GELİŞİM PSİKOLOJİSİ II
HEDEFLER
İÇİNDEKİLER
• Bilişsel ve Psikososyal Gelişim Alanları
• Bilişsel (Zihinsel) Gelişim Alanı
• Kişilik Gelişim Alanı
• Ahlak Gelişim Alanı
• Piaget’nin zihinsel gelişim kuramının temel
kavramlarını ve bu kuramda ele alınan
dönemleri temel özellikleriyle
açıklayabilecek,
• Freud ve Erikson’un kişilik gelişimine ilişkin
görüşlerini açıklayabilecek,
• Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramında ele
alınan dönem ve evrelerin genel özelliklerini
öğreneceksiniz.
PSİKOLOJİ
ÜNİTE
10
Gelişim Psikolojisi II
GİRİŞ
Bu bölümde gelişim alanlarından bilişsel (zihinsel) gelişim alanı ile psikososyal
gelişim alanları incelenecektir. Bu gelişim alanları biyolojik bir temele sahip olmakla
birlikte genel anlamda psikolojik ve sosyal faktörlerden daha fazla etkilenen gelişim
alanlarıdır. Bu nedenle bedensel gelişimden farklıdırlar.
BİLİŞSEL (ZİHİNSEL) GELİŞİM ALANI
Zihinsel gelişim, insanın düşünme yapısında meydana gelen değişimlerin
incelendiği gelişim alanıdır. Zihinsel gelişim alanında psikologlar birbirlerinden
farklı kuramlar geliştirmelerine rağmen bu kuramlar içinde en çok kabul gören
Piaget’nin zihinsel gelişim kuramıdır.
Piaget’in zihinsel
gelişim kuramı ile ilgili
örnek videoyu sistemde
ünite başlığı altında yer
alan video bölümünden
izleyiniz.
İnsanlar adaptasyon
süreciyle yaşadıkları
dengesizliklerden
kurtulur ve çevrelerine
uyum sağlarlar.
PİAGET’NİN ZİHİNSEL GELİŞİM KURAMI
Temel Kavramlar
Şema: Piaget’ye göre her bireyin zihninde öğrendiği bilgileri yerleştirip
şekillendirdiği bazı yapılar vardır ve bunlar şema kavramıyla ifade edilir. İnsanlar
doğuştan sınırlı sayıda şemaya sahip olmakla birlikte şemalar yaşantılar yoluyla
gelişir, zenginleşir ve çoğalır.
Adaptasyon (Uyum Sağlama): Zekâyı çevreye uyum sağlama yeteneği olarak
nitelendiren Piaget, insanların karşılaştıkları durumlara uyum sağlaması sürecinin
zihinsel gelişim açısından en temel süreçlerden biri olduğunu ileri sürer.
Piaget’ye göre adaptasyon sürecinde bireyin yeni edindiği bir bilgiyi zihninde
var olan bir şemanın içine yerleştirerek değerlendirmesine asimilasyon (özümleme)
denirken bireyin yeni edindiği bir bilgiyi zihninde var olan bir şemaya yerleştirerek
değerlendirmede yetersiz kaldığı durumlarda zihninde var olan şemayı yeniden
şekillendirmesine akamodasyon (uyum kurma) denir.
Örgütleme: Piaget’ye göre insanlar zihinlerindeki şemaları birbiriyle
ilişkilendirerek anlamlı hale getirirler ki bu süreç örgütleme veya organizasyon
kavramıyla ifade edilir.
Zihinsel Gelişim Dönemleri
Piaget, zihinsel gelişimin duyu-motor dönemi, işlem öncesi dönem, somut
işlemler dönemi ve soyut işlemler dönemi olmak üzere dört aşamalı bir süreçle
gerçekleştiğini ileri sürer.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
2
Gelişim Psikolojisi II
Duyu - Motor Dönemi
Yaklaşık olarak 0 – 2 yaş aralığını kapsayan bu dönemde bebekler çevreyi
tanımak için duyu organlarını kullanmakta ve reflekslere dayalı motor davranışlar
sergilemektedir.
Öğrenmenin deneme - yanılma formunda gerçekleştiği bu dönemin en önemli
kazanımı nesne sürekliliği ilkesinin kazanılmasıdır. Nesne sürekliliği ilkesi, bir nesne
bebeğin görüş alanının dışına çıktığında dahi o nesnenin var olduğunu bilmesi
durumunu ifade eder. Bebekler bu dönemin başlarında görmedikleri nesnelerin
yok olduğunu düşünmektedirler, fakat dönemin ortalarından itibaren nesne
sürekliliği ilkesini kazanır ve bir nesneyi duyu organlarıyla fark etmese bile o
nesnenin var olduğunu bilmeye başlar.
Bu dönemde görülen bir diğer özellik de bebeğin tesadüfen yaptığı bir
davranıştan haz duymasına bağlı olarak o davranışı sürekli yinelemesini ifade eden
döngüsel tepkilerin ortaya çıkmasıdır.
İşlem Öncesi Dönem
İşlem öncesi dönemde
çocuklar sezgileriyle
hareket eder, mantıksal
akıl yürütmeleri
gerçekleştiremezler.
Piaget’ye göre işlem kavramı mantıksal düşünebilme yetisini ifade etmektedir.
Yaklaşık olarak 2 – 7 yaş aralığını kapsayan işlem öncesi dönem, çocuğun mantıksal
akıl yürütmeleri gerçekleştiremediği, sezgisel düşünmenin hakim olduğu dönemdir.
İşlem öncesi dönemin en önemli özelliği egosantrik (benmerkezci)
düşünmedir. Egosantrik düşünme çocuğun başkalarının bakış açılarını göz önüne
alamayıp her şeyi kendi bakış açısıyla değerlendirmesi durumunu ifade etmektedir.
İşlem öncesi dönemdeki çocuklar egosantrik düşünmeden dolayı kendi
gördüklerini herkesin gördüğünü, kendi bildiklerini herkesin bildiğini, kendi
sevdiklerini herkesin sevdiğini düşünürler.
Bu dönemde çocuklar nesnelerin, kişilerin veya olayların farklı boyutlarını aynı
anda göz önüne alamazlar ve tek bir boyuta dikkat ederler ki bu durum odaklanma
kavramıyla ifade edilir.
İşlem öncesi dönemin en önemli özelliklerinden biri de canlandırmacı düşünce
yani animizmdir. Çocuklar bu dönemde canlı cansız ayırımını yapamadıkları için
cansız nesnelere, canlıymış gibi davranabilmektedirler.
Bu dönemde çocuklar mantıksal akıl yürütme süreçlerini
kullanamadıklarından sezgilerine dayalı akıl yürütmeler gerçekleştirirler. Bunun en
temel örnekleri de iki özel durum arasında kurulamayacak bağlantılar kurmayı
ifade eden özelden özele akıl yürütmelerdir.
Somut İşlemler Dönemi
Somut işlemler dönemi
mantıksal düşünmenin
başladığı dönemdir.
Yaklaşık olarak 7-11 yaş aralığını kapsayan bu dönemde çocuklar mantıksal
düşünmeye başlarlar, ancak bu somut durumlarla sınırlıdır.
Bu dönemin en önemli özelliği korunum ilkesinin kazanılmasıdır.Bu ilke yeri
veya şekli değişen bir nesnenin aynı nesne olduğunu fark edebilmeyi ifade eder.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
3
Gelişim Psikolojisi II
Somut işlemler döneminde çocuklar tersine dönebilirlik ilkesini de kazanır ve
bir işlem tersine çevrildiğinde başlangıç noktasına ulaşılacağını kavrarlar.
Ayrıca bu dönemde odaktan uzaklaşma yetisinin gelişmesiyle birlikte üst
düzey sınıflama becerisi kazanılır. Yani çocuk nesneleri birden fazla özelliğe göre
sınıflandırabilir hale gelir.
Soyut İşlemler Dönemi
11 yaşından sonraki süreci kapsayan bu dönemde birey artık soyut
problemleri rahatlıkla çözebilmeye ve bireyin düşünme biçimi, yetişkinlerin
düşünme biçimine benzemeye başlar.
Tümevarımsal ve tümdengelimsel düşünmenin geliştiği bu dönemde birey
olasılıklara bağlı olarak da (yani hipotetik) düşünebilir.
Soyut işlemler döneminin önemli özelliklerinden biri de ergen
benmerkezciliğidir. Ergen benmerkezciliği, bireyin herkes tarafından izlendiğini
ifade eden hayali seyirci veya her şeyi en uç noktada yaşadığını düşünmesini ifade
eden kişisel efsane şeklinde ortaya çıkar.
PSİKOSOSYAL GELİŞİM ALANLARI
Bu bölümde psikososyal gelişim alanlarında kişilik gelişimi ve ahlak gelişimi
alanları üzerinde durulacaktır.
KİŞİLİK GELİŞİMİ ALANI
Kişilik gelişimi gelişim psikolojisi alanında üzerinde en çok çalışılan alanlardan
biridir. Bu alanda ortaya konmuş olan pek çok kuram olmasına karşın burada
Freud’un psikanalitik kuramı ile Erikson’un psikososyal gelişim kuramı ele
alınacaktır.
PSİKANALİTİK KURAM
Freud’a göre sağlıklı bir
kişilik, egonun id ve
süperego arasındaki
dengeyi sağlaması ve
bireyin isteklerini akılcı
bir şekilde doyuma
ulaştırmasıyla gelişir.
Sigmund Freud’un geliştirdiği psikanalitik kuram, psikoloji literatüründe kişilik
gelişimini açıklamaya yönelik en önemli ve temel kuramlardan biri olarak kabul
edilir. Freud’a göre kişilik gelişimi yaşamın ilk yıllarında şekillenen bir süreçtir. Bu
süreci oldukça kapsamlı biçimde açıklamaya çalışan Freud’un bu alandaki görüşleri
yapısal kuram, topografik kuram ve psikoseksüel kuram olmak üzere üç boyutta ele
alınır.
Yapısal kuramında kişiliğin id, ego ve süperego olmak üzere üç farklı boyutu
olduğunu öne süren Freud’a göre haz ilkesiyle hareket eden id kişiliğimizin ilkel
yönünü ifade eder ve doğuştan gelen dürtüleri içerir. Toplumsal kuralları içeren
süperego ise kişiliğimizin ahlaki yönüdür ve vicdanı temsil eder. Bu iki yapı arasında
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
4
Gelişim Psikolojisi II
Freud’a göre tüm
davranışların temelinde
bilinç dışı süreçler yer
almaktadır.
dengeyi kurmakla görevli olan ego ise mantıksallık ve gerçeklik ilkeleriyle hareket
etmektedir.
Freud, topografik kuramında ise insan zihninin yapısını bilinç, bilinç öncesi ve
bilinç dışı olmak üzere üç düzeye ayırarak ele almaktadır. Bilinç, bireyin farkında
olduğu yaşantıları içeren düzeyken bilinç öncesi bireyin farkında olmadığı fakat
belli bir çaba gösterildiğinde farkına varabileceği yaşantıları içeren düzeydir. Bilinç
dışı ise bireyin farkında olmadığı ve normal koşullarda farkına varamayacağı
yaşantıları içermektedir.
Freud, psikoseksüel kuramında ise kişilik gelişimini doğumdan ergenliğin
sonuna kadar devam eden ve beş dönemden oluşan bir süreç olarak ele alır. Bu
dönemlerde yaşanacak olumsuzluklar bireyin söz konusu döneme saplanmasına
yol açar ve bu saplantılar da davranış bozuklukları şeklinde kendini gösterir.
Psikoseksüel kuramda ele alınan gelişim dönemleri şunlardır:
Oral Dönem
Doğumdan itibaren yaşamın ilk 1 - 1,5 yılını kapsayan bu dönemde emme
refleksine dayalı olarak bebek için en önemli haz merkezi ağız bölgesidir ve bebek
çevresini ağzı yoluyla tanımaya çalışır.
Freud’a göre bu dönemi başarısız atlatan bireylerde oluşacak saplantıya bağlı
olarak ileriki dönemlerde sigara içme, içki içme, tırnak yeme, küfür etme gibi
davranışlar ortaya çıkabilir.
Anal Dönem
1,5 yaşından 3 yaşına kadar geçen süreyi kapsayan bu dönemin en önemli
özelliği kas kontrolünün sağlanmasıyla birlikte çocuğun tuvalet alışkanlığı
kazanmasıdır.
Freud’a göre bu dönemde uygun bir tuvalet eğitimi verilmeyen çocuklarda
ileriki yıllarda aşırı titizlik, cimrilik, inatçılık, dağınıklık, bağnazlık gibi kişilik
özellikleri ortaya çıkabilmektedir.
Fallik Dönem
3 - 6 yaş aralığını kapsayan bu dönemde çocuğun ilgisi cinselliğe yoğunlaşır.
Çocuklar bu dönemde cinsiyet farklılıklarını öğrenir ve karşı cins ebeveynine karşı
duygusal ve cinsel bir yakınlık eğilimi gösterirler.
Freud bu dönemde erkek çocuklarının anneye yönelik yakınlık isteğini oedipus
kompleksi; kız çocuklarının babaya yönelik yakınlık isteğini ise elektra kompleksi
olarak adlandırır.
Freud’a göre bu dönemin saplantılarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek
davranış özellikleri karşı cinsle ilişki kuramamak ve çekingen olmaktır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
5
Gelişim Psikolojisi II
Latens Dönem
6 yaşında başlayıp ergenliğin başlangıcına kadar geçen süreci ifade eden bu
dönemde cinsel dürtüler durgunlaşmakta ve çocuklar enerjilerini oyun oynamak
veya ders çalışmak gibi farklı aktivitelere aktarmaktadırlar.
Genital Dönem
Ergenlik yıllarını kapsayan bu dönemde cinsel dürtüler yeniden açığa çıkar ve
birey karşı cins akranlarıyla yakın ilişkiler kurma çabasına girer.
PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI
Psikanalitik kuramdan etkilenerek kişilik gelişimini açıklamaya yönelik bir
kuram geliştiren Erik Erikson, Freud’un gelişim sürecinde cinsellik ve saldırganlık
dürtülerini ön planda tutmasına karşı çıkmış ve kişilik gelişiminin özellikle sosyal
faktörlerin etkisiyle şekillendiğini öne sürmüştür.
Erikson, psikososyal gelişim kuramında kişilik gelişimini her birinde başarı ile
çözümlenmesi gereken farklı krizlerin yaşandığı sekiz dönemle açıklamıştır. Bu
dönemler (veya krizler) şunlardır:
Temel Güvene Karşı Güvensizlik
Yaklaşık olarak yaşamın ilk iki yılını kapsayan bu dönemde, bebeğin
çevresindeki kişilerle arasındaki ilişkinin tutarlı ve sürekli olması, yani ihtiyaçlarının
yeterince ve zamanında karşılanması, onun güven duygusunu kazanmasını
sağlarken ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli seviyede karşılanmaması, güvensizlik
duygusunu geliştirmesine neden olur.
Özerkliğe Karşı Kuşku ve Utanç
1 veya 2 yaşından 3 – 4 yaşına kadar geçen süreyi kapsayan bu dönemde
çocuklar, çevrelerinden bağımsız davranışlar gerçekleştirme eğilimindedirler.
Çocukların bu eğilimleri desteklendiğinde çocuklar kendi başlarına karar verebilen
özerk bir kişiliğe sahip olurken çocukların bu yöndeki davranışları kısıtlanır veya
engellenirse çocuklar kendi başlarına hiçbir şey yapamayacakları düşüncesini
geliştirir ve kendilerinden kuşku duymaya, hatta utanmaya başlarlar.
Girişimciliğe Karşı Suçluluk
3 – 4 yaşından 6 yaşına kadar geçen süreyi kapsayan bu dönemde çocuklar,
sosyal ilişkilere katılma ve çevresi ile daha yakından ilgilenme eğilimindedir. Bu
eğilime bağlı olarak çocuk, çevresindeki her şeyi merak etmekte ve bunlara ilişkin
sorular sormakta, her şeyi karıştırıp kurcalamaktadır. Bu dönemde çocukların
sorularına mümkün olduğunca gerçekçi ve açık cevaplar verilir ve çocuğun
araştırma, kurcalama faaliyetleri desteklenirse çocuğun girişimcilik özelliğini
kazanması sağlanır. Aksi takdirde çocukta suçluluk duygusu gelişir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
6
Gelişim Psikolojisi II
Başarıya Karşı Yetersizlik
İlköğretimin birinci kademesini kapsayan bu dönemde çocuklar, yetişkinlerin
yaptığı birçok davranışı gerçekleştirmeye çalışırlar ve bu noktada ebeveyn ve
öğretmenlerin onları motive edip desteklemesi çocuğun başarı duygusunu
yaşamasında etkili olmaktadır. Bu dönemde ebeveynleri ve öğretmenleri
tarafından motive edilmeyen veya potansiyelinin üzerinde başarı beklenen
çocuklarda ise bu duruma bağlı olarak yetersizlik (aşağılık) duygusu gelişecektir.
Kimliğe Karşı Kimlik Bocalaması
Ergenlik yıllarını kapsayan bu dönemde birey “ben kimim?” sorusuna yanıt
bulma çabasındadır ve bu soruya verilen yanıt doğrultusunda birey kimliğini
kazanır. Bu dönemde çevresindeki farklı yetişkin modellerini örnek alan birey
kendisine uygun bir kimlik geliştirmeye çalışır. Kim olduklarına dair kabul edilebilir
bir kimlik oluşturamayan ergenler ise rol karmaşasına düşerek kimlik bocalaması
yaşarlar. Kimlik bocalaması yaşayan ergenler genellikle içe kapanık şekilde yaşama
isteğindedirler ve çevrelerindeki insanların beklentilerine ters düşecek davranışlar
sergileyebilmektedirler.
Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık
Genç yetişkinlik yıllarını kapsayan bu dönemde birey diğer insanlarla özellikle
de karşı cins akranlarıyla yakın ilişkiler kurma çabasına girer. Bu çabalarında başarılı
olursa yakınlık duygusunu geliştiren birey aksi takdirde yalıtılmışlık ve yalnızlık
duygularına bürünür.
Üretkenliğe Karşı Durgunluk
Olgunluk yıllarını kapsayan bu dönemde birey kendisine ve çevresine faydalı
olma eğilimindedir. Bu alanda başarılı olduğunda üretken bir kişiliğe sahip olan
birey aksi takdirde pasif ve umursamaz bir kişilik geliştirir. Bu durum da
yaşamlarının verimsiz ve durgun hale gelmesine yol açar.
Ego Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk
Yaşamın son yıllarını kapsayan bu dönemde birey geçmiş dönemlerdeki
yaşantılarından genel olarak memnunsa ego bütünlüğüne ulaşmaktadır. Ego
bütünlüğü mutlu bir yaşam sürmüş olmanın göstergesidir. Geçmiş yaşantılarına
ilişkin pişmanlıkları olan bireylerde ise umutsuzluk duygusu ortaya çıkmaktadır.
AHLAK GELİŞİMİ ALANI
Bireylerin toplumsal yaşayış içinde karşılaştıkları olayları ele alış ve
değerlendirme tarzlarında meydana gelen değişikliklerin incelendiği gelişim alanına
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
7
Gelişim Psikolojisi II
ahlak gelişimi denir. Bu alanda üzerinde durulan en önemli kuram Kohlberg’in
ahlak gelişimi kuramıdır.
AHLAK GELİŞİMİ KURAMI
Yaptığı kapsamlı araştırmalardan hareketle psikoloji literatüründeki en önemli
ahlak gelişimi kuramını geliştirmiş olan L. Kohlberg, insanların ahlaki açıdan üç
farklı dönemde ve bu dönemlerin her birinde iki farklı evrede yer alabileceklerini
belirtmiştir.
Gelenek Öncesi Dönem
Bireyin kendi ihtiyaç ve menfaatlerini ön planda tuttuğu bu dönem, itaat ve
ceza ile saf çıkarcı olmak üzere iki evrede ele alınır.
İtaat ve ceza evresindeki birey, otoriteye sorgusuzca itaat etmekte ve cezadan
kaçınacak davranışlarda bulunmak gerektiğini düşünmektedir. Bu nedenle
genellikle kurallara uyma yönünde eğilim gösterirken ceza almayacakları
durumlarda kuralların dışına çıkabilirler.
Saf çıkarcı evredeki bireyler ise kendi çıkarlarına uygun olan davranışları iyi,
çıkarlarına ters düşen davranışları ise kötü olarak değerlendirmekte ve bu
doğrultuda davranmaktadırlar. Bu nedenle karşılığını alabilecekleri durumlarda
başkaları için birşeyler yaparken, karşılığını alamayacağı durumlarda başkalarını
göz ardı ederler.
Geleneksel Dönem
Bu dönemde birey benmerkezci düşünceden uzaklaşır ve çevresindeki diğer
insanların beklentilerini de göz önüne alarak davranışta bulunur. Kohlberg bu
dönemi kişiler arası uyum ile kanun ve düzen olmak üzere iki evrede ele
almaktadır.
Kişiler arası uyum evresindeki bireyler çevresindeki insanların onayını almaya
yönelik davranışlarda bulunma eğilimindedir. Bunlara göre başkalarının onayladığı
davranışlar iyi, onaylamadıkları davranışlar ise kötü olarak kabul edilir.
Kanun ve düzen evresinde ise birey içinde bulunduğu toplumun mevcut
kanunlarını göz önüne alarak davranışta bulunur. Bunlara göre kanunlara uygun
olan davranışlar iyi, uygun olmayanlar ise kötü olarak değerlendirilir.
Gelenek Sonrası Dönem
Kohlberg’e göre
insanların çoğu ahlaki
gelişimin en üst düzeyi
olan gelenek ötesi
döneme
ulaşamamaktadır.
Bu dönemde bireyler karşılaştıkları olayları kendi geliştirdiği değerler sistemi
çerçevesinde değerlendirme eğilimindedir. Birey yasalara uygun davranmakta
fakat bu yasaları akla uygun bir şekilde ele almaktadır. Kolhberg bu dönemi de
toplumsal anlaşmalar ve evrensel ilkeler olmak üzere iki evrede ele almaktadır.
Toplumsal anlaşmalar evresinde yer alan bireyler toplumsal düzeni sağlayan
kanunların toplum için faydalı olabilecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini düşünüp
bu doğrultuda davranışta bulunma eğilimindedir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
8
Gelişim Psikolojisi II
•Gelişim psikolojisi döllenmeden ölüme kadar geçen süreçte organizmada meydana
gelen ileriye dönük değişimlerin incelendiği psikolojinin bir alt dalıdır.
•Gelişim psikologları büyüme, olgunlaşma, hazırbulunuşluk, kritik dönem gibi
kavramlar ekseninden hareketle gelişim sürecini incelemektedirler.
•Gelişim bütünsel bir süreç olarak kabul edilmekle birlikte bu sürecin daha kolay
incelenmesi amacıyla araştırmacılar farklı gelişim alanlarında çalışmalar
yürütmüşlerdir. Bu alanlardan fiziksel gelişimde bedensel yapıda ve vücut
sistemlerinde meydana gelen değişiklikler incelenirken zihinsel gelişim alanında,
düşünme becerilerinde meydana gelen değişimler; kişilik gelişimi alanında bireyin
başkalarıyla ilişki ve kimlik oluşturma süreçleri; ahlak gelişiminde ise bireyin
karşılaştığı durumları değerlendirme tarzlarında meydana gelen değişimler
incelenmektedir.
Ödev
Özet
Evrensel ilkeler evresindeki bireyler ise adalet, eşitlik, insan hakları gibi
evrensel değerlere uygun davranışlarda bulunma eğilimindedir.
• Freud ve Erikson’un kişilik gelişimi kuramlarını karşılaştırarak
bu iki kuram arasındaki farkları 200 kelimeyi aşmayacak
şekilde yazınız ve hazırladığınız belgeyi göndermek için
yandaki ödev gönderme linkini tıklayınız.
• Hazırladığınız ödevi sistemde ilgili ünite başlığı altında yer
alan “ödev” bölümüne yükleyebilirsiniz.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
9
Gelişim Psikolojisi II
DEĞERLENDİRME SORULARI
Değerlendirme sorularını
sistemde ilgili ünite
başlığı altında yer alan
“bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak
cevaplayabilirsiniz.
1. Annesiyle birlikte gezmeye giden bir çocuk, caddede karşıya geçerken
kırmızı ışık yandığı için duran arabaları görünce “Anne bak ben geçiyorum
diye tüm arabalar durdu.” demiştir.
Bu durumda Piaget’ye göre söz konusu çocuğun içinde bulunduğu gelişim
dönemi ve annesine söylediklerinin örnek oluşturduğu kavram
aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
a) İşlem öncesi - Animist düşünce
b) Somut işlemler - Esnek düşünme
c) İşlem öncesi - Egosantrik düşünme
d) Duyu-hareket - Nesne sürekliliği
e) Soyut işlemler - Ergen benmerkezciliği
2. Bir yaşından küçük çocuklarla saklambaç oynamanın mümkün olmaması
Piaget’ye göre aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
a) Sıralama ve sınıflandırmayı bilmemeleri
b) Korunumu kazanamamış olmaları
c) Fiziksel gelişimlerinin yetersiz olması
d) Nesne devamlılığını kazanamamış olmaları
e) Benmerkezci düşünceye sahip olmaları
3. Piaget’ye göre ilköğretimin ilk iki yılında çocuklara sayısal işlemler
öğretilirken abaküs, fasulye, çubuk gibi materyallerin kullanılması,
aşağıdakilerden hangisiyle en iyi şekilde açıklanabilir?
a) Benmerkezci oldukları için başkalarının bakış açılarını görememeleri
b) Somut işlemler döneminde oldukları için tersine çevirememeleri
c) Korunum ilkesini kazanamadıklarından bu nesneleri kullanmaları
gerektiği
d) Soyut düşünemedikleri için nesnelerle işlem yapmalarının daha uygun
olması
e) Duyu - motor döneminde olduklarından sembolik düşünememeleri
4. Aşağıdakilerden hangisi Piaget’nin zihinsel gelişim kuramında ele alınan
somut işlemler dönemine ilişkin bir özelliktir?
a) Nesne sürekliliği
b) Korunum ilkesi
c) Ergen benmerkezciliği
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
10
Gelişim Psikolojisi II
d) Özelden özele akıl yürütme
e) Odaklanma
5. Elindeki çıngırağı mama masasının altına düşüren ve çıngırağının yok
olduğunu düşünerek ağlamaya başlayan bir çocuğun bu durumu Piaget’nin
zihinsel gelişim kuramına göre aşağıdaki ifadelerden hangisiyle açıklanır?
a) Nesne sürekliliğini kazanmamıştır.
b) Korunum ilkesini kazanmamıştır.
c) Sınıflandırma ilkesini kazanmamıştır.
d) Korunum ilkesini kazanmamıştır.
e) İşlem öncesi dönemde bulunmaktadır.
Cevaplar: 1.C, 2.B, 3.D, 4.B, 5.A
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
11
Gelişim Psikolojisi II
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK DİĞER
KAYNAKLAR
Bayhan, S. P. ve Artan, İ. (2004). Çocuk Gelişimi ve Eğitimi. İstanbul: Morpa Kültür
Yayınları.
Kılıçlı, Y. (2000). Okulda Ruh Sağlığı. Ankara: Anı Yayıncılık.
Özbay, Y. ve Erkan, S. (Ed.). (2008). Eğitim Psikolojisi. Ankara: Pegem.
Steinberg, L. (2007). Ergenlik. Ankara: İmge.
Temel, F. Z. ve Aksoy, A. B. (2005). Ergen ve Gelişim. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.
Yıldırım, İ. (Ed.). (2008). Eğitim Psikolojisi. Ankara: Anı.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
12
Download

psikoloji ünite 10