MAAD TARAFINDAN SA YISA L ORTAMA AKTARILM IŞTIR
Pazartesi
25
KURULUŞ
i9 5iMa
1 m ı l ı t1* * m
f y t iJaal mnnr f ay i m
ı
m
I sa y i
ı y il i
:
Müdlir ve imtiyaz Sahibi: CEMAL TOGAN
Dizilip Basıldığı Yer : ‘ BOZKURT Basımevi” Telgraf: “BOZKURT" Telefon: 2951 Adres: GIrne Caddesi, Lefkoşa— Kıbrıs Fiyatı: 1* MU.
Müftii Dânâ Efendi Dün
iki Köyü Ziyaret Etti
Düşen Türk HavaYolları Uçağı­
nın Enkazı Dün Sabah Bulundu
Köy gezilerine dtevanı eden
Müftü Dânâ Efendi dün Lâr
ııaika ilçesine bağlı Pile ve Be
yarnnıdu köylerini ziyaret et
miştir.
Köylülerin, dairesi ite ilgili
isteklerini dinledikten sotaıa
köylüye konuşan Müftü Dâ­
nâ Etendi, dinî, ahlâkı ve İk­
tisadî konular ülfetinde öviil
ler vermiş ve köy koopftratil
sandıklarının köylerin İktisadî
kalkınmasında dalha tiesirli
bir rol oynamasını sağlamak
için halkın köy (coopferatil
sandıklarına mümkün olduğu
kadar fazla yatırım yapmala
rını tavs:ye etmiştir.
__
Uçaktaki Kıbrıslıların Hepsi De Adana’da inmiş
Tepeye çarptığı tahmin edilen uçak hakkında tahkikat başladı
ANKARA, 24— Lefkoşa-Ada- Kıbrıslı bulunmadığı öğrenil­
ııa-Ankara-Istanbul seferlerini miştir
yapmakta olduğu sırada
dün
29 YOLCU ADANADA
akşam Ankaranm Esenboğa ha­
INDI
va alanı
civarında kaybolan
Lefkoşadan 42 yolcu ile ha­
Türk Hava Yollarına ait Fri- reket eden uçak, Adanada yol­
endship uçağının enkazı bu sa­
bah Ankaradan 28 km. mesafe­
deki Karanlık Tepede bulun­
muştur.
UÇAKTA KIBRISLI
YOKTU
Kaza anında uçakta bulunan
25 yolcu ile 4 kişilik mürette­
battan müteşekkil 29 kişinin
28 i maalesef hayatını kay­
betmiş, Iş Bankası müfettişle­
rinden Salih Kalafatoğlu hafif
yaralı olarak bulunmuş ve he­
likopterle Ankarada bir hastahaneye kaldırılmıştır.
Uçak kazasında hayatını kay
bedenlerden 12 si Türk uyruklu
ve diğer 13 ünün de ecnebi
olduğu, fakat bunlar arası'nda
ItlIlMIIIIIMİllllatilHlMIMIIIHIMIttiMIKlKIllllflIllll)
BOZKUt
Kazada, uçağın 4 kişilik mü­
rettebatından başka hayatlarını
kaybeden Türkler şunlardır :
Mehmet Varol, Nejat Ertıınç,
Ordinaryüs Profesör Muzaffer
Şenyürek, Utku Saygun, Dr.
Muzaffer Lokman, Adnan Pekzorlu, Musa Kayar, Cavid Karabacı,
Doğan
Tengizman,
Emel Işbulan, Rifat Güren ve
Mehmet Kolaylı.
KIBRISTAN GİDEN
ECNEBİLER
Kıbrıstan uçağa binen ecne­
biler arasında Bayan Hordsley,
! Meier, Mueller, Bulst, Schaefer, Frienanthal, Sattler
ve
Leo Tetuschi adlı kimselerin de
bulunduğu bildirilmektedir.
öte yandan, Adanada uçağa
binenler arasında Mersin tasfi­
yehanesinde çalışmakta olan
Havens adlı bir Amerikalı mü­
hendisin de bulunduğu ve ka­
rısı ile 5 oğlunun ikamet et­
mekte bulunduğu
Istanbııla
gitmekte olduğu haber veril­
mektedir.
TÜRK FÜZEC1LERÎ: Eylül ve Ekim ayları içinde, Teksas’da . Fort Bliss mevkiinde tatbikat
UÇAKTAN ALINAN SON
atışları yapmak üzere Birinci Türk Füze Savunma Taburu ik i kafile halinde Amerikaya
HABER
hareket etmiştir. Resimde Taburun, Birinci Ordu Topçu
Kumandanı Tuğgeneral Enver
Uçak gece saat 8,02 de “ini­
Eralp tarafından, harekâttan evvel teftişi görülüyor.
şe geçiyorum” diye hava ala­
nındaki kontrol kulesine son
mesajını vermiş ve
bundan
sonra uçakla irtibat temin et­
mek mümkün olmamıştır.
UÇAĞIN TEPEYE ÇARPTIĞI
TAHMİN EDİLİR
Uçağın inişe geçtiği bir sıra­
Nzvyork { R oyter) i24 j.vermektedir.
yon sterlin sarfederek nükleer da tekerleklerinin tepeye çarp
Tlhe New York Hterald T ri­
savunma sistemini kuvvetlen­ tığı tahmin edilmektedir. Çarp
Gazetenin Vaşi'ngton muıh'a
(Devamı 4 üncü sayfada)
büne gazetesi bugünlkü sayı­
cularından 29 kişisini indirmiş
ve 12 yolcu alarak Ankaraya
hareket etmişti. Adanada inen
Kıbrıslı yolculardan çoğunun
okullarına dönmek üzere Tür
kiyeye gelmekte olan öğrenci-
, ler teşkil ettiğini ve seyahatla|rına kara yoluyle devam etmek
ı üzere Adanada indikleri bildi­
rilmektedir.
I KAZADA HAYATLARINI
j
KAYBEDEN TÜRKLER
İleri Bir Âdım Am erika Gerekirse Her Hacimde V e
eçen gün basında çıkan bir
haber kalplere su serpmiş­
tir. Bu habere göre, bir yıl­
dan fazla bir zamandan beri iç
tüzükten yoksun olarak çalışan
Amme Hizmeti Komisyonuna
bir iç tüzük hazırlanmaktadır
ve bu tüzüğün yakında tamam­
lanması beklenmektedir.
Hiçbir teşkilâtın tUzüksüz olarak düzgün çalışamayacağı
kabul edilmektedir. Bu hâl, bil­
hassa menfaatları ayrı iki top­
lum temsilcilerinden müteşekkil
bir komisyon için daha fazla
variddir. Tüzüksüz çalışan böy­
le bir komisyonda, azınlıkta
olan üyeler daima çoğunluğun
keyfi kararlarına boyun iymek
zorunda kalır ve kendi .haklı
davalarını savunmakta büyük
zorluklarla karşılaşır.
Hiç şüphe yok ki, gerek Am­
me Hizmeti Komisyonu ve ge­
rekse Temsilciler Meclisinin bi­
rer iç tüzüğü bulunmaması aley
himize tecelli etmiştir. Bunun
acısını daha ziyade Amme Hiz­
meti Komisyonunda tatmış bu­
lunuyoruz.
Amme Hizmetlerindeki me­
murlara 70 : 30 nisbetinin .uy­
gulanması anayasada açıkça
gösterildiği halde bugüne ka­
dar bu yapılmamıştır. Amme
Hizmeti Komisyonundaki Rum
Başkan ve üyelerin bu konuda­
ki tutumları maalesef yapıcı ol­
maktan çok uzaktır.
Geçmiş bir yıllık çalışmalar
açıkça göstermiştir ki. Amme
Hizmeti Komisyonunda çoğun­
lukta olan Rum üyeler daima
kendi menfaatlarına uygun key
fi kararlar almışlar, birçok de­
falar, aldıkları bir karardan
Türklerin istifade edeceğini an­
ladıkları zaman bu karardan
dönmek yoluna sapmışlardır.
Öte yandan, iç tüzükten yok­
sun bu Komisyon haddinden
fazla yetkilerle çalışagelmiş,
yapılan seçim imtihanlarında
ve tâyin işlerindeki yetkileri
sınırsız olarak devam etmiştir.
Bu yüzden, Komisyonun yap­
mış olduğu birçok tâyinler ve
terfiler hakkındaki şikâyetler
gittikçe artmış ve Komisyon
memurlar arasında “mutlak”
bir idare kurmuştu. Memurlar
ise, hudutsuz yetkilere sahip
Komisyon karşısında haklarını
korumaktan âciz bir hale gel­
mişti.
işte hazırlanacak olan tüzük
bütün bu anormalliklere son
verecektir. Bu tüzük sayesinde
hem Komisyondaki Türk üyele­
ri toplumumuzun haklarını da­
ha iyi savunacak ve hem de
Komisyonun bütün üyelerinin
yetkileri açıkça belirtileceği
için Amme Hizmetindeki me­
murlar herhangi bir haksızlığa
karşı haklarını daha iyi koru­
ma fırsatı bulacaktır. Bu bakım
dan, Amme Hizmeti Komisyonu
na bir tüzük hazırlanması hak
kındaki çalışm aları alkışlarız.
G
BOZKURT
Sayıda Atom Pombası
sında, Birleşik Amtirika Sa­
vunma Balkanı Robeıt Mac
Namara’nın,
Amerika'nın
httihangi bir tecavüz karşısın
da hayatî önemi haiz ınfenfaatlaîını koruması için gerekir
se her büyüklükte ve icafoted'On sayıda atom bombası kul
[anacağını söylediğini haber
Kullanacak
hirinte vterdiği mülakatta Mc
Namara, Amerika’nın teanıü
le uygun silâh hazırlıklarının
Sovyetler Birliğine, Amerika­
nın nükleer ’silâh kullanmaya
cağı intibaını vfcrdiği hakkın
daki iddiaları “saçma” diye
reddetmiştir. Savunma Baka­
nının, Amerika’nın 714 mil
dirdiğin i ve derhal çalıştırila
biteceğini söylediği bildiril­
mektedir.
McNamara, Kore gibi yer­
lerde nükleer silâhların kulla
nılamayacağmı
söylemiş ve
temaüle uygun silâhların bu
sebeple 'artırıldığını belirtmiş­
tir.
M I I K I I U I I I I I I I I t lI ll llf lK ll im i lH U M I H lI M N M U m M M
Bir Otomobil Çarpışma­
sında Sekiz Kişi
Yaralandı
FIDEL KASTRO
Küba’da oniki kişi Fidel Kastroya
suikast yapmağı tasarlamaktan
Sanık
Dün öğleden sonra, Nikos
Kusuros’un kullanmakta oldu
ğu AX 698 numaralı otomo­
bil ile Ingiliz ordusu mensup
larından William Femdannm idaresindeki askeri bir oto
mofoil Poli ile Baf arasındaki
yolda çarpışmıştır.
Kusun», otomobilde bulunan
karısı ile üç kızı ve askerî oto
mehilin sürücüsü ve iki yolcu
Havana radyosu . bunların, Amerika Merkezî Su yaralanarak Poli ve Baf
İstihbarat Ajansına bağlı olduklarını iddia etti hastaha nelerine kaldırılmış­
K ey IVest { R oyter) 24
dan Kûıba’ya gitmekle suçlan lardır. Kusuros’un karısı ile
Havana radyosunun bugün dınlduklannı bildirmiş ve bu iki kızının yaralarının ağır ol
(Devamı sayfa 4 de)
dıığu bildirilmektedir.
bildirdiğime göıie, Küba Baş­
bakanı Dr. Fidel Kasrtro’ya
suikast yapmayı tasarlayan
12 kişi polis tarafından Küba
da tevkif edilmiştir.
Radyo, tevkif edilenlerin
kanunsuz olarak
Ameıika’-
Makarios yine başlatılan işin
tamamlanmasından bahsetti
Berlinin Doğu Batı Bölgeleri
hududundaki evler zorla
boşaltılıyor
Doğu Berlinli bir kadın dün önce kedisini
Batıya attı, sonra da kendisi atladı
Berlin (Royter) 24- Doğu Al
manya polisleri bugün Doğu
Berlinlilerin pencerelerinden
atlayarak Batıya sığındıkları
Fransız bölgesindeki evleri
boşaltmaya başlamıştır-
EOKA’yı anarken Makarios Kıbnsn bir
Cumhurbaşkanı olduğunu unutuyor
Başpiskobos Makarios diin,
kendi köyü olan Panayaya
giderek 1955 yılı Aralık ayın
da Lefke civarında Binbaşı
Briaıı Goombe tarafından
öldürülen ilk Eokacı yeğe
ni Haralambos Muskos için
köyde dikilen bir büstü aç­
mıştır.
Bu münasebette bir konuş
ma yapan Makarios ezcümle
jöyle demiştir : “kahramanla
rımız tarafından başlatılan işi
tam am lam ak için bütün gay-
retlerimizi birleştirmek vatanımıza karşı bir botrcumuz*
dur” demiştir. Makarios de
vamla
“kahramanlarımızın
çö.'Jtfördiği rulh içinde, bütün
güçKikteıe ve bu güçlüklerin
hâiline kendi problemleriniz
gibi bakmalıyız” demiş ve
memlekteti ıtsfah ve saadete
ulaştırmak için birlik halinde
haıeket edilmesini tavviye et
miştir.
Batı Berlin polisi, tahliye
işine bir çok kamyon ve po­
lis kullanıldığını bildirmiş
tir. Evleri tahliye eden ekip
lere bağlı bir Doğu Berlinli
de Batıya geçmiştir .
Öte yandan, yaşlıca bir
kadın, Batı Berlin itfaiyeci­
lerinin gerdiği bir çarşafın
içerisine atlamış, fakat ayni
pencereden atlamak isteyen
kadının kocası Doğu Alman
ya polisleri tarafından alıkon
muştur. Kadının kocası hür­
riyetine kavuşamamış, ma­
mafih kendisinden öne çarşa
fin üzerine attığı kedisi kur
tulmuştur.
Kürd Harekâtım
Ingiltere Hazırlamış
Komünistlerin bütün sıkı tedbirleri Doğu Berlinleri hürriyet yolundan çevirememektedir. Doğu Berlinin kadın ve erkeği
hayatlarını tehlikeye atmak pahasına da olsa Batıya sığınmaktadır. Resimde Batı Ber/ine geçmeye çalışan bir Doğu Ber­
linli eşini de hürriyete kavuşturmaya çalışırken görülmektedir.
Serbest Doktorlar Bakanlıktan Şikâyetçi
Öğrendiğimize göre, serbest hekimlerin şikâyet konusu ele alınmış
belirten Türk hekimler, bu
Serbest olarak icra - i ta
bulunmaktadır
durumun, hükümet müessesle
babet eden
I ürk hekimitı
dii'n Defkoşa’da, Türk Hekim dikleri bir baSın topl anıtısınler Birliği lokalindi® düzenle­ da, Sağlık Bakanının, hükû
TÜRK YAVRULARININ ZİYN ETİ V E UĞURU OLAN
“ t Ş ” KUMBARASINDAN YAVRULARINIZI
MAHRUM ETM EYİN İZ
TÜRKİYE
Paranızın...
BANKASI
İstikbalinizin
Emniyeıti
i
met h’zmtetindte buluna'n bazı
hekimlerin dışarıda çalışma la
ııııa göz yumduğunu iddia Ot
m'şler ve bu tutumu şiddetle
tferikid ettikten sonra, haklarının korunması iç:ıı kanunî
lıt/r türlü tedbiri almaya azim
li okluklarını belirtmişlerdir.
Kanuna Aykırı Tutum
Hükümet hizmetindeki he
kimlerin dışarıda çalışmaları­
nın kanu'nfen yasak olduğunu,
bu gibi doktorların bazıları­
nın d’şarıda çalıştıklarının Ba
kanlıkça bilinmiş olduğu hal
!•! de buna son vtermek için hiç
kir teşebbüse göçüm ediğini
Bağdad (Royter) 24- frak
Başbakanı General Kasım,
dün akşam düzenlediği bir
basın konferansında, Britan
ya ile Birleşik
Amerikayı
Kuzey İrakdaki Kürd hare­
kâtını tertiplemekle suçlan­
dırmış ve Britanya bu tutu­
munda devam ettiği takdir­
de Bağdaddaki İngiliz Elçi­
liğinin kapatılacağını söyle­
miştir.
Britanya Dışişleri Bakanlı
ğı, General
Kasım’ın bu
iddiasını yalanlamış ve Ba­
İterinin şu veya bu yolda sui - kanlığa bağlı bir sözcü, Briistimâline yol açabileceğine tanyanîn diğer devletlerin
işarın etmişler ve sömürge iç işlerine karışmadığını be­
lirtmiştir.
(Devamı 4 üncü Sayfada)
İK İ JJO S T
8 yaşında Pittsburgh’lu Timmy’nin, ,en y a ­
kın dostu, şu tepesinde dolaşan kertenkeledir• Anne ive ba
basının, <cn büyük 'endişesi ise, çocuğun bu [)>üzden tfaşı ol­
m an
Tiirkiyede Seçim Propaganda
faaliyetleri dün başladı
Ankara (Royter) 2’4 : Bu­
rada seçim propaganda faali­
yeti bugün başlamıştır. Faali
yetin ilk gününde bugün si­
yasî partileı' kapalı salon top
lantıları yapmışlardır-
LEFKOŞA TÜRK BANKASI
SIZIN KENDİ BANKANIZDIR
Siz de Paranızı LEFKOŞA TÜRK IîANKASTNA yatırınız.
Unutmayınız ki para evde kalırsa HTRSTZ, fakat LEFKOŞA
TfîRK BANKASPNA yatırılırsa en yüksek FAÎZ getirir.
Seçim propagandalarımın
başlamasıyla siyasî merkezterind'aki çalışmalar hızlandırıl
nııştır. Propaganda faaliyetle­
ri 14 Ekim tarihine kadar de
varn edecek ve 15 Ekim gü­
nü millet sandık başına gide­
cektir.
Bilindiği giıbi, bu seçimlim;
Cumhuriyet Halk
Partisi,
Cumhuriyetçi Köylü Millet
Partisi, Adalet Partisi ve Y e­
ni Türkiye Partisi olmak üz*.'
re dört parti katılmaktadır.
İçişleri Bakanı, bütün idare
âmirlerine gönderdiği bir ta­
mimle, seçim propaganda fa
afiyetleri sırasında tamamen
tarafsız davranmalarını iste­
midir.
E S
M A A D T A R A F IN D A N
( B O Z K I R T )
i *
SA Y ISA L ORTAMA AKTAŞjy(yŞJJR
EYLÜL, ıs
SAYFA 2
MODA H A B ER LER İ
Kokteyl Partilere Ne Şekilde
Hazırlanmalı?
Para kazanmaktan sıkıldı ve şan şeref için
siyasete atıldı
A M E R İKA DA üç adam milyarder- olabil
d 1er. Bunlardan biri Ford, tkino.si Rockefeller, üçüncüsü dte M ellon’dur.
Mellon?!- .Ameı ikada k'ime sorarsan:-!
hayret edfcCdktir. “Ne demek? Koca Aıffiriikada üç milyarder olsun, birinin dfe adı Mel­
lon olsun, biz onu b.lmiyciim!” Ama hakikat
bu merkezdedir. Mellon’u kimse
tanımaz.
Halbuki Amenikanın fen büyük bankalarından
bilinin sahibi odur. Yalnız bu kadar da de­
ğil; dünya alüminyum kralı da odur. Böyle
okluğu halde, kendisiyle alış - vserişi olan bir
kaç tüccar ve bankerden başka kimse Mfeter M'ellon’u tanımaz. Çünkü dünya aliknin
yum kralı, her tlirlü ıeklâmdan, topluluktan,
hattâ insandan bucak bucak kaçar.- Ne ya­
pacaksınız, tabiat!
Mellon’larm birincisi, bir çiftçinin oğ­
luydu. Adı Thomas Mellon’du. Babasının
çiftliğini bıraktı. Pittsburgh’a gelıdi. Hukuk
tahsili yapıp hâıkim oldu. Kazancının
bir
kısmını baiktirecek kadar tasarrufu seven
bir adamdı. Bu paracıklarla, Amerikada her
kesin yaptığı gibi o da bazı lıisae stenedle'rıi
satın aldı Ve beş sene içinde 12 bin dolarlık
bir servetçiğfe sahıip oldu.
Mr. M ellon, Amerikanın 3 milyarderin­
den biri olduğu halde kendisini kimse tam
mazdı. Bir gün para kazanmaktan bıkıp
şan ve şeref kazanmayı özleyerek siyaseti
atıldı ve Cumhuriyetçi Partiy? 1,5 mityon
teberru edip Amerika
M aliye Nazırı,
sonra da Londra Elçisi oldu.
O sıralarda da evlendi. Kendisi ıbu ev­
lenmeden: “Hayatımda, yaptığım ilk büyük
sermaye devri” diye bahseder. Yalan değil­
miş. Tam 8 çocuğu oldu.
1870 yılında da bir aıdiye ki girişmek gerekti. Melon, der­
rai ayarak orayı biraz hale, yo hal bu davaları ele aldı. Za­
la koydulktan sonra Pksburgh ten bildiği iş dfeğil miydi? Dâ
da, kısa zamanda gelişecek vaların hepsi kazanıldı ve Re
olan “T. Mellon and Soüs” duetion kumpanyası Amerika
bankasını açtı.
da kimseyi alüminyum istih­
HÂKİM Mellon, Şehirde sal edemez hale getirdi. Böyle
gayet dürüst ve
emin biı ce heıkesi'n “'alüminyum trös
adam odaı ak tanındığından, tiSİ’ dediği dev teşekkül doğdu
Alüminyum trö’tünün adı
halk, paralarını bu bankaya
koymayı tercih ediyor, buna lk önce 1898 yılında, Mellon’
mukabil Mellon da itimada !ar Çarlık Rusyası ordularına
lâyık gördüğü kimselere yüz­ askeri matralar vesaire sattığı
de 8 den yüzde 12 ye kadar vakit, daha sonra da Birinci
Dünya Savaşında Müttefik
faizle para Veriyordu.
ordularının bütün sU ve ye­
Mellon, böyle krediye muh mek kaplarını tek elden Mel
taç müessesblere kredi verir­ lon’lar taahhüt edince, Ameri
ken alacağının geri verilmesini kadaki alüminyum tröstünün
daha sağlama bağlamak için ne ‘kadar dünya çapında bir
bu çeşit müesseselerin hisse iş olduğu anlaşıldı.
sbnedlerinde'n de bir miktarı
Arada Mellon, alüminyum
nı kasalarına atmayı usul e- madeni cevheri Boksit is'tihsa
di'nmişti. O günlerde Charles li'ni de tamamiyle elinde top
M. Hail adlı bir mucid alü­ lamıştı. Böylece alüminyum
minyum istihsali için pratik işi başından sonuna
kadar
br usul bulunmuştu ve ha­ Mellonların inhisarına girmiş­
rıl hani
para atıyor, bir ti. Fakat bazı kimseler de alü
fabrika kurmağa uğı aşıyordu. mi'nyum dfeğil, çelik istiyorlar
İki sabık çelikçi de kendisine dı. O zaman Mellon’Iar o müş
Ortak olmuşlardı. Beraberce terilere çelik satıyorlardı- Bu
Mellon’a başvurdular. Böyle nun için çfelık işine de girmiş
efe Pittsburgh Keduction Conı ler ve Carnfegienin esfki orta­
panyalüminyum şirketi kurul ğı Frick’lfe büyük bir çelik fab
du. Bu fjiıtet alüminyumu saf likası kurmuşlardı.
elde ediyor, ucuza çıkarıyordu
MORGAN, alümi'nyumculüki'n bu yeni maden için ah larııı çelik işine de ol attıkları
cı da bulmak lâzımdı.
nı görünce memnun kalma
Mutfak eşyası yapan fabri­ mış onları bu iştfen kaçırmak
kalara, yeni maden gönderil­ için fiatlaıda oynamalar yap
di. Bu lıarikulâde hafif, par mağa başlayınca Mellon, der­
lak maden pek hoşa gitti-. Fa hal çelik işini genişletme ’tfekat bir yandan da Hall’in alü şebüslerine seçmişti. Morgan
minytıın istihsal usulünü tak rakibin gürültüye papuç bırak
lid cdetı firmalarla dâvalara mıvacağını çabuk
anladı.
Uyuşma müzakerelerine oturuldu ve Mellonl’arın ellferindeki bütün çelik tesisleri Mor
ga!n tarafından, değerinin iki,
üç misline 30 milyon dolara
satın alınca anlaşmazlık da
yatıştı.
M'ellon’lar, petrol işine de
girdiler ve bütün dünyada
petrol 'ko'nitetsyonları elde eden
büyük Gulf petrol şiıketini
kurdular. Bir ara Koppfer adlı
bir Alman mucidiyle ortak
olarak meşhur ko'k ocaklar ını
da kurdular ve dünyaya kok
ocağı satan tek müessese hali
ne geldilerBütün bu işler olur ve
Amerika’da sermayesi 3 mil­
yar dolara yaklaşan
muaz­
zam bir tröst daha kurulur ken, kimsenin ruhu duymadı.
Ancak işle yakın teması olan­
lar haberdar olabildiler. Fa­
kat günlerden bir gün Mellon
artık para kazanmaktan keyif
duymaz hale geldi. Biraz da
şan ve şerefe ihtiyacı olduğu
nu düşündü ve Amerikanın
Cumhuriyetçi Partisi kas'as’na
1,5 milyon dolar teberru ettik
ten sonra Cumhur Başkanlığı
tıa seçilen Harding zamanın­
da uzun zaman Amerika Ma
liye Nazırlığını da yaptı. Kâğıd dolarların boylarını ufal­
tıp bugünkü haline getirerek
Amerika hâzinesine 2 milyon
dolar tasarruf imkânı sağla yan da odur.
Ancak Nazır olup ortalığa
çıktığı vakit milyarderliği chıvulmuş, herkes, hattâ bizzat
Re :si cumhur hayretler için­
de kalmıştı.
Sonbaharla beraber kokteyil mevsim i de başlar. Yaz
aylattı boyunca buluşmamış
[olanlar, sıcak bir odada bi­
raz pçki içerek sohbet et­
m ek im kânına kavuştukla
m için bir memnuniyet du
yarlar.
Zira cemiyet hayatında aıtık bir alışkanlık haline gelen
bu kokteyl
partilerde bir
çok kimiseler için yfc'ni imkân
iarla karşılaşmak, faydalı ah­
şaplar kazanmak ve umumi­
yetle bir muhit edinnıtlk müm
kündüı. Binaenaleyh her şey­
den evvel kıyafetinize dikkat
etmelisiniz. Zira ilk intiba da­
ima ona bağlıdır.
SADE G İYİN M ELİSİN İZ
Aşırı derecede süslü elbise
leri tercih etmeyip, daha ziya
de sade bir biçimi olan rop­
ları 'tfeıcih etmek lâzımdır. Sa
de fakat çok zarif bir rop hem
fazla frapan olmaz, hfem kibar
görünür.
Yassıada Civarındaki
Bazı Yasak Bölgeler
Kaldırıldı
İstanbul
'{B asın - Yayın)
Sabık iktidar mensuplarının
Yassı ada’ya
nakledilmeleri
üzerine Yassıada civarında ko
nulan 3 millik yasak bölge ka
varı, suçluların cezaevlerine
'nakledilmeleri üzerine, 22 Ey
lûl 1961 tarihinden itibaren
yürürlükten kaldırılmıştır- De
niz Kuvvetleri kumandanlığı
Seyir ve Hidrografi Dairesi
başkanlığı tarafında'n bugün
yayınlanan üç tebliğ ile. Yas
Sıada civarındaki üç millik
yasak bölge ile beraber, Dol
mabahçe Camii etrafındaki
280 mfetrelik
yasak b51ge
Marmara Denizi îs'tanb’ul bo
ğazı methali ve Adalar civa­
rına konulan rota takibi ile
demirleme ve avlama yasak­
ları da yürürlükten kaldırıl­
mıştır.
M A K İYA JI DAHA
D İK K A T Lİ YA PM ALIDIR
Bir ^okfeyl partide herkes
»izi çok yakından göıecfektir.
Malkiyajınızda fen küçük bir
kusur, derhal göze çarpar. Bu
nu’ıı için evvelâ aynanın kar
şışma geçip yüzünüzü tetkik
ediniz ve makiyajınızı acele
etmeden yapınız. Elektrik ışı
ğı altında olacağınızı unutma
manız lâzımdır. Elektrik ışığı
altında yüzünüzün makiyajı
başka türlü görünürRAHAT BİR AYAKKABI
Bir kök'teyl partide herke­
sin ayakta durduğunu da unut
mamalîsınız. Ayakkabılar ınızı
ona göre seçmelisiniz. Ayağı­
nıza rahatsızlık
veıen, bir
ayakkabıyı zarif de olsa ter­
cih etmemeniz icap eden bir
şeydir. Zira ayağınız ağrırken
rahatça sohbet edemezsiniz.
ADABI
M U A ŞERETE
GÖRE
Bir kokteyl partide tanıma
dığınız insanlarla konuşmak
zorunda ka.laca!ksın-.z.
Şunvı
unutmamak lâz'indır ki bir
kokteyl parrdfe başlangıçta
herkes ev sahibi tarafından
yahut kokteyl partiyi veren ta
rafından birbirine takdim edi
lir.
Fakat
kokteyl
parti
başladıktan sonra, her hangi
bir kimse ile konuşmak için
mutlaka ona 'takdim edilmiş
olmak şart değildir.
ÖNCE HAVADAN,
SUDAN.-.
Konuşma mevzuu bakımın
dan sıkıntı çekenler, daima
evvelâ bulundukları odada her
lıangi bir şeyin güztelliğinden,
yahut renginin hoşluğundan
Söz açabilirler.
Umumiyetle
günlük dedikodu konulan an
cak dalha sonra bahis ko'nusu
olabilir,
FAZLA İÇK İ NAHOŞ
T E S İR BIR A K IR
Kokteyl partiye ne erken,
ne de geç gelmelidir. Kokteyl
partide fazla içmek de nahoş
bir tesir bırakır. Zira içki, bu
partiye ancak bir “hava” ver
mek iç:n vesiledir.
BA Ğ LI A Y A K K A B IL A R : Bu s m e A m e­
rika, bağlı ayakkabıları yeniden lânse et­
ti. C aptzio’tıun kreasyonu olan bu ayak­
kabı ayağa bu zsrafet verm ektedir
Bu
tip |ayakkabılar ilaha 4{yad e abiye ,r oplar
içindir. Bu ayakkabıların bilhassa topuğu
ve üzerindeki fîyarıgo d\ikkati çekmiştir.
K O K T E Y L İÇ İN : Bu stne kokteyl pa,7'
tiler için çok sade
roplar |yapılmıştır.
F otoğ rafla görülen kokteyl trobu pimü ip^
lidır. B içim i çok sadedir. ÇzgilmI aşağı
doğru ^gelecek şekildedir. Brtden kesik
değildir. * Dvkütesi yuvarlaktır. ve plin
vardır. Uzun eldiven ^ayakkabının rengidir
“ Capezio nun lânse ettiği ayakkabı bütün dün­
yada büyük rağbet gördü
Büyük terzihr olduğu gibi, tanınmış
ayakkabı im alâtçıları da her sene ye
nJ yeni ayakkabı m odellerim m oda
m ünekkitlerinin ienkidlerİne arz-'iderlzr. Birkaç seneden beri devam
eden sivAİ budunlu \ayakkabılara baş
k a bir şekil verm ek için birkaç aydanberi bir tm tayül vardı.
Bu arada küt burunlu ayakkabılar, yuvarlalklbuı unlu ayakkabılar yapıldı- Ameri
ka’da Capfezio müessestesiııin lânse ettiği
yeni tip bir ayakkabı, bu yeni modeller
arasında dikkati çekmiştir.
Bu ayakkabı
parlak bir deriden yapılmıştır.
Burnu
tam mânasiyle sivı i değildir. Biraz yuvar
laktır.
KADEH BİÇİIMİ T O P U K
Ayakfcabım'n topuğu ise bir kadeh bi
çinıindedir. Ayağa ince, uzun ve çok zarif
bir manzara vteıfen bu ayakkabının bütün
hususiyeti bileğin üzerinde bir fiyöngla
bağlanmasıdır. Böylece bağlı ayakkabılar
yeniden moda olmuştur. Önü fazla oyul­
muş olan bu ayakkabı, abiye elbiseler içiıı
dir. Fiyongu icabında değişbbılmfekttdirElıbise iie aynı kumaştaiı bir fııyong, ayakkabıya daha başka bir hal vermektedir.
Ayakkabı topuğu da çok yüksek değildir.
Bunun söböbi geçen Sfene içinde hanımlarin çok yüksek topuklu ayakkabılardan
şikâ/et fetmeteıi ve bir türlü rahat yürüye
mediklerini ifade etm eleridir.
Ayaklarında nasır peyda olan hanım
lamı da yüksek topuklu ve dar ayakkabı
İarla rahat etmedikteıi anlaşıldığından,
ayakkabıların kalıpları biraz dallıa değişti
r iİmiş, tarak k.smı daha geniş olan kalıp
laı imal edilmiştir.
Capfezio bu modelini takdim edfcılken
şu lıususu belirtmiştir: “Bir kadın ayağı- _
ııın rahat etmesi için hiçbir vakit hazır
ayakkabı gıymfctmelidir. Hazır ayakkafa
giymek zoıunda ise, ayakkabılau’m sbçmd
için en az birkaç saatini feda etmeli
acele karar vermemelidir. Ayakkabının gü
zelini değil, rahat olanı seçmelidir..-
K ö R T i N G
BÜYÜK ŞEK ER LEM E FABRİKASI
PORTATİF ALMAN RADYOLARI
HÜSEYİN Ç1RAKLI
M ÜESSESESİ ÇEŞİTLERİ
Her vatandaşı memnun edecek kalitede ve
fiattadır. Uzun yılların tecrübesi medarı iftiharımızdır.
★ M EŞRUBATLAR: Sumada, Limonata,
Gülşurubu.
(
*LOKÜ M : Güllü, Balgamantlü ve mezdekili,
ayrıca Sadrazam sucuğu.
★ H ELV A : Tahm helvası ve İzmir helvaları.
★ Karamel şekerin her türlü çeşidi.
★ KURU Y EM İŞLER : Tuzlu, tuzsuz leblebi,
Fıstık, Fıstık kunnası, Kabak çekirdeği.
Ayrıca Okul Kantinlerine tenzilâtlı satış
yapılmaktadır.
Hü s e y in ç ir a k l i
Fabrikası
Belediye Pazarı Yanında U ıav Sokağı
No. 26 - 28 '
a-
KELVINATOR
En Halis En Temiz
“ Y E Ş İ L AD A”
BUZ DOLAPLARI
:
Kuru Kahvesini
Tercih Ediniz
A dres :
I
* Çarşının en güzide radyolarıdır.
* Sağlam ve garantilidir.
* Uzun, Orta ve Kısa Dalgalıdır.
★ Ödemede kolaylık yapılır.
MECİDİYE SOKAĞI
NO : 51 LEFKOŞA
................................. .
t
İthalât ve Tevziatçısı: AHM ET RÜSTEM
Gıı ne C addesi No. 14 (E vk af Dairesi Karşısı)
Telefon: 72402 - LEFK O ŞA
GERÇEK 0LAYLAR7
- 5 -
1961 MODELİ,ERİ
Harika KELVINATOR buz dolaplarımız 8 muhtelif modelde olmak üzere
'asıl olmuştur.
★ KELVINATOR GARANTİLtDIS.
★ KELVINATOR SAĞLAMDIR.
★ KELVINATOR TROPtKTtR.
★ KELVINATOR RAKİPSİZDİR.
★ KELVINATOR UCUZDUR.
henüz
Ad yeni bir rekor
kurmak için 13 Aralık
1907 tarihinde teşfebbü
süne başladı. O gün ha­
va soğuk ve bulutlu idi
ve heı an bir yağmur
başlaması ihtimali çok­
tu. Bu'uzun
vfe zayıf
mütehassıs atıcıyı sfeyıetmfek için hatırı sayı­
lır biı kalabalık toplan­
mıştı. Tam 'sabah saat
9 da ilk nişan düşürül­
müştü. Sekiz saat sona
erdiği zaman Ad 7,500
kurşun atmış ve 7,500
isabet kaydetmişti. Nı-
'ili
ÖDEMEDE BÜYÜK KOLAYLIKLAR
_
Kıbrısta Salahiyettaı* İthalâtçılavı ve Satıcıları:
ATAt KARDEŞLER LTD. ŞİRKETİ
LEFKOSA - MAĞUSA
W
TESİ 25 EYI.ÜL, 1961
HAFTADA B İR :
Yetişkin Eğitimi
TU N C E R BAH AD IR
Geride bıraktığımız haftalarımızda bahsettiğigibi, çocuk temeldir, kuvvettir, idealdir ve ni­
yet cemiyetin kendisidir demiştik. Dava da ceyetin kendisi olan bu maddeyi ham iken işlemek
u daha fazla tekâmül ettirmek, cemiyetine bir
]< faydalı ve şerefli hamleler yaparak yararlı
ası olduğunu iddia etmiştik.
Bu hususta muhtelif müessşseleri mesuliyetii kıp, bu mesuliyetlerini ifa edebildikleri takdirde de
plumlarına olan en kutsal vazifeyi yapmış sayılırr demiştik— Yapıcı ustasına bir iş verip de duvarı iğri
aptığım gördüğümüzde, hemen yapıcı işin i tam
akkı ile yapabilmek için başka bir ustanın yanında
’ıa bir müddet çalışması icabettiğine hükmedeAym şekilde çocuğunu en iyi şekilde yetiştir
ıekle mükellef olan aile büyükleri de bu mukades ödevi yapamıyor, bu meyanda gerek resmi ve
erekse hususî hayatında daha bir çok yanlışlıklara
lıişüp başarısızlıklara uğrayor. Tam bu sırada başa bir problem ortaya çıkmaktadır. Birçok yetişkin
'mseleıin de bazı konularda eğitilmesi şarttır,
arurîdir ve cemiyetin kuvvede varlığı için elzemr.
Halk eğitimi yani büyüklerin eğitimi deyince
caba akla gelen ve yapılması gereken ödevler nerdir? Evvelâ konu olan kimsenin veya birçok
nselerin kendileri ve cemiyetleri için kısır tarafrî nelerdir? Mesleğindeki başarısızlığının, çocuğu
nu iyi eğitmekteki muvaffakiyetsizliğinin; besin
lına, eğlenme düzensizliklerinin sebeplerine tesir
’en faktörler aranmalı ve bu sahalarda konacak
eşlıislerin tedavisine gidilmelidir. Eğerki bahsetti­
ğimiz taraflar ehemmiyetsiz addedilerek geçilir ve
yeter tetbir olarak yalnız spor, gösteri ve güzel vü­
cut yapma, insan bedeninde yalnız güç teminine
gidilerek kabul edilir de tatbiki düşünülürse “Halk
Eğitimi” diye ele aldığımız maksadın %İ0 una dahi
erişmemiş sayılırz. Spor çok faydalı ve hayatî bir
faaliyet olduğu kadar zevklidir de Ama cemiyet için
bir teşebbüse geçilirken cemiyetin fertlerinin, çe­
şidi zayıf taraflan aranarak yararlılık imkânları
araştırılırsa, yapılan işlerin bütünü hayatîdir, fayda­
lıdır, isabetlidir denir.
Borçok medenî memleketlerde, gerek okullar
ve gerekse okulların yapacağı işleri yapabilecek mü­
esseseler elemanları ile beraber, halkın çeşitli, nok­
san ve âciz taraflarım izale etmek için en müsait
zemini hazırlamaktadırlar. Yapîlan bu güzel teşeb
büslerden ilkin halk, müesseseler ve sonunda da
toplumun kendisi istifadeli ve memnun oluyor. Bu­
na, toplumca başarma ve cemiyetin mekanizması­
nın idamesi bozulmadan sağlanıyor da diyebiliriz-
M A H İ, 1962 bütçesinin
B akanlar Kurulu tara­
fın dan e le alınacağım
ve bütçenin £,19,543,000
gelir ile £18,669,000 gi­
deri plduğunu yazm akta
ve N asırın adam ziya­
retini e le alarak şanları
h a b er verm ektedir:
*
$
|
X
4
|
|
|
?
4
||
X
**•
KİTAPSIZ KALAN ÖĞ RENCİLERE
Müjde
Lefkoşa Kız ve Erkek Liseleriyle Orta­
klılarında 1961-62 ders yılında okutulacak
’tapları temin edemiyen öğrencilerin durumrını nazarı itibara alan müessesemiz, derhal
şebbüse geçerek mezkûr kitapları tam set
alinde uçak postasıyle İstanbul’dan getirtmiş
lup satışa çıkarmıştır.
K itaplarını temin edemiyen öğrencilerin
ele olarak ticaretevimize m üracaatları mentatleri iktizasıdır.
Müessesemizde ayrıca her türlü kırtasiye
şyasıyle, Türkçe, İngilizce sözlükler ve Okul
tlasları ehven fiatlarda satılmaktadır.
HÂZIM REMZİ, Hürriyet Ticaıetevi
LEFKOŞA
Makaıiosun Birleşik Arap
Cumhuriyetine yapmış ol
duğu ziyareti, içinde bulun­
duğumuz yıl Sonbaharında
iade etmesi beklenen Yarbay
Nasıı’m ziyareti önümüzdeki
Şubat ayına tehir edilmiştir.
Bu tarihin kat’i olarak ve il­
gililer arasında
anlaşılarak
tesbit edildiği öğrenilmiştir.
Bu mevzuyu Başkan Nasır
ile görüşen B. A. Cumlıuriye
tinin
Kıbrıs
Büyükelçisi
Mustafa Liitfi dün
adaya
dönmüştür.
F 1L E L E F T E R O S , Ma
kariosa yapılan tezahü ­
rat ile Türklerin ıjakm
alâkasının pratik bir
d ers olduğunu şöyle an­
latıyor:
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’un
Panaya köyüne
kadar yapmış olduğu uzun
yolculuk boyunca ve bilhas­
sa 5 yıllık kalkınma plânım
açıklamasından sonra yapı­
lan tezahürat büyük önem
taşıyor- Siyasî bakımdan çok
büyük
ehemmiyeti haiz
başka bir olay daha olmuş­
tur ki bunu da ele almalıyız.
Taşradaki Rum Cemaatı ya­
nında Makarios’a tezahüratta
bulunanlar arasında Türkler
de vardır. Hakikaten Türk­
lerin heyecan ve saygı ile
Makariosu karşıladıkları ve
bu meyanda bir âfişin üzeri­
ne “Hoş geldiniz” ibaresini
yazdıkları hakikaten tesbit
edilmiştir. Bu da isbat edi­
yor ki Taksim ve iki cemaatı
birbirinden ayırmak prensip
lerine bağlı bir grup Türk
Cemaat Lideri ile
organı
gazetelerden ayrı olarak iki
cemaatın işbirliği ve genel
olarak kalkınmasını isteyen
Türkler de çoktur.
E LEFTER 1Y A da ayni
m evzuya tem as ed erek
şunları yazıyor:
Panaya köyüne giderek
Haralambos Muskos’un büs­
tünü açacak olan Makariosa
bu köye giderken
yolda
Türk köylerinin sakinleri ta­
rafından
gösterilen alâka
ve saygı yalnız Devlet Başkanına gösterilen
samimi
duygular olarak kalmamış.
Rum Cemaatına da şâmil
olmuştur. Bu hislerin açığa
vurulmasına, şövenist rulhlü
bazı ileri gelenlerin faaliyet­
leri, muvaffak olamamıştırBuna benzer samimiyet ve
DOMENİCO MODUGNO
i
*
y
y
Iy
y
y
y
v
y
y
y
y
y
t
y
y
y
I
Iy
y
I
K IB R IS RADYOSU
25 Eylül 1961 Pazartesi
Sabah Y ayını:
06.29 Açılış ve Program
06.30 Saibah Melodileri
v 07.00 Haıberler
07.15 Nadir Hilkat Çulha’
dan Şarkılar
07.45 Org Müziği
08.00 Kapanış.
Öğle Yayını:
11.59 Açılış ve Pıogram
12-00 İki Sesten Şarkılar
12.30 Öğle Melodileri
13.00 Halk Türküleri ve
Oyun Havaları
13.30 Haberler
13.45 İngilizce Prog’Um
15.00 Kapanış.
Akşam Yayını:
16.59 Açılış ve Program
17.00 Haftada Bir Harf
17.30 Çocuk Saati
18.00 İstekler Programı
18.30 Batı Müziği
18 45 Karma Mikik
19.00 Tarihtfcn Bu’r Ses
19.15 Hafif Müzik
19.30 Haıberler
19.45 Aile İstekleri
20.00 Fasıl Hey’eti
20.3Q Halk Şairleri
20.45 Besteler ve Hikâye­
leri
20.21.15 Müllkiye Ecevit’den Şarkılar
21.40 Yaylı Sazlar
22.00 Haberler
22.15 Serenadlar
23.00 Kapanış.
1.83 boyunda, ince bıyıklı D om enico Modugno 32 yıl evvel Sic\İyanm küçük bir kasabasında
dünyaya ]g<ilıııiştX Babası, bir çingene kabitesinirı
prensi fje Sicilya Eyalet Reisi idi. Oğlunun ; J\yi
bir kolejde tahsil ^yapmasını istiyordu. M odugnonun arzusu ise aktör olmaktı. Bu düşünceyle koltu­
ğunda gitarı, (cebinde 2000 Italyan lireti
olduğu
halde [Roma’y a gitti. Müziğe hassas kulağı vardıİyi gitar çalıyordu, öncei'iri trendi kompozisyonla­
rını Sidüya diyalekti ile söyliyerek küçük lokalleri
dolaştı. Sonra jbir arkadaşı onu, bir kontesin hazır­
ladığı ve yalnız psîl sanatkârların katıldığa bir kon­
sere dâvet etti \ve onu "Asil \Domenico Üe Bnn"
olarak tanıttı. Bu hayır konserlerinden sonra şöhre
te ancak adını [adım yaklaşabileceğin# kani oldu;
ve ,Centrale Sperimentale Cineınatografico sinema
artistleri koleji imtihanlarına gird\ parası ve gide­
cek yeri yoktu. N eticeyi beklem ek üzere R om a do­
laylarındaki bir manastıra sığındı. Sınıfında Sofia
Lorcn adlı genç bir kızla beraber oturuyordu. A k­
tör olarak şöhrete ll\Mantello Rosso = Kırmızı P e­
lerin adlı film le ulaştı. Bu fMm ona şarkıcı olarak
da şöhret geiinnişti. Buradan jtedyan
radyosuna,
sonra W altçı Chiari’nin progranuna geçti. K endi
kompoüsyonları EuPisciepada ile LaD onna R iccia
çok tutuları,- birçok şarkıcı tarafından plâğa alın­
dı. Eski bir artist olan kartsı Franca Gandolji'ye
ithaf ettişi ştııkı Musetto = Küçük Tebessüm 1956
San R em o ,Vfirkı Festivaline girerek halkın sem pa­
tisini, hemen mikasından N apoli Şarkı Festivalindi
Lazzarella il' (kinciliği ve nihayet 1958 \San Iiem o
Festıfâlinde \ t Blıı,
Diptinte Di Blu • birinci­
limi kazandı.
New Yoık'ta meşhur E d SuUivan televizyon
temsillerine katiları Modugrıo’ya teırısilin\n sonunda
atlı araba d erinde büyük Caruso’ya yapıları teza­
hürat yapılmıştı Bu şarkısı üç ayrı firmanın plâk­
larında piyastiy'i çıkarı M odugno, Am erikada ilk
olarak S tay H ere W ith M e (R est a ‘Cu ’m m e) ile
Io şarkılarım plâğa almıştı. M odugno’nun diğer
meşhur şarkıları şunlardır: Fariti In .Citta, Strada
‘Nfosa, L ’a S ye vlietta. A m erikada bıdunduğu sıra
da oğlu M arcp’nun doğumunu haber alan Mudugno derhal İtaly a’ya dönmüş ve oğlu için yazdığı ve
bir mısraı “Corri, Pappa lo {aririvo iprimo io— K oş
baba, ben herşeyden önce geUyorum olan şarkıyı
Corno Festivaline sokm ağa karar vermişti. Bugün
İtalya*da küçük M odugno’y a Fîgilo del blu = Ma
virt'n, |oğlu diyorlar .Zira meşhur şarkısının bir mıs­
raı “ dim i yüzümü maviye boyuyordum” mânasına
gelm ektedir.
saygı hislerini Rıımlar da
Başkan Yardımcısı Dr. Kü­
çüğe gösteriyorlar.
Bizim
şimdi tek endişe ettiğimiz
nokta gençliğin ve yeni yeti­
şen neslin fikir ve zihinleri­
nin Rumlar aleyhinde zehir­
lenmesidir.
Hazırlayan : M. Ş.
123
4 5 6 7 8 9
ı
mBmsmssEm
4
[kWiri-\m mam
2 ©!SjpgI01DS0MI
5 mûJOM jmim
E T N IK l
geçenlerde
m (u la y ]e h -a fi e i n d e 6
iıiiu iA^ıü: m tiü
zincirlerle tecavü ze uğ­
rayan Dr. Yoannis Polidoridis’in şu m akalesini 8 İ M :U l A J iL L m M
9 T O g M D H O E IÜ
neşrediyor:
Bir hükümet ileri geleninin
tahsil maksatları için harice
gideceğinin
açıklanmadığı
gün geçmiyor. Şimdi de Ati
na Büyükelçimiz Amerika­
nın “Ho\vard” üniversitesin­
de 9 aylık bir
diplomatik
burs takip edecek, daha son
ra New Yoıkta tertiplenecek
olan uluslararası hukuk ve
siyasî ekonomi seminerine
iştirak edecektir. Bu da is­
bat ediyor ki Kıbrıs devleti
tahsil görmeğe başlamıştır.
“Kazandık Parolasını”
benimsteyenleri keıvan halinde
l ı a r i c e
y o 1 1 ar­
ken bu ekonomik trajediyi
oynarken bize herkesin gü­
leceğini anlamamız gereki­
yor. Eğer bu tahsil politikası
ve burs verilmesi cambazlığı
devam ederse, bugün Baş­
kan ile Başkan Yardımcısına
da böyle bir burs verildiğini
öğrenirsek hiç de şaşnuya—
hm.
Soldan Şağa :
1. Kaba kumaşta. Çok bil
miş geçinen. 2. Kaya, Su kay
tıağı. 3. Vilâyet. Koyu pek­
mez. 4- Gerideki dişlerimizin
ismi. 5. Zelilıanın peygamber
olan sevgilisi Yemek. 6. İnce
öknıyan. 7. Yokuş aşağı gi­
den- Hamız. 8. Kırbaç (ço­
ğul).' 9. Valde.
İtalyan ve
Fransızların bağlı oldukları
ırk.
Yukarıda»! Aşağıya :
1. Çevik. Ttersi değerli bir
süs taşı. 2. Arı tatlısı- Ateşle­
nen. 3. Yemek, Di'n bilgisi.
4. Tazyik. 5- Pek boylu de­
mektir. Tersi sıfat takısı. 6.
Eşyanın kendi şekillerine göıe yapılmış kabı. İyi. 7. Ço­
cuk yapmış dişi- Erkesk ismi
dir. 8. Petrol yakan ışık aleti.
Büyükçe. 9. Fasıla. Futbolcu
nun topa sıkı vuıuşu.
Dünkü Bulmacamızın
Çözümü
Soldî n Sağa :
isim Değiştirme
1. tfa, Derin- 2r Perde. An
3.
Kiri'ce. 4. Arazi, Kel. 5.
Btn aşağıda imza salhiıbı
Hüseyi'n Niyazi SARIKA­ Madeni, 6. Azan, Çek- 7. İş,
MIŞ- Namık Kemal: Lisesi İdam 8. Öğüren. 9. Bş:t Zeki.
öğrencilerinden. Bundan böy Yukanda»ı Aşağıya :
le Hüseyin Niyazi yerine Hü­
1. İp, Ama, Re. 2- Fe, Ra
seyin Niyazi SA RIK A M IŞ d'i n, 3. Arkadaş 4. Dizen, ö t. 5
ye çağrılacağımı bildiririm.
Derin, İz. 6. Düz, 7- Raik,
Hüseyin 'Niyazi
S A R IK A M IŞ
.‘lltltlIHOtlIlllllllllil'IUltlillltlIlIHtlIKIMIIlilHlMII
Çare. 8. İncelemek. 9. El, Ni.
V
y
y
?
?
y
i
i
t
y
y
y
y
v
Kıbrıs, Japonya’da
Yapılacak Olan Tarım
Kooperatifleri
Konferansma Katılacak II
Şen Yuva Mobilye |
Evinin Yeni Mesajı |
Evinizin gıizel, sağlam
ve zamana uygun mobilye ile döşenmiş olmasını
isterseniz
Mobilyenizi
ŞEN YUVA mobilye evine sipariş ediniz. ŞEN
YUVA mobilye evi Girne
y Caddesi Poîis Karakolu
' : Bu­
Karşısına No- 10G ya ta-
Tokyo (Royte
rada yapılacak ola'n Asya Zi­
raî Koperatif Cemiyetleri top
lantılanna Kıbrıs, İsrail ve
İran’dan temsilciler ve Birle­
şik Arap Cumhuriyetinden
müşahitler katılacaktır.
Japonya Merkezî Millî Ta
rım Kooperatifleri Cemiyeti
Konseyinin bir sözcüsü, ta­
rım ürünleri ticareti ve verim
liliği artırma işlerine yardım
edecek bir Uluslararası T a­
ran Kooperatifleri Bankası
kurulması hakkında bir pla­
nın konferansa bulunacağı­
nı söylemiştir.
şınmı^tır.
HALÎL SALİH
LOZAN
Y
X
|
igı
Â
S
v
%
s
TAKSt SERVİSİ
Tel.4938
İlâveten
Tel. 5282
f
MONSIVO
Dünyaca tamni'mş Amerikan Buz Dolapları
BU GÜNKÜ FALINIZ
KOVA BU RC U : (21 Ocak - 20 Şubat) Karşı tarafa hür­
mette kusur Ütmediğiniz muhakkak ama, mesele sat ece
hürmetle bitse ıy;. Aşkınızın kudretini her zaman
ispata
mecbursunuz.
,.
BALIK BU RC U : (21 Şubat - 20 Mart) Buguıı çok eski
b r dostunuzla karşılaşıyorsunuz. Geçmiş günlerin hatıı ası
rn yâdetmfek ikinize de huzur veriyor. Bu dostunuz size iyi
birde
—• Mücevherle!, mücevher
ltıte yakışıyor doğrusu-. Bizim
madam artık kartlaştı ama
ne de olsa gönüller gençdir..
Hepimiz gülüştük.. Şu 'arıda
hatırımda değil, bu kıymetli
hşdiye için bir hayli para öde
d'ğini zannediyorum. Profe­
sörümü tebrik ettim, ona:
— Mükemmel bir eşsiniz.
Karınızı da tebrik ederim kî,
sizin g bi bir kocaya sahip.
Onu memnun edebilmek için
muazzUm bir para ödediniz,
ve saadet duyuyorsunuz.
— Kıziıin paranın ne kıy­
meti var? Ben oııun kalbini
fethetmek için çeşitli yollara
girmesini bildim. Fakat o ba­
na iki tane mutlu evlât yetiş
tümenin tacını haketmişü.
Onun için cüzdanı ayakları­
nın altına atıverdim. Feda ol
sun... diyerek kolyeyi zarif
muhafazası ile çantasına yer­
leştirdi. İkimiz de yaptığımız
işin fevkalâdeliğinin saadeti
ile oradan çıktı. Profesörüm
kolundaki saate baktı:
— Sizinle beraber yürüye
yürüye gidebiliri*, henüz vak
timiz var, dedi. Tam sokağın
virajını sapacaktık ki, yanımız
dan elinde baston, kolunda
işaretlet 'taşıyan İitüsüz panto
tonlu olmasına rağmen kirli
göziikmiyerı âma bir ihtîyaıl'a
karşılaştık. O galiba karşıya
geçmek istiyordu- Fakat adı­
mını attıkça sallanıyordu. Bu
ıhalile nerede i,se düşecek ve
ya bir yete çarpacaktı. Profr
söı Charle
koşup hemen
onun koluna gindi:
—- Mösyö, düşeceksiniz. Si
ze yardım edeyim mi? Ne ta
rafa'gitmek istiyorsunuz?
Ama ihtiyar temiz bir Fran
sızca .ile ona teşekkür ettikten
sonra galiba bir adıes söyledi
hiç duymadığım bir semptıi.
Profesör biraz durakladı. Ba
na baktı.. Ben hemen onun
senei devriye kutlamak üzere
eve yetişmesi için:
— Siz geç kalacaksınız! Ma
dam BenoVyi zarif hediypniz
den mahrum etmeyiniz. Mosviiyii ben
,kabul
eder­
lerse evine kadar ■ bırakırın,
dednm.- Profesör çok memnun
olmuştu:
•—•Evet o hatırımda! Cok
teşekkür ederim.. Güle giile
m'ridmazel Hiveıek elimi sıkıp
benden ayrıldı. Ben ihtiyarın
/azan: HANDAN ACUN
>vv.
— Yanılmıyorum
İrfan
yanma yaklaştım. O sanki bi
zim konuştuklarımızı hiç duy bey! Ben bir insanı bâr keıe
marnı ş gibi idi. Yerinde sal­ görürsem o hangi şekle girer
lanıyordu. Onun kolunu tut­ se girsin tanırım. Siz de b&ni
mak için yüzüne baktım. Yü hatıılıyacaksımz, dedim- He
zünün tı’aşı gelmiş saçları en men onun tahayyül edeceği
ses nde uzamıştı.- Fakat sanki en yakın arkadaşımın ismini
bu simayı bir yerde görmüş gi düşünerek ona: “adım Ayşe
biyim.. Bil keıe daha baktım, efendim. Periha’nırı, sevgili
lıayıet! Çok yakın tanıdığım kızınızın arkadaşıyım. Dr. Ca
b.r insana benziyordu. Tıpkı vit’in kızı Ayşeyim ded'im.. İr
ona benziyordu.. Hayır kati­ fan kolumda mefluç bir et yı
yen o olamazdı.- O öldü! Ve ğrnı gibi yavaş yavaş yütiiyor
iki sene evvel de mirasname du: Nihayet o da baııa Türk
açılmıştı. O burada bu lıalde? çe olarak:
— Ben sizıi hiç hatırlamı­
Hayır aklım duracaktı. Lâkin
ııe kadar çok oııa benziyordu. yorum. Şaşılacak bir zekâya
Bu İrfan’ın tıpkı çökmüş, yıp sahipsiniz-. Siz İrfan’ın öldü­
ranmış, ihtiyarlamış bir mode ğünü rşi.tmedin’z mi? Ben at­
li.. Kalbim duracak gibi he­ tık İrfan değilim. Burada ta
yecanlı çarpıyor, ona irfan mamiylte değişik hüviyetle ge
bey diye haykırmak istiyor­ ziyoıtum. Ben ıbir ölüyüm yaşa
dum. Ama, o tamamiyle bir yan ölü! dedi. Bebekleri sö­
Fransız lehçesi ile konuşuyor­ nük gözlerinden iplik gibi yaş
du. Ne oluısa olsun, büıdün ha laı- akıyordu. Dilim 'tutulmuş
yatının yarısını buralarda ge­ gibi ko'nıışîmııyorduın. Semaçiren bir insan başka türlü İaıa bakarak: “Ah Yaraıbbim
konuşacak değildi ya? O İrfa onu bana ned'etı gösterdin?”
mn ta kendisi idi. Onu konüş diye 'için ûçin ağlıyordum. Üs
tüne, başına hayrete baktım,
tuımak hevesiyle:
— Lütfen adresi bana tek­ cebinde bir ispirto şişesi duru
yor, ayakta sallanıyordu- O
rarlar mısınız?
— Size zahmet olacak mad muztarip veispirto hastası ol­
mazel- Beni bir taksiyle bin- muştu.. Vücudunun her yanın
dirin z, ben adresi ona söyle­ datı alkol kokusu int'şar edi­
rim, dedi. Hıçkırmamak için yordu. Kolumda bir öne, bir
kendimi güç tutuyordum. Ta yana sallanıyordu.
— Lütfe’n artık beni terk
manı bu ses 1ı fanın sesi idi.
İnsanın her şeyi değişe bilir, ediniz.. Bu halimle nerede ise
lâkin sesi aslâ! Kartlaşsa d‘a pofis beni yakalar, sizi mah
cup etmek istemem!
ses o ses!
—. Ne münasebet tufan
Tiıtriyen ellerimle kolunu
yanımda iken
tuttum. Sesime gayri tabii bir bey? Benim
kiınse
size
bir
şey yapamaz..
ton vermek zaruretini hissodi
vermiştim, ağzımdan iradem Ben sizinle uzun uzun konu$
mak istiyorum! Lütfen bir
harici:
oturmamızı kabul
— trfan bey.. Sözü fırlayı- ' kahveye
vermişti. O lıtıyret ve dehşet eder misiniz?
içinde iıkildi.. Yanımdan kaç 1 — Beıvi muhakkak deşmek
İlk
mak ,ister gibi bir hal takındı istiyorsan\?, peki dedi.
durdurdum!
Başım acayip bir lıalde iki geçen taksiyi
yana sall'adı. Yüzünü bana Otomobile bindıik! Şoföre:
•Fongüet’e dedim.. İrfan
doğru kaldırdı. Görecek gibi
gözlerini yüzüme dikti: Fıan­ köşeye Sıkışmış, başı önünde,
içine sm m iş g ’bi ö tm ü y o rd u ..
sızca olarak:
— Sizi bir Fransız kızı zan Benimle konuşmaya başladı:
— Ne zamandanberi buran'ediyorduan. Ne kadar güzel
konuşuyorsunuz F ransızcâ.yı ? dasın'z yavrum?
— Bir senedenlbeni efetıd’!
Barla acıyıp bir isimle hitap
"itmenize şaştım doğrusu, her ded'inı.. Bu yavrum h'tabı ilik
lıalde birisine benzetiyorsun1iz lerimi dondurmuştu sanki*
dedi. Ama sesi ağlamaklı idi. Taa çocukluğumdaki, hafıza­
Hüviyetini gizlemekte zorluk ma nakşolunan, düğümleri çö
çtektği her haliyle seziliyor zülen acı hatıraları tekrar can
du.. Ben de İsrarla ve Türkçe la'ndırmıştı.. Zavallı bedbaht
fDevamt var)
olarak:
Büyük rağbet karşısında son bir partisi daha
adamıza getirilmiştir.
haber verecek.
KOÇ BU RC U : (21 Mart - 20 Nisan) Yıldızınızdan haıUt
bir rahatsızlık atlattığınız anlaşılıyor. Son günlerde b>r
şeye biraz canınız da sıkılmış. Önemsiz şeyleri gozu'nuzde büyültmeyiniz.
..
BOĞA BU RC U : (21 Nisan - 20 Mayıs) Suze kısa sureli bir
yol var- Fek yakında sevdiğimiz kimseyle bir yel t* g de
tek ve çok eğleneceksin z. Döndüğünüz zamanda da iyi
haberler var.
İK İZ L E R BU RC U : (21 Mayıs - 20 Haziran) Ne vakitten
beri küçümsediğiniz fırsatı iyiye kullanma imkânını bu
gün buluyor ve bu’nıın hakikaten faydalı bir şey olduğu
nu anlıyorsunuz.
YENGEÇ BU RC U : (21 Haziran - 20 Temmuz) Bugün şan
siniz çok açık. Hıiç çekinmeden haıteket edeb lir, görmek
isted'kleri'nizi de görebilirsiniz. Yapacağınız her teşebbü­
sün sonu müspet.
ARISI.AN BU RC U : (21 Temmuz - 20 Ağustos) Çoğu g'tli
azı kaldı. Sabit
fikirlere dikkat. Kuruntulara fazla yüz
vermeyin- Sizin durumunuzdaki bir insan için .böyle şey­
ler ehemmiyetsiz.
BAŞAK BU RC U : (21 Ağustos - 20 Eylül) Korktuğunuz
başınıza geldi. Üç kişi bir olmuş durumda, size cephe al
mağa hazırlanıyor. Mutedil ve soğuk kanlı olmağa gay
ret etmelisiniz.
TERA Z İ BU RG U : (21 Eylül - 20 Ekim) Sabrın sonu se
lânıettir diyenleı haklı. Bunca zaman bekledikten sonra
tasavvurlarınızdan biri daha hakikat oldu. Daima ümitli
olmalısınız.
A K R EP BU RC U : (21 Ekim - 20 Kasım) Sevdiğiniz kimse
rı'n sizte ne kadar bağlı olduğunu bugün bir keıe daha an
lıyor ve siz de ona biraz daha bağlanıyorsunuz- Ama
arada bir pürüz var.
YAY BU RC U : (21 Kasını - 20 Aralık) Aldığınız güzel
haberin tesiri devam ediyor. Bir müddet sonra bundan
çok daha güzel bir haber daha alacak ve ton
derece
sevineceksiniz.
OĞLAK B U R C U : (31 Aralık - 20 Ocak) Hiç ummadığınız
bir -yerden bir teklif alıyor ve hayre't ediyorsunuz. Gfeıç1
güzel ve cazip bir şey ama, siz buna yine de yanaşmak
istemiyorsunuz.
Mevsim dolay isiyle, büyük tenzilâtlı satışa başlanmıştır. Siz de
vakit kaybetmeden m üracaat ediniz.
BÜYÜKLÜK
ESKİ FIAT
Y E N Î FIAT
9,5 Ayak
£ 110
£95
8.5 Ayak
£81
£ 95
7.5 Ayak
£ 68
£ 85
£ 55
6 Ayak
£ 65
KIBRIS G EN EL ACEN TÎ:
AHMET SEDAT
38 Girne Caddesi, Lefkoşa
|
KfoKÂP TARAFINDAN S A Y ^
SAYFA 4
Dünkü Türkiye Millî Lig Maçlarında
Dostluk Maçında Çetinkaya
J Gençlik Gücünü 4 - 0 Yendi
t e k in
Fenerbahçe Yine Mağlup
Türkiye Millî Lig maçları ilk devresi golsüz sona ferdi,
na dün de İstanbul ve İzmir’ fakat ikinci devrede Nazrni
ete oynanan 4 maçla devam sert bir şutİta kaydettiği golte
ed'lmiş ve geçen senenin lig Şekenhilâl’ı sabadan 1 - 0 ga
Şampiyonu Fenerbahçe, bu lip ayırttı.
İzmir’de oynanan maçların
ıhfta da bir mağlûbiyet al­
ilkinde
Altmordu - Vefa’yı
maktan kurtulamamıştır.
Dün İstanbul’da oynanan 3 - 0 mağlûp etti. Bu maçta
ilk maçta Istanbulspor ile An galip takımın gollerinin ikisi
kara Gücü ilk dfevreyi golsüz ni Bülent ve birini de Sevim
berabere bitirmişler, fakat kaydettilerlzmirspor ite Beykoz ara­
ik:nci devrede kaydettiği tek
golle Istanbulspor maçı 1 - 0 sındaki ikinci maçı'n ilk dev
resi golsüz sona erdi. İkinci
kazanmıştır.
İkinci maç, Fenerbahçe ite devi ede talkımlar birer gol
Ankara’nın Şekcrhilâl takım kaydettiler ve-'maç da böylelan arasmda oynandı. M açın' ce 1 - l bitti.
Türk Gücü ilk maçında İngilizlsri
8-0 yendi
Mağusa (Özel) : Geçen sene'nin kupa şampiyonu Türk
Gücü, sezonun iMıazırlıkmaçını dün kalabalık seyirci kit
lesi önünde Cirit Sahasında
yapmış ve İngiliz Deniz Gücü’n'ü 8 — 0 gibi açık faikla
mağlûp etmiştir.
H akem K-arkof idaresinde­
ki m aça Türk 'Gücü şu kadro
He ,çıkmıştı (.* f .Kemal \
- Tay
fun, Leylâ - R aif, Mistik, T e
cel 1- Enver Erdoğan, jHasan,
Galliga, D inarBaştan sönuııa kadar ü*rtün
oynayan Türk Güçlüler saha
nm topraklı olması yüzünden
zaman zaman top kontrolün
de güçlük çekmişlerdir.
Maçm ilk golünü, daha 3.
dakikada 45 mette mesafeden
güzel bir vuruşla Ttecel kay­
detmişti. Bunu 4. ve 15. dafci
kalarda Gallıga’nın iki golü
takip ettiDevre bitmeden
Dincer, biri kornerden ve di
ğeri de penaltidten olmak üze
re iki gol daha kaydetmiş ve
ilk devre 5 - 0 sona ermiştir.
İkinci devreye Erdoğan’ın
yerine Halil, Tayfun ile Ley
lârıın yerlerine de Cafer ile
Osman’ı ve Mıstık’ın yerine
Ramadan’ı alan Türk Gücü
Gall'ga vasıtasiyle 3 gol daha
kaza'narak maçı 8 - 0 galip bi
tirmiştir.
yüksel
İki ezeli rakip Çetinkaya j
ılt Gençlik Gücü, dün bir dej
fa daha karşı karşıya geldiler. J
Bu defaki ne bir lig ve ne de j
bir kupa maçı idi. Sadece, lig
lere hazırlana'ıı takımların bir
hazırlık maçı . . ■
Tribünler kalabalık, maç
heyecanlı, fakat lüzumsuz fa
ulterte dolu tatsız bir maçtı |
bu.. Ortada ne bir iddia, ne (
de kazanılacak bir şey vardı, j
Bir dostluk maçından iteri j
g:tm;yen maçın havası'm, bazı
futbolcuların bozmasını ne
biz, ne de seyirciler hoş karşı
lamadılar.
Daha ligler başlamadan,
böyte çirkin hadiseler başlar­
sa ve ilgililer bunu hoş karşı
layıp göz yumarlarsa, futbo­ akında Erdoğan’ın şutu kale­
lumuz için yazık olacaktır . . • ciden geri dönmüş ve oyuna
Dünkü maçın ilk devresi ikinci dfövrede giren K- Aytam bir mücadele halinde ce­ lıa'n sert bâr şuda ilk golü kay
reyan etti. Her iki takım da detmişti. Bunun, iki dakika
gol kaydetmek için çalıştı, fa sonra Erdoğan’ın ikinci go'ü
kat muvaffak olamadı. Böyle takip etti. K. Haşan topu geri
olunca da, oyuncular lüzum­ vermek istemiş, fakat Erdo­
suz sert hareketlere baş vur­ ğan yakalayarak ağlara gön
dular ve oyunun zevkini ka­ dermişti. İki dakika sonra., ya
çırdılar.
ni 5. dakikada Özerin gayet
İkinci devreye Çetirıkayalı güzel pasında topu önüne çı­
lar, seri ve istekli başladılar. lan ikinci devred'e oyuna gi
Nitekim daha beşinci dakika ren Debbağoğlu, kaleye ka­
dolarken, 3 - 0 galip duruma dar sokulmuş ve kaleci B. Ha
yükselmiş bulunuyorlardı tik san’ın elleri arası’nda topu ağ
4-2 GALİP
Lefke (Özel) : Bu sene
Birinci Küme’ye terfi eden
Baf Ülkü Yurdu futbol takı
mı, dün Lelke’yi ziyaret et­
miş ve Türk Spor kulübü ile
yaptığı dostluk maçını 4 - 2
kazanmıştır.
Metin Çimenleri Biçiyor
*
•s
••
•
Türk Hava Yolları Uçağının Enkazı Bulundu !.
!
29 Ekim
i
Y.A.K.
DR. ARADIPL1
LOZAN" İ
TEL: 5281
Sineması
T e l : 5069
PAZARA KADAR HER AKŞAP4 SAAT 8.15 DE
Aşkın Saati Gelince
-YENİ
FİLM-
Baş Rollerde: GÖKSEL ARS0Y, BELGİN DORUK, Ç0LPAN İLHAN, SADRi ALIŞIK
AVNİ DİLLİGİL, ŞAZİYE MORAL
‘ ’
★ Tabiatın rengâ renk güzellikleri içinde filizlenen tatlı ve içli bir aşkı
★ Kuvvetli tabiat tasvirlerini, bir bilgi, görgü, fikir ve zevk zenginliğini
* Zekâ,
Hu köye şimdi
re için Rum d
edilmiş bulunmaktadır' S
dilen gayretlerin neti<%j
•»lacağı bilinnıerndkıtdi, l
dece bilinen bir
o da, Dizdarköyibde ara?
fa/Iası Türklere ait okto
göre. buraya daha fc|;ı '
rikmtKİen bir Türk
tayin edilmesi gferelctiîKri;*
•
Kardeş Ocağının •
:•
•••
BİLDİRİ
SALÎDAN
Leymosunda 18 yaşında bir
Ingiliz kızı polise verdiği ifa­
dede, Fasur’daki Lanitis Ç ift­
liği civarında meçhul Uç şahsın
kendisine tasallût teşebbüsün­
de bulunduğunu bildirmiştir.
Jandarma meseleyi soruştur­
maktadır.
öte yandan 50 yaşında bir
adamın 11 yaşındaki bir oğlan
çocuğu ile gayri tabii münase­
bette bulunduğu polise bildiril­
miştir. Şikâyet üzerine Jand ar­
ma soruşturmalara başlamıştır.
................. .......... ..... ■V *.
Serbest Doktorlar Bakanlıktan Şikâyet Etti
Küba da 12 Kisi Sanık
TAKSİM
Leymosun’da Tasallut
Vakaları
almağa da ç a l ı * ^
Bunun fen açfk bi,.
Dizdarköyiınde verile
Bu köyde 12 yıl
eden bir Türkün
ı ine, köyün Türk
mevki için ojgMjj
UMinişleise de
itiraz ederek
ne/dinde t*eşdW
ve tayinin yapı?
inişlerdir.
lara göndererek üçüricü Çe­ yalı B. Ayılıan’ı sert oyunu
tinkaya golünü kaydetmişti . yüzünden sahadan çıkarttı.
Variden berg {R o y ter) i?4 : lak a t I itan mermisinin I,,,
Daha, ilk 5 dakikada 3 - 0 Daha sonra, başka her hangi
mağlûp durtıma düşen Genç bir hadise olmadı vfe maç da Amerika’nın en büyük mer­ ki katettiği ııVeSafeyi
lik Güçlüler tanıamfcn çözül­ 4 - 0 Çetinkaya’nın galibiye misi olan 97 ayak uzunluğun miştir.
dak i Titan mermisinin savaş
Bu muhteşem
düler- Bundan istifade eden tiyle sona erdi.
Hakem Carter’iıı idare et- gücünü ölçmek için buıguıı harp sahalarında kullan,|ac);
Çetinikayalılaı, daha düzgün
'
ve daha seri oynamaya başla t ği ve her iki takımın da, z'a başarılı bir deneme yapılmış atış tapyası tipi tapyadaıı •
pılan ilk denemeydi. Merır
dılar. Gençlik Gücü forvetin maıı zaman oyuncu değiştirdi tır.
Amerika Hava Gücüne ııin bu yıl sonundan önce •
de, blhassa gol atıcı elema- j ği bu maçda kadrolar şöyle
bağlı bir .sözcü, merminin, mamtn kullanmaya hazır ol
nırı bulunmayışı gözden kaç ! idi.
4500 mil uzaklıktaki
“iniş” d uğunun ilân edileceği
mamıştır.
j ÇETİNKAYA : Şevki Maçın 4. golünü sağdan Yılmaz, K. Özer - Ergün, Ah yerine düştüğünü söylemiş, ıııiıı edilmektedir.
topla kaleye girerek ve ınüda med, Erzay - B. Özter, Erol
fileri çalımladıktan sonra, ka Erdoğan, Orhan, B. Ayhan.
GEN ÇLİK GÜCÜ : B. Ha
İte direği yanından B. Özer
(Birinci Sayfadan Kalan)
hekimler”, bu tutumun, Tüıi
san - Aytaç, Mes’ut, Melı
kaydetti.
idaresinde bile iyice uygula­
rop 1umunun entfcllektüel kis
Maç ikinci devi ede daha met, K. Hasarı, Hüseyin nan bu kanunun demokratik
lere büyük ihtiyacı olduğıi
da sertleşti. Hakem, Çetinka Yaşar, Mithat, Fikret, ErdoKıbrıs Cumhuriyeti idaresin­
bir zamanda cesaıet kırıcı bit
|arı İzzide uygulanmaması karşısın­ tutum olduğunu iteri sürmüş,
m
* 5 da duydukları endişeyi belirt ler ve bu davranışlanm’n asls
• m işlerdir'.
hiikûnıH hizmetindeki mes­
Leymasun (özel) : Lima­ ça şu kadro ite çıkmışlaıdı :
:
Konuşulanlar H ilâfın a
lektaşları aleyhine bîr davra­
nımızda demirli bulunan Ingi Osma'rı - M'utluyakalı, Alpay
29 EKİM
j
İcraat
nış olmadığım bilhassa Miri
üz Harp gemisi Lion’un fut­ Ünal, Ayhan, Kubilây - Özel
c u m h u r iy e t
Sağlık Bakanlığının konuş­ mişleıdir.
bol takımı ite dün bir dostluk Bilâl, Haşan, K. Haşan Os­
BALOSUNA
malar hilâfına icraatta bulun
Toplantının Gayesi \
maçı yapan Doğan Türk Bir man. Zaman zaman bazı oHazırlanınız.
‘serbest
• 1duğunu iddia eden
Dünkü bası’n toplantısından
liği 4 - 3 galıip gelmiştir.
yuncular da denenmiştir.
• m i l l i l i ( l l l l l l l l l l l l l l l l t ı n ı m | | İ l l i IIIIIH M
II
yegâne gayenin, müteaddit
San - Lâcivertliter bu ma
Maça, s'eri başlayan Doğan
müracaatlara rağmen hâili
lılar, tehlikeli olmaya başladı
yolunda ea küçük bir haıektt
lar ve 5. dakikada Hasan’ın
(Birinci sayfadan kalan)
görmedikleri
bir mestteyi ge
ayağından ilk golü kazandı­
ma neticesinde uçağın motor mıştır.
nel efkâr önüne sermfck oldıı
lar. Daha sönra, 20. dakika­
kısmı infilâk etmiş ve kuyruk
Bazı göz şahitleri uçağın ye­ ğu'nu söyliyen seıbest Mim­
da Haşan ikinci golü de kay
tepenin üzerinde kalarak motor re çarptıktan sonra infilâk edip
ve baş kısmı infilâk etmiş ve yandığını bildirmekte ise de ler, basın mensuplarına yazılı
dedİnce, buna îngilizler ilk
100 metrelik bir sahaya yayıl- kaza anında o bölgede bulunan olarak verdikleri bir beyanat
golleriyle
cevap
verdiler.
Fa­
İ BALOSUNA
diğer pilotlar
uçağın havada ta, -Sağlık Bakanının, bu çok
kat, devrenin sonlarına doğru
ateş aldığını bildirmektedirler. önemli kanunu tatbik edem
IHAZIRLANINIZ
Haşan üçüncü golü de kay­
*t*l1*1 t*«
»2*
SİS VE ŞİDDETLİ YAĞMUR
diği takdirde istifasını talehrı
detmekte gecikmedi ve devre
KURTARMA
AM ELİYESİNI
nrşterdirböytece 3 - 1 kapandıGECİKTİRDİ
Kesif sis ve şiddetli yağmur
K üçük V e Dmktafa
İkinci devreye îngîlizter da
lar dün akşamki araştrıma ha­
Müracaat
Senenin en muazzam pa­ ha canlı başladılar ve zaman
rekâtını hayli kösteklemiş ve
Serbest
hekimler, hakları­
zaman
oyuna
hakim
oldular.
enkaz ancak sabahleyin bulun
nayırlarından biri 30 Eylül
nın korunması için Cumhur
muştur.
günü ö.s. saat 5 te Sayın 1Nitekim 28. dakikada ikinci
Bütün gece devam eden ara­ başkanı Yardımcısı Dr. Fâzıl
Cumhur Başkanımrz tarafın gollerini kaydedince, oyun da
malar bir netice vermemiş ve Küçük ile Tüık Cemaat Mec
dan açılacak ve iki
gün i ha da heyecanlandı,
aramalara katılan uçaklar bu
Hasan’m kaydettiği 4. Do
devam edecektir.
sabah, kazadan hafif yaralarla 1 si Başkanı Rauf Denktaş’a
GORDON P İR İ E
kurtulan Salih Kalafatoğlunun şu telgrafı göndermişlerdir:
Millî oyunlar, güreşler, ko­ ğan T.B. golünden sonra în(Birinci Sayfadan Kalan)
A T L E T İZ M İ filR A K T I
yerden verdiği işaretle enkazın “Bugün
topla'ııan serbest
şular ve Halk Türküleri ile g'Jizler bir gol daha kazandı
D'ütıya atletizm tarihinin en kimselerin Amerika Merkezî yerini tesbit edebilmiştir.
Türk
hekimleri
haklarının 1»
süslenen Tatlısu Panayırına lar, fakat sahadan 4 - 3 mağ
tanınmış atletlerinden biri o- İst ihbarat Ajansı ite ilgili ol­
CESETLER HASTAHANEYE ■unması yolunda sizteıe miira
koşnuz, iki tatlı gün geçir-* lup ayrılmadan kurtulamadı­
duklarını
iddia
etmiştir.
KALDIRILDI
la'n İngiliz uzun mesafe koşu
miş olacaksınız.
lar.
Kazada hayatlarını kaybeden caa»; V'der, Sağlılk Vekilini pre
cuau Goıdon Pirie, evvelki Tevkif edilenlerin,(Fidel Kast
ro’nun otomobilinin Hava­ yolcu vem ürettebatın cesedle testo ederiz.”
gece Londra’da İngiltere ri Ankarada hastahaneye kaldı­ T ertibat Alındığı Bildirildi
Rusya millî atletizm musaba na stadı yanından geçenken, rılmıştır.
Diin Pazar olduğu için il­
Öte yandan, kaza yerine gi­
kalarda son koşusunu yap­ havan topu ve el bombaları
gili
Bakanın bu konudaki fil
mıştır. Şimdiye kadar yedi ta İle mücehhez iki cip dolusu den Ankara Başsavcısı ile Y ar­
rini almak imkânını bulama­
dımcısı tahkikata başlamıştıradamla
birlikte
Başbakana
te
ne dünya rekoru kıran ve ha
Hava Kuvvetleri Kumandan­ dık. Mamafih, inanılır bif
leıı 3.000 metre dünya reko­ cavüz etmeyi tasarladılan id lığı ve Türk Hava Yollarından
Sayın Lârnaka ve kazası Türk müşteri­
beş kişilik bir bilirkişi heyeti çevreden öğıetıdiğimizie gört.
runu elinde tutan Gördün Pi- d:a edilmektedir.
de
olay yerine giderek teknik daha önce yapılan şkâyttl’1
lerine Avrupa seyahatından döndüğünü
ıie tngilteıe - Rusya mikaba
tahkikata başlamıştır.
incelenmiş ve çok küçük çap
kalan esnasında 5-000 metre
*
ve Kliniğinde hasta kabulüne başladığını
Olayın adlî tahkikatı Ankara ta olduğu bildirilen bu du111
de yarışmış ve birinci gelmiş $
Başsavcısı ve teknik tahkikatı
saygı ile bildirir.
X da bilirkişi heyeti tarafından ına son vermek için gferatffl
tir. Diinya atletizm âlemi'nde ; V
İ
O
TO
BÜ
S
S
E
R
V
İS
İ
yapılmaktalır.
tertibat alınmış bmlu'nmakttıDr. EVANGELOS MARKO
PirıVyt koşarken yanaklarını 11
NOT: Royter haberler ajansı, dır. Ayni çevıe. hÜîkûnıfet h®
şişilerek
nefes
aldığı
için
ç
(ARADÎPL1)
Mehmet Varol ile Nejat Ertunç
(Puf Puf Pirie) lâkabı takıl- j 5
adlı Türk uyruklu iki yolcunun metinde bulunan hekimlere
Lârnaka
LEFKO
ŞA
|
uçağa
Lefkoşada
bindiklerini bu yolda sözlü ihtarda bulu­
miştir.
I*
haber vermektedir.
nulduğunu tevıd etmiştir.
Tathsu’da Panayır
Sakarlığı doUıymyle antremanlartn hepsine katliamhjan
Metin, yine d e m ecburen stadyuma gitm ektedir. Yukarıda­
ki fotoğrafta M etirii motorla L a Favorita stadının
çimenlerini biçerken görüyorsunuz.
Her gün, Rum vatandaşla­
rımızın iyi niyetten yoksun ol
duğun u açıkça gösteren olay
la karşı karşıya gelmekteyiz.
Rum ortaklarımız, sadece ye­
ni idaredeki halklarımızı tanı
mamaya eteğii, fırsat düş­
tükçe elimizdeki haklarımızı
Amerika bir Titan Mermisini
başarı ile denedi
Maçtan bir enstantane
Doğan T.B. İngilizleri Leymosunda 4-3 yendi
ÜLKÜ YURDU
Rumların hergün dem vurdukla
bir iyi niyet gösterisi! daha
hareket güzelliğini ve ideal bir kadın tipini
★ Aşkı biı inci plânda, parayı ikinci plânda sayan bir gencin hayat hikâyesini.
* Aşkı uğrunda her türlü acıyı çekmeğe razı bedbaht bir kızı.
* VE en seçkin güzide bir artist kadrosunu ancak ve ancak AŞKIN SAATİ GELİNCE
filminde iftiharla merakla, buhranlı dakikalar geirerek alkışlayacaksınız.
NOT: Her gece değişik İngilizce Filmler
1
Download

Düşen Türk HavaYolları Uçağı nın Enkazı Dün Sabah Bulundu