ISSN: 2147-1045
TıpHD
TIP HUKUKU DERGİSİ
JOURNAL OF MEDICAL LAW
İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ
TIP HUKUKU ARAŞTIRMALARI BİRİMİ
YAYINI
NİSAN 2014
YIL: 3 S: 5
Tıp Hukuku Dergisi
Journal of Medical Law
“Hakemli Dergidir” / “Peer reviewed Journal”
Yıl 2014 Sayı 5
Year 2014 Issue 5
Yayın Sahibi / Publisher: Legal Yayıncılık A.Ş. adına Sahibi ve Genel
Yayın Yönetmeni On Behalf of Legal Yayıncılık INC. Publisher and Executive Editor Av. /
Aal. Lütfürrahman BAŞÖZ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Responsible Manager: Av./Aal. Ramazan ÇAKMAKCI
Yayımcının Adı /
Name of Publishing Company: Legal Yayıncılık A.Ş.
Basımcının Adı / Printed by: Net Kırtasiye Tanıtım ve Matbaa San. Tic. Ltd.
Şti (Net Copy Center)
(Sertifika No./Certificate No. 13723)
Tel. 0212 249 40 60
Basıldığı Yer / Place of Publication: İnönü Cad. Beytülmalcı Sk. No: 23/A
Gümüşsuyu/Beyoğlu-İstanbul
Basım Tarihi / Publication Date: 2014
Yönetim Yeri /Place of Management: Bahariye Cad. No: 63/6 Kadıköy/İstanbul
Tel. 0216 449 04 86 Faks/Fax: 0216 449 04 87
(Sertifika No. / Certificate No. 27563)
E-posta / E-mail: [email protected]
URL: www.legal.com.tr
Yayın Türü / Type of Publication: Bu dergi yılda iki sayı olarak yayımlanan yerel,
süreli, hakemli bir hukuk dergisidir/
This journal is a peer-reviewed national law
journal published two times in a year
ISSN: 2147-1045
Dergiye yapılan atıflarda “TıpHD” kısaltması kullanılmalıdır.
For citations please use the abbreviation: “TıpHD”
Katkıda bulunmak isteyenler için iletişim bilgileri/
All correspondence concerning articles and other submissions should be
addressed to:
E-mail: [email protected]
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Tel: (216) 449 04 85 – 449 04 86 Faks: (216) 449 04 87
Bu dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlara aittir.
Articles published in this journal represent only the views of the contributors.
Copyright © 2014
Tüm hakları saklıdır. Bu yayının hiçbir bölümü, Legal Yayıncılık A.Ş. ile Prof.
Dr. Dr. h.c. Hakan Hakeri’nin yazılı izni olmadan, fotokopi yoluyla veya
elektronik, mekanik ve sair suretlerle kısmen veya tamamen çoğaltılamaz,
dağıtılamaz, kayda alınamaz.
All rights reserved. No part of this publication may be copied, reproduced,
stored in a retrieval system, or transmitted, in any form or by means, without
the prior expressed permission in writing of the Legal Yayıncılık INC. and
Prof. Dr. Dr. h.c. Hakan Hakeri.
TIP HUKUKU DERGİSİ
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Tel: (216) 449 04 85 – 449 04 86 Faks: (216) 449 04 87
İnternet adresi: www.legal.com.tr / E-posta: [email protected]
EDİTÖR/EDITOR IN CHIEF
Prof. Dr. Dr. h.c. Hakan Hakeri
YAYIN KURULU/EDITORIAL BOARD
Prof. Dr. Refik Korkusuz
Prof. Dr. Hamdi Tutkun
Doç. Dr. Fatih Yağmur
Doç. Dr. Özlem Yenerer Çakmut
Doç. Dr. Ümit Gezder
Yrd. Doç. Dr. Murat Tumay
Yrd. Doç. Dr. Murat Aydın
Yrd. Doç. Dr. Halid Özkan
DANIŞMA KURULU/ADVISORY BOARD
Prof. Dr. Dr. h.c. Yener Ünver
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Mehmet Ayan
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Ramazan Çağlayan
Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Faik Çelik
İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi
Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Murat Doğan
Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Haluk İnce
Adli Tıp Kurumu
Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Hans Lilie
Martin Luther Üniversitesi, Tıp-Etik-Hukuk Merkezi Müdürü
Prof. Dr. Erdem Özkara
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Bruce Patsner
Houston Üniversitesi Tıp Hukuku Enstitüsü
Prof. Dr. Henning Rosenau
Augsburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Pervin Somer
Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Sadık Söğüt
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi
Prof. Dr. Zafer Zeytin
Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Yrd. Doç. Dr. Yahya Deryal
Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi
TIP HUKUKU DERGİSİ YAYIN İLKELERİ
PUBLICATION AND SUBMISSION REQUIREMENTS OF
JOURNAL OF MEDICAL LAW
1. Tıp Hukuku Dergisi, yılda iki sayı olarak yayımlanan hakemli
bir dergidir.
Journal of Medical Law is a peer-reviewed journal published two
times in a year.
2. Dergi’de yayımlanabilecek yazılar, Tıp Hukuku alanını
ilgilendiren içerikte her türlü makale, karar incelemesi ve kitap incelemesi ile çevirilerdir. Yazıların dili, Türkçe veya diğer Avrupa dilleridir.
This is a journal of law focusing on legal issues concerning
medical law. Articles, case notes and comments, discussions of
legislative development, book reviews and other similar type of papers
which are written in Turkish and in other European languages are
welcome.
3. Dergi’de yayımlanmak üzere gönderilen yazılar başka bir yerde
yayımlanmamış ya da yayımlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır.
Articles that will be sent to the editor should not be published
elsewhere, nor be submitted to other journals simultaneously.
4. Yazılar Microsoft Word (Microsoft Office 98 ve üzeri versiyonlar) formatında (.doc veya.docx dosya uzantılı olarak) yazılmış olmalıdır. Ayrıca yazılar, aşağıdaki şekil şartlarına uygun olarak kaleme alınmış olmalıdır:
Kağıt boyutu: A4
Üst: 2, 5 cm; Alt: 2, 5 cm; Sol: 2 cm; Sağ: 2 cm
Metin: Times New Roman, 12 punto, 1.5 satır aralığı, iki yana yaslı
Dipnotlar: Sayfa altında, Times New Roman, 10 punto, 1 satır aralığı, iki yana yaslı
Articles should be submitted as Microsoft Word (either with.doc
or.docx file extensions) documents (Microsoft Office 1998 or higher
versions). Articles should be written according to the following style
guidelines:
Paper size: A4
Top: 2.5 cm; Bottom: 2.5 cm; Left: 2 cm; Right: 2 cm
VIII
Text body: Times New Roman, 12 points, at 1.5 line spacing, justified
Footnotes: Times New Roman, 10 points, at 1 line spacing, justified
5. Her yazı, kaydedildiği bir CD ile ya da elektronik posta yolu ile
Microsoft Word formatında editöre teslim edilmelidir. Yazının basılı
olarak teslimi gerekmemektedir.
Softcopy of the article either on a CD or as an attached Microsoft
Word Document via e-mail should be submitted to the editor. There is no
need to submit any hardcopy of the article.
6. Yazıyla birlikte yazarın (veya yazarların) adına, unvanına, çalıştığı kuruma, açık adresine, kolay ulaşım sağlanabilecek telefon numaralarına ve elektronik posta adreslerine ilişkin bilgiler de editöre ulaştırılmalıdır.
The name (s), formal position (s), institutional affiliation (s) and
contact details (especially e-mail (s)) of the author (s) must be clearly
included with the submission to the editor.
7. Dergi’ye gönderilen makaleler Türkçe ve İngilizce başlık ile
hem İngizce hem de Türkçe özet kısmı içermelidir.
Each submission should contain a Turkish and an English Title, as
well as an Abstract part in Turkish and English.
8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve İngilizce uygun anahtar kelimeler bulunmalıdır.
All articles should be accompanied by a sufficient number of keywords in Turkish and English that reflect the content of the article.
9. Dergi’ye gönderilen makalelerde kullanılan kaynaklar, makale
sonunda kaynakça olarak alfabetik sırada verilmiş olmalı ve kullanılan
kaynaklar dipnotunda veya metin içerisinde kısa olarak yer almalıdır.
All references cited in the text should be numbered in the order of
mention in the text and should be given in abbreviated form in footnotes.
They should be listed in full form at the end of the article in an alphabetically arranged bibliography as well.
IX
10. Dergi’ye gönderilen makalelerin yazım bakımından son denetimlerinin yapılmış olduğu ve basılmaya hazır olarak verildiği kabul edilir.
All submissions are regarded as ready to publish and already
proofread by the author himself.
11. Yayım Kurulu’nda ilk değerlendirilmesi yapılan makaleler,
anonim olarak hakeme gönderilecek, hakemden gelen rapor doğrultusunda makalenin yayımlanmasına, hakemden gelen rapor çerçevesinde
düzeltme istenmesine ya da yayımlanmamasına karar verilecek ve yazar
durumdan en kısa zamanda ve genellikle e-posta yolu ile haberdar edilecektir. Tamamlanmış veya düzeltilmiş yazı, Yayım Kurulu’nca, tekrar hakeme gönderilebilir.
Initial assessment of the articles will be done by the editorial board.
After the assessment is completed, the articles will be sent to an anonymous
peer reviewer. In accordance with reviewer’s report, amendments may be
done or the article may be decided not to be published. After the amendments are completed, the article may be sent to peer reviewer again, by the
editorial board.
12. Dergi, hakemin yazarı bilmemesi esasına (kör hakemlik)
dayanır. Hakeme gönderilecek makalelerde de yazarın kimliğine ilişkin bilgilerin gizliliği sağlanır.
All articles submitted are subject to a blind peer review. The identity of the author (s) and reviewer (s) will not be revealed to the other party.
13. Dergi basıldıktan sonra ilgili sayının yazarlarına ve bu sayıda
hakemlik yapmış olanlara ücretsiz olarak gönderilir.
Free copies of the of the published issue will be sent both to the
author (s) and to the reviewer (s).
EDİTÖRDEN…/FROM THE EDITOR…
BU SAYIYI OKUMAK İÇİN 8 NEDEN:
Dergimizin 5.sayısıyla karşınızdayız.
Derginin disiplinlerarası olma özelliği nedeniyle, sadece hukukçuların değil, sağlık mesleği mensuplarının da katkısını çok arzuluyoruz. Tüm
sayılarımız içinde ilk defa bu sayıda sağlık mesleği mensuplarından bu
kadar fazla çalışma geldi. Hepsinin de nitelikli olduğunu düşündüğüm bu
çalışmalar dergimizin de disiplinlerarası olma niteliğini güçlendiriyor.
Bu çerçevede, Travmatik Diyafragma Rüptürlerin Erken Tanısının
Malpraktis Açısından Önemi, Hemşirelik Uygulamalarında Etik İdeallerHukuksal Gerçekler ve Hemşirelerin Türk Ceza Kanunu'nun Hemşirelik
Uygulamalarına Yönelik Maddeleriyle İlgili Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi konulu çalışmalar sağlık mesleği mensupları tarafından hazırlanmış ve doğrudan uygulamayla bağlantılı ve bu anlamda biz hukukçulara da yol gösterici nitelikteki çalışmalardır.
Gebelikte Yapılan Prenatal Tarama Testleri ve Bu Testlere İstinaden Uygulanan Girişimsel Tanı Yöntemlerinin Hukuki Boyutu konulu
çalışma da gerek kapsamı ve gerekse tıp hukukunun çok güncel konularından birisini oluşturan genetik teşhislere ilişkin olması nedeniyle çok
yararlanılacağını düşündüğüm bir çalışma.
Hekim ve Eczacının İlacın Kullanılmasından Kaynaklanan Yasal
Sorumluluğu başlıklı çalışma da genç tıp hukukçusu iki meslektaşımızın,
pek ele alınmayan bir konuyu ayrıntılı olarak incelediği önemli bir çalışma.
Keza Genital Muayene Suçu da yeni Türk Ceza Kanunu ile sevk
edilen yeni bir suç tipi olması nedeniyle de incelenmeye değer bir suç
tipi. Çalışmanın yazarı da konuya ilişkin ayrıntılı bir çalışma yapmış bulunuyor. Konu bütün boyutlarıyla ele alınmış ve yazar kendi somut önerilerini de isabetli bir biçimde ortaya koymuştur.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin çalışkan araştırma görevlilerinden Feyzan Özbay'ın embriyonik kök hücre çalışmalarının insan onuru ile ilişkisini ele aldığı ingilizce çalışmasını yayınlamaktan da büyük memnuniyet duyduğumu belirtmeliyim.
Son makalemiz de sahadan. Üç avukat meslektaşımız yine tıp hukukunun önemli konularından birini oluşturan aydınlatma ve ispat
sorununu ele almış bulunuyor.
Özellikle tıp hukuku derslerinde tartışılabilecek vakalar konusunda
sıkıntı çekildiğini hepimiz biliyoruz. Bu sıkıntıyı aşmak için önümüzdeki sayıda çok sayıda vaka hazırlığı yapıyoruz. Sizlerden de vakalar
gelirse, onları da yayınlamaktan memnuniyet duyarız.
Dergimizin bir sayısını tıp hukukunun insan haklarıyla bağlantılı
sorunlarına ayırmak istiyoruz.. Önümüzdeki sayı için bu konuya ilişkin
çalışmaları bekliyoruz.
Bir sonraki sayıda görüşmek üzere sağlıklı günler...
Prof. Dr. Dr. h.c. Hakan HAKERİ
Editör
TIP HUKUKU DERGİSİ
Sayı 5 / Yıl 2014
İÇİNDEKİLER
Travmatik Diyafragma Rüptürlerin Erken Tanısının Malpraktis Açısından
Önemi
Dr. Günhan CAN
Doç. Dr. Acar AREN
Op. Dr. Mehmet Emin GÜNEŞ
Op. Dr. Mert Mahsuni SEVİNÇ
Op. Dr. Ekrem ÇAKAR
Op. Dr. Türkan DÜBÜŞ.......................................................................................... 17
Gebelikte Yapılan Prenatal Tarama Testleri ve Bu Testlere İstinaden
Uygulanan Girişimsel Tanı Yöntemlerinin Hukuki Boyutu
Yard. Doç. Dr. Hilal YENER COŞKUN .................................................................. 25
Hekim ve Eczacının İlacın Kullanılmasından Kaynaklanan Yasal
Sorumluluğu
Yard. Doç. Dr. Ahmed Kürşat ERSÖZ
Yard. Doç.Dr. Halid ÖZKAN .................................................................................. 63
Hemşirelik Uygulamalarında Etik İdealler – Hukuksal Gerçekler
Yard. Doç. Dr. Nuran GENÇTÜRK
Yard. Doç. Dr. Fatma AY...................................................................................... 103
Genital Muayene Suçu (TCK 287)
Araş. Gör. N. Kemal TOPÇU................................................................................ 115
Hemşirelerin Türk Ceza Kanunu’nun Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik
Maddeleriyle İlgili Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi
Özlem AKIN YILMAZ
Ülkü BAYKAL
Volkan ZEYBEK
Erdem ÖZKARA .................................................................................................... 145
The Relationship between Research on Embryonic Stem Cells and Human
Dignity under Turkish Legislation
Araş. Gör. Feyzan ÖZBAY .................................................................................... 165
Hastanın Aydınlatılması Noktasındaki Şekil Serbestisinden İleri Gelen
İspat Problemleri
Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Av. Ceyda KARAOĞLAN
Av. Tolga ULUAY.................................................................................................. 179
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ................................................... 195
LEGALBANK ABONELİK FORMU........................................................................ 196
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
JOURNAL OF MEDICAL LAW
Issue 5 / Year 2014
CONTENTS
The Role of Early Diagnose of Traumatic Diaphragmatic Rupture to
Prevent Malpractice
Dr. Günhan CAN
Assoc. Prof. Acar AREN
Op. Dr. Mehmet Emin GÜNEŞ
Op. Dr. Mert Mahsuni SEVİNÇ
Op. Dr. Ekrem ÇAKAR
Op. Dr. Türkan DÜBÜŞ.......................................................................................... 17
Legal Dimension of the Prenatal Screen Tests and Procedural Diagnosis
Methods Referring to These Tests During the Gestation
Asst. Prof. Dr. Hilal YENER COŞKUN................................................................... 25
Legal Liabilities of the Doctors and the Pharmacists for Using Medicine
Asst. Prof. Dr. Ahmed Kürşat ERSÖZ
Asst. Prof. Dr. Halid ÖZKAN.................................................................................. 63
Ethics Ideals- Legal Facts in Nursing Aplications
Asst. Prof. Dr. Nuran GENÇTÜRK
Asst. Prof. Dr. Fatma AY....................................................................................... 103
Crime of Genital Examination (Article 287 of the Turkish
Criminal Code)
Res. Asst. N. Kemal TOPÇU ................................................................................. 115
Determination of the Knowledge Level of Nurses Related to Nursing
Practice Applications Articles of the Turkish Criminal Code
Özlem AKIN YILMAZ
Ülkü BAYKAL
Volkan ZEYBEK
Erdem ÖZKARA .................................................................................................... 145
The Relationship between Research on Embryonic Stem Cells and Human
Dignity under Turkish Legislation
Res. Asst. Feyzan ÖZBAY...................................................................................... 165
Evidencing Issues Arising from the Freedom of form in Informing the
Patients
Atty. Gönenç GÜRKAYNAK
Atty. Ceyda KARAOĞLAN
Atty. Tolga ULUAY ............................................................................................... 179
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS..................................... 195
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL
DATABASE ............................................................................................................... 196
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
TRAVMATİK DİYAFRAGMA RÜPTÜRLERİN ERKEN
TANISININ MALPRAKTİS AÇISINDAN ÖNEMİ
(THE ROLE OF EARLY DIAGNOSE OF TRAUMATIC DIAPHRAGMATIC RUPTURE
TO PREVENT MALPRACTICE)
Dr. Günhan CAN*
Doç. Dr./Assoc. Prof. Acar AREN*
Op. Dr. Mehmet Emin GÜNEŞ*
Op. Dr. Mert Mahsuni SEVİNÇ*
Op. Dr. Ekrem ÇAKAR*
Op. Dr. Türkan DÜBÜŞ*
ÖZET
Travmatik diyafragma yaralanmalarına erken tanı konulması güçtür ve yıllar sonra bile ciddi sorun yaratabilir. Özellikle sol tarafta olan
diyafragma rüptürlerinde komplikasyonlar daha sıktır. İçi boş organ
herniasyonu sonucu strangülasyon, perforasyon oluşur ve hayatı tehdit
eder. Bu çalışmanın amacı diyafragmatik yaralanmalar ışığında tecrübelerimizi paylaşmaktır. Metot: 2007-2013 yılları arasında İstanbul Eğitim
ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 13’ ü delici kesici alet,
1’ i ateşli silah, 1 olgu ise künt travmaya bağlı 15 travmatik diyafragma
rüptür olgusu retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: En sık şikayet göğüs ağrısı ve nefes almada güçlüktü. Olguların 2’ si sağ, 13’ ü sol
taraftaydı. Sadece 1 olguya ameliyat öncesi çekilen Akciğer grafisi ile
tanı konuldu. Geri kalan tüm olgularda yaralanma görüntüleme yöntemleriyle saptanamamıştır. Bu olgularda tanı ameliyat esnasında konmuştur. 6 olguda diyafragma rüptürüne eşlik eden başka organ yaralanması
tespit edilmemiş, geri kalan 9 olgunun 3’ ünde mide, 2’ sinde karaciğer,
2’ sinde dalak yaralanması, 2’sinde multi organ yaralanması tespit edilmiştir. Mortalite gelişmemiştir. Sonuç: Diyafragma yaralanmalarının
preoperative tanısı çok güçtür. Torakoabdominal yaralanması olan hasH
Hakem denetiminden geçmiştir.
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
*
18
Travmatik Diyafragma Rüptürlerin Erken Tanısının Malpraktis Açısından Önemi
talarda diyafragma yaralanması akılda tutulmalıdır. Tüm olgular özellikle sol diyafragma yaralanmalarında laparoskopik tanı önemlidir. Hastalara bu konu ile ilgili aydınlatılmış onam imzalatılmalıdır. Bu işlemi
kabul etmeyenlerden aynı onamı reddettiğini belirten yazı ve imzası
alınmalıdır. Aksi halde cerrahlar atlanmış bir diyafragma rüptürü nedeniyle malpraktisle suçlanabilinirler.
Anahtar Kelimeler: Delici kesici alet yaralanma, Diyafragma
rüptürü, Aydınlatılmış onam, Malpraktis
ABSTRACT
Traumatic diaphragmatic ruptures may be misdiagnosed, thus may
cause serious problem even years after the initial presentation. The
complications are more common if the rupture occurs on the left
diaphragm. Sometimes the herniation of hollow organs may cause
strangulation or perforation and may be life-threatening. The purpose of
the present study is to share our experience regarding diaphragmatic
wounds. Methods: 13 patients with stab wounds, 1 with gun shoot and 1
blunt trauma causing totally 15 traumatic diaphragmatic ruptures treated
at General Surgery Clinic of İstanbul Training and Education Hospital
between 2007 and 2013 were evaluated retrospectively. Results: Most
common complaints were difficulty in breathing, and abdominal and
chest pain. Localization of the injury was on the left side of the
diaphragm in 13 patients and on the right side in 2 patients. Only 1 case
was diagnosed preoperately, by plain chest X-ray. All diagnostic
investigation revealed no diaphramatic injury in 14 cases and the
diagnosis made during the laparotomy or diagnostic laparoscopy.İn 6
cases there was no other injury then the diaphragmatic rupture. The
most injured organs besides the diaphragm were stomach (in 3 cases),
liver (in 2 cases), spleen(in 2 cases) multitrauma in 2 cases. There was no
mortality.Conclusion: Preoperative diagnosis of diaphragmatic injury due
to a stab wound is difficult. These patients highly probably have visceral
organ injuries in addition to diaphragmatic injuries. Diaphragmatic
injuries should be kept in mind in patients with thoracoabdominal
penetrating injuries. Left sided injuries should diagnosed with laparoscopy
or thoracoscopy. An informed concept should be signed by the patients
about this issue. If the patients refuse the procedure, they should sign the
same informed consent and declare that that they rejected the procedure.
Otherwise because of misdiagnoised diaphragmatic rupture, the doctors
could be accused of malpractice.
Keywords: Stab wound, diaphragmatic injury, informed consent,
malpractice
***
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
G. CAN - A. AREN - M. E. GÜNEŞ - M.M. SEVİNÇ - E. ÇAKAR - T. DÜBÜŞ
19
“...Geç travmatik diyafragma rüptürü genellikle boğulmuş
hernilerle karşımıza çıkar ve yüksek oranda mortaliteye neden olabilen
bir durumdur ve bu yüksek oran beraberinde adli açıdan sorunlar getirmektedir. Toraks veya batına künt travma öyküsü hastalarda eşlik eden
başka organ yaralanması yoksa erken dönemde diyafragma rüptürü tanısı
koymak güçtür. Torakoabdominal delici kesici alet yaralanmalarında
eşlik eden organ yaralanmaları nedeniyle diafragma rüptürünü saptanma
olasılığı yüksektir. Ancak eşlik eden organ yaralanması olmadığında
gözden kaçabilmektedir. Spesifik tanı yönteminin olmaması tanıyı güçleştirmektedir. Tüm tetkiklerle tanı koyulamamışsa mutlaka hastaların
ameliyat onamı alınarak tanısal laparoskopi yapılmalıdır. Eğer hasta, tanı
amaçlı yapılacak bu işlemi kabul etmezse;işlemi kabul etmediğine ve
hastalığın ciddiyeti hakkında bilgi verildiğine dair aydınlatılmış onamı
alınmalıdır. Çünkü diyafragma rüptürü tedavisi yapılmadığı zaman
mortal seyredebilen boğulmuş diyafragma hernilerine neden olmaktadır.
Hekimler atlanmış bir diyafragma yırtığı nedeniyle, malpraktisle suçlanabilinirler. Bu onamların alınmasının hekimlerin elini hukuki açıdan
güçlendireceği kanısındayız.
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Issue: 5 / Year: 2014
H
GEBELİKTE YAPILAN PRENATAL TARAMA TESTLERİ VE
BU TESTLERE İSTİNADEN UYGULANAN GİRİŞİMSEL TANI
YÖNTEMLERİNİN HUKUKİ BOYUTU
(LEGAL DIMENSION OF THE PRENATAL SCREEN TESTS AND PROCEDURAL
DIAGNOSIS METHODS REFERRING TO THESE TESTS DURING THE
GESTATION)
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Hilal YENER COŞKUN*
ÖZET
Günümüzde gebelik takibinin rutin bir parçası olarak, gebe kadınlara prenatal tarama testleri önerilmekte ve uygulanmaktadır. Tanı koymak için yeterli olmayan sadece risk saptamaya imkan veren bu testler
sonucunda, anne karnındaki ceninde kromozom anomalisi görülme olasılığının yüksek çıktığı hallerde, gebe kadına genellikle amniyosentez
olmak üzere değişik girişimsel tanı yöntemlerinin uygulanması önerilebilmektedir. Bu konuda karar verme yetkisi tamamı ile gebe kadında
bulunmakla birlikte, hekimin aydınlatma ve müvekkilinin menfaatlerini
koruma yükümlülüğünü tam anlamı ile yerine getirmesi halinde, gebe
kadın kendi kaderini sağlıklı olarak belirleme imkanı bulacaktır. Zira,
girişimsel tanı yöntemlerinin belli oranlarda gebelik kaybına neden olması mümkündür. Bu oranlar tıp alanında tolere edilebilir bir risk olarak
görülmesine karşın, hukuk alanında önemli ihtilaflara yol açabilecek
niteliktedir. Bu sebeple hekimin gebe kadının menfaatlerini gözetmesi,
tarama testleri, girişimsel tanı yöntemlerinin uygulanması ve gebeliğin
sonlandırılması aşamalarının her birinde hastasını detaylı olarak aydınlatması, bilgilendirilmiş onamını alması olası ihtilafları ciddi şekilde
azaltacaktır. “Cenin(Fetus) Hakları” sadece ülkemizde değil tüm dünyada netlik kazanmamış, gri kalmış bir alandır. Yaşam hakkı ve yaşam
hakkına müdahale konuları; tıbbi, hukuki, etik ve dini boyutları nedeni
ile üzerinde tam bir uzlaşıya varılabilecek konular değilse de, mevzuatta
öngörülen ve bebekte kromozom anomalisi tespit edilmesi gibi gebeliğin
onuncu haftadan sonra sonlandırılmasına imkan veren istisnai hallerde
bir üst sınırın yer almaması, çoğu anomalinin onuncu haftadan sonra
tespit edilebilmesi, bu noktada bazen yaşam sınırına çok yaklaşılabilmesi ve bazen de bu sınırın geçilebilmesi, anne-baba ve hekimleri kimi
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi
Yard. Doç. Dr. Hilal YENER COŞKUN
21
zaman oldukça zorlamaktadır. Bu çerçevede gerek gebeliğin sonlandırılması için öngörülen istisnai haller, gerekse bu hallerde gebeliğin hangi
haftaya kadar sonlandırılabileceği ile ilgili yasal düzenleme yapılması
menfaatler dengesine uygun düşecektir.
Anahtar Kelimeler: Prenatal tarama testi, girişimsel tanı yöntemleri, amniyosentez, down sendromu, kromozom anomalisi, kişilik,
hak ehliyeti, yaşam sınırı, yaşam hakkı, gebeliğin sonlandırılması, hekim, hasta, hekimlik sözleşmesi, aydınlatma yükümlülüğü, bilgilendirilmiş onam, rıza, İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi, etik.
ABSTRACT
Nowadays as a routine part of pregnancy monitoring, prenatal
screening tests for pregnant women are recommended and implemented.
As a result of these tests which only detect risk but not competent for
diagnosis, if fetal chromosomal abnormalities are likely to be high,
various invasive diagnostic methods implementation especially including
amniocentesis can be recommended to the pregnant woman. Together
with full authority to decide on this issue found in pregnant women who
will have the opportunity to determine healthfully her own destiny after
the physician's obligation to protect the interests and inform his client
literally. Indeed, sometimes invasive diagnostic methods can cause
pregnancy loss. Although this can be tolerated in the medical field,
might cause serious conflict in the law field. For this reason physicians
have to look after pregnant women’s benefits, to inform her about
prenatal screening tests, invasive diagnostic methods and termination of
pregnancy stages in detail and to receive her informed consent in order
to decrease potential conflicts. "The Fetus Rights" has been not clarified
not only in our country but also all over the world and it remains as a
gray area. The right to life and intervention to right to life are the
subjects that no one can achieve a consensus because of medical,
judicial, ethic and religious dimensions. However, a maximum limit is
not legally determined for terminating pregnancy longer than ten weeks
in case of exceptional conditions like detection of chromosomal
abnormalities in the baby. Most abnormalities can be detected after the
tenth week of pregnancy and at this point, sometimes it is too close to
life’s border. Sometimes, abnormalities can be detected after the life’s
border. In this case, parents and physicians are confused and mostly
desperate about making a decision. In this context, in order to provide
the balance of benefit, making legislation about exception of termination
of pregnancy which includes maximum limit for this situation would be
suitable.
TıpHD - Issue: 5 / Year: 2014
22
Gebelikte Yapılan Prenatal Tarama Testleri ve Bu Testlere İstinaden Uygulanan
Girişimsel Tanı Yöntemlerinin Hukuki Boyutu
Keywords: Prenatal screening tests, invasive diagnostic procedures,
amniocentesis, Down syndrome, chromosomal abnormalities, personality,
legal capacity, life limit, the right to life, the termination of pregnancy,
physician, patient, physician contracts, clarification liability, informed
consent, consent, Human Rights and Biomedicine contract, ethic.
***
“...
Günümüzde, gebelik takibinin rutin bir parçası olarak, gebe kadınlara ikili, üçlü, dörtlü test adı verilen prenatal tarama testleri uygulanmakta, halk arasında “zeka testi” olarak adlandırılan bu testlerle,
anne karnındaki ceninde kromozom anomalisi bulunma ihtimali saptanmaya çalışılmaktadır. Tanı koymaya imkan vermeyen bu testler sadece
tarama testi olup, risk belirlemeye yöneliktir. Bazı hekimler sadece ikili
testi yeterli görürken, kimi hekim üçlü ve dörtlü testi de önermektedir.
Bu testler hiçbir zaman kromozom anomalisi olmayan çocuk dünyaya
getirileceği anlamını taşıyacak bir sonuç vermemektedir. Testlerde kromozom anomalisi riskinin yüksek çıktığı hallerde de, annenin sağlıklı bir
çocuk dünyaya getirmesi mümkündür.
....
Bugün mevzuatımızda, on haftaya kadar olan gebeliklerin istek
dahilinde sonlandırılması mümkün iken, onuncu haftadan sonra mevzuatın öngördüğü koşulların gerçekleşmesi ile gebelik sonlandırılabilmektedir. Mevzuatta gebeliğin sonlandırılması noktasında mağduru olduğu
bir suç nedeni ile gebe kalan kadının gebeliğinin sonlandırılabilmesi için
yirmi haftayı aşmama şeklinde öngörülen TCK.m.99/f.6 düzenlemesi
dışında, diğer haller için bir üst sınır öngörülmemiş olması uygulamada
anne- babaları ve hekimleri bazı konularda çözümsüz bırakmakta, karar
verme noktasında zorlamaktadır. Etik kurullarda gebeliğin sonlandırılması tartışılmakta, hekimler ve hukukçular tarafından bu konularda bilimsel çalışmalarda görüşler ileri sürülmektedir. Bu konuda ceninin yaşam hakkının varlığından yola çıkarak gebeliğin sonlandırılmasına tamamı ile karşı çıkanlar olduğu gibi, ceninin annenin vücudundan bağımsız olmadığını ve kadının kendi vücudu üzerinde tasarruf etme yetkisi
olduğunu ve gebeliğinin sonlandırılmasını her zaman isteyebileceğini
savunanlar da vardır. İki yaklaşımın arasında, ceninin yaşam sınırına
kadar annenin gebeliği sonlandırma konusunda tasarruf yetkisi olması
gerektiği, bu aşamadan sonra ise ceninin çıkarlarına ve yaşam hakkına
üstünlük verilmesi gerektiği de savunulmaktadır. Diğer yandan yaşamla
bağdaşmayan anomalilerde gebeliğin her haftasında, yaşamla bağdaşan
anomalilerin varlığında ise yaşam sınırı kabul edilen haftaya kadar ilgili
komisyonlarda görüşülerek gebeliğin sonlandırılmasının uygun olduğu
da belirtilmektedir. Konunun tıbbi, hukuki, etik, dini boyutları bulunması nedeni ile üzerinde hemfikir olunması zor bir alan oluşturduğu aşikardır. Ancak, menfaati zarar görebilecek tüm ilgililer açısından konunun yasal düzenleme ile açıklığa kavuşturulmasında fayda bulunmaktadır.
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
HEKİM VE ECZACININ İLACIN KULLANILMASINDAN
KAYNAKLANAN YASAL SORUMLULUĞU
(LEGAL LIABILITIES OF THE DOCTORS AND THE PHARMACISTS
FOR USING MEDICINE)
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Ahmed Kürşat ERSÖZ*
Yard. Doç.Dr./Asst. Prof. Dr. Halid ÖZKAN**
ÖZET
Uygulamada ilacın kullanılması söz konusu olduğunda akla dört
temel süje gelmektedir. Bunlar; ilacı kullanan birey, ilacın kullanılması
isteminde bulunan hekim, ilacı üreten ilaç üreticisi ve ilacın temininde
birincil derecede rol oynayan eczacıdır. Bireylerin ve ilaç üreticilerinin
ilacın kullanılmasından kaynaklanan sorumluluğu daha ziyade tazminat
sorumluluğu ve cezai sorumluluk olarak belirmektedir. Biz ise bu çalışmada sadece eczacının ve hekimin ilaç hukuku bağlamında özellikle de
kamu hukuku bağlamında (ceza hukuku ve idare hukuku) sorumluluğunun ne olduğu hususunu açıklığa kavuşturmaya çalışacağız.
Anahtar Kelimeler: İlaç Hukuku, Hukuki Sorumluluk, Hekim,
Eczacı
ABSTRACT
Practically there have been four main subject is mentioned that in
the case of using medicine. These are persons using medicine, doctors
who requested that, pharmacetucal companies and pharmacies that has
primary role on providing medicine.
The responsibilities of persons' and companies are rather
compensational and criminally. In this study, we will try to explain
solely the liabilities of the pharmacies and the doctors in the context of
drug law and especially public law and penal code.
Keywords: Drug Law, Legal Liability, Doctor, Pharmacist
***
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı, e-mail:
[email protected]
**
Mevlana Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim
Dalı, e-mail: [email protected]
*
24
Hekim ve Eczacının İlacın Kullanılmasından Kaynaklanan Yasal Sorumluluğu
“...
Uygulamada ilacın kullanılması söz konusu olduğunda akla ilk
olarak, iki temel süje gelmektedir. Birincisi ilacın kullanılması isteminde
bulunan hekim, diğeri ise ilacın birincil derecede edinilmesinde rol oynayan eczacıdır. Eczacının ve hekimin ilaç hukuku bağlamında özellikle
de kamu hukuku bağlamında (ceza hukuku ve idare hukuku) sorumluluğunun ne olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması şarttır.
...
Bir kişiye ilaç verilebilmesinin temel şartı “tıbbi gereklilik
(=endikasyon)” tir. Tıbbı gereklilik kararını ve ilacın gerekliliğine hekim
karar verir. Bu karar üzerine bireyler eczacı vasıtasıyla ilaçlara ulaşırlar.
Bireyin bu süreçte maddi veya manevi bir zarara uğraması olasıdır. Söz
konusu olasılığın meydana gelmesi halinde süreçte baş aktörler olan
hekim ve eczacının yasal sorumluluğuna gidilmektedir. Çalışmamızda
ilgili yerlerde ilgili mevzuat hükümleri nazara alınarak gerekli açıklamalar yapılmış olup, burada tekrar edilmeyecektir.
Sonuç olarak, hekim ve eczacıların kanuni düzenlemelerden doğan
ceza ve disiplin hukuku sorumlulukları vardır. Bu sağlık personelinin
omuzlarındaki sorumlulukların ağır olmasının nedeni uğraştıkları alanın
doğrudan insan sağlığı olmasıdır. Mesela hekimler tarafından yapılan
ilaç uygulama hatalarının birçok sebebi, hekimlerin yeni çıkan ilaçlar
konusunda bilgilendirilmelerinin, sadece ilaç firmalarının ikna çalışmaları ile sınırlı olmasından kaynaklanmakta, bunun sonucu olarak da hekimler sorumlu olmaktadır. Bu husustaki dikkat ve özensizliğin bile mazur görülmesi, bedeni zararların ortaya çıkması ile sonuçlanacaktır. Bu
ve benzeri nedenlerle ilaç hukukundan doğan yasal sorumlulukları hekim ve eczacıların doğal olarak geniş tutulmuştur...”
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
HEMŞİRELİK UYGULAMALARINDA ETİK İDEALLER –
HUKUKSAL GERÇEKLER*
(ETHICS IDEALS- LEGAL FACTS IN NURSING APLICATIONS)
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Nuran GENÇTÜRK**
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Fatma AY
(Sorumlu Yazar/Corresponding Author)***
ÖZET
Hemşirelik uygulamalarında insan yaşamına ve onuruna en yüksek
değeri vermeyi temel alan evrensel ölçekte değerlendirebileceğimiz etik
ilkeler de, insan hakları evrensel bildirgesi, anayasa, Türk Ceza Kanunu,
hasta hakları yönetmeliği, hemşirelik yönetmeliği gibi yönetmelikler
etkilidir. Toplumun ihtiyaç duyduğu hemşirelik hizmetlerinde bakımın
yeterliliği ve kalitesi mesleki bilgi yüküne, meslek üyelerinin eğitimine,
profesyonel ve ahlaki uygulamalarına, hemşirelik uygulamalarının belirli
ilke ve standartlara göre düzenlenmesi, denetlenmesi ve yönetilmesine
bağlıdır. Türkiye’de hemşireler hizmet sunumunda etik ilkeleri göz
önünde bulundururken, aynı zamanda ülkemiz için geçerli olan yasa ve
yönetmeliklere de uymak zorundadır. Yasa ve yönetmelikler etik ilkelerle paralel olmakla birlikte bazı durumlarda tezat oluşturmaktadır. Bu
makalede hemşirelerin sağlık uygulamalarında hizmet verirken karşılaştıkları etik ilkeler ve yasal sorumluluklar arasındaki çelişki ortaya konulmuştur. Makalenin sonuç kısmında öneri olarak sağlık uygulamalarında etik durumlar ve ilişkili hukuksal yaptırımlar ile ilgili hizmet içi
eğitim programlarının, olgu sunumlarının, kongre, konferans, sempozyum vb bilimsel toplantıların güncel olarak yapılmasının yaşanabilecek
sorunların azaltılması için yararlı olacağı düşünülmüştür.
Anahtar Kelimeler: Ceza yasası, etik, hemşirelik
ABSTRACT
Nursing practice are effective that is to human life and dignity is
the highest value to the basic area on a global scale and accepted such
as the ethical principles, the universal declaration of human rights, the
constitution, the Turkish Criminal Code, regulation on rights of patients,
nursing regulations. Adequacy and quality of nursing care services
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
11-12 Nisan 2013 tarihinde Denizli’de düzenlenen “Hemşirelikte Güncel Sorunlar ve
Yaklaşımlar Sempozyumu”nda Poster Bildiri olarak sunulmuştur.
**
İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi
***
İstanbul Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi
*
26
Hemşirelik Uygulamalarında Etik İdealler – Hukuksal Gerçekler
needed by the community are related burden of professional knowledge,
professional training of the members of the professional, ethical
practices, the principles and standards of nursing practice based on a
specific arrangement, subject to supervision and management. In Turkey,
nurses in service provision shall consider ethical principles but also must
comply with the laws and regulations that apply to our country. Laws
and regulations with ethical principles in parallel, although in some
cases contrasts. In this article, nurses serving healthcare applications
the paradox between ethical principles and legal responsibilities they
face have been determined. At the article as a suggestion ethical issues
in health care applications, services related to legal sanctions associated
training programs, congresses, conferences, etc. may be useful in order
to reduce the problems currently experienced in conduct.
Keywords: Criminal law, ethics, nursing
***
“...Sağlık mesleklerinin doğasında insan yaşamına ve onuruna
saygı vardır. Doğrudan insana hizmet eden sağlık bakım profesyonelleri
bireye özgü, bireyin hak ve hürriyetinin korunduğu hümanistik bir
yaklaşımla hizmet sunumundan sorumludur (Tosun 2012). Hemşirelik,
insanlığın var olmasından beri yürütülen bir hizmettir. Hemşirelik
mesleği bilimsel ve sanat yönünün olması yanı sıra insani ve ahlaki
değerlerin yüksek olduğu bir alandır. Hemşirelik uygulamalarında insan
yaşamına ve onuruna en yüksek değeri vermeyi temel alan evrensel
ölçekte değerlendirebileceğimiz ilkeler ve yönergeler vardır. Hemşirehasta ilişkisinin temelinde ise güven ve hastanın haklarına saygı
bulunmaktadır (Demirhan Erdemir ve Karakaya 2001).
...
Hemşirelik eğitim müfredatı içinde etik ile ilgili bilgiler kapsamlı
olarak verilmesine rağmen klinik alanda gerçek durumlarda bu ilkeler ve
hukuksal zorunluluklar arasında zaman zaman sorunlar yaşanabilmektedir. Özellikle son yıllarda ceza kanunundaki hızlı değişimlerin ve sağlık
uygulamaları ile ilgili yönetmeliklerin hemşireler tarafından çok iyi bilinmemesi hukuksal sorunların yaşanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle sağlık uygulamalarında etik durumlar ve ilişkili hukuksal yaptırımlar ile ilgili hizmet içi eğitim programlarının, olgu sunumlarının,
kongre konferans, sempozyum vb bilimsel toplantıların yapılmasının
yaşanabilecek sorunların azaltılması için yararlı olacağını düşünüyoruz.
Ayrıca konu ile ilgili dava örneklerinin ve sonuçlarının tüm meslektaşlar
ile paylaşılabilmesi için basılı yayınların arttırılmasını ve bu yayınlara
kolay ulaşımın sağlanmasını öneriyoruz.
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
GENİTAL MUAYENE SUÇU (TCK 287)*
(CRIME OF GENITAL EXAMINATION
(ARTICLE 287 OF THE TURKISH CRIMINAL CODE))
Araş. Gör./Res. Asst. N. Kemal TOPÇU*
ÖZET
765 sy TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde ülkemizde, bir kişinin
cinsel ilişkiye girip girmediğinin tespitine yönelik muayene edilmesi,
kontrolsüz, gelişigüzel ve herhangi bir makamın kararına bağlı olmaksızın yapılmaktaydı. Türkiye’nin AİHM tarafından mahkûm edilmesine de
yol açan onur kırıcı bu uygulama, namus cinayetlerine ve intihar vakalarına neden olmuş ve bilhassa genç kızların, okul müdürleri veya ebeveynleri tarafından bekâret kontrolüne götürülmesi Türk kamuoyunda
tepki ile karşılanmıştır. Ortaya konan bu tepki, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nda karşılığını bulmuş ve kişilerin, yetkili hâkim ve savcı kararı
olmaksızın genital muayeneye gönderilmesi veya bu muayenenin yapılması fiili suç olarak düzenlenmiştir. Bu çalışmada 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 287. maddesinde düzenlenmiş olan “Genital Muayene”
suçunun unsurları ve özellikleri, doktrinde ileri sürülen görüşler ışığında
ele alınmıştır.
Anahtar Kavramlar: TCK m. 287, Genital Muayene, Adliyeye
Karşı Suçlar.
ABSTRACT
Examination of whether a person had sexual intercourse was done
beyond control, irregularly and without any authority's decision when
Turkish Penal Code (765) was in force at the time in Turkish Republic.
This degrading practice, also led to the conviction of Turkish Republic
by ECHR, has caused honor killings and suicides. Taking of young girls
to virginity test by their parents or school principals has especially met
the reaction of Turkish public opinion. This reaction has found response
in the Turkish Penal Code numbered 5237 and taking a person to genital
examination without decision of authorized judge and public prosecutor
as well as doing this examination were set as crime. In this work,
elements and features of "genital examination" crime set in the art. 287
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuat BAŞGİL Hukuk Fakültesi.
Genital Muayene Suçu (TCK 287)
28
of the Turkish Penal Code numbered 5237 has been examined under the
doctrinal views.
Keywords: The art. 287 of the Turkish Penal Code numbered
5237, genital examination, crimes against the court system
***
“..1982 Anayasası’nın 17. maddesinin ilk fıkrası “herkesin
yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip
olduğunu”; ikinci fıkrası ise “Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı
haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağını düzenlemiştir”.
Bu düzenlemeden çıkan sonuç, eğer tıbbi zorunluluk söz konusu
değilse kişinin vücut bütünlüğüne dokunulması, ancak bu hususta kanuni bir düzenlemeye yer verilmesi ile mümkün olacaktır. Bu bakımdan
“tıbbi zorunluluk” ve “kanuni düzenleme”, bir kişinin vücut bütünlüğüne
rızası hilafına dokunulmasının sınırını teşkil etmektedir.
...
Son olarak; CMK 75/6 ve 76/5’te yetkili hâkim ve mahkemenin
aldıkları genital muayene kararına itiraz edilebileceği düzenlenmiştir.
Ancak Cumhuriyet Savcısının aldığı bu karara karşı herhangi bir itiraz
yolu bulunmamaktadır. Bir kişinin Cumhuriyet Savcısı kararıyla genital
muayene gönderilmesi ancak bu kararın hukuka aykırı bulunarak hakim
tarafından onanmaması halinde üzerinde genital muayene yapılan kişinin
mağduriyetinin ne şekilde giderileceğine ilişkin bir düzenlemeye yer
verilmemiştir. CMK’nın koruma tedbirleri nedeniyle tazminatı düzenleyen 141. vd maddelerinde bu hususta bir hüküm bulunmamaktadır. Bu
nedenle doğacak mağduriyetleri engellemek ve oluşacak zararları tazmin
etmek için CMK 75 ve 76’da değişiklik yapılarak, sadece hakim veya
mahkeme kararıyla iç beden muayenesinin yapılması mümkün kılınmalı
ve “hukuka aykırı iç beden muayenesi” CMK 141’de düzenlenmiş olan
tazminat nedenleri arasında sayılmalıdır.
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
HEMŞİRELERİN TÜRK CEZA KANUNU’NUN HEMŞİRELİK
UYGULAMALARINA YÖNELİK MADDELERİYLE İLGİLİ
BİLGİ DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ
(DETERMINATION OF THE KNOWLEDGE LEVEL OF NURSES
RELATED TO NURSING PRACTICE APPLICATIONS ARTICLES OF THE
TURKISH CRIMINAL CODE)
Özlem AKIN YILMAZ*
Ülkü BAYKAL*
Volkan ZEYBEK**
Erdem ÖZKARA***
ÖZET
Bu çalışma; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hemşirelik uygulamalarına yönelik maddeleriyle ilgili hemşirelerin bilgi düzeylerinin
belirlenmesi amacıyla, tanımlayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir.
Çalışmanın örneklemini İzmir’de Sağlık Bakanlığı, Üniversite ve
Özel Hastanede çalışan 373 hemşire oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından literatür ve ilgili mevzuat doğrultusunda
hazırlanan 31 soruluk anket formu kullanılmıştır. Araştırmada geri dönüş
oranı % 63 olarak bulunmuştur. Veriler; yüzdelik dağılımlar ve bağımlıbağımsız değişkenler arasındaki farkı belirlemek için Chi-Square(χ²)
analizi ile incelenmiştir.
Araştırma örneklemini oluşturan hemşirelerin sıklıkla üniversite
hastanesinde (ÜH) (% 51, 5) ve sağlık bakanlığı hastanesinde (SBH) (%
32, 4) çalıştığı, 26-34 yaş grubunda (% 51, 2) ve lisans mezunu (% 49,
1) oldukları görülmüştür. Hemşirelerin çalıştığı birimlerin sıklıkla normal servisler (% 53, 9) olduğu, mesleki deneyimlerinin 11 yıl ve üstü (%
42, 6) ve kurumda çalışma deneyimlerinin 5 yıl ve altı (% 56, 3) olduğu,
hastanelerde hemşire pozisyonunda (% 82, 8) ve yönetim kademelerinde
(% 17, 2) çalıştıkları görülmüştür. Hemşirelerin % 11, 8’inin Türk Ceza
Kanunu (TCK) konusunda eğitim aldıkları ve kendileriyle ilgili yasal
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
*
İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü
**
Adli Tıp Kurumu Denizli Adli Tıp Şube Müdürlüğü
***
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı
*
30
Hemşirelerin Türk Ceza Kanunu’nun Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik
Maddeleriyle İlgili Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi
mevzuat konusunda istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha bilgili oldukları belirlenmiştir.
Araştırmanın bağımlı değişkenleri “Türk Ceza Kanunu maddelerine yönelik oluşturulan ifadeler” ile bağımsız değişkenleri “çalışılan
kurum, yaş, eğitim durumu, çalışılan birim, meslekteki ve kurumdaki
çalışma deneyimi, çalışılan pozisyon, oryantasyon ve sürekli eğitim alma
durumu, alınan eğitimler kapsamında Türk Ceza Kanunu’na değinilme
durumu” arasında yapılan karşılaştırmada da birçok ifade ile anlamlı
farklılıkların olduğu saptanmıştır.
Araştırmada hemşirelerin yüksek oranda oryantasyon eğitimi (%
68, 4) ve sürekli eğitim (% 85) alıyor olmaları, ayrıca bu eğitimlerde
mevzuat konularına özellikle de hemşirelerin iş tanımlarına yönelik kanunlara değinilmesi olumlu değerlendirilirken, bu eğitimlerde Türk Ceza
Kanunu’na (% 11, 8) daha düşük oranla değiniliyor olması konunun
yeterince önemsenmediğini ve bu konuya daha fazla ağırlık verilmesinin
gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle yapılabilecek tıbbi hatalar
açısından büyük önem taşıyan kritik bakım birimlerinde (Acil, Yoğun
Bakım, Ameliyathane gibi) çalışan hemşirelere TCK konusunda daha
dikkatli eğitimlerin verilmesi ve hemşirelik hizmetleri yöneticilerinin
hemşirelerin yasal ve cezai sorumluluklarıyla ilgili duyuru bültenleri, el
broşürleri vb. eğitim materyalleri hazırlatarak bunları hastanelerinde
çalışan hemşirelere iletilmesini sağlamaları önerilebilir.
Anahtar Kelimeler: Türk Ceza Kanunu, Hemşirelik, Hemşirelik
Girişimleri, Mevzuat
ABSTRACT
This research; is made for to determine the knowledge of nurses’
5237 numbered Turkish penalty law’s articles about nursey practition, in
a descriptive way.
Our study is focused on nurses who work at hospitals of ministery
of health, university hospitals and private hospitals in İzmir. While
collecting the datas researcher used 31 questions questionnaire about
literature and related legislation. Data collection tool is distributed to
600 nurses after ethic comitee and 373 usable data collected. Datas
examined with Chi-Square analysis for % distributions and differentiations
betwen related-unrelated changeables.
The population of nurses were found to be often working at a
university hospital (51.5%) and in ministry of health hospitals (32.4%),
26-34 age group (51.2%) and graduate degree (49.1%). Nurses working
units were often normal services (53.9%), the professional experience of
11 years and above (42.6%) and corporate work experience in 5 years
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
Ö. AKIN YILMAZ - Ü. BAYKAL - V. ZEYBEK - E. ÖZKARA
31
and under (56.3%) and often working in the nurse position (82.8%) and
management positions (17.2%).
Researches related changeables are “Statements were created for
TCK Articles”and unrelated changeables “working institute, age,
education, working unit, experience at work and institute, working
position, taking orientation and continuous education, status of
mentioning Turkish Criminal Code when educations were given” are
compared there is significant differentiations between them.
In the study, a high proportion of nurses receive orientation
training (%68, 4) and continuing education (%85) were seen. It was
observed that in these educations about Turkish Criminal Code issues
are insufficient and this issue is required to be given more weight. We
proposed that, giving more careful education about Turkish Criminal Code
for nurses which work especially in the critical care unit (Emergency,
Intensive Care, Operating Room, etc.) is important. Nurses which are
working in hospitals should be supported by educational materials like
announcement bulletins, leaflets about Turkish Criminal Code.
Keywords: Turkish Criminal Code, Nursing, Nursing İnterventions,
Legal Regulations
***
“...
Sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında istenmeyen sonuçlarla
karşılaşılabilmektedir. Özellikle mesleğe yeni başlayan sağlık personelinin bilgi ve deneyim eksikliği veya meslekte deneyimli olsa bile kasıtlı
olmadan tedbirsizlik, dikkatsizlik, gerekli özeni göstermeme gibi nedenlerle sağlık hizmet sunumunda aksamalar olabilmekte ve hasta haklarının ihlali söz konusu olabilmektedir (1, 2).
Dünyanın pek çok ülkesinde hemşirelerle ilgili olarak, toplumun
değişen sağlık bakım gereksinimlerine yanıt verecek biçimde mesleki
gelişimlerinin sağlanması için yeni düzenlemeler yapılmaktadır (3). Bu
düzenlemelerde deontolojik kavramlara uygun hareket etmek, bilgili,
ahlaklı, vicdanlı olmak hemşirenin temel davranış biçimini oluşturmaktadır (4). Sağlık bakım sisteminde, hemşirenin rol ve sorumlulukları
sürekli artarak ve değişmekte olup bu rol ve sorumlulukları yerine
getiren hemşirelerin kişisel felsefesini hemşirelik felsefesine uyarlaması,
mesleki eğitimle edindiği bilimsel bilgileri, becerilerini uygularken, etik
kuralları ve hasta haklarına uyması beklenmektedir 5).
...
Hemşirelerin yasal düzenlemeler ve TCK konusunda eğitim gereksinimlerinin zaman zaman belirlenerek eğitim programlarının bu doğrultuda planlanması,
TıpHD - Issue: 5 / Year: 2014
32
Hemşirelerin Türk Ceza Kanunu’nun Hemşirelik Uygulamalarına Yönelik
Maddeleriyle İlgili Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi
Oryantasyon programlarında hemşirelerin yasal sorumlulukları ve
cezai yaptırımlar konusunda eğitilmeleri,
Özellikle yapılabilecek tıbbi hatalar açısından büyük önem taşıyan
kritik bakım birimlerinde (Acil, Yoğun Bakım, Ameliyathane gibi) çalışan hemşirelere TCK konusunda daha dikkatli eğitimlerin verilmesi,
Kurumlarda yaşanmış tıbbi hata örnekleri, kişi ve birim belirtilmeksizin vaka olarak incelenerek; bunların cezai yaptırımlar açısından
hem eğitim hem de hasta ve çalışan güvenliğinin sağlanması için gerekli
iyileştirmelerin yapılması amacıyla kullanılması,
Kurum ve hemşirelik hizmetleri yöneticilerinin tıbbi hataları “suçlama kültürün”den çok, hataya neden olan etmenlerin belirlenmesi ve
tekrarının önlenmesine yönelik yapıcı bir kurum kültürünün oluşturulması için uygun tutum sergilemeleri,
Türk Hemşireler Derneği, diğer hemşirelik derneklerinin ve sendikaların hemşirelerin yasal hakları, sorumlulukları ve cezai durumları ile
ilgili bilimsel toplantılar ve araştırmalar yaparak konuya dikkat çekmeleri,
Hemşirelerin mesleki uygulama hatalarıyla ilgili davalarda; meslek
örgütlerinin ve hemşire akademisyenlerin, bilirkişi konumunda daha
fazla rol alma girişiminde bulunmaları,
Bu konuda araştırma yapacak kişilerin öncelikle konuyla ilgili
bilgi düzeyi ölçekleri oluşturarak, eğitim açığı olan alanlarda eğitimlerin
yapılmasının sağlanması önerilebilir.
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
THE RELATIONSHIP BETWEEN RESEARCH ON
EMBRYONIC STEM CELLS AND HUMAN DIGNITY UNDER
TURKISH LEGISLATION
(TÜRK HUKUKU’NDA EMBRİYONİK KÖK HÜCRE ÇALIŞMALARI İLE İNSAN
ONURU ARASINDAKİ İLİŞKİ)
Araş. Gör./Res. Asst. Feyzan ÖZBAY (LLM)∗
ÖZET
Embriyonik kök hücre çalışmaları, insan embriyolarının, yaygın
hastalıkların tedavisinde yeni imkanlar yarattığını göstermektedir. Ancak
daha güvenilir bir tedavinin sağlanması ve embriyoların diğer hastalıkların tedavisinde kullanımının geliştirilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir. Kök hücre elde etmek amacıyla insan embriyolarının kullanılması, etik açıdan tartışmalı hususlar yaratmaktadır. Bunlardan bir tanesi de embriyoların ahlaken farklı değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, kök hücre elde etme sırasında embriyonun hayatı sona erdirilmektedir, dolayısıyla karşıt görüşte olanlar, insan
hakları kavramına dayanarak embriyolar üzerinde kök hücre çalışmalarının kabul edilemez olduğunu iddia etmektedirler. Bu makale, Türk mevzuatının embriyonik kök hücre çalışmalarının yürütülmesiyle ilgili olarak insan hakları kavramını nasıl ele aldığı konusuna ışık tutmayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Türk hukuku, embriyonik kök hücre, insan
onuru, Klinik Araştırmalar Yönetmeliği, Biyoetik ve İnsan Hakları Sözleşmesi
ABSTRACT
Researches on embryonic stem cells indicate that the use of human
embryos on embryonic stem cells offer new potentials to treat common
diseases; however, much research remains to be conducted in order to
provide reliable treatment and to advance the usage of embryos for
other disabilities. The use of human embryos to obtain embryonic stem
cells generates contentious ethical issues one of which arises from the
attribution of different ethical status to embryos. Additionally, the life of
H
∗
Hakem denetiminden geçmiştir.
Research Assistant at Istanbul Medeniyet University, PhD Student at Istanbul
University
The Relationship Between Research on Embryonic Stem
Cells and Human Dignity under Turkish Legislation
34
an embryo is terminated in the course of obtaining stem cells; and thus,
the opponents argue that researches on embryonic stem cells are
inacceptable on the grounds of the notion of human dignity. This article
aims to provide insights into the reflections of Turkish legislation on the
notion of human dignity with respect to the conduct of researches on
embryonic stem cells.
Keywords: Turkish law, embryonic stem cells, human dignity, the
regulations for clinical researches, the Convention on Human Rights
and Bioethics
***
“...
Commitment to respect for human dignity in the practice of human
genetics is an emerging international consensus in human rights
instruments that are both national and international.1 Protection of
human dignity has become a central criterion for the evaluation of the
controversial issues such as research on embryonic stem cells. Yet, the
conception of human dignity still remains elusive since no clear and
universal definition has been adopted so far.2 The malleability of the
concept of human dignity results partly from disparate sources that each
of these sources contributes something of value for bioethics.3 This study
will evaluate the reflections of Turkish law to human dignity in the context
of bioethics. Research on stem cells is our main focus, and thus the study is
planned as follows. Firstly, certain tangled sources of human dignity will be
referred briefly. Secondly, the legal character of stem cells will be
determined either as organs or medicines under Turkish law. Thirdly, legal
instruments containing provisions regarding research on stem cells will be
analysed. Finally, the legal outcome, resulting from the use of embryonic
stem cells as a new treatment method, will be evaluated...”
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
1
2
3
Derrick Beyleveld, Roger Brownsword, “Human Dignity, Human Rights and Human
Genetics”, The Modern Law Review, Vol. 61 (5), 1998, p. 665.
Audrey R. Chapman, “Human Dignity, Bioethics and Human Rights”, Amsterdam
Law Forum, Vol. 3, 2011, p.3. (Online) http: //ojs.ubvu.vu.nl/alf/article/view/177,
08.09.2013.
Adam Schulman, “Bioethics and the Question of Human Dignity”, the President’s
Council on Bioethics Human Dignity and Bioethics: Essays Commissioned by
the President’s Council on Bioethics, Ed. by. Edmund D. Pellegrino, 2008, p. 6.
(Online)
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
H
HASTANIN AYDINLATILMASI NOKTASINDAKİ ŞEKİL
SERBESTİSİNDEN İLERİ GELEN İSPAT PROBLEMLERİ
(EVIDENCING ISSUES ARISING FROM THE FREEDOM OF FORM IN
INFORMING THE PATIENTS)
Av./Atty. Gönenç GÜRKAYNAK*
Av./Atty. Ceyda KARAOĞLAN**
Av./Atty. Tolga ULUAY***
ÖZET
Hekim-hasta ilişkisinde hekimin edimi olan tıbbi müdahalenin,
hukuka uygun kabul edilebilmesi için aranan şartlardan biri, hastanın bu
müdahaleye rıza vermesidir. Hastanın, hekim tarafından önerilen müdahaleye razı olup olmama hususunda karar verebilmesi için ise, söz konusu müdahale hakkında yeterli bilgiye sahip olması gereklidir. Bunun
için de hekimin hastayı, müdahale hakkında karar verilebilecek derecede
bilgilendirmesi (aydınlatması) gerekmektedir. Ancak hekimin hastasını
aydınlatmasının şekline ilişkin olarak hukukumuzda genel geçer bir
hükmün bulunmaması, yani bu hususta bir şekil serbestisinin söz konusu
olması, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin
şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konmasını güçleştirebilmektedir. Makalemizde, hekimin aydınlatma yükümlülüğü ana hatlarıyla
incelenecek, ardından bu yükümlülüğün yerine getirilmesi noktasında
genel geçer bir şekil veya prosedür öngörülmemiş olmasından dolayı,
hekimlerin bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatta yaşadığı güçlükler ve bu güçlüklerin, şekil serbestisi ilkesinden uzaklaşarak çözülmesinin mümkün olup olamayacağı irdelenecektir.
Anahtar Kelimeler: Hekim, Hasta, Tıbbi Müdahale, Aydınlatma
Yükümlülüğü, Aydınlatılmış Onam Formu.
ABSTRACT
In order for a medical intervention, which a physician’s performance
in patient- physician relationship, to be deemed legal, the patient must
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
ELİG Ortak Avukat Bürosu, Ortak Avukat
**
ELİG Ortak Avukat Bürosu, Avukat
***
ELİG Ortak Avukat Bürosu, Avukat
*
Hastanın Aydınlatılması Noktasındaki Şekil Serbestisinden
İleri Gelen İspat Problemleri
36
give consent to such intervention. In order for the patient to be able to
decide on giving such consent, the patient should be informed enough
about the intervention. To that end, the physician should inform the
patient to the extent that he/she would have enough information to
decide on this medical intervention. However, the fact that our law does
not entail any clause with regard to the form of informing of patients, in
other words freedom of form is in question in that context, makes it
difficult to establish due performance of informing without any doubt. In
our article herein, we included a high level review of physician’s
informing responsibility, and then addressed the evidencing difficulties
arising from the lack of form or procedure attributed to performance of
such responsibility while studying whether diverging from freedom of
form principle could clear those difficulties.
Keywords: Physician, Patient, Medical Intervention, Informing
Responsibility, Informed Consent Form
***
“...Hekim ile hasta arasındaki ilişkide, taraflar arasındaki güven
unsuru ön plana çıkmakta ve bu bağlamda da hizmeti ifa eden tarafın,
karşı tarafı aydınlatması yükümlülüğü önem kazanmaktadır. Zira kural
olarak, tıbbi müdahalenin hukuka uygun olması için yetkili kişilerce icra
edilmesinin ve tıp mesleğinin kurallarına ve özen yükümlülüğüne uygun
davranılmasının yanı sıra, hastanın rızasının alınması da gerekmektedir.
Bu rızanın geçerlilik şartı ise hastanın bilgilendirilmesi, yani aydınlatılmasıdır1. Bu bağlamda, hasta aydınlatılmaksızın alınan rıza geçersiz
olduğundan ve hastanın rızasının geçersiz olduğu bir tıbbi müdahale de
hukuka aykırı hale geleceğinden, hekimin aydınlatma yükümlülüğünün,
tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğu bakımından belirleyici olduğu
söylenebilecektir2...”
Makalenin devamına, dergimizin Nisan 2014 tarihli
5. sayısından ulaşabilirsiniz
1
2
Halide Savaş, Yargıya Yansıyan Tıbbi Müdahale Hataları Tıbbi Malpraktis –
Tıbbi Davaların Seyri ve Sonuçları, Seçkin Yayıncılık, 3. Baskı, Ankara 2013, s. 41.
Mine Kaya, “Hekimin Hastayı Aydınlatma Yükümlülüğünden Kaynaklanan Tazminat
Sorumluluğu”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Ankara, 2012, 100. Sayı, s. 46.
TıpHD - Sayı: 5 / Yıl: 2014
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS
LEGALBANK ABONELİK FORMU
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE
340 ¨
Download

Derginin içeriğini görmek için TIKLAYINIZ