ERGENLE YAŞAMAK
Canan (ŞİMŞEK) KARABULUT
Pedagog-Aile Danışmanı
Ergenlik döneminde çocuğu olan anne babaların şu tür yakınmalarına sıkça tanık oluruz:
 Çocuğuma neler oluyor? Biraz önce pür neşe olana çocuk biraz sonra mutsuzluktan
yakınıyor. Olur olmaz şeylere kızıyor, bağırıyor.
 İlişkimiz eskisi gibi değil, odasından çıkmıyor, bizden uzaklaştı.
 Elinden telefon düşmüyor, bilgisayar başından kalmıyor. Aklı fikri arkadaşlarında…
 Gece geç saatlere kadar oturuyor, sabahları kalkmak bilmiyor.
 Derslere ilgisini kaybetti,
 Ayna karşısından ayrılmıyor. Kendini beğenmiyor.
Çünkü ergenlik dönemi bir anlamda depresyondur. Depresyonun kayıp olduğu düşünülecek
olunursa bu dönemde ergen birçok şeyini kaybeder:
1- Çocukluğunu kaybetmektedir. Artık bir yetişkin olarak birçok sorumlulukları
olacaktır.
2- Çocuksu bedenini kaybetmektedir. Onun yerine nasıl olacağını bilmediği ve
denetleyemediği yeni bedenine alışmak zorundadır. Boyunun, göğüslerinin istenilen
ölçüde olup olmadığı, yüzü, kasları, yüzündeki sivilcelerle, vb. sürekli uğraşır durur.
3- Çocukça davranışların yerine yeni kimliği oluşturmakla meşguldür. Cinsel
kimliğinin farkına varır. Nasıl biri olursa daha popüler, özgün bir kişi olacağına kafa
yorar sürekli.
Yukarıdaki açıdan bakacak olursak onun ne kadar anlayış ve desteğe ihtiyacı olduğunu
anlarız. Ergen kendiyle meşguldür. Topluma bir birey olarak hazırlanmakta, nasıl biri
olacağını tasarlamakla uğraşmaktadır.
Ergenler, yetişkinlerin dünyasına adım atmış biri olarak fark edilmek, beğenilmek ister.
Çocukken anne, baba, öğretmenin beğenisi önemliyken, şimdi en çok “arkadaşları” arasında
beğenilmek, popüler olmakla ilgilidir.
Onu zor durumda bırakan ve dolayısıyla çok kızdıran şey de, onu arkadaşlarının yanındayken
arayıp “Neredesin, yanında kimler var, geç kaldın, hadi eve gel, vb. ” demenizdir. Bu,
arkadaşlarının gözünde onun “Hala çocuk olduğunu” ima eder. Bu nedenle mümkünse mesaj
atarak, belli bir saatlerde onun sizi aramasını isteyerek ya da karşılıklı uygun bir haberleşme
dili kullanarak bu sorunu karşılıklı çözebilirsiniz.
Ergen, kendini keşfetmek ister. Anne babasından, beğendiği kişilerden farklı yeni roller,
değerler, inançlar, kararlar ve yeni ilişkileri deneme özgürlüğüne ihtiyaç duyar.
Birçok devrimi gençliğin yaptığı düşünülürse “Aslında ergenler olmasa dünya yerinde
sayardı.” diyebiliriz. Onların değişme cesaretleri sayesinde bu gün insanlık kendini de
sorgulayıp değişiyoruz.
Zihinsel olarak daha donanımlıdırlar. Gelecek planları yapabilirler. Bu dönemde rehberliğe
ihtiyaç duyar.
Aşırı uçlarda gider gelirler. Bir an bulutların üstündeyken biraz sonra öfke nöbetleri
geçirebilirler. Küçük şeylerden çabuk etkilenirler.
Risk alıcı davranışları vardır. Bana bir şey olmaz diye düşünüp bedenlerini zorlayabilirler.
Hızlı araba kullanabilir, sigara, içki gibi maddeleri deneyebilirler.
Farklı olma arzusu içindedir. Ana babadan gibi olmama, özgün bir birey olmayı ister.
Boş zamanlarını yalnız veya arkadaşlarıyla birlikte geçirmeyi tercih ederler ki bu da onlar için
özgürleşme, bağımsız bir birey olmasının başlangıcıdır. Belirli sınırlar içinde ayrı olmaya
çalışırlar. Bununla birlikte hem ayrı olmayı ister hem de ayrı olmaktan korkarlar.
Bir gencin 5 alanda mutlu olması çok önemlidir:
1- İyi aile ilişkileri, neşeli, mutlu bir ev ortamı
2- Arkadaşlar
3- Eğlence
4- Flört
5- Başarı, ayakları üzerinde duracağı bir meslek
GENÇLERLE SINIRLARI ADIM ADIM GENİŞLETİN
Daha çok özgürlük isterler ama bu geniş özgürlük, bağımsızlık ve sorumluluk çoğu kez sorun
yaratır ve karar almalarını güçleştirir. Daha çok özgürlük için daha fazla sorumluluk
gerektiğini bilmesini sağlayın.
Özgürlüğün azı olduğu kadar fazlası da kendini keşfetmeye zarar verebilir.
Özgürlük sınırlarını, sorumluluklarını yerine getirdikçe, dengeyi kurdukça artırabilirsiniz.
Ergenlerin sınırları belli olan özgürlüğe ihtiyaçları vardır.
Artık çocuk değillerdir ve çocukluk sınırlarını hatırlatıp yeni sınırlarını hangi koşullarda
genişletebileceklerini belirleyin.
Yaptıklarından onları sorumlu tutarak ergenlerde sorumluluk kazandırabilirsiniz. Sınırları
adım adım genişletmek için çocuğunuzla sorunsuz bir zamanda her ikinize de uygun bir
konuşma zamanı belirleyip ve şöyle bir konuşma yapabilirsiniz:
5 yaşında bir çocuğun eline kredi kartını verip markete gönderemem. Önce bir ekmek parası
verip bakkalın önünde bekleyip ekmek almanı istemem en doğrusudur. 6 yaşındayken uzaktan
izleyerek ekmeği alabilir. 7 yaşında birkaç şey daha isteyebilirim, vb… 18 yaşına geldiğinde
de limitli bir kredi kartı ile harçlığını idare edebilirsin. Bunu dengeli kullandıkça kredi
kartının limitini artırabilirim.
Görüyorsun her şeyi adım adım gerçekleştirmen senin güvenliğin ve gelişimin için
gerekli. Artık çocuk değilsin. Bir genç olarak sorumluluklarını yerine getirdiğin sürece
özgürsün. Aksi takdirde seni sınırlandırmak ve sık sık denetleyerek rahatsız etmek
zorundayım. Bana büyüdüğünü ancak yapman gereken şeyleri yaparak kanıtlayabilirsin.
Benim amacım da seni büyütmek. Ama büyümek sadece boyun uzaması, bir yaş daha
Yaş almak değildir. “Büyük güç büyük sorumlulukları da gerektirir.”
Senin yaşında birinin yapması gereken şeyler neler? Diye sorun. Bunlar odasını toplamak,
derslerini çalışmak, hatta bazı ev işlerine yardım etmektir.
Annem beni bu yaşta arayıp kızım yemeğini yaptın mı? Evini temizledin mi? Demiyor. Çünkü
ben bunları zaten yapıyorum. Ama yapmasaydım belki de yapmak zorunda kalacaktı. Artık
beni denetleyecek bir anneye ihtiyacım yok. Ben kendi kendimin annesiyim. Amacım senin
de böyle olman.”
ONDAN DAHA ÜSTÜNMÜŞ GİBİ GÖRÜNMEYİN
Daha fazla bilgi almak ya da onu harekete geçirmek amacıyla kendinizi “bilmiyor gibi”
veya “beceriksiz” gibi gösterin.
Genci anlamaya yönelik istek gösterin.
Bilirkişi, dedektif, her şeyi bilen kişi yerine “araştırmacı” olun.
Gençle birlikte olası çözüm stratejileri oluşturun. Örnek: “Bu iyi gelir mi?”, “Bunu
yapabilir misin?”
Karşılıklı bir misyon gerçekleştirerek sinerjik bir ortam yaratın. Örnek: “Gözlemlerin
çok değerli”, “Kendini en iyi tanıyan kişi sensin.”, “Bu konuda yardımına ihtiyacımız
var.”
Anlamak için davranış örnekleri isteyin. Örnek: “Babanla hangi konularda
anlaşabiliyorsunuz?”,
“ Birbirinize küstükten sonra nasıl barışıyorsunuz?”, “Küstah dediğin davranışlara örnek
verir misin?”
Yararlı değişimin gerçekleşmesi için hata ve sorunları yerine, başarılarına, çözüme,
doğru yapılanlara, sorunun yaşanmadığı istisna durumlara, gencin güçlü yönlerine
odaklanın.
Bebek adımlarıyla da olsa danışanın gerçekleştirdiği değişikliklerin farkına varmasını
sağlayın. Olumluyu yaratın ve olumlu olanı büyütün.
Damlaya damlaya göl olur felsefesiyle hareket edin. Küçük değişimlerin büyük değişimler
yaratacağını bilin.
CEZA, teşvik etmek yerine aranızdaki ilişki ve güvenin yıkılmasına neden olabilir.
Olumlu davranmayı teşvik edici bir dürtü olmadıkça ceza, davranış değişikliğine neden
olmaz. Tam aksine olumlu davranış geliştirdiğinde hemen takdir ederek onu
yüreklendirin.
Rüşvet, ödül değildir. “Eğer böyle davranırsan sana o oyuncağı alırım.” “Hadi hatırım
için yap, ben de istediğini yapacağım.” rüşvettir.
“Bu alışkanlığı edinmek için gösterdiğin çabalar sonunda istediğini hak ediyorsun.”
ödüldür.
DUYGUSAL BANKA HESABINIZA YATIRIM YAPIN
İlişkinizi ufak tefek şeylerin bozmasına izin vermeyin. Evinizde neşeli, huzurlu bir ortam
yaratın. Gençler eğlenceli kişilerin yanında olmak isterler. Sürekli derslerden ve
sorumluluklardan bahsedip nutuk çekerek, uzun öğüt veren konuşmalar yerine birlikte
havadan sudan konuşmalar etkinlikler yaparsanız sizi seveceği için sizin sözlerinizi de o
oranda dinlemeye eğilimli olacaktır.
Download

ERGENLE YAŞAMAK