İL GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ
ADANA
Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü
HABER BÜLTENİ
SAYI: 4
21/07/2014 -08/08/2014 tarihleri arasında yapılan arazi çalışmasında, ekiplerimiz tarafından
İlimize bağlı ilçe ve köylerimize gidilerek Bitki Sağlığı ve Bitkisel Üretim konularında üreticilerle
görüşülmüştür. 08.08.2014’te 4. Zirai Mücadele Toplantısı yapılmıştır.
Zirai Mücadelede, Öncelikle Kültürel Yöntemler uygulanmalıdır.
Bunun yanında Kimyasal Mücadele de çok önemli bir yer tutmaktadır.
Kimyasal İlaçlar Kullanılacaksa:
• Bitki koruma ilacı mutlaka gerekiyorsa kullanılmalıdır.
• Ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak ilaçlama yapılmalıdır.
• Birkaç böcek görüldüğünde ilaca başvurulmamalıdır.
• İlaçlamanın ne getirip ne götüreceği ,ekonomisi iyice hesaplanmalıdır.
• İnsan ve çevre sağlığına etkisi düşünülerek karar verilmelidir.
• İlaçlama tavsiye edilen dozda olmalıdır.
• İlaçlama en uygun zamanda yapılmalıdır.
• Biyolojik etkinlik gösteren ilaçlardan en güvenlisi kullanılmalıdır.
• İlaç etiketinde yazan zararlıya karşı ve belirtilen dozda kullanılmalıdır.
• Aşırı doz kesinlikle kullanılmamalıdır.
• Tavsiye edilen ilaçlama aleti ile ilaçlama yapılmalıdır.
• Aletin temizliğine çok önem verilmelidir. Kalibrasyon yapılmalıdır.
• Yabancı ot ilacı atılan aletle, çok iyi temizlenmeden başka ilaç atılmamalıdır.Alet
amonyaklı veya sabunlu su ile doldurulmalı 24 saat bekletilmelidir.
• Yapılan mücadelede kullanılan BKÜ’ler her ilaçlamada değiştirilmeli ve dönüşümlü olarak
kullanılmalıdır.
• Yabancı ot ilaçlamaları rüzgarsız ve serin bir havada yapıılmalı ve etrafta bulunan
tarlalara zarar vermesi engellenmelidir.
PAMUK:
İlimizde 2013 yılında 381.475 da alanda ekilişi yapılmıştır.
Ekim zamanı, toprak sıcaklığının 15-18 oC de, 2-3 gün süresince sabit olduğu zamandır.Tohum
miktarı, delinte tohumda 2-3 kg/da’dir. Dekarda 7500-8500 pamuk bitkisinin bulunması ideal olarak
kabul edilmektedir ve sıra arası 60-80 cm, sıra üzeri 15-20 cm olarak ekim yapılır. Makinalı hasatta sıra
üzeri azalmakta(10-15) cm ve dekardaki bitki sayısı artabilir.
Pamuk yetiştiriciliğinde 16 kg saf azot, 8 kg saf fosfor, 8 kg saf potasyum kullanılması (toprakta
potasyum eksikliği varsa) önerilmektedir. Pamukta Azotlu gübreler ilk uygulama ekimden önce veya
ekimle birlikte, İkinci uygulama ilk veya ikinci sulamalardan önce verilmelidir. Ancak ekim sonrası
gübrelemede azotlu gübreler 1. ve 2. su öncesinde olmak üzere 2 defada verilebilir. 2-3 çapa ve 4-5
sulama yapılmaktadır.
1.Ürünlerde çapalama ve gübreleme işlemleri tamamlanmış, 4. sular verilmekte ve zirai
mücadele çalışmaları sürmektedir. Bitkiler fenolojik olarak, koza ve koza açma dönemindedir.
2. Ürün ekilişleri Haziran ayının 3. haftasına kadar sürmüştür. Çapalama işlemleri tamamlanmak
üzeredir. Gübreleme işlemleri tamamlanmış olup, sulamalar devam etmektedir. Bitkiler fenolojik olarak,
çiçek ve koza dönemindedir.
1. Ürün Pamuk
1. Ürün Pamuk
2. Ürün Pamuk
2. Ürün Pamuk
TütünThripsi (Thrips tabaci):
Kışı ergin halde çeşitli bitkiler üzerinde geçirirler. Yumurtalar yaprakların alt yüzüne ve doku
içine paketler halinde bırakılır. Genel olarak yumurtadan 4-5 gün içinde nimf çıkar. Yılda 4-6 döl verir.
Ergin ve nimfleri pamuk bitkilerinin yaprak ve saplarını ağız parçalarıyla zedeleyerek özsuyunu
emerler. Bitkilerde zararlının beslendiği yerler bir süre sonra gümüşi veya beyazımsı bir renk alır. En
belirgin zararı yaprakların alt yüzünde damarlar boyunca oluşan gümüşi lekelerdir. Yoğun olduklarında
yapraklar kıvrılır ve daha sonra esmerleşerek vaktinden önce dökülür.
Bu yıl ilkbaharın kurak geçmesi nedeniyle zararlı popülasyonunda artışlar gözlenmiştir. Zararlı
popülasyonu genellikle tüm pamuk ekim alanlarında ekonomik zarar eşiğine gelmemiştir. Yapılan
uygulamalar etkili olmuştur. Tüm pamuk ekim alanlarında 3-4 ilaçlama yapılmıştır. Tütün thripsi ile
pamuk yaprak bitlerinin mücadelesinde kullanılan bitki koruma ürünleri ortak olduğu için bu
zararlılardan herhangi birine yapılan ilaçlama diğer zaralıyı da baskı altında tutmaktadır. Tütün thripsi,
Mayıs ve Haziran ayları içinde önemli oranda zarar verdiği için Ağustos ayında ekonomik olarak zarar
eşiğine ulaşmamaktadır. Ayrıca yaprak biti ve beyazsinek için uygulanan bitki koruma ürünleri de
zararlıyı baskı altında tutmaktadır.
Yaprak Biti (Aphis gossypii):
Püseron, Ballık, Zenk diye de adlandırılan zararlının kanatlı ve kanatsız formları bulunur. Zararlı
özellikle serin (bulutlu) ve nemli ortamlarda artış gösterir. Zarar gören bitkilerde verim azaldığı gibi
kalite kaybı da olur. Pamuk bitkisinin özellikle genç (körpe) sürgün ve yapraklarını emerek, yaprakların
kıvrılmasına, renklerin değişmesine ve bitkinin duraklamasına neden olur. Salgıladığı ballı madde
nedeni ile bitkilerin üstünü örter ve fumajine (siyahlaşmaya) neden olur. Çok hızlı bir şekilde üreyebilen
yaprak biti mücadelesi yapılmadığı takdirde önemli verim ve kalite kayıplarına neden olur.
Zararlının ekonomik zarar eşiği üzerinde olduğu alanlarda, kimyasal mücadele yapılmakta ve
Empoascaya ve tütün thripsine karşı yapılan ilaçlamalar yaprak bitini de baskı altında tutmaktadır.
Mayıs ayının ilk haftasından Eylül ayı sonuna kadar zarar yapabilen bir zararlı olması nedeniyle dikkatli
olunmalıdır. Üreticilerle ve bayilerle yapılan görüşmelerde Acetamiprit %20 SP adlı BKÜ’nün
tavsiyeli dozunda etkisiz olduğu belirtilmektedir. Ancak Acetamiprit %20 SP adlı BKÜ’nün(10
ml/da), maliyeti az olduğu için tercih edilmektedir. Ancak 100 gr/da kadar kullanılmaktadır.
Fazla doz kullanımı da maliyeti yükseltmektedir. Bu konuda tavsiyeli BKÜ’ler dönüşümlü
olarak, yani her ilaçlamada farklı bir BKÜ kullanılmalıdır.
PAMUKTA PAMUK YAPRAKBiTiNDE EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Temel gelişme döneminde
bulaşık bitkiler sayılır. Koza oluşturma döneminde her bitkiden 1 üst, 1 alt olmak üzere toplam 100
yaprak incelenir. Temel gelişme döneminde seyreltme sonrası %50 bulaşık bitki; koza oluşturma
döneminden itibaren 25 adet nimf + ergin / yaprak sayısına ulaştığında talimatta yer alan tavsiyeli bir
ilaçla mücadele önerilmelidir.
PAMUKTA TÜTÜN THRiPSiNDE EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Temel gelişme dönemi 40-50
dekarlık tarla iki ayrı yönden gezilerek en az 100 bitki kontrol edilir. Kontrol edilen 100 bitkinin en az
%15’inin bulaşık olması ile kontrol edilen bitkilerde bulaşık bitki oranı % 15’i geçiyorsa ilaçlı mücadele
düşünülmeli ve yaprak bitine karşı kullanılan ilaçlardan birisi tavsiye edilmelidir.
2014 YILI PAMUKTA YAPRAK BİTİ ve THRİPS’TE TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
ACETAMİPRİD % 20 SP
10 g/da
ACETAMİPRİD 200 g/l SL
10 ml/da
Dimethoate 400 g/l EC
100 ml/da
İMİDACLOPRİD 350 g/l SC
35 ml/da
İmidacloprid 210 g/l + Betacyfluthrin 90 g/l OD (Homerun OD 300-Hunter
OD 300-Checkout OD 300)
15 ml/da-20 ml /da (T.Thripsi)(Nimf+Ergin)
Malathion % 25 WP
240 g/da
Malathion 650 g/l EC
100 ml/da
PYMETROZİNE % 25 WP
60 g/da
PYMETROZİNE % 50 WG
30 g/da
Thiamethoxam 240 g/l SC
20 ml/da
Spirotetramat 100 g/l SC(Movento SC 100)
100 ml/da
Flonicamid % 50 (TEPPEKİ)
20 g/da
Pamuk yaprak biti
Pamuk yaprak biti
Pamuk yaprak biti
Pamuk yaprak biti
Empoasca (Empoasca decipiens):
Tüm pamuk bölgelerinde görülen ve son yıllarda önemli verim kayıplarına neden olan bir
zararlıdır. Yaprakların kıvrılmasına, kalınlaşmasına ve kızarmasına neden olurlar. Sadece bitkinin
özsuyunu emerek değil, aynı zamanda bitki içerisine zehirli madde de salgılamak yoluyla zarar verirler.
Tüm pamuk mevsimi boyunca görülmesine rağmen özellikle 1. sulamadan sonra sayıları hızla
artar.Karataş, Ceyhan, Yüreğir gibi pamuk ekiminin yoğun olduğu ilçelerimizde erken emicilere karşı
yapılan 3-4 ilaçlama bu zararlıyı da baskı altına almıştır. Bu zararlı genellikle Mayıs ayının son
haftasından Eylül ayı sonuna kadar zarar yapabilir. Ancak beyaz sinek ve yaprak bitine uygulanan bitki
koruma ürünleri zararlı baskı altında tutmaktadır.
pamuk_yaprak_piresi
pamuk_yaprak_piresi
PAMUKTA YAPRAKPİRELERİNDE EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Temel gelişme ve koza oluşturma
dönemleri 40-50 da’lık her ünite 4 ayrı bölüme ayrılır. Her bölümden bitkilerin alt, orta ve üst
yaprakları alınarak toplam 25 yaprakta sayım yapılır. Yaprak başına 10 adet ergin ve nimf
yoğunluğuna ulaşmış ve popülasyonu artış eğiliminde ise ilaçlı mücadeleye karar verilmelidir
2014 YILI PAMUKTA YAPRAK PİRELERİNDE TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Acetamiprid %20
10 g/da
Dimethoate 190- 400 g/l EC
200/100 ml/da
Esfenvalerate 200 g/l EC
7.5 ml/da
Esfenvalerate 50 g/l EC
30 ml/da
Imıdacloprid 350 g/l SC
35 ml/da(350 ml/da olmalı SOR.)
İmidacloprid 210 g/l + Betacyfluthrin 90 g/l OD (Homerun OD
300-Checkout OD 300)
Tau Fluvalinate 240 g/l FL
15 ml/da(Nimf+Ergin)
Malathion % 25 WP
400 g/da
Malathion 650 g/l EC
170 ml/da
Malathion 190 g/l EC (Yaprak Bitinde bu etkili madde Ege'de
kullanılıyor.)
Thiacloprid 480g/l SC
Thiamethoxam 141 g/l+L.Cyhalothrin 106 g/l SC (Eforia 247 SC)
500 ml/da
20 ml/da
25ml/da
20 ml/da
Kırmızı Örümcek (T.cinnabarinus):
Pamuk yapraklarının daha çok alt yüzünde gelişir ve % 40’lara varan verim kayıplarına neden
olur. Zararı;
* Yaprakların sararmasına, kızarmasına, kuruyup dökülmesine
* Taraklanmanın gecikmesine
* Tarak ve Çiçek dökümüne
* Kozaların küçük kalmasına neden olurlar
Kırmızı Örümcek için sıcak ve kuru koşullar uygun ortamlardır, yılda 10-20 döl verebilirler.
Pamuk ekili alanlarda yapılan zararlının mücadele eşiği üzerinde görüldüğü alanlarda kimyasal
mücadele önerilmektedir. Haziran ayının serin geçmesi nedeniyle, kırmızı örümcek popülasyonunda
çok önemli bir artış gözlenmemiştir. Ancak Son 2 hafta içerisinde de populasyonu ekonomik zarar eşiği
üzerinde olan alanlarda ilaçlamalar yapılmaktadır. Zararlının popülasyonu daha çok rüzgarlı ve nisbi
nemin düşük olduğu durumlarda artmaktadır. Zararlı genellikle Mayıs ayının üçüncü haftasından Eylül
ayının ikinci haftasına kadar zarar yapabilir. Bölgemizde nemin yüksek olması nedeniyle kırmızı
örümcek popülasyonunda artış gözlenmemiştir. Çünkü kırmızı örümcekler düşük nem, rüzgarlı ve kuru
havaları sever.
Kırmızı Örümcek Ergini
Kırmızı Örümcek Ergini
PAMUKTA KIRMIZI ÖRÜMCEKLERDE EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Pamukta temel gelişme ve koza
oluşturma dönemleri 40-50 da’lık her bir ünitenin 4 ayrı bölümünde bir bitkiden olmak üzere 25’şer bitkiden
birer yaprak alınarak toplam 100 yaprağın arka yüzünde sayımlar yapılır. Yaprak başına T.cinnabarinus için 5
adet nimf ve ergin varsa mücadeleye geçilir. Erken mevsimde zararlı sadece tarla kenarında veya tarla içinde belli
yerlerde bulunuyorsa sadece bu yerler ilaçlanmalı. İlaçlı mücadelede spesifik akarisitler kullanılmalı, ilaçlama
aletlerine yaprak altı meme setleri ilave edilmelidir.
Soyada Yaprak başına T.cinnabarinus için 5 adet nimf ve ergin varsa mücadeleye geçilir.
Yerfıstığında Yaprak başına T.cinnabarinus için 8-10 adet nimf ve ergin varsa mücadeleye geçilir.
2014 YILI PAMUKTA PAMUKTA KIRMIZI ÖRÜMCEKLERDE TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Azadirachtin A 10 g/l EC
200 ml/da
Bifenthrin 100 g/l EC
70 ml/da
Clofentezine 500 g/l EC (EXCLAR 500 SC)
40 ml/da
Etofenprox 50 g/l
500 ml/da
Etoxazole 110 g/l SC (ZUUM 10 SC)
50 ml/da
Fenbutatin Oxide 500g/l SC (COMA 550 SC)
Hexythiazox 50 g/l EC(Erg.Etk.değildir) (100 ml/daT.cinna.,75
ml/daT.urticea)
Spiromesifen 240 g/l SC (Oberon SC 240)
135 ml/da
100 ml/da
Tebufenpyrad % 20 WP
60 g/da
Abamectin 18 g/lt EC
50 ml/da
40 ml/da
Pamuk Çizgili Yaprak Kurdu (Spodoptera Exiqua)
Zararlı pamuk bitkisi henüz 4-6 yapraklı iken görülmeye başlar. Bilhassa birinci çapadan sonra
çapalanan otlardan pamuğa geçer ve bu devrede çok zararlı olur. Küçük pamuk bitkilerinin yapraklarını
ve uç sürgünlerini yer. Eğer bitki tarak dönemine girmişse larvalar yaprak, sürgün ve tarakta zararlı
olurlar. Yapraktaki zararı muntazam kenarlı büyük delikler şeklindedir. Tarakları tamamen yemezler
dıştan kemirip bırakırlar bazende içeri girerler. Konukçuları pamuk, kavun, karpuz, biber, pancar,
börülce, bezelye, tırfıl, yoncadır.
Bu yıl pamuk bitkisinin temel gelişme döneminde, 2-4 yapraklı olduğu dönemden itibaren zararlı
popülasyonu gözlenmiş olup, zararlıya karşı ekonomik zarar eşiği üzerinde olan alanlarda mücadele
yapılmıştır. Özellikle 2. Ürün pamuklarda sorun oluşturabilir. Bu nedenle üreticilerimiz tarla
kontrollerinde bu zararlıya karşı dikkatli olmalıdırlar. Bu zararlı genellikle Mayıs ayının üçüncü
haftasından Haziran ayı sonuna kadar ekonomik zarar yapabilir. Diğer dönemlerde zararı çok önemli
değildir.
PAMUKTA ÇİZGİLİ PAMUK YAPRAK KURDUNDA EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ:
Pamukta temel gelişme dönemi 100 bitkide 10 adet larva veya yeni açılmış iki yumurta paketi
bulunduğunda ilaçlı mücadele yapılmalıdır. 40-50 da’lık her ünitenin 4 ayrı bölümünde 10-15 adımda
bir bitki olmak üzere toplam 25 bitkinin yaprak, tarak, çiçek ve kozaları kontrol edilir. 100 bitkide 10
adet larva veya yeni açılmış iki yumurta paketi varsa ilaçlı mücadeleye geç,ilir.
Soyada 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva veya 2 ocak varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
2014 YILI PAMUKTA PAMUKTA ÇİZGİLİ YAPRAK KURDUNDA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Malathion 650 g/l EC
250 ml/da
Malathion 190 g/l EC
750 ml/da
Deltamethrin 120 g/l EC
15 ml/da
Spinosad 480 g/l SC
25 ml/da
Z 9, E 12 Tetradecadienyl 0,3038mg/kapsül, Z 9 Tetradecenol 0,0062 mg/kapsül
(BAW-PHEROCON-KIT)
Yeşilkurt (Heliothis armigera):
Kışı toprakta pupa halinde geçiren zararlının kelebekleri Çukurova’da Nisan, Ege’de Mayıs
ayında görülmeğe başlar. Genel olarak gece aktiftirler. Yumurtalarını özellikle pamuk bitkisinin üst
tarafına, körpe, sürgün, tarak, çiçek ve kozalar üstüne bırakır.
Pamuktaki birinci nesli esas olarak verimin büyük kısmını oluşturan ilk taraklarda zararlı olur ve
bu taraklar dökülür. Çiçeklere zarar veren larvalar koza oluşumunu azaltırlar. Zarar gören kozalar
açılmaz ve dökülürler.
Yeşilkurt’un Hayat Döngüsü
Yeşilkurt larvası Yeşilkurt yumurtası ve
Yeşilkurt yumurtalarını
Yeşilkurt yumurtaları
Yeşilkurt Kelebeği
Zararlının pamuktaki 3. dölünün yumurtaları ve larvaları görülmüştür. Bu yıl zararlının
popülasyonu fazladır. Bu döle karşı 2-3 ilaçlama gerekebilir.Bu nedenle her hafta kontroller yapılmalı
ve açılacak yumurta yoğunluğunun ve 3 metrede 2 ve daha fazla larva olduğu zamanda mücadele
yapılmalıdır. Sürveylerimiz sırasında tavsiye dışı ilaçların kullanılmaması, tavsiyeli ilaçların zamanında,
dozunda ve her ilaçlamada farklı bir etkili madde kullanılması yönünde çiftçilerimiz uyarılmış ve
gerekli teknik bilgiler verilmiştir. Yeşilkurt birçok bitkide zarar yapan bir zararlıdır. İlaçlı mücadeleler
çoğunlukla zararlının yumurtadan çıktığı ilk 1-3 gün içinde yapılmalıdır.
Mücadelesinde de çok dikkatli olunmalı ve mücadele eşikleri tespit edilmeden mücadelesi
yapılmamalıdır. Mücadele eşikleri bitkiye göre değişmektedir.
İlimizin Karataş, Ceyhan ve İmamoğlu köylerinde İl Müdürlüğü konu sorumlusu teknik
elemanları tarafından tarlada eğitim çalışması yapılmıştır. Ayrıca İlçe Müdürlüklerimizde görevli teknik
elemanlar tarafından tüm konularda bu çalışmalar yürütülmektedir. Bu zararlı pamuğun en önemli
zararlılarından olup, Haziran ayının üçüncü haftasından Eylül ayının ikinci haftasına kadar olan
dönemde ekonomik zarar yapabilir.
PAMUKTA YEŞiLKURT EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Koza oluşturma dönemi başından itibaren
olgunlaşma dönemine kadar 40-50 dekarlık pamuk tarlası bir ünite kabul edilir. Her ünitede en az 3
ayrı yerde 3 m’lik sıra uzunluğundaki tüm bitkiler incelenerek Yeşilkurt larvaları sayılır. Kontroller
en az haftada bir kez yapılmalıdır. 3 m sıra uzunluğunda ortalama 2 adet larva varsa ilaçlı
mücadeleye geçilir. İlaçlı mücadelede yüksek etki elde etmek için her dölde yumurtadan yeni çıkmış
larvaların çoğunlukta olduğu dönem iyi belirlenmelidir.
Soyada 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
Ayçiçeğinde Yeşilkurt 100 birkinin 5’inde yumurta,1.dönem larva veya ilk zarar belirtileri
görüldüğünde bulaşıklık varsa ilaçlama tavsiye edilir.
2014 YILI PAMUKTA PAMUKTA YEŞİLKURTTA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Azadirachtin A 10 g/l EC
300 ml/da
Emamectin benzoate % 5 SG (Surrender 5 SG 30 gr/da-Jockey 05
SG 40 gr/da-Medly 5 SG 40 g/da.DALTON 5 SG, KROKY 5 SG)
Indoxacarb 150 g/l EC/SC (Avaunt 150 EC)(LAXİNNO)
30-40 gr/da
Novaluron 100 g/l EC
100 ml/da
Pyridalyl 500 g/l EC
20 ml/da
Spinosad 480 g/l SC
Zetacypermethrin 100 g/l EW
12,5 ml/da
125 ml/da
Chlorantraniliprole 200 g/l SC
17,5 ml/da
45 ml/da
Diflubenzuron 800 g/kg WG
30 g/da
Beauveria bassiana strain Bb-I
250 ml/da
Z-11, Hexadecenal 2.00mg/kapsül,Z-9 Hexadecenal
0,008mg/kapsül (ABW-PHEROCON KIT)
Metaflumizone 240 g/l (Alverde)
-
Flubendiamide %20(Takumi)
30 g/da
100 ml/da(21 gün)
Beyazsinek (Bemisia tabaci):
Beyazsinek populasyonunda artış görülmüş olup, takip edilmesi ve eşik üzerinde görülen
yerlerde kimyasal mücadele yapılması önerilmiştir. Kimyasal mücadelede genellikle Acetamiprid %20
SP etkili maddeli ilaçlar kullanılmakta olup, üst üste uygulamalarda farklı grup etkili maddelerin tercih
edilmesi hususunda üreticilerimiz bilgilendirilmektedir. Pamuğun önemli zararlılarından olup, Haziran
ayının ilk haftasından Eylül ayının son haftasına kadar olan dönemde ekonomik olarak zarar yapabilir.
Bu nedenle sürveyler dikkatli yapılmalıdır.
PAMUKTA BEYAZSİNEK EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Koza oluşturma döneminde, özellikle ilk sulamadan sonra 40-50 da’lık bir pamuk
alanı ünitesinde; koza oluşturma dönemine kadar, tesadüfen seçilen 50 bitkiden 1 alt,1 üst olmak üzere toplam 100 yaprakta; koza oluşturma
döneminde ise 20 bitkiden (1 üst, 1 orta, 1 alt) toplam 60 yaprakta sayımlar yapılır. Yaprak başına ortalama 5 ergin, 10 larva görüldüğünde
ilaçlama tavsiye edilir.
Soyada Yaprak başına ortalama 15 larva ve pupa görüldüğünde ilaçlama tavsiye edilir.
2014 YILI PAMUKTA PAMUKTA PAMUK YAPRAK KURDUNA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Acetamiprid % 20 SP(L+P +E)
40 g/da
Bifenthrin 100 g/l EC(Ergin)
100 ml/da
Buprofezin 400 g/l EC (Larva+Pupa)ml/da)
100 ml/da
İmidacloprid 350 g/l SC
85 ml/da
Lambda Cyhalothrin + Buprofezin 20 +100 g/l EC(L+P +E)
350 ml/da
Pirimiphos Methyl 500 g/l EC
200 ml/da
Pyriproxyfen 100 g/l EC(L+P +E) (Güvenli Tavsiye)
50 ml/da
Pyriproxyfen 50 g/l EC
100 ml/da
Pamukta Pamuk Yaprakkurdu (Prodenya, Spodoptera littoralis):
Zararlı özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında ekonomik zarar eşiğine ulaşmaktadır. Bu
nedenle arazi kontrolleri haftada bir yapılmalıdır. Temmuz ayının üçüncü haftasından Ağustos ayı
sonuna kadar ekonomik anlamda zarar yapabilir. Bu nedenle sürveyler dikkatli yapılmalıdır.
PAMUKTA PAMUK YAPRAK KURDU EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ: Koza oluşturma ve olgunlaşma dönemlerinde 40-50 da’lık bir ünite
pamuk tarlası 4 ayrı bölüme ayrılarak her bölümünde 6-7 bitki olmak üzere toplam 25 bitkinin; yaprak, çiçek ve kozalarında sayımlar yapılır.
25 bitkide 2 yumurta paketi veya ocak, 10 bitkide 5 adet larva varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
Soyada 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva veya 2 ocak varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
2014 YILI PAMUKTA PAMUKTA PAMUK YAPRAK KURDUNA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Emamectin (Abamectin) benzoate % 5 (Güvenli Tavsiye)
35 ml/da
Chlorpyrifos Ethyl 480 g/l EC
180 ml/da
Cyfluthrin 50 g/l EC
150 ml/da
Diflubenzuron 480 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
30 ml/da
Diflubenzuron 800 g/kg WG (Güvenli Tavsiye)
20 g/da
Indoxacarb 150 g/l EC/SC (Güvenli Tavsiye)
40 ml/da
Lufenuron 50 g/l EC (Güvenli Tavsiye)
30 ml/da
Methoxyfenozide 240 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
37,5 ml/da
Pyridalyl 500 g/l EC
20 ml/da
Spinosad 480 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
25 ml/da
Teflubenzuron 50 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
100 ml/da
Teflubenzuron 150 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
35 ml/da
Chlorantraniliprole 200 g/l SC (Güvenli Tavsiye)
17,5 ml/da
Novaluron 100 g/l SC (Kontrollu Tavsiye)
40 ml/da
Z 9, E 11 Tetradecadienyl acetate 0,3038mg/kapsül, Z 9, E 12
Tetradecadienyl acetate 0,0062 mg/kapsül (SPOD-1 PHEROCON-KIT)
Diğer Zararlılar: Pamuk alanlarında düşük kesafette çiçek thripsi görülmekte olup, yaprak biti
ve pamuk yaprak pirelerine yapılan mücadele neticesinde bu zararlılar kontrol edilmiştir.
Görülen Faydalılar:
Pamuk tarlalarında yapılan sürvey çalışmalarında , Scymnus spp. Chrysoperla carnea ve
Coccinellid gibi predatörlerin ergini ve larvası görülmüş olup, parazitoid erginlerinin ilaçlama yapılan
alanlarda çok azaldığı gözlenmiştir.
Yapılan yoğun ilaçlamalara rağmen Chrysoperla carnea yumurta ve ergin populasyonunun
yüksek olduğu görülmüştür.
Chrysoperla carnea Ergini
Chrysoperla carnea Ergini ve Yumurtası
Chrysoperla carnea larvası
Altı noktalı Thrips
Coccinellid Yumurtaları
Coccinellid larvası
Coccinellid Ailesi Erginleri
Coccinelli Ergin ve Larvası
AYÇİÇEĞİ:
Ovamızda yetiştirilen önemli bitkilerden biridir. İlimizde 2013 yılında 345.087 da alanda ekilişi
yapılmıştır.
Ayçiçekleri Olgunlaşma Zamanındadır.
Fenolojik olarak ayçiçekleri 1.ürün hasatı tamamlanmış
olup, İlimizde tavsiye
edilmemesine rağmen yer yer 2. Ürün ayçiçeği ekilişleri görülmektedir. 2.ürünler çiçeklenme ve
tane sertleşme dönemindedir. İlimizde 1.ürün ayçiçeklerinde verimler 50- 470 kg/da arasında
değişmektedir. Yağış alma ve bakım işlemlerine göre verimin 500 kg/da olduğu yerler de vardır.
Bu yıl ayçiçekleri verim açısından geçen yıla göre daha iyi durumdadır.
Ayçiçekleri, bölgemizde bu yıl, Şubat ayı ortalarından Mart ayının sonuna kadar olan sürede
ekilmiştir. Dekarda 500 gr tohum kullanılmalı ve 4500-6500 bitki olmalıdır. Sıra arası 70 cm ve sıra
üzeri 25-30 cm’dir. Fide döneminde, 30 Martta oluşan aşırı rüzgar ve soğuklardan etkilenmiştir. Ayrıca
Tabla oluşum zamanında aşırı yoğunlukta pamuk çizgili yaprak kurdu ve yeşilkurt olmuştur ve tavsiyeli
BKÜ’lerle mücadelesi yapılmıştır.
Ayçiçeği ekimlerinin başlamasından önce 19.02.2014’te Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube
Müdürlüğümüzün Endüstri ve Süs Bitkileri Birimi teknik elemanları, Ceyhan İlçe Tarım Müdürlüğü ve
Ceyhan Sağkaya Tarım Kredi Kooperatifi işbirliğiyle Sağkaya Tarım Kredi Kooperatifinde Tumlu,
Sağkaya, Soysalı, Isırganlı, Gümürdülü, Tatlıkuyu köylerindeki çiftçilerin katılımıyla Ayçiçeği çeşitleri,
gübreleme, orobanş, yabancı ot ve diğer hastalık ve zararlılar konusu ile kültürel önlemler konusunda 37
kişiye eğitim verilmiştir. Ayrıca Ceyhan İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ceyhan Kurtkulağı Tarım Kredi
Kooperatifi işbirliğiyle, Kurtkulağı Tarım Kredi Kooperatifi bünyesinde Kurtkulağı ve Narlık köyünden
30 kişinin katılımıyla 26.02.2014 tarihinde eğitim toplantısı düzenlenmiştir.
Toplantıda; Ayçiçeğinde Orabanşın, son yıllarda yayılma gösterdiği, parazit bir yabancı ot
olduğu ve mücadelesinin güç olması nedeniyle dayanıklı çeşitlerin kullanımının önemi anlatıldı.
Ayçiçeğinde Mildiyö hastalığının İlimizde özellikle yağışlı geçen yıllarda yoğun görüldüğü ve
mücadelesinde tohum ilaçlaması yapılması ve dayanıklı çeşitlerin ekilmesi gerektiği belirtildi. Yağışlı
geçen yıllarda Ayçiçeğinin özellikle fide döneminde salyangoz ve sümüklü böceklerin önemli sorun
oluşturduğu ve mücadelesinin önemi üzerinde duruldu.
Ayçiçeğinde hastalık, zararlı ve yabancı otlar ile mücadele yapılmadığı takdirde önemli ürün
kayıplarının oluşabileceği anlatıldı.
İlimizde ayçiçeği ekiliş alanlarında orobanş(canavar otu) parazit bitkisinin hızla yayıldığı
gözlenmektedir. Orobanş(canavar otu) parazit bitkisinin kültür bitkisine tutunma zamanı ve
yoğunluğuna göre %5-%100 arasında değişen oranlarda verim kaybına neden olabilmektedir.
Bu tam parazit (orobanş) ile mücadelede,
1. Temiz tarlalara bulaşmasını ve yayılmasını önlemek,
2. Elle çekme(tohumlar olgunlaşmadan önce)
3. Derin Sürüm
4. Münavebe
5. Solarizasyon
6. Biyolojik Mücadele
7. İlaçlı Mücadele:
Bir önceki yıl tarlasında canavar otu bulunan üreticiler ayçiçeği yetiştirmeye devam edeceklerse
kimyasal mücadele yapmaları uygun olacaktır. Bu yabancı ota karşı İmazapıc (10 g/l) etkili maddeli
BKÜ’nden Ayçiçekleri 8-10 yaprak döneminde iken 37,5 ml/da dozunda, 2. Uygulama 14-16 yapraklı
dönemde 37,5 ml/da dozunda yapılmalıdır. Orobanş parazit bitkisinin toprak yüzeyinde görülmesi
ayçiçeğinin çiçeklenme dönemine rastladığı için yapılan kimyasal mücadelelerde başarı
sağlanamamaktadır.Yapılan surveylerde Yüreğir, Sarıçam, Karaisalı,Yumurtalık, Ceyhan, İmamoğlu,
Kozan, Yumurtalık ilçelerindeki ayçiçeği ekim alanlarının bulaşık olduğu gözlenmiştir.
Ayçiçeğinde orobanş
YERFISTIĞI:
İlimizde 2013 yılında 182.252 da alanda ekilişi yapılmıştır.
1.Ürün Yerfıstıkları
1.ürün yerfıstıkları 10 Nisan-20 Mayıs tarihleri arsında ekilmiştir. 1.üründe 10-14 kg/da
tohumluk kullanılmaktadır. Sıra arası 70 cm ve sıra üzeri de 20-25 cm, 2.ürün de ise sıra arası 70 cm ve
sıra üzeri de 10-15 cm ekilmektedir. Dekardaki bitki sayısı yaklaşık 8.000-12.000 adet arasında
değişmektedir. İlimizde genellikle NC-7, Çom, Osmaniye-2005, Arıoğlu-2006, Agrova gibi çeşitlerin
ekildiği çiftçilerimiz tarafından beyan edilmiştir.
Yerfıstığında 1.çapalama daha çok bitkinin toprak yüzeyinde 3-4 yapraklı olduğu dönemde
yapılmaktadır. Daha sonraki çapalar yabancı ot yoğunluğuna bağlı olarak 2,3,4.çapalar yapılmaktadır.
Yerfıstığında ginofor oluşumu başladığında kesinlikle çapalamaya son verilmelidir.
1.Ürün yerfıstıklarında çapalama ve gübreleme işlemleri tamamlanmış, sulama ve zirai mücadele
işlemleri sürmektedir. 2. Ürün yerfıstıklarında da çapalama işlemleri yapılmaktadır.
Üreticilerimiz taban gübresi olarak 18-46-0 (DAP) 20 kg/da ve üst gübre olarak ta 1.suyun önüne
%33 Amonyum Nitrat 20 kg/da olarak vermektedirler. 2.suyun önüne tekrar %33 Amonyum Nitrat 20
kg/da olarak vermektedirler.
Yerfıstığında Tarlada Eğitim Çalışması
1.Ürün Yerfıstığında cercospora yaprak leke hastalığı
Yerfıstığında cercospora yaprak leke hastalığına karşı ilaçlamalar devam etmektedir. Pamuk
çizgili yaprak kurdu, prodenya ve yeşilkurda karşı pamukta kullanılan yeşilkurt ilaçları tavsiye dışı
olarak kullanılmaktadır.
YERFISTIKLARINDA KIRMIZIÖRÜMCEKTE EKONOMİK ZARAR EŞİĞİ:
Yaprak başına T.cinnabarinus için 8-10 adet nimf ve ergin varsa mücadeleye geçilir.
Yerfıstığında
YERFISTIKLARINDA CERCOSPORA YAPRAK LEKE HASTALIĞINDA EKONOMİK ZARAR
EŞİĞİ: İlk hastalık belirtileri görüldüğünde mücedeleye başlanılmalı ve sürdürülmelidir.
2014 YILI YERFISTIKLARINDA KIRMIZIÖRÜMCEKTE TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Fenbutatin Oxide 550g/l SC
135 ml/da
Kükürt % 73 WP
2 kg/da
Kükürt % 80 WP
1,5 kg/da
Yer Fıstıklarında Yeşilkurt, Pamuk Yaprak Kurdu ve Çizgili Yaprak Kurdunun Teknik Talimatı yok.Tavsiyeli ve Ruhsatlı BKÜ Yoktur.
2014 YILI YERFISTIKLARINDA CERCOSPORA YAPRAK LEKE HASTALIĞINA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Bakır oksiklorid %50 WP
400 g
Bakır Sülfat % 25 (Bordo bulamacı SIVI % 1 )
500 g sönmemiş kireç+1000 g Göztaşı
Kükürt %99 TOZ
2250 g/dekar
Maneb %80 WP
250 g
Mancozeb %80 WP
200 g
Tebuconazole 250 g/l EC (Keeper ® 250 EC-Nis.2010)
50 ml/da
Epoksiconazole 187 g/l+Thiophonate methyl 310 g/l (Dueett Ultra-Mart.2011)
50 ml/da
Propiconazole150 g/l +Difenoconazole150 g/l (Lastpoınt/Mart.2011-Harbor 300 EC-Pronto 300 EC-Ağs.2012)
30 ml/100 lt su
2014 YILI YERFISTIKLARINDA KÖK BOĞAZI ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞINA TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
DOZU
Carboxin+Thiram %37,5+37,5 WP
500 g/100 kg tohuma
Chlorothalonil %75 WP
500 g/100 kg tohuma
Mancozeb %80 WP
500 g/100 kg tohuma
Mancozeb %60 TOZ
Tolclofos Methyl + Thiram%20+30 WP
500 g/100 kg tohuma
Fludioxonil +Metalaxyl-M 25+10 g/l FS
Azoxystrobin+Metalaxyl/M + Fludioxonil 75+37,5+12,5 g/l FS
400 g/100 kg tohuma
250 g/100 kg tohuma
200 g/100 kg tohuma
Yerfıstığı tohumları; içerdiği yağ, protein, karbonhidrat, vitaminler ve madensel maddeler ile
insanlar ve hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır. Baklagil bitkisi olan yerfıstığı bitkisinin
tohumları; içerdiği yağ (% 44-56), protein (% 25), karbonhidrat (%18) ve K, Ca, Mg, P ve S gibi
mineral maddeler (% 5) ile insanlar ve hayvanlar için değerli bir besin kaynağıdır. Yerfıstığı zengin B
vitamini kaynağı olup, A, C, D ve E vitaminlerini de bünyesinde bulundurmaktadır.
Yağı çıkarıldıktan sonra geriye kalan küspe, çok değerli bir yem katkı maddesidir. Yerfıstığı
küspesinde; yaklaşık % 45 ham protein, % 24 azotsuz öz maddeler ve % 5.5 madensel maddeler
bulunmaktadır. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde, karma yemlerin yapımında, bol miktarda yerfıstığı
küspesi kullanılmaktadır.
Yerfıstığı bir baklagil bitkisi olduğu için, bitki kısımları da çok değerli bir hayvan yemidir. Yeşil
yem olarak doğrudan hayvanlara yedirildiği gibi, kurutularak balya yapılmakta ve kış mevsiminde
hayvanlara yedirilmektedir. Yerfıstığının kuru otunda % 11 protein, % 5 yağ, % 22 ham selüloz, % 42
azotsuz öz maddeler, % 10 kül ve % 10 su bulunmaktadır. Yerfıstığı saplarında % 7.1 oranında hazım
olunabilir protein bulunması, yerfıstığı sapının yem değerini artırmaktadır. Yerfıstığı sapları genellikle
süt sığırcılığında yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, silo yemi yapılarak da değerlendirilmektedir.
Yerfıstığı diğer baklagillerde olduğu gibi, havanın serbest azotunu toprağa bağlar (4.5-15 kg/da)
ve kendisinden sonra ekilecek bitkiye azot ve organik maddece zengin bir toprak bırakır.
Yerfıstığı bitkisinin dengeli bir şekilde gübrelenmesi ile ürün ve kalitede artışlar sağlanarak bu
bitkiden elde edilen gelir de artacaktır. Diğer bitkilerle kıyaslandığında yerfıstığı bitkisinin özellikle
kalsiyum ve kükürt ihtiyacının çok yüksek olduğu bilinmektedir.
Yerfıstığı bir çapa bitkisidir. Yetişme süresi boyunca toprak çapalandığı için, yabancı otlar
temizlenmekte ve toprak havalanmaktadır. Bu nedenle de, iyi bir ekim nöbeti bitkisidir.
Yerfıstığı Bitkisinin Toprak İsteği
Yerfıstığı kil içeriği düşük, kumlu, havalanması ve drenajı iyi olan hafif bünyeli toprakları sever.
Yerfıstığı yetiştirilen topraklar için ideal pH 5.5-6.5' dır. Bununla birlikte 5.0-7.8 gibi pH' larda
yetiştiriciliği yapılmaktadır. Toprakta organik madde seviyesinin % 2 civarında olması idealdir. Kireç
içeriği yüksek ve pH' sı 7.8' in üzerinde olan topraklarda özellikle fosfor, demir, çinko ve mangan
noksanlıkları görülür. Yerfıstığında çiçek döllendikten sonra yumurtalık uzayarak iğneler oluşur. Bu
iğneler toprak içerisine girerek gelişmeye başlar ve yerfıstığı meyvesi oluşur. Bu nedenle, yerfıstığı
yetiştirilecek toprağın killi ve sıkışmış yapıda olmaması çok önemlidir.
Yerfıstığı bitkisi (tüm bitki olarak) ile ortalama 600 kg ürün alındığında 1 dekar alandan 25 kg
N, 3.0-4.0 kg P2O5, 12 kg K2O, 4.0 kg MgO, 25 kg CaO ve 6.0 kg S kaldırılmaktadır. Buradan da
anlaşılacağı gibi bitki azot ihtiyacının büyük bir bölümünü atmosferden fiksasyon ile sağladığına göre
özellikle ve öncelikle bitkinin diğer besin maddelerine göre kalsiyum ve kükürt ihtiyacı ön plana
çıkmaktadır. Bu nedenle yerfıstığının gübrelenmesinde Ca ve S' lü gübrelemenin önemi çok büyüktür.
Son yıllarda yerfıstığı alanlarında Jips kullanımı yaygınlaşmaktadır.
Jips kullanılan topraklarda toprak gevşer, su tutma ve havalanma kapasitesi artar,
böylece bitkinin kökleri daha rahat gelişir. Biyolojik azot fiksasyonu artar. Toprak tuzlu ise
tuzluk giderilir, tuzluluğun bitki üzerinde olumsuz etkisi önlenir. Toprak pH' sı 8 ve üzerinde ise
pH 7.5-7.8 seviyelerine düşer böylece toprakta fosfor, demir, çinko ve manganın yarayışlılığı
artar. Kısacası yerfıstığı tarımında Tarımsal Jips vazgeçilmez bir unsurdur. Bu gün yerfıstığı
yetiştiriciliği yapılan dünyanın pek çok yerinde mutlaka Jips kullanılmaktadır.
Yerfıstığı Bitkisinin Azot Beslenmesi
Bir baklagil bitkisi olan yerfıstığında atmosferden azot bağlama yeteneği nedeniyle uygun
rhizobium bakterilerinin toprakta var olması halinde azotlu gübrelemeye çok fazla ihtiyaç duyulmaz.
Ekimden önce toprağa eğer 1-2.5 ton/da iyi ayrışmış hayvan gübresi kullanılırsa herhangi bir azotlu
gübre kullanmaya gerek yoktur. Hayvan gübresi kullanılmaz ise bitkiler çıktıktan sonra üst gübreleme
olarak dekara 1.5-3 kg saf azot verecek şekilde azotlu gübre uygulanabilir. Önemli yerfıstığı üreticileri
olan Senegal, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde 1.5-3 kg/da seviyesinde azotlu gübre kullanılmaktadır.
Azotlu gübre formunun tercihi de kullanılacak miktar kadar önemlidir. Topraklar kireçli ise kesinlikle
amonyum nitrat (%26 KAN) gübresi kullanılmamalıdır. Uygun azot formu % 33 lük amonyum nitrat, %
46' lık Üre veya % 21' lik Amonyum sülfat gübresidir. Killi, kireçli, tuzlu ve şıkışmış, kalsiyum ve
kükürt eksikliği görülen topraklarda ise uygun azot formu % 9' luk Jips(Nutrijips vb.) üstten
uygulanmalıdır. Önerilen doz 25-50 kg/da dır. Bunun bileşiminde bulunan azot, kalsiyum, kükürt ve
çinko ile bitkide önemli verim artışları sağlamak mümkündür.
Yerfıstığı yapraklarının kritik azot seviyesi çiçeklenme döneminde % 3-4.5' dir. Bitki analizi
yaptırma imkanı var ise % 3' den az azot içeren durumlarda mutlaka ilave azot takviyesi gereklidir. Azot
eksikliği nadir olarak toprakta uygun rhizobium bakterilerinin olmadığı durumlarda da görülebilir.
Noksanlık durumunda bitki gelişimi cılız, yapraklar soluk yeşil ve yaşlı yapraklarda sararma şeklinde
kendini gösterir.
Yerfıstığı Bitkisinin Fosfor Beslenmesi
Yerfıstığı bitkisi gelişim süreci içerisinde topraktan ortalama 3.0-4.0 kg/da P2O5 kaldırmaktadır.
Bu miktarlarda fosfor ekimle beraber uygulanmalıdır. Yerfıstığının fosforlu gübreye ihtiyacı fazla
olmamakla beraber toprakta fiske olabilecek fosforda dikkate alındığında ekimle birlikte 3.0-5.0 kg/da
seviyesinde verilecek fosforlu gübre bitkinin özellikle kök sistemi ve çiçeklenme ve meyve tutumuna
etkili olacağından verim artışları sağlayacaktır. Fosfor, yerfıstığında meyve oluşumunu arttırmakta ve
boş kapsül oranını azalmaktadır. Ayrıca, bitkinin azot alımını teşvik etmektedir. Yerfıstığı yapraklarının
kritik fosfor seviyesi % 0.20-0.50' dir. Fosfor eksikliğinde, yaprak ve meyveler tam olarak gelişemez,
bitki bodurlaşır, yaprak rengi eksikliğin derecesine bağlı olarak koyu yeşilden kırmızımsı bronz renge
değişim gösterir. Noksanlık öncelikle yaşlı yapraklarda kendini gösterir. Toprak analiz sonuçlarına göre
yerfıstığına P kaynağı olarak DAP kullanılacak ise 10-15 kg/da düzeyinde uygulanmalıdır. % 5 N ve %
10 P2O5 içeren Jips kullanılacak ise 25-50 kg/da düzeyinde uygulama yapılmalıdır. Böylece bitkinin
azot ve fosfor ihtiyacını karşılamanın yanında yerfıstığı gelişimi ve kalitesi için önemli olan kalsiyum,
kükürt ve çinko' da uygulanmış olur.
Yerfıstığı Bitkisinin Potasyum Beslenmesi
Yerfıstığı her yıl, ortalama bir verimle 10-12 kg K2O/da seviyesinde potasyum kaldırmaktadır.
Yerfıstığı yapraklarının kritik potasyum seviyesi % 1.7-3.0' tür. Genel olarak yerfıstığı tarımı yapılan
topraklarımızın potasyum seviyesi yeterlidir. Bununla birlikte Yapılacak toprak ve bitki analizlerinde
potasyum seviyesinin düşük olduğu tespit edilirse potasyumlu gübreler uygulanabilir. Potasyumlu
gübrelemede aşırıya kaçılmamalı veya toprakta potasyum yeterli ise potasyumlu gübre
uygulanmamalıdır. Unutulmamalıdır ki yerfıstığı için çok gerekli olan kalsiyumun alınımı fazla
potasyum ile şiddetli biçimde engellenmektedir. Potasyum eksikliğinde yaşlı yapraklardan başlayarak
yaprak kenarlarında sararma, kıvrılma ve kuruma görülür. Potasyum seviyesi düşük topraklarda dekara
% 50 K2O içeren potasyum sülfat gübresinden tabandan 10-12 kg/da uygulanmalıdır.
Yerfıstığı Bitkisinin Kalsiyum Beslenmesi
Yerfıstığı bitkisinin gelişimi, verim ve kalitesine kalsiyumun etkisi son derece yüksektir.
Yerfıstığı ortalama bir verim ile her yıl topraktan 25-30 kg CaO/da kaldırmaktadır. Yapraklarda
kalsiyumun kritik seviyesi % 1.25-2.0 dir. Bu kritik seviyenin altında kalsiyum eksiklikleri
görülmektedir. Kalsiyum eksikliği yerfıstığında çok sık karşılaşılan bir beslenme sorunudur. Toprak
pH' sının 7.5' in üzerinde olduğu topraklarda kalsiyum çözünemediği için kalsiyum eksikliği
görülür. Buna ilave olarak tuzlu topraklarda, aşırı kuraklık ve sulama düzensizliği gibi koşullar
kalsiyum eksikliğine sebep olur. Kalsiyum eksikliğinde boş meyve kapsülleri oluşur, verim düşer,
fıstıkların içinde kararma (black heart) ve şekil bozukluğu görülür, fıstık taneleri küçük kalır. Bitkinin
büyüme uçları ve sürgünler deforme olur. Özellikle iğne oluşumu döneminde bitkinin kalsiyum ihtiyacı
çok yükselir. Jips yerfıstığı için uygun ve ucuz bir kalsiyum kaynağıdır. ABD, Hindistan ve Çin gibi
ülkelerde
ortalama
50-100
kg/da
seviyesinde
jips
uygulanmaktadır.
Tabandan veya üstten 50-100 kg/da seviyesinde kullanılmalıdır. Önerilen miktarlar ikiye bölünerek iki
dönemde de uygulanabilir. Yerfıstığında yüksek kalsiyum ihtiyacını karşılamanın yanında Jips
uygulanan bitkiler hastalık ve olumsuz hava koşullarından daha az etkilenir. Bunun yanında jips
kullanılan topraklarda özellikle killerin meyvelere yapışması engellenir ve meyve gelişimi daha rahat ve
sorunsuz gerçekleşir.
Yerfıstığı Bitkisinin Kükürt Beslenmesi
Kükürt aminoasitler ve proteinlerin yapısında bulunduğu için protein içeriği yüksek olan
yerfıstığı bitkisinin kükürt ihtiyacı da yüksektir. Ortalama bir verim ile topraktan her yıl 6 kg/da
seviyesinde kükürt kaldırılmaktadır. Yaprakların kritik kükürt konsantrasyonu % 0.20-0.35' dir. Organik
maddenin düşük olduğu, kumlu, yıkanmaya müsait topraklarda kükürt noksanlığı çok yaygın görülür.
Yerfıstığı bitkisinin kükürt isteğinin fosfor isteğinden yüksek olduğu dikkate alınırsa, bu besin
maddesinin eksikliğinin de önemli olduğu anlaşılır.
Kükürt eksikliğinde bitkinin yaprakları genç yapraklardan başlayarak yaşlı yapraklara doğru
sararır, verim ve kalite düşer, bitkinin atmosferden azot fiske etme yeteneği azalır. Kükürt eksikliğini
gidermek üzere bileşimin de kükürt bulunduran doğal Jips oldukça etkilidir. Gübreleme amacıyla bitkiye
ekimle beraber ve üstten olmak üzere 50-100 kg/da seviyesinde uygulanmalıdır.
Yerfıstığı Bitkisinin Magnezyum Beslenmesi
Yerfıstığı bitkisi ortalama bir verimle dekardan 4 kg MgO kaldırır. Bitkinin kritik Mg seviyesi %
0.30-0.80' dir. Magnezyum eksikliği yıkanmanın yoğun olduğu ve aşırı potasyum ile gübrelenen
alanlarda görülür. Magnezyum eksikliğinde yapraktan % 1' lik MgSO4.7H2O çözeltisi uygulanabilir.
Topraktan ise yine MgSO4.7H2O dekara 10-12 kg düzeyinde uygulanmalıdır. Magnezyum eksikliğinin
giderilmesinde bileşiminde % 1 Mg bulunduran Jips ise 25-50 kg/da oranında uygulanmalıdır. Bu
uygulama ile Jips' in bileşiminde bulunan Ca, S, Fe, Zn ve Mn' ın da bitkilere verilmiş olması bir
avantajdır.
Yerfıstığı Bitkisinin Mikroelement Beslenmesi
Yerfıstığı bitkisi mikro elementlerden demir, çinko ve mangan' a çok hassastır, özellikle kireçli
ve yüksek pH' lı topraklarda bu üç besin maddesinin noksanlıkları çok yaygın görülür. Demir
eksikliğinde genç yaprak damarları yeşil kalırken damarlar arasında sararma görülür. Çinko eksikliği de
genç yapraklarda görülür, genç yapraklar olması gerektiğinden daha küçük oluşur, bazen kloroz görülür
ve bitki bodurlaşır. Mangan eksikliğinde ise genç yapraklarda damarlar arası kloroz ve bazı damarlarda
da sararma ve kahverengi lekeler oluşur.
Demir eksikliğini gidermek için demir kleytler kullanılabilir. Bununla birlikte demir kleytlerin
fiyatının yüksek olması kullanılabilirliğini sınırlandırmaktadır. Topraktan 10 kg/da seviyesinde FeSO4
uygulanabilir. Yapraktan ise % 0.5' lik FeSO4+ %0.1 sitrik asit+ % 0.2' lik üre karışımı ile iyi sonuçlar
alınır.
Çinko eksikliğini gidermek için 1.5-2.0 kg/da seviyesinde ZnSO4 topraktan veya % 0.5' lik
ZnSO4 yapraktan uygulanmalıdır.
Mangan eksikliğini gidermek için 1.0 kg/da seviyesinde MnSO4 topraktan veya % 0.5' lik
MnSO4 yapraktan uygulanmalıdır.
Yerfıstığında Fe, Mn ve Zn eksikliğini gidermek için bileşiminde % 18 kalsiyum, % 16 kükürt,
% 1 magnezyum, % 1 demir, % 1 çinko ve % 0.25 mangan bulunduran Jips' in 25 kg/da' lık
uygulamasıyla bitkinin bütün mikro element ihtiyacını karşılamak mümkündür.
SOYA
İlimizde 1.Ürün soyalar 25 Mart -15 Mayıs arasında ekilmiş olup, 2. Ürün soyalar ise 21
Haziran’a kadar hemen hemen tamamlanmış durumdadır. 1.ürün soyalar bakla sertleşme dönemine
girmek üzeredir. Gübreleme işlemleri tamamlanmış durumdadır. Sulamalar devam etmektedir, ve zirai
mücadele işlemleri devam etmektedir. 2. Ürün soyalarda gübreleme işlemleri tamamlanmış olup,
sulamalara devam edilmektedir. 2.ürün soyalar çiçeklenme ve bakla oluşum dönemindedir. Soyalarda
eşik üzerinde beyazsinek popülasyonu gözlenmiş olup ilaçlamalar devam etmektedir.
1.Ürün Soyalarda incelemeler yapıldı.
2.ürün Soyalarda Karadrina zararı
1.ürün Soyalarda Karadrina zararı
1.Ürün ve 2.ürün soyalarda pis kokulu yeşil böcek, yeşilkurt, pamuk yaprak kurdu zararlılarından
mücadele eşiğinde olan alanlarda mücadele yapılmaktadır. Beyazsineğin yoğunluğunun Karataş ve
Yüreğir ilçelerimizin ekiliş alanlarında artış gösterdiği gözlemlenmiş, mücadele eşiğinde olan yerlerde
kimyasal mücadele tavsiye edilmiştir. Soya zararlılarından ekonomik zarar eşiği üzerinde olan alanlarda
kimyasal mücadele yapılmaktadır.
SOYADA ZARARLILARIN EKONOMİK ZARAR EŞİKLERİ(Kimyasal Mücadele Zamanı)
Soyada Kırmızıörümcekte Yaprak başına T.cinnabarinus için 5 adet nimf ve ergin varsa mücadeleye geçilir.
Soyada Pis Kokulu Yeşil Böcekte 3 m sıra uzunluğunda ortalama 8 adet ergin ve nimf varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
Soyada Beyazsinek Yaprak başına ortalama 15 larva ve pupa görüldüğünde ilaçlama tavsiye edilir.
Soyada Yeşilkurtta 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
Soyada Thrips Tabacide Yaprak başına 5 adet thrips nimf ve ergini varsa mücadeleye geçilir.
Soyada Çizgili Yaprak Kurdunda 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva veya 2 ocak varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
Soyada Pamuk Yaprak kurdunda 3 m sıra uzunluğunda 6 adet larva veya 2 ocak varsa ilaçlı mücadeleye geçilir.
2014 YILI SOYA FASULYESİNDE TAVSİYELİ BİTKİ KORUMA ÜRÜNLERİ
ETKİLİ MADDE ADI
ZARARLI ADI
SOYADA KIRMIZIÖRÜMCEK
Soyada Pis Kokulu Yeşil Böcek
Soyada Beyazsinek
Soyada Yeşilkurt
DOZU
Bifenthrin 100 g/l EC
70 ml/da
Clofentezine 500 g/l EC
40 ml/da
Fenbutatin Oxide 550g/l SC
Cypermethrin 200-250 g/l EC
135 ml/da
70 ml/da
Deltamethrin 25 g/l EC
50 ml/da
Malathion 650 g/l EC
Bifenthrin 100 g/l EC(Ergin)
170 ml/da
100 ml/da
Lambda Cyhalothrin + Buprofezin 20 +100 g/l EC(L+P +E)
350 ml/da
Bifenthrin 100 g/l EC
100 ml/da
Cyfluthrin 50 g/l SL
200 ml/da
Lambda Cyhalothrin 50 g/l EC
150 ml/da
Methomyl %90 SP
80 g/da
Soyada Thrips Tabaci
Tavsiyeli ve Ruhsatlı BKÜ Yoktur.
Soyada Çizgili Yaprak Kurdu
Malathion 650 g/l EC
250 ml/da
Malathion 190 g/l EC
750 ml/da
Beta Cyfluthrin 25 g/l EC
150 ml/da
Cyfluthrin 50 g/l EC
Novaluron100 g/l EC/SC
150 ml/da
30 ml/da
Soyada YAPRAK KURDU
Dekarda yaklaşık 35.000-40.000 arasında (6-8 kg tohum/da) olacak şekilde ekim yapılmaktadır.
Çiftçilerimiz bakteri aşılamasını gölge bir yerde 100 kg tohum için 2 su bardağı şekerli su ve 1 kg/da
bakteri olacak şekilde kulandıklarını beyan etmişlerdir. 1.ürün soyalar için sıra arası 70 cm sıra üzeri de
5-6 cm tavsiye edilmektedir. 2.ürün soyalar için de sıra arası 65-70 cm ve sıra üzeri de 3-4 cm tavsiye
edilmektedir.
Taban gübresi olarak (bakteri aşılaması yapılmışsa) 20-20-0 15 kg/da önerilmektedir. Bakteri
aşılaması yapılmamışsa 20-20-0- 30 kg/da veya 18-46-0(DAP) 20 kg/da olacak şekilde gübre tavsiyesi
yapılmaktadır. Bakteri aşılaması yapılmışsa üst gübrelemeye gerek yoktur.Şayet bakteri aşılaması
yapılmamışsa üst gübre olarak % 46 Üre 20 kg/da veya % 33 Amonyum Nitrat 35 kg/da tavsiye
edilmektedir. Soyada çapalama işleri bitki boyu 15-20 cm olduğunda( 8-10 yaprak) döneminde başlanıp
yabancı ot yoğunluğuna göre 2 veya 3 çapa yapılmaktadır. Soyada sulama işlemleri genellikle bitki boyu
8-10 cm olunca 1.sulama, 2.sulamalar ilk çiçekler görülmeye başlanıldığında, 3.sulamalar bakla
oluşumu ile birlikte 4.sulamalar ise 3.sudan 10-15 gün sonra yapılmaktadır.
BAKTERİ AŞILAMA: Azot bakterileri, soyanın köklerinde onunla ortak yaşayan ve havadaki azotu
alıp, bitkinin kullanımına veren küçük canlılardır. Ekim sırasında toz halindeki bakterileri soya
tohumlarına bulaştırıp toprağa vermek gerekir. Bu işleme "bakteri aşılaması" denir.
Bakteri aşılaması gölge bir yerde yapılmalıdır. Serin bir yerde tutulan 1 kg toz bakteri 100 kg
soya tohumu üzerine serpilip karıştırılarak, bakterilerin bütün tohumlara yapışması sağlanmalıdır.
Yapışmayı daha iyi temin etmek için, tohumlara, hafifçe şekerli su serptikten sonra bakteriyi bulaştırma
yöntemi söz konusu olabilir. Ancak tohum kabuğunun ıslanarak ayrılmamasına dikkat edilmelidir.
Bu karışım, güneş altında bekletilmeden hemen ekilmelidir. Uzun süre bekletilirse bakteriler
ölebilir ve aşılamanın etkisi olmaz. Bakterili tohumların güneşten korunması için mibzer kovalarının
üstünü nemli bezlerle kapatmak yararlı sonuç verir.
GÜBRELEME: Soyanın ilk gelişmesini özendirmek için dekara saf madde olarak 2.5-5 kg azot ve 6 kg
fosfor verilmelidir.
Buna göre 13-15 kg/da DAP (Diamonyum fosfat) gübresi verilmesi yeterli olur. Başka bir seçenek
olarak da 35 kg/da Süper fosfat ve 13 kg/da Amonyum sülfat (% 21) gübreleri uygulanabilir.
Gübre ekimle birlikte verilmelidir. Çıkıştan 2-3 hafta sonra köklerde, bakterinin faaliyeti sonucu
yumrucuklar (nodozite) oluşur. Kökleriyle söktüğümüz bitkilerin köklerinde 5-10 adet içi pembe renkli
yumrucuk olmalıdır. Eğer böyle bir durum yoksa, yani yumrucuklar oluşmamışsa ya da var olan
yumrucukların iç rengi yeşil veya siyah renge dönmüşse, bakterilerin ölmüş olduğunu anlaşılır. Bu
durumda sulama öncesinde dekara 20 kg amonyum nitrat veya 10 kg üre verip sulanmalıdır.
MISIR
Birinci ürün mısırlar fizyolojik olarak hasat dönemine girmiş durumdadır. Ceyhan ilçemizde yer
yer 1.ürün mısır hasadı başlamış olup, verimler 1350-1400 kg/da arasında değişmektedir.
2.Ürün Mısır
2.ürün mısırlar fizyolojik olarak tepe püskülü çıkarma dönemindedir. Bu alanlarda çapalama
işlemleri ve yabancı ot mücadelesi bitmiş ve sulamalar devam etmektedir. Bazı 2.ürün mısır alanlarında
yer yer Çizgili Yaprak Kurdu görülmüş olup, bitki başına 2 larva görülen yerlerde kimyasal mücadele
önerilmiştir. Özellikle sebze yerine ekilen 2.ürün mısır alanları döllenme dönemindedir. Bu alanlarda
mısır kurdu (Ostrinia spp.) ile mısır koçan kurdu ( Sesemia spp.) mücadelesi devam etmektedir. Ayrıca
Spiroplazma cuncelli hastalığı ve Mısır Kök Kurdu ( Diabrotica virgifera ) sürveyleri aralıksız devam
etmektedir. Şu ana kadar her hangi bir sorunla karşılaşılmamıştır.
( Diabrotica Virgifera )
İlimizde Mısır Kök Kurdu ( Diabrotica virgifera ) varlığının veya yokluğunun tespit edilmesi için
İmamoğlu, Ceyhan, Karataş ve Seyhan ilçelerinde değişik çiftçi tarlalarına zararlıyı cezbeden Feramon
tuzaklar asılmıştır.
Bu tuzakların kontrolleri devam etmektedir.
SEBZE-BOSTAN
Domates yetiştiriciliği yapılan Yüreğir, Karataş, Seyhan, Sarıçam, Ceyhan, Yumurtalık ve
Karataş İlçelerinde (Doğankent, Havutlu, Yeniköy, Kumrulu, Çağırkanlı, Solaklı, Tuzla, Meletmez,
HacıHasan,
Hasırağacı,
Tuzkuyusu,
Karagöçer,
Çavuşlu,
Çakırören,
İnnaplıhüyük,
Dolaplı,Kurtkulağı,Yılankale, Kıvrıklı , Narlıören, Ayvalık Köylerinde ) Tuta absoluta (Domates
Güvesi) ilgili eğitim ve yayım çalışmaları ile sürveyler devam etmektedir.
Karpuz ekiliş alanlarında yapılan Karpuz Meyve Yanıklığı sürveyi devam etmektedir. Biberlerde
Noktalı Solgunluk Virüsü sürveyi devam etmektedir.
TURUNÇGİL
Turunçgil bahçelerinde yapılan kontrollerde bölgemiz turunçgil bahçelerinde Kırmızı kabuklu
bit, Yıldız Koşnili, Pas Böcüsü, Kırmızı Örümcek, yeni fidanlıklarda yaprak galeri güvesi zararlılarına
rastlanmıştır. Zararlılarla ilgili ekonomik eşik üstünde olan bahçelerde kültürel mücadele ve kimyasal
mücadele önerileri yapılmıştır. Unlu Bite karşı biyolojik mücadele başlamıştır.Üreticiler tavsiye dışı ve
doz aşımı ilaçlamalar, faydalılar konusunda aydınlatılmakta ve total insektisitlerin kullanılmaması
konusunda uyarılmıştır. Hastalıklardan Alternaria citri hastalığına karşı özellikle mineola ve novada
mücadeleler devam etmektedir. Kozan, Seyhan ve Yüreğir İlçelerimizde, bu yıl da Turunçgil
Bahçelerinde yürütülen Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi (EKÜY) Programı çerçevesinde Hastalık
ve Zararlılar ile biyolojik-biyoteknik ve kimyasal mücadele Teknik Talimatlar doğrultusunda
yapılmaktadır. EKÜY proğramında olan bahçelerde çiftçi eğitimleri yapılarak, Mavi Bayrak asılmaya
başlanmıştır.
Narenciye bahçelerinde gübreleme, sulama ve yabancı ot mücadelesi devam etmektedir.
Faydalılardan, Phytoseidae (Acarina), Coccinellid, Serangium parcesetosum faydalılarına rastlanmıştır.
Bu yıl, mevsim normallerinin üstündeki soğuk hava ve sıcaklık farklılıkları ağaçları olumsuz
etkilemiş ve verim düşüklüğüne sebep olmuştur. Genç fidanlarda bölgesel donmalar gözlenmiştir.
Ayrıca Greyfurtlar satılmamış, ağaç üstünde kalmıştır. Dolayısıyla bu durum freyfurtlarda verim
düşüklüğüne sebep olmakla birlikte Akdeniz Meyve Sineği için besi ortamı oluşturduğundan bu yıl
yüksek AMS popülasyonu beklenmektedir. Üreticilerimizin AMS mücadelesi konusunda hazırlıklı olup,
biyoteknik-kimyasal mücadeleyi düzenli yapması ve kültürel mücadeleye de önem vermesi
gerekmektedir.
2014 Yılı “Biyolojik-Biyoteknik Mücadele Destekleme Talimatı” İlçelere gönderilerek gerekli
yayım çalışmaları yapmaları konusunda bilgilendirilmişlerdir.
DİKKAT: Bahçe ya da tarlanızdaki ürünlerinize arız olan hastalık veya zararlının zarar eşiklerini ve
bulaşıklık oranlarını tespit ettirmeden ilaç atmayınız!
DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN
TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜNE MÜRAACAT EDİNİZ veya
AŞAĞIDAKİ E-POSTA ve TELEFONA ULAŞINIZ.
e-posta: [email protected]
Tel: 344 17 17
Download

Haftalık Haber Bülteni (4. Hafta)