T. C.
Ege Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi
Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı
DİŞ HEKİMLİĞİNDE RENK UYUMU
BİTİRME TEZİ
Stj. Diş Hekimi Aliakbar Rashid Kandvani
Danışman Öğretim Üyesi : Prof. Dr. Gökhan Yılmaz
İZMİR – 2014
İÇİNDEKİLER
1 . GİRİŞ............................................................................................................
2 . GENEL BİLGİLER......................................................................................2
2 . 1 . Işık ve Renk.......................................................................................2
2 . 2 . Optik Özellikler...................................................................................4
2 . 2 . 1 .Yansıtma , Kırılma , Opasite.....................................................4
2 . 2 . 2 . Transparan ve Translusent......................................................5
2 . 2 . 3 . Floresans , Fosforesans ve Luminesans.................................6
2 . 2 . 4 . Parlaklık...................................................................................6
2 . 2 . 5 . Opalesans................................................................................7
2 . 2 . 6 . Metamerizm.............................................................................7
2 . 2 . 7 . Kontrast Etkisi..........................................................................8
2 . 3 . Rengin Algılanması...........................................................................9
2 . 3 . 1 . Işık...........................................................................................9
2 . 3 . 2 . Cisim........................................................................................9
2 . 3 . 3 . Gözlemci..................................................................................9
2 . 4 . Rengin Boyutları..............................................................................11
2 . 4 . 1 . Hue........................................................................................11
2 . 4 . 2 . Value.....................................................................................11
2 . 4 . 3 . Chroma..................................................................................12
2 . 5 . Rengin Ölçülmesi............................................................................12
2 . 5 . 1 . Munsell sistemi......................................................................13
2 . 5 . 2 . CIE lab...................................................................................14
2 . 5 . 3 . RGB.......................................................................................15
2 . 6 . Diş Rengi Bileşenleri.......................................................................15
2 . 7 . Dişin Renk Dağılımı .......................................................................16
2 . 8 . Diş Renginin Algılanması................................................................17
2 . 9 . Diş Renginin ölçülmesi.......................... ........................................19
2 . 9 . 1 . Subjektif Yöntemler...............................................................19
2 . 9 . 2 . Cihaz Kullanılan yöntemler....................................................21
2 . 9 . 2 . 1 . Spektrofotometre ve Kolorimetre.................................21
2 . 9 . 2 . 2 . Bilgisayar.....................................................................22
2 . 10 . Klinik Renk Eşleştirmesi................................................................22
2 . 10 .1 . Aydınlatma Koşulları.............................................................22
2 . 10 . 2 . Diş Rengi Seçimi ve Kontrast Etkisi....................................24
2 . 10 . 3 . Diş Rengini Etkileyen Dış Etkenler......................................24
2 . 10 . 4 . Diş Rengini etkileyen Sistemik Etkenler .............................25
2 . 10 . 5 . Diş Rengi Seçimini Etkileyen Hastaya ait Özellikler............26
2 . 10 . 5 . 1 . Cilt Rengi ................................................................26
2 . 10 . 5 . 2 . Göz Rengi................................................................26
2 . 10 . 5 . 3 . Saç Rengi................................................................27
2 . 10 . 5 . 4 . Diş Eti Rengi............................................................27
2 . 10 . 6 . Hastanın Beklentisi ve Algısı................................................27
2 . 10 . 7 . Diş Renk Seçimi...................................................................29
3 . SONUÇ.....................................................................................................31
4 .ÖZET.........................................................................................................32
5 . KAYNAKLAR............................................................................................33
6. ÖZGEÇMİŞ...............................................................................................37
ÖNSÖZ
Tezimin hazırlaması sırasında her türlü yardım ve bilgilerini benden
esirgemeyen çok değerli hocam Sayın Prof. Dr.Gökhan Yılmaz ‘a,bu
mesleği öğrenmemde emeği geçen tüm hocalarıma ve hayatımda her
zaman yanımda olan , sevgi ve desteklerini benden esirgemeyen
aileme ve arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.
İzmir- 2014
Stj. Diş Hekimi Aliakbar Rashid Kandvani
1.GİRİŞ
Sosyal bir canlı olan insanlar bir kişiyi değerlendirirken
daha ilk
saniyelerde dış görünüşüne göre hüküm verirler . Dış görünüşünde kişinin
giyimi kuşamı , beden dili ve yüzünün anatomisi ve simetrisi önemlidir. Bir
kişinin dış görünüşünde önemli bir rölü olan yüzün en önemli kismi ise ağız
ve dişlerdir . Ağzının görünen kısımında eksik dişler ,çürük ve renklenmiş,
kirli , bakımsız dişler veya diş etlerinin rahatsız olması karşıdaki kişiyi anında
rahatsız eder .
Ağız içi çoğu kimse için yarı mahrem bir yerdir . Genellikle diş
tedavisi yaptıran hastalar ağız
tarafından
görünmesinden
içinin
rahatsız
hekim dışında
başka bir kişi
olur . Yukarıda kısaca
anlatılan
nedenlerden dolayı , kimi kişilerin dişlerinin görüntüsü ile problemleri veya
takıntıları olabilir . Hasta yapılan kronlarını aşırı eleştirel şekilde hata
bulmak için incelerler , aşırı seçici davranırlar . Bazı hastalar da şuur
altından kronları kabul edemezler . Hastaları, dolayısı ile diş hekimlerini en
çok rahatsız eden problem protetik restorasyonların renginin , doğal
dişlerle uyumsuzluğudur . Diş hekimliğinde estetik ve restoratif malzemelerin
gelişmesiyle
pek
çok
şekil , renk ve pozisyon bozuklukları rahatlıkla
çözümlenebilmektedir , ayrıca
buna paralel olarak hastaların estetik
beklentileri de oldukça artmıştır .
Estetik açıdan başarı elde etmek yapılan restorasyonların doğal dişlerle
olan renk uyumuna baglıdır ama doğal dişle yapay diş arasındaki yapısal
fark bu uyumu sağlamayı zorlaştırır . Doğal diş ışığı yutar ve bu value
miktarın düşük olmasına neden olur ama kronun alt yapısındakı metal ve
ince porselen ışığı geri yansıtır ve bu da value’nun artmasına neden olur .
0 Elverişli olmayan bu şartlardan dolayı yapılan kronun görünüşü komşu
doğal dişlere benzemez, özellikle bireyin bulunduğu ortamın ışık kaynağına
göre kronun rengi farklı görünür.
Hekimin ve diğer insanların görüş yeteneklerinin farklı olması ve ortamı
aydınlatan gündüz, gece , bulutlu hava , yapay ışıklar, halojen, led gibi ışığın
cinsi doğal ve yapay dişler arasındaki uyumsuzluğu doğrudan etkiler . Doğal
dişin mine yüzeyinden geriye yansıyan ışık ile mine ve dentin yapısı
içinde saçılarak yansıyan ışığın
kombinasyonu doğal dişin total renk
efektini oluşturur ancak protetik uygulamalarda ise canlı dişlerin ışığı
yansıtma özellikleri tam olarak kopyalanmadığından doğal bir diş görünümü
sağlanamamaktadır.
Dişlerin rengi eğitilmemiş göze göre beyazdır ; dolayısıyla yapay bir
restoratif materyal ile çalışan bir diş hekimi için renk seçimi oldukça zordur.
Günümüz teknolojisinin ve malzemelerinin gelişmesi ile şekil ve boyut
bakımından diş ve komşuluğundaki yapıların hemen hemen aynılarının elde
edilmesi mümkün olabilmektedir . Bununla birlikte renk eşleştirmesi bugün de
diş hekimleri açısından önemli bir sorun olmaya devam etmektedir.
Çalışmamızda rengin ve bileşenlerin tanımlanması,diş rengini belirleyen
faktörlerin değerlendirilmesi ve diş renginin eşleştirilmesinde karşılaşılan
sorunların çözümlerinin irdelenmesi amaçlanmaktadır .
1 2.GENEL BİLGILER
2.1. IŞIK VE RENK
Çevremizdeki canlı ve cansız varlıkları, yaşadığımız dünyayı ve içinde
bulunduğumuz evrenin yıldızlarını, gezegenleri görmemizi sağlayan ışıktır.
Bir cismi,ya kendisi ışık yaydığı ya da başka bir cismin ışığını yansıttığı için
görebiliriz . Kendi ürettiği ışığı yayan cisimler, örneğin Güneş, yıldızlar, alev
ve elektrik ampulü birer ışık kaynağıdır. Oysa karanlık gökyüzünde parlayan
Ay ve gezegenler yalnızca Güneş'in ışığını yansıttıkları için görülebilir.
Işık ve diğer ışınlar radiyant enerjiye sahip olan elektromanyetik dagalar
olarak tanımlanır. Bu ışınların fotonları ya da partikülleri , bir havuza atılan
taş parçasının yarattığı dalgalara benzer şekilde yayılırlar . Işığın yayılma
hızı yaklaşık 300.000 km/sn. olarak kabul edilir .(1)
Güneş ışınları cam bir prizmadan geçirilse mor,mavi,yeşil,sarı,turucu ve
Kırmızıdan oluşan renk bantları ortaya çıkar.
2 Elektromanyetik spektrumun bir ucunda kozmik gamma ışınları diğer
ucunda radyo dalgaları bulunur. Bu spektrumun orta kısmında mor ve kırmızı
ötesi
bandı arasında görünür ışık yer almaktadır(2). Elektromanyetik
spektrumun 380 nm’den 770 nm’ye kadar olan aralığı, görünen spektrumdur.
Renk, ışığın gözün retinasına değişik biçimde ulaşması ile ortaya çıkan
bir algılamadır . Bu algılama , ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen
soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki, bunlar renk tonu
veya renk olarak adlandırılır. Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze
ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa da siyah olarak algılarız . Kısacası
gözlemcinin subjektif bir deneyimi olan renk, bir cisim ile ışık enerjisinin
fiziksel etkileşimine verilen psiko-fiziksel bir yanıt olarak tanımlanmaktadır(3).
İstenilen rengi oluşturmak için yüzeye uygulanan ya da materyalin
içerisine karıştırılan boyalar ya da pigmentler olarak adlandırılır.Renk basit
olarak bir objeden geçen ya da objeden geriye yansıyan ışık ışınlarının
görülebilir etkisidir .
3 2. 2. OPTİK ÖZELLİKLER
Bir cismin üzerine gelen ışığın yansıması veya abzorbe edilmesi optik
özelliklere bağlıdır.Renk en belirgin optik özelliktir(4). Sadece 380-780 arası
dalga boyları insan gözü tarafından algılanabildiğinden,sadece bu sınırlar
arasında yer alan ve yansıyarak gözümüze gelen ışık ,cismin görüntüsünü
oluşturur ancak materyalin ışık geçirgenliği , ışığın kırılma ve yansıması
gibi faktörler restorasyonlarin optik görüntüsünü etkiler(5).
2. 2. 1. YANSITMA , KIRILMA , OPASİTE
Işık güneşten veya yapay kaynaklardan direkt olarak veya etrafta bulunan
cisimlerden yansıyarak objelerin üzerine gelir . Bu objeler bu ışık ışınlarını
ya yansıtır ya abzorbe eder veya geçirir. Yansıma iki tür oluşabilir ya düzgün
( speküler ) veya dağınık ( diffüz )(1) .
4 Işık bir ortamdan farklı bir ortama geçince örneğin havadan suya ışık
ışınlarında kırılma meyda gelebir . Işınların ikinci ortamda hız ve doğrultu
değişmesine kırılma denir.
Işığın Kırılması
Işık geçişinin engellenmesine opasite denir. Opak materyaller ışığın bir
kısmını yansıtır,bir kısmını absorbe eder.Işık ışınları cisimden geçemezler(6).
2. 2. 2. TRANSPARAN , TRANSLUSENT
Objelerin ışık ışınlarını geçirgenliğine göre transparan veya translusent
olarak adlandırılmaktadır . Transparan terimi ışığa karşı tam geçirgen
materyaller için kullanılmakta ve bu tip materyallerin yüzeyi ışığı yansıtmazlar,
şeffaftırlar.
Translusent
materyaller ışığa karşı yarı geçirgendir ve bu objelerin
arkası kısmen görünür ve ışığın çok az bir kısmı geri yansır(4) .
5 2. 2. 3.FLORESANS, FOSFORESANS VE LUMİNESANS
Floresans maddeler denilen bir takım cisimler üzerine gelen belli dalga
boyundaki ışınların, başka dalga boyundaki ışık ışınları halinde yansımasına
ve bu tür cisimlerde floresan adı verilmektedir. Doğal dişler sarı beyaz
floresansa
sahiptirler ve ultraviole ve gün ışığı altındada bir miktar
floresans özelliği göstermektedir . Yapılan araştırmalar gelişimler sayesinde
modern
porselenlerin
çoğu
ultraviyole ışık altında floresan özelliğe
sahiptir. Dalga boylarının değişmesi, ışık ışınları kesildikten sonra da sürerse,
bu olaya da fosforesans denir . Floresans özelliği ışık etkisinin devam
etmesiyle oluşan bir olaydır ama fosforesans ışık ortadan kalktıktan sonra da
devam eder . Bu özelliklerin her ikisine birden luminesans adı verilmektedir .
Luminesans , herhangi bir cismin dış bir kaynaktan herhangi bir şekilde aldığı
enerjinin bir kısmını elektromanyetik ışınım olarak salmasıdır(7).
2. 2. 4. PARLAKLIK
Düzgün , homojen ve cilalı bir görünümü kazandıran optik özellik, yüzey
parlaklığıdır.Genellikle pürüzsüz yüzeylerde yüksek bir yüzey parlaklığı elde
edilir ve bu parlaklık restoratif materyallerin önemli bir özelliğidır. Dişlerle
restorasyonlar arasında veya restorasyonlar arasında parlaklık farkları,aynı
renkler arasında bile rahatlıkla fark edilebilir.Ayrıca parlaklık nekadar yüksek
olursa renk farklılığn aynı oranda artar,çünkü yansıyan ışığın rengi daha fazla
göze çarpar. Speküler yansımada gelen ışığın açısı , yansıma açısına eşittir.
Gelen ışın cisim tarafından dağıtıldığında, gelen ışının daha fazla kısmı diffüz
saçılmaya uğradığından parlaklıkta bir azalma olur(8) .
6 2. 2. 5. OPALESANS
Işığın dalga boyları karşılaştığı cismin dalga boylarından küçük olursa
eğilirler , yansıtılırlar ve tüm doğrultularda saçılmaya uğrarlar. Kısa dalga
boyları ( mavi ) , uzun
olanlardan ( kırmızı ) daha fazla bir şekilde yön
değiştirirler.
Opalesans için gökyüzü rengi örnek verilebilir. Güneşin kendisi beyaz
olmasına rağmen ışık yansımasında
sarı görünür . Gün ortasında güneş
ışınları direkt geldiği için mavi ışığın yoğunluğu daha fazladır. Atmosferde
bulunan molekül ve atomlar mavi ışığı 10 kat dan daha fazla saçılıma
uğrattığı için gökyüzü mavi görülmektedir(4).
2. 2. 6. METAMERİZM
İki farklı objenin , bir ışık kaynağı altında renkleri birbirine benzer ama
başka ışık kaynağı altında farklı görünürler, buna metamerizm denilir.
Örnek olarak floresans ışığı altanda bir renk anahtarındaki renk örneğinin
dişe uyması, ancak akkor flamanlı ışığın altında ise farklı görünmesidir .
Dental tedavide metmerizimin bariz nedenlerinden biri laboratuvar ortamının
ve dental kliniğin aynı aydınlatma sistemlerine sahip olmamalarıdır. Günün
farklı saatlerinde, farklı bulutlanma derecelerinde , odaların pencerelerinin
farklı şekilde ve yönde olması ,ortamdaki diğer objelerin renkleri, hekimin ve
teknisyenin görme özellikleri de renk eşleştirmede fark yaratır . Dental
klinikte renk seçiminde ve laboratuvarda restorasyonların yapım sırasında
aynı tür ışık kaynağı kullanılmadığı
için
restorasyon ve doğal
dişler
arasında renk uyumsuzluğu meydana gelir . Standart aydınlatma sistemleri
7 kullanılarak renk eşleştirmesi yapılması, metamerizm etkisini azaltacaktır.
Metamerizmi engellemek için diş hekimi, renk seçim aşamasında farklı ışık
kaynakları altında bu işlemi yapmalı ve bu konuda hastayı bilgilendirmelidir.
Eşleştirme aşamasında ne kadar titiz çalışılsa bile az da olsa metamerizm
kaçınılmaz bir olaydır va farklı ışık kaynakları altında renk değişikliliği
oluşabilir . Kronda renklerin en basit karışımı kullanılmalıdır. Dentin provası
ve glazur aşamalarında, yapılan kronun komşu doğal dişlerle olan renk
uyumu normal gün ışığı ve günlük hayatta kullanılan çeşitli yapay ışık altında
tekrar dikkatlice kontrol edilmelidir . Teknisyenin de aynı şartlarda renk
anahtarı ile kronun rengini karşılaştırması gerekir . Renk uyumu sağlamanın
zor olduğu durumlarda teknisyenle hekim beraberce hasta üzerinde kronun
problemini anlayıp çözmeye çalışması gerekir. Daha iyisi , hekimle hastanın
laboratuvara gidip orada kontrollu olarak kronun bitirilmesidir. Metal destekli
kronlarda dentin ince olursa kronun value’sı doğal dişlerden yüksek olur.
Böyle bir kronu makyajla (boyayarak) düzeltme imkanı yoktur. Ancak krona
dentin ilavesi ile daha uygun bir görünüşe yaklaşılabilir(9).
2. 2. 7. KONTRAST ETKİSİ
Kontrast etkisi görsel bir olaydır ve büyük oranda rengin görülmesi ve
belirginleşmesinde etkilidir. Bu etkiler görüş hatalarına sebep olabilir ve
gözlemci eğitimli değilse farkedilmesi
zordur . Kontrast
etkilerin
farklı
türleri vardır. Onlardan biri eşzamanlı kontrasttır . Bu olay iki farklı rengin
aynı anda görülmesiyle gerçekleşir . Bir anda farklı renklerin izlenme
sırasında beyin bu renkler arasında harmonik bir balans oluşturmaya
çalışır . Sonuç olarak rengin gözlenmesi üç kriterden etkilenir :
8 1) Çevredeki ışık : renk aydınlık bir ortamda koyu görünür veya tersi
2) Çevredeki renkler : renk, çevredeki renkleri tamamlayan renklere doğru
meyillidir. 3) çevrenin renk yoğunluğu: kroması düşük bir ortamda rengin
yoğunlu daha fazla hissedilir )(10) .
2. 3. RENGİN ALGILANMASI
2. 3. 1.IŞIK
Rengin algılanmasında rol oynayan 3 faktör vardır:ışık kaynağı,gözlenen
cisim ve gözlemci. Elektromanyetik spektrumun 380 nm’den 780 nm’ye kadar
aralığı görünen spektrumdur . Renkler bu spektrumdaki ışığın değişik dalga
boylarıyla eşleştirilmiştir; örneğin mavi kısa ,yeşil orta, kırmızı ise uzun dalga
boylarıyla tanımlanmıştır . Her ışık kaynağı , bu spektrum içerisindeki ışığın
farklı miktarlardaki değişik dalga boylarını içerdiğinden , cismi aydınlatan
ışık kaynağı rengin algılanmasını etkilemektedir (11).
2. 3. 2.CİSİM
Cismin ışığı yansıtma veya soğurma miktarları ,cismin renk özelliklerini
belirlemekte
önemlidir . Bu özellikleri bir eğri şeklinde girafiksel olarak
göstermek ve böylece rengi sayısal değerlerde ifade etmek mümkündür(12).
2. 3. 3.GÖZLEMCİ
Gözlemciye ilişkin faktörler , rengin belirlenmesindeki son bileşendir.
9 Bilindiği gibi gözün ışık - renk dalgalarındaki titreşimleri retina üzerindeki
reseptörlerle algılanması ve bu uyarıları optik sinirler aracığı ile beyne
göndermesi sonucunda renk kavramı oluşmaktadır(13). Yansıyan ışık retina
üzerine geldiğinde , ışığa duyarlı sinir hücreleri olan çubuk ve koni hücreleri
tarafından algılanır(3).Çubuk hücreleri bakılan nesnenin biçimini siyah-beyaz
olarak algılarken, koni hücreleri yanlızca kırmızı,mavi veya yeşil ışığa duyarlı
olan üç tür hücreden meydana gelir ve nesnenin renklerini algılarlar. Çubuk
ve koni hücrelerinden alınan uyarıların birlikte değerlendirilmesi sonucunda
beyinde renkli bir görüntu oluşur(14).
Renk algılamasının doğruluğu, ışık tarafından uyarılan retina alanın
büyüklüğüne de bağlıdır . Işığın yoğunlu, gözbebeğinin daralıp genişleme
miktarını kontrol ederek retinanın ışıkla karşılaşan alanını belirlemektedir.
Yaşlanma , ilaç
kullanımı ve ya hastalıklar
nedeniyle
gözbebeğin
bu
fonksyonunda değişiklik olması ayrıca yaşlandıkca göz merceğinin bulanıklaşması ve renklenmesi nedeniyle rengin algılanması da değişmektedir(15).
Rengin hatalı algılanmasına neden olan bir diğer faktör , gözlemcideki
renk görme bozukluklarıdır . Genetik renk görme bozukluğu koni hücrelerin
bazılarının olmaması ve renk farklılık uyarılarının kaybolması ile ortaya çıkar.
Edinsel renk görme bozuklukları ise duygusal değişiklikler , sigara içilen ve
lazer kullanılan ortamlarda ya da güneşte uzun süre kalma sonucunda
görülebilen , ancak kalıcı olmayan düzensizliklerdir . Yaşlılığa bağlı olarak
korneanın sararması, diyabet , glokom , lösemi, Addison hastalığı, parkinson
ve alkolizm de renk görme fonksyonunu etkiliyen faktörlerdir .Kan glukoz
seviyesi yükselmesi göz merceğini etkiler. Renk ayrıt etme yeteneğini belirli
oranda azaltan ilaçlar ise ağrı kesiciler , antibiyotikler , antihipertansifler,
sildenafil sitrat ve doğum kontrol haplarıdır(16).Yüksek oranda hassasiyet
10 gerektiren renk işleri ile uğraşan kişilerın ilaç kullanımıyla ilgili dikkat
etmesi gereken durumlar :
1 . Alkol ,kısa dalga boyundaki renklerin daha koyu,uzun dalga boyundaki
renklerin ise daha açık algılanmasına neden olur .
2 . Morfin alkol gibi etki gösterir.
3 . Santonin objelerin daha sarı görünmesine neden olur
4 . Kafeinin etkisi alkolun tam tersidir.
2. 4. RENGİN BOYUTLARI
2. 4. 1.HUE
Rengin algılamasına etki eden diğer bileşenler rengin fiziksel boyutlarıdır.
Munsell’e göre renk; ton (hue), aydınlık değeri (value) , doygunluk (chroma)
boyutları ile açıklanır.Ton (hue);rengin diğer renk gruplarından ayrılabilmesini
sağlıyan özelliğidir(17).Gök kuşağında olduğu gibi dalga boyların azalıp
artmasına bağlı olarak, tonlar birbirine karışmaktadır; bu nedenle, tonu tek
bir dalga boyunun fonksyonu olarak değil, değişik dalga boyları arasındaki
etkileşim olarak tanımlamak daha doğrudur örneğin kırmızı sarıdan veya
yeşili maviden ayıran bir niteliktir(18) .
2. 4. 2.VALUE
Değer (value);saf siyahtan saf beyazlığa dek bir aralıkta rengin açıklığını
koyuluğunu ifade eder ve hiçbir ton içermez.Parlaklıkta olarak tanımlanabilen
bu özellik sadece beyazlık ve siyahlığn derecesi olarak kabul edilir . En
yüksek aydınlık değerine beyaz yüzey ve en düşük aydınlık değerine siyah
11 yüzey sahiptir . Beyaz yüzey üzerine gelen tüm dalga boyları yansıtılır ve
aydınlık değeri 100 olarak kabul edilir ve buna karşın üzerine gelen tüm
dalga boylarını abzorbe eden siyah yüzey 0 değerine sahiptir. Herhangi bir
cismin aydınlık derecesini arttırmak için beyaz,düşürmek için gri veya siyah
eklenir. Munsell sistemine göre siyahtan beyaza doğru olan değişime value
skalası adı verilir(11) .
2. 4. 3.CHROMA
Rengin derecesini , diğer bir deyişle tonun saflık miktarını gösterir ve
yoğunluğnu ya da canlılığını anlatır .Örneğin on damla renklendirici içeren bir
bardak su, aynı renklendiriciden bir damla içeren bardak sudan daha yüksek
chromaya sahiptir(11).
2. 5.RENGİN ÖLÇÜLMESİ
Rengin algılanmasındaki , eşleştirilmesindeki zorluk ve seçilen rengin
teknisyene anlatılamaması , kronun başarısızlığının önemli nedenlerindendir
(19).Bu karmaşanın çözümü ve rengin standart,sayısal değerlerle tanımlana
bilmesı için geliştirilen çeşitli renk ölçekleri arasında Munsell ve CIE
Lab(Commission internationale L’Eclairage)en çok kullanılan ölçeklerdir(20).
Günümüzde bilgisayar
sistemleri ile sayısal
12 görüntülerin
kliniklerden
laboratuvara direkt olarak iletilebilmesi nedeniyle bu sistemlerde kullanılan
RGB gibi renk ölçekleri de dolaylı olarak dişhekimliği uygulamalarında yer
almaktadır .
2. 5. 1.MUNSELL SİSTEMİ
Rengi üç boyutlu olarak tanımlamak amacıyla
kullanılan Munsell
sisteminde tonlar beş temel (kırmızı, sarı , yeşil , mavi ve erguvan ) ve 10
ara renge ayrılır. Değer beyazdan siyaha doğru 11 derecede tanımlanırken
doygunluk 15 seviyede gösterilebilir. Renk uyumunda sağlamasında en
zor ve en kritik kısım value’nın saptanmasıdır(21) .
13 2. 5. 2.CIE Lab
Gözdeki üç farklı renk (kırmızı, yeşil ve mavi) reseptörünü temel alan
renk algılama teorisıne göre tanımlanmış olan bu renk ölçeği üç boyutlu bir
ölçektir ve renk düzeneğinde L* , a* ve b* olarak gösterilen eksenler bulunur.
L* değeri cismin siyah-beyazlığı / açıklık-koyuluğu ile ilgilidir; saf siyah 0 L*
değerine sahipken , saf beyazın değeri ise 100’dur. a* değeri kırmızı/yeşil
eksenindeki rengi tanımlar ; pozitif a* rengin kırmızı bileşeninin , negatif a*
ise yeşil bileşeninin daha fazla olduğunu gösterir. b* değeri sarı/mavi
eksenindeki rengi belirler ; pozitif b* sarı bileşenin , negatif b* ise mavi
bileşenin daha yoğun olduğunu gösterir(22).a* ve b* koordinatları beyaz ve
gri gibi nötral renklerde sıfıra yaklaşırken , daha doygun ya da yoğun
renklerde ise artmaktadır(23) .
14 2. 5. 3.RGB
RGB modeli ( red,green,blue )
doğada mevcut
tüm renkleri elde
edebilmek için kırmızı , yeşil ve mavi rengi karıştıran bir sistemdir. Her
renk %100 oranında karıştırıldığnda beyaz , %0 oranında karıştırıldığında
ise siyah elde edilmektedir. Bu sistem ,genelde bilgisayar ekranları veya
katodik televizyon tüpleri gibi toplamsal renk senteziyle çalışan cihazlarda
kullanılmaktadır(24) .
2. 6.DİŞ RENGİ BİLEŞENLERİ
Diş rengini belirleyen kriter , diş ile ışık arasındaki etkileşimdir . Işık
dişe çarptıktan sonra gözlemcinin
gözüne ulaşana kadar diş içindeki
düzensiz ışık yollarını izler ve bu yollardaki diş dokularının, değişik dalga
boylarını soğurma katsayılarına bağlı olarak diş rengini oluşturur (25).
Diğer bir deyişle , diş rengi dişin yüzeyindeki değil , yapısındaki dokular
tarafından meydana getirilir(26)
15 İnsan vücudundaki en sert kalsifiye doku diş minesidir; bunun nedeni ise
minenin yapısındakı mineralize tuzların kristal örgü içinde bulunmalarıdır. Bu
örgüde yer alan prizmalar ve prizmaları çevreleyen pirizmalar arası madde,
sertliğin yanı sıra rengin belirlemesinde rol oynamaktadır . Prizmaların
kristalize yapıları ışığı geçirirken , prizmalar arası madde yüksek derecede
kırıcılığa sahiptir ve bu durum ışığı yansıtan , soğuran ve geçiren benzersiz
bir sistem oluşturmaktadır (27).
Hem fiziksel hem de kimyasal olarak kemiğe benzeyen dentin ise dişin
en büyük kısmını oluşturduğundan,diş rengini meydana getiren asıl bölüm
olarak kabul edilir (28).
2. 7.DİŞİN RENK DAĞILIMI
Dişin farklı bölgelerindeki renk dağılımı ve renk yelpazesi bir çok
araştırıcı tarafından tanımlanmıştır .Genelde üst ön dişler alt ön dişlerden
biraz daha sarıdır üst kaninlerin değerleri kesici dişlerden daha fazladır(29).
Erkek ve kadınların diş renkleri arasında renk açısından herhangi bir fark
olmadığını gösteren çalışmaların yanı sıra , kadınların diş renklerinin daha
beyaz ve daha açık sarı olduğunu gösteren araştırmalar da vardır(30).
Doğal diş rengi yaşla birlikte daha koyu ve daha sarı renge doğru
değişmeye eğilimlidir(31).Fiziyolojik aşınma nedeniyle insizal alanda görülen
madde kaybı yaşla birlikte artarak; bölgede dentinin renginin daha baskın
hale gelmesine , diş rengindeki kırmızılığın yoğunlaşmasına ve beyazlığın
azalmasına neden olmaktadır(32). Yaşlandıkça dental pulpa büzüşür
ve
çevredeki dentin daha sert ve daha az geçirgen hale gelir . Aynı zamanda
16 düzensiz organik ve inorganik yapıdaki pigmentler ve iyonlar zaman içinde
mineye geçerek , mine-dentin sınırında ve dentin dokusu içinde birikirler.
Böylece dentinin renginin doygunluğu artar ve dişin renginin değer boyutu
giderek azalır . Yanı sıra erkeklerde b* değerinin kadınlara göre daha hızlı
arttığı , çay , kahve tüketim düzeyi ve ağız bakımının L* ve b* değerlerini
önemli ölçüde etkiledikleri bildirilmiştir. Uchida ve ark. da çevresel faktörlerin
B* değerinde değişiklikler yarattığını saptamışlardır (33).
Dişin orta bölümü dişin gerçek rengini en iyi sergileyen alan olarak
tanımlanmaktadır. Genellikle şeffaf olan insizal alanın rengi ağız boşluğunun
koyuluğu ile değişirken , servikaldeki renk de dişeti renginin yansımasından
etkilenmektedir(34)(35) .
Hasegawa ve ark.(29) çalışmalarında diş ekseni boyunca L*, a* ve b*
değerlerinde önemli farklılıklar olduğunu belirtmişlerdir . Çalışmalarında
L* değeri açısından dişin en beyaz alanının merkezi olduğunu ve servikal
bölgeyle insizal alana doğru beyazlığın azaldığını göstermişlerdir. a* ve b*
değerlerinin servikal bölgeden insizale doğru azalırken dişin şeffaflığının ise
merkezden insizale gittikçe arttığını bildirmişlerdir .
2. 8.DİŞ RENGİNİN ALGILANMASI
İnsanların her konuda olduğu gibi farklı beklentileri olması diş rengi seçimi
ve yapılan restorasyoların renginden memnun kalmayışında da hissedilmektedir.Araştırmaların sonucu olarak dişlerin görünümünün özellikle kadınlar ve
gençler için daha önemli olduğunu ve toplumun sadece yaklaşık %30 ‘unun
dişlerinin renginden memnun olduklarını ortaya koymuştur . Çok beyaz
dişlerin güzel olduğu inancı ilerleyen yaşla birlikte azalmaktadır; yaşlı bireyler
17 daha koyu daha sarı dişleri estetik olarak tercih etmektedirler . Bununla
birlikte diş renklerinin değiştirme olanağı verildiğinde her bireyin kendi yaş
grubunun diş renkleri arasındakı en açık rengi beğendıkleri saptanmıştır.
Estetik olaral diş renginin tercih edilebilirliği L* veya a* değerlerinden çok,
b* değerleriyle ilişkili bulunmuştur ; diğer bir deyişle , sarı-mavi boyutundaki
değişiklikler estetik açıdan en belirgin farklılık yaratan değişimlerdir(36) .
Doygunluk , değer ve tonun yanı sıra dişin genel görünümünü etkileyen
diğer optik özellikler şeffaflık , opaklık , yanar-dönerlık (iridesens) , yüzey
parlaklığı ve floresanslıktır . Ancak bunların en önemlileri ışık yansımasının
nitelik ve niceliğinin göstergeleri olmaları nedeniyle şeffaflık ve opaklıktır.
Dişlerin servikal
bölümleri şeffaflığın en az olduğu alanlardır . Yüzey
parlaklığı ise dişin canlılığını ve görüşünü etkileyen yapısal özelliklerden
birisidir ; ön dişlerin labiyal
yüzeylerindeki mamelonlar gibi anatomik
yapılardan yansıyan ışık canlılığı arttırırken , bu anatominin yaşla aşındığı
durumlarda dişlerin canlılığı dolayısıyla da doğallığı azalmıştır(37) .
18 2. 9.DİŞ RENGİNİN ÖLÇÜLMESİ
Renk değerlendirmesinde en sık karşılaşılan sorun olan metamerizm
değişik boya veya renk pigmentlerinden oluşmuş renklerde , aydınlatmada
kullanılan renklerin sayısına ve tiplerine bağlı olarak malzeme değişmediği
halde rengin değişmesi sorunu şeklinde tanımlanmaktadır . Dişhekimliğinde
ise renginin belirlendiği kliniğin ve restorasyonun hazırlandığı laboratuvarın
aydınlatma koşullarındaki farklılıklar metamerizme neden olmaktadır(31) .
Diş renginin belirlenmesi amacıyla kağıt , porselen ya da akrilik renk
eşleştirme
rehberleriği ile karşılaştırma
spektrofotometre , kolorimetre ve
gibi
subjektif
yöntemler ile
görüntü analiz yöntemleri gibi cihaz
kullanımına bağlı objektif yöntemler kullanılmaktadır (38):
2. 9. 1.SUBJEKTİF YONTEMLER
Dental restorasyonlarda renk uyumun sağlanması için bir çok araç
bulunmakla birlikte
, en sık uygulanan yöntem standart renk eşleştirme
rehberi ile dişin aynı ışık
karşılaştırıldığı
altında
yöntemdir . Oysa
değerlendirmelerinin
her
zaman
gözlemlendiği ve görsel
kişisel
tutarlı
gözlemlere dayanan
olarak
renk
olmadığı , kişinin tekrarlayan
gözlemlerinde ve kişiler arası gözlemlerde uyumun değişebildiği ortaya
konulmuştur . Yanı sıra ticari renk eşleştirme renk rehberlerinin bir çok
eksikliği olduğu da bildirilmektedir .
Herhangi bir renk standardının yeterli olabilmesi için örneklerin uygun
bir düzende bulunması ve olabildiğince tüm renkleri içermesi gereklidir.Ancak
günümüzdeki
renk rehberlerinin
19 bu iki
faktörü birden karşılamadığı
görülmektedir. Renk eşleştirme rehberleri doğal diş renklerine uygun biçimde
hazırlanmamışlardır .
Rehberler
birbiriyle uyumlu değildir ; bir rehberdeki belirli bir renk,
diğer rehberdeki aynı renkten farklı olabilmektedir.Metal altyapılı porselende
restorasyonun yapıldığı materyal renk rehberinde kullanılan materyalle aynı
olmadığından uyum sorunları gözlenmektedir . Genelde opak ve gövde
porselenlerin renkleri birbiriyle uyumlu değildir . Diş renginin ayrıt edebilme
yeteneğinin eğitim ve deneyim ile arttırılabileceği bildirilmekte ve bu amaçla
diş hekimlerinin renk kalibrasyonu ve renk eşleştirme rehberleri ile ilgili
eğitim almaları önerilmektedir(39).
20 2. 9. 2.CİHAZ KULLANILAN YÖNTEMLER
2. 9. 2. 1.SPEKTROFOTOMETRELER VE KOLORİMETRELER
Renk ölçülmesi için sanayide kullanılan spektrofotometreler bir cisimden
bir defada yansıyan/geçen dalga boyunu ölçerek rengin fiziksel boyutlarını
analiz ederler . Dişhekimliğinde ise dişlerin yada materyallerin rengini sayısal
değerler olarak tanımlamak amacıyla kullanılırlar .
Kullanılan diger bir cihaz olarak kolorimetreler,insan gözüne benzer bir
performansla rengi X , Y , Z (tristimulus) formu ya da CIE lab değerleri olarak
ölçerler . Bu değerler cihazin ölçüm yapan aparatının özel konumlandırıcı
apareylerle diş yüzeyıne intraoral olarak yerleştirilmesi sonucunda ölçülür ve
renk analizi amacıyla kullanılırlar .
21 Bu cihazların bazı dezavantajları da vardır :

Bu pahalı ve hassas cihazların , canlı dişlerin renk ölçümlerinde diş
minesinin şeffaflik,yanar dönerlik gibi özelliklerni değerlendirememeleri
nedeniyle diş hekimliğinde kullanımları kısıtlıdır .

Diş yüzeyleri genelde düzgün değildir ve bazen yüzey anomaliler de
rastlanabilinir , ama bu cihazlar düzgün yüzeylerde ölçüm yapmak
için tasarlanmıştır .

Kolorimetreler küçük okuma aparatına sahip oldukları için belirgin bir
kenar kaybı olur ve renk belirlemelerinde hatalar oluşabilir .

Sistemin
yetersizliğinden
kaynaklanan
hataların düzeltilmesi zor
olduğu için , elde edilen sonuçların doğruluğu da tartışmalıdır(40) .
2. 9. 2. 2.BİLGİSAYAR
Diş renginin
ölçülmesi için uygulanan diğer bir yöntem fotoğraf
görüntülerinin bilgisayar kullanarak analiz edilmesidir . Bu yaklaşım diş
renginin zaman içerisinde
değerlendirilmesine ve renk
değişimlerinin
CIE lab değerleri olarak sunulmasına olanak sağlar .
2. 10.KLİNİKTE RENK EŞLEŞTİRME
2. 10. 1.AYDINLATMA KOŞULLARI
Klinik ve laboratuvarda standart aydınlatma koşullarının sağlanmasıyla
restorasyonların doğal dişle mükemmel uyumu sağlanabilir . İdeal bir ışık
kaynağı tüm renkleri kapsamalı , oda ışığının etkisini örtecek kadar yoğun
olmalı, dişteki baskın renkleri olduğu kadar solgun renkleri de gösterebilmeli,
rengin doğru olarak ve rahat bir şekilde algılanmasını sağlayacak kadar
22 yumuşak olmalı , günden güne veya mevsimden mevsime niteliği ve niceliği
değişmemeli ve standart olmalıdır . Bazı fazları renk değerlendirmesi için
gerekli temel özelliklere sahip olan gün ışığı , nicelik ve nitelik olarak
değişkendir . Buna rağmen açık bir günde 21-Haziranda , Washington D.C
de öğle sıralarındakı gün ışığı , diş hekimliğinde standart olarak kabul
edilmiştir. Standart aydınlatıcı, 6500 K ısıya karşılık gelen D65 (daylight 65)
dir ve dişhekimliği kliniklerinde buna yaklaşık olan bir ışık kaynağının örneğin
yumuşak beyaz floresan ışığın kullanılması önerilmektedir . uygun olmayan
aydınlatma yoğunluğu şiddetli adaptasyon yorgunluğu yaratarak gözün renk
ayrıt edici duyarlılığını azaltabilir. Ekstra oral ışık yaklaşık 3 x 3 m2 bir odada
2,5 m. tavan yüksekliğinde 12 adet122 cm’lık floresan lamba ile sağlanabilir;
ancak daha az gölge yaratması nedeniyle tümüyle lambalardan oluşan
tavanlar da tercih edilebilir . En az %90 oranında ışığı geçiren ve ışık
kaynağının dalga boyuna bağlı özelliklerini değiştirmeyen akrilik abajurlar,
ışığı kliniğin her yerine eşit oranda dağıtmaları ve parlamayı önlemeleri
nedeniyle önerilmektedir(3) .
Muayenehanenin renk ortamı da diş rengi seçiminde önem taşımaktadır.
Gelen ışığın özgün olarak soğurulması ve yansıması rengin algılanmasını
etkilediğinden , duvarlarda nötr , açık gri bir rengin tercih edilmesi uygundur.
Yanı sıra dolapların ve tezgah rengi olarak parlamayan açık bir rengin
seçilmesi , zeminde de nötr tonlarda bir renk kullanılması önerilmektedir
.
23 2. 10. 2.DİŞ RENGİ SEÇİMİ VE KONTRAST ETKİSİ
KONTRAST ETKİ
KLİNİK ETKİLERİ
VALUE
Çevredeki deri tonu,saç rengi,
göz rengi , komşu dişlerin
value’su ve periodonsyuma
bağlı olarak çevrenin koyu
renkte olması dişin açık
görünmesine ve tersi olarak
çevrenin açık renkte olması
dişin koyu
gözükmesine
sebep olur .
Dento-fasial bölgede açık
renk tonlarına sahip olan
hastalara açık renk , koyu
tona sahip hastalara ise
açık
renk restorasyon
seçilmeli .
HUE
Arka plandakı veya çevredeki
renk dişte çok belirgin bir etki
Yaratır .
Renk seçim aşamasında
arka plan olarak açık mavi
veya nötr gri (%18) renk
kullanımı dikkat dağıtıcı
faktörlerin yok edilmesine
ve gözlerin tamamlayıcı
renklerin daha net bir
şekilde görmesine sebep
olur .
CHROMA
Düşük bir chromaya sahip bir
arka plan , dişin renginin güçlü
ve yoğun görünmesine sebep
olur. Ayrıca arka plan ve diş
aynı hue ve chromaya sahip
olduğunda diş renginin algılan
masını zorlaştırır .
Arka plan olarak dişe göre
daha düşük
Chromaya
sahip kartlar ( gri renk )
kullanımı diş renginin daha
belirgin olmasına yardım
eder ve rengin doğru
algılanmasını kolaylaştırır
Büyük dişler daha açık , açık
dişler daha büyük , küçük
dişler daha koyu ve koyu
dişler daha küçük gözükürler.
Eğer bir restorasyon çok
büyük görünüyörsa value
miktarini düşürürüz .
AREAL
KLİNİK KULLANIMI
(10)
2. 10. 3. Diş Rengini Etkileyen Dış Etkenler
Diş rengini etkileyen dışsal etkenler , hastanın sigara kullanımı, çay,
kırmızı şarap , klorheksidin, demir tuzlarının kullanımı sonucu renklendirici
maddelerin diş tarafından emilmesi olarak sıralanabilir. Bu tür bir renkleşmeye
maruz kalmış olan dişlerde
24 renk ölçümü yapılmadan önce
dental profilaksi işlemlerinin abrazif etkilerinden faydalınmalı ve etkili bir diş
macunu ile elde edilen sonuç korunmalıdır.
Eliades ve ark. 2004 yılında yaptıkları çalışmada ortodontik gereçlerin
uygulanması sırasında yapılan yüzey hazırlıklarından sonra zayıflayan
minenin
boyayıcı gıdaları
absorbe
etmesi ile
renkleşmenin ortaya
çıkabileceğini belirtmiştir . Beş farklı ortodontik adeziv
ile yapılan bir
çalışmada farklı adezivlerin mine rengi üzerinde renk değişimi etkilerinin
farklılık gösterdiği belirtilmiştir . Bunun dışında ortodontik gereçlerin diş
yüzeyinden uzaklaştırılması sırasında kullanılan aşındırıcı prosedürler de
minenin üzerinde çizikler oluşturarak renk değişimine neden olabilir. Renk
değişimine neden olabilecek başka bir faktör ise, ortodontik tedavi sonrası
mine yüzeyinde kalan ve tam olarak uzaklaştırılamamış ortodontik adeziv
varlığıdır . Bunlardan dolayı ortodontik
belirlenirken referans alınacak diş
tedavi görmüş hastalarda renk
minesinin
tamamen temiz ve cilalı
olduğundan emin olunmalıdır(41).
2. 10. 4. DİŞ RENGİNİ ETKİLEYEN SİSTEMİK ETKENLER
Diş rengini etkileyen içsel faktörler, tetrasiklin tedavileri , renklenmeye
neden olan mine ve/veya dentini etkileyen doğumsal defektlerin varlığı, mine
ve dentinin ışığı emme veya yansıtma özellikleri olarak sayılabilir . İçsel
faktörler nedeniyle renklenmiş dişler renk ölçümünde kullanılacak ise çeşitli
diş beyazlatıcı materyaller ve tedavi yaklaşımları kullanılabilir(41).
25 2. 10. 5.DİŞ RENGİN SEÇİMİNİ ETKİLEYEN HASTAYA AİT ÖZELLİKLER
2. 10. 5. 1.CİLT RENGİ
Yapılan çalışmalarda
cilt rengi ile diş rengi arasında yakın bir ilişki
olduğu ortaya konmuştur. Udaipur, Rajasthan’daki 240 birey üzerinde yapılan
çalışmada , yaş faktöründen bağımsız olarak, daha açık bir ten rengine sahip
bireylerin daha koyu (düşük value); orta ve kara cilt tonlarına sahip bireylerin
ise daha açık (yüksek value) diş rengi olduğunu tespit etmişlerdir. Geary ve
Kinirons un 1999 yılındaki çalışmalarının sonuçları bu bulguları destekler.
Ancak bu görüşe karşı olan çalışmalardan biri Jahangiri’nin 18-80 yaşları
arasındaki 120 birey üzerinde , cilt rengi ve diş rengi arasındaki ilişkiyi
incelediği gözlemsel çalışmadır. Bu araştırmada tedavi edilmemiş üst santral
dişlerin renk ölçümleri yapılıp beyazlık oranlarına göre 4 ana grup altında
toplanmıştır . Hastaların cilt renkleri makyaj renk tablosuna göre (True
Illusion ; L’Oreal , New York , ABD ) yine 4 ana gruba ayrılmıştır . Yapılan
karşılaştırmalar sonucunda cilt rengi ve diş rengi arasında anlamlı bir
korelasyon olmadığı sonucuna varılmıştır(41).
2. 10. 5. 2.GÖZ RENGİ
Hassel ve ark. 2008 yılında, 94 hasta ve 541 diş üzerinde yaptıkları renk
belirleme çalışmasında, hastaların göz rengi ile diş rengi arasında istatistiksel
olarak anlamlı bir ilişki olduğunu bulmuşlardır. Bu çalışmada, açık göz rengi
olanlarda daha yüksek L* değeri, bulunmuştur(41).
26 2. 10. 5. 3.SAÇ RENGİ
Hastaların göz, saç , cilt rengi ve cinsiyeti ile diş rengi arasındaki ilişkiyi
inceleyen araştırmanın sonucunda hastanın saç rengi ile diş rengi arasında
anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmacılar, Siyah saç ile
karşılaştırıldığında, kırmızı/sarı/kahverengi saç rengine sahip hastaların diş
renginin sarı/kırmızıdan çok sarı/yeşil değerlerde olduğunu tespit etmişlerdir.
2. 10. 5. 4.DİŞ ETİ RENGİ
Diş etinin rengi soluk pembeden mavimsi mora kadar renk çeşitliliği
gösterebilir . Dişetinin
rengi melanogenesise , epitelyal boynuzlaşma ve
epitelizasyon derinliğine bağlıdır. Nakashima tahmin edilen dişeti renginin
daha sarı/kırmızı , chroma olarak daha yüksek değerde olduğunu belirtmiştir
(41).
2. 10. 6.HASTANIN BEKLENTİSİ VE ALGISI
Dişlerin görüntüsünün beğenilmesi hem kültürel hem de kişisel faktörlere
bağlı olarak farklılık gösterebilir. Değerlendirmeyi yapan bireye bağlı olarak
görüntü memnun edici de olduğu kadar memnun etmeyici de olabilir . Bir
kültüre göre “güzel” olan bir görüntü başka bir kültüre göre “çirkin” olarak
algılanabilir.Oral bölge sosyal ortamlarda yüz yüze görüşmelerde önemli bir
rol oynamaktadır. Yetersiz ağız hijyeni veya çirkin dişler ilk dikkati çeken
27 noktalardır. Bundan dolayı bazı bireylerin dişlerininin mümkün olduğunca
parlak ve beyaz olmalarını istemeleri anlayışla karşılanmalıdır . Ancak bu
bireyler
dişlerin
beyazlık derecesinin
dudak
ve dişeti rengine göre
ayarlanması gerektiği konusunda bilinçlendirilmelidir . Yakın zamanda 540
katılımcı ile yapılan bir anket çalışmasında katılımcılara kendi diş renklerini
değerlendirmeleri istenmiş, elde edilen verilerin analizi sonucunda, oral bölge
estetiğini geliştirmek isteyen katılımcıların
büyük çoğunluğunun ortak
şikayetinin diş rengi olduğu tespit edilmiştir. İki yüz elli dört bireyin katılımı ile
gerçekleştirilen bir dental estetik anket çalışmasında, dişlerin görünümünün,
erkekler ile karşılaştırıldığında kadınlar için ve istatistiksel olarak anlamlı bir
şekilde gençler için daha önemli olduğu sonucuna varılmıştır.Buna ek olarak,
çok beyaz dişlerin güzel olduğu algısının yaşla birlikte azaldığı ve gençlerin
beyaz diş tercihinin daha yaşlı hastalara göre daha fazla olduğu bulunmuştur.
Bu çalışmanın sonuçlarına benzer olarak 150 birey ile yapılan çalışmada
daha yaşlı olan bireylerin gençlere göre daha koyu diş renklerini tercih ettiği
çalışmanın sonuçları ile uyumludur. Grosofsky ve ark. baş-boyun bölgesini
içeren
fotoğraflar
üzerinde
diş
renklerini
değiştirerek
çalışmaya
katılan bireylerden bu fotoğrafları çekicilik açısından derecelendirmelerini
istemişlerdir. Çekicilik derecesi ile diş beyazlığı arasında herhangi bir uyum
bulunamamıştır. Bu sonuç, dişleri beyazlatmanın, aslında çekiciliği arttırmak
açısından etkili olmadığını göstermiştir. Ancak diş beyazlatma özdeğerlilik ile
ilişkilendirilebilir. Ashworth ve ark. yaptıkları araştırmada , özellikle anterior
bölgeyi ilgilendiren kozmetik dental değişikliklerin kişisel gelişimi olumlu
yönde etkileme konusunda etkili olduğunu ortaya koymuşlardır. Birçok dişsiz
yetişkin
hasta
kaybedilmiş dişlerden ve yüzle oluşturulması gereken
28 uyumdan bağımsız olarak , yapılacak protezlerindeki dişlerin mümkün
olduğunca parlak beyaz olmasını isterler . Bu tür vakalarda dişhekimi
hastanın ihtiyaçlarını değerlendirip , en uygun renk seçimi için hastayı ikna
etme yolunu tercih etmelidir , ancak hastanın ikna olmadığı durumlarda
hastanın isteğine saygı gösterilip değerlendirilmelidir . Wulfman ve ark.
yaptıkları anket çalışmasında yaşla birlikte dental estetik dahil dış görünüm
ile ilgili kaygının azaldığını ve bu kaygının yerini genel sağlık kaygısı aldığını
bulmuşlardır.
Estetik olarak tatmin edici renge sahip protezlerin hazırlanması, hasta
ile dişhekiminin beklentilerinin farklı olduğu durumlarda hayal kırıklığı ile
sonuçlanablir(42).
2. 10. 7.DİŞ RENK SEÇİMİ
Diş rengi seçimi yapan gözlemcinin herhangi bir renk körlüğüne sahip
olmadığının bilinmesi çök önemlidir ve gereken durumlarda uygun testler
yapılarak öncelikle bu durum varlığı araşrırılmalıdır .
Renk eşleştirmesinde
restoratif ürünün üreticisi olan firmanın renk
rehberin kullanılmasına dikkat edilmelidir. Dişhekimi
ve diş teknisiyeni
tarafından farklı eşleştirme rehberleri kullanıldığında hata kaçınılmazdır .
Dişin
şeffaflığı ve konumunun renk üzerindeki etkileride göz ardı
edilmemelidir ; şeffaflık derecesi fazla olduğunda ve eşleştirme rehberindeki
renk örneği doğal dişlerden daha distalde tutulduğunda , hatalı olarak daha
gri tonda bir renk belirlenebilir . Dudakların , dilin , damağın ve dişetinin
renkleri
de dişlerin rengini etkilemektedir ; özellikle şeffaflığı fazla olan
dişler koyu bir zemin etkisi yaratan damak boşlukluğun önünde bulunduk-
29 larından , diş renginin daha da koyu algılanmasına neden olurlar .
Renk
eşleştirmesi
öncesinde
, üretici fırmanın önerdiği hazırlık
aşamalarının özenle uygulanmasına dikkat edilmelidir . koltukta dik konumda
oturan hastanın ağzının hekim göz seviyesinde olması , alt ve üst çene
dişlerinin birbirinden bir miktar ayrı tutulması ve dilin geride konumlanması
renk eşleştirmesinde önemlidir . Ayrıca dudak boyasının silinmesi ve göz
alıcı
renkteki
giysilerin nötr tonlardaki bir hasta önlüğü ile örtülmesi
önerilmektedir . Daha sonraki aşama ise tüm dişlerin pomza yardımıyla
temizlenmesi ve eklentilerin ortamdan uzaklaştırılmasıdır .
Renk değerlendirilmesi sırasında öncelikle renk boyutlarından değerin
belirlenmesi önerilmektedir. Her renk örneğinin skaladakı yerinden çıkarılıp
dişe yakın tutularak değerlendirilmesi ve ayrıca gözlerin kısık tutularak
dişe ve renk örneğine bakılması rengin doğru olarak algılanması açısından
önemlidir .
Gerçek renk yanlızca diffüz yansıma ile belirlenebilmektedir ; oysa
aynadakine benzer düzgün yansıma yanlış yönlendiricidir . Yüzeyde tükürük
tabakası bırakmak ise aynadakine benzer düzgün yansımanın diffüz
yansımaya
oranını
değiştirir
ve
renk eşleştirme
işleminin
hatalı
sonuçlanmasına neden olabilir.
İşlem sırasında gözün yorgunluğu nedeniyle oluşan hataları engellemek
amacıyla , gözlemcinin sık sık nötr tonlarda ( gri ) bir zemine veya dişte
bulunan renklerin tamamlayıcısı olan mavi gibi renklere kısa süre bakması
da önerilmektedir . Gözlemci bir eşleştirmeye baktığında ilk üç-beş saniyede
rengi doğru algılar . Daha uzun süre bakınca beynin rengi algılamasında
yanılma payı artar (43).
30 3. SONUÇ
Renk uyumunun sağlanması, estetik diş hekimliği alanında son derece
önemli bir konudur. Doğru renkte yapılmış bir restorasyon, hem hastayı
hem de hekimi son derece tatmin eder. Kullanılan materyal ve yöntemlerin
sağladığı imkanların sınırlı olması nedeniyle, en doğru renk seçimi birden
fazla yöntemin kombine edilmesi ile uygulanmalıdır. Dijital olarak veya
gözle
renk seçimi
yapıldıktan sonra fotoğraf çekilip diş şeklinin de
kaydedilmesi büyük önem taşır. Diş renginin belirleme işlemi sırasında
yöntem ve cihazlara , hastaya , odaya , koşullara , hekime ve hekim
algılamasına ilişkin pek çok dikkat edilmesi gereken unsur olduğu akılda
tutulmalıdır. Renk bilimi
hekimin ve teknisyenin algılama
kabiliyetini,
estetik anlayışını ve yeteneğini kapsayan geniş bir yelpazeye
sahiptir.
Diş renginin doğru seçimi doğal görünümlü bir restorasyon oluşturmada
en gelişmiş
restoratif yöntemlerin ve materiyallerin kullanılması kadar
önemlidir . Bu bağlamda diş hekimlerinin diş rengi belirlenmesi konusundaki
bilgilerini ve eğitimlerini yenilemeleri önerilmektedir .
31 4. ÖZET
Estetik diş hekimliğinin en önemli hedefi, sağlıklı bir diş yapısı ve güzel
bir gülüş estetiği sağlamaktır. Güzel bir gülüş estetiğinde en dikkat çeken
ayrıntı dişlerin rengidir. Estetik kaygısı olan hastaların çoğu daha parlak ve
beyaz dişlere sahip olmak beklentisi ile diş hekimlerine başvurmaktadır. Diş
hekimi bu istekleri değerlendirerek hastanın fiziksel ve psikolojik özelliklerine
en uygun diş rengini , belirlemek ve bu rengi diş teknisyenine doğru bir
şekilde iletmekle yükümlüdür . Ancak diş renginin belirlenmesi konusunda
hekimin
göz önünde bulundurması gereken birçok ayrıntı vardır . Tezde
diş renginin belirlenmesi sırasında ve en iyi renk uyumunun elde edilmesi
için nelere dikkat edilmesi gerektiği anlatılmıştır .
32 5 . KAYNAKLAR
1 - MC PHEE , E.R : Extrinsic
Coloration of ceramometal restorations .
Dental Clinics of North America , 1985, 29,4 , 645-646.
2 - MC LEAN , J.W. : The Science and Art of Dental Ceramics Volume :
1, Chicago : Quintessence Publishing Co Inc , 117-164.
3 – Brewer JD ,Wee A , Seghi R. Advances in color matching . Dent Clin
North Am 2004 , 48 , 341-358.
4 – Reis M.,
: Shade
Selection and
Colour , Report-Research and
Development Ivoclar-Vivadent ,2000, 13, 18-24.
5 – Fischer, J.,
Esthetics
and
Prosthetics
,
Quintessence books,
Germany ,1999, 31-70 , 71-100 .
6 – Combe, E. C., notes On Dental
Materials ,
fifth Edition – Churchill
Livingstone ,(Edinburg) , 1986, 39-46.
7 – O’Brien , W.J, Color Apperance ,
Dental
Materials
and
Their
Selection (Second Edition) ,Quintessence Books , Chicago, 1997, 25-37.
8 – Ubassy , G., Shape and Color ,
Quintessence Books , Hong kong
1993 ,17-23 , 41-47.
9 – Scharer, P., Rinn,L.A., Kopp, F.R.,Esthetic Guidlines for Restorative
Dentistry , Quintessence Publishing Co., Inc Chicago, 1983 ,13-26.
10 – Avery D.New shade-matching technology : The final piece of the shade
Communication puzzle J Dent Technol ,2003 ,20, 34-35
11 – Joiner A.Tooth color : a review of the literature . J dent 2004,32, 3-12.
12 – Hill AR. How we see color . In :McDonald R (ed). Color physics for
industry . Society of Dyers and colourists.Bradford, 1987 ,211-281.
33 13 – Russell MD , Gulfarz M, Moss BM. In vivo measurement of colour
Changes in natural teeth, J oral Rehabil 2000 ,27,786-792.
14 - Knispel G. Factors affecting the process of color matching restorative
Materials of natural teeth. Quintessence Int 1991, 22, 525-531.
15 – Bridgman I. The nature of Light and its interactoin with matter. İn:
Mcdonald R (ed.). Color physics for industry socity of Dyers and
Clourists. Bradford, 1987, 1-34.
16 – Shuwairi SM, Cronin – Golomb
A, MacCarley RW, O’Donnell BF.
Color discrimination in schizophrenia.Schizophr Res 2002,55,197-204.
17 – Wozniak WT , Moser JB. How to improve shade matching in the dental
Operatory. Council on Dental Materials, Instrument , and Equipment. J
Am Dent Assoc 1981,102, 209-210.
18 – Roges DF. Procedural elements for computer
graphics. 4th ed.,
McGraw-Hill Inc., Singapore ,1988, 383-410.
19 – Seghi RR. Effects of Instrument – measuring geometry on colorimetric
assessments of dental porcelains.J Dent Res 1990, 69,1180-1183.
20 – O’Brien WJ, Groh CL, Boenke KM. A new , small – color - difference
Equation for dental shades . J Dent Res 1990 ,69, 1762-1764.
21 – Dennison JB, Powers JM, Koran A. Color of dental restorative resins.
J Dent Res 1978,57,557-562.
22 – Rosentritt M, Esch J, Behr M, Leibrok A, Handel G, In vivo color stability
Of resin composite veneers and acrylic resin teeth in removable partial
Dentures . Quintessence Int 1998 ,29 ,517-22.
23 – Wee AG, Monaghan P, Johnston WM. Variation in color between
İntended matched shade and fabricated shade of dental porcelain.
J Prosthet Dent 2002 ,87 ,657-66 .
34 24 – Sato RR, Shiraishi A, Ishibashi K. Using a computer color matching
system . A newly developed spectrophotometer designed for clinical
application . Int J Prosthodont 1994 ,7, 50-58.
25 – Okubo SR, Kanawati A, Richards MW,
Childress S. Evaluation of
Visual and instrumental shade matching . J Prosthet dent 1998 ,80
642-648.
26 – Ko CC , Tantbirojn D, Wang T, Douglas WH. Optical scattering power
of characterization of mineral loss.J Dent Res 2000,79,1584-1589.
27 – Muia PJ. The four dimensional tooth color system . Quintessence
,Chicago,Illinois,ABD, 1985 ,11-13 .
28 – Ten Bosch JJ, Coops JC, Tooth color and reflectance as related to
Light scattering and enamel hardness. J Dent Res 1995,74,374-80.
29 – Hasegawa A, Ikeda I, Kawaguchi S. Color and Translucency of in
Vivo natural central incisors. J Prosthet Dent 2000,83,418-423.
30 – Jahangiri L, Reinhardt SB, Mehra RV, Matheson PB. Relationship
between tooth shade value and skin color :an observational study
. J Prosthet Dent 2002,87,149-152 .
31 – Cook WD,
McAree DC, Optical properties of esthetic restorative
Materials and natural dentition. J Biomed Mater Res 1985,19,469-488.
32 – Morley J. The esthetics of anterior tooth aging. Currt Opin Cosmet
Dent 1997,4,33-39.
33 – Uchida H, Vaidyanathan J, Viswanadhan T, Vaidyanathan TK. Colour
Stability of dental composites as a function of shade . J Prosthet Dent
1998, 79, 372-377.
34 – Koishi Y, Tanoue N , Atsuta M, Matsumura H. Influence of visible-light
35 exposure on colour stability of current dual-curable luting composites
J oral Rehabil 2002, 29 ,387-93 .
35 – O’Brien WJ, Hemmendinger H, boenke KM , Linger JB , Groh CL. Color
Distribution of three rejions of extracted human teeth. Dent Mater 1997,
13,179-185.
36 – Vallittu PK,
Vallittu AS, Lassila VP . Dental aesthetics-a survey of
Attitudes in different group of patients. J Dent 1996,24,335-338.
37 – Terry DA , Kabashigawa A. Anatomical form defines color : function ,
Form and aesthetics .Pract Proced Aesthed Dent 2002,14,59-67.
38 – Van Der Burgt, TP , Ten Bosch JJ, Borsboom PCF, Plasschaert AJ.
A new method for matching tooth colors with tooth standards. J Dent
Res 1985, 64, 837-841,
39 – Schwabacher WB, Goodkind RJ. Three dimensiyonal color coordinates
Of natural teeth compared with three shade guides . J Prosthet Dent
1990, 64, 425-431.
40 – Tung FF, Goldstein GR, Jang S, Hittelman E. The repeatability of an
İntraoral dental colorimeter. J Prosthet Dent 2002, 88,585-590.
41 - Hassel AJ, Nitschke I, Dreyhaupt J, Wegener I, Rammelsberg P, Hassel
JC. Predicting tooth color from facial features and gender: results from a
White elderly cohort. J Prosthet Dent 2008, 99, 101-6.
42 - Wulfman C , Tezenas du Montcel S, Jonas P, Fattouh J, Rignon-Bret C.
Aesthetic
demand
of
French
seniors : a
Large - scale
study.
Geriodontology 2010,27,266-71.
43 – Joiner A. Tooth color : A review of the literature. J Dent 2004,32,3-12.
36 ÖZGEÇMİŞ
1980 yılında
Tabriz-Iran’ da doğdum .
İlköğretim hayatımı Nour
ilköğretim okulunda tamamladım. 1995 yılında Pajouhesh lisesini bitirdim.
2008
yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazandım.
37 
Download

1237 - Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi