Hazırlayan: Atanur AKAR
Phd in Developmental Psychology (ongoing)
Atanur AKAR
JEAN PİAGET
1896-1980
Yaşamı boyunca insanların çevreyi nasıl
kavradığıyla ilgilenmiştir.
 Deneysel bir epistemologtur.
 Bilişsel gelişimin bir dizi evreden oluştuğunu
ortaya koymuştur.

Atanur AKAR
PİAGET HAKKINDA

Çocuk psikolojisi üzerine 40’tan fazla kitabı yüzden
fazla makale yada kitap bölümü bulunmaktadır.
Atanur AKAR

‘Ve ayrıca bunu karakterimin belli bir eğilimine de
borçluyum. Temelde sadece çalışmanın
rahatlatabildiği kaygılı bir insanım. Sosyal olduğum,
öğretmek yada her türlü toplantıya katılmaktan
hoşlandığım doğru ancak yalnızlık ve doğayla ilişki
kurmak için zorlayıcı bir ihtiyaç duyuyorum.’
PİAGET’NİN YAKLAŞIMININ BAZI
ÖĞELERİ
BİYOLOJİK ÖĞELER
Deniz kabuklarına ve kuşlara ilgi duymuştur.
Piaget’ ye göre yumuşakçalar hem kendilerini
çevreye uydururlar hem de biyolojik yapılarının
izin verdiği ölçüde aktif bir biçimde özümserler.
Piaget’ e göre bu ilkeler insan düşüncesi içinde
geçerlidir.

Atanur AKAR
Tıpkı insan ve insan olmayan organizmaların
çevereye uyum sağladıkları gibi düşünce de
çevreye fiziksel olarak uyum sağlar.
 Piaget, biyolojiden başka bir kavram ödünç
alarak bilişsel büyümenin embriyolojik
büyümeye benzediğini ileri sürmüştür.
 Piaget (1970) yılında bazen bilişsel gelişimden
‘zihinsel embriyoloji’ olarak söz etmiştir.

Atanur AKAR
YAPISALCILIK
Yapısalcılar çalıştıkları şeyin örgütsel
özelliklerine bakmaktadırlar.
 Piaget çok çeşitli zihinsel süreçlerin temelinde
küçük bir grup zihinsel işlemin(zihinsel eylemler
yattığını belirtmektedir.
 Bu nedenle görünür çeşitlerin arkasında bir yapı
bulunmaktadır.

Atanur AKAR
Yapısalcılar parçaların bir bütün olarak nasıl
örgütlendiklerine bakarlar.
 Örneğin küçük bir çocuğun düşüncesi ile büyük
bir çocuğun düşüncesi benzer özelliklere sahiptir,
ancak bu öğeler örgütlü düşünce bütünleri
oluşturmak üzere farklı biçimde bir araya
gelmiştir.

Atanur AKAR
Piaget Bilişsel Gelişim Kuramı
 Piaget, bilişsel gelişimi, dünyayı öğrenme yolunda bir
denge- dengesizlik ve yeni bir denge süreci olarak
tanımlar. Diğer bir deyişle, alt düzeydeki bir dengeden,
üst düzeydeki bir dengeye geçiştir. Dengesizlik,
öğrenmeyi doğurur. Öğrenilen yeni bilgiler önce
dengesizlik doğurur, sonra dengeye kavuşurlar. Bu
dengelenme sürecinin gerçekleşebilmesi, karşılaşılan
yeni obje, durum ve varlıklara uyum sağlamayı
gerektirir. Piaget’e göre zekânın uyum sağlama ve
örgütleme olmak üzere iki temel işlevi vardır. Uyum
sağlama işlevi, özümleme (nesnel gerçeğin
içselleştirilmesi) ve uyma (nesnel gerçeğe göre zihni
uyarlama) süreçleri şeklinde gerçekleşir.

Atanur AKAR
KURAMIN TEMEL KAVRAMLARI
1.ŞEMA KAVRAMI
Piaget bir bebeğin zihinsel yapılarını şema,
(schema) olarak adlandırır.
 Şema örgütlü bir davranış örüntüsüdür, çevreyle
etkileşimi yansıtır. Bir eylemde tekrarlanabilir
ve genellenebilir herşeydir.
 Örneğin emme şeması çocuğun çeşitli nesneleri
ağzına sokarak emme biçimini tanımlar. Şemalar
ayrıştıkça çocuk nesneleri ‘emilebilir ve
emilemez olarak’ olarak sınıflayabilir.

Atanur AKAR
2.Bilişsel Örgütleme
Atanur AKAR
Bir bütün oluşturmak üzere parçaları bir araya getiren
düşünce eğilimidir. Çocuk büyüdükçe örgütlenme daha
tutarlı hale gelir. Örgütleme, gerçekliğin
anlamlandırılması amacıyla bilgilerin birleştirildiği
karmaşık bir işlemdir. Örgütleme karşılaşılan kavram
ve olayların birbirleriyle tutarlı bütünler haline
getirilmesidir. Örgütleme, sayesinde sistemik bir düzen
korunur.
3.BILIŞSEL UYUM SAĞLAMA
Organizma ve çevre arasındaki etkileşimle
ilgilidir. Piaget bütün organizmaların doğuştan
bir çevreye uyum sağlama eğilimi olduğunu ileri
sürmektedir.
 Uyum sağlama iki süreci kapsar;
3.1.Özümleme
3.2.Uyma

Atanur AKAR
3.1.ÖZÜMLEME

‘Olayları olduğu gibi değil, olduğumuz gibi
görürüz’ (Anais Nin)
Atanur AKAR

Gerçekliği kişinin halihazırdaki zihinsel
yapılarına uydurma sürecidir.
3.2.UYMA
Uyma halihazırdaki bilişsel yapıların belirli
nesne yada olayı tatmin edici bir biçimde
yorumlayamaması nedeniyle gerçekleşir.
 Eğer gerçeklik mevcut anlayış düzeyinden çok
farklıysa çocuk aradaki fark kapatılamaz. Bu
yüzden gelişim ister istemez küçük adımlarla
ilerler.(Mıknatıs örneği)

Atanur AKAR
4.BILIŞSEL DENGELENME
Piaget dengelenme modelini fizik ve biyolojiden
almıştır.Her organizma çevre ve kendi arasında
dengelenim oluşturmaya çalışır.Özümleme ve
uyma dengeli bir biçimde olduğunda hiçbiri
baskın olmadığında dengelenme başarılmış
olur.Dengelenim dinamiktir.
 Çocuklar nesnelerin mevcut bilişsel yapılarına
uymadığında geçici bir dengesizlik
yaşar.Özümleme ve uyma süreci gerçekleşip
çelişkiler giderildiğinde dengelenim tekrar
kazanılıri

Atanur AKAR
Çocuk her yeni döneme görece bir dengesizlik
durumunda girer, çünkü yeni bilişsel örgütlenme
oluşma sürecindedir. Bu nedenle eksik ve
istikrarsızdır. Dönemin sonlarına doğru
dengelenim durumuna erişir.
 Bütün bilişsel gelişim süreci çocuğun giderek
daha iyi dengelenim biçimlerine doğru ilerlediği
bir dengelenme süreci olarak görülebilir.

Atanur AKAR
Çocuk her yeni döneme görece bir dengesizlik
durumunda girer, çünkü yeni bilişsel örgütlenme
oluşma sürecindedir. Bu nedenle eksik ve
istikrarsızdır. Dönemin sonlarına doğru
dengelenim durumuna erişir.
 Bütün bilişsel gelişim süreci çocuğun giderek
daha iyi dengelenim biçimlerine doğru ilerlediği
bir dengelenme süreci olarak görülebilir.

Atanur AKAR
Piaget’ nin dört- etken formülü:
 Gelişim=Fiziksel olgunlaşma +Fizikel çevreyle
deneyim+ Sosyal Deneyim+ Dengelenme
Fiziksel olgunlaşma bilişsel sistemler için yeni olanaklara
imkan verir.
Fiziksel çevreyle deneyim nesnelerin kendisinden çok
nesneler üzerinde ki kendi eylemleri çağrıştırmaktadır.
Sosyal deneyim; kültürel ve eğitimsel çevrenin etkisine
karşılık gelmektedir.Örneğin diğer insanlar bilgiyi ya
doğrudan ya da kitap, televizyon gibi yöntemlerle
aktarırlar.Bu yolla çocuk diğerlerinin deneyiminden
yararlanır.(Miller, 2012)

Atanur AKAR
EVRE YAKLAŞIMI
Piaget’e göre gelişim bir dizi evreden geçerek
gerçekleşir..
 Evre, çocuğun çeşitli durumlarda ki düşünce ve
davranışlarının altında yatan zihinsel yapıyı yansıttığı
dönem olarak adlandırılır.
 Evre kuramcıları gelişimde süreksizliği savunan
düşünürlerdir. Onlara göre gelişimde ki değişiklikler
yavaşça ilerleyen bir eğri doğrultusunda gerçekleşmez.
Zaman zaman sıçramalar bireyi bir adım öne götürerek
farklılaşmasını sağlar. (Akt. Çelen, 2011)

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Çelen’ in Elkind’ den aktardığına göre; evreler
bireysel farklılıklar nedeniyle uzun yada kısa
olabilir. Her evreyi başlatan ve sonlandıran bazı
özellikler vardır. Evrelerin başlama ve bitiş
yaşlarından söz etmemiştir. Yine de günümüzde
teknolojinin hızla ilerlemesi ve hızlı sosyal
değişiklikler sonucu Piaget’nin dönemine göre
evrelerin süresi kısalmıştır. (Akt. Çelen, 2011)
EVRE YAKLAŞIMININ ÖZELLIKLERI
Atanur AKAR
1. Evre dengelenim halinde yapılandırılmış bir
bütündür.
Piaget evreyi parçaları örgütleyen bileşik bir
bütün olarak ele alır. Her evre çocukla çevre
arasında farklı türden bir iletişime imkan tanır ve
farklı bir dünya görüşü oluşturur.Evreler arasında
ki geçiş nicel ( derece, miktar hız yada etkilik)
değişimden çok nitel bir değişimi (tip yada türde
değişimi) vurgular.

Atanur AKAR
Örneğin çocuk bebeklikte eylemlere dayalı
yapılardan okul öncesi dönemlerde zihinsel
temsillere dayalı yapılara geçerken nitel bir
değişim vardır. Her bir gelişim dönemi sonunda
bilişsel yapılar bir denge ve dengelenim
durumundadır.
Atanur AKAR
2.Her bir evre ötekinden türer, o evreyi içine alıp
dönüştürür ve bir sonraki evre için hazırlar. Önceki
evredeki beceriler var olmaya devam etse de
örgütlenmedeki konumu veya yerleri değişir. Örneğin
bebeklikte topu yuvarlayan çocuk ilkokul döneminde
belli bir amaç için topu yuvarlar.
3. Evreler belirli bir sıra izler.
Hiçbir evre atlanamaz.
4.Evreler evrenseldir.
Atanur AKAR
Özetle evreler bir önceki evreden ortaya çıkarak evreyi
dönüştür, değişmez evrensel bir sıra izler ve dengesiz bir
geçiş döneminden dengeli bir final dönemine ilerler.
GELIŞIM DÖNEMLERI
Atanur AKAR
1.Duyu- hareket dönemi (Kabaca doğumdan 2 yaşa
kadar)
2.İşlemöncesi dönem (Kabaca 2-7 yaş arası)
3.Somut işlemler dönemi(Kabaca 7-11 yaş arası)
4.Formel İşlemler Dönemi (Kabaca 11-15 yaşları)
*Not: Çocukların evrelerden geçiş yaşları kısmen
farklı olduğu için her evre ve varılan yaşlar
tahminidir.
1.DUYU-HAREKET DÖNEMI
Kabaca doğumdan iki yaşa kadar olan süreyi
betimler.
 Bebek duyusal deneyimleriyle fiziksel
hareketlerini birleştirerek dünya hakkında bir
anlayış geliştirir. Doğumda var olan refleksler ve
dürtüsel hareketlerden dönemin sonuna doğru
beliren sembolik düşünceye doğru ilerler.
 Bebekler algılarını fiziksel hareketlerle
örgütlemekte ve eşgüdümlemektedir.

Atanur AKAR
DUYU-HAREKET EVRESININ ALT
EVRELERI
Atanur AKAR
1.1 Basit Refleksler:
Doğumdan sonra ilk aya karşılık gelir. Bu alt
evrede, algılama ve eylem temelde aranma ve
emme gibi reflekslerle eşgüdümlenmektedir. Kısa
bir süre sonra bebekler refleks için gerekli olan
alışılmış uyaranlar olmadığında reflekslere
benzeyen davranışlar sergilemektedir. Örneğin bir
bebek, meme ucunu yada biberonu yalnızca
doğrudan ağzına yerleştirildiğinde yada dudağına
dokundurulduğunda emecektir. Fakat daha sonra
bebek meme yada biberon yakınlarda olduğunda
da emebilmektedir.
1.2. İLK ALIŞKANLIKLAR VE BIRINCIL DÖNGÜSEL
TEPKILER:
Atanur AKAR
1. ve 4. aylar arasında gelişen alt evredir. Bu alt
evrede bebek, duyularını ve iki tür şemayı
eşgüdümlemektedir. Alışkanlık ve birincil döngüsel
tepkiler. Alışkanlık onu açığa çıkaran uyarandan
bağımsızdır ve reflekse dayanır.Örneğin bu
evredeki bebekler dudaklarına biberon
konduğunda yada biberon gördüklerinde
emerler.İkinci alt evrede bebekler biberon
olmadığında da emerler.Birincil döngüsel tepki
tekarlayan bir eylemdir
BIRINCIL DÖNGÜSEL TEPKILER
İlk başta rastlantısal olarak meydana gelmiş bir
olayı tekrar gerçekleştirme temasına dayanan bir
şemadır.
 Örneğin bir bebeğin parmaklarını ağzının
yanında kazara emdiğini düşünün. Daha sonra
bebek tekrar emmek için parmaklarını arar,
fakat bebek görsel ve elle yapılan eylemleri
eşgüdümleyemediğinden parmaklarını
eşgüdümlü hareket ettiremez. Alışkanlıklar ve
döngüsel tepkiler basmakalıptır. Yani bebek her
defasında aynı şekilde tekrarlamaktadır. Bu
evrede bebeğin kendi bedeni asıl ilgi
alanıdır.Çevresel olaylara karşı dışadönük ilgisi
yoktur.

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Piaget kendi çocuklarında bir çok döngüsel tepki
gözlemlemiştir. Tırnaklama tepkisi gibi.
Başparmağını emmede birincil döngüsel tepkidir.
Doğuştan vardır fakat bu dönemde sistematize
olur.
1.3. İKINCIL DÖNGÜSEL TEPKILER

Atanur AKAR
4 ve 8. aylar arası gelişir. Bebek kendiyle olan
meşguliyetinin ötesine geçerek daha çok nesne
yönelimli olmaktadır. Şemalar kasıtlı yada amaca
dönük değildir fakat sonuçları nedeniyle
tekrarlanmaktadır. Bebek tesadüf eseri bir çıngırak
salladıktan sonra bundan etkilendiği için eylemi
tekrarlayabilir. Bebekler, bebek konuşmasını yada
yetişkinlerin mırıldanmasını ve birkaç jest( el kol
hareketi) gibi basit eylemleri de taklit etmektedirler.
1.4. İKINCIL DÖNGÜSEL TEPKILERIN
EŞGÜDÜMLENMESI:
8 ve 12. aylar arası gelişen alt evredir. Bu alt evreye
geçmek için bebekler görme ve dokunmayı, el ve gözü
eşgüdümlemelidir. Eylemler daha çok dışa dönüktür.
Bu
evredeki
belirgin
değişim
şemaların
eşgüdümlenmesi ve niyetliliktir. Aynı anda bir
nesneye bakabilmekte ve onu tutabilmektedirler.
Çıngırak gibi bir oyuncağı görsel olarak dikkatli bir
şekilde gözden geçirmekte ve dokunsal olarak
inceleyerek elleyebilmektedir. Niyetlilik açığa çıkar.
Bebekler ulaşmak istediği bir oyuncağı getirebilmek
için bir çubuğu hareket ettirmektedir. 11 aylık
Jacqueline önüne top koyup tekmelemektedir.
Atanur AKAR

1.5. ÜÇÜNCÜL DÖNGÜSEL TEPKILER

Atanur AKAR
12 ve 18. aylar arası gelişen alt evredir.
Nesnelerin bir çok özelliği ve nesnelere
yapabilecekleri birçok şey ile bebeklerin kafası
karışmaktadır.Bir bloğu düşürebilir fırlatabilir,
bir başka nesneye vurabilir. Bebek artık bilim
adamıdır. Yeni şeyler yaparak ve sonuçlarını
araştırarak yeni olasılıkları keşfeder. Örneğin
Laurent kutuyu farklı biçimlerde yere
atmaktadır.
1.6. ŞEMALARIN İÇSELLEŞTIRILMESI

Atanur AKAR
18 ve 24. aylar arasında gelişir. Bebekler basit
sembolleri kullanma becerisi geliştirmektedirler.
Piaget’ ye göre bir sembol bir olayı temsil eden
içselleştirilmiş algısal imge yada sözcüklerdir.
Basit semboller bebeğe somut olaylara ilişkin
onlarla doğrudan bir eylemde bulunmadan yada
onları algılamadan düşünmesine olanak verir.
Piaget’ nin küçük kızı açılan ve kapanan bir
nesne görmüştür. Daha sonra ağzını açıp
kapatarak olayı taklit etmiştir. Bu onun olay
imgesinin açık bir ifadesi olmuştur
*DUYU HAREKET EVRESININ KAVRAMLARI
Nesne Sürekliliği: Nenelerin görülmedikleri,
duyulmadıkları ya da dokunulmadıkları zaman
bile var olmaya devam ettikleri anlayışıdır.
 1. ve 2. evrede nesne kaybolursa aranmaz.
 3. evrede kısmen aranır. Nesne ortaya çıkmazsa
bebek pes eder.
 4. evre de nesneyi aramak için gerekli becerileri
sahiptir. Fakat nesneyi daha önceki aradıkları
yerde aramakta ısrar ederler.Dönemin sonuna
doğru nesne artık nesne uygun yerlerde
aranmaya başlanır.

Atanur AKAR
DUYU HAREKET DÖNEMININ
DEĞERLENDIRILMESI

Atanur AKAR
Piaget bebeklerin algısal izlenimleri ile motor
etkinliklerini eşgüdümlemelerinin asıl
görevlerinin olduğu görüşüyle bebeklere yeni bir
bakış açısı başlatmıştır. Ancak bebeklerin bilişsel
dünyası Piaget’nin resmettiği kadar düzgün
paketlenmemiştir ve Piaget’ nin değişimin
nedenlerine ilişkin açıklamalarından bazıları
tartışmalıdır. Yeni araştırmaların çoğu Piaget’
nin duyu-motor gelişimi görüşü üzerinde
değişiklik yapılması gerektiğini ileri
sürmektedir.(Aslin,2010; Spelke ve Kinzler ,
2009)
A DEĞIL B HATASI

Atanur AKAR
Piaget’ nin bir evreden diğerine geçmekte bazı
süreçlerin çok önemli olduğu iddiasına ilişkin eleştiriler
olmuştur. Örneğin Piaget’ nin kuramına ‘İkincil
Duygusal Tepkilerin Eşgüdümlenmesi ’ olan 4. alt
evreye geçişte bebeğin nesneyi yeni bir yerde aramak
yerine saklanan nesneyi bilindik bir yerde arama
eğilimi olduğudur. Oyuncak iki kez saklanırsa, ilk
olarak A yerinde, daha sonra B yerinde aramaktadırlar;
8-12 aylık bebekler ilk olarak doğru olanı yaparak A
yerinde aramaktadırlar. Ancak oyuncak B yerine
saklandığında onu A yerinde arama hatasını
yapmaktadırlar. Buna A değil B hatası yada AB hatası
denir.(Santrock,2012)

Atanur AKAR
Araştırmacılar A değil B hatasının sürekli ortaya
çıkmadığının sürekli ortaya çıkmadığını
bulmuşlardır. Kanıtlar A değil B hatasının
nesneyi B’ de saklama ve bebeğin onu bulma
çabasında ki gecikmeye duyarlı olduğunu
göstermektedir. Bundan dolayı A değil B hatası
bir başarısızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Bir
başka açıklama, bebeklerin daha önceki motor
davranışlarını tekrarlama eğiliminde
olduğudur.(Clearfield ve diğerleri, 2006)
ALGISAL GELIŞIM VE BEKLENTILER

Atanur AKAR
Spelke küçük bebeklerin yordanabilir olaylar
yaşadıkça dünyayı yorumladıkları sonucuna
varmaktadır. 3,5 aylık bebeklerde çok yönlü algı
varlığının görme ve duyma gibi ikiden fazla
algısal yöntemle bilgiyi eşgüdümleme becerisinin
Piaget’nin yordadığından çok daha erken yaşta
ortaya çıktığını gösteren çalışmalar vardır.
(Akt:Santrock,2012)
2.İŞLEM ÖNCESI DÖNEM
Yaklaşık olarak 2-7 yaş arasını kapsar.
 Bu dönemde çocuklar nesne ve olayları temsil
etmek için semboller i( zihinsel imgesel,
sözcükler, jestler) benimserler. Bu sembolleri
giderek daha örgütlü ve mantıklı bir biçimde
kullanırlar. (Miller, 2008)

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Bu dönemde çocuklar dünyayı anlamanın ötesine
geçer, dünyayı kelimelerle, imgelerle, çizimlerle
temsil eder.Ancak Piaget’ ye göre, çocuklar onun
işlem dediği yetenekten yoksundur. İşlemler,
çocukların daha önce fiziksel olarak
yaptıklıklarını zihinsel olarak yapmalarına
imkan veren içselleştirilmiş zihinsel eylemlerdir.
(Santrock, 2014)

İşlem öncesi dönemin başlıca özellikleri;
Atanur AKAR
2.1. Benmerkezcilik
2.2. Düşünce Katılığı
2.3. Yarı mantıksal düşünce
2.4. Sınırlı sosyal biliş
2.1 BENMERKEZCILIK
Benmerkezcilik bencillik yada kibir anlamına
gelmemektedir. Benmerkezcilik;
- Ben ve dünyanın tam ayrışmamış olması,
-Dünyayı bene dayalı olarak algılama, anlama ve
yorumlama olarak değerlendirilmektedir.
Bunun sonucu olarakta bu dönemdeki çocuklar diğer
insanların anlamsal ve kavramsal bakış açılarını
kavrayamamaktadır.

Atanur AKAR
Benmerkezcilik çocukların diğer insanların
rollerine bürünmesini zorlaştırmaktadır.
 Örneğin bu dönemdeki çocuklar aynı manzaraya
kendisinden farklı yerden bakan birinin farklı bir
bakış açısı olacağını farketmezler. (Miller, 2012)
 Piaget çocuğun karşısındakini etkilemeye veya
ona bir şey söylemeye ilişkin herhangi bir farkı
yoktur. Herkesin oturup kimsenin dinlemediği
bir tür oturma odası sohbetinden farkı
yoktur.(Piaget,

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Benmerkezci konuşma çocukların oyun
gruplarında mevcuttur. Bir sohbetten çok
kollektif bir monolog olarak değerlendirmiştir.
ELEŞTIRILER

Atanur AKAR
Yakın dönemde çocukların zihin kuramı üzerine
yapılan araştırmalar çocukların 4-5 yaşından
itibaren diğer insanların bakış açılarını
anlamada Piaget’ nin düşündüğünden daha fazla
bilgi sahibi olduğuna işaret etmektedir.( Flavell
ve Miller; 1998)

Atanur AKAR
Vygotsky’nin çocukta dil ve düşünce teorisinin
yapıtaşlarından biri, Piaget’e eleştirilerinin çıkış noktası
olan çocuk benmerkezciliğidir. Vygotsky, benmerkezci
konuşmaya neyin sebep olduğunu ve hangi faktörlerin
belirleyici olduğunu anlamak için, Piaget’in deneylerinde
kullandığına benzer bir aktivite düzenleyerek aynı
sonuçları elde edip edemeyeceğini görmek istemiş ve
öncesinde şöyle bir hipotez geliştirmiştir: Çocuk
büyüdükçe benmerkezci konuşmanın miktarının
artmaktadır. Eğer Piaget’in kastettiği gibi biyolojik
temelli ve zihinsel süreçlerin gelişimiyle beraber aşılan
bir aşama var ise; 3 yaşta en fazla, 6 yaşta en az olması
beklenirdi. Yani çocuğun dil ve düşüncedeki muazzam
gelişimi göz önüne alındığında olması gereken, 3 yaştan
7 yaşa doğru benmerkezci konuşmanın giderek
azalmasıdır. Oysa 6 yaşta benmerkezci konuşmanın hem
kalitesi değişerek karmaşıklaşmış hem de frekansı
artmıştır. (Erdener, 2009)
2.2. DÜŞÜNCE KATILIĞI
Piaget işlem öncesi düşüncesini donuk olarak
değerlendirir.
 Buna örnek olarak bir olayın tek bir yönüne
dikkat ederken diğer boyutlarını gözardı etme
eğilimidir.(Örneğin korunum deneyinde
işlemöncesi çocuklar sadece sıvının yükseklğine
odaklanmaktadır.

Atanur AKAR
İşlemöncesi dönemde çocuk düşüncesinin diğer
özellikleri;
 Düşünce katılığının en açık örneklerinden bir
tanesi tersine çevrilemez oluşudur. Örneğin
başka bir kaba dökülen sıvıyı zihinsel olarak ilk
kaba tekrar dökemezler.(Rice, 1990)
 Bazı araştırmalara göre sayılarla ilgili korunum
3 yaş civarı gelişir.(Byrnes, 2009)

Atanur AKAR
2.3. YARI MANTIKSAL AKIL YÜRÜTME
Düşünceler mantıksal bir ilişkiye değil daha
gevşek bir biçimde birbirine bağlıdır.
«Güneş nasıl oldu?- Yaşam başladığında oldu. –Her
zaman bir güneş var mıydı? –Hayır.-Nasıl başladı?
Çünkü yaşamın başladığını biliyordu…»
(Piaget, 1926)

Atanur AKAR
2.4. SINIRLI SOSYAL BILIŞ

Atanur AKAR
İşlem öncesi dönemde çocuklar; bir edimin
yanlışlığını, ne kadar zarar verildiği ve edimin
cezalandırılıp cezalandırılmayacağını dışsal
değişkenlere bakarak yargılar. Niyetler gibi içsel
değişkenler gözardı edilir. Örneğin mutfaktan
kurabiye çalmaya çalışan iki çocuktan biri bir
bardak diğeri on beş bardak kırdıysa on beş
bardak kıran çocuk daha suçlu olarak
görülür.(Miller, 2012)
2.5. İŞLEM ÖNCESI DÖNEMDE ÇOCUK
DÜŞÜNCESININ DIĞER ÖZELLIKLERI
Canlandırmacılık (Animzim) :Cansız varlıkların
canlı varlıklar gibi olacağına olan inançtır.
 Korunum (Conservation) :Bir nesnenin yerini ve
görünümünü değiştirmek, çocuğun bilgisi
dahilinde olsa bile o nesnenin temel özelliklerini
kavramaktır. Odaklanmanın bir sonucu olarak
bu dönemde korunum gelişmez.
Bazı çalışmalar korunumun boyutlarıyla ilgili
çocukların birbirinden farklı performans
gösterdiklerini ifade etmektedir. Örneğin bir çocuk
hacim korunumunu kavrayabilirken sayılarla ilgili
korunumu kazanamayacağı ifade edilmiştir.

Atanur AKAR
Yanlış Bağdaştırma (Syncretism) :Birbiriyle her
zaman ilişkili olmayan durumlar arasında bağ
kurmaktır. Örneğin en son hastaneye gittiğinde
eve bir bebekle dönen annenin bir daha ki
seferde de hastaneye gittiği zaman eve bir
bebekle döneceğini bekleme gibi.( Rice; 1990)
 Canlı cansız ayrımı (Living Kinds)

Atanur AKAR
3.SOMUT GELIŞIM DÖNEMI
Yaklaşık olarak 7-11 yaş arasını kapsamaktadır.
 Bu dönemde çocuklar somut işlemler
gerçekleştirebilir veya muhakeme belli veya
somut örneklere uygulanabilir.
 Somut işlem dönemine ulaşmış bir çocuk
nesneleri gruplara ve alt gruplara ayırt edebilir.
 Niceliksel özelliklerine göre sıralayabilirler.

Atanur AKAR
Bu dönemde çocuklar somut düzeyde işlem
yaparlar . İşlem içselleştirilmiş zihinsel
eylemlerdir.
 Korunum kavramını kazanan çocuklar mantıklı
açıklamalar yapabilirler. (Örneğin hiç su ilave
etmedin) Korunum fiziksel dünyaya bir istikrar
sağlar. Piaget çocukların özellikle geri
çevrilebilirlik kavramına sahip olmadan
korunumu kazanamayacağını belirtmiştir.
(Miller, 2012)

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Somut işlem döneminde ki çocuklar nesneleri
hiyerarşik olarak sınıflayabilir ve sınıflama
ilişkisini kavrayabilir. Bu dönemde nesneleri
sıralayabilir. Farklı nesnelerin büyüklük yada
alfabetik sıraya göre gruplanabileceğini
öğrenirler. (İnanç ve ark., 2005)

Atanur AKAR
Piaget’ nin bu noktaya kadar olan evrelerine ilişkin
olarak özetle , çocuklar eylem şemalarına dayanan
dünya anlayışından temsillere, içselleştirilmiş örgütlü
işlemlere dayalı bir dünya anlayaşına giderler.
Düşünce odaklaşmış, sabit ve tersine çevrilemez
olmaktan çıkıp odaktan uzaklaşmış, dinamik ve geri
çevrilebilir hale gelmiştir. Dünyanın belli yasalara
dayanan doğasının ilk kez çocuk düşüncesinin
mantıksal sistemine yansıtıldığı görülmektedir.
Düşünce çevreyle denge içerisindedir. Ancak somut
işlemler halen somuttur. Çocuk ne olabileceğinden çok
ne olduğuyla ilgilenir.(Miller, 2012)
4.FORMEL İŞLEMLER DÖNEMI

Atanur AKAR
Soyut düşünebilme özelliğini kazananlar ise,
gerçeğe değil olasılıklara, verilenlere değil
seçeneklere; tanımlara değil varsayımlara; ‘Bu
nedir?’ eğer böyle olursa önemlidir. Gerçeğin
ötesine geçip ideali keşfetmeye çalışırlar.
Parçalardan bütüne ulaşıldığı gibi bütünden de
parçaya ulaşılabilir. Onlar için şimdi değil
gelecek önemlidir. Varsayımsal tümdengelimsel
(Hipotetik-dedüktif)akıl yürütmeye sahiptirler.
(Çelen, 2011)

Atanur AKAR
Formel işlemler döneminde zihinsel işlemler bir
adım ileri götürülür.Düşünce mantıksal, soyut,
ve varsayımsal hale gelir.Formel işlem düşüncesi
çoğu zaman bilimsel yöntem olarak
adlandırdığımız düşünce tipini temsil eder.
Çocuklar halihazırda ya da olası bir olay
hakkında hipotez oluşturur ve bu hipotezin
doğruluğunu test eder. (Piaget’ nin sarkaç prbç)
(Miller, 2012)


Atanur AKAR

Piaget’ ye göre formel işlemin gelişmesi için doğrudan
eğitime ihtiyaç yoktur. Einstein’ in belirttiği gibi:
‘Bilimin bütünü günlük düşünüşün inceltilmiş
şeklinden başka şey değildir.’
Her ne kadar kültürel sınırlılıkların soyut düşünceyi
etkilediği düşünülse de çok erken ortamlarda bile
bağlama uygunolasılıklardan söz edilebilir. Örneğin
ekin ekme sırasında ilkel alışkanlıklara dayalı
varsayımlara rastlanmaktadır. ‘Eğer yağmur
yağarsa…’ Eğer tarladan ekini erken kaldırırsam
şöyle olur’…(Çelen, 2011)
Piaget ergelik döenminde ki benmerkezcilik üzerinde
de durmuştur. Benmerkezcilik ergenin kendi
görüntüsü ve davranışları konusunda özfarkındalığının artması olarak değerlendirilmiştir.

Atanur AKAR
Bu dönemde ergenler gelecekleri ile ilgili,i
hayaller kurarlar, kendilerini çeşitli mesleki ve
sosyal rollerde görürler. Savaşların ahlaki olup
olmadığını tartışırlar. Ergenler daha soyut ve
idealist düşünürken aynı zamanda daha mantıklı
düşünürler.Çocuklar problemleri deneme
yanılma yöntemi ile çözerken ergenler bir bilim
adamı gibi düşünmeye başlarlar.
*FORMEL İŞLEMLER DÖNEMINE İLIŞKIN
ELEŞTIRILER
Bulgulara göre bireyler arasında Piaget’ nin
bahsettiğinden daha çok farklılıklar
vardır.Kültür ve eğitim zihinsel gelişime
sanıldığından daha fazla etki
etmektedir.(Holzman, 2009; Stenberg ve
Williams)
 Bazı çağdaş gelişimcilere göre Piaget’ nin
düşündüğü gibi dönem-dönem (stage-like)
değildir.(Kuhn, 2009)

Atanur AKAR

Atanur AKAR
Üst düzeyde eğitim verildiğinde bazı çocuklarda
üst düzey zihinsel yeteneklerin daha erken
ortaya çıktığı görülmektedir.(Aslin, 2009)
GENEL BIR DEĞERLENDIRME

Atanur AKAR
Dönemler arasındaki farkları vurgulamanın en iyi
yolunun çocuğun her dönemde gerçekliğin çeşitli
yönlerini nasıl anladığına baklmaktadır.Duyu
hareket döneminde ilk önce beslenme refleksi için bir
uyaranken sonraları üzerinde edimde bulunabileceği
bir hale gelir. Daha sonra nesne eylemlerden
bağımsız hale gelir ve zihinsel olaraktemsil edilebilir.
Somut gelişim döneminde nesnedeki herhangi bir
değişiklik geri çevrilebilir ve değişiklik herhangi bir
boyuta göre sıralanabilir yada nesne
sınıflanabilir.Formel işlemler döneminde ise nesnenin
bütün olasılıkları incelenebilir. Dönemlere dikey
olarak ayırmanın bir diğer yoluda her bir dönemde
çocuğun bir problemi nasıl çözmeye çalıştığıdır.
(Miller, 2012)
KURAMIN GÜÇLÜ YANLARI
1.Bilişin gelişimde ki rolünun önemini ortaya
çıkarması
 2.Çocuk Düşüncesinde ki ilginç özelliklerin
ortaya çıkarılması.
 3.Geniş kapsamlı olması.
 Ekolojik geçerlilik.

Atanur AKAR
KURAMIN ELEŞTIRILEN YANLARI




Atanur AKAR

1.Evre Görüşü.
2.Gelişimin sosyal ve duygusal yanlarına ağırlık
vermemesi.
3.Becerilerin gerçekte olduğundan daha düşük
düzeyde değerlendirilmesi.
*Baillergon (1987), nesne sürekliliği kazanmamış
olması gereken 4 aylık çocukların daha önce orda
gördükleri ancak şimdi görüş alanında olmayan
kutunun içinden geçiyormuş gibi görünerek düşen
bölmeye şaşkınlıkla baktıklarını gözlemlemiştir. Bazı
çalışmalarda bebeklerin fiziksel kavramlar,
nedensellik zaman problem çözme , sayı ve sınıflama
gibi alanlarda vaktinden önce gelişmiş bir kavrayış
sergilediklerini bulmuştur. (Spelke ve Newport, 1998)
4.Yöntembilim ve uslüpla ilgili eleştiriler.

TEŞEKKÜRLER
Atanur AKAR
Download

j. piaget