KASTAMONU POLİS MESLEK YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜ
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA BÜRO AMİRLİĞİ
AYLIK BÜLTEN
SAYI :1
EKİM 2014
1
Kastamonu Polis Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü
Yüksekokul Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirliği
(Ekim 2014)
Sayı: 1
İçerik:
Bitlis’te üç polis şehit…………………………………………………..2.syf.
Sürücü kurslarına yeni ders programı…………. ……………………3.syf.
Bayram Tatili Uzadı………………………….……………….…….…..4.syf.
Mevsim Değişiklikleri ve İnsan.........................................................5.syf.
Trafik Kuralları ne kadar önemli!.........................…….………….….7.syf.
İdeal Polis……………………………………………………………..…8.syf.
Sonbahar Depresyonu……………………………………..………...13.syf.
Geçmişi bırakıp bugünde yaşamayı nasıl
öğreniriz…………………………………………………………...…...17.syf.
Polis ve Tatil temalı karikatürler……………………………………..20.syf.
Fıkra……………………………………………………………………..22.syf
.
Doğum Günü Tebrikleri……………………………………………….23.syf.
2
Bitlis’te 3 Polis Şehit
Bitlis-Diyarbakır karayolunda polis noktasına düzenlenen
roketli saldırının ardından yardıma giden polis aracı kaza
yaptı. Kazada 3 polis şehit oldu, 2 polis yaralandı.
“5 ARKADAŞIMIZIN 3’Ü ŞEHİT OLDU”
Bitlis Valisi Orhan Öztürk, olayla ilgili yaptığı açıklamada, trafik kontrol
noktasına yapılan bir tacizden dolayı bölgeye intikal etmeye çalışan
shortlandın kaza yaptığını ve 5 polisten 3’ünün şehit olduğunu belirtti.
Öztürk, “Şuanda
yaralıların tedavi
devam ediyor.
Herhangi bir
çatışma, terörist
unsurlarıyla bir
karşılaşma söz
konusu değil.
Sadece bir taciz
ateşi söz konusu.
Yaralılarımızın
tedavisiyle de
hastanede
şuanda
ilgileniyoruz” dedi.
Roketli saldırıda
binaya herhangi
bir isabet olmadığını belirten Vali Öztürk, “Roketin tellere çarparak
parçalandığını söylüyorlar. Binaya herhangi bir isabet yok. Taciz ateşi
yapıp unsurlar kaçıyorlar” dedi.
3
Sürücü Kurslarına Yeni Ders Programı
Trafikte Görgü Kuralları
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sürücü kurslarında trafikte
adabımuaşeretin anlatılacağı trafik adabı dersinin içeriğiyle ilgili çalışma
başlattı. Kurslarda, trafik adabı dersini geçemeyenler, ehliyet
alamayacak.
Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, trafikte sürücülerden yayaya kadar
herkesin trafik adabıyla ve genel görgü kurallarıyla ilgili problemler
yaşadığına dikkati çekti. Hakkı olmadığı halde birbirinin önüne geçen,
sinyal vermeden şerit değiştiren, emniyet şeridi ihlal eden, kavşakta
sıra bekleyen aracın önüne geçen bir çok sürücü bulunduğunu dile
getiren Yelkenci, "İnsanların birbirine saygı göstermedikleri, birbirlerinin
haklarını çiğnedikleri, nezaket kurallarını hiçe saydıkları bir trafiğin
içinde seyahat ediyoruz ve sürücü olan veya olmayan herkes evine
zihinsel yorgunlukla dönüyor. Bunun sebebi insanların trafikte sürekli
hakkını korumak için mücadele etmek zorunda kalması" dedi.
Kaynak: AA (Anadolu Ajansı)
4
Kurban Bayramı tatil süresi kesinleşti
Herkesin merakla beklediği Kurban Bayramı tatil süresi belli oldu.
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Kurban Bayramı tatil süresi 5
güne uzatıldı. Arefe günü de dahil edilerek Kurban Bayramı tatili 3 Ekim
Cuma günü başlıyor.
Tüm kamu personeli, Kurban Bayramı arifesi olan 3 Ekim Cuma günü
yarım gün idari izinli sayılacak. Başbakanlık yetkililerinden alınan
bilgiye göre, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatıyla kamu
kurumlarına yazı gönderildi. Buna göre, gerekli tedbirlerin alınarak
hizmetlerin aksatılmaması, zorunlu hizmetlerin yürütülmesi için asgari
seviyede
eleman
bulundurulması kaydıyla,
kamu
kurum
ve
kuruluşlarındaki
tüm
çalışanlar,
Kurban
Bayramı’nın arifesi 3 Ekim
2014 Cuma günü yarım
gün idari izinli sayılacak.
Böylece, Kurban Bayramı
izni kamu personeli için
toplamda 5 gün olacak.
5
3 Ekim Cuma – Kurban Bayramı arifesi (Kamuda çalışanlara yarım gün
idari izin)
4 Ekim Cumartesi – 1. Gün
5 Ekim Pazar- 2. Gün
6 Ekim Pazartesi – 3. Gün
7 Ekim Salı – 4. Gün
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/kurban-bayrami-tatil-suresi-gundem1946584/
Mevsim Değişikleri ve İnsan
Ülkemiz, bulunduğu coğrafi konum ve fiziki coğrafya koşulları
nedeniyle iklim çeşitliliği açısından son derece elverişli ve bir o kadar
da hassas olan bir durumdadır. Bu nedenle iklimi ve iklim değişiklini
anlamak, gelecekte yaşanabilecek değişiklikleri öngörebilmek özel
bir önem arz etmektedir.
Şöyle ki;
Mevsimsel geçiş süresi
gerek bedenen gerekse
ruhen
bazı
problemlere
neden
olmaktadır.
Yaz
ayının
o
rengarenk
günlerinden
içinde
bulunduğumuz
sonbahar
ayına geçiş ruhsal çöküntülere yada vücudumuzun kısmen savunmasız
kalmasına neden olabilmektedir.
Örneğin grip yada soğuk algınlıkları, ateşli hastalıklar bunlardan
bazıları.
Peki, Ne yapmalıyız?
 Mevsime uygun, termal konforu göz önünde tutacak giysiler
giyilmelidir.
6

Bolca su içmeliyiz ve çevremizdekilere de içirmeliyiz.

En yakın çevremizin (konutumuzun ve çalışma ortamımızın)
koşullarının mevsimsel geçiş dönemine uygunluğunu kontrol
etmeliyiz. Odalar pasif ve aktif havalandırılmalı, ısı ve nemi
kontrol edilmelidir. Oda ısısın 17-21ºC olması uygundur.

Bulaşıcı hastalıklar açısından, özellikle hava, su ve gıdalar ile
bulaşan hastalıklara yönelik kişisel önlemler (el yıkama,
kalabalık ortamlardan kaçınma, özellikle hastalık salgın
dönemlerinde kişiler arası karşılaşma-selamlaşma yöntemleri,
tokalaşma öpüşmeden kaçınma, ev ve çalışma ortamının
havalandırılması, besin ve su hijyeninin sağlanması vb.
önlemler) alınmalıdır.

Duygu durum değişikliği
öyküsü
olanların
bu
dönemde
hastalık
belirtilerine, şikayetlerine
dikkat
etmeleri,
takip
etmeleri, gerekirse hekim
tavsiyesi
ile
ilaç
kullanmaları
gerekmektedir.
Kaynak: http://www.doktoramcam.com/Makale/Detay/mevsimdegisiklikleri-ve-insan/1029
7
Trafik Kuralları Ne Kadar Önemli
Trafik hayattır, hayatınızı riske atmayın!
Trafikte araç kullanırken trafik kurallarına uymak çok önemlidir.
Çünkü trafik kuralları sadece sizin hayatınızı kurtarmaz. Aynı zamanda
sevdiklerinizin ve hatta hiç tanımadığınız insanların hayatını kurtarır.
Bu kadar yoğun trafikte trafik kuralları olmasaydı diye hiç düşündünüz
mü? Her araç sahibihttp://www.trafikkurallari.net/arac_sahibi_nedir.php
kendine göre hareket etseydi, şerit isimli bölümler olmasaydı, her
sürücü kendi istediği yönde gitseydi sizce neler olurdu?
Her gün 600 kaza…
Ortalama 20 ölü…
Ülkemizdeki trafik kazalarının sayısını düşündüğünüzde üzücü bir
sonuçla karşılaşmaktayız. Çünkü her gün yaklaşık olarak 600 trafik
kazası meydana gelmektedir. Bu 600 trafik kazasında yaklaşık 20 kişi
hayatını kaybediyor. Yine yaklaşık 200 kişi de yaralanıyor. Eğer ki trafik
kuralları olmasaydı bu sayılar kat kat fazlası olacaktı.
Peki trafik kazalarının sebebi ve sorumlusu kim? Trafik kazalarında en
büyük sorumlu insandır. Yüzde 94'lük bir oranla insan yani sürücü,
yolcu ve yayalar trafik kazalarının en büyük sorumlularıdır. İnsan
faktöründen sonra ise yüzde 5'lik bir oranla araçtan kaynaklanan
sebepler trafik kazasına neden oluyor. Son yüzde 1'lik oran da yoldaki
bozukluklara aittir.
8
"Bunca trafik kazasını önlemek mümkün müdür?" diye düşünecek
olursak cevabı da kendimiz bulabiliriz aslında.. "Evet mümkündür."
Gerekli kurallar konulursa, ki trafik kuralları konulmuş zaten, ve bu
kurallara uyulup uyulmadığı denetim altında tutulup gerektiğinde trafik
cezaları ile gerekli önlemler alınırsa bu sayı biraz daha azalacaktır.
Aynı zamanda yolların ve trafik işaretlerinin de kontrol edilmesi
gerekmektedir.
Unutulmamalıdır
ki en büyük
cezayı Azrail
keser.!
İdeal Polis
Günümüzde polis, toplumun aydın bir sınıfını oluşturma konusunda
gözle görülür bir gayret içerisindedir. Polis artık, yenilikçi olmadıkça,
işini profesyonelce yapmadıkça, en önemlisi iyi imaj sahibi olmadıkça
belli yerlere gelemeyeceğinin bilincindedir. Yine polis, kişilere ve
olaylara tarafsız bir yaklaşımla ve şeffaf olarak baktığında bir yığın
problemin kendiliğinden çözüleceğini görecektir. Kapalı kapılar
ardındaki polise, halkın yaklaşması düşünülemez. Hiçbir polis, çalışma
odasında otururken, güvenlik konusunda, vatandaşa hizmet
götürdüğünü zannetmemelidir. Ya sıcak bir ortamdaki sohbet sırasında
ya da kendisi vatandaşa bu amaçla gittiğinde gerçek anlamda şeffaflık
sağlanmış olacaktır. Polis, bilimselliği de hiçbir zaman göz ardı
9
etmemelidir. Zira bilimselliği sınanmış varsayımlara dayanılarak karar
verildiğinde mutlu sona ulaşmak daha kolay olacaktır.
Yenilikçi Polis
Polis
teşkilatı
mensupları,
ideal
bir güvenlik ortamı
yaratabilmek için,
eskiden
beri
uygulana
gelen
zararlı davranışları,
yararlı
olanlarıyla
değiştirme gayreti
içinde olmalıdırlar.
Toplumun öteki katmanları, yenilikçilik konusunda hızla ilerleme
kaydederken, polisin yerinde durması düşünülemez. Pasaport tanzim
hizmetinden hırsızın yakalanmasına kadar, aracın tescilinden gençliği
uyuşturucudan uzak tutmaya kadar varan bütün hizmetlerde artık
yenilikçiler prim görmelidirler. Bir hizmeti yerine getirmek yetmez. Bu
hizmetin yerine getirilişinde öyle yenilikler yapılmış olmalı ki,
mensubumuz, işi yapmanın ötesinde yenilikçiliği ile de anılsın.
Profesyonel Polis
Profesyonellik, bir işin ücret karşılığında yapılmasıdır. Ancak burada
biz profesyonelliği, bir işin, bir uğraşın tüm inceliklerini kavramış olmak
anlamında
düşünmeliyiz.
Polis teşkilatı mensupları çağın teknolojik gelişmelerine paralel olarak
sürekli kendilerini yenileme süreci içerisindedirler. İnsanların temel hak
ve özgürlükleri gibi hassas bir konuda görev sahibi olan polis, işini
profesyonelce yapmadığı sürece bireylere, sonuçta da topluma zarar
verebileceğinin bilincinde olmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü
bünyesinde gerek yurt içinde, gerek yurt dışında birçok alanda kurslar
düzenlenmekte, hizmet içi eğitimler verilmektedir. Bu nedenle yapılacak
10
iş, tüm ayrıntılarıyla öğrenilip uygulamaya konulmalı, böylelikle hizmette
verimin artırılması sağlanmalıdır.
İyi İmaj Sahibi Polis
İnsanlar yaptıklarıyla anılırlar. Örgütlerde de bu böyledir. Ancak
örgütlerin iyi ya
da kötü anılması
o
örgütte
çalışanlarla
doğrudan ilgilidir.
Polis
örgütü,
güvenlik
gibi
önemli bir görevle
donatılmıştır.
Toplumsal
statüsü itibarıyla
her zaman olması
gereken
yerde
bulunmalıdır. Olması gereken yeri ise halkın içinden gelen iş görenlerin
çalışma biçimleri ve davranışları belirleyecektir. Yer olarak hangi
kertede olduğunu da yine içinden geldiği kamuoyu belirleyecektir.
Şeffaf Polis
Polis
örgütü
mensupları, bazı suç
kanıtlarının
ortadan
kalkması
olasılığı
dışında
tüm
çalışmalarını şeffaf bir
ortamda
gerçekleştirmelidirler.
Yapacakları
davranışın, gazetelerin
11
birinci sayfasında yer alması durumunda bile hâlâ kendilerini rahat
hissedebilmelidirler.
Kapalı kapılar ardında çalışma, polis örgütü çalışanlarını içinden
geldiği halktan uzaklaştırmaktadır. Halkın polise doğrudan ulaşma
yerine nüfuzu fazla olanlar aracılığıyla yaklaşım göstermesi polis halk
bütünlüğüne ters düşmekte, böylece gerekli iletişim kurulamamaktadır.
Yanlış davranış içinde olmayanların gizli saklı işleri de olmaz. Günümüz
polis teşkilatı, kamuoyunun güvenliği için gizliliği gerektirecek bir kısım
davranış dışında tümüyle şeffaf olabilecek eğitim seviyesine ulaşmış
durumdadır. Polis, halkla ilişkilerinde şeffaf olmanın suç ve suçlularla
mücadelede fayda getireceği, ayrıca hizmette verimi artıracağı bilincine
erişmiş düzeydedir.
Tarafsız polis
Hizmette verimin artırılması için önem verilecek konuların başında
tarafsız olma ilkesi gelmektedir. Polis, hem birlikte çalıştığı iş
arkadaşları arasında, hem de hizmet götürdüğü kesimde tarafsız
olmalıdır.
12
Polis teşkilatı, güvenlik hizmetini iki yüz binlerle ifade edilen
personeliyle yerine getirmektedir. Aynı koşullarda çalışan bir
personelin, sözgelimi, on pasaport tanzim ederken, bir diğerinin bu
sayının yarısı kadar tanzim etmesi iş adaleti açısından uygun bir durum
değildir. Yine önleyici kolluk hizmetlerinde bir yaya devriyenin iki saat
görev ifa ederken, ötekinin bu göreve katılmayışı da tarafsızlık ilkesiyle
bağdaşan
bir
durum
değildir.
Bu konuyla ilgili olarak özellikle amir ve yönetici sınıfına görev
düşmektedir. Amirler her bir personelin, görevi sırasında eşit ve tarafsız
davranmalarını mutlaka sağlamalıdırlar.
Hizmette Tarafsızlık
Tarafsızlık, insan onuruyla doğrudan ilgili bir kavramdır. Polis, iş
arkadaşları arasında tarafsız olacağı gibi görev sırasında da tarafsız
olmalıdır. Anayasamız, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,
felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin
kanun önünde eşit olduğunu vurgulamıştır. Yasama organınca çıkarılan
kanunların uygulayıcılarından olan polisimiz, hizmet götürdüğü kesime
bir bütün olarak bakmalı ve tam tarafsızlık içerisinde görevini
yapmalıdır.
Kaynak: http://erolozdemir28.blogspot.com.tr/2011/07/ideal-polisanlayisi.html
13
Yazdan vazgeçemeyenlerin sorunu: Sonbahar depresyonu
Yazın bitmesiyle birlikte güneşli günler yerini bulutlu ve yağmurlu
günlere bırakmaya başladı. Güneşi daha az görmek, okulların
başlaması, sorumlulukların artması, havaların serinlemesi kişilerde
birtakım ruhsal sorunlar yaratabiliyor.
Çağın hastalığı depresyon en çok sonbaharda görülüyor. Sonbahar
depresyonu var mı? Yoksa sonbaharı bahane mi ediyoruz?
REEM Nöropsikiyatri’den Dr. Mehmet Yavuz mevsimlerin değişmesiyle
birlikte ortaya çıkan duygusal değişiklikler hakkında bilgi verdi;
Sonbahar gelince neden depresif oluyoruz?
İlkbahar doğanın canlanmasını, kendimizi daha neşeli ve coşkulu
hissetmemizi sağlar. Sonbahar ise güneşli güzel günlerin geride kaldığı ve
kapalı, soğuk kış günlerinin gelmekte olduğunu hatırlatır. Havaların
kötüleşmesi, günlerin kısalması, açık alanlardan tekrar güneşsiz kapalı
alanlara girilecek olması bize keyifsizlik ve mutsuzluk verebilir.
14
Bu nedenle sonbahar biraz da hüzün mevsimi olarak anılır. Sonbaharda
azalan güneş ışınları mutluluk hormonu seratonin salgılamasının
azalmasına, beyin kimyasının değişmesine ve depresyona sebep oluyor.
Aynı mevsimsel depresyon kışın da görülür. Ancak yaz mevsiminin hemen
sonrasında olduğu için sonbahar depresyonuna kış depresyonundan daha
sık rastlanır.
Belirtilere dikkat edelim,
Dr. Mehmet Yavuz depresyon belirtilerine dikkat edilmesi konusunda
uyardı; “Hastalık başladığı zaman kişide enerji ve ilgi azalır veya kaybolur,
suçluluk duyguları, konsantrasyon güçlüğü, iştah kaybı, mutsuzluk görülür.
Duygusal olarak çökerler, her şeye üzülürler, hatta yaşama istekleri
kaybolabilir. Ağlama sıklaşır, sıkıntı ve huzursuzluk vardır, hiç bir şeyden
zevk alamaz olurlar, aktiviteleri azalır, işleri aksar, uykuları bozulur, cinsel
istek azalır, kendilerini yorgun hissederler.”
Kendinizi test edin;
En az iki hafta boyunca aşağıdaki yakınmalardan beşini yaşıyorsanız
depresyonda olabilirsiniz;
1. Kendini üzgün ve boş hissetme
2. İlginin azalması ve zevk alamama
3. Nedensiz kilo alma veya kaybetme
4. Uykusuzluk veya aşırı uyuma
5. Yersiz aşırı hareketlilik veya uyuşukluk
6. Sürekli, nedensiz yorgunluk, enerji kaybı
7. Değersizlik ve suçluluk duygusu
8. Düşünme, konsantre olma yetisinin azalması
9. Ölüm ve intihar düşünceleri.
15
Sonbahar depresyonu en çok kimlerde görünüyor?
Depresif duygu durumu, kaygı ve endişe genellikle kadınlarda daha sık
görülür. Bu nedenle sonbahar depresyonunun da kadınlarda daha sık
görüldüğünü söyleyebiliriz. Diğer taraftan daha önce depresyon tanısı
almış kişilerde de bu dönemlerde depresyonun tekrarlama ihtimali
artar. Özellikle karamsar, endişeli, özgüveni düşük kişiler bu dönemlerde
daha fazla risk taşırlar.
Önlem almak mümkün mü?
Dr. Mehmet Yavuz, mevsim değişikliği ile birlikte ortaya çıkan
depresyona karşı önlem alınabileceğini belirtti; ‘Bazı mevsimlerde kişinin
performansı belirgin olarak düşüyor ve depresyon belirtileri ortaya
çıkıyorsa mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmalı ve normal
yaşamlarını düzenli tutmaya çalışmalıdırlar.”
• Ayrıca;
Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanın. Giderek kısalmaya
başlayan günlerde mümkün olduğunca gün ışığına çıkın. Bulutlu günlerde
bile Sabah veya öğlen arasında 20-30 dakika dışarıda geçirmek çok
faydalı olur.
• Spor yapın. Günde 30 dakikalık aktif, tempolu bir yürüyüş yeterli olabilir.
• Sağlıklı beslenin. İştahınız artsa da, karbonhidrat ve basit şekerlere fazla
yüklenmemeye çalışın. Bol bol su için.
• Çok uyumayın. Zorla da olsa kendinizi sabah yataktan erken kalkmaya
teşvik edin.
• Yeni hedefler belirleyin, yeni planlar her zaman bir itiş gücü sağlar.
• İşyerindeki isteksizliğini azaltmak için de sık ve kısa keyifli molalar
verilmesi, kişinin sosyal yaşamını keyif alabileceği aktivitelere göre yeniden
planlaması, depresif belirtilerin azalmasına yardımcı olacaktır.
16
Depresyonun tedavisi nasıldır?
Son derece açık belirtileri nedeniyle depresyon çok kolay teşhis edilir.
Depresyonun tedavisinde ilaç ve psikoterapi yöntemleri kullanılabilir.
Ayrıca TMS (Transkranial Manyetik Stimulasyon), depresyon tedavisinde
önemli bir tedavi unsuru olarak yerini almıştır. Manyetik Stimülasyon
tedavisi ile beyine şok manyetik uyarılar göndererek, beyinin
hastalanmadan önceki sağlam durumuna dönmesini amaçlıyoruz. TMS
İlaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen hastalar için de çare
olmuştur. Literatürde ilaçlara dirençli birçok hastanın manyetik
stimülasyonla düzeldiğine dair sayısız örnek var
TM, özellikle hamile ya da emzirme döneminde olan veya karaciğer,
böbrek yetmezliği yaşayan, ilaç kullanması sakıncalı olan hastalarda de
tercih ettiğimiz bir yöntem.
Hastalığın şiddetine, kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna göre var olan
ilaçlar, ve diğer tedavi seçenekleriyle doğru bir kombinasyon oluşturarak
çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/yazdan-vazgecemeyenlerin-sorunu-askiliskiler-1945553/
17
Geçmişi bırakıp, bugünde yaşamayı nasıl öğreniriz ?
Yaşamı hiç durmadan akan bir nehir olarak düşünebiliriz.
Yaşam hızla akarken, geride, kalabalık bir deneyimler, anılar, kişiler ve
olaylar ordusu bırakırız.
Geçmişte yaşamayı seven bazı insanlar bu orduyu geride bırakamaz. İşte
o zaman geride yaşanmış bitmiş her ne varsa, hayatlarını yönetmelerine
izin vermiş olurlar.
Geçmişte yaşayan insanlar sürekli geçmişten bahsederler ve geçmişten
kendilerince güç aldıklarını zannederler. Eskiden yaşadıkları olayları tekrar
tekrar hatırlayarak bugünü kendilerine zindan ederler.
Birbirinden farklı bir çok insanla çalışıyorum. Geçmişin hipnozundan
kurtulamayan, mutsuz insanlara, NLP tekniklerini kullanarak bir çıkış
imkanı sağlamaya çalışırım.
18
Bunun öncesinde beynin işleyişinden bahsedelim biraz.
Beynimiz 24 saat boyunca sürekli kayıt yapan bir mekanizmaya sahiptir.
Geçmişte yaşanan olaylar bir dosya şeklinde beyinde depolanır. Özellikle
kişilerde yoğun duygusal izler bırakan olaylar, kişiler tarafından çok daha
net hatırlanır ve olaylar onları daha fazla yönetmeye başlar.
Tam bu noktada NLP devreye girer !
NLP (Nöro Linguistik Program - Beyin dili programlama), zihin
ekranımızdaki olayları mükemmel bir şekilde değiştirme imkanı
verir. Yüzlerce NLP tekniği bu konuda bizlere yardımcı olur.
NLP'ye göre insanlar üç şekilde düşünürler ;
1. Görerek
2. İşiterek
3. Dokunarak
NLP'de "temsil sistemleri" adı verilen bu sistem her insanın ağırlıklı olarak
bu üç temsil sisteminden birini kullandığını söyler.
Bu ne demektir ?
Duyularımızın üçünü de kullanabilmemize rağmen, beyin olayları
kaydederken ve hatırlarken bunlardan sadece birini yoğun olarak kullanır.
Bilgi depolama süreci sırasında, bazı insanlar olanları resimler ve imge
olarak depolar. Bazıları duydukları seslerle (o sırada konuşan kişi her
kimse) hatırlarlar. Bazıları ise olay sırasındaki hissettikleri duygularla
hatırlarlar.
19
Bizler danışanlarımızın göz hareketleri ile temsil sistemini kolayca saptarız.
Sonrasında NLP içindeki bir çok teknikten, danışan için uygun olanı
seçerek uygularız.
Sonuç genellikle şaşırtıcıdır !
Yaklaşık 5-6 en fazla 10 dakikalık bir uygulamanın sonrasında danışan
artık geçmişte kendini esir alan olaydan kurtulmuştur !
Önemli olan doğru tekniklerle sorunun üzerine gidebilmektir burada.
NLP teknikleri, kişileri fobilerden, geçmişte onları yöneten olaylardan ve
duygulardan kolayca kurtararak geleceklerinin önünü açan sihirli bir araçtır.
Mutlu ve huzur dolu yarınlar dilerim.
Kaynak: A.Nilgün Aktaş / NLP Uzmanı & Profesyonel Yaşam ve İlişki Koçu
Sonbahar ve Polis Temalı Karikatürler
20
21
22
Fıkra (kıssadan hisse)
4 Mevsim
Bir zamanlar 4 Oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarının çok erken
karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda
eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran Ağacın yanına
gidip ona bakmalarını istemiş.
İlk oğlan Kışın gitmiş, İkincisi İlkbahar, üçüncüsü yazın ve sonuncusu
sonbaharda. Geri döndüklerinde hepsini bir araya çağırmış ve ne
gördüklerini sormuş.
İlk Oğlan Ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söyledi.
İkinci oğlan Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı dedi.
23
Üçüncü oğlan başka fikirdeydi. Çiçekleri vardı ve kokusuyla
görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce hiç böyle bir şey
görmemişti.
Sonuncu Oğlan hepsinin haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu,
canlı ve hayat dolu olduğunu belirtti.
Yaşlı Adam Oğullarına hepsinin haklı olduğunu söyledi. Çünkü hepsi
farklı mevsimlerde ağacı görmeye gitmişti. Onlara bir Ağacı veya bir
İnsanı kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra
yargılayamayacaklarını anlatmaya çalıştı. Ya da neye sahip olup
olmadıklarını .....
Gerçekleri ancak sonunda 4 mevsimi gördükten sonra görürsünüz .
Eğer kışın vazgeçersen, İlkbaharın nimetinden olursun,
Güzelliğinden
ve
Sonbaharın
bütünlüğünden
Yazın
de...
Bir mevsimin acısının, diğer güzel mevsimleri parçalamasına izin
vermeyin.
Hayatınızı bir mevsim yüzünden yargılamayın....
TEBRİKLER!!
Polis Başmüfettişi 1. Sınıf Emniyet Müdürü Sayın Suat ÇAM
Yüksekokulumuzda göreve başladı. Sayın Müdürümüze yeni
görevinde başarılar diliyoruz.
2014 - 2015 Eğitim - Öğretim Yılında tüm öğrencilerimize başarılar
diliyoruz.
24
Doğum Günü Tebrikleri…
Yeni bir yaşın önce sağlık, sonra diledikleri tüm mutlulukları getirmesi
dileğiyle; Ekim ayında doğan bütün personel ve öğrencilerimizin
Doğum Günü Kutlu Olsun! NiCE YILLARA...
ÖĞRENCİLERİMİZ:
01.10.1991-1/B Bekir Tolga ÇAKIR
01.10.1992-2/H Osman GÜLMEZ
01.10.1994-2/A Selim AKSU
02.10.1995-1/C Namık YÜCE
02.10.1994-2/D Emin Erdem AKÇA
03.10.1993-1/A Anıl YÜKSEL
04.10.1994-2/İ Serhat TOPUZOĞLU
07.10.1994-2/İ Mustafa Çağrı TOPUZ
07.10.1994-2/K Ali Doğan YILDIRIM
07.10.1994-2/M Erdi Enes ÇAKIR
08.10.1992-2/K Hakan CİHAN
10.10.1993-2/L Emre ÇAMLI
10.10.1994-2/İ Resul BAHADIR
12.10.1995-1/C Mustafa KILIÇ
12.10.1995-1/E Ahmet Can ORUÇ
12.10.1994-2/F Serhat KILIÇ
25
12.10.1994-2/H Ferhat KILIÇ
13.10.1994-2/E Yunus Emre YÜKSEL
15.10.1992-2/C Erdinç KIZILSU
15.10.1992-2/M Yunus DAĞ
15.10.1994-2/L Süleyman TÜZÜN
18.10.1995-1/A Ahmet Ufuk YILMAZ
18.10.1994-2/N Uğur KOBAR
20.10.1994-2/N İhsan HOŞ
21.10.1992-2/N Murat TEKİNDEMİR
22.10.1994-2/L Tayyip KAMALİ
24.10.1994-2/B İsmail ÖMEROĞLU
25.10.1994-2/B Hasan Hüseyin TUTAR
27.10.1994-2/İ Osman Akif ERTÜRK
27.10.1993-2/F Ömer BAĞSIZ
28.10.1994-2/C Emre TURAN
30.10.1994-1/D Müslüm KOÇAKLI
Hazırlayan: Rehb. ve Psik.Dan.Br A.
26
Download

2014 ekim ayı bülteni