bir yükselme gözlenmiĢtir (Dursun, 2012:87).
Yöneticilerin etkin bir ĠSGYS oluĢturması, kaza riskleri ile ilgili çalıĢanların
dıĢsal atıflarını (Kötü yönetim) azaltmaktadır ve aldıkları gereksiz risklerden
kaçınmalarına ve karĢılaĢtıkları ramak kala yada hissettikleri tehlikelerde
karĢılık
olarak
yönetime
haber
vermekte
ve
raporlamalardan
kaçınmamaktadırlar. Atıf kuramı ve yazında yapılan çalıĢmalardan hareketle
birinci araĢtırma sorusu Ģu Ģekilde oluĢmaktadır.
AraĢtırma Sorusu-1: ĠSG ile ilgili uygulamalardaki olumlu ve
olumsuz faktörler nelerdir?
Saha araĢtırmaları, çalıĢanların risk algısı ve nedensel atıflarının iĢ
kazaları ve güvenlik iklimi üzerinde etkili olduğunu göstermektedir (Gyekye,
2010:407). Burada ĠSG açısından çalıĢanların davranıĢlarını incelemede atıf
kuramının önemi vurgulanmaktadır. Nedensel atıfların çoğu, iĢ yeri güvenlik
problemleri ve bunlarla ilgili alınan önlemlerle ilgili önemli ipuçları
sunarlar.(Dejoy, 1994:3). Atıf kuramına göre iĢ kazaları, içsel (çalıĢanın
ruhsal ve kiĢisel özellikleri) ve dıĢsal (örgüt çevresi) faktörler olmak üzere iki
temel faktöre atfedilmektedir. Atıf kuramının temel sayıltılarından ve yapılan
çalıĢmalardan hareketle ikinci araĢtırma sorusu Ģu Ģekilde oluĢmaktadır
AraĢtırma Sorusu-2: ĠĢletmelerde kaza ve meslek hastalıklarına yol
açabilecek risk etmenleri nelerdir?
35
ĠSG uygulamalarındaki noksanlıkların örgütte ve bireylerde bir takım
örgütsel çıktıları etkileyebileceği ve kaza oranlarını doğru yoldan etkileyeceği
değerlendirilmektedir. bu bağlamda yapılan bir çalıĢmada çalıĢanlarda oluĢan
güvensiz iĢ yeri algılarının iĢe bağlılığı negatif yönde etkilediği açıklanmıĢtır
(Greenhalgh and Rosenblatt, 1984:441). Bu durumda iĢe bağlılığın iĢ
yerindeki güvenlik doğası ile orantılı Ģekilde değiĢebileceği değerlendirilebilir.
Örgütlerde ĠSG ile ilgili uygulamalar yöneticiler ve çalıĢanlar arasındaki
iliĢkiler kapsamında çok önemli bir yer teĢkil etmektedir. Bir çalıĢmada,
örgütlerdeki ĠSG politikaları ve planlamalarının güvenlik iklimini önemli ölçüde
etkilediği belirlenmiĢtir (Dejoy, Schaffer, Wilson ve Butts, 2004:86). ĠĢ yeri
koĢulları ile ilgili olumsuz algıların, kötü yönetimin, düĢük iĢe bağlılığın ve
iĢverenin kötü güvenlik performansının iĢ yeri kazaları ile pozitif yönde iliĢkili
olduğu tespit edilmiĢtir (Ghosh, Bhattacherjee ve Chau, 2004:475).
Özetlemek gerekirse, yöneticilerin iĢ yeri ile ilgili ĠSG uygulamaları,
çalıĢanların güvenlik iklimi algıları ile iliĢkilidir (Özaslan, 2011:348) ve bu
uygulamalar, çalıĢanların ĠSG ile ilgili algılarını etkilemektedir (Ghosh vd.,
2004:476); Nitel araĢtırmanın temel amacını oluĢturan ĠSGYS düzeyinde
görülen noksanlıkların örgütsel çıktılara etkisini araĢtırmak, dolaylı yönden
nicel bulguları desteklemek ve nitel araĢtırmanın sonuçlardaki etkisini
gözlemlemek amacıyla oluĢturulan genel araĢtırma sorusu Ģu Ģekildedir.
Genel AraĢtırma Sorusu: ĠSGYS uygulamaları ve uygulamalarla
ilgili noksanlıklar ile risk etmenleri çalıĢanların algılarında hangi sonuçları
doğurmaktadır?
36
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
YÖNTEM
1. ARAġTIRMANIN DESENĠ
AraĢtırmada nitel ve nicel yönelimli araĢtırma deseni bir arada
kullanılmıĢtır. AraĢtırmada iki farklı yöntem kullanmadaki amaç, toplanan
verilerin güvenirlik ve geçerliğinin arttırılmasını sağlar. Bu yönteme „‟yöntem
çeĢitlemesi (Method Triangulation) ya da karma metot denmektedir (ġimĢek
ve Yıldırım, 2006:46). Karma metod kullanımındaki en önemli sebeplerden
biri de özellikle pozitivist yaklaĢımdaki pragmatik kaygılardır (AltunıĢık,
CoĢkun, Bayraktaroğlu ve Yıldırım, 2012:67). Yani nicel yönelimde, yöntem
bellidir ve nesnelliği gerektirir. Ancak nitel yönelimde bir noktadan baĢlanır
ancak
nelerle
karĢılaĢacağı
araĢtırmanın
alacağı
derinliğe
göre
değiĢmektedir ve farklı yönlere saparak gerçeklerin daha iyi anlaĢılmasını
sağlamaktadır (Yıldırım vd.,2006.27). Ġnsan ve sosyal yaĢamın dinamiklerini
açıklamada nicel yönelimdeki eksik kalan hususların nitel yönelimli
araĢtırmayla giderilmesi amaçlanmaktadır (Gürbüz ve ġahin, 2014:357). Bu
sayılan nedenlerden dolayı,
günümüzde insan sağlığının korunması
bakımından büyük önem arzeden ĠSG ile ilgili araĢtırmalarda sadece
resmedici
değil
derinlemesine
hususların
irdelenmesi
gerektiği
değerlendirilmektedir.
Örgütlerin güvenlikle ilgili hususları değerlendirmek için yöntem
çeĢitlemesi (nitel ve nicel yöntem) tavsiye edilmektedir. Yöntem çeĢitlemesi
örgütün ĠSG ile ilgili hususlarda kapsamlı bir değerlendirmesine imkan sağlar
(Antonsen, 2009:251). Dolayısıyla araĢtırmada karma metot kullanılarak, ön
yargıların önüne geçmek ve sadece resmedici değil derinlemesine veri
toplamak
hedeflenmiĢtir
ve
araĢtırmaya
zenginlik
katılması
ayrıca
hedeflenmiĢtir. AraĢtırmada nicel çalıĢma bölümünde veri toplama aracı
olarak yönetici ve çalıĢanlara anket uygulaması yapılmıĢtır (EK-A, EK-B, EK37
C). Nitel çalıĢma bölümünde mülakat soruları hazırlanmıĢ, katılımcılar tespit
edilmiĢ ve yarı yapılandırılmıĢ mülakat yapılarak veriler toplanmıĢtır.
2. EVREN VE ÖRNEKLEM
AraĢtırmanın evrenini Ankara‟da bulunan Bakım Merkezleri ve Bakım
Merkezlerinde görev yapan tezgahlarda çalıĢan 581 iĢçi ve iĢçilerin
faaliyetlerinden sorumlu birim amiri pozisyonundaki 98 yönetici olmak üzere
toplam 679 kiĢidir. AraĢtırmanın evrenini oluĢturan Ankara ilindeki bakım
merkezleri iĢletme isimlerinin kullanılmaması Ģartıyla araĢtırmaya müsaade
edildiğinden A, B ve C Ģeklinde kodlanmıĢtır. Bakım merkezleri bünyesindeki
çalıĢan ve yöneticilerden veri toplanmıĢtır. AraĢtırmanın evrenini oluĢturan
iĢletmeler, 26/12/2012 tarihli RG yayınlanan 6331 sayılı ĠĢ Sağlığı ve
Güvenliği Kanununun 9‟uncu maddesine göre iĢyerlerinin iĢ sağlığı ve
güvenliği
açısından
yer
aldığı
tehlike
sınıfları
listesinde
“Tehlikeli”
kategorisinde yer alan, bünyesinde ĠSG kurulu ve mevcut bir ĠSGYS (ĠSG
uygulamaları) barındıran iĢletmeler olması sebebiyle elde edilen bulguların
diğer
“Tehlikeli”
kategorisindeki
iĢletmelere
örnek
teĢkil
edebileceği
değerlendirilmektedir.
AraĢtırmada olasılıklı olmayan örneklem tekniklerinden kolayda
örnekleme tekniği seçilmiĢtir (Gürbüz ve ġahin, 2014:128). Bu kapsamda
çalıĢan örneklemi, iĢletmelerde idari faaliyetlerde değil bizzat tezgahlarda
görev yapan ve ĠSG uygulamaları ile ilgili olumlu katkıda bulunabileceği
değerlendirilen 198 çalıĢandır. AraĢtırmanın yönetici örneklemini teĢkil eden
birim amirleri ise maiyetindeki personelin ĠSG uygulamaları konusunda
kontrol, takip ve yaptırma sorumluluğu olan ĠSG mevzuatına hakim 73
Yöneticidir. Nicel ve nitel araĢtırmanın evren ve örneklemi Tablo-1‟de
sunulmuĢtur. Anket verileri tüm çalıĢanların katılımı (Yönetici/ĠĢçi) ile
uygulanan anketler yoluyla toplanmıĢ olup evren aynı zamanda örneklemi
temsil etmektedir (Sekaran, 2002: 253). AraĢtırmanın nitel verilerinin
toplanmasında uygulanan görüĢme yöntemi ise bakım merkezlerindeki altı
yönetici ve dokuz iĢçi pozisyonundaki on beĢ kiĢilik bir örneklem üzerinden
oluĢturulmuĢtur. Her bakım merkezinden iki yönetici ve üç çalıĢanla yarı
38
yapılandırılmıĢ mülakat yapılmıĢtır. Örnekleme ait betimleyici istatistikler
Tablo-2‟de sunulmuĢtur.
Tablo-1: AraĢtırmanın Evren ve Örneklemi
Toplam
AraĢtırmaya
Personel
Katılan Personel
Sayısı
Sayısı
679
292
Yönetici, ÇalıĢan
679
292
Yönetici, ÇalıĢan
ĠĢe Bağlılık Ölçeği
679
292
Yönetici, ÇalıĢan
Mülakat
679
15
Yönetici, ÇalıĢan
Veri Toplama
Araçları
ĠSGYS Ölçeği
Güvenlik Ġklimi
Algısı Ölçeği
Katılanların
Statüsü
Tablo-2: Örnekleme Ait Betimleyici Ġstatistikler (Toplam 271 KiĢi)
Demografik
Kategori
Sayı
Yüzde
20-30
25
%9
30-40
93
%34
40-50
136
%50
51 ve üzeri
17
%7
0-5
22
%8
6-10
15
%6
10-15
43
%16
15-20
89
%33
20-25
60
%22
26 ve üzeri
42
%15
Yönetici
73
%27
ÇalıĢan
198
%73
Ramak Var
168
%62
DeğiĢken
YaĢ
ÇalıĢma Süresi
Statü
Ramak Kala
39
Kaza
Eğitim Düzeyi
Birlik
Ramak Yok
103
%38
Kaza Var
106
%39
Kaza Yok
165
%61
Ġlköğretim
60
%22
Lise
141
%52
Üniversitesi
65
%24
YL/Doktora
5
%2
A Bk. Mrk.
82
%30
B Bk. Mrk.
81
%30
C Bk. Mrk.
108
%40
3. VERĠ TOPLAMA ARAÇLARI/SÜRECĠ
a. Veri Toplama Araçları:
Veri toplamada, anket ve mülakat yöntemiyle veri toplanmıĢtır.
Örneklemin demografik özelliklerine yönelik “statü, görev yeri, ramak kala,
kaza durumu, yaĢ, çalıĢma süresi ve eğitim düzeyi” ile ilgili sorular yer
almıĢtır. Müteakip ölçek ve yarı yapılandırılmıĢ mülakatla ilgili hususlar
aĢağıda sunulmuĢtur.
(1) ĠSGYS Ölçeği
Bakım merkezlerindeki ĠSGYS seviyesini ölçmek amacıyla,
Özaslan (2011) tarafından geliĢtirilen ĠSGYS ölçeği kullanılmıĢtır (EK-A).
Ölçek 60 maddeden oluĢmakta ve ĠSGYS‟yi “güvenli iĢyeri”, “güvenli çalıĢan”
ve “güvenli yönetim sistemleri” olmak üzere üç boyutta ölçmektedir. Ölçek 2‟li
kategorik (Evet/Hayır) olarak geliĢtirilmiĢ olmakla beraber uzman görüĢü
alınarak iliĢkileri ölçmede anlam daralmasını önlemek maksadıyla dörtlü
likertli (1-Tamamen yanlıĢ, 2-YanlıĢ, 3- Doğru ve 4-Tamamen doğru) olarak
yeniden düzenlenmiĢtir. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha değeri 0,937
olarak ölçülmüĢtür.
40
ĠSGYS ölçeğine iliĢkin güvenirlik, geçerlik bulguları aĢağıda
sunulmuĢtur. Önce ölçek doğrulayıcı faktör analizine (DFA) sokulmuĢtur ve
ölçeğin DFA sonuçları standartlarda çıkmamıĢtır ve geçerliliği sağlamamıĢtır.
Ölçeğin boyutlarını ve maddelerini tespit etmek maksadıyla keĢfedici faktör
analizi (KFA) yapılmıĢtır. KFA‟dan önce öncelikle ölçekte 27, 45, 46, 47, 48,
49, 50, 51, 52, 53‟üncü maddeler örneklemin %5‟inden fazlasında kayıp
değer aldığından analizden çıkartılmıĢtır. 21 anket %5‟den fazla kayıp veri
olduğundan analizden çıkartılmıĢtır. Kayıp verilerin %5‟den az olduğu
anketler ortalama değerler verilerek tamamlanmıĢtır. Geri kalan 271 ankette
kayıp ya da aĢırı uç değer tespit edilmediğinden analize kabul edilmiĢtir.
Ayrıca anketlerdeki verilerin normallik ve doğrusallık durumları da normal
çıkmıĢtır. KMO ve Barlett‟s test anlamlı olduğundan (KMO: .879; χ2(271):
6869,885) veriler keĢfedici faktör analizine sokulmuĢtur. Analiz sonucunda
bazı maddelerin faktör yükleri 0.32‟nin altında olduğundan ve bazı
maddelerin farklı boyutlarda faktör yükleri arasındaki fark 0,1‟in altında
olduğundan veriler temizlenmiĢtir. Maddeler beĢ faktör boyutta toplanmıĢtır.
Müteakip veriler üç faktörlü analize zorlanmıĢtır ve faktör yükleri birbirine
yakın olan maddeler en düĢükten baĢlamak kaydıyla temizlenmiĢtir. Ölçek üç
boyutta düzenlemeler sonucu toplanmıĢtır ve 17 maddede sabitlenmiĢtir.
Belirlenen üç faktörün varyansa yaptıkları toplam katkı % 61,341‟dir.
Faktörlerin toplam varyansa yaptıkları katkı birinci faktör için %26,723, ikinci
faktör için %23,644 ve üçüncü faktör için %10,974‟dür. Ölçeğe ait boyutlar ve
boyutlara ait maddeler Tablo-3‟ de sunulmuĢtur.
Tablo-3: ĠSGYS Ölçeği Boyutları ve Boyutları Ölçen Maddeler
Boyut Sırası
Boyutlar
Ölçekteki Madde
Cronbach Alpha
3
Güvenli ĠĢ Yeri
9, 10, 11
0,703
1
Güvenli ÇalıĢan
2
3, 6, 15, 16, 17, 19,
21, 28
Güvenli Yönetim
55, 56, 57, 58, 59,
Sistemleri
60
Cronbach Alpha: 0,873
41
0,866
0,909
Ölçeğin yapısını doğrulamak amacıyla, iliĢkisiz model, tek faktörlü
model, birinci düzey çok faktörlü model ve ikinci düzey çok faktörlü model
karĢılaĢtırılmıĢtır. En iyi uyum değerleri birinci düzey çok faktörlü modelde
elde edilmiĢtir. Maximum Likelihood tekniği kullanılarak yapılan analizin DFA
sonuçları Tablo-4‟de gösterilmiĢtir.
Sonuçlardan birinci düzey üç faktörlü
modelin, yazında kabul gören (Gürbüz ve ġahin, 2014) mükemmel uyum
iyiliği gösterdiği belirlenmiĢtir.
Tablo-4: ĠSGYS Ölçeğinin DFA Sonuçları
Δχ2/sd
RMSEA
CFI
GFI
ĠliĢkisiz M.
12,37
0,21
0,81
0,61
Tek Fak. M.
16,83
0,12
0,92
0,80
1.Düzey M.
2,18
0,066
0,97
0,90
2.Düzey M.
2,19
0,090
0,95
0,86
Model
RMSEA= Root Mean Square Error of Approximation; CFI= Comparative Fit
Index; GFI= Goodness of Fit Index; sd= Serbestlik Derecesi.
*p<.05
(2) Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeği
Güvenlik iklimi algısını ölçmek amacıyla, Williamson vd. (1997),
Cheyne
vd.(2009),
Glendon
ve
Litherland
(2001)‟in
güvenlik
iklimi
ölçeklerinden yararlanılarak Özaslan (2011) tarafından Türkçe‟ye uyarlanan
“Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeğinden” yararlanılmıĢtır. Ölçek 49 maddeden ve
yedi boyuttan oluĢmuĢtur (EK-B). Boyutlar, iletiĢim, güvenlik yönetimi,
bireysel sorumluluk, güvenlik standartları ve hedefleri, kiĢisel katılım, yönetim
bağlılığı ve kaderciliktir. Ölçek 5‟li likertlidir ve “1-tamamen katılmıyorum, 5tamamen katılıyorum” Ģeklindedir. ÇalıĢanların güvenlik iklimi algıları “49-ĠĢ
sağlığı ve güvenliği konusundaki hedefler, yönetim tarafından düzenli olarak
gözden geçirilir” Ģeklinde sorulardan oluĢmaktadır. Ölçeğin güvenirliği için
Cranbach Alpha değeri 0,944 olarak ölçülmüĢtür.
Bu değiĢkenin yapılan çalıĢmalarda 2 ile 19 arasında değiĢen
boyutları olduğu tespit edilmiĢtir (Flin vd. 2000: 182; Guldenmund, 2000:230).
Aynı zamanda boyutların örgütten örgüte ve ülkelere göre değiĢtiği
42
saptanmıĢtır (Harvey, 2002, 33; Wiegman vd., 2004:127)
Güvenlik iklimi
ölçeğinin farklı kültürlere ve farklı sektörlere duyarlı olduğu saptanmıĢtır
(Glendon ve Litherland, 2001:161). Dolayısıyla uyarlanan örneklemle
araĢtırmada kullanılan örneklem farklı olduğundan önce ölçek doğrulayıcı
faktör analizine (DFA) sokulmuĢtur ve ölçeğin DFA sonuçları standartlarda
çıkmamıĢtır ve geçerliliği sağlamamıĢtır. Ölçeğin boyutlarını ve maddelerini
tespit etmek maksadıyla keĢfedici faktör analizi (KFA) yapılmıĢtır. KFA‟dan
önce veriler temizlenmiĢtir. 14 anketteki %5‟den fazla kayıp veri olduğundan
analizden çıkartılmıĢtır. Kayıp verilerin %5‟den az olduğu anketler ortalama
veriler verilerek tamamlanmıĢtır. Geri kalan yedi anket aĢırı uç değer tespit
edildiğinden analizden çıkartılmıĢtır. Ayrıca anketlerdeki verilerin normallik ve
doğrusallık durumları normal çıkmıĢtır. KMO ve Barlett‟s test (KMO: .867;
χ2(271): 5702,368) anlamlı olduğundan veriler keĢfedici faktör analizine
sokulmuĢtur. Analiz sonucunda bazı maddelerin faktör yükleri 0.32‟nin altında
olduğundan ve bazı maddelerin farklı boyutlardaki faktör yükleri arasındaki
fark 0.1‟in altında olduğundan ölçekten çıkartılmıĢtır. Ölçek normalde yedi
boyutlu olmasına rağmen maddeler 13 boyutta toplanmıĢtır. Ancak Scree
Plot grafiği ve açıklanan varyans değerleri aslında ölçeğin tek boyutta
toplandığını göstermiĢtir. Veri temizlemesi, yapılmıĢ, ancak faktör yükü tek
boyutta toplanmaya devam etmiĢtir. Müteakip ölçeğin faktörü (1) olarak
seçilerek ve veriler temizlenerek tek boyutlu olarak 20 maddede toplanmıĢtır.
Faktörün toplam varyansa yaptığı katkı %45,123‟dür. Ölçeğe ait boyutlar ve
boyutlara ait maddeler Tablo-5’ da sunulmuĢtur.
Tablo-5: Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeği
Boyut Sırası
1
Boyutlar
Güvenlik
iklimi
Ölçekteki Madde
Cronbach
Alpha
1, 2, 7, 9, 14, 16, 17, 18, 24,
26, 31, 37, 38, 39, 42, 43,
0,925
46, 47, 48, 49
Ölçeğin yapısını doğrulamak amacıyla tek faktörlü model doğrulayıcı
faktör analizi (DFA) ile test edilmiĢtir. Maximum Likelihood tekniği kullanılarak
yapılan analizin DFA sonuçları Tablo-6‟da gösterilmiĢtir. Sonuçlardan birinci
43
düzey tek faktörlü modelin, yazında kabul gören mükemmel uyum iyiliği
gösterdiği belirlenmiĢtir. Burada GFI değeri standardın az altında olmasına
rağmen örneklem büyüklüğü ile etkilendiğinden kabul edilir (Sharmaa,
Mukherjeeb, Kumarc, Dillon, 2005:936).
Tablo-6: Güvenlik Ġklimi Algısı Ölçeğinin DFA Sonuçları
Model
1.Düzey
Δχ2/sd
RMSEA
CFI
GFI
2,37
0,071
0,98
0,88
RMSEA= Root Mean Square Error of Approximation; CFI= Comparative Fit
Index; GFI= Goodness of Fit Index; sd= Serbestlik Derecesi
*p<.05
(3) ĠĢe Bağlılık Ölçeği
ÇalıĢanların ve yöneticilerin iĢe bağlılıklarını ölçmek için Kanungo
(1982) tarafından geliĢtirilen ve Çakır (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan
“ĠĢe Bağlılık” ölçeğinden yararlanılmıĢtır. Ölçek 10 maddeden oluĢmakta ve
tek boyutludur (EK-C). Ölçek 5‟li likertlidir ve “1-tamamen katılmıyorum, 5tamamen katılıyorum” Ģeklindedir. ĠĢe bağlılıkla ilgili, “1-Hayatımdaki en
önemli olaylar iĢimden kaynaklanır” Ģeklinde sorulardan oluĢmaktadır.
Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha değeri 0,91 olarak ölçülmüĢtür.
Ölçeğin
yapısını
doğrulamak
amacıyla
tek faktörlü
model
doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile test edilmiĢtir. Maximum Likelihood tekniği
kullanılarak yapılan analizin DFA sonuçları Tablo-7‟de gösterilmiĢtir.
Sonuçlardan birinci düzey tek faktörlü modelin, yazında kabul gören
mükemmel uyum iyiliği gösterdiği belirlenmiĢtir. Ölçeğin güvenirliği için
Cronbach Alpha değeri 0,845‟dir.
Tablo-7: ĠĢe Bağlılık Ölçeğinin DFA Sonuçları
Model
1.Düzey
Δχ2/sd
RMSEA
CFI
GFI
2,61
0,077
0,97
0,94
RMSEA= Root Mean Square Error of Approximation; CFI= Comparative Fit
Index; GFI= Goodness of Fit Index; sd= Serbestlik Derecesi
*p<.05
44
(4) Mülakat
Nitel yöntemde veri toplama aracı olarak mülakat yönteminden
yararlanılmıĢtır. Mülakat yöntemini Bogdan ve Biklen (1992), insanların bakıĢ
açılarını deneyimlerini ortaya koymada kullanılan etkin bir yöntem olarak
tanımlamıĢtır. Ġyi planlanmıĢ ve hazırlanmıĢ sorular vasıtasıyla, araĢtırmacı
görüĢülen kiĢi ile empati kurabilme, esnek ve derinlemesine bilgi elde
edebilme ve uygulamanın bizzat içinde olduğu mülakatla, anket vasıtasıyla
elde edilen verilerle oluĢturulan iskeletin üzerine daha zengin ve güvenilir veri
organları inĢa edebilir. Ancak mülakatın negatif yönü, zaman alıcı ve masraflı
olması, yanlılık ve veri analizlerinin zor olmasıdır (AltunıĢık vd. 2012:93,96).
Mülakatla veri toplama da aĢağıdaki süreç izlenmiĢtir.
Mülakatla
veri
toplamadan
önce
görüĢme
soruları
titizlikle
hazırlanmıĢtır. Yazın taramasını müteakip araĢtırma soruları hazırlanmıĢtır.
GörüĢmenin yapılma Ģekli, yeri ve zamanı birliklerle koordine edilerek
kararlaĢtırılmıĢtır. GörüĢmeye katılmadan önce görüĢme formuna sorular,
açıklamalar ve önemli hususlar yazılmıĢtır (EK-D). Mülakatta “Soru-1: Bakım
merkezinde ĠSG ile ilgili hususların uygulanması ve kontrolü hususunda
eksiklikler olduğunu düĢünüyor musunuz?, Soru-2: Size göre, fabrikanızdaki
is güvenliği seviyesini etkileyen en önemli faktör nedir?” Ģeklinde açık uçlu
sorular görüĢmecilere yöneltilmiĢtir. Ancak görüĢmede yarı yapılandırılmıĢ
mülakat olduğundan soru kapsamına çıkıldığı görüĢmeler olmuĢtur.
Mülakat yönteminde her Bakım Merkezinden ikiĢer yönetici ve üçer
iĢçi olmak üzere on beĢ kiĢi ile mülakat gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu aĢamada
çalıĢanlara ve yöneticilere çalıĢtıkları birimlerde ĠSG uygulamaları, risk
etmenleri ve bu uygulama ve risk etmenlerinin etkileri sorulmuĢtur.
GörüĢmeler belli bir yerde teke tek yapılmıĢtır. GörüĢmeye baĢlamadan önce
görüĢmecilere açıklayıcı ve tanıĢmayı sağlayıcı bir ön konuĢma yapılarak
baĢlanmıĢtır. GörüĢmelerden etkin veriler elde etmek maksadıyla ve
görüĢmecilerde tedirginliğe yol açmamak maksadıyla görüĢülen kiĢilerin
kimlik bilgileri ve demografik özellikleri sorulmamıĢtır ve yarı yapılandırılmıĢ
bir mülakat yöntemi izlenmiĢtir. Mülakat sonunda kodlar ve temalar
hazırlanmıĢtır.
Hazırlanan
kodların,
temaların
hazırlanıĢı
sayısallaĢtırılması bulgular bölümünde ayrıntılı açıklanmıĢtır.
45
ve
Mülakatın güvenirliği ve geçerliği için belli hususlara dikkat edilmiĢtir.
Geçerlilik, araĢtırma sonuçlarının doğruluğudur. Geçerlilik, güvenirliği de
belirler. Nitel araĢtırmada dıĢ geçerlik, elde edilen sonuçların benzer grup ve
ortamlara genellenebilirliği, iç geçerlik ise ölçülmek istenenin ne düzeyde
ölçüldüğüdür (Yıldırım ve ġimĢek, 2006:257,258). AraĢtırmada dıĢ geçerliği
arttırmak için bulgular bölümünde ayrıntılı betimlemeye yer verilmiĢtir.
AraĢtırmanın iç geçerliğini arttırmak için, veri kaynakları çeĢitlendirilmiĢtir
(farklı tezgahlardan, farklı birliklerden yönetici ve çalıĢan), AraĢtırmanın
aĢamalarında uzman görüĢüne baĢvurulmuĢtur. Güvenirlik ise araĢtırma
sonuçlarının tekrar edilebilirliği, farklı araĢtırmacıların aynı metni aynı Ģekilde
kodlamaları (iç güvenirlik) ve aynı araĢtırmacıların aynı metni farklı
zamanlarda aynı kodlamaları (dıĢ güvenirlik) demektir (Yıldırım ve ġimĢek,
2006:259). DıĢ güvenirliği arttırmak için, görüĢmecilere farklı yollardan aynı
metinler sorulmuĢtur. Ġç güvenirliği arttırmak için, farklı görüĢmecilerin aynı
Ģeyi tekrar ettiği metinler kodlanarak tekrar sayıları elde edilmiĢtir ve frekans
yüzdeleri saptanmıĢtır.
4. ĠġLEM VE KULLANILAN ANALĠZLER
Öncelikle araĢtırmada anket yardımıyla toplanan nicel verilerin analizi
için “LĠSREL 8.80” ve “SPSS 20” programları kullanılmıĢtır. Ölçeklerin iç
tutarlık katsayılarını belirlemeye yönelik güvenirlik analizi, ölçeklerin alt
boyutlarını belirlemek amacıyla keĢfedici ve doğrulayıcı faktör analizi
yapılmıĢtır. AraĢtırmadaki eğitim, statü, yaĢ vb. demografik değiĢkenlerin
etkilerini saptamak amacıyla T-Testi ve ANOVA, değiĢkenler arası iliĢkileri
saptamak amacıyla korelasyon analizi, bağımsız değiĢkenlerin bağımlı
değiĢken üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla regresyon analizleri yapılmıĢtır.
AraĢtırmada mülakat yardımıyla toplanan veriler nitel yöntemle içerik
analizi yapılarak analiz edilmiĢtir. Öncelikle yarı yapılandırılmıĢ mülakat
yardımıyla toplanan veriler, önceden hazırlanmıĢ kodlar ve temalar
kullanılarak
yapılmıĢtır.
Ġçerik
analizi,
verinin
bilimsel
bir
kavrama
dönüĢtürülmesi ve kavrama göre düzenlenip veriyi açıklayan temaların
saptanması için yapılır. Bu hususta Strauss ve Corbin‟in (1990:62) belirttiği
gibi olguları anlamak için kavramlara ihtiyacımız vardır ve bir kavram
46
adlandırıldığı
zaman
o
kavramı
inceleyebilir
ve
baĢka
kavramlarla
iliĢkilendirebiliriz. Bir anlamda içerik analizi ile ikinci bir okuma yapılarak
herkesin anlayacağı Ģekilde veri nesnelleĢtirilir, gizli içerik ortaya çıkarılır. Bu
yöntem tümevarımcıdır, derinlemesine analiz sağlar, veriler incelenirken
kavram, kod ve temalara karar verilir, ona göre incelenir, veri düzenlenir.
Kavramlar temalara, temalar olgulara ulaĢtırır (Yıldırım ve ġimĢek,
2006:227).
AraĢtırmanın yazın taraması sonucunda, ĠSG konularını tanımlayan
üç tema oluĢturulmuĢtur. Temalar, görüĢmeciler tarafından dile getirilen
inançlar, değerler ve tutumlardır (Luborsky, 1994:221). Ġçerik analizinde
aĢağıdaki süreç izlenmiĢtir.
 GörüĢmeden elde edilen veriler görüĢmeden hemen sonra
düzenlenmiĢtir.
 Literatür taraması ile elde edilen kodlar ve görüĢmecilerin
verilerinden elde edilen kodlarla birlikte 26 kod oluĢturulmuĢtur.
 OluĢturulan kodlar iç tutarlılık ve dıĢ geçerlik maksadıyla üç farklı
uzmana gösterilmiĢ, onlardan geri bildirim alınmıĢ ve alınan geri
bildirimle oluĢan yeni listede 35 kod oluĢmuĢtur.
 OluĢturulan bu kodlar içerik bakımından yakın olanlar bir araya
getirilerek temaların altında toplanmıĢtır.
 Müteakip kodlar ve temalar oluĢturulduktan sonra düzenlenerek
raporlaĢtırılmıĢtır.
Seçilen kodlar ve oluĢturulan temalar neticesinde çalıĢanlar ve
yöneticilerin ĠSG uygulamalarına yönelik algıları, risk etmenleri ve bunların
sonuçları üzerinde kullanmıĢ oldukları kelimelerle araĢtırma sorularına cevap
bulunması hedeflenmiĢtir.
47
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ARAġTIRMANIN BULGULARI
1. NĠCEL VERĠLERE AĠT BULGULAR
AraĢtırmanın nicel kısmında, bağımsız değiĢkenler olan ĠSGYS ve
güvenlik iklimi algısının bağımlı değiĢken olan iĢe bağlılık üzerindeki etkileri,
değiĢkenlerin aralarındaki iliĢkiler ve değiĢkenlerin demografik değiĢkenlerle
farklılaĢıp farklılaĢmadığı analiz edilmiĢtir. Analizlerden önce kullanılan
ölçeklerin faktör analizleri yapılmıĢtır ve güvenirlik geçerlilikleri belirlenmiĢtir.
a. T-Testi ve ANOVA ANALĠZLERĠ
Ölçeklere ait yapılan değerlendirmelerde, varyansların homojenliği
Levene F testi ile kontrol edilmiĢtir ve değiĢkenlerin grup varyanslarının eĢit
olduğu sonucuna ulaĢılmıĢtır (p< 0,05). Müteakip H3 hipotezini test etmek
maksadıyla tek yönlü ANOVA ve T-Testi ile güvenlik iklimi algısı ve ĠSGYS
düzeylerinin demografik değiĢkenlere göre farklılıkları ortaya konmuĢtur.
Demografik değiĢkenlerden cinsiyet, ve medeni durum örneklem farklılığının
düĢük olması nedeniyle analize dahil edilmemiĢtir.
Ramak kala, kaza tecrübesi ve statü iliĢkisiz örneklemleri için T-Testi;
görev yeri, çalıĢma süresi ve yaĢ iliĢkili örneklemleri için tek yönlü ANOVA
uygulanmıĢtır. Gruplar arası farklılaĢmanın kaynağını bulmak için Tukey ve
Bonferroni testleri uygulanmıĢtır. Görev süresi, kaza ve yaĢa göre anlamlı bir
fark tespit edilememiĢtir. Anlamlı fark bulunan ramak kala, statü ve görev yeri
demografik değiĢkenlerine ait tablo ve açıklamalar aĢağıda sunulmuĢtur.
ÇalıĢanların ramak kala olay yaĢayıp yaĢamadıklarına göre ĠSGYS
düzeyleri ve güvenlik iklimi algılarının farklılaĢıp farklılaĢmadığını ortaya
koymak için T-Testi yapılmıĢtır ve farklılıklar Tablo-8‟de sunulmuĢtur. Tablo8 incelendiğinde, çalıĢanların ĠSGYS düzeyleri ramak kala durumuna göre
48
farklılık
[t(269)=
2,294,
göstermektedir
p<0,05]
ve
ĠSGYS‟nin
alt
boyutlarından güvenli çalıĢan boyutu ramak kala durumuna göre anlamlı
farklılık [t(269)= 2,131, p<0,05] göstermektedir. Ramak kala olaya maruz
kalanların kalmayanlara göre ĠSGYS düzeyleri daha yüksektir (Ramak var
ort.= 2,87 SS.= 0,34) ve ĠSGYS alt boyutlarından güvenli çalıĢma boyutu
farklılaĢmaktadır (Ramak var ort.= 2,95 SS.= 0,46). Burada ramak kala olaya
maruz kalanların ĠSGYS uygulamalarına çalıĢanlar olarak daha fazla
uyduğunu belirtmektedir.
Tablo-8: ISGYS ve Güvenlik Ġklimi Algılarının Ramak Kala‟ya Göre T-Testi
Sonuçları
DeğiĢken
Ramak
N
ORT.
SS.
Sd
t
p
Var
168
3,63
0,57
269
0,237
0,813
Yok
103
3,61
0,58
Var
168
2,87
0,34
269
2,294
0,023
Yok
103
2,75
0,40
Güvenli ĠĢ Yeri
Var
168
2,40
0,61
269
1,869
0,063
(ĠSGYS)
Yok
103
2,25
0,58
Güvenli ÇalıĢan
Var
168
2,95
0,46
269
2,131
0,034
(ĠSGYS)
Yok
103
2,80
0,53
Güvenli Yön.
Var
168
3,01
0,44
269
0,706
0,481
Yok
103
2,97
0,45
Güvenlik /Algısı
ĠSGYS
Sist.
(ĠSGYS)
*p<0,05
ÇalıĢanların statülerine göre ĠSGYS düzeyleri ve güvenlik iklimi
algılarının farklılaĢıp farklılaĢmadığını ortaya koymak için T-Testi yapılmıĢtır
ve farklılıklar Tablo-9’da sunulmuĢtur. Tablo-9 incelendiğinde, çalıĢanların
ĠSGYS
düzeyleri
statülerine
göre
farklılık
[t(269)=
-3,951,
p<0,01]
göstermektedir ve ĠSGYS‟nin alt boyutlarından güvenli çalıĢan [t(269)= 3,302, p<0,01] ve güvenli yönetim sistemleri boyutu[t(269)= -3,366, p<0,01]
statüye göre anlamlı farklılık göstermektedir. Yöneticilerin çalıĢanlara göre
ĠSGYS düzeyleri daha yüksektir (Yönetici ort.= 2,93, SS.= 0,37) ve ĠSGYS alt
49
boyutlarından güvenli çalıĢma boyutu (Yönetici ort.= 3,01, SS.= 0,41) ve
güvenli yönetim sistemleri boyutu farklılaĢmaktadır (Yönetici ort.= 3,13, SS.=
0,53). Burada yöneticilerin güvenli iĢ yeri boyutu dıĢında güvenli çalıĢan ve
güvenli yönetim sistemleri düzeyinde ĠSGYS uygulamalarına daha fazla
uyduğunu belirtmektedir.
Tablo-9: ISGYS ve Güvenlik Ġklimi Algılarının Statülere Göre T-Testi
Sonuçları
DeğiĢken
Statü
N
ORT.
SS.
Yönetici
73
3,68
0,70
ÇalıĢan
198
3,60
0,53
Yönetici
73
2,93
0,37
ÇalıĢan
198
2,72
0,38
Güvenli ĠĢ Yeri
Yönetici
73
2,39
0,72
(ĠSGYS)
ÇalıĢan
198
2,25
0,53
Güvenli ÇalıĢan
Yönetici
73
3,01
0,41
(ĠSGYS)
ÇalıĢan
198
2,78
0,54
Güvenli Yön.
Yönetici
73
3,13
0,53
Sist.
ÇalıĢan
198
2,93
0,40
Güvenlik /Algısı
ĠSGYS
Sd
t
p
269
-1,076
0,283
269
-3,951
0,000
269
-1,711
0,088
269
-3,302
0,001
269
-3,366
0,001
(ĠSGYS)
*p<0,05, **p<0,001
ÇalıĢanların görev yerlerine göre güvenlik iklimi algılarının ve ĠSGYS
düzeylerinin farklılaĢıp farklılaĢmadığını ortaya koymak için tek faktörlü
varyans analizi yapılmıĢtır. Gruplar arasındaki farklılıklar Tablo-10 ve Tablo11‟de görülmektedir. Tablo-11 incelendiğinde; güvenlik iklimi algılarının
[F(2,268)=5,763, p<0,05] görev yerine göre A ve C Bakım Merkezlerinde
farklılaĢtığı tespit edilmiĢtir.
ĠSGYS düzeyleri ve alt boyutlarından güvenli çalıĢan ve güvenli
yönetim sistemlerinin [sırasıyla; F(2,268)=16,984; 17,807 ve 8,678; p<0,001]
görev yerine göre A ve B Bakım Merkezleri ile Ci Bakım Merkezleri arasında
farklılık arz etmektedir.
50
Tablo-10: Görev Yerine Göre ANOVA Sonuçları
Kareler
Boyut
Toplamı
sd
Gruplar arası
Grup içi
Algısı
Toplam
Gruplar arası
ISGYS
Grup içi
Toplam
Gruplar arası
Güvenli ĠĢyeri
Grup içi
(ĠSGYS)
Toplam
Güvenli ÇalıĢan Gruplar arası
Grup içi
(ĠSGYS)
Toplam
Güvenli Yön.
Gruplar arası
Grup içi
Sistemleri
3,742
86,996
90,738
4,538
35,802
40,340
1,050
92,278
93,328
8,453
63,608
72,060
3,300
50,950
2
268
270
2
268
270
2
268
270
2
268
270
2
268
(ĠSGYS)
54,249
270
Güvenlik Ġklimi
Toplam
Kareler
Anlamlı
F
p
1,871
,325
5,763
,004
A-C
2,269
,134
16,984
,000
A-C; B-C
,525
,344
1,525
,220
4,226
,237
17,807
,000
A-C; B-C
1,650
,190
8,678
,000
A-C; B-C
Ort.
Fark
*p<0,05, **p<0,001
Anlamlı farklardan
yola çıkılarak oluĢturulan Tablo-11‟e göre; A
Bakım Merkezi (ort=3,75, ss.=0,49) güvenlik iklimi algılarında, C Bakım
Merkezi (ort=3,48, ss.=0,62) ile farklılık arz etmektedir. A (ort=2,89, ss.=0,29)
ve B Bakım Merkezi (ort=2,88, ss.=0,34), ĠSGYS düzeylerinde C Bakım
Merkezi (ort=2,62, ss.=0,43) ile farklılaĢmaktadır. A (ort=3,03, ss. =0,38) ve B
Bakım Merkezi (ort=2,93, ss.=0,39), ĠSGYS alt boyutlarından güvenli çalıĢan
boyutunda C Bakım Merkezi (ort=2,63, ss.=0,61) ile farklılaĢmaktadır. A
(ort=3,03, ss.=0,40) ve B Bakım Merkezi (ort=3,10, ss.=0,51), ĠSGYS alt
boyutlarından güvenli yönetim sistemleri boyutunda C Bakım Merkezi
(ort=2,85, ss.=0,41) ile farklılaĢmaktadır.
Sonuç olarak, ĠSGYS düzeyleri demografik değiĢkenlerden ramak
kala, görev yeri ve statüye göre anlamlı olarak farklılaĢırken, kaza, çalıĢma
süresi değiĢkenlerine göre anlamlı farklılaĢmamaktadır. Güvenlik iklimi
algıları ise sadece görev yerine göre farklılaĢırken, diğer demografik
değiĢkenlerle anlamlı olarak farklılaĢmamaktadır. H3 hipotezi kısmen
desteklenmiĢtir.
51
Tablo-11: Güvenlik Ġklimi Algısı ve ĠSGYS Puanlarının Görev Yerine Göre
KarĢılaĢtırılması
DeğiĢken
Grup
N
Ort.
SS.
A
85
3,75
0,49
B
80
3,67
0,58
C
106
3,48
0,62
A
85
2,89
0,29
B
80
2,88
0,34
C
106
2,62
0,43
Güvenli
A
85
3,03
0,38
ÇalıĢan
B
80
2,93
0,39
(ĠSGYS)
C
106
2,63
0,61
Güvenli Yön.
A
85
3,03
0,40
Sistemleri
B
80
3,10
0,51
(ĠSGYS)
C
106
2,85
0,41
Güvenlik
Ġklimi Algısı
ISGYS
F
5,763*
16,984**
17,807**
8,678**
*p<0,05, **p<0,001
b. Tanımlayıcı Ġstatistik ve Korelasyon Analiz Bulguları
Ortalama, standart sapma ve güvenirlik değerleri değiĢkenler arası
korelasyonlarla beraber Tablo-12‟de sunulmuĢtur. Tablo-12‟de de görüldüğü
gibi değiĢkenlere ait ölçeklerin güvenirlikleri yazında en az ölçüt olarak kabul
edilen
standart değerin
üzerindedir
(>.70).
ĠĢe
bağlılık
değerlerinin
ortalamaları, ölçek ortalamasının (M= 2,50) üzerindedir. Bu örgütteki
bireylerin iĢe bağlılıklarının olumlu yönde olduğunu göstermektedir. Güvenlik
iklimi algısı değerlerinin ortalamaları, ölçek ortalamasının (M= 2,50)
üzerindedir. Bu örgütteki bireylerin güvenlik iklimi algılarının olumlu yönde
olduğunu
göstermektedir.
ĠSGYS
değerlerinin
ortalamaları,
ölçek
ortalamasının (M= 2,00) belirgin Ģekilde üzerindedir. Bu örgütteki ĠSG
uygulamalarıyla ilgili algıların pozitif yönde olduğunu göstermektedir. ĠSGYS
boyutlarından güvenli iĢ yeri boyutunun ortalaması (M= 3,70) diğer
boyutlardan daha yüksektir. Örgütteki bireylerin, çalıĢtıkları ortamla ilgili
algıları bireylerin ĠSG kuralları ve prosedürlerine uyması ile ilgili algıları (M =
52
3,42) ve ĠSG ile ilgili mevcut yönetim uygulamaları algılarından (M= 3,23)
daha yüksektir, ancak diğerlerinin de ortalamaları ölçeğin ortalamasından
yüksek olduğundan anlamlı bir farklılık olmadığı değerlendirilmektedir.
DeğiĢkenler arasındaki korelasyonlara baktığımızda, iĢe bağlılığın
ĠSGYS ile (r= 0,213, p<0,01) pozitif yönde anlamlı iliĢki tespit edilmiĢtir. ĠĢe
bağlılığın ĠSGYS‟nin alt boyutlarıyla korelasyonuna baktığımızda, bütün
boyutlarla pozitif yönde anlamlı iliĢki tespit edilmiĢtir; ancak güveni çalıĢan (r=
0,157, p<0,01) ve güvenli yönetim sistemleri (r= 0,168, p<0,01) ile güvenli iĢ
yeri (r= 0,135, p<0,05) boyutuna göre daha güçlü korelasyon tespit edilmiĢtir.
Bir iĢletmedeki ĠSGYS uygulamalarının iĢe bağlılığı pozitif yönde etkilediği
anlaĢılmaktadır. ĠĢe bağlılığın, Güvenlik iklimi algısı (r= 0,028, p>0,05) ile
korelasyonunda anlamlı bir iliĢki tespit edilememiĢtir.
Tablo-12: AraĢtırmanın DeğiĢkenlerine Ait Ortalama, Standart Sapma, Korelasyon ve
Güvenilirlik Değerleri
DEĞĠġKENLER
1. ĠĢe Bağlılık
N
Md.
Ort.
SS
1
271
10
3,99
0,33
(,845)
,028
2
3
4
5
2. Güvenlik Ġklimi Algısı
271
20
3,86
0,38
3. ĠSGYS
271
17
3,40
0,24 ,213**
,118
4. Güvenli ĠĢ Yeri (ISGYS)
271
3
3,70
0,34
-,057 ,362** (,703)
271
8
3,42
0,31 ,157** ,148* ,867** ,160** (,866)
271
6
3,23
0,33 ,168**
5. Güvenli ÇalıĢan
(ISGYS)
6. Güvenli Yönetim
Sistemleri (ISGYS)
(,925)
,135*
,085
(,873)
,763**
,027
,429** (,909)
*p<0,05, **p<0,001,
Parantez içindeki değerler Cronbach alfa güvenilirlik katsayısıdır.
Güvenlik iklimi algısının ĠSGYS ile korelasyonuna baktığımızda ikisi
arasında anlamlı bir iliĢki tespit edilememiĢtir (r= 0,118, p>0,05). ĠSGYS‟nin
alt boyutları ile iliĢkisine bakıldığında, sadece güvenli çalıĢan boyutuyla (r=
0,148, p<0,05) pozitif yönde anlamlı bir iliĢki vardır (Özaslan, 2011:364).
Diğer alt boyutlarla anlamlı bir iliĢki tespit edilememiĢtir. Bu durumda, bir
iĢletmede çalıĢanların güvenlik iklimi algılarının artmasıyla, tedbir, kurallara
53
6
uyma, teknolojiye uyum sağlama ve eğitimle kazanılan becerileri vb. güvenli
çalıĢan boyutuyla ilgili uygulamada olumlu sonuçlar elde edilmektedir (Gül,
2009:515).
ĠSGYS‟nin kendi alt boyutları ile olan iliĢkisine bakıldığında, tüm alt
boyutları güvenli iĢ yeri (r= 0,362, p<0,01), güvenli çalıĢan (r= 0,867,
p<0,019) ve güvenli yönetim sistemleri (r= 0,763, p<0,01) ile pozitif yönde
anlamlı iliĢki tespit edilmiĢtir.
c. Regresyon Analizleri
H1 hipotezini test etmek için hiyerarĢik regresyon analizi yapılmıĢtır.
Güvenlik iklimi algısının iĢe bağlılığa etkisi demografik değiĢkenler (Ramak,
kaza, yaĢ, hizmet süresi, statü) kontrol altına alınarak test edilmiĢtir. Sonuçlar
Tablo-13‟de‟ sunulmuĢtur. Birinci aĢamada kontrol değiĢkenlerinin iĢe
bağlılık üzerinde anlamlı etkisi gözlenmemektedir (R = ,110, F (5,265) =
0,648, β= .026, p >.05). Ġkinci aĢamada güvenlik iklimi algısı analize dahil
edilmiĢtir ve iĢe bağlılığı yordamamaktadır . (R = ,113, F (6, 264) = 0,568, p
>.05). Bu durumda H1 hipotezi reddedilir.
Tablo-13: Güvenlik Ġklimi Algısının ĠĢe Bağlılığı Yordamasına ĠliĢkin
HiyerarĢik Regresyon Analizi Sonuçları
Model
1
2
Yordayıcı
Ramak
Kaza
YaĢ
Hizmet
Statü
Sabit
Ramak
Kaza
YaĢ
Hizmet
Statü
GĠA
Sabit
B
-,024
,055
,005
-,003
,045
3,798
-,025
,055
,005
-,003
,044
,023
3,711
SHB
,050
,044
,001
,006
,006
,046
,050
,044
,006
,006
,046
,054
,277
β
-,033
,082
,100
-,076
,061
ΔR2
,012
-,034
,082
,100
-,074
,060
,026
,001
H2 hipotezini test etmek için hiyerarĢik regresyon analizi yapılmıĢtır.
Analize iliĢkin sonuçlar Tablo-14‟de sunulmuĢtur. ĠSGYS‟nin iĢe bağlılığa
etkisini test etmek için, demografik değiĢkenler (Ramak, kaza, yaĢ, hizmet
54
süresi, statü)
kontrol altına alınarak Ġkinci aĢamada ĠSGYS analize dahil
edilmiĢtir ve iĢe bağlılığı yordadığı tespit edilmiĢtir. (R = ,267, F (1,264) =
3,371, p <.05). Açıklanan varyans %1,2‟den ĠSGYS‟nin dahil olması ile %
6,5‟e yükselmiĢtir. Açıklanan varyansın % 5,3‟ünü ĠSGYS açıklamaktadır.
ĠSGYS düzeyi arttıkça iĢe bağlılık artar. H2 desteklenmektedir.
ĠSGYS düzeyi alt boyutlarından güvenli iĢ yeri boyutu (β= .120, p <
.05). ve güvenli yönetim sistemleri boyutu (β= .138, p < .05) iĢe bağlılığı
yordamaktadır (H2a ve H2c desteklenmektedir). ĠSGYS düzeylerinden
güvenli iĢyeri ve güvenli yönetim sistemleri boyutları arttıkça iĢe bağlılık artar.
ĠSGYS düzeyi alt boyutlarından güvenli çalıĢan boyutu (β= .090, p >.05) iĢe
bağlılığı anlamlı olarak yordamamaktadır (H2b desteklenmemektedir)
Tablo-14: ĠSGYS‟nin ĠĢe Bağlılığı Yordamasına ĠliĢkin HiyerarĢik Regresyon
Analizi Sonuçları
Model
2
Yordayıcı
Ramak
Kaza
YaĢ
Hizmet
Statü
Güv. ĠĢ Yeri
Güv. ÇalıĢan
Güv. Yön. Sist.
Sabit
B
-,051
,058
,004
-,001
,027
,117
,095
,137
2,612
SHB
,049
,043
,006
,005
,046
,060
,072
,068
,361
β
-,070
,087
,090
-,017
,037
,120*
,090
,138*
ΔR2
,053*
*p<0,05
Bağımsız değiĢkenler ĠSGYS düzeyleri ve güvenlik iklimi algılarının
iĢe bağlılığı beraber etkileyip etkilemediğine iliĢkin hiyerarĢik regresyon
analizi yapılmıĢtır. Analize iliĢkin sonuçlar Tablo-15‟de sunulmuĢtur. Tüm
bağımsız değiĢkenler analize girdiğinde, ĠSGYS düzeyi alt boyutlarından
güvenli iĢ yeri boyutu (β= .121, p < .05). ve güvenli yönetim sistemleri boyutu
(β= .138, p < .05) iĢe bağlılığı yordarken, ĠSGYS düzeyi alt boyutlarından
güvenli çalıĢan boyutu (β= .088, p >.05) ve güvenlik iklimi algılarının (β=
.012, p >.05) iĢe bağlılığı yordamadığı tespit edilmiĢtir. Bağımsız değiĢkenler
açıklanan varyansın %5,3‟ünü açıklarken, tüm bağımsız değiĢkenlerin, iĢe
bağlılıktaki %6,5 oranındaki varyansı açıkladığı tespit edilmiĢtir.
55
Tablo-15: ĠSGYS‟nin ve Güvenlik Ġklimi Algılarının ĠĢe Bağlılığı Yordamasına
ĠliĢkin HiyerarĢik Regresyon Analizi Sonuçları
Model
2
Yordayıcı
Ramak
Kaza
YaĢ
Hizmet
Statü
Güv. ĠĢ Yeri
Güv. ÇalıĢan
Güv. Yön. Sist.
Güv. Ġklimi Algısı
Sabit
B
-,052
,058
,004
-,001
,027
,118
,093
,137
0,011
2,574
SHB
,049
,043
,006
,005
,046
,060
,072
,068
,053
,408
β
-,070
,087
,090
-,017
,036
,121*
,088
,138*
,012
ΔR2
,053*
*p<0,05
2. NĠTEL VERĠLERE AĠT BULGULAR
a. GörüĢmelerin Analizi
AraĢtırmanın bu bölümünde veri toplanan üç Bakım Merkezi‟nden
her birinden ikiĢer kiĢiden oluĢan altı yönetici ve üçer kiĢiden oluĢan dokuz
iĢçi ile yapılan yarı yapılandırılmıĢ mülakattan elde edilen verilerin analizi
yapılmıĢtır. GörüĢmelerden toplanan veriler nitel araĢtırma tekniklerinden
içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiĢtir. Öncelikle mülakat soruları
etrafında katılımcıların verdikleri cevaplar anlamlı hale getirilerek görüĢmeler
veri analizine hazır hale getirilmiĢtir. Bu cevaplardan anlamlı sözcükler ortaya
konarak, kodlar belirlenmiĢ ve kodların tekrar sıklıkları Excel programı
kullanılarak sayısallaĢtırılmıĢtır. Mülakata katılan yöneticilere 1‟den 6‟ya
kadar (Y1, Y2….,Y6 Ģeklinde), iĢçilere ise 1‟den 9‟a kadar (Ġ1,Ġ2…,Ġ9
Ģeklinde) numaralar verilmiĢtir. Bu numaralardan betimlemelerde ve
sayısallaĢtırmada bahsedilmiĢtir.
56
(1) Betimsel Analiz
Güvenli
(a)
Yönetim
Sistemleri
Uygulamaları
ve
Gözlemlenen Noksanlıklar
Yapılan görüĢmelerde yöneticilere/iĢçilere yöneltilen ilk iki soru
ve müteakibinde 11 ve 12‟nci sorular bakım merkezlerinde mevcut ĠSGYS
uygulamaları ve bu uygulamalarda tespit edilen eksikliklerle ilgilidir.
Katılımcılar, bakım merkezlerinde mevcut ĠSG uygulamalarının kanunlara ve
mevzuata uygun olarak devam ettiğini beyan etmiĢlerdir. Ayrıca bu
uygulamalarla ilgili gerekli kontrollerin, ortam ölçümlerinin yapıldığını ve ĠSG
ile ilgili eğitimlerin planlandığı Ģekilde verildiğini, iĢe baĢlayanlara ve mevcut
çalıĢanlara periyodik muayenelerin aksatılmadan devam ettiğini beyan
etmiĢlerdir. Ancak bu uygulamaların etkinliği hususunda katılımcılar özellikle
yönetici seviyesinde eğitim eksikliği olduğunu belirtmiĢlerdir. Aynı zamanda
gerekli kontrol ve ölçümlerin verimli yapılmadığı hususunda katılımcılar ortak
görüĢ bildirmiĢlerdir. Ramak kala olaylar olabilecek büyük kazaların habercisi
durumundadır. Bunların önemsenmesi ve ilgili durumlarla ilgili geri bildirim
yapılması konusunda problemler yaĢandığı belirtilmektedir. Y4‟ün konu ile
ilgili görüĢleri Ģu Ģekildedir.
“ĠSG ile ilgili yönetici seviyesinde bilgi eksikliği vardır ve kontroller yüzeysel
yapılmaktadır.
Eğitimler,
prosedür
gereği
yapılmakta
ve
verimsiz
geçmektedir. Ramak kala olaylar irdelenmemektedir ve geri bildirimler
yapılmamaktadır. [Y4].”
Koruyucu ekipmanı kullanmak, çalıĢanlar bakımından önemlidir
ancak tek baĢına yeterli değildir. ĠSG ile ilgili hususlarda yöneticilerin bilgili
olması ve durumsal farkındalığı olması gerektiği değerlendirilmektedir. Y5‟in
beyanlarına göre ĠSG uygulamaları ile ilgili yanlıĢ bir algı oluĢtuğuna dikkat
çekilmekte ve yöneticilerin önceliğinin üretim üzerinde olduğu yönündedir.
“ĠSG‟nin
sadece
koruyucu
melbusatı
kullanıp
kullanmamakla
değerlendirilmemesi gerekmektedir. Ayrıca yöneticiler, önce üretimden
ziyade çalıĢanın sağlığını ve güvenliğini sağlamalıdır. Bu kapsamda yönetici
pozisyonundaki kiĢilere de yönetici seviyesinde ĠSG eğitimleri planlanmalı ve
verilmelidir [Y5].”
57
Ġ6‟nın beyanlarına göre, ĠSG ile ilgili eğitimlerin uygun ortamda ve
yeterli sürede verilmediğine dikkat çekilmekte ve raporlamalarda aksaklıklar
olduğu yönündedir. Ayrıca uygulamalarla ilgili yaklaĢımların hep cezai
nitelikte olduğu belirtilmektedir.
“ĠSG
konusunda
cezai
yaptırımlar
uygulanıyor.
Eğitimlerin
tekrarı
arttırılmalıdır ve tezgah baĢında yerinde eğitimler verilmelidir. ĠSG ile ilgili
olaylarda raporlama da eksiklik olduğunu değerlendiriyorum [Ġ6].”
ĠSG uygulamaları ile ilgili hususların sadece yazıda kalmaması
gerektiğine, verilen uygulamalarla ilgili talimatların bizzat yerinde verilmesi
gerektiğine dikkat çekilmektedir. Bu konuda Ġ7‟in beyanları önemlidir.
“Yönetimden kaynaklanan sıkıntılar yaĢıyoruz. Amirler çalıĢmaları yerinde
görmeli ve ĠSG ile ilgili verecekleri talimatlar sadece yazıda kalmamalıdır
[Ġ7].”
Bakım merkezlerinde verilecek eğitimlerin mevcutlarının makul
seviyede olması gerektiği vurgulanmaktadır. Ġlk yardım eğitimi verilecek kiĢi
sayısının yeniden revize edilmesi gerektiği ve çalıĢanlarla etkili iletiĢim
kurularak
alınması
gereken
kararlarda
çalıĢan
katılımının
göz
ardı
edilmemesi gerektiği Ġ8 tarafından belirtilmektedir.
“Eğitim verilen mevcutlar uygun değil. Daha az mevcutlara eğitim
planlanmalıdır. Ġlave etmeliyim ki ilk yardım eğitimi mevcut mevzuata göre 20
kiĢide 1 kiĢiye veriliyor. Bence bu sayı
da arttırılmalıdır. Biz çalıĢanlar
iĢimizin uzmanıyız. Eğer ĠSG ile ilgili hususlarda bir karar verilecekse önce
bizimle iletiĢime geçilmesi taraftarıyım [Ġ8].”
(b) Güvenli ÇalıĢan Risk Etmenleri
Yapılan araĢtırmalarda iĢletmelerde meydana gelen kazaların
büyük bir kısmının insan faktöründen kaynaklandığı belirtilmektedir (Lingard
ve Rowling, 2005: 231). Bu araĢtırmamızda yaptığımız mülakatta kazalarla
ilgili risk faktörlerinde insan faktörü önemli bir yer teĢkil etmektedir. Öyle ki
görüĢmeye katılanların tamamı kaza nedenlerinde “dalgınlık ve dikkatsizlik”
faktörünü, neredeyse tamamına yakını “kadercilik” faktörünü ve üçte birlik
58
kısmı da “acelecilik” faktörünü belirtmiĢlerdir. Bu hususta Y6‟nın söyledikleri
kayda değerdir.
“Her ne kadar kazaların oluĢma nedenleri olarak
çalıĢma ortamındaki
uygulamalardan kaynaklanan aksaklıklar gösterilse de kazaların oluĢumunda
en büyük pay insana aittir. ġu ana kadar birim amiri olarak Ģunu
söyleyebilirim
ki
yaĢanan
kazaların
büyük
bir
bölümünde
yapılan
incelemelerde kaza sebepleri olarak çalıĢanların dikkatsizliği, dalgınlığı,
bana bir Ģey olmaz algısı, kaderimizde varsa olacak olan olur inancı ve iĢi bir
an önce bitireyim kaygısı göze çarpmaktadır [Y6].”
ĠĢ yerlerinde kiĢilerden kaynaklanan risk etmenlerinden psikolojik
etkiler de çalıĢanların sağlıklı ve güvenli çalıĢmalarını engelleyebilmektedir.
Bu psikolojik faktörlerden göze çarpanı da aĢırı iĢ yükü ve rotasyondur.
Mülakatta görüĢmecilerden Ġ7 aĢırı iĢ yükü ve fazla rotasyonun önemine
dikkat çekmektedir.mevcuttur.
“Kazaların oluĢmasında önemli etkenler dikkatsizlik, dalgınlık olabilir; ancak
onları tetikleyen faktörler vardır. ĠĢletmemizde bu faktörleri tetikleyen
hususlar aĢırı iĢ yükü ve rotasyondur. Normalde çalıĢma saatlerimizi
aĢmamamız gerekirken bazen yetiĢtirilmesi gereken bir malzemeden dolayı
fazla çalıĢma yaptırılabilmekte ve yetiĢtirilmesi konusunda sürekli telkinlerde
bulunulmaktadır. Bazen de birimler arası personel takviyesi yaĢanmaktadır
[Ġ7].”
Kazaların
oluĢma
nedenlerinden
biri
de
koruyucu
ekipman
kullanımında gösterilen zafiyetlerdir. Ancak sayıca yeterli sayıda çalıĢanların
koruyucu ekipmanları olmasına rağmen kullanmamadaki sebep ekipmanların
kalitesi olarak gösterilmektedir. Verilen malzemelerin rahat olmaması,
anatomik olarak uygun olmaması, kullanıĢlı olmaması kullanma zafiyetlerini
artırmaktadır. Bu konuda Ġ5 düĢüncelerini Ģu Ģekilde açıklamıĢtır.
“Koruyucu ekipmanlar uygun değil, gözlük, çelik burunlu ayakkabı vs.
anatomik olarak rahat ve kullanıĢlı değil. Mesela çelik burunlu ayakkabılar
ayakta kesme yapıyor. Koruyucu ekipmanların alımı yapılırken önce
numunesi alınıp bir iki kiĢide denenip müteakip toplu alımı yapılmalıdır [Ġ5].”
Ekipmanla ilgili eksikliklerden biri de birim amirlerine tahsis
edilmemesidir. Çünkü onlar aynı ortamda bulunmakta ve yeri ve zamanı
59
geldiğinde
aksaklıkların
giderilmesinde,
bizzat
çalıĢmaya
müdahil
olmaktadırlar. Bu konuda bir yönetici olarak Y6‟nın aktardıkları Ģu Ģekildedir.
“Ekipmanlar sadece iĢçi sayısına göre verilmektedir. Ancak birim amirlerine
de verilmesi gerekmektedir [Y6].”
(c). Güvenli ĠĢyeri Risk Etmenleri
ÇalıĢanların
çalıĢtıkları
ortamdaki
donanımlarda
problemler
olduğunda sabahtan akĢama kadar rutin iĢlerde dikkatleri dağılmakta ve hata
yapmaya müsait olmaktadırlar. Özellikle görüĢmeciler iĢ yerindeki ısıtma
sistemlerinin yetersiz olduğunu ve klimaların olmadığını belirtmiĢlerdir. Bu
konuda Y6 düĢüncelerini Ģu Ģekilde aktarmıĢtır.
“Atölyelerin üst saçları sıcağa ve soğuğa karĢı yalıtımlı değil. Isıtma
sistemleri eski, geç ısıtıyor. Özellikle kıĢın sabah 2-3 saat uygun sıcaklıkta
çalıĢılamıyor [Y6].”
Donanımdan kaynaklanan diğer bir problem özellikle metal tozlarına
maruz kalmamak için yapılan havalandırmaların uygun olmamasıdır.
Havalandırmaların tozlar genelde yerden tavana doğru ilerlediğinden
çalıĢılan tezgahların hemen üzerinde olması gerekmektedir. Bu hususta iki
bakım merkezinde (5 ve 45) problem yaĢanmaktadır. Bu konuda Ġ5 ve Ġ7
Ģunları aktarmıĢlardır.
“Havalandırmaların
periyodik
bakımları
eksik,
bu
yüzden
düzensiz
çalıĢmakta [Ġ5]”
“havalandırmalar yanlarda değil tozu çekebilmek amacıyla tavanlarda
olmalıdır [Ġ7].”
Diğer bir donanımla ilgili önemli husus ise çalıĢma platformları ve
tecrit odalarıdır. ÇalıĢma platformlarının tezgahın durumuna göre ergonomik
olması gerekmektedir ki kiĢiler rahat çalıĢsınlar. Ayrıca çok gürültülü
tezgahların (Tırtıllı araç motor kısmı vs.) tecrit edilmesi gerekmektedir. Bu
konuda Ġ4 ve Ġ8‟in görüĢleri önem arz etmektedir.
“Özellikle helikopterlerin ön gövde ve kuyruk kısmında çalıĢma platformları
uygun olmadığından risk teĢkil etmektedir [Ġ4]”
60
“Tırtıllı araç kısmı ve buna benzer çok rahatsız edici derecede olan tezgahlar
için tecrit odaları yapılabilir [Ġ8].”
Donanımla ilgili risk etmenlerinden önemle üzerinde durulması
gereken husus kullanılan çalıĢma yerlerinin alt yapı yönünden mevcut
durumudur. Donanımların belli bir kısmının eski olmasından dolayı
modernizasyona ve değiĢime ihtiyaç duyulmaktadır. Ġ7 bu konu ile ilgili
görüĢlerini Ģu Ģekilde aktarmıĢtır.
“Malzemelerin uygun periyotlarda değiĢimi gerekmektedir. Araçların kullanım
ömrü
geçirilmemeli,
ayrıca
kullanılan
tezgahlardaki
makinalar
da
modernizasyona ihtiyaç vardır [Ġ7].”
ĠĢ yerlerinde ortamdan kaynaklanan risk etmenleri mevcuttur.
Yukarıda bahsettiğimiz donanımla ilgili problemlerde sıcaklık, gürültü ve
havalandırmayla beraber meslek hastalıklarının tetikleyicisi (ÇalıĢanların
çinko, kurĢun çıkması vs.) olan metal buharları önemli risk etmenlerindendir.
“meslek
hastalıklarını ettikleyen nedenler
ortamın uygunsuzluğundan
kaynaklanmaktadır.dolayısıyla bazı meslek hastalıkları bundan dolayı
çıkabiliyor. [Ġ7].”
(c) ĠSGYS’ndeki Noksanlıkların Sonuçları
ĠSG uygulamalarındaki noksanlıklar ve risk etmenleri iĢletmelerdeki
kaza risklerini artırmaktadır. Kazaların oluĢumundaki en büyük etken olan
insan faktörünün hata yapmasını engellemek için uygulamalardaki hatalar ve
risk etmenleri ortadan kaldırılmalıdır. Bu hususların minimize edilmesi iĢe
bağlılığı ve çalıĢanlar da bulunduğu iĢletmeyle ilgili güvenlik iklimi algılarını
da artıracaktır. Ġ9 bu konuya Ģu Ģekilde vurgu yapmıĢtır.
“Psikolojik yorgunluk her zaman fiziksel yorgunluktan daha kötüdür. Yönetici
ve iĢçi arasındaki koordinasyon az olunca bu psikolojik etmenleri
tetiklemekte ve bunun sonucunda da iĢe bağlılık azalmaktadır. Bazı
arkadaĢlar iĢten ayrılmayı bile düĢünmüyor değil. Aynı zamanda insanların
güvenlikle ilgili kaygı ve tedirginlikleri de artmaktadır [Ġ9].”
Alet, malzeme ve ortamdan kaynaklanan risk etmenleri meslek
hastalıklarını da tetiklemektedir. Katılımcılar, özellikle metal tozuna bağlı
61
olarak kanda bazı değerlerin yüksek çıktığını beyan etmiĢlerdir. Ayrıca
çalıĢma platformları ve kullanılan malzemelerin eski olmasından dolayı bazı
çalıĢanlar bel rahatsızlığı, fıtık gibi rahatsızlıkları beyan etmiĢlerdir. Meslek
hastalığı Ģüphesi ile meslek hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınan
çalıĢanlar olduğunu belirtmiĢlerdir. Ancak katılımcılar, (A ve B Bakım
Merkezinde çalıĢanlar ) bir önceki çalıĢtıkları ve yeri taĢınan C bakım
merkezininönceki çalıĢma Ģartlarının çok daha kötü olması ve akü imalatı da
yapılıyor olmasından dolayı oradan gelen çalıĢanların bir çoğunda kanında
çinko ve kurĢuna rastlandığını belirtmiĢlerdir. Ancak her üç bakım
merkezindeki görüĢmecilerden Ġ1, Ġ4, Ġ7 ve Ġ9 çalıĢanların bir kısmında
özellikle kurĢun, çinko, magnezyum ve diğer kimyasal maddelerden
bazılarına rastlandığını beyan etmiĢlerdir.
(2) Sayısal Analiz
Yarı yapılandırılmıĢ mülakat sonuçlarını daha güvenilir ve anlamlı
hale getirmek maksadıyla içerik analizi sonucu oluĢturulan kodlar ve temalar
vasıtasıyla ve Excel programı kullanılarak verilerek sayısallaĢtırılmıĢtır ve bu
sayısal veriler sayısallaĢtırma tablosu olarak Tablo-16‟da sunulmuĢtur. Nitel
verileri
sayısallaĢtırmadaki
amaç,
nitel
verileri
yanlılıktan
kurtararak
güvenirliğini artırmaktır.
SayısallaĢtırma tablosu oluĢturulurken sütunlara; görüĢme yapılan
yöneticiler ve çalıĢanlar kendilerine verilen kodlarla (Y1,Y2,..,Ġ1,Ġ2,.gb.)
yerleĢtirilmiĢtir. Satırlar ise; temalar baĢlığı altında, kodlar ve onların altında
yer alan kavramlardan oluĢmuĢtur. Temalar; S.1,S.2,S.3 Ģeklinde 4 temadan
oluĢmaktadır. Kodlar; S.1.1.,S.1.2., S.3.1.,S.3.2. Ģeklinde, toplam 35 adet
olarak her bir temanın altına yerleĢtirilmiĢtir. Kodların altında araĢtırmacıya
kolaylık sağlamak amacıyla, görüĢmelerde katılımcıların en çok tekrarladığı
kavramlar yer almakta olup numaralandırılmamıĢtır. Puanlama yapılırken
önce kavramlar, sonra kodlar ve en son temalar puanlandırılmıĢtır. Altında
çift sayılı kavram olan kodlara, kavramların yarısına 1 değeri verilmiĢse, 1
verilmiĢtir; tek sayılarda çoğunluk hangi yönde ise o sayı ile ifade edilmiĢtir.
Her bir satırın toplam puanı 15‟dir. Buradan hareketle yüzdelere ulaĢılmıĢtır.
%50 ve yukarısı o maddenin varlığına, aĢağısı ise yokluğuna iĢaret
62
etmektedir. Bu Ģekilde oluĢturulan Tablo-16‟da en yüksek puanı alan kodlar
ve kavramlar üzerinde durulacaktır.
(a)
Güvenli Yönetim Sistemleri Uygulamaları ve
Gözlemlenen Noksanlıklar
AraĢtırma Sorusu-1: ĠSG ile ilgili uygulamalardaki olumlu ve
olumsuz faktörler nelerdir?
Yöneticiler ve çalıĢanlar ĠSG uygulamalarından eğitim, muayene
(GiriĢ muayenesi ve periyodik muayene) ve denetlemelerin tam olarak
uygulandığını belirtmektedirler. Bu üç uygulama için alınan puanlar aynıdır
(G.T.PUAN=15,%100). Müteakip katılımcılar gerekli ölçümlerin yapıldığını
belirtmektedirler (G.T.PUAN=5,%33). Katılımcılar bu uygulamaların icra
edildiğini belirtseler de bu uygulamaların bir kısmının prosedür gereği
yapıldığını ve uygulamada bazı sıkıntılar olduğunu belirtmektedirler. Çünkü
ĠSG uygulamalarındaki noksanlıklarda etkin eğitim ve etkin ölçüm ön plana
çıkmıĢtır. Uygulamalardaki noksanlıklarda en yüksek puanı etkin eğitim
(G.T.PUAN=9,%60) ve yönetim desteği (G.T.PUAN=9,%60) almıĢtır. Bunları
etkin ölçüm (G.T.PUAN=8,%53), ramak kala ve (G.T.PUAN=6,%40), geri
bildirim (G.T.PUAN=6,%40) takip etmiĢtir. Geri bildirim ve ramak kala
%50‟nin altında kalsalar da çalıĢan bazında değerlendirildiğinde bu oran
yüksektir (Ġ.T.PUAN=6,%63). Bu uygulamaları yönetici eğitimi takip etmiĢtir
(G.T. PUAN=5,%33). Ancak yönetici eğitimi sadece yöneticiler bazında
değerlendirildiğinde anlamlı Ģekilde farklılaĢmıĢtır (Y.T.PUAN=4,%67).
(b)
Güvenli ÇalıĢan ve Güvenli ĠĢyeri Risk Etmenleri
AraĢtırma
Sorusu-2:
ĠĢletmelerde
kaza
ve
meslek
hastalıklarına yol açabilecek risk etmenleri nelerdir?
Risk etmenlerinin baĢında güvenli çalıĢan etmenleri gelmektedir.
ÇalıĢan risk etmenlerinin baĢında dikkatsizlik (G.T. PUAN=15,%100) ve
dalgınlık (G.T. PUAN=15,%100) gelmektedir. Müteakip bunları kadercilik
(G.T. PUAN=8,%53) ve acelecilik (G.T. PUAN=5,%33) takip etmektedir.
63
Rotasyon (G.T. PUAN=3,%20), genelde anlamlı olmasa da C Bakım Merkezi
özelinde rotasyonun fazla gözlemlenmesi (C B.M. PUAN=3,%60) anlamlı
düzeydedir. Ayrıca yönetici/çalıĢan özelinde çalıĢanlar hiyrarĢik yapının fazla
olmasından dolayı üzerlerinde baskı hissettiklerini ifade etmektedirler
(Ġ.T.PUAN=5,%56). Yine aĢırı iĢ yükü (G.T. PUAN=6,%40) %50‟nin altında
olsa da iĢletme bazında B ve C Bakım Merkezlerinde anlamlı seviyededir(B
B.M. PUAN=3,%60, C B.M. PUAN=3,%60).
Güvenli çalıĢan risk etmenlerinden ikincisi de koruyucu ekipman
kullanımındadır.
Koruyucu
ekipmanlar
çalıĢanlara
yeterli
miktarda
verilmektedir (G.T. PUAN=15,%100). Burada koruyucu ekipmanla ilgili
eksikliklerde aynı puanı alan kullanma, uygunluk ve yönetici ekipmanıdır
(G.T. PUAN=7,%47). Ancak bu puanlama yönetici ve iĢçiye göre %50‟nin
üzerinde
farklılaĢmaktadır.
olduğundan
koruyucu
PUAN=5,%56)
ve
Koruyucu
ekipmanın
kullanımda
ekipmanı
kullanıma
(Ġ.T.
kullanan
uygun
PUAN=5,%56)
çalıĢanlar
olmadığını
sıkıntı
(Ġ.T.
olduğunu
belirtmektedirler. Yöneticiler ise kendilerine ekipman verilmesi gerektiğini
(YT. PUAN=5,%83) açıklamaktadırlar.
Risk etmenlerinden üçüncü ve dördüncüsü de güvenli iĢyeri
boyutundan kaynaklanan noksanlıklardır. Güvenli iĢ yeri risk etmenleri
donanımdan ve çevresel olmak üzere iki adettir. Donanımdaki eksikliklerde
en
yüksek
puanı
havalandırma
PUAN=8,%53)
sırasıyla
fanları
ısıtma
sistemleri
(G.T.
PUAN=9,%60)
almaktadır.
Donanımdaki
(G.T.
ve
PUAN=10,%67),
modernizasyon
eksiklikleri
iĢletme
(G.T.
ve
yönetici/çalıĢan özelinde incelediğimizde anlamlı farklılık arz eden durumlar
vardır. ĠĢletme bazında özellikle araç motor aksamlarının çalıĢtırıldığı C
Bakım Merkezi‟nde tecrit edilmiĢ oda (C B.M. PUAN=5,%100) ihtiyacı
vurgulanmaktadır. Yine B Bakım Merkezi‟nde çalıĢma platformlarının
yenilenmesine (B B.M. PUAN=4,%80) ihtiyaç duyulmaktadır. Yöneticiler
koruyucu ekipmanların kullanımı ve riskli durumların önlenmesi için kamera
sistemine (Y.T. PUAN=4,%67) ihtiyaç duymaktadırlar.
Güvenli iĢyeri risk etmenlerinden dördüncüsü çevreden kaynaklanan
risk etmenleridir. Çevredeki rahatsız edici hususlar sırasıyla sıcaklık (G.T.
64
PUAN=13,%87),
gürültü
(G.T.
PUAN=12,%80),
metal
tozu
(G.T.
PUAN=10,%67) ve havalandırmadır (G.T. PUAN=9,%60). Aydınlatma (G.T.
PUAN=4,%27) ve, yine genelde anlamlı olmasa da C Bakım Merkezi
özelinde aydınlatma problemi (C B.M. PUAN=4,%80) anlamlı düzeydedir.
(c) ĠSGYS’NDEKĠ Noksanlıkların Sonuçları
ĠSG uygulamalarındaki eksik hususlar ve risk etmenlerinin
çalıĢanların iĢe bağlılıklarını düĢürdüğü (G.T. PUAN=13,%87), güvenlik iklimi
algılarını negatif yönde etkilediği (G.T. PUAN=8,%53) ve çalıĢanlarda iĢten
ayrılma niyetine (G.T. PUAN=10,%67) yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu
faktörlerin yanında en çok tanık olunan meslek hastalığı Ģüphesi de kanda
kurĢun çıkmasıdır (G.T. PUAN=9,%60). AraĢtırmanın sayısallaĢtırılmıĢ
tablosu aĢağıda bütün verilerin birleĢtirilmiĢ Ģekliyle sunulmuĢtur.
65
Tablo-16: SayısallaĢtırma Tablosu
SAYISAL SONUÇLAR
Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 Y6 İ1 İ2 İ3 İ4 İ5 İ6 İ7 İ8 İ9
S.1.1
S.1.1.1
S.1.1.2
S.1.1.3
S.1.1.4
S.1.2.
S.1.2.1
S.1.2.2
S.1.2.3
S.1.2.4
S.1.2.5
S.1.2.6
GÜV. YÖN. SİST. UYGULAMALARI
Muayene
Eğitim
Ölçüm
Denetleme
GÜV.YÖN.SİST. NOKSANLIKLAR
Etkin Eğitim
Ramak Kala
Geri Bildirim
Etkin Ölçüm
Yönetim Desteği
Yönetici Eğitimi
Caydırma
Kontrol
Kişisel Katılım
Raporlama
İletişim
S.2.1. RİSK ETMENLERİ İNSAN FAKTÖRLERİ
S.2.1.1 Dikkatsizlik
S.2.1.2 Dalgınlık
S.2.1.3 Kadercilik
S.2.1.4 Acelecilik
S.2.1.5 Aşırı İş yükü
S.2.1.6 Rotasyon
S.2.1.7 Hiyerarşik Yapı
Güvensiz Davranış
Bilgi Düzeyi
S.2.1.2. K. EKİPMAN
S2.1.2.1 Yeterlilik
S.2.1.3. K. EKİPMAN HATALARI
S.2.1.3.2 Kullanma
S.2.1.2.3 Uygunluk
S.2.1.2.4 Yönetici Ekipmanı
S.3.1 RİSK ETM.GÜV.İŞYERİ (DONANIM)
S.3.1.1 Havalandırma Fanları
Klima
S.3.1.2 Çalışma Platformu Yenileme
S.3.1.3. Modernizasyon
S.3.1.4 Tecrit edilmiş oda
S.3.1.5. Isıtma Sistemleri
S.3.1.6 Kamera
S.3.2. RİSK ETMENLERİ (ÇEVRE)
S.3.2.1 Sıcaklık
S.3.2.2 Gürültü
S.3.2.3 Havalandırma
S.3.2.4 Metal Tozu
Radyasyon
Titreşim
S.3.2.5 Aydınlatma
S.4.1 İSG/RİSK ETMENLERİ SONUÇLARI
S.4.1.1 Düşük İşe bağlılık
S.4.1.2 İşten Ayrılma Niyeti
S.4.1.3 Düşük Güvenlik İklimi Algısı
S.4.2. MESLEK HASTALIKLARI
S.4.2.1 Kurşun
Mağnezyum
Çinko
Fenol
1
1
1
1
Y1
1
1
1
1
1
1
1 1
Y2 Y3
1
1
1
1
Y4
1
1
1
1
1
1
1
1 1 1
1 1 1
1
1
1
1
1
1
1 1 1 1 1 1
Y5 Y6 İ1 İ2 İ3 İ4
1 1
1
1 1
1
1
1
1
1
1
1
1
1 1
1
1
1
1
1
İ5
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
İ6
1
1
1
1
1
1 1 1
1 1 1
1 1 1
İ7 İ8 İ9
1 1 1
1
1
1 1
1 1 1
1
1
1
1
Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 Y6
1 1 1 1 1 1
1 1 1 1 1 1
1
1 1
1
1
1
1
İ1 İ2 İ3
1 1 1
1 1 1
1
1
1
Y1
1
Y1
1
1
1
Y1
Y2 Y3 Y4 Y5
1 1 1 1
Y2 Y3 Y4 Y5
1
1
1 1 1
Y2 Y3 Y4 Y5
1
1
1
1
Y6 İ1 İ2 İ3
1 1 1 1
Y6 İ1 İ2 İ3
1
1
1
1
Y6 İ1 İ2 İ3
1
1 1
1 1
1
1
1
1 1
Y1 Y2 Y3 Y4
1 1
1
1
1
1
1
1
İ4 İ5 İ6 İ7 İ8
1 1 1 1 1
1 1 1 1 1
1
1 1
1
1
1 1 1 1
1
1 1 1
1
1
İ4 İ5 İ6 İ7 İ8
1 1 1 1 1
İ4 İ5 İ6 İ7 İ8
1
1 1
1 1
1 1
İ4 İ5 İ6 İ7 İ8
1 1 1 1
1
1
1
1
1
Y5
1
1
1
1
1
1
1
Y6
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
İ9
1
1
1
1
1
İ9
1
İ9
1
1
İ9
1
1
1
1 1 1 1
1 1 1 1
1 1 1 1
1
İ6 İ7 İ8 İ9
1 1 1 1
1 1
1
1 1 1 1
1
1
İ1 İ2 İ3 İ4 İ5
1 1 1
1
1 1 1 1 1
1
1
1 1 1
1
1
1
1 1
1
Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 Y6 İ1 İ2 İ3
1 1
1 1 1 1 1 1
1
1
1 1
1 1 1
1
Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 Y6 İ1 İ2 İ3
1 1
1 1 1 1
1
1
1
1
1
66
İ4 İ5 İ6
1
1
1 1
1 1 1
İ4 İ5 İ6
1
1
1
İ7
1
1
1
İ7
1
1
1
1
1 1
İ8 İ9
1 1
1
1 1
İ8 İ9
1 1
1
1
T. YÜZDE A.BAK. B. BAK. C. BAK. YÖN.
İŞÇİ
TOP. YÜZ. TOP. YÜZ. TOP.YÜZ.TOP. YÜZ. TOP. YÜZ.
15 100 5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
15 100 5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
5 33 1 20 4 80 0 0 3 50 2 22
15 100 5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
9
6
6
8
9
5
2
1
2
1
1
60
40
40
53
60
33
13
7
13
7
7
1
2
1
1
1
1
0
0
0
0
0
20
40
20
20
20
20
0
0
0
0
0
3
3
4
4
4
2
1
1
1
1
0
60
60
80
80
80
40
20
20
20
20
0
15
15
8
5
6
3
5
1
1
100
100
53
33
40
20
33
7
7
5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
1 20 2 40 5 100 3 50 5 56
1 20 2 40 2 40 2 34 2 22
0 0 3 60 3 60 1 17 5 56
0 0 0 0 3 60 1 17 2 22
2 40 2 40 1 20 0 0 5 56
0 0 1 20 0 0 0 0 1 11
0 0 1 20 0 0 0 0 1 11
15
100
5 100 5 100 5 100 6 100 9 100
7
7
7
47
47
47
3
3
1
60
60
20
0
3
3
0
60
60
3 60
1 20
3 60
2
2
5
50
34
83
5 56
5 56
2 22
9
4
4
8
7
10
5
60
27
27
53
47
67
33
2
3
0
1
0
2
0
40
60
0
20
0
40
0
3
0
4
4
2
3
2
60
0
80
80
40
60
40
4
1
0
3
5
5
3
80
20
0
60
100
100
60
2
1
1
2
2
3
4
34
17
17
34
34
50
67
7
3
3
6
5
7
1
78
34
34
67
56
78
11
13
12
9
10
2
2
4
87
80
60
67
13
13
27
5 100 3
4 80 4
1 20 3
4 80 2
2 40 0
0 0 2
0 0 0
60
80
60
40
0
40
0
5
4
5
4
0
0
4
100
80
100
80
0
0
80
5
4
3
4
0
0
1
83
67
50
67
0
0
17
8
8
6
6
2
2
3
89
89
67
67
22
22
34
13
8
10
87
53
67
5 100 3 60 5 100 5
2 40 3 60 3 60 2
2 40 5 100 3 60 3
53
34
50
8 89
6 67
7 78
9
4
4
4
60
27
27
27
5 100 0
2 40 1
2 40 1
1 20 1
50
17
17
0
6
3
3
4
0
20
20
20
5
1
1
3
4
2
1
0
1
0
1
4
1
2
2
100
20
20
60
80
40
20
0
20
0
20
80
20
40
40
3
1
1
2
2
4
1
0
2
0
0
3
1
1
0
50
17
17
34
34
67
17
0
34
0
0
6
5
5
6
7
1
1
1
0
1
1
67
56
56
67
78
11
11
11
0
11
11
67
34
34
44
BEġĠNCĠ BÖLÜM
TARTIġMA, SONUÇ VE ÖNERĠLER
Bu bölümde, nitel ve nicel araĢtırmalara iliĢkin bulgulara ait
değerlendirmelerde bulunulmuĢtur. Daha sonra, nicel ve nitel bulgular
sonucunda genel araĢtırma sorusu ile genel bir değerlendirme yapılmıĢtır.
Sonuçların
değerlendirilmesinden
sonra,
araĢtırmanın
yazına
katkısı,
uygulamacılara katkısı ve yöneticiler ile gelecekte yapılacak çalıĢmalara
önerilerde bulunulmuĢtur.
1. BULGULARIN TARTIġILMASI VE DEĞERLENDĠRME
Bu araĢtırmada, nitel ve nicel verilerin ayrı ayrı değerlendirmeleri
hipotezler
ve
araĢtırma
soruları
paralelinde
yapılmıĢtır.
Müteakip
değerlendirmeleri birleĢtirmek ve nitel ve nicel verileri ortak paydada
buluĢturmak adına genel araĢtırma sorusu ile genel bir değerlendirme
yapılmıĢtır.
a. Nicel Bulgulara Ait TartıĢma ve Değerlendirme
ÇalıĢmanın nicel araĢtırma bölümünde güvenlik iklimi algısı ve
ĠSGYS düzeyinin iĢe bağlılığa etkisi incelenmiĢtir. Öncelikle güvenlik iklimi
algısının iĢe bağlılığa etkisi araĢtırılmıĢtır ve anlamlı bir etki tespit
edilememiĢtir (H1 hipotezi desteklenmedi). Bunun iki sebebi olduğu
değerlendirilmektedir. Ġlk olarak, Ģu ana kadar yapılan çalıĢmalarda, güvenlik
iklimi algısının 2 ile 19 arasında değiĢen boyutları tespit edilmiĢtir (Flin vd.
2000: 182; Guldenmund, 2000:230) ve boyutların örgütten örgüte ve ülkelere
göre değiĢtiği açıklanmıĢtır (Harvey vd., 2002:34; Wiegman vd., 2004:127).
Güvenlik iklimi algısı çalıĢmamızda tek boyutta toplanmıĢtır. Güvenlik iklimi
algısı ile ilgili kullanılan ölçek 7 boyutlu ve her ne kadar Türkçeye uyarlanmıĢ
olsa da boyutlarının sektörden sektöre değiĢtiği düĢünüldüğünde etkin ölçüm
yapılamamasından dolayı iĢe bağlılıkla arasında iliĢki (r= 0,28) tespit
67
edilemediği değerlendirilmektedir. Sektörel ve kültürel bağlama uygun bir
lçekle sonucun daha olumlu çıkacağı değerlendirilmektedir. Diğer bir neden
olarak, iĢe bağlılık daha çok psikometrik bir değiĢkendir. Güvenlik iklimi algısı
çalıĢanlar tarafından daha çok duruma teknik açıdan yaklaĢım ifade eden bir
kavram
(Arıcı,
1999:51)
olduğundan
hipotezin
desteklenmediği
değerlendirilmektedir.
ĠSGYS‟nin iĢe bağlılığı etkilediği tespit edilmiĢtir (H2 hipotezi
desteklenmiĢtir). Hipoteze yönelik geliĢtirilen alt hipotezlerle ĠSGYS‟nin alt
boyutlarının iĢe bağlılığı etkileyip etkilemediği araĢtırılmıĢtır. ĠSGYS‟nin alt
boyutlarından güvenli iĢ yeri boyutunun iĢe bağlılığı etkilemediği tespit
edilmiĢtir (H2a reddedildi). Bunun sebebi, güvenli iĢyeri boyutunun
çalıĢanlardan daha çok ĠSG ile ilgili bizzat sorumluluk taĢıyan iĢveren ve
yönetimi (ĠSG kurulu, birim amirleri vb.) ilgilendiren bir konu olmasına
bağlanabilir. ĠSGYS‟nin güvenli çalıĢan ve güvenli yönetim sistemleri boyutu
iĢe bağlılığı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiĢtir. (H2b ve
H2c desteklenmiĢtir). Güvenli çalıĢan boyutuna iliĢkin uygulamalar çalıĢanlar
üzerinde daha fazla farkındalık yaratmaktadır ve buna bağlı olarak
çalıĢanların iĢe bağlılığını etkilediği değerlendirilmektedir. Güvenli çalıĢan
boyutuna iliĢkin uygulamalar, doğrudan çalıĢanları dikkate almakta ve birebir
çalıĢana yönelik uygulamalar olması sebebiyle iĢe bağlılıkla daha çok
iliĢkilidir. ĠSGYS‟nin diğer bir alt boyutu olan güvenli yönetim sistemleri
boyutu da iĢe bağlılığı pozitif yönde etkilemektedir. Bu boyuta iliĢkin
koĢulların sağlanması, doğrudan ĠSGYS açısından dikkat çeken ve çalıĢanlar
tarafından fark edilmesi kolay sonuçlar doğurduğu için, çalıĢanların iĢe
bağlılıklarını etkilediği değerlendirilmektedir.
Güvenlik
iklimi
algıları
ve
ĠSGYS
düzeylerinin
demografik
değiĢkenlere göre farklılıkları değerlendirilmiĢtir. Öncelikle güvenlik iklimi
algısının
demografik
değiĢkenlere
göre
farklılaĢıp
farklılaĢmadığına
bakılmıĢtır. Daha önce bir hastane çalıĢanları üzerinde yapılan çalıĢmada
güvenlik iklimi algılarının çalıĢanların bulundukları iĢ gören gruplarına ve
departmanlara göre anlamlı bir farklılık gösterdiği; buna karĢılık cinsiyetleri,
yaĢ grupları, eğitim düzeyleri, toplam iĢ deneyimleri, kurumdaki iĢ
68
deneyimlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiĢtir (Tüzüner
ve Özaslan, 2011:152). Bu çalıĢmada çıkan sonuçlarda, güvenlik iklimi
algılarının çalıĢanların görev yerlerine göre farklılaĢırken diğer demografik
değiĢkenlere göre farklılaĢmadığı tespit edilmiĢtir. Bunun sebebi, görev
yerlerindeki ĠSGYS düzeylerinin de farklılaĢması gösterilebilir. Aynı zamanda
nitel bulgularda saptandığı üzere, görev yerlerindeki risk etmenlerinin bakım
merkezlerine göre farklılık göstermesinden kaynaklanabilir.
ÇalıĢanların ĠSGYS düzeylerinin ramak kala durumuna göre
farklılaĢtığı tespit edilmiĢtir. Aslında, kaza durumuna göre farklılaĢması
beklenirken bu Ģekilde çıkmasının sebebi, çalıĢanları tanık oldukları ölümcül
kaza olaylarının düĢük olması ve küçük çaplı kazaları çalıĢanların çok
önemsememesi olabilir. Ramak kala olaylara maruz kalma oranı yüksektir ve
çalıĢanların bir dahaki sefere daha Ģanslı olamayacakları düĢüncesiyle daha
dikkatli davranmaları farklılaĢmanın nedeni olarak gösterilebilir.
ÇalıĢanların ĠSGYS düzeylerinin statülerine göre farklılaĢtığı tespit
edilmiĢtir. Yapılan bir çalıĢmada iĢ yeri güvenliği ile ilgili algılamalarda
yöneticilerin ve çalıĢanların farklılaĢtığı tespit edilmiĢtir (Prussia, Brown ve
Wills, 2003:143). ÇalıĢanların ĠSGYS düzeylerinin yöneticilere göre düĢük
olmasının
nedenini
çalıĢanların
iĢletmedeki
iĢ
sağlığı
ve
güvenliği
uygulamalarını yetersiz bulmalarına ve çalıĢanların da nitel bulgularda
belirtildiği gibi ĠSG konusundaki bilgi ve eğitim eksikliklerine bağlamak
mümkündür. ÇalıĢanların iĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamaları birebir
gözlemlemeleri, kaza ve meslek hastalığı riskine daha fazla maruz kalmaları,
iĢ sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin yetersizliği konusundaki
yetkinlikleri bu konudaki eksiklikleri daha net bir biçimde fark edebilmelerine
sebep olabileceği değerlendirilmektedir.
ÇalıĢanların ĠSGYS düzeylerinin görev yerine göre farklılaĢtığı tespit
edilmiĢtir. Bu hususta öncelikle Ana bakım merkezleri olan A ve B bakım
merkezleri C Bakım merkezine göre farklılaĢmaktadır. Bunun nedeni B bakım
merkezindeki iĢletme birimlerinin fazlalığından dolayı rotasyon ve aĢırı iĢ
yükü
gibi
insan
faktörlerinden
kaynaklanabilir.
69
Ayrıca
havalandırma,
aydınlatma gibi çevresel faktörlerin etkili olabileceği değerlendirilmektedir.
Nitel bulgularda da benzer sonuçlar bu durumu destekleyici mahiyettedir.
b. Nitel Bulgulara Ait TartıĢma ve Değerlendirme
AraĢtırmadan elde edilen nicel verilerde, çalıĢanların ĠSGYS
düzeyleri (M= 3,40) ve güvenlik iklimi algıları (3,86) iyi düzeyde olmakla
birlikte sadece genel resmi yansıtmaktadır. Ancak, araĢtırmada pragmatik
kaygılardan dolayı (AltunıĢık vd, 2012: 67) derinlemesine araĢtırma yapmak
maksadıyla ĠSG uygulamalarında çalıĢanlar ve yöneticiler tarafından
gözlemlenen ve algılanan hususlar ve noksanlıklar ile risk etmenleri
(AraĢtırma sorusu-1,2) araĢtırılmıĢtır.
AraĢtırmada, ĠSG uygulamaları ve uygulamalardaki hatalar öncelikle
irdelenmiĢtir. Nicel araĢtırma sonuçlarına benzer Ģekilde ĠSG uygulamaları
genel anlamda takip edilmektedir. Denetlemeler, eğitimler, yapılması gereken
ısı, havalandırma, gürültü vb. periyodik ölçümler ve muayene süreçlerinin
prosedürlere uygun olarak yapıldığı tespit edilmiĢtir. Ancak uygulamalarda
bazı aksaklıklar göze çarpmaktadır. Ülkemizde yaĢanan kazaların %98‟i
güvensiz ortam ve davranıĢlardan oluĢmaktadır. Aynı zamanda iĢ kazalarının
yaĢanma oranı bakımından Avrupa‟da birinci sırada yer alması verilen
eğitimlerin kalitesini sorgulamamızı gerektirmektedir (KılkıĢ ve Demir,
2012:41). Eğitimlerin, görev baĢında verilmemesi, toplu halde verilmesi ve
verilme sıklıklarının az olması eğitimlerle ilgili göze çarpan hususlardandır.
Çünkü eğitim sağlık ve güvenlik tehlikelerinden korunmak amacıyla dünyada
kabul gören ĠSGYS‟nin temel amacı olan önleyici yaklaĢımın da önemli bir
uygulama basamağını oluĢturmaktadır (Ekemen, 2006: 12). Ceylan‟ın (2009:
909) iĢ kazalarının sektörlere göre analizindeki çalıĢmasında tespitleri
Ģunlardır.
“Ülkemizde yıllık ortalama 70000 üzerinde kaza meydana gelmekte; bunun
neticesinde 1000‟in üzerinde çalıĢan yaĢamını yitirmekte, yaklaĢık 2000
çalıĢan ise ömür boyu sakat kalmaktadır. ĠĢ kazalarının ülkemize yıllık
maliyeti ise 40 Milyar TL civarındadır. ĠĢ kazalarının % 98‟i, meslek
hastalıklarının ise tamamı önlenebilir niteliktedir. Önlemenin yolu da
eğitimden geçmektedir.”
70
Aynı zamanda, ĠSG eğitimlerinde sadece çalıĢanların baz alınması
da yönetici seviyesinde bilgi eksikliğine yol açtığı değerlendirilmektedir.
Dolayısıyla, yöneticilerin, ĠSG‟yi çalıĢanların sadece koruyucu ekipman giyip
giymemesiyle sınırlandırmaları ve denetleme ve kontrollerde eksiklikleri tespit
edememesiyle sonuçlanabileceği değerlendirilmektedir. Çünkü etkin ĠSGYS
uygulamalarının temelinde yönetim desteği yatmaktadır. Bu da ancak bilinçli
yöneticilerle mümkün olabilir. Elde edilen bulgularda da yönetim desteği
konusunda çalıĢanların beyanı doğrultusunda eksiklikler kayda değer
seviyededir (Yönetim desteği %60). Bir çalıĢmada yönetim desteğinin sağlıklı
ve güvenilir bir iĢ ortamı oluĢturmada en önemli hususlardan biri olduğu tespit
edilmiĢtir. Aynı çalıĢmada sosyal mübadele gereği yöneticilerin ĠSG
yönünden gerekli desteği verdiğinde çalıĢanların da güvenli tutum ve
davranıĢlarla karĢılığını verdikleri tespit edilmiĢtir (Dejoy vd.,2010:163).
Özetlemek gerekirse ĠSG yöneticilerle çalıĢanların dayanıĢma göstermesiyle
sağlanabilir.
ĠSG uygulamaları ile ilgili diğer göze çarpan husus ramak kala
olayların irdelenmemesi ve geri bildirimlerin yapılmamasıdır. ĠSG yaklaĢımı
sağlıklı ve güvenli bir ortamın tesisi için düzenli geri bildirimi ve açık iletiĢimi
gerektirir (Ragan ve Carder, 1994:24). Ramak kala olaylar oluĢacak kazaların
önceden habercisidir. Ramak kala olayların irdelenmesi gerektiği ve uygun
geri bildirimlerle tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Etkin bir
ĠSGYS‟nin en güçlü tarafı proaktif yaklaĢımla kazaların oluĢmasından önce
kazaya sebep olacak nedenleri önceden tespit edip gerekli tedbirleri almaktır
(Robson vd., 2007:333). Ölçümlerin de güvenli bir iĢ ortamı yaratmak
maksadıyla, etkin bir Ģekilde yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
ĠĢletmelerdeki kazalara ve meslek hastalıklarına sebep olabilecek
risk etmenleri kiĢisel risk etmenleri ve iĢ yerinden kaynaklanan risk etmenleri
etmenler olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Risk etmenlerinin baĢında
kiĢisel faktörler gelmektedir. Bu faktörler insan faktörleri kuramına göre aĢırı
iĢ yükü, uygun olmayan tepkiler ve yersiz faaliyetlerdir. ĠĢçinin uyumsuzluğu,
eğitim ve bilgi eksikliği, tecrübesizliği, yorgunluğu, heyecanlı veya üzüntülü
oluĢu, dalgınlığı, dikkatsizliği, ilgisizliği, düzensizliği, meleke noksanlığı ve
71
hastalıkları vb. nedenler; ya da iĢçinin her Ģeye karĢın kurallara uymamıĢ
olması da insan faktörüne bağlı temel sebepler arasındadır (Sanders ve
Mccormick, 1993:91). Katılımcılar kazaların oluĢma sebeplerinde insan
faktörünü birinci sıraya koymaktadırlar. . ĠĢ kazalarına yol açan en önemli
nedenin insan faktörü olduğu da göz önüne alınırsa, iĢ sağlığı güvenliği
eğitiminin ne denli önemli olduğu ortaya çıkmaktadır (Yılmaz, 2009:110). Bu
etmenleri tetikleyen nedenler ortamdan kaynaklanan risk etmenlerinden aĢırı
iĢ yüküdür ve rotasyondur (Makin ve Minder, 2008:938). ÇalıĢan bazında
katılımcılar aĢırı iĢ yükünün olduğunu belirtmektedirler. Özellikle bir iĢin belli
zamanda yetiĢmesi için standardından fazla mesaiye kalmalar ve çalıĢma
sürelerinin
uzunluğundan
yakınmaktadırlar.
Bu
durumda
kiĢisel
risk
etmenlerinden dalgınlık ve dikkatsizlik ön plana çıkmaktadır (Korkmaz,
2011:141). Bu etmenleri takip eden ve toplumumuzun kültür yapısına da
uyan kaderciliktir (Hofstede ve Minkov, 2010:54). ÇalıĢanlarda kazaların
oluĢumunu “Kaderimizde varmıĢ” anlayıĢıyla kaderciliğe atfetmek de yapılan
kiĢisel hatalardan olduğu değerlendirilmektedir.
KiĢisel
risk
etmenlerinden
ikincisi
de
kullanılan
koruyucu
ekipmanlardır. Çünkü koruyucu ekipman kullanmanın iĢ kazalarını azalttığı
tespit edilmiĢtir (Jansen, 1994‟ten Akt. Mamatoğlu, 2001:37). ÇalıĢanlar
bazında koruyucu ekipmanların sayısının yeterli olduğu belirtilmektedir.
Ancak katılımcıların verdikleri bilgiler kapsamında bizzat iĢlerin baĢında
iĢçilerle beraber bulunan ve yeri geldiğinde müdahale eden yöneticilere
koruyucu ekipman verilmediği gözlenmiĢtir. Aynı zamanda katılımcılar,
verilen koruyucu ekipmanların anatomik yapıya uygun olmadığını ve bu
nedenle de kullanımda da problemler yaĢandığını ifade etmiĢlerdir. Bu
konuda, verilecek koruyucu ekipmanların önce pilot bir denek grubuyla test
edilip uygunluğu kanıtlandıktan sonra çalıĢanlara verilmesinin problemleri
ortadan
kaldırabileceği
değerlendirilmektedir.
Böylece,
kullanımda
da
aksaklıkların önüne geçilmiĢ olur.
Risk
etmenlerinden
iĢ
yerinden
kaynaklanan
etmenlerden
donanımdan kaynaklanan nedenlerde çalıĢma ortamlarında öncelikli olarak
öne çıkan problemler, ısıtma sistemlerinin yetersiz olması, kullanılan
72
malzemelerin modernizasyon ihtiyacı olması, havalandırma sistemleridir
(Mamatoğlu, 2001:37). Genelde olmasa da iĢletmeler bazında farklılık
gösteren ortamdan kaynaklanan problemler vardır. Bunlar ise, çalıĢma
platformlarının ergonomik olarak uygun olmaması, tecrit odalarının olmaması
ve kamera sistemlerinin yokluğudur. Bu problemler aynı zamanda ĠSG
uygulamalarında bahsetmiĢ olduğumuz ve sadece prosedür gereği yapılan
ısı, sıcaklık, gürültü vb. ölçümlerin etkin yapılamamasından kaynaklanan ve
devam eden hususlardır. Resmi yetkililer tarafından iĢyerlerinin iĢçi sağlığı ve
güvenliği açısından denetimlerin %3 düzeyinde yapılabildiği ifade edilmiĢtir
ve asıl sorunlardan birinin de denetim olduğu görülmektedir (DĠSK:30).Bu
konuda herhangi bir sıkıntı ve Ģikayetler olduğunda da iĢverenler bu ölçüm
sonuçlarını gerekçe göstererek düzeltme yoluna gitmemektedirler. Yapılacak
kontrol ve ölçümlerle ilgili denetimlerin habersiz olması ve etkin olarak icra
edilmesi bu sorunları ortadan kaldırabilir.
ĠĢ yerinden kaynaklanan risk etmenlerinden ikincisi de ortamdan
(Çevresel) kaynaklanan etmenlerdir. Aslında çevresel etmenler donanımdan
kaynaklanan problemlerin bir sonucudur. Çünkü, çevresel etmenlerden öne
çıkanlar, ortamın sıcaklığı, gürültü durumları, havalandırma durumu,
aydınlatma vb. nedenler aslında donanımın yetersiz ya da uygun
olmamasının doğurduğu sonuçlardır. ĠĢletmedeki donanımsal problemlerin
varlığı, çeĢitli çevresel risk etmenlerini de beraberinde getirmektedir. Etkin
denetimler ve ölçümlerin uygun yapılmasının bu donanımdan ve çevresel
etmenlerin gün yüzüne çıkmasını sağlayacağı ve eksikliklerin de paralelinde
giderilebileceği değerlendirilmektedir.
c. Genel TartıĢma ve Değerlendirme
AraĢtırma Sorusu (GENEL): ĠSGYS uygulamaları ve uygulamalarla
ilgili noksanlıklar ile risk etmenleri çalıĢanların algılarında hangi sonuçları
doğurmaktadır?
AraĢtırmamızın nicel bulgularında, ĠSGYS düzeylerinin iĢe bağlılıkla
korelasyonunda anlamlı bir iliĢki tespit edilmiĢtir (r= 0,213, p<0,01). Müteakip
ĠSGYS düzeyinin iĢe bağlılığı pozitif yönde etkilediği (R = ,267, F (1,264) =
73
3,371, p <.05) tespit edilmiĢtir (H2). ÇalıĢanların ĠSGYS düzeyi arttıkça iĢe
bağlılıkları da artmaktadır. Bu konuda yapılan önceki araĢtırmalarda ĠSG
uygulamaları kapsamında iĢletmelerde oluĢan güvenlik kültürünün, “iĢe
bağlılığı”, iĢ tatminini, örgütsel bağlılığı ve iĢte kalma niyetini etkilediği tespit
edilmiĢtir (Morrow ve Crum, 1998:9). Benzer bir çalıĢmada çalıĢanların
güvenlikle ilgili yönetimin tutumları ile ilgili algılarının duygusal bağlılık ve iĢ
tatmini ile pozitif yönde iliĢkili olduğu tespit edilmiĢtir (Michaell vd., 2005:176).
Morrow Modeli‟ne göre çalıĢanların örgütsel bağlılıkları ile ilgili algılarındaki
değiĢikliklerin iĢ ortamından en çok etkilenen iĢe bağlılığı da etkileyebileceği
değerlendirilmektedir.
AraĢtırmamızın
nitel
bulgularında,
ĠSG
uygulamalarındaki
noksanlıkların çalıĢanların algılarındaki sonuçları irdelenmiĢtir. ĠSG ile ilgili
noksanlıkların çalıĢanların iĢe bağlılıklarını negatif yönde etkilediği tespit
edilmiĢtir (G.T. PUAN=13,%87). Bu durumda nicel çalıĢmamızdaki ikinci
hipotezimiz
nitel
bulgularla
desteklenmiĢtir.
AraĢtırmada
nitel
araĢtırmaların doğası gereği (AltunıĢık, 2012:96) bağımlı değiĢkenimize ilave
olarak görüĢmecilerin açıklamaları doğrultusunda nitel bulgularda
ĠSG
uygulamalarındaki noksanlıkların aynı zamanda güvenlik iklimi algılarını
negatif yönde etkilediği (G.T. PUAN=8,%53) ve iĢten ayrılma niyetini (G.T.
PUAN=10,%67) pozitif yönde etkilediği (Morrow ve Crum, 1998:9) tespit
edilmiĢtir. Aslında çıkan sonuçta ĠSG uygulamalarındaki eksikliklerin iĢe
bağlılığı düĢürmesiyle iĢten ayrılma niyetini arttırması beklenen bir sonuçtur
Çünkü iĢe bağlılık azaldıkça iĢten ayrılma niyetinin de arttığı çalıĢmalarda
tespit edilmiĢtir (Bulutlar ve Öz, 2010:83).
Bir iĢletmede etkin ĠSG uygulamaları kaza ve meslek hastalıkları
risklerini
azaltmaktadır.
Aynı
zamanda
çalıĢanların
iĢe
bağlılıklarını
arttırmaktadır. ÇalıĢanların iĢe bağlılıkları da iĢletme için önem arz
etmektedir. Çünkü iĢe bağlılık çalıĢanların iĢe ve iĢ ortamına dair tüm
unsurların çalıĢanlar tarafından önemsenmesin ve dikkate alınmasını
sağlayan bir etmendir. Ghosh ve arkadaĢlarının (2004:476) yaptıkları bir
araĢtırmada düĢük iĢe bağlılığın iĢ kazalarını arttırdığı tespit edilmiĢtir. ĠĢ
yerindeki ĠSG uygulamaları kaza ve meslek hastalıklarını önlemek için önemli
74
bir etken olmanın yanında “iĢe bağlılık”, iĢ tatmini, örgütsel bağlılık vb.
örgütsel sonuçlara etki eden hususlardır. ĠĢ kazalarının oluĢumunda en
büyük etkenin insan faktörü olduğu düĢünüldüğünde sadece mühendislik
yaklaĢımlarıyla ĠSG uygulamaları değerlendirilmemelidir. Aynı zamanda
psikolojik kuramlardan yola çıkarak çalıĢanların algıları çok iyi analiz
edilmelidir. ĠSGYS yapısı gereği proaktif bir yaklaĢımla kazalar meydana
gelmeden önlemler almayı gerektirir. Bu yapıda güvenli iĢ yeri ve güvenli
yönetim sistemlerinin yanında güvenli çalıĢan boyutu da vardır. Dolayısıyla iĢ
kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltmada ĠSG uygulamalarına büyük
önem verilmelidir. Bunun yanında çalıĢanların da ĠSG ile ilgili algıları,
yarattığı örgütsel sonuçlar (iĢe bağlılık, iĢten ayrılma niyeti vb.) çok iyi
değerlendirilmelidir.
2. YAZINA KATKISI
Yapılan bu araĢtırma ile yazına bazı katkılarda bulunulmuĢtur.
Öncelikle ĠSGYS örgütsel bağlamda ele alınmıĢtır. Türkiye‟de yapılan
araĢtırmalar incelendiğinde, ĠSG ile ilgili hususlar örgütsel bağlamda güvenlik
iklimi algıları kapsamında değerlendirilmiĢtir. Önceki çalıĢmalarda, ĠSG ile
ilgili güvenlik iklimi algıları ve ĠSGYS düzeyleri değiĢkenlerinin örgütsel
çıktılar olan iĢe bağlılık, iĢ tatmini performans gibi değiĢkenlerle olan
iliĢkilerinin çalıĢılması gerektiğine dikkat çekilmiĢtir (Yücebilgiç, 2007:78). Bu
bağlamda çalıĢmada ĠSGYS düzeyleri ile güvenlik kültürünün çalıĢanlarca ne
düzeyde algılandığını ortaya koyan güvenlik iklimi algılarının örgütsel
düzeydeki belirli çıktılardan iĢe bağlılık
üzerinde etkileri araĢtırılmıĢtır ve
ĠSGYS‟nin iĢe bağlılığa etkisi tespit edilerek yazındaki boĢluğu doldurmak
adına katkıda bulunulmuĢtur.
AraĢtırmada yöntem çeĢitlemesi yapılarak (Yıldırım ve ġimĢek, 2006)
nitel ve nicel araĢtırma yöntemleri birlikte kullanılarak karma metot yöntemi
tercih edilmiĢtir. AraĢtırmada farklı yöntemler kullanarak farklı yollardan aynı
sonuca ulaĢmak hedeflenmiĢtir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya
baĢlanan sosyal bilimlerde doğruluğuna güvenilen nitel araĢtırma yönteminin
75
Türkiye bağlamına taĢınmasıyla beraber (Dağlı, 2013:136), yaygınlaĢtırılması
hedeflenerek ulusal yazına katkıda bulunulmuĢtur. AraĢtırmayı değerli kılan
husus ise, genel araĢtırma sorusuna nicel ve nitel sonuçların ortak paydada
buluĢturularak cevap aranmasıdır.
3. UYGULAMACILARA KATKISI VE YÖNETĠCĠLERE ÖNERĠLER
AraĢtırma sonuçları incelendiğinde, genel anlamda çalıĢanların
güvenlik iklimi algıları (3,86) ve ĠSGYS düzeyleri (M= 3,40) ortalama olarak
iyi durumdadır. Ancak özelde yapılan gözlem ve mülakatlar sonucu bazı
tespitlerde bulunulmuĢtur. ĠSGYS uygulamalarını iĢletmelerde daha iyi
duruma getirmek ve kazalara sebep olabilecek risk etmenlerini en aza
indirgemek maksadıyla tehlikeli ve çok tehlikeli iĢ yeri kategorisinde yer alan
iĢletmelerdeki yöneticilere bir takım önerilerde bulunulmuĢtur.

ĠSG uygulamalarının iĢletmelerde etkinliğinin sağlanması için
yönetimin ĠSG konusunda bağlılığı sağlanarak tüm kademelerde etkili bir
iletiĢim tesis edilebilir.

Yönetici seviyesinde ĠSG ile ilgili bilgi eksiklikleri giderilebilir.
ĠSG‟nin sadece koruyucu ekipmanı kullanıp kullanmamakla ilgili bir husus
olmadığı yöneticilere anlatılıp, yönetici eğitimine de önem verilebilir.

Ġnsan kaynakları yönetiminin (ĠKY) bir fonksiyonu olan koruma
iĢlevi açısından; iĢletmelerde çalıĢan ĠK yöneticilerinin, çalıĢanları ĠSG
konusunda bilinçlendirmek üzere daha fazla eğitime tabi tutmaları, verilecek
eğitimlerde mevcutların fazla olmaması ve eğitimlerin çalıĢanlara bizzat
yerinde ve uygun periyotlarda verilmesi önerilebilir. Böylece, söz konusu
iĢletmelerdeki güvenli çalıĢma ortamı geliĢtirilerek, ĠSG uygulamalarının
etkililiğinin artması mümkün olacaktır.

Ramak kala olaylar iyi analiz edilip olayların nedenleri
çözümleriyle birlikte ortaya konabilir ve geri bildirimler sağlanabilir.
76

Kazaların meydana gelmesindeki en büyük faktör insan
olduğundan, ĠSG ile ilgili cezai yaptırımlar uygulanmayabilir ve çalıĢanları
tekrarının yapılmaması konusunda ikna edici yöntemler uygulanabilir.

Koruyucu
ekipmanlar
verilmeden
önce
mutlaka
bizzat
çalıĢanların olduğu bir pilot uygulamayla uygunluğu değerlendirilebilir ve
müteakip toplu alımı yapılabilir. Ayrıca sadece iĢçilere değil, birim amirlerine
de koruyucu ekipmanlar verilebilir.

ÇalıĢma ortamları çalıĢanların rahat ve güvenli çalıĢmalarını
sağlamak maksadıyla havalandırma, ısıtma konularda problemler ortadan
kaldırılabilir. “Önce sağlık sonra iĢ” bilincinin tüm kademelerde özümsenmesi
sağlanabilir.

ÇalıĢanlar, aĢırı iĢ yüküne ve fazla rotasyona tutulmayabilir.

Görevleri icra edenler çalıĢanlardır, dolayısıyla ĠSG ile ilgili bir
uygulama yada hususta mutlaka çalıĢanların görüĢ ve önerileri daha fazla
dikkate alınabilir.

Raporlamalar daha etkin bir Ģekilde yapılabilir.

Malzemelerin periyodik bakımları düzenli olarak yapılarak
değiĢmesi gerekenlerin değiĢmesi, yada modernize edilmesi sağlanabilir.
4. ARAġTIRMANIN KISITLARI
AraĢtırma kapsamında Ankara Ġlindeki üç Bakım Merkezinden veri
toplanmıĢtır. AraĢtırmada nitel ve nicel yöntemler birlikte kullanıldığından nitel
veri toplamanın zorluğu dolayısıyla nitel veri örnekleminin az olmasından
dolayı nitel sonuçları genelleme kaygısı bulunmamaktadır. Anket verileri
toplamada 450 kiĢiye ulaĢılmıĢtır; ancak sadece 292 kiĢiden geri dönüĢ
sağlanmıĢtır. ĠSGYS düzeyi ve güvenlik iklimi algısı ölçeklerindeki maddelerin
fazlalığı, anket verilerindeki ölçüm hatalarını arttıran faktörlerin imkanlardan
kaynaklanan sınırlılıktan dolayı irdelenememesi ve anketlerdeki bazı
77
soruların uzun olmasından dolayı katılımcıların anket doldurmadan bıkma
durumuna yol açmıĢ olabileceği hususları (O‟Connor, Buttrey, O‟Dea ve
Knnedy, 2011:259) araĢtırmanın kısıtlarındandır. Veri toplama aĢamasında
iĢçilerin saatlik olarak çalıĢmasından dolayı anketlerin istirahat saatlerinde,
belli bir zaman kısıtlılığında uygulanması ve beraberinde de geri dönüĢün az
olması araĢtırmanın kısıtlarındandır. ÇalıĢanların amiri pozisyonundaki bazı
yöneticilerin anketlerin uygulanması aĢamasını kontrol altına almak istemeleri
de araĢtırmanın önemli kıstlılıklarındandır.
AraĢtırmanın bir diğer kısıtlılığı, toplanan verilerin bireylerin beyanına
dayalı olmasıdır ve bu kapsamda da sosyal beğenirlik ve ortak yöntem
yanlılığını en aza indirgemek için veri toplama aĢamaları kontrol altına
alınmaya çalıĢılmıĢtır. AraĢtırma kapsamında çalıĢmaya katılan bireylerin
doğru bilgiler vereceği varsayılmıĢtır.
5. GELECEK ARAġTIRMACILARA ÖNERĠLER
Gelecekte yapılacak araĢtırmalarda, ĠSGYS uygulamalarının örgütsel
çıktılardan iĢ tatmini, performans ve örgütsel bağlılığa etkisi araĢtırılabilir.
Ayrıca ĠSGYS uygulamalarının bu çalıĢmada nitel bulgularda (genelleme
yapılamaz) ortaya çıkan örgütsel negatif çıktılardan iĢten ayrılma niyetine
etkisi görgül bir çalıĢmayla araĢtırılabilir. Ayrıca güvenlik iklimi algılarının
ĠSGYS uygulama düzeylerinin bir sonucu (Ardılı) olup olmadığı hususu
araĢtırılabilir. Güvenlik iklimi algıları alt boyutlarının örgütten örgüte ve
ülkelere göre değiĢtiğinden (Harvey, 2002‟den Akt. Yücebilgiç, 2007:07;
Wiegman vd., 2004:127) dolayı bu değiĢkenle ilgili yapılacak çalıĢmalarda
kullanılacak güvenlik iklimi ölçeğinin sektörel bağlama göre geliĢtirilmesinin
veya uyarlamasının yapılmasını müteakip uygulanmasının uygun olacağı
değerlendirilmektedir. Ayrıca iĢ sağlığı ve güvenliğini en geniĢ kapsamda
tanımlayan güvenlik kültürü de yazında belirtildiği gibi çok boyutlu bir kavram
olduğundan dolayı (Muniz, Peon ve Ordas, 2007:627) ileride yapılacak
ĠSGYS ile ilgili çalıĢmalarda kullanılacak ĠSGYS düzeyi ölçeğinin sektörel
78
bağlama
geliĢtirilmesinin
veya
uyarlamasının
yapılmasını
müteakip
uygulanmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
6. SONUÇ
AraĢtırmamızın sorunsalı olan “ĠSGYS düzeylerinin ve güvenlik iklimi
algılarının örgütsel sonuçlardan iĢe bağlılığa etkisinin” tespiti yönündeki genel
değerlendirmeler ve sonuçları sunulmuĢtur.
AraĢtırmada
nicel
ve
nitel
araĢtırma
yöntemleri
bir
arada
kullanılmıĢtır ve nicel bulgular sonucunda ĠSGYS‟nin iĢe bağlılığı etkilediği ve
güvenlik
iklimi
algılarının
iĢe
bağlılığı
etkilemediği
tespit
edilmiĢtir.
AraĢtırmada ĠSGYS‟nin alt boyutlarının iĢe bağlılıkla iliĢkisine bakılmıĢtır ve
alt boyutlardan güvenli iĢ yeri boyutunun iĢe bağlılığı etkilemediği diğer
boyutların etkilediği tespit edilmiĢtir. AraĢtırmanın nitel bulgularında farklı bir
yaklaĢımla
ĠSG
uygulamalarındaki
sorunların
etkisi
araĢtırılmıĢtır
ve
katılımcılardan elde edilen veriler neticesinde ĠSG uygulamalarındaki
aksaklıkların düĢük iĢe bağlılığa yol açtığı tespit edilmiĢtir. Nitel bulgularda
ilave olarak ĠSG ile ilgili problemlerin iĢten ayrılma niyetini artırırken güvenlik
iklimi algılarını azalttığı tespit edilmiĢtir. Güvenlik iklimi algılarının demografik
değiĢkenlerden
görev
yerine
göre
farklılaĢtığı
saptanmıĢtır.
ĠSGYS
düzeylerinin ise ramak kala, statü ve görev yerine göre değiĢtiği saptanmıĢtır;
diğer demografik değiĢkenlerle iliĢkilerinde anlamlı bir farklılık tespit
edilememiĢtir.
AraĢtırmanın
nitel
bulgularıyla
aynı
zamanda
mevcut
ĠSG
uygulamaları ve gözlemlenen noksanlıklar ve ilgili iĢletmelerdeki risk
etmenleri tespit edilmiĢtir. Elde edilen nitel bulgularda kazaların oluĢumunda
(Risk etmenleri) en büyük paya sahip olan kiĢisel faktörler öne çıkmıĢtır.
Denetleme ve ölçüm kontrollerindeki eksiklikler, eğitim eksikliği, koruyucu
ekipmanların
uygun
olmaması
ve
faktörlerden sonra öne çıkan hususlardır.
79
kullanımındaki
aksaklıklar
kiĢisel
AraĢtırma ile yazına bir katkı sağlandığı ve ĠSG alanındaki gelecekte
yapılacak araĢtırmalar için önemli bir adım atıldığı değerlendirilmektedir.
ĠĢletmelerde etkin bir ĠSGYS ile kaza ve meslek hastalıklarına sebep olan
faktörler önceden tespit edilerek kaza ve meslek hastalıkları oranlarının
azaltılabileceği değerlendirilmektedir. Aynı zamanda iĢletmelerde tesis
edilecek etkin bir ĠSGYS ile olumlu örgütsel çıktılardan iĢe bağlılığın artırılıp
iĢ
kazaları
oranlarının
azaltılabileceği
(Ghosh
vd.
2004:476)
değerlendirilmektedir. Gelecek araĢtırmalarda ĠSGYS ile güvenlik iklimi
algılarının diğer örgütsel çıktılardan performans, iĢ tatmini ve iĢten ayrılma
niyetine etkisinin araĢtırılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
80
KAYNAKÇA:
Akbulut, T.(1994). İşçi Sağlığı Prensip ve Uygulamaları (2. Baskı). Ġstanbul:
Sistem Yayıncılık.
Akyüz, N (1980). İş Güvenliği. Ġstanbul: Sistem Yayıncılık.
Altınel, Ö (2009). The relations between both employees’ and managers’
perceptions of safety climate, as well as work related employee
attıtudes. Yüksek lisans tezi, Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü.
Antonsen, S. (2009). Safety culture assessment: A mission impossible?
Journal of Contingencies and Crisis Management, 17(4), 242–254.
Arıcı, K. (1999). İşçi sağlığı ve iş güvenliği dersleri, Ġstanbul: Tes-ĠĢ Eğitim
Yayınları.
Allport G (1943). The ego in contemporary psychology. Psychological
Review, 50, 451-478.
AltunıĢık, R, CoĢkun, R., Bayraktaroğlu S.ve Yıldırım, E. (2012). Sosyal
bilimlerde araştırma yöntemleri (7. Baskı).istanbul: Sakarya
Yayıncılık.
Aryee, S. (1994). Job involvement: An analysis of its determinants among
male and female teacher. Revue Canadienne des Sciences de
I’Administration, 11, 320-333.
Blau, P. (1964). Exchange and power in social life. New York: Jossey-Bass.
Blau, G., .J. ve Boal, K.B.(1987). Conceptualizing how job involvement and
organizational commitment affect turnover and absenteesim.
Academy of Management Review, 12(2), 288–300.
Bogdan, R., Biklen, S.K.(1992). Qualitative research for education: An
introduction to theory and methods. Allyn and Bacon.
Brown, R.L.,ve Holmes, H. (1986). The use of a factor-analytic procedure for
assessing the validity of an employee safety climate model. Accident
Analysis and Prevention, 18(6), 455-470.
Bulutlar, F., Öz, E.Ü. (2010). Kurumdan ayrılma niyetini etkileyen unsurlar:
ĠĢe bağlılık ve kurumla özdeĢleĢme. “İŞ, GÜÇ" Endüstri İlişkileri ve
İnsan Kaynakları Dergisi, 12(02), 75-88.
Carr, J.Z., Schmidt, A.M, Ford, J.K. ve Deshon, R.P. (2003). Climate
perceptions matter: A meta-analytic path analysis relating molar
climate, cognitive and affective states, and individual level work
outcomes. Journal of Applied Psychology, 88 (4), 605–619.
81
Ceylan, H. (2012). Analysis of occupational accidents according to the
sectors in Turkey. Gazi University Journal of Science, 25(4), 909918.
Chen, C.Y., Wu, G.S., Chuang, K.J. ve Mac, C.M. (2009). A comparative
analysis of the factors affecting the implementation of occupational
health and safety management systems in the printed circuit board
industry in Taiwan. Journal of Loss Prevention in the Process
Industries, 22, 210–215.
Chusmir, L. H. (1982). Job commitment and the organizational women.
Academy of Management Review, 7(4), 1982, 595-602.
Clarke,
S. (2000). “Safety culture: Underspecified and overrated.
International. Journal of Management Reviews, 2 (1), 65-90.
Clarke, S. (2006). The relationship between safety climate and safety
performance: A meta-analytic review. Journal of Occupational Health
Psychology 11, 315–327.
Cohen, A. (2000). The relationship between commitment forms and work
outcomes: A comparison of three models. Human Relations, 53 (3),
387-417.
Cohen, A., Smith, M.J. ve Cohen, H.H. (1975). Safety program practices in
high versus low accident rate companies. An interim report, HEW
publication.
Cooper, C.L ve MarshallJ. (1976). Occupational sources of stress: A review
of the literatüre relating to heart disease and mental health. Journal
of Occupational Psychology, 49, 9-21.
Cooper, M. D. (2000). Towards a model of safety culture. Safety Science, 36,
111-136.
Çakır, Ö. (2001). İşe Bağlılık Olgusu ve Etkileyen Faktörler. Ankara: Seçkin
Yayıncılık.
Dağlı, B. (2013). Liderin çatışma yönetiminde aracılık rolü. Yüksek lisans tezi,
KHO Savunma Bilimleri Enstitüsü.
Dahlen, E.R. ve White, R.P (2006). The big five factors, sensation seeking,
and driving anger in the prediction of unsafe driving. Personality and
Individual Differences, 41, 903-915.
Dedobbeleer, N ve Beland, F. (1991). A safety climate measure for
construction cites. Journal of Safety Research, 22(2), 97-103.
Dejoy, D., M. (1994). Managing safety in the workplace: An attribution theory
analysis and model. Journal of Safety Research, 25(1), 3-17.
82
Dejoy, D.M., Della, L.J, Vandenberg, R.J ve Wilson, M.G. (2010). Making
work safer: Testing a model of social exchange and safety
management. Journal of Safety Research, 41, 163–171.
Dejoy, D.M., Schaffer, B.S., Wilson, M.G., Vandenberg, R.J ve Butts, M.M.
(2004). Creating safer workplaces: Assessing the determinants and
role of safety climate. Journal of Safety Research, 35(1), 81−90.
Demirbilek, T. (2005), İş Güvenliği Kültürü, Ġzmir:Dokuz Eylül Üniversitesi
ĠĠBF Yayını.
Demircioğlu, M ve Centel, T. (2007). İş hukuku (12. Baskı). Ġstanbul: Beta
Yayınları.
Dessler, G. (2000). Human resource management (8. Baskı). New Jersey:
Prentice-Hall.
Dursun, S. (2012). İş güvenliği kültürü, Ġstanbul: Beta Yayınları.
Ekemen, K. S. (2006). Eski ve yeni iĢ kanunlarında çalıĢanların ĠSG eğitimi.
İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi, 30, 12-17.
Emmett, S. (2005). Excellence in warehouse management: How to minimise
costs and maximise value. England: John Wiley ve Sons.
Erokay, M. (2000). Hukuki ve teknik yönleriyle işçi sağlığı ve iş güvenliği
esasları (1. Baskı). Ankara: Rekmay Yayıncılık.
Eryılmaz, A. ve Doğan, T. (2012). ĠĢ yaĢaminda öznel iyi oluĢ: Utrecht iĢe
bağlılık ölçeğinin psikometrik niteliklerinin
incelenmesi. Klinik
Psikiyatri, 15, 49-55.
Flın, R. (2007). Measuring safety culture inh Healthcare: A case for accurate
diagnosis. Safety Science, 45, 653-667.
Flın, R., Mearns, K, O‟Connor, P. ve Bryden, M. (2000). Measuring safety
climate: Identifying the common features. Safety Science, 34, 177192.
Ghosh, A.K., Bhattacherjee A., ve Chau, N. (2004). Relationships of working
conditions and individual characteristics to occupational injuries: A
case control study in Coal Miners. Journal of Occupational Health,
46, 470-478.
Glendon, A.I. ve Lıtherland, D.K. (2001). Safety climate factors, group
differences and safety behavior in road construction. Safety Science,
39, 2001, 157-188.
Gouldner, A. W. (1960). The Norm of Reciprocity: A Preliminary Statement.
American Sociological Review, 25, 161-178.
83
Gravan, T.N. ve Obrien, F(2001). An investigation into the relationship
between safety climate and safety behaviors in Irish organisations.
Irish Journal of Management, 22, 141-170.
Gefen, D. ve Ridings, C.M. (2002). Implementation team responsiveness and
user evaluation of customer relationship management: A quasiexperimental design study of social exchange theory. Journal of
Management Information Systems, 19(1), 47-69.
Greenhalgh, L. ve Rosenblatt, Z. (1984). Job insecurity: Toward conceptual
clarity. Academy of Management Review, 9, 438-448.
Grıffın, , M. A ve Neal, A., (2000) Perceptions of safety at work: A framework
for linking safety climate to safety performance, knowledge, and
motivation. Journal of Occupational Health Psychology, 5, 347-358.
Grıffın, , M. A, Neal, A ve Heart, P. (2000). The impact of organizational
climate on safety cimate and individual behavior. Safety Science, 34,
99-109.
Grıffıth, D. K., (1985). Safety attitudes of management. Ergonomics, 28, 6167.
Guldenmund, F. W. (2000). The nature of safety culture: A review of theory
and research. Safety Science, 34(13), 221-234.
Gül, H. (2009). An important psychosocial risk in occupational health:
Mobbing. TAF Preventive Medicine Bulletin, 8(6), 515-520.
GülĢen, H. 2004). ĠĢ sağlığı ve güvenliği konseptinin dünyadaki geliĢmeler
ıĢığında değerlendirilmesi. TİSK İşveren Dergisi, 42 (7), 22-37.
Gürbüz, S. (2006). Örgütsel vatandaĢlık davranıĢı ile duygusal bağlılık
arasındaki iliĢkilerin belirlenmesine yönelik bir araĢtırma. Ekonomik
ve Sosyal Arastırmalar Dergisi, 3(1), 48-75.
Gürbüz, S., ġahin, F. (2014). Sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri. Ankara:
Seçkin Yayıncılık.
Gyekye, Seth Ayim(2005),Workers‟ Perceptions of Workplace Safety and Job
Satisfaction, International Journal of Occupational Safety and
Ergonomics, Vol. 11, No. 3, 291–302.
Gyekye, S. A. (2010). Occupational safety management: The role of causal
attribution. International Journal of Psychology, 45(6), 405-416.
Gyekye SA, Salminen S. (2007). Workplace safety perceptions and
perceived organizational support: do supportive perceptions
influence safety perceptions? International Journal of Occupational
Safety and Ergonomics (JOSE). 13(2):189–200.
84
Habeck, R., Hunt, H., ve Tol, B.V. (1998). Workplace factors associated with
preventing and managing work disability. Rehabilitation Counselling
Bulletin, 42(2), 98-143.
Hahn, S.E. ve MURPHY, L. R. (2008). A short scale for measuring safety
climate. Safety Science, 46, 1047– 1066.
Hale, A. R. (2003). Safety management in production. Human Factors and
Ergonomics in Manufacturing, 13(3), 185-201.
Hallberg, U.E. ve Schaufelı, U.B. (2006). Same same” But Different? Can
work engagement be discriminated from job involvement and
organizational commitment? European Psychologist, 11(2), 119–127.
Harvey, J., Erdos, G., Bolam, H., Cox, M.A.A., Kennedy, J.N.P. ve Gregory,
D.T. (2002). An analysis of safety culture attitudes in a highly
regulated environment. Work and Stress, 16(1), 18-36.
Hayes, B.E., Perer, J., Smecko, T.ve Trask, J. (1998). Measuring perceptions
of workplace safety: Development and validation of the work safety
scale. Journal of Safety Research, 29(3), 145-161.
Heider, F. (1958).The psychology of interpersonal relations. New York: Wiley.
Hofmann, D. ve Stetzer, A. (1998). “The role of safety climate and
communication in accident interpretation: Implications for learning
from negative events. Academy of Management Journal, 41, 644–
657.
Hofstede, G., Hofstede G.J. ve Minkov, M. (2010). Cultures and
organizations. Software of the mind. McGrave Hill.
KağıtçıbaĢı, Ç. (2008). Günümüzde insan ve insanlar. Ġstanbul: Evrim
Yayınları.
Kağnıcıoğlu, D. (2011). ÇalıĢma ilkeleri ve insan kaynaklarının iĢ güvenliği.U.
Dolgun, (Ed.), İnsan Kaynakları Yönetimi (2. Baskı) içinde (221-256).
Bursa: Ekin Yayıncılık.
Kanungo, R. (1982). Measurement of job and work involvement. Journal of
Applied Psychology, 67(3), 341-349.
Khan, T.I., Jam, F.A., Akbar, A., Khan, M.B. ve Hıjazi S.T. (2011). Job
involvement as predictor of employee commitment: Evidence from
Pakistan. International Journal of Business and Management, 6(4),
252-262.
KılkıĢ, Ġ ve Demir, S. (2012). ĠĢverenin iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi verme
yükümlülüğü üzerine bir inceleme. Çalışma İlişkileri Dergisi, 3(1), 2347.
85
Korkmaz, O. (2011). Türkiye Kimya Sanayiinde ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği,
ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 7(14), 129-144.
Korkut, G ve Tetik, A. (2013). 6331 Sayılı iĢ sağlığı ve güvenliği kanunu‟nun
getirdiği yenilikler ve temel sorunlar. Süleyman Demirel Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 18(3), 455-474.
Kuruüzüm, A.,Irmak, S. ve Çetin, E.Ġ. (2010). ĠĢe bağlılığı etkileyen faktörler:
Ġmalat ve hizmet sektörlerinde karĢılaĢtırmalı bir analiz. Bilig, 53,
183-198.
Lawler, E.E. ve Hall, D.T. (1970). Relations of characteristics to job
involvement, satisfaction and intrinsic motivation. Journal of Applied
Psychology, 54, 310.
Lee, T. (1988). Assessment of safety culture at a nuclear reprocessing plant.
Work and Stress, 12, 17-37.
Lın, J.ve Mills, A. (2001). Measuring the occupational health and safety
performance of construction companies in Australia. Facilities, 19,
131-138.
Lıngard, H. ve Rowlinson, S. (2005). Occupational health and safety in
construction project management. New York: Spon Press.
Lodahl, T.M. ve Kejner, M. (1965). The definition and measurement of job
involvement. Journal of Applied Psychology, 49, 24-33.
Luborsky, M. (1994). The ientification and analysis of themes and Patterns, J.
Gubrıum, A. Sankar. (Eds.), Qualitative methods in aging research,
Thousand Oaks: CA, Sage.
Makin, A.M., Winder, C. (2008). A new conceptual framework to improve the
application of occupational health and safety management systems.
Safety Science, 46, 935-948.
Mamatoğlu, N. (2001). Kazaların azaltılmasında davranış temelli iş güvenliği
modelinin uygulanması. Doktora tezi, Anadolu Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü,
Mearns, K., Hope, L., Ford, M.T. ve Tetrick, L.E. (2010). Investment in
workforce health: Exploring the implications for workforce safety
climate and commitment. Accident Analysis and Prevention, 42,
1445-1454.
Mearns, K., Whitaker, S.M. ve Flin, R. (2003). Safety climate, safety
management practice and safety performance in offshore
environments. Safety Science, 41, 641–680.
Mıchael, J. H., Evans, D.D., Jansen, K.J. ve Haight, J.M. (2005).
Management commitment to safety as organizational support:
86
Relationships with non-safety outcomes in wood manufacturing
employees. Journal of Safety Research, 36, 171−179.
Morrow, P. C. (1993). The theory and measurement of work commitment, JAI
Press Inc., Greenwich, CT.
Morrow, P. C, ve Crum, M.R. (1998). The effects of perceived and objective
safety risk on employee outcomes. Journal of Vocational Behaviour,
53, 3-13.
Muniz, B.F., Peon, J.M. ve Ordas, C.J. (2007). Safety culture: Analysis of the
causal relationships between its key dimensions. Journal of Safety
Research, 38, 627-641.
Noble, M. (2000). Organizational mastery with integrated management
systems: Controlling the dragon (1. Baskı). Canada: WileyInterscience.
O'Connor, P., Buttrey, S.E., Odea, A. VE Kennedy, Q. (2011). Identifying and
addressing the limitations of safety climate surveys. Journal of Safety
Research, 42, 259-265.
Ofluoğlu, G. ve Sarıkaya, G. (2005). OHSAS 18001 ĠĢ sağlığı ve iĢ güvenliği
yönetim sistemi. Kamu-İş Dergisi, 8(3), 1-13.
Özaslan, B. Ö. (2011). İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi ve lojistik
sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde bir araştırma. Doktora tezi,
Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Özkılıç, Ö. (2005). İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri ve risk
değerlendirme metodojileri. Ankara: Ajans-Türk Basın ve Basım A.ġ.
Özgen, H. ve Yalçın, A. (2011). İnsan kaynakları yönetimi, stratejik bir
yaklaşım (1.Baskı). Adana: Nobel Yayınları.
Palassıs, J., Schulte, P.A. ve Geraci, C.L. (206). A new American
management systems:standards in occupational safety and health.
Journal of Chemical Health and Safety, 20-23.
Parker, D., Lawrie, M. ve Hudson, P. (2006). A framework for understanding
the development of safety culture. Safety Science, 44(6), 551-562.
Prussia, G., Prussia, E.,,Brown, K.A ve Wills, P.G. (20039. Mental models of
safety: Do managers and employees see eye to eye? Journal of
safety research, 34, 143-156.
Rabınowıtz, S. Ve Hall, D.P. (1977). Organizational research on job
ınvolvement. Psychological Bulletin, 84, 265-288.
Ragan, P.T. ve Carder, B. (1994). System theory and safety. Professional
Safety, 39(6), 22-27.
87
Redinger, C.F. ve Levine, S.P. (1998). Development and evaluation of the
michigan occupational health and safety management system
assessment ınstrument: A universal ohsms performance
measurement tool. American Industrial Hygiene Association Journal,
59(8), 572-581.
Reese, C, D, (2009). Occupational health and safety management: A
practical approach (2. Baskı). USA: CRC Press.
Reılly, B., Pad, P. ve Holl, P. (1995). Union safety committees and workplace
ınjuries. British Journal of Industrial Relations, 33(2), 275-288.
Robson, L.S.,Clarke, J.A., Cullen, K., Bielecky, A, Severin, C., Bigelow, P.L.
vd. (2007). The effectiveness of occupational health and safety
management system ınterventions: A systematic review. Safety
Science, 45, 329-353.
Sabuncuoğlu, Z ve Tüz, M. (2005). Örgütsel psikoloji. Bursa: Alfa Aktuel
Basım.
Saleh, S.D. ve Hosek, J. (1976). Job involvement: Concepts and
measurements. The Academy of Management Journal, 19(2), 213224.
Sadullah, Ö., Uyargil, C., Acar, A.C., Özçelik, O, Dündar, G., Atalay, D. vd.
(2013). İnsan kaynakları yönetimi (6. Baskı). Ġstanbul: Beta Yayınları.
Sanders, M ve Mccormick, S.,E. (1993). Human factors in engineering and
design. McGraw-Hill Inc., Seventh Edition, Singapore.
Seçer, B. (2012). ĠĢ sağlığı ve güvenliğinde psikolojik bir yaklaĢım: Atıf
Kuramı. “İş, Güç” Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi,
14(04), 29-46.
Sekaran, U (1992). Research methods for business: A skill building approach
(4th. Ed.). Von Hoffmann Press Inc.
Seo, D.C., Torabi, M.R., Blair, E.H. ve Elis, N.T. (2004). A cross-validation of
safety climate scale using confirmatory factor analytic approach.
Journal of Safety Research, 35, 427-445.
Shannon, H.S, Walters, V., Lewchuck, W., Richardson, J., Morgan, L.A.,
Haines, T. vd.(1996). Workplace organizational correlates of lost-time
accident rates in manufacturing. American Journal of Industrial
Medicine, 29(3), 258-268.
Sharmaa, S, Mukherjeeb, S., Kumarc, A. ve Dillon, W. (2005). A simulation
study to ınvestigate the use of cutoff values for assessing model fit in
covariance structure models. Journal of Business Research, 58,
935– 943.
88
Sılva, S., Lima, M.L. ve Baptista, C. (2004). OSCI: An organizational and
safety climate ınventory. Safety Science, 42, 205-220.
Simonds, R. H. ve Grimaldi, J. (1973). Safety management (12. Baskı).
Homewood, Ill.
Sol, V.M., Oh, J.H. (2008). The policy program improving occupational safety
in The Netherlands: An innovative view on occupational safety.
Safety Science, 46, 155-163.
Strauss, A.L.,ve Corbin, J.)(1990). Basic of qualitative research: Grounded
theory procedures and techniques. Newbury Park, CA: Sage.
Swartz, G. (2000). Safety culture and effective safety management (2.
Baskı). Chicago: National Safety Council.
Tanır, F. (2004). ĠĢ sağlığı ve güvenliği. İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi, 4(17),
19-26.
Tüzüner, V.L ve Özaslan, B. Ö. (2011). Hastanelerde iĢ sağlığı ve güvenliği
uygulamalarının değerlendirilmesine yönelik bir araĢtırma. İstanbul
Üniversitesi İşletme Fakültesi Dergisi, 40(2), 138-154.
Ünal, H.G., Yaman, K. ve Gök, A. (2008). Türkiye‟de tarımsal iĢ kazaları ve
meslek hastalıklarının maliyeti üzerine bir araĢtırma. Tarım Bilimleri
Dergisi, 14 (4), 428-435
Weiner, B. (1986). An attributional theory of motivation and emotion. New
York: Springer.
Vınodkumar, M.N ve Bhasi, M. (2010). Safety management practices and
safety behaviour: assessing the mediating role of safety knowledge
and motivation. Accident Analysis Preview, 42(6), 2082-2093.
Vroom, V. H. (1962). Ego-ınvolvement, job satisfaction and job performance.
Personal Psychology ,15, 159-177.
Wıegman, D.A., Zang, H., Von Thaden,, T.L. Sharmaz, G. ve Gibbons, A.M.
(2004). Safety culture: An integrative review. The International
Journal of Aviation Psychology, 14(2), 117-134.
Wılls, A.R, Watson, B.C. ve Biggs, H.C. (2006). Comparing safety cimate
factors as predictors of work-related driving behavior. Journal of
Safety Research, 37, 375-383.
Wıllıamson, A.M., Feyer, M., Cairns, D. ve Biancotti, D. The development of
a measure of safety climate:The role of safety perceptions and
attitudes. Safety Science, 25(1-3), 15-27.
Yıldırım,A. ve ġimĢek, H. (20069. Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma
Yöntemleri (5. Baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık.
89
Yule, S. (2003) Senior Management Influence on Safety in the UK and US
Energy Sectors, University of Aberdeen.
Yılmaz, F. (2009). ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinde Okul Eğitiminin Önemi: Modern
Örnekler IĢığında ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Lisans Eğitiminin Ülkemizde
Uygulanabilirliği. Kamu-İş Dergisi, 11, 1, 107-138.
Yücebilgiç, H. (2007). A proposed model of safety climate: Contributing
factors and consequences. Yüksek lisans tezi, Orta Doğu Teknik
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Zohar, D. (1980). Safety climate in ındustrial organizations: Theoretical and
applied ımplications. Journal of Applied Psychology 65, 96–102.
Zohar, D. (2003). The ınfluence of leadership and climate on occupational
health and safety. In: D.A., Hofmann, L.E. Tetrick, (Eds.), Health and
safety in organizations: A multilevel perspective (201–230). San
Francisco: Jossey-Bass Press.
ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Kanun No:6331, Kanun Kabul Tarihi:
20.06.2012, Resmi Gazete: 30.06.2012, Resmi Gazete Sayısı:
28339.
DĠSK. ĠĢçinin Sağlığından ĠĢin Sağlığına DönüĢümde ĠSG Kanunu. Genel-iş
Araştırma Dairesi.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Kanun No: 5510, Kanun
Kabul Tarihi: 31.05.2006, Resmi Gazete Tarihi: 16.06.2006, Resmi
Gazete Sayısı: 26200.
ILO, (2001).Guidelines on Occupational Safety and Health Management
Systems, ILO-OSH Geneva, 1-23.
SGK, 12 Mart 2014, http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/tr/kurumsal/istatistikler.
Mitchel, P. (1999). The Impact of Globalization on Health and Safety at Work,
www.wsws.org/articles/1999/jul1999/who-j23.shtml. EriĢim Tarihi:
15.05.2013.
90
EKLER
EK-A: Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ ÖLÇEĞĠ
EK-B: GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ ALGISI ÖLÇEĞĠ
EK-C: ĠġE BAĞLILIK ÖLÇEĞĠ
EK-D: MÜLAKAT FORMU
91
EK-A
Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ YÖNETĠM SĠSTEMĠ ANKETĠ
Değerli Katılımcı;
Bu anketin amacı; Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ‟ne yönelik bir araĢtırmaya
veri toplamaktır.

Sonuçlar, bilimsel çalıĢmada kullanılacağından ve toplu olarak
değerlendirileceğinden lütfen isim yazmayınız.

Sizlerden alınacak veriler doğrudan araĢtırmacı tarafından toplanacak
ve araĢtırmacı dıĢında kalan bireylerin verilere müdahil olması
engellenecektir.

Güvenilir sonuçlara ulaĢmak için samimiyetle, objektif ve ayrıntılı
cevaplamanız önem arz etmektedir.

Tamamen akademik amaçlı bu çalıĢmada toplanan veriler kiĢisel
olarak değil, gizlilik kurallarına uygun olarak topluca
değerlendirilecektir.

Ankete zaman ayırıp katılmanız çalıĢmamız açısından faydalı
olacaktır. Katılımınız için Ģimdiden çok teĢekkür eder, iyi çalıĢmalar
dileriz.
Bölüm I
ÇalıĢtığınız Bölüm:
Medeni durumunuz:
Eğitim durumunuz:
a. Evli
b. Bekar
YaĢınız:
Toplam
iĢ
deneyiminiz:
yıl
A-1
EK-A‟NIN DEVAMI
Tamamen
Doğru
4
Doğru
3
YanlıĢ
2
Tamamen
YanlıĢ
Bölüm 2: Lütfen aĢağıdaki ifadelere katılım
derecelerinizi, dörtlü ölçeğe göre belirtiniz. (Size en
uygun yanıtın yanındaki kutucuğu iĢaretleyiniz).
1
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
14. ĠĢletmede acil durum çıkıĢ kapıları mevcuttur.
1
2
3
4
15. ĠĢletmede riskin belirlenmesi ve değerlendirilmesi
konusunda çalıĢmalar yapılır.
16. Birimimde çalıĢanların hepsine ĠSG konusunda eĢit fırsat
sunulur.
17. Birimimde çalıĢanlara ĠSG konusunda eğitim ihtiyaç
analizleri uygulanmaktadır.
18. ĠĢletmeye gelen ziyaretçilerle ilgili ĠSG konusunda gerekli
uygulama ve önlemlere personel sahiptir.
19. ÇalıĢanlara iĢ tanımlarında ĠSG ile ilgili hususlarda
bilgilendirme sağlanır.
20.ĠĢletmede çalıĢan temin ederken ve seçerken ĠSG ile ilgili
kriterlerden yararlanılır.
21. ÇalıĢanlara oryantasyon kapsamında ĠSG konusunda
bilgilendirme yapılır.
22. ĠĢletmede makine ve teçhizat güvenliği konusunda eğitim
verilmektedir.
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1. Birimimizdeki çalıĢanlara gerekli kiĢisel koruyucu
ekipmanlar verilmektedir.
2. KiĢisel koruyucu ekipmanlar çalıĢanlar tarafından düzenli
olarak kullanılmaktadır.
3. ÇalıĢanlara ĠSG konusunda periyodik eğitimler
verilmektedir.
4. ĠĢyerindeki elektrik tesisatı nedeniyle iĢ kazaları
yaĢanmaktadır.
5. ĠĢ sağlığı ve güvenliğini korumak amacıyla makine, araçgereç ve teçhizata iliĢkin periyodik koruyucu bakımlar
yapılmaktadır.
6. KiĢisel koruyucular çalıĢanların sayısıyla orantılı olacak
Ģekilde iĢletmede bulunmaktadır.
7. ÇalıĢanların var olan kiĢisel koruyucuları kullanmaları
konusunda problem yaĢanmaktadır.
8. ÇalıĢanlar iĢ yerinde güvenli davranıĢlar
sergilemektedirler.
9. ĠĢletmede ses, ıĢık, ısı, havalandırma sistemleri ile ilgili
donanımlar standartlara göre yapılmıĢtır.
10. ĠĢletmede yüzey güvenliği ve kullanım uygunluğu
standartlara göredir.
11. ĠĢletmede iĢ istasyonu yerleĢim düzeni çalıĢmaya
uygundur.
12. ĠĢletmede ergonomik faktörlere iliĢkin sorunlar
yaĢanmaktadır.
13. ĠĢletmede ilkyardım konusunda düzenleme ve
uygulamalar yapılmaktadır.
A-2
EK-A‟NIN DEVAMI
23. ĠĢletmede kiĢisel koruyucu ekipmanlar konusunda eğitim
verilmektedir.
24. ĠĢletmede ağır makinelerin kullanılması, bakım ve
onarımı konusunda eğitim verilmektedir.
1
2
3
4
1
2
3
4
25. ĠĢletmede yangın konusunda gerekli eğitim verilmektedir.
1
2
3
4
26. ĠĢletmede deprem konusunda gerekli eğitim
verilmektedir.
27. ĠĢletmede ilk yardım konusunda gerekli eğitim
verilmektedir.
28. ĠSG uygulamaları konusunda dikkatli davranan
çalıĢanlara çeĢitli özendiriciler sunulur.
29. ĠSG uygulamaları konusunda dikkatli davranan
çalıĢanlara güçlendirme yoluyla onlara daha fazla yetki ve
sorumluluk yüklenir.
30. ĠSG eğitimleri çalıĢanların bu konuda olumlu yönde
davranıĢ değiĢikliği göstermesine neden olur.
31. ĠĢletmede iĢ sağlığı ve güvenliğinin korunması ve
geliĢtirilmesi sadece iĢyeri hekiminin görevidir.
32. ĠĢletmede çalıĢan sağlığı ile ilgili gerekli teftiĢler düzenli
olarak yapılır.
33. ĠĢletmede ĠSG konusundaki uygulamalara yönetim
tarafından gerekli önemin verilmesi, personel devrinde bir
azalmaya neden olur.
34. ÇalıĢanların yaĢadığı kaza sıklık oranları kiĢisel olarak
performansları değerlendirilirken dikkate alınır.
35. ĠĢletmede iĢ kazalarının düzeyi önemli bir değerlendirme
kriteridir.
36. ÇalıĢanların ĠSG uygulamaları konusundaki
algılamalarını ölçmeye yönelik bir değerlendirme
yapılmaktadır.
37. ÇalıĢanlar meydana gelen iĢ kazalarında iĢçi olarak
haklarını kanunlara uygun Ģekilde ararlar.
38. ÇalıĢanlar ĠSG konusundaki sorumluluklarını yerine
getirirler.
39. ĠĢletmede çalıĢan iĢ güvenliği uzmanı sorumluluğunu
yerine getirmektedir.
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
40. ĠĢletmede iĢ sağlığı ve güvenliği kurulu vardır.
1
2
3
4
41.ĠSG kurulunun ne iĢ yaptığı bilinmektedir.
1
2
3
4
42.ĠĢletmede ĠSG kurulu düzenli ve etkili Ģekilde faaliyet
göstermektedir.
1
2
3
4
43.Birimimiz ĠSG açısından gerekli denetime tabi tutulur.
1
2
3
4
44.ĠĢletmede ĠSG ile ilgili yönetmelik ve prosedürler
mevcuttur.
45. ĠĢletmede ĠSG Yönetim Sistemi belgesi olan OHSAS
18001 belgesi vardır.
46.ĠĢletmede ĠSG yönetmelik ve prosedürlerinde yasalara
uygun gerekli güncellemeler yapılır.
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
A-3
EK-A‟NIN DEVAMI
47.ĠĢletme ĠSG konusunda dıĢarıdan danıĢmanlık
hizmetinden yararlanmaktadır.
48.ĠĢletmede kaza oranlarının geçmiĢ yıllarla kıyaslaması
yapılmaktadır.
1
2
3
4
1
2
3
4
49.ĠĢletmede kayıp iĢgünü sayısı hesaplanır.
1
2
3
4
50.ĠĢletmede kaza sıklık oranı hesaplanır.
1
2
3
4
51.ĠĢletmede kaza ağırlık oranı hesaplanır.
1
2
3
4
52.ĠĢletmede meslek hastalıkları oranları hesaplanır.
1
2
3
4
53.Kaza oranı sektördeki en iyilerle kıyaslanır.
1
2
3
4
54.ĠĢletmede ĠSG faaliyetleri düzenli olarak raporlanır.
1
2
3
4
55.ĠĢletmede ĠSG politikaları doğrultusunda bir ĠSG yönetim
sistemi planlanır.
56.ĠSG ile ilgili politika, amaç ve hedefler düzenli ve açık
olarak oluĢturulur.
1
2
3
4
1
2
3
4
57.ĠĢletmede ĠSG ile ilgili standart ve uygulamalar mevcuttur
1
2
3
4
58.ÇalıĢanlar ĠSG ile ilgili kural ve uygulamalar hakkındaki
bilgilere kolayca ulaĢabilirler.
59.ĠĢletmede ĠSG yönetim sistemi periyodik olarak gözden
geçirilir.
60.ĠĢletmede ĠSG yönetim sistemine iliĢkin bir geri bildirim
söz konusu olur.
1
2
3
4
1
2
3
4
1
2
3
4
A-4
EK-B
GÜVENLĠK ĠKLĠMĠ ALGISI ÖLÇEĞĠ
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
8. ĠĢimde risk almaktan kaçınamam.
1
2
3
4
5
9. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda
sürekli iyileĢtirme süreci mevcuttur.
1
2
3
4
5
10. Kazalarla ilgili hiçbir husus göz ardı edilmez.
1
2
3
4
5
11. ÇalıĢma arkadaĢlarımın güvenliğini
gözetirim/güvenliğine dikkat ederim.
12. Toplantılar iĢ sağlığı ve güvenliği konularını
da içerir.
13. ĠĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili önemli
konularda yönetimi bilgilendiririm.
14. Fabrikamızda iĢ sağlığı ve güvenliği yüksek
öncelik taĢır.
15. Ne yaparsam yapayım kazaların
gerçekleĢmesini engelleyemem.
16. Güvenlik toplantılarının sonuçları hakkında
bilgilendiriliriz.
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliği konuları ile
ilgili etkili bir iletiĢim vardır.
2. ĠĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılması
gereken iĢler her zaman yerine getirilir.
3. ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunda özenli
çalıĢmam, baĢarımı olumlu yönde etkiler.
4. Fabrikada iĢlerin en kısa yoldan yapılması
önemlidir.
5. Fabrikada sadece herkes iĢ sağlığı ve
güvenliği ile ilgili hususlarda katılım gösterir.
6. ÇalıĢma prosedürlerindeki değiĢiklikler ve
bunların iĢ sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkisi
çalıĢanlara iletilir.
7. Yönetim, iĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili
sorunların ortaya çıkması durumunda kararlı
davranıĢlar sergiler.
17. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda
geliĢtirilmiĢ baĢarı standartları mevcuttur.
B-1
Kesinlikle
Katılıyorum
Katılıyorum
3
Ortadayım
2
Katılmıyorum
Bölüm I: Lütfen aĢağıdaki ifadelere katılım
derecelerinizi, beĢli ölçeğe göre belirtiniz. (Size
en uygun yanıtın yanındaki kutucuğu
iĢaretleyiniz).
Kesinlikle
Katılmıyorum
1
EK-B'NĠN DEVAMI
18. Birim yöneticileri etkin bir Ģekilde/faal olarak
iĢ sağlığı ve güvenliğine destek olurlar.
19. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda
verilen eğitimler yeterlidir.
20. Fabrikada oluĢabilecek riskler ve bunların
yaratacağı sonuçlar eğitimlerde anlatılır.
21. Fabrikada yönetim, iĢ sağlığı ve güvenliği ile
ilgili konulara büyük önem vermektedir.
22. Yönetim çalıĢanların iĢ sağlığı ve güvenliği
konusundaki endiĢelerini dinler.
23. ĠĢimi yaparken, güvenli Ģekilde çalıĢmam
Ģarttır.
24. Bana güvenli Ģekilde çalıĢmam için neler
yapmam gerektiği gösterilmiĢtir.
25. Fabrikada güvensiz davranıĢlar hoĢ
karĢılanmaz.
26. Yönetim, iĢ kazalarını önlemek için yeterince
çaba gösterir.
27. ÇalıĢanlar her zaman Fabrikanin iĢ sağlığı ve
güvenliği konusunda yüksek düzeye gelmesini
amaçlarlar.
28. Amirim, iĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevcut
konular ve sorunlar hakkında bana her zaman
bilgi verilir.
29. Birim yöneticileri sadece kazalardan sonra iĢ
sağlığı ve güvenliği ile ilgilenirler.
30. Her zaman kazaları ve olayları rapor ederiz.
31. Fabrikada yaĢanan kazalardan ders alınarak
iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda
ilerleme/geliĢme kaydedilir.
32. Eğer iĢ sağlığı ve güvenliği konusunda
sürekli endiĢelenirsem, bu durum iĢimi yapmamı
engeller.
33. Yöneticiler ve amirler iĢ sağlığı ve güvenliği
prosedürlerine uyulmadığı zaman endiĢelerini
dile getirirler.
34. Tüm çalıĢanlar iĢ sağlığı ve güvenliği
konusunda faaldir/etkin rol oynar.
35. Bizi meĢgul eden baĢka önceliklerimiz
olmadığı zaman, iĢ sağlığı ve güvenliğine önem
veririz.
36. Güvensiz davranıĢlar sergileyen çalıĢanlar
için yönetim tarafından gerekli disiplin önlemleri
alınır.
37. Yönetim, güvensiz uygulamalar konusunda
uyarıldığında, düzeltici önlemler her zaman alınır.
38. ÇalıĢtığım bölümü ilgilendiren diğer
bölümlerdeki iĢlerle ilgili olarak iĢ sağlığı ve
B-2
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
EK-B'NĠN DEVAMI
güvenliği konularında iletiĢim sağlanır.
39. Fabrikada, amirler/yöneticiler iĢ sağlığım ve
güvenliğim konusunda ilgilidirler.
40. ĠĢ sağlığı ve güvenliği hedefleri çalıĢanlar
tarafından tanımlanır.
41. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliğini geliĢtirmek
için her Ģeyi yaparım.
42. Fabrikada yönetim iĢ sağlığı ve güvenliği
problemlerini düzeltmekte hızlı davranır.
43. Fabrikada iĢ sağlığı ve güvenliği eğitimi
yüksek öncelik taĢır.
44. ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunda ben ve iĢ
arkadaĢlarım birbirimize yardım ederiz.
45. Yönetim kazalar gerçekleĢtikten sonra
harekete geçer.
46. Yönetim, iĢ sağlığı ve güvenliği konularında
öncülük/liderlik eder.
47. Fabrikanin iĢ sağlığı ve güvenliği
konusundaki baĢarısı geliĢmektedir/artmaktadır.
48. Amirim/hat yöneticim iĢ sağlığı ve güvenliği
ile ilgili bilgileri her zaman benimle paylaĢır.
49. ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusundaki hedefler,
yönetim tarafından düzenli olarak gözden
geçirilir.
B-3
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
EK-C
ĠġE BAĞLILIK ÖLÇEĞĠ
Değerli Katılımcı;
Tamamen akademik amaçlı bu çalıĢmada toplanan veriler kiĢisel olarak
değil, gizlilik kurallarına uygun olarak topluca değerlendirilecektir. Ankete
zaman ayırıp katılmanız çalıĢmamız açısından faydalı olacaktır. Katılımınız
için Ģimdiden çok teĢekkür eder, iyi çalıĢmalar dileriz.
Kesinlikle
Katılıyorum
5
Katılıyorum
4
Ortadayım
3
Katılmıyorum
2
Kesinlikle
Katılmıyorum
Bölüm I: Lütfen aĢağıdaki ifadelere katılım
derecelerinizi, beĢli ölçeğe göre belirtiniz. (Size
en uygun yanıtın yanındaki kutucuğu
iĢaretleyiniz).
1
1. Hayatımdaki en önemli olaylar iĢimden
kaynaklanır.
2. Bana göre iĢim kim olduğumun sadece küçük
bir göstergesidir.
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
3. KiĢisel olarak iĢime oldukça bağlıyım.
1
2
3
4
5
4. ĠĢim, yaĢamak, yemek yemek ve nefes almak
kadar vazgeçilmezdir.
5. Ġlgi alanlarımın çoğu iĢimin çevresinde
yoğunlaĢmıĢtır.
1
2
3
4
5
1
2
3
4
5
6. ĠĢime koparılması güç bağlarla bağlıyım.
1
2
3
4
5
7. Genellikle iĢime karĢı kendimi ilgisiz
hissederim.
1
2
3
4
5
8. KiĢisel yaĢam hedeflerimin çoğu iĢimle ilgilidir.
1
2
3
4
5
9. ĠĢimi varoluĢumun nedeni olarak görüyorum.
1
2
3
4
5
10. Zamanımın çoğunu iĢimde geçirmekten
hoĢlanırım.
1
2
3
4
5
Bu iĢyerinde daha önce hiç iĢ kazasına uğradınız mı?
(EVET / HAYIR)
Bu iĢyerinde daha önce hiç
ramak kala olay baĢınıza geldi
mi?
(EVET / HAYIR)
Değerli zamanınızı ayırdığınız için teĢekkür ederiz.
EK-D
Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ UYGULAMALARI VE RĠSK ETMENLERĠ
MÜLAKAT FORMU
Değerli katılımcı;
Yapacağımız bu mülakat ile bir üyesi olduğunuz bu kurumda iĢ sağlığı ve
güvenliği uygulamaları ve risk etmenlerine yönelik hususlar belirlenmeye
çalıĢılacaktır. Ne kadar doğru ve samimi bilgiler paylaĢırsanız, yapılacak olan
akademik çalıĢmaya o oranda yardımcı olacaksınız. Bu çalıĢmada sorulara
vereceğiniz cevapların doğru veya yanlıĢ sonuçları yoktur. Cevaplar
tamamen gizli tutulacak ve üçüncü Ģahıslarla bilgi paylaĢımı yapılmayacaktır.
Katılımcının görüĢlerini almadan önce kısa bir sohbet yapılacak. ĠĢ sağlığı ve
Güvenliği konusu kısaca açıklanacaktır.
Soru-1: Bakım merkezinde ĠSG ile ilgili hususların uygulanması ve kontrolü
hususunda eksiklikler olduğunu düĢünüyor musunuz?
Soru-2: Size göre, fabrikanızdaki is güvenliği seviyesini etkileyen en önemli faktör
nedir?
Soru-3: ĠĢ kazaları daha çok hangi sebeplerden kaynaklanmaktadır?
Soru-4: ĠĢ yaparken kullanılan araç, gereç yada malzemenin kullanıma uygun
olmamasından yada hatalı olmasından kaynaklanabilecek kaza riskleri var mıdır?
Soru-5: ÇalıĢma alanınızın ortamından (Havalandırma, sıcaklık, nem vs.)iĢ
yapmayı engelleyici yada kaza riski doğuran özelikleri var mıdır?
Soru-6: ÇalıĢanların kullandığı kiĢisel koruyucu ekipmanların (Maske, eldiven..)
yaptıkları iĢe uygun olmamasından kaynaklanan kaza riskleri var mıdır?
D-1
EK-D'NĠN DEVAMI
Soru-7: ĠĢe giriĢ muayenesi yapılıyor mu?
Soru-8: Biriminizdeki çalıĢanlarda meslek hastalığı Ģüphesi izlediniz mi?
1)Evet (Belirtiniz):…..
2)Hayır
Soru-9: ÇalıĢanları yaptıkları iĢle ilgili risklere ve kiĢisel korunma önlemlerine
yönelik eğitimler veriliyor mu? Açıklayınız.
Soru-10: ĠĢletmenizde ĠSG denetimleri kimler tarafından yapılıyor? Yeterli mi?
Soru-11: ĠĢ yerinde maruz kalınan risk etmenleri
Risk etmeni
Sağlığa Zararlı mı?
Önlem almak gerekli
mi?
Sıcaklık
Gürültü
Aydınlatma
Radyasyon
TitreĢim
Basınç
Toz
Metal tozu
Kimyasal madde
Gaz (kaynak dumanı)
Ağır metal buharı
Soru-12: .: ĠSG noksanlıklarının ve risk etmenlerinin sonuçları nelerdir?
D-2
Download

ANKARA ĠLĠ BAKIM MERKEZLERĠNDE Ġġ