İSTOÇ TİCARET MERKEZİ’NİN ÜCRETSİZ YAYIN ORGANIDIR.
NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2014 SAYI: 39
İSTOÇ Olağan
GENEL KURULU
17 Mayıs’ta yapıldı
“MODELLİK DOĞRU YAPILDIĞINDA
DÜNYANIN EN KEYİFLİ İŞİ”
ÖZGE ULUSOY
KÜÇÜK VE ÇEKİCİ
İYON KENTİ
PRIENE
“KOBİLER ÇEKİNMEDEN
RİSK ALABİLEN
BİR YAPIYA GEÇTİ”
PROF. DR. SUAT TEKER
1 l İSTOÇHayat
başyazı
KOBİ’LER DESTEKLENİYOR MU ?
Dünyadaki gelişmelere bakıldığında sermaye akışının yönü her geçen gün
değişken bir seyirle yön değiştirip, takip etmesi zorlaşıyor. Küresel dünyada
sistemin içinde ezilmemek için zayıf halka olmamak gerekiyor.
Hal böyleyken KOBİ’lerin önemi, yapılacak reformlarla, destek ve
yönlendirmelerle vurgulanmalı, ihtiyaçlarına önem verilmelidir.
Ülkemizde KOBİ’lerimiz ihracatımızın yüzde 62’sine yakınını gerçekleştiriyor.
Ancak KOBİ’lerdeki büyüme ve AR-GE bölümüne bakıldığında pek önemli
gelişme göremiyoruz.
Dünyadaki gelişmelere bakıldığında bizdeki teknoloji, bilgi ve yaratıcılığın
yeterli olmadığı görülüyor. Burada yapılacak şey, ÜNİVERSİTE-SANAYİ
iş birliğinin çok önemli olduğunu algılamak, bilgi ve sermayenin iç içe
çalışmasını bir an evvel sağlayıp, yeni buluş ve yaratıcılıklar hedef olmalıdır.
OSB’lerimizin yeniden gözden geçirilip, özel ihtisas OSB’leri haline
getirilmesi için bilhassa devletten ciddi destekler alınarak, muhakkak elden
geçirilmeleri gereklidir. OSB bölgelerinin rant kapısı olmaması için yeni
düzenlemeler yapılması gereklidir.
Sanayinin İstanbul dışına çıkarılması fikrinin, çevre ve çarpık yapılanmanın
sonucu kulağa hoş gelmesi olumlu görünse bile gerçekte İstanbul’un
sanayiye ihtiyacının olduğu bir gerçektir. Şehrin metropolünde yaşayan
3 milyonu aşkın insanın, bir kararla şehir dışına çıkması çok zor hatta
mümkün değildir.
Çözüm ise, mevcut iş yerlerinin çalışma şartlarının, çevre ve iç çalışma
koşullarının olumlu hale getirilmesi için gerekenlerin yapılması, daha uzun
vadede çözüm üretilmesi gereklidir.
İSTOÇ Ticaret Merkezimizin hemen hemen tamamı KOBİ ölçekli küçük ve
orta boy işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmelerin Türkiye ekonomisine
çok önemli emek ve katkısı vardır.
Tüketiciye birinci elden mal teslimini gerçekleştirmektedir.
Aracısız alımlarınız için İSTOÇ’u tercih etmenizde fayda vardır.
Bu vesile ile, bütün İSTOÇ camiasına, İSTOÇ’la iş yapan ticaret âlemine
ülkemize ve dünyaya barış, huzur ve güvenli bir yaşam diler, herkesin
yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlarım.
Saygılarımla,
NAHİT KEMALBAY
İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı
İSTOÇHayat l 2
4
ZİR
AN
201
4
39
NİS
AN
- MA
YIS
- HA
içindekiler
36
46
38
30
32
3 l İSTOÇHayat
40
18
İmtiyaz Sahibi
İSTOÇ Ticaret Merkezi Adına
Nahit Kemalbay
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Cumhur Savaşkan
Yayın Kurulu
Mehmet Duyulmuş
Salih Türkay
M. Mustafa Gönül
Mehmet Özcan
Necati Yaşar
Adres
İSTOÇ Ticaret Merkezi 34217
Bağcılar / İstanbul
Tel: (0212) 659 45 00
www.istoc.com.tr
[email protected]
4 Haberler 18 Ekonomi Türkiye ve dünya ekonomisi için
2013 nasıl bir yıl oldu? 2014’te Türkiye’yi neler bekliyor? Işık Üniversitesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Suat Teker ekonomide yaşanan gelişmelere
yönelik öngörülerini İSTOÇ Hayat okurlarıyla paylaştı. 20 Sektör İnceleme
Endüstriyel mutfak sektörünü ele aldığımız bu bölümde, Endüstriyel Mutfak,
Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği
(TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Bilge endüstriyel mutfak sektörüne ve
Küçük Ev Aletleri Sanayici ve İhracatçıları Derneği (KESİD) Genel Sekreteri Sabri
Erdil elektrikli ev aletleri sektörüne yönelik sorularımızı yanıtladı. 24 Üyelerimizi
Tanıyalım 28 Gezi Küçük ve çekici İyon kenti Priene 32 Ünlü Söyleşisi Özge
Ulusoy: “Modellik, doğru yapıldığında dünyanın en keyifli işi”
36 Centilmen Erkek dünyasını yansıtan kozmetikten aksesuara kadar tüm
ürünler bu sayfalarda yer alıyor. 38 Teknoloji
40 Spor Tolga Murat Balıkçı, protez bacakla 61 saat pedal çevirdi
42 Kültür Sanat 46 Sağlık Uyku apnesi ve tedavisi hakkında merak edilen
soruları, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kulak Burun
Boğaz Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Tülin
Kayhan’a sorduk. 48 Fuar Takvimi
Reklam için
Nilüfer Güler
0212 659 45 00 (4 Hat)
İSTOÇ Hayat Dergisi
3 ayda bir yayımlanan
bedelsiz süreli yayın organıdır.
Yayına Hazırlık
Genel Yönetmen
Gürhan Demirbaş
Genel Yönetmen Yardımcısı
Eser Soygüder Yıldız
Görsel Yönetmen
Hakan Kahveci
Editör
Betül Topaklı
Grafik&Tasarım
Tijen Kızıler
Düzeltmen Editör
Ersel Ergüz
28
42
Fotoğraflar
Murat Güney, Damla Salor
İletişim
Yazı işleri: (0212) 440 27 83
Pazarlama: (0212) 440 27 65
[email protected]
Baskı
Dünya Yayıncılık AŞ
Globus Dünya Basınevi
100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar /
İstanbul
Tel: 0212 440 24 24
Haberler
İSTOÇHayat l 4
İSTOÇ Olağan
Genel Kurulu
17 Mayıs’ta yapıldı
5 l İSTOÇHayat
S.S. İstanbul Toptan Ticaret Depolama ve
Küçük Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi’nin
2013 hesap yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı,
17 Mayıs 2014 tarihinde Wow İstanbul
Hotels&Convention Center, İstanbul Dünya
Ticaret Merkezi Yeşilköy’de gerçekleştirildi.
İSTOÇHayat l 6
Haberler
Genel kurul toplantısında alınan kararlar şöyle:
Y
önetim Kurulu’nun 2013 yılı çalışma raporu, Yönetim Kurulu Başkanı Nahit KEMALBAY tarafından genel kurula okundu. Yönetim
Kurulu Başkanı Nahit KEMALBAY konuşmasında:
“İSTOÇ SARAY tadilat ruhsatımızı, 5 Haziran 2013 tarihinde aldık.
Hemen ihale çalışmalarını tamamlayıp, otel ek bina kaba inşaatını ihale
ettik. Bu inşaatın kazık ve iksalı hafriyatı tamamlanmıştır. Temel imalatı Eylül
ayında bitecektir.
Yine İSTOÇ SARAY Otel binamızın giydirme cephe ihalesi Ocak ayında
ihale edilmiş, cam kompozit ve diğer aksesuar malzemeleri belirlenmiş,
burası da 2014 Aralık ayında bitecektir.
Yine İSTOÇ SARAY projemizin AVM bölümünün çelik çatı ve tüm teras
çatı ihale işlemleri yapılmış, bu bölümde Ekim ayında tamamlanmış olacak.
AVM bölümünün kiralanacak seviyeye gelmesi için ortak alanların ince
işleri mekanik ve elektrik tesisatının ihale edilmesi için gerekli teknik çalışmalar yapılmaktadır. Önümüzdeki ay içinde ihalesini yaparak, bu yıl sonu
yetişmese bile önümüzdeki yılın ilk aylarında ihale aşamasına geleceğini
tahmin ediyoruz.
Otel ve AVM ile ilgili kiralama çalışmalarımız da önümüzdeki ay itibarıyla
başlayacaktır.
Bu konu ile ilgili verilen taahhütnamelerin bazı üyelerimizin kafasını
karıştırdığını görüyoruz. Şunu herkes bilsin, gerek İSTOÇ SARAY gerekse
diğer müşterek mülklerimizin kira veya herhangi bir kararını alırken, sizlerin
7 l İSTOÇHayat
onayını almadan herhangi bir işlem yapmayacağız. Yani bizim yapacağımız
her şey sizin verdiğiniz yetki doğrultusunda olacaktır. Zaten öyle bir yetkimiz
de yok.
YT Blok Eski yönetim binasının olduğu yere 30 bin metrekare inşaat
alanı olan güzel bir prestij bina yapacağız. Bu yerin avan projesi tasdik
edilmiş olup, ruhsat işlemleri devam etmektedir. En kısa zamanda inşaatına
başlanacaktır.
E3 Blok Yönetim binamızın yanı E1 ve E2 Plazalar’ın arasında kalan
eski kaldırılan direğin yeri, henüz proje çalışmaları yapılmakta, bu projenin
otoparklı ve çok katlı olmayan, orijinal bir bina olması yönünde çalışmalar
yapılmaktadır.
P Blok 5. Ada İş Bankası yanında kaldırılan elektrik direğinin yerine
yapılacak 1.070 metrekare kullanım alanı olan ve 5. Ada’daki iş yerlerini
rahatsız etmeyen yerine uygun bir proje çalışması yapılmış olup, proje tasdiki
yapıldı. Ekim ayı gibi inşaatı tamamlanmış olacaktır. P Blok’a gelen tekliflere
göre üye kaydı yapılacaktır.
Tapu Çalışmalarımız
Geçen genel kuruldan bugüne kadar yaptığımız yoğun çalışmalar
neticesinde, tapu nüshası projelerimizin İ, Ü, Z tipi yerlerin dışında diğer
bölümlerimizin tamamı onaylandı ve bitti. Kalan bu bölümlerimizin proje
nüshasının imzalanması da önümüzdeki ay bitmiş olacaktır.
Haberler
İSTOÇHayat l 8
9 l İSTOÇHayat
Arsa paylarının hesaplanması, bir üniversite ve bu işle
ilgili bilgi ve birikimi olan kişilerin denetiminde yapıldı.
Site yönetim planı yenilenerek, gerek hukukçular gerekse tapucular tarafından incelenerek, yoğun çalışmalar
yapılıp, tapuya teslim edildi.
Tapu çalışmalarımızla ilgili yönetim binamızda bir çalışma
katı ayırdık. Bizim teknik personelimiz, tapu işlemlerimizi
yapan üç değerli tapu müdürü ve bu çalışmalara destek
aldığımız üniversite ve diğer çalışanlar, yoğun bir çalışma ile
bugüne kadar tamamlanan tapuları bugünden itibaren hak
sahiplerine vererek, tapu verme işlemimizi bugün başlatıyoruz. Bugün burada 50 adet tapu vererek tapu verme işlemini
başlatmış olacağız. Daha sonra yapacağımız bir törenle bir
kutlama yaparak, yıllardır beklediğimiz bu gururu beraber
yaşayacağız.” dedi.
Denetim kurulu raporu, Denetim Kurulu Üyesi Yaşar
GÖNENÇ tarafından okundu, bilançosu ve gelir-gider farkı
hesapları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet
DUYULMUŞ tarafından genel kurula okunarak, müzakereye
sunuldu. Müzakerenin tamamlanmasının ardından, kooperatifin 2013 yılı yönetim kurulu yıllık çalışma raporu, denetim
kurulu raporu, bilanço ve gelir-gider farkı hesapları ayrı ayrı
oylandı ve oy birliğiyle kabul edildi.
Yönetim Kurulu, 2013 yılı faaliyetlerinden dolayı ibraya
sunuldu ve Yönetim Kurulu oy birliği ile ibra edildi. Denetim
Kurulu, 2013 yılı faaliyetlerinden dolayı ibraya sunuldu ve oy
birliği ile ibra edildi.
Kooperatifin 2014 yılı çalışma programı ve tahmini bütçesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet DUYULMUŞ
tarafından genel kurula okundu. Genel giderlere katılım payı
(aidat) olarak yapılacak ödemelerin miktar, zaman ve ödeme esaslarının belirlenmesi maddesinde, Yönetim Kurulu
Başkanı Nahit KEMALBAY söz aldı. Aidatların artırılmasının
gerektiğini, eğer artırılmazsa aidatların kooperatifin mal
Haberler
İSTOÇHayat l 10
varlığından karşılanarak kooperatifin zarara
uğrayacağını belirtti. Aidatlara zam yapılması
oylandı, zam reddedildi. Aidatların eski haliyle
devam edilmesi oy birliği ile kabul edildi.
Gecikmeli ödemelere uygulanacak vade
farkı oranının aylık yüzde 1,5 olarak uygulanmasını, ortak ödemelerin de üyelere kolaylık
olması açısından ortalama vade ile tahsilâtı oy
birliği ile kabul edildi.
Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin
aylık ücretlerinin belirlenmesi oylandı. Başkan
Yardımcısı Mehmet DUYULMUŞ, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu aylık ücretlerini eskisi
gibi ödenmesini önerdi. Bu durum oylandı ve
oy birliği ile kabul edildi. Yönetim Kurulu’na
bütçede fasıllar arası aktarma yapma yetkisinin
verilmesi oylandı. Yönetim Kurulu’na bütçede
fasıllar arası aktarma yapma yetkisi oy birliği
ile kabul edildi. 2014 yılı çalışma programı ve
tahmini bütçesi oylandı. Tahmini bütçe bütün
kalemleri ile birlikte 101.620.000,00 TL olarak
oy birliği ile kabul edildi.
2134 Ada 1 parsel İSTOÇ Saray’ın (AVMOTEL) kiralanması ve gerektiğinde tapuya
kiralama şerhi konulması konusunda Yönetim
Kurulu 2. Başkanı Öner YÜKSEL, gerekli
açıklamalarda bulundu. Yönetim Kurulu’na tam
yetki verilmesine oy birliğiyle karar verildi.
Kooperatif Ana sözleşmesinin süreyle ilgili
5. Maddesi’nin (Eski şekil: Kooperatifin süresi
35 yıldır. Yeni şekil: Kooperatifin süresi 45
yıldır) değiştirilmesine karar alınması maddesinde, Yönetim Kurulu 2. Başkanı Öner
YÜKSEL açıklamada bulundu. Sözleşmesinin
11 l İSTOÇHayat
Haberler
İSTOÇHayat l 12
6. maddesinde belirtilen amacının gerçekleşmesi ile ilgili çalışmaların devam
etmekte olduğu, ancak ana sözleşmede
belirtilen sürenin dolması nedeniyle, kooperatifin faaliyetlerinin hukuken durması
söz konusu olacağından, bu sürenin geriye
kalan işlerin tamamlanması ve bütün
ortakların iş yeri tapularının verilmesi süresi
göz önünde tutularak uzatıldı. Bu uzatma
ile ilgili yapı kooperatiflerinin bağlı olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul
İl Müdürlüğü’nden 05.12.2013 tarih ve
20 sayı ile izin alındığını, genel kurulun
kabulünü müteakip tescil ve ilan edileceği
13 l İSTOÇHayat
belirtildi. Madde, oylama sonucu oy birliği
ile kabul edildi.
Kooperatife yeni üye kayıtları için üye
olacaklardan asgari metrekare bedelinin
1.250.- TL’den az olmamasına ve en fazla
72 aya kadar vade yapılarak üye kaydedilmesi hususu oylandı, oy çokluğu ile kabul
edildi. Tapu dağıtım maddesinde, 43 adet
tapu ilk etapta mülk sahiplerine teslim
edildi. Tapusunu teslim alanlardan Aziz
Biçinciler Yönetim Kurulu’na teşekkür etti.
Dilekler ve temennide, İSTOÇ Yönetim
Kurulu Başkanı Nahit KEMALBAY, tüm bu
konuşmalardan ve genel kurula katılımdan
dolayı teşekkür etti.
haberler
İSTOÇHayat l 14
WEB SAYFAMIZ YENİLENDİ
www.istoc.com.tr
İSTOÇ içerisindeki mevcut
kamera sistemi tamamen
revize edilerek, stratejik
noktalara konulan toplam
175 adet kamerayla izleme ve
takip yapılmaktadır. Teknolojik
olarak en yüksek nitelikte
olan kameralar seçilmiştir.
Kameralar, elektrik enerjisi
kesik olduğu zamanlarda bile
izleme ve kayıt yapmaktadır.
AjansBu firması tarafından işletmesi yapılan
www.istoc.com.tr web sayfamız yenilenerek, içerik
olarak daha kullanışlı hale getirildi.
15 l İSTOÇHayat
haberler
İstanbul’un birçok semtinde bulunan modern
billboardları artık İSTOÇ’a da taşıdık. Yeni
billboardlar, İSTOÇ’u açık hava reklamcığında
bir üst seviyeye taşıyacak. Hoş görünümleriyle
bir reklamı, hedef kitleye hızlı bir şekilde
ulaştıran billboardlar, yaya ve araç trafiğinin
yüksek olduğu İSTOÇ’ta, tüketiciye iletilmek
istenen mesajı doğrudan ulaştıracak.
Billboardların kiralanmasıyla ilgili “Ajans
Bu” firmasıyla sözleşme imzalanmış olup,
billboardlara reklam vermek isteyen firmaların,
“Ajans Bu” ile irtibata geçmesi gerekmektedir.
Billboardlar haricinde İSTOÇ Ticaret
Merkezi’nde bulunan ortak alanların reklam
kiralamaları, “Kooperatif Yönetimi”nden
yapılmaktadır.
Esnafımız, Bosna Hersekli
kardeşlerimize desteği esirgemedi
İSTOÇ’u enerji
tasarruflu LED’ler
aydınlatıyor
İSTOÇ içerisindeki mevcut sokak aydınlatma
direklerinde bulunan armatürler, gelişen teknolojiye
göre çok yüksek enerji sarfiyatı yaptığı için yapısal olarak
ömrünü tamamlamıştır. Bu nedenle mevcut armatürler,
Bakanlık tarafından hazırlanan yönetmeliklerde belirtilen
ve yüzde 40’a kadar enerji tasarrufu sağlayan tipteki
LED armatürlerle değiştirilmiştir. Böylece İSTOÇ Ticaret
Merkezi’nde daha kaliteli ve enerji tasarruflu aydınlanma
sağlanmıştır.
İSTOÇ Ticaret Merkezi esnafı, yaşanan sel
baskını nedeniyle mağdur olan Bosna Hersekli
kardeşlerimize, Bağcılar Belediyesi kanalıyla ihtiyaç
malzemeleri yardımında bulundu. Katkıda bulunan
yardımsever İSTOÇ esnafımıza teşekkür ederiz.
İSTOÇHayat l 16
İSTOÇ Saray Otel ve AVM’de
sona yaklaşılıyor
haberler
Kooperatifimizin 2014 yatırım planlaması içerisinde bulunan, İSTOÇ
Saray 1. Grup İnce İnşaatı İşleri kapsamında Otel Ek Binası ve Balo
Salonu Kaba İnşaatı ile Otel ve AVM Giydirme Cephe, AVM Çelik Çatı
Duvar ve Teras Çatı imalatları başlamıştır ve iş programına uygun olarak
yapılmaktadır.
2014 sonuna kadar ihalesi yapılmış olan işlerimizin tamamlanması
hedefleniyor. Bu durum, sitemizde bulunan bu önemli yapıya işlevsellik
kazandırmaktır. İSTOÇ Saray şantiyesinde şu aşamada, AVM çelik çatı
imalatı ve dış cephe duvar işleri, Otel kısmında dış cephe kaplaması,
Otel ek binası olan balo ve konferans salonu kaba inşaatı işinde, temel
ve katların yapımı işleri devam etmektedir. Çalışmalarımız, malzeme
lojistiği ve taahhüt firmalarının iş kabiliyetleri doğrultusunda aksamadan
yürütülmektedir.
İSTOÇ Ticaret Merkezi site bazındaki tamir, temizlik ve bahçıvanlık
hizmetleri, kooperatif bünyesindeki toplam 46 kişilik personelle
yürütülmektedir. Site ortak alanlarında bulunan rögar-kanal, yol,
tretuvar tamirleri ve ortak alanların bahçıvanlık, temizlik işleri, ekibimiz
tarafından gerçekleştiriliyor. Ayrıca iş yerleri çatılarında oluşan
hasarlar da malzemesi üye tarafından alınmak kaydıyla ekibimiz
tarafından tamir edilmektedir.
Bu doğrultuda ekibimiz, kış mevsiminin sona ermesiyle önemli
bir kısmını tamamladığı yol-otopark ve tretuvar tamirleri, bahar
temizliği, yol bordür boyama işleri, yeşil alanların bakımı, budama
işlerin yapımına, her sene bahar aylarında yapıldığı üzere devam
etmektedir. Çalışmalar esnasında, kooperatife ait bir adet traktör
ve su tankeri kullanılmakta olup, gerektiği hallerde iş makinesi
kiralamak suretiyle çalışmalar aksatılmadan yürütülmektedir.
17 l İSTOÇHayat
ZÜCDER,
İSTOÇ’ta birçok
seminer verdi
Migros, İSTOÇ’ta hizmete girdi
Kimse Yok Mu Derneği,
İSTOÇ’ta şube açtı
İSTOÇ’ta
mağaza
açan Migros,
İSTOÇ
17. Ada
No:163’te
hizmet veriyor.
Kimse Yok Mu Derneği İSTOÇ şubesinin açılışı 10
Haziran 2014 Salı günü gerçekleştirildi. Kimse Yok Mu
Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Haluk
Kurtar, İSTOÇ Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kemalbay’ın
katılımının yanı sıra, yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu
İSTOÇ İyilik Noktası’nın açılışında yoğun bir katılım olduğu
görüldü. İSTOÇ İyilik Noktası, İSTOÇ 42. Ada No: 24’de
hizmet veriyor.
Gondol, İSTOÇ’ta
Gondol İSTOÇ plazanın açılışı 21 Mayıs 2014 Çarşamba
günü gerçekleştirildi. İSTOÇ yönetiminin de katıldığı açılışta
yoğun bir katılım olduğu görüldü. Gondol İSTOÇ plazası, İSTOÇ
Çevre Yolu N0:33’de hizmet veriyor.
İSTOÇ yönetimi olarak tüm üyelerimiz ve İslam âleminin
ramazan ayını ve Ramazan Bayramı’nı kutlar,
hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.
haberler
Züccaciyeciler Derneği ( ZÜCDER), kuruluşunun 10. yılını
brunch davetiyle kutladı. Davette, yönetim kurulu üyeleri ve
birçok kurum temsilcileri bir araya geldi. ZÜCDER Yönetim
Kurulu Başkanı Ömer Ertuğrul Erdoğan, yaptığı konuşmada
derneğin gelişimi hakkında bilgi verdi. ZÜCDER İSTOÇ
yönetim binası konferans salonunda da çeşitli seminerler
düzenledi. 25 Mart 2014 tarihinde, “İş sağlığı ve güvenliği”
konulu seminer yapıldı. Seminerde, Okan Üniversitesi İş
Sağlığı ve Güvenliği Program Başkanı Rüştü Uçan ve İş
Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Volkan Terzioğlu, yeni iş sağlığı
ve güvenliği kanunu hakkında katılımcılara detaylı bilgi verdi.
6 Mayıs 2014 tarihinde, “Türk ve Dünya Ekonomisi &
Küresel Pazarlama ’’ konulu seminerde, İstanbul Ticaret
Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tezer Palacıoğlu, sunum
yaptı ve bilgi aktarımında bulundu.
İSTOÇHayat l 18
Türkiye ve dünya
ekonomisi için 2013
nasıl bir yıl oldu?
2014’te Türkiye’yi
neler bekliyor?
Işık Üniversitesi
Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Suat Teker
ekonomide yaşanan
gelişmelere yönelik
öngörülerini İSTOÇ
Hayat okurlarıyla
paylaştı.
çekinmeden risk alabilen bir yapıya geçti”
“KOBİ’ler hızlı karar alabilen, yenilikleri kısa sürede hayata geçirebilen, inovasyona açık
ve toplam istihdamın büyük bölümünü sağlayan çok önemli ekonomik oyunculardır. Son
yıllarda KOBİ’lerimiz, sadece iş yerlerinde müşteri siparişleri bekleyen firmalar olmaktan
çıkarak, bir dünya vizyonu kazanmaya başlamışlardır. Tüm dünyadaki yenilikleri yakından
takip eden, gelişmeleri izleyen, iş fırsatlarını görebilen ve çekinmeden risk alabilen bir
yapıya geçmeye başlamışlardır.”
19 l İSTOÇHayat
2014 yılının Türkiye için birçok parametrede çok
kritik bir yıl olarak yaşanması bekleniyor. Siz bu görüşü
destekliyor musunuz?
2014, siyasetle ilgili pek çok sorunun cevabının alınması
bakımından Türkiye için kritik bir yıl olacak. Ekonomiyi
siyasetten ayrı düşünmek veya yorumlamak mümkün
olmadığından, ekonomi yönünü 2014 yılındaki siyasi
gelişmelere göre belirleyecek gibi. Mart ayı sonundaki yerel
seçim sonuçları, bir bakıma ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı
seçimine, bu seçim de sonra yapılacak olan genel seçimlere
yön verecek. Her bir aşamadaki seçim sonuçlarına göre de
ekonomi ayrı bir yol izleyebilecek. Bu çok bilinmeyenli denklem
kümesinin de, pek çok farklı çözüm kümesi olabilir. 2014
yılına ekonomik açıdan iyi bir giriş yaptığımız söylenemez.
2,17 ile yıla başlayan dolar 2,24 sınırına kadar yükseldi. Tekrar
üst sınırı zorlar mı veya ne zaman geçer, bu konuda büyük
bir belirsizlik var. Borsa İstanbul, ocak ayının sonlarına doğru
kendine gelmeye başlamıştı. Ancak şubat ayı sonundaki yeni
sarsıntılarla tekrar bir miktar değer kaybına uğradı. 30 Mart
seçimlerinden “yola devam” mesajı çıkmasından sonra, Borsa
İstanbul (BİST100 Endeksi) Mayıs ayı ortalarında 76.000
sınırını zorlarken, dolar kuru da 2.06 sınırını test etmektedir. Bu
olumlu göstergelerin devam edebilmesi için, cumhurbaşkanlığı
seçimlerinin siyasi bir kırılganlık ortamı yaratmaması gerekir.
Ekonomiye dair genel kanı, 2014 yılının 2013
yılından daha zor olacağı yönünde. Siz bu konuda neler
düşünüyorsuz?
Genel ortak görüş bu yönde. Ben de 2014 yılının 2013 yılına
göre daha zor geçeceğini düşünüyorum. Dünya ekonomik
trendine yön veren ülkelerde işler rayına oturmaya başladı.
Ekonomileri büyüme sinyalleri veriyor ve işsizlik düşmeye
başladı. Artık kendi ekonomileri için bol paraya ihtiyaç kalmadı,
gereksiz para bolluğu kendilerine enflasyon olarak dönebilir.
Bu nedenle, ABD Merkez Bankası (FED) 2013 yılından itibaren
piyasalara para vermeyi azalttı. Sonuçta, para bolluğu dönemi
bitecek ve faizler tırmanışa geçecek. Türkiye’de dışarda
şekillendirilen bu ekonomik politikalardan payına düşeni
alacak. Bizim payımıza da daha pahalı dolar ve daha yüksek
faiz düşecek gibi. Bunların üstüne, Türkiye’nin 2014 yılını
olağanüstü bir siyasi gelişme yılı olarak yaşayacak olması, tüm
işleri toptan daha zor ve karmaşık hale getiriyor.
Türkiye ekonomisinin en büyük sorunu cari açık.
Ekonomiyi cari açık dışında bekleyen yeni tehditler var
mı?
Türkiye’nin bütçe açığı sorunundan çok, bir cari açık
sorunu var. Dış ticaretimiz son yıllarda oldukça hızlı ilerledi.
İhracatta önemli artışlar sağlandı, dünya haritası üzerinde
mal satılmadık ülke kalmadı. Diğer yandan, ithalatımız da çok
arttı ve denge ithalat yönünde bozuk gibi. Aynı zamanda,
ithalat kompozisyonu da çok iç açıcı değil. Eğer sermaye malı
(makineler gibi) veya ara malı ithal ederseniz, bunlar üzerine
bir katma değer yaratarak tekrar ihraç etme şansı var. Eğer
doğrudan tüketim malı ithal ederseniz, vatandaşlarınız direkt
tüketir, üzerine bir katma değer yaratmak mümkün olmaz.
Son yıllarda, cari açığımızı istediğimiz seviyelere indirmeyi
başaramadık. Fakat cari açığımızı kontrol altında tutarken,
ithal malı kompozisyonunu da nasıl değiştirebileceğimizi
düşünmeliyiz.
2013 yılında bütçe açığının 19,4 milyar lira
olması bekleniyor. 2014 yılında hedef nedir?
Seçim dönemlerinde ister istemez bütçe harcamaları
ve transfer harcamaları artar. 2014 yılında hedeflenen
bütçe açığı da 33 milyar lira civarında ve GSYH’nin yüzde
1,9’u kadar. Bütçe açığının yükseleceğinin öngörülmesi,
beklenen gelişmelere göre sürpriz değil. Fakat bu oran
halen AB’nin bütçe açığı kriterlerini rahatlıkla sağlıyor.
Ekonomi
KOBİ’lerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri için
neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de yaklaşık 3 milyon şirketin faaliyette bulunduğunu
ve bu şirketlerin de yüzde 99.8’inin KOBİ olarak tanımlandığını
düşünürsek, tüm ekonomi içinde KOBİ’lerin önemini anlatmaya
çok gerek kalmaz. KOBİ’ler hızlı karar alabilen, yenilikleri kısa
sürede hayata geçirebilen, innovasyona açık, toplam istihdamın
büyük bölümünü sağlayan, çok önemli ekonomik oyunculardır.
Son yıllarda KOBİ’lerimiz, sadece iş yerlerinde müşteri siparişleri
bekleyen firmalar olmaktan çıkarak, bir dünya vizyonu kazanma
başarısı göstermişlerdir. Tüm dünyadaki yenilikleri yakından
takip eden, gelişmeleri izleyen, iş fırsatlarını görebilen ve
çekinmeden risk alabilen bir yapıya geçmeye başlamışlardır.
Dünya haritası üzerinde “mal satmadık” diyebileceğimiz
ülke kalmamıştır. Firmasına dünya vizyonu kazandıran ve
kurumsallaşan KOBİ’lerimizin başarıları ortadadır. Diğer
KOBİ’lerimize de bu güzel başarıları kendilerine örnek alarak,
bu yarıştaki yerlerini en kısa zamanda almalarını öneriyorum.
İSTOÇHayat l 20
sektör inceleme
Elektrikli küçük ev aletleri sektöründe
“Türkiye’de küçük ev
aletlerinin elektrikli ev
aletleri toplamı içindeki
payı yaklaşık yüzde
23’ler düzeyinde. Bu
oran, gelişmiş ülkelerde
örneğin ABD’de yüzde
30, Almanya’da yüzde 35,
İngiltere ve Japonya’da
yüzde 50, Fransa’da ise
yüzde 35 civarında. Bu
veriler bize, Türkiye’de
elektrikli küçük ev aletleri
pazarının önümüzdeki
yıllarda büyümesini
sürdüreceğini gösteriyor.
Sektörde yenilikçi ürünler
büyük bir hızla artarken,
enerji tasarruflu ve akıllı
ürünlerin geliştirilmesi
alanlarında inovasyonun
kullanıldığı görülüyor.”
Elektrikli ev aletleri sektöründe geçen
yıl 2 milyar TL civarında yerel üretim
yapıldığını söyleyen Küçük Ev Aletleri
Sanayici ve İhracatçıları Derneği
(KESİD) Genel Sekreteri Sabri Erdil,
“İthalat 1 milyar TL’yi aşarken, ihracat
yaklaşık 810 milyon dolar civarında
gerçekleşti. 2013 yılında sektörümüz,
diğer sektörlerin aksine yerli ve yabancı
markalarla yaklaşık yüzde 21 düzeyinde
büyüme gösterdi” dedi. Elektrikli küçük
ev aletleri alt sektöründe mutfak aletleri
hazırlayıcı grubu, pişirici grubu, temizlik
ve hijyen sağlayan grup, elektrikli ısıtıcılar
ve kişisel bakım ürünleri gibi 30’u
aşkın ana ürün bulunduğunu aktaran
Erdil, bunun yanında sektörün yeni
teknolojilerle geliştirilen ürün yayma ile
120’yi aşkın ürün çeşidini bünyesinde
bulundurduğunu dile getirdi. Sabri
Erdil ile, elektrikli ev aletleri sektörünü
konuştuk.
Derneğiniz hakkında kısaca bilgi
verip, yürüttüğünüz faaliyetlerden
bahseder misiniz?
Küçük Ev Aletleri Sanayici ve
İhracatçıları Derneği (KESİD), on yılı
aşkın bir süredir Türkiye’de faaliyet
gösteren elektrikli küçük ev aletleri
alt sektörünü temsilen örgütlenmiş
sektörel bir dernektir. Sektörün gelişip
büyümesine katkı sağlamak ve yaşanan
sorunların çözümlenmesine yönelik
faaliyet göstermektedir. Türkiye’de daha
çok belirli büyüklükte üretim ve ihracat
yapan sektördeki işletmelerden oluşan
bir üye portföyüne sahiptir. Bugün,
Türkiye pazarında var olan elektrikli
ve elektriksiz ev gereçleri markalarının
büyük bir çoğunluğu, derneğimizin
üyesidir. Dernek, yeni üyelerle büyümeye
devam ederken, pazarda sektörle
ilgili yaşanan genel sorunlar, haksız
rekabete karşı dünya müktesebatına
uygun korunma önlemleri oluşturmak,
kamunun geliştirdiği regülasyonlara
yardımcı olmak, üretilen ve pazara
sunulan mal ve hizmetlerin uluslararası
standartlara kavuşturulması gibi teknik
bir içerikle çalışmalarını sürdürmektedir.
KESİD, yukarıda ifade edilen konularda,
kamudaki ilgili bakanlıklar ve sivil toplum
kuruluşlarıyla tamamlanmış ve halen
sürdürülen birçok projeyi planlamış ve
gerçekleştirmiştir.
Elektrikli ev aletleri sektörü 2013
yılını üretim, ihracat, ithalat,
kapasite kullanım rakamları
açısından nasıl geçirdi?
Rakamlar çok net olmamakla birlikte,
21 l İSTOÇHayat
2013 yılı
içinde yerel üretim 2
milyar TL civarında iken, ithalat 1 milyar
TL’yi aşmıştır. Sektörde yerel üretimin
kapasite kullanımı yaklaşık yüzde 60’lar
düzeyinde gerçekleşmektedir. Sektör
ürünlerinin 2013 yılı ihracatı yaklaşık
810 milyon dolar civarındadır. 2013
yılında sektörümüz, diğer sektörlerin
aksine yerli ve yabancı markalarla
yaklaşık yüzde 21 düzeyinde büyüme
göstermiştir. Türkiye’de küçük ev aletleri
sektörünün pazar büyüklüğü 2011
yılında 2 milyar 82 milyon TL, 2012 yılı
için 2 milyar 453 milyon TL ve 2013
yılı için 3 milyar 46 milyon TL olarak
gerçekleşmiştir.
Sektör, 2014 yılına nasıl bir giriş
yaptı? Yıl sonu öngörüleriniz neler?
2014 yılında sektörde, geçen yılla aynı
oranda bir büyüme öngörülmediği gibi,
ikinci yarıda daralma da yaşanabileceği
düşünülmektedir. İhracatta ise belirli bir
oranda artış olabileceğini düşünüyoruz.
Elektrikli ev aletleri sektöründeki
ürün portföyünde nasıl bir gelişim
yaşanıyor?
Elektrikli küçük ev aletleri alt sektöründe
mutfak aletleri hazırlayıcı grubu,
pişirici grubu,
temizlik ve hijyen sağlayan
grup, elektrikli ısıtıcılar ve kişisel
bakım ürünleri gibi 30’u aşkın ana
ürün bulunmaktadır. Bunun yanında
yeni teknolojilerle geliştirilen ürün
yayma ile 120’yi aşkın ürün çeşidi yer
almaktadır. Temizlik, hijyen ve pişirici
ürünlerde programlanabilen, uzaktan
yönetilebilen, akıllı ve tasarruflu mutfak
ve ev yaşamını kolaylaştıran yeni nesil
ürünler geliştirilmektedir. Sektördeki
büyüme hızının daha yüksek düzeyde
seyretmesinin bir nedeni de yaşamı
kolaylaştıran bu yeni ürünlerdir.
Türkiye’de küçük ev aletlerinin elektrikli
ev aletleri toplamı içindeki payı,
yaklaşık yüzde 23’ler düzeyindedir.
Bu oran, gelişmiş ülkelerde örneğin
ABD’de yüzde 30, Almanya’da yüzde
35, İngiltere ve Japonya’da yüzde 50,
Fransa’da ise yüzde 35 civarındadır.
Bu veriler bize, Türkiye’de elektrikli
küçük ev aletleri pazarının önümüzdeki
yıllarda büyümesini sürdüreceğini
göstermektedir. Sektörde yenilikçi ve
yeni ürünler büyük bir hızla artarken,
enerji tasarruflu ve akıllı ürünlerin
geliştirilmesi alanlarında inovasyonun
kullanıldığı görülmektedir.
Sektörün en önemli gündem
maddesi nedir? Sorunlar ve
bu sorunların çözümü yolunda
önerileriniz neler?
Sektörde Türkiye’nin endüstriyel
altyapısına bağlı olarak enerji
kullanımında, yüksek mali
yükümlülüklerde (ÖTV, yüksek KDV ve
diğer vergiler gibi) kayıt disiplini eksikliği
ve pazarı disipline edici regülasyonların
eksikliği gibi konular haksız rekabet
sorunu oluşturmaktadır. Bu alanlarda
iyileştirici yeni düzenlemelere acil
ihtiyaç vardır. Ayrıca Türkiye, üretim için
sektördeki ilgili teknolojiyi kullanma
yeteneğine sahip olması, büyük tüketim
pazarlarına ve gelişmekte olan ülke
pazarlarına yakınlığı nedeniyle önemli bir
ihracat potansiyeline de sahiptir.
İSTOÇHayat l 22
Endüstriyel
mutfak
sektörü
ihracatta rekora koşuyor”
sektör inceleme
“Sektörün tahmini ihracatı 600 milyon dolar, ithalatı ise 250 milyon
dolar. Türkiye’nin endüstriyel mutfak sektöründe son 10 yılda
ortalama büyüme oranı yüzde 80, sektörün Türkiye ekonomisinden
aldığı pay ise yüzde 3,2’dir. Dünya endüstriyel mutfak pazarında
Türkiye’nin bugün geldiği noktada çevre ülkeler karşısında
üstünlüğü eline geçirdiğini düşünüyoruz. Endüstriyel mutfak,
çamaşırhane ve masaüstü ekipmanlarının tümünü kapsayan sektör,
ihracat rekoruna koşuyor.”
Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane
sektörünün, turistik tesislere, restoranlara,
catering firmalarına, kafe ve barlara, iş
yeri yemekhanelerine, hastanelere, resmi
kuruluşlara, okullara ve pastanelere
hizmet verdiğini söyleyen Endüstriyel
Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram
Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları
Derneği (TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı
Ergun Bilge, sektörün ana ürün gruplarını,
hazırlık ekipmanları, pişiriciler, fırınlar,
soğutma ekipmanları, bulaşık makineleri,
servis üniteleri ve endüstriyel mutfak
kullanım malzemelerinin oluşturduğunu
dile getirdi. Endüstriyel mutfak
sektöründe, üretim kapasitesi ve ürün
çeşidinin her geçen gün arttığına değinen
Ergun Bilge ile endüstriyel mutfak
sektörünü konuştuk.
Derneğiniz hakkında kısaca bilgi
verip, yürüttüğünüz faaliyetlerden
bahseder misiniz?
Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis
ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve
İşadamları Derneği (TUSİD), endüstriyel
mutfak, çamaşırhane ve servis
ekipmanları alanlarında faaliyet gösteren
firmaları bir araya getiren bir ekonomik
sektör örgütüdür. 21 yıl önce kurulan
derneğimiz, iş kollarımızın önde gelen
tüm firmalarını çatısı altında toplayan,
sektörünün ilk ve tek kuruluşudur.
Derneğimizin üye yapısının bel kemiğini,
endüstriyel mutfak ve çamaşırhane
konusunda faaliyet gösteren firmalar
oluşturmakla birlikte, ağırlama-konaklama
sektörüne mal ve hizmet veren çok
sayıda kuruluş da örgütümüzün
bünyesinde yer alıyor. TUSİD, üyeleri
arasında mesleki, teknolojik ve sosyal
dayanışmayı sağlamak ve söz konusu
alanlarda standartları yükseltmek için
çalışmalarını sürdürüyor. Derneğimizin
yaklaşık 145’den fazla firmayı temsilen
260’a yakın üyesi bulunuyor.
Endüstriyel mutfak sektörü 2013
yılını üretim, ihracat, ithalat, kapasite
kullanım rakamları açısından nasıl
geçirdi?
Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane
sektörünün pazar büyüklüğü, 1,6 milyar
dolar civarında bulunuyor. Bunun yüzde
80’ini endüstriyel mutfak, 280-300 milyon
dolarını ise endüstriyel çamaşırhane
oluşturuyor. Sektör, 65 bin kişiye istihdam
alanı yaratıyor. Sektörün toplam tahmini
ihracatı, 600 milyon dolar, tahmini
ithalatı ise 250 milyon dolardır. Sektörde
yaklaşık 450 civarında irili ufaklı firma
faaliyet gösteriyor. Endüstriyel mutfak ve
çamaşırhane sektörü, turistik tesislere,
restoranlara, catering firmalarına, kafe
ve barlara, iş yeri yemekhanelerine,
hastanelere, resmi kuruluşlara, okullara
ve pastanelere hizmet veriyor. Sektörün
ana ürün gruplarını, hazırlık ekipmanları,
pişiriciler, fırınlar, soğutma ekipmanları,
bulaşık makineleri, servis üniteleri ve
endüstriyel mutfak kullanım malzemeleri
oluşturuyor. Çamaşırhane segmentinde
ise, çamaşır makineleri, sıkma ve kurutma
makineleri ile ütüler yer alıyor.
Sektörün 2014 yıl sonu öngörüleri
neler?
Türkiye’nin endüstriyel mutfak
sektöründe son on yılda ortalama
büyüme oranı yüzde 80 iken, sektörün
Türkiye ekonomisinden aldığı pay
ise yüzde 3,2’dir. Dünya endüstriyel
mutfak pazarında Türkiye’nin bugün
geldiği noktada çevre ülkeler karşısında
üstünlüğü eline geçirdiğini düşünüyoruz.
Endüstriyel mutfak, çamaşırhane ve
masaüstü ekipmanlarının tümünü
23 l İSTOÇHayat
kapsayan sektör, ihracat rekoruna
koşuyor. Ayrıca önemli zincir projelerde
ve iş birliklerinde tercih edilme oranı, en
üst seviyede bulunuyor. 2014 yılında da
bu olumlu gidişatın ve büyümenin devam
edeceğini, yaşanan bu olumlu sürecin,
firmaları yatırım yapmaya teşvik edeceğini
düşünüyoruz.
Sektörün büyüklüğü nedir?
2010’da tekrar büyümeye başlayan
sektör, yüzde 40 dolayında satışlarını
artırdı. Çevre ülkeler arasında birinci,
Avrupa’da ise ikinci büyük üretici
konumuna ulaşan Türkiye endüstriyel
mutfak sektörü, ekonomik krizi geride
bırakarak, 2010 yılında başlattığı büyüme
trendini 2013 yılında da devam ettirdi.
Hareketliliğin daha çok iç dinamiklerden
kaynaklandığını aktaran firmalar, geçmiş
dönemlere nazaran satışlarını ortalama
olarak yüzde 40 artırdı.
Endüstriyel mutfak sektöründe
çeşitliliği artırmak için ne gibi
çalışmalar yapılıyor?
Endüstriyel mutfak sektöründe, üretim
kapasitesi ve ürün çeşidi her geçen
gün artıyor. Sektörde lider ve marka
olmak için, müşteri odaklı kalite
anlayışına ve müşteri memnuniyetine
son derece önem verilmesi gerekiyor.
Bu bakımdan sektör müşterilerine kaliteli
ürün ve hizmet sunması ve AR-GE
çalışmalarına ağırlık vermesi amacıyla
sektördeki firmalara, eğitim ve seminerler
düzenliyoruz. AR-GE çalışmalarının
olumlu sonuç vermesi, üretilen ürünlerin
pek çok önemli projede yer almasını
sağlıyor. AR-GE çalışmalarının yanı sıra,
teknolojik gelişmeleri de yakından takip
eden firmalarımız, her yıl yurt içi ve dışı
mutfak fuarlarına katılarak, vizyonunu
genişletiyor. AR-GE, sektördeki kalite
anlayışımızı ve politikamızı belirleyen
kriterlerden olup, kalitemizi maksimum
seviyeye çıkarmamıza ve dünya
standartlarında üretim yapmamıza
yardımcı oluyor.
Sektörün en önemli gündem maddesi
nedir? Yaşadığınız sorunlara ilişkin
çözüm önerilerinizi aktarır mısınız?
En önemli konunun ülkemizin temel
eksiği olan, marka oluşturmak olduğunu
düşünüyorum. Global marka ve
markalara sahip bir sektör konumuna
gelebilirsek, ürünlerimizi daha iyi
fiyatlara pazarlama imkânını elde ederiz.
TUSİD olarak, Avrupa müktesebatının
sektörümüzle ilgili konu ve uygulamalarını
tüm ülke sathında duyurmak ve
uygulanmasını sağlamak için bölgesel
çalışmalar, seminerler ve toplantılar
düzenliyoruz. Türkiye, bu açığını hızlı
şekilde kapatma yolunda ilerliyor.
Zaten tüm saydığımız ilerleme ve
uygulamalarını gerçekleştirmeyen
firmalarımız zamanla değerlerini ve
sektörel ağırlıklarını yitiriyor. Bundan
sonra da daha hızlı yitireceklerdir. Belki
de sektörümüzün en büyük eksiğini,
devlet teşvik ve kolaylıklarından yeterince
yararlanmaması oluşturuyor. Bu
şekilde bir öz eleştiri yapabiliriz. TUSİD
camiasına bu konuda önemli görevler
düşüyor. Sektörün kaliteli firmalarının,
uluslararası alanda daha aktif olabilmesi
için, devletle uyumlu çalışması ve ortak
konsantrasyon alanları oluşturması şart.
AR-GE alanında ivme sağlanabilmesi
için ise, üniversitelerin ilgili bölümlerinin
bu çalışma zeminine daha açık hale
getirilmesi gerekiyor.
İSTOÇHayat l 24
üye tanıtımı
Öztiryakiler Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tahsin Öztiryaki:
üye tanıtımı
“Yerli üretimle Avrupa’da ilk
üçte yer almayı hedefliyoruz”
“Yenilik üretmek
daima önceliğimiz
oldu. Teknolojiyi
yakından takip
ediyoruz. Enerji ve
zaman verimliliği en
yoğun odaklandığımız
alanlardan biri.
Gelecekte yurt
içinde liderliğimizi
sürdürerek,
Avrupa’da ilk üçte,
dünyada ise ilk
10’da yer almayı
hedefliyoruz.
Üstelik bunu yerli
üretimle başarmayı
planlıyoruz.”
Tecrübesi, ürünleri ve teknolojik
yatırımlarıyla sektöründe öncü firmalar
arasında yer alan Öztiryakiler, hotel,
restoran, kafe (HoReCa) başta olmak
üzere, pastane grupları, askeri mutfaklar,
mobil arazi mutfakları ve ekipmanları,
hastane ekipmanları, okul ve fabrika
mutfakları gibi endüstriyel mutfak sektörü
alanlarında hizmet veriyor. Yenilik, AR-GE,
üretim tecrübesi, kalıp teknolojisi, nitelikli
insan gücü ve yerli üretimle Avrupa’da
ilk üçte, dünyada ise ilk 10’da yer almayı
planladıklarını söyleyen Öztiryakiler
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Tahsin Öztiryaki ile başarılarının sırrı ve
gelecek hedefleriyle ilgili keyifli bir sohbet
gerçekleştirdik.
Kendinizden bahseder misiniz?
Bolu’nun Gerede ilçesinde 1954 yılında
doğdum. Öztiryakiler’de Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev
yapıyorum. Rahmetli ağabeyim Aydoğan
Öztiryaki ve şu an Yönetim Kurulu Başkanı
olan ağabeyim Yusuf Öztiryaki’den çok şey
öğrendim. Türk kültürüne ilgi duyuyorum.
Buna bağlı olarak yöresel kıyafetler, bakır
mutfak malzemeleri, matara ve tespih
koleksiyonları yapıyorum. Türk mutfağıyla
da yakından ilgileniyorum, her fırsatta
tanıtımı ve araştırmasıyla ilgili çalışmalarda
yer alıyorum.
Sektörde 56 yıllık geçmişe sahip
olan Öztiryakiler, bu sürede nasıl
bir büyüme gerçekleştirdi? Gelinen
nokta itibarıyla hangi noktalarda
hizmet veriyorsunuz?
Öztiryakiler olarak, 56 yıllık sektör
tecrübemizle ve teknolojik yatırımlarımızla
sektörün öncüsüyüz. Türkiye ve Rusya’da
bulunan toplam 130 bin metrekarelik
üretim tesislerimizde, bin 300 çalışanımızla
hotel, restoran, kafe (HoReCa) başta
olmak üzere, pastane grupları, askeri
mutfaklar, mobil arazi mutfakları ve
ekipmanları, hastane ekipmanları, okul
ve fabrika mutfakları gibi endüstriyel
mutfak sektörü alanında hizmet veriyoruz.
Pişirme, servis, taşıma, bulaşıkhane,
sıcak ve soğuk teşhir üniteleri, bar
ekipmanları, ev tipi mutfak ekipmanlarıyla
seyyar sahra ünitelerinin tasarımı, üretimi,
kurulumu ve satış sonrası teknik destek
hizmeti sunuyoruz. 10 grup şirketimiz,
yurt çapında dört bölge müdürlüğümüz,
50 bayimiz, merkez satış sonrası hizmet
müdürlüğüne bağlı Türkiye’de 65, yurt
dışında ise geniş satış ve servis ağımız
bulunuyor.
Başarınızın sırrını neye
bağlıyorsunuz?
Endüstriyel mutfak teknolojileri üretirken,
tecrübeyle AR-GE’nin gücünün
birleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Yenilik üretmek daima önceliğimiz
oldu. Teknolojiyi yakından takip
ediyoruz. Enerji ve zaman verimliliği en
yoğun odaklandığımız alanlardan biri.
Müşterilerimize para kazandıracak fikirler
üretiyor ve bunu onlarla paylaşıyoruz.
AR-GE, üretim tecrübesi, kalıp teknolojisi
ve nitelikli insan gücümüz en güçlü
kaynaklarımızı oluşturuyor. Bizi dünya
pazarında yıldız yapan ise değişim, ürün
ve üretim teknolojisi yeniliği yanında,
hızlı oluşumuz ve çok çalışmamız.
Gelecek yıllarda da nitelikli ürün üretimi
konusundaki yenilik anlayışımızın bizi
sektörde hep ilk sıralarda tutacağına
inanıyoruz.
25 l İSTOÇHayat
üye tanıtımı
Bugün sektörde gelinen noktayı
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sanayi tipi paslanmaz çelik mutfak
ekipmanlarının en büyük üreticisi ve
ihracatçılarından biriyiz. Küresel pazarda
Ozti markası ile şu anda 110 ülkeye ihracat
yapıyoruz. Sektörde her zaman ilkleri
gerçekleştiren bir firma olduk. Fırınlarımızla,
pişirme ürünlerimizle, hidrojen teknolojisini
dünyada ilk defa kullanarak, mutfaklarda
gelişmeler sağlayarak, mutfak cihazlarının
standartlarını yükselterek, öncü olmaya ve
sektörde takip edilebilir bir firma olmaya
çalışıyoruz.
İyiye doğru bir rekabet yolu açtığımızda,
sektörle beraber gelişmiş oluyoruz. Aynı
zamanda sivil toplum örgütlerindeki
görevlerimizle ve sosyal sorumluluk
projelerimizle de şirketimizi önde tutmaya
ve örnek olmaya çalışıyoruz. Çünkü
Türkiye’de yeme içme sektörünün
gelişmesiyle beraber, endüstriyel
sektörlerin de gelişeceği kanaatindeyiz.
İSTOÇ Ticaret Merkezi ile ilgili
düşüncelerinizi alabilir miyiz?
İSTOÇ, kazanımları ve potansiyeli yüksek
bir ticaret merkezi. Toplu ticaretin
yapıldığı, her sektöre hitap eden, üretici
ve tüketiciyi kolaylıkla buluşturan
İSTOÇ’ta bulunan bayimiz Bayraktar
Ticaret aracılığıyla buradaki atmosferi
çok yakından hissediyoruz. Ulusal ve
uluslararası pazarda tercih edilen yenilikler
ve yenilikçi ürünler İSTOÇ’un da göz ardı
etmemesi gereken bir durum. Tüketiciler
gıdadan tekstile hemen hemen her alanda
farklı olanı, kaliteli ve doğal olanı tercih
ediyor. Mekânlardaki renovasyonlardan
ürünlerdeki özgünlüklere ve tüketiciyi
mutlu edecek tüm projelere kadar her
konunun İSTOÇ Yönetimi tarafından
değerlendirileceğini düşünüyorum.
Son dönemde Türkiye ekonomisi
hakkındaki görüşleriniz ne yönde?
Türkiye’de turizme bağlı yatırımların
artıyor olması ve kişilerin tüketim
alışkanlıklarındaki değişimlere bağlı olarak
gastronomi sektöründe yaşanan pazar
genişlemesi endüstriyel mutfak sektörünü
olumlu yönde etkilemektedir. Öztiryakiler
olarak yaptığımız AR-GE yatırımları ve
inovatif ürün geliştirme çabamız sadece
yurt içinde değil, yurt dışında da güçlü
olan markamızı daha üst noktalara taşımak
için. 2013 yılında gerçekleştirdiğimiz 45
milyon dolarlık ihracatımız bu çabamızın
en büyük göstergesidir. Gelecekte yurt
içinde liderliğimizi sürdürerek Avrupa’da
ilk üçte dünyada ise ilk 10’da yer almayı
hedefliyoruz. Üstelik bunu yerli üretimle
başarmayı planlıyoruz. Yerli üretimin
desteklenmesi konusunda çalışmalarımız
var. Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak
Sayın Başbakanımız ile konuya ilişkin
görüşmelerimiz oldu ve Türk malı satın
alımı ve kullanımı ile ilgili kanun çıktı.
Bu vesileyle hükümetimize teşekkür
ederiz. Sonuç olarak hedefimize ancak
söylediklerimizi yaparak ulaşabileceğimize
inanıyoruz. Bu işin ruhu daha ucuza çok
ürün üretmekten geçmiyor. Başarılı olmak
için öncelikle katma değerli ürün üretmek,
tasarım yapmak, AR-GE faaliyetleri ve
yeni fikirler yaratmak gerekiyor.
Başka türlü 2023 yılındaki 500 milyar
dolarlık hedefimize ulaşamayız. Yani çeşitli
ürünler yapmanın dışında çok çalışarak,
yenilikler de geliştirmemiz büyük
önem taşıyor.
İSTOÇHayat l 26
Mahmutoğlu Elektronik firma ortağı ve Genel Müdürü Ali Mahmudoğlu:
“İSTOÇ, Türkiye’nin ticaret merkezi konumunda”
“İSTOÇ, Türkiye’nin ticaret
merkezi konumuna iyice
oturdu. Yedi-sekiz yıl
öncesine kadar insanlar,
İSTOÇ’un yerini tarif
ederken çok zorlanıyordu.
Bugün, Türkiye’nin her
tarafında hatta yurt dışında
bile ticaretle ilgilenen bir
kişiye İSTOÇ dediğiniz
zaman, başka bir açıklama
yapmanıza gerek kalmıyor.”
üye tanıtımı
Faaliyetlerine 1996 yılında başlayan
Mahmutoğlu Elektronik, Toshiba
pillerinin Türkiye dağıtımını yapmasının
yanı sıra, bilgisayar aksesuarlarında
AVEC, aydınlatma grubunda PANTHER
markalarıyla müşterilerine hizmet
sunuyor. Anadolu’nun belirli illerinde
oluşturdukları bölge müdürlükleriyle,
bütün Türkiye’deki toptan hırdavat,
kırtasiye ve teknoloji mağazalarının yanı
sıra, ulusal-yerli zincir mağazalarının
gereksinimlerini karşıladıklarını söyleyen
Mahmutoğlu Elektronik firma ortağı ve
Genel Müdürü Ali Mahmudoğlu ile firma
faaliyetleri ve İSTOÇ hakkında konuştuk.
Firmanız hakkında kısaca bilgi verir
misiniz?
Mahmutoğlu Elektronik, 1954 yılından
bu yana faaliyette olan Mahmutoğulları
Kollektif Şirketi’nin bir kolu olarak 1996
yılında kuruldu. Mahmutoğulları Kollektif
Şirketi, 2011 sonuna kadar Tahtakale’de
(Tomruk Han, Asri İş Hanı ve en son
Santral Han) hizmet verdikten sonra
Mahmutoğlu Elektronik ile birleşti ve
İSTOÇ Kuzey Plaza girişindeki yerine
taşındı. İthalatçı firmamız Mahmutoğlu
Elektronik ise, 12. Ada ve 5. Ada’daki
yerlerinde yedi-sekiz yıl hizmet verdikten
sonra, 2005 yılından bu yana Kuzey
Plaza 6’ncı katta ticaret hayatına devam
ediyor. Firmamız, Toshiba pillerinin
Türkiye dağıtımını yapmakla beraber
bilgisayar aksesuarlarında AVEC ve
aydınlatma grubunda PANTHER
markalarında sahip olduğu geniş ürün
yelpazesiyle ithalat ve dağıtım yapıyor.
İSTOÇ hakkındaki düşüncelerinizi
bizimle paylaşır mısınız?
İSTOÇ, Türkiye’nin ticaret merkezi
konumuna iyice oturdu. Yedi-sekiz yıl
öncesine kadar insanlar, İSTOÇ’un
yerini tarif ederken çok zorlanıyordu.
Bugün, Türkiye’nin her tarafında hatta
yurt dışında bile ticaretle uğraşan ya
da ilgilenen bir kişiye İSTOÇ dediğiniz
zaman, başka bir açıklamaya gerek
kalmıyor. Bu, İSTOÇ’ta faaliyet gösteren
firmalar için gurur verici bir durum.
Sonuç olarak, büyük bir özveriyle yapılan
dev yatırım, karşılığını buldu. İSTOÇ’ta
yer bulamayan veya buraya sığmayan
firmalar, Beylikdüzü ve Kayabaşı gibi
uzak bölgelere gitmek zorunda kalıyor.
Metronun gelmesi de İSTOÇ için büyük
bir kazanım oldu. İSTOÇ SARAY Alışveriş
Merkezi konusunda ise geç kalındığını,
bu saatten sonra o binanın başka bir
şekilde değerlendirilmesi gerektiğini
düşünüyorum. Otel inşaatının da bir
an önce bitirilerek, kiraya verilmesiyle
de İSTOÇ çok daha değerli bir hale
gelecektir. Böylece önümüzdeki hoş
olmayan görüntü yerini, muhteşem bir
güzelliğe bırakacak. Yeni yapılmakta olan
çevre yollarıyla da trafiğin rahatlayacağını
ve İSTOÇ giriş-çıkışlardaki yoğunluğun
ortadan kalkacağına inanıyorum.
27 l İSTOÇHayat
üye tanıtımı
Albatros Gastronomi ve Mutfak Yöneticisi Lara Yeteroğlu:
“Müşterilerle birebir ben ilgileniyorum”
“Yeditepe
Üniversitesi’nde
Gastronomi ve
Mutfak Sanatları
Bölümü’nü bitirdikten
sonra ailemle
beraber iş hayatında
yükselmeye karar
verdim. 1997 yılından
bu yana faaliyette
olan firmamızda
müşterilerle birebir ben
ilgileniyorum.”
Blenderdan fırına, dondurma
makinesinden kahve makinesi ve
kahve öğütücüye kadar yeme içme
sektöründeki işletmelerin ihtiyaç
duyduğu tüm makineleri ithal eden
Albatros, sadece satış yapmakla
kalmıyor, 40 yıllık tecrübeyle 1997
yılından bu yana Türkiye’nin her
yerine teknik servis desteği sağlıyor.
Endüstriyel mutfak pazarının, Türkiye’nin
yanı sıra komşu ülkelerde de büyük
oranda büyüdüğünü söyleyen Albatros
Gastronomi ve Mutfak Yöneticisi Lara
Yeteroğlu ile, firma faaliyetleri ve faaliyet
gösterdiği sektör hakkında konuştuk.
Firmanız hakkında kısaca bilgi verir
misiniz?
Albatros, Blendtec blender’dan
Merrychef ve Convotherm fırına,
Carpigiani dondurma makinesinden
İtalyan menşeli kahve makinesi ve
kahve öğütücüye kadar yeme içme
sektöründeki işletmelerin ihtiyaç
duyduğu tüm makineleri ithal ediyor.
Sadece satış yapmakla kalmıyor, 40
yıllık tecrübeyle 1997 yılından bu
yana Türkiye’nin her yerine teknik
servis desteği sağlıyor. Aile şirketi olan
firmamızın teknik servis bölümünün
başında babam, satış ve ofis bölümü
yönetiminin başında ise annem ve ben
yer alıyoruz. Yeditepe Üniversitesi’nde
Gastronomi ve Mutfak Sanatları
Bölümünü bitirdikten sonra ailemle
beraber iş hayatında yükselmeye karar
verdim. Müşterilerle de birebir ben
ilgileniyorum.
Faaliyet gösterdiğiniz sektör
hakkında neler söylemek istersiniz?
Endüstriyel mutfak pazarı, Türkiye’nin
yanı sıra komşu ülkelerde de çok büyük
oranda büyüyor. Sektörde faaliyet
gösteren firmalar üretim yapmıyor.
Dünyada marka olmuş ürünleri ithal
ediyor ve müşterilerle buluşturuyor. Satış
sonrası garanti ve teknik servis desteği
de ihmal etmiyor.
İSTOÇ hakkındaki düşüncelerinizi
bizimle paylaşır mısınız?
İSTOÇ, insanların aklına
gelebilecek her şeyi bulabileceği
başlı başına bir merkez. Tabii
müşteri ile satıcının buluşma
noktası da diyebilirim.
Türkiye ekonomisi hakkındaki
genel görüşleriniz neler?
Hızla büyüyen bir ekonomiye
sahibiz. Faaliyet gösterdiğimiz
sektör de bu büyüme ile gün
geçtikçe kendini daha iyi yerlere
taşıyor.
İSTOÇHayat l 28
Priene’de
gezi
her iz, bir
anlam taşıyor
Efes Harabeleri’ne yaklaşık 100 kilometre
uzaklıkta, Aydın’ın Söke Ovası’nda kurulmuş
İyon kenti Priene, birçok gezgin için Anadolu’nun
batı kıyılarındaki antik kentlerin en çekicisi.
Priene’de kalıntılar, diğer antik yerleşmelerle
karşılaştırıldığında, çok daha iyi korunmuş ve
ziyaretçilerin keyifle gezebileceği en uygun
biçimde kazılmış. Ama hepsinden önemlisi;
Priene ören yeri, tarih meraklılarına, benzerine
hiçbir yerde rastlayamayacakları bir samimiyet
duygusu yaşatıyor.
29 l İSTOÇHayat
Antik Çağ’ın en büyük tarihçilerinden, “Tarihin
babası” Heredot, kitabında Priene’yi şöyle
anlatır: “Panionion’da toplanan İyonlar,
kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en
güzel gökyüzü altına ve en güzel iklime
sahip yörede kurmuşlardır. Güneyden
başlayarak ilk kentleri Miletos’tur; hemen
sonra Myus ve Priene gelir...”
12 İyon kentinden biri olan Priene,
bugün, geçmişten getirdiği çekiciliğini
kaybetmeden, görenleri şaşkına çevirecek
güzelliğiyle selamlıyor ziyaretçilerini. Sırtını
Mykale (Samsun) Dağı’na yaslayan şehir,
günümüzden 2000 yıl önce Söke Ovası
tamamen denizken, Antik Çağ’ın en güzel
kentlerinden biri olarak kurulmuş. Halkı
denizcilikle uğraşan Priene, iki büyük limanı
ile bölgenin en önemli ticaret merkezi olmuş
uzun yıllar. Menderes Nehri’nin taşıdığı
alüvyonlar nedeniyle şimdi kilometrelerce
kara içinde yer alan Priene kentinin ilk
kurulduğu yer tam olarak bilinmiyor. Ancak
kimsenin inkâr edemediği bir gerçek var ki,
o da mimari çekiciliği. Miletli ünlü şehircimimar Hippodamos’un, kendi adıyla anılan
Hippodamos Planı’na göre, MÖ 350’de
bugünkü yerinde yeniden inşa ettiği Priene,
Helenistik dönemin en güzel kentlerinden biri
olarak kabul ediliyor.
İSTOÇHayat l 30
Gül ve
zakkumlarla,
limon, turunç,
mandalina ve
portakal
ağaçlarıyla kaplı
Güllübahçe
yolu size
“Priene’ye hoş
geldiniz”
der sanki.
Görkemli ve anıtsal yapılarla
bezenmiş Roma kentlerinden farklı
olan Priene, küçük ve işlevsel bir İyon
kenti. Mykale Dağı’na yaslanmış kentin,
Belus’un oğlu Aegyptus yönetiminde
İyonlar tarafından kurulduğu kabul
ediliyor. Roma İmparatorluğu’nun altın
çağında ve Helenistik dönemde yaratılan
üstün nitelikteki eserlerin yanı sıra Bizans
döneminde de piskoposluk merkezi
olması, kentin kültürel olarak ayakta
kalmasını sağlamış. Ayrıca, Antik Çağ’ın
yedi bilgesinden biri sayılan filozof ve
hukukçu Bias da çocukluğunu MÖ 6.
yüzyılda Priene’de geçirmiş. Bilge Bias
gibi kişiler kente karşı saygıyı daha da
artırmış.
Büyük İskender Evi, Söke Ovası’nın
sonsuzluğuna bakıyor
Priene’nin tarihinde, Büyük
İskender’in payı da büyük. MÖ 334’te
kente gelen Büyük İskender, Priene’nin
konumu için önerilerde bulunmuş. Yeni
kent inşa edilirken, Athena Tapınağı’na
kendi adı yazılırsa, yapım masrafını
üstleneceğini söylemiş. Priene’liler de
bu isteği kabul etmiş. Bugün Büyük
İskender Evi olarak tanımlanan kalıntı,
Söke Ovası’nın sonsuzluğuna bakıyor.
Tapınak, varlığını biraz da İskender’i bile
etkileyen bu manzaraya borçlu.
Büyük İskender’in ölümünün
ardından çıkan karışıklıklardan dolayı
şehir eski gücünü yitirir. Roma, 155
yılında şehri, Bergama ve Kapadokya
krallarının elinden kurtarmak durumunda
kalır. Kapadokya kralının asi oğlu
Orophernes, Romalıların şehri alması
ile Priene’ye gömdüğü hazinesine ulaşır
ve adak olarak Athena Tapınağı’nı
onartır. Roma ve Bizans yönetimi altında
zenginleşen şehir, MS 13. yüzyılda ise
Türklerin egemenliğine girer.
Büyük düzgün taş işçiliği ile işlenmiş
kale duvarları sayesinde Priene, bugün
de ayakta. Kazı çalışmalarının devam
ettiği antik kentte, tarihin izlerini taşıyan
eserler gün yüzüne çıkmaya devam
ediyor. Her iz, bir anlam taşıyor. Yörenin
taş ocaklarından sağlanan mermerlerde,
yıkımın dışında bir bozulma yok. Kentin
inşasında yararlanılan mermer ocakları
ne yazık ki günümüze ulaşamamış.
Ancak yöreye özgü, kentin yapımında
da kullanıldığı sanılan gri, siyah dokulu
mermerler yine de çıkarılıyor. Bunlar,
günlük kullanımda vazo, çanak ve
figüratif süs eşyası olarak işleniyor…
Priene antik kentine çıkmadan önce,
kazı evinin de yol kıyısında yer aldığı
küçük ve sevimli bir meydan var. Bizans
su kemerinden dökülen suyun yanında,
büyük çınar ağacının altındaki havuzlu
lokanta, mermer atölyesi, mandalina
ağaçlarını çevreleyen pansiyon ve
ağaçların gölgesindeki kahveler, evler
ve bahçeler bu meydanın kimliğini
oluşturuyor…
Priene aslında bugünkü yerinde
kurulmamış. Kent, Menderes’in getirdiği
alüvyonların eski limanı doldurması
sonucu, MÖ 350’de bu yamaca
taşınmış. Priene kenti, özellikle agora ve
çevresindeki gezinti yollarıyla, insanların
oturup dinlenebileceği basamaklarla
donatılmış. Bu yaşam biçimi çağımızın
Ege’sine hiç de yabancı değil. Çünkü
günümüzde de yaşam, sokakta
geçmeye devam ediyor.
Kentin simgesi: Athena Tapınağı
Kentin en gösterişli yapısı Athena
Polias Tapınağı. Priene’nin en eski
yapısı olan tapınak, Menderes Ovası’nı
görmesini sağlayan doğal bir taraçaya
özenle yerleştirilmiş. Yüksek işçilik
eseri bir merdivenle çıkılan tapınağın
ön cephesinde altı kolon bulunuyor.
Tapınağın mimarı, Dünyanın Yedi
31 l İSTOÇHayat
Harikası’ndan biri olan Mausoleum’u (Bodrum’daki Halikarnas
Mozolesi) inşa eden Pytheos. Priene kentinin, çevresinde geliştiği
tapınak, Antik Çağ’dan bu yana dünya mimarisinin klasik yapılarından
biri kabul ediliyor.
Tapınağın yapımına MÖ 4. yüzyılın ortalarında başlanmış. Tapınakta
malzeme olarak Mykale Dağı’ndan çıkan yerel mermer kullanılmış. Aynı
zamanda kentin en masraflı yapısı olan Athena Tapınağı’nın inşaatı,
kentin mali sıkıntılarından dolayı, 300 yıl kadar sürmüş. Tapınak, Büyük
İskender’in yardımlarıyla bitirildiği için bir pronaos duvarına İskender’in
adını taşıyan bir kitabe yerleştirilmiş. Adı bu görkemli tapınağa
yazılmamış olsaydı, Büyük İskender efsanesi günümüze kalır mıydı?
İnsan sormadan edemiyor!
Amfiteatr: Priene’nin ruhu
Kentin en ilginç yapılarından biri, Helenistik döneme ait küçük
ölçekli amfiteatr. 1,5 adalık yer işgal eden amfiteatr, 6 bin 500 kişilik.
Yapımına kentin kuruluşundan sonra başlanan amfiteatr, doğal bir
yamaçta inşa edilmiş. MÖ 300’lerde oditoryumun oturma yerleri ve
merkezi orkestra yapılmış. Bu erken tarihte, geçici bir ahşap sahne
binası olduğu tahmin ediliyor. MÖ 200’lerde ise, mermer oturma
yerleri ilave edilmiş. Bu dönemde, oyunların sıkıştırılmış toprak zeminli
orkestra bölümünde sahnelendiği sanılıyor. Dönemin amfiteatrlarında,
oturma yerleri güneşe ve yağmura karşı tentelerle korunurdu. Priene
Amfiteatrı’nda bu tenteleri tutan direklerin yerleştirildiği çukurlar hâlâ
görülebiliyor.
Özge Ulusoy
İSTOÇHayat l 32
“Benim mesleğim doğru yapıldığında dünyanın
en keyifli işi. Bazen çalıştığım ortamlarda o kadar
iyi vakit geçiriyorum ki çalışıyormuş gibi bile
hissetmiyorum. En zor yanı ise kendinize çok
özen göstermeniz ve camiada saygın bir isim
edinmek için disiplinli çalışmanız.
Bu iki kural da bana zor gelmiyor.”
M
Bize bilinmeyen yönlerinizden söz eder misiniz? Mesela Özge Ulusoy’un
bir günü nasıl geçiyor?
Sabahları çok geç kalkan biri değilim, geç yatsam bile erken uyanırım. Uykuyu pek
sevmiyorum açıkçası, hatta bazen bana zaman kaybı gibi geliyor. Eğer boş günümse,
evimde güzel bir kahvaltı sonrasında pilates dersine giderim. Rutin bakımlarım varsa
kuaförüme gider, saç, el ve cilt bakımımı yaptırırım. Arkadaşlarımla vakit geçirmekten
keyif alırım. Uzun sohbetli yemekler favorilerim arasında yer alır. Sonrasında da evime
gelir, yatmadan önce mutlaka kitabımı okurum. Eğer iş günüm ise, tüm programım
ona göre olur zaten.
Sabahları uyanınca ilk işim bir bardak ılık limonlu, bir bardak da normal su içmek.
Günde 2 litre su içmek ise güzel bir cildin en büyük sırrı. Cilt bakımıma ve temizliğine
önem gösteririm, gündüz ve gece için kremlerimi asla ihmal etmem. Kullandığım
ürünleri kaliteli olanlarından seçiyorum. Kaliteli demek pahalı demek değil önemli olan
içeriği. Genelde doğal ürünleri kullanıyorum. Dikkatli beslenmek de tabii, önem arz
ediyor. Yediklerime kilomu korumaktan ziyade, sağlıklı olmak için dikkat ediyorum.
Ayrıca güzellik ve bakımla ilgili çok okuyup çok araştırıyorum.
ünlü söyleşisi
iss Turkey 2003 (Türkiye Güzellik Kraliçesi Yarışması) ikincisi, Türk manken,
balerin, sinema ve dizi oyuncusu olan Özge Ulusoy, şu anda “HeyCanlı”
adında bir magazin programı sunuyor. Magazin programı sunmasının
kendisine bu teklifle gelen ekibin kalitesine güvenmesiyle başladığını söyleyen Ulusoy,
“Magazinin içinde olup bu işi çok doğru yapan insanlar görüyorum ve ben de aynı
böyle bir ekiple çalışıyorum. Başta bana bu teklifle gelen Reşat Balcıoğlu olmak üzere
Suavi Doğan, Ömür Sabuncuoğlu, Altan Çimen, Fatih Yılmaz, Timuçin Güner ve ismini
şu an sayamadığım tüm ekip harika. Şu aralar haftada sadece bir gün ekrandayım
ama ben ekranda olmayı seviyorum” diyor. En büyük hedefinin ekranlarda kalıcı
olmak ve kaliteli işlerle anılmak olduğunu belirten Özge Ulusoy ile keyifli bir söyleşi
gerçekleştirdik.
İSTOÇHayat l 34
“Evde ailemle vakit geçirmek ve arkadaşlarımla
olmak en büyük keyfim. Kısacası sevdiklerimin
enerjileri benim dinlenmemi sağlıyor.”
Her işin belli zorlukları vardır. Mankenlik dışarıdan
bakıldığında çok özel ve eğlenceli bir meslek. Peki
mankenliğin size zor gelen yönleri neler?
Benim mesleğim doğru yapıldığında dünyanın en keyifli
işi. Bazen çalıştığım ortamlarda o kadar iyi vakit geçiriyorum ki
çalışıyormuş gibi bile hissetmiyorum. En zor yanı ise kendinize
çok özen göstermeniz ve camiada saygın bir isim edinmek
için disiplinli çalışmanız. Bu iki kural da bana zor gelmiyor.
Sağlıklı ve bakımlı yaşama huyum bana annemden geçerken,
disiplinli olmam bale geçmişimden kalan bir alışkanlık. Her
yere zamanında yetişen, birçok işi bir arada organize edebilen
bir yapım var. Bu yüzden bana zor bir yanı yok açıkçası.
Sizce moda ne demek? Kendine yakışanı giymek mi,
modayı takip etmek mi?
Bu soruya hep tek bir cevabım oldu. Modayı yakından
takip edin ve moda parçaların içinden kendinize yakışanı
seçin. Moda olan her şey bana da yakışmıyor. Bazen
başkasında beğensem bile kullanmadığım şeyler oluyor.
Vücudumuzu iyi tanımak en önemli kural. Her vücut tipiyle çok
şık olunabileceğine inanıyorum.
Defilelerin en gözde mankenlerinden bir tanesiniz.
Bize modanın en yakın takipçisi olarak 2014 sezonu
hakkında neler söylersiniz? Bu sezon neler moda, hangi
renkler ön planda?
Bu sezon geçen sonbahar kış sezonunda da olduğu gibi
siyah ve grinin yanı sıra bordo, hardal sarısı, kırmızı, koyu yeşil
ve mavi de gardırobumuzda yer alıyor. Özellikle bordo benim
favorim. Kalem etek ve pantolonlar, eskitilmiş jeanler ve deri
pantolonlar da vazgeçilmez olacak.
Sinema projeniz var mı? Sizi yakın zamanda beyaz
perdede görebilecek miyiz?
Evet, bu yaz bir sinema projesinde başrollerden birinde
oynadım. Kış aylarında gösterimde olacak. Ama henüz bunla
ilgili açıklama yapamıyoruz, zamanı gelince yapacağız.
35 l İSTOÇHayat
Mankenliğin dışında şimdi bir de magazin programı
sunuyorsunuz. Daha önceden de “Bugün Ne Giysem” adlı
programdaydınız. Hemen hemen her gün televizyonda
olmak nasıl bir yaşam tarzını beraberinde getiriyor?
Magazin programı sunmam, bana bu teklifle gelen ekibin
kalitesine güvenmemle başladı. Magazinin içinde olup bu işi çok
doğru yapan insanlar görüyorum ve ben de aynı böyle bir ekiple
çalışıyorum. Başta bana bu teklifle gelen Reşat Balcıoğlu olmak
üzere Suavi Doğan, Ömür Sabuncuoğlu, Altan Çimen, Fatih Yılmaz,
Timuçin Güner ve ismini şu an sayamadığım tüm ekip harika.
Şu aralar haftada sadece bir gün ekrandayım ama ben ekranda
olmayı seviyorum. Beni izleyenlerin de bundan keyif aldığını görüp
mutlu oluyorum. Kendimi geliştirmek için çabalayarak ilerlemeye
çalışıyorum. Ekranlarda kalıcı olmak ve kaliteli işlerle anılmak en
büyük hedefim. Bu sene oyunculuğa ağırlık vermek istiyorum. Gelen
teklifleri değerlendiriyorum.
Biraz da geçmişten bahsedelim... Mesela küçükken bu
kadar ünlü ve beğenilen biri olmayı düşünür müydünüz?
Küçükken ileride hangi meslekte olmayı hayal ederdiniz?
Ben konservatuvar hayatım boyunca hep çok idealist bir
balerindim. Başka bir mesleği hiç hayal etmedim. Ama sanki hep
içimde bir yerde insanların tanıdığı biri olacağıma dair bir his vardı.
Sakatlanmamın sonrasında ise etraftan gelen fikirleri de dinleyerek
modelliğe yöneldim. Ama küçükken bile hangi işi yaparsam yapayım,
büyük bir aşk ve disiplinle yapacağımı biliyordum.
İleride kendinizi nerede görüyorsunuz ya da görmek
istiyorsunuz?
Öncelikle kendimi iyi bir anne olarak görmek istiyorum. Zamanı
gelince de olacağıma inanıyorum. Aynı zamanda da çalışan, başarılı
bir kadın olarak görmek isterim kendimi. Dediğim gibi ekranlarda
kalıcı olmak amacım ve tabii ki ikinci üniversitemde eğitimini aldığım
küratörlük üzerine de bir şeyler yapmayı hayal ediyorum. Kendi sanat
galerime sahip olabilmek de hayallerim arasında...
“Ekranlarda kalıcı olmak ve kaliteli işlerle anılmak en
büyük hedefim. Bu sene oyunculuğa ağırlık vermek
istiyorum. Gelen teklifleri değerlendiriyorum.”
İSTOÇHayat l 36
Axe’dan efsanevi
koku “Gold
Temptation”
Dove Men ile tatilde de
bakımınızdan ödün vermeyin
Dove Men+Care’in seyahat için özel tasarladığı set, tatilde
ihtiyaç duyacağınız tüm bakımı tek bir paketle valizinize
sığdırıyor. Erkeklere özel kişisel bakım çözümleri sunan
Dove Men+Care, seyahatlerinizde de bakımınızdan ödün
vermemeniz için yanınızda. Seyahat boyu duş jeli, krem bar
ve deodoranttan oluşan Dove Men+Care Seyahat Setini
valizinize atın ve tatilde de Dove Men+Care bakımının
keyfini çıkarın.
Türkiye’nin bir numaralı erkek
deodorant markası Axe, yeni ürünü
Axe Gold Temptation’ı, Axe Dark
Temptation’a rakip olarak pazara
sundu. Böylece Türkiye’de bir marka
ilk kez kendi ürününe rakip yeni bir
ürün çıkarmış oldu. Tüm dünyada
erkeklerin en iyi görüntüye, kokuya
ve dolayısıyla yüksek öz güvene
sahip olmasına yardımcı olan kişisel
bakım markası Axe, efsanevi kokular
arasına giren Axe Dark Temptation
ve Axe Gold Temptation ile iddiasını
her geçen gün artırıyor.
Santoni ayakkabılar,
değişimi sevenlerin tercihi
Detaylarla şıklığı ön plana çıkaran Vakko erkek koleksiyonu,
ilkbahar 2014 modası için yine birbirinden zengin seçenekler
sunuyor. Tamamlayıcı olmaktan çok öte bir yere sahip Santoni
ayakkabı koleksiyonu, bu sezon birbirinden farklı modelleriyle
şıklık yarışındaki erkeklerin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.
Çağdaş giyim anlayışını yenilikçi bir yaklaşım ile yorumlayan
Santoni, son zamanlarda stil sahibi bir duruş için akıllara gelen
ilk marka. Alışılmışlıktan uzak, farklı tekniklerle hazırlanmış
olan el yapımı bu özel ayakkabılar yetenekli
ustaların imzasını taşıyor. Eşsiz tasarımları,
paha biçilmez kalitesi ve özel renkleri ile
günümüz modasını başarıyla yakalayan
Santoni ayakkabı koleksiyonu, değişimi
seven, herkesten farklı olma arzusu taşıyan ve öz güveni yüksek
Vakko erkeğinin tercihi oluyor.
Assoluto, erkeğin cazibesi
ve güçlü kimliğine vurgu yapıyor
F
an di Fendi Pour Homme’un bambaşka bir yüzünü gün ışığına çıkaran yeni
parfümu Assoluto, erkeğin cazibesini ve güçlü kimliğini vurguluyor. Modern ve
şık ambalajı, göz alıcı tasarımı ve konyak rengindeki yoğun kokusu ile Assoluto,
lüksün yeni temsilcisi olmaya aday. Parfüm, Guatemala Kakulesi, Pembe Karabiber
ile baharatlı ve canlı üst notaları; Fransız Adaçayı, Vetiver ve Paçuli ile odunsu,
aromatik ve maskülen orta notaları; Turunçgil çiçeği ve Çavşır gibi sofistike ve
oryantal alt notaları ile benzersiz bir içerik bileşimi yaratıyor. Assoluto, zamansız ve
sade Fendi grafik tasarımıyla ön plana çıkan ikonik çift F logoyla süslenen şık siyah
şişesinde, kontrast materyalleriyle Fendi stilinin asaletini yansıtıyor.
37 l İSTOÇHayat
Fonex ile saç ve sakallar daha
kolay şekil alıyor
Fonex, dış görünümüne özen gösteren erkeklerin en önemli yardımcısı olan
son teknoloji ürünü tıraş makineleriyle, saç ve sakallara rahatça şekil verilmesini
sağlıyor. Fonex tıraş makineleri; saç, sakal, ense ve favoriye istenen şekli
profesyonelce veriyor. Seramik hareketli ve titanyum kaplı hareketsiz bıçağı
bulunan makinelerde, temizleme rahatlığı için değiştirilebilir bıçak ağzı yer alıyor.
Yüksek performansa sahip tıraş makinelerin değiştirilebilir lityum şarj edilebilir pili
bulunuyor. Kablolu ve kablosuz kullanım imkânı sunan makineler, uzun şarj ve
kullanım sürelerinin yanı sıra, farklı saç ve sakal uzunluklarına ulaşmayı sağlayan,
değiştirilebilen taraklarıyla da konfor sağlıyor.
Pulsar, 100 metreye kadar su geçirmiyor
Pulsar Acropolis koleksiyonu, kronograf modellerine
bir yenisini daha ekledi. Kronograf mekanizma ile
donatılmış bu model, pembe altın kaplama çelik
kasa ve mavi iyon kaplama bezelin uyumunu
sergiliyor. Pulsar Acropolis koleksiyonundan bu
yeni modeller 44-45 milimetre kasası, 100 metre
su geçirmezlik özelliğiyle erkeklere spor şık saat
seçenekleri sunuyor.
Şık ve elegant
Silhouette’in beyler için tasarladığı
modeller, şık ve elegant tarzıyla göze
çarpıyor. Stil sahibi erkekler için
hazırlanan koleksiyon, Silhouette’in
çağdaş ve yaratıcı yorumunu yüzlere
taşıyor. Silhouette’in koleksiyonunda
yer alan metal çerçeveler dikkat çekiyor.
2014 retro trendini yorumlayan marka,
şık görünmeyi tercih eden ama farklılığını
da ortaya koymak isteyen beylerin
markası olmaya aday. Dinamik
bir stil için çağdaş bir tasarım sunan
Silhouette’in erkek koleksiyonunda yer
alan metal çerçeveler yoğun iş günlerinde
de rahatlıkla kullanılabilir. Gözde yok
hissi uyandıracak kadar hafif olan metal
çerçeveler, sportif seçimlerin yanı sıra
takım elbiselerle de büyük uyum sağlıyor.
Seiko’dan
maceraperestlere
özel tasarım
“Sportura”
Sportura koleksiyonunu görücüye çıkaran
Seiko, maceraperestler için, Kinetic GMT’den
spor müsabakalarında zaman ölçümü
için kullanılan kronografa kadar,
Sportura spor sever erkek
ve bayanlara ihtiyaç
duydukları özelliklerde
saatler sunuyor.
Spordaki tutku,
hız ve hassasiyet,
Sportura’nın ilham
kaynağı. Sportura’nın
hassasiyet ve
tasarım detayları,
Seiko’nun spor
teknolojilerindeki uzun
süreli dünya liderliğini
anlatıyor ve sporun her
alanında uzun deneyimlere
sahip bir saat yapımcısının, nasıl
uluslararası spor arenalarında en yüksek
seviyedeki sporculara layık olabilecek saatler
tasarladığını gösteriyor. Sportura’nın erkek
koleksiyonunda özellikle yeni kronograf modeli
ön plana çıkıyor.
İSTOÇHayat l 38
HyperX’den “Cloud”
oyuncu kulaklığı
Next&NextStar,
son teknoloji
tabletleriyle göz
doldurdu
HyperX’in yeni oyuncu kulaklığı HyperX Cloud, oyun esnasında
maksimum düzeyde konfor sağlıyor. Üstün ses performansıyla
oyuncuların yeni gözdesi olacak olan kulaklık, HyperX markasının
yüksek standart kalitesini devam ettiriyor. HyperX Cloud, uzun
oyun maratonlarında oyunculara üstün konfor ve ses performansı
sunabilmek için son derece rahat kulak yastıkları ve daha büyük
ses sürücülerine sahip. HyperX Cloud’da, hafızalı köpükten
kulak yastıkları ve özel dikişlerle süslenmiş yumuşak deri kafa
bandı ile gelişmiş konfor ve şıklık bir arada yer alıyor. Kulakları
tamamen kapatan kulak üstü tasarımı, ortam gürültüsünün
engellenmesine yardımcı olarak daha sürükleyici oyun deneyimi
sunuyor. Değiştirilebilir kadife kulak yastıkları, oyuncuların
çevreyi duymasını sağlarken 53 milimetrelik geniş sürücüleri;
diyalogları, patlamaları, silah seslerini ve diğer ses efektlerini
yüksek kalitede yansıtıyor. HyperX Cloud, ayrıca dayanıklı olması
için alüminyumdan yapılma çıkarılabilir mikrofona da sahip.
Next&NextStar, son teknoloji
tabletleriyle göz doldurdu.
Next&NextStar’ın birbirinden farklı
özelliklere sahip en son teknolojinin
kullanıldığı tablet bilgisayar modelleri,
kalitesiyle dikkat çekiyor. Next tablet
bilgisayarlar, android işletim sistemi,
farklı ekran boyutları, HD kalitesinde
ekran çözünürlüğü ve daha birçok
özelliğe sahip. En son teknolojilerle
üretilen Tabloid 10.1 tablet bilgisayar,
1280X800-HD çözünürlüğü ve 2 mega
piksel ön kamerasıyla kusursuz bir
görüntü kalitesi sunuyor. Yeni çağın
trendi olan tablet bilgisayar alanında da
iddiasını ortaya koyan Next&NextStar,
android 4.1 işletim sistemli ve 16 GB
hafızaya sahip Tabloid 10.1 tablet
bilgisayarlarıyla kullanıcılar, günün
her saati kusursuz görüntü kalitesinde
görüşebilecek. Tabloid serisinin en
eğlenceli üyelerinden olan Tabloid
9.7 tablet bilgisayar ise müzik, film,
video ve oyun gibi geniş alan kaplayan
uygulamaları en kaliteli şekilde
sunuyor. 16 GB’lık yüksek depolama
kapasitesiyle 2 binden fazla şarkıyı her
an yanınızda taşıma ve dinleme imkânı
sunan bilgisayarla, çocuğunuz ister
yolda ister evde ya da okulda müziğin
keyfini doyasıya çıkaracak.
39 l İSTOÇHayat
Suya, toza ve düşmelere
karşı dayanıklı
Pentax Ricoh’ın yeni modelleri WG-20, WG4 ve WG4 GPS,
toza ve düşmelere karşı dayanıklı fotoğraf makineleri her
türlü zorlu koşulda hatta su altında çekim yapılması amacıyla
geliştirildi. WG-4 ve WG-4 GPS, 14 metreye kadar su altı
çekimde olağanüstü suya ve 2 metreye kadar düşmelere
karşı darbeye dayanıklılık özelliklerine sahip. Serinin daha
önceki modellerinde olduğu gibi kavraması kolay kaymaz
gövde tasarımına ek olarak, yeni gövde renklerindeki farklı
seçenekler, dış mekânlarda dikkat çekiyor. Ayrıca geniş
apertür, dört kat optik zoom
mercek (geniş açıda
maksimum F2.0 apertür
ile) su altında, gece
çekimlerinde ve kapalı
mekân spor karşılaşmaları
gibi düşük aydınlatmalı
ortamlarda en az görüntüyle
yüksek kaliteli çekimler
sağlayan arka aydınlatmalı
CMOS
sensör gibi ileri teknoloji
yeniliklere de sahip.
Toshiba’dan ofis
çalışanlarına özel
yeni notebook
modeli
Toshiba, üstün performanslı ve yüksek kaliteli
kurumsal notebook modelleri ile ofiste veya ofis
dışında üstün teknoloji deneyimi yaşatmaya devam
ediyor. Toshiba’nın ürün gamında, kurumlara
yönelik notebook modelleri olan Tecra ve Portege
serisi dizüstü bilgisayar modelleri; güçlü, sağlam
ve yüksek performanslı yapıları, uzun pil ömrü
ve şık tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Bu iki ürün
ailesi sadece donanım özellikleriyle değil, aynı
zamanda Bağımsız Alman Enstitüsü TÜV Rheinland
tarafından yapılan HALT (Highly Accelerated
Life Testing) testinden de başarı ile geçmesiyle
öne çıkıyor. HALT’ta bilgisayarlar, titreşim, 100
kilogram baskı, 76 santimetreden düşme, -25/+70
derece arasında kullanım, sıvı dökülmesi ve benzeri
işkence testlerinden geçiyor. Kurumlara özel yeni
B2TOSHIBA programı ile desteklenen bu ürün gamı,
kurumsal ihtiyaçlara yönelik donanım temininden
BT süreçlerini planlayan yazılım, finansal hizmetler
ve premium hizmetlere kadar kurumsal tüketicilere
birçok seçenek sunuyor.
Protez bacakla
61 saat pedal çevirdi
“İzmir’den Ankara’ya 61
saat süren yolculuğumuzu
Anıtkabir’de noktaladık.
Yolculuğum sırasında
arkamda araçla bana
milli takım arkadaşım
Dünya Vücut Geliştirme
2’ncisi Ferhat Magan eşlik
etti. Aracımda bisiklette
oluşacak arızalar için
malzemeler vardı. Kendim
için de kırılma ya da arıza
durumları için yedek
protez bulundurdum.”
Spor
T
ürkiye’nin dünya sahnesinde gururu olan, bir
Avrupa Şampiyonluğu, 3 Dünya Şampiyonluğu
bir Kainat Şampiyonluğu bulunan ve ağırlık
kaldırmada 2013 Guinness Dünya Rekortmeni, engelli
vücut geliştirme sporcumuz Tolga Murat Balıkçı, İzmir’den
Ankara’ya bisikletle gitti. Yaklaşık 600 kilometre yol
giden Tolga Murat Balıkçı, zorlu yolculuğu 61 saatte
tamamlayarak Ankara’ya vardı. İlk olarak Anıtkabir’i ziyaret
eden Tolga Murat Balıkçı, “Engelliler haftası nedeniyle bu
zorlu yolculuğa çıktık. Kırılma ihtimaline karşı aracımda
yedek protez bulundurdum” diye konuştu.
İzmir Foça’da yaşayan Tolga Murat Balıkçı’nın (29) sol
bacağı 28 Ocak 1998’de, henüz 17 yaşındayken geçirdiği
trafik kazasında koptu. Tolga Murat Balıkçı, hayata
küsmek yerine daha sıkı sarıldı. Vücut geliştirme sporunda
engeli olmayan arkadaşlarının kaldıramadığı ağırlıklarla
çalıştı. Art arda şampiyonluklar aldı. Tolga Murat Balıkçı,
sporun yanı sıra eğitimini de sürdürdü. Adnan Menderes
Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Foça’da “Tomuba”
isimli bir spor salonu açtı ve gençleri spora yönlendirmeye
çalıştı. Balıkçı, 10 yıllık çalışmasının karşılığını ilk olarak
21 Kasım 2009’da aldı. Estonya’nın başkenti Tallin’de
düzenlenen Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda,
Engelli Sporcu kategorisinde şampiyon oldu. 8 Mayıs
2010’da Litvanya’nın Kaunas şehrinde Avrupa Vücut
Geliştirme Şampiyonu, Slovakya’da yapılan Mr. Universe
Kainat Şampiyonası’nda şampiyonluk aldı. Aynı yıl Antalya
Kemer’de düzenlenen, Dünya Tekerlekli Sandalye
Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda da Tolga Murat
Balıkçı, şampiyonluğu kimseye bırakmadı. Neredeyse
41 l İSTOÇHayat
tüm şampiyonalarda zirvede yer alan Balıkçı, son olarak
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de, 14-17 Aralık 2012
tarihleri arasında düzenlenen IFBB Dünya Masterler ve
Gençler Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda engelliler
kategorisinde birincilik kürsüsüne çıkarak üçüncü kez
Dünya Şampiyonu oldu.
Rampalar engel olamadı
Azmi ile Türkiye’nin yanı sıra, dünyanın da beğenisini
kazanan Tolga Murat Balıkçı, kendisine özgü bir proje ile
dikkatleri üzerine çekti. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın
önemini vurgulamak ve kamuoyunun dikkatini engellilerin
üzerine çekmek isteyen Tolga Murat Balıkçı, protez
bacağıyla İzmir’den Ankara’ya pedal çevirdi. 10 Mayıs
Cumartesi saat 23.00’da İzmir’den bisikleti ile yola çıkan
Tolga Murat Balıkçı, 61 saat sonra Ankara’ya ulaştı.
Zorlu yolculuğu anlatan Tolga Murat Balıkçı, sözlerine
şöyle devam etti: “İzmir’den Ankara’ya 61 saat süren
yolculuğumuzu Anıtkabir’de noktaladık. Yolculuğum
sırasında arkamda araçla bana milli takım arkadaşım
Dünya Vücut Geliştirme 2’ncisi Ferhat Magan eşlik etti.
Aracımda bisiklette oluşacak arızalar için malzemeler vardı.
Kendim için de kırılma ya da arıza durumları için yedek
protez bulundurdum. Genelde molalarımızı kısa tutarak
erken zamanda Ankara’ya varmayı planladık. Ankara’ya
giderken rakım yükseldiği için rampalar beni çok zorladı
ama engel olamadı. Genelde kısa, iki veya üç saatlik
uykular ve yemek molalarıyla gezimizi geçirdik. Bundan
sonraki hedefimiz, hükümetimizi ziyaret ederek, teşekkür
etmek ve gelecek için önerilerde bulunmak olacak.”
İSTOÇHayat l 42
İLHAN İREM,
SEVENLERİNE
MÜZİK ZİYAFETİ
SUNACAK
METALLICA, TÜRKİYE’YE
GELİYOR
Tarih: 20 Eylül 2014
Yer: Harbiye Cemil Topuzlu
Açıkhava Sahnesi
21. İSTANBUL CAZ
FESTİVALİ
BİRÇOK İSMİ BİR ARAYA
GETİRECEK
Tarih: 1-16 Temmuz
Yer: İstanbul
21. İstanbul Caz Festivali, bu yıl
da cazın önde gelen isimlerinden
güncel müziğin yıldızlarına
birçok ismi İstanbul’un farklı
mekânlarında ağırlayacak.
Festival programında sürpriz
isimler belli olmaya başladı. 56
Platin plak ödüllü eşsiz sesiyle
Katie Melua, Güney Afrikalı
yaşayan efsane Hugh Masekela
ve grubu, perküsyon ustası Manu
Katché’nin Richard Bona ile
oluşturduğu yıldızlar topluluğu,
Chick Corea-Stanley Clarke düeti,
Danilo Perez, John Patitucci,
Brian Blade, Brad Mehldau,
Mark Guiliana ve Cécile McLorin
Salvant festivalin ağırlayacağı
isimlerden bazıları.
İlhan İrem, kalıplaşmış değerleri
reddederek kendi yolunu
ve sanat tarzını yaratmış bir
ozan... Albümleri, kitapları,
yazıları, kendine özgü müziği
ve felsefesiyle 41 yıldır zirvede
olan sanatçı; sayısız ödüller, altın
plaklar, resim sergileri, hakkında
yazılan kitaplar ve araştırmalarla
müzik tarihinin efsanelerinden
biri olarak kabul ediliyor. İlhan
İrem, BKM organizasyonuyla
20 Eylül’de Avea ile Yıldızlar
Açıkahava konserleri kapsamında
Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde
müzikseverlerle buluşuyor.
Tarih: 13 Temmuz 2014
Yer: İTÜ Stadyumu
LADY GAGA, DÜNYA
TURNESİ KAPSAMINDA
İSTANBUL’DA
Tarih: 16 Eylül 2014
Yer: İTÜ Stadyum
Bugüne kadar gerçekleştirdiği
turnelerle 4 milyonun üzerinde
konser bileti satan, zamanımızın
en popüler ismi Lady Gaga,Lady
Gaga’s artRAVE: The ARTPOP
Ball turnesi ile ilk kez Türkiye’ye
geliyor. Lady Gaga, ARTPOP
albümü ile dünya turnesi
kapsamında 16 Eylül 2014’te
İTÜ Stadyumu’nda hayranlarına
unutulmaz bir gün yaşatacak.
Metallica, önümüzdeki
yaza damga vuracak sahne
performansını istek parçalardan
oluşacak özel bir konserle
İstanbul’daki hayranlarıyla
buluşturacak. Sayısız ödüllü
heavy metal grubu ilk kez
gerçekleştireceği Metallica By
Request projesiyle, müzikseverleri
çığır açan interaktif Metallica
konseri deneyimi ile tanıştıracak.
Bu özel Metallica konseri,
Pozitif Live organizasyonuyla
13 Temmuz Pazar günü İTÜ
Stadyumu’nda gerçekleşecek.
ap
kit
KIRK YEDİ’LİLER
40 YAŞINDA
Yazar: Füruzan
Yayınevi: Yapı Kredi
Yayınları
GÖLGELER
VE HAYALLER
ŞEHRİNDE
Yazar: Murat Gülsoy
Yayınevi: Can Yayınları
Meşrutiyetin ilanından
sonra bir Fransız gazetesi
Türkiye’de olup bitenleri
ilk kaynaktan öğrenmek
için İstanbul’a muhabir
göndermeye karar verir.
Türk asıllı bir Fransız
gazeteci bu işe talip olur
ve köklerinin bulunduğu
şehre, İstanbul’a doğru
yola çıkar.
Gölgeler ve Hayaller
Şehrinde, Osmanlı’nın bu
çalkantılı dönemindeki
toplumsal histerinin
romanı. Yabancı kaldığı
ülkesinde olan biteni
yabancılara rapor eden
bir Türk’ün, bir yandan
Osmanlı toplumunun akıl
tutulmasını gözlemlerken
bir yandan da kendi
geçmişiyle yüzleşmesinin
hikâyesi… Murat
Gülsoy’un kendine has
kalemiyle bugüne kadar
yarattıklarının tamamından
sıyrılan, eşine az rastlanır
bir hikaye.
RAGTIME
Yazar: E.L. Doctorow
Yayınevi: Yapı Kredi
Yayınları
Doctorow, Ragtime’da
gerçek ile kurmacayı,
tarihi kişiliklerle
anonim Amerikalıları
(ve “Amerikalı olmayı”
kafasına koymuş
göçmenleri) bir araya
getiriyor. Bu sürükleyici
hikâyenin içinde Henry
Ford ve Sigmund Freud
da var, anarşist Emma
Goldman ve sihirbaz
Houdini de… Ama
sadece onlar değil. Orta
sınıf Amerikan aileleri,
gangsterler, müzisyenler,
fabrika patronları ve
işçileri, Doğu Avrupalı
göçmenler… Hikaye,
Amerika’nın çeşitli
çevrelerinden kişilerin
hayatlarından kesitlerle
başlayan ve sıradan bir
ailenin hayatına giren bir
siyahi müzisyenin adalet
arayışıyla hız kazanıyor.
1970’lerin başında
öyküleriyle parlayan
Füruzan, Kırk Yedi’liler’i,
Türkiye’de baş döndürücü
toplumsal, siyasal, kültürel
parçalanmaların yaşandığı,
suların en bulanık olduğu
bir sırada yazdı. Dönemin
koyu karanlığında yaşanan
acıları can alıcı yerlerinden
yakalayan dev bir roman
koydu ortaya. 68 Kuşağı
olarak da tarihe geçen
ortalama 1947 doğumlu
gençlerin 1960’ların
özgürlük ortamında boy
veren eşitlikçi bir dünya
kurma düşlerinden, 12
Mart 1971 darbesiyle
uyanmalarının romanı oldu
Kırk Yedi’liler. İdamlarla,
işkencelerle, sokak
cinayetleriyle mahkûm
edilen hayallerin, korkunç
kâbusların romanı, bir
anlamda Türkiye’nin en
dramatik kuşağının romanı...
GOOD NIGHT JERZI
Yazar: Jerzi Kosinski
Yayınevi: Yapı Kredi
Yayınları
Bir Polonya Yahudisi olarak
doğan, ABD’de de büyük
bir üne kavuşarak onlarca
skandal koparan, yaşamını
intiharla sonlandıran Jerzi
Kosinski’nin yazgısını
konu eden Good Night
Jerzi, çevresi tarafından
korkutulmuş küçük bir
Yahudi çocuğun başından
geçenleri, Polonya’dan
göçünü, daha sonra New
York sokaklarında boy
gösterişini, kışkırtarak,
saldırarak var olma isteğini
öykülüyor. Good Night Jerzi,
bir tür yazınsal, çok renkli
bir roman.
YALNIZLIK
PAYLAŞILMAZ
Yazar: Özdemir Asaf
Yayınevi: Yapı Kredi
Yayınları
Özdemir Asaf, kısa dizelerle,
çağdaş bir içerikle kurduğu
şiiri kendine özgü dokunaklı
söyleyişiyle genç kuşak
okurların her zaman
ilgisini çekiyor. “Yalnızlık
Paylaşılmaz” dendiğinde
akla gelen ilk şair Özdemir
Asaf, bir defa da tek vuruşta
bir “hayat dersi” gibi
okunabilecek, en sevilen
kitabıyla bütün yalnızlara
sesleniyor.
İSTOÇHayat l 44
MANGA
IŞIKLARI
SÖNDÜRSELER
BİLE
Türk rock müziğinin en önemli
ve başarılı gruplarından biri
olan Manga, iki yıl aradan sonra
hazırladığı, “Işıkları Söndürseler
Bile” isimli çalışmasını
müzikseverlerin beğenisine
sunuyor.
Müziklerinin temasında hep
“hüzün” olduğunu belirten
grup, yeni çalışmalarındaki
ilham kaynaklarının yine hüzün
olduğunun altını çiziyor. Toplam
11 parçadan oluşan ve Kenan
Doğulu’nun da bir şarkıda vokal
yaptığı yeni albüm, grubun
hayranlarını oldukça tatmin
edeceğe benziyor.
HALUK LEVENT
MICHAEL JACKSON
DOSTANE
XSPACE
Uzun zamandır müzik
çalışmalarına sessiz sedasız
devam eden Haluk Levent,
“Dostane” isimli yeni
çalışmasıyla hayranlarına
tekrar merhaba diyor.
Anadolu rock müzik
kulvarında yıllardır imza attığı
çalışmalarla geniş bir hayran
kitlesi edinen sanatçı, bu
yeni albümüyle uzun süren
suskunluğunu bozarak
adeta yeniden doğuyor.
Birbirinden güzel toplam
sekiz parçadan oluşan albüm,
müzikseverlerden tam not
almış gibi görünüyor.
Dünya pop müziğinin efsane ismi
Michael Jackson’ın yeni albümü,
çalıştığı plak şirketi tarafından
hazırlandı ve sevenlerinin beğenisine
sunuldu.
2009 yılında beklenmedik ölümüyle
hayranlarını büyük üzüntüye
boğan sanatçı, ölümünün ardından
hazırlanan bir albümle geçtiğimiz
yıllarda anılmıştı. Sanatçının bu yeni
çalışması, ölmeden önce kaydedilen
fakat yayınlanmayan toplam sekiz
parçadan oluşuyor ve öldükten sonra
yayınlanan ikinci albüm niteliğini
taşıyor.
SEKSENDÖRT
FAİLİ
MEÇHUL
En son 2011 yılında yayınlanan
“Akıyor Zaman” isimli albümüyle
müzikseverlerin büyük beğenisini
kazanan grup, üç yıl aradan sonra
yeni maksi single çalışması “Faili
Meçhul” ile tekrar hayranlarının
karşısına çıkıyor.
1999 yılında Ankara’da kurulan
grup, 2005 yılında yayınlanan ilk
albümü sayesinde, Türkçe pop
rock kategorisindeki farklı tarzı
ve yorumuyla, kısa sürede müzik
dünyasında kendine güzel bir yer
edinmeyi başarmıştı.
Prodüktörlüğünü usta isim
İskender Paydaş’ın üstlendiği,
toplam üç parçadan oluşan
çalışma, şimdiden grubun
hayranlarının beğenisini kazanmış
gibi görünüyor.
sinema
HERKÜL:
ÖZGÜRLÜK
SAVAŞÇISI
Yönetmen: Brett Ratner
Oyuncular: Lan McShane,
Dwayne Johnson, Rufus
Sewell, Joseph Fiennes
AYNI YILDIZIN
ALTINDA
Yönetmen: Josh Boone
Oyuncular: Shailene
Woodley, Ansel Elgort
ve Willem Dafoe
16 yaşındaki Hazel, üç
yıldır tiroid kanseriyle
boğuşmaktadır ve
kanser akciğerlerine de
sıçradığı için yanında
bir oksijen tüpüyle
gezmektedir. Kanserli
hastalar için oluşturulan
destek grubunun bir
terapi seansı esnasında,
Augustus isimli bir
gençle tanışır. Augustus
da beyin tümörüyle
savaşmış ve bu yolda bir
bacağını kaybetmiştir.
İkili birlikte zaman
geçirdikçe birbirlerine
aşık olurlar. Akciğer
tedavisi için hastaneye
yatırılan Hazel’ın yanından
bir an dahi ayrılmayan
Augustus, sevgilisinin
çok istediği bir hayalini
gerçekleştirmek için
onunla birlikte yola
çıkar. Planlarına göre,
Amsterdam’a gidecek ve
Hazel’ın en sevdiği yazar
olan Peter Van Houten’i
bulmaya çalışacaklardır.
CEHENNEM
MELEKLERİ 3
Yönetmen: Patrick
Hughes
Oyuncular: Sylvester
Stallone, Arnold
Schwarzenegger,
Antonio Banderas
Barney Ross, Lee
Christmas ve ekibi
hayatlarının en zorlu
mücadelesiyle karşı
karşıyalar. Bir zamanlar
Barney ile birlikte ekibin
kurulmasında rol alan
Conrad Stonebanks,
şimdilerde silah satıcısı
olarak çalışmaktadır ve
bu durum ekibin geri
kalanını rahatsız eder.
Bu nedenle Stonebanks,
ekibi dağıtmayı kafasına
koymuştur. Barney ise,
karşı bir hamle olarak,
yeni ve genç üyelerin de
eklendiği ekibini yeniden
toplar. Artık ekipmanları ve
teknikleri de daha güçlü ve
moderndir.
Radical Studio’nun çok
sevilen ve daha önce çizgi
film ve televizyon dizisi
olarak uyarlanan “Hercules:
The Thracian Wars” grafik
romanı temel aksiyonu
filminin yönetmenliğini
Brett Ratner üstleniyor.
Oyuncu kadrosunda
Lan McShane, Dwayne
Johnson, Rufus Sewell,
Joseph Fiennes, Rebecca
Ferguson, Aksel Hennie ve
John Hurt gibi birbirinden
ünlü isimleri barındıran
filmin senaryosunda ise,
Ryan Condal ve Evan
Spiliotopoulos’un imzası
olacak. Yapımcılığını
Paramount Pictures ve
Metro-Goldwyn-Mayer
Stüdyoları’nın beraber
üstlendiği filmde, doğa üstü
güçlerin hakimiyetinden
ziyade, daha mantıklı
bir dünyada geçmesi
planlanıyor.
KIŞ UYKUSU
Yönetmen: Nuri Bilge
Ceylan
Oyuncular: Haluk
Bilginer, Melisa
Sözen, Demet Akbağ
Aydın (Haluk Bilginer),
emekli bir oyuncudur.
Aktörlüğü bıraktıktan
sonra Kapadokya’da
kendi halinde butik
otel işleterek günlerini
geçirir. Hayatında iki
kadın vardır. Kendisine
her anlamda uzak
ve soğuk olan genç
karısı Nihal (Melisa
Sözen) ve boşanmış
olan kız kardeşi Necla
(Demet Akbağ)...
Kışın bastırması ve
kar yağışının artması
bu küçük taşrada en
çok Aydın’ın sinirlerine
dokunur ve onu
uzaklara gitmeye teşvik
eder.
TRANSFORMERS:
KAYIP ÇAĞ
Yönetmen: Michael Bay
Oyuncular: Mark
Wahlberg, Nicola Peltz,
Jack Reynor
Üç yıl önce Chicago’da
yaşanan savaşın ardından,
Autobot’lar NEST’in
yardımlarıyla Deception’ları
yok etmeye devam
ediyorlardır. Ancak öte
yandan Skyquake, bir
asteroit parçası nedeniyle
ölen Deception’ları yeniden
hayata döndürmektedir.
Megatron’un ölmesi ve
Cybertron’un da ağır bir
şekilde hasar görmesiyle
birlikte Deception’ların
kontrolü Skyquake’e
kalmıştır. Artık son teknoloji
ürünü silahları “Trypticon”ı
tasarlamalarıyla birlikte
hem Pentagon hem de
Amerikan ordusu için
büyük bir tehdit haline
gelmişlerdir. Autobot’lar
ve NEST dünyayı olası bir
kaostan kurtarabilmek için
hızlıca hareket etmek ve
geç olmadan Deception’ları
durdurmak zorundadır.
sağlık
İSTOÇHayat l 46
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Kulak Burun Boğaz Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan:
“Uyku apnesi
sinsi bir hastalıktır”
“Uyku apnesi, hâlâ pek çok bilinmezi içeren bir hastalık. Aslında
tıp dünyası bu hastalığı yeni yeni keşfediyor. Hastalığın belirtilerinin
çoğu sinsidir. Hastalar, en çok eşleri ya da oda arkadaşı tarafından
horlamasından şikâyet edilerek veya uykuda nefesinin durduğu
tespit edilerek geliyor. Buna ‘tanıklı apne’ diyoruz. Hastanın uykuda nefesi bir saatlik uykuda beşin üzerinde duruyorsa, bu durum
bizim için anlam ifade ediyor.”
U
yku hastalıklarından en sık
obstrüktif uyku apnesi denilen
tıkayıcı uyku apnesini gördüklerini
söyleyen Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim
ve Araştırma Hastanesi, Kulak Burun
Boğaz Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Fatma
Tülin Kayhan, bu hastalığa, uyku sırasında
solunumun 10 saniyeden daha uzun süre
durması ile teşhis koyduklarını dile getirdi.
47 l İSTOÇHayat
Uyku apnesinin, en çok orta yaşlı, kilolu ve erkek
hastalarda görüldüğünü belirten Kayhan, kadın hastalarda,
erkek hastalara göre daha az rastlandığını ifade etti. Yapılan
çalışmalarda, bu hastalığın toplumun yüzde 5’inden fazlasında
görüldüğünün tespit edildiğini aktaran Kayhan, hastalığın
belirtileri için şunları söyledi: “Belirtilerin çoğu sinsidir. Hastalık,
çok tipik belirtiler vermeyebiliyor. Hastalar, en çok eşleri ya da
oda arkadaşı tarafından horlamasından şikâyet edilerek veya
uykuda nefesinin durduğu tespit edilerek geliyor. Buna tanıklı
apne diyoruz. Hastanın uykuda nefesi duruyor ve bir saatlik
uykuda beşin üzerinde duruyorsa, bu durum bizim için anlam
ifade ediyor. Bir saatlik uyku içinde hastada beş kere ise çok
farkına varmıyor ama bu bir saatlik uykuda 80-90-100 kere
solunum durması meydana gelebiliyor.”
Hastanın uyku boyunca devamlı solunumu durduğu için
kandaki oksijen düzeyinin düştüğünü söyleyen Fatma Tülin
Kayhan, uyku apnesi hastalarının, yatakta yedi-sekiz saat
geçirse bile sabah kalktığında çok yorgun olduğunu kaydetti.
Kayhan, hastanın derin uykuya geçemediği için uykusunu
alamadığını ifade etti. Sürekli uyandığı için de bu uyanıklıklar
sırasında vücutta bazı hormonlar salgılandığını aktaran Kayhan,
“Adrenalin ve kortizon hormonu gibi. Bunlar da hastada
yıllar içinde kalp damar hastalıkları ve yüksek tansiyon gibi
problemlere neden oluyor. Ayrıca hasta uykusunu alamadığı
için konsantrasyon güçlüğü oluyor ve bu durum onu pasif
hale getiriyor. Egzersiz kapasitesini azaltıyor. Bu da kilo almayı
artırıyor. Derin uyku apnesi olan hastalar daha çok trafik kazası
yapıyor. Bu kişiler gün içinde kolaylıkla uykuya dalabiliyor” diye
konuştu.
Uyku apnesi şikâyeti ile başvuran hastaları öncelikle
dinlediklerini belirten Kayhan, her başvurana test
yapmadıklarını, saatte 10 kereden az solunum duruyorsa buna
hafif düzeyde uyku apnesi teşhisi koyduklarını söyledi. Bu
durumda bazı tedbirlerin işe yarayabildiğini aktaran Kayhan,
bu tedbirleri şöyle sıraladı: “Hastanın kilo vermesi, yatak
pozisyonu ile düzeltilebiliyor. Hastayı analiz edip, ona göre uyku
laboratuvarında hastalığının derecesini tespit ediyoruz. Saatte
10-20 arası ise bunu orta düzeyde kabul ediyoruz. Bizim için
en tehlikeli hasta grubu, saatte 60-70-80 solunumu duranlar.
Uyku apnesi olan hastalarda tıkanmanın nerede olduğunu
tespit etmek tedavi açısından çok önemli.
Cerrahi tedaviler ve uygulanan belli araçlar, ortodontik
cerrahi yöntemler ve cpap adını verdiğimiz alet var. Uyku
apnesinde en çok kullanılan cpap, yani basınçlı maske ile
hastanın uyuması sağlanıyor. Bu sayede hastanın uykusunda
oksijen düzeyinin düşmesi önleniyor. Bir nevi hastaya zorla
nefes verilmesi sağlanıyor. Fakat cpap’ta hasta uyumu yüzde
50-60 düzeyinde. Yani yaklaşık yüzde 40-50 oranında hasta
bunu kullanamıyor.”
Uyku apnesinde
yeni yaklaşım:
Robotik cerrahi
T
ıkayıcı uyku apnesinde önemli olan şeyin
tıkanmanın oluştuğu seviyeyi belirlemek olduğunu
söyleyen Prof. Dr. Fatma Tülin Kayhan, “Biz çok
yeni olarak uyku endoskopisi adı verilen yeni bir
yöntemi kullanıyoruz. Öncelikle uyku testi ile hastada
bir tıkanma olup olmadığını teşhis ediyoruz” dedi.
Tıkanmanın nerede olduğunu ise uyku endoskopisi
ile ortaya çıkardıklarını ifade eden Kayhan, “Hastamıza
ameliyathane şartlarında narkozun başlangıç kısmını
verip uyutuyoruz. Bir nevi uykuyu taklit ettiriyoruz.
Hasta horlarken de bir optikle tıkanan bölgeleri
kaydediyoruz. Sonrasında da cerrahi planlıyoruz” diye
konuştu.
Robotik cerrahiyi daha çok ağız, baş boyun kanseri
ameliyatlarında kullandıklarına dikkat çeken Kayhan,
uyku apnesinde kullanımının ise çok yeni olduğunu
ve çok iyi sonuçlar aldıklarını belirtti. Kayhan, sözlerine
şöyle devam etti: “Normal açık cerrahi veya diğer
ameliyat yöntemlerinde yapamadığımız dil köküne ve
gırtlağa yaklaşımı robot ile çok kolay yapabiliyoruz.
Yani hastanın dil kökünde bir tıkanıklık varsa oradan
bir dil kökü parçasının çıkarılması ve epigrot adını
verdiğimiz o kapakçığın üst kısmının çıkarılması
robot ile ağız içinden çok kolay gerçekleşiyor. Bu
işlemi yaptıktan sonra hasta rahatlıyor, cpap’a gerek
kalmıyor.”
48 l İSTOÇHayat
2014 YILI YURT İÇİ FUARLARI
Organizatör
Vakıf Fuarcılık
Malatya Belediyesi
İZFAŞ
Life Media Fuarcılık
Trio İstanbul
Fiera Milano İnterteks
CNR Ekspo ve Pozitif Fuar.
E Uluslararası Fuar
E Uluslararası Fuar
Domino Fuarcılık
Domino Fuarcılık
İFO İstanbul Fuar
Hannover Fairs
Sine ve İstanbul Fuarcılık
Pozitif Fuarcılık
Reed Tüyap Fuarcılık
Reed Tüyap Fuarcılık
Medya Fors Fuarcılık
Marmara Tanıtım Fuarcılık
Marmara Tanıtım Fuarcılık
Marmara Tanıtım Fuarcılık
Marmara Tanıtım Fuarcılık
Marmara Tanıtım Fuarcılık
İstanbul Restate
UBM NTSR Fuar
Marmara Tanıtım Fuarcılık
Fuar Adı
33. Kitap ve Kültür Fuarı
22. Malatya Genel Sanayi Fuarı
83. İzmir Enternasyonal Fuarı
25. Uluslararası Züchex Fuarı
İDME-Afet Yönetimi Fuarı
Promotürk- Promosyon
Helal Ekspo İstanbul 2014
Worldfood İstanbul 2014
IPACK 2014
DIF Dünya İslam Fuarı
DIF Dünya İslam Fuarı
Sign İstanbul-2014
Cebit
Emlak 2014
Aysaf
Avrasya Ambalaj 2014
İstanbul Gıda-Tek 2014
12. Bayim olur musun?
18. Uluslararası Isaf-Security
18. Uluslararası Isaf-Fire
3. Isaf Safety&Health Fuarı
3. Isaf IT Security Fuarı
3. Isaf Smart Home Fuarı
AET 2014
ISSA/Interclean İstanbul
LED Aydınlatma Fuarı
Konu
Basılı, sesli, görüntülü yayınlar
Sanayi ve ticaret ürünleri
Genel ticaret
Züccaciye, hed. eşya, dekoratif ev tekstili
Afet yönetimi, insani yardım, acil durum
Profesyonel promosyon ürünleri
Helal usül ile üretilen tüm ürünler
Gıda ürünleri ve gıda teknolojileri
Ambalaj, paketleme, gıda işleme sistemleri
İslam dünyasının tüm sektörleriyle buluşma
İslam dünyasının tüm sektörleriyle buluşma
Endüstriyel reklam ve dijital baskı tekno.
Bilgi ve iletişim teknolojileri
Konut ve iş yeri projeleri
Ayakkabı yan sanayi ürünleri
Ambalaj mak., üretim-geri dönüşüm tekno.
Gıda ve içecek üretim makine ve tekno.
Bayilik, distribütör ve franchise veren firmalar
Güvenlik sistemleri
Yangın, acil durum, arama ve kurtarma
İş güvenliği ve iş sağlığı
Bilgi ve ağ güvenliği
Akıllı binalar ve bina otomasyonu
Enerji, finansman, yatırım
Endüstriyel temizlik
LED sistemleri, teknolojileri, ekipmanları
Tarih
4-27 Temmuz
13-17 Ağustos
29 Ağustos-7 Eylül
3-7 Eylül
4-6 Eylül
4-7 Eylül
4-7 Eylül
4-7 Eylül
4-7 Eylül
11-13 Eylül
11-13 Eylül
11-14 Eylül
11-14 Eylül
11-14 Eylül
17-20 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
18-21 Eylül
24-25 Eylül
25-27 Eylül
25-28 Eylül
Yer
İstanbul
Malatya
İzmir
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Ankara
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Tarih
5-7 Temmuz
13-15 Temmuz
17-21 Temmuz
6-9 Ağustos
25-28 Ağustos
27-29 Ağustos
31 Ağustos-3 Eylül
7-10 Eylül
25-27 Eylül
Yer
Fransa
ABD
Hindistan
Filipinler
Rusya Fed.
Şanghay
İtalya
S.Arabistan
Hindistan
2014 YILI YURT DIŞI FUARLARI
Organizatör
İTKİB
AKİB
UBM Rotaforte
OAİB
UİB
UİB
İTKİB
Merkür
Expotim
Fuar Adı
İnternational De La Lingerie
Cosmoprof North America
India International Jewellery
WOFEX 2014
Mims Powered By Automechanika
Intertextile Home Textilex
Micam Shoevent-2
Agro-Food 2014
India Packteck 2014
Konu
İç giyim
Kozmetik
Kuyumculuk ve mücevherat
Gıda ve gıda teknolojileri
Otomotiv yan sanayi
Ev tekstili
Ayakkabı
Gıda, içecek, hammadde ve makineleri
Paketleme ve baskı
İSTOÇ TİCARET MERKEZİ’NİN ÜCRETSİZ YAYIN ORGANIDIR.
NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2014 SAYI: 39
İSTOÇ Olağan
GENEL KURULU
17 Mayıs’ta yapıldı
“MODELLİK DOĞRU YAPILDIĞINDA
DÜNYANIN EN KEYİFLİ İŞİ”
ÖZGE ULUSOY
KÜÇÜK VE ÇEKİCİ
İYON KENTİ
PRIENE
“KOBİLER ÇEKİNMEDEN
RİSK ALABİLEN
BİR YAPIYA GEÇTİ”
PROF. DR. SUAT TEKER
Download

PDF İndir - İstoç Ticaret Merkezi