Ağustos 2012 Yıl : 78
Sayı : 908
Ağustos 2012 Yıl : 78
ISSN : 1300-1450
Sayı : 908
ISSN : 1300-1450
YIL : 78 SAYI : 908
Ağustos 2012
Doç. Dr. M.Akif ÖZER
Ahmet BAYANER
Muharrem ÇETİN
Rasih DEMİRCİ
Hikmet KAVRUK
Mehmet Akif ÖZER
Nurettin PARILTI
Adnan TEPECİK
Eriman TOPBAŞ
Başyazı
1
Yeter DEMİR USLU
TARIM KOOPERATİFLERİNE GENEL BİR BAKIŞ
3
İzzet GÜMÜŞ
TARıM SATıŞ KOOPERATIFLERI İÇIN BIR
MODEL
8
Prof.Dr. Harun TANRIVERMİŞ
Murat ORTOĞLU
KOOPERATİF BANKACILIĞI VE TARIM
KREDİ KOOPERATİFLERİ
15
Oğuz KARAAHMETOĞLU
ORMAN KALKINMA KOOPERATİFLERİ VE
GELİŞİMİ
20
Selçuk ALPARSLAN
AHİLİK VE KOOPERATİFÇİLİK
23
Hasan YAYLI
RIO+20: BIRLEŞMIŞ MILLETLER
SÜRDÜRÜLEBILIR KALKıNMA
KONFERANSı'NA BAKıŞ
25
Tevfik ERDEM
EVDEN OCAKTAN UZAKTA OLASI YOKSULLUK
29
Nail TAN
ÖLÜMÜNÜN BİRİNCİ YIL DÖNÜMÜNDE
KOOPERATİFÇİLİK ÖĞRETMENİM
NURETTİN HAZAR
34
Abdulkerim DOĞRU
NURETTİN HAZAR'I ANARKEN
37
Özdemir ÜNSAL
SAYIN NURETTİN HAZAR'IN ARDINDAN
38
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
GEÇEN BİR YIL İÇİNDE
NURETTİN HAZAR'I ÖZLERKEN
39
Hüseyin ALBAYRAK
BAŞKUMANDANLIK MEYDAN
MUHAREBESİ
43
Geçmiş Zaman Olur Ki...
47
30.08.2012
Dergimizde yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına
aittir.
Doç.Dr. Mehmet ARSLAN
Doç.Dr. Mehmet Akif ÖZER
Veli ÇELEBİ
Osman BOSTAN
Turgut AĞIRNASLIGİL
Hüsnü POYRAZ
Prof.Dr. İhsan ERDOĞAN
Özdemir ÜNSAL
Başyazı
Kooperatifler, kuruluş amaçları doğrultusunda birçok kritere göre
sınıflandırılıp, isimlendirilebilir. Ancak, genel kabul görmüş temel sınıflandırma; tarımsal kooperatifler ve tarım dışı kooperatifler
şeklindedir.
Tarımsal kooperatiflerin temel amacı; ortaklarının, tarımsal üretim için
ihtiyaç duydukları tohum, gübre, zirai ilaç, zirai araç gibi materyallerin
en iyi piyasa fiyatından en iyi şartlarda tedariki ve ortaklarının ürettikleri malların saklanması ve pazarlanmasıdır. Ayrıca, tarımsal kooperatifler, ortaklarının ihtiyaç duydukları zirai bilgilerin sağlanması ve
ortaklarının teknoloji, tohum ve ilaçlardaki son gelişmelerden haberdar edilmelerini işlevini de yerine getirerek; üretimin, veriminin ve
kalitesinin artmasına katkıda bulunur. Bu amaçlarla kurulan tarımsal
kooperatifler, uygulamada yine amaçlar doğrultusunda kendi içinde;
tarımsal kalkınma kooperatifleri, tarım kredi kooperatifleri, tarım satış
kooperatifleri, sulama kooperatifleri, su ürünleri kooperatifleri ve pancar ekicileri kooperatifleri olarak çeşitlendirilmiştir.
Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, ortaklarının; her türlü bitkisel,
hayvancılık, ormancılık konularındaki üretimini geliştirmek, ihtiyaçlarını
temin ve tedarik etmek, ekonomik ve sosyal yönden gelişmelerine
yardımcı olmak, iş sahası ihtiyacını karşılamak, ekonomik gücünü
arttırmak için tabi kaynaklardan faydalandırmak işlevlerinin yanısıra el
ve ev sanatları ile tarımsal sanayinin gelişmesini sağlayıcı tedbirler almak gibi amaçları gerçekleştirmek için faaliyette bulunur.
Tarım Kredi Kooperatifleri, ortaklarına; tarımsal üretimde kullanılmak
üzere uygun maliyetlerle ve şartlarla yeterli kredi sağlamaktır. Bu kooperatiflerin ortakları genelde küçük çiftçiler olup, kooperatif ortağı
çiftçilerin kredi ihtiyaçları bu kooperatifler aracılığıyla giderilmektedir.
Tarım Satış Kooperatifleri, ortakları olan çiftçilerin ürünlerini iç ve dış
pazarlarda değerlendirerek; piyasa fiyatından satışını amaçlar. Zaten,
çiftçilerin, özellikle de küçük çiftçilerin ürünlerini tek başlarına pazarlama imkanları ve yetenekleri olmadığından pazarlama aşaması küçük
çiftçiler için önemli bir problemdir. Nitekim, tarım satış kooperatifleri
aracılığı ile üretici-tüketici hattındaki el değiştirmeler azaltılmakta ve
1
hem üretici hem de tüketici açısından fiyat istikrarı sağlanmaktadır.
Sulama Kooperatifleri, kurak ve yeterli su kaynağı olmayan yerlerde zirai
sulama tesislerini kurarak tarımda verimin arttırılması için büyük ihtiyaç
olan su problemini çözmeyi amaçlar. Bu amaçla çiftçilerin kullanacağı su
miktarını ve sırasını düzenlemektedirler. Ayrıca, sulama kooperatifleri,
kurulmuş olan sulama tesislerinin bakımını yapma görevini de üstlenmektedir.
Su Ürünleri Kooperatifleri, her türlü su ürünlerinin üretimi, işlenmesi,
depolanması ve pazarlanması konularında ortaklarına hizmet vermek ve
ortaklarının ihtiyacı olan av araç gereçlerini ve donatımlarını temin etmek amacıyla kurulmakta ve faaliyet göstermektedirler.
Pancar Ekicileri Kooperatifleri, üretim esnasında ortaya çıkan toprak
hazırlığı, ekim işleri, pancar ve diğer tarım ürünlerinin yetiştirilmesi,
korunması, pazarlanması, üretim girdilerinin tedarikinin yanı sıra, dekar
veriminin artırılmasına yönelik gerekli tedbirleri almak ve ortaklarının
ürün, üretim, malzeme ve teknoloji konularında bilgilendirilmesini de
sağlamaktadır.
Tarımsal amaçlı kooperatif çeşitlerinin ortak amacı; tarımsal üretimin
miktar, kalite ve verimliliğinin artırılması ve toplu tedarikle sağlanacak
maliyet minimizasyonu ile ortakların kazançlarını maksimize ederek, refah düzeylerini yükseltmektir.
Tarımsal kooperatifler kırsalda kurulduğundan ve ekonomik kalkınmanın
itici gücü tarımsal üretimdir kabulünden hareketle; ekonomik kalkınmayı
kırsaldan başlatmada, tarımla başlatmada, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yeri ve öneminin yadsınamaz olduğunu bir kere daha hatırlatarak ve
hatırlayarak özelde tarımsal kooperatifçiliğe ve genelde kooperatifçiliğe
bakışı ve kooperatif algısını bir kez daha tüm tarafların gözden geçirmesi
temennisi ile…
2
TÜRKİYE’DE EĞİTİM
KOOPERATİFÇİLİĞİ ÜZERİNE
DEĞERLENDİRMELER
M. Akif ÖZER *
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2012 yılını
Uluslararası Kooperatif Yılı olarak kabul etmiştir. Bu kapsamda; başta ABD olmak üzere
bütün üye devletleri Uluslararası Kooperatifler Yılı’nın avantajlarından yararlanmaları,
bu kanalla kooperatifleri desteklemeleri ve
bu şekilde sosyal ve ekonomik kalkınmaya
katkı konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeleri hususunda cesaretlendirmiştir.
Kooperatiflerin ekonomik ve sosyal müteşebbisler olarak sürdürülebilir kalkınmaya
olan katkılarına, yoksulluğun azaltılmasındaki rollerine, kırsal ve kentsel bir çok ekonomik sektörde geçim kaynağı olmalarının
önemine ve gelişmekte olan yeni alanlarda
kooperatifçiliğin desteklenmesinin gerekliliğine vurgu yapmıştır. Hükümetleri kooperatiflerle ilgili uygun yasal ve idari düzenlemeler yapmaları konusunda cesaretlendirmiş, bu düzenlemelerin; hızla değişen
sosyo-ekonomik çevrede kooperatiflerde,
büyümeyi ve sürdürülebilirliği sağlamasını,
diğer sektörlerdeki aktörlerle uygun şart
ve ortamda rekabet edebilmelerine imkan
tanımasını ve bu kapsamda kooperatiflerin
ilgili mali hizmetleri yapabilmeleri ve pazarlara ulaşabilmeleri için uygun vergi düzenlemelerinin yapılmasının altını çizmiştir.
BM Genel Kurulu’nun kararlarına göre; sosyal bütünleşmenin sağlanması, tam ve üret* Doç. Dr., Gazi Ün. İİBF Kamu Yön. Böl.
([email protected])
ken istihdamın oluşturulması, yoksulluğun
önlenmesi gibi sosyal kalkınma hedeflerine
ulaşılmasında kooperatiflerin potansiyellerinin değerlendirilmesi ve katkılarının artırılması gerekmektedir. Kooperatiflerin kurulması ve geliştirilmesi konusunda tüm kesimler cesaretlendirilmelidir. Bu kapsamda,
yoksul kesimlere dönük tedbirler alınmalıdır. Kadınları, gençleri, engellileri, yaşlıları
ve yoksulları kapsayan, onların tam katılımı
esasına dayanan, gönüllülük temelinde, özellikle sosyal ihtiyaçların karşılanmasını da
sağlayacak kooperatifler kurulmalıdır. Kooperatiflerin gelişmesi için uygun çevre ve
şartlar oluşturulmalı, destekleyici önlemler
alınmalıdır.
Bu kapsamda; hükümetler arası etkin ortaklıklar geliştirilmeli, kooperatif hareket oluşturulacak danışma konseyleri ile yönlendirilmeli ve daha iyi yasal süreçler oluşturularak, araştırma imkanları, tecrübe, eğitim,
teknik yardım, kapasite oluşturma gibi alanlarda bilgi paylaşımına gidilmelidir. Özellikle
kooperatiflere yönetim, pazarlama ve mali
işler konusunda katkı sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Kooperatiflerin sosyo
ekonomik kalkınmaya ve istihdama katkıları
ile ilgili kamuoyu bilincinin artırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunulmalıdır.
Özellikle istihdama katkıları ile ilgili istatiksel değerlendirmeler yapılmalıdır. Gelişmiş,
kapsamlı araştırmalar ile kooperatiflerin
3
topluma yararları, ulusal ve uluslararası düzeyde sosyo ekonomik yapıya katkıları ortaya konmalıdır. İstatiksel metotlar kullanılarak bu alandaki ulusal politika oluşturma sürecine katkı sağlanmalıdır (Özer, 2010:4-5).
Şimdi Birleşmiş Milletlerin 2012 yılını Uluslararası Kooperatif Yılı ilan ederek önemlerine ortaya koyduğu kooperatiflere biraz
daha ayrıntılı bakalım.
KOOPERATİFLER
Kooperatifler demokratik bir şekilde kontrolü sağlanan, katılımlı mülkiyete dayanan ve
ortak ekonomik, sosyal, kültürel ihtiyaçları
ve arzuları karşılamak amacıyla bireylerin
gönüllü olarak bir araya geldikleri kuruluşlardır.
Kooperatifler kendi kendine yardım, kendi
kendine sorumluluk, öncelikli olarak eşitlik,
adalet ve dayanışma gibi değerlere vurgu
yapan demokrasi anlayışına dayanır. Kooperatiflerin geleneksel kurucuları, kooperatif
üyelerinin etik değerler olarak dürüstlüğe,
açıklığa, saydamlığa, sosyal sorumluluğa ve
diğerlerinin sorunları ile ilgilenme esaslarına uygun hareket edeceklerini öngörmüşlerdir (Ozer, 2006:9).
Uygulamada kooperatif faaliyetleri ve çalışma hayatı bazı temel değerlerce yönetilir.
Bu değerler; kendi kendine yardım, sorumluluk, demokrasi, eşitlik, dürüstlük, hakkaniyet, dayanışma, birlik, sosyal sorumluluk
ve başkalarını düşünme gibi etik değerlerden oluşur. Kooperatif ilkeleri ise, kooperatif değerlerinin uygulamaya aktarılmasıyla
oluşmuştur. Rochdale Öncüleri bu ilkelerin
çoğunu ilk kuramlaştıran ve sorumluluğunu
taşıyan kişilerdir. Başlangıçta ilk dönem temel sekiz ilke belirlemişlerdi. 1995 yılında
Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) yaptığı revizyon ve adaptasyonla ilke sayısını yedi
olarak kesinleştirmiştir (Ozer, 2012:19).
4
Gönüllülük ve açık üyelik ilkesine göre kooperatifler gönüllü kuruluşlardır ve faaliyette bulunmak isteyen herkese açıktır. Üyelerini kabul ederken; sosyal, cinsel, dinsel
ayrım yapmazlar. Kooperatifler üyelerince
desteklenir ve kuruluşa yeni üye çekebilirlerse ayakta kalabilirler. İkinci ilke olan demokratik üye kontrolüne göre kooperatifler,
kararların verilmesi ve politikaların belirlenmesi sürecinde aktif olarak katılan üyelerce
kontrol edilen demokratik kuruluşlardır. Seçilmiş temsilciler olarak görev yapan kadın
ve erkekler, üyelik sorumluluğunu taşırlar.
Birincil kooperatiflerde bir üye bir oy kuralı
gereği, tüm üyelerin eşit oy hakları vardır.
Diğer kooperatif türlerinde de demokratik
kuralların uygulanması ve buna göre örgütlenme esas alınmaktadır.
Demokratik üye kontrolü gereği üyeler kooperatiflerin demokratik kontrol sürecine
katılarak bu kuruluşlara sermayeleriyle destek olurlar. En azından bu süreç kooperatiflerin genel malvarlığı üzerinde gerçekleşir.
Üyeliğin genellikle karşılığı sınırlıdır. Bazı
durumlarda da ticari faaliyet için kooperatife üyelik şartı getirilebilir. Kooperatiflere
üye olmanın; kooperatiflerin geliştirilmesi,
mümkün olduğunca rezervlerin korunması, birçok işlemin kooperatif kanalı ile daha
kolay gerçekleştirilmesi, kooperatifçiliğin
özendirilmesi, üyeliğin gerektirdiği diğer işlemlerin desteklenmesi gibi çok çeşitli faydaları bulunmaktadır. Ayrıca kooperatifler,
kuruluşun takım gücünü oluşturan kullanıcı
- sahiplerin sinerjisini kullanmaktadırlar.
Kooperatifler için dördüncü temel ilke özerklik ve bağımsızlıktır. Kooperatifler üyeleri tarafından kontrol edilen, özerk ve kendi kendine yardım eden kuruluşlardır. Eğer
hükümet kuruluşları ile anlaşma yaparlarsa
ya da dış kaynaklardan sermaye sağlarlarsa,
bu süreci üyelerinin demokratik kontrol aracı olan sözleşme ile somutlaştırırlar ve kendi
kooperatif özerkliklerini korurlar.
Uluslararası Kooperatifler Birliği tarafından
belirlenen 5. kooperatifçilik ilkesi eğitim,
öğretim ve bilgidir. Konumuz gereği bunun
ayrıntısına aşağıda değineceğiz.
Uluslararası Kooperatifler Birliği 6. ilke olarak kooperatifler arasında işbirliğini belirlemiştir. Bu ilkeye göre kooperatifler; yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası yapıda
işbirlikleri yaparak, üyelerine etkin hizmet
sunarlar ve böylelikle kooperatif hareketini
yaygınlaştırırlar. Organize olarak çalışıp kaynakları bir araya getirmek ve sürece etkinlik
kazandırmak, sadece bireysel bir çaba değil
aynı zamanda kooperatiflerin de uyguladığı
bir yöntemdir. Bu altıncı ilkenin arkasında
yatan temel fikir de budur.
Uluslararası Kooperatifler Birliği 7. ve son
ilke olarak toplumsal duyarlılığı belirlemiştir. Kooperatifler üyelerin onayından geçen politikalarla toplumlarının sürdürebilir
kalkınmaları için çalışırlar. Nerede olursa
olsun, kooperatifler ait oldukları toplumla
iç içedirler. Toplumun yaşamı kolaylaştıran
hizmetler, alt yapı kolaylıkları gibi tüm unsurlarından yararlanırlar. Bu nedenle kooperatiflerin bulundukları topluma karşı
sorumlulukları vardır ve onların ihtiyaçlarını göz ardı edemezler. Tabi ki bu durum
üyelerin; kooperatifin faaliyette bulunduğu
toplumun gelişimine ne kadar katkı sağlayacağına karar vermelerine bağlıdır.
Bu yedinci ilke ICA tarafından Manchester
ilkelerine 1995 yılında eklendi. Buradaki temel amaç zaman zaman kooperatiflerde görülen egoist, kendi çıkarını düşünen eğilimleri engellemekti. İlke kooperatiflerin kendi
kaynaklarını nasıl kullanacakları konusunda
da oldukça belirleyicidir. Günümüzde bu
tüm ilkelere uyabilen kooperatif olduğunu
söylemek zor. Bu ilkeler ideal bir kooperatif yapısını ortaya koyar. Tüm kooperatifler
de bu ideal yapıda olmayı arzu ederler. Bu
ilkeler, kooperatiflere değerlerini uygulama-
ya aktarma sürecinde yol gösterir. Bunlar
sayesinde bir kooperatifin diğer yapılardan
farklılığı ortaya konur (Tchami, 2009: 1213). Bu ilkeler arasında yukarıda ayrıntısına girmediğimiz beşinci ilkenin ayrı yeri ve
önemi vardır. ICA kooperatiflerin eğitim,
öğretim ve bilgi temelinde örgütlenmelerini
öngörmüş ve eğitim kooperatifçiliğine ayrı
bir önem vermiştir. Şimdi bu konuyu biraz
daha ayrıntılı inceleyelim.
EĞİTİM KOOPERATİFÇİLİĞİ
Uluslararası Kooperatifler Birliği kooperatifçiliğin temel ilkelerinden beşincisi olarak
eğitim, öğretim ve bilgiyi seçmiş ve buna da
özel önem verdiğini belirtmiştir. Bu ilkeye
göre kooperatifler; üyelerine, seçilmiş temsilcilerine, yöneticilerine ve çalışanlarına,
kooperatifin daha etkin gelişimine katkı vermelerini sağlamak amacıyla eğitim imkanı
sunarlar. Kamuoyunu özellikle de gençleri
ve kanaat önderlerini kooperatifler aracılığıyla sağlanan işbirliğinin ve faydaları ve
özellikleri konusunda bilgilendirirler.
Bir kooperatifte grup dayanışması aile köklerine dayanmaz ancak sözleşmeye bağlılık
esastır. Kooperatif üyesi olmak isteyenlerle,
kooperatif üyeleri, örgütsel yapıda hak ve
yükümlülüklerini bilmek zorundadırlar. Üyeler bir arada nasıl çalışacaklarını öğrenmek
ve grup çıkarını etkileyecek kendi bireysel
çıkarlarından vazgeçmek zorundadırlar.
Bu süreçte kooperatif yöneticilerinin büyük
sorumlulukları vardır ve bu gerçek gücü de
kullanabilmelidirler. Bu gücü akıllıca nasıl
kullanacaklarını ve demokratik ticari girişimi nasıl yürüteceklerini öğrenmek zorundadırlar. Kooperatifin yöneticileri ve sorumlu
müdürleri ayrıca üyelere karşı olan sorumluluklarının da farkında olmalıdırlar.
Tüm dünyada kurulan eğitim kooperatifleri
bu ilkeyi kendilerine dayanak olarak kabul
5
etmişlerdir. Özellikle gelişmiş ülkeler günümüzde eğitim kooperatiflerinden etkin bir
şekilde yararlanmaktadırlar. Bu ülkelerde
kooperatifler ekonominin çeşitli sektörlerinde alternatif çözümler sunmakta, bu kapsamda kooperatifler eğitim sektöründe de
ihtiyaçlara cevap vermeye başlamıştır.
Gelişmiş ülkeler ortalama eğitim süresini
artırmakta ve nüfuslarını yüksek eğitimli
yapmak için büyük çaba harcamaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri 2020 yılına kadar nüfuslarının en az yüzde 90’ını lise mezunu yapmak üzere kendilerine hedef koymuşlardır.
Türkiye’de ise okullaşma oranı ilköğretim
düzeyinde yüzde 98’leri bulmuş, ortaöğretim düzeyinde yüzde 70’lere yaklaşılmış,
yükseköğretim düzeyinde ise yüzde 33’lere
ulaşılmıştır. Ancak bu durumun gelişmiş ülkeler ile karşılaştırıldığında yetersizliği ortadadır. Bu süreçte yaygınlaşacak eğitim kooperatifleri ülkenin okullaşma oranına büyük
katkı sağlayacaktır.
Günümüzde kooperatifler pek çok ülkenin
ekonomik, sosyal ve politik amaçlarına ulaşmasında önemli katkıları olduğu gibi ülkelerin eğitim alanındaki sorunlarına da çözüm
sağlamaktadır. İspanya’da ve Japonya’da
eğitim kooperatifleri birçok okulun yönetiminde yer almakta ve ortaklarının ebeveynler veya öğretmenler veya her ikisinin
birden doğrudan yönetimde söz sahibi olmalarını sağlamaktadır. Bu ülkelerdeki öğretmenlerin kurdukları kooperatifler ise öğretmenlere meslekleri konusunda yardımcı
olmaktadırlar. Bu kooperatifler devlet okullarıyla bir sözleşme yaparak eğitim programı hazırlanması ve yürütülmesi konularında
da hizmet vermektedirler. Ayrıca bu kooperatifler okullar için idari hizmet sağlayarak,
okulun mali ve akademik başarısı için çalışmaktadırlar. Sektörde yer alan tüm kooperatiflerin 1 milyar dolara yakın cirosu olduğu
tahmin edilmektedir (Yazıcı, 2012:1).
6
Ülkemizde kooperatiflerin temel dayanağını
oluşturan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 70. maddesinde görev ve sorumluluklar kapsamında; “kooperatiflerin müşterek
menfaatlerini korumak, amaçlarını gerçekleştirmek için iktisadi faaliyette bulunmak,
faaliyetlerini koordine etmek ve denetlemek, dış memleketlerle olan münasebetlerini düzenlemek, kooperatifçiliği geliştirmek
ve eğitim yapmak, kooperatifçilik konularında tavsiyelerde bulunmak gibi hizmetlerin
yerine getirilmesi için, Kooperatif birlikleri,
kooperatif merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği kurulur” hükmünü
getirmiştir. Bu görev ve sorumluluklar arasında kooperatifçiliği geliştirmek ve eğitim
yapmak kooperatifler için önemli bir görev
ve sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.
Kooperatiflerin eğitim konusundaki sorumlulukları kanunen açıkça belli olmasına
rağmen ülkemizde bu konuya yeteri kadar
önem verilmemiştir. 2012 itibarıyla ülkemizde kurulmuş olan eğitim kooperatifi sayısı 30’dur. Bu kooperatiflerin üye sayısı ise
2481’dir. 2012 yılı içinde kuruluş hazırlıkları
süren iki eğitim kooperatifi de bulunmaktadır.
Eğitim ihtiyacının çok açık olduğu ülkemizde, bu alanda önemli görevler üslenebilecek
eğitim kooperatifçiliğine ilginin olmaması
şaşkınlık yaratmaktadır. Gelişmiş ülkelerin
bu alanda elde ettikleri başarıların referans
alınarak eğitim kooperatifçiliğinde Türkiye
modeli oluşturulması artık toplumsal bir zorunluluk haline gelmiştir.
Ülkemizde eğitim kooperatiflerinden Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sorumludur. Bakanlıktan yapılan açıklamalara göre ülkemizdeki sınırlı sayıdaki eğitim kooperatifleri daha
çok akademisyenler ve öğretmenler tarafından kurulmaktadır. Kuruluş amaçları; ortakları ile diğer özel ve tüzel kişilerin eğitim-öğ-
retim ve araştırma gereksinimlerini karşılamak için özel eğitim kanunlarına uygun olarak her derecede ve türde eğitim kurumları
açmak, işletmek, araştırma ve incelemelere
imkân sağlamak olarak sıralanmaktadır.
Bakanlığa göre eğitim kooperatiflerinin bu
amaçları çerçevesinde; okul öncesi eğitim,
ilk ve ortaöğretim ve özel eğitim okulları ile
uzaktan öğretim yapan kuruluşlar, dershaneler, motorlu taşıt sürücü kursları, hizmet
içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim
merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon
merkezleri açmak, işletmek, özel eğitim kanunlarına göre bu kurumları devir almak,
her türlü özel kursları düzenlemek, ortaöğrenim veya yüksek öğretim özel öğrenci
yurtları ve misafirhaneleri açmak, işletmek,
gerektiğinde konusu ile ilgili eğitim, yayın,
araştırma ve benzeri faaliyetlerde bulunmak gibi faaliyetleri bulunmaktadır.
Ayrıca bilim, kültür, spor ve sanat dallarında yaz okulları ve benzeri kamplar açmak,
seminer, kongre, sempozyum düzenlemek
ve desteklemek, eğitim ve öğretim bursları
vermek, yurt içi ve yurt dışı araştırma, geliştirme ve eğitim programlarını düzenlemek,
faaliyetleri kapsamında verilen hizmetin kalitesinin yükseltilmesine yönelik araştırmalar yapmak, bu konuda danışmanlık hizmeti
almak, ortaklarını eğitmek, ulusal veya uluslararası kuruluş ve kişilerin yürüttüğü projelere katılmak ve bu tür proje ve çalışmaları
desteklemek gibi çok geniş bir yelpazede
faaliyetlerde bulunabilmektedirler. (http://
www.haber3.com) (25.08.2012)
Bakanlık yetkililerine göre bu yönleriyle eğitim kooperatiflerinden ülkemizdeki eğitim
sorunlarının çözümünde etkin şekilde yararlanılabilir. Özellikle eğitim alanında altyapı
eksikliği bu alanda geliştirilecek kooperatif
modeliyle giderilebilir. Yukarıda bahsedilen
eğitim kooperatiflerinin faaliyet alanları, ülkemizde yıllardır çözülemeyen ve birikerek
eğitimin kalitesini olumsuz etkileyen birçok
sorunun çözümünü sağlayacaktır.
Ülkemizde etkin bir şekilde faaliyetlerini yürüten az sayıda eğitim kooperatifi bu alanda
emsallerine örnek olmayı sürdürmektedir.
Örneğin Bursa’da kurulan Çağdaş Eğitim
Kooperatifi, eğitim kooperatifçiliği alanında önemli çalışmalar yapmaktadır. İki yurt,
bir anaokulu, bir kültür merkezi ve bir özel
ilköğretim okulu çalıştıran kooperatif, sunmuş olduğu kaliteli hizmetlerle kamuoyunun beğenisini kazanmakta, kooperatif üyelerinin takdirini kazanmaktadır.
1995 yılında imece geleneğinden hareketle kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi,
Türkiye’de ilk eğitim kooperatifi olup bir
yardımlaşma ve dayanışma örgütlenmesidir. Kooperatif, kendi web sayfasında kurumsal yapılarının Atatürk ilke ve devrimlerinden yana olan herkese açık olup ticari
amaç gütmeyen bir yapılanma olduğunu
belirtmektedir http://www.cagdas.org.tr/
(30.08.2012). Kooperatife bağlı eğitim kuruluşlarında çok sayıda burslu öğrencinin
okutulması, barınmalarının sağlanması, eğitimde fırsat eşitliğinin giderilmesi açısından
da büyük önem taşımaktadır.
Eğitim kooperatifçiliği alanında Mayısta Yaşam Kooperatifi de güzel örnekler sunmaktadır. 2002’dan beri bir eğitim dayanışma
modeli olarak faaliyetlerini yürüten kooperatif İstanbul’da sayıları hızla artan şubeleri
ile çalışmalarını sürdürüyor. Web sayfalarında ilköğretimde okuyan, liseye giden, üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerle
birlikte onlara ders çalıştırdıklarını, sınavlara hazırladıklarını belirtiyorlar. Üniversite
mezunu, üniversitede okuyan ya da üniversitelerde ders veren ortaklar, derslerinde
yardıma ihtiyacı olan, üniversite sınavlarına
hazırlanan ama maddi durumları elvermediği için dershanelere gidemeyen, özel hocalarla çalışamayan öğrencilere eğitim hiz-
7
meti sunuyor. Kooperatifin tüm giderlerini
(şubelerin kiraları, giderleri, vergiler vb.)
tüm ortaklarca birlikte karşılanıyor. Bugüne
kadar 1500’ü aşkın öğrenciyle 200’ü aşkın
gönüllü buluşturulmuş.
Mayısta Yaşam Kooperatifi’nin web sayfasında kooperatifin aynı zamanda eğitim
sistemindeki eşitsizlikleri, sorunları gündeme getiren, bu konuda araştırmalar yapan,
yayınlar sunan, eğitim sorunları üzerine paneller, forumlar düzenleyen ve bu tür etkinliklerde söz sahibi olan bir kooperatif olduğu belirtiliyor. (http://www.mayistayasam.
com/) (30.08.2012).
Ülkemizde eğitim kooperatifçiliği alanında
bir diğer başarılı örnek te Tomurcuk Eğitim
Kooperatifi. Kooperatif web sayfasında kendilerini şu şekilde tanıtıyor: “Bizler, zihinsel
engelli gençlerin anneleriyiz. Aslında öykümüz, diğer ailelerden pek farklı değil. Bizler
de, her anne- baba gibi çocuklarımız için
hep iyi ve güzel şeyler istedik ve yapmaya
çalıştık. Çocuklarımız büyüdükçe, bizlerin
de kaygıları çoğaldı. İlk önce, “Okulları bitince çocuklarımız ne yapacaklar?”, “Evlerde
mi zaman geçirecekler?” derken, yıllar geçtikçe bu kez “Bizden sonra ne olacaklar?”
sorusu kafamızda devleşti. İşte bu noktada,
bizler ve çocuklarımız için çok önemli olduğuna inandığımız bir adım attık ve 14 Ağustos 2006 tarihinde S.S. Tomurcuk Eğitim,
Kültür, Dayanışma ve İşletme Kooperatifi’ni
kurduk. Farkımız, Türkiye’de anneler tarafından kurulan ilk kooperatif olmamızın
yanı sıra, ana sözleşmemizde yaptığımız değişiklikle kooperatifimizin açtığı ya da açacağı işletmelerden elde edilecek kar, hiçbir
şekilde ortaklar arasında dağıtılmayıp, yine
zihinsel engelli bireylerin rehabilitasyonları
ve yaşam köyü kurulması amacıyla değerlendirilecek olması. Bizler ve eğitimciler, çocuklarımıza ne verirsek verelim, onlar ancak
belli bir kısmını alıp, hayata geçirebiliyorlar.
Ve hepimiz biliyoruz ki bizim çocuklarımız
8
ve gençlerimiz gibi olan bireyler, hiçbir zaman sağlıklı insanlar gibi çalışma hayatına
ve sosyal yaşama rahatlıkla uyum sağlayamayacaklar. Bizlerin maddi düzeyleri ne
olursa olsun, onlar o olanakları kullanamayacaklar. Çünkü, onların zihinsel yetersizliği
var. İşte bu noktada, onlara çeşitli iş olanakları oluşturmak, sosyal hayat içinde onlara
da bir yer açabilmek amacıyla, “Özel Yeni
Tomurcuk Özel Eğitim ve Mesleki Rehabilitasyon Merkezi’ni açtık”. (http://www.tomurcukkoop.com/) (29.08.2012). Kooperatif bu şekilde faaliyetlerini özetliyor. Eğitim
odaklı çalışmalarında kooperatif mantığıyla
nasıl dayanışma ruhu ile hareket ettiklerini
anlatıyor.
Ülkemizde bu tür özel uygulamalar yanında
resmi okullarımızda da eğitim kooperatifçiliği uygulamaları hem de yaygın bir şekilde
görülmektedir. Ancak sayıca fazla olan okul
kooperatiflerinin işlevlerinin gerçek anlamda bir eğitim kooperatifi modeli olup olmadığı tartışmalıdır. Bugünkü uygulamada okul
kooperatifleri, okul bünyesinde öğrenciler
veya okul idaresi tarafından işletilen, kar
amacı gütmeyen ve sadece öğretmen ve
öğrencilerin okulda ihtiyaç duydukları sınırlı
sayıda malların satışının yapıldığı yerler olarak kuruluşlardır. Hazırlanan ana sözleşme
en az yedi kişi tarafından imzalanıp yetkili
kurucu ortaklarca, okul müdürlüğüne verildiğinde kurulmuş sayılır. Bu yönüyle okul
kooperatifi; ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunmak üzere öğrenci, öğretmen, yönetici ve diğer personel tarafından
kurulan ve yönetilen bir kuruluştur. Amaçları; öğrencilerin ve diğer ortakların eğitim,
öğretim ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılıklı
yardım ve dayanışma ile sağlamak, okul içi
ve okullar arası kooperatifçilikle ilgili açık
oturum seminer ve yarışmalar düzenlemek,
yayınlar yapmak, kooperatif üretimlerinden
diğer okulları yararlandırmak gibi yollarla
öğrencilerin karşılıklı güven, yardım ve da-
yanışma duygularını güçlendirmek, öğrencilere; ortak bir amaç etrafında, bir arada
çalışmayı, iş birliği ve iş bölümü ilkelerini ve
bunların uygulanmasını öğreterek, onları
toplumsal yaşantıya hazırlamak, öğrencilerin, kooperatiflerde görev almalarını, kendilerine verilen yetkileri, ortakların yararına
kullanmalarını ve buna alışmalarını sağlamak, böylece sorumluluk alma ve taşıma
bilincini geliştirmek, öğrencilerin, derslerde
kazandıkları bilgi ve becerileri, iş hayatında
uygulamalarını sağlamak, öğrencilerde kooperatifçiliğin sosyal ve ekonomik bir çalışma olduğu bilincini oluşturarak, toplumsal
kalkınmadaki yer ve önemini kavratmak
olarak belirtilebilir (mevzuat.meb.gov.tr)
(30.08.2012).
Ülkemizde okul kooperatifleri yukarıda sayılan amaçları yerine getirirken, esasında
eğitim kooperatifçiliği için gerekli alt yapıyı da hazırlamış oluyorlar. Bu süreçten geçen gençler ileride eğitim kooperatifçiliği
alanında çok faydalı çalışmalar yapabilecek,
bu alanda sürece büyük katkı sağlayabilecek duruma gelmektedirler. Toplum olarak
esasında eğitim kooperatifçiliği alanında
ilköğretimden itibaren başlayan ve eğitim
kooperatifi kültürünün yerleştiği bu uygulamanın kazandıracaklarının farkında değiliz.
Yapılacak yasal düzenlemelerle eğitim kooperatifçiliği desteklenirse, özellikle eğitimde
alt yapı eksikliklerinin giderilmesinde, okul
kooperatifi kültüründen gelen gençlerimizden etkin bir şekilde yararlanabiliriz.
Bu ve benzer başarılı uygulamalar ülkemizde eğitim kooperatifçiliğinin geleceği konusunda bizleri hayli umutlandırıyor. Özellikle
ABD’nin okul kooperatifçiliği alanında elde
ettiği başarılar, bu sistemden özellikle yüksek öğretimde etkin bir şekilde yararlanmaları, bizim ülkemizde bu uygulamaya neden
bir türlü geçilemediğini sık sık sorgulamamıza yol açıyor. Ancak yakın gelecekte ülkemizin eğitim kooperatifçiliği alanında çok
farklı açılımlara şahit olacağını şimdiden
söylememek mümkün. Kooperatif ruhun,
dayanışmacı ortaklık anlayışı diğer alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da başarıyı
getirecektir. Yeter ki kararlı olalım, istekli olalım, pes etmeyelim......Başarı gelecektir...
YARARLANILAN
KAYNAKLAR
•
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu
• Çağdaş Eğitim Kooperatifi; http://www.
cagdas.org.tr/ (30.08.2012).
• Mayısta Yaşam Kooperatifi; (http://www.
mayistayasam.com/) (30.08.2012).
• Özer, M. Akif; “Kooperatifçiliğin Temel
Özellikleri”, Karınca, Y.77, S.902, Şubat 2012,
s.19-25.
• Özer, M. Akif; “Birleşmiş Milletler Genel
Kurulu’nun 2012 Yılını Uluslararası Kooperatifler Yılı İlan Etmesi”, Karınca, Y.75, S.878, Şubat
2010, s.3-6.
• Özer, M.Akif; “Kooperatifçilik İlkeleri: ICA
(Uluslararası Koop.Birliği) Belgesine Bakış”, Karınca, S.838, 2006, s.2-9.
•
Resmî Gazete : 10.10.1983/2149
• Sınırlı Sorumlu Okul Kooperatifleri Ana
Sözleşmesi; mevzuat.meb.gov.tr/ (30.08.2012)
• Tchami, Guy; “Key Features of a Cooperative Enterprise”, Handbook on Cooperatives
for use by Workers Organizations, http://www.
ilo.org.wcmsp5groupspublic (15-11-09)
• Tomurcuk Eğitim, Kültür, Dayanışma ve
İşletme Kooperatifi; (http://www.tomurcukkoop.com/) (29.08.2012).
9
EĞITIMDE KOOPERATIFLEŞME
Oğuz KARAAHMETOĞLU *
Kooperatiflerin pek çok ülkenin ekonomik,
sosyal ve politik amaçlarına ulaşmasında önemli katkıları olduğu gibi ülkelerin eğitim
alanındaki sorunlarına da çözüm sağladığı
bir gerçektir. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaşarak yürürlüğe giren yeni
eğitim sisteminin sorunlarının aşılmasında
kooperatif ortaklık modelinden daha etkin
yararlanılması gerektiğini düşünülmektedir. Eğitim kooperatiflerinin faaliyette bulunabileceği alanları; okulöncesi eğitim,
ilk ve ortaöğretim ve özel eğitim okulları
ile motorlu taşıt sürücü kursları, öğrenci
etüt eğitim merkezleri, ortaöğrenim veya
yükseköğretim özel öğrenci yurtları ve misafirhaneleri açmak, işletmek; bilim, kültür, spor ve sanat dallarında yaz okulları ve
benzeri kamplar açmak, seminer, kongre,
sempozyum düzenlemek ve desteklemek;
eğitim ve öğretim bursları vermek olacak
eğitim sorunlarının çözümü sağlayacaktır.
Ayrıca kurulacak kooperatiflere devletin
kredi desteği sağlayacağı, okulların yönetimi tamamen veli ve öğretmenlerin elinde
olması hedeflenmektedir. Yani düşük gelirlilerin sorunlarının çözümünde yeni nesi
kooperatif modeli olarak adlandırabileceğimiz gıda ürünlerini tarladan sofraya ulaştırmak üzere kurulan kooperatifler nasıl
başarılı oluyorsa aynı şekilde eğitimde de
kooperatiflerden yararlanmak mümkündür. . Kooperatifin amacı, gıda ürünleri ve
gıda girdi piyasaları ile buna dayalı üretim,
hizmet ve sanayi alanlarında faaliyet gös* Araştırmacı Yazar
10
teren ortaklarına, etkin ticaret ve dayanışma imkanı sağlamak için fiziki ortamlarda
ve/veya web ortamında tedarik, pazarlama, danışmanlık, rehberlik, belgelendirme, enformasyon, bilişim, eğitim, ürün
künyeleme, ekspertiz, ürün toplama, dağıtım, lojistik ve sair hizmetler vermek, bu
alanlarda fiyat ortalamaları ile veri bankası
oluşturmak ve böylece ortaklarının ekonomik menfaatlerini korumaktır. Dünyanın
birçok bölgesinde gıda üretimi, dağıtımı
ve sektörün gelir dağılım dengeleri ideal
anlamda sürdürülebilir, adil ve bilimsel temelli bir sisteme kavuşturulamamıştır. Yeni
kurulan kooperatif, gelişen bilişim ve iletişim teknolojilerinin katkısı, verimlilik ve
sosyal sorumluluk yaklaşımıyla, sektörün
bütün aktörlerini elektronik bir çatı altında yeni nesil bir kooperatif tüzel kişiliğinde
buluşturarak, dünyaya açılmayı hedeflemektedir.
Çağdaş Eğitim Kooperatifleri; çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmayı en temel
sorumluluk ve görevini üslenecektir. Bu
bakımdan, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini ve, velilerimizi, aydınlarımızı
geleceğimizin güvencesi çocuklarımızın
eğitim hakkına kooperatif yoluyla sahip
çıkılması temel alınması düşünülmektedir.
Böylelikle okul yatırımlarında yeni bir model uygulamasına geçiliyor. Öğretmenler
ve ebeveynler birleşip kooperatif kurarak
okul açabilecek.
Sermayesi küçük olduğu için şirket kuramayan çok sayıda kişinin bir araya gelerek
yatırım yapmasına olanak veren eğitim kooperatiflerine ilginin artmasında, gelecek
yıldan itibaren Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca uygulamaya konulacak kooperatif
destek programının da etkisi olduğu ifade
edilmektedir.. Bu program çerçevesinde
üretim ve istihdama yönelik projeler için
hibe desteği sağlanacak ve kullanılacak
kredilerin bir kısmı devlet tarafından karşılanacak olması ilgiyi daha da artırmaktadır. Geçen yıla kadar sayıları sadece 16
olan eğitim kooperatifleri, 4+4+4 yasasının
çıkmasıyla yoğun bir ilgi görmeye başladı.
Eğitim kooperatifi kuranlar gelecek yıldan
itibaren yeni yatırımlarına devletten hibe
ve düşük faiz desteği alabilecekler. Geçen
yıla kadar sayıları sadece 16 olan eğitim
kooperatifleri, 4+4+4 yasasının çıkmasıyla
yoğun bir ilgi görmeye başladı. Yasa çıktıktan sonra 21 yeni eğitim kooperatifi kuruldu, yeni başvurular da izin için incelendiği
ifade ediliyor..
ten bu konuda faydalanmak arzu edilmektedir.
Eğitim sisteminin sorunlarının aşılabilmesi
için vatandaşları kooperatif ortaklık modeli
çerçevesinde Bursa’da kurulan Çağdaş Eğitim Kooperatifi ilköğretim ve ortaöğretim
okullarının yanı sıra öğrenci yurdu yer alıyor. Düzce’de kadınlar tarafından kurulan
Nilüfer Kadın Kooperatifi de eğitim alanında yatırımlarla dikkat çekiyor. Eğitim kooperatifleri okul öncesi eğitim, ilk ve ortaöğretim ve özel eğitim okulları ile uzaktan öğretim yapan kuruluşlar, dershaneler, motorlu taşıt sürücü kursları, hizmet içi eğitim
merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri,
özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri
açıp işletebiliyorlar. Bu kooperatifler ayrıca
her türlü özel kurslar ile öğrenci yurtları ve
misafirhane açabiliyorlar
Dünya örneklerine bir göz atarsak; İspanya
ve Japonya’da eğitim kooperatifleri birçok
Son dönemde okullaşma oranında ilköğre- okulun yönetiminde yer alıyor. Ortaklarıtim düzeyinde yüzde 98’ler aşıldı, ortaöğ- nın, bunlar ebeveynler veya öğretmenler
retimde yüzde 70’lere yaklaşıldı. Yükseköğ- veya her ikisi birden, doğrudan yönetimde
retimde ise yüzde 33’leri yakaladık. Ancak söz sahibi olmalarını sağlıyor. Öğretmenlehâlâ bu alanda atılması gereken adımlar rin kurdukları kooperatifler ise öğretmenvar. Şimdi hedef olarak ortalama eğitim lere meslekleri konusunda yardımcı oluyılının artırılması ve okullaşma oranındaki yor. Devlet okullarıyla sözleşme yaparak,
bölgesel farklılıkların azaltılması düşünül- eğitim programı hazırlanması ve yürütülmektedir. Bu hedefe ulaşmada kooperatif mesi hizmeti de veriyor. Sektörde yer alan
modeliyle kurulacak okulların önemli bir tüm kooperatiflerin 1 milyar dolara yakın
katkısı olacak düşüncesi ile kooperatifçilik- cirosu olduğu tahmin ediliyor.
11
KOOPERATİF BANKACILIĞI VE
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ
Murat ORTOĞLU *
* Müşavir Müfettiş, TTKK Teftiş Kurulu Başkanlığı
([email protected])
12
13
14
15
16
ORMAN KALKINMA
KOOPERATİFLERİ VE GELİŞİMİ
Oğuz KARAAHMETOĞLU *
17
18
19
AHİLİK VE KOOPERATİFÇİLİK
Selçuk ALPARSLAN
20
21
RIO+20: BIRLEŞMIŞ MILLETLER
SÜRDÜRÜLEBILIR KALKINMA
KONFERANSI’NA BAKIŞ
Hasan YAYLI *
22
23
24
25
EVDEN OCAKTAN UZAKTA OLASI
YOKSULLUK
Tevfik ERDEM *
* Doç. Dr., Gazi Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi
Bölümü Öğretim Üyesi.
26
27
28
29
30
ÖLÜMÜNÜN BİRİNCİ YIL
DÖNÜMÜNDE
KOOPERATİFÇİLİK ÖĞRETMENİM
NURETTİN HAZAR
Nail TAN *
* Araştırmacı yazar
31
32
33
NURETTİN HAZAR’I ANARKEN
Abdulkerim DOĞRU
34
SAYIN NURETTİN HAZAR’IN
ARDINDAN
Özdemir ÜNSAL *
* Türk Kooperatifçilik Kurumu Haysiyet Divanı Üyesi
35
GEÇEN BİR YIL İÇİNDE
NURETTİN HAZAR’I ÖZLERKEN
İrfan Ünver NASRATTINOĞLU
36
37
38
39
BAŞKUMANDANLIK MEYDAN
MUHAREBESİ
Hüseyin ALBAYRAK *
* ([email protected])
40
41
42
43
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
44
45
Download

İndir (PDF, 866KB) - Türk Kooperatifçilik Kurumu