DERLEME (Review)
Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi
Cilt: 33, Sayı: 4, Sayfa: 52-58, 2009
Diş Hekimliğinde Renk Seçimi
Choice of Color in Dentistry
*Prof. Dr. Filiz Keyf, **Prof. Dr. Gülay Uzun, ***Dr. Sema Altunsoy
*Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı
**Hacettepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Diş-Protez Programı
***Bayındır Hastanesi
ÖZET
ABSTRACT
Hastaların estetik restorasyonlara sahip olması için
renk, yapı ve translusens gibi doğal dişlerdeki ana
özellikler oluşturulmalıdır. Diş hekimi rengin bilimsel esaslarını dikkate almalıdır. Renk ışığın fenomeni veya aynı objelerin farklılaşmasını sağlayan görsel
algılamadır. Rengin bağlı olduğu üç faktör vardır; gözlemci, obje ve ışık kaynağı. Bu üç faktörden herhangi
biri değişirse, rengin algılanması değişir. Diş hekimliğinde renk tespiti iki şekilde olabilir: görsel ve aletle.
Rengin standardize edildiği skalaların karşılaştırılmasıyla yapılan görsel renk tespiti, indirekt restorasyonların yapımı sırasında renk birliği için klinik diş hekimliğinde sıklıkla uygulanan metottur. Spektrofotometre
ise, görünen spektrumun bütün dalga boyu aralıklarında ışık yansımasını ölçerek önceden tespit edilen
skaladaki renk kodlarını tanımasıyla, dişlerin rengini rapor edebilen bir aygıttır. Rengin üç özelliği; ana
renk, yoğunluk ve parlaklıktır. Teknisyenle iletişimi
kolaylaştırmak için, diş hekimi ayrıntılarıyla bu terimleri ve anlamlarını bilmelidir. Bu makale, dişlerin renk
seçimindeki faktörleri ve laboratuar teknisyenine istenilen renk hakkında doğru bilginin aktarılması için
basit teknikleri anlatmaktadır.
The main features in a natural tooth that are color,
texture, and translucency must be reproduced to provide the patient with an esthetic restoration. The
dentist must consider the scientific basis of color.
Color is a phenomenon of light or visual perception
that permits the differentiation of identical objects.
There are three factors upon which color is dependent; the observer, the object and the light source. If
any of these three factors change, the perception of
the color change, too. Color determination in dentistry can be divided into two categories: visual and
instrumental. Visual color determination by comparison of the dental shade guide with a color standard
is the most frequently applied method in clinical dentistry for color communication during the fabrication
of indirect restoration. Spectrophotometer is a device that can report the color of the teeth in terms of
color codes of a predetermined shade guide by collecting the reflected light in all wavelengths of the visible spectra. The three characteristics of color are hue,
chroma, and value. To facilitate communication with
technicians, the dentist should thoroughly be familiar with these terms and their definitions. This article reviews the factors involved in shade selection for
prosthetic teeth and suggests simple techniques for
accurately transmitting the information about the
desired color to the laboratory technician.
ANAHTAR KELİMELER
Renk, yoğunluk, parlaklık, renk seçimi
KEYWORDS
Color, hue, chroma, value, color selection
53
GİRİŞ
Günümüzde restoratif diş hekimliğinde fonksiyonun yanında estetiğin sağlanması, restorasyonların doğal diş rengine uyumlu olması çok önemlidir. Doğal dişlerle uyumlu renkte restorasyon yapabilmek için renk seçimi kadar rengi doğru tanımlayabilmek önem taşır. Renk seçimi klinisyen
için zor ve titizlikle yapılması gereken bir işlemdir.
Metal-seramik ya da tam seramik restorasyonlarda doğru renk seçimi yapabilmek için ışığın yapısını, gözün ışığı nasıl algıladığını ve beynin renk
olarak nasıl yorumladığını anlamak gerekir.
Işık, dalga boyu nanometrelerle ifade edilen,
görünür bir elektromanyetik enerji olarak tanımlanır1. Işık spektrumundaki üç temel renk kırmızı, yeşil ve mavi-menekşe iken, opak (ışık geçirmez) pigmentlerin temel renkleri kırmızı, sarı ve
mavidir2.
Üzerlerine düşen ışığı yansıttıkları zaman cisimleri görür ve rengini söyleriz. Eğer ışık yoksa
renk de yoktur. Renk, görünür ışığın çeşitli dalga
boylarının absorbsiyonu ve yansımasıyla algılanır
(Şekil 1). Örneğin, siyah bir cisim görünür ışığın
tüm dalga boylarını tamamen absorbe ederken,
beyaz bir cisim görünür ışığın tüm dalga boylarını tamamen yansıtır. Sarı bir cisim ise kırmızı,
yeşil, mavi, çivit ve mor dalga boylarını absorbe
ederken sarıyı yansıtır1.
İnsan gözü, renkleri retina üzerine gelen ışığı algılayarak görür. Retinada konik hücreler ve
çubuk hücreler olmak üzere ışık algılayıcı iki tip
hücre bulunur. Rengin algılanmasından sorumlu
olan hücreler konik hücrelerdir. Üç tip konik hücre vardır ve her biri farklı rengin algılanmasından
sorumludur (kırmızı, yeşil ve mavi). Retina renk
skalasındaki bütün renklere aynı oranda hassas
değildir. Renk spektrumunun orta bölgesindeki
renklere daha fazla hassasiyet gösterir. Gözün en
hassas olduğu renk ise 550-570nm dalga boyundaki sarımsı yeşildir4,5 (Şekil 2).
Bütün renkleri düzgün bir şekilde ifade edebilecek sistemler geliştirilmiştir. Diş hekimliğinde
renkle ilgili yapılan çalışmalarda, Munsell renk
sistemi ve CIE renk sistemi olmak üzere iki renk
sistemi kullanılmaktadır.
ŞEKİL 1
İnsanların renk olarak algıladığı bazı dalga boyları
Rengin oluşması için bir uyarıcı, bu uyarıcıyı
alan ve değerlendiren bir yapı gerekmektedir. Işık
bir uyarıcı olarak cisme gelir, yansıyarak göze gider ve göz de bu uyarıyı beyindeki görme merkezine yollar3.
Bir dizi olay rengin farklı algılanmasına yol
açar. Bunlar gözlemci farkları, ışık kaynağı farkları, cismin büyüklüğündeki farklar, arka fon farklılığı, yönsel farklılıklardır. Örneğin büyük cisimlerin rengini daha parlak algılarız. Arka fon açıksa cisim daha mat ve koyu renkli, koyu ise parlak
ve açık renkli algılanır.
Özetle rengi etkileyen üç önemli faktör ışık
kaynağı, nesne ve gözlemcidir. Bu faktörler değişkendir ve herhangi biri değiştiği zaman renk
algısı değişmektedir.
ŞEKİL 2
İnsan gözündeki konik hücrelerin hassas olduğu dalga boylarıMinolta Co., Ltd (5)’den alınmıştır
54
Munsell renk sisteminde renkler, uzaysal olarak silindiriksel koordinatlarda gösterilmektedir.
Bu sistemdeki üç değişken, Munsell Hue (hue),
Munsell Value (lightness) ve Munsell Chroma
(saturation)’dır. HV/C şeklinde ifade edilir. Value silindirin ortasından geçen dikey eksen üzerinde değerlendirilir. En altta siyahtan başlayarak
en üstte beyaza kadar gri rengin tonlarını temsil eder. Hue bu silindirin çevresinde düzenlenmiştir. Munsell renk sisteminde, hue beş ana renge (mor, mavi, yeşil, sarı, kırmızı) ve beş ara renge (mor-mavi, mavi-yeşil, yeşil-sarı, sarı-kırmızı,
kırmızı-mor) ayrılmaktadır. Chroma ise yatay
yönde ve merkezden perifere doğru artmaktadır4-7 (Şekil 3).
ŞEKİL 3
Munsell renk sistemi-Phillips (9)’den alınmıştır
Munsell Renk Sistemi diş hekimliği literatüründe en çok kullanılan renk tanımlama sistemidir. Bu sistemde rengin üç sıfatı; ana renk, parlaklık ve yoğunluk olarak adlandırılır1, 8 (Şekil 4,5).
Ana renk (Hue): Bir eşyanın ana rengi kırmızı, yeşil, sarı gibi herhangi bir renk olabilir 1.
Diş hekimliğinde ana renk yaygın olarak Vita klasik renk skalasında (Vita Zahnfabrik, Bad Sackingen, Germany) A, B, C, D harfleriyle temsil edilmektedir2.
Parlaklık (Value): Parlaklık, bir cisimden geri
dönen ışığın miktarıdır. Munsell, parlaklığı siyahbeyaz bir skala olarak tarif etmiştir. Parlak cisimler daha az miktarda griye sahipken, düşük oranda parlaklığa sahip cisimler ise fazla miktarda griye sahiptir ve daha koyu görünür2. Dişlerin kolesinin parlaklık değerinin düşük olması sebebiyle
bu bölgelerde ana rengin değerlendirilmesi de oldukça güçtür.
ŞEKİL 4
Spektral dağılım eğrisi
Yoğunluk (Chroma): Ana rengin gücünü veya
pigment yoğunluğunu ifade eder. Yoğunluk ve
parlaklık ters orantılıdır. Yoğunluk arttığı zaman
parlaklık azalır. Yoğunluk Vita renk skalasında
numaralarla gösterilir1,2.
Vita skalası basitçe dört temel renge ayrılır.
A : Kırmızımsı kahverengi
B : Kırmızımsı sarı
C : Gri
ŞEKİL 5
Rengin üç boyutu-Minolta Co., Ltd. (5)’den alınmıştır
55
D : Kırmızımsı gri
A renginin beş alt tonu vardır. B, C ve D renkleri dört alt tona ayrılır.
Renk skalasını bir dişe tuttuğunuzda çabuk
karar vermek önemlidir. Çünkü, diş ve renk örneği bir süre sonra birbirine çok benzer görünmeye başlayacaktır. Gözler yorulduğunda nötral
bir gri zeminde dinlendirilmeleri gerekir2.
DİŞLERİN TRANSLUSENS VE
FLORESANS ÖZELLİKLERİ
Dişlerde ana renk, parlaklık ve yoğunluğun
dışında önemli olan diğer bir özellik de translusensidir. Dişler değişen translusens değerlerine
göre karakterize edilir. Translusensi, transparan
ve opak arasında bir derece olarak tarif edilebilir. Genellikle, bir kronun translusensinin artması
parlaklığının azalması anlamındadır.
Floresanslık, bir materyal tarafından ışığın
absorpsiyonu ve daha sonra uzun bir dalga boyunda yayılması olarak tarif edilebilir. Doğal dişler, özellikle dentin tabakasının organik madde
içermesi nedeniyle floresans özellik gösterir2. Bir
restorasyon doğal dişten farklı bir floresansa sahip olduğunda renk uyumsuzluğu ortaya çıkar1.
Floresans özellikli restorasyonlar daha parlak ve
canlı görünür. Bu nedenle, diş hekimliğinde porselenin yapısına floresans özelliğe sahip tozlar
ilave edilmektedir2.
DİŞLERİN RENK ÖZELLİKLERİ
Yeni sürmüş bir dişte mine tabakası çok opaktır. Mine daha fazla organik komponente sahiptir, daha az mineralizedir ve mine kristalleri arasındaki mesafe daha fazladır. Bu durum opasitenin artmasına sebep olur. Yüksek opasite sebebiyle genç dişlerde mine, ışığı yansıtma eğilimindedir. Dentindeki renk yoğunluğu, minenin maskeleyici etkisi sebebiyle daha düşüktür. Zamanla mine tabakası aşınarak incelir ve dentin daha
belirgin hale gelir. Minenin kalınlığı doğal olarak
kole bölgesinde en az, kesici kenarda en fazladır.
Buna göre, alttan dentinin yansıması sebebiyle
kole bölgesinde yoğunluk en fazlayken, kesici kenara doğru azalmaktadır2,9.
Dentinin kalınlığı, pulpa odasının hacmi ve
pulpa dokusunun canlılığı diş gelişiminin çeşitli
aşamalarında farklılık göstermektedir. Genellikle
13-19 yaşlar arasında kırmızı yoğunluğunun fazla olduğu pulpa odası oldukça geniştir. Sekonder
dentin oluşumuyla birlikte pulpa odası küçülür ve
yaşla birlikte daha az kırmızı hale gelir2.
Yaşlı dentin veya sklerotik dentin daha koyudur (yoğunluk değeri yüksek, parlaklık değeri düşüktür). Genç dentin daha kırmızı-sarıyken yaşlı dentin daha çok yeşil-mavidir9. İleri yaşlarda
dentin kırmızı-sarıdan sarıya doğru bir renk değişimine uğrasa da, yaşlı dişlerin rengi genç dişlerden daha kırmızıdır. Çünkü, aşınma sebebiyle
dentinin kırmızılığını örtebilecek çok ince ve parlak bir mine tabakası vardır.
Dişlerde en az parlaklık kole bölgesinde ve
daha sonra kesici kenardadır. Parlaklığın en fazla olduğu bölge dişin orta üçlüsüdür2.
Mamelonlar ve interproksimal kontakt alanları çok fazla translusensi gösterir. Translusensinin
en fazla olduğu dişler lateral dişlerdir2.
Dişlerin kole bölgesindeki ana renk daima,
orta üçlüdeki ve kesici bölgedeki ana renkten
daha kırmızıdır2. Bir ağızdaki tüm doğal dişlerin
ana rengi ve yoğunluğu aynı değildir. Doğal dişlerimizin herbiri farklı renk tonundadır. Kanin dişlerimiz hepsinden daha koyu tondadır. Ön grup
kesici dişlerimiz daha açık, azı dişlerimiz ise kanin ile kesici dişleri arasında bir renktedir.
Diş beyazlatma, dişlerin ana renginde, yoğunluğunda ve parlaklığında değişime sebep olmaktadır. Çünkü diş beyazlatma dehidratasyona ve hidroksiapatit kristalleri arasındaki pigmente organik
yapının azalmasına sebep olur. Dehidratasyon
mineyi opak hale getirir ve ışığın daha fazla yansımasına, dişin parlak görünmesine sebep olur2.
RENK SEÇİMİ
Renk analizi için iki metot kullanılmaktadır.
Bunlar görsel ve aletli renk analizidir10-12.
Görsel renk analizi, bir nesnenin renginin
renk standartları ile karşılaştırılmasıdır. Diş hekimliğinde renk analizi renk skalaları kullanılarak
56
görsel olarak yapılmaktadır. Görsel renk analizinin üç dezavantajı vardır10,13,14.
1. Renk skalalarındaki mevcut renkler yetersizdir.
2. Diş hekimleri arasında ve aynı bireyde günün farklı saatlerinde seçilen renkte tutarsızlıklar
olmakta, standardizasyon sağlanamamaktadır.
3. Elde edilen sonuçları CIE renk sisteminde
göstermek olanaksızdır.
Aletli renk analizi, optik aletlerle nesnenin
yansıttığı ışık analiz edilerek yapılmaktadır. Nesnelerin rengi hakkında tutarlı, güvenilir ve miktarsal veri sağlanır. Rengin homojen olmaması,
floresan etki ve metamerizm olasılığı, translusent
materyali etkiler. Bu nedenle aletle, translusent
materyaller üzerinde çalışırken bu kısıtlamalar gözönünde bulundurulmalıdır10,15,16. Kullanılan aletler kolorimetre ve spektrofotometredir.
Renk seçimi subjektif olduğu için her zaman
tutarlı sonuçlar almak zordur. Diş hekimleri arasında farklılıklar olduğu gibi, aynı diş hekiminin
farklı zamanlarda aynı rengi farklı şekilde algıladığı da bildirilmiştir. Rengin algılanmasına birçok değişken etki eder. Işık kaynağı, hastanın kıyafeti ve makyajı, renk seçiminin yapılacağı odanın rengi ve dişin yüzey özellikleri rengin algılanmasına etki eden faktörlerdir2.
Bir eşyanın algılanan rengi, eşyanın fiziksel
özelliklerinden, maruz kaldığı ışığın türünden,
diğer renkli objelerle olan ilişkisinden ve kişinin
subjektif değerlendirmesinden etkilenir. Dolayısıyla bir diş, değişik kişilere değişik ışık kaynakları altında farklı renkte görünebilir1 (Şekil 6). Bu,
ışık kalitesindeki farkın sonucudur. Renk seçiminde öncelikle, hastanın bulunduğu ortamdaki aydınlatma önemlidir. Laboratuar ve muayenehanede aynı ışık kaynakları kullanılmalıdır. Bu yaklaşım metamerizmi önlemeye yardımcı olacaktır.
5.500 K renk sıcaklığındaki gün ışığının ideal ışık kaynağı olduğu düşünülmektedir. Böyle
bir ışık beyaz ışığı meydana getirmek için gerekli
olan bütün ana renkleri (kırmızı, yeşil, mavi) eşit
miktarda içerir17.
ŞEKİL 6
Farklı ışık kaynaklarının spektral dağılımı
Öğle ile öğleden sonra üç arasındaki saatler
(12.00-15.00) renk seçimi için en iyi zamandır;
en iyi renk ısısı ve renk kalitesi elde edilir17.
Güneş ışığı, aydınlatma ve renk seçimi için
her zaman ideal değildir, günün farklı saatlerinde
değişkenlik gösterdiği için suni bir aydınlatma gerekli hale gelebilir. Suni ışık kaynakları da rengin
eşit dağılımını sağlamaz. En yaygın ışık kaynakları akkor flamanlı ve floresan lambalardır. Akkor
ışık kaynağında sarı-kırmızı, floresan ışık kaynağında ise mavi baskındır10.
Muayenehane ve laboratuarlarda aydınlatma
için, rengi düzeltilmiş floresan lambalar kullanılmalıdır ve renk sıcaklığı bütün çalışma alanında
5.500 K olmalıdır. Böylece renk seçimi için en
uygun aydınlatma sağlanmış olur17.
Aydınlatma koşullarının yoğunluğu da önemlidir. Şayet ışığın miktarı çok az ise ince detaylar
kaybolur ve göz ana rengi zor algılar hale gelir.
Genellikle muayenehanelerdeki tavan aydınlatması herşeyi görebilmek için yeterince yoğun değildir. Çok fazla yoğunluk ise gözlerin kamaşmasına
yol açar ve rengin tam olarak belirlenmesine engel
olur. Dental unit ışıkları renk seçimi için kullanılmamalıdır. Bunların çoğu, yüksek oranda kırmızısarı spektrumdaki ve düşük oranda mavi uçtaki
ışığı dışarı veren akkor ışıklardır ve göz kamaşması (parlama) oluşturarak gözleri yorar. Bu nedenle, bir dental ünit ışığının kullanımından sonra
hemen renk seçimi yapılması yanlıştır. Doğru bir
renk seçimi için 800 ile 2700 lux arasında aydınlatma sağlayan lambalar kullanılmalıdır2,18-20.
57
Doğal diş ve restorasyon yüzeyine gelen ışığın davranışı rengi etkilemektedir. Porselen restorasyonun üzerine düşen ışığın saçılma (scattering), geçirgenlik (transmission), emilim (absorbsion), yansıma (reflection) ve kırılma (refraction)
gibi fiziksel özellikleri restorasyonun rengini etkilemektedir10,15,18.
Doğal dişler ve tam seramik restorasyonlar
düzgün ve yaygın ışık geçirgenliğine izin verirken, metal destekli porselen restorasyonlar sadece düzgün ve yaygın yansımaya izin vermektedir
18,21
. Porselenin ana camsı yapısı ile içindeki kristallerin yoğunluğu rengi etkilemektedir. Kristallerin sayısı ve büyüklüğü yansıma ve kırılmaya etki
ederek opasiteyi değiştirmektedir22,23.
Porselen restorasyonların klinik uygulaması
kontur, okluzyon, renk düzeltmeleri, özel efektler
ve glaze’i içermektedir. Modifikasyonlar için genellikle yüzeysel boyalar kullanılır. Porselen restorasyonlarda uygulanan dış boyama, doğal diş
görünümünü ve renk derinliğini sağlayamaz ve
yüzeyde yansımalara neden olur. Ayrıca kromatik renkler ile yapılan düzeltmeler metamerizme
neden olabilir. Belli bir ışık altında aynı renkte
gibi görünen cisimler başka ışık altında farklı görülebilir. Bu olay metamerizm olarak adlandırılır. Bu nedenle renk seçimi bir güneş ışığı altında
olmak şartı ile en az üç-dört değişik ışık altında
yapılmalıdır. Ayrıca klinik ve laboratuar arasında bir aydınlatma standardizasyonu sağlanmalıdır. Aydınlatmanın standardizasyonunun sağlanması, genellikle hastanın ortamına benzer bir ortamda renk seçimi, metamerizm etkilerini azaltır24,25. Ayrıca prensip olarak dış boyalar major
renk modifikasyonları için değil karakterizasyon
için kullanılmalıdır10.
Porselen restorasyonlarda yüzey yapısı çok
önemlidir. Çok düz bir yüzey ışığın düzgün yansımasına neden olur ki, bu da restorasyona camsı bir görüntü verir. Oysa düzensiz bir yüzey ışığın yaygın yansımasına neden olur ve restorasyonlara daha doğal bir görünüm kazandırır10,18,26.
RENK SEÇİMİNDE GENEL PRENSİPLER
Renk seçiminde kullanılan sistem ne olursa olsun, bazı prensiplere uymak gerekir.
1. Hasta, hekimin göz seviyesinde olmalıdır.
Böylelikle retinanın renge en duyarlı kısmı
uyarılır.
2. Rengi tespit edilecek olan diş yüzeyi temiz olmalı ve yüzeydeki lekeler temizlenmelidir.
3. Muayenehanenin veya laboratuarın duvarlarının rengi, rengin algılanmasında önemli faktördür ve algılamayı değiştirebilir. Nötral gri
bunun için iyi bir renktir ve gözü dinlendirir.
4. Renk seçimi yapılırken skalalardaki renk örneğinin kesici kenarıyla dişin kesici kenarı baş
başa yerleştirilir. Böylece, renk örneklerinin etkili bir şekilde dişlerden izole edilmesi sağlanarak birbirlerinin renklerini yansıtmaları önlenir.
5. Güneş ışığının değişkenliği sebebiyle pencere
güneşlikleri kullanılabilir. Bu durumda aydınlatma 5500 K lik renk düzenleyici bir ışık kaynağıyla yapılmalıdır. Hastanın elbisesi gri bir
önlükle kapatılmalıdır.
6. Parlaklık (value) rengin belirlenmesinde en
önemli boyuttur.
7. Renk seçimi asla dental ünit ışığında yapılmamalıdır.
8. Renk seçimi tedavi öncesinde yapılmalıdır.
Aksi takdirde tedavi sırasında dehidratasyon
meydana gelir ve bu, parlaklığın artmasına
sebep olurken yoğunluk ve translusensinin
azalmasına sebep olur.
9. Göz yorgunluğu sebebiyle ilk ölçümler daima
en iyisidir. Dişlere 5 sn. den fazla bakılması
ana renkte sapmalara sebep olur.
10.Vita renk skalasına göre A1 ve B1 renklerinde yoğunluk çok düşüktür ve renk seçimi sırasında bu iki rengi ayırt etmek zordur.
11.Eğer ana rengi belirlemekte kuşkuya düşülüyorsa restorasyon A grubu bir renk seçilerek
yapılmalıdır. Çünkü dişlerin % 80’i A grubuna aittir.
12.Renk seçimi yapılırken farklı yönlerden bakılarak ışığın farklı açılardan nasıl yansıdığı belirlenmelidir.
Renk şemalarının kullanımı teknisyen ve hekim arasındaki iletişim eksikliğini azaltacaktır.
Dişlerin rengi, dentinin rengi ve onun üzerini
58
kaplayan minenin kalınlığıyla belirlenir. Dentinin
rengini belirlemek renk seçiminin ilk ve en önemli bölümüdür. Dentinin parlaklık ve yoğunluk değerleri ise minenin kalınlığına bağlıdır.
Renk seçiminde ve renklendirmenin yapımı
sırasında belli kurallara uyularak çalışıldığında
hekim ve teknisyen arasında daha iyi iletişim kurulabilir ve bunun sonucu olarak hastayı tatmin
edecek daha estetik sonuçlar alınabilir. Doğal dişin formuna ve rengine uygun çalışma yapılması
hastayı mutlu edecektir.
12. Davis BK, Aquilino SA, Lund PS, Diaz-Arnold AM,
Denehy GE. Subjective evaluation of the effect of porcelain
opacity on the resultant color of porcelain veneers. Int J
Prost 1990;3:567-572.
13. van der Burgt TP, ten Bosh JJ, Borsboom PC, Korsmit
WJ. A comparison of new and conventional methods for
quantification of tooth color. J Prosthet Dent 1990;63:155162.
14. Swepston JH, Miller AW. Esthetic matching. J Prosthet
Dent 1995;54:623-624.
15. Lichter JA, Solomowitz BH, Sher M. Shade selections:
Communicating with a laboratory technician. New York
State Dent. 2000;66:42-47.
16. Keyf F, Etikan İ. Evaluation of gloss changes of two
denture acrylic resin materials in four different beverages.
Dental Materials 2004;20:244-251.
17. Vryonis P. Aesthetics in Ceramics: Perceiving the Problem.
Perspectives in Dental Ceramics. Quintessence Publishing
Co., Inc. 1988, 209-218.
KAYNAKLAR
1. Rosenstiel SF, Land M, Fujimoto J. Contemporary Fixed
Prosthodontic. C.V. Mosby, 2001.
2. Fondriest J. Shade: Matching in Restorative Dentistry. The
Science and Strategies. Int J Periodontics Restorative Dent
2003;23:467-479.
3. Şen D, Gür H, Nayır (Pamuk) E. Dişhekimliğinde renk.
Dişhekimliğinde Klinik Dergisi 1996;3:139-144.
4. Phillips RW. Skinner’s Science of Dental Materials. 9 Ed.,
WB Saunders Comp. Philadelphia. 1991, 47-527.
5. Precise color communication, Minolta Co., Ltd. Japan
1994.
6. McLean JW. The Science and Art of Dental Ceramics.
Volume I. Quintessence Publishing Co, Inc. Chicago 1979,
19-153.
7. Horn DJ, Bulan-Brady J, Hicks ML. Sphere
spectrophotometer versus human evaluation of tooth
shade. J Endod 1998;24:786-790.
8. Pizzamiglio EA. A color selection technique. J Prosthet
Dent 1991;66:592-596.
9. Hasegawa A, Ikeda I, Kawaguchi S.
Color and
translucency of in vivo natural central incisors. J Prosthet
Dent 2000;83:418-423.
10. Altunsoy S. Farklı post-core materyalleri ve siman renkleri
kullanılarak, In-Ceram ve IPS Empress tam seramik
restorasyonlardaki renk değişikliğinin incelenmesi.
Doktora tezi Ankara 2001.
18. McLean JW. The science and art of dental ceramic.
Operative Dent 1991;16:149-156.
19. Sınmazışık G. Porselen restorasyonlarda renk seçimi.
Dişhekimliğinde Klinik Dergisi 2006;2:1-8.
20. Shillingburg HT, Hobo S, Whitsett LD, Jacobi R, Brackett
SE. Fundamentals of Fixed Prosthodontics. Quintessence
Publishing Co., Inc. 1997, 419-431.
21. McLean JW. The Science and Art of Dental Ceramics.
Volume II. Quintessence Publishing Co, Inc. Chicago
1980, 219-209.
22. Uzun G, Keyf F, Altunsoy S. The effects of different
cement colors on the final color of In-Ceram ceramic
restoration. Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi
2006;30:85-90.
23. Altunsoy S, Uzun G, Keyf F. Effect of different post-core
materials on the final color of In-Ceram and IPS Empress
ceramic restorations. Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi
Dergisi 2006;30:3-12.
24. Zaimoğlu A, Can G. Diş hekimliğinde Maddeler Bilgisi.
Ankara 1993.
25. Bayındır F, Wee AG. Diş rengi seçiminde bilgisayar
destekli sistemlerin kullanımı. Hacettepe Dişhekimliği
Fakültesi Dergisi 2006;30:40-46.
26. IPS Empress, Working procedures, Ivoclar, Schaan,
Liechtenstein.
11. Hasegawa A, Ikeda I, Kawaguchi S. Color and translucency
of in vivo natural central incisors. J Prosthet Dent
2000;83:418-423.
Geliş Tarihi : 15.07.2009
Kabul Tarihi : 14.12.2009
Received Date : 15 July 2009
Accepted Date : 14 December 2009
İLETİŞİM ADRESİ
Prof. Dr. Filiz KEYF
Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Ankara
Telefon: 03123052240 Faks: 03123113741 E-Mail:[email protected]
Download

Diş Hekimliğinde Renk Seçimi Choice of Color in Dentistry