‘BAŞKANLIK’A
1915’i bilim aydınlatacak
Hukuk ve siyasetin ünlü isimlerinden Hikmet Sami Türk
Efsane Güzeldereli’ye çarpıcı açıklamalarda bulundu
26 Şubat 2015 Perşembe
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarıyla
ilgili olarak, “Bunu bilim adamları ortaya çıkaracaktır” dedi. 12’DE
duayen bakışı
EFSANE RÖPORTAJLAR
Ünlü hukukçu ve siyasetçi Prof. Dr. Hikmet Sami Türk,
dün, kadına şiddet başta olmak üzere çeşitli soruları
yanıtlarken, bugün de TBMM’de görüşülen iç güvenlik
yasa paketi ve başkanlık sistemi ile diğer sorulara açıklık
getirdi. “Başkanlık sistemi tek adam rejimi mi? Sorusuna,
“Tabii, tek adam rejimi” diyen . Hikmet Sami Türk, başkanlık sistemiyle ilgli ayrıntılı değerlendirmelerdu bulundu.
ABD’deki uygulamayı da anlatan Türk, “ABD Başkanlık
Sisteminin uygulandığı en önemli ülke. Ama orada aslında
başka dengeler var. Orada yasama yetkisi sadece kongre
üyeleri tarafından kullanılabilen bir yetki. Başkan ancak
kongrenin kabul ettiği bir kanunu veto edebilir” dedi.
TBMM’de görüşülmekte olan İç Güvenlik Yasası
paketiyle ilgi görüşünü de açıklayan Türk, “Cezaların
adil ve işlenen suç ile orantılı olması gerekir” dedi. Türk,
“Burada bir bölümü zaten bugün yürürlükte olan toplantı
ve gösteri yürüyüşleri kanununda olan hüküm. Onlara bazı
eklemeler yapılıyor” diye konuştu.
YASIMIZ ÇOK BÜYÜK
DSP Genel Başkan
Yardımcısı ünlü hukuk
insanı Prof. Dr. Hikmet
Sami Türk, Efsane
Güzeldereli’nin sorularını
yanıtlarken, kedisiyle poz
vermeyi de ihmal etmedi.
Mamak’ta
temizlik
mesaisi
Mamak Belediyesi
Temizlik İşleri
Müdürlüğü, temizlik
çalışmalarını sürdürüyor. Sıkı çalışmalarıyla
göz dolduran ekipler
cadde ve sokakları
yıkıyor, pazaryerlerini
temizliyor, parkların
bakımına özen gösteriyor. HABERİ 5’TE
‘PAKET’leniyor!
HDP Batman Milletvekili Ayla Akat
Ata yüzünü poşuyla kapatarak
kürsüye çıktı. Partisinin milletvekilleri de yüzlerini poşuyla kapattı.
Aynı zamanda DSP Genel Başkan Yardımcılığı görevini
de yürütün Türk, CHP ile seçim işbirliği olabileceğini söyledi. Birleşme için ise,
“Kılıçdaroğlu verdiği bir demeçte, DSP'nin
kapanıp kendi partilerine katılması gerektiğini söyledi. Bu bizim görüşümüze
uygun değil” ifadelerini kullandı.
Efsane GÜZELDERELİ’nin
röportajı 13. SAYFADA
TBMM’de kamuoyunda "iç güvenlik paketi" olarak bilinen tasarının, bazı maddelerini kapsayan birinci bölümü kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre,
kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sözlü emriyle kişinin üstü, eşyası, aracı aranabilecek. Bu yapılırken arama gerekçesini de içeren belge verilecek. 12’DE
Tabut uçak diye nam salan RF-4E tipi uçaklar yine
canımızı yaktı. İki RF-4E tipi keşif uçağı, Malatya’da
düştü. Kazada 4 pilotumuz şehit oldu. Kaza,
Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamayla duyurulurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve
Başbakan Ahmet Davutoğlu Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Necdet Özel’i arayarak kaza hakkında bilgi aldı.
Erdoğan ve Davutoğlu Özel’e ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne
taziye dileklerini iletti. TBMM Başkanı Cemil Çiçek de 4
askerin şehit olması nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Akın Öztürk’e başsağlığı mesajı gönderdi.
HABERİ 12. SAYFADA
DENETİM
Çankaya
Belediyesi, kent
merkezinde bulunan
kafe - lokantaların
hijyen ve ruhsat
yönünden uygunluğuna yönelik denetimlerini sürdürüyor. 5’TE
Fehmi Koru
Terör örgütleri ve
istihbarat teşkilatları
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
9. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
‘Dışarıdan bir şey
söz konusu değil’
Türk Yıldızları da mesaj yayınladı
Konya 3. Ana Jet Üssü'nde görev yapan
Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı akrobasi timi
Türk Yıldızları, Malatya'da iki askeri uçağın
düşmesi sonucu 4 pilotun şehit olması
nedeniyle sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla başsağlığı mesajı yayınladı.
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
İçişleri Bakanı Efkan Ala, Malatya'da iki
askeri uçağın enkazına ulaşıldığını
belirterek, "Maalesef 4 şehidimiz var.
Kaza kırım raporundan sonra nedeni
açıklanabilir. Dışarıdan bir şey söz
konusu değil" dedi.
TBMM’de bazı milletvekillerinin kazanın
nedeniyle ilgili sorularına Ala, uçak kazasının
kesin nedeninin ancak
kaza kırım raporundan
sonra açıklanabileceğini söyledi.
2
SINEMA
TV / MAGAZIN
26 Şubat 2015 Perşembe
Cem Yılmaz’dan LÖSEV’e destek
Komedyen Cem Yılmaz, Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) Onkoloji Kenti ve Hastanesi'nin
tanıtımına katılarak, hastanenin bitirilmesi için destek istedi.
ANKARA - Yılmaz,
tanıtım toplantısında yaptığı konuşmaya, hastanenin yapımı sürecinde
mücadele veren, başarıyı
arzulayan, vazgeçmeyen
anne ve babalara teşekkür
ederek başladı.
"Böyle hadiselerde
insanın aklına ilk gelen
şeyin, işin duygusal
tarafından yola çıkıp, bencil bir şekilde benim de
başıma gelebilir duygusunu yakalamaya çalışması" diyen Yılmaz,
"Halbuki iyi insanlar için
şöyle bir şey var, ha
benim başıma gelmiş ha
senin başına gelmiş, neticede bu insana ait bir
macera. İnsanlarımızı
böyle bir hadiseye
desteğe çağırırken bile
açıkçası ben çok üzülüyorum" ifadelerini kullandı.
Yılmaz, "daha önce
hastalıkla mücadele eden
insanlarla tanıştığını, bu
maceraya yakından tanık olanların sesi olabilmek, paylaşmak ve insanlara bu macerayı
duyurmak için hadiseye dahil olduklarını"
dile getirerek, hastalık sürecinde moralin,
insanın içinde bulunduğu ortamın önemli
olduğunu, tedavi yapılan mekanların fiziki
şartlarının da iyi olması gerektiğini vurguladı.
Yardım kampanyası kapsamında, bir yılda
yapılan yardımlarla ciddi yol katedildiğini
anlatan Yılmaz, biraz daha kurumsal katkılar
beklediklerini söyledi.
Ayrıca Twitter'da, "İyi ki ben Sağlık
Bakanı değilim, yoksa buraya madalya
dağıtmaktan bayağı masrafa girecektik" diye
espri yapan Yılmaz, şakalarıyla Lösemili
Vizyona
yeni
girecek
filmler
"Netekim Karakolu"
Yasin Korkmaz'ın yönettiği, Deniz
Sandalcı, Sinan Uğuz, İbrahim Özcan
ile Caner Öztaş'ın oynadığı "Netekim
Karakolu"nda, 12 Eylül döneminde
siyasi olaylarla ilgisi olmayan insanların
yaşadığı trajikomik durumlar anlatılıyor.
Mersin'de yaşanmış gerçek bir
hikayeden uyarlanan komedi ve dram
türündeki filmin konusu şöyle:
"Torosların eteklerinde kendi halinde
köylerinde yaşayan bir grup genç,
amatör bir sevda ile sinema filmi çekmek için kolları sıvar. Gençler aksiyon
türündeki filme başlar ama başlarına
gelen bir takım ilginç olaylardan dolayı
film tamamlanamaz.
05:58 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
06:00 Yamak Ahmet
06:40 1'de Sabah
09:00 1'de Bugün
09:15 Avrupa Avrupa
11:10 İyi Fikir
13:15 Ana Ocağı
14:55 Dizi Klip
15:00 Elde Var Hayat
16:15 1'de Bugün
16:30 Seksenler
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Seksenler
23:00 Yerli Dizi
01:15 Ana Ocağı
02:30 Avrupa Avrupa
04:05 İyi Fikir
Ekranların
fenomen
dizisi
Kardeş
Payı,
komik
mahalle
olayları ve
Metin,
Ali,
Feyyza’nı
n aşk
hikayeleri
yle her
hafta
büyük bir
ilgiyle
izlenmeye
devam
ediyor.
çocukları güldürdü.
Cem Yılmaz, "Biz, bizden sonraki kuşak
için bir fikir paylaşmak istiyoruz, mesele
bence bu. O sırada da ne kadar çok insanın
yüzü gülebilirse. Gülmek gitgide zorlaşıyor,
gülmekten mutlu olmaktan da daha kıymetli
bir şey yok" diye konuştu.
Yılmaz, güzel bir hastane yapılmaya
çalışıldığına işaret ederek, yardımseverlerden
destek beklediklerini dile getirdi.
LÖSEV Yönetim Kurulu Başkanı Üstün
Ezer de inşaatı bitmek üzere olan hastanenin, Avrupanın ilk, ülkenin en donanımlı
onkoloji kenti ve hastanesi olduğunu söyledi.
Türkiye'nin böyle bir hastaneye ihtiyacı
olduğuna dikkati çeken Ezer, 85 bin
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:45 Atv Ana Haber
20:00 Jurassic Park
23:10 Nihat Hatipoğlu
ile Dosta Doğru
01:10 Hayat Devam Ediyor
00:30 KARDEŞ PAYI
metrekareye kurulan
kentin içinde sağlık tesislerinin yanı sıra 900
öğrencinin okuyacağı
okul, hasta yakınlarının
kalacağı otelin de bulunacağını belirtti.
Kanser hastası çocuklar ile yetişkinlerin hastaneden hizmet alacağını,
beyin cerrahisi, kadın
doğum, nöroloji bölümlerinin de hastanede olacağını dile getiren Ezer,
tek kişilik hasta odalarının,
84 polikliniğin, kanser
hastaları için ayaktan
tedavinin de bulunacağını
kaydetti.
Ezer, "Halkımıza ve
hayırseverlerimize
güveniyoruz. Bizi ayakta
tutacaklar ve herşey
parasız olacak, bizim
burada kar amacımız asla
olmayacak" diye konuştu.
Sağlık Bakanlığının
hastanenin yapımına izin
vermediği iddiasına ilişkin
ise Ezer, şunları söyledi:
"Ben tahmin ediyorum ki bu bürokrat
arkadaşlara da 'Bu hastanenin ruhsatını
verin' diyecek Sayın Cumhurbaşkanımızdır.
Mevzuata uymayan hiçbir şeyimiz yok.
Çankaya'da yer alan LÖSANTE mevzuata
uygun olarak taşınacaktır. Taşınma müracaatını daha yapamadık. Çünkü hastanenin
inşaat tarafı henüz bitmedi. İnşaat ruhsatımızla Sağlık Bakanlığına başvuracağız. Tahmin
ediyorum ki o gün yasal hakkımız olarak bu
izin verilecektir. Biz hayat kurtarma tarafındayız. Bu hastanenin açılacağına inanıyoruz." Ezer, hastaneyi 10 Mayıs 2015'de
açacaklarını da sözlerine ekledi.
"Yav He He"
Yücel Gökçek, Sabahattin Yakut,
Ayşenil Şamlıoğlu ile Yakup
Yavru'nun oynadığı "Yav He He",
komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Volkan Özgümüş'ün yönettiği
filmin konusu şöyle:
"Doğu Anadolu'nun Cırtik
köyünde doğan Sabri ile Medeni,
hastalanan nenelerinin ilaç masrafları için çareyi sahip oldukları üç
koyunu satmakta bulur. İnternete
verdikleri ilana İstanbul'dan müşteri çıkınca, İstanbul'a gitmeye
karar verirler.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DİLARA KOÇAK İLE
İYİ YAŞAM
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
15:00 DUDAKTAN KALBE
16:45 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:30 SPOR BÜLTENİ
19:45 YABANCI SİNEMA
KARTAL 1
21:30 YABANCI
SİNEMA
00:50 THE UNIT (EKİP)
TEKRAR
01:50 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
03:20 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
04:50 DÜNYAYI
GEZİYORUM TEKRAR
06:00 HAFTANIN ANNESİ
06:00 Benim Hala
Umudum Var
06:45 Aşkın Bedeli
07:30 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
11:45 Hayat Sevince Güzel
13:15 Aşkın Bedeli
14:45 Benim Kuaförüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:00 Beşiktaş- Liverpool
00:30 Kardeş Payı
19:45 SON LEJYON
Orjinal İsmi:The Last Legion
Yönetmen:Doug Lefler
Oyuncular:Colin Firth, Ben
Kingsley, Aishwarya Rai
Bachchan
Yapım Yılı:2007
Tür:Aksiyon/Macera
/Fantastik M.S 450 yılında Roma
İmparatorluğu zayıflamıştır, şehir
barbarlarca ele geçirilmiştir. Kral
Orestes 12 yaşındaki oğlu
Romulus Augustus’u baş danışmanı Aurelius’a emanet eder.
Şehir tamamen ele geçirilir ve kral
ile ailesi öldürülür. Romulus da
Capri adasına gönderilir. Aurelius
ve “Son Lejyon” çocuğu oradan
kurtarıp, İngiltere’deki son Roma
Lejyonu’na götürmek için
harekete geçer.
“Gerçek Aşk”
filminin galası
yapıldı
BİŞKEK - Ahıskalı yönetmen Mikail
Süleymanov'un, senaryosunu yazdığı ve yönettiği "Gerçek Aşk" filminin galası Kırgızistan'ın
başkenti Bişkek'te yapıldı.
Bişkek'teki Manas Sinema Salonu'nda
yapılan galada konuşan Türkiye'nin Bişkek
Büyükelçisi Metin Kılıç, bir "misyonu" bulunan
bu filmin oluşmasında katkısı bulunan yapımcı
Murafaddin Sakimov ve yönetmen Mikail
Süleymanov'a ve set ekibine teşekkür etti. Kılıç,
"Bunun gibi filmler, zor koşullarda yaşatılan
Ahıska kültürü, örf ve adeti, yaşam tarzını
bizlere hatırlatan en önemli enstrümanlardan
biri" dedi.
"Günümüzde Ahıska davasının anlatılması
için belgesellerin de çekildiğini" kaydeden Kılıç,
sinema dilinin, Ahıskalıların 70 yıldır çektiği
acılar, vatana dönüş çabaları, vatan özlemi ve
yaşam mücadelesinin geniş kitlelere ulaşmasını
sağlayacağına inandığını vurguladı.
Kılıç, konuşmasından sonra filmin yönetmenine ve başrolündeki bazı oyunculara, Ahıska
Türklerinin kültürlerinin korunmasına yaptığı
katkılar için teşekkür plaketi verdi. (AA)
"Seni Seviyorum Rio"
Stephan Elliott, John Turturro ve
Paolo Sorrentino'nun da yer aldığı 10
farklı yönetmenin Rio'yu aşk teması
üzerinden hikayeleştirdiği, "Seni
Seviyorum Rio", "Cities of Love"
serisinin son halkasını oluşturuyor.
"Seni Seviyorum Paris" ve "Seni
Seviyorum New York" filmlerinden
sonra Rio'da devam eden seri,
dünyanın dört bir yanından yıldızlarla
dolu bir oyuncu kadrosu ile Rio'da
aşık olmanın hikayelerini anlatıyor.
Rio'nun egzotik doğal güzelliklerini
ve insan çeşitliliğini şehirde geçen
farklı aşk hikayeleri üzerinden anlatan
her bir kısa film, iki günlük sürede ve
Rio'nun farklı mahallelerinde geçiyor.
06:15 Oynat Bakalım
07:15 Disney Çocuk Kuşağı
08:15 Magazin 8
08:45 Aramızda Kalmasın
12:00 Para Bende
13:30 Oynat Bakalım
15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
17:00 Çok Güzel Hareketler
18:30 Ütopya (Yeni Bölüm)
20:00 Kaçak Gelinler
23:15 Ütopya
00:30 Ver Fırına
01:45 Aramızda Kalmasın
04:00 Arda’nın Mutfağı
05:00 Para Bende
06:00 Geniş Aile
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım
11:00 Aşk-ı Memnu
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Kurtlar Vadisi Pusu
23:15 112 Acil
20:00 KURTLAR VADİSİ
Polat Alemdar ve Cahit'in
durumları merak konusu.
Tapınakçıların iradesini eline
geçirdiği Cahit'in geçmişi
silinir ve yüce majestenin
emirlerini kayıtsız şartsız
kabul etmektedir.
Dizide en merak edilen konu
ise Polat'ın akıbeti olacaktır.
Cahit'in bir anda karşısına dikilmesiyle şaşıran Alemdar,
Cahit'in hiç beklemediği bir
anda saldırıya geçmesiyle yere
yığılır. Dostundan hiç
ummadığı bir hamleyle yere
yığılan Polat Alemdar tapınakçıların eline mi geçecek?
Bir saatte 137 trafik
kazası oluyor
Türkiye'de bir
saatte 137 trafik
kazası meydana
geliyor. Geçen yıl
meydana gelen 1
milyon 198 bin
282 kazada, 3 bin
494 kişi olay
yerinde yaşamını
yitirdi, 283 bin kişi
ise yaralandı.
ANKARA - AA muhabirinin, Emniyet Genel
Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığı verilerinden
derlediği bilgiler, trafik kazalarındaki ağır bilançoyu ortaya koyuyor. 2014 yılında, polis ve jandarmanın sorumluluk sahasında ölümlü, yaralamalı
ve maddi hasarlı toplam bir milyon 198 bin 282
trafik kazası meydana geldi.
Kayıtlara bu kazaların 2 bin 838'ü ölümlü,
165 bin 129'u da yaralamalı trafik kazası olarak
geçti. Bir milyon 30 bin 315 kazada ise maddi
hasar oluştu.
Hastaneler hariç kaza yerinde 3 bin 494 kişi
yaşamını yitirdi. Kazalarda yaralananların sayısı
Servis şoförlerine
eğitim
KAYSERİ - Kayseri Minibüsçüler ve Servis
İşletmecileri Odası ile İl Emniyet Müdürlüğü Trafik
Denetleme Şube Müdürlüğünce servis sürücülerine yönelik eğitim semineri düzenlendi.
Trafik Denetleme Şube Müdürü Ali Başoğul,
Kadir Has Kongre Merkezindeki seminerde yaptığı konuşmada, Kayseri'nin özellikle öğrenci servisleri konusunda Türkiye standartlarının çok üzerinde olduğunu söyledi.
Yasanın, 12 yaş ve altındaki araçların öğrenci
servisi olarak kullanılmasına izin vermesine rağmen Kayseri'deki araçların yüzde 90'a yakınının
0-5 yaş arasında olduğunu vurgulayan Başoğul,
servis araçlarında diğer illerden farklı olarak sesli
ve görüntülü kayıt yapabilen cihazlar ile araç
takip sistemleri bulunduğunu kaydetti.
Başoğul, bütün bunlara rağmen kurallara
uyulması konusunda sıkıntılar yaşandığına dikkati
çekerek, şunları söyledi:
"Geçen yıl, önceki yıla oranla daha az ceza
yazmışız. Eğitime ağırlık veriyoruz ki insanlara bildiklerini hatırlatalım. Zaten ehliyeti olan insan trafik kurallarını biliyordur. Biz, bunları size hatırlatıyoruz. Özellikle A ve B plakalı özel halk otobüsleri, P plakalı personel servisleri, S plakalı öğrenci
servisleri, T plakalı ticari taksiler ile kendi işçilerini
taşıyan bazı işletmelerin araçlarının denetimleri
konusunda hassasız çünkü insan taşıyorlar, can
taşıyorlar. Denetlemelerde ikinci sırada yük taşıyan araçlar geliyor. Eğer fazla ceza yiyorsanız,
kurallara biraz daha dikkat edin."
Kayseri'de günlük yaklaşık 380 bin aracın trafikte olduğuna dikkati çeken Başoğul, bunların
tamamını denetlemelerinin de mümkün olmadığını belirtti
Başoğul, eksiklik hissettikleri alanlarda eğitim
seminerleri düzenlediklerini belirterek, "Önce eğitim veriyoruz. Sonra eksikliklerini tamamlamaları
için süre veriyoruz. Süre bitiminde aynı konuda
denetlemeye gidiyoruz. Yine eksiklikler tespit edilirse tekrar eğitim veriyoruz. Bizim amacımız,
ceza yazmak değil, farkındalık oluşturmak.
Trafikte hem dikkatli olmayı hem de dikkatsiz
sürücünün hatasını tolere ederek kazayı engellemeyi amaçlıyoruz. Bunun için de hedef kitlemiz,
can taşıyan araçlar, sizlersiniz" diye konuştu.
Kayseri Minibüsçüler ve Servis İşletmecileri
Odası Başkanı Yavuz Ay ise en çok dikkat etmeleri gereken konunun emniyet ve güvenlik ile
ahlaki değerler olduğunu söyledi.
Türkiye'de toplu taşıma araçlarının zaman
zaman kötü olaylarla gündeme geldiğine dikkati
çeken Ay, "Bunlar ahlaki değerlerle ilgilidir.
Kayseri'de 2 yıldır süren bir uygulamamız var.
Arkadaşlarımıza, öğrenci servislerinin ön koltuklarına kız öğrencileri oturtmayın dedik. Velilerden
tepki aldığımız zamanlar oldu ama bu konuda
iğne ucu kadar geri adım atmayız. Siz değerli
meslektaşlarıma güvenmediğim için değil, her
zaman kefil olabileceğim insanlarsınız fakat toplumun bakış açısını değiştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. (AA)
ise 283 bin 805 kişiyi buldu.
Ölümlü trafik kazalarında, 2013 yılına göre
2014'te yüzde 6,4 oranında düşüş, yaralanmalı
trafik kazalarında ise yüzde 4,3'lük bir artış oldu.
Geçen yıl trafik kurallarını ihlal eden yaya,
yolcu ve sürücülere toplam 13 milyon 604 bin
354 adet tutanak düzenlendi. Cezaların 6 bin
211'i yayalara, 7 bin 746'sı da yolculara kesildi.
Kesilen cezaların toplam miktarı ise 2 milyar
814 milyon 614 bin 66 liraya ulaştı.
Trafik kontrollerinde alkollü araç kullandığı
gerekçesiyle geçen yıl 114 bin 239 sürücünün
ehliyetine geçici süreyle el konuldu. 2014'te,
2013 yılına göre alkollü araç kullan sürücü sayısında yüzde 8,6 oranında düşüş yaşandı.
Kırmızı ışıkta geçme, aşırı hız yapma, ehliyet
kemeri takmama, hareket halinde cep telefonuyla konuşma gibi ihlallerden 100 ceza puanını
dolduran 22 bin 220 sürücünün de ehliyetine el
konuldu.
Türkiye'de son güncellemelere göre, trafiğe
kayıtlı 18 milyon 828 bin 721 motorlu araç bulunuyor. Bu oran bir önceki yıla göre, geçen yıl
yüzde 5 oranında artış gösterdi.
Halen 25 milyon 972 bin 519 kişi de sürücü
belgesi bulunuyor. (AA)
BURSA/BALIKESİR - Balıkesir'de 16 yaşındaki milli judocu Burcu Hantuk, kolunda başlayan ödemin yayılarak durumunun ağırlaşması
üzerine sevk edildiği Uludağ Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi yoğun bakım servisinde
hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Sporcunun babası İbrahim Hantuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kızlarının daha 8 gün
öncesine kadar sağlıklı olduğunu söyledi.
Kızının 19 Şubat Perşembe günü antrenmandan geldikten sonra kolunun ağrıdığını söylediğini anlatan Hantuk, "Antrenmanlara devam edeyim güzel çalışıyoruz' dedi ve cuma günü yine
antrenmana gitti. Antrenman sırasında kolu
şişince bırakmış antrenmanı. Hocaları da 'ufak
bir ödem var' diyerek buz tedavisi uygulamışlar.
Eve geldiğinde sürekli kolunun ağrıdığını söyledi.
Daha sonra baktığımda ateşi vardı ben de acile
götürdüm" ifadesini kullandı.
Acilde röntgen çektirdiklerini söyleyen
Hantuk, "Kırık çıkık yok' denildi, bir iğne yaptılar
ve alçıya aldılar kolunu. Bu zehir etkisi yaratıyormuş, biz bilmiyorduk. Ertesi gün hocası telefonda 'ödem alçıya alınmaz alçıyı çıkarın' dedi, biz
de çıkardık. Alçıdan çıkardıktan sonra kolda
morarma başladı" dedi.
Bunun üzerine kızını pazar günü ağrısı çok
olunca yine acile götürdüğünü dile getiren
Hantuk, şöyle konuştu:
"Orada uzman doktor olup olmadığını sorduk. Sonra uzman doktor geldi ve yeniden röntgen çektirdik ve iğne yapıldı. Uzman doktor bize
'kas yırtılması ya da gizli kırık veya çatlak olabilir' dedi. Sonra 'pazartesi ortopedi bölümüne
gideriz' diye eve döndük. Ortopediye çıkınca acil
yatış yaptırdılar. Çarşamba sabahı ameliyat oldu,
kolu parçaladılar. Ödem büyümüş ve kan zehirlenmesi olmuş. 'Damarları ve kasları kurtaralım'
diye kolun her yeri kesildi, iltihapları attırıldı ve
bizi hemen acilen Uludağ Üniversitesi Tıp
Fakültesi'ne sevk ettiler."
Şu anda kızının solunum cihazını bağlı olduğunu anlatan Hantuk, "Yaşama umudu yüzde 1
deniliyor. Antibiyotiklere cevap vermediği söyleniyor. Gençlik ve Spor Bakanımız başta olmak
üzere müsteşarlarımız, valimiz, spor il müdür
müdürümüz dahil herkes seferber oldu. Şu an
ameliyattan çıktı ve biz iyi bir haber bekliyoruz.
Umudumuzu kesmedik ve bir mucize bekliyoruz.
Biz acile ilk gittiğimizde orada bir uzman hekim
olsaydı belki de böyle olmayacaktı" diye konuştu.
Anne Adalet Turhan ise kızının çok başarılı bir
sporcu olduğunu söyleyerek, "Daha 2 hafta
önce Tekirdağ'da Ümitler Türkiye
Şampiyonasında Türkiye birincisi olmuştu. Bir
dahaki ay da Avrupa şampiyonasına gidecekti
ve ona hazırlanıyordu. Hırs yapmıştı birinci olduğu için. Geleceğini düşünüyordu.
Başarabileceğini düşünüyordu ve umutluydu. Şu
an maalesef umutsuz bir şekilde yatıyor" dedi.
Balıkesir Kamu Hastaneleri Birliği yetkilileri,
konuyla ilgili henüz kendilerine herhangi bir şikayet ya da başvuru olmadığını belirterek, bu
konuda önümüzdeki günlerde inceleme yapılacağını, daha net bir tablo ortaya konulabileceğini
söyledi. (AA)
Milli judocu yoğun bakımda
Erken yaşta evliliklere ödül sistemli çözüm
EDİRNE - Edirne'de erken yaşta evliliklerin
önüne geçmek amacıyla valilik bir dizi önlem
aldı. Edirne Valiliği Medeni Kanunu'nda belirtilen
yaşta evlenen Romanlara hamam, kıyafet, gelinlik yardımlarında bulunacak.
Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, yaptığı açıklamada, kentte 65 bin civarında yaşayan dezavantajlı gruplar olarak da tanımlanan Romanlar arasında erken yaşta evliliklerin görüldüğünü söyledi.
Şahin, çocukların evlenmelerine izin verilme-
yeceğini ifade ederek, "Erken yaşta evliliklere
son vermek için emniyet güçlerini iyi bir şekilde
kullanıp bunu sonlandırmak kararındayım.
Öncelikle düğünlerde bildirim esas olduğundan,
emniyete, jandarmaya bildirim için gelenlerden
kimlikleri de istenecek, bu zorunlu tutulacak.
Yaşları tespit edilerek 13,14,15 yaşlarında olan
ya da 16 yaşında olup mahkeme kararı almayanların evlenmeleri önlenecek. Ancak mahkeme
kararı veya 17 yaşını dolduran ailesinin rızası
olduğunda bunların düğünlerine müsade edilecek" diye konuştu.
Vali Şahin, yasalara uygun evlilik akdi yapacaklara Edirne Valiliği'nin çeşitli katkıları olacağını vurgulayarak, "Mevzuatlara kanunlara uyan
kişiler, düğün sahipleri ödüllendirilecek, nasıl olacak bu ödül sistemi Romanlarda hamama gitme
alışkanlığı son derece fazladır düğün öncesi
hamam ücretinin ödenmesi, gelinlik temini,
düğün kıyafetleri alımı, gıda yardımı yapılacak.
Kesinlikle daha küçük yaştayken evlenmeyle
karşı karşıya gelen çocuklarımızın bu durumuna
son vereceğiz" dedi. (AA)
26 Şubat 2015 Perşembe
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
bölge haberlerİ
Terör örgütleri ve istihbarat
teşkilatları
TÜRBEYİ güvenli bölgeye taşıma amaçlı askeri
operasyonun en gizemli yönü, bölgede hâkimiyet
mücadelesi veren güçlerden “PYD-YPG” ile işbirliği yapılıp yapılmadığı... PYD adına konuşanlar
“Bizimle görüşüldü, operasyona yardımcı olduk”
derken, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, “İşbirliği yok,
PYD bizim için terör örgütüdür” açıklamasını yaptı.
Durum karışık sizin anlayacağınız.
Tahmin de bir yöntemdir; konuyla ilgili benim
tahminim şu: Operasyonun planlanma aşamasında,
devlet adına görevli kişiler, askerin geçiş hattında
yer alan silahlı ve silahsız unsurlarla dirsek temasında bulunmuştur... Geçilen yol üzerindeki aşiretlerle
de, bölgede yerleşik Türkmenlerle de, isterse sorun
çıkarabilecek PYD ile de...
PYD, Kürtçe “Partiya Yekitiya Demokrat”
(Türkçesi: Demokratik Birlik Partisi) sözcüklerinin
kısaltılmışı... Daha önce varlığı fazla sezilmeyen
PYD, iç savaşın patlak vermesiyle birlikte
Suriye’nin kuzeyinde faaliyetini artırdı.
“YPG” ise PYD’nin silahlı gücüdür. Suriye’deki
iktidar boşluğunu değerlendiren PYD, Türkiye’nin
karşısındaki geniş alanda hâkimiyetini sağlamış,
IŞİD’in Kobani’ye saldırılarını püskürtmeyi de
başarmıştır.
“Süleyman Şah Türbesi”nin eski ve yeni yerleri
IŞİD’in tehdidi, PYD’nin ise koruması altındadır.
Gerçek bu olunca, türbenin taşınmasına yönelik
askeri operasyonun PYD’den habersiz gerçekleştirilmesi herhalde düşünülemez.
Konu neden muhalefet çevreleri tarafından sorun
haline getiriliyor?
Şundan: Türkiye’nin uzun yıllardır mücadele ettiği PKK ile PYD arasında organik bağlar var.
PYD’nin sembolleriyle PKK’nın sembolleri ortak.
PYD merkezi Öcalan posterlerinden geçilmiyor.
Türkiye ve müttefiklerinin “terörist örgüt” listelerinde PYD de bulunuyor.
Demek ki, işin düğümlendiği nokta, “Bir devlet
‘teröristler’ ile temas kurar mı?” sorusu oluyor. PYD
Türkiye’nin “terör örgütü” listesinde; bu durumda,
nasıl oluyor da devlet adına birileri böyle bir örgütle
görüşebiliyor?
Türkiye ya da devlet adına birileri, PKK ile de
görüşüyor; görüşmüyor mu?
Aslına bakarsanız, Türkiye’yi önemseyen bütün
devletlerin temsilcileri, Türkiye’ye karşı hasmane
hisler besleyen ve silahlı mücadele yürüten örgütlerle görüşüyordu; halen de görüşüyorlardır.
CIA da, MOSSAD da, İngiliz, Fransız, Alman ve
Yunan istihbarat teşkilatları mensupları da...
Önde gelen istihbarat teşkilatlarında, kariyeri
boyunca görevi, Türkiye karşıtı terör örgütleriyle
teması korumak olan kişiler bulunur. Örgütlerin
önemli isimlerini yakından tanır ve görüşürler;
örgütlerin Avrupa ve ABD’de yaşayan uzantılarıyla
irtibat halindedirler.
Yalnızca Türkiye bu tür ilişkilerden uzak durdu.
Terör örgütleriyle içli dışlı olmak iyi bir şey değildir elbette; hele dost ve müttefik ilişkisi içerisinde
bulunulan bir ülkeye karşı silahlı mücadele yürüten
terör örgütleriyle içli dışlı olmak çirkin bir şeydir.
Ancak kendisi teröre muhatap bir ülkenin, sağlıklı
haber almak için örgüte sızması ya da husumeti
azaltmak veya sonlandırmak için örtülü kanallar kullanması gerekli bir davranıştır.
İngilizler IRA ile barışı nasıl sağladılar sanıyorsunuz?
Alman istihbaratının, kendi ülkesi içinde Türklere
karşı terör uygulayan Neo-Nazi örgütlerle içli dışlılığını “dönerci cinayetleri” açığa vurunca öğrenmedik
mi?
17 Kasım örgütü, Türk ve Amerikalı hedeflere saldırıp öldürürken Yunan istihbaratı çok mu uzaktaydı?
“Neden görüştün?” diye eleştirmek yerine, hükümete, “Neden bölgede huzur ve sükûnun geri gelmesi için de görüşmüyorsun?” diye çatmak daha akıllıca olmaz mı?
25 Şubat 2015/ HABER TÜRK
“Lezbiyen” cinayeti
davasında karar
İSTANBUL - Esenyurt'ta aralarında lezbiyen
ilişki olduğu iddia edilen iş arkadaşını öldürdüğü
gerekçesiyle yargılanan kadın, ''kasten öldürme'' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki
duruşmaya, tutuklu sanık Hülya Ceylan ile tarafların avukatları katıldı.
Esas hakkında mütalaasını veren
Cumhuriyet Savcısı Metin Şentürk, öldürülen
Seher Demir ile sanığın yaklaşık 9 yıldır arkadaş
oldukları ve aynı iş yerinde çalıştıklarını belirterek, maktul ile sanık arasında olay öncesi son 34 yılda "lezbiyen" ilişkisi olduğunu anlattı.
Savcı Şentürk, tanık anlatımlarına göre sanığın maktule zaman zaman hediyeler aldığı,
maaşının bir kısmını maktule harcadığı hatta bir
süre sonra aynı evde yaşamayı planladıklarını
kaydederek, olay öncesi maktulün aynı iş yerinde çalışan tanık Enes Arıkboğa ile evlenmeyi
planladığı, bu hususta ailelerinin girişimleri olduğu ve maktulün bu ilişkiyi sanıktan sakladığını
bildirdi.
İlişkiyi öğrenen Ceylan'ın olayı hazmedemediği ve Demir'le sık sık tartıştığı, 29 Nisan
2014'te sanığın maktulü eve çağırdığına dikkati
çeken savcı Şentürk, evde yaşanan tartışma
sırasında mutfaktan bıçak alan sanığın Seher
Demir'i öldürdüğünü aktardı.
Savcı Şentürk, mütalaasında, sanık Hülya
Ceylan'ın ''kasten öldürme'' suçundan müebbet
hapis cezasına çarptırılmasını istedi. (AA)
4
ANKARA
26 Şubat 2015 Perşembe
Bosna
Hersek’in
bağımsızlık
lideri Aliya
İzzetbegoviç,
Mavi Kelebek
Derneği’nce
düzenlenen
bir konferans
ile anıldı.
HABER MERKEZİGençlik Projeleri Destek Programı kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen Mavi Kelebek Derneği tarafından gerçekleştirilen “Fikir Adamları Üzerine Sohbetler - Aliya
İzzetbegoviç” konulu konferans TOBB
Üniversitesi’nde yapıldı. Moderatör Yahya
Coşkun’un yönetimindeki konferansa konuşmacı
olarak Bahadır İslam, Raci Mazı ve Mukadder
Tanok katıldı.
Konferansta dernek faaliyetlerine ve programa
katkılarından dolayı Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak’a teşekkür belgesini ve Bosna ordusu
kepini, Mavi Kelebek Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Uğur Sert takdim etti. Derneğe ve
konuşmacılara teşekkür eden Mustafa Ak,
“Gerçekten güzel bir program oldu. Tebrik ediyorum. Gördüğüm kadarıyla bu fikir adamları
programlarının farklı şehirlerde de devamı olacak.
İzzetbegoviç’i anlamak, genç nesillere aktarmak,
genç nesillerin onu tanıması son derece önemli.
Bosna’da yaşananlar ile ilgili birçok malumat
verildi. Bilge Kral da tanıtıldı. Ben bu tanıtımların
çok değerli ve faydalı olduğunu düşünüyorum”
dedi. Konuşmacılardan Bahadır İslam Aliya
İzzetbegoviç’in siyasi hayatını ve savaştaki
mücadelesini anlatırken, “Bosna dramı bir büyük
şahsiyetin, dava adamının, mütefekkirin hayatın
hemen her alanına ilişkin iman, amel, ya da
seküler tabirle teori-pratik uygunluğunun mükemmelliğini ortaya koymuştur. Ahde vefasızlığın,
riyakarlığın, zalimliğin pirim yaptığı güncel dünya
siyasetinde bu duruş ilgili herkesin dikkatini çekmiş, Müslüman olmayanlar da dahil yeryüzü halklarının gözünde onu bir idol, bir kahraman mertebesine taşımıştır” ifadelerini kullandı.
İzzetbegoviç’in mütefekkir kimliği ile ilgili bilgi
veren Raci Mazı ise, Bilge Kral’ın düşüncesinde
iki temel ayrım olduğunu belirterek “Israrla din
konusunu ortak bir tanım olarak alıyor, karşısına
da materyalizmi koyuyor ve bu materyalizm ile
din arasındaki karşıtlık üzerine düşüncesini inşa
ediyor. Onun için İslam bütün tahrip edilip içi
boşaltılmış dinler sonrasında gelen, bütün yan-
lışları veto eden ve mükemmel olanı ortaya koyan
bir dindir” diye konuştu.
Son olarak İzzetbegoviç’in özel hayatına değinen Mukadder Tanok, onun iyi bir devlet adamı
ve komutan olduğu kadar iyi bir eş ve müşfik bir
baba oluşuna da dikkat çekerek, kızı Leyla
Akşamiya’nın “Gençler babamı anlamak istiyorlarsa kitaplarını okusunlar. Babam bize hiçbir
zaman düşüncelerini empoze etmezdi. Namazını
evimizin Türk Odası dediğimiz mescidinde kılar,
her vakit namazından sonra seccadesini bizim
odamıza getirir, böylece bize bir mesaj verirdi. Aile
içinde çocukları ve eşi ile fikirleri tartışarak bir
ortak nokta getirirdi” sözlerini aktardı. Bilge Kral’ın
hayatındaki ilginç tesadüflere de işaret eden
Tanok, İzzetbegoviç’in 1 Mart 1946’da tutuklanarak 3 yıl hapis cezası çektiğini, buna karşılık
Bosna Hersek’in bağımsızlığının da 1 Mart
1992’de ilan edildiğini, 25 Kasım 1988’de 6 yıllık
mahkumiyetin sonrasında hapishaneden çıkan
İzzetbegoviç’in 25 Kasım 1990’da ise
Cumhurbaşkanı olduğunu dile getirdi.
Evlilik öncesi eğitim
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi, evlenmek isteyen çiftlere evlilik
öncesi altın değerinde bilgiler verdi.
Ulucanlar Yarı Açık
Cezaevi Kültür ve Sanat
Merkezi’nde gerçekleştirilen
seminere evlenmek isteyen
ve yeni evli çiftler büyük ilgi
gösterdi. Eşleriyle ve nişanlılarıyla birlikte seminere
katılan Altındağlı kadınlar,
evlilik kurumu, evlilikte mut-
Ankara Vergi
Dairesi Başkanı
Vali Kılıçlar’ı
ziyaret etti
HABER MERKEZİ26. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Ankara
Vergi Dairesi Başkanı Mahmut Sütcü ve Başkan
Yardımcıları, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar’ı
makamında ziyaret etti.
Ankara’nın vergi gelirleri açısından İstanbul’dan
sonra ikinci sırada yer aldığını belirten Sütcü, vergi
hizmetlerine olan hassasiyetleri ve vergi haftası
nedeniyle kabullerinden dolayı Vali Kılıçlar’a şükran
duygularını ifade etti.
Vali Kılıçlar, Mükelleflerle Vergi İdaresi arasındaki
münasebetleri daha üst seviyeye çıkarmayı
amaçlayan Vergi Haftası kapsamında sürdürülen
faaliyetleri memnuniyetle izlediğini söyleyerek,
“İnsanlarımız toplanan vergilerin hizmete
dönüştüğünü gördüklerinde gönül rahatlığıyla
vergilerini ödüyorlar. Sürdürülebilir bir yaşam ve
sürdürülebilir kalkınma olgusu için bu sürecin kendi
içerisinde devamlılığının sağlanması bu noktada
önemlidir.” dedi.
Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek haftanın yararlı ve
başarılı geçmesini diledi.
luluğu getiren davranışlar ile
evliliği olumsuz etkileyen
davranışlar hakkında bilgi
sahibi oldu.
Sosyal Hizmet Uzmanı
ve Aile Terapisti Ş. Demet
Özgün seminerde, evliliğin
insan hayatındaki en önemli
dönüm noktalarından biri
olduğunu vurguladı. “Kadınerkek evliliğe adım atarken
hepimizin umutları ve beklentileri vardır. İlişki evresi
daha bağımsız bir
durumken, evlilik birlikte
yaşama kurallarının önem
kazandığı bir süreçtir.
Ancak, küreselleşme,
teknolojik gelişmeler ve hızlı
kentleşmeden, ülkemiz de
payını almış, ülkemizde
düşük olan boşanma oranları hızla artmaya
başlamıştır.” diyen Özgün,
mutlu bir evlilik hayatı için
yapılması gerekenleri
katılımcılarla paylaştı.
Yapılan araştırmalara
göre evlilikteki problemlerin
fiziki sağlığı, akıl sağlığını ve
iş hayatındaki verimliliği
olumsuz yönde etkilediğini
belirten Özgün “ Çiftlerin
birbirlerini tanımaları ve
beklentilerini açıkça paylaşabilmeleri, evlilikte
yaşanabilecek çatışmaların
en aza indirgenebilmesi,
doğru bir başlangıçla
sağlıklı ilişkinin temellerinin
atılması için şarttır.” dedi.
Seminerde ayrıca evliliğin tanımı, ilişkideki risk
faktörleri, ilişkiye değer
katan faktörler, iletişim ve
iletişim engelleri gibi konular da ele alındı.
Başarılı sporculardan
Başkan Şahin'e ziyaret
HABER MERKEZİElmadağ Belediye Başkanı Gazi Şahin, Özcan
Spor Kulübü Başkanı, Türkiye şampiyonasında tekvando ve kickboks branşında derece alan sporcuları
konuk etti. Kulüp Başkanı Özcan Ağırdaş;”
Çocuklarımızı Başkanımızla tanıştırmak ve ilerleyen
zamanlarda Elmadağ’da Türkiye, Avrupa veya
Dünya şampiyonasına katılacak sporcuları
yetiştirmek için başkanımızdan destek istedik.
Başkanımızda sağ olsunlar sporcularımız için her
türlü desteği vereceklerini belirttiler.”diye ifade etti.
Çocukları her zaman spora teşvik eden Başkan
Şahin, “Spor sayesinde zindelik ve güç kazanılacağını, sağlık açısından vazgeçilmez bir unsur
olduğunu ifade etti. Bütün amacımız ve düşüncemiz
sporun ve sporcularımızın başarılarının artmasıdır.
Spor bir milletin gençlerinin o ülkeyi ayakta tutmasını sağlar. Gençlerimizin pırıl pırıl gözlerine baktıkça Türkiye'nin geleceğe daha emin adımlarla
ilerleyeceğine ve her alanda olduğu gibi spor alanında da layık olduğu yere geleceğine inancımız tam.
“dedi.
Elmadağ Belediyesi'nden
Suriyelilere yardım eli
HABER MERKEZİElmadağ Belediyesi, Başkan Gazi Şahin’in talimatları doğrultusunda ihtiyaç sahibi Suriyeli sığınmacılara yardım eli uzattı.
Kış mevsimin ağırlaşan hava koşullarında çaresiz
kalan Suriyeli sığınmacılar için, bebek giysileri,
çocuk kıyafetleri, bot, mont, yetişkinler için kıyafet,
battaniye, ayakkabı gibi çeşitli yardımlar yapıldı.
Elmadağ Belediye Başkanı Gazi Şahin; kamu
kurum ve kuruluşlar olarak ülkemize sığınan
Suriyelilere insanlık adına yardım elimizi uzatmamız
gerektiğinin altını çizerek, vatandaşların da
çevrelerinde yaşayan ihtiyaç sahibi olan Suriyelilere
hem insani, hem vicdani açıdan yardım etmelerini
istedi. Bu konuda duyarlı davranıp yardımlarını
esirgemediği için Elmadağ İlçe halkına da teşekkür
etti.
Başkan Çetin, esnafla
istişare toplantısı yaptı
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler
Daire Başkanlığı ilçede kasaplık yapan esnaf ile
görüşerek geleceğe yönelik projeler üzerinde bilgi
alışverişi yaptı.
Pursaklar Belediyesi’nde bir araya gelen
yetkililer ve ilçe esnafı, gelece dönük projeler
üzerinde istişare etti. Ankara Büyükşehir
Belediyesi Kırsal Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile
Pursaklar Belediyesi’nin işbirliği ile ilçede faaliyet
gösteren kasap işyeri sahipleri ve süpermarketlerin şarküteri bölümlerinde çalışan sorumlu personelle toplantı yapıldı.
Pursaklar Belediyesi Zabıta Müdürü Ali
Aytaşgın’ın da katıldığı toplantıda, Ankara
Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetleri Dairesi
Başkanlığı ekiplerince ilçe sınırları içerisinde
mezbaha gibi tesislerin kurulmasına yönelik
istişare yapıldı. Pursaklar’da yıllık tüketilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların tüketimi konusunda
satışa yönelik veriler masaya yatırıl ve esnafın
talepleri dinlenildi.
ANKARA
26 Şubat 2015 Perşembe
5
Can Atilla, Hamamönü’ne gelecek
"Vefa ve Şükran
Buluşmaları"
serisinin 2.si
olan "Hacı
Zeynelabidin
Tagiyev ve
Kafkas İslam
Ordusu"
Konferansı
ankarada
yoğun bir
katılımla
gerçekleşti.
MİHRİBAN DEMİREL"Hacı Zeynelabidin Tagiyev ve Kafkas İslam
Ordusu" konferansı AK Parti Genel Sekreteri
Haluk İpek, Azerbaycan Büyükelçisi Faik
Bağırov Ak Parti Ankara Milletvekili Tülay
Selamoğlu, Giresun milletvekili Feramüs
Üstün, Manisa milletvekili Hüseyin Tanrıverdi,
Konya milletvekili Mustafa Kabakçı ve
Ankaralıların yoğun katılımıyla Ankara Milli
Kütüpahane'de gerçekleştirildi.
Tarihdaş Milletler ve Topluluklar Derneği
Başkanı Ahmet Baba konferansta yaptığı
konuşmada: "Osmanlı devleti farklı ırk ve
kültürün beraber yaşamasına şans tanımış bir
devlettir.Bu bağlamda Osmanlı coğrafyası
üzerinde birlikte olmanın bir olmanın verdiği
huzurla manevi bir iklim oluşmuştur. Osmanlı
devleti 1. Dünya savaşında bu manevi iklimden büyük destek görmüştür. Ama maalesef
Savaş sonrasında büyük sıkıntılar içinde
osmanlı yani biz kendi derdimize düştük.
Geride bıraktıklarımız ise işgale uğradılar,
katledildiler, sürüldüler. Ne kaybettiğimiz
ecdadımız, ne de değerlerimize sahip çıkabildik. Dünya tarihine bakıldığında ise milletler
savaştıkları cephelerde kaybettikleri atalarına
sahip çıkmakta ve yaşanan acılar unutturulmamaktadır.
1. Dünya Savaşında Osmanlı Devleti'nin
yenilmesi ile yenilmiş sayılan ve kurulan yeni
devletler veya üçüncü ülkelerde hayatlarını
devam ettirmek zorunda kalan , ihmal edilen,
hatta özellikle horlanan ve sürülen vatanperver kardeşlerimizi tarihdaşlar arasından tespit
edilen "mümeyyiz ve müşahhas" şahısların
hayatta olan aile ve akrabalarını davet ve onlar
nezdinde ailelerinin ve mensup oldukları
toplumun hakkettiği itibarı teslim etmek ve
örnek bir vefa göstergesi olarak Türkiye'de
yapılması planlanan " tarihdaş toplumlarla
vefa buluşmaları projesi" kapsamında onlara
yer verip onurlandırmak amacındayız. Bu gün
burada Vefa Buluşmaları serisinin 2. İncisi olan
Hacı Zeynelabidin Tagiyev Ve Kafkas İslam
Ordusu" Konferansı sebebiyle bir araya
gelmiş bulunuyoruz. Teşriflerinizden ötürü
hepinize en derin şükranlarımızı sunuyoruz"
dedi.
Ak Parti Genel Sekleteri Haluk İpek konuşmalarında, Hacı Zeynelabidin Tagiyev gibi tarihimde önemli yer eden şahsiyetlerin anılmasından dolaya mutluluk duyduğunu
belirterek programı düzenleyen tarihdaş milletler ve topluluklar derneğine ve sayın
akademisyenlere teşekkür etti. Porgram'da
Tagiyevin iki kuşak torunu mina tansele vefa
ve şükran plaketi verildi.
Sadri Alışık Ödülleri
sahiplerini buldu
Usta Oyuncu Sadri Alışık anısına bu yıl 5’incisi düzenlenen "Sadri Alışık
Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri" törenle sahiplerini buldu. Yenimahalle
Belediyesi ve Sadri Alışık Kültür Merkezi’nin (SAKM) ortaklaşa düzenlediği
geceye, kültür-sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda önemli isim katıldı.
Çiçek Pazarı
kuruluyor
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi Ümitköy’de yepyeni bir
projeye imza atıyor. Ümitköy halkının çiçek ve
fidan satış noktası olarak bildiği 2432. Cadde
üzerinde bulunan seracılarla bir araya gelen
Çankaya Belediyesi yetkilileri, alanda yapılacak
düzenlemeleri bizzat esnafla konuşarak planladı. Buna göre çiçek, fide, fidan üretimi ve
peyzaj malzemesi satışı yapılan; Seralar Bölgesi
olarak bilinen alan “Çiçek Pazarı”na
dönüştürülecek. Karar bölge esnafıyla birlikte
alındı ve aynı birliktelikle uygulamaya konulacak.
Yaklaşık 30 bin metrekare üzerinde 11 farklı
serayı barındıran alan daha modern bir hale
getirilecek. İsveç Modeli gereği, esnaf ile
karşılıklı müzakereler sonucu alınan karar
doğrultusunda bölgede alt yapı çalışmaları,
zemin düzenlemesi, sokak adı ve değişik alanların farklı kent mobilyaları ile donatılması gibi
uygulamalar yapılacak.
Çankaya Belediyesi’nin öncülüğünü yaptığı
New York tarzı asfalt kaldırım uygulaması
Ümitköy’de yapılacak “Çiçek Pazarı”nda da kullanılacak. Hem maliyeti hem de yapılabilirliği
açısından tercih edilen asfalt kaldırım uygulamasının yanı sıra seraların birbirlerinin haklarını
ihlal etmeyecek şekilde düzenlenmesi de planlanıyor. Çiçek Pazarı projesiyle bölge halkına
ayrıca dinlenmelik bir mesire alanı da yaratılacak.
Çankaya Belediyesi bürokratları tarafından
gerçekleştirilen esnaf görüşmesinde bölgede
çalışmaların başlatılma kararı esnafa bırakıldı.
Çiçek satışlarının Mart itibariyle yoğunlaştığını
dile getiren esnaf Ağustos ayı içerisinde çalışmaların başlayabileceğini söyledi.
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi
Nazım Hikmet Kongre ve
Sanat Merkezi’nde gerçekleşen ödül törenine,
Yenimahalle Belediyesi
Başkan Vekili Mehmet Kartal,
usta oyuncunun oğlu Kerem
Alışık’la birlikte ev sahipliği
yaptı. Eski Bakan Fikri
Sağlar, usta oyuncular
Mehmet Atay, Songül Öden,
Özgürcan Çevik gibi çok
sayıda tiyatrocu ve sanatseverin bir araya geldiği
törende, farklı kategorilerde
toplam 10 ödül dağıtıldı.
Ankara’da sahnelenen ve
Anadolu’dan Ankara’ya gelerek perde açan tiyatro
topluluklarında emek veren
sanatçıları yüreklendirmeyi
amaçlayan ödüllerin jüri
başkanlığını Gülşen
Karakadıoğlu yaparken,
törenin sunuculuğunu İsmet
Numanoğlu üstlendi.
Sadri Alışık ve Çolpan
İlhan anısına sinevizyon gösterileriyle başlayan ödül
töreninde duygulu anlar
yaşandı.
Temmuz ayında yaşamını
yitiren usta tiyatrocu Çolpan
İlhan adına bu yıl ilk kez
verilen “Çolpan İlhan Sanata
Değer Katan Kadınlar Ödülü”
tiyatronun duayen ismi Maral
Üner’in oldu. Üner’e ödülünü
Kerem Alışık takdim etti.
Oldukça duygulu olduğu
gözlenen Alışık, “Sadri Alışık
Anadolu Tiyatro Oyuncu
Ödülleri’nin 5’incisinde de
sizlerle birlikte olmaktan çok
mutluyum. Ancak bu gece
bizim için biraz zor bir gece,
Çolpan İlhansız bir ödül
gecesi yaşıyoruz. Ödüle
aday olan ve ödül alan bütün
meslektaşlarımı teker teker
kutluyorum” dedi.
Ödüle layık görülen Maral
Üner ise duygulanarak
gözyaşlarına hakim olamadı.
Turist Ömer selamı ile seyir-
cileri selamlayan Üner, uzun
süre ayakta alkışlandı.
Gecede onur ödülüne,
yetiştirdiği tiyatro insanları ve
ürettiği bilgi kaynaklarıyla
tiyatro sanatına yaptığı
katkıları dolayısıyla Temmuz
ayında hayata veda eden
Prof. Dr. Sevda Şener layık
görüldü. Tiyatro dünyasında
“Hocaların hocası” lakabıyla
tanınan Şener’in ödülünü kızı
Aslı’ya teslim eden oyuncu
Songül Öden, “O, en zor
konuları bile masallaştıran
hocaların hocasıydı” diye
konuştu.
Yılın en başarılı kadın ve
erken oyuncuları ile yardımcı
oyuncuların ödüllendirildiği
gecede, komedi ve müzikal
dalında da en iyilere ödülleri
verildi.
Gecenin ev sahipliğini
yapan Yenimahalle
Belediyesi Başkan Vekili
Mehmet Kartal da gecede
kısa bir konuşma yaparak
salonu dolduranları selamladı. Bu önemli geceye 5’inci
kez ev sahipliği yapıyor
olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Kartal,
“Kadınların ikinci plana
atıldığı, öğrencilerin kutuplaştırıldığı bugünlerde Sadri
Alışık’ın gülümsemesine,
gülümsetmesine ve O’nun
Turist Ömer selamına her
zamankinden fazla
ihtiyacımız var. Ama karanlığın en yoğun olduğu an,
aydınlığa en yakın olunan
zamandır. Bu karanlığı sanatla, sanatçıyla yeneceğiz”
dedi.
HABER MERKEZİMüzisyen Can Atilla Hamamönü’ne geliyor.
Cumartesi günü, Altındağ Belediyesi Kültür Sanat
Evi’nde sevenleriyle buluşacak olan Atilla, katılımcılarla müzik ve sanat konulu bir söyleşi gerçekleştirecek.
“Albümlerin her biri uzun zaman alır, çünkü
büyük kültürel organizasyonlardır. Müziğimin
tüketilmesini istemem, insanların hayatlarının bir
parçası olmasını isterim " diyen usta sanatçı, müziğe ve sanata dair sözlerini katılımcılarla paylaşacak.
Ünü, ödülleri, başarıları, alçak gönüllülüğü, ve
çalışmalarındaki titizliği ile her yaştan müziksevere
ilham kaynağı olan sanatçı 28 Şubat 2015
Cumartesi günü, 13:30 - 15:00 saatleri arasında,
Hamamönü Dutlu Sokak’ta bulunan Altındağ
Belediyesi Kültür Sanat Evi’nde olacak.
Çankaya’da
hijyen denetimi
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi, kent merkezinde bulunan
kafe - lokantaların hijyen ve ruhsat yönünden
uygunluğuna yönelik denetimlerini sürdürüyor.
İşyeri yoğunluğu ve kent merkezinde olması
nedeniyle gün içinde yaklaşık 1 milyon kişinin kısa
ya da uzun sürelerle uğradığı Kızılay ve kent
merkezinde yiyecek içecek servisi veren mekanlara
yönelik denetimlerde mekanın genel hijyen durumu;
kullanılan malzemelerin hijyen yönünden uygun
olup olmadığı; işyerinin ruhsat durumu; ruhsat
metrekaresiyle kullanılan alan metrekaresinin
uygunluğunu denetleniyor.
Esnaf Denetim Birimi, kafe ve lokantalarda
ürünlerin son kullanma tarihlerinden işyeri mutfaklarında kullanılan malzemelerin niteliğine ve çalışan
personelin hijyenik eğitim belgesine kadar birçok
ayrıntıyı kontrol ederken kurallara uymayan işyerlerine de cezai yaptırım uyguluyor.
Mamak’ta temizlik mesaisi
HABER MERKEZİMamak Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü,
temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Sıkı çalışmalarıyla
göz dolduran ekipler cadde ve sokakları yıkıyor,
pazaryerlerini temizliyor, parkların bakımına özen
gösteriyor. 450 kişilik ekibi ile 24 saat çalışan
Mamak Belediyesi ayrıca çöp çıkarma saatleri ve
uyulması gereken kurallar konusunda da vatandaşları bilgilendiriyor. Cadde ve sokakları her gün
süpürerek 24 saat boyunca sürekli temiz tutan
ekipler, çirkin görüntülerin yok edilmesi için yoğun
bir mesai sarf ediyor. Belediye olarak çöp
konteynerlerinin temizliği, yıkanması ve sokakların
her gün süpürülmesi gibi rutin temizlik hizmetlerinin
aralıksız devam ettiğin kaydeden Mamak Belediye
Başkanı Mesut Akgül, cadde ve sokaklarda temizlik
çalışmalarına önem veriyoruz, bu çalışmalarımız
aralıksız devam edecek dedi. Akgül, vatandaşlardan da bu konuya daha titiz davranmalarını istedi.
65 mahallede gece ve gündüz ekipleriyle temizlik çalışmalarını aralıksız sürdüren temizlik ekipleri,
bölgenin çöplerini gündüz 06.00–15.00 ile 21.0006.00 saatleri arasında topluyor. Günün erken saatlerinden gece yarısına kadar süren rutin temizliklerin yanında, yine belirli aralıklarla yapılan cadde ve
sokak yıkamaları ile temizleme işlemi gerçekleştiriliyor. Çöp çıkarma saatlerinin akşam saat 20.00 ve
21.00 aralığında olduğunu belirten belediye
yetkilileri vatandaşların çöp çıkarma saatlerine
uymasını istiyor. Vatandaşlar, çöplerini, standartlara
uygun ağzı sıkı kapatılmış, sızdırma yapmayan
plastik poşetler içinde apartman önlerinde belirlenen noktalara bırakacak.
6
ANKARA
26 Şubat 2015 Perşembe
Ankara
Büyükşehir
Belediyesi
tarafından 4 ay
gibi kısa bir
sürede yapımı
tamamlanarak
geçtiğimiz yıl
25 Şubat’ta
hizmete açılan
1071 Malazgirt
Bulvarı, 1 yaşını
doldurdu.
Yenimahalle'de
gıda denetimi
Ankara İl ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık
Müdürlüğü denetim ekipleri, gıda denetimlerini aralıksız olarak sürdürüyor. Kurallara
uymayan işletmelere göz açtırmayan
ekipler mevzuata aykırı ürün satışı yapan
işletmelere idari para cezaları uygularken,
sağlıksız gıda ürünlerine de el koyarak
imha ediyor.
HABER MERKEZİBaşkent’teki trafik yükünü büyük ölçüde
rahatlatan bulvar, günlük ortalama 90 bin aracın
kullandığı Başkent’in yepyeni can damarı oldu.
Sadece bir yılda rekor sayıda araca ev
sahipliği yapan ve her geçen gün kullanan araç
sayısının arttığı Bulvar’da, geçtiğimiz yıl Nisan
ayında yapılan ölçümde bu sayı 50 bin olarak
belirlenmişti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek,
Eskişehir, Konya ve İstanbul Yolu gibi önemli
arterlerdeki trafik yükünü büyük ölçüde rahatlatan 3,7 kilometrelik 1071 Malazgirt Bulvarı’nın
yapımı sırasında bazı grupların, eleştirilerde ve
çeşitli eylemlerde bulunduğunu söyledi. Başkan
Gökçek, “Tüm engellemelere rağmen, gerekliliğine inandığımız ve açıldığında da haklılığımızın
ortaya çıktığı muhteşem bulvarımızı, geçtiğimiz
yıl 25 Şubat’ta o dönem Başbakanımız olan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte açmıştık. Açılışın ardından da bu bölgelere
ulaşım 10 kat hızlandı” dedi.
Yolun açılmasının ardından da özel kamera
sistemiyle periyotlar halinde yapılan sayımlarda,
Anadolu Bulvarı ve Eskişehir Yolu’nu, Konya
Yolu’na bağlayan Bulvar’ı kullanan araç sayısının
her geçen gün arttığı tespit edildi.
Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire
Başkanlığı’nın yol üzerinde kurduğu ledli ekranlara yerleştirilen özel kamera sistemiyle sayım
işlemi yapan Ulaşım Daire Başkanlığı, yeni
açılan yollar sayesinde hem zaman hem de
enerji tasarrufu sağlandığını verilerle ortaya
koydu.
Yapılan sayımlardan elde edilen verilere göre;
söz konusu Bulvar’da, Nisan ayında 50 bin,
Mayıs ayında 57 bin 839 olarak ölçülen araç
geçiş sayısı 90 binlere ulaştı.
Bu artışın devam edeceğini kaydeden
Başkan Melih Gökçek şunları söyledi:
“Anadolu Bulvarı’nın devamı niteliğinde olan
1071 Malazgirt Bulvarı; yaklaşık 4 kilometre
uzunluğunda, 40 metre genişliğinde ve gidişgeliş toplam 8 şeritli olarak hizmet veriyor.
Bulvar’ın üzerinde 3 adet alt geçit, 5 adet köprü
ve 1 adet yaya üst geçidi yer alıyor. Yeni yolu
günde 2 defa gidiş-geliş olarak kullanan bir araç
günde 3 kilometre, yılda ise 1095 kilometre
daha az yol kat ediyor. Yani bu yeni bağlantı
yolu sayesinde, önemli ölçüde zaman ve enerji
tasarrufu sağlanıyor.”
Eski güzergah üzerinde pik saatlerde sürücülerin 5,2 kilometreyi yaklaşık yarım saatlik (30
dk) bir sürede kat ettiğini, ancak yeni yolla bu
sürenin 2,46 dakikaya düştüğünü de kaydeden
Başkan Gökçek, “Yani 30 dakikalık süre 3
dakikanın altına düştü ve ulaşım 10 kat daha
hızlandı” dedi.
Gerek Başkentlilerin gerekse şehir dışından
gelen ziyaretçilerin Bulvarı ve bağlantı yollarını
zaman içerisinde daha iyi öğrendiklerini, bu
sayede de artışın her geçen gün arttığını belirten
Başkan Gökçek, “Türkiye’nin en yeşil bulvarı
sayılabilecek yolu kullanan sürücüler, hem rahat
hem konforlu hem de yeşiller içinde sürüş keyfi
yaşıyorlar” diye konuştu.
HAKKI MURAT SÖBÜTAYGıda üretim ve satış yerlerinin yoğun olarak bulunduğu Yenimahalle ilçesinde sürdürülen denetimlerde iki
ayrı işletmede menşei belirsiz ürünler tespit eden Ankara
İl ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü denetim
ekipleri, yaklaşık 450 kg tavuk eti, 30 kg tereyağı, 15 kg
peynir ve 5 koli yumurtaya el koyarak işletmelere 2.928
TL idari para cezası uyguladı. El konulan ürünler de
Sincan Çadırtepe’deki Katı Atık Tesisi’ne götürülerek
imha edildi.
İnsan sağlığında önemli bir yer tutan gıda konusunda
sıfır risk prensibiyle hareket eden Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı, gıda işletmelerinin üretim aşamasında kullandıkları ürünlerin de izlenebilirliğinin
sağlanmasını zorunlu kılıyor. Bu izlenebilirlik sağlanamadığı zaman işletmeler ceza ile karşı karşıya kalırken,
ürünlere de el konuluyor. Ankara İl Gıda Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin aralıksız
sürdüğünü belirtirken, gıda işletmelerinin menşei belli
olmayan ürünleri kesinlikle kullanmaması gerektiği aksi
takdirde yaptırımla karşı karşıya kalacakları konusunda
uyarılarda bulundular.
Elmadağ'da Vergi Haftası etkinlikleri
Şiir ve opera bir arada
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi,
Ersoy Saklıca ve Nihat Ölmez ikilisinin opera tadında sunduğu şiir dinletisini başkentlilerle buluşturdu.
Şiirle operanın aynı sahnede kendine yer bulduğu bu farklı ve güzel etkinlikte Saklıca ve Ölmez
ikilisi “Adı Sen Orkestrası”nın eşliğinde yerli ve
yabancı eserleri seslendirdiler. Konser boyunca
Nazım Hikmet’ten “Bu Gün Pazar”, “Hey Gidi
Kahpe Devran”, “Kadın”, “Severmişim Meğer” gibi
şiirlerle çeşitli Anadolu ve Azeri türkülerine yer
veren sanatçılar, salonu dolduran Ankaralılara
müziğin ve şiirin keyfini doyasıya yaşattılar.
Çiğdemliler müze gezisinde
TÜLAY CANPOLATÇiğdemim Derneği’nin “Ankara Müzelerini
Birlikte Geziyoruz” etkinliğinin üçüncüsünde Atatürk
Orman Çiftliği Tarım Müzesi, Atatürk Evi, Devlet
Mezarlığı ve Karadeniz Yüzme Havuzu gezildi. Bu
geziye 32 Dernek üyesi ve Mahalle sakinin katıldı.
Projeden sorumlu dernek yönetim kurulu üyesi
Turhan Demirbaş, Ankara’nın az bilinen müzelerini
komşularla birlikte gezmek ve mahalle sakinlerine
müzeleri sevdirmek amacıyla bu projeye başladıklarını söyledi. Her ay iki müzeyi gezeceklerini
söyleyen Demirbaş gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını, 30 kişilik kontenjanın hemen
dolduğunu söyledi. Proje kapsamında 21 Mart tarihinde Vakıf Eserleri Müzesi, Ankara Bağ Evi
(VEKAM) ve Estergon Kalesi gezilecek. Etkinliklerin
dernek üyelerine ücretsiz olduğunu ve servis ücretinin dernek tarafından karşılandığını söyleyen
Turhan Demirbaş her ay yapılacak bu gezilere tüm
komşuları davet ediyor.
HABER
MERKEZİElmadağ
Belediye Başkanı
Gazi Şahin,
Elmadağ Vergi
Dairesi Müdürü
ve vergi dairesi
çalışanları vergi
haftası kutlama
etkinlikleri
çerçevesinde
makamında
konuk etti.
Elmadağ
Vergi Dairesi
Müdürü Emine
Işık; “23 Şubat –
01 Mart 2015
tarihleri arasında
26’ıncısını
kutlayacağımız
Vergi Haftasının
amacı; toplumun
tüm kesimlerine
vergiyi
sevdirmek,
sağlıklı bir vergi bilinci
oluşturarak yaygınlaştırmak
ve vergiyi isteyerek ödeme
alışkanlığını artmayı sağlamaktır. Vergi Haftasının
kutlanmaya başlanmasında
ekonomik ve finansal sistemin sürükleyici gücü olan
verginin, taşıdığı önemin
herkes tarafından kavranması düşüncesi yatmaktadır. Vatandaşlarımıza
vergi bilincinin yerleşmesi,
mükelleflerin vergiye gönüllü olarak uyum sağlamaları
ve bu yönde kamuoyu
oluşturulmasında Gelir
İdaresi ile toplum arasında
bir köprü konumunda olan
vergi haftası etkinlikleri
ile sayılan hedeflere bir
adım daha yaklaşmak arzu
edilmektedir.
Tüm bu beklenti ve
hedefler doğrultusunda
26’ıncı Vergi Haftasını kutlarken; ülkemizin gelişimine
katkı sağlayan
mükelleflerimize, bu
mükelleflerimize sabırla
özveriyle iyi şekilde hizmet
sunan personelimize selam
saygı ve şükranlarımı
sunarım.” dedi.
Başkan Gazi Şahin,
“Kamu harcamalarının
önemli finans kaynaklarından olan
vergiler sayesinde
hizmet gücü artmaktadır. Ödenen
vergilerin hizmet
olarak geri
döndüğü aşikârdır.
Bu sebeplerden
dolayı vatandaşlarımıza vergilerin önemini hatırlatmak isterim.
Vergi önemli bir
husustur, tüm
bireylere düşen bir
görevdir.
Kayıt dışılığın
önlenmesi
konusunda
herkesin
hassasiyet göstermesi gerekir.
İlçemizde ticari
faaliyetlerini devam
ettiren, vergilerini
düzenli ödeyen,
Elmadağ Vergi Dairemizin
tahsilât artışında katkıda
bulunan tüm mükelleflerimize teşekkür ediyor, bol
kazançlar diliyorum. ” diye
konuştu. Ziyaretçilerin
çiçeğini kabul eden Başkan
Gazi Şahin, konukları ile
hatıra fotoğrafı çekindi.
Mamaklı sporcular, Özgecan fotoğrafıyla sahaya çıktı
SENOL GÜNÜÇMamak Belediyesi Ankara
DSİ, Mersin Büyükşehir
Belediyesi’ni deplasmanda
83-76 mağlup etti.
Mamak Belediyesi Ankara
DSİ, Edip Buran Spor
Salonu'nda oynanan karşılaşmaya geçtiğimiz hafta vahşice
öldürülen üniversite öğrencisi
Özgecan Aslan’ın resminin
basılı olduğu tişörtle çıktı.
Seni unutmayacağız
Özgecan yazılı tişörtle sahaya
çıkan takım, kadın terörüne dur
dedi. Mamak Belediye Başkanı
Mesut Akgül; “Yaşanan bu
kötü hadise toplum olarak
hepimizi derinden üzdü.
Böylesine acı bir olayın tekrar
yaşanmamasını diliyorum”
dedi.
Mamak Belediyesi Ankara
DSİ, mücadelenin ilk çeyreğini
27-22 önde tamamladı. İkinci
çeyrekte Mersin temsilcisi
savunmasını sertleştirse de
Mamak Belediyesi Ankara DSİ
soyunma odasına 39-38 önde
gitti.
İkinci yarıda da iyi oyununu
sürdüren Mamak Belediyesi
Ankara DSİ, 3. periyodu 8 sayı
farkla 63-55 önde tamamlarken, karşılaşmadan 83-76'lık
skorla galip ayrıldı. Jason Clark
25 sayı 6 ribaund 2 asist ile
maçın en skorer ismi oldu.
EKONOMİ
26 Şubat 2015 Perşembe
TZOB Genel
Başkanı Bayraktar:
"Geçen yıl meyve
veren zeytin ağacı
sayısı yüzde 8,9,
toplam zeytin
üretimi yüzde 5,5,
sofralık zeytin
üretimi yüzde 12,3,
yağlık zeytin üretimi yüzde 3,4 ve
zeytinyağı üretimi
yüzde 45,75 arttı"
TZOB Genel Başkanı Bayraktar:
“Zeytin yetiştiriciliğinin yüzde 98'i
Akdeniz havzasında yapılıyor”
ANKARA- Türkiye Ziraat Odaları Birliği
(TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, geçen
yıl meyve veren zeytin ağacı sayısının yüzde
8,9, toplam zeytin üretiminin yüzde 5,5, sofralık
zeytin üretiminin yüzde 12,3, yağlık zeytin üretiminin yüzde 3,4 ve zeytinyağı üretiminin yüzde
45,75 arttığını bildirdi.
Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, dünyada zeytin yetiştiriciliği yapılan alanın yaklaşık
yüzde 98'inin Türkiye'nin de içinde bulunduğu
Akdeniz havzasındaki ülkelerde yer aldığına
dikkati çekti.
Zeytin üretiminde öne çıkan ülkelerin
sırasıyla İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye,
Fas, Suriye ve Tunus olduğunu ifade eden
Bayraktar, dünya üretiminde Avrupa Birliği
ülkelerinin payının yıllar itibarıyla yüzde 65-70
arasında değiştiğini belirtti.
Dünya zeytin üretiminde öne çıkan ülkelerin
aynı zamanda önemli zeytinyağı üreticisi ülkeler
olduğunun altını çizen Bayraktar, son 5 sezon
ortalamasına göre dünya zeytinyağı üretiminin
yaklaşık 3 milyon ton olduğunu bildirdi.
Bayraktar, Ege, Marmara, Akdeniz ve
Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde zeytin
yetiştirilmekle birlikte üretimin önemli bir
bölümünün Ege Bölgesi'nde yapıldığına dikkati
çekerek, şunları kaydetti: "İzmir, Aydın, Muğla,
Manisa, Balıkesir, Hatay, Mersin, Çanakkale,
Bursa üretimde önde gelen illerimizdir.
Bursa'da üretilen zeytinin tamamı sofralıktır.
Mersin ve Manisa illerimizde de sofralık zeytin
üretimi ağırlıktadır. Aydın, İzmir, Muğla,
Balıkesir, Çanakkale ve Hatay'da gerçekleştirilen zeytin üretiminin yüzde 75'inden
fazlası yağlıktır. Zeytin ve zeytinyağı ihracatımızdan, 2012 yılı rekor üretiminin değerlendirildiği 2013 yılında 436 milyon dolar, 2014
yılında 226,5 milyon dolar gelir elde edildi.
2014 ürününün değerlendirileceği 2015 yılı
zeytin ve zeytinyağı ihracatında da önemli bir
artış bekliyoruz. Hem üretim artışı hem dış
piyasalardaki ürün azlığı bunu sağlayacak.
Dünyanın en büyük zeytinyağı üreticileri
İspanya ve İtalya'da rekoltede düşüş oldu.
2014-2015 sezonunda İspanya'da zeytinin
çiçeklenme döneminde meydana gelen aşırı
sıcaklıklar ve hastalık, İtalya'da ise zeytin sineği
ve yaz döneminde meydana gelen aşırı yağışlar
nedeniyle üretiminin düşük olması, üretimin arttığı Türkiye için avantaj yaratıyor."
Geçen yıl meyve veren zeytin ağacı
sayısının yüzde 8,9, toplam zeytin üretiminin
yüzde 5,5, sofralık zeytin üretiminin yüzde 12,3,
yağlık zeytin üretiminin yüzde 3,4 ve zeytinyağı
üretiminin yüzde 45,75 arttığına dikkati çeken
Bayraktar, toplam zeytin üretiminin 2014 yılında
1 milyon 768 bin ton olduğunu bildirdi.
Bayraktar, geçen yıl sofralık zeytin üretiminin 438 bin tona, yağlık zeytin üretiminin 1
milyon 330 bin tona, zeytinyağı üretiminin 189
bin 481 tona yükseldiğini kaydetti.
(AA)
Çelik sektöründe
"
" sürüyor
Sevgililer Günü
haftasında kartla
8,3 milyar lira harcandı
İSTANBUL - MURAT BİRİNCİ -Sevgililer Günü
haftasında banka kartı ve kredi kartlarıyla yapılan
ödemelerin toplam tutarı 8,3 milyar lira oldu.
Sevgililer Günü haftasında kartla 8,3 milyar lira
harcama gerçekleştirildi.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Sevgililer
Günü'nü de kapsayan 8-14 Şubat haftasına yönelik kartlı ödeme verilerini açıkladı.
AA muhabirinin BKM verilerinden derlediği bilgilere göre, 14 Şubat'ta romantik yemek yiyen
sevgililerin, hediye tercihi de teknoloji ürünleri
oldu. Sevgililer Günü'nü de kapsayan 8-14 Şubat
haftasında banka kartı ve kredi kartlarıyla yapılan
toplam ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 17 artarak 8,3 milyar lira olarak
gerçekleşti. Geçen yıl bu tutar 7,1 milyar lira
düzeyindeydi.
Sevgililer Günü haftasında alışverişlerde en çok
artışın kaydedildiği elektronik ürünler için toplam
631 milyon liralık kartlı ödeme yapıldığı dikkati
çekti. Böylece bu sektörde yapılan alışveriş geçen
yılın aynı dönemine göre yüzde 33 oranında artış
gösterdi. BKM verilerine göre bu sektördeki
toplam alışverişin yüzde 13'ü de internet
üzerinden gerçekleşti.
Sevgililer Günü'nü kapsayan haftada kartlarla
yapılan ödemelerde dikkati çeken bir diğer sektör
ise yemek oldu. 14 Şubat Cumartesi günü yemek
sektöründe yapılan kartlı ödemelerdeki yüzde
34'lük artış sevgililerin romantik bir yemekle bu
günü kutladığını gösterdi.
BKM verilerine göre sadece 14 Şubat günü
kartlarla 62 milyon liralık yemek ödemesi yapıldı.
Geçen yıl Sevgililer Günü'nde 46 milyon liralık
yemek ödemesi yapılmıştı. (AA)
ANKARA - ERDAL ÇELİKEL - Son iki
yıldır daralan çelik sektöründe üretim,
geçen yıl sonu itibariyle 2011 seviyelerinin
altına geriledi. Sektör, 2015'e de üretim
düşüşüyle başladı.
Dünya Çelik Birliği verilerine göre, küresel krizin etkilerinin en yoğun şekilde
hissedildiği 2009 yılında 25,3 milyon ton
olan üretim, 2012'ye kadar yüzde 42
artarak yaklaşık 36 milyon tona ulaştı.
Buna karşın, sektörde girdi maliyetlerinin
sürekli artması ve Çin menşeli ürünlerin
Türkiye'nin etkin olduğu pazarlara girerek
fiyatları düşürmesi gibi
nedenlerle üretimde son
iki yıl düşüş yaşandı.
Ham çelik üretimi, geçen
yıl 2013'e göre yüzde 2,
2012 yılına göre ise
yüzde 5 daralarak 34
milyon 35 bin tona indi
ve 2011 seviyelerinin
gerisinde kaldı.
Konuyla ilgili AA
muhabirine değerlendirmelerde bulunan
Türkiye Çelik Üreticileri
Derneği (TÇÜD) Genel
Sekreteri Veysel Yayan,
sektörde üretimin 2 yıldır
gerilediğini söyledi.
Sektörün bu dönemde kan kaybettiğini
belirten Yayan, "Bunun gerekçelerini aramak ve sektörün bu duruma düşmesine yol
açan yükleri gözden geçirmek ve kaldırmak
gerekiyor" diye konuştu.
Tüketimi de artıracak şekilde makro
tedbirlerin alınmasının önemine işaret eden
Yayan, şunları kaydetti:
"Hükümetimizin son olarak açıkladığı
yerli girdi tedariğini önceleyen program
bizim için olumlu unsurlar taşıyor. Bunu
baz alarak 2015 yılı için olumlu tahminlerde
bulunduk. Üretimde geçen yılın aynı ayına
göre yüzde 10,4'lük düşüşü gösteren ocak
ayı verileri bunu yansıtmıyor ama gerek
inşaat demiri ve filmaşin ithalatına vergi
uygulaması, gerek yakın zamanda
başlatılan damping soruşturması
hükümetin, söylediklerini uygulamaya
yönelik niyetini ortaya koyuyor."
Sektörde miktar bazında ithalatın 2014'te
bir önceki yıla göre yüzde 7,1 azalarak
13,8 milyon tona gerilediğini, buna karşın
ithalatta ilk sırayı alan yassı ürünler alanında geçen yıl 6,7 milyon ton dış alım
yapıldığına işaret eden Yayan, "Bu
olağanüstü bir rakam. O alandaki ihracatımızın yaklaşık 3 katı kadar" dedi.
Türkiye'nin tüketim miktarından 4 milyon
ton fazla yassı ürün üretim kapasitesi
olduğunu ifade eden Yayan, bu yüzden söz
konusu ürün grubunda ithalat yapılmasına
gerek olmadığını dile getirdi.
Sektörü sıkıntıya sokan sorunların başın-
da girdi maliyetlerinin tutturulamamasının
geldiğini belirten Yayan, bu sorunun 2015
genelinde hafifleyeceğini umduklarını
söyledi. Yayan, enerji ve diğer maliyetleri
dengeleyecek açılımların yapılması gerektiğini ifade etti.
Yayan, Çin menşeli ürünlerin Türkiye ve
yakın coğrafyasındaki piyasalarda etkinliğini artırmasının bir diğer sorun alanı
olduğunu belirterek, iki ülke ürünleri arasındaki fiyat farkının ton başına 60-70 dolara
kadar ulaştığına dikkati çekti.
Yakın zamana kadar kalite ve zamanında
teslim gibi nedenlerle Türk ürünlerinin tercih edildiğini anlatan Yayan, "Fiyat farkı
açıldıkça Çin ürünleri almaktan çekinenler,
bu konuda daha cesur davranmaya
başladı. Bu durumda çok ciddi fedakarlıklarla elde etmiş olduğumuz piyasaları kaybetme durumuyla karşı karşıya kalıyoruz"
dedi. (AA)
7
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
KÖROĞLU’NUN ARABASI
Geçtiğimiz yıl sanat ve edebiyat dünyasından
birçok yıldız kaydı.
Emekli eğitimci kardeşimiz Rasim Köroğlu’da
onlardan biriydi.
Köroğlu, 1953 yılında Eskişehir’de doğdu.
Türk Hal Edebiyatı alanında bir hayli araştırmalar
yapan şairimiz hece ölçülü şiirler yazıyordu.
Şiirleri, hep beğeni topluyordu. Yazdığı şiirleri de
şiir meclislerinde özel bir okuma tekniği ile
seslendiriyordu. Radyo ve televizyon programlarının da sevilen bir konuğuydu.
Köroğlu giderek daha çok hiciv-taşlama
türünde yazmaya başladı. Bu tür şiirlerinin çoğunu
da ilk şiir kitabı “Körün Taşı” adını verdiği
kitabında toplamıştı. 14.11.1999’da adıma imzaladığı eser halen kitaplığımdadır.
Köroğlu ile Ankara’da yaptığım şiir toplantılarında, bazı başka toplantılarda ve rahmetli
ressam arkadaşım Hüseyin Balım ile şair Ahmet
Tufan Şentürk’ün evinde çok bir araya geldik.
Hastanede olduğunu duyduğum gün ziyaretine gittim. Yoğun bakımdaydı. Kendisini yakından
görme şansım olmadı. Ertesi sabah vefat haberi
geldi. Takvimler, 30.09.2014’ü gösteriyordu. O’na
Allah’tan rahmetler diliyorum. “Araba” şiirini
sunuyorum.
*
Biz de bir araba almadan önce,
Özenir herkese bakar giderdik.
Kim derdi ki hemen alıverince,
Garip başımızı yakar giderdik.
Çocuklar ittirir, hanım çekerdi,
Konu komşu çıkar, seyre bakardı,
Benzini bitince yağı yakardı,
Dumanı havaya diker giderdik.
Arada sırada basarsa marşı,
Sesinden ayağa kalkardı çarşı,
Kurulup içine ellere karşı,
Kasıla kasıla çeker giderdik.
Arıza yapınca verirdik tehir,
Uçmadık ne dere kaldı ne nehir,
Zindana dönerdi koskoca şehir,
Vurunca direği yıkar giderdik.
Yollara düşerdik sabah ezanı,
Pikniğe varırdık yatsı zamanı,
Lastiklerin yoktu dini, imanı,
Günde üç beş kere söker giderdik.
Rampayı inerken benzerdi kuşa,
Dolardık içine eğlene, coşa,
Hanımı çekmezdi vursak yokuşa,
Gahi evli gahi bekar giderdik.
Vurdukça, çarptıkça boyardık onu,
Üzerinde vardı her rengin tonu,
Dönmezdi arada direksiyonu,
Yoldan şarampole çıkar giderdik.
Delik deşik idi altının sacı,
Yerlere değerdi ayağın ucu,
Kaç kere düşmüştü içinden bacı,
Yolcuyu yollara döker giderdik.
Eskiydi koltuğun çulu çaputu,
Rüzgarda uçardı hep ön kaputu,
Sanırsın mübarek müzikli kutu,
Sesinden kulağı tıkar giderdik.
Evden sanayiye zar zor varırdı ,
Nerde usta görse, orda dururdu,
Çırak kızar, kalfa çekiç vururdu,
Sağlam kalan yeri büker giderdik.
Sermayeyi sardık ala kediye,
Almazdı kimseler, etsek hediye,
Rasim der ki nazar değmesin diye,
Her yanına boncuk takar giderdik.
Uluslararası doğrudan
yatırım verileri açıklandı
ANKARA - Uluslararası net doğrudan yatırım
girişi, geçen yılın aralık ayında 1 milyar 244 milyon
dolar, ocak-aralık döneminde ise 12 milyar 143
milyon dolar oldu.
Ekonomi Bakanlığı, 2014 yılı aralık ayına ilişkin
"Uluslararası Doğrudan Yatırım Verileri Bülteni"ni
yayımladı.
Buna göre, aralıkta 1 milyar 244 milyon dolar
düzeyinde net uluslararası doğrudan yatırım girişi
gerçekleşti. Geçen yılın tamamında ise uluslararası
net doğrudan yatırım girişi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 azalışla 12 milyar 143 milyon
dolar oldu.
Aralıkta 1 milyar 113 milyon dolar sermaye girişi
görülürken, nakit sermaye girişinin 521 milyon dolarlık
bölümünü Asya ülkeleri, 439 milyon dolarlık
bölümünü ise AB ülkeleri kaynaklı sermayeler oluşturdu. Geçen yılın tamamında toplam 8 milyar 699
milyon dolar olan sermaye girişinin 2 milyar 891
milyon doları imalat sektöründen, 1 milyar 535 milyon
doları mali aracı kuruluşların faaliyetlerinden kaynaklandı. Ocak-aralık döneminde nakit sermaye
girişinin yüzde 63,4'ü AB ülkeleri kaynaklı oldu.
Aralıkta 136 uluslararası sermayeli şirket ve şube
kuruldu, 21 yerli sermayeli şirkete de uluslararası sermaye iştiraki gerçekleşti. Böylece yılın tamamında 3
bin 833 uluslararası sermayeli şirket ve şube kuruldu,
186 yerli sermayeli şirkete de uluslararası sermaye
iştiraki yapıldı.
Bu şirketlerin, başta toptan ve perakende ticaret
sektörü olmak üzere, gayrimenkul kiralama ve iş
faaliyetleri ile ulaştırma, haberleşme ve depolama
hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulundukları
görüldü.
Ocak-aralık döneminde kayıtlı sermayesi 500 bin
doların üzerinde 164 uluslararası sermayeli şirket,
şube kuruluşu ile yabancı ortak iştiraki oldu. Bunun
63'ünü toptan ve perakende ticaret sektöründe,
24'ünü imalat sanayisi sektöründe kurulan şirketler
oluşturdu. (AA)
8
EKONOMİ
26 Şubat 2015 Perşembe
Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Bakanı Livingston:
Gelir İdaresi
Başkanlığı,
akaryakıt
sektörüne
ilişkin düzenlemeleri içeren
ÖTV (I) Sayılı
Liste
Uygulama
Genel Tebliğ
Taslağı'nı
yayımladı
ÖTV'de yeni dönem
ANKARA - Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
sıfır olarak uygulanan uçak, jet gibi hava
araçlarının yakıtlarının ithali ve yurtiçi teslimlerine teminat uygulaması getirilecek.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), ÖTV'deki
dağınık yapının toparlanması ve mevzuatın
anlaşılır hale getirilmesi için yapılacak
değişikliklerden ilki olan ve akaryakıt sektörüne ilişkin düzenlemeleri içeren Özel
Tüketim Vergisi (I) Sayılı Liste Uygulama
Genel Tebliğ Taslağı'nı internet sitesinde
yayımladı.
Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I)
sayılı listede yer alan mallara (akaryakıt ve
akaryakıt harici petrol ürünleri) ilişkin hükümler ile bu hükümlerle ilgili olmak üzere
Kanunun uygulanmasına dair usul ve
esaslara yönelik düzenlemeleri içeren taslakta, mükellefiyetin nasıl oluşacağı ve hangi
malların söz konusu listede yer aldığının
tespitinin nasıl yapılacağı açıklandı.
KAYIP
Elmadağ Vergi dairesinin 0340028898 numaralı
mükellefi olan Tasfiye Halindeki Edepol Poliüretan
Sünger San. A.Ş.’ne ait Seri:A-038019 numaralı
faturadan 038050 numaralı fatura arasında kullanılmayan 32 adet yarım cilt faturamız kaybolmuştur.
Bahse konu faturalar hükümsüzdür.
İstisnalar ve vergi indirimine ilişkin uygulamanın nasıl yapılacağına yer verilen taslakta, diplomatik, askeri amaçlı ve petrol arama
üretim istisnalarının şartları, bunlardan yararlanabilecekler ve yapılacak işlemler
netleştirildi.
Taslakta, deniz ve hava araçlarının yakıtlarının ithali veya yurtiçi teslimlerinde yapılacak işlemler de detaylı olarak açıklandı.
Buna göre, Kanunun ilgili maddesi uyarınca, hava yakıtları olarak bilinen malların yurtiçinde teslimi veya ithalinde, her bir hava
yakıtı miktarı için, belirlenen tutarda teminat
alınacak. Buna karşın, yine taslakta belirlenen
şartları taşıyan ve "Teminatsız Hava Yakıtı
Alımı Sertifikası"nı haiz olanlar, teminat vermeksizin hava yakıtı teslim alabilecek veya
ithal edebilecek. Söz konusu kişilerden
sadece bir kereliğine 10 milyon liralık teminat
alınacak.
10 numara yağla ilgili de düzenlemenin
yer aldığı taslağa göre, madeni yağların
imalatı ile madeni yağ imalatı olmamasına
rağmen madeni yağ gibi akaryakıta karıştırılması veya doğrudan akaryakıt olarak kullanılması mümkün olan diğer malların imalatlarında girdi olarak kullanılan mallara ilişkin ödenen ÖTV için iade talep edilemeyecek.
Taslağa göre, iade işlemlerine de kolaylık
getirilecek. Nakden iade talepleri, internet
vergi dairesi üzerinden mükellefin bağlı
olduğu vergi dairesine verilecek standart iade
talep dilekçesi ile elektronik ortamda yapılacak.
Tebliğden önce yürürlükte olan ÖTV Genel
Tebliğlerinin (I) sayılı liste uygulamasına ilişkin
bölümleri, tebliğin yayım tarihini izleyen ay
başından itibaren yürürlükten kaldırılacak
ancak hava yakıtı olarak bilinen mallara ilişkin
düzenlemeler, yeni getirilen düzenlemeler
yürürlüğe girene kadar uygulanmaya devam
edilecek. (AA)
Mobil internette tüketici
lehine düzenleme geliyor
T.C. POLATLI 2. İCRA DAİRESİ
2013/395 ESAS
TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, niteliği, kıymeti, adedi, önemli özellikleri:
1 NOLU TAŞINMAZIN
Özellikleri : Polatlı İlçesi Gazi mahallesi 1 ada 50 parsel 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı
124/1039 arsa paylı mesken. Dairenin bulunduğu sitenin altyapı sıkıntı yoktur. Her türlü belediye
hizmetlerinden yararlanmaktadır. Dış cephesi sıvalı ve boyalıdır merdivenleri mozaik ile kaplıdır.
Bağımsız bölümün bulunduğu bina yaklaşık 26 yıllık ve doğalgazlıdır. Daire B Blok zemin katta
kuzey, güney ve batı cephelidir. Fiili durumu itibariyle 3 oda. salon, mutfak, banyo, tuvalet, antre
ve 3 balkondan oluşmaktadır. Net 105 m2 alana sahiptir. Dairenin dış kapısı çelik kapı iç kapıları
ahşap kapıdır. Pencere doğramaları ise plastik doğramadır. İslak zeminleri seramik, salon zemini
ahşap parke, oda zeminleri ise marley kaplıdır. Tuvalet ve banyo duvarları tavana kadar
fayanslıdır. Diğer duvarları alçılı, kartonpiyerli plastik badanalıdır. Mutfağında mermer tezgahlı
ahşap dolap bulunmaktadır. Doğalgazlı, kombili ve kaloriferlidir.
Adresi : Gazi (Şehitlik) Mahallesi Ulubatlı Hasan Caddesi Başak Sitesi B Blok No:69/1
Yüzölçümü
: 105 m2
Arsa Payı
: 124/1039
İmar Durumu
: Konut Sahası
Kıymeti
: 110.000,00 TL
KDV Oranı
: %1
Kaydındaki Şerhler : Tapu Kaydında
1. Satış Günü
: 16/04/2015 günü 14:30 -14:35 arası
2. Satış Günü
: 15/05/2015 günü 14:30 -14:35 arası
Satış Yeri
: POLATLI ADLİYESİ 2. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ KALEMİ
Satış şartları :
1- İhale açık artırma suretiyle yapılacaktır. Birinci artırmanın yirmi gün öncesinden, artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebilecektir. Bu artırmada rüçhanlı alacak miktarı olan 80.777,08 TL ve satış giderlerini geçmek
şartı ile ihale olunur. Birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden, ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik
ortamda teklif verilebilecektir. Bu artırmada da rüçhanlı alacak miktarı olan 80.777,08 TL ve satış
giderlerini geçmesi şartıyla en çok artırana ihale olunur. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış
talebi düşecektir.
2- Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen değerin % 20'si oranında pey akçesi veya bu miktar kadar banka teminat mektubu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı isteğinde (10)
günü geçmemek üzere süre verilebilir. Damga vergisi, KDV, 1/2 tapu harcı ile teslim masrafları
alıcıya aittir. Tellaliye resmi, taşınmazın aynından doğan vergiler satış bedelinden ödenir.
3- İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgilerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını özellikle faiz ve
giderlere dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile (15) gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır,
aksi takdirde hakları tapu sicil ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaktır.
4- Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra ve İflas Kanununun 133 üncü
maddesi gereğince ihale feshedilir. İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak sureti ile
ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktarı ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müleselsilen mesul olacaklardır.
İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark,
varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.
5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup gideri verildiği
takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir.
6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2013/395 Esas sayılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. 20/02/2015
Basın - 31674 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
ANKARA - BTK, akıllı telefon kullanıcılarının istek dışı internet hizmeti
ücretlendirmelerinin önüne geçecek
düzenlemeyle ilgili kamuoyunun görüşünü
alacakBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK), mobil telekomünikasyon hizmetlerinde internete kapama-açma işlemlerine
ilişkin yapılacak düzenleme kapsamında
kamuoyunun görüşünü alacak.
BTK'nın internet sitesinde yer alan
duyuruya göre, mobil telekomünikasyon
hizmetlerinde teknolojinin gelişmesiyle
yaygınlaşan akıllı telefon kullanımı
nedeniyle aboneden habersiz internet
hizmeti ücretlendirmesi yapılarak oluşabilecek tüketici mağduriyetinin engellenmesi amacıyla düzenleme planlanıyor.
Buna göre, abonelik sözleşmelerinde
hatların internet hizmetlerine kapatılması
hususunda tüketicilerin tercihlerini belirtebilmesi, buna yönelik olarak abonelik
sözleşmelerinde gerekli değişikliklerin
yapılması, hattın açılmasını takiben hatların internete nasıl kapatılabileceği
hususunda abonelerin SMS yoluyla bilgilendirilmesi ve internet hizmetlerinin
online işlemler, müşteri hizmetleri, bayiler
aracılığıyla ve SMS ile kapatılıp/açılabilmesi konularında mobil
telekomünikasyon hizmeti işletmecilerinin
sistemlerinde gerekli olabilecek çalışmaları
1 Temmuz'a kadar tamamlamalarına ilişkin
kamuoyu görüşleri alınacak.
Görüş ve öneriler, 23 Mart'a kadar
yazılı olarak kuruma ve
"[email protected]" e-posta adresine gönderilebilecek.
(AA)
“İngiltere teknolojide Türkiye
ile geleceğe yürümek istiyor”
İSTANBUL - "Türkiye ile teknoloji alanındaki iş
birliğimizi artırarak geleceğin yenilikçi dünyasına birlikte yürümek istiyoruz"Birleşik Krallık Ticaret ve
Yatırım Bakanı Lord Livingston, "Türkiye ile teknoloji
alanındaki iş birliğimizi, karşılıklı yatırımlarımızı, anlaşmalarımızı artırarak geleceğin yenilikçi dünyasına birlikte yürümek istiyoruz" dedi.
Technology Is Great Programı kapsamında
beraberindeki teknoloji firması üst yöneticileriyle
(CEO) Türkiye'ye gelen Livingston, Birleşik Krallık
İstanbul Başkonsolosluğu'nda Türk ve İngiliz teknoloji
şirketlerini bir araya getirdi.
Lord Livingston, Türkiye'nin son yıllarda ekonomi
alanında yakaladığı başarılara dikkati çekerek,
Türkiye'nin İngiltere için önemli bir ortak olduğunu, iş
birliklerini geleceğe taşımayı karşılıklı olarak arzu
ettiklerini söyledi.
İngiltere'nin başlangıç (start up) firmalarına
sağladığı kredi desteğine 30 milyon pound ilave yaptığını aktaran Livingston, İngiltere'nin girişimcilere
sağladığı desteklerin ülkede yeni bir ekosistemi inşa
ettiğini kaydetti.
İngiltere olarak teknolojideki gelişimi doğru okumak istediklerini anlatan Livingston, bu bağlamda
sürdürülebilir iş planları kurgulayabilecekleri iş ortaklarına gereksinim duyduklarını belirterek, "Türkiye ile
teknoloji alanındaki iş birliğimizi, karşılıklı yatırımlarımızı, anlaşmalarımızı artırarak geleceğin yenilikçi
dünyasına birlikte yürümek istiyoruz" dedi.
Türk teknoloji firmalarıyla İngiliz teknoloji firmalarının geleceğe yürüyecek bir işbirliği kurmaya
çalıştıklarını anlatan Livingston, Türk teknoloji şirketlerinin sayısındaki artışın süreceğini belirtti.
Etkinliğe, TÜBİTAK Bilimsel Programlar Uzmanı
Şiir Kılkış, İSPAT Proje Direktörlüğü Başkanı
Necmettin Kaymaz ve Newton Fonu Proje Müdürü
İlter Haliloğlu ve Birleşik Krallık Başkonsolosluğu
Bilim ve Yenilik Müşaviri Büşra Afşar'ın yanı sıra
teknoloji alanında faaliyet gösteren Türk ve İngiliz şirketlerinin yöneticileri katıldı.
Lord Livingston Türkiye-İngiltere İş Forumu'na da
katılacak. (AA)
İzmir gümrüğünde
hayali ihracat
İzmir gümrüğünde Gürcistan'a
yapılmak istenen toplam 6 milyon
180 bin lira değerinde hayali ihracat ortaya çıkartıldı.
ANKARA - Gümrük ve Ticaret Bakanlığından
yapılan açıklamaya göre, İzmir Gümrük
Müdürlüğünce tescilli 24 ihracat beyannamesinde
yapılan kontrol ve incelemeler sonucunda, 6 TIR'a
yüklenmiş söve takımı ile dekoratif kaplama cinsi
eşyaların kıymetlerinin gerçek değerinden çok
yüksek beyan edildiği tespit edildi.
Buna göre, bilirkişi incelemesinde beyannamelerde ortalama birim fiyatı yaklaşık 760 avro
olarak beyan edilen söve takımının gerçek fiyatının
9 ile 11 lira, yaklaşık 690 avro olarak beyan edilen
dekoratif kaplama takımının gerçek fiyatının da 9
ile 16 lira arasında olduğu belirlendi.
Böylece 6 milyon 180 bin lira beyan edilen söve
takımı ve dekoratif malzemenin gerçek değerinin
30 bin lira olduğu ve fiyatlar arasında 206 kat fark
olduğu tespit edildi.
Gümrük ekiplerinin firma adresleri ile ilgili yürüttüğü araştırma sonucunda söz konusu adreslerin
ev, büfe, kafe veya masa sandalyeden ibaret ofis
gibi yerler olduğu ortaya çıkartıldı, eşyalara ve
araçlara ise el konuldu.
Firma ve gümrük müşavirliği yetkilileri ile
kaçakçılık olayını organize ettiği belirlenen toplam
10 kişi ve olaya karışan firmalar hakkında İzmir
Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda
bulunuldu. (AA)
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
GELENEKSEL TİYATROMUZ
"GİTTİ -GİDER"
Karagöz bir tiyatro mudur? Bazı çevreler bu sanatın
bir tiyatro olmadığını; sadece bir oyun biçimi, gösteri
şekli olduğunu ifade ederler. Oysaki Karagöz bir tiyatrodur.
Şurası bir gerçektir ki bir sanat dalı (Bu hangi sanat
olursa olsun) toplumun geleneksel kaynaklarından yararlanamazsa, halkla bütünleşmesi ve o sanatın benimsenmesi mümkün değildir. Bu tiyatro sanatında daha kesin
bir kural gibidir.
Türkiye'de özüyle, biçimiyle, kimliği ve kişiliğiyle bir
tiyatro oluşturmak -yani Millî (Ulusal) Tiyatro oluşturmak- için mutlaka geleneksel tiyatrodan yararlanmak
gereklidir. Böylece çağdaş, evrensel bir tiyatro yaratılabilir. Günümüz tiyatrosunun dünya standartlarına göre,
geri ve gelişmemiş olmasının altında yatan gerçek budur.
Çünkü tiyatromuz kendi köklerinden beslenmemiştir.
Rengini, kokusunu kendi damarından almamıştır.
Bugün geleneksel gösteri sanatlarımızdan olan
Karagöz, kukla, ortaoyunu, meddah ve köy seyirlik
oyunları hem pirimitif olarak kalmıştır hem de yok
olmayla yüz yüze gelmiştir. Bu sanatlarda iki unsur birlikte kaybolmaya başlamıştır: (1) Sanatçı ve (2) Seyirci.
Bunlardan birisinin hiç olmazsa ayakta kalması sanatın
devamı için önemlidir. Ancak son yıllarda "seyirci" sayısındaki artışlar, giderek hız kazanan sanatçı kaybının
önüne geçebilecek mi? Sorun buradadır.
Tanzimatla birlikte (1839) Batı tiyatrosunun hızla toplumumuzu sarmış olması olumlu görülmekle birlikte;
halktan kopuk, Batı taklitçisi anlayışa sahip bir grup
aydın, okumuş, entelektüel kesimin alıcısı durumuna
gelen tiyatro; geleneksel sanatların kovulmasına, itilmesine, kakılmasına, geri plana atılmasına sebep
olmuştur.
Keşke Tanzimat tiyatrosu, Batı anlayışına göre şekillenirken, teknikle, sistemle, bilinç ve akılla buluşabilseydi.
Hayır öyle olmadı. Salt taklitten öteye geçmeyen, çağdaş
normları yakalayamamış bir tiyatro toplumumuza egemen olmuştur.Dolayısıyla geleneksel tiyatromuz da
yavaş yavaş sahneden uzaklaşmaya başlamıştır.
Cumhuriyet tiyatrosu, çağdaşlaşma atılımına ve yeniliklerine kapılarını açarken ne yazık ki geleneksel tiyatromuz bu gelişimlerden nasibi alamamıştır.
Çünkü, Cumhuriyet tiyatrosu gibi bir şansı olmamıştır.
Kendisini destekleyen herhangi bir resmi kurum ve
kuruluşlarla karşılaşmamıştır.
1980-90'lı yıllardaki Kültür Bakanlığının güdük, yetersiz ilgisi bu sanatların yok olmasının önüne geçememiştir. Hele son yıllarda yetersiz olan bu destek de tamamen
kesilmiştir. Şu anda geleneksel tiyatromuz Allah'a emanet, sahipsiz ve ortadadır. Hiçbir desteği yoktur. Olacağı
ümidi de bulunmamaktadır.
Sanat ve sanatçı toplumdan, ülkenin yöneticileri sanat
ve sanatçıdan uzaklaştıkça yozlaşma başlar. Yozlaşma
ise yok olmayı getirir. Geleneksel tiyatronun "hal ü pür
melali" budur. Geleneksel tiyatronun gelişmesine, unutulmamasına imkân sağlayan hiçbir olumlu ortam şu
anda bulunmamaktadır. Bir kere devlet kademelerinde
(Kültür ve Turizm Bakanlığında) bu sanatın bir muhatabı yoktur. Bu ne demektir: "Desteği yok" demektir.
İkincisi, toplumda bu sanata merak, ilgi azalmıştır. İlgiyi
artıracak gayret ve istek, ne toplumda ne de bu sanatla
uğraşanlarda bulunmamaktadır. Cılız girişimlerle, bireysel çabalarla toplumun harekete geçmesi mümkün değildir. Üçüncüsü; sanatçı sayısı çok yetersizdir. Bazı sanatçılar artık sanatlarını icra etmiyorlar. Çünkü sanatı
devam ettirebilecek yaşta ve konumda değiller. Bir
başka olumsuzluk da geleneksel Türk tiyatrosunda kaynak yetersizliğidir. 600 yılı aşan bir geçmişi olan
Karagöz ile binlerce yıllık mirasa sahip olarak övündüğümüz seyirlik oyunlarımızın bıraktığı yazılı kaynak
toplasanız 30'u, 40'ı geçmez. O da birbirinin tekrarından
başka bir şey değildir.
Bırakınız yazılı kaynağımızın olmayışını, geleneksel
tiyatromuz ile ilgili bir müzemiz dahi bulunmuyor. Bu
çok ayıp ve utanılası bir durumdur. İstanbul Yıldız
Sarayı içerisinde bulunan Türk Tiyatrosu Müzesi içerisinde bile geleneksel tiyatromuz ile ilgili bir obje bulunmuyor. Zaten müzenin kendisi bile adına lâyık bir biçimde oluşturulmamış. Kaldı ki içerisinde geleneksel tiyatro
objeleri yer alsın.
Geleneksel tiyatro sanatı için; "özbeöz Türk sanatı",
"övünüyoruz", "tanıtımda mutlaka kullanmalıyız" gibi
güzel sözlerin hiçbir yararı yoktur. Yunanistan 2005 yılı
içerisinde Atina'da yapılan Dünya Olimpiyatının açılışında Karagöz oyununu dünyanın 4 milyar insanına naklen
yayında göstermesi neyin ifadesidir? "Bu sanat benimdir, ey dünya bunu böyle bilin!" anlamına gelir.
Devletimizin diğer "kırmızı çizgileri"nin birer-birer yok
olması gibi Karagöz konusunda da sesimizi hiç çıkartmadık. İlgililer, yetkililer "sus-pus". Her ne kadar
Karagöz sanatı UNESCO tarafından “Somut Olmayan
Kültürel Miras” olarak ilân edilmiştir. Ancak; geliştirilmesi konusunda hiçbir çaba ve destek devlet tarafından
verilmediği için, UNESCO tarafından tanınan 10 yıllık
sürenin sonuna gelindiğinde “kültürel miras” kararı ortadan kalkabilir. Bu sürenin dolmasına da çok az bir süre
kaldığını hatırlatmak isterim.
Bu sanat komadadır, ölmek üzeredir. Hangi ilâç ve
tedavi yöntemini uygulayalım ki bu hasta ayağa kalksın?
Hiç ümidim yok. İlgililer hâlâ sorumluluklarının farkında değiller. Herkes yıllarca söylediğimiz bu hususların kendilerine ait olmadığını düşünüyorlar. Yani Kültür
ve Turizm Bakanlığı sorumlu değil, öyle mi? Bu bakanlığın içerisinde bu işlerle kim görevliyse, hangi genel
müdürlük veya daire başkanlığı sorumluysa hiç harekete
geçmeyecekler mi? Geçmezler; çünkü bu işleri bilen
insanlar iş başında değil. Yazık oluyor, çok yazık!
Ankara Film
Festivali’nin bu yılki
teması “KRİSTAL SINIR”
olarak belirlendi
ANKARA - Dünya Kitle İletişimi Araştırma
Vakfı tarafından 23 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek "26. Ankara Uluslararası
Film Festivali"nin bu yılki teması "kristal sınır"
olarak belirlendi.
Vakıftan yapılan açıklamada, Ankara
Uluslararası Film Festivali'nde bu yıl, değişen
dünyanın saydam sınırlarına ve o sınırların kırılganlığına vurgu yapmak üzere kristal sınır temasının seçildiği bildirildi.
Tema kapsamında kültürlerin, ülkelerin, siyasetin görünmez sınırlarına, Türkiye'de yaşanan
atmosfere, Ortadoğu'da durmak bilmeyen savaşa, mültecilerin sınırlar arasında kaybolan
yaşamlarına, toplumsal cinsiyet rolleri ve çatışmalara, insan doğasının ve tabiatın sınırlarına
uzanan bir film seçkisinin festival süresince izleyici ile buluşacağı ifade edildi.
26 Şubat 2015 Perşembe
9
Diyarbakır “Dünya Kültür
Mirası” olacak
Diyarbakır, Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim
ve Kültür Kurumu'nun (UNESCO) "Dünya
Kültür Mirası" listesine girmeye hazır.
DİYARBAKIR - Kentin simgesi
olan, üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve
kabartma figürlerle tanıklık ettiği
tarihin izlerini yansıtan, yaklaşık 5
bin 700 metre uzunluğunda, 12
metre yüksekliğinde, 4 metre genişliğindeki surlar ile özgün işlevini
binlerce yıldır koruyan Hevsel
Bahçeleri'nin dünya mirası olmasının önündeki engeller bir bir kaldırıldı.
Yapı rezerv kararı mahkeme
kararıyla kaldırılan alanda 3 HES
projesinin iptal edildiği belirtilirken,
Kültür ve Turizm Bakanlığınca aslına
uygun olmadığı gerekçesiyle surların durdurulan restorasyonu için
bilim kurulu oluşturuldu.
Kurul tarafından hazırlanan koruma master planı, bu ay UNESCO'ya
sunulacak.
Tanıtım çalışmalarına başlanan
Diyarbakır'ın, haziran ayında
Almanya'nın Bonn kentinde gerçekleştirilecek UNESCO Genel
Kurulu'nda verilecek kararla, Dünya
Kültür Mirası olarak tescillenmesi
bekleniyor.
Diyarbakır Kalesi ve Surları Alan
Başkanı Nevin Soyukaya, AA
muhabirine, Kültür ve Turizm
Bakanlığı himayesinde, Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi bünyesinde
kurulan Alan Yönetim Birimi ile valilik, kentteki tüm kurum, kuruluş ve
sivil toplum örgütlerinin desteğiyle
"Diyarbakır Kalesi ve Hevsel
Bahçeleri Kültürel Peyzajı" ismiyle
hazırlanan dosyanın Kültür ve
Turizm Bakanlığı aracılığıyla
UNESCO'ya sunulduğunu hatırlattı.
Adaylık sürecinin devam ettiğini
belirten Soyukaya, 2000 yılında
başlayan ve 3 yıl önce hızlanan
süreçte nihai karar için çalışmalarda
sona gelindiğini söyledi.
"Diyarbakır kalesi, kalelerin şahı.
Üstün evrensel değeri çok yüksek.
Hevsel Bahçeleri de öyle. İkisi de
çok nadir örnekler" diyen
Soyukaya, Diyarbakır kalesinin
sadece bir savunma yapısı değil
aynı zamanda belge yapı niteliğindeki mimari bir şaheser olduğunu
vurguladı.
Soyukaya, üzerindeki kitabeler,
yazıtlarla surlardan bölgenin tarihinin çok rahatlıkla okunabildiğine,
kabartmalardan farklı dönemlerin
sanatsal özelliklerinin takip edilebildiğine işaret ederek, şunları dile
getirdi:
"Diyarbakır Kalesi, bütün olarak
özgünlüğünü koruyarak günümüze
gelmiş bir yapı. Hevsel Bahçeleri de
doğduğu yerde büyüyerek, yaşayarak gelişen bir kentte binlerce yıldır
yaşamını sürdüren, işlevini hiçbir
şekilde değiştirmeden devam eden
bir öge. Kale ve Hevsel bahçeleri
birbirini besleyen ögeler. İkisinin de
üstün evrensel değeri yüksek."
Binlerce yıldır yaşamın olduğu
kentin özellikle son 30 yıldır meydana gelen göçle baskı altında kaldığını ifade eden Soyukaya, bu baskının surlara, tarihi eserlere ve Dicle
Vadisi ile Hevsel bahçelerine de
yansıdığını vurguladı.
Soyukaya, bu kapsamda alanın
bütünüyle ilgili projelerde de bu
süreçte değişikliğe gidildiğine işaret
ederek, şöyle devam etti:
"Alandaki yapı rezerv kararı
mahkeme kararıyla kaldırıldı. Dicle
Vadisi Projesi askıya alındı. Bunlar,
Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisi'nin
özgünlüğü ve bütünlüğünü tahrip
edecek, kırsal peyzajına zarar verecek projelerdi. Bu riskler ortadan
kalktı. Vadideki HES projeleri alanın
ekosistemini tamamen tahrip edecekti. 2 nolu HES iptal edildi, 1 ve 3
nolu HES'in de iptali için Devlet Su
İşleri Müdürlüğünün Enerji Piyasası
Düzenleme Kuruluna müracaatı var.
Bu HES'lerin de iptal olduğu belirtiliyor."
Alanın bütününe müdahalenin
olacağı projelerin uygulanması söz
konusu olmayınca noktasal tahriplerin giderilmesi için alan yönetim
planının yapıldığını anlatan
Soyukaya, bu planda alanın yeniden özgünlüğüne dönmesi ve rehabilitesine yönelik önerilerin yer aldığını belirtti.
Soyukaya, surların restorasyonunda geçmiş yıllarda bazı hatalar
yapıldığını, bu hataların devam
etmesinin UNESCO için sorun teşkil
edeceğini anlatarak, "
UNESCO'nun da talebi doğrultusunda ilgili üniversite ve disiplinlerin
yer aldığı bir bilim kurulu oluşturuldu. Bu kurul öncelikle surların koruma master planını hazırladı.
Böylece surların nasıl korunacağına
dair bir yol haritası oluştu. Surlara
yönelik belgeleme, projelendirme ve
onarım çalışmaları artık bu bilim
kurulunun gözetimi ve denetiminde
sürecek. Bu sayede risklerin önüne
geçilmiş oldu. Bu ay sonunda bu
belgeler UNESCO'ya beyan edilerek, risklerin bertaraf edildiği belirtilecek" diye konuştu.
Soyukaya, kentin kültür mirası
listesinde yer almasının ciddi bir
tanıtım aracı olacağını vurguladı.
Nihai kararın bu yıl Almanya'da
açıklanacağını hatırlatan Soyukaya,
"Haziranda sonuçlanacak
UNESCO'dan çok umutluyuz.
Diyarbakır dünya insanlık mirası
olarak tescillenecek" diye konuştu.
(AA)
100 yıl önceki cepheden “dijital mektup”lar
ÇANAKKALE - İnsanlık tarihinin
gördüğü en kanlı çarpışmaların yaşandığı ve Türk milletinin büyük bir zafer
kazandığı Çanakkale Savaşları'nın
100'üncü yılı etkinlikleri kapsamında
oluşturulan interaktif web sitesine, 10
binden fazla kişi tarafından "100 yıl
önceki cepheden günümüze mektup"
gönderildi. Çanakkale Valiliği 2015
Koordinasyon Merkezi Genel
Sekreteri Mahmut Akkuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale
Savaşları'nın 100'üncü yılı anma ve
kutlama etkinlikleri çerçevesinde kentin ulusal ve uluslararası etkinliklere ev
sahipliği yapacağını söyledi.
Merkez öncülüğünde Gelibolu
Tarihi Alan Başkanlığı, kaymakamlık,
belediye ve diğer kurumlarla iş birliği
yapılarak çok önemli etkinlikler gerçekleştirileceğini anlatan Akkuş, şöyle
devam etti:
"100'üncü yılın iki ayrı dönemi var;
ilki 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi,
ikincisi ise kara savaşlarının yaşandığı
24-25 Nisan tarihleri. 18 Mart'a sayılı
günler kaldı. Bu tarihe kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikler yerleştirildi. Bu
işin öncelikle bir anma boyutu var. O
günkü Osmanlı coğrafyasında bulu-
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
HAYATA DAİR
Akıl ve gönül süzgecine takılanların bileşkesidir
tecrübe.
Akıl ancak tecrübe adlı terazide tartılır.
Tecrübenin sonu yoktur çünkü ne kadar artık
hayat beni şaşırtamaz desek de gün gelir şaşkınlığın
şakkınlığını yaşarız.
Vefası olmayanın sefası da olmaz.
Aklın gelişmesi tecrübeyle, fikrin gelişmesi okumak ve düşünmekle mümkündür.
Nisyandansa isyana düşmekten korkmalıyız.
Olgunluk değişkendir, zaman ve tecrübeye göre
artar veya azalır.
nan, Balkanlar'dan, Mekke'den
Medine'ye, Filistin'e, Suriye'ye,
Kosova'ya kadar bu geniş coğrafya
içinde 141 askerlik şubesi var. 1915'te
bu 141 askerlik şubesinden gelip
burada şehit ve gazi olanlar var. Bu
şehit ve gazilerimizin torunlarını 18
Mart'ta burada buluşturacağız.
Stadyum'daki yürüyüş kortejine dahil
olacaklar. Bir vesileyle de büyük kahramanlıklar gösteren şehit ve gazilerimizin torunlarını, emanetlerini bu millete alkışlatmak istiyoruz. Başka bir
vesileyle savaşın büyüklüğünü ortaya
koymak istiyoruz. Esas amacımız bu."
Savaşların 100'üncü yılı için her
alanda hazırlıklar yapıldığını aktaran
Akkuş, bunlardan en önemlisinin,
dünyanın her yerinden ulaşılabilen
"www.canakkale2015.gov.tr" adlı web
sitesi olduğunu bildirdi.
Bu sitenin bir bölümünde
Çanakkale Savaşları'nın kronolojisinin
anlatıldığını, diğer bölümlerde ise
proje ve etkinliklerin yer aldığını dile
getiren Akkuş, "Sitemizdeki en önemli
bölümlerden biri, 'cepheden mektup'
kısmı. Bu noktadan, 100 yıl önceki
cepheden günümüze mektup gönderilebiliyor. İlgili bölüme giren internet
kullanıcıları, istediği kartpostalı dijital
olarak karşı taraftaki kişiye ulaştırabiliyor. Bu bölüm, 4 ayı aşkın bir süredir
hizmette. Şu anda mektup gönderen
Devamlı doğruluktan dem
vuranların demi bayattır.
Bilgi, düşündükçe ve tahlil
ettikçe akılda tezahür eden kıvılcımdır.
İstişare akılların bileşkesi, acelecilik danışmadan harekete
geçen aklın zafiyetidir.
Kalem, elemden âleme; akıldan gönle giden yolun bilincidir.
Konuştukça gelişir dil, yazdıkça güzelleşir üslup ve düşündükçe,
araştırdıkça büyür akıl.
Midemiz dolmadan akıl çalışmaz lakin midemizi
çok doldurursak da akıl çalışmaz.
Âh zaman denilen değirmen bir gün gelecek ve
ben öğüteceğim seni.
Zaman kıyamete dek devir
daim eder; zaman boyutunda
bugün geçmiş olur, geçmiş bugün;
gelecek geçmişe döner, geçmiş
geleceğe…
Zamanı dondurmak ne mümkün
ancak bir esere imza atabilenler
zamanın karşısında dik durabilir.
kişi sayısı 10 bini geçti" ifadesini kullandı. Akkuş, özellikle yurt içi ve dışından gençlerin büyük ilgi gösterdiği
mektup uygulaması hakkında geri
dönüşleri telefon ve elektronik posta
yoluyla aldıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın himayelerinde gerçekleştirilecek anma törenlerine 106 ülkeden
katılım beklediklerine değinen Akkuş,
şöyle konuştu:
"Prens Charles'tan tutun da İlham
Aliyev'e kadar çok önemli ve kıymetli
isimleri ilimizde ağırlayacağız. Bunlarla
beraber Çanakkale, yoğun bir ziyaretçi akınına uğrayacak. Çanakkale, tarihinin en önemli zamanına ev sahipliği
yapacak. Kent için çok önemli ve
ciddi bir tanıtım imkanı yakalanacak.
Bize bu toprakları vatan kılan aziz
şehitlerimizin hatıra ve emanetlerini
ileriye taşıma noktasında Valiliğimize,
Koordinasyon Merkezimize ve millet
olarak hepimize önemli vazifeler
düşüyor. Bizler şanslı bir ildeyiz ve
burada gururla çalışıyoruz. İnşallah
100'üncü yılda barış mesajları da verilerek tüm dünya Türkiye'de her şeye
rağmen hoşgörüyü, sevgiyi ve barış
iklimini bir kez daha hissetmiş olacak.
Hep ifade ettiğimiz gibi 100'üncü yılda
konuşulacak tek şey var; barış ve
Çanakkale de barışa ev sahipliği
yapacak." (AA)
Gençlik zamanın baharı, ihtiyarlık zamanın bayırıdır.
Zamanı evcilleştirenler, zamana yetişememek
korkusu yaşayanların arasından çıkar.
Acele verilen kararın bedeli nedamettir.
Açgözlülük nefsi büyütür, tatminsizlikse kalbi
küçültür.
Nasipsizler affedemez çünkü affedebilmek bile
bir nasiptir.
Ahengin bercestesi Altın Oran’dır.
İnsanı şaheser kılan ahlâktır.
Aileyi güzelleştiren meleğin ismi saadettir.
Anneliktir taçların en güzeli, annedir ilaçların en
güzeli.
Babalık, anneliğin gölgesinde kalsa da her annenin de bir babası olduğunu unutmamalı.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Senin gülüşün yârim solmayan bir çiçektir,
Zamanın tik takları bende atan yürektir.
Bir elimde bu cihan, bir elimde ukba var
Vuslata koşan gönlüm mahşer yolunda tektir.
10
SAĞLIK
26 Şubat 2015 Perşembe
Sağlıksız şoförün kaza
riski daha yüksek
Uzun yol şoförlerinin olumsuz çalışma koşulları ve sağlık şartlarının, kaza olasılığını arttırdığı bildirildi.
EDİRNE - Kalp ve damar hastalıkları
uzmanı Doç. Dr. Serdar Akgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, otobüs, kamyon ve
tır gibi uzun yol şoförleri ile sürekli taksi kullanan sürücülerin, mesleki risk altında olduğunu söyledi.
Uzun süreli araç kullanımının stres ve
buna bağlı sorunlara neden olduğunu belirten Akgün, şöyle konuştu:
"Direksiyon başında geçen sürenin uzunluğu ve buna bağlı olarak yaygın sigara kullanımı, düzensiz çalışma saatleri, düzensiz
yemek alışkanlığı ve uykusuzluk sürücülerin
trafik stresine yeni halkaları eklenmektedir.
Yapılan çalışmalarda uzun yol sürücülerinde
vücut kitle endeksinin yüksek olduğu, sigara
kullanımın yaygın olduğu, kötü huylu kolesterolün daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu
faktörler direksiyon başında kalp krizini ve
beraberinde kazaları getirmektedir."
Akgün, bayılma ve uykuya dalma gibi
nedenlerin kazalara ve sonucunda da
hayatların son bulmasına neden olduğunu
vurguladı.
Şoförlerin uyku, beslenme, egzersiz gibi
yaşamsal etkinlikleri günlük yerine getirmesi
ve yıllık sağlık taraması yaptırması gerektiğini vurgulayan Akgün, "Uzun ve düzensiz
çalışma saatleri, gece çalışmak, fiziksel
hareketsizlik, düzensiz beslenme, artan
sigara kullanımı, stresi kalbi yoruyor ve
kazaların önünü açıyor. Sürücüler sağlığına
daha çok dikkat etmeli" ifadesini kullandı.
Akgün, kış aylarında trafik kazalarının
arttığını ve sürücülerin daha dikkatli olması
gerektiğini belirterek, "Sağlığı iyi olmayan bir
sürücünün, dikkat eksikliği önüne geçilemeyecek sonuçlar ortaya çıkabilir. Uzun yolda
otobüs sürücülüğü yapan şoförler,
yolcu taşıdığının ve büyük bir
sorumluluk aldığının farkında olarak düzenli şekilde hayatını sürdürmelidir" diye konuştu.
Şehirler arası otobüs şoförü
Erdinç Asan da 33 yıldır yurtiçi ve
dışına otobüsle yolcu taşıdığını
söyledi.
Yurtdışına göre Türkiye'deki
şoförlerin dikkatsiz olduğunu aktaran Asan, şunları anlattı:
"Biz sağlıklı olmalıyız ki yolcumuzun sağlığını koruyalım. Düzenli
olarak uykumu alıyorum, beslenmeme dikkat ederim. Yıllardır yollarda pek çok olayla karşılaştım.
Kazaların nedeninin altında yatan
sebepler araştırmalıdır. Yani sürücü
bir kaza yaptı evet dikkatsiz ancak dikkatsizliğinin nedeni uykusuzluk
mu, psikolojik mi, sağlık
sorunları mı bunlar araştırılmalıdır." (AA)
AYDINLATMA İLE BİNA YAPTIRILACAKTIR
GENÇLİK HİZMETLERİ VE SPOR İL
MÜDÜRLÜKLERİ -ANKARA DİĞER ÖZEL
BÜTÇELİ KURULUŞLAR SPOR GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Pursaklar Sentetik Zeminli Futbol Sahasının Aydınlatılması ve Prefabrik Bina Yapılması İşi yapım
işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
ihale Kayıt Numarası:2015/20337
1-İdarenin
a) Adresi: 19 MAYIS SPOR KOMPLEKSİ ULUS ULUS 06300 ULUS ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası: 3123092100 - 3123241026
c) Elektronik Posta Adresi: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı: 1 adet İki Katlı Prefabrik Soyunma Odası ve Sentetik Saha Aydınlatma
İşi
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Pursaklar/ANKARA
c) İşe başlama tarihi: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi: Yer tesliminden itibaren 100 (YÜZ) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer: 19 MAYIS SPOR KOMPLEKSİ ULUS/ALTINDAĞ ANKARA
b) Tarihi ve saati: 13.03.2015 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf
ve sanatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali
müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son
bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin
% 80 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik
ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
KAMU İHALE KURUMUNUN YAPIM İŞLERİNDE İŞ DENEYİMİNDE DEĞERLENDİRİLECEK
BENZER İŞLERE DAİR TEBLİĞİNDE YER ALAN (B) III. GRUP BİNA İŞLERİ ANA BAŞLIĞI
ALTINDA 2. MADDE (B) I VE (B) 2 DIŞINDAKİ BİNA İŞLERİ
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İnşaat Mühendisi
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ankara
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü İnşaat Emlak Servisi adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ankara Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü İnşaat
Emlak Servisi adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine
ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin
tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,00
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
Basın - 31566 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
MATBAA DOSYALIK KARTON VE KAPLIK
SATIN ALINACAKTIR
ANKARA AÇIK CEZA İNFAZ KURUMU
İŞYURDU DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ
KURULUŞLAR CEZA VE İNFAZ KURUMLARI
İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU
Matbaa Dosyalık Karton ve Kaplık alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine
göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/17235
1-İdarenin
a) Adresi : ERGAZİ MAHALLESI ISTANBUL YOLU 13.KM HAVA MÜZESİ KARŞISI ŞAŞMAZ
YENİMAHALLE/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3122787610 - 3122782568
c) Elektronik Posta Adresi :
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 1- 70x100 cm 300 gr/m² DOSYALIK KARTON (100’lük) 2.500 Top 270x100 cm 150 gr/m² KAPLIK KARTON (200’lük) 150 Top
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Matbaası Ergazi Mahallesi
Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 13 ncü Km. No: 448 Hava Müzesi Karşısı Ergazi / Yenimahalle /
Ankara
c) Teslim tarihi : Sözleşme imzalandığı tarihten itibaren 30 takvim günü içerisinde teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Ergazi Mahallesi Fatih
Sultan Mehmet Bulvarı 13 ncü Km. No: 448 Hava Müzesi Karşısı Ergazi / Yenimahalle / Ankara
b) Tarihi ve saati : 08.04.2015 - 10:30
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
İstekliler teklif edeceği kağıtlara ilişkin olarak, teklif edeceği kağıtlara ait birer tabaka numuneyi
(üzerinde isteklinin kaşe ve imzası ile kağıdın cinsi, gramajı ve markası yazılı olacak şekilde) teklifleri ile birlikte sunacaklardır. Verilen numuneler üzerinde, teknik şartnamede yazılı hususlar
değerlendirilecektir.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 25 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ankara Açık
Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Satınalma Bürosu Ergazi Mahallesi Fatih Sultan Mehmet
Bulvarı 13 ncü Km. No: 448 Hava Müzesi Karşısı Ergazi / Yenimahalle / Ankara adresinden satın
alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Ergazi
Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı 13 ncü Km. No: 448 Hava Müzesi Karşısı Ergazi /
Yenimahalle / Ankara adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta
vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 29493 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
Suriyeliler, odun
kömür istiyor
Esed rejiminin saldırılarından kaçarak Türkiye sınırına yakın kamplarda barınan
Suriyeliler, savaşın yanında ağırlaşan kış şartları nedeniyle zor günler geçiriyor.
HALEP -Esed rejiminin saldırılarından
kaçarak Suriye'nin kuzey kesimlerinde
oluşturulan kamplarda zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren savaş
mağdurları, Türkiye tarafından gönderilen yardımlarla hayata tutunmaya çalışıyor.
Türkiye sınırına yakın Essaleme kampında barınan yaklaşık 10 bin Suriyeli,
bir yandan savaşın getirdiği olumsuzluklar diğer yandan da soğukla mücadele ediyor. Eşini, çocuklarını ya da
bedeninin bir parçasını geride bırakarak
kamplara yerleşen Suriyeliler, savaşın
yanında ağırlaşan kış şartları nedeniyle
zor günler geçiriyor.
İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani
Yardım Vakfı'nın (İHH) öncülüğünde
başlatılan kampanyalarla hayata tutunan Suriyeliler, bugünlerde en çok yakacak, kışlık kıyafet, ayakkabı, battaniye
ve sobaya ihtiyaç duyuyor.
Son günlerde yağan kar ve yağmur
nedeniyle kamp alanında oluşan çamur,
yaşamı daha da zorlaştırıyor. Suriyeliler,
yaklaşık 40 santimetreye ulaşan karda
kısıtlı imkanlarla çevre temizliğini yapmaya çalışıyor. Uzun süredir evleri ve
okullarından ayrı kalan çocuklar ise
kampta kartopu oynayarak az da olsa
sıkıntılardan uzaklaşıyor.
Suriyeli Yahya Ömer, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, yaklaşık iki yıldır
Esselame kampında kaldıklarını belirtti.
Daha fazla yardıma ihtiyaçları olduğunu ifade eden Ömer, şartların gün geçtikçe ağırlaştığını bu nedenle destek
beklediklerini ifade etti.
Ömer, Türkiye'nin kendilerini bir an
olsun yalnız bırakmadığını dile getirdi.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle en
çok odun ve kömüre ihtiyaçları olduğunu anlatan Ömer, "Müslüman ülkelerden
desteklerini esirgememelerini istiyoruz"
dedi.
İç savaşta yaralanan eşinin bacakları-
nın kesildiğini anlatan Hasne Avad da
Esed'in saldırılarından kaçarak 2 yıl
önce kampa yerleştiğini vurguladı.
Leyla Abdullah ise artık savaşın bitmesini istediğini söyledi.
Saldırılarda anneannesi ve kız kardeşlerinin bacaklarını kaybettiğini aktaran
Abdullah, "Buradaki imkanlarımız kısıtlı
ve en çok okulumu özlüyorum. İHH'nın
yardımları bizi ayakta tutuyor. Kardan
dolayı dışarı çıkamıyoruz. Savaşın bitmesi için dua ediyoruz" ifadesini kullandı. (AA)
Meriç Nehri'nin debisi, risk seviyesi altına indi
EDİRNE - Üç hafta önce ani yükselişiyle taşkına neden olan Meriç
Nehri'nin debisi, taşkın riski seviyesinin altında akmaya başladı.
Bulgaristan ve Edirne'deki sağanakların kesilmesiyle yatağına dönen nehrin debisinde günden güne düşüş
sürüyor. Taşkın zamanı köprü gözlerini
kapatacak kadar yükselen suların, şu
anda köprü ayakları altında aktığı
görülüyor.
Nehir, taşkında pik yaptığı seviyenin
4 kat altında akarken, son ölçümlerde
debisi 470 metreküp/saniye kaydedildi.
Taşkın ve debideki ani yükselme
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
nedeniyle Meriç'le 1 kilometre geride
birleşen Tunca Nehri'nde herhangi bir
risk bulunmuyor. Tunca Nehri, Meriç'le
doğal birleşim yeri Bülbül adasına
kadar ayrılan nehir yatağında durgun
şekilde akıyor.
Tunca'daki taşkın nedeniyle Adalet
Kasrı, Fatih Sultan Mehmet'in de
yaşadığı Edirne Saray kalıntıları Balkan
Şehitliği, Fatih, Kanuni ve Yalnızgöz
köprüleriyle Tarihi Kırkpınar Yağlı
Güreşleri'nin yapıldığı Er Meydanı
sular altında kalmıştı. Debinin düşmesiyle buradaki sularda, nehir yatağına
çekildi.
Meriç Nehri, Bulgaristan'daki yağış-
7
8
9
10
lar ve barajlardan taşan suların etkisiyle son 31 yılın en yüksek seviyesine
ulaşmıştı. 2149 metreküp/saniye debiye kadar yükselen nehir, havzasını
genişleterek taşkına neden olmuştu.
Nehir yatağına yakın işletmeler, restoranlar, sayfiyeler, tarım arazileri sular
altında kalmış, yaklaşık 5 bin kişinin
yaşadığı Karaağaç Mahallesi'ne karayoluyla ulaşım 3 gün sağlanamamıştı.
Mahalleye, acil ihtiyaçlar için askeri
helikopterler gönderilmişti.
Taşkın sularının çekilmesiyle, getirdiği kumlar tarım arazilerinde kaldı.
Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz
Yorulmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Edirne'de nehir taşkınları
sonucunda tarlalarda oluşan kum
yığınlarının, üreticileri mağdur ettiğini
söyledi.
Edirne'nin en verimli topraklarının
kum altında olduğunu ifade eden
Yorulmaz, "Devlet yardım etmezse,
çiftçi bunu temizleyemez. Ne parasal
gücü yeter, ne ekipmanı. DSİ, iş makineleriyle binlerce dönüm arazideki
nehir kumunu temizlemeli" diye
konuştu. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Bitkilere yeşil rengini veren madde. 2. Ödenti. – İthal edilecek malların listesi.
3. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş. – Kokulu bir bitki. 4. Şart edatı. –
Bir tür aydınlatma aracı. 5. Küçük tekne kaptanı. – Aygıt. 6. Gümüş. –
Yasaklama, yasak etme. – “Yazıklar olsun” anlamında kullanılan ünlem. 7. Hoş
kokulu. 8. Osmanlı donanmasında tümgenerale eş bir aşama. – Kekliğin boynundaki siyah halka. 9. Halk dilinde büyük erkek kardeş, ağabey. – Hayvanı iğdiş
etme, hadım etme. 10. Sodyumun simgesi. – Edirne ilinin bir ilçesi. –
Olumsuzluk anlatan önek. 11. Tütün sergisi. – İlgi çekici değişik kimse. 12.
Taraça. – Dişi deve. 13. Gerçekte var olmadığı halde, varmış gibi görünen şey.
14. Genellikle büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı manzumesi. –
Gözleri görmeyen. 15. Hatıra. – Kuran tümcelerinden her biri. 16. Dik yerlerden
inen buzullarda, derin yarılmalar sebebiyle buz parçalarının koparak aşağıya
düşmesi. – Beyoğlu ilçesine eskiden verilen ad. 17. Bir renk. – Suyu alınmış
şeylerden geriye kalan. 18. Eski Mısır’da bir tanrı. – Dünyada günah işlemiş
olanlara ahrette verilecek ceza. – Şaşma anlatan ünlem. 19. Parlak bir ışık vererek yanan sarımsak kokulu gaz. 20. Bir geminin başka bir gemiden ya da kıyıdan uzaklaşması. – En küçük izci birliği.
Yukarıdan aşağıya:
1. Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu. – Sevgilinin penceresi altında verilen konser. – Geminin baş ve kıç tarafında, asıl güverteden yüksek olan kısa güverte. 2. Yağlanmaya başlayan uskumru.
– Yönetim yeri. – Baston. 3. Evin bir bölümü. – Üzeri emayla kaplanmış olan. –
Seyrek olarak, zaman zaman.- Konut. 4. Bir tür otomobil yarışı. – Radyumun
simgesi. – Fazla bön, avanak. – Yurdumuzun güneyinde Akdeniz’e dökülen bir
çay. 5. Küçük ve değersiz bir bitki. – Bir tür delikli tuğla. – Ok kılıfı. – Sazın en
ince teli. 6. Bir uzunluk ölçüsünün kısaltması. – İnam, vedia. – Romanya’nın
para birimi. – Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür
kılıç. 7. Japon çiçek düzenleme sanatı. –
Çanakkale ilinin bir ilçesi. – Destan. 8. Dernek
üyelerinin toplandığı yer. – Bütün, tüm. – Yumruları
ÇÖZÜMÜ
nişasta bakımından zengin bir bitki. – Numaranın
BUGÜN
kısaltması. 9. Boru sesi. – Yanıcı, renksiz, az kokulu
bir gaz. – Demiryolu. 10. Gürültü patırtı. – Bir
12. SAYFADA
ülkenin temel yasası. – Valide.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
11
26 Şubat 2015 Perşembe
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
AYDIN ÜZERİNE MÜLAKAT 1
Mehmet ÇEVİK: Hocam bu söyle- rında Türk milletine pazarlamaktadırlar. Türkiyeli aydın -ya da karanlık
şimizi bizim bildiğimiz, bizden biri,
olumlu ve değerli aydın tipi yerine
aydın da diyebiliriz buna- bugün Batı
bize yabancı, hatta bize düşman,
merkezli bu siyasî ve ekonomik
bazen gafil bazen hain, olumsuz
küresel güçlere rahatça at oynatabileaydın tipi üzerine yoğunlaştırmak
cekleri bir alan açma görevini ve
istiyorum. Türkiye’de hep şikâyet
misyonunu üstlenmişlerdir.
edilen bir aydın sorunu vardır.
Siyasî anlamda dünyaya nizam
Milletimiz en çok bu tür aydın tipinveren, yönetme iddiasında olan
den çekiyor. Bizim için sorun hâline
emperyalist dünya devletinin ve
gelen aydın kimdir?
küresel sermayenin dünyayı sömürProf. Dr. Nurullah ÇETİN: Türk
me düzenini dünya kamuoyuna
milletinin gerçek aydınları her zaman pazarlayan, cilalayan, propaganda
olmuştur ve olacaktır. Tabii bu arada
eden, fikrî ve felsefî temellerini
“aydın” etiketinin toplum üzerindeki döşeyen çağdaş propagandist, düşünsaygınlığını istismar ederek ortalıkta
ce kuruluşlarında çalışanlar, gazetedolaşan, zaman zaman gayri millî
ciler, televizyoncular, üniversite
nitelikte eleştiri ve talepler içeren,
hocalarıdır. Özellikle ABD bünyesinortak bildiriler vs hazırlayıp kamuode bugün için Samuel Huntington,
yuna ilan eden, yazar, romancı, gaze- Francis Fukuyama, Zbigniew
teci, televizyoncu, siyasetçi gibi kim- Brzezinski, Bernard Lewis gibi isimlikleri olan insanlar var. Bunların
ler var. En etkilileri bunlar. Daha
aydın kimliğiyle ortaya koyduğu
başkaları da var.
çalışmalara baktığımızda Türkiye’nin
Dünyayı fesada verme bilimi prove Türk milletinin aleyhine bir içerik fesörü Samuel P. Huntington, efenditaşıdığını anlıyoruz. O yüzden bu tip leri için siyaset tezleri hazırlayan
aydınlara “Türkiyeli aydın” demek
biri. Özellikle 1993’te yayınladığı
daha doğru olabilir.
medeniyetler çatışması tezini işleyen
Türkiyeli aydın, kendisini Türk
makalesinde şunlar üzerinde duruhissetmeyen, kimliğini farklı bir
yordu:
etnik kökene dayandıran, biyolojik
-Kapitalist ve Komünist cephelere
etnik aidiyetini sosyolojik anlamda
dayalı çift kutuplu dünya sona erdi.
Türk olma mensubiyet şuuruna tercih Ortada tek kutuplu Batı medeniyeti
eden, hatta Türk milletinden intikam
kaldı.
alırcasına çalışan, Türk olmaktan
-Batı medeniyeti çatışmasız, düşutanan, kendisini Türk milletine
mansız yaşayamayacağı için kendine
mensup değil, “dünya vatandaşı”
yeni bir düşman bulması lazım. O
diye tanıtan, emperyalist Batının içida: İslam ve Sind (Çin) medeniyetlemizdeki ileri karakol görevlisidir,
ridir.
emir eridir. Türkiyeli aydın, Batının
-Batı kendini kültür (milliyet) ve
Türk kalesini içerden fethetmesi için
dinle tarif etmelidir.
görevlendirdiği paralı askeridir.
Bu tezin özellikle Batıya, ABD’ye
Türk milletini içten yıkmak için
gösterdiği siyasî hedef, kendi içinizBatı, kendisine bağlı sadık köleler
de milliyet ve din değerlerine önem
olarak Türkiyeli aydını görevlendirverin, İslam dünyasında ise millî ve
miştir. Emperyalist batı, uyguladığı
strateji ile, sinsi bir şekilde kendisine dinî yapıları yok edin. Bu bağlamda
hizmet edecek yerli işbirlikçi hizmet- İslam dünyasında millî devletlerin
yok edilip kabile devletçiklerin
kârlar bulup onların tavassutuyla
kurulması ve dinin yok edilmesi için
Türk milletini içerden tahrip etmeye
de ılımlı İslam projesi ve misyonerçalışır. Onlar bu stratejilerini açıkça
lik faaliyetleri üzerinde duruluyor.
da söylerler. Mesela Makyavel şöyle
demiş: “Türkleri dışardan işgal etme- Bunun bütüncül sistemi de BOP’tur.
Yani Kuzey Afrika, Orta Doğu ve
ye kalkmayın, yenemezsiniz. Fakat
bir defa içerden ele geçirdiniz mi her Orta Asya’nın yeniden tanzimi. Bu
da buralara demokrasi, özgürlük,
şeyi kabul ettirebilirsiniz.”
eşitlik, adalet götürmekle olacakmış.
Türkiyeli aydın, batının kulağına
Yine karanlık aydınlardan biri olan
üflediği fikirleri kendi fikriymiş gibi
Francis Fukuyama da Tarihin Sonu
söyleyen ve yazan kişidir. Nitekim
adlı kitabında millî devletin tahkimi
CIA ajanlarından Philip Agee, On
üzerinde durur. Fakat onun kastettiği
The Run adlı hatıra kitabında şöyle
batılı devletlerin tahkimidir. Onun
diyor:
niyeti ise Amerika Devletinin millî
“Basın özgürlüğü demek, bizim
bir devlet olarak tahkimi, Avrupa
hazırladığımız materyalleri kendisi
Birliğinin de bir başka millî devlet
yazmış gibi yayınlayan gazetecilere
ödeme yapma özgürlüğümüz demek- olarak tahkimi.
Ama öbür taraftan İslam dünyasıti.”
nın ise tam tersine millî devletlerinin
Günümüzde en çok Amerika ve
Avrupa Birliği hesap kitap yapmakta, tahribi, parçalanması ve kabilelere
döndürülüşüdür. Mesela ona göre
bir takım projeler geliştirmekte ve
projelerini hayata geçirmek için içer- Amerika, az fonksiyonlu kuvvetli
devlettir, Türkiye ise fonksiyonu
den aydın kisveli bir takım sözcüler,
fazla zayıf devlettir. Dolayısıyla
temsilciler görevlendirmektedir.
Türkiye, Irak, Afganistan gibi devletBunlar, Ankara merkezli değil,
leri terör ve fakirlik üreten zayıf devWashington ve Brüksel merkezli
letler olarak görüp bunları yeniden
düşünmektedirler. Bu merkezlerde
inşa etme gereği duyar. (DEVAM
üretilen fikirleri, ülke içinde gazete,
EDECEK)
dergi, televizyon gibi yayın organla-
Yaralı şahin tedavi altına alındı
KONYA - Konya'nın Karapınar
ilçesinde, bir işçi tarafından yol
kenarında yaralı olarak bulunan
kızıl şahin tedavi ediliyor.
İlçedeki bir akaryakıt istasyonunda çalışan Murat Dinç, Bece mevkisinde bir şahinin yerde hareketsiz
durduğunu gördü. Kızıl şahinin
yaralı olduğunu anlayan Dinç, hayvanı çalıştığı yere getirerek ilgili
birimlere haber verdi.
İşçinin balık ve et verdiği şahin,
Ereğli Doğa Koruma ve Milli
Parklar Mühendisliği ekibi tarafından alınarak tedavisine başlandı.
Aracı ile karlı yolda ilerlerken
yerde hareketsiz yatan bir hayvan
olduğunu görünce durduğunu
belirten Dinç, yaralı şahini çalıştığı
istasyona getirdiğini söyledi.
Üşümemesi için sıcak bir yere
koyduktan sonra yetkililere haber
verdiğini ifade eden Dinç, daha
sonra ekiplerin gelip şahini aldığını
kaydetti.
Ereğli Doğa Koruma ve Milli
Parklar Mühendisliği şefi Asım
Niyazoğlu da kızıl şahinin birkaç
gün önce yaralanmış olabileceğini
vurgulayarak, "Kanadındaki yara
kurumuş. Sol kanadının altından
darbe almış. Tahminimiz elektik
direğine veya tellerine çarpmış
olmasıdır. Veteriner kontrolünden
geçireceğiz. Tedavisi yapıldıktan
sonra doğaya bırakılacaktır.
Gösterilen duyarlılık için teşekkür
ediyoruz" dedi. (AA)
12
haber
26 Şubat 2015 Perşembe
İç güvenlik paketinde
maddeler görüşülüyor
TBMM- TBMM Genel
Kurulu'nda, kamuoyunda "iç
güvenlik paketi" olarak bilinen
tasarının, 1-20 maddelerini
kapsayan birinci bölümü önceki gece kabul edildi.
Polis Vazife ve Salahiyet
Kanunu, Jandarma Teşkilat,
Görev ve Yetkileri Kanunu,
Nüfus Hizmetleri Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Tasarısı'nın kabul edilen
maddelerine göre, elle dıştan
kontrol hariç kişinin üstü ve eşyası ile aracının
dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen
bölümlerinin aranması; İçişleri Bakanlığı'nca belirlenecek esaslar dahilinde mülki amirin
görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele
hallerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere
sözlü emriyle yapılabilecek. Kolluk amirinin kararı
24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Bu kapsamda yapılacak aramalarda, kişiye,
arama gerekçesini de içeren belge verilecek.
Polis, başkalarının can güvenliğini tehlikeye
düşürenleri, fiilleri ayrı bir suç oluşturmadığı
takdirde, kişinin can güvenliğinin sağlanması
bakımından koruma altına alabilecek ya da olay
yerinden uzaklaştırabilecek.
Polis sadece, "müşteki, mağdur ve tanıkların
istemesi halinde" evde veya iş yerinde ifadelerini
alabilecek.
Polis, kendisine veya başkalarına, iş yerlerine,
konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara,
ibadethanelere, araçlara, kişilerin tek tek veya
toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara
molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu,
yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya
saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz
kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah
kullanabilecek. „Yasa dışı toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinin dağıtılmasında, gerektiğinde boyalı
su da kullanılabilecek.
Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya
İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle,
telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit
edilip, dinlenip, sinyal bilgileri değerlendirilirken;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen
yazılı emir, artık 24 saat yerine 48 saat içinde
yetkili ve görevli hakimin onayına sunulacak.
-Faaliyetler denetlenecekTasarı, yetkili ve görevli hakimin Ankara Ağır
Ceza Mahkemesi üyesi olarak belirlenerek, istihbarat faaliyetlerindeki gizliliğin korunması ve
karar mekanizması ile denetimde etkinliğin
sağlanmasını da amaçlıyor.
Tasarı, kanuna aykırı ve keyfi uygulamalara
yol açılmaması için denetimi de getiriyor.
Faaliyetlerin denetimi; sıralı kurum amirleri, mülki
idare amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve
ilgili bakanlığın teftiş elemanlarınca yılda en az bir
defa yapılacak. Bu faaliyetler Başbakanlık Teftiş
Kurulu'nca da denetlenebilecek. Denetimlerin
sonuçları, rapor halinde TBMM Güvenlik ve
İstihbarat Komisyonu'na sunulacak.
Polis tarafından yapılan önleme dinlemelerine
ilişkin Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda
yapılan bu değişikliklerle uyumlu olacak şekilde
Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri
Kanunu'nda da değişikliğe gidiliyor. Bu tasarıda
da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emrin yine 48 saat içinde yetkili ve
görevli hakimin onayına sunulması; yetkili ve
görevli hakimin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi
üyesi olması ve denetim mekanizması getirilmesi
yer alıyor.
Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde, "havai
fişek, molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar,
demir bilye ve sapan" bulundurulması ve taşınması yasak olan maddeler kapsamında ele alınacak.
Toplumsal olaylarda bulundurulması ve taşınması yasak olan suç aletlerini taşıyanlara verilecek cezalar artırılacak. Bunları taşıyanlar, 2 yıl 6
aydan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Yasa dışı örgüt ve topluluklara ait amblem,
işaret taşıyarak veya bunları üzerinde bulunduran
üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar;
kanunların suç saydığı afiş, pankart, döviz, resim,
levha, araç, gereçler taşıyarak, bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazlarıyla yayınlayarak katılanlar, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası alacak.
ANKARA - Tabut uçak diye nam salan RF-4E tipi
uçaklar yine canımızı yaktı. İki RF-4E tipi keşif uçağı,
Malatya’da düştü. Kazada 4 pilotumuz şehit oldu.
Türkiye dün Malatya’dan gelen acı haberle yasa
boğuldu. Alacadağ ilçesinde akşam saatlerinde güvenlik
birimlerini arayan köylüler, büyük bir patlama sesi duyduklarını ve alev gördüklerini belirterek ‘uçak düşmüş
olabilir’ diye ihbarda bulundu. Malatya’dan çok sayıda
ambulans ve itfaiye ekibi ihbarın yapıldığı Akçadağ İlçesi
Ekinciler Mevkii’ne akın etti, AFAD ekipleri hemen bölgeye intikal etti. Kısa sürede enkazlara ulaşan ekipler,
Kurmay Binbaşı Salih Sezer, Üsteğmen Salih Atalay ile
rütbeleri öğrenilemeyen Zeynel Özbahçeçi ve Onur
Özkaya isimli subayların naaşlarını kaza yeri yakınlarında
buldu. Resmi açıklama ise Genelkurmay Başkanlığı’ndan
yapıldı. Açıklamada 2 RF-4E keşif uçağının saat
18.07’de Malatya’da konuşlu 7’nci Ana Jet Üssü’nden
havalandığı ve uçaklarla irtibatın saat 19.05’te kesildiği
bildirildi. Saat 20.45’te iki uçağın da enkazına ulaşıldığına
vurgu yapılan açıklamada “4 kahraman pilotumuz şehit
olmuşlardır” denildi. Akçadağ ilçesinin enkaz bölgesi
yakınlarındaki İkinciler Mahallesi’nin sakinleri uçağın
düşüş anına şahitlik etti. Mahalle sakinlerinden İsmail
Karaca, saat 19.30 sıralarında mahalle yakınlarında ışık
gördüğünü belirterek, “Köy komple aydınlandı. Muhtara
ve karakol komutanına telefon ettim. Yarım saat-1 saat
içerisinde ben de buraya geldim” diye konuştu.
Mahallenin eski muhtarı Hasan Aktaş ise “Ses duyduk,
patlama zannettik. Sonradan uçak düştüğü haberini
aldık” dedi. RF-4E’ler, Türk Hava Kuvvetleri tarafından
1974’ten bu yana kullanılan F-4E uçaklarının keşif modeli. Uçaklar burunlarında özel kamera taşıyor. Bu uçaklar,
keşif amaçlı kullanılıyor. Gövde ömürlerini doldurduğu
için uçaklardan bir kısmı modernize edildi, bir kısmı da
fiili olarak emekliye sevk edildi.
aracılığıyla uygulayacak.
Bunların yerine getirilmemesi
veya geciktirilmesi nedeniyle
oluşan kamu zararı ile gerçek
ve tüzel kişilerin devlet tarafından karşılanan zararları, ilgili
idarece genel hükümlere göre
sorumlu kamu görevlilerinden
tazmin edilecek.
Valilerin bu yetkileri, ilçelerde kaymakamlar tarafından
kullanılabilecek.
Kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal
emniyetini tehlikeye düşürecek
Tasarı, kimliklerini gizlemek için yüzlerini
toplumsal olayların baş göstermesi halinde vali
tamamen veya kısmen bez vesaire unsurlarla
tarafından kamu düzenini sağlamak amacıyla alıörterek toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmayı
nan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, 3
suç kapsamına alıyor.
aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
Toplumsal olaylarda kamuya ve özel kişilere
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabile- ait bina, araç ve mallara zarar verenlerin, zararı
cek toplumsal olaylarda, kamu mallarına verilen
karşılamasında zaman aşımının da önüne
zararlar ile gerçek ve tüzel kişilerin mallarına ver- geçilmesi amaçlanıyor. Rücu istemine ilişkin
ilen zararların devletçe karşılanması halinde, ilgili zaman aşımı süresi bir kat artırılıyor.
idare bunu sorumlulara rücu edecek.
-Araç kiralama şirketleri günlük kayıt tutacakTerör örgütünün propagandasına
Araç kiralama şirketlerinin sorumlu işleticileri
dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde,
ve yöneticileri, kiralanan araç bilgileri, aracı
kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen
kiralayanların kimlik bilgileri ve kira sözleşmesi
veya kısmen kapatanlara, 3 yıldan 5 yıla kadar
kayıtlarını usulüne uygun şekilde günü gününe
hapis cezası uygulanacak. Bu suçu işleyenlerin
tutacak, mevcut bilgi, belge ve kayıtları genel
cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü
kolluk kuvvetlerinin her an incelemelerine hazır
silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da
bulundurmak zorunda olacak.
OTTAWA - TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 1915 olaylarıyaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanAraç kiralama esnasında gerçeğe aykırı kimlik
na ilişkin Ermeni iddialarıyla ilgili, "Bizim tarihimizden bir
maları halinde verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan kullananlar ile elde edilen bilgi ve kayıtları hukuka
şüphemiz yok, geçmişimizden bir endişemiz de yok. Bunun
az olamayacak.
aykırı olarak kullanan, bir başkasına veren, yayan
bütün yönleriyle ortaya çıkarılması bizim de çok arzu
-Bonzai, TCK kapsamındave ele geçiren kişi, TCK'nın ilgili hükümlerine
ettiğimiz bir husustur. Ama bunu bilim adamları ortaya
Sentetik uyuşturucu maddelere yönelik cezai göre cezalandırılacak. Mülki idare amirleri, bu
çıkaracaktır" dedi.
yaptırımın daha caydırıcı hale getirilmesi için,
yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 5 bin lira,
Çiçek, basın mensuplarına, Kanada'ya gerçekleştirdiği
"sentetik kannabinoidler (bonzai) ve türevi uyuş- gerçeğe aykırı kayıt tutan veya bilgi verenlere 10
resmi
ziyareti çerçevesinde yaptığı görüşmeleri basın menturucu maddeler" de TCK kapsamına alınıyor. Bu bin lira idari para cezası kesecek. İdari para
suplarına değerlendirdi.
maddelerin imali ve satışına yönelik ceza yarı
cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde
Dış seyahatlerin belli bir planın parçası olarak yapıldığını
oranında artırılıyor.
ödenecek. İşlenen bir suçun gizlenmesi amacıyla
belirten
Çiçek, devletin ilgili kurumlarıyla, bakanlıklarla
Uyuşturucu satışı cezasının okul, yurt, hasbilgilerin yok edilmesi halinde işletme ruhsatı
konuşarak,
2015 yılının gündemini hesaba katarak bu
tane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim,
iptal edilecek.
ziyaretleri gerçekleştirdiklerini söyledi.
askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve
Araç kiralama şirketleri, düzenlemenin yürürÇiçek, Türkiye dışında ülkeyi ilgilendiren çok önemli
tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü
lüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde tüm
çabalar
ve gayretler bulunduğunu ifade ederek, bunlardan
veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen
kayıtlarını bilgisayarda tutacak, bilgisayar termibirinin
de
1915'te cereyan eden olaylarla ilgili Ermeni diassınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki
nallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terporasının dünyada yürütmeye çalıştığı karalama kampaumumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
minallerine bağlayacak, bir yıl içinde kiralanacak
nyası olduğunu vurguladı.
halinde verilecek ceza yarı oranında daha
tüm araçlarda coğrafi tanımlamasını sağlayan
Bu kampanyaların hedefinde kamuoyunun ve hedef
artırılıyor.
sistem veya sistemler kuracak, genel kolluk
kurumlar
olarak da parlamentoların bulunduğuna dikkati
Okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
kuvvetlerinin her an incelemelerine hazır bulunçeken Çiçek, şöyle devam etti:
gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu duracak. Bu şartı yerine getirmeyenlere, 10 bin
"Parlamentolardan karar çıkarmaya, karar çıktıysa
bulunulan bina ve tesislerle bunların varsa çevre lira ceza uygulanacak, fiilin tekrarında işletme
bunun
ötesinde yeni kararların alınması bakımından yoğun
duvarı, tel örgü veya benzeri engel ve işaretlerle
ruhsatı iptal edilecek.
çabalar
var. Onun için TBMM olarak biz de ülkelerle ilgili bir
belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe
Genel Kurul'da, tasarının ikinci bölümü
öncelik sıralaması yaparak Türkiye'nin görüşlerini anlatiçindeki açık yerlerde uyuşturucu bulunduran,
üzerinde gruplar adına konuşmalar da yapıldı.
maya çalışıyoruz. Demek istiyoruz ki parlamentolar bir uluskullanan ve satın alanların cezaları yarı oranında
MHP Konya Faruk Bal, tasarının ikinci bölümü
lararası ceza kurumu gibi hareket edemezler. Geçmişte
artırılacak. Böylece, 200 metrede uyuşturucu kul- üzerinde gerçekleştirdiği konuşmada, polislerle
cereyan etmiş olayların araştırılacağı, soruşturulacağı platlanan veya bulunduranlara 7,5 yıla kadar hapis
ilgili düzenlemeler yapıldığını belirterek, belli bir
formlar bilimsel platformlardır ve bilim adamlarının işidir.
cezası verilecek.
düşünceye sahip olanlara karşı tasfiye kanunu
Halbuki bu diasporanın karalama kampanyasının sonucu
-Polise 48 saate kadar gözaltı yetkisiyapıldığını söyledi. "Boşalan kadroların yerine AK
olarak parlamentolardan geçmişi suçlayan, geçmişle ilgili
Toplumda infial yaratan; öldürme, kasten
Parti polisinin geleceğini" ileri süren Bal, polise
hüküm tesis eden kararlar çıkarılmaya çalışılıyor. Bununla
yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel
verilen yetkilerle "polis devletinin inşa edildiğini"
ilgili lobiler oluşturuluyor. Biz de Türkiye'nin görüşlerini ifade
istismarı, kaçakçılık, fuhuş, hırsızlık, yağma,
savundu.
etmeye çalışıyoruz."
uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
HDP İstanbul Milletvekili
gibi suçlarda, suçüstü halleriyle sınırlı olmak kay- Levent Tüzel, şiddeti iktidarın
dıyla kişi hakkında, mülki amirler tarafından belir- doğurduğunu belirterek,
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
lenecek kolluk amirlerince 24 saate kadar, şiddet olağanüstü hal uygulaolaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi
malarının geri getirildiğini
10
9
8
7
6
5
4
3
2
1
şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal
iddia etti. "Sokakta zaten
olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda polis devleti uygulaması var"
1
48 saate kadar gözaltına alma kararı verilebilediyen Tüzel, kamu düzeninin
cek. Gözaltına alınan kişi en geç 48 saat, toplu
değil iktidarın güvenliğinin
2
olarak işlenen suçlarda 4 gün içinde hakim
hedeflendiğini ileri sürdü.
önüne çıkarılacak.
Dünyada gaz bombaları
3
Toplantı ve gösteri yürüyüşüne, yasaklanan
yasaklanırken Türkiye'de
silahlar, molotofkokteyli, demir bilye ve sapan
buna kimyasal da katıldığını
4
taşıyarak katılanlar tutuklanabilecek.
kaydeden Tüzel, polise vur
-Vali emir verebilecekyetkisi verildiğini savundu.
Vali, lüzumu halinde, kolluk amir ve
5
Tüzel, iktidarın "dindar
memurlarına suç faillerinin bulunması için
gençlik" yetiştirme projesi
gereken emirleri verebilecek.
6
olduğunu belirterek, "dinine
Vali, kamu düzenini ve güvenliğini, kişilerin
bağlı, ecdadına bağlı... İşte, o
can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla aldığı
7
gençler şimdi nasıl yetişiyor?
önlem ve kararların uygulanması için adli kuru'Mini etekli kızları engelleyin,
luşlar ile yardım isteyebileceğine dair hükmü
8
taciz edin' diyen kadın
saklı kalmak kaydıyla askeri kuruluşlar dışında,
müdür muavinleri bu ülkede
mahalli idareler dahil bütün kamu kurum ve kuru- atanıyor. İşte, o çocuklar, o
9
luşlarının itfaiye, ambulans, çekici, iş makinesi ve gençler, o akılla yetişen
tedbirlerin zorunlu kıldığı diğer araç ve gereçgençler; yarın katil de olur
10
lerinden yararlanabilecek, personeline görev
tecavüzcü de olur. Bunu
verebilecek. Kamu kurum ve kuruluşları, valinin
görün, bu sevdadan
11
bu konudaki emir ve talimatlarını yerine getirevazgeçin" diye konuştu
cek; aksi takdirde vali, emir ve talimatlarını kolluk
(AA)
12
ÇİÇEK: 1915’i bilim
adamları aydınlatacak
Bağdat kan gölü: 18 ölü
BAĞDAT- Irak'ın başkenti Bağdat'ta
düzenlenen bombalı saldırılarda 18 kişinin
öldüğü, 50 kişinin yaralandığı belirtildi.
İçişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan
bilgiye göre, Bağdat'ın güneydoğusundaki
Cisr Diyala bölgesinde yer alan El-İtfae
Caddesi'nde yaya trafiğinin yoğun olduğu
saatlerde bomba yüklü bir araç infilak ettirildi. İlk saldırıdan birkaç dakika sonra ise bir
intihar eylemcisi aynı bölgede üzerindeki
Yasımız büyük
bombayı patlattı.
Art arda düzenlenen saldırılarda 18 kişi
hayatını kaybetti, 50 kişi yaralandı. Yetkililer,
saldırıların yaya trafiğinin yoğun olduğu bir
zaman diliminde düzenlenmesi nedeniyle ölü
sayısının artmasından endişe edildiğini ifade
etti. Bağdat'ın çeşitli bölgelerinde sabah
saatlerinde düzenlenen bombalı saldırılarda
da biri güvenlik görevlisi 7 kişi hayatını kaybetmiş, 3'ü polis 19 kişi yaralanmıştı.
13
14
15
16
17
18
19
20
26 Şubat 2015 Perşembe
EFSANE RÖPORTAJLAR
Efsane GÜZELDERELİ
[email protected]
-2Ünlü hukukçu ve siyasetçi Prof.
Dr. Hikmet Sami Türk Efsane
Güzeldereli’nin sorularını yanıtlarken pek çok konuya değindi.
Dünkü bölümde kadına şiddet
başta olmak üzere bazı soruları
yanıtlayan Türk, bu gün de
TBMM’de görüşülen iç güvenlik
yasa paketi ve başkanlık sistemi
ile diğer sorulara açıklık getirdi.
E.G: İç güvenlik yasa paketinde çok tartışılan maddeler var.
Bunlardan biri de valilere ve
kaymakamlara gözaltı yetkisi
verilmesi. Bu neye yol açar?
H.S.T: Bu konularda yetki
hakim kararıdır. Arama konusunda
da, gözaltına alma konusunda da,
bu konuda hakim kararı olması
gerekir. Ama sanıyorum ki burada
hakimden gidip karar almadan,
daha süratle hareket edebilmek
için bu çeşit hükümler koyuyorlar.
Bunlar Anayasa ile bağdaşmıyor.
Anayasaya ters düşen hükümler
ve sanıyorum eğer böyle çıkacak
olur ise Anayasa Mahkemesi
önüne geldiği takdirde iptal edilmeleri çok büyük bir olasılıktır.
Ama bu yasa tasarısında bu çeşit
başka hükümler de var. Bazı olumlu hükümler de var. Ama böyle
Anayasaya aykırı, hukuka aykırı bir
çok hüküm var.
E.G: Bu yasa paketinde,
sapan ve demir bilyenin, ceza alt
sınırının 2.5 sene, ceza üst sınırının 4 sene olan bir suç aleti
olması öngörülüyor. Ruhsatsız
silah taşımanın cezası da 1 yıldan başlıyor. Burada cezanın alt
sınırını 2 yılın üstüne çıkararak
denetimli serbestlik kapsamına
da giremeyecek hale getiriyor.
Bu hukuken orantılı bir ceza
mıdır?
H.S.T: Tabi cezaların adil ve
işlenen suç ile orantılı olması gerekir. Bu yeni iç güvenlik yasa paketi
tam adı ile Polis Vazife ve
Selahiyet Kanunu, Jandarma
Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu
Nüfuz Hizmetleri Kanunu ile bazı
kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapmasına
dair kanun tasarısı. Burada bir
bölümü zaten bugün yürürlükte
olan toplantı ve gösteri yürüyüşleri
kanununda olan hüküm. Onlara
bazı eklemeler yapılıyor. İşte ateşsiz silah ve havai fişek. Yeni eklenen hüküm molotof. Molotof aslında ceza kanununda silah tanımına
giren bir hüküm. Bu fazla bir şeyi
değiştirmiyor. Bu örnek olarak.
Bunda bir sakınca görmüyorum ve
benzeri el yapımı olan patlayıcı
maddeler ve her türlü kesici, delici
aletler veya taş, sopa, lastik ve
demir çubuklar ile, boğma teli, zincir ya da demir. Bunlar bugün de
var zaten. Bunlara yeni eklenen
demir bilye ve sapan.
E.G: Evet. Demir bilye ve
sapanın cezasının, ruhsatsız
silahtan fazla olması, orantılı bir
ceza mıdır?
H.S.T: Şimdi burada sıralananların hepsi bakımından bu uygulanmaz. Ama işte bu 2 yıl 6 aydan
13
Hukuk ve siyasetin duayeni HİKMET SAMİ TÜRK’e göre;
“Başkanlık sistemi”
Türkiye’ye uyar mı?
4 yıla kadar. Hakim bu arada
değerlendirme yapacak.
Sanıyorum alt sınırın biraz daha
indirilmesi gerekir. Özellikle demir
bilye ve sapan için 2.5 yıldan 4 yıla
kadar hapis. Bu uzun bir ceza oluyor.
E.G: Başkanlık sistemi; çok
konuşuluyor, çok tartışılıyor.
Eğer Başkanlık sistemi gelir ise;
Devlet Başkanı'na kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verileceği konuşuluyor. Siz
bunu uygun görüyor musunuz?
H.S.T: Gerek Parlamenter sistem gerek Başkanlık sistemi bakımından önemli olan bir temel ilke
var. O da kuvvetler ayrımı.
Kuvvetler ayrımı, bir devlette mevcut yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrı olması.
Parlamenter sistemde bu yumuşak
bir biçimde uygulanır. Örneğin bir
kimse hem hükümet üyesi olabilir,
hem de parlamento üyesi olabilir.
Biz de başbakan mutlaka milletvekili olmak durumunda. Buna karşılık Başkanlık sisteminde, hatta yarı
başkanlık sisteminde, yasama ve
yürütme tamamı ile ayrıdır. Aynı
kişi hem yasama hem de yürütme
organında üye olamaz. Eğer bakan
ise yasama organından ayrılması
gerekir. Nitekim geçmişte Hillary
Clinton, New York senatörü idi. Dış
İşleri Bakanı oldu ve ayrıldı.
Başkanlık sisteminde, yasama
yapma yetkisi tamamı ile yasama
organındadır. A.B.D Başkanlık
Sisteminin uygulandığı en önemli
ülke. Ama orada aslında başka
dengeler var. Orada yasama yetkisi sadece kongre üyeleri tarafından kullanılabilen bir yetki. Başkan
ancak kongrenin kabul ettiği bir
kanunu veto edebilir. Veto ettiği
takdirde kongrenin her iki meclisi
de, yani hem temsilciler meclisi,
hem senatoda, üçte iki çoğunluk
ile kabul etmesi gerekir. Eğer o
üçte iki çoğunluk elde edilemez
ise düşer. Orada böyle bir denge
var. Ama hiç bir durumda başkan
yasa yapamaz. Yürütme organı
yasa yapamaz. Bu yetki tamamen
yasama organının. Ama biz de
Başkanlık Kararnamesi adı ile,
kanun hükmünde kararname değil,
bundan önce mecliste Anayasa
Komisyonu'a AKP tarafından
sunulan Başkanlık Kararnamesi ile
yasal düzenleme olmayan konularda, Başkana yasa yapma yetkisi
verilmek isteniyor. Ama önümüzdeki seçimlerde AKP Anayasa
değişikliği için gerektirecek yeter
sayıya ulaşır ise, yani 330 ve yukarısında parlamentoda bir oy potansiyeline ulaşır ise o takdir de bunu
getirmek istiyorlar. Bu Türkiye'yi
diktaya götürecek olan bir yoldur.
Çünkü bunların kafasındaki model
Amerika'daki Başkanlık Sistemi ile
hiç bir benzerliği olmayan bir sistem. Buna aslında Erdoğan usulü
başkanlık demek gerekir.. Böyle
bir şey yok.
E.G: Bu sistem için padişahlık yetkileri diyenler de var.
Padişah da bu kadar yetki var
mıydı?
H.S.T: Padişahta bile yoktu bu
yetki. Bakınız mutlak monarşi
dönemini bir tarafta bırakıyorum.
Ama meşrutiyet ilan edildikten
sonra Kanun-i Esasi'de, bakınız
padişahın yetkileri arasında bu
bölüm ile ilgili kısmı söyleyeyim.
Padişahın yetkileri 7. Maddede
sayılmıştır. Ahkam-ı Şeriyye ve
Kanuniye'nin icrası yani yürütülmesi. Şeriat ve kanun hükümlerinin icrası, uygulanması. Kanun
yapma değil. Kanun yapmada
orada çift meclisli bir parlamento
var. Bir Meclis-i Mebusan. Bir de
Meclis-i Ayan. Yani kanunları onlar
yapacak. Padişahın görevi bunu
uygulamak.
E.G: Demek ki bu yetkiler
padişahta bile yokmuş.
H.S.T: Sultan II. Abdülhamit'in
dahi kendisi için almadığı kanun
yetkisi, Kanun-i Esasi'yi ilan eden
Sultan II. Abdülhamit biliyorsunuz,
kendisi için almadığı yetkileri
Erdoğan istiyor .
E.G: Sayın Erdoğan tarafsızlık ilkesi üzerine, namusu ve
şerefi üzerine and içti. Kendisini
tarafsız buluyor musunuz?
H.S.T: Erdoğan'ın maalesef
tarafsız olduğunu söyleme olanağı
yok. Anayasa'nın 103. Maddesine
göre Cumhurbaşkanı görevine
başlarken bir ant içiyor. Bu uzun
bir ant. Onun hepsini söylemeye
gerek yok. Ama bazı bölümlerini
söylemekte yarar var. Bu antta
Anayasa'ya, hukukun üstünlüğüne,
demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve Laik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağına, üzerine
aldığı görevi tarafsızlık ile yerine
getirmek için bütün gücü ile çalışacağına, büyük Türk Milleti ve
tarih huzurunda namusu ve şerefi
üzerine ant içmiştir. Şimdi buna
uymamak ne anlama gelir. O maddenin kendi içinde.
E.G: Cezası var mı?
H.S.T: Cezası suç işlediği takdirde. Bu tabi Anayasa suçu. Ceza
suçu ancak Anayasa'yı cebren,
cebir ve şiddet kullanmak yolu ile
ihlal etmek. O suç.
E.G: DSP Genel Başkanlığı
yardımcılığı görevindesiniz. CHP
ile bir iş birliği gündemde.
Gerekir ise CHP ambleminde
okların altına bir güvercin konulabileceği de telaffuz edildi. Siz
neler söylemek istersiniz, konu
ile ilgili?
H.S.T: 2007 yılında DSP seçimlere girmedi ve 13 arkadaşımız
CHP listelerinden milletvekili seçil-
di. Seçildikten sonra da tekrar eski
partilerine döndüler. Şimdi önümüzdeki seçimde yüzde 10 barajı
var. Buna karşı bir şey düşünmek
gerekir. Önümüzdeki seçimde bir
seçim işbirliği ne ölçüde yapılabilir? Bu konuda bazı gelişmeler
oldu. Henüz sonuçlanmış değil.
Kılıçdaroğlu verdiği bir demeçte,
DSP'nin kapanıp kendi partilerine
katılması gerektiğini söyledi. Bu
bizim görüşümüze uygun değil. Bir
de iki partinin tek parti haline gelmesi, Siyasi Partiler Kanunu'nun
öngördüğü süreç bakımından
kolay değil. Siyasi Partiler
Kanunu'na göre her iki partinin de
olağanüstü kurultay ile toplanıp,
DSP'nin katılma, CHP'nin de
DSP'yi kabul etme kararı alması
gerekir. Bu önümüzdeki süreçte
zor görünüyor. Biz onun yerine bir
seçim işbirliği düşünüyoruz. Belli
sayıda verilecek bir kontenjan içerisinde DSP adaylarının, CHP ile
mutabakat sağlanacak olan illerden CHP tarafından aday gösterilmesi.
E.G: CHP Genel Sekreteri
Gürsel Tekin '' ittifak yapmayacağız 7 Haziran Genel
Seçimleri'nde'' dedi bana verdiği
röportajda.
H.S.T: Başka türlü mümkün
değil. DSP'nin kapanıp CHP'ye
teslim olması beklenmemeli.
E.G: Çok teşekkürler, değerli
açıklamalarınız için. Son olarak
eklemek istediğiniz bir şey var
mı?
H.S.T: Türkiye, belki de
Cumhuriyet'in en önemli seçimini
yapacak. Çünkü bugün ki iktidar
ve Sayın Cumhurbaşkanı, seçimden sonra bir rejim değişikliğini
gerçekleştirmek istiyor. Başkanlık
sistemine geçmek istiyorlar. Ama
bu ABD'nin koşulları içerisinde
yürüyen ve oradaki gibi demokratik olan Başkanlık Sistemi değil.
Türkiye koşullarında bir diktaya
dönüşebilecek olan, Güney
Amerika' da örnekleri görülen bir
dikta rejimine getirilebilecek olan
bir değişiklik olacaktır. Dolayısı ile
bu seçim bugün ki iktidar partisinin böyle bir değişikliği yapacak
güce ulaşmaması bakımından
önem taşıyor. Demokrasiye inanan, insan haklarına, hukukun
üstünlüğüne inanan insanlar bu
yolda mücadele etmeliler. İktidar
ise bunu kendilerine uygun bir
rejim değişikliği için kullanmak istiyorlar. O neden ile önümüzdeki
seçimin sonucu Türkiye
Cumhuriyeti'nin geleceği ve rejiminin bundan sonraki uygulamaları
bakımından büyük önem taşıyor.
E.G: Tam olarak nasıl bir
rejim. Bir cümle ile söyler isek.
H.S.T: Bu dikta rejimine götürür. Yani onların bugüne kadar
ortaya koydukları örneğin
Başkanlık Kararnamesi. Yani yasama ile yürütmeyi tek elde toplamak istiyorlar. Böyle bir şeyi
Sultan Abdülhamit bile yapmamış.
Kanun-i Esasi'de bile yapılmamış
bu. Şimdi bunlar bunu istiyor.
Böyle bir şey, ben istediğim şeyi
kanun yapayım, onu istediğim gibi
uygulayayım ve yüksek mahkemelerin çoğunluğunun üyeliğini ben
atayayım. Neredeyse üç yetkiyi tek
elde toplamak istiyor.
E.G. Yani Başkanlık diye bize
sunulan aslında TEK ADAM rejimi mi?
H.S.T: Tabii, TEK ADAM rejimi.
Şüphesiz. Padişahta bile olmayan
yetkiler. Erdoğan Necip Fazıl
Kısakürek'in bir şiirinde geçen, dindar ve kindar bir nesil yetiştirmek,
onu kendisine rehber olarak kabul
eden bir insan. Ne ölçüde dindar
olduklarını bilemem. Bu Allah'ın
takdiri. Ama kindar oldukları çok
açık ve bu kin özellikle
Cumhuriyet'i kuranlara. Atatürk'e,
İnönü'ye. Cumhuriyet'in kurucularına karşı bir kin. Bunu bir türlü aşamıyorlar. Onu her gün kusuyorlar.
E.G: Neden bu kadar nefret?
H.S.T: Sanıyorum ki Laik
Cumhuriyeti kurdukları için...
NOT: PROF.DR HİKMET SAMİ
TÜRK'ÜN, ZARİF EŞİ FATMA
TÜRK HANIMEFENDİYE MİSAFİRPERVERLİĞİ, ZERAFETİ VE
ALÇAK GÖNÜLLÜLÜĞÜ İÇİN
SONSUZ TEŞEKKÜRLER. SICAK
OLARAK İKRAM ETİĞİ LOR TATLISI UNUTULMAZ BİR LEZZETTİ. EVİN KEDİSİ DE SEVİMLİ VE
YAKIN TAVIRLARI İLE HEP
BİZİMLEYDİ.
14
26 Şubat 2015 Perşembe
TOKİ'den termal kent
TURİZM
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı M. Ergün Turan, Denizli'nin
Pamukkale ilçesinde kentsel dönüşüm projesi kapsamında konutlarla birlikte inşa edilen pansiyonların, bölgenin termal turizm açısından cazibe
merkezi haline gelmesine önemli katkı sağlayacağını söyledi.
İstanbul'a
10 yılda
Türkiye nüfusu
kadar turist
İSTANBUL- Tarih boyunca farklı uygarlık
ve kültürlere ev sahipliği, üç medeniyete
başkentlik yapan, Avrupa ile Asya kıtalarını
buluşturan İstanbul'u son 10 yılda Türkiye
nüfusu kadar yabancı turist ziyaret etti.
AA muhabirinin İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere
göre, Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi
2014 Sonuçları''nda ülke nüfusunun 77
milyon 695 bin 904 kişiye ulaştığı
görülürken, İstanbul'a son 10 yılda gelen
yabancı turist sayısı 77 milyon 926 bin 908
kişi oldu.
Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanları
ile Haydarpaşa, Pendik, Zeytinburnu ve
Karaköy limanlarından alınan veriler değerlendirildiğinde, son 10 yıldaki yabancı
ziyaretçi sayısı 2,5 kat arttı. İstanbul'u
2005'te 4 milyon 849 bin 353 kişi ziyaret
ederken, 2013'te ilk kez 10 milyon eşiği
aşılarak ziyaretçi sayısı 10 milyon 474 bin
867 kişi oldu. Geçen yıl ise tarihi rekor
kırılarak, kente gelen yabancı turist sayısında 11 milyon 842 bin 983'e ulaşıldı.
Verilere göre, turistler İstanbul'u sıcak
aylarda daha çok tercih ediyor. Gelen kişi
sayısı yaza doğru artarken, ziyaretler kışın
en düşük seviyede gerçekleşiyor. Geçen yıl
en çok turist, 1 milyon 290 bin 218 kişi ile
ağustos, en az ise 635 bin 283 kişi ile ocak
ayında geldi. Yaz mevsiminde 3 milyon 535
bin 909 kişi, kışın ise 2 milyon 187 bin 143
kişi İstanbul'u tercih etti.
Ziyaretçilerin geliş yolları değerlendirildiğinde, gelenlerin büyük çoğunluğunun Atatürk Havalimanı'nı tercih ettiği
görülüyor. Geçen yıl 9 milyon 225 bin 178
kişi buradan, 2 milyon 69 bin 415 kişi
Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan, geri
kalanı ise limanlardan kente giriş yaptı.
Limanlar arasında ise 444 bin 149 kişiyle
Karaköy Limanı ilk sırada yer aldı.
Geçen yıl en çok Almanlar İstanbul'u tercih ederken, gelen her 10 kişiden 1'ini
Alman turistler oluşturdu. Almanları; İranlı,
Rus, Amerikalı, Fransız ve İtalyanlar takip
etti.
İstanbul'a 2014'te 1 milyon 205 bin 976
Alman, 590 bin 920 İranlı, 589 bin 950 Rus
ve 533 bin 442 Amerikalı turist geldi. Kente
gelen Suriyelilerin sayısı ise 228 bin 379
oldu. (AA)
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15104
26 Şubat 2015
Perşembe
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen,
Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
DENİZLİ - Turan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Denizli'de TOKİ olarak bölge ve
Türkiye için önemli projelerden birini gerçekleştirdiklerini belirtti.
Pamukkale ilçesine bağlı Karahayıt
Mahallesinde farklı versiyonda bir kentsel
dönüşüm yaptıklarını dile getiren Turan, turizm
anlamında ciddi bir iş yaptıklarını, termal turizmin olduğu Karahayıt bölgesinde dönüşüme
katkı sağlayacak 10'a yakın tesisin olduğu projeyi bitirmek üzere olduklarını dile getirdi.
Projenin ikinci etabıyla ilgili görüşmelerin
sürdüğüne işaret eden Turan, "Bittiği zaman da
gerçekten Pamukkale için, Denizli için çok
önemli yeni bir cazibe merkezi olacak.
Türkiye'nin turizm alanında önemli bir detinasyonunu kazanacağı kanaatindeyim. Bölgeye inşa
ettiğimiz yapılar bölgeye değer katacak, kentsel
dönüşüm projesi kapsamında konutlarla birlikte
inşa edilen pansiyonlar, bölgenin termal turizm
açısından cazibe merkezi haline gelmesine
önemli katkı sağlayacak. Turizme dönük talebin
artmasıyla işletmecilerimiz açısından da olumlu
bir durumun oluşacağı kanısındayım" diye
konuştu.
Projenin TOKİ için de farklı bir uygulama
olduğunu vurgulayan Turan, şöyle konuştu:
"Proje, Türkiye'de gerçekten de termal turizm alanında en derli toplu uygulama.
Karahayıt'taki bu termal potansiyeli bir elden
derleyip toparlayan bir master plan
çerçevesinde ortaya koyan bir proje. Kesinlikle
Denizli ve Pamukkale'ye yüksek manada çok
değer katacağını düşünüyorum. İnşallah bu
proje şu anda hayata geçmek üzere. Belediye
başkanlarımızın da ilgi ve alakası ile ikinci etabı
da tamamlamak amacındayız. Sadece bölge
için değil Türkiye için de çok önemli bir turizm
detinasyonunu ülkemiz kazanmış olacak. Bu
proje, bizim açımızdan da, ülkemizde turizm
anlamında yaptığımız en önemli yatırım. Onun
için aslında Denizli açısından da çok önemli bir
proje." Turan, proje kapsamında Karahayıt'ta
40 milyon liranın üzerinde yatırım yaptıklarını ve
buradan hiçbir kar beklentilerinin olmadığını
kaydetti. Denizli Valisi Şükrü Kocatepe ise
Karahayıt'ın termal turizm bakımından bir
hazine olduğuna işaret etti.
Karahayıt'ta yenilikçi projelere ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Kocatepe, "Bu bölgedeki en
yüksek kapasiteli termal kaynağın olduğu bir
bölge. Şu anda Karahayıt'ta TOKİ tarafından
yürütülen bir proje var. Birinci etabı tamamlanan kentsel dönüşüm projesi var. Birinci etap
tamamlandı, şu an ikinci etabın hazırlıkları
yapılıyor. Hatta 2. etabın ihale hazırlıkları da
başlamıştı. Ama birinci etapta gördüğümüz
eksiklikler tekrarlanmasın, hem işletmecilerin, o
bölgede yaşayan insanların beklentilerine
cevap veren hem de turistlerin ihtiyaçlarını
karşılamada eksiksiz yatırımlar olsun diye projeyi biraz daha geliştirmek istiyoruz" diye
Trablus Belediyesinden Osmanlı kasrı talebi
BEYRUT - Trablus Belediyesi Tarihi
Eser ve Folklor Komitesi Başkanı Halid
Tedmuri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Trablus Belediye Meclisi,
Sünni, Hristiyan, Alevi gibi farklı etnik,
dini ve siyasi eğilime sahip 24 üyesinin
tamamının oyuyla, Türk hükümetinin
kültür ve kongre kasrı yapmayı üstlenmesi yönünde temenni ve taleplerini
ihtiva eden bir karar aldı" ifadelerini
kullandı.
Trablus'taki El-Tel alanında eskiden
var olduğu bilinen Osmanlı sarayının
bulunduğu yere kültür ve kongre kasrı
yapılmasının planlandığını belirten
Tedmuri, "Otopark düşüncesinin de
gündeme geldiğini ancak bu teklifin oy
birliğiyle reddedildiğini" söyledi.
Trablus Belediyesinden bir heyetin
Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi İnan
Özyıldız'ı ziyaret ederek, belediye
meclisinin temenni ve talebini içeren
mektubu Türk hükümetine iletmesi
amacıyla Özyıldız'a teslim ettiğini
aktaran Tedmuri, Türk Dünyası
Belediyeler Birliği üyesi Trablus'un
Bursa, Gaziantep, Konya, Fatih ve
Keçiören belediyeleriyle kardeş
olduğunu dile getirdi.
(AA)
konuştu.
TOKİ tarafından Pamukkale ilçesine bağlı
"kırmızı su"yu ile ünlü termal tesislerin bulunduğu Karahayıt Mahallesinde iki yıl önce projelendirilip kentsel dönüşüm çalışmalarının
başladığı bölgede sona gelindi. 27 hektarlık
alanda konut, iş yeri ve pansiyonların inşa
edilmesi planlanan proje kapsamında yeni
yaşam merkezinde, yöresel mimariye uygun
42'si 1+1, 90'ı 2+1 ve 126'sı 3+1 olmak üzere
258 konutla 24 derslikli ilköğretim okulu, 4 işyeri ve 10 termal pansiyon yapıldı.
Pamukkale'ye 5 kilometre uzaklıkta bulunan
Karahayıt Mahallesi'nde yılın her mevsimi kaynağından 62 derece sıcaklıkla yeryüzüne
ulaşan ve içerisindeki demir zenginliği ile kırmızı
traverten oluşturmasından dolayı "kırmızı su"yu
ile bilinen bölge, sağlık turizmi için önemli bir
merkez olmaya aday.
Pamukkale Ünivesitesi'nin Karahayıt'ta hayata geçireceği Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Hastanesi Projesi ile birlikte termal sağlık turizmi için önplana çıkan bölgedeki pansiyonlarda
kayıt dışı ve kontrolsüz olarak kullanılan termal
suyun projeyle kayıtlı ve kontrollü şekilde kullanımının sağlanması amaçlanıyor.
Karahayıt'ta birinci etabı biten kentsel
dönüşüm projesinin ikinci etabında ise termal
turizm için 20 pansiyon daha yapılacağı, böylelikle TOKİ'nin bölgede 660 odalı toplam 30 termal pansiyon inşa etmiş olacak. (AA)
ABONE TALEP FORMU
$',62<$',
)ù50$$',
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
9(5*ù180$5$6,9(5*ù'$ù5(6ù
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
$'5(6
6(07ù/d(ú(+ù5
3267$.2'87(/()21*60
(3267$7&.ù0/ù.12
$%21(/ù.6h5(6ù<,//,.<,//,.
g'(0(ú(./ù3(úù1..$57,DOÖQPÖûWÖU
$ERQHOLNELWLûWDULKLQGHQLWLEDUHQJQ|QFHDERQHOLNLSWDOL\D]ÖOÖûHNLOGHLVWHQPHGLøLWDNWLUGHDERQHOLNVUHVL\ÖOX]D\DFDNWÖU
7$5ù+
)RUPGDNLELOJLOHULQHNVLNVL]GROGXUXOXSLP]DODQPDVÖQGDQYHWDUDIÖPÖ]DXODûPDVÖQGDQVRQUDDERQH
OLNLûOHPOHULQL]EDûOD\DFDNWÖU
<HGLJQ*D]HWHVLQH
$ERQH2OPDNùVWL\RUXP
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
ù0=$
<XNDUÖGDNLELOJLOHULQGRøUXOXøXQXNDEXOYHEH\DQHGL\RUXP
%HOLUWWLøLPJD]HWHJD]HWHOHULQDGUHVLPHJ|QGHULOPHVLQLRQD\OÖ\RUXP
:2
<,91
4;
8735
*5; <97: 7/2
<+; .6/ <
. 3*
:8' 8<,
612
:11 4: <-65' 69<; 6/,;7
944 1-6
;6<
;<* 6<:6< 87;1;8#97927:;87 0.6$
438
98, 8; <5;4;/<;043 4:1<: 2< %698: 0/8 <*94 6<+%7- 9*<(
12
/. 6;5 <+9
5;28:7<.7;4;<: 0+:
(: 6/2 6989<5;;7' 87:69
4/ :7: .,0 4:
7:
8(
4: 8/8<, <8: 7795 %8:2 38
/ 8.295 :8: 9)<4 87;638 9$
:5. +9796$< <56 .6; 6<4:4
295
.7; 8. /&< -0.
:A
:5. 84:<, 6-7
4>
7:69 13#3<(%
:?
;61
BA
*
;B
>9@
-2
B=,
>?>
$
"$
$
>AB
$6@
&
# %
"
'
!
$
#
$
#
$ERQHOLNùûOHPOHULYH'DøÖWÖPÖ<DSDQ)LUPD
*UXS%LULNLP0DWEDDFÖOÖN
<D\ÖQFÖOÖN%LOLûLP0HG\D6$1YH7ù&$ú
%DWÖNHQW<HQL%DWÖ0DK6RNDN1R
<HQLPDKDOOH$1.$5$
ZZZ\HGLJXQJD]HWHVLFRPWU‡JD]HWH\HGLJXQ#JPDLOFRP
=8
;B9A
@(
-= ;
B92 @6 <[email protected]
9@> ;<5 ?B@ ?6A.
B+@ @=AB 8
=A. 9'B ,><A5
B), @=A
B), 0@>A <4B @=@ 41
94=
.B5 @
A9A
;>; ;> A:A>
<A 7B1?=B? A=B B89?:
@6 6@
0@
@B0 7 ?<:?'B# @: @+@/ [email protected];=>?>B?> 31A95
A: A>[email protected] &?& A=? B8@ ?8'
>;
8@
=A8 /6 >B@ 9?<< [email protected] ?=:
>
@/
)A @+@ ;&; "B8@'B!2- ?/9
7=1 3?- [email protected]@
9;'B :@:;5B
:;8 ?B:A(
50 @3 @/ B?<A %?>
A @/;>; @& =?>
7 A-B!AB# (<7 >B?
@5 B3A
>@
792 32 >.
A
>B+
@8
(@ @+ [email protected] =8A ;
1;= 1A>?>
:A
:2
94=
"
$= 5A9B" =B2 <;B /8@><7.
*0 8@><@@/@=;A<B#@ =2(
9A
1@ 8B1 A> :@
:?9 %
%2 B <B;<;%+<A9. 9A0 ;-B8@ =A
5@ B:A >B?<8B [email protected] =?69<A
A<
A %<4 ;<@ B1; =,
! &
4 <@/<@=;>; .B9A <A BA>
=/;
(?< A8 8?>
8@
[email protected]
B:A =5
92- 8<@ +A :?'B A<B!A >7 7
$%
"
5@ =6?>?B= B:A 4=6 [email protected] 2> ?<A
&
!
:A >7 9A=?B -A [email protected] 4B:
4>
'
'
!
&
!
&
2<7 8=A 0B2 2- 4/ A<
A .B @ @9B ,= A>
?6A (?<.B597=B)B
:A 7/ ?'B
2<59?=: <?
)A @0%A
B#
<A9 @0
A+
;B" 5@>B); @
@>
@3 8% ;=
/8 <A3
#@ .B 4 ?B+AB =8@;<5;/9 @-9;'
:A =1A6 2<[email protected] A6?B3
63
!4 [email protected] B1; ?=5
A=@ @>
@ &4694 >:
B2- ;6;>:<@=;>
34 (A=<A
3?
3A ;/B@%/;5
:A
?5
=8?
?=
!4 @[email protected]@8<@ ;<B1 ?B6A% A5
@6
2> B17
>B> A(?>6;<B,>=;>:@
<4>
1, @6A9A A=A :A.B@ %<@
B
6?3 >7%B+ =?> B62>7
$
62 8A9<A ?5
"*
#$ *
@> ?B6A% A(?&'
* *
<?6 =A
'B
),
#
'
& **
%
"*
5? @> >7
)
:4<0@@3;[email protected];>
?B [email protected]?:BB-A@>B@
$
9?
B
B
B
B
B
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
B
<
<
<
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
B
B
>
>@
7>
2=7
5?
92= >2(<7 :A 5?<<A%28B, A=@ B17 .B8
.
B2-4>:A <@[email protected]
5@ .B "A =8B ?>B
B?% 3<A
6 8?> B!4A:B?% -;<@>B,>
5@ :464@&@
@ ,&
?<?/ 1A6?.55
)4 0@ B@<5@ ?
94= 0@ 9<?:?='B9<A=B)
57 ;>@ :A<A6
7 5A ?3A
@<9 @ >7 8;3 [email protected]
54 (7 32
0@
<:7 >4 :?
B B
>
:A <A=
4> A>
<5 85
B&7 B!4= B
" @> 3A
<
B
B
:?
>B8?>1:4<0 B;[email protected] 35 5A ?B+A B17 =7
7> :7
5 5<
( 7<9@ 7B* .[email protected] &B4<A
9?.B >A 632> <7>
8
B%2
;[email protected] A=A "$
@0B A8B4&
:?'B
/9?=
2(<7.B?B),=4/5
8<A
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
$
26 Şubat 2015 Perşembe
Beşiktaş Avrupa'da "kritik" virajda
İSTANBUL- Beşiktaş,
İngiltere'nin Liverpool takımıyla
bugün sezonun "en kritik" maçlarından birine çıkacak.
Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa
Ligi 2. tur ilk maçında 1-0 mağlup
oldukları Liverpool'u yarın Atatürk
Olimpiyat Stadı'nda ağırlayacak.
Saat 20.00'de başlayacak karşılaşmayı Sloven hakem Damir
Skomina yönetecek. Skomina'nın
yardımcılıklarını Jure Praprotnik ile
Robert Vukan yapacak. Andraz
Kovacic ise dördüncü hakem ola-
Beşiktaş'ın işi zor
cak.
"Kara Kartallar"ın bir üst tura
yükselmesi için rakibini en az 2
farklı skorla yenmesi gerekiyor.
Beşiktaş'ın 90 dakikayı 1-0 önde
tamamlaması durumunda maç
uzatmalara gidecek. Siyah-beyazlıların 1-0 dışındaki tek farklı galibiyeti ile mağlubiyeti durumunda
ise Liverpool tur atlayan taraf olacak. Beşiktaş'ta sarı kart cezalıları
Ersan Adem Gülüm ile Ramon
Motta, Liverpool karşısında forma
giyemeyecek. (AA)
Liverpool 9 yıl sonra
Olimpiyat Stadı'nda
İSTANBUL - UEFA Avrupa Ligi'nde 1-0
mağlup olduğu maçın rövanşında bugün
İngiltere'nin Liverpool takımıyla karşılaşacak Beşiktaş, Avrupa kupalarında deplasmandaki ilk maçları kaybettiği eşleşmelerde
turu geçmekte zorlanıyor.
Siyah-beyazlılar, Avrupa kupalarında
deplasmanlardaki ilk maçları yitirdiği 17
eşleşmenin 3'ünde turu geçerken, 14'ünde
ise elendi.
Beşiktaş, Avrupa kupaları tarihinde
sadece Belarus'un Dinamo Minsk, Çek
Cumhuriyeti'nin Slavia Prag ve Norveç'in
Tromsö takımları karşısında ilk maçları yitirmesine rağmen, rövanşta turu getirecek
skorları alabildi. Siyah-beyazlılar, Tromsö
eşleşmesinde turu geçen taraf olmalarına
rağmen, UEFA'dan aldıkları ceza nedeniyle
UEFA Avrupa Ligi'ne devam edemedi.
Beşiktaş'ın Avrupa kupalarında
Liverpool'daki gibi deplasmanda 1-0 kaybettiği 3 eşleşme bulunuyor. Bu 3 eşleşmenin 2'sinde turu geçemeyen siyah-beyazlılar, birinde ise bir üst tura çıkmayı başardı.
İlk olarak 1998-1999 sezonunda Kupa
Galipleri Kupası'nda Norveç'in Valerenga
takımına karşı deplasmanda 1-0 kaybeden
"Kara Kartallar", rövanşta 3-3 berabere
kalıp elendi.
UEFA Kupası'nda 2002-2003 sezonunda
Slavia Prag'a 1-0 kaybettiği maçın rövanşında İnönü Stadı'nda 4-2 kazanan
Beşiktaş, turu geçen taraf oldu.
Aynı sezon bu kez İtalya'nın Lazio takımına Roma'da 1-0 yenilen siyah-beyazlılar,
rövanşı da 2-1 kaybetti. (AA)
İSTANBUL - UEFA Avrupa Ligi 2. tur
rövanşında bugün Beşiktaş ile karşılaşacak
İngiltere'nin Liverpool ekibi, 9 yıl sonra
Atatürk Olimpiyat Stadı'na çıkacak.
"Kırmızılar", Atatürk Olimpiyat Stadı'nda
bugüne dek 2 maça çıktı. Tarihindeki son
Avrupa şampiyonluğunu İstanbul'da yaşayan
Liverpool, 2005 yılında UEFA Şampiyonlar Ligi
finalinde İtalya'nın Milan takımıyla karşılaştı.
Şampiyonlar Ligi'nin unutulmaz finalleri
arasına giren karşılaşma 25 Mayıs 2005'te
oynandı. Milan, 1. dakikada Paolo Maldini, 39
ve 44. dakikalarda da Hernan Crespo'nun
golleriyle ilk yarıyı 3-0 önde kapadı.
Şampiyonluk sevincini erken kutlamaya başlayan İtalyanlar, ikinci yarıda karşılarında beklenmedik bir Liverpool buldu. İngiliz ekibi, 54.
dakikada Steven Gerrard, 56. dakikada
Vladimir Smicer ve 60. dakikada Xabi
Alonso'nun ayağından 6 dakikada 3 gol
bulup, skoru eşitledi ve maçın normal süresi
ile uzatma bölümü 3-3 berabere sonuçlandı.
Penaltılarda 3-2 üstünlük sağlayan Liverpool,
unutulmaz maçın ardından kupayı kaldırmayı
başardı. Liverpool, Şampiyonlar Ligi kupasını
kaldırdığı Atatürk Olimpiyat Stadı'na bir yıl
sonra yeniden çıktı.
Bu kez UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarında
5 Aralık 2006'da Galatasaray'ın rakibi olan
"Kırmızılar", sarı-kırmızılılara 3-2 mağlup oldu.
Galatasaray, Necati Ateş, Okan Buruk ve
Sasa Ilic'in golleriyle galip gelirken,
Liverpool'un gollerini ise Robbie Fowler attı.
Böylece Liverpool, Beşiktaş ile karşılaşacağı Atatürk Olimpiyat Stadı'nda galibiyet
yüzü göremedi ve oynadığı 2 maçı da kazanamadı. Milan ile berabere kalan ve penaltılarla
UEFA Şampiyonlar Ligi'ne uzanan İngiliz temsilcisi, Galatasaray'a ise mağlup oldu. (AA)
Beşiktaş 40. resmi maçına çıkıyor
İSTANBUL Beşiktaş, İngiltere'nin
Liverpool takımıyla
oynayacağı UEFA
Avrupa Ligi 2. tur
rövanş maçıyla birlikte bu sezon 40.
resmi karşılaşmasına
çıkacak.
Siyah-beyazlılar,
2014-2015 sezonunda Spor Toto Süper
Lig, Ziraat Türkiye
Kupası ve Avrupa
kupalarında toplam
39 maç yaptı. Bu
karşılaşmaların
23'ünden galibiyetle
ayrılan "Kara
Kartallar", 7 kez
berabere kaldı, 9 kez
de mağlup oldu.
Resmi maçlarda
rakip fileleri 62 kez
havalandıran
Beşiktaş, kalesinde
35 gol gördü.
Siyah-beyazlılar,
bu süreçte Spor Toto
Süper Lig'de 21,
Avrupa kupalarında
11, Ziraat Türkiye
Kupası'nda ise 7
maç yaptı.
"Kara Kartallar",
UEFA Şampiyonlar
Ligi ön eleme maçlarıyla başladığı Avrupa
serüvenine UEFA
Avrupa Ligi'yle
devam etti ve bu kulvarda toplam 11 maç
yaptı.
Bu karşılaşmaların
5'inde sahadan galibiyetle ayrılan
Beşiktaş, 4 kez berabere kaldı, sadece 2
kez mağlup oldu.
Avrupa kupalarında
16 gol atan siyahbeyazlılar, kalesinde
9 gol gördü.
Beşiktaş, Spor
Toto Süper Lig'de ise
oynadığı 21 maçın
15'ini kazandı.
Ligde sadece 2
kez berabere kalan
siyah-beyazlılar, 4
kez de sahadan
puansız ayrıldı. "Kara
Kartallar, ligde 34 gol
atıp, 20 gol yedi.
Beşiktaş'ın Ziraat
Türkiye Kupası serüveni ise 1-0'lık
Kayserispor yenilgisiyle sonlandı.
Bu kupada 7 maç
yapan siyah-beyazlılar, 3'er galibiyet ve
mağlubiyet alıp, bir
kez de berabere
kaldı, 12 gol atıp, 6
kez de kalesinde gol
gördü. (AA)
Trabzon, Avrupa'da
121'inci randevuda
TRABZON- UEFA Avrupa Ligi 2. tur rövanş
maçında bugün deplasmanda İtalya'nın Napoli
takımıyla karşılaşacak Trabzonspor, Avrupa kupalarındaki 121'inci maçına çıkacak.
Bordo-mavililer, bugüne kadar yaptığı 120
maçta 46 galibiyet ve 31 beraberlik aldı, 43 maçtan
ise mağlubiyetle ayrıldı. Avrupa arenasında rakip
fileleri 158 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde de 162 gol gördü. Trabzonspor, ilk olarak
1976-1977 sezonunda başladığı Avrupa serüveninde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve UEFA
Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde 28, 2009-2010 sezonundan itibaren UEFA Avrupa Ligi adıyla düzenlenmeye başlanan eski adıyla UEFA Kupası'nda 72,
Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda 12 ve UEFA
Intertoto Kupası'nda 8 maç oynadı. Trabzonspor,
Napoli ile oynayacağı maç ile UEFA Kupası'nda
73'üncü maçına çıkacak UEFA Kupası'nda ilk olarak 1982-1983 sezonunda Almanya'nın
Kaiserslautern takımı ile eşleşen bordo-mavililer,
bugüne dek oynadığı 72 maçın 29'unda sahadan
galibiyetle ayrıldı. 19 maçta berabere kalan bordomavililer, 24 maçta mağlup oldu. (AA)
26 Şubat 2015 Perşembe
PEKİN/ŞANGHAY - TEVFİK
DUrUL/MAHMUT ATANUrGeleneksel ay takvimine göre 19
Şubat'ta "Yılan Yılı"nı geride
bırakarak, "Koyun Yılı"na girilecek
ülkede, 40 günlük tatil sezonu trafiği
(Çunyün) boyunca 2 milyar 800 milyon seyahatin yapılması bekleniyor.
Her yıl bu dönemde yurt içi seyahat
sayısı bir önceki seneye göre ortala-
ma 200 milyon artıyor.
Dünyanın en kalabalık ülkesi
Çin’de Bahar Bayramı nedeniyle
ülkeyi büyük bir telaş kaplarken, köy
ve kasabalardan şehir merkezlerine
çalışmaya gelen yüz milyonlarca kişi,
geride bıraktıkları ailelerini ziyaret
amacıyla memleketlerine gidiyor.
1 milyar 350 milyonluk Çin'de en
önemli taşıma aracı tren, halkın en
Çin'de yüz milyonlarca insanın Bahar
Bayramı'nı (Çuncie) kutlamak üzere çalıştıkları
bölgelerden memleketlerine dönüşüyle birlikte
"dünyanın en büyük göçü" başladı.
çok tercih ettiği araç olma özelliğini
koruyor.
Demiryolu Bakanlığı, "Çunyün"
süresince trenlerle seyahat edecek
kişi sayısının geçen yıla oranla yüzde
10 artışla 289 milyona ulaşacağını
belirtti.
Bir yıldır ayrı oldukları evlerine ve
ailelerine dönmenin heyecanını
yaşayan milyonlarca Çinli, Şanghay
Hongçiao ve Pekin Merkez tren istasyonlarında büyük yoğunluğa neden
oluyor.
İnternet üzerinden tren bileti
satışının yaygınlaşmasıyla bu yıl garlardaki gişe önlerinde yoğun kalabalığın olmadığı gözlenirken, halk
Çinlilerin kendi ifadeleriyle "yuvalarına yiyecek götüren karıncalar" misali
istasyonlara akın ediyor.
Havayolu geçen yıllara göre daha
çok tercih ediliyor
Diğer yandan ülkedeki "büyük
göçte" uçak yolculuğu yapanların
sayısında geçen yıla oranla yüzde
8'lik artış olduğu belirtiliyor.
Bu yıl tatil süresinde 47,5 milyon
kişinin uçak yolculuğu yapacağı
ülkede, havayolu şirketlerinin
biletlerdeki ilave yakıt bedelini çıkarmasıyla uçak biletlerinin normalden
daha ucuz olması, bu seyahat türünü
tercih edenlerin sayısındaki artışta
etkin rol oynuyor.
Çin'in en büyük kentlerinden olan
22 milyonluk Şanghay'da ise 5 milyon 100 bin kişinin tren seyahati yapması bekleniyor. Kentin en büyük
tren istasyonlarından Hongçiao Tren
İstasyonu'nda eşine az rastlanır bir
boyutlarıyla oynandığını söyledi.
Kaplangı, örneğin bir ceket üzerindeki
düğmenin gerekli görüldüğünde
normalden çok daha abartılı bir boyutta
seçilebileceğini kaydederek, şöyle devam
etti: "Günlük satılan tekstil ürünlerini biz en
fazla yarım ya da bir metre uzaklıktan
görüyoruz. Tiyatro kostümlerinde; seyirciyle sahne arasında en az 5-8 metreye
varan mesafeler var, o uzaklıktan görüyoruz. Bu yüzden tiyatro kostümünün yapılması ve dikilmesi özeldir. Ona göre tasarlanır. Gerektiği zaman fazla belli etmeden
oranlarıyla oynayarak kostümü büyütürüz.
O yüzden burada çalışan bütün
arkadaşlarımız bu konuda farklı bir eğitimi
olan kişiler ve özel terzilerdir."
Nihal Kaplangı, kostümlerin oyunlarda
"Bahar Bayramı, bizler için yıl içindeki en özel zaman dilimi" diyen
Hua, uzun yıllar sonra döndüğü
ülkesinde karşılaştığı "mahşeri kalabalığın kendisi için unutulan değerlerin yeniden hatırlanması" anlamına
geldiğini belirtti.
Çin yeni yılına tüm aile üyeleriyle
girmenin en önemli geleneklerden biri
olduğu ülkede halkın toplu şekilde
memleketlerine gitmesi, modern
dünyadaki en büyük insan hareketi
olarak da ifade ediliyor.
Çin’de resmi Bahar Bayramı tatili,
18 Şubat’ta başlayacak ve 7 gün
sürecek.
Ancak halk, bayram hazırlıkları ile
akraba ve dost ziyaretleri için tatil
öncesi ve sonrasında ek izinler alarak
genellikle bu süreyi uzatıyor.
(AA)
Sultansuyu'nun yeni
gözdesi: Gobakbey
Şehir
Tiyatrolarının
kostümlerini
kendi atölyesinde
üretiyor
İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir
Belediyesi Şehir Tiyatroları'nın 9 farklı sahnesinde sezon boyunca izleyici ile buluşan
oyunlarının kostüm ve aksesuarları, şehir
tiyatrolarının atölyelerinde üretiliyor.
Harbiye'de Şehir Tiyatroları kadın terzihanesinde AA muhabirinin sorularını yanıtlayan kostüm tasarımcısı Nihal Kaplangı,
tüm kostüm, aksesuar, ayakkabı ve şapkaların atölyelerinde yapıldığını vurgulayarak, "Bütün oyunların kostümlerinin
hazırlandığı bir atölye kompleksi burası.
Oyunun geçtiği döneme veya yönetmenin
isteğine göre kostümler tasarlanıyor. Daha
sonra malzemelerle birlikte atölyeye
geliyor. Atölyelerdeki dağılımı yapılıyor ve
burada üretiliyor" dedi. Kadın ve erkek
terzihanelerinde 16'şar kişilik ekibin görev
yaptığını aktaran Kaplangı, her iki ekipte
de 8 kişinin terzihane kısmında çalıştığını,
diğer 8 kişinin ise sahnelerde görevli
olduğunu ifade etti.
Kaplangı, ayakkabı atölyesinde 4,
şapka atölyesinde ise 2 kişinin ihtiyaçları
hazırladığını dile getirdi.
Şehir tiyatrolarının ihtiyacı olan her tür
kostüm ve malzemenin atölyede
üretilebildiğine işaret eden Nihal Kaplangı,
"Bizde imkansız diye bir şey yoktur.
Mutlaka bir şekilde yapılır. Ama bazı
malzemeler yapılırken büyük aletler gerektiriyor. Örneğin bazı şapkalarda böyle.
Bazen ayakkabıda da olabiliyor. O zaman
satın alma yoluna gidiyoruz" diye konuştu.
Tiyatro malzemelerinin günlük yaşamda kullanılan kıyafet ve aksesuarlara göre
daha farklı olduğuna dikkati çeken
Kaplangı, dikkat çekici olması için bazı
objelerin veya kostümlerdeki detayların
kalabalık görülüyor.
Çuncie dolayısıyla 15 yıldır
yaşadığı Yeni Zelanda'dan ülkesine
gelen ve Çin'in kuzeyindeki Şandong
eyaletindeki ailesini ziyaret etmek
üzere bu bölgeye giden Hua Ye adlı
"gurbetçi", AA muhabirine çok heyecanlı ve mutlu olduğunu söyledi.
uzun saatler boyunca giyildiğini, hafta
boyunca da en az 6 oyunda kullanıldığını
anlattı. Bu nedenle kostümlerin daha
dayanıklı malzemelerden yapılması gerektiğini dile getiren Kaplangı, şöyle konuştu:
"Oyun bir sezon oynadığı zaman,
bayağı bir yıpranma payı olması gerekiyor.
Normal mağazada satılan kostümler buna
dayanıklı değil. Biz ona göre, başka
önlemler alarak üretiyoruz. Örneğin burada
yapılan elbiselerin içinde kumaşı daha
dayanıklı hale getirmek için mutlaka gizli
mermarşahi veya başka bir kumaştan, alt
çalışması yapılır. Ayrıca kostümler her
hafta temizlenmeye gidiyor. Yıkanıyor ya
da kuru temizleme görüyor. O yüzden
kostümlerimizi daha dayanıklı malzemeler
kullanarak üretmek zorundayız." (AA)
MALATYA - NAİM
BOŞKUT Malatya'nın Akçadağ
ilçesinde safkan Arap
atlarının yetiştirildiği
Sultansuyu Tarım
İşletmesi'nde yeni satın alınan atlardan "Gobakbey",
800 bin liralık bedeliyle en
pahalı aygır olarak göze
çarpıyor.
Sultansuyu Tarım İşletmesi
Müdürü Murat Durmaz, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 25 bin dönüm araziye
1865 yılında "Çiftlik Hattı
Hümayun" adıyla kurulan ve
1928'de "Sultansuyu Harası"
ismini alan işletmenin hem
yarış atı hem de tay yetiştiriciliği için önemli bir merkez
olduğunu söyledi.
Sultansuyu Tarım İşletmesine
tahsis edilmiştir" diye konuştu.
Durmaz, Gobakbey'in 800
bin liralık bedeliyle, satın
aldıkları aygırların en pahalısı
olduğunu söyledi.
Durmaz, Sultansuyu Tarım
İşletmesinin, Tarım
İşletmeleri Genel
Müdürlüğünün (TİGEM)
bünyesinde safkan arap atı
yetiştiriciliği yapılan 3
işletmeden biri olduğunu
belirterek, "İşletmemiz, 15
aygır ve 120 kısrakla safkan
arap atı yetiştiriciliği yapmaktadır" dedi.
İşletmenin damızlık kadrosuna geçen sene
"Onurkaan", "Özduran" ve
"Alpyürek" isimli aygırların
dahil edildiğini anımsatan
Durmaz, "Bu yıl ise
Gobakbey isimli aygırımız,
damızlık kadromuzu
geliştirmek amacıyla Tarım
İşletmeleri Genel
Müdürlüğünce satın alınıp
Aynı başarılarını Sultansuyu
Tarım İşletmesinde de devam
ettirecektir" ifadelerini kullandı.
Durmaz, Gobakbey'in
Alzenginoğlum isimli tayının
açık A3 koşusu kazanma
başarısını gösterdiğini kaydetti.
İşletmede aşım (erkek
hayvanın dişisiyle çiftleşmesi)
ücretinin 6 bin lira olduğunu,
bunun yarısının peşin,
yarısının da tay doğumunda
alındığını anlatan Durmaz,
Gobakbey'den çok başarılı
taylar elde edeceklerine
inandıklarını dile getirerek,
"Gobakbey isimli aygırımıza
42 başvuru yapıldı. Bu başvurular tamamı karşılanacaktır"
dedi. (AA)
7 KEz BİrİNcİ OLDU
Gobakbey'in 2003-2004
yıllarında 33 koşuda 7 birincilik ve 26 tabela başarısı
göstererek 692 bin 420 lira
kazandırdığını belirten
Durmaz, "Gobakbey, 2000
doğumlu olup yarış yaşamında grup koşusu kazanmış ve
özel hara aygırlık yaşamında
da Sezar, Alzenginoğlum ve
Velicankızı isimli grup koşusu
kazanan yavrular vermiştir.
Download

`PAKET`leniyor! - Yedigün Gazetesi