Özel Hukuk Kişilerinin İdari İşlemleri
Fethiye Nur Akkaya
Günümüzde, kamu hizmeti gören özel hukuk kişilerinin giderek artması, kanun koyucunun
idarece görülmekte olan kimi faaliyetleri kanunlarla kurduğu özel hukuk tüzel kişilerine bırakması,
“kimi hukukçuların ‘devekuşu’ tabir ettiği ne ak ne kara; ama gri bir sürü tüzel kişinin türemiş
olması 1 ” bu kişilerin faaliyetlerine, iş ve işlemlerine uygulanacak hukuki rejimi ve yargısal
denetimlerinin hangi yollarla yapılacağının belirlenmesi konusunu da giderek karmaşıklaştırmakta ve
önemli hale getirmektedir. Üstelik bu mesele, kamu hukukunun uygulanma alanıyla olan ilişkisi
nedeniyle, ülkemiz gibi bir idari rejime sahip olmayan Birleşik Krallık, Avustralya Amerika gibi
ülkelerde de tartışılmakta ve bu alanda teori ve ölçütler geliştirilmektedir.
Bu belirlemenin önemi ilk olarak bu kişilerin –özellikle kamu hizmeti gören özel hukuk tüzel
kişilerinin- faaliyetlerinden doğan zararın gideriminin tabi olacağı yargı kolu ve uygulanacak
sorumluluk esaslarının neler olduğu hususunda ortaya çıkmaktadır. Ancak çalışma bakımından
sorumluluk esaslarından ziyade, bu kişilerin tesis ettiği hukuki işlemlerin idare hukuku ile ilişkisi ve
bunlar üzerinde yapılan yargısal denetim rejimi üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda öncelikle bahsi
geçen özel hukuk kişilerinin tesis ettiği işlemlerinin idari işlem olarak nitelendirilmesini gerektiren
farklılıklar, hukuki işlem teorisinin verileri ışığında incelenmiştir. Ardından özel hukuk işlemi ve idari
işlem ayrımında kullanılan ve kullanılması önerilen ölçütler üzerinde bir değerlendirme yapılmış ve
son olarak özel hukuk kişilerinin kimi işlemlerinin idari işlem olarak nitelendirilmesinin sonuçları
üzerinde durulmuştur.
1
Rona Serozan, Tüzel Kişiler, Özellikle Dernekler ve Vakıflar, 2.bs., İstanbul, Filiz Kitabevi, 1994,
s.31.
Download

Özel Hukuk Kişilerinin İdari İşlemleri