Selda Bağcan, Hizmet’e
yönelik ‘paralel devlet’
ithamına tepki gösterdi
Serbest Seçmeli Ana Dili Dersine başvuru
Ana dili dünyaya gelen her insanın en temel hakkıdır. Bulgaristan Anayasası’na göre, ana dili Bulgarca olmayan vatandaşlar, Bulgarcayı öğrenmenin yanında kendi ana dillerini de derlesrde öğrenmeye ve konuşmaya hakları vardır (36. Madde). 104
HABERLER
HABER & YORUM 06
12 — 18 MAYIS 2014 WWW.ZAMAN.BG YIL: XXII SAYI: 19 (1106) 0.70 LV
Bulgaristan’ın enerji
politikasındaki sorunlar
AVRUPA KONSEYİ, AB’DE
EKONOMİNİN CANLANMASINI BEKLİYOR
Geçen yıl durgunluktan çıkmasının ardından bu yılın ilkbahar
döneminden itibaren AB’nde
ekonomik büyümenin giderek
artabileceği tahmini yapıldı.
08
İSLÂM’IN RENGİ
‘ALLAH’IN BOYASI’
Elektrik fiyatlarındaki artışın meydana getireceği mali yükün fakir ailelerin üzerine düşmemesi için sosyal politikaların üretilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, ERP’lerle anlaşma masasına oturup belli kararların alınması gerektiğine vurgu yapıyor.
1liyet gösteren şirketleri çatısı altında
Avrupa’da, elektrik sanayiinde faa-
toplayan Euroelektrik’in Genel Müdürü
Hans ten Berge, “Bulgaristan’ın enerji sektöründeki geçiş – Avrupa Birliği’nde ilerlemenin yolu” başlıklı konferansında, ülkedeki üç elektrik dağıtım şirketinin (ERP) lisanslarının alınması halinde enerji sektöründe sorunların çözülmeyeceğini öne
sürdü. ERP’lerin lisansları iptal edilse bile
elektrik fiyatlarını hesaplama şeklinin aynı
kalacağını ifade eden uzmana göre, elektrik fiyatlarının giderler için yapılan masrafların altında bulunan mevcut durumun
korunması mümkün görünmüyor. Elektrik
fiyatlarındaki artışın meydana getireceği
mali yükün fakir ailelerin üzerine düşmemesi için sosyal politikaların üretilmesi gerektiğine değinen Berge, ERP’lerle anlaşma masasına oturup belli kararların alınması gerektiğine vurgu yaptı. 1HABERLER 02
ERP’lerin lisansları iptal edilse bile elektrik fiyatlarını hesaplama şeklinin aynı kalacağını ifade eden uzmanlar, enerji piyasasında rekabetin artırılmasını ve elektrik ticareti konusunda komşu ülkelerle sıkı temaslarda bulunulmasını tavsiye ediyor.
110 ülkeden 9 milyon öğrenci o sınava girdi
Renkler, Kur’an’da çok defa
zikredilmesi itibarıyla önemi
inkâr edilemez bir olgu. Yeşil,
İslam’ın sembolü adeta.
Marifet ise ‘sıbgatullah’ta.
09
MISIR PİRAMİTLERİNİN SIRRI ‘ISLATILMIŞ
KUMLAR’ MI?
Amsterdam Üniversitesi ve Madde Üzerinde Temel Araştırma
Vakfı’ndan (FOM)’da çalışan bir
grup fizikçi, laboratuvar ortamında piramitlerin yapılışına ilişkin bir deney gerçekleştirdi.
DÜNYA MATEMATİK BİRİNCİSİ TÜRK OKULUNDAN. Dünya genelinde 110 ülkeden 9 milyon öğrencinin girdiği Edexcel IGCSE sınavında matematik
dalında dünya birincisini Bangladeş’teki Türk okulu çıkardı. British Council Bangladeş Direktörü Brendan McSherry, Türk
okullarının ülkedeki en iyi uluslararası okullarından biri olduğunu belirterek, “Bu sınavda dünyanın en yüksek notunu aldılar.”
dedi. Edexcel Ülke Yöneticisi Saidur Rahman da Türk okulu öğrencilerinin bu sınavda çok büyük başarı elde ettiğini dile getirdi. CİHAN
Gazetenizle ilgili dağıtım ve diğer problemler için bizi arayınız! Tel.: (02) 832 31 11, E-mail: [email protected]
FOTOĞRAF: CİHAN
05
02 HABERLER
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Bulgaristan’ın enerji
politikasındaki sorunlar
BİRİNCİ SAYFADAN DEVAM
elektrik dağıtım şirketlerinin lisanslarını alabileceğini söyledi. Plamen Oreşarski, “Benim bütün talimatlarım yasaların
uygulanması yönünde olmuştur, partilerin veya hükümetin baskı uyguladığından haberim yok.” cümlelerini kullandı.
1
Hans ten Berge, “Ülkenizden yatırımcıları kovmayın. Bankalara, ekonomiye, genel olarak devlete karşı güvenin artırılması gerekmektedir.” dedi.
Enerji piyasasında rekabetin artırılmasını ve elektrik ticareti konusunda komşu
ülkelerle sıkı temaslarda bulunulmasını
tavsiye eden uzmanın verdiği konferansta, CEZ ve EVN elektrik dağıtım şirketlerinin temsilcileri hazır bulundu. Yenilenebilir enerjinin satın alınmasından dolayı, telafi edilmesi gereken harcamalara
yönelik Milli Elektrik Şirketi’nden (NEK)
almaları gereken tazminatlar ödenmediği için, bunu NEK’e yapmaları gereken
ödemelerden düşen ERP’lerden, bu sorunun çözüme kavuşturulması için başvuruda bulundukları açıklaması geldi. CEZ
elektrik dağıtım şirketinin Bulgaristan
temsilcisi Petır Dokladal, bu konuda uzlaşmaya varılacağından ümitli olduğunu
ve meselenin lisansların iptaline varmayacağını belirtti. EVN şirketi de aynı iyimserliği taşırken, Kuzeydoğu Bulgaristan’a
elektrik dağıtımı yapan Energ-Pro şirketinin temsilcileri konferansa katılmadı ve
herhangi bir açıklamada da bulunmadı.
Plamen Oreşarski: DKEVR’a
siyasal baskı yapılmıyor
Başbakan Plamen Oreşarski, hükümetin Devlet Enerji ve Su Düzenleme
Doğal gaz ithalinin durdurulması söz
konusu değil, risk olasılığı mevcut
Başbakan Plamen Oreşarski, hükümetin DKEVR’a ERP’lerin lisanlarını alması için baskı yaptığına yönelik
medyalarda çıkan haberleri kesin bir dille reddetti. FOTOĞRAF: WWW.GOVERNMENT.BG
Komisyonu’na (DKEVR) ERP’lerin lisanslarını alması için baskı yaptığına yönelik medyalarda çıkan haberleri kesin
bir dille reddetti. “Eğer bir baskıdan söz
edilecekse DKEVR’a benim baskı uygulamam lazım, oysa ki ben böyle bir baskı
yapmıyorum.” cümlelerini kullanan Başbakan, bu konuda yasal düzenlemelerin
bulunduğunu ve bunların, elektrik dağıtım şirketleri dahil, herkes için geçerli olduğunu kaydetti. Bu düzenlemelerin yasaya dönüştükten sonra lisansların iptaline yönelik devam eden prosedürün de
durdurulacağının altını çizen Oreşarski,
ne var ki ERP’lerin Bulgaristan yasalarına uymamaları durumunda DKEVR’ın
Ukrayna’daki kriz nedeniyle doğal gaz
ithalinin durdurulmasına yönelik tahminleri değerlendiren Başbakan Plamen
Oreşarski, halihazırda böyle bir tahminde bulunmak için herhangi bir sebebin
olmadığını söyledi. Doğal gaz ulaşımının riske girmesine yönelik farklı yorumların ortaya atılmasına rağmen, bu tehlikenin sadece varsayım olarak kalacağından ümitli olduğunu aktaran Başbakan,
Bulgaristan Hükümeti’nin Ukrayna krizi ile ilgili bir ay önceki tutumunun değişmediğini kaydetti. Bu krizde yer alan
her iki tarafa provokasyondan uzak durmaları çağrısında bulunduklarını hatırlatan Oreşarski, “Özellikle Ukrayna’daki
yetkililer entegrasyona yönelik bir politika izlemeli ve bu çatışmanın çözüme kavuşturulması için gerek diplomatik gerekse siyasal yollara başvurulmalıdır.”
cümlelerini kullandı. Ukrayna’daki durumun baştan beri gergin olduğuna değinen Başbakan, son haftalarda bu gerginliğin tırmandığına dikkat çekti. ZAMAN
Avrupa Parlamentosu’na, Bulgaristan’dan
muhtemelen 5 parti gidecek
1Yuliy Pavlov’un yaptığı açıklama-
Analiz ve Marketing Merkezi’nden
ya göre, Bulgaristan’dan Avrupa Parlamentosu’na GERB partisi, BSP, HÖH,
Reformcular Bloku ve Sansürsüz Bulgaristan olmak üzere 5 parti gidecek. Konuyla ilgili kamuoyu araştırması, 1023 kişiden
görüş alınarak 23-30 Nisan tarihlerinde
yapılmış. Verilere göre ankete katılanların yüzde 14,8’i Avrupa Parlamentosu seçimlerinde GERB partisine, yüzde 13,3’ü
BSP’ye, yüzde 6,8’i HÖH’e, yüzde 3’ü Reformcular Bloku’na ve yüzde 2,7’i Sansürsüz Bulgaristan partisi ile VMRO koalisyonuna oy verecek. Ankete katılanların yüzde 2,1’i Bulgaristan’ı Kurtarmak için Ulusal Cephe’ye, yüzde 1,7’si Ataka partisine ve yüzde 0,7’i ABV’ye oy kullanacak.
Yuriy Pavlov’a göre, Avrupa Parlamentosu’na muhtemelen 5 parti girecek.
Bu durumda BSP ile GERB’in 6’şar milletvekili, HÖH 3, Reformcular Bloku ile Sansürsüz Bulgaristan 1’er milletvekili çıkaracak. Daha küçük partilerden birinin AP
milletvekili çıkaramaması durumunda ise,
GERB partisi, BSP’ye kıyasla bir milletvekili daha fazla çıkaracak. Kamuoyu araştırmasından elde edilen verilere göre, vatandaşların yüzde 37,7’si Avrupa Parlamentosu seçimlerinde hangi partiye oy kullanacaklarını kararlaştırmış bile. Vatandaşların yüzde 22,9’u oy kullanacak fakat par-
Avrupa Parlamentosu seçimlerinde BSP ile GERB’in 6’şar milletvekili, HÖH’ün 3, Reformcular Bloku ile Sansürsüz Bulgaristan 1’er milletvekili çıkaracağı tahmin ediliyor.
ti konusunda tereddüt yaşarken, halkın
yüzde 14,1’i oy kullanıp kullanmama konusunda karar vermemiş. Vatandaşların
yüzde 24,5’i ise oy kullanmayacak. Avrupa Parlamentosu seçimlerine 2 milyon 300
bin ile 2 milyon 800 bin arasında kişinin
katılması bekleniyor.
Halihazırdaki hükümetin iktidarda
kalıp kalmaması konusunu da cevaplayan vatandaşların yüzde 40’ına göre, hü-
kümet iktidar dönemini tamamlamalıdır.
Halkın yüzde 40,8’i erken genel seçime
gidilmesini düşünürken, ankete katılanların yüzde 19,7’i muhtemel bir erken seçimde GREB partisine, yüzde 16’sı BSP’ye,
yüzde 8,2’si HÖH’e, yüzde 4,8’i Reformcular Bloku’na, yüzde 4,6’sı Sansürsüz
Bulgaristan’a, yüzde 2,6’sı Bulgaristan’ı
Kurtarmak için Ulusal Cephe’ye, yüzde 2,1’i ABV ile Ataka’ya oy verecek.
Siyasetçilerin reytinglerini ölçen araştırmaya göre Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fındıkova yüzde 34,6 oranında güven
oyu ile başı çekerken, ardından Kristalina
Georgieva (yüzde 31,9), Rosen Plevneliev (yüzde 29,8), Plamen Oreşarski (yüzde
28,5), Boyko Borisov (yüzde 28,1), Georgi Pırvanov (yüzde 26,3), Sergey Stanişev
(yüzde 22,1), İvaylo Kalfin (yüzde 18,3),
Meglena Kuneva (yüzde 14,1) yer alıyor.
03 HABERLER
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Tuna köprüsü üzerinden
tren seferleri başladı
Kendi aracını
kullanan
öğretmenlere
devlet desteği
Vidin ile Kalafat arasındaki köprüden geçen yolcu treni, Vidin’den
çıkıp Romanya’nın Golentsi İstasyonu’na kadar gidecek.
1
Bulgaristan ile Romanya arasında açılan ikinci Tuna köprüsünden artık tren de geçecek. Nova
Evropa Köprüsü’nden 10 Mayıs’tan
itibaren demiryolu da hizmete açıldı. Vidin ile Kalafat arasındaki köprüden geçen yolcu treni, Vidin’den
çekilerek Romanya’nın Golentsi
İstasyonu’na kadar gidecek. Buradan Krayova’ya aktarma yapılabilecek. Vidin’den ise Sofya’ya bağlan-
tısı olacak olan tren, günde tek sefer yapacak. Şimdilik yük vagon taşımacılığı için talep olmadığı öğrenilirken, demiryolunun saatte 160 kilometre hız yapacak şekilde inşa edildiği bildirildi. Tren, şu ana kadar sadece bir kez deneme amaçlı köprünün açılışı esnasında sefer yapmıştı. Romanya sınırlarında süren tamiratın tamamlanmasının ardından
yolculuk seferleri mümkün olurken,
1re çalışmaya kendi şahsi ara-
Yaşadığı bölgeden farklı ye-
Bulgaristan’a Nova Evropa Köprüsü
yaklaşık 225 milyon Evro’ya mal oldu. Bunlardan 60 milyon Evro devlet
bütçesinden, kalan kısmı ise Avrupa
programlarından karşılandı. Köprünün toplam uzunluğu 3,5 kilometre olup nehir üzerinde uzunluğu 1,8
kilometreye ulaşıyor. Köprünün en
yüksek kısmı 44 metre olup, çift yönde ikişer araç yolu, tren yolu ve yaya geçidi için özel yol bulunuyor.
Bulgaristan’daki
bir turizm ürününün ortalama 465 Euro,
Yunanistan’da yaklaşık 590 Euro,
Türkiye’de ise yaklaşık 395 Euro olduğu hesaplandı.
cı ile giden öğretmenlerin, benzin
giderlerinin yüzde 85’i devlet tarafından karşılanacak. Eğitim ve Bilim
Bakanlığı’nın hazırladığı yeni yönetmeliğe göre, kreşlerde ve okullarda pedagoji personeli olarak görev yapanların ulaşım giderlerinin
devlet tarafından üstlenmesi öngörülüyor. Şu anki uygulamada ise
toplu ulaşım araçları ile yolculuk yapılması veya aylık ulaşım kartı olanların giderleri devlet bütçesinden
karşılanıyordu. Ülkenin bazı bölgelerinde köyler arası toplu ulaşım
araçları bulunmadığı için bakanlığın
bu tür değişikliğe yöneldiği belirtildi. Konuyu değerlendiren Bulgaristan Öğretmenler Sendikası Başkanı Yanka Takeva, şahsi araçları ile
iş yerlerine giden personelin benzin giderlerinin yüzde 85’inin devlet bütçesinden karşılanacağı, diğer
yüzde 15’lik kısmının ise yerel belediye bütçeleri veya okul bütçeleri
tarafından karşılanacağını açıkladı.
Cebelli katile en
ağır ceza isteniyor
1rinde, 24 yaşındaki Ceylan
Kırcali iline bağlı Cebel şeh-
Bulgaristanlılar, tatil günlerinde
Yunanistan ve Türkiye’yi tercih etti
1liz ve Değerlendirme EnstiTurizm
Sektörünü
Ana-
tüsü’nden Rumen Draganov yaptığı değerlendirmede, tatil günlerinde Yunanistan’a giden Bulgaristan vatandaşlarının yaklaşık 4550 milyon leva harcadıkları tahmininde bulundu. Draganov, Bulgaristan vatandaşlarının tatil için seçtikleri destinasyonlar hakkında da
bilgi verdi. Tatil konusunda Bulgaristan vatandaşlarının ilk terci-
hinin Yunanistan olduğu, ardından da Türkiye’nin geldiğini ifade
eden Draganov, Yunanistan’a genellikle bireysel veya ailelerin gittiğini, Türkiye’ye gidenlerin ise turizm acentaları aracılığıyla gittiklerini vurguladı. Batı Avrupa ülkelerine giden vatandaşların genellikle
İspanya, İtalya ve Almanya’yı seçtikleri görüldü. Yabancı turistlerin fiyat konusunda Bulgaristan’ı
Yunanistan’dan daha uygun Tür-
kiye’den ise daha pahalı gördükleri anlaşıldı. Bulgaristan’daki bir turizm ürününün ortalama 465 Euro,
Yunanistan’da yaklaşık 590 Euro,
Türkiye’de ise yaklaşık 395 Euro olduğu hesaplandı. Tatillerden dolayı
Yunanistan’ı tercih eden Bulgaristan vatandaşlarının yaklaşık 85 bin
kişi olduğunu tahmin eden Prof.
Draganov, Bulgaristan’a tatil için
gelen Yunanlıların sayısının ise yaklaşık 65 bin kişi olduğunu kaydetti.
ve kızı 7 yaşındaki Ceyda’yı katleden 18 yaşındaki Mert’e karşı protesto gösterisi düzenlendi. Göstericiler, katil için en ağır cezayı talep
ederken, ölüm cezasının yeniden
iade edilmesini de savunanların olduğu göze çarptı. İçişleri Bakanlığı
Kırcali Daire Başkanı Petko Deveciev, sorulan soruları cevapsız bıraktı.
Deveciev, soruşturma kapsamında
olan olayın gizlilik içerdiği için açıklamalarda bulunamayacağını kaydetti. İnsanlar, elindeki pankartlarla
şehrin uyuşturucu bağımlısı kişilerden temizlenmesini istedi. Bu konuda iç soruşturma başlatılacağını
ve uyuşturucu satıcıları için verilen
sinyallerin araştırılacağını duyuran
Deveciev, bölgede halkı teskin etmek amacıyla psikoloji uzmanlarının da dahil edileceğini söyledi.
Mayıs’ta yine yağmurlu hava bekleniyor
1ji ve Hidroloji Enstitüsü tarafınBAN’a bağlı Ulusal Meteorolo-
Mayıs ayı içinde en düşük hava sıcaklığının ise 5 ila 10 derece, en yüksek
sıcaklığın ise 26 ila 31 derece olması tahmin ediliyor. FOTOĞRAF: B. SÜLEYMAN
dan Mayıs ayı için yapılan hava tahmin raporuna göre, yağmur yağışları normal seviyede ve normalin üzerinde seyredeceği belirtildi. Ay içinde
görülecek ortalama hava sıcaklığının
normale yakın ve normal seviyenin altında olacağı ve ülke genelinde bu sıcaklığın 16 ila 18 derece arasında seyredeceği açıklandı. Karadeniz bölgesinde ve yüksek dağlık bölgelerde hava sıcaklığının 14 ila 16 derece arası,
dağlarda ve deniz seviyesinden 2 bin
metre yükseklikteki bölgelerde 2 ila 4
derece arası, daha orta kısımlarda ise
12 ila 13 derece arası sıcaklık bekleniyor. Mayıs ayı içinde en düşük hava sıcaklığının ise 5 ila 10 derece, en
yüksek sıcaklığın ise 26 ila 31 derece
olması tahmin ediliyor. Ay içinde ülke genelinde görülecek yağmur yağışlarının ortalama miktarının 50 ila 70
mm arasında olacağı, Karadeniz bölgesinde ve Struma nehri kısmında 30
ila 50 mm, dağlık bölgelerde ise 70 ila
140 mm olması bekleniyor.
Meteoroloji uzmanlarına göre,
mayıs ayında hava akımının dengesiz olacağı, sık sağnak yağmur yağı-
şı görüleceği, genellikle günün ikinci kısmında ve gecenin ilk kısmında
kısa sureli yağmur ve hatta dolu yağışlarının görülmesi bekleniyor. Ay
içindeki güneşli kısımlar ise sabah
saatlerinde görülecek. Ayın ilk bölümündeki bazı günlerde yoğun yağmur yağışı beklenirken, ay ortasında
ise sıcaklığın artacağı, fakat normal
sıcaklığın altında seyredeceği kaydedildi. Mayıs’ın üçüncü yarısında ise
atmosferdeki hava akımında durgunluk meydana gelerek, yağışsız günlerin başlayacağı ve hava sıcaklığının artmaya başlayacağı kaydedildi.
04 KÜLTÜR
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Bulgaristan ve Kırım Tatarlarının milli marşlarıyla başlayan şölende, üç asır boyunca Kırım’dan Balkanlar’a yapılan göç ve sürgün dalgaları hatırlatılarak tarihi anılar yeniden canlandırıldı. FOTOĞRAFLAR: BEYNUR SÜLEYMAN
Slivo Pole’de Tatar Bayramı
BEYNUR SÜLEYMAN RUSE
1ları, Ruse’ye bağlı Slivo Pole kasabaBulgaristan’da yaşayan Kırım tatar-
sında Hıdrellez’de her yıl bir araya gelerek
geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.
Bulgaristan ve Kırım Tatarları’nın milli
marşlarıyla başlayan şölende, üç asır boyunca Kırım’dan Balkanlar’a yapılan göç
ve sürgün dalgaları anımsanarak tarihi
anılar yeniden canlandırıldı.
Şölenin organizatörlerinden Emel Mehmet, Bulgaristan’da Dobruca, Silistra ve
Ruse bölgelerinde Tatarların yoğun olarak yaşadığını belirterek, “Adetlerimizi bırakmıyoruz. Senede bir kere toplanıyoruz.
Misafir olarak Romanya’dan da Tatarlar
geliyor. Kobadin ve Köstence’den misafir ağırlıyoruz.” diye konuştu. Tatar mutfağında hamur ve etli yemeklerin önemli
bir yer tuttuğunu ifade eden Emel Mehmet, cantık ve çiğ böreğin en meşhur yemekler olduğunu kaydetti. Kısa zamanda
kurdukları folklor grubuyla üstün bir performans sergileyen Slivo Pole folklor grubunun yöneticisi Emel hanım, çok yakında Kırım Tatarları’nın milli marşının yazarı olan Numan Çelebi adına bir dernek
kurmayı planladıklarını dile getirdi.
78 yaşındaki Hüsnü Sodacı, dedesinin
9 yaşında iken Kırım’dan geldiğini ve sürekli evinin mavi kapılarından bahsettiğini aktardı. Daha sonra dedelerinin yaşadığı bu toprakları görmek için Sovyetler Bir-
liği döneminde Rusya’ya gittiğini belirten
Sodacı, fakat Kırım’ı ziyaret etmesine izin
verilmediğini aktardı.
Sodacı, “Hıdrellez’de Tatarların yağlı turta (kalakay) olarak adlandırdıkları
yuvarlak bir kolaç tekerlenir. Kolaç, yüz
üstü düşerse yılın bereketli geçeceği, sırt
üstü (ters) düşerse kıtlık olacağı varsayılıyor.” dedi.
Farklı Tatar yemeklerinin de sergilendiği şölende, çocuklar da büyükler de doyasıya eğlendi.
Bulgaristan’a farklı göç dalgalarıyla Kırım’dan gelen Tatarların, 1860’ta,
1917’de ve İkinci Dünya Savaşı esnasında şu an yerleşik oldukları bölgelere göç
ettikleri biliniyor.
Kıpçak lehçesinden adını alan börek
Türkü ve danslarla eğlenen Tatarlar, bu
bayramda geleneksel olarak hazırlanan
ünlü çiğ böreği de sofralarından eksik etmedi. Kırım Tatarlarına özgü sayılan çiğ
börek, “çibörek”, “çuberek” gibi farklı
isimlerle de adlandırılabiliyor. Çiğ böreğin hazırlanışı hakkında bilgi veren Veliye
teyze, evde de her hafta bu böreği yaptığını dile getirdi. Bu ünlü Tatar böreğini ta-
rif eden Veliye teyze, çiğ böreğin içine sater otu, karabiber, soğan ve kıyma katılarak yarımküre şeklinde ikiye katlandığını
ve daha sonra da pişirildiğini söyledi. Yufkalar ikiye katlanıp bir veya bir yufka formu yardımıyla yarım daire şeklinde kesilir ve yapıştırılarak kapatılır. Hazır hale gelen börekler, önceden kızdırılmış yağda kızartılır. Böreğin adı konusunda farklı rivayetler anlatılıyor. Bir rivayete göre “şırbörek” adı, hamurun pişerken çıkardığı cızırtıdan geliyor, diğer bir görüşe göre ise,
Kıpçak lehçesinde lezzetli anlamına gelen
“çi” sözcüğünden geldiği öne sürülüyor.
HATIRLATMA
Kıymetli ebeveynler,
Ana dili dünyaya gelen her insanın en temel
hakkıdır. Bulgaristan Anayasası’na göre, ana dili Bulgarca olmayan vatandaşlar, Bulgarcayı öğrenmenin yanında kendi ana dillerini de derslerde öğrenmeye ve konuşmaya hakları vardır (36.
Madde). Bu vesileyle ana dilimizi kullanmak ve
çocuklarımıza okutmak doğal hakkımız olduğu
gibi, aynı zamanda üzerimize düşen bir görevdir. Ana dilini ders olarak seçmek için ebeveynlerin her yıl dilekçe doldurup okul müdürlerine
teslim etmeleri gerekiyor. 1. — 4. sınıf öğrencileri için dilekçelerin son teslim tarihi 16 Mayıs,
5. — 11. sınıflar için ise 30 Mayıs.
Unutmayalım ki, yabancı dil öğrenmek ana
dilini öğrenmekten geçer!
05 EKONOMİ
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Avrupa Konseyi, AB’de ekonominin
canlanmasını bekliyor
1pılan açıklamada, geçen yıl dur-
Avrupa Konseyi tarafından ya-
gunluktan çıkmasının ardından bu yılın ilkbahar döneminden itibaren Avrupa Birliği’nde ekonomik büyümenin
giderek artabileceği tahmini yapıldı.
Komisyon tarafından yapılan tahminlere göre, 2014 yılı içinde GSYH’nın
AB içinde yüzde 1,6, Euro bölgesinde
yüzde 1,2, 2015 yılı içinde ise yüzde 2
ve yüzde 1,7 olması bekleniyor. Avrupa Komisyonu tarafından Bulgaristan için yapılan tahminde ise 2014 yılı içinde büyümenin GSYH’ya oranla yüzde 1,7, 2015 yılı için ise yüzde
2 olarak gösterildi. Avrupa Komisyonu yetkililerine göre, söz konusu dönem kapsamında iç piyasalardaki arayışın ekonomik büyümenin lokomotifi
haline geleceği belirtildi. Ayrıca tüketiciler tarafından yapılacak daha fazla giderin de büyümeye katkı sağlaması bekleniyor. Ekonomik büyümeye ayrıca yatırmların katkıda bulunacağı, inşaat ve donanım sektörlerinde yapılacak yatırımların buna etken
olacağı tahmin edildi. 2013 yılı içinde çalışma piyasalarında istikrar sağlandığını belirten AK yetkilileri, bundan dolayı önümüzdeki dönem içinde daha fazla istihdam beklediklerini
ve işszilik oranının giderek düşeceğini
bekliyor. Böylece 2015 yılı içinde Avrupa Birliği ülkelerinde işsizlik oranının yüzde 10,1 seviyesine gerileyeceği, Euro bölgesinde bu oranın yüzde
11,4, Bulgaristan için ise bu rakamın
yüzde 12,5 olması tahmin ediliyor.
Tahıl ürünleri, kaşar peyniri ve beyaz peynirlerin miktarı devlet sırrı olduğu için gizli bilgi
kapsamında tutuluyor.
Kriz durumunda
devlet rezervi
120 gün yetebilir
Devlet Rezervi ve Savaş Hal-
Geçen yıl durgunluktan çıkmasının ardından
bu yılın ilkbahar döneminden itibaren Avrupa Birliği’nde ekonomik büyümenin giderek
artabileceği tahmini yapıldı.
Vatandaşların mevduat hesapları rekor seviyede arttı
1(BNB)’nın verilerine göre, OcakBulgaristan
Merkez
Bankası
Mart 2014 döneminde vatandaşların mevduat hesaplarının 1 milyar leva arttığı anlaşıldı. Buna göre, üç aylık kısa bir dönem
içinde vatandaşların günlük 11 milyon leva tutarındaki kaynaklarını mevduata yatırdığı tespit edildi. Böylece vatandaşların
bankalarda biriktirdiği kaynaklar, ilk defa 40 milyar levayı aştı. Söz konusu kaynaklar, banka sistemine çekilen kaynakların yarısından fazlasını oluşturdu ve yüzde 2,6 artış ile toplamda 40,28 milyar levaya ulaştı. Yıllık bazda 3,56 milyar leva
artış kaydedildiği, Mart ayı sonu itibariyle 21,4 milyar levalık kısmın ulusal döviz,
15,6 milyar levanın ise Euro olduğu belirtildi. Bankalardan sağlanan kredilere gelince, bu tür kaynaklarda daha düşük artış
görüldü. Üç aylık dönem içinde kredi kuruluşları dışında sağlanan kredilerdeki ar-
tışın, yüzde 0,6 ile 337 milyon levaya ulaştığı hesaplandı. Bankalar, en çok krediyi
(459 milyon leva) fabrikalara verdi. Özel
kişilere sağlanan kredilerde düşüş olduğu
ve 81 milyon leva ile daha az kredi sağlandığı tespit edildi. Ayrıca açıklanan üç aylık
dönem içinde bankaların aktiflerinin 751
Konut projeleri için
izinler azalıyor
1titüsü (NSİ)’nün veri-
Ulusal İstatistik Ens-
lerine göre, 2014 yılının ilk
üç aylık döneminde konut
projesiyle ilgili verilen inşaat izinlerinin geçen yılın son
üç aylık dönemine kıyasla
yüzde 1,6 oranında düştüğü açıklandı. NSİ verilerine
göre, daire inşaat izinlerinde
de yaklaşık yüzde 7,2 oranında düşüş görüldü, fakat
yapılanmış alanlarda yüzde
4,8 oranında artış görüldüğü belirtildi. Kamu binaları inşaatı için alınan izinlerde yüzde 22,2 oranında artış olduğu, ancak genişletilmiş meskun alanların (RZP)
yüzde 42,8 oranında gerilediği görüldü. 2013 yılının ilk
üç aylık dönemine kıyasla bu yılın aynı döneminde
verilen yeni konut projeleri izinlerinin yüzde 32,9 ora-
nında arttığı, bu projelerde
konutların yüzde 80,7 oranında yer aldığı, genişletlimiş meskun alanlarının ise
yüzde 69 oranında olduğu
belirtildi. En çok yeni konut
projesi için izin alınan iller
ise şöyle sıralanabilir: Burgas
- 202, Plovdiv - 121, Sofya 102, Varna - 73 ve Stara Zagora - 53. En çok konutun
ise sırasıyla Burgas’da (856),
Varna’da (69), Sofya’da
(671), Plovdiv’de (343) ve
Stara Zagora’da (136) inşaa
edilmesi planlanıyor. Yılın
ilk üç aylık döneminde bin
616 adet daire ve toplam
226 bin 717 meskun alan
bulunan 504 konut projesi
inşaatı başlatıldığı öğrenildi. Bir önceki üç aylık döneme kıyasla, konut projelerinin miktarında yüzde 14,7
oranında düşüş kaydedildi.
1leri İhtiyatları Ajansı’nın yıl-
milyon leva ile arttığı ve 86,5 milyar levaya ulaştığı belirtildi. Mart ayı sonu itibariyle bankaların 224 milyon leva kar elde
ettiği, 2013 yılının aynı dönemine kıyasla
artışın 56 milyon leva olduğu kaydedildi.
Bu dönem içinde elde edilen 28 milyon leva net karın faizlerden olduğu öğrenildi.
lık raporuna göre, kriz durumunda
veya olağanüstü durumlar halinde
devlet tarafından yedekte tutulan
yardımcı malzemelerin vatandaşların geçimi için en fazla 120 gün idare edebileceği anlaşıldı. Olağanüstü
haller için yedekte tutulan ürün ve
malzemeler arasında özellikle gıda,
ağaç ürünleri, ilaç, yakıtlar, kimyasallar, farklı maden çeşitleri, yedek parçalar, kağıt, hastane ve ecza malzemeleri, değişik türden makineler yer alıyor. Her ürün ile ilgili net yedek miktarının gizli bilgi kaspamında yer aldığı ve ülkenin
ulusal güvenliğini teşkil ettiği kaydedildi. Bundan dolayı olası savaş
dönemleri için tahıl ürünleri, kaşar
peyniri ve beyaz peynirlerin miktarı gizli bilgi kapsamında tutuluyor.
Ajansın son verilerine göre, Şubat
ayı sonu itibariyle devlet ajansının
yedekte 762 bin 901 ton akaryakıt
bulundurduğu, bunlardan 121 bin
271 tonunun petrol, 147 bin 331 tonunun da benzin olduğu anlaşıldı.
En fazla akaryakıt ise dizel araçlar
için olduğu (429 bin 401 ton) öğrenildi. Ayrıca, son yıllarda Ajans’ın
bütçesinin iki misli düştüğü, 2014
yılı için 40 milyon’un biraz üzerinde bütçe ayrıldığı vurgulandı.
Bulgaristan, 3-4 yıla kadar Euro’ya geçmeli
1paden
Blagoevgrad’daki YugozaUniversitet’te eğitim görevlisi ve ekonomi uzmanı olan Prof. Çavdar Nikolov,
Bulgaristan’ın önümüzdeki üç veya dört yıl içinde Euro’ya geçiş yapması gerektiğini savundu. Ülkenin
bu uygulama konusunda geç kaldığına değinen Nikolov, döviz kurulu sistemi potansiyelinin tükendiğini ve acil olarak Euro’ya geçiş yapılması gerektiğini savundu.
Bulgaristan’ın ekonomik büyüme
sağlayabilmesi konusunda mutlaka birtakım krediler alması gerektiğini ifade eden Nikolov, bu sayede ekonomiye sıcak para gireceğini belirtti. 2008 yılından itibaren
ülkenin stratejik bir hata üzerinde
durduğuna değinen Prof. Nikolov,
ülkenin sıcak para almayarak borçlanmadığını, şu anda borçlanmanın GSYH’ya oranla yüzde 18,9 seviyesinde olduğunu, fakat bunun
yüzde 40’a çıkarılabileceğini kaydetti. IMF ile sözleşme imzalayarak birkaç milyar alınabileceğini ve
Euro’ya geçisi sırasında büyük çaplı enflasyon artışı yaşanmayacağını belirten uzmanlar, ilk
önce Euro’ya geçişi bekleme sürecine girileceğini, bunu başaracağımız konusunda Avrupalıları ikna etmemiz gerektiğini kaydediyor.
bunun bir hata olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Nikolov,
bu sayede ekonominin ve gelirlerin daha yüksek seviyeye çıkabileceğini vurguladı. Nikolov, ülkenin Euro’ya geçisi sırasında büyük
çaplı enflasyon artışı yaşanmayacağını belirterek, ilk önce Euro’ya
geçişi bekleme sürecine girilece-
ğini, bunu başaracağımız konusunda Avrupalıları ikna etmemiz
gerektiğini kaydetti. Prof. Nikolov, daha sonra iyi bir yapılanma
sağlanarak büyük çaplı enflasyon
yaşanmadan denetimli bir şekilde Euro’ya geçiş sağlanabileceğini
ve böylece ekonomiye daha fazla
kaynak kazandırılacağını açıkladı.
06HABER & YORUM
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Selda Bağcan, Hizmet’e yönelik ‘paralel
devlet’ ithamına tepki gösterdi
SALİH KARACA BRÜKSEL CİHAN
1can, Türkiye gündemiyle ilgili deBrüksel’de konser veren Selda Bağ-
ğerlendirmelerde bulundu. Başbakan
Erdoğan’ın Fethullah Gülen Hocaefendi’yi
ABD’den isteme girişimini ‘çok ayıp’ diye
nitelendiren Bağcan, “Bunu telaffuz etmek bile çirkin.” dedi. Bağcan, Hizmet
Hareketi’ne yönelik öne sürülen ‘paralel
devlet’ iddiasına da tepkili.
Ünlü halk müziği sanatçısı Selda Bağcan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Balkan Trafik Festivali kapsamında bir konser verdi. Türküleriyle hayranlarına eğlenceli vakit geçirten Bağcan, konser sonrası verdiği röportajda Türkiye’deki
siyasi gelişmelerle ilgili eleştirilerini dile
getirdi. Türkiye’de son aylarda yaşanan
tartışmalardan büyük üzüntü duyduğunu
söyleyen ünlü türkücü, özellikle Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın çirkin söylemlerde bulunduğuna dikkat çekti. Erdoğan’ın
Fethullah Gülen Hocaefendi’yi Amerika
Birleşik Devletleri’nden geri isteme girişimini ‘çok ayıp’ diye nitelendiren Bağcan,
“Bunu telaffuz etmek bile çok çirkin.” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK OKULU ÖĞRENCİLERİNİN BENİM ŞARKILARIMI SÖYLEMESİNDEN KIVANÇ DUYDUM’
Fethullah Gülen’in, dünyada saygınlığı
olan bir kişi olduğunu belirten Selda Bağcan, şunları söyledi: “Başbakan’ın söylediği laflar yenilir yutulur gibi değil. Kabul edelim etmeyelim, sevelim sevmeye-
Ünlü halk müziği sanatçısı Selda
Bağcan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Balkan Trafik Festivali kapsamında bir konser verdi.
lim ama Gülen’in dünyada bir saygınlığı var. Bir sürü Türk okulu yapmış. Türkçe Olimpiyatları falan… Oralarda o çocuklar Türkistan’dan, bilmem nerelerden
gelip benim şarkılarımı söylüyorlar. ‘Dön
Gel Bir Tanem’, ‘Sivas’ın Yolları’, ‘Gesi
Bağları’ gibi benim meşhur ettiğim şarkılarımı hep söylediler. Ben bundan kıvanç duydum.”
‘EĞER PARALEL DEVLET VARSA İYİ Kİ VARMIŞ;
BÜTÜN HIRSIZLIĞI ONLAR ÇIKARDI ORTAYA’
“Ergenekon davasıyla ilgili tavrı sebebiyle
ve dünya görüşüne ters olduğu için her iki
gruptan da hazzetmiyorum.” diyen Bağcan, Hizmet Hareketi’ne yönelik yapılan ‘paralel devlet’ ithamına tepki gösterdi. Ünlü sanatçı, “Belki, olabilir de... Ama
onlar, olmasaydı bunlar böyle rezil olmayacaktı. İyi ki varmış. Bütün hırsızlığı onlar
çıkardı ortaya. Olmasaydı biz daha epeyce
ayakta uyuyacaktık.” ifadelerini kullandı.
SELDA BAĞCAN
Türkiye demokratikleşse de demokrasi
olmaktan çok uzakta*
Türkiye’deki hükümetin, anlamadığı ve- bileceğini öngörürse demokratik alanı kıya kontrol edemediği sosyal ve hukuki du- sıtlama yönünde hamle yapabiliyor.
rumlar karşısında hemen pençelerini çıÇünkü iktidarın önünde dengelenmekarması son bir yıla damgasını vurdu.
si ve birlikte yürünmesi gereken iki yol
Art arda antidemokratik kararlarla, ya- var: Hem alttan gelen büyük toplumsal
sa teklifleriyle ve uygulama girişimleriyle dönüşümün beklentilerine cevap verecek
karşılaştık. Bunların niçin gündeme gel- bir idare oluşturmak hem de eski rejimin
diğini anlamak zor değildi, ama onay- veya karşıtlarının ortaya koyduğu direnç
lanmaları zordu. Muhakarşısında ayakta kallefet iktidarın söz konusu
mak. Birinci yol demoktutumunun Türkiye’yi derasi olmayan bir rejimin
mokrasi olmaktan çıkardıdemokratikleştirilmesiğını, bu yöndeki kazançlani gerektiriyor. İkinci yol
rın kaybedildiğini, bir anise demokrasi olmayan
lamda ‘geriye’ dönüldüğüo rejimde ayakta kalmak
nü öne sürmekte. Ne var
için demokrasi dışı kanalki bu önermenin anlamlı
ları kullanmayı zorluyor.
Etyen Mahçupyan
olması için, son bir yıldaBöylece Türkiye, demokki antidemokratik adımlar
rasi öncesi bir durumdan
öncesinde Türkiye’nin bir demokrasi ol- demokrasiye geçiş hattı üzerinde salınımduğunu kabul etmek lazım. Oysa bu ül- larını sürdürüyor. Bu hattın tam olarak geke son on yılda demokratikleşse de de- çilmesi ve bir geriye dönüşün gerçekten
mokrasi olmaktan halen çok uzakta. De- imkânsız hale gelmesi için en az on yıla
ğişim doğrusal bir çizgide ilerlemiyor. Çe- daha ihtiyaç var. Bu süre muhalefetin deperden gelen talep ve tercihlerin taşıyıcı- mokrasi dışı mücadeleden medet umması olan AKP, ortam normalleştiğinde ve- yı bırakıp kendisini demokrasi içinde taya normalleşmesi yönünde ağırlık koyma- nımlayabilmesi için lazım. Muhalefet bu
sı gerektiğini düşündüğünde demokratik olgunluğa erişip iktidardan daha ‘ileride’
açılımlara hız verebiliyor. Ama eğer ken- bir demokrasinin sahibi haline gelmediği
disini tehdit altında hissederse, ya da teh- sürece, siyasi mücadele esas olarak hâlâ
dit altında olmanın yararlı sonuçlar ürete- demokrasi öncesi alanda cereyan edecek.
Bu ise zaten demokratlık gibi bir iddiası olmayan iktidarın, büyük ihtimalle kendine
has bir geçiş dönemi yaratıp onu yapısal
hale getirmesi ile sonuçlanacak.
Böylece Türkiye bir ‘demokrasi tuzağı’
ile karşılaşacak. Yani sürekli demokratik
reform yapan ama bir türlü demokrasi
olamayan bir ülke… Demokratik adımların sistemin genelinde patinaj etkisi yaratabilmesinin nedeni, yeni olan düzenlemenin eskiyi ortadan kaldıramamasıdır. Çünkü eski sistem kadroların görevlerini sürdürmesiyle, kurumsal kültürün
ağırlığıyla ve tüm yapının kendine özgü zihniyetiyle kendiliğinden bir direnç
mekanizması oluşturur. Üstelik tüm sistem tek bir hamlede değiştirilemeyeceğine göre, henüz değişmemiş olan her parça değişen parçayı geri çeken bir pranga haline gelir. Reformlar kâğıt üzerinde
durduğu gibi kalmaz… Her reform muhalefete eski usuller üzerinden direnme
imkânı sunar ve tam da demokratik süreç devam ettiği için, çoğu zaman ara çözümlere razı gelinir.
Kısacası hoşumuza gitmese de demokrasiye geçiş apaçık bir ikilem içerir: Bizzat
demokratik süreç demokrasiye ulaşılmaması için de kullanılabilir. Ama çare demokratik süreci ortadan kaldırmak olamaz, çünkü böyle bir sürecin yokluğun-
da zaten gideceğiniz yer demokrasi değildir. Demokrasi denen şeyin zaten değişime
açık bir öğrenme süreci olduğunu, ‘evrensel’ kurallarla inşa edilemeyeceğini, birlikte yaşama iradesinin tezahürü olarak ancak
kendine has geçici kurallar üretebileceğini
idrak etmekte yarar var. ‘Evrensel’ kurallar, demokrasi olmuş ülkelerin demokrasi öncesinde kalmış olan ülkelere sunduğu
basmakalıp bir reçetedir. Aklınızın bir kenarında tutup kendinizi sınamak için kullanabilirsiniz. Ama onları yasalaştırarak, sistemin tanımını ve formel işleyişini o kurallara benzeterek demokrasi inşa edemezsiniz… Yapabileceğiniz şey sadece ‘demokratikleşme’ olur ama onun da hangi noktada ‘tuzağa’ düştüğünü, yerinde saydığını, direnci beslediğini ve aslında eski sistemi yeni kurallar içinde yeniden ürettiğini çoğu zaman anlayamazsınız…
Bu tuzaktan çıkışın genelde iki yolu var.
Biri muhalefetin siyasi olgunluk göstererek direniş üzerinden değil, yeni toplumsal talepler üzerinden siyaset yapması ve
böylece bir toplumsal sözleşmenin mümkün hale gelmesi… İkincisi ise sosyal dönüşümün devam etmesi, genişlemesi ve
tümüyle AKP desteğinde buluşması…
Eğer muhalefet birinci yolu deneyecek
kadar basiretli çıkmazsa, ikincisi olacak.
* Başlık gazeteye aiir.
07 AİLE & SAĞLIK
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Başarıyı artırmak için gelecek
yılı ailenizle planlayın
FARİKA TEYMUR ARTIR*
1emeğin sonucuna ulaşmalarına çok
Çocuklarımızın bütün yıl verdikleri
az kaldı. Baharın güzellik, yorgunluk ve
mevsim hastalıklarıyla etkisini yoğun olarak gösterdiği bugünlerde çocukluk ve ergenlik dönemindeki öğrenciler, ders başarısı konusunda ebeveynin ilgi ve desteğine ihtiyaç duyuyor.
Normal, sağlıklı bir çocuğun bütün
derslerde sınıf ortalamasında, ilgili ve yetenekli olduğu alanlarda ise sınıf ortalamasının üstünde bir başarı göstermesi beklenir. Ders başarısı sadece akademik yönden
değil, ruhsal ve duygusal açıdan da önemsenmeli. Velilerin ders durumunu takip etmesi, sonuçların öğrencilerle birlikte değerlendirilmesi de başarıyı olumlu şekilde etkiliyor. Bununla beraber bazı çocuklar, bilhassa ergenler, ders konusunda anne-babalarıyla konuşmak istemez. Bu bazen gelişim süreçleriyle ilgili geçici bir durum olsa da iletişimin sağlıklı bir şekilde
sürmesi için gayret edilmesi şart.
Diğer yandan Veli Bilgilendirme Sistemi, bu konuda ailelerin yararlandıkları önemli bir kaynak. Bu sistemden alınan
bilgiler, öğrencinin başarısını değerlendirmek için tek başına yeterli değil. Bu bilgiler öğretmen ve öğrencinin verdiği bilgilerle birlikte değerlendirilmeli. Ebeveynler, dersleri ve okul durumu hakkında önce yorum yapmadan öğrenciyi dinlemeli.
Dinlerken de şu sorulara bir yandan cevap
aramalı: “Öğrencinin okula gitme amacı
nedir? Belli bir meslek tercihi var mı? Bu
tercihte yakın çevresinden gelen bir baskı
var mı? Hedefine doğru giderken bir yandan da öğrenmekten zevk alıyor mu? Sınavlar onun için ne ifade diyor?” Öğrenci,
bu gibi konularda düşünmeye yönlendirilmeli. Gayreti için takdir edilen öğrencinin
başarısı karşısında da sevinci paylaşılmalı.
Bir ders yılının daha sonuna geliniyor. Öğrencinin gelecek yıla daha iyi başlaması için nasıl bir yol izleneceğine, son sınavların ve yaz aylarının nasıl değerlendirilebileceğine ailesi ile birlikte karar vermesi önemli. Böylece eksikleri tamamlamaya yönelik çözümler üretmek başarıyı artırabilir.
KIYASLAMA, ÖĞRENCİYİ SANAL ÂLEME YÖNLENDİRİYOR
Bazen derse bazen de o dersi anlatan öğretmene karşı geliştirilen önyargı sebebiyle öğrenme ve çalışma istekleri kaybolabilir. Öğretmen ve dersle ilgili sorunlar, doğru yaklaşımlarla çözülürse
ders başarısı artar. Sorun öğretmenin
davranışlarıyla değil de dersle ilgiliyse o
dersi daha iyi anlayan bir arkadaşla çalışmak, birkaç saat bile olsa özel ders almak yararlı sonuç verecektir. Bazen de
arkadaşlarla ilişkilerin sağlıklı olmaması,
okul başarısını olumsuz etkiler. Bu alan-
da sorunlar olup olmadığına da dikkat
edilmeli. Anne-babanın çocuğun başarılarını takdir etmemesi, sürekli eksikliklerini görmesi ya da başarılı olanlarla kıyaslaması da ders başarısının düşmesine
yol açar. Bu durumdaki bazı öğrenciler
başarı ile ilgili aşırı kaygılı olsa da umursamaz görünerek, olumsuz duygularını
bastırmaya çalışır. Bilgisayar, telefon, internet oyunları ve dizilere düşkünlük gibi
kaçışla birlikte görülen sorunlar başarıyı
daha da düşürür. Bu çocuklarda normale
dönüş, anne-babanın tutumlarını gözden geçirmesi ve doğru yaklaşımlarıyla
mümkün olur. Aile, hayatın her alanında olduğu gibi başarı kadar başarısızlığı da normal görmeli. Öğrencinin bütün
ihtiyaçlarına dengeli bir şekilde duyarlılık gösterip, kendi potansiyelinin farkında olarak kendisiyle yarışmasına teşvik etmeli. Çalışmalarını yapıcı bir şekilde takip ederek daha fazla çalışarak zamanla daha fazla başarabildiğini görmesine yardımcı olmalı. (*) UZMAN PSİKOLOG
Beslenme tarzınızla sağlıklı kalın
Kalori saymanıza gerek yok: Akdeniz
diyetiyle aldığınız kalorileri saymanız ya da belirli öğünleri atlamanız gerekmiyor. Bunun yerine
tereyağı yerine zeytinyağı, kırmızı et yerine balık veya tavuk eti,
şekerli tatlılar yerine taze meyveyi getirip ve ayrıca sebze ile fasulye yiyerek sağlıklı beslenebilirsiniz. Günde bir avuç dolusu kabuklu kuruyemiş de serbest. Tam
tahıllı ekmek de tüketebilirsiniz.
Yiyecekler gerçekten taze: Akdeniz ülkelerinde yaşayanların
yaptığı gibi beslenirseniz, donmuş gıda ve fast food yiyeceklerden uzak duracaksınız. Taze ve mevsimindeki yiyecekleri
ağız sulandıracak şekilde hazırlayabilirsiniz. Ispanak, salatalık,
domates, siyah zeytin ve beyaz
peynir ile renkli ve doyurucu bir salata hazırlayabilirsiniz.
Ekmek yiyebilirsiniz: Tam tahıllıları tercih edin. Tam tahıl ürünleriyle yapılan ekmek ve hamurişleri daha fazla protein ve mineral içerir, beyaz unla yapılandan daha sağlıklıdır.
Tam tahıllı bir pideyi zeytinyağına batırıp yiyin. Ya da humus
veya tahinle birlikte tüketin.
Yağ yasak değil: Yağ Akdeniz tarzı beslenmenin bir unsurudur.
Fındık, zeytinyağı, mısır özü
yağının tadını deneyin. Bunlar hem lezzetli hem de şeker
hastalığından kansere kadar
birçok hastalıkla savaşıyor. Bu
nedenle beslenmenize mutlaka ceviz ve zeytinyağı ekleyin.
Menüler büyük: Bu tarz beslenme yalnızca Akdeniz ülkeleriyle sınırlı değil, ülkemiz de dahil olmak üzere daha yaygın
bir coğrafyada uygulanıyor. Bu
beslenme tarzında bol miktarda taze meyve ve sebze, zeytinyağı ve tam tahıllarla birlikte az miktarda kırmızı et ve tam
yağlı süt ürünlerine de rastlanır.
Baharatlar çok lezzetlidir: Tarçın, karabiber, sarımsak, defne yaprakları, kişniş ve biberiye gibi Akdeniz baharatları ve şifalı bitkiler yemeklerinize lezzet katar. Böylece
tuza ihtiyacınız azalır. Bu bitkiler
aynı zamanda sağlığa da yararlıdır. Örneğin, biberiye ve kişniş
hastalıklarla savaşan antioksidanlar ve besin maddeleriyle doludur.
Yapması kolaydır: Tabağınızı peynir, zeytin, kabuklu kuruyemişle doldurabilirsiniz. Ayrıca zeytinyağı, fasulye, tam tahıllar ve baharatlar ile kısa zamanda çok güzel lezzetler oluşturabilirsiniz. Sabahları zeytinin üzerine ekleyeceğiniz zey-
tinyağı, kekik, kırmızı biber gibi baharatlarla güzel ve sağlıklı
bir alternatif oluşturabilirsiniz.
Aç kalmayacaksınız: Akdeniz tarzı
beslenme seçenekleri arasında
kavrulmuş yer elması, humus
gibi lezzetli yiyecekler vardır.
Bunların ikisi de yavaş sindirilir ve sizi daha uzun süre tok tutar. İştahınız kabardığında kabuklu kuruyemiş, zeytin ya da
az yağlı peynir küplerini atıştırıp açlığınızı bastırabilirsiniz.
Yağsız beyaz peynir ile hellim
peyniri Çedar peynirinden daha az yağlıdır, fakat hem daha
besleyicidir hem de lezzetlidir.
Kilo verebilirsiniz: Kabuklu kuruyemiş, peynir ve yağ yiyerek
kilo verebileceğinizi düşünmek
size imkansız gibi gelebilir. Akdeniz tarzı beslenme, tok hissetmenizi sağlar ve ayrıca bu
beslenme tarzına bağlı kalmanıza yardım eder. Sağlıklı kilonuzu korumak için düzenli fiziksel aktivite yapmak bu hayat
tarzının önemli bir parçasıdır.
Kalbiniz size teşekkür edecek: Tüketeceğiniz her şey kalbiniz için
yararlıdır. Zeytinyağı ve kabuklu
kuruyemiş kötü kolesterolünüzü
düşürmeye yardım eder. Meyveler, sebzeler ve fasulye ise damarlarınızın temiz kalmasını sağlar.
Balık da trigliseridleri ve kan basıncını düşürmeye yardım eder.
Beyninizin daha uzun süre iyi çalışmasını sağlar: Kalbinizi koruyan bu
besinler ayrıca beyniniz için de
oldukça yararlıdır. Bu beslenme
tarzında iltihaba yol açabilen kötü yağlar ve işlenmiş gıdalar yemiyorsunuz. Bunun yerine yediğiniz antioksidan açısından yararlı olan gıdalar beyin dostudur.
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Renkler, Kur’an’da çok defa zikredilmesi itibarıyla önemi inkâr edilemez bir olgu. Yeşil, cennet tasvirlerinde sıkça bahsedilmesi ve Peygamber rengi olduğuna inanılması hasebiyle İslam’ın sembolü adeta. Marifet ise ‘sıbgatullah’ta. Yani değişmez hak ve hakikati simgeleyen
Allah’ın boyası ile boyanmakta.
HABER ZEYNEP KILIÇ
islâm’ın rengi
‘Allah’ın boyası’
S
ıbgatullah, Allah’ın boyası ile boyanmak
anlamına gelen bir ifade. Allah’a yaklaşmayı, yakınlaşmayı sağlayan her şeyi kapsıyor bu kelime. Derin tasavvufî anlamlar içeren sıbgatullah, Bakara Sûresi’nde
“Âllah’ın boyası ile boyan. Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir! Biz ancak O’na kulluk ederiz.” ayetleri ile açıklanıyor. Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirine göre
bu ayetler Hıristiyanların vaftiz suyuna safran
rengi katarak çocuğun başka bir kutsal renge büründüğüne inanmalarına cevap olarak gönderilmiş.
Asıl önemli olan sıbgatullah, yani Allah’ın boyası.
Kur’an’ın hükümlerini hayatına hakim kılmayı
başaran kişiler de Allah’ın boyası ile boyanmış oluyor.
Sıbgatullah ifadesindeki boya kavramı soyut bir manaya işaret etse de renkler somut
anlamlarıyla da Kur’an-ı Kerim’de güçlü bir
şekilde yer alıyor: “Allah’ın gökyüzünden su
indirdiğini görmedin mi? Böylece Biz onunla,
renkleri değişik olan meyveler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı renkleri değişik ve siyah
yollar kıldık. İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar içleri titreyerek korkar. Şüphesiz Allah, üstün ve
güçlü olandır, bağışlayandır.”
Fatır Sûresi’nde geçen bu ayetler, insanlara
her an şahit olduğu renklerin rastlantı sonucu meydana getirilmediğini çok açık bir şekilde gösterirken, çeşitliliğin önemi eşya veya insan fark etmeksizin ayetlerle ortaya konuluyor.
Âlemi insan için yaratan Allah’ın, renkleri de insanlara lütuf ve ihsan olsun diye yarattığı, alimle-
rin ve ilahiyatçıların ortak yorumu. Peki, insan üzerinde yalnızca psikolojik değil fizyolojik birtakım
etkilere de sebep olduğu geniş kesimlerce kabul edilen renklerin dindeki yeri ne? İslâm’da
özel bir anlamı var mı? Yeşilin İslâm’ın simgesiymiş gibi sayılmasını haklı kılacak kadar
güçlü deliller bulunuyor mu?
Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Öğretim Görevlisi Kadir Albayrak’a göre İslâm kültür geleneğinde renkler çok önemli bir
yere sahip. Kur’an’da, hadislerde, tasavvufta ve
günlük hayatta renklerin zengin bir fenomen olarak karşımıza çıktığını anlatan Albayrak, Kur’an’da
renk kavramının karşılığı olarak ‘levn’ kelimesinin kullanıldığını, bunun çoğul şeklinin de ‘elvan’ olduğunu söylüyor. Kur’an’da sırasıyla en çok zikredilen renkler beyaz, yeşil, sarı, siyah, kırmızı ve mavi iken yeşilin İslâm
coğrafyasında bütün renklerden daha fazla
ön plana çıkması Kur’an-ı Kerim’de cennetin genellikle ve çoğunlukla sular ve yeşilliklerle tasvir edilmesinden kaynaklanıyor. Öte
yandan yine Kur’an-ı Kerim, dünya nimetlerini
anlatırken sulardan, yeşil bitkilerden, meyve ve sebzelerden de bahsediyor.
En’am Sûresi 99. ayette, “O, gökten su indirendir. İşte biz her çeşit bitkiyi onunla bitirdik. O
bitkiden de kendisinde üst üste binmiş taneler
bitireceğimiz bir yeşillik; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar; üzüm bağları; bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik.
Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın! Kuşkusuz bütün bunlarda
inanan bir toplum için ibretler vardır.” buyruluyor.
Kemâlat’ın rengi renksizlik
Gelelim renklerin tasavvuftaki anlamına.
Tasavvufta renklerin beşerî bağları, ilişkileri ve âdetleri ifade ettiğini söyleyen
Kadir Albayrak, “Bu durumda renksizlik, beşeriyetten sıyrılış, manevî yüksek
ve ileri bir kemalâta ulaşıp orada mekân
tutmayı ifade eden bir makam” diyor. Kimi tasavvufi anlayışlara göre nefs-i emmârenin (kötülüğü emreden nefs) rengi mavi iken, nefs-i levvâme’ninki (kötü-
lükten pişman olup af dileyen nefis) sarı,
nefs-i mülhime’ninki (ilham alan nefis)
kırmızı, nefs-i mütmâinne’ninki (huzura ermiş nefis) siyah, râziyye’ninki (razı
olmuş nefis) yeşil, nefs-i marziyye’ninki
(Allah’ın kendisinden razı olduğu nefis) beyaz olduğunu söyleyen Albayrak, “Nefs-i Kâmile’ninki (kemale ermiş nefis) ise ‘bilâ levn’, yani renksizliktir.” diyor. Necmeddin Daye’ye gö-
Yeşil, İslâm’ın
sembolü mü?
Kadir Albayrak, İslâm coğrafyasının tabiat
şartları, tasavvuf kültürü ve yeşile duyulan
özlemin de bu renge özel önem verilmesine yol açmış olabileceğini ifade ediyor.
Yeşilin aynı zamanda Peygamber’in (sas)
rengi olduğunu ve O’nun soyundan gelenlerin yeşil sarık bağladığını hatırlatıyor:
“Bununla birlikte genel İslâmî gelenek için
daha önemli olan şey, Hz. Muhammed’in
mahşer günü taşıyacağı ‘livaü’l-hamd’
(hamd sancağı) anlayışıdır. Müminler kıyamet alanında, yaptıkları ibadetin karşılığı olarak, kendilerini ebedî saadete götürecek bir yeşil sancağın altında toplanacaklardır.” Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç.
Dr. Abdülmecit Okçu, yeşil rengin Hz.
Peygamber’in ailesinin sembolü sayılması dolayısıyla İslâmiyet’i çağrıştırdığını, bu
sebeple tarihsel, sembolik bir anlamı olduğunu vurguluyor. Tasavvufî ve sembolik
mânâ dışında İslâm tarihinde renklere atfedilen siyasî ya da fikrî bir anlam olduğuna dair rivayetler ise Peygamber’den sonraki sürece dayanıyor. Aksaray Üniversitesi
İslâmi İlimler Fakültesi Dekanı M. Bahaiddün Varol, Hz. Peygamber’in genel olarak
hayatı ve uygulama örnekleri göz önüne
alındığında simgesel anlamda özel bir şekil
ya da renge vurgu yapılmadığını ileri sürüyor. O günkü Arap toplumunun örfünde
yerleşik olan, giyim-kuşam haricinde Hz.
Peygamber’in özel bir giysi tercihinin söz
konusu olmadığını söyleyen Varol’a göre, Abbasiler ve Emeviler tarafından simge renkler olarak kullanılan siyah ve beyazın aksine yeşil, gerek Hz. Peygamber gerekse daha sonraki süreçte bu amaçla kullanılan bir renk değil. Varol, bununla ilgili doğrudan ya da dolaylı olarak bilgi veren herhangi bir rivayetin olmamasının bizi böyle bir çıkarıma sevk ettiğini bildiriyor.
Varol, ‘İslâm tarihinin ilk iki asrında simge renkler ve siyasî anlamları’ başlıklı makalesinde Faruk Ömer’in yeşil renkle ilgili bu durum hakkındaki görüşüne yer vermiş. Ömer’in Osmanlı’da kullanılan yeşil sancağın kaynağının Hz. Peygamber’in
yeşil renkli sancağı olduğunu savunan bazı
görüş sahiplerini eleştirdiğini yazan Varol,
Efendimizin yeşil renkli sancağının olduğunu nakleden herhangi bir rivayetin olmadığına dikkat çekmiş. Çeşitli kaynaklarda da yine peygamber rengi olarak ifade edilen yeşilin Hz. Muhammed’in özel
olarak tercih ettiği bir renk olmadığı belirtiliyor. Zira Hz. Peygamber’in (sas),
sarıkta siyah, kıyafetlerinde de beyaz
renk kullandığı birçok kaynakta geçiyor.
NAMAZ VAKİTLERİ
re siyah rengin Allah’ın Celal sıfatının
bir yansıması olduğunu söyleyen Albayrak, “O diğer renkleri ise Cemal sıfatının tecellileri olarak yorumlar. Yine kimi sûfi anlayışlarda yeşil ışık/renk
Tanrı’nın mülküne, mavi daha alt katmandaki melekutuna, kırmızı, sarı ve
beyaz ise daha üstteki melekuta, siyah
renk ceberuta ve renksizlik de Tanrı’nın
bizzat kendi varlığına izafe edilir” diyor.
Günler
İmsak Güneş Öğle
İkindi Akşam Yatsı
12 Pazartesi
13 Salı
14 Çarşamba
15 Perşembe
16 Cuma
17 Cumartesi
18 Pazar
4.06
4.04
4.02
4.01
3.59
3.57
3.56
17.25
17.25
17.26
17.26
17.26
17.27
17.27
6.03
6.02
6.01
6.00
5.59
5.58
5.57
13.30
13.30
13.30
13.30
13.30
13.30
13.30
20.45
20.46
20.47
20.48
20.49
20.50
20.51
22.29
22.31
22.32
22.34
22.36
22.37
22.39
SOFYA’DAN ÖNCE: Peştera, Velingrad 4 dk Pleven, Smolyan 5 dk. Karlovo,
Plovdiv, Pazarcik 6 dk. Kırcali, Kazanlık, Momçilgrad, Sviştov 7 dk. Haskovo, Krumovgrad, St. Zagora, V. Tırnovo 9 dk. Ruse, Harmanli, N. Zagora
10 dk. Popovo 11 dk. Omurtag 12 dk. Kubrat, Razgrad, Tırgovişte, Yanbol
13 dk. İsperih, Tutrakan, Şumen, Preslav 14 dk. Karnobat 15 dk. Aytos,
Novi Pazar, Silistra 16 dk. Burgas, Provadiya 17 dk. Varna, Dobriç 18 dk.
09 DÜNYA
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Osmanlı pulları
görücüye çıktı
1kullanılmaya başladıktan sonra Osman-
Dünyada ilk kez 1840 yılında İngiltere’de
FOTOĞRAF: M. ALİ POYRAZ
Mısır piramitlerinin sırrı
‘ıslatılmış kumlar’ mı?
Dünyanın 7
harikası arasında yer alan
Mısır piramitlerinin nasıl
yapıldığına dair yeni bir iddia
ortaya atıldı.
lı Devleti’nde Sultan Abdülaziz döneminde 1
Ocak 1863’te tedavüle çıkarılan tarihi pullar, Bursa’da tarihte hamam olarak kullanılan Ördekli
Kültür Merkezi’nde sergilenmeye başlandı.
OSMANLI’DA 900 ÇEŞİT PUL KULLANILDI
İlk pul, 1840 yılında İngiltere’de kullanılmaya
başlandıktan sonra, Osmanlı’da ilk pul Abdülaziz döneminde 1862’nin sonu 1863’ün
başında tedavüle çıkarıldı. Abdülaziz’in dört
tuğrasını taşıyan pullar dört emisyon halinde çıktı. 20 para, 1 kuruş, 2 kuruş ve 5 kuruşluk dört değerden oluşuyordu. Puldan önceki dönemde mühür kullanılıyordu. 1840 yılında posta teşkilatı kurulduğunda mühür kullanılmaya başlandı. Osmanlı’da 900’e yakın pul
kullanıldı. Pullar dört padişah dönemi yaşadı.
Türkiye’de Cumhuriyet dönemiyle birlikte 10
bin çeşit pul var. Dünya genelindeki pul çeşidi sayısı 500 bini geçer.Öte yandan Türkiye
Cumhuriyeti’nin ilk pulunun ise 1921 yılında Adana’da tedavüle çıkartıldığı bildirildi.
DUYGU ÖZKAN
1
Dünyanın 7 harikası arasında yer alan Mısır piramitlerinin nasıl yapıldığına dair bir
iddia ortaya atıldı. Amsterdam
Üniversitesi ve Madde Üzerinde Temel Araştırma Vakfı’ndan
(FOM)’da çalışan bir grup fizikçi, laboratuvar ortamında piramitlerin yapılışına ilişkin bir deney gerçekleştirdi. Yapılan deney
sonucunda dev yapıların inşasında çalışan işçilerin, taşları ‘ıslak
18.05.2014 . ()
, !" , # $% &
$'
' $ :
11,30 * – $'
' + - / +":
66 + – 1200 7
I66 + – 1800 7
6V + – 2400 7
V + – 3200 7
– 700 – 420 – 280 V – 70 – 800 – 480 – 320 V – 80 – 900 – 540 – 360 V – 90 – 1000 – 600 – 400 V – 100 13,00 – 14,00 * – & / ;*< 25-##
">" # 7<9"# ?"#" /+@ 1989 " !" "
14,30 * – $ + - / 9#+"":
#+""
6
+;/
66
+;/
666
+;/
C+9
$E
7*#
#"
50 80 100 50 80 100 50 80 100 120 70 50 &B
D*D9
DD9
+#
+#
140 160 80 90 60 70 >
200 120 80 C %, %
F & B
$ B $ ' '$G 18.05.2014 . ları iddia edildi. Araştırma sonucu elde ettiği bulgulara göre, Mısırlılar piramitlerin yapıldığı inşaat alanının çevresindeki kumları ıslatıldıktan sonra Piramitleri oluşturan taşları, ıslak kumlar
üzerinde kızaklarla taşıdılar.
Şu anda Mısır’da bulunan bir
duvar resminde bir kişinin heykel
taşıyan kızağın önünde su döküldüğü görülüyor. Bu yöntem ile
taşların kolay taşınmanın yanı
sıra çalışan işçi sayısını da azalttı.
ONLINE МАГАЗИНЪТ
Е АКТИВЕН
www.setabg.com
6 + – 1000 7
2 . 9
– 600 – 360 – 240 V – 60 kumla’ taşıdığı ileri sürülüyor.
Kum dolu bir kovanın içine ‘taş kızak’ yerleştiren fizikçiler sürtünmenin sonu ortaya çıkan enerjiyi hesapladılar. Kovadaki kuma bir miktar su eklenince bu sürtünmenin daha az olduğu belirlendi ve koyulan taş kızakların kum üzerinde daha hızlı hareket ettiği saptandı.
Yapılan deney sonunucunda
eski Mısırlılar’ın piramitlerin yapımında bu yöntemi kullandık-
10 SPOR
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Ludogorets – 5 yılda nereden nereye
1başarıya imza atan Ludogorets
Bir taşra takımı için rekor sayılan
2009’un
başında
üçüncü ligin
zirvesi için
oynayan kartallar, 5 yıl
sonra profesyonel ligte
üstünlüğünü
üçüncü kez
pekiştirdi.
futbol takımı, üçüncü kez art arda lig
şampiyonu oldu. Lokomotif Plovdiv’i
Razgrad’da 1-0 yenen yeşil beyazlılar, ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Stoyço Stoev’in
futbolcuları, ligin son maçından sonra
altın madalyalarını alacak.
Üst üste gelen başarılar, kademeli olarak arttı. 2009’un başında üçüncü ligin zirvesi için oynayan kartallar,
5 yıl sonra profesyonel ligte üstünlüğünü üçüncü kez pekiştirdi.
1945 yılında kurulan kulüp, 2010
yılına kadar A profesyonel liginde
hiç oynamadı. Bu yıla kadar en büyük başarısı A grubuna girmek için
oynadığı baraj maçlarıydı. İş adamı
Kiril Domusçiev’in takıma yatırım
yapma kararından sonra B grubunda birinci olan takım, ilk kez 20112012 sezonunda oynadığı A grubunda şampiyon oldu. Aynı sezon, kalan iki kupayı da müzesine götüren
Ludogorets, modern ve ekip futboluyla göz doldurdu. Razgrad ekibi,
sadece Bulgaristan’da değil Avrupa
çapında da bir fenomen olduğunu
gösterdi. Bu sezon 3. kez art arda lig
kupasını kaldıran Deliromanlılar, lige girer girmez bunu başarmış olması Avrupa’da bir ilke sahne oldu.
2012’de ÇSKA’yı son maçta deviren Ludogorets, 2013’de de Levski’nin
son maçta puan kaybetmesiyle şampiyon oldu. Bu yıl ise ligin bitiminden önce birinciliğini ikinci olan
ÇSKA’nın 8 puan önünde garantiledi.
Futbol tarihinin ilk yıllarında ülkenin 3. liginde top koşturan Ludogorets, 1961/1962’de ikinci lige
yükseldi. 90’lı yıllarda Antibiyotik
ismiyle sahalarda oynayan takım,
2009/2010 sezonunda üçüncü ligden ikinci lige çıkmayı başardı. Burada İvaylo Petev önderliğinde başarılar sergileyerek aynı sezon profesyonel lige yükselen Ludogorets’in 3
yıl içinde bu kadar ileriye gidebileceğini kimse tahmin etmedi.
Avrupa’da Şampiyonlar Ligi’ne
yakın olmasına rağmen giremeyen
Berbatov yine
ayın oyuncusu
Sezon ortasında Fulham
takımından Fransa’da
Monaco’ya transfer olan
Dimitır Berbatov, takımının en iyi futbolcusu ünvanını üst üste ikinci kez kazandı. Mart ayının birincisi
seçildikten sonra taraftarlar nisan ayı için de Bulgar oyuncuyu tercih etti.
Fanların yüzde 73’ü oyunu Berbatov’a verdi. Son
maçta Gingam’a karşı oynanan maçta yine gol atan
Berbatov, böylece geldiğinden beri 9’uncu kez rakiplerin ağlarını havalandırdı. Fransa’da Paris Saint
German şampiyon olurken, Monaco ikinci oldu.
Yıldızlar Avrupa Güreş
Şampiyonası sona erdi
1dızlar
Samokov’da yapılan YılAvrupa Serbest
Güreş Şampiyonası müsabakalarında Bulgaristan 2 bronz
madalya kazanarak 9’uncu sırada yer aldı. 54 kg. kategorisinde güreşen Mikay Naim,
rakibini 7-6 mağlup etti. 58
kg.’da ise Alman rakibini 13:3
yenen Svetoslav Petrov üçüncü oldu. Rusya 88 Puanla birinci olurken, ardından Azerbaycan ve Ermenistan sıralan-
dı. Türkiye, şampiyonayı 4. sırada tamamladı. Şampiyonaya 10 sporcu ile katılan Türkiye, 1 altın ve 3 bronz madalya
kazandı. 58 kg’da Ali Çam altın, 46 kg’da Cabbar Duyum,
42 kg’da Cihan Urgan ve 100
kg’da Oğuzhan Oğuz bronz
madalya kazanan isimler oldu. 2013 yılında Karadağ’da
yapılan şampiyonada Türkiye, 1 altın, 2 gümüş ve 3
bronz madalya kazanmıştı.
Deliromanlılar, buna rağmen bu sezon Lazio’yu eleyerek Avrupa UEFA Ligi kupasında 1/32 finallerine
kadar ulaştı.
Bu sezon 8 galibiyet elde ederek
Bulgar takımları arasında bir sezonda Avrupa’da en çok zafer alan takım
oldu. Zaferlerin yarısını deplasmanda alan yeşil beyaz kartallar, birçok
uluslararası uzmanın dikkatini çekti.
Real Madrid’de
bedava bilet isyanı
1futbolcu eşi ve ailelerine verdiİspanyol kulüp Real Madrid’in
ği bedava bilet uygulamasında indirime gitmesi futbolcuları isyan ettirdi. Yeni bedava bilet uygulamasına göre Real Madrid forması giyen her futbolcu 50
maç bileti yerine 25 bilet alabilecek. 24
Mayıs’ta Lizbon’da oynanacak olan UEFA Şampiyonlar Ligi final karşılaşmasında yürürlüğe girecek olan yeni uygulama futbolcuların hoşuna gitmedi.
City, Messi ile
rekor peşinde
1ları yapan Manchester City, ge-
İngiltere’de şampiyonluk hesap-
lecek sezon için kolları sıvadı. Transfer
listesinin başında Barcelona’nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi var. Arap sermayeli kulüp, 99 milyon Euro ile Bale’i
alan Real Madrid’in elinde bulunan
rekoru Messi’yi 164 milyon Euro’ya
renklerine bağlayıp geçecek.
Çakır finalde
4. hakem
1kır, Şampiyonlar Ligi’nde iki İs-
FIFA kokartlı hakemi Cüneyt Ça-
panyol ekibi Real Madrid ile Atletico
Madrid arasında oynanacak final maçına 4. hakem olarak görevlendirildi.
24 Mayıs Cumartesi günü saat 21.45’te
Lizbon’da yapılacak karşılaşmayı Hollandalı hakem Björn Kuipers yönetecek.
11 EĞLENCE
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
Çocuklar İçin Fark Bulmaca
İki resim arasında 10 farkı bulun.
SÖZCÜK AVI
N
Y
Ü
K
L
Ü
Y
Ü
M
Z
D
K
M
E
R
A
T
L
E
R
E
D
U
E
A
E
A
N
Y
A
D
N
A
Z
A
R
C
B
I
V
T
A
S
Ö
Z
A
U
S
V
Ö
M
Y
L
L
R
D
E
M
E
L
B
E
B
O
S
A
N
İ
A
İ
A
G
A
A
N
A
T
R
İ
İ
B
Y
K
T
U
P
K
İ
R
P
İ
K
İ
M
R
A
G
S
E
K
L
D
İ
Ç
A
L
L
A
H
K
M
İ
K
M
U
A
P
I
T
İ
Y
N
İ
L
E
N
A
İ
K
L
G
R
A
V
Ü
R
U
L
O
N
U
R
N
K
E
F
U
R
C
B
A
L
N
I
N
V
O
L
İ
L
A
Y
I
A
A
M
D
A
Ğ
E
I
B
T
G
E
Ö
Z
N
M
L
E
R
İ
D
Z
N
D
E
N
K
A
I
Ş
B
I
U
N
O
U
T
Ş
U
D
K
A
R
G
I
A
N
R
B
A
K
I
Ş
N
A
T
S
İ
F
I
Z
Aşağıdaki sözcükleri bulmaca karelerinde arayın ve bulduklarınızın üzerini
karalayın. Geride kalan harfler bir şarkıdan sözleri oluşturacaktır.
ABADAN
FİSTAN
KİRPİK
OLANAK
TOMBAK
CAMBAZ
GRAVÜR
LİNYİT
PALUZE
UKULELE
DEVRİM
HALLAÇ
MATRAK
ROZBİF
EVLİYA
İSTİDA
NEVRUZ
SİRKEN
Hâlâ kâğıt seviyoruz!
ABD’deki internet kullanıcıları üzerinde yapılan bir anket, dijital devrime rağmen basılı kağıt kitapları okumak isteyenlerin ezici oranda fazla olduğunu gösterdi. Ankete katılanların yüzde 46’sı sadece basılı kitapları okumayı tercih ettiğini söyledi. Harris Interactive’in
verilerine ve Statisca’nın grafiğine göre ABD’lilerin yüzde 16’sı e-kitap okumakla birlikte basılı kitapları daha fazla okuduğunu belirtti. Ankete katılanların yalnızca yüzde
6’sı sadece e-kitap okumayı tercih ettiğini açıkladı. Basılı kitap ile e-kitabı aynı oranda okuyanların oranı ise yüzde 17. Ankete göre e-kitap okuyanların oranı da yüzde 15.
% 46 % 17
% 16
% 15
Sadece
basılı
kitap
okuyor.
E-kitapdan çok
basılı
kitap
okuyor.
Sadece
Basılı
kitapdan e-kitap
okuyor.
çok
e-kitap
okuyor.
Basılı
kitapla
e-kıtabı
aynı
oranda
okuyor.
%6
Dünyanın en eski peyniri Uygur bölgesinde bulundu
Dünyanın en eski peynirinin Çin’in kuzeybatısındaki Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nin Tarım Vadisi’nde bulunduğu açıklandı. Çinli ve Alman bilim adamlarının Taklamakan Çölü’ndeki Xiaohe No.5 (Küçük Nehir) Mezarlığı
kalıntılarından çıkardıkları peynir parçası, 3 bin 600 yıl öncesine ait. Bilim insanlarının, mezara gömülü insanların buraya ne zaman geldiklerini, konuştukları diller ve hangi halka ait olduklarını bilemedikleri de belirtildi.
12 — 18 MAYIS 2014 ZAMAN
KENDİ KENDİNE GİDEN OTOMOBİLE BİR ADIM DAHA
Manyetik yol sınıfı geçti
1tiğimiz günlerde kendi kendiVolvo otomobil üreticisi, geç-
ne giden otomobillere yardımcı olmak amacıyla mıknatısla dolu yolları kapsayan araştırma projesini tamamladı.
Mıknatıslar görünmez bir tren
yolu oluşturuyor. 10 santimetreden
daha az hata payıyla zemin oluşturuluyor. Şirket yetkilileri, teknolojiyi
çeşitli hızlarda denediklerini ve sonuçların da şimdiye kadar gelecek
vaadettiğini ve bir sonraki adımın ise
testleri gerçek trafikte gerçekleştirmek olduğunu ifade etti.
Proje İsveç’te Volvo Test Merkezi’nde yerin 200 milimetre altına
gömülmüş 40 x 15 milimetrelik seramik mıknatıslarla döşenmiş parkurda test edildi.
Sağlam bir konumlandırma kendi kendine giden arabalar için gerekli bir ön koşuldur. Seramik mıknatıslar etkili, güvenilir ve göreceli olarak
ucuz bir çözüm. Yetkililer, bir sonraki adımın testlerin gerçek trafikte yapılması olduğunu ifade ettiler. Volvo şimdi kendi kendine giden otomobilleri caddelere bırakıp gerçek
yol koşullarında trafikle nasıl mü-
cadele edeceklerini görmeyi planlıyor. GPS teknolojisini, LiDAR ve 360
dereceli görüş kamerasını kullanan
Google’ın kendi kendine giden arabalarının başarısı raporlarda yer aldı.
Bu sistemler nesneleri tespit etmede
ve yolu görüntülemede yardımcı oluyor ve BMW ile Ford gibi firmalar da
benzer yöntemleri kullanıyor. Volvo
manyetik teknolojinin otomobillere
GPS ve kamera sistemi eklemekten
daha ucuz olduğunu ve tüneller ile
kötü hava koşullarında GPS’in güvenilirliğinin azaldığını iddia ediyor.
Volvo, bu teknolojinin kendi kendine
giden otomobillerin mevcut donanımının yerine geçemeyeceğini, ancak
güvenlik ve rehberlik hizmetini artırabileceğini belirtiyor.
Mıknatısların öncelikle tüneller
gibi GPS’in yeterince etkili olmadığı yerlere yerleştirilmesi düşünülüyor.
Ayrıca mıknatısları yerin altına gömmek yerine, mevcut yol işaretlerinin
yerine kullanılması planlanıyor. Böylece maliyet ve iş gücü azalacak.
Sistem, yol kazalarını önleyecek
ve kışın yol bakımını kolaylaştırıyor ve daha etkili bir yol kullanımına olanak tanıyor.
Download

Sayı 19: 12 — 18 Mayıs 2014