“Kişilerarası Nörobiyoloji”ye
Giriş
Neden böyle bir ders?
• “Giderayak” sizlere bir ARMAĞAN..
– Üç yıldır edindiğiniz tüm bilgileri
entegre
edebileceğiniz/bütünleştireceğiniz bir
ders
– Edindiğiniz tüm bilgileri kişisel
hayatınıza uygulayabileceğiniz bir ders
– Mezuniyetten sonra da hem meslek
hem de özel hayatınızı etkileyebilecek
bir ders
– Benim kişisel kariyerimde de “mihenk
taşı” olmuş olan bir ders
Kişilerarası Nörobiyoloji Yaklaşımı
• Daniel Siegel
• “Biz’in Nörobiyolojisi”
• “İnsan” oluşun doğasına bir
yolculuk
• Yeni bir “biliş” alanı
• “İnsan” olmanın ne anlama
geldiği
• Zihnimizin, beynimizin
derinliklerine yolculuk
Kişilerarası Nörobiyoloji Yaklaşımı
•
•
Kuram değil, bir çerçeve
Pek çok alanın birleştirilmesiyle
çıkmış
–
–
–
–
–
–
–
–
–
–
–
•
Nöroloji
Psikoloji
Psikiyatri
Gelişim psikolojisi
Evrim kuramı
Sistemler kuramı
İletişim örüntüleri
Sanat
Edebiyat
Biyografik Öyküler
Maneviyat
Çeşitli amaçlarla incelenebilir
–
–
–
–
Bilimsel
Psikolojik terapiler
Kişisel gelişim
Merak
• İlgilenen diğer çalışma/uğraş
alanları
–
–
–
–
–
–
Adalet bakanlığı
ABD Senatosu
Eğitim bakanlığı
Hükümetin diğer dalları
Dinsel kurumlar
Budizm, Judaizm
Kişilerarası Nörobiyoloji Yaklaşımı
• Ruh sağlığı alanında insanların psikolojik sıkıntılarını,
semptomlarını azaltmak amacıyla
–
–
–
–
–
–
Psikiyatri
Psikoloji
Sosyal hizmet
Uğraş terapisi
Psikiyatrik hemşireleri
Sanat terapisi
• Semptomlara odaklanmak yerine, tam tersinden başlamak
– Zihin nedir?
– Sağlıklı bir zihin nedir?
– Kendi içimizde ve kişilerarası ilişkilerimizde “iyilik durumu”/huzuru
nasıl oluştururuz?
• Pratik bir yaklaşım
• Kendini gerçekleştirme amaçlı da kullanılabilir
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Siegel’in kendi gelişimi
• Çocukken
– Hayvanların ve doğanın neyi neden anlamay yönelik bir merak
• Koleje başlaması
– Biyoloji
• Amacı “yaşam”ı incelemek
• Bir intiharı önleme, kriz merkezindeki işi
– Çok etkileniyor
– İnsanlararası ilişkinin çok güçlü, şaşkınlık ve hayranlık uyandıran
bir yanını görüyor
• Sadece telefon üzerinden yapılan bir etkileşimden sonra bile, çaresizlik
içinde kalmış, umudunu yitirmiş insanların intihar kararının
değiştirilebildiğini görüyor
• Yaşam ya da ölüm yönünde kararlar verilebiliyor
• SORUSU: Acaba, iletişimimizde bizi bunca etkileyen şey nedir?
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Üniversite hayatı (Cambridge)
– Tıp fakültesi
– Amacı: İnsan olmanın ne demek olduğunu daha iyi anlamak ve
insanlara yardımcı olmak
– Beklentisi: Tıp eğitiminin beden + doğa + kendi ilgilerinin bir
bileşimi olacağı
– Sonuç: Hayal kırıklığı oluyor
• Ne zaman bir hastasının neler hissettiğini, durumunu nasıl
algıladığını, vb. sorsa, asistanlar tarafından bunun uygun
olmadığı konusunda uyarılıyordu
– Tıp, sadece “beden” ile ilişkilidir; bu “diğer şeylere” tıpta
yer yoktur
• Bu olay tekrarladıkça yaşam enerjisini kaybettiğini düşünmeye
başlıyor
• Bir gün duş alırken suyun bedeniyle temasını fark edemeyecek
noktaya geldiğini fark ettiğinde fakülteden ayrılmaya karar
veriyor
– “Hala sağ olduğum halde ölü gibi hissettim. Bu benim için
bir “uyan” çağrısı oldu”
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Okulu bırakıp, “İnsan hayatının anlamı nedir?” sorusuyla bir yolculuğa
çıkıyor
• Çeşitli etkileşimler içine giriyor
• Anneannesinin, ölmekte olan dedesine bakım verirken ona yardımcı
oluyor
• Bütün bu süreçlerden sonra tekrar üniversiteye dönüp, psikiyatrist
olmaya kadar veriyor
• Aslında pediatrist olmak niyeti de var
• O sırada aynı fakülteden Tom Donehue isimli bir “mentor” ile
tanışıyor
– Tom, kendisi gibi hastaların içsel dünyalarını önemseyen, ahlak ilkelerine önem
veren biri
– Ondan öğrendiği önemli bir şey
• Hastalarını iyileştirebilmen için onlarla “ilgilenmen” gerekir
• Tıp fakültesinden mezun oluyor
• Pdiatriye başlıyor, sonra da psikiyatriye geçiyor
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Psikiyatrinin, hep ilgilendiği konulara saygı duyduğunu, önemsediğini, ilgilendiğini
sanıyor
• “Psi” = Ruh/zihin ; “Yatri”= bakım verme
– Zihin
– Duygular
– Aile
– Öyküler
• Ama kötü bir şekilde bu rüyadan da uyanıyor
• Psikiyatride “ruh/zihin” kısmının tamamen ortadan kalkmış olduğunu görüyor
• “yatri” kısmının ise tümüyle “objektif” olan ilaç, elektroşok gibi yöntemlere
dönüşmüş olduğunu anlıyor
• Zihin = Beyin olarak kabul ediliyor
• Psikopatoloji = beynin moleküler(biyolojik yapısının bozulması
• 1980’lerden, 1990’lara geçerken, Zihnin beyine indirgenemeyeceğini söylemek
neredeyse büyük bir “bilimsel günah”
– Dualizm’cilik
– Gericilik
– Bilimsel camiadan afaroz edilmek
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Aslında psikiyatrideki bu yaklaşımın önemli nedenlerinden biri ilaç ve şok
tedavilerinin gerçekten bazı psikiyatrik bozukluklar için yararlı ve gerekli
olması
– Şizofreni, bipolar bozukluk, ağır depresyon
• Ancak sarkaç çok uç noktalara gidip, işin “zihin” (psi) kısmı tamamen göz
ardı edilmiş durumda
• Oysaki Webster Sözlüğünde zihin şöyle tanımlanıyor
– Objektif süreçlere dayalı (sinir sistemi), kendi düzenleyici mekanizmaları ve
işleme ilkeleri olan, tüm organizmayı ve onun çevreyle etkileşimlerini
yöneten, sübjektif bir süreç
• O dönemde, bir yandan da TSSB hastalarıyla çalışmakta olduğu için bu
konu onu oldukça rahatsız ediyor, çünkü bazı sorularına beklediği
cevapları da alamıyor. Senelerce ilaç kullansalar da iyileşemiyorlar. Ayrıca
konuşmaktan da yararlandıklarını görüyor
– “Flashback”ler nedir? Neden oluşur?
– Bill Vakası
– Gözlediği diğer çocuk, yetişkin, yaşlı, farklı türden tarvmalar yaşayan
hastalar
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Aynı dönemde çocuk psikiyatrisi kliniğinde bir
araştırma projesi başlatıyor
– Aileler/ebeveynler çocuklarının gelişmelerini nasıl
etkilerler?
• “Bağlanma” üzerine çalışmalar; Yetişkin Bağlanma Mülakatı
çalışmaları
• Aynı anda da 40 farklı alandan gelen
akademisyenlerden oluşan ve 5 yıl süren, interdisipliner bir “bilim” projesi başlatıyor
– Zihin nedir? Nasıl tanımlanmalıdır?
– Her disiplin için de kabul edilebilir bir “zihin”
tanımlaması yapılmaya çalışılıyor
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Zihin: “Enerji ve bilgi akışını düzenleyen bir süreç”
• Nörobilimciler uygun buluyor
– Evet, biz de bir kişiyi MRI’a koyduğumuzda aslında onun beynindeki enerji ve bilgi
akışını inceliyoruz
– Enerji, o sırada Oksijen kullanılan bölgelerde tüketiliyor
– Beyinde o sırada gözlenen bu renk değişimi “bilgi” olarak kavramlaştırılabilir
• Antropologlar uygun buluyor
– Evet, Yeni Gine Papua’da, dolunay sırasında, kabile içindeki insanlar arasında enerji
ve heyecan alışverişi oluyor ve yıllar öncesinden kaybettikleri ataları hala varmış gibi
anılıyor ve “bilgi” alışverişleri yapılıyor
• Kültürün zihni= geleneklerin paylaşımı
• Yıllar sonra, halen de çalışmalarını sürdürdüğü bir merkez kuruyor
– “Kültür, Beyin, Gelişim Merkezi”
– Kültürü oluşturan şey beyin değil, zihindir
• Varılan sonuç
–
–
–
–
Beyin ve zihin, aynı şeyin farklı görünümleri değildir
Zihin, sadece “beyin aktivitesiyle açıklanamaz; öykünün bir kısmıdır
Zihin, beyni kullanarak oluşur
Ama aynı zamanda beyni biçimlendirir
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Ortaya çıkan bu fikirler çok ilgisini çekiyor
• Bellek ve travma üzerine bir ders kitabı yazmak üzere yayıncıyla anlaşma
yapmış
• Özel muayenehane işine başlamak amacıyla da akademik hayattan ayrılmak
üzere
• Tam o sırada mentoru ve yaşam dostu Tom’dan bir telefon alıyor ve hemen
uçak biletini alıp Kaliforniya’dan Boston’a uçuyor
• Beş gün Tom’un yanında kalıyor
– Geçmiş günlerini; üniversite 2. sınıftan itibaren ilişkilerinin niteliğini
– Ortak değerlerini, ortak ilgilerini, seçtikleri ortak yaşam yollarını, hipnoz
ilgilerini ve nedenlerini
– Sevilen bir insanla kurulan ilişkinin ne anlama gelebileceği
– Gelişimimizde böylesine önemli rolü olan insanın artık ölüyor olmasının
yaşattığı duygular, düşünceler üzerine düşünüyor
• Bu süre içinde kitabın tamamını da yazıp bitiriyor
– Kitap, kaygı, dehşet, sevgi, adanmışlık, bağlanma anıları arasında gidip geliyor
– Bu arada da bütün bunları beyin, zihin, ilişkiler bilimleri bağlamında
değerlendiriyor
– Kitabın adı: Salı-Pazar
Yaklaşımın tarihsel gelişimi
• Kısa bir süre sonra Tom ölüyor
• Yayıncı kitabının bu halinin bir anılar derlemesi olduğunu, ders
kitabına dönüştürmesi gerektiğini söylüyor
• Tam o sırada ebeveynlerin çocuklarının gelişimi üzerinde
hiçbir etkisi olmadığının söylendiği popüler kitaplar, Tv
konuşmalar, magazin yazıları ortalığa yayılmaya başlamış
• Çok öfkelendiği için yayıncının teklifini kabul etmiş
– “O öfke o sırada alabileceğim en güçlü anti-depresan etkisini
yarattı”
• Bu söylenenleri hem hatalı hem de tehlikeli; o zamana kadar
bilimsel olarak öğrendiklerinin tam tersi olarak değerlendirmiş
• Kitaptaki tüm kişisel anıları çıkararak beyin, zihin ve
kişilerarası ilişkilerin temelindeki bilimsel gerçekleri aktardığı
bir ders kitabı haline dönüştürmüş
– Kitap: “The Developing Mind: How relationships and the brain
interact to shape who we are”
The Developing Mind: How relationships and
the brain interact to shape who we are
• İnsanın gelişiminde, birbirlerine indirgenemeyecek ama
sürekli birbirleriyle etkileşim halinde olan 3 öge vardır
– Kişilerarası ilişkiler
– Beyin
– Zihin
• Ebeveynlerle ilişkiler, diğer yakın kişilerarası ilişkiler
önemlidir
• Yakın kişilerarası ilişkiler bizim kim olduğumuzu
biçimlendirir
• İnsan zihnini sadece beyindeki sinir bağlantılarına bakarak
açıklayamayız
• İnsanı anlamak için yaşantısının bu 3 yönüne de bakmalıyız
The Developing Mind: How relationships and
the brain interact to shape who we are
• İlişkiler
– Enerji ve bilginin nasıl paylaşıldığı
• Beyin
– Kafatası içindeki ve dışındaki, tüm bedeni kapsayan sinir
bağlantıları
– Bu enerji ve bilginin paylaşıldığı mekanizma/araç
• Zihin
• Bu enerji ve bilgi akışının nasıl düzenlendiği, yönetildiği
• Kişilerarası Nörobiyoloji
– Bütün bu üç boyuttaki işlemlerin nasıl olduğunun yanıtlarının
bulunması konusunda çok çeşitli bilim ya da bilme yollarının bir
sentezi olan bir yaklaşım
– İnsana dair “gerçekler”in doğasını inceleyen tüm insan
ürünlerinin bir sentezi
Download

Ders 1