EFSANE RÖPORTAJLAR
7 Nisan 2015 Salı
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
Canikli’den Kılıçdaroğlu’na
Başbakan
GENEL
MERKEZE
gömüldü!
Siyasi partilerin genel
başkanları son günlerde
7 Haziran listelerini
oluşturmak için partilerinin genel merkezinden çıkmaz oldu. AK
Parti Genel Başkanı ve
Başbakan Ahmet
Davutoğlu da, hafta
sonunu böyle
geçirirken, dün de AK
Parti Genel Merkezi'nde
seçim çalışmalarını
yürüttü.
Davutoğlu'nun başkanlık yaptığı ve Seçim
İşleri Başkanlığı ve üst
düzey parti yöneticilerinin katıldığı, milletvekili aday adaylarıyla
ilgili temayül, mülakat
ve ara komisyon
sürecinde toplanan verilerin değerlendirildiği
AK Parti Üst Komisyon
toplantısı yaklaşık 12
saat sürdü.
İKRAMİYE
ELEŞTİRİSİ
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun, emekliler için ikramiye vaadine ilişkin, "Biz devlet
yönetiyoruz. Devletin de aynı insanlar gibi, şirketler gibi bir bütçesi var,
geliri var, gideri var. Dolayısıyla bu dengeyi gözetmeniz gerekiyor" dedi.
Gümrük ve Ticaret
Bakanı Nurettin Canikli,
Kılıçdaroğlu’nun
vaadini uçuk buldu
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Canikli, Kanal
7'de katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları
yanıtladı. Geçen hafta yaşanan elektrik kesintisi,
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit
edilmesi ve Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı
saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canikli,
her seçim öncesinde Türkiye'de buna benzer olayların
meydana geldiğini ifade etti.
Son olayları da bu çerçevede düşünmek ve değerlendirmek gerektiğini dile getiren Canikli, elektrik
kesintisiyle ilgili, "Şu anda çalışmalar, araştırmalar
devam ediyor ama olayın oluş biçimine, olayın
sonuçlarına ve özellikle uluslararası basın tarafından
yoğun bir şekilde kullanılması da dikkate alınarak
bunun normal bir arıza olmadığını söylememiz
mümkün" diye konuştu.
HABERİ 12. SAYFADA
Türk Felsefe Derneği Başkanı
Prof. Ahmet İnam MEZBAHALIK
bir illiyet bağı kuruyor. SORU:
Profesörle celep
kardeş mi acep?
Efsane Güzeldereli’nin röportaj konuğu
olan Uluslararası Schopenhauer Derneği ile
Michael Polanyi Derneği, Türkiye Felsefe
Kurumu üyesi ve Türk Felsefe Derneği Başkanı
prof. Dr. Ahmet İnam, herkesi şaşırtan görüş
ve değerlendirmeleriyle huzurunuzda…
İnam’a göre, celeplik ile felsefe profesörlüğü arasında fazla bir mesafe
yok! İzah etmeye, “Çünkü” diye
başlıyor devam ediyor: “Felsefe, hayatı anlama çabasıdır. Yalnız anlama
değil tabi. Bir çeşit düşünme ile
dünyayı değiştirme uğraşıdır felsefe.
Celepi anlayamadığı sürece dünyayı
değiştirmesi de eksik kalır diye
düşünüyorum. Onun için felsefecilerin mezbahaları dolaşmasında
yarar var.” “Aşkı yaşayamayan insan, aşk hakkında çok
konuşur. Belki ben de yaşayamadığım için aşk hakkında
çok konuşuyorum” demek; “Mutsuzluk, ahlaksızlıktır''
önermesini ense köküne tabela yapan
birine, “Akıllılar mutlu, salaklar mutsuz mu
olur?” diye sorarsanız ne yanıt alırsınız?
Felsefeyle, dinlerle, insanla, siyasetle ilgili
çarpıcı soru ve yanıtlar…
Efsane GÜZELDERELİ’nin
röportajı YARIN
CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu
emeklilere iki ikramiye
sözü ile oy peşinde
Geçen yıl asfalt rekoru kırıldı
Ankara Büyükşehir Belediyesi
Fen İşleri Daire Başkanlığı
tarafından yapılan çalışmalar
kapsamında 2014 yılında
Ankara’da 1 milyon 6 bin 840
metrekare tretuvar, 815 bin 500
metre bordür, 26 bin 829 adet
bariyer döşendi.2015 yılının ilk
üç ayında ise yaklaşık 202 bin
metre kare tretuvar, 162 bin
metre bordür, 6 bin 263 adet
bariyer döşendi. HABERİ 5’TE
Otorobot
heykeli
Ankara Büyükşehir
Belediyesi’nin, projesi
Ankapark, içeriğindeki
etkinliklerin ipuçlarını
vermeye başladı.
Büyükşehir, bu amaçla
AOÇ Kavşağı’na, 3,5
metre yüksekliğinde,
CNC kesimiyle (3
boyutlu kesim) yapılan
granit mermer otorobot
heykeli yerleştirdi.
HABERİ 5. SAYFADA
Hamamönü
Söyleşileri
Hamamönü Söyleşileri,
nisan ayında sanatseverlere kapılarını açıyor.
Altındağ Belediyesi
tarafından
Hamamönü’ndeki tarihi
Kabakçı Konağı’nda
düzenlenen sohbetler,
sanat, edebiyat ve sohbetseverlere unutulmaz
akşamlar sunuyor.
HABERİ 5. SAYFADA
A’maçsız’ terörün
AMACI NEYDİ?
Fenerbahçe otobüsüne yapılan
silahlı saldırı gündemden
düşmüyor. Olayın sporla bir
ilgisinin olmadığını söyleyenler
kadar konuyu futbolun, centilmenliğin yüz karası holiganizme
bağlayanlar da var.
Türkiye Profesyonel Futbolcular
Derneği (TPFD) Fenerbahçe
otobüsüne yapılan silahlı
saldırıyı kınadı. Yapılan açıklamada, “Futbol terörünün hepimiz için bir milat olmasını diliyor, bugün itibariyle başta
kendimiz olmak üzere herkesi
elini taşın altına koymaya ve
Türk futbolunu daha güzel günlere getirebilmek için göreve
davet ediyoruz.” Denildi.
Fehmi Koru
Ateş
bacayı
sarmadan...
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
9. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
Allah korudu
Fenerbahçe Kulübü futbolcularını ve
teknik heyetini taşıyan otobüse yapılan
menfur saldırı spor camiasının büyük
tepkisini çekti. Yapılan açıklamalarda bu
tür olayların yaşanmaması istendi.
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
Olaydan önce Twitter'da sarılacivertli takımın Trabzon'a
gelişiyle ilgili paylaşımda bulunan kişinin bilgisine başvuruldu.
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
Yemen'in güneyindeki Aden kentinde Husi
Ensarullah Hareketi militanlarının ilerleyişi sürüyor.
Husiler, Aden'in el-Maşıyk bölgesini ve buradaki
Cumhurbaşkanlığı ofisini kontrol altına aldı.
Husilere ait zırhlı araçlar, bölgede konumlandırıldı.
Husi tuzağı!
Yemen'de, Suudi Arabistan öncülüğünde
başlatılan "Kararlılık Fırtınası" operasyonunun sözcüsü Tuğgeneral Ahmed Asiri,
Ensarullah hareketinin (Husiler), komuta
merkezlerini, yerleşim yerleri ve otellerde
oluşturduğunu belirtti.
Yemen
Cumhurbaşkanı
Abdurabbu Mansur
Hadi'nin, Genelkurmay
Başkanı Hüseyin
Hayran ve Ensarullah
hareketi (Husiler) yanlısı üst düzey komutanları görevden aldığı bildirildi.
HABERİ 12. SAYFADA
Çankayalıların
görüşü alınıyor
Çankaya’da yaşayan yurttaşlara sorarak çalışmalarını yürüten Çankaya Belediyesi,
Yaşamkent Yaşar Kemal Kemal Parkı’nın projelendirilmesinin ardından yeni bir park projesi
için uzmanlarla bir araya geldi.
HABERİ 4. SAYFADA
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
7 Nisan 2015 Salı
“Güvercin Uçuverdi”nin
Antalya galası yapıldı
Selami Genli ile Onur Koçal'ın yönettiği, başrolünde Atalay Demirci'nin
oynadığı "Güvercin Uçuverdi" filminin Antalya galası yapıldı.
Burçin
Terzioğlu'ndan
mütevazı tavır
ANTALYA- Bir alışveriş
merkezindeki sinemada gerçekleştirilen galaya, Atalay Demirci ile
Gökhan Yıkılkan katıldı.
Gala öncesi konuşan Atalay
Demirci, 27 Mart'ta vizyona giren
filme gösterilen ilgiden memnun
Vizyona
yeni
girecek
filmler
olduklarını, güzel eleştiriler aldıklarını vurguladı.
Demirci, filmin galası için
Türkiye'de 7, Avrupa'da ise 3
şehre gittiklerini belirterek, "Keşke
önce Antalya'ya gelseydik. Ben hiç
böyle bir şey beklemiyordum.
"Hızlı ve Öfkeli 7"
Hız üzerine kurulmuş ve
fenomen haline gelen film
serisinin son halkası "Hızlı ve
Öfkeli 7"de Vin Diesel, Paul
Walker ve Dwayne Johnson
yeniden bir araya geliyor.
Michelle Rodriguez, Jordana
Brewster, Tyrese Gibson, Chris
Bridges, Elsa Pataky ve Lucas
Black'in de yeniden rol aldığı
başarılı serinin bu bölümünü
James Wan yönetiyor.
Filmin oyuncu kadrosuna Jason
Statham, Djimon Hounsou,
Tony Jaa, Ronda Rousey,
Nathalie Emmanuel ve Kurt
Russell gibi uluslararası aksiyon
yıldızları da katılıyor.
05:13İstiklal Marşı ve Günün
05:15 Ana Ocağı
06:40 1'de Sabah
09:001'de Bugün
09:15 Beni Böyle Sev
11:25 İyi Fikir
13:25 Ana Ocağı
15:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
16:10 1'de Bugün
16:25 Seksenler
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Filinta
23:00 Bak Hele Bak
00:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
01:00 Beni Böyle Sev
02:35 Komiser Rex
06:10 Benim Annem Bir Melek
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:45 Atv Ana Haber
19:45 Kupa Günlüğü
20:30 Kayserispor - Fenerbahçe
22:30 Kim Milyoner
Olmak İster?
19:55 FİLİNTA
Televizyon tarihinin ilk Osmanlı
Polisiyesi olan Filinta, adalet, dostluk,
kardeşlik kavramlarını ortaya koyan
bir dizi. İlim irfan sahibi Kadılar,
adaletin kılıcını 600 yıl Devlet-i
Aliyye-i Osmaniye'de taşımış,
dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Osmanlı İmparatorluğu’nun
yüzyıllar boyunca dirliğini sağlamış,
toplumda huzuru ihtisas etmişlerdir.
Filinta işte bu nedenle, Osmanlı’nın
temel gücü olan hukuka bir saygı
duruşudur. Hikaye Galata Kadısı
Gıyasettin Hatemi ve onun yetiştirdiği
Galata Amiri Filinta Mustafa ekseninde geçmektedir. Mustafa oldukça
zeki, maharetli, yakışıklı bir gençtir.
Kendisi gibi öksüz ve yetim olan en
yakın arkadaşı Ali ile birlikte zaptiye
olarak görev yapmaktadır.
Ayaklarınıza sağlık. Hep beraber
eğleneceğiz" dedi.
Gökhan Yıkılkan da filme ilgi
gösteren sinemaseverlere teşekkür
etti. Selami Genli ile Onur Koçal'ın
yönettiği filmin oyuncu kadrosunda
Tuvana Türkay, Salih Kalyon,
Ayşen Gruda, Zerrin Sümer, Ali
Erkazan ile Erdal Tosun da yer alıyor.
Filmde, pilot olma hayali kuran
ancak bunu bir türlü başaramayan
halk otobüsü şoförünün hikayesi
anlatılıyor. (AA)
Şans Ayağıma Geldi"
Adam Sandler, Dustin
Hoffman, Steve Buscemi
ile Method Man'in
oynadığı "Şans Ayağıma
Geldi", komedi ve dramı
bir arada sinema izleyicisine sunmayı amaçlıyor.
Yönetmen koltuğunda
Thomas McCarthy'nin
oturduğu filmde, Adam
Sandler'ın canlandırdığı
"Max"in, keşfettiği sihirli
makineyle hayatını
değiştirme fırsatını yakalama süreci anlatılıyor.
Sandler'a başrolde Dustin
Hoffman ve Steve Buscemi
eşlik ediyor.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DUDAKTAN KALBE
DİZİ-TEKRAR
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
KADIN PROGRAMI-CANLI
15:00 DUDAKTAN KALBE
17:00 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:45 YABANCI SİNEMA
21:40 YABANCI
SİNEMA ÖDÜL PEŞİNDE
23:30 HAYATIN RENGİ
01:20 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
02:40 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
04:10 DÜNYAYI GEZİYORUM
TEKRAR
05:10 BOKS GECESİ
05:40 Benim Hala
Umudum Var
06:45 Aşkın Bedeli
07:30 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
11:45 Hayat Sevince Güzel
13:15 Aşkın Bedeli
14:45 Benim Kuaförüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Kaderimin Yazıldığı Gün
23:30 Yerli Dizi
21:40 ÖDÜL PEŞİNDE
Orjinal İsmi:The Bounty Hunter
Yönetmen:Andy Tennant
Oyuncular:Jennifer Aniston, Gerard
Butler, Jason Sudeikis
Yapım Yılı:2010
Tür:Aksiyon/Komedi/Romantik
Talihsiz bir ödül avcısı olan Milo
Boyd (Gerard Butler), hayalini kurduğu işe, muhabir olan kanun
kaçağı eski eşi Nicole Hurly’nin
(Jennifer Aniston) izini sürmekle
görevlendirilince kavuşur. Sadece
basit bir görevin onu beklediğini ve
paraya kolayca ulaşabileceğini
düşünmektedir, ama Nicole onu
atlattığında, kendisi ve Nicole ile
arasında hiçbir şeyin hiçbir zaman
basit gitmediğini görür. Sürekli birbirlerini alt etmenin yolunu
bulurlar, ta ki kendilerini aynı hedef
üzerinde bulana kadar...
İSTANBUL - İnsanların içinde röportaj
yapmaya utanan güzel oyuncu Burçin Terzioğlu, gazetecilere "Gelin şöyle tenhaya
geçelim” dedi.
Şu aralar reyting rekorları kıran dizisiyle
oldukça popüler olan Burçin Terzioğlu, Bebek sahilinde çıktığı yürüyüşlerinden birinde objektiflere takıldı.
Gazetecilerin röportaj isteğini kırmayan
ünlü oyuncu, “Böyle uluorta mı konuşacağız? Ben insanların içinde konuşmaya uta nırım. Gelin şöyle tenhaya geçelim” dedi.
Terzioğlu bu davranışıyla gösterişten ne kadar uzak olduğunu gösterdi.
"Teksas Katliamı"
Sinema tarihine geçmiş bir klasik
olan "Teksas Katliamı", 40. yıl
dönümü anısına restore edilen
yeni kopyasıyla vizyona girecek.
Tobe Hooper'ın yönettiği filmde
Marilyn Burns, Allen Danziger,
Paula A. Partain, William Vail,
Teri Mcminn, Edwin Neal, Jim
Siedow, Gunnar Hansen ile John
Dugan oynamıştı.
Teksas Katliamı'nın 1974'te çekilen orijinal versiyonu, kan donduran sahneleriyle izleyenleri
şoke etmiş ve büyük bir başarı
yakalamıştı. Gerçek olaylara
dayanan bu korku hikayesi,
türünde birçok filme öncülük etti.
00:15 Ütopya
01:30 Ver Fırına
02:30 Aramızda Kalmasın
04:30 Şeffaf Oda
05:30 Para Bende
06:30 Oynat Bakalım
07:15 Disney Çocuk Kuşağı
08:15 Magazin
08:45 Aramızda Kalmasın
11:45 Oynat Bakalım
12:45 Para Bende
14:00 Kaçak Gelinler
15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
17:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
18:30 Ütopya (Yeni Bölüm)
06:00 Geniş Aile GENİŞ AİLE
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım ALIN
11:00 Bana Her Şey Yakışır
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Küçük Ağa
20:30 KADERİMİN YAZILIĞI GÜN
Kahraman Elif'e son bir şans
verir; ya aşklarını yaşayacaklardır ya da bu aşk sonsuza dek
bitecektir. Elif nişanın başlamasına dakikalar kala Kerem'le
yüz yüze kalır. Onunla olamayacağını söyler. Kerem
yıkılır.Kahraman ve Elif doya
doya aşklarını yaşarken, Defne
bunu öğrenir. Ne olursa olsun
engel olmaya kararlıdır. Kaderin
ona oynadığı oyunun farkında
bile değildir. Kaderimin
Yazıldığı Gün yeni bölümde
Kerem nişanın bozulduğunu
söyleyince konakta herkes şoke
olur. Kahraman da Elif'le birlikte
olduklarını açıklayınca işler
iyice karışır.
7 Nisan 2015 Salı
Diyanet Vakfı geçen yıl yurtiçine
250 milyon liralık yardım yaptı
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), geçen yıl yurtiçinde 250 milyon 548 bin liralık yardım
faaliyeti gerçekleştirdi.
ANKARA - TDV Genel Müdürü İsmail
Palakoğlu, AA muhabirine, vakfın 2014'te yurtiçinde eğitim, kültür, dini hizmetlere verdiği destekler ile sosyal ve hayri yardımlar alanlarında
yaptığı çalışmaları değerlendirdi.
Yeryüzünde iyiliğin egemen olması misyonu,
Türkiye ve yedi kıta insanlığın hizmetinde bir vakıf
olma vizyonuyla TDV'nin faaliyetlerini yurtiçi ve
dışında sürdürdüğünü belirten Palakoğlu, hayırseverlerin bağışlarını muhtaç, mazlum ve mağdurlara ulaştırırken hiçbir ayrım gözetmediğini
söyledi.
Palakoğlu, Türkiye'nin merhamet elini uzatırken, dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımı yapmadıklarını
ifade etti.
Yurtdışı faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye'de gerçekleştirdikleri eğitim, kültür, sosyal ve hayri yardım projelerinin de vakfın çalışmalarında önemli
bir yer tuttuğunu vurgulayan Palakoğlu, TDV olarak 2014'te yurtiçinde 250 milyon 548 bin liralık
yardım yaptıklarını bildirdi.
Palakoğlu, vakfın geçen yıl yurtdışına da
53,24 milyon dolar yardım yaptığını hatırlattı.
TDV'nin kuruluş gayesi doğrultusunda Diyanet
İşleri Başkanlığı hizmetlerini desteklediğini dile
getiren Palakoğlu, cami, Kur'an kursu, müftülük
hizmet binalarıyla din eğitimi verilen binaların
inşaat ve onarımları için geçen yıl 138 milyon 995
bin lira yardımda bulunduklarını kaydetti.
Palakoğlu, "Diyanet İşleri Başkanlığımızla
işbirliğimiz, İslam'ın asli hüviyetiyle anlaşılmasını
ve dünya Müslümanlarının birlik ve beraberlik
içerisinde yaşamasını amaçlamaktadır.
Yurtiçinde ve dışında, irşad, hac ve umre,
müftülük, Kur'an kursu, eğitim merkezleri ve
cami hizmetlerinin süratli ve etkin şekilde yürütülmesi için Başkanlığımıza gerekli desteği sağlıyoruz" dedi.
Ramazan ve Kurban bayramlarının yanı sıra
yurtiçinde yıl boyunca yardım çalışmalarını sürdürdüklerinin altını çizen Palakoğlu, sosyal ve
hayri faaliyetlerle diğer giderler kapsamında
geçen yıl Türkiye'de 37 milyon 56 bin lira yardım
faaliyeti gerçekleştirdiklerini aktardı.
Palakoğlu, fakir ve yardıma muhtaç vatandaşların tespiti ve bunlara dağıtılacak ayni ve nakdi
yardımlarla ramazanda yapılan alışveriş yardım
kartı ve gıda yardım paketlerinin dağıtımı, iftar
sofraları, vekalet yoluyla kurban kesim programı,
adak kurban kesimleri, deprem, sel gibi afetler ile
tüm hayri faaliyetlerde hayırseverlerin bağışlarını
yıl boyunca ihtiyaç sahibine ulaştırıldığını anlattı.
Gelecek nesillerin yetiştirilmesi için eğitime
öncelik verdiklerine işaret eden Palakoğlu,
2014'te burs, eğitim desteği, imam hatip liselerinin desteklenmesi gibi alanlarda da 43 milyon
574 bin lira yardımda bulunduklarını kaydetti.
Palakoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Vakfımız, kadim medeniyet mirasımızı idrak
etmiş, ümmetin derdiyle dertlenen, öz güveni
yüksek, alanında uzman, iyi bir insan ve iyi bir
Müslüman neslin yetişmesi için eğitime öncelik
vermektedir. Kur'an kurslarından, hafızlık eğitimine, imam hatip lisesinden üniversiteye, yüksek
lisanstan doktoraya kadar eğitimin her kademesinde gençlerimize sağlam bir din eğitimi vermek
için çalışmaktadır." (AA)
Fındık
Kaybolan eşyanın sahibine
üreticisinden
bir “tık”la ulaşılacak
ANKARA - Ankara'da bir patent firması,
kayıp eşyaların, sahiplerine zahmetsiz şekilde
ulaşmasını sağlayan sistem geliştirdi.
Seyahatlerde, alışverişte ya da bir kafede
otururken eşyaların kaybolması veya unutulması
birçok kişinin sıklıkla yaşadığı problemler arasında yer alıyor. Bu gibi durumlarda eşyayı
bulanlar sahibine ulaştırmak istese bile kaybeden kişiye ulaşmanın zorluğu kimi zaman eşyanın sahibine hiç ulaşamamasına neden olabiliyor.
Başkent merkezli bir patent firması da bu
problemi göz önüne alarak kayıp eşyaları,
sahiplerine kolay ve resmi prosedürlere gerek
görülmeden ulaştırmaya imkan tanıyan bir sistem oluşturdu.
Firmanın Sahibi Özgür Meriç Turan, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce kaybolan anahtarlıkları PTT kargo servisi aracılığıyla
sahiplerine ulaştıran "evime yollar" sistemini
geliştirdiklerini belirtti.
Halihazırda verdikleri bu hizmeti eşyayı bulan
kişiye zahmet vermeyecek şekilde daha da ileri
taşımayı amaçladıklarını dile getiren Turan, bunu
sağlayacak üzerinde "Lost Stop" yazılı etiket
(sticker) tasarlama fikrinin böyle ortaya çıktığını
söyledi.
Söz konusu fikirden hareketle eşyasını kaybeden ile bulan kişiyi internet üzerinden buluşturacak "www.findthefinder.com" adlı bir site
kurduklarını anlatan Turan, sistemin nasıl işlediğine dair şu bilgileri verdi:
"Herşeyden önce etiketi eşyasının üzerine
yapıştıran insanların internet sitesine girerek
kaydolması gerekiyor. Bu aşamada insanlar
eşyalarına yapıştırdıkları etiket üzerindeki kullanıcı kodunu, isimlerini, e-posta adreslerini, telefon numaralarını ve tercih etmeleri halinde
adreslerini yine etiket üzerinde yazılı bulunan
internet adresine girerek sisteme kolaylıkla kayıt
yaptırabiliyorlar. Böylece etiketi kullananlar sis-
tem tarafından tanımlanıyor. Bundan sonraki
aşamada kayıp eşyayı bulan kişi, kullanıcı kodunu, e-posta adresini veya telefon numarasını
yazarak sisteme giriyor. Kayıt işlemi sırasında
eşyayı bulanın ismini yazması gerekmiyor.
Bütün bu işlemler yapıldığında sistem eşyanın
sahibine eşyayı bulan kişinin telefon numarası
ve e-posta bilgilerini yolluyor ve eşyayı bulan ile
kaybeden iletişime geçiyorlar."
Etiketin cep telefonu, diz üstü bilgisayar,
bavul, ev hayvanlarının tasması gibi kaybolma
ihtimali olan hemen her yere yapıştırılabileceğini
anlatan Turan, çok dayanıklı bir malzemeden
ürettikleri etiketin kolay yıpranmadığını söyledi.
Turan, sistem sayesinde eşyayı bulanların,
facebook veya twitter aracılığıyla da eşyası kaybolan kişilere ulaşabileceğinin altını çizdi.
Sistemin eşyayı kaybedenle bulanı doğrudan
iletişime geçirmek temeline dayandığını dile
getiren Turan, "Şu anda test aşamasında.
Teknoloji, bilişim ve havayolu firmaları ile temaslarımız sürüyor" dedi.
Ürünü küresel bir marka haline getirmeyi
hedeflediklerini belirten Turan, dünyada 7 milyar
civarında insan olduğu ve bu insanların kişisel
eşyalarının kaybolma ihtimali düşünüldüğünde
uygulamanın insanların ilgisini çekeceğine inandıklarını söyledi.
Yurtdışındaki bazı firmalara ürünü ve sistemi
tanıtma imkanı bulduklarını kaydeden Turan,
özellikle Azerbaycanlı bazı teknoloji firmalarının
sistem ile yakından ilgilendiğini ifade etti.
Turan, sistemin kayıp eşyanın teslimi ile ilgili
yapılması gereken çok sayıda resmi prosedürün
de önüne geçtiğini belirterek, "Böyle bir ürünün
dünyada örneği bulunmuyor" diye konuştu.
Şu anda "bireysel talepleri karşılayabilecek"
durumda olduklarına işaret eden Turan, bunun
dışında ürünün satışı için kitabevi ve müzik marketlerle de görüştüklerini sözlerine ekledi. (AA)
“don” olayına
karşı dumanlı
önlem
ORDU - Ordu'da birçok fındık üreticisi iki gündür etkili olan kar yağışı sonrası yapılan don uyarısı nedeniyle gece bahçelerinde ateş yakarak dumanlama yöntemiyle fındığını korumaya çalıştı.
Bölgede son günlerde etkili olan kar yağışı sonrası don tehlikesinin baş göstermesi üzerine,
henüz yapraklanmaya başlayan ve karanfil açan
fındık ağaçlarını korumak isteyen üreticiler, ürünlerini kendi yöntemleri ile korumaya çalışıyor.
Meteoroloji yetkililerinin don uyarısı üzerine
özellikle yüksek rakımlı ilçelerde kalan bahçe
sahipleri, gece ateş yakarak dumanlama yöntemiyle olası don tehlikesine karşı tedbir aldı.
Ulubey Güvenyurt Mahallesi'ndeki üreticilerden
Recep Tosun, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Ordu'da iki gündür devam eden kar yağışının
ardından hava sıcaklıklarının ani düşüş gösterdiğini
belirterek böyle bir yöntem uyguladıklarını ifade
etti.
Fındıklarının risk altında olduğunu söyleyen
Tosun, ''Önceki yıllarda fındıklarımız dondan etkilenmiş ve ciddi zararla karşı karşıya kalmıştık. O
nedenle tedbir alıyoruz'' dedi.
Bahçe içinde yakılan ateşten çıkan dumanların
araziye dağılarak fındık dallarındaki tomurcukları
dondan koruduğunu vurgulayan Tosun, ''Tek
geçim kaynağımız olan fındığın dondan etkilenmesini istemiyoruz. Geçmiş yıllarda yaşadıklarımız
tekrarlanmasın diye önlem alıyoruz'' diye konuştu.
Üretici Tuncay Turan'da fındığı dondan ve buzlanmadan korumak için bahçe içerisinde ot ve çalı
yaktıklarını, havaların soğuk gitmesi halinde bu
işlemi sürdüreceklerini belirtti.
Öte yandan Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat
Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Turan Karadeniz, fındık için riskli gecelerin
başladığını belirterek, "Bu risk bir kaç gece sürebilir. Özellikle kar yağışının etkili olduğu yüksek
rakımlı Akkuş, Aybastı, Gölköy, Gürgentepe,
Kabataş, Mesudiye, İkizce ve Korgan ilçelerimizdeki üreticilerimiz daha fazla dikkat etmelidir"
dedi.
Üreticilerin en basit yöntemi deneyerek bahçelerini dumanlama sistemiyle korumaya çalışmaları
gerektiğini söyleyen Karadeniz, "Fındık üreticisi
don riski ortadan kalkana kadar bu işlemlerini
özellikle gece yarısından sonra tekrarlamalıdır"
diye konuştu.
Karadeniz, bazı bölgelerde dona bağlı olarak
fındık dallarında kısmi zararların meydana geldiğini, ancak net tablonun yapılacak araştırmaların
ardından ortaya koyulabileceğini sözlerine ekledi.
(AA)
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
bölge haberlerİ
Ateş bacayı sarmadan...
GÖZLERİMİZİN önünde cereyan eden uğursuz
olayları izliyor ve her biri için söylenecek birkaç şey
bulabiliyoruz da, acaba olayların bütününü tek bir kare
içerisinde değerlendirebilecek bir zihin cimnastiği
yapıyor ve oradan gereken sonucu çıkarabiliyor
muyuz?
Bu sorunun tek bir cevabı var: Hayır...
Terör ülkemizi yeniden sınamaya başladı. Birbiriyle
ilintisiz görünen son iki olay, aslında, terörü bir yöntem
olarak kullananların amacını açık ediyor; ancak biz her
olayı kendi özelliği içerisinde değerlendirdiğimiz için
terörün mesajını ıskalıyoruz.
Iskaladığımız için de, terör, genellikle istediği sonucu alıyor.
Çağlayan Adliyesi’nde iki militan, toplumu geren
davaların kendisine emanet edildiği bir savcıyı rehine
aldı; eylemin sonunda militanlar öldürüldü, ama savcı
da sağ olarak kurtarılamadı.
Ardından bizler ne yaptık?
Teröre hemen bir örgüt adı bulduk; eylemciler zaten
bayraklarıyla gelmiş, kameralara kimliklerini açıklayıcı
pozlar da vermişlerdi. Devletin güçleri, eylemden
sonra örgüte yönelik operasyon başlattı ve çok sayıda
potansiyel eylemciyi gözaltına aldı.
Daha başka ne yaptık?
Birbirimize girdik ve girmeye de devam ediyoruz.
Eylemcilerin savcıyı tehdit eden görüntülerini yayımlayan gazeteler suçlandı; eh tabii, bu, içte ve dışta büyük
bir gürültü kopardı. Eşzamanlı olarak, güvenlik güçlerinin eyleme müdahalede yetersiz kaldığıyla başlayıp
aslında canlı yakalanabilecek eylemcileri ve kurtarılabilecek savcıyı polisin (tabii bir yerlerden emir alarak)
öldürdüğüne dair senaryolar yazmaya başladık
Hangi eylem daha etkilidir terörü yöntem olarak seçmişler bakımından? Eylemin kendisi mi, yoksa sonrasında yapılan ve yaşananlar mı?
Yeni olay, Rize’de galip geldiği maçtan dönen
Fenerbahçe takımının otobüsüne, havaalanına doğru
yol alırken, ateş açılması...
Ülkemizde sayıları hiç de az olmayan takıntılı birinin tekil bir girişimi de olabilir bu eylem; futbol
camiasını bütünüyle -en fazla taraftarı bulunan takım
bilinen FB camiasını da özellikle- rahatsız ederek
sonuç almak isteyen karanlık güçlerin işi de...
Hangisi olursa olsun, olay sonrasında meydana
gelen gelişmeler, eylemin kendisinden daha fazla
olumsuzluğa sebep olacağa benziyor.
Zaten var olan kutuplaşma bu defa futbol ekseninde
kalıcılığa dönüşecek gibi...
Yarın bir yerlerde yeni bir olay ortaya çıkabilir ve
toplumsal yapımızda daha derin yaralar açabilecek
yeni krizlere sebep olabilir.
Neden?
Patlamaya hazır bir bomba gibiyiz de ondan...
Kurtlar bulanık havayı sever ya, Türkiye bugün
yerli-yabancı kurtların iştahını kabartan bir bulanık
havaya sahip.
Bizler küçücük bir kıvılcımı kendi elimizle alevlendiriyoruz, ülkeyi istedikleri istikamete sevk etme derdinde olanlara bacayı saracak bir yangına dönüştürme
işi kalıyor.
İşin zor bölümünü kendimizin yaptığına dikkat çekmek isterim.
Adliyedeki eylem sonrasında yargı camiasının en
hararetli bölümü avukatlar hareketlendi; şimdi de tartışmalara savcılar ve yargıçların da hareketlenmesini sağlayacak kapsayıcı bir söylem hâkim olmaya başladı.
Havaalanı yolunda FB otobüsüne sıkılan kurşun da,
biraz daha dikkatsiz davranılırsa, bütün kulüplerin birbirine düşeceği yeni bir cepheleşmeye sebep olabilir.
Seçime gidiyoruz, bütün partiler sandıktan başarıyla
çıkmak istiyor anladık da, sonrasında yönetilemez hale
gelmiş bir ülke ortaya çıkarsa ne olacak?
6 Nisan 2015/ HABER TÜRK
Atık çamur enerjiye
dönüştürülecek
BURSA - Bursa Büyükşehir Belediye
Başkanı Recep Altepe, arıtma tesislerinde biriken atık çamurların yakılması sırasında açığa
çıkacak ısıdan yıllık 2,5 megavat elektrik üretilmesi sayesinde yılda 6 milyon liralık enerji tasarrufu sağlanacağını bildirdi.
Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, arıtma tesislerinde biriken atık çamurun
bertaraf edilmesini ve yakma sırasında açığa
çıkacak ısıdan elektrik elde edilmesini sağlayacak "Akışkan Yataklı Çamur Yakma Tesisi" protokolünün imza törenine Bursa Büyükşehir
Belediye Başkanı Recep Altepe ile yüklenici firmanın yönetim kurulu üyesi Özen Kuzu katıldı.
Törende konuşan Altepe, kolektör yatırımlarıyla kent merkezindeki derelere akan kanalizasyon hatlarını arıtma sistemine dahil ettiklerini
hatırlattı.
Altepe, atıksu arıtma tesislerinde biriken
çamurların da önemli bir çevre sorunu olduğunu
ve bunu ortadan kaldırılmak amacıyla uzun süredir çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Çamurların bertaraf edilerek ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bununla ilgili dünya genelinde
birçok tesisi inceledik ve en gelişmiş teknoloji
olan akışkan yataklı yakma tesisini kurmak için
çalışma başlattık. Yakma kazanlarında sıcaklık
850 dereceye çıkarılacak ve akışkan sistem
özelliği sayesinde bir daha yakıt takviyesi yapmaya gerek olmayacak. Ayrıca bu tesiste yıllık
2,5 megavat elektrik üretilecek. Yani yılda 6 milyon liralık enerji tasarrufu yapmış olacağız.
Kullanılan teknoloji bakımından örnek bir tesisi
daha Bursa'ya kazandırıyoruz. Yaklaşık 68 milyon liralık yatırımın 1,5 yıl içinde tamamlanmasını
hedefliyoruz." (AA)
4
ANKARA
7 Nisan 2015 Salı
Çankaya’da
yaşayan yurttaşlara
sorarak çalışmalarını yürüten
Çankaya
Belediyesi,
Yaşamkent Yaşar
Kemal Kemal
Parkı’nın projelendirilmesinin
ardından yeni bir
park projesi için
uzmanlarla bir
araya geldi.
Çankaya’da vatandaşın
görüşü alınıyor
HABER MERKEZİRadyo frekans kontrollü uçak, tekne, araba gibi
model araçlar için Türkiye’nin en iyileriyle toplantı
düzenleyen Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı
Anıl Sevinç ve Tasarım Ekibi, uzman kullanıcılardan
görüş aldı.
Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Spor ve Sosyal
Tesisleri’nde yer alan Ankara Karting Kulübü’nde
çok sayıda model araç sporları dernek ve kulüp
yöneticisi ile bir toplantı düzenleyen Başkan
Yardımcısı Anıl Sevinç, gelen talepler doğrultusunda, eksikliği hissedilen bir konsept park yapacaklarının müjdesini verdi. RC Park (Radyo Kontrollü
Model Araçlar Parkı) arazisinin tanıtımını yapan
Sevinç, Mühye’de model uçak, on-road- offroad
gibi yarışmaların da yapılabileceği bir park yapmak
istediklerini aktardı. Arazi eğimi, rüzgar yönü gibi
etkenlerin çok önemli olduğunu bildiklerini söyleyen
Sevinç, proje ekibince hazırlanan ilk taslağı tartışmaya açtı.
Ankara’da yer alan model uçak, araba ve tekne
kulüpleri ve derneklerinin temsilcilerinin yer aldığı
toplantıda, dünyanın çeşitli kentlerinde yer alan
örnekler incelenerek İzmir ve İstanbul’da kurulan
parklarda yaşanan sorunların da dikkate alınması
gerektiğine vurgu yapıldı. Örnek bir uygulama ile
kendilerine ilk kez böylesi bir davet geldiğini
söyleyen temsilcilerin ortak görüşü “Böylesine güzel
bir başlangıcı olan bir projeyi bitmiş sayarız ve
2016’da şampiyonluk hedefimizi ortaya koyarız”
şeklinde oldu.
Vatandaş katılımının kendileri için çok önemli
olduğunu hatırlatan Sevinç, “Parkları sizlerle birlikte
tasarlayacağız, yapacağız, sizler sahipleneceksiniz
ki, emek harcanan bu projelerin içi boşaltılmasın.
Parkınız ve şampiyonluk hazırlıklarınız şimdiden
hayırlı olsun” dedi.
Mühye’de yer alan 15 dönümlük arazide
tasarımına başlanan parkta, onroad-offroad, model
uçak pistleri ve yarışları izlemek için gelenlere
ayrılan yeşil alanlar ve kafeteryalar bulunması planlanıyor. Gece uçuşları için özel olarak aydınlatılacak
parkta ayrıca akü destekli şarj ünitelerinin yanı sıra
montaj ve bakım onarım atölyeleri de bulunacak.
Model uçaklarla 10 yılı aşkın zamandır ilgilenen
son 4 yıldır da Ankara Model Uçak Kulübü
Başkanlığı görevini sürdüren İsmail Yücel,
Ankara’da büyük ilgi gören model araç parkı soru-
nun büyük bir yara olduğuna değindi. Ankara’daki
500’ü aşkın model uçak kullanıcılarının sağlıklı bir
piste kavuşturulması için Çankaya Belediyesi’nin
girişimini kutlayan Yücel, tasarımın kullanıcılarla birlikte gerçekleştirilmesinin kendilerini onurlandırdığını
belirtti. Boş arazilerde yetişen takımların son üç
yıldır Türkiye şampiyonu olduğunu ifade eden
Yücel, “Bunca şampiyon çıkaran bir bölgede pist
eksikliğini gideren Çankaya Belediye Başkanı Alper
Taşdelen ve ekibine teşekkür ediyoruz. ” dedi.
Bugüne dek Ankara dışında elde ettikleri
başarıları kendi yaşadıkları kentte kurulan bir tesiste
hazırlanarak perçinlemek istediklerini dile getiren
Model Araba Sporları Derneği Başkanı Kayhan
Torpil, aynı zamanda Avrupa Federasyonu Türkiye
Temsilciliği görevini de yürütüyor. Torpil, “Proje aşamasında bizlerin tecrübelerine dayanarak hareket
eden Çankaya Belediyesi’ne şükranlarımızı sunuyoruz. Tesisi olmayan bir kentte, boş arazilerde
çalışarak şampiyonlar çıkarmayı başaran bizler,
Çankaya Belediyesi’nin bu girişimiyle Avrupa ve
Dünya şampiyonalarındaki iddiamızı şimdiden
ortaya koyuyoruz. Bu konuda kimsenin şüphesi
olmasın,” şeklinde konuştu.
Çankaya'da çöpte saat uygulaması başladı
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi çöplerin saat 21:00’de
dışarı çıkarılması uygulamasını başlattı.
Halk sağlığını korumak ve görüntü kirliliğini
engellemek için çöplerin saat 21:00’de dışarı
çıkarılmasını sağlamayı amaçlayan Belediye,
tanıtım afişleri ve çeşitli duyurularla Çankayalıları
bilgilendiriyor. Zamanından önce çıkarıldığı için
hem çevre hem de görüntü kirliliğine neden olan
çöplerle ilgili bir dizi önlem alan Belediye ekipleri,
aslında Çankaya’da uzun yıllar önce başlatılmış
olan uygulamanın üzerine daha büyük bir titizlikle eğilecek.
1 Nisan’da başlayan uygulama kapsamında,
vatandaşların ev ve işyerlerinden çıkan çöplerini
sağlam çöp torbalarına koymaları isteniyor. Çöp
konteynerı bulunan semtlerde konteynerlerin kullanılması da Çankayalıların dikkat etmeleri istenen hususlar arasında.
Çankaya Belediyesi çöp araçlarının şehir içi
trafiği olumsuz etkilememek için saat 20.30’da
merkez şantiyeden ayrılarak toplama güzergahlarına gittiğini kaydeden Belediye yetkilileri,
bu nedenle çöplerin saat 21:00’den sonra çıkarılmasının önemli olduğunu ifade ettiler.
Erken çıkarılan çöp poşetlerinin yiyecek
arayan sokak hayvanları tarafından parçalandığını ve dönüştürülebilir katı atık toplayanların da çöp poşetlerini yırtarak gelişigüzel
ortalığa saçtığını belirten yetkililer bu nedenle
büyük çöpler alınsa bile toplama bölgelerinin
tam anlamıyla temizlenemediğini söylediler.
Çöpleri saat 21:00’den önce dışarıya çıkaran
ve gelişigüzel bırakan vatandaşlara çevre kirliliğine sebep olmak nedeniyle yasaların gerektirdiği yaptırımların uygulanacağını ifade eden
Belediye yetkilileri, toplum sağlığını tehdit edenlere 208 TL cezai işlem uygulanacağını da hatırlatıyorlar.
Çankayalı Kadın Halter
Takımı kupayla döndü
İmamlardan
Taşdelen’e teşekkür
HABER MERKEZİÇankaya’daki ibadethanelerde görevli olan imamlar, belediyenin ibadethanelere yaptığı hizmetlerinden
dolayı Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e
teşekkür ziyaretinde bulundu.
İmara yeni açılan bölgelerde yer tahsisi yapıp, çok
sayıda ibadethanenin yapımına katkı sağlayan,
bakım-onarım ve iç-dış temizlik konusunda hizmet
kalitesinin artırılmasını sağlayan Başkan Taşdelen,
Çankayalı vatandaşların memnuniyetini kazanıyor.
Başkan Taşdelen, Emek Merkez Camii İmamı
Hasan Akgümüş, Birlik Mahallesi Önder Camii İmamı
Alaaddin Aygül ve semt sakinleri, Ümitköy Kafkas
Sitesi Hacı Osman Ağa Camii İmamı Güngör Demir,
Dernek Başkanı İsmail Çiftdoğan ve site sakinlerini
makamında ağırladı. Semt sakinleriyle birlikte
Taşdelen’i ziyaret eden cami imamları, desteklerinden
dolayı teşekkür ettiler. Yenimahalle’ye bağlı oldukları
dönemde cami temizliği konusunda Çankaya’dan
katkı aldıklarını söyleyen Hacı Osman Ağa Camii
İmamı Güngör Demir, yeni dönemde belediyeden her
türlü destek görmekten mutlu olduklarını söyledi.
Çok sayıda caminin genel tadilatını gerçekleştirdiklerini, periyodik olarak temizlik hizmetine devam ettiklerini belirten Taşdelen, vatandaşların bir buluşma
noktası olarak gördükleri ibadethanelere her konuda
destek olmaya devam edeceklerini söyleyerek ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade etti.
HABER MERKEZİGörme Engelliler Judo
Takımı’nın ardından
Yenimahalle Belediyesi
Görme Engelliler Kadın
Halter Takımı, 25-27 Mart
tarihlerinde Aksaray’da
düzenlenen Görme Engelliler
Halter Türkiye
Şampiyonası’ndan 2 kupa ve
6 madalya ile döndü.
Kupa sevinçlerini
Yenimahalle Belediyesi
Başkan Yardımcısı Erhan
Aras’la paylaşan sporcular,
başarılarının arkasında
Yenimahalle Belediyesi’nin
kendilerine verdiği desteğin
yattığını belirterek kupalarını,
Aras’a armağan etti.
Powerlifting ve Bench
Press kupalarının yanı sıra
4’ü altın, 2’si gümüş olmak
üzere toplam 6 madalya
kazanan sporcuları tebrik
eden Aras, “Hiçbir engel
tanımayarak başarıdan
başarıya koşan bütün
sporcularımızı tebrik ediyorum. Sizin kazandığınız her
kupa, aldığınız madalya bizi
2 kat daha fazla gururlandırıyor. Azminiz, herkese
örnek olsun. Sizden beklentilerimiz, her geçen gün
artıyor. Bu beklentileri
karşılıksız bırakmayarak,
Yenimahalle’yi spor alanında
başarıya taşıdığınız için
hepinize ayrı ayrı teşekkür
ediyorum” dedi.
Ayrıca Yenimahalle
Belediyesi Görme Engelliler
Kadın Halter Takımı’ndan
67,5 kiloda Meltem Tırıklı, 75
Kiloda ise Ayten Özyürek
milli takımda ülkemizi temsil
etmeye hak kazandı. İki
başarılı sporcu 8-18 Mayıs’ta
Güney Kore’de düzenlenecek Dünya Oyunları’nda
ay-yıldızlı bayrağımızı göndere çektirmek için
mücadele edecek.
ÇSM’deki sergiyi 2 haftada
5 bin kişi gezdi
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar
Merkezi’ndeki “Ellerin Büyüsü” sergisini iki haftada
yaklaşık 5 bin kişi ziyaret etti. Her yaş ve meslek
grubundan sanatseverler, Pablo Picasso’dan,
Salvador Dali’ye, Auguste Rodin’den Le Corbusier’e
dünya sanatına yön veren sanatçıların orijinal eserlerini yakından görme fırsatı buldu.
17-31 Mart tarihleri arasında açık kalan sergiyi,
Gazi, Hacettepe, Ankara Üniversitesi öğrencilerinin
yanı sıra ilköğretim öğrencileri de gezdi.
Eserler hakkında bilgi alan ziyaretçiler, derslerde,
gazetelerde, televizyonlarda isimlerini duydukları
sanatçıların orijinal eserlerini yakından inceleyebildi.
Güzel sanatlar eğitmenleri, sergiyi, “büyük bir fırsat”
diye nitelendirerek, serginin görsel sanatlara bakış
açısını geliştirmek üzere özel bir öneme sahip olduğu
konusunda birleşti.
Plastik Cerrah Prof. Dr. Hans Zilch’in
koleksiyonundan oluşan sergide, Türkiye’den Abidin Dino,
Adnan Çoker, Devrim Erbil, Ergin İnan, Mehmet
Güleryüz, Bedir Rahmi Eyüboğlu, Balkan Naci
İslimyeli, Fevzi Karakoç, Komet, Fikret Otyam,
Nedret Sekban, Süleyman Saim Tekcan, Metin
Yurdanur gibi imzalar da taşıyan 160 heykel ve resim
yer aldı.
Ellerin cazibesini meslek yaşamının sona
ermesinin ardından sanatla yaşatmaya karar verdiğini
ifade eden koleksiyoner Zilch, elin oluşumu ve
beynin gelişiminin paralellik gösterdiğine dikkat
çekerek, iki organın kendisini çok etkilediğini ve
“Ellerin Büyüsü” fikrinin böyle ortaya çıktığını
söylüyor. İlk kez Berlin Üniversitesi’nde hocalık
yaparken ellerle ilgili çalışmaları biriktirmeye başlayan
Zilch, Picasso eserlerinden sonra orijinal eserler
toplamaya başladığını belirtiyor. 30 yılda oluşan
koleksiyon, gittiği her ülkede aynı isimle sergileniyor.
Kızılcahamam'da
ilaçlama çalışmaları
NECATİ PARMAKKızılcahamam Belediyesi, ilçe genelinde ilaçlama
çalışmalarına başladı.
Kızılcahamam Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol
Müdürlüğü'nün Temizlik İşleri ilaçlama yapan ekipleri
tarafından yaz döneminde oluşabilecek uçkunları en
aza indirgemek üzere ilçe genelinde çalışmalar
başladı. Vatandaşların rahat bir yaz mevsimi geçirmesi ve temiz bir ilçe olması amacıyla yapılan şehir
genelindeki larva mücadelesiyle ergin haşerelerin
oluşmasının önüne geçilecek. Özellikle durgun su
birikintileri, dereler, kanallar, inşaat suları, fosseptikler,
rögarlar, mazgallar, çöp konteynerleri vb. alanlarda
ilaçlama çalışmalarının yapılmasıyla haşerelerin ergin
hale gelip vatandaşları rahatsız etmelerine engel olunacak. Bahar mevsiminin gelmesiyle, Temizlik İşleri
ekipleri tarafından başlayan ilaçlama çalışmaları
aralıksız devam edecek.
ANKARA’DA OTURAN KARS
VE ÇEVRESİ YARDIMLAŞMA
VE DAYANIŞMA DERNEĞİNDEN
OLAĞAN GENEL KURUL
TOPLANTI İLANI
06-070-076 Kütük numaralı Derneğimizin Ana
Tüzüğü gereği iki yılda bir NİSAN ayı içerisinde
yapılması gereken Olağan Genel Kurul
Toplantımız 23/04/2015 tarihinde saat: 13:00’de
Demetevler 10. Cadde No:17/A Yenimahalle/
ANKARA adresinde yapılacaktır.
Anılan toplantıda yasal çoğunluğun sağlanamaması durumunda ikinci toplantımız ise
30/04/2015 tarihinde aynı saat ve aynı adreste
toplanacaktır. İlgililere ve üyelere duyurulur.
Yönetİm Kurulu
GÜnDem
1- Yoklama, Açılış ve Saygı duruşu,
2- Divan Başkanlığı seçimi,
3- Yönetim ve Denetim Kurulu Raporlarının
okunması ve görüşülmesi,
4- Gelir ve Gider Hesaplarının okunması
görüşülmesi ve kabulü,
5- Yönetim ve denetim kurulu çalışma raporlarının ibrası,
6- Üyelik aidatlarının görüşülüp karara bağlanması,
7- Yeni Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin
seçimi,
8- Dilek ve öneriler kapanış.
YediGün- 17
ANKARA
7 Nisan 2015 Salı
Ankara Büyükşehir
Belediyesi Fen İşleri
Daire Başkanlığı tarafından yapılan çalışmalar
kapsamında 2014 yılında
Ankara’da 1 milyon 6
bin 840 metrekare tretuvar, 815 bin 500 metre
bordür, 26 bin 829 adet
bariyer döşendi.2015
yılının ilk üç ayında ise
yaklaşık 202 bin metre
kare tretuvar, 162 bin
metre bordür, 6 bin 263
adet bariyer döşendi.
Büyükşehir, geçen yıl
asfalt rekoru kırdı
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter
Yardımcısı Vedat Üçpınar, geçen yıl yapılan
kaldırım çalışmaları ile Büyükşehir Belediyesi’nin
bir rekora daha imza attığını söyledi.
Vedat Üçpınar, 30 Mart Yerel Seçimleri sonrası
Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanına
giren yeni ilçe ve mahallelerde de çalışmaların
devam ettiğini belirterek “Ankara merkez ve
ilçelerde kaldırım, tretuvar, bordur ve bariyer
çalışmaları hızla sürüyor” dedi.
Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire
Başkanlığı’nca gerçekleştirilen 2014 yılında
yapılan çalışmalar kapsamında; görme engellilere
yönelik olarak 367 bin 124 metre iz yolu, 2015
yılının ilk üç ayında ise yaklaşık 94 bin metre iz
yolu döşenirken, tekerlekli sandalye kullanan
engelli vatandaşlar için de kaldırımlara engelli
rampaları yapıldı.
Başkent’te kaldırım yapımında bazalt kaplamalı beton blok kullanıldığını belirten Vedat
Üçpınar, böylelikle kaldırımların çok daha sağlam
ve dayanıklı olduğunu söyledi.
Bazalt taşı ile yapılan kaldırımların andezit
taşına göre daha dayanıklı olduğunu kaydeden
Üçpınar, “Andezit taşı ile yapılan kaldırımlar daha
dayanıksız olduğu için kaldırımlarda çökmeler ve
taşlarda oynamalar meydana gelebiliyordu.
Bazalt kaldırım çalışmalarında, 10-15 cm yüksekliğinde stabilize sıkıştırma malzemesi, onun
üzerine 10-15 cm yüksekliğinde gro beton ve
onun da üzerine 15 cm kalınlığında bazalt
kaplamalı beton parke yapılarak neredeyse 45
cm yüksekliğinde radye temel inşa ediliyor” diye
konuştu.
Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire
Başkanlığı tarafından standartlara uygun olarak
engellilere özel klavuz ve uyarıcı kaldırım çalış-
maları da sürüyor.
Görme engellilerle ilgili beton kaldırım iz yolu
çalışması yaptıklarını belirten yetkililer, engellilere
yönelik kaldırım çalışmalarıyla pek çok engellinin
kaldırımları daha rahat ve güvenli bir şekilde kullanabildiğini söylediler.
2014 yılında görme engellilere yönelik toplam
367 bin 124 metre iz yolu, 2015 yılının ilk üç ayında ise yaklaşık 94 bin metre iz yolu yapıldığını
ifade eden yetkililer, iz yollarının mevsim şartlarına
uygun özellikle de kışın donma ve kaymaya karşı
özellikte yapıldığını kaydettiler.
Engellilerle ilgili erişilebilirlik çalışması kapsamında kaldırımlarda engelliler için rampalar
yaptıklarını belirten yetkililer, özellikle görme
engelliler için ise 10-15 cm kalınlığında görme
engelli (Klavuz) beton parke, 10-15 cm kalınlığında noktalı görme engelli (Uyarıcı) beton parke
yapıldığını söylediler.
Altındağlılar
Çanakkale yolunda
Hamamönü
Söyleşileri
bu ay dopdolu
HABER MERKEZİHamamönü Söyleşileri, nisan ayında sanatseverlere kapılarını açıyor. Altındağ Belediyesi tarafından Hamamönü’ndeki tarihi Kabakçı Konağı’nda
düzenlenen sohbetler, sanat, edebiyat ve sohbetseverlere unutulmaz akşamlar sunuyor. En seçkin
sanatçıların, edebiyatçıların ve akademisyenlerin
yer aldığı Hamamönü Söyleşileri, her ay olduğu
gibi 19.00 – 21.00 saatleri arasında Ankaralıları
ağırlayacak.
Ankaralı vatandaşlar, müziğin tadını
Hamamönü Söyleşileri’nde çıkaracak. Hamamönü
Söyleşileri’nde Türk Halk Müziği’nden tasavvuf
ezgilerine, sanat müziğinden Mevlevi derlemelerine kadar farklı müzik türleriyle karşılamak
mümkün. “Bu Toprağın Türküleri” ile başlayacak
olan Hamamönü Söyleşileri’ni İlkim Eylül İlk’in solo
dinletisi takip edecek. Cengiz Taşkent, “Muazzez
Abacı akşamı” ile kulakların pasını silerken, “Gönül
Titreten Nağmeler” Hamamönü’nden yükselecek.
Hamamönü Söyleşileri’nde memleket havaları, bu
ay Sivas ve Erzincan yörelerine ait eserleri sanatseverlerle buluşturacak.
Çok sayıda farklı kültür de Hamamönü’nde bir
araya gelecek. Azerbaycan Kültürü ile Kırım Tatar
Kültür ve Sanat Akşamı programlarına Hamamönü
ev sahipliği yapacak. Hamamönü Nisan Ayı
Söyleşileri’nde Ankaralı vatandaşlar adeta şiire
doyacak. Şairler Şöleni’nden sonra, Kabakçı
Konağı Şiir Dinletileri’nin büyüsü Hamamönü’nü
saracak. Azerbaycan şiirleri de yine
Hamamönü’nde dile gelecek. Hamamönü
Söyleşileri’nde Mevlana’nın ve Tasavvuf
Edebiyatı’nın yeri bir başka… Mevlana’nın en
önemli eserlerinden biri olan “Mesnevi’den
Esintiler” ile huzura doğru bir yolculuk başlayacak.
HABER MERKEZİAltındağ Belediyesi tarafından
Çanakkale, İstanbul, Bursa, Konya,
Kapadokya, uçakla Şanlıurfa ve Mardin gibi
noktalara düzenlenen kültür gezilerinin ilk
durağı olan Çanakkale için, ilk kafile yola
çıktı.
Beşikkaya ve Çamlık Mahalleleri Kadın
Eğitim ve Kültür Merkezleri’ne üye kadınlar,
beraberlerinde 2 rehber ve sağlık görevlisi
ile birlikte heyecan dolu yolculuklarına
başladı.
Çanakkale gezilerinin bu yıl Çanakkale
Zaferi’nin 100’üncü yıl dönümü olması
sebebiyle ayrı bir önem taşıdığını ifade eden
Başkan Tiryaki “Biz insanları Marmaris’e,
Bodrum’a, Antalya’ya götürmüyoruz. Bu
turistik bir gezi değil. 24 farklı mahallede
hizmete açtığımız Kadın Eğitim ve Kültür
Merkezleri’nde kadınlara verilen eğitimin bir
parçası… Ben Türkiye’de yaşayan herkesin
Çanakkale’yi mutlaka görmesi gerektiğine
inanıyorum. Vatanın ne şartlarda
kazanıldığını yerinde öğrenmek açısından
Çanakkale, mutlaka görülmesi gereken bir
şehrimiz…” diyerek Çanakkale gezilerinin
amacını özetledi.
Altındağ Belediyesi tarafından ücretsiz
olarak düzenlenen geziler için, Altındağ’dan
iki günde bir 2 otobüs hareket ediyor.
Feribotla Çanakkale Boğazı’ndan geçerek
Eceabat’a ulaşan Altındağlılar, tarihe yakından tanıklık ediyor. Burada, Türk Kurtuluş
Savaşı tarihinin izlerini yakından görme,
Çanakkale kara ve deniz savaşlarının
yapıldığı yerleri gezme fırsatı bulan kadınlar,
daha sonra Kilitbahir Köyü’nü ve Türk
askerlerinin namaz kıldığı Namazgâh
Tabyası’nı ziyaret ediyor. Çanakkale
Savaşları’nda kaldırdığı 210 kiloluk top
mermisiyle tarihe geçen ve Türk askerinin
ruhunu yansıtan Seyit Onbaşı Heykeli’ne de
büyük ilgi gösteriliyor.
Uzman rehberler sayesinde Çanakkale
Savaşları hakkında bilgi sahibi olan
Altındağlılar, anlatılanlar karşısında duygu
dolu anlar yaşıyor. Tarih sayfalarında yolculuk eden merkez üyeleri, Şehitlik
Abidesi’nde Türk askeri için bol bol dua
ediyor.
Altındağ Belediyesi tarafından düzenlenen kültür gezilerinin kapsamı, yalnızca
kadınlarla sınırlı değil… Merkez üyesi kadınların eşleri ve Altındağlı gençler de gezi
programı kapsamında, yola çıkacakları günü
sabırsızlıkla bekliyorlar.
5
MÜSİAD Ankara
panel düzenledi
Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği
(MÜSİAD) Danışmanlık ve Eğitim Sektör
Kurulu tarafından, panel düzenlendi.
AYŞEGÜL BALDEMİRMÜSİAD Ankara Şubesi ev sahipliğinde düzenlenen “Özel Okulların Tarihi Misyonu, Geleceği ve
Yatırım İmkanları” konulu ATO Meclis Salonu’nda
gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf
Tekin’in açılış konuşmacısı olarak katıldığı panelde,
Ekonomi Bakanlığı Teşcik Uygulama ve Yabancı
Sermaye Genel Müdürü İbrahim Uslu, Özel Öğretim
Derneği Genel Başkanı Ahmet Akça ve Marmara
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Keskin
panelist olarak yer aldı.
Panelde açılış konuşmasını gerçekleştiren Milli
Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, eğitimde
gerçekleştirilen yapısal dönüşümün detayları hakkında bilgi verdi. Özellikle dershanelerin özel okullara
dönüşüm sürecinde özel öğretim kurumları için yeni
yatırım imkanları oluştuğunun altını çizen Tekin, “Özel
Öğretim Kurumlarının farklı alanlara yönelik eğitim
veren okullara yönelmesi güzel bir adım olacaktır.
Gençlerimizin üniversite eğitimine hazırlık yapmanın
yanında spor ve sanat gibi dallarda da uzmanlaşmaları önem arz ediyor.” dedi. Açılış konuşmalarının
ardından başlayan panelde, dershanelerin özel
okullara dönüşüm süreci ve özel öğretim yatırımları
değerlendirildi.
Esnaf
Esnaf odalarından
odalarından
Tiryaki'ye
Tiryaki'ye ziyaret
ziyaret
HABER MERKEZİEsnaf odalarından Altındağ Belediye Başkanı
Veysel Tiryak'yi ziyaret etti. Ankara Marangoz Esnaf
ve Sanatkârlar Odası Başkanı Rıdvan Aktaş, Ankara
Mobilyacılar Lakeciler Esnaf ve Sanatkârlar Odası
Başkanı Hüseyin Taklacı ve beraberindeki heyeti
makamında kabul eden Tiryaki, ziyaretten duyduğu
memnuniyeti dile getirdi. Başkan Tiryaki, Siteler
Bölgesi’nin imar durumu hakkında açıklamalarda
bulundu.
Esnafın kendileri için önem taşıdığını söyleyen
Başkan Veysel Tiryaki, Altındağ Belediyesi’nin esnafa
her zaman destek olduğunu vurguladı. Başkan
Tiryaki, Siteler Bölgesi’nin imar durumu hakkında da
heyet üyelerine bilgi verdi. Esnafın rahat etmesi için
her şeyi yapacaklarını ifade eden Başkan Tiryaki,
Altındağ’ı hep birlikte daha da ileri taşıyacaklarını
kaydetti.
Çiflik Kavşağı'na
otorobot heykeli
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi’nin, projesi
Ankapark, içeriğindeki etkinliklerin ipuçlarını
vermeye başladı. Büyükşehir, bu amaçla AOÇ
Kavşağı’na, 3,5 metre yüksekliğinde, CNC kesimiyle (3 boyutlu kesim) yapılan granit mermer
otorobot heykeli yerleştirdi.
Büyükşehir Belediyesi’nin, Ankapark’taki en
büyük etkinliklerinden biri otorobotların
savaşının yer alacağı “4D” sinema olacak.
Dünyanın en büyük hareketli platforma sahip
4D sinema sisteminin yer alacağı 2 bin
metrekarelik dev çadırda, 250 kişilik gruplar
halindeki ziyaretçiler, otorobotlarla birlikte
dünyayı kurtaracak.
Birbirinden değişik yüzlerce aktivite ile her
yaş grubundan vatandaşların gezip, eğlenip,
öğrenip, gönlünce vakit geçireceği Ankapark’ta
en çok ilgi toplayacak çadırlardan biri de otorobotların sinema gösterisi olacak.
ODTÜ Teknokent’teki Türk mühendisler
tarafından tasarlanan platformdaki 4D sinema
keyfi, Çin’deki hurda araç parçalarından imal
edilen, hareketli, ışıklı ve konuşabilen 12 adet
dev otorobotun karşılayacağı çadırda
yaşanacak.
6
ANKARA
7 Nisan 2015 Salı
Ak Parti
Sincan İlçe
Teşkilatı 7
Haziran’daki
genel
seçimlerin
startını
verdi.
Sincan
Teşkilatı,
kapı kapı
dolaşıyor.
AK Parti Sincan
sahaya indi
HABER MERKEZİ7 Haziran’daki Genel Seçimler için hızlı bir
şekilde Seçim Koordinasyon Merkezini kuran
Ak Parti Sincan Teşkilatı SKM başkanlığına
genç ve başarılı bir isim olan Gültekin
Gündüz’ü getirdi. SKM yönetimin oluşturulmasını ardından Ak Parti Sincan İlçe Başkanı
Avukat Fatih Omaç liderliğinde parti teşkilatı
sahaya indi. Sincan’da kapı kapı dolaşmaya
başlayan ana kademe, gençlik ve kadın kolları
yönetimleri ile mahalle temsilcileri hem Ak
Parti’ye yeni üye kazandırıyor, hem hükümetin
icraatlarını birebir vatandaşa aktarıyor.
Sincan’da çalınmadık kapı kalmayana kadar
çalışacaklarını belirten Başkan Omaç ve ekibi,
köyden dönüşen yeni mahalleleri de ihmal
etmiyor. Her bir mahalleyi tek tek dolaşan
başkan Omaç’a Sincan Belediye Başkanı
Doç.Dr. Mustafa Tunada eşlik ediyor.
Sivil toplum kuruluşları ile de dirsek
temasında olduklarını ifade eden Ak Parti
Sincan İlçe Başkanı Fatih Omaç, “esnafımızı da
tek tek ziyaret ediyoruz.
Bu seçim oldukça önemli Ak Parti’nin en az
400 vekil çıkararak Anayasayı değiştirecek
çoğunluğa erişmesi gerekiyor.” dedi
7 Haziran’dan alnımızın akı ile çıkacağız
diyen Omaç: “Hedefimiz yüzde 100..
Neden olmasın ki.. Ak Parti yanlızca bir
grubun, kesimin değil. Tüm toplumun halkın
partisi. Bu yüzden herkesin oyuna talibiz.
Amacımız görevimizi eksiksiz ve tam yapıp 7
Haziran’da istediğimiz sonucu sandığa yansıt-
Elmadağ'da kaliteli
hizmet toplantısı
HABER MERKEZİElmadağ Belediye Başkanı Gazi Şahin, Başkan
Yardımcıları ve birim müdürleri hizmette kaliteyi
artırmak için toplantı yaptı.
Bahar ayının başlamasıyla Belediyenin hizmet
alanının çoğaldığını ve yoğun bir çalışma programına girildiğini belirten Başkan Gazi Şahin; uzun ve
sert geçen kış aylarından dolayı ilçe içerisinde
yaşanan sıkıntıların en kısa sürede giderilmesi için
tüm personelin bu noktada gayretli olmasını istedi.
Çalışmaların gözden geçirilerek genel değerlendirmelerin yapıldığı müdürler toplantısında;
belediyenin birim Müdürleri 3 aylık çalışmalarının
raporunu Başkan Şahin e sundular. Eksikliklerin
tespitinin ele alındığı, gelecekteki çalışmaların planlandığı toplantıda, çözüm önerileriyle birlikte gerekli
kararlar alındı.
Başkan Gazi Şahin, halkla ilişkilerde, halkın istek
ve beklentilerine yönelik yapılacak çalışmalarda,
halkın fikir ve taleplerinin önemsenmesi gerektiği
hususunu idari personele aktarırken şöyle konuştu:
”Yaptığımız hizmetler halk için olduğuna göre halktan uzak ve halkın görüşlerinden soyutlanmış bir
idari yönetim sergileyemeyiz ve de çalışma planlaması yapamayız. Var olan projelerimizin büyük
çoğunluğunu halkımızın takdiri belirlemiştir.” dedi.
Pursaklar Belediye Meclisi
faaliyet raporunu onayladı
Pursaklar Belediye Meclisi, 2014 yılı faaliyet
raporunu oy çokluğu ile kabul etti.
maktır.” dedi.
AK Parti’nin Türkiye’nin güvencesi olduğunu
ifade eden Ak Parti Sincan İlçe Başkanı Fatih
Omaç, 7 Haziran’da yapılacak olan seçimlerin
önemine vurgu yaptı. Omaç, “Sincan her
zaman Ak Partimizin yanında oldu. Bu seçimde
de vatandaşımız safını belli edip gereğini
yapacaktır. Bu konuda yönetim kurulu üyelerimize, SKM çalışanlarımıza, gençlik ve kadın
kollarımıza güveniyorum, birlikte çok güzel
hizmetlere imza atacağımızı düşünüyorum.”
şeklinde konuştu.
Elmadağ'da 10 bin
fidan toprakla buluştu
Sincan’da “Dünya
Tiyatrolar Günü” kutlandı
Sincan Belediyesi Şehir Tiyatrosu Ekibi,
gençlere tiyatronun önemini anlattı.
HABER MERKEZİDünya Tiyatrolar Günü, Sincan’da da coşku ile
kutlandı. Gençler ve minikler için özel bir tiyatro
gösterimi yapan Sincan Belediyesi, sosyal sorumluluk projelerinde sıkça tiyatronun eğitici yanını kullanıyor. Öğrencileri ve aileleri bilinçlendirmek için
en etkili yollardan biri olan tiyatroyu kullanan
Sincan Belediyesi, aileleri çocuklarıyla birlikte
tiyatroları izlemeye davet etti. 5 yılda 200 bin
kişinin Sincan’da tiyatro izlediğine değinen Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, her hafta
sonu Lale Meydanı Konferans Salonunda tiyatro
gösterimi olduğunu söyledi.
Dünya Tiyatrolar Gününü kutlayan Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna; “Tiyatro
geçmişe ve bugüne tutulan bir aynadır. Hayata
farklı bir pencereden bakarak anlamamıza yardımcı
olan ve olup biteni fark etmemizi sağlayan, insan
üzerinde tesiri yüksek bir vasıtadır. Sincan
Belediyesi olarak özellikle gençler ve çocuklarımızın tiyatroyu sevmesi için çalışmalar
yapıyoruz. İlçemizde Dünya Tiyatrolar Gününde
anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Tüm tiyatrocuların
ve tiyatro severlerin Dünya Tiyatrolar Günü kutlu
olsun.” dedi.
EMİNE ÖZCANElmadağ İlçe
Kaymakamlığı, Elmadağ
Belediye Başkanlığı ve Milli
Eğitim Müdürlüğü, ilçe
merkezinde, Hasanoğlan ve
Yeşildere de olmak üzere 3
bölgede ağaçlandırma programı düzenlendi. İlçedeki
okullardan gelen öğrenciler
otobüslerle ağaç dikim alanına ulaştırıldı. Büyük bir
coşku ve sevgi ile dikilen
fidanlar toprakla buluştu.
Yaşardoğu ortaokulu öğrencileri tarafından halk oyunları
ve seğmen ekibi gösterileri
yapıldı. Çocuklara ağaç ve
ormanın hayatımızdaki yeri
ve önemi hakkında bilgiler
verildi. Elmadağ
Belediye Başkanı
Gazi Şahin;” Her
yıl ağaçlandırma
kampanyalarıyla
on binlerce
fidanın toprakla
kavuştuğu
ilçemizde yeşillendirme
hareketi kapsamında fidanlar
toprakla kavuşmaya devam
ediyor.”dedi. Tek tek öğrencilerin isimlerinin verildiği,
10.bin fidanın toprakla
buluştuğu etkinlikte, Tüm
Okullardan gelen öğrencilerimizin kendi istekleri ile
böyle bir faaliyette yer
almasından mutluluk duyduğunu belirten Başkan Gazi
Şahin”Havadaki zehir i elbirliği ile oksijene çevirelim
“dedi. Büyük bir mutlulukla,
doğanın korunması ve oksijen alanının genişlemesi için
fidan diken doğayı seven
öğrenciler, çam dikerek
herkesi sağlıklı bir çevreye
katkı sağlamaya davet ettiler.
HABER MERKEZİPursaklar Belediye Meclisi 2015 yılı 1. Dönem 17.
Birleşim’de 2014 yılı faaliyet raporunu görüştü. Meclis
oturumunu 1. Başkan Vekili Osman Kayaer’in yönettiği 17. Birleşimdeki oturumda Pursaklar Belediye
Başkanı Selçuk Çetin, 2014 yılı faaliyetlerini meclis
üyelerine anlattı. Bir saat süren oturumda mimari projeler, kültür, eğitim, sanat, spor, alt yapı vb. alanlarda
yapılan faaliyetler slaytlar eşliğinde anlatıldı.
Çetin’in yaptığı sunumun ardından faaliyet raporu
hakkında görüş ve eleştiriler değerlendirildi. Başkan
Çetin yaptığı teşekkür konuşmasında, “Pursaklar’da
bugüne kadar kim bir hayırlı iş yapmışsa Allah kendilerinden razı olsun. Eğer varsa eksiklerimizi birlikte
gidereceğiz. Derdimiz kubbede hoş bir sada bırakmaktır. Biz hemşerilerimize hizmet etmek için buradayız. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.
İzcilerden, Başkan
Demirel’e ziyaret
HABER MERKEZİEtimesgut İzcilik Gençlik ve Spor Kulübü üyeleri,
Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel’i ziyaret
etti. İzcilik kıyafetleriyle gelen izciler, Başkan Demirel’e
istek ve önerilerini ileterek, yaptığı hizmetler için
teşekkür ettiler.
Demirel öğrencilere; ‘Okul ve dersler dışında mutlaka spor ve kültürel etkinliklere katılın” tavsiyesinde
bulundu. Demirel, “Öğrencilerimizin öncelikli görevi
derslerine çok iyi çalışarak okullarını en iyi şekilde
bitirmeleridir. Sportif, kültürel ve sanatsal etkinliklere
katılmaları, öğrencilerimizin derslerdeki başarısını
artıran önemli bir unsurdur. Bu yönüyle, öğrencilerimizin boş zamanlarını en verimli şekilde değerlendirmeleri adına spor yapmalarını, sinema, tiyatro
gibi kültürel aktivitelere katılmalarını öneriyorum. İzcilik
de gençlerimizin katılabilecekleri güzel bir aktivitedir”
değerlendirmesinde bulundu.
EKONOMİ
7 Nisan 2015 Salı
Türkiye İnşaat Malzemesi
Sanayicileri Derneği
(İMSAD) Yönetim Kurulu
Başkanı Fethi Hinginar,
"İnşaat sektörü geçen yıl
yüzde 2,2 ve inşaat
malzemeleri iç pazarı da
reel olarak yüzde 4,8
büyüdü. 2015 yılında ise
Türkiye ekonomisinde 3,5,
inşaat sektöründe 4,5 ve
inşaat malzemeleri iç
pazarında yüzde 4,5-5 reel
büyüme öngörüyoruz" dedi
İnşaat sektöründe
% 4,5 büyüme bekleniyor
İstANBUl -İMSAD'ın yılda 4 kez düzenlediği "Gündem Buluşmaları" toplantısında
"2015-2016 Türkiye Ekonomisi İçin Zorlu
Dönem: AB İlişkileri ve Transatlantik Yatırım
Ortaklığı Anlaşması" konusu ele alındı.
Toplantıda, Derneğin her ay periyodik olarak
yayımladığı Aylık Sektörel Raporu'nun Mart
2015 verileri ışığında ekonomi ve inşaat sektörüne yönelik ilk çeyrek sonuçları değerlendirildi.
Türkiye İMSAD Başkanı Fethi Hinginar
konuşmasında, dünya ve Türkiye ekonomisine
ilişkin son göstergelerin 2014 yılında olduğu gibi
2015 yılının da kolay geçmeyeceğini işaret
ettiğini söyledi. 2014 yılında Türkiye
ekonomisinin yüzde 2,9, inşaat sektörünün
yüzde 2,2, inşaat malzemeleri sanayi iç
pazarının da reel olarak yüzde 4,8 büyüdüğünü
belirten Hinginar, "2015 yılında ise ekonomide
3.5, inşaat sektöründe 4,5 ve inşaat malzemeleri
iç pazarında yüzde 4,5-5 reel büyüme öngörüyoruz" dedi.
Ekonomide ve inşaat sektöründe durgunluğun yanı sıra ihracat pazarlarında yaşanan
sıkıntıların inşaat malzemesi sanayinde üretimin
küçülmesine neden olduğunu, ancak karamsarlığa kapılmaya gerek bulunmadığını ifade eden
Hinginar, şunları kaydetti:
"Haziran ayında yapılacak genel seçimler
nedeniyle ekonomide 'bekle-gör' dönemine girildi. Döviz kurlarındaki artıştan kaynaklanan kayıplar ile ekonomi politikalarına yönelik tartışmalar
ekonomide güven kaybına neden oldu.
Unutmayalım ki siyaset ve özellikle seçimler
ekonomiyi doğrudan etkiliyor. Son iki yılda
yaşadığımız seçimlerin öncesinde de ekonomi
geçici olarak olumsuz etkilendi. Bu kez bu etkiyi
daha fazla görüyoruz. İnşaat mevsiminin bahar
aylarında başladığını dikkate aldığımızda, sektörün daralmasında mevsimselliğin de önemli bir
etkisi olduğunu belirtmek gerekir."
İnşaat sektörüne ilişkin önemli bazı pozitif
verilere dikkati çeken Hinginar, "Alınan konut ve
konut dışı bina yapı ruhsatları, bir dönem sonra-
ki inşaat harcamaları için önemli bir göstergedir.
2014 yılında alınan toplam yapı ruhsatları yüzde
24,3 artmıştır" bilgisini verdi.
Bu artışın yeni inşaatların başlayacağını gösterdiğini belirten Hinginar, "Konut satışlarının da
geçtiğimiz şubat ayında yüzde 15 oranında arttığını görüyoruz. Mart ayı itibarıyla, konut kredileri hacmindeki yıllık büyüme yüzde 15,8
düzeyine ulaştı. Avro bölgesinde geçen yıl durgunluk yaşanan inşaat sektörü harcamaları da
bu yılın ilk aylarında yüzde 3 büyümüştür"
ifadelerini kullandı.
Fethi Hinginar, Türkiye İMSAD çatısı altındaki
81 sanayi firması ve 29 sektörel dernek ile birlikte, ihracat pazarlarını çeşitlendirerek sektördeki
daralmayı aşmaya çalıştıklarını söyledi.
Geçen inşaat malzemeleri ihracatının 21,3
milyar dolar olarak gerçekleştiğini, 2015 ocak
ayında ise yıllık bazda 20,8 milyar dolara gerilediğini kaydeden Fethi Hinginar, 2015 yıl sonu
itibarıyla inşaat malzemelerinde ihracat hedeflerinin 23 milyar dolar olduğunu kaydetti.(AA)
Boşanmalar arttı
Sanayi üssü Bursa, yazılım
sektörüyle nefes alacak
BURsA - HAlUK yüKsel - Bilişim Sektörü
İş Adamları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu
Başkanı Osman Akın, "sanayi üssü" Bursa'nın
yeterince çevresel kirliliğe maruz kaldığını
belirterek, "Ekolojik dengeyi bir an için sanayide de
bir ekolojik denge olarak düşünecek olursak; bu
kadar kirli sanayinin içine yazılım gibi temiz sanayileri de eklerseniz bu da sanayinin kendi içindeki bir
ekolojik dengesidir" dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Bilişim
Konseyi Başkanı da olan Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yazılım ile üretilen ürünlerin
dünyanın en pahalı ürünü olduğuna dikkati çekti.
Akın, akıllı bir cep telefonunun fiyatının 10'da
9'unun yazılımdan kaynaklandığını anlatarak,
"Bugün 80-100 gram ağırlığındaki bir cep telefonunun ortalama fiyatı, bin dolarlar mertebesinde.
Bunun plastik ve demirden yapılan kısmının 80-90
gramlık kısmının maliyeti 100 dolar, geri kalan 900
dolar yazılımdan oluşuyor. Demek ki 90 gramı, bin
dolara yazılım sayesinde satabiliyorsun" diye
konuştu. Ekonominin geleceğini bilişim ve yazılımın
belirleyeceğini vurgulayan Akın, Bursa'da uzun
süredir dillendirdikleri "Yazılım Vadisi Projesi"nin
aslında bir sembol olduğunu, yazılımcıların daha
fazla olduğu bir kümelenmeyi başarabilmeleri
halinde kentin önünün açılacağını dile getirdi.
Akın, otomotiv, tekstil ve makine endüstrisinin
ürettiği ürünlerin içine daha fazla teknoloji ve
katma değer katmak için yazılıma ihtiyaç olduğunu
ifade ederek, "Yani bizim makine üreticimiz daha
düne kadar 20-30 bin avroya sattığı bir tezgahı,
kesim makinesini çok daha pahalıya satabilme
imkanına kavuşuyor" değerlendirmesine bulundu.
Yazılımın otomotiv için de çok önemli olduğunu
anlatan Akın, şöyle devam etti: "Sadece kaportayı
alıp monte eden bir otomotiv sanayine ya da yan
sanayiyle, sürekli plastik, metal parçaları basan bir
yan sanayiyle bu iş olmuyor. Hala yerli yerli otomobil üretmekten bahsediyoruz değil mi? Halbuki biz
acayip otomobiller üretiyoruz. O yerli otomobilin
neresini üreteceksiniz? Kaporta üretmek artık çok
bilinen bir şey. Demek ki yerli bir otomobil olacaksa, o otomobilde yazılım, elektronik yüzde kaç olacak? Buna bakmamız lazım. Ne kadar daha fazla
yazılım ve içinde elektronik olan bir otomobil üretebilirsek o yerli otomobilin katma değeri o kadar
yüksek olacaktır." (AA)
ANKARA - Geçen yıl evlenen çift sayısı
599 bin 704, boşanan çift sayısı ise 130 bin
913 oldu. Söz konusu yılda evlenenlerin
sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0,1 azalırken, boşananların sayısı yüzde 4,5 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014
yılı evlenme ve boşanma istatistiklerini
yayımladı.
Buna göre, 2014'te, evlenen çiftlerin
sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0,1
azalarak 599 bin 704 oldu. Kaba evlenme
hızı ise binde 7,8 olarak gerçekleşti.
Boşanan çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre
yüzde 4,5 artarak 130 bin 913'e yükseldi.
Kaba boşanma hızı da binde 1,7 olarak hesaplandı. Söz konusu yılda, kaba evlenme hızının
en yüksek olduğu il binde 10,78 ile Kilis oldu.
Kilis'i binde 9,97 ile Adıyaman, binde 9,65 ile
Van izledi. Kaba evlenme hızının en düşük
olduğu ilin ise binde 5,93 ile Çanakkale olduğu
görüldü. Çanakkale'yi binde 6,10 ile
Gümüşhane, binde 6,14 ile de Kastamonu
takip etti.
yaş ile Kars olduğu görüldü. Kars'ı 4,7 yaş ile
Ardahan, 4,2 yaş ile Bitlis ve Iğdır izledi.
Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük
olduğu il ise 2,4 yaş ile Kastamonu oldu.
Kastamonu'yu 2,6 yaş ile Ankara ve Karabük
takip etti.
BoşANmAlARıN yüzde 39,6'sı
evlİlİğİN İlK 5 yılı İçİNde
İstatistiklere göre, 2014 yılındaki boşanmaların yüzde 39,6'sı evliliğin ilk 5 yılı, yüzde
21,8'i ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.
Kaba boşanma hızının 2014 yılında en yüksek olduğu il binde 2,87 ile Antalya oldu.
Ortalama ilk evlenme yaşı, geçen yıl erkek- Antalya'yı binde 2,72 ile İzmir, binde 2,53 ile
Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük
ler için 26,9, kadınlar için 23,7 oldu. Erkek ile
olduğu il ise binde 0,11 ile Hakkari oldu.
kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş
Hakkari'yi binde 0,21 ile Şırnak, binde 0,22 ile
farkının ise 3,2 olduğu tespit edildi. Ortalama
ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu ilin 5 Bitlis takip etti.
İlK Kez evleNeN çİftleR
ARAsıNdAKİ oRtAlAmA
yAş fARKı 3,2
Bankacılık sektörü kredi
hacmi ve mevduat hacmi arttı
İstANBUl - Bankacılık sektörü kredi
hacmi bir haftada 14,4 milyar lira artarak 1 trilyon 287,3 milyar liraya çıktı. Bu dönemde
toplam mevduatlar ise 12,1 milyar lira artarak
1 trilyon 121 milyar liraya ulaştı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
(TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri
yayımlandı. Buna göre bankacılık sektörü
toplam kredi hacmi, 27 Mart ile biten haftada
14 milyar 440 milyon 524 bin lira arttı. Böylece
söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 1
trilyon 272 milyar 884 milyon 781 bin
liradan, 1 trilyon 287 milyar 325 milyon 305
bin liraya çıktı.
Toplam kredi hacminde 27 Mart haftasında
bir önceki haftaya göre yüzde 1,13 ve geçen
yılın aynı dönemine göre ise yüzde 22,06 artış
yaşandı. Verilen kredilerin 1 trilyon 258 milyar
739 milyon 160 bin lirası mali olmayan kesime, 28 milyar 586 milyon 145 bin lirası da
mali kesime kullandırıldı.
Bir haftalık dönemde mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 0,43 artarak 277
milyar 167 milyon 679 bin liraya, kredi kartı
harcama tutarı da yüzde 1,63 yükselerek 83
milyar 153 milyon 739 bin liraya çıktı.
Aynı dönemde mevduat bankalarındaki
tüketici kredilerinin 119 milyar 808 milyon 600
bin lirası konut, 5 milyar 809 milyon 614 bin
lirası taşıt, 151 milyar 549 milyon 465 bin lirası
da diğer kredilerden oluştu.
Geçen yılın aynı dönemine göre mevduat
bankalarındaki tüketici kredilerinde yüzde
15,32 ve taksitli ticari kredilerde ise yüzde
31,66 yükseliş görüldü.
Kredi kartı harcama tutarının 37 milyar 531
milyon 452 bin lirası taksitli, 45 milyar 622
milyon 287 bin lirası taksitsiz olarak gerçekleşti.
Bankacılık sektöründeki toplam mevduat
(bankalararası dahil) 27 Mart ile biten haftada
yüzde 1,09 arttı. Söz konusu haftada 1 trilyon
121 milyar 62 milyon 207 bin liraya yükselen
bankacılık sektörü toplam mevduatlarında,
geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde
15,73'lük artış yaşandı. (AA)
7
Avro Bölgesi’nde
işsizlik Şubat’ta azaldı
fRANKfURt - Avro Bölgesi'nde işsizlik oranı
bu yılın şubat ayında yüzde 11,3'e geriledi. Bu,
2012 yılının mayıs ayından bu yana ölçülen en
düşük işsizlik oranı oldu.
Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) açıkladığı
verilere göre, 19 üyeli Avro Bölgesi'nde mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ocak ayındaki yüzde
11,4 seviyesinden şubat ayında yüzde 11,3'e geriledi. Bölgede işsizlik yüzde 11,2 beklentisinin hafif
üzerinde gerçekleşti.
28 üyeli Avrupa Birliği'nde (AB) ise ocak ayında
yüzde 9,9 olan işsizlik şubat ayında yüzde 9,8'e
indi. İşsizlik Avro Bölgesi'nde 2012 yılının mayıs
ayından bu yana en düşük seviyeye inerken, AB'de
ise 2011 yılın eylül ayından bu yana en düşük
seviyeye geriledi.
Ayırca Avro Bölgesi'nde daha önce yüzde 11,2
olarak açıklanan ocak ayı işsizlik verisi yüzde
11,4'e, AB'de ise yüzde 9,8'den yüzde 9,9'a revize
edildi.
eN düşüK İşsİzlİK oRANı AlmANyA'dA
İşsizlik oranı geçen yılın aynı dönemiyle
kıyaslandığında 22 ülkede azalırken 6 ülkede arttı.
AB'de işsiz sayısı şubat ayında 23 milyon 887
bin olurken, bunun 18 milyon 204 bini Avro
Bölgesi'nde yer aldı. İşsiz sayısı, bir önceki ayla
kıyaslandığında ise AB'de 91 bin, Avro Bölgesi'nde
de 49 bin azaldı. Yıllık bazda ise AB'de işsiz sayısı
1 milyon 547 bin, Avro Bölgesi'nde ise 643 bin geriledi.
İşsizlik oranının en düşük olduğu ülke yüzde 4,8
ile Almanya oldu. Bu ülkeyi yüzde 5,3'le Avusturya
izledi. En yüksek işsizlik oranıysa yüzde 26 ile
Yunanistan (2014 Aralık verisi) ve yüzde 23,2 ile de
İspanya'da gerçekleşti.
GeNç İşsİz sAyısı 5 mİlyoNA yAKıN
Bölgede şubat ayında genç işsiz (25 yaş altı)
sayısı ise 4 milyon 850 bin olarak belirlenirken,
bunun 3 milyon 245 bini Avro Bölgesi'nde gerçekleşti. Geçen yılın şubat ayı ile kıyaslandığında genç
işsiz sayısı AB'de 494 bin ve Avro Bölgesi'nde de
230 bin geriledi.
Söz konusu dönemde en düşük genç işsiz oranı
yüzde 7,2 ile Almanya'da ölçülürken, en yüksek
genç işsiz oranıysa yüzde 51,2 (2014 Aralık verisi)
ile Yunanistan'da belirlendi. (AA)
Türkler Ukrayna’ya
yatırımı sürdürüyor
İstANBUl - mUsAB tURAN - Türk Ukrayna
İşadamları Derneği (TUİD) Başkanvekili Burak
Pehlivan, Ukrayna'da küresel şirketlerin geri adımlarına rağmen Türk firmaların yatırımlarına devam ettiğini
belirterek, "Bayrak taşıyıcı havayolu şirketimiz THY,
13 yıldır uluslararası uçuş gerçekleşmeyen
Ukrayna'nın Herson şehrine İstanbul'dan sefer
başlattı THY, Ukrayna'daki şirketleri dünyaya, dünyayı
ise Ukrayna'ya bağlıyor" dedi.
Ukrayna'da iş yapan Türk özel sektör temsilcileri
AA muhabirinin ülkedeki gelişmelere ilişkin sorularını
yanıtladı.
Ukrayna'nın turizm merkezi olan ve her yıl 6 milyon turist ağırlayan Kırım'ın geçen yıl Rusya
Federasyonu tarafından ilhak edildiğini hatırlatan
Pehlivan, sanayinin yüzde 15'inin bulunduğu ve ülke
ihracatının yüzde 25'ini yapan Doğu Ukrayna'daki
Donetsk ve Lugansk bölgelerinin oluşturduğu
Donbas'ın önemli bir bölümünün fiili kontrolünün
merkezi hükümetin elinden çıkmış durumda olduğunu
belirtti.
Pehlivan, "Düşük yoğunluktaki savaşta ne yazık ki
binlerce insan yaşamını yitirirken, 2015 yılı sonu
itibarıyla, ülkenin 2013 yılında 180 milyar dolar olan
milli gelirinin 75-100 milyar dolar arasında gerçekleşmesi öngörülüyor, bu rakam ortalama dolar kurunun nereye oturacağı ve ekonomideki reel küçülmeye
bağlı olarak değişecek" değerlendirmesini yaptı.
Pehlivan, Ukrayna'nın iflas edip etmeyeceği
tartışılırken, onlarca bankaya ödeme güçlerini kaybettikleri için Merkez Bankası tarafından el koyulduğunu
anımsatarak, şunları kaydetti:
"Resmi verilere göre bankacılık sistemindeki
batak-şüpheli alacak oranı yüzde 10 iken, uluslararası
kredi değerlendirme kuruluşları bu oranı yüzde 50
olarak hesaplıyorlar. Daha birçok bankanın sistem
dışına çıkacağı artık genel bir kabul. Merkez
Bankasının el koyduğu bankaları ve önümüzdeki
dönemde el koyacağı bankaları güçlü bir biçimde
fonlaması gerekiyor, bunun için ise önemli bir kaynak
gerekecek.
Ukrayna, 2014 yılında parası dolar karşısında en
çok değer kaybeden ülke olurken, Merkez Bankası
rezervleri ise IMF antlaşması öncesi 5,6 milyar dolara
inerek, ülkenin aylık ithalatını bile karşılayamayacak
seviyelere geriledi. 2013 yılında bir dolar 8 grivnadan
işlem görürken, bir ara bir doların satış fiyatı serbest
piyasada 40 grivnalara ulaştı. Şimdi ise Merkez
Bankası kuru sağlanan ateşkes, alınan önlemler ve
IMF antlaşmasıyla 23,5 grivnaya geriledi. Enflasyon
resmi verilere göre yüzde 29'a ulaşırken, halkın hissettiği enflasyon oranı bu rakamın çok ötesinde."
IMF İcra Kurulu'nun Ukrayna'ya 4 yıl için 17,5 milyar dolarlık mali paket sağladığını aktaran Pehlivan,
"İlk dilim 5 milyar dolar olarak 12 Mart'ta Ukrayna
Merkez Bankası rezervlerine girdi. Aynı şekilde
Ukrayna maliyesi Türkiye'nin de aralarında bulunduğu
dost ülkelerden ikili antlaşmalarla kredi sağlıyor.
Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası,
Avrupa Yatırım Bankası'nın yanı sıra AB'nin de ülkeyi
belli alanlarda fonlaması söz konusu" diye konuştu.
(AA)
8
EKONOMİ
7 Nisan 2015 Salı
Bir firma
tarafından
üretilen
depreme
dayanıklı çelik
yapılar, tatilini
yazlığında veya
bağ evinde
geçirmek
isteyenler için
alternatif ev
imkanı sunuyor.
“
” çelik
evlerle alternatif konut
şANLıURFA - RAUF MALtAş - Hafif çelik
yapı firması tarafından yaklaşık 20 günde
üretilen yüksek ses ve ısı izolasyonuna sahip
taşınabilir çelik evler, bir günde kurulabiliyor.
Hafif çelik konstrüksiyondan oluşan taşıyıcı
sisteme sahip evin, duvar, çatı ve tabanlarında
uygulanan ısı ve ses izolasyonları ise üst
seviyede bulunuyor.
Taşınabilir ve yeniden monte edilebilir özellikte 12 farklı standart tipte üretilen evlerin,
isteğe göre metrekaresi ve tasarımı değişebiliyor.
Estetik ve konforun ön plana çıktığı yapılar
fabrikada yaklaşık 20 günde üretildikten sonra
müşterinin istediği araziye bir günde yerleştiriliyor.
Zeminde her hangi bir betona ihtiyaç duyulmadan monte edilebilen yapı, istendiğinde
başka bir yere tır aracılığıyla taşınarak yeniden
kurulabiliyor. Sipariş üzerine üretilen evlerin fiyatları ise 12 bin dolardan başlıyor.
"DEpREME DAyANıKLı"
Firmanın mimarı Arsel Türker, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, ürettikleri
evlerin daha çok yazlık amaçlı tercih edildiğini
söyledi.
Özellikle Muğla bölgesinde çok sayıda tatilci tarafından rağbet gördüğünü belirten Türker,
yapının en önemli özelliklerinin başında pratik
olmasının geldiğini ifade etti.
Yurt içinde ve dışında satışına kısa süre
önce başladıkları evlerden 40 adet sattıklarını
aktaran Türker, şunları kaydetti:
"Yaklaşık 20 günde anahtar teslimi olacak
şekilde müşterimize evini ulaştırıyoruz. Bütün
imalat fabrikada yapılıyor. Şantiye kurmaya
gerek kalmıyor. Temel atmak zorunda bile
değilsiniz. İstediğiniz zaman evi kaldırıp başka
yere taşıyabiliyorsunuz. Örneğin bulunduğu
yerin arsa fiyatı artmışsa evi daha ucuz bir arsa
alarak taşıyabilirsiniz. Maddi kayıp da yaşanmıyor."
Yapının diğer betonarme yapılara göre
yüzde 10 daha pahalı olduğuna işaret eden
Türker, evin esnek oluşundan dolayı depreme
de dayanıklı olduğunu sözlerine ekledi. (AA)
İngiltere’ye külçe altın ihracatında büyük artış
ANKARA - ERDAL ÇELİKEL - Türkiye'nin
İngiltere'ye külçe altın ihracatı, bu yılın 2 ayında
geçen yılın aynı dönemine göre 109 katına
çıkarak 5 milyon dolardan 545 milyon dolara
yükseldi.
AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, toplam külçe
altın ihracatı bu yılın ocak-şubat döneminde
geçen yılın aynı dönemine kıyasla 3 kat artarak 2
milyar 973 milyon dolara yükseldi. Miktar bazında bakıldığında da geçen yılın ilk 2 ayında 24,4
ton olan külçe altın ihracatı 74 tona ulaştı.
İsviçre, 1 milyar 978 milyon dolar ile en fazla
külçe altın ihracatı yapılan ülke oldu. Bu ülkeye
ihracat geçen yılın ilk iki ayına kıyasla yüzde 173
artış gösterdi.
İngiltere, İsviçre'nin ardından en fazla külçe
altın ihracatı yapılan ülke oldu.
İngiltere'ye altın ihracatındaki büyük artış ise
dikkati çekti. Geçen yılın ilk iki ayında 5 milyon
dolar seviyelerinde bulunan İngiltere'ye altın ihracatı, bir yılda 109 kat artarak 545 milyon dolar
oldu. Miktar bazında ihracat da 125 katına
ulaşarak 108 kilogramdan 13,5 tona yükseldi.
Böylece İngiltere, yılın 2 ayı itibarıyla, bir yılda en
fazla külçe altın ihraç edilen 7. ülke konumundan
2. ülke konumuna yerleşti. (AA)
“
” şansı
ANKARA - Sosyal güvenlik kapsamında emekli
aylığı almaya hak kazanan kişilere, birikimleri karşılığında "ek maaş" olanağı sağlayacak yıllık gelir sigortalarına ilişkin esaslar belirlendi.
Hazine Müsteşarlığının Yıllık Gelir Sigortaları
Yönetmeliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında
yayımlandı.
Buna göre, kişilerin bireysel emeklilik sisteminden
ve diğer kaynaklardan sağladığı birikimleri karşılığında
ömür boyu veya belirli bir süre için düzenli irat ödemesi
yapmayı öngören yıllık gelir sigortalarına ilişkin usul ve
esaslar belirlendi.
Hayat grubu sigortalarında faaliyet gösteren
Türkiye'de kurulu sigorta ve emeklilik şirketleri ile
yabancı sigorta şirketlerinin Türkiye'deki teşkilatını kapsayan yönetmeliğe göre, yıllık gelir sigortası sözleşmesi
akdetmek isteyen şirketler Müsteşarlığa yazılı olarak
başvuracak.
Müsteşarlıkça yapılacak değerlendirme sonucu bilgi
işlem altyapısı ile idari ve mali açıdan yeterli bulunan
şirketler yıllık gelir sigortası sözleşmesi akdedebilecek.
Teknik faiz oranı, sigorta süresi, ürün kapsamında
verilen teminatlar ve ürünün diğer özellikleri dikkate alınarak sigortacılık prensipleri dahilinde şirketler tarafından ihtiyatlı bir şekilde belirlenecek.
Müsteşarlık teknik faiz oranının asgari ve azami
sınırlarını belirleyebilecek.
KEsİNtİ oRANı
Başlangıçta tek prim şeklinde ödenen toplu
paradan, taksitli prim ödemelerinden veya yapılan irat
ödemelerinden azami yüzde 2 oranında kesinti yapılabilecek. Sözleşme süresi içinde yapılan ek prim
ödemelerinden azami yüzde 2 kesinti olabilecek.
Kar payı dağıtılması taahhüt edilen ürünlerde,
matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden
elde edilen getiri üzerinden azami yüzde 10 kesinti
yapılabilecek. Sigortadan ayrılma halinde matematik
karşılıklar üzerinden, sigorta sözleşmesinde geçirilen
süreye ve şirketçe belirlenecek diğer unsurlara bağlı
olarak değişen erken ayrılma kesintileri uygulanabilecek.
Müsteşarlık, bu madde kapsamında belirtilen kesinti
oranlarını yüzde 50'ye kadar arttırabilecek ya da
azaltılabilecek.
56 yAş vE üzERİ İÇİN üRüNLER
56 yaş ve üzeri kişilere Türk Lirası cinsinden tek
prim karşılığında, ömür boyu irat ödeyen ürünler
sunulacak. İrat ödemeleri hemen başlayabilecek veya
en fazla beş yıl ertelenebilecek.
İrat tutarı başlangıçta, ölüm düzeyi tablosu, teknik
faiz oranı ve ürünün diğer özelliklerine göre hesaplanacak ve her takvim yılı başında en az TÜFE oranında arttırılacak. İrat ödeme süresince veya irat
ödemelerinin belirli bir süre ertelendiği ürünlerde
erteleme dönemi içerisinde sigortalının vefatı halinde
lehtara vefat tazminatının ödendiği ya da süreli veya
ömür boyu irat bağlandığı ürünler sunulacak ve sigorta
ettirenin isteğine bağlı olarak söz konusu teminatları
içeren sözleşmeler akdedilebilecek. (AA)
PEDİATRİK TİP DİFTERİ TETANOZ AŞISI SATIN ALINACAKTIR BULAŞICI HASTALIK KONTROL
PROGRAMLARI BAŞKAN YARDIMCILIĞI SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU
Pediatrik Tip Difteri Tetanoz Aşısı alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine
göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/34993
1-İdarenin
a) Adresi : Hıfzıssıhha Yerleşkesi, Sağlık Mah. Adnan Saygun Cad. No:55 E Blok Zemin Kat
Sıhhiye ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3125655474-3124351385
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 20.000 doz
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Soğuk Hava Depoları /ANKARA
c) Teslim tarihi : Haziran 2015'de teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Hıfzıssıhha Yerleşkesi, Sağlık Mah. Adnan Saygun Cad. No:55 E Blok Zemin
Kat Toplantı Salonu Sıhhiye Çankaya/ANKARA
b) Tarihi ve saati : 30.04.2015 - 11:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar
Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.3. İhale konusu malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet belgesi veya belgeler:
Söz konusu ürün;
1- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından en son yayınlanan pre-qualification (ön değerlenedirme)
listesinde yer almalı veya
2- Avrupa İlaç Otoritesi ( European Medicihes Agency) ruhsatı olmalı veya
3- Amerika İlaç ve Gıda Otoritesi (U.S. Food and Drug Administration) ruhsatı olmalı veya
4- T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından verilmiş ruhsat/ön yeterlilik
izni olacaktır.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortaklan, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek
üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli
imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İstekliler, ihale konusu alımın alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri kısmını teklifleri ekinde
vereceklerdir.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler:
a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler,
b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge
veya belgeler,
c) Türkiye'de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sun-
duğu serbest bölge faaliyet belgesi.
İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması
yeterli kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir.
a) istekli adına düzenlenen sanayi sicil belgesi
b) isteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen kapasite raporu
c) isteklinin kayıt olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen imalat yeterlilik belgesi.
d) isteklinin alım konusu malı ürettiğine ilişkin olarak ilgili mevzuat uyarınca yetkili kurum veya kuruluşlarca düzenlenen ve aday veya isteklinin üretici veya imalatçı olduğunu gösteren belgeler
4.3.2.
4.3.2.1. Standarda ilişkin belgeler:
1- Ürünün üretildiği ülkenin Devlet Kontrol Kurumunca onaylanmış üretimi yapan fabrikanın iyi üretim uygulamaları (GMP) kurallarına uygun üretim yaptığını gösteren belge (GMP belgesi) olacaktır.
Eğer ürünün Ülkemizde dolumu veya üretimi yapılıyor ise T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve
Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından onaylanmış üretimi yapan fabrikanın iyi üretim uygulamaları (GMP)
kurallarına uygun üretim yaptığını gösteren belge (GMP belgesi) olacaktır.
2- Son bir yıl içerisinde üretilmiş her hangi bir lot numarasına (batch no) ait; Amerika ve Türkiye
dışında bir ülkede üretiliyor ise DSÖ listesinde yer alan 'Ulusal Düzenleyici Otorite' (NRA) veya
Ulusal Kontrol Laboratuvarı (NCL) tarafından düzenlenmiş, Amerika Birleşik Devletleri'nde üretiliyor ise FDA tarafından veya DSÖ listesinde yer alan 'Ulusal Düzenleyici Otorite' (NRA) veya Ulusal
Kontrol Laboratuvarı (NCL) tarafından düzenlenmiş, Türkiye'de dolumu veya üretimi yapılıyor ise
Türkiye Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu İlaç Biyolojik ve Tıbbi Ürünler Dairesi tarafından düzenlenmiş
Piyasaya Sürülüm Sertifikası (Batch Release Certificate) olacaktır.
3- Ürüne ait Serbest Satış Sertifikası (Free Sales Certificate) veya Farmasötik Ürün Sertifikası
(CPP) olacaktır.
4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları
ve açıklamaları içeren doküman:
1- Son bir yıl içerisinde üretici tarafından üretilmiş olan her hangi bir lot numarasına ait analiz sertifikası olacaktır. Analiz sertifikası 4. maddede belirtilen ürüne ait özellikleri içerecektir.
2- İsteklilerin, teklif verdikleri ürünü, en fazla kaç lot olarak teslim edeceğini gösterir belge olacaktır.
3- Ürünün üretildiği her aşamada TSE (Transmissible Spongioform Encephalopaty) hastalığı
yönünden riskin minimize edildiğini gösteren belge olacaktır.
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamında
% 15 (on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 30 TRY (Türk Lirası) karşılığı İhale doküman
bedelinin, Konur 2 sok. No 37 Kızılay / ANKARA adresindeki, Sağlık Bakanlığı Merkez Muhasebe
Müdürlüğüne yatırılarak veya Muhasebe Müdürlüğünün T.C. Merkez Bankası Ankara Şubesi
TR420000100100000350121014 İBAN nolu hesabına İdarenin adı, işin adı, ihale kayıt numarası
ve ihale doküman bedeli belirtilerek yatırılan makbuzun/dekontun ibrazı ile Satın Alma Biriminden
(Adnan Saygun Caddesi No 55 E blok Zemin kat Sıhhiye / ANKARA) alınabilir adresinden satın
alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, İhale tarih ve saatine kadar Hıfzıssıhha Yerleşkesi, Sağlık Mah. Adnan Saygun Cad.
No:55 E Blok Zemin Kat Sıhhiye Çankaya/ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı
adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Basın - 54935 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
KARAGÖZ SANATININ VE GELENEKSEL
TÜRK TİYATROSUNUN KAYNAK
YETERSİZLİĞİ
Bilgi çağında, geleneksel tiyatromuzun kaynakları ne
durumda acaba? Çağımızda, her şeyin, her oluşumun,
her gelişimin temel sermayesi bilgidir. İlerlemiş ülkeler,
bilgi elde etme, toplama ve topluma mal etme konusunda birbiriyle yarış halindedir.
Üzülerek ifade edeyim ki okuma alışkanlığımız maalesef çok gelişmiş değildir. Yeteri kadar kütüphanemizin
olduğunu da söyleyemeyiz. Bir kentte veya kasabada
özel kitaplığı olanlar sayılacak kadar az. Oysa ki bilgi
çağında her ailenin özel bir kitaplığı olmalıdır.
Karagöz sanatı ile ilgili kaynaklara bakmadan önce
söylemek isterim ki Türkiye'de geleneksel tiyatromuz
ile ilgili bazı bilgilerin yeteri kadar toplandığını sanmıyorum. Örnek vereyim: Geleneksel tiyatro bizim öz kültürümüz değil mi? Geleneksel tiyatro kavramı içine;
Karagöz, Kukla, Orta Oyunu, Meddah, Köy Seyirlik
Oyunları girmektedir. Gelin görün ki öz kültürümüzle
ilgili kaynaklara bakıyorsunuz ve şöyle temel niteliğe
sahip elli kitap sayamıyorsunuz. Altı yüz yıllık geçmişini daha ötelere bile götürebildiğimiz bu millî sanatımızla ilgili temel kaynakların olmayışı bizi hayrete ve şaşkınlığa düşürüyor.
Eğer; Karagöz konusu ile ilgili bir çalışma yapmak
veya merakınızı gidermek isteseniz, bu sanata ait yeterli
kaynakları kütüphanelerimizde bulup okuyamazsınız.
Sadece Karagöz sanatı ile ilgili değil; meddah, kukla,
orta oyunu konusunda yazılmış çok az sayıda kaynak
bulunuyor. Metin And'ın; Oyun ve Büğü, Dünyada ve
Bizde Gölge Oyunu, Geleneksel Türk Tiyatrosu,
Kavuklu Hamdi'den Üç Orta Oyunu, Kırk Gün Kırk
Gece adlı kitapları kaynak niteliğinde eserlerdir. Prof.
Dr. Özdemir Nutku'nun Meddahlık ve Meddah
Hikâyeleri bu konuda yazılmış tek kitaptır. İyi ki Cevdet
Kudret'in üç ciltlik Karagöz adlı kitabı var. Sanatçı
Metin Özlen'le birlikte hazırladığımız Karagöz Oyun
Metinleri adlı benim de bir kitabım bulunuyor. Ünver
Oral'ın Karagöznâme adlı antolojisi, Karagöz Perde
Gazelleri adlı derlemesi; Çocuklara Karagöz Şiirleri,
Karagöz ve Plastik Tekniği, Kukla Kitabı, Karagöz
Oyunları, Karagöz-Hacivat Söyleşmeleri, Meddah
Kitabı, Küçük Kuklacılar, İbişli Kukla Oyunları,
Madalyalı Kuklacı Talat Dumanlı, Kukla ve Kuklacılık
adlı araştırmaları şükür ki bulunuyor. Nihal Türkmen'in
Orta Oyunu, Cevdet Kudret'in Orta Oyunu, Alessio
Bombacı'nın Orta Oyunu kitapları olmasaydı "orta
oyunu" konusunda kaynak bulamayacaktık. Selim
Nüzhet Gerçek'in Türk Temaşası adlı incelemesi hâlâ
bize ışık tutuyor. Hidayet Gülen'in Karagöz Tarihçesi,
Gelişimi, Figürlerinin Yapılışı ve Oynatılışı adlı kitabı,
Enver Behnan Şapolyo'nun Karagöz'ün Tekniği adlı
kitabı, Prof. Dr. Bedreddin Tuncel'in Karagöz adlı kitabı
olmasaydı, Karagöz tekniğini hiçbir literatürde bulmamız mümkün olmayacaktı.
Refik Ahmet Sevengil'in Eski Türklerde Dram Sanatı,
M. Sabri Koz'un Metin And'a Armağan, Mustafa
Mutlu'nun Karagöz Sanatı ve Sanatçıları, Etem Ruhi
Üngör'ün Karagöz Musikisi, şahsımın Karagöz ve Kukla
Sanatımız, Nurhan Tekerek'in Popüler Halk Tiyatrosu
Geleneğimizden Çağdaş Oyunlarımıza Yansımalar,
Şükrü Elçin'in Anadolu Köy Orta Oyunları, Süleyman
Kazmaz'ın Köy Tiyatrosu, Ahmet Özdemir'in Karagöz
ile Hacivat, Sabri Esat Siyavuşgil'in Karagöz kitapları
yayımlanmasaydı acaba biz "geleneksel tiyatro sanatımız"ı nereden öğrenecektik?
Çok şükür ki bazı üniversitelerimiz geleneksel tiyatro
ile ilgili bilimsel toplantılar düzenliyor. Sonuçta sunulan
bildiriler kitap hâline geliyor. Mesela; Gazi
Üniversitesinin düzenlediği iki sempozyumun sonunda;
Mitten Meddaha Türk Halk Anlatıları, Somut Olmayan
Kültürel Miras Yaşayan Karagöz adlı kitaplar böyle
ortaya çıktı. Kültür Bakanlığının hazırladığı The
Traditional Turkish Theater kitabı ile Yapı Kredi
Yayınları'nın kendi koleksiyonunu bir araya getirdiği
Yıktın Perdeyi Eyledin Viran katalogu kaynaklarımıza
katkı sağlamıştır. Kitabevi Yayınevi'nin Karagöz Kitabı,
Orta Oyunu Kitabı adlı yayınlar da kaynaklar arasında
sayılabilir.
Gerçi kaynaklar bu kadar değil. Bu yazımda hepsini
yazamadım. Yüzlerce makale de bulunuyor. Bu konuda
Nurullah Tilgen, Otto Spies, Ziya M. Başkan, George
Jakup, Hellmut Ritter, Hadi Poyrazoğlu, Reşat Oğuz,
Cemal Miroğlu, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Uğur Göktaş,
Nail Tan, Mahmut Hazım Kısakürek, İsmail Aktözün
gibi pek çok yazar, araştırmacı ve bilim adamlarının
kitapları, makaleleri kaynaklarımızı güçlendirmektedir.
Ama bu kaynakların yeterli olduğunu söyleyemem. Altı
yüz yıllık mirasın bıraktığı ürün bu kadar az sayıda
olmamalıydı! Şaşıyorum, çünkü kaynaklarımız daha çok
olmalıydı diye düşünüyorum.
Zaten çok az okuyan bir toplumuz, bir de okunacak ve
yararlanacak kaynakların azlığı bize üzüntü veriyor.
7 Nisan 2015 Salı
İZMİR, fotoğraflarla yıl
boyunca yaşanacak
İzmir'in 30 ilçesi, "Fotoğraflarla Yaşanacak Şehir İzmir Projesi" kapsamında 10 fotoğraf sanatçısı
tarafından 1 yıl boyunca görüntülenecek. Fotoğraflar Türkçe ve İngilizce basılacak CD ve kitaplarla
turistlere verilecek.
İZMİR- İzmir Ticaret Odası Yönetim
Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, projenin
tanıtımı amacıyla İzmir Ekonomi
Üniversitesi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, kentin simgesel yapılarının
fotoğraflarla belgelenmesi ve ile yeni simgelerin kazandırılması amacıyla bu projeyi
hayata geçireceklerini belirtti.
Bir yıl sürecek projede İzmir'in fotoğraf
arşivini oluşturmayı hedeflediklerini ifade
eden Demirtaş, şöyle konuştu:
"Bu projeyle tarihe iz bırakıyoruz.
Fotoğrafçıların hepsi İzmirli ve İzmir'de çalışıyorlar. Çalışmada gönüllü olarak bulunuyorlar. Bu sebeple de çok anlamlı. Proje sonunda 'fotoğraflarla Yaşanacak Şehir İzmir' kitabının yayınlanmasını hedefliyoruz. Ayrıca
seçilecek bir kaç fotoğrafı kentimize gelen
konuklarımıza çerçeveli olarak hediye edeceğiz. Yine en iyi fotoğrafların tablosunu da
hazırlatıp hediye edeceğiz. Ayrıca bu fotoğraflar tüm İzmirlilerin de hizmetinde olacak.
Çalışma turizme büyük katkı sağlayacak.
Sosyal medya ve internet ortamında paylaşılacak olması turistlerin kente gelmesini de
sağlayacak. Gelen turistlerin yanlarında
götürebileceği bir CD ve kitap verilmesi de
kent turizmine olumlu katkı yapacaktır.
Böylece kent uluslararası hale gelip projemiz
küresel anlamda tanınacak."
İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Oğuz Esen ise projenin İzmir'in uluslararasılaşma profilinin yükseltilmesinde katkısı
olacağını ifade ederek, bir üniversitenin
sadece araştırma ve eğitimle yetinmemesi
gerektiğini aynı zamanda bulunduğu çevreye
katkısı olması gerektiğini belirtti.
Proje kapsamında İzmir'in 30 ilçesi bir yıl
boyunca 10 fotoğraf sanatçısı tarafından
görüntülenecek. Sanatçıların her biri kura ile
belirlenen 2 ilçeyi kendi gözünden aktaracak. Fotoğraflar, Türkçe ve İngilizce basılacak CD ve kitaplarda turistlere verilecek.
Kentin yeni bir belleği oluşturulacak. (AA)
Uluslararası Üsküdar Şiir
Festivali Başladı
İSTANBUL - Uluslararası Üsküdar Şiir
Festivali, dünyanın farklı ülkelerinden gelen
şairlerin katılımı ile başladı.
Bağlarbaşı Kültür Merkezi'ndeki açılış töreninde konuşan Üsküdar Belediye Başkanı
Hilmi Türkmen, Yahya Kemal'den okuduğu
mısralarla Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim
Kiraz'ın İstanbul Adliyesi'ndeki terör saldırısında şehit edilmesinin şahsında yaşattığı üzüntüyü ifade etti.
Şiirin Üsküdar için önemine değinen
Türkmen, "Üsküdar bir şiir şehridir. Şairlerin
yazmaya, ressamların çizmeye, seyyahların
gezmeye doyamadığı bir şehirdir. Bizler de şiir
gibi şehirler kurmuş bir medeniyetin fertleri olarak bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Bu yüzden bir
belediye başkanı olarak şiir hassasiyetiyle sizleri ağırlamaktan mutluluk duyuyorum" diye
konuştu. Bir hafta boyunca "şiir okulda, şiir
sokakta, şiir kahvede' denileceğini kaydeden
Türkmen, "Somalili yoksul bir çocuğun,
Filistin'de, Suriye'deki yetim çocukların gözyaşlarıdır şiir. Esas onların şiiridir okunması,
yazılması gereken. Bu yüzden Somali festivalin
onur konuğu olmuştur. Festivalimizin medeni-
yet coğrafyasına hayırlı olmasını diliyorum"
dedi.
Festival başkanı Hüsrev Hatemi de "İşte
Bunlar Hep Şiir" sloganıyla yola çıkan festivalin
önemine değinerek "Her ne kadar matemle
başlasa da biz şimdi bir şehir şehrayininin açılışını yapıyoruz" dedi. Hatemi, Hz Ali'nin, "Hayat
iki günden ibarettir. Bir gün lehine, bir gün de
aleyhinedir. Yas gününde mahvolmayacağız.
Neşe gününde abartmayacağız" sözlerini hatırlattı. Polonyalı Şair Ryszard Krynicki'nin şiiriyle
başlayan açılışta, Kenya'dan Muhammed Eno,
Somali'den Ladan Osman, Macaristan'dan
Balasz Szollosy, Hindistan'dan Sonnet
Mondal, İspanya'dan Roger Palaes,
Arjantin'den Leopold Castilla, Almanya'dan
Tobias Burghardt, Türkiye'den de Fatma Şengil
Süzer, Metin Celal, Selahattin Yolgiden,
Gökhan Ergür ve Şakir Kurtulmuş şiirlerini
okudu. Katılımcı ülkelerin şiirlerinden pasajlar
içeren bir tanıtım filminin gösterildiği açılış,
İncesaz konseriyle sona erdi.
Festival 11 Nisan'a kadar devam edecek.
(AA)
Çin'in 8 bin yıllık
ezgileri, Eskişehir'de
seslendirildi
ESKİŞEHİR (AA) - Çin Henan Müzesi Huaxia
Antik Müzik Topluluğu, Eskişehir'de verdikleri
konserde, ülkelerinin 8 bin 700 yıllık ezgilerini
seslendirildi.
Uluslararası Anadolu Kültür ve Sanat Derneği
ile Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle AÜ Yunus
Emre Yerleşkesi'ndeki Atatürk Kültür ve Sanat
Merkezi Opera ve Bale Salonu'nda gerçekleştirilen Çin Henan Müzesi Huaxia Antik Müzik
Topluluğu'nun konserine, çok sayıda sanatsever
katıldı.
Arkeologlar önderliğinde uzun süren titiz bir
çalışma sonucu belirlenen antik enstrümanlarla 8
bin 700 yıllık geçmişe sahip ezgileri seslendiren
grup, konserinin sonunda sanatseverlerden alkış
aldı.
9
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
TÜRKÇE ÂŞIĞI, İNCE VE HASSAS
RUHLU ŞAİR İLTER YEŞİLAY’IN ŞİİRİ
ÜZERİNE
Alain şâir üzerine, “yaşamın ritmiyle hare¬ket eder ve
onu hiç gevşetip bozmaksızın sözcükleri çağırır, vurgu,
hece ve sese göre onları bir düzene sokar; düşüncesini de
böylece bulup ortaya çıkar¬mış olur. Eğer, her dilde, sesle
anlam arasında gizli uyumlar bulunmasaydı, bunu gerçekleştiremezdi.” der. İlter Yeşilay’da yıllardır, şiirini bir
kuyumcu titizliği ile işlemiş ve sesle anlam arasında kendine özgü bir ahenkle şiirlerini ortaya çıkarmıştır.
Diyebilirim ki, onun şiirini ritminden, kelimelere yüklediği
anlamdan ve şahsına has ahenginden dolayı nerde olsa
tanırım. Bu kitap içinde onun hassas yönünü anlatan bir şiir
de, babasının arkasından kaleme aldığı “Kül” şiiridir ki, bu
şiir söylemdeki sadelik, samimiyet ve etkileyicilik açısından çok başarı bir çalışmadır.
Dudağında son damla suyun izi dururken
Hayalinde annemin ince yüzü dururken
Hazin bir ayrılıktan kalan sızı dururken
Bir semavi alevin özünde yanıyorum
Bir avuç kül misali yanmaya kanıyorum.
Şiir ne tek başına aklın, ne de gönlün işidir. Şiirde ortak
bir çalışma vardır. Buna bilgi, sezgi, teknik ve gönlün müşterek çalışması diyebiliriz. Şiiri tek başına ne biçimin, ne
imgenin ne de sesin esareti altına almak yanlıştır. Yalnız
bunları şiirin yapı taşları olarak düşünmeliyiz ve her birinin
yüzde olarak şiire katkısının konuşulabilir, tartışılabilir
olduğunu da unutmamalıyız. Yoksa bunlardan sâdece birinin şiir için yeterli olduğunu söylemek, büyük bir gaflettir.
Gerçek şiir ne tek başına imgedir ne de mûsıkî. O bir
anlamda sesin, mânânın, imgenin, biçimin yardımıyla, şâirin rûhundaki heyecânlardan doğar ve bir yönü vardır ki,
açıklanamaz. O yüzden İlter Yeşilay’ın şiiri üzerine ne söylersem söyleyeyim, asıl mana ve güzellik onları okuyanların ruhunda mutlak noktasını bulur. Fakat, İlter Yeşilay şiiri
için şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: O başta Türkçe
ve Türkiye sevdalısıdır, aşka meftundur ve yaratılan her
şeyi aşk penceresinden görür ve manalandırır; kısacası
onun şiirini Yaradandan gelen sezgi ve bilginin, gönül tezgahında aşkla ve hassas bir ruhla belirli tekniklerle işlenen
kelimelerin mısrâlara yansıması olarak açıklayabilirim.
Bunları örnekleyen mısralar da şöyle örneklenebilir:
Men Türkmen’in dilinden sepilen bir demzede
Vicdanımda bir oldım gayrı olmam azade
Bir Nesimi Fuzuli, Bahtiyar Vahapzade
Men aşgundan ölürem, sene diyebilmürem (Men
Aşgundan Ölürem şiirinden)
"Batı Yakası Hikayesi" müzikalinin
Mersin prömiyeri gerçekleşti
MERSİN - Mersin Devlet Opera ve Balesi
(MDOB), Romeo ile Jüliet'in modern uyarlaması olarak görülen Leonard Bernstein'ın
Oscar ödüllü eseri "Batı Yakası Hikayesi"
müzikalinin, Mersin prömiyerini gerçekleştirdi.
Mersin Kültür Merkezi'nde şef İbrahim
Yazıcı yönetiminde gerçekleştirilen müzikalin
koreografisini, Devlet Opera ve Bale'nin uluslararası ödüllü koreografı Mehmet Balkan
sahneye koydu.
Librettosu Arthur Laurents'a, şarkı sözleri
Stephen Sondheim'e ait eserin gösterimine,
sanatseverler ilgi gösterdi.
William Shakespeare'ın ölümsüz eseri
Romeo ile Jüliet'in modern uyarlaması olarak
da gösterilen müzikalin, görkemli sahneleri,
müziği ve dansları izleyicilerin beğenisini
kazandı.
1950'li yılların New York sokaklarında
yaşayan asi gençliğin öyküsünü anlatan "Batı
Yakası Hikayesi"nin dekor tasarımını Tayfun
Çebi, kostüm tasarımını Aydan Çınar, ışık
tasarımını Tarı Deniz gerçekleştirdi. Reji yardımcılığını Melih Öztürk ve Aslı Onaç
Aytekin'in üstlendiği müzikalin, koreografi
asistanlığını Mahmut Akyol ve Kürşat Kılıç
yaptı. Video projeksiyonunu Ahmet Şeren'in
Soylu gövdesinde ateşler yanan,
Bir çınar misali bulutlara sevdalım.
Uzat kollarını,
Çağların yangınını soğutayım, dört denizinde.
Uzat kollarını ki,
Hasretlerin tutunduğu, zümrüt kıyılarına varayım.
Ben ezelden beridir dik tuttum başımı,
Ta ebede kadar
Koynumdan, ak çiçekli umutlar,
Topuklarımdan, alev koşumlu atlar şahlandı. (Türkiyem
şiirinden)
Bir lütufkar damla bahşet kaynağından
Çünkü sen benim ruhumda yükselen
Tırmandığım zirvesin
Çünkü sen her varışımda
En az konakladığım yersin
Ey aşk!
Sen her şeysin. (Başka Bir Şey şiirinden)
gerçekleştirdiği eserde, koroyu, Oleg
Constantinov ve Orhan Öner Özcan hazırladı.
Ünlü müzikalde başlıca rolleri Hulusi
Polat, Korhan Dinçer, Mehmet Erkoç, Ayşe
Pınar Balay, Dilara Köse, Başak Yıldız, Sevil
Erçak ve Funda Hayfavi dönüşümlü paylaştı.
İlk kez 1957 yılında New York'taki Winter
Garden Theatre'de sahnelenen "Batı Yakası
Hikayesi", 1961'de sinemaya uyarlanarak 10
dalda Oscar ve Grammy ile 20'den fazla
ödüle layık görülmüştü. Eser, başta Avrupa
olmak üzere pek çok dünya sahnesinde de
yer almıştı. (AA)
İlter Yeşilay şiiri için fazla söze gerek yok, kitaptaki şiirler hem konu, hem ahenk, hem de mana noktasında imbikten geçirilerek şiirleştiğini bizlere gösteriyor. Değerli Dost
İlter Yeşilay’a bu güzel şiirlere attığı imzadan dolayı kutluyor ve her dem Türkçemizin güzelliğini duyuran şiirler ve
eserler üretmesini yüce Allah’tan diliyorum.
Türk edebiyatı ve şiiri adına teşekkürler İlter Yeşilay.
(BİTTİ)
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Fırtınalı deryada sığındığım limansın,
En zor zamanlarımda umut saçan ihsansın.
Yaradandan ümidi hiç kesmedim sevgili,
Sade dünyada değil mahşerde de yaransın.
10
SAĞLIK
7 Nisan 2015 Salı
Otizmin ilacı eğitim
İZMİR - Yaşar Üniversitesi'nde grafik tasarımı
bölümünde yüksek öğrenim görmeye başlayan ve
üniversitenin basketbol takımına kabul edilen otizmli
Doruk Güner, otizmin getirdiği farklılıkların eğitimle
aşılabileceğinin en güzel örneklerinden birini oluşturdu.
Geçen yıl yapılan üniversiteye giriş sınavlarından
elde ettiği sonuçla Yaşar Üniversitesi Meslek
Yüksekokulu Grafik Tasarımı Bölümü'ne giren ve
İngilizce hazırlık sınıfına başlayan Doruk Güner, yüksek öğrenimde elde etiği başarının yanı sıra
Üniversiteler Spor Ligi'nde (Ünilig) mücadele veren
üniversitenin basketbol takımına da kabul edilmesiyle dikkati çekiyor.
İzmir Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme
Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Komite
Başkanı olan annesi Semra Güngör, otizmli çocuklara yaklaşıma ilişkin AA muhabirine bilgiler verdi.
Otizmin hiçbir şekilde engel olarak görülmemesi
gerektiğini ifade eden Güngör, "Bunu hiç kimse bir
engel olarak kabul etmesin, sadece farkındalık olarak değerlendiriyoruz, çocuklarımız aslında çok zeki,
çok başarılı. Verilen görevleri yerine getirebilecek
çocuklarımız çok fazla, sadece onların da bazı şey-
leri başarabildiklerini görebilmek adına eğitimcilerimizin onlara sahip çıkması gerekiyor" diye konuştu.
Güngör, otizmin getirdiği farklılığı aşamanın tek
yolunun, farkındalık ve buna bağlı olarak uygun eğitim imkanı sağlanması olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti: "Doruk, 2,5 yaşında otizim tanısı aldıktan sonra ciddi olarak eğitime yöneldik çünkü eğitim
dışında otizmi kurtarabilecek bir şey yok. Sadece
eğitimle otizmli çocuklar bir yerlere gelebiliyor. Onu
bilip, anladığımız için tamamen eğitime yöneldik ve
2,5 yaşından bu güne gelene kadar eğitimlerimize
devam ediyoruz. Onun dışında sosyal aktivitelerde
bulunmak adına müzik ve spora çok büyük ağırlık
verdik ve çocuğumuzu şu anda normal duruma
getirdik diye düşünüyoruz. Tüm ailelerin eğitime
ağırlık vermesi gerekiyor. Bu noktada Doruk gerçekten Türkiye'de büyük bir örnek teşkil etti. Doruk eğitim açısından gerçekten kendi hakkıyla bir yerlere
geldi. Yoğun bir eğitimden sonra üniversite sınavın-
da başarı elde etti, KPSS sınavına girdi orada başarı
elde etti, ama bu tamamen eğitimle oldu."
Otizmli çocukların eğitimle birlikte en büyük ihtiyaçlarının sevgi ve ilgi olduğunu ifade eden Güngör,
ailelerin çocuklarının farklılıklarını, onun içinde bulunduğu çevredekilerle paylaşarak, onlarda otizmle ilgili
farkındalık oluşturmalarının çok büyük faydası olacağını söyledi. Güngör, otizmli çocuklar için eğitimin
büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu noktada
devletin ailelere desteğinin artması gerektiğini
savundu.
Avrupa ülkelerinde otizmli çocuklara haftada 40
saat özel eğitim imkanı sağlandığını belirten Güngör,
Türkiye'de bunun ayda 8 saatle sınırlı olduğuna dikkati çekti. Güngör, bu konuda iyileşme sağlanması
için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca daha
önce hazırlanan Otizm Eylem Planı'nın hayata geçirilmesini talep ettiklerini kaydetti. (AA)
HACETTEPE ÜNİVERSİTESİNDEN ARSA SATIŞ İHALESİ İLANI
!N"AAT KAR"ILI#I VER!LECEK TA"INMAZLAR (Liste 1)
SIRA NO
!L!
1
Ankara
Çankaya
2
Ankara
3
PARSEL
Lodumu
-
242
11.570,00 tarla
imarsız
Çankaya
Lodumu
-
243
12.820,00 tarla
imarsız
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
244
27.700,00 tarla
imarsız
4
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
245
18.900,00 tarla
imarsız
5
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
246
44.300,00 tarla
imarsız
6
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
247
16.600,00 tarla
imarsız
7
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
248
28.800,00 tarla
imarsız
8
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
250
27.300,00 tarla
imarsız
9
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
4393
102.100,00 tarla
imarsız
10
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
4394
5.000,00 tarla
imarsız
11
Ankara
Çankaya
Lodumu
-
5435
118.500,00 tarla
imarsız
90.001
(H.Ü. Hissesi 19.848 arsa
m2)
imarlı
Ankara
Çankaya
MAHALLE
YÜZÖLÇÜMÜ
(M2)
ADA
12
!LÇES!
Lodumu
27592
1
C!NS!
!MAR DURUMU
!N"AAT KAR"ILI#I
VER!LECEK KISMI
(m$)
TA"INMAZLARIN
TOPLAM TAHM!N!
BEDEL! (TL)
GEÇ!C! TEM!NAT
TUTARI (TL)
!HALE TAR!H!/SAAT!
42.226 (11 parselin
tevhid ifraz i%lemi
neticesinde olu%acak
F parseli yüz
ölçümü), ayrıca
27592 ada 1 parselde
bulunan Hacettepe
Üniversitesi
hissesinden DOP
olarak kullanılmak
üzere 4.589,47 m2
139.345.800,00
4.180.374,00
14.04.2015 Salı günü
Saat: 12.00
ARSA KAR"ILI#I !N"AATIN YAPILACA#I TA"INMAZ (Liste 2)
!L!
!LÇES!
MAHALLES!
ADA
PARSEL
YÜZÖLÇÜMÜ (m$)
!N"AAT SINIFI
!MAR DURUMU
UYGULANACAK OLAN PROJE
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28330
6
189.062,00
V-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Eczacılık Fakültesi Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28330
6
189.062,00
V-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Tıp Fakültesi Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28330
45
177.253,00
V-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi HÜGAM Binası Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28341
1
89.011,00
IV-B
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Yapı !%leri ve !dari Mali !%ler D.B%k.lıklarına Bina Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28331
2
39.296,00
IV-B
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Üstün Yetenekliler Okulu Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28338
1
81.024,00
V-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Spor Bilimleri Fakültesi Binaları Tadilatları ve Ek Bina Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28335
1
204.863,00
III-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Çok Katlı Otopark Yapılması
Ankara
Çankaya
2 nci Bölge
Lodumu
28330
50
448.346,00
V-A
!MARLI
Beytepe Yerle%kesi Di% Hekimli&i Fakültesi Yapılması
1- a) Mülkiyeti Hacettepe Üniversitesine ait Ankara ili Çankaya ilçesi Lodumu Mahallesi Bulamaçlı Mevkiinde bulunan 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 250, 4393, 4394 ve 5435 parsellerin tevhid ve ifraz işlemi
neticesinde 42.226 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı F parselinin ve Düzenleme Ortaklık Payı olarak kullanılmak üzere 27592 ada 1 parselde bulunan Hacettepe Üniversitesi Hissesinden 4.589,47 m2'nin mülkiyetinin
yapılacak ihale sonucunda öncelikle peşin para(TL) karşılığında;
b) Söz konusu arsanın a bendinde belirtilen satış ihalesine istekli çıkmaması veya yapılacak satış ihalesinde uygun bedele ulaşılamaması halinde aynı ihale kapsamında yapılacak ayrı bir oturumdaYukarıda 2
nolu listede özellikleri belirtilen taşınmazlar üzerine Hacettepe Üniversitesi tarafından hazırlanan avan ve/veya uygulama projelerine göre anahtar teslim götürü usulde hesaplanan toplam yaklaşık maliyeti
101.758.240 (Yüz Bir Milyon Yedi Yüz Elli Sekiz Bin İki Yüz Kırık ) TL olan Beytepe Yerleşkesi Eczacılık Fakültesi Yapılması, Beytepe Yerleşkesi Tıp Fakültesi Yapılması, Beytepe Yerleşkesi HÜGAM Binası
Yapılması, Beytepe Yerleşkesi Yapı İşleri ve İdari Mali İşler D.Bşk.lıklarına Bina Yapılması, Beytepe Yerleşkesi Üstün Yetenekliler Okulu Yapılması, Beytepe Yerleşkesi Spor Bilimleri Fakültesi Binaları Tadilatları ve
Ek Bina Yapılması, Beytepe Yerleşkesi Çok Katlı Otopark Yapılması ve Beytepe Yerleşkesi Diş Hekimliği Fakültesi İnşaatı yaptırılması ve artırımlar sonucunda oluşan ihale bedeli ile anahtar teslim götürü bedel
usulü ile yaptırılacak inşaatların toplam yaklaşık maliyet bedeli arasında meydana gelecek farkın peşin olarak İdareye ödenmesi karşılığı mülkiyeti Hacettepe Üniversitesine ait Ankara ili Çankaya ilçesi Lodumu
Mahallesi Bulamaçlı Mevkiinde bulunan 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 250, 4393, 4394 ve 5435 parsellerin tevhid ve ifraz işlemi neticesinde 42.226 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı F parselinin ve Düzenleme
Ortaklık Payı olarak kullanılmak üzere 27592 ada 1 parselde bulunan Hacettepe Üniversitesi Hissesinden 4.589,47 m2'nin yapılacak ihale sonucunda Müşteriye devri şartıyla, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun
35-a ve 37 nci maddesi gereğince Kapalı Teklif Usulü ile ihalesi 14/04/2015 tarihinde saat 12.00'da Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Yerleşkesi Kültür Merkezi M Salonunda yapılacaktır.
2- Sözleşmenin imzalanmasından sonra 15 gün içinde ihale bedelini veya ihale bedeli ile inşaatlar için belirlenen yaklaşık maliyet bedeli arasındaki farkı ve ihaleye ilişkin vergi, resim ve harçları ödemesi, yaptırılacak
inşaatların yaklaşık maliyetlerini karşılayacak miktarda süresiz banka teminat mektubu vermesi şartıyla, inşaat karşılığı verilecek taşınmazı namına tescil ettirebilir.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra müşteri 15 gün içinde ihale bedeli ile inşaatlar için belirlenen yaklaşık maliyet bedeli arasındaki farkı ve ihaleye ilişkin vergi, resim ve harçları ödemesi, ancak yaptırılacak inşaatların yaklaşık maliyetlerini karşılayacak miktarda süresiz teminat mektubu vermemesi durumunda, inşaatların kesin kabulünün yapılması ve iskan ruhsatlarının (tadilatlar hariç) tamamının alınmasını müteakip,
inşaat karşılığı verilecek taşınmazı namına tescil ettirebilir.
Müşteri onaylanan ihale kararının bildirilmesini izleyen günden itibaren 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını ve bu ihaleye ilişkin vergi, resim ve harçları Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı hesabına
yatırmak kaydıyla sözleşme imzalamayabilir. Bu durumda müşterinin nakit olarak verdiği geçici teminatı ihale bedeline mahsup edilir ve ihale kapsamında yapması gereken inşaatları yapma yükümlülüğü ortadan
kalkar.
3- Tahmini Bedel : 139.345.800,00 (Yüz Otuz Dokuz Milyon Üç Yüz Kırk Beş Bin Sekiz Yüz) TL +KDV dir ve Geçici Teminat Bedeli : 4.180.374,00 (Dört Milyon Yüz Seksen Bin Üç Yüz Yetmiş Dört)TL dir.
4- İhaleye İştirak Etmek İsteyenlerin;
"1) Kanuni ikametgâh sahibi olmak,
2) Tebligat için Türkiye'de adres göstermek, Gerçek kişiler için T.C. Kimlik numarasını Tüzel kişiler için Vergi Kimlik numarasını bildirmek,
3) İşin gereğine göre İdarece tespit edilecek diğer belgeleri vermek, aranacak nitelik ve yeterliliğe sahip olmak,
4) Ticaret ve/veya sanayi odası veya ilgili meslek odası belgesi;
a) Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
b) Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
c) Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
(1) Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
(2) Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret
Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
5) Şartname ekinde yer alan formlara uygun teklif mektubu,
6) Şartnamede belirlenen geçici teminat mektubu veya geçici teminat mektupları dışındaki teminatların Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı hesabına yatırıldığını gösteren makbuzlar,
7) Vekaleten ihaleye katılma halinde, vekil adına düzenlenmiş, ihaleye katılmaya ilişkin noter onaylı vekaletname ile vekilin noter tasdikli imza beyannamesi,
8) İsteklinin ortak girişim olması halinde, iş ortaklığı beyannamesi,
9) Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret
sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın
korunduğunu gösteren, 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin ekinde yer alan standart formlara uygun belge sunulması şarttır.
10) İhale ilişkin şartname ve eklerini alındığını gösterir makbuz.
11) Şartnamede tuttarı ve nevi belirtilen iş deneyim belgesi sunulacaktır."
5- İhaleye İlişkin şartname ve ekleri mesai saatleri dahilinde Hacettepe Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Sıhhiye Yerleşkesinde görülebilir ve 2.000 TL ödeyerek temin edilebilir.
6- Müşteri devri öngörülen taşınmazların toplam tahmini bedeli üzerinden artırım şeklinde teklifler alınacak olup, artırımlar sonucunda oluşan ihale bedeli ile takdir edilen toplam tahmini bedel arasındaki meydana
gelecek fark sözleşme düzenlenmeden önce peşin olarak Hacettepe Üniversitesi Strateji Daire Başkanlığı Hesabına ödenecektir.
7- İhale bedeli üzerinden %6 (yüzde altı) oranında kesin teminat alınacaktır.
8- Üniversitemize ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır.
9- 2863 sayılı Kanuna göre düzenlenmiş sertifika ödeme aracı olarak kabul edilmeyecektir
10- Teklifler ihale günü ihale saatine kadar ihale komisyon başaknlığına verilecektir.
11- Posta ile yapılacak müracaatlarda teklifin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 37. maddesine uygun hazırlanması ve teklifin ihale saatinden önce komisyona ulaşması şarttır.
12- Postada meydana gelebilecek gecikmelerden dolayı idare veya komisyon herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
13- Tahmin edilen bedelden daha düşük teklifler kabul edilmeyecektir.
14- İhale Komisyonu ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir.
İLAN OLUNUR.
Basın - 52280 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
7 Nisan 2015 Salı
Kapadokya'daki
vadilerde “öksu otu”yla
mücadele yapılacak
Kapadokya'daki turistik vadilerde ökse otuyla mücadele çalışması başlatıldı.
NEVŞEHİR - Nevşehir Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüğü, Göreme
Belediyesi ve Göreme Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Derneği'nin desteğiyle, turistik vadilerde ökse otuyla
(üzüme benzer yemiş veren, saplarından ökse çıkarılan bitki) mücadele çalışması başlattı.
Göreme Kılıçlar Vadisi girişinde
düzenlenen törende konuşan Gıda,
Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Okan
Yılmaz, ökse otunun özellikle meyve
ağaçlarına ciddi zararlar verdiğini ve
ağaçların bu sebeple kuruduğunu söyledi.
Nevşehir'de vadi sayısının oldukça
fazla olduğunu belirten Yılmaz, "İlimiz
adeta bir vadiler cenneti olarak bilinmektedir. Bundan dolayı projemiz,
turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği ve
en güzel manzaralara sahip vadilerde
uygulanacaktır. Özellikle Ortahisar,
Çavuşin, Uçhisar, Avanos, Ürgüp ve
Göreme'de bulunan vadilerimizde bu
projeyi yürüteceğiz. Bu kapsamda
öncelik verdiğimiz yörelerin sakinleri ve
proje paydaşlarımız da bu konuda bilgilendirildi" diye konuştu.
Yılmaz, "Müdürlük olarak Kapadokya
bölgesinde meyveciliği geliştirmek
adına her türlü teknik mücadeleyi verirken bunun yanı sıra turizm merkezi böl-
gemizin eşsiz doğal güzelliklerini ve görselliğini de göz ardı etmeden koruyarak
çalışmalar yapacağız" dedi.
Göreme Belediye Başkanı Nuri Cingil
ise Göreme'nin vadilerindeki ağaçların
miras olduğunu ve bu mirası gelecek
nesillere bırakmak için bu projeyi desteklediklerini söyledi.
Konuşmaların ardından ökse otuyla
mücadele kapsamında, Nevşehir Valisi
Mehmet Ceylan, vadideki bir ağacı
saran ökse otunu testereyle kesti. Daha
sonra bölgedeki ağaçlardan kesilen
ökse otları, toplanarak yakıldı.
Törene, İl Jandarma Alay Komutanı
Jandarma Kıdemli Albay Metin Alkaya
da katıldı. (AA)
Yetimler 2 bin fidanı toprakla buluşturdu
KONYA - İnsan Hak ve Hürriyetleri
(İHH) İnsani Yardım Vakfı Konya
Şubesi'nin "Yetim Dayanışma Günleri"
programı kapsamında yetim çocuklar 2
bin fidan dikti.
İHH Konya Şube Başkanı Hasan
Hüseyin Uysal, Selçuklu ilçesi Sille
Yolu'ndaki alanda düzenlenen etkinlikte
yetimlerin keyifli saatler geçirdiğini söyledi.
Yetimlere doğa sevgisi aşılamak ve
insanlığa faydalı işler yapma şuuru
kazandırmak için toplandıklarını aktaran
Uysal, "Yetim çocuklarımız ile aileleri
burada. Suriyeli ve Gazzeli yetimlerimiz
de var. Kalabalık bir aile olarak 2 bin
fidanı dualarla toprakla buluşturduk.
Her yıl yaptığımız bu programları, bu yıl
yine doğanın yenilenmesi için burada
yetim yavrularımızla gerçekleştiriyoruz.
İnsanların yeşille bezenmiş bir doğada
yaşaması için bu fidan dikimi etkinliği
önemlidir" diye konuştu.
Uysal, yetimlerin kendilerini fidan gibi
hayal ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Nasıl bir fidan büyüyüp ağaç olunca
insanlığa hizmet veriyorsa bu yetimlerimiz de en güzel şekilde yetişip insanlığın hayrına olan işleri yapacaklardır.
İnşallah yetimlerimiz onlara verdiğimiz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
11
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
TARİHİMİZLE, KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK!?...
Günümüzde kendilerine liberal denişecâat-ı ruhâniye (ruhsal yiğitlik) ile
len, bilmem kaçıncı cumhuriyetçi denibahâdır (kahraman) olduğumuzu isbât
len, aydın denilen bir takım kişiler, şun- etmeliyiz.”
lar bunlar, emperyalist batının yerli
Demek ki neymiş? Avrupalı efendi ve
işbirlikçileri, onların sözcüleri, onlardan onun içerdeki mütercimi, bizim dinimifonlanarak semiren birtakım kişiler,
zi, tarihimizi, kimliğimizi, atalarımızı,
Türk milletinden hesap sorma, bu mille- devletimizi, her şeyimizi suçlarsa, aşati, hâliyle, tarihiyle, istikbâliyle sürekli
ğılarsa o her zaman haklıdır ve doğru
yargılama, suçlama vazifesini deruhde
söylüyordur. Bize düşen de suçlu olduetmiş bulunanlar, milletimizden intikam ğumuzu kabul ederek hakikat ile yüzalma misyonunu yüklenmiş olanlar,
leşmek cesaretini gösterip cesur olduğuikide birde, orada burada Türk tarihini
muzu ispat etmektir.
karalamak, suçlamak, Türk milletini
Avrupalı efendi, bizim burnumuzu
atalarından utanç duyan zavallı yaratıksürterse bizi terbiye ediyor demektir.
lar hâline dönüştürmek için “tarihimizle Biz kendi başımıza adam olmayız.
yüzleşmeliyiz, kendimizle yüzleşmeliAvrupa Birliği gelip bizi adam edecek.
yiz, geçmişte ve şimdi yaptığımız katliBiz de aldığımız eğitim ve terbiye için
amlardan utanmalıyız, özür dilememiz
ona teşekkür edeceğiz.
lazım” gibi ifadelerle Ermenicilik,
Avrupalı efendi bana, atalarıma katliRumculuk, şuculuk buculuk yapıyorlar.
amcı, soykırımcı, katil, bilmem ne
Türk tarihine, atalarımıza olmadık
diyorsa ben hakikati görmüş oluyorum.
iftiralarla hakaret ediyorlar. Türk düşBunun için ona minnettar olup beni
manlığını Türk tarihi üzerinden de servahşi atalarımla gurur duymaktan kurtagilemekten geri kalmıyorlar. Kültür
rıp medenileştirdiği için ona teşekkür
emperyalizminin bir boyutu da Türk
edeceğim. Ama bu Avrupalı efendiye
tarihi düşmanlığı yaparak bizde eziklik,
zinhar, “sen Amerika’da çok kısa sürede
küçüklük, suçluluk duygusu uyandırayüz milyondan fazla yerliyi yok ettin.
rak özgüven kaybına yol açmak ve bizi
Afrika’nın, Asya’nın değişik yerlerinşahsiyeti iğdiş edilmiş bir sürüye dönüş- de, Balkanlarda, Cezayir’de, Bosna’da,
türmektir.
Filistin’de, Azerbaycan’da, Irak’ta milBu tavır, yani “kendimizle, tarihimiz- yonlarca müslümanı yok ettin, soykırım
le yüzleşmeliyiz” lafı, yeni bir laf değil- yaptın” deme edepsizliğini göstermeyedir. Bu lafı bugün söyleyen kişilerin
ceğim. Medenî efendi öyle şeyler yapatası, ağababası olan Abdullah Cevdet,
maz. Yaptıysa o medeniyet götürmek
yıllar önce neredeyse kelimesi kelimesi- için yapmıştır. Dünyayı vahşilerden,
ne aynen söylemişti. Nitekim Abdullah
barbarlardan temizlemiştir. Zira tanrıları
Cevdet, İslam’a, Hz. Muhammed’e
Darwin öyle diyordu:
hakaretlerle dolu olan Dr. Dozy’nin 100
"Doğal seleksiyona dayalı kavganın,
yıldan fazla zaman önce Tarih-i
medeniyetin ilerleyişine sizin zannettiİslamiyet adıyla tercüme ettiği eserinin
ğinizden daha fazla yarar sağladığını ve
mukaddimesinde (önsözünde) şöyle
hâlen de sağlamakta olduğunu ispatladiyor:
yabilirim. Düşünün ki, çok değil birkaç
“Ne kadar anîf (sert ve kaba) olursa
yüzyıl önce Avrupa, Türkler tarafından
olsun mu’tekidât (inanılan şeyler) ve
işgal edildiğinde, Avrupa milletleri ne
hissiyât-ı evvelimize (ilk duygularımıkadar büyük risk altında kalmıştı; ama
za) ne kadar mugâyir (aykırı) bulunursa artık bugün bu fikir bize ne kadar
bulunsun hakikat ile yüz yüze gelebilgülünç geliyor.
mek cesaretine mâlik (sahip) olmalıyız.
Avrupa ırkları olarak bilinen daha
Yiğitlik, yalnız düşman karşısında
medenî ırklar, yaşam mücadelesinde
göğüs germek değildir. Hakikat ve hakTürkleri tam bir yenilgiye uğratmışlarkın saltanat hamlesi önünde nefs-i cahi- dır. Dünyanın çok da uzak olmayan bir
limizin (cahil kişiliğimizin) izzet (değer, geleceğine baktığımda, çok sayıdaki
kıymet, kuvvet, saygınlık) ve gayretini
daha aşağı ırkların çoğunun medenîleşalıp, hakikatın zahm-ı ulviyet (yücelik,
miş daha yüksek ırklar tarafından elimiüstünlük yarası) nişâniyle nişanlanmaya ne edileceğini (yok edileceğini) görüyokudret göstermeliyiz. Ve asıl böyle bir
rum."
Akdeniz plastik atık
çöplüğüne dönüşüyor
emeklerle büyüyecekler. Bu işler birer
eğitimdir. Fidan dikmek bu eğitimin bir
parçasıdır. Bu yavrularımız da doğa
sevgisi kazanıyor. İnsana hizmet etme,
faydalı ve hayırlı işlerle uğraşma alışkanlığı kazanacaklar. Bu yavrularımız,
sokak çocuğu, tinerci ve balici olmayacak. Ülkesine, ailesine ve çevresine
hayırlı faydalı bireyler olarak yetişecekler."
İHH'nın Yetim Dayanışma Günleri"
etkinliğinin geleneksel hale geldiğine
dikkati çeken Uysal, bu kapsamda
nisan ve mayısta önemli programlar
7
8
9
10
düzenleneceğini bildirdi.
Uysal, mayıs ayı sonunda yetim
sponsor buluşmasıyla yetim ve hamilerini bir araya getireceklerini anlatan
Uysal, "Yabancı ülkelerden çok sayıda
yetimi Konya'da buluşturacağız. Yetim
dayanışma günlerinde çok sayıda program düzenleyeceğiz. Hatay'ın Reyhanlı
ilçesindeki yetimhanelerimize gideceğiz. Oradaki yavrularımıza sağlık taraması yapacağız" ifadelerini kullandı.
Katılımcılara pilav, et ve ayran ikram
edildi. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Kıta. – Basit şekerlerin genel adı. 2. Radyumun simgesi. – Avuç içi ile
toplama. 3. Temel niteliğinde olan, başlıca, esasi. – Nesne, şey. 4. Mihrace. –
Parola. 5. Bebek yiyeceklerinin genel adı. – Öldürücü hastalık salgını, kıran.
6. On altı taşla oynanan bir zekâ oyunu. – Bayanların özel gecelerde giydiği
şık giysi veya tuvalet. 7. Güzel sanatların dokuz perisinden biri. – Kuranda
bir sure. 8. İlaç vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek. –
Olumsuzluk anlatan önek. 9. Asya’da bir ırmak. – Güzel sanat. – Geri, arka,
art. 10. Defa, kez. – Tanrıtanımaz, dinsiz. 11. Mersin ilinin bir ilçesi. –
Endonezya’nın plaka işareti. 12. Genellikle çocukların üfleyerek çaldıkları
oyuncak çalgı. 13. Yapma, etme. – Binek hayvanı. – İlgi çekici değişik
kimse. 14. Nikelin simgesi.–İlaç, merhem. –Bir tür pembe elmas. 15. Bir
şeyin ilk kez yetiştiği, göründüğü yer. 16. Yumurtanın bir bölümü. – Alt
kurul, encümen. 17. Belli, açık. – Ufki. 18. Bir nota. – İlinek. 19. İlgili. 20.
Bakı. – Ağzı geniş, tek kulplu su kabı.
Yukarıdan aşağıya:
1. Pirinç ve şekerkamışından elde edilen bir tür rakı. – Türk resim sanatında
önemli bir grubun ad olarak belirlediği harf. – Yumurta biçiminde yapılan ve
sekiz deliği bulunan üflemeli bir çalgı. – Çok anlayışlı ve sezgili kimse. 2.
Dogma, inak. – Fas’ta işlenen yumuşak bir çeşit keçi derisi. – Düşünüleni
dolaylı olarak anlatan söz. 3. Denizdeki mayınları toplama ve yok etme işlemi. – Eski bir devlet. – Bir renk. 4. Bir tür etli ve büyük zeytin. – Kimi
yörelerde babanın kız kardeşine verilen ad, hala. – Konut, hane. – Kimileri
uğur sayar. 5. Tembel hayvan. – Kalsiyumun simgesi. – Kalça kemiği. –
İlave etmek, katmak, eklemek. – Üzerine yazı yazmak için tabaklanmış ceylan derisi. 6. Güzel, hoş. – Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan
çıkarılan ve çocuk maması yapmaya yarayan un. – Bükerek germek için iki
kat edilmiş bir ipin ucuna geçirilen tahta parçası. 7. Ağaçlıklı yol. – Birbirine
benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, küme, grup. – Oruç tutulan ay. 8.
Benzenden türeyen bir amin. – Karın zarı iltihabı.
ÇÖZÜMÜ
– Rusçada evet. 9.Kemiklerin toparlak ucu. –
Çorba gibi yiyeceklere lezzet kazandırmak için un
BUGÜN
ve yağla yapılan sos. – Bir doğumda dünyaya
13. SAYFADA
gelmiş iki kardeş. – Güç, derman, hal. 10. Artırma,
katma. – Hoşlanarak bakma. – Çeşitli parçalardan
meydana gelen alet, cihaz. – Eski Mısır’da bir
tanrı.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
ANKARA - İspanyol bilim adamları, Akdeniz'de bin ila üç bin ton
plastik atık biriktiğini belirledi.
İspanyol bilim adamları,
Akdeniz'de yaptıkları kapsamlı
araştırma sonucu deniz yüzeyinde
şişe, çanta, ambalaj parçalarından
oluşan bin ila 3 bin ton küçük plastik atığın yüzmekte olduğunu saptadı.
Plastik atık birikiminin Akdeniz'in
biyolojik zenginliği için zararlı olduğunu kaydeden bilim adamları,
özellikle 5 milimetreden küçük olan
ve "mikro plastik" denilen parçaların balıklar, kuşlar, kaplumbağa ve
balinalar tarafından yutulduğunu,
hatta Kuzey Avrupa kıyılarındaki
istiridye ve midyelerin içinde bulunmaya başladığını açıkladı.
Araştırmaları Plus One bilim dergisinde yayımlanan bilim adamları,
Akdeniz'in biyolojik zenginliği ve
bölgedeki ekonomik faaliyetlerin
yoğunluğu göz önüne alındığında,
plastik kirliliğinin deniz canlılarını ve
insan hayatını çok ciddi etkileyece-
ğini belirtti.
Araştırmada yer alan İspanya
Cadiz Üniversitesi'nden Andres
Cozar, denizlerdeki plastik kirliliğinin küresel ölçekte bir problem
haline geldiğini ve çözümü için acil
tedbirler alınması gerektiğini söyledi.
Araştırma, Akdeniz'deki plastik
atık kirliliğinin tüm dünyadaki kirlilik
oranını yüzde 7 yükselttiğini ve
okyanus akıntılarındaki kirliliğe
yakın oranda olduğunu ortaya
koydu.
Akdeniz'deki plastik atıkların
yüzde 80'inden fazlasını oluşturan
mikro plastik atıklar, deniz canlılarının tarafından yutulduğunda sindirim sistemlerine ciddi zararlar veriyor.
Dünyadaki deniz varlığının yüzde
1'inden azını oluşturmasına rağmen deniz canlılarının yüzde 4 ila
18'ini barındıran Akdeniz, bölgedeki ülkeler için balıkçılık ve turizm
açısından önemli bir gelir kaynağı
oluşturuyor. (AA)
ULUBEY MAHALLESİ AVCILAR DERNEĞİ
OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI
DUYURU İLANI
06-112-142 Kütük numaralı Ulubey Mahallesi Avcılar Derneğimizin
Olağan Genel Kurul Toplantısı 03.05.2015 günü saat 15.00’da Ulubey
mah. 861 Sokak No:8/A Altındağ-Ankara adresinde yapılacaktır.
Çoğunluğun sağlanamaması halinde 2. Toplantı 10.05.2015 günü aynı
yer ve saatte yapılacaktır. Dernek Üyelemize duyurulur.
YÖNETİM KURULU
GÜNDEM
1- Açılış saygı duruşu,
2- Divanın Teşekkülü,
3- Yönetim ve Denetim Kurulu raporlarının okunup kabulü,
4- Yönetim Kurulunun ibrası,
5- Dernek Üyelik Aidatlarının görüşülüp, karara bağlanması,
6- Yeni Yönetim ve Denetim kurullarının seçimi,
7- Dilek ve temenniler, kapanış.
Yedigün-16
ANKARA TEKNOLOJİ VE
BİLİŞİM DERNEĞİ 2. OLAĞAN GENEL
KURUL TOPLANTISI DUYURU İLANI
06-108-160 Kütük numaralı Ankara Teknoloji ve Bilişim Derneğimizin
2. Olağan Genel Kurul Toplantısı 02.05.2015 günü saat 16.00’da
Maltepe Mah. Akıncılar Sokak No:1/1 Çankaya - Ankara adresinde
yapılacaktır.
Çoğunluğun sağlanamaması halinde 2. Toplantı 09.05.2015 günü aynı
yer ve saatte yapılacaktır. Dernek Üyelerimize duyurulur.
GÜNDEM
1- Açılış saygı duruşu,
2- Divanın Teşekkülü,
3- Yönetim ve Denetim Kurulu raporlarının okunup kabulü,
4- Yönetim Kurulunun ibrası,
5- Dernek Üyelik Aidatlarının görüşülüp, karara bağlanması,
6- Yeni Yönetim ve Denetim kurullarının seçimi,
7- Dilek ve temenniler, kapanış.
Yedigün-15
Yemen'deki "Kararlılık
Fırtınası" operasyonu sürüyor
12
7 Nisan 2015 Salı
RİYAD - Yemen'de, Suudi Arabistan
öncülüğünde başlatılan "Kararlılık Fırtınası"
operasyonunun sözcüsü Tuğgeneral Ahmed
Asiri, Ensarullah hareketinin (Husiler),
komuta merkezlerini, yerleşim yerleri ve
otellerde oluşturduğunu belirtti.
Asiri, Riyad'da düzenlediği basın toplantısında, "Husiler, komuta merkezlerini yerleşim yerleri ve otellerde inşa ederek sivillerin hedef alınmasına neden oluyor" dedi.
Husilerin, Yemenlilerin evlerini hedef
almasına rağmen Aden'de durumun "güven
verici" olduğunu söyleyen Asiri, kentteki
rejime bağlı gruplara bilgi, lojistik ve ekipman bazında destek verdiklerini ve ilerleyen
günlerde ülkenin büyük bölümünü ele
geçirmelerini umduklarını söyledi.
Umman hava sahasının kullanılmasıyla
ilgili olarak "Yemen hava sahası tamamıyla
kontrolümüz altında ve başka herhangi bir
ülkenin hava sahasını kullanmaya ihtiyacımız yok" diyen Asiri, Umman
Sultanlığı'nın koalisyon güçlerine katılmamasına ilişkin de "Umman, kendi sınır
güvenliğinden sorumludur" ifadesini kullandı.
Yemen'de, Husilerin başkent Sana'nın
yanı sıra bazı kentleri ele geçirmesi üzerine
Cumhurbaşkanı Hadi, Aden'i geçici merkez
ilan etmiş ve bazı ülkeler, diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerini burada sürdüreceğini açıklamıştı. Bu gelişmelerden sonra
Husiler, Aden'e doğru harekete geçerek
kentteki bazı stratejik noktaların denetimini
sağlamış, Hadi yönetiminin Arap Birliği ve
uluslararası topluma, acil askeri müdahale
çağrısı yapmasıyla Suudi Arabistan
öncülüğündeki koalisyon, 26 Mart'ta
"Kararlılık Fırtınası" adıyla hava harekatına
başlamıştı.
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu
Mansur Hadi'nin, Genelkurmay Başkanı
Hüseyin Hayran ve Ensarullah hareketi
(Husiler) yanlısı üst düzey komutanları
görevden aldığı bildirildi.
Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklardan
alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Hadi,
Genelkurmay Başkanı Hüseyin Hayran ve
yardımcısı Zekeriya eş-Şami ile Özel
Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Abdurrazzak
El-Meruni'nin görevine son verdi.
Görevden alınan komutanlar, "vatana
ihanet, darbeci silahlı bir grupla meşru
yönetime karşı işbirliği" suçlamasıyla
mahkemeye sevk edilecek.
Konuyla ilgili Yemen makamlarından
henüz resmi açıklama yapılmadı.
Canikli’den ikramiye eleştirisi
ANKARA - HABER MERKEZİ - Gümrük
ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, emekliler için
ikramiye vaadine ilişkin, "Biz devlet yönetiyoruz. Devletin de aynı insanlar gibi, şirketler
gibi bir bütçesi var, geliri var, gideri var.
Dolayısıyla bu dengeyi gözetmeniz gerekiyor"
dedi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre,
Canikli, Kanal 7'de katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Geçen hafta yaşanan elektrik kesintisi,
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın
şehit edilmesi ve Fenerbahçe otobüsüne
yapılan silahlı saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canikli, her seçim öncesinde
Türkiye'de buna benzer olayların meydana
geldiğini ifade etti. Son olayları da bu
çerçevede düşünmek ve değerlendirmek
gerektiğini dile getiren Canikli, elektrik kesintisiyle ilgili, "Şu anda çalışmalar, araştırmalar
devam ediyor ama olayın oluş biçimine, olayın
sonuçlarına ve özellikle uluslararası basın
tarafından yoğun bir şekilde kullanılması da
dikkate alınarak bunun normal bir arıza
olmadığını söylememiz mümkün" diye konuştu.
Aynı şeyin, Savcı Kiraz'ın şehit edilmesinde de
olduğunu belirten Canikli, uluslararası basının,
bu olayı da sürekli "flaş haber" olarak geçtiğini
anımsattı. Fenerbahçe camiasına geçmiş olsun
dileklerini ileten Canikli, burada da yine uluslararası basının tavrına dikkati çekti. Bakan
Canikli, "Tüm bunların, seçime yakın
'Türkiye'de güvenlikle ilgili ya da buna benzer
konularda sıkıntılar var imajını' kamuoyunda
oluşturmak amacıyla yapıldığı konusunda bir
değerlendirme mümkün olabilir" dedi.
Terör örgütlerinin yurt dışı bağlantılarıyla ilgili
bir soruyu da yanıtlayan Canikli, bu örgütlerin,
faaliyetlerini tek başlarına yürütmeleri ve ayakta
kalmalarının mümkün olmadığını söyledi.
Bakan Canikli, bunun terör örgütleri PKK
için de DHKP-C için de geçerli olduğunu vurgulayarak, "Avrupa'da istedikleri ortamı bulamamış olsalardı palazlanmaları, bu noktaya
gelmeleri söz konusu olamazdı. Hem finansal
anlamda hem yönetim anlamında hem de taktik stratejik anlamda" ifadesini kullandı.
PKK'nın, uzun yıllardır Avrupa'dan ciddi anlamda kaynak sağladığını ve Türkiye'deki terör
faaliyetlerine altyapı oluşturduğunu dile getiren
Canikli, şöyle konuştu:
"Dolayısıyla, 'bunların arkasında hiçbir ülke
ya da hiçbir istihbarat örgütü yoktur' şeklindeki
veya 'belirleyici değildir' gibi bir değerlendirme
mantıklı değil, gerçekçi değil. En son
savcımızın şehit edildiği olayda, şehit eden
örgüt üyelerinin beslenmesinde özellikle
Avrupa'nın çok büyük desteği var ve bu destek
halen de devam ediyor."
Ekonomide, paniğe neden olacak bir durumun olup olmadığının sorulması üzerine
Canikli, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını
bildirdi. Özellikle temel ekonomik göstergelerde
çok ciddi anlamda bir oynama, değişiklik
olması halinde dengenin bozulacağını anlatan
Canikli, şu anda ise böyle bir durumun bulunmadığını ifade etti.
Son açıklanan büyüme rakamlarına ilişkin
de değerlendirmelerde bulunan Canikli,
Türkiye'nin dışa açık bir ekonomi olduğunu ve
bu bağlamda, özellikle Avrupa'daki gelişmelerden etkilendiğini söyledi. Avrupa'daki daralmanın, Türkiye'yi de olumsuz etkilediğini
aktaran Canikli, geçen yıl dünyadaki neredeyse
tüm ülkelerin büyümelerinde bir geriye gidiş
olduğunu kaydetti.
Canikli, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun
açıkladığı İstihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi
Destekleme Paketi'yle ilgili de paketin iki temel
özelliği bulunduğunu söyledi. Paketin hem
talebi artırmaya yönelik düzenlemeler içerdiğini
hem de yatırımcının, yatırım maliyetlerini azaltmayı hedefleyen, yatırımı teşvik etmeyi
amaçlayan boyutu olduğunu vurgulayan
Canikli, burada alınan tedbirlerin büyümeye
önemli katkı yapacağını dile getirdi.
CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun, emekliler için ikramiye vaadinin sorulması üzerine de Canikli, şunları
söyledi:
"Biz devlet yönetiyoruz. Devletin de aynı
insanlar gibi, şirketler gibi bir bütçesi var, geliri
var, gideri var. Dolayısıyla bu dengeyi gözetmeniz gerekiyor. Bakın ekonomi bugüne kadar
olmuşsa bunun altında yatan temel neden
maliye politikasıdır, dengeli bütçe politikalarıdır.
En tehlikelisi, Allah korusun orada bir olumsuz
algı oluşmaya başlarsa yani bütçeden, maliye
politikası uygulamasından, sıkı bütçe uygulamasından vazgeçiliyor gibi bir algı oluşursa
hiçbir ekonomik göstergeyi tutturamayız, hepsi
tepetaklak gider. Başta faiz oranları olmak
üzere, büyüme bütün göstergeler ve tabii
Türkiye'ye yabancı yatırım kesinlikle gelmez ve
bir anda ciddi anlamda Türkiye'den kaçış olur.
Dolayısıyla bizim onu elbette korumamız
gerekiyor. O dengeyi gözetmemiz gerekiyor.
Mevcut şartlar içerisinde en ufak bir imkanımız
olduğunda biz hemen bu kaynağı başta
emeklilerimiz olmak üzere, dar gelirlilere
aktarıyoruz. Bugüne kadarki ekonomi politikalarımızın belirgin özelliklerinden bir tanesi
budur." Emeklilere yapılacak zammın çalışmasını 1 yıldan uzun süredir yaptıklarını anlatan
Canikli, dengeleri sarsacak bir adım atmamak
için titiz bir çalışma yürütüldüğünü bildirdi.
Canikli, hiçbir zaman seçime yönelik bir adım
atmadıklarını savundu.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli,
2023 hedeflerinin yakalanıp yakalanamayacağına ilişkin de bunların halen kendileri için hedef
olarak yerinde durduğunu kaydetti.
Bunların kolay hedefler olmadığının altını
çizen Canikli, "Onlara ulaşmak için hükümetlerimizin ellerinden gelen bütün çabayı göstermesi gerekiyor, herkesin ona kilitlenmesi, odaklanması gerekiyor. Eğer orada bir revizyon meydana gelirse o zaman bu alanda görevli olan
herkes yatırımcılar da dahil olmak üzere, bu
hedeflerin gerçekleştirilmesi için görevli bütün
herkeste, özel sektör, kamu sektöründe bir
gevşeme meydana gelebilir. Çünkü piyasa
algısı da çok önemlidir. Piyasaya böyle bir algı
vermememiz gerekiyor" değerlendirmesinde
bulundu.
haber
Bakan Çelik: Hedef
nitelikli istihdam
ŞANLIURFA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Faruk Çelik, İstihdam, Sanayi Yatırımı ve
Üretimi Destekleme Paketi'ne ilişkin, "Amacımız, istihdamı nitelikli hale getirmek ve işverenin daha
maliyeti düşük bir iş gücü ile işini görmesini sağlamak" dedi.
Bakan Çelik, Şanlıurfa'daki temasları kapsamında
AK Parti İl Teşkilatı'nda düzenlediği basın toplantısında, kentte 4 yılda gerçekleştirilen 400 projeyle ilgili
bilgi verdi.
Partisinin, siyaseti vatandaşa hizmet aracı olarak
kullandığını vurgulayan Çelik, verilen görevin sorumluluğunu herkesin yapması gerektiğini söyledi.
Çelik, Şanlıurfa'nın özellikle komşusu konumundaki Suriye'de süren iç savaştan olumsuz etkilenen binlerce sığınmacıyı ağırlamasına rağmen son
yıllarda önemli kalkınma ivmesi yakaladığını belirtti.
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından geçen
hafta açıklanan İstihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi
Destekleme Paketi'nde önemli ayrıntılar bulunduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:
"Size lazım olan vasıfsız elamanı biz veriyoruz, siz
6 ay yetiştiriyorsunuz, ücretini ve sigortasını biz
ödüyoruz. 6 ay sonra bu elemanı beğenirseniz kullanmaya devam edersiniz. Devam ederseniz de işveren priminizin yüzde 15'ini yine biz ödemeye devam
edeceğiz, sigorta giderinin de yarısını biz ödeyeceğiz. Amacımız, istihdamı nitelikli hale getirmek ve
işverenin daha maliyeti düşük bir iş gücü ile işini
görmesini sağlamak."
- "Biraz yüküm hafifleyecek"
Bakan Çelik, gelecek dönem milletvekili adayı
olmadığına değinerek, yurt dışına yapacağı son
ziyaretin ardından bakanlık görevini ay sonunda
devredeceğini bildirdi.
Özel hayatına vakit ayıracağını aktaran Çelik,
"Yeni bakan kimse ay sonuna doğru yerime göreve
başlayacak. Ondan sonra sivil hayata devam edeceğim, bu kadar sorumluluktan uzun yıllar sonra çıkmış, biraz yükü ve mesuliyeti hafiflemiş olacağım.
İnşallah özel hayatıma bir müddet dönmemi ve
kendimi dinlememi sağlayacak yeni bir döneme
giriyorum" değerlendirmesinde bulundu.
DAEŞ
saldırıyor
FELLUCE - Irak'ta terör örgütü DAEŞ'in,
Felluce'ye bağlı Amiriye nahiyesindeki sivil yerleşim bölgelerine düzenlediği saldırıda 2 kişinin
öldüğü, 13 kişinin yaralandığı bildirildi.
Amiriye Karakolu Müdürü Arif el-Cenabi, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, DAEŞ militanlarının Felluce'nin 23 kilometre güneyindeki
Amiriye beldesinde sivil yerleşim birimlerine yaklaşık 40 roket ve havan topu attığını belirtti.
Cenabi, saldırıda 2 kadının hayatını kaybettiğini,
13 kişinin de ağır yaralandığını söyledi.
Son iki gün içerisinde Amiriye'yi hedef almaya
devam eden örgütün eylemleri nedeniyle beldede
can kayıpları ve büyük çapta hasarın meydana
geldiğini aktaran Cenabi, ordu güçlerinin de
saldırılara karşılık verdiğini, örgüt safında da
büyük kayıpların olduğunu kaydetti.
- Diyala'da kurtarılan bölgelere dönüş
Öte yandan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan
açıklamada, Diyala'da terör örgütü DAEŞ'in
eylemleri nedeniyle sığınmacı durumuna düşen
ailelerin, kurtarılan bölgelerdeki evlerine geri
döneceği bildirildi.
Açıklamada, "5'inci Piyade Tümenine ait birlikler, evlerini terk etmek zorunda kalan sığınmacıların Şervin nahiyesinde DAEŞ çetelerinin
pisliğinden temizlenen bölgelere dönmesi için
çalışmalara başladı" denildi.
Irak'ta, terör örgütü DAEŞ öncülüğündeki
silahlı grupların, haziranda Musul başta olmak
üzere bazı kentlerin kontrolünü ele geçirmesinin
ardından, ülkenin çeşitli bölgelerinde IŞİD ile
güvenlik güçleri arasında çatışmalar sürüyor.
Şii milislerin de içerisinde yer aldığı Irak
ordusuyla Peşmerge güçleri, DAEŞ'in elindeki
toprakları kurtarmak için operasyonlar düzenliyor.
ABD'nin öncülüğündeki koalisyon güçleri de Irak
ordusuna havadan destek veriyor.
dış dünya
7 Nisan 2015 Salı
13
Bosna’nın mayınlarla mücadelesi sürüyor
SARAYBOSNA - Bosna
Hersek'teki savaşın üzerinden 20 yıl
geçmesine rağmen, o dönemde yerleştirilen kara mayınları yüz binlerce
vatandaş için hayati risk taşımaya
devam ediyor.
1992-95 yılları arasında yaşanan
savaştan kalma 120 bin civarında kara
mayını, 540 bin vatandaşın her gün
ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına neden oluyor.
Bosna Hersek Mayın Temizleme
Merkezi (BH MAC) Sözcüsü Svyetlana
Luleciya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugün hala ülke topraklarının
yüzde 2.3'ünün, bir başka ifade ile
1176 kilometrekaresinin mayınlı arazi
olduğunu ve bu mayınların 540 bin
vatandaş için tehlike oluşturduğunu
söyledi.
Ülke genelinde hala 120 bin civarında kara mayını bulunduğunu belirten Luleciya, en fazla mayınlı arazinin
Velika Kladuşa, Oraşye, Posavina,
Tuzla, Doboy, Şamats ve Brod bölgelerinde bulunduğunu vurguladı.
Luleciya, savaşın ardından meydana gelen mayın patlamalarında 240'ı
çocuk, 603 kişinin hayatını kaybettiği-
ni, bin 129 kişinin ise yaralandığını
ifade etti.
Ranko, Dragan, Mladen, Milan,
Miralem, Ramiz, Osman ve Nihad...
Bunlar sadece sıradan isimler değil,
Amerikalı Türklerden
“1915” atağı
ülkedeki mayınlı arazileri temizlemek
için her gün hayatlarını riske atan
"kahramanların" isimleri.
Sabahın erken saatlerinden evlerinden çıkıp, daha önce buldukları ya da
olası mayınlı arazilerin bulunduğu
alana giderek, gün boyunca bugün
hala 540 bin Bosna Hersekli için hayati
tehlike teşkil eden mayınlı arazileri
temizliyorlar.
Başkent Saraybosna yakınlarındaki
İliyaş beldesine bağlı Kostraça ve
Solakoviçi köyleri civarında mayınlı
arazileri temizleyen BH MAC ekibi,
tehlikenin farkında olarak korku içinde
her gün bu işi yapıyor.
2005 yılından itibaren mayın temizlemenin her aşamasında görev yapan
"StopMines" firmasından Aleksandar
Kusmuk, mayınlı arazide sekizer kişiden oluşan üç ayrı ekip olarak çalıştıklarını, olası mayınlı arazilerde köpeklerin de görev yaptığını anlattı.
"Tehlikeli" olarak nitelendirdiği
Amerikalı Türkler,
Ermenilerin 1915
olaylarına dair
Türkiye'ye karşı
yürüttükleri karalama kampanyaları
karşısında atağa
geçerek, başkent
Washington, New
York, Teksas ve
Massachusetts'te
de önemli noktalara afişler astırmaya
ve ilanlar vermeye
başladı.
WASHINGTON - ABD merkezli 145
Türk-Amerikan sivil toplum kuruluşunca oluşturulan Yönlendirme Komitesi,
girişimin ilk ayağı olarak, başkent
Washington'daki bazı metro durakları
ile otobüs hatlarına dev afişler yerleştirdi. Afişlerde, "Bizi birleştir, ayırma" sloganları kullanıldı.
Bunun yanında, önümüzdeki günlerde, Turkish Institute for Progress tarafından, New York, Teksas ve
Massachusetts eyaletlerinde açık hava
dev reklam panolarında (bilbord) afişlere ve gazete ilanlarına yer verilecek.
Amerikalı Türkler, Teksas, Illionis,
Massachusetts ve New Jersey eyalet
meclislerine Türkiye lehine tasarılar
getirmeye çalışacak.
Ermenilerin 1915 yılı olaylarının yıldönümü olarak gördüğü 24 Nisan için
de hazırlanan Yönlendirme Komitesi,
Türkler ile Ermeniler arasında dostluk
köprülerinin kurulması için 24 Nisan'da
Washington'da "Barış ve Dayanışma''
sloganıyla yürüyüş yapacaklarını açıklamıştı.
Beyaz Saray'ın önünden başlayacak
yürüyüş, Türkiye'nin Washington
Büyükelçiliği'nde son bulacak. Bazı
Ermeni grupların her yıl 24 Nisan'da
Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği
önündeki kaldırımı işgal ederek aleyhte
gösteriler düzenlemesi nedeniyle, yürüyüşten sonra Türkler büyükelçilik binası
önünde hazır bulunmayı sürdürecek.
Ayrıca Amerikalı Türkler, 14 Nisan'dan
itibaren büyükelçilik önündeki kaldırımı
Ermeni göstericilere kaptırmamak için
gece-gündüz nöbet tutacak.
Ermeni diasporasının belli bir kesiminin giderek artan propaganda faaliyetleri karşısında "Let History Decide"
İsrail hapishanelerinde
200 Filistinli çocuk var
RAMALLAH - İsrail hapishanelerinde,
18 yaşın altında yaklaşık 200 Filistinlinin
bulunduğu belirtildi.
Filistin Esirler Cemiyeti'nin "5 Nisan
Filistinli Çocuklar Günü" dolayısıyla yaptığı
açıklamada, "çocuk tutukluların"
Ramallah yakınlarındaki Ofer ile İsrail'in
kuzeyindeki Mecdu ve Şaron cezaevlerinde tutulduğu kaydedildi.
Bu çerçevedeki gözaltı ve tutuklamalarda 2014 yılının ikinci yarısından itibaren
artış görüldüğü belirtilen açıklamada,
"İsrail yönetimi günde en az 2 çocuğu
gözaltına alıyor" denildi.
Gözaltına alınan Kudüslü çocukların
çoğunun para cezası, ev hapsi veya yaşadığı yerden uzaklaştırılma gibi şartlarla
serbest bırakıldığı aktarılan açıklamada,
bu konuda Kudüs'ten sonra ikinci kent
durumundaki El-Halil'de ise bu yılın başından itibaren yaklaşık 70 çocuğun gözaltına alındığı kaydedildi.
Açıklamada İsrail'in çocuklar hakkında
işlediği ihlaller, "gece geç saatlerde gözaltına alınmaları, gözaltı sırasında polis
köpeklerinin kullanılması, fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kalmaları, ebeveynleri olmadan sorgulanmaları, baskıyla itirafa zorlanmaları, gözaltı sonrasında yasal
yardım almalarına izin verilmemesi, sivil
veya askeri mahkemelerde yetişkinlere
uygulanan muameleye tabi tutulmaları ve
cezaevlerinde zor hayat şartları altında
tutulmaları" şeklinde sıralandı.
Filistin'de her yıl 5 Nisan, "işgal altında
yaşayan çocukların" durumuna dikkati
çekmek için "Filistinli Çocuklar Günü" olarak kutlanıyor. (AA)
(Tarih karar versin) sloganıyla faaliyet
gösteren internet sitesini yayına sokan
Yönlendirme Komitesi, 18 Nisan'da
Twitter'da #lethistorydecide hashtag'i
kullanılarak kampanya yürütecek.
ABD'deki Türk toplumunun bu yılki
etkin çalışmalarının yanı sıra, geçtiğimiz
günlerde de ABD Kongresi'ne ilk kez,
1915 yılı olaylarının sadece Ermenilerin
bakış açısından değil "yapıcı" şekilde
ele alınması için karar tasarısı sunulacağı belirtilmişti.
Cumhuriyetçi Parti Florida
Milletvekili Curt Clawson'un hazırladığı
tasarıda, ABD Başkanı Barack
Obama'ya 1915 olaylarının "tarafsız,
yapıcı ve kalıcı Türk-Ermenistan ilişkileri doğrultusunda ele alınması için görev
gücü oluşturması" çağrısında bulunuluyor. (AA)
İran ile nükleer
müzakerelerde
uzlaşıldı
TAHRAN - İran'da Düzenin
Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK)
Başkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani,
"İran'ın müzakerelerdeki mantığı,
Batılıları akıllıca bir karar almaya ikna
etti" dedi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın
haberine göre, başkent Tahran'da
düzenlenen bir toplantıda konuşan
Rafsancani, İsrail yöneticilerini "yeryüzündeki insanların şeytani varlıkları"
olarak niteleyerek, "Sahte varlığının
temelinde duran, uluslararası hukuk
ilkelerinin hiçbirine aşina olmayan ve
Dünya Nükleer Kulübü'ne hiçbir zaman
üye olmayan işgalciler, İran gibi tarihi
ve uygar bir ülkeye itiraz ediyorlar" diye
konuştu.
Müzakerelerde varılacak kapsamlı
anlaşma ile bilimsel, teknolojik ve akademik yeteneklerinin, İran halkının
hakkı olduğunu belirten Rafsancani,
"Maalesef bazı iç ve dış faktörler, el ele
vererek büyümeye ve gelişmeye kullanılacak olanakları, medya savaşına sarf
etti" değerlendirmesinde bulundu.
Rafsancani, "ABD Kongresi'deki
İsrail lobisinin mali ve ticari rolüne" işaret ederek, "Emin olun, siyonist medya,
İran ve 5+1 ülkeleri arasında yapılacak
nükleer anlaşmanın muhaliflerine hizmet edecek. Çünkü Batı'ya İranafobi
havası yaratarak, bölgede İran korkusu
yaratmaları kolay olacak" ifadesini kullandı. (AA)
mayın temizleme işine girmeye neden
karar verdiğini hala bilmediğini anlatan
Kusmuk, "Çalışmak zorundayız. Bu işe
girdim ve artık geri dönüş yok" dedi.
Mayın temizleme işinin diğer işlere
oranla "biraz farklı" olduğunu ifade
eden Kusmuk, bu işte "kelleyi korumanın" birincil öncelik olduğuna işaret etti.
Kusmuk, yaptıklarını işin ne denli
zor bir iş olduğunun farkında olduklarını belirterek, "En büyük sorun, aslında
nasıl bir işle uğraştığını düşünmek. İşte
o zaman bu işi artık bırakmak istiyorsun ama yapacak başka işin yok" diye
konuştu. On yıldır mayın temizleme
işinde olan Miroslav Brekalo da liseden mezun olur olmaz, 18 yaşında bu
işe başladığını söyledi.
Yaptığı işin tehlikesinin farkında
olduğunu vurgulayan Brekalo, ailesinin
de artık bu tehlikeye "alıştığını" ancak
başka birine mayın temizlediğini söylediğinde insanların şaşırdığını aktardı.
(AA)
İnsani Yardım Vakfı
Arnavutluk’taki 2 bin 500
yetimi sevindirdi
TİRAN - İnsan Hak ve
Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım
Vakfı, Arnavutluk'taki 2 bin 500 yetime maddı yardımda bulundu.
İHH İnsani Yardım Vakfı ile
Arnavutluk'ta faaliyet gösteren
ALSAR Derneği'nin ortaklaşa
düzenlediği "Yetimlere Sosyal
Yardım, Toplumun Geleceği İçin
Değerli Bir Katkı" isimli programa
Tiran Valisi Sadi Vorpsi, Türk İşbirliği
ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Tiran
Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin,
Türkiye'nin Tiran Büyükelçiliği
Müşaviri Sinan Cem Baş, İHH ve
ALSAR Derneği yetkilileri, yetim
çocukları ve yakınları katıldı.
Milli marşların okunması ve
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan
programda, yetim çocukların eğlenmesi için bir dizi etkinlik düzenlendi.
ALSAR Derneği Başkanı Mehdi
Gurra, burada yaptığı konuşmada,
2008 yılında sadece 35 yetime
maddi yardımda bulunabildiklerini
ancak bugün, İHH ve diğer ülkeler-
deki partner kuruluşlar sayesinde
bu sayının 2 bin 500'e ulaştığını
söyledi.
TİKA Tiran Koordinatörü Çetin
de TİKA'nın yetimlere hassas davrandığına dikkati çekerek, bu kapsamda Arnavutluk'taki yetimlere
yardımda bulunmak amacıyla
ALSAR Derneği ile işbirliği içinde
olduklarını belirtti.
İHH İnsani Yardım Vakfı Yetim
Birimi Başkanı Murat Yılmaz ise İHH
olarak 41 ülkede, 427 projeyle 180
bin yetime yardımda bulunduklarını
ifade ederek, Balkan ülkelerindeki
yetim çocuklara yönelik birçok projeye imza attıklarını vurguladı.
Arnavutluk'ta 2 bin 500 yetime
maddi yardımda bulunduklarını
belirten Yılmaz, bunun yanı sıra
farklı destekler de sağladıklarını
sözlerine ekledi.
Yardım çekleri, program sonunda İHH ve ALSAR Derneği yetkililerince yetimlere dağıtıldı. (AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
7 Nisan 2015 Salı
Selimiye, artık hiç kapanmıyor
TURİZM
Selimiye Camisi, 24 saat ziyarete açık tutulmaya başlandı.
Azerbaycan'daki
turizm fuarında
“Mardin” rüzgarı
BAKÜ - 14. Uluslararası Turizm ve
Seyahat Fuarı (AITF 2015) kapsamında
Azerbaycan'da bulunan Mardin Artuklu
Üniversitesi Reyhani Müzik Grubu Bakü'de
konser verdi.
Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliği Kültür ve
Tanıtma Müşavirliği ile Yunus Emre
Enstitüsü Bakü Türk Kültür Merkezi'nin
ortaklaşa düzenlediği konsere büyükelçilik
müşavir ve çalışanları, Mardin İl Kültür ve
Turizm Müdürlüğü yetkilileri,
Azerbaycan'daki Türk kurum ve kuruluşların
temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Konser öncesinde konuşma yapan Bakü
Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri
Seyit Ahmet Arslan, AITF 2015'den
bahsederek devamlı katıldıkları fuarda her
sene Türkiye'nin bir ilini ön plana çıkardıklarını söyledi.
2013'te Manisa, 2014'te ise Bursa
illerinin tanıtıldığını belirten Arslan, şimdi de
Mardin'in ön plana çıkarıldığını kaydetti.
Mardin'in sadece Türkiye'de değil,
dünyada en kadim medeniyetlere ev
sahipliği yapan bir kent olduğunu ifade
eden Arslan, bu geleneksel kültürle
Azerbaycanlıları buluşturmak istediklerini
belirtti.
Grubun üç gün boyunca fuarda gösteri
yaptığını hatırlatan Arslan, "Fuarda Mardin
rüzgarı esti. Öyle bir rüzgar oldu ki sadece
ziyaretçiler değil, diğer ülkelerin temsilcileri
de bizim standımızı doldurdu taşırdı" şeklinde konuştu.
Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürü
Alaaddin Aydın ise Azerbaycan'da kendilerini evlerinde gibi hissettiklerini söyleyerek
buranın insanları ile aynı dil, kültür ve
düşünceleri paylaştıklarını ifade etti.
Mardin'in çok dinli ve çok dilli bir kent
olduğunu ve bu özelliği ile dünyanın örnek
kentleri arasında bulunduğunu ifade eden
Aydın, yemeğe ve müziğe de yansıyan bu
kültürü Azerbaycan'a tanıtmak istediklerini
belirtti.
Konuşma sonrasında sahneye çıkan
Reyhani Müzik Grubu'nun yöreye özgü
türkülerden oluşan gösterisi izleyiciler
tarafından coşkuyla izlendi.
"Yola çıktım Mardin'e", "Dalal",
"Sabiha", "Kalkın Mardin'e" gibi türkülerin
seslendirildiği gösteri ziyaretçiler tarafından
eşlik edilerek izlenirken, sanatçıların
seslendirdiği Azerbaycan türküsü "Size
selam getirmişem" büyük alkış aldı.
Gösteride bazı izleyiciler sahneye
çıkarak dans etti. Ayrıca sahnede çiğ köfte
hazırlanarak izleyicilere ikram edildi.
(AA)
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15134
7 Nisan 2015
Salı
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
EDİRNE - Edirne Müftüsü Emrullah
Üzüm, gazetecilere yaptığı açıklamada,
Selimiye Camisi'nin kapılarının artık 24
saat hiç kapanmadığını söyledi.
Önemli bir dini mabedin sürekli açık
tutulmasının olumlu tepkilerini almaya
başladıklarını ifade eden Üzüm, şunları
kaydetti:
"Selimiye Camisi daha önce yatsı
namazından sabah namazına
dek kapalı tutuluyordu. Yatsı
namazından sonra gelen
ziyaretçiler dışarılarda namaz
kılıyorlardı. Gerçekten de üzücü
bir durumdu. Bu duruma güvenlik tedbirleri de alınarak çözüm
getirildi. Selimiye Camisi artık
kapılarını ziyaretçilerine hiç kapatmıyor, hangi zamanda
ziyaretçi gelirse gelsin camiyi
gezebiliyor, ibadet edebiliyor.
Selimiye ziyaret amacıyla seyahat edilen camilerimizdendir,
çünkü cami mimarisi açısından
zirvedir."
Selimiye'nin Edirne için
büyük bir şans olduğunu vurgulayan Üzüm, "Edirne için çok
büyük bir değerdir. Nasıl Beytullah'ın
kapıları kapanmıyorsa, Selimiye Camisi de
her vakit ana baba, çoluk çocuk ve gençlerin geldiği, ibadet ettiği bir cami haline
gelecek. Mekke nasıl tarih boyunca
Beytullah'la Adem aleyhisselamdan beri
önemli ve şanslıysa, Medine-i Münevvere
efendimizin hicretinden sonra Mescid-i
Nebevi'yle önem kazanıyorsa, Kudüs
Erciyes'te Nisan ayında kayak keyfi...
KAYSERİ - Türkiye'nin en önemli
kış sporları ve turizm merkezlerinden
Erciyes'te hafta sonu tatilinde yoğunluk yaşandı.
Hafta sonu tatilini fırsat bilen
vatandaşlar, Tekir ve Hacılar kapı
pistlerinde aileleriyle kızak kaymanın,
kayak ve snowboard yapmanın keyfini yaşadı.
Kayak yapmayı yeni öğrenenler,
pistlerde zaman zaman zor anlar
yaşayarak, ilginç görüntüler oluşturdu.
Erciyes'e kayak yapmaya gelen
Emre Ersoy, "Hava açık olduğu
zaman kayak yapmak daha güzel
oluyor ayrıca Erciyes'in zirvesinin çok
ve hoş insana huzur veren bir görüntüsü var. Arkadaşlarımızla geldim,
güzel vakit geçiriyorum" dedi.
Mescid-i Aksa'yla ne kadar önemliyse
Selimiye'de bu mühim mekanlardandır"
diye konuştu.
Edirne'nin ve Osmanlı'nın simgesi olan
Selimiye Camisi, kentin merkezinde, eskiden Sarıbayır ve Kavak Meydanı denilen
alanda bulunuyor.
II. Selim'in emriyle 1568 - 1575'te yaptırılan cami, çok uzaklardan göze çarpan
yapısı ve kurulduğu yerin
seçimiyle, Mimar Sinan'ın aynı
zamanda bir şehircilik uzmanı
olduğunu vurguluyor.
Kesme taştan yapılan ve iç
bölümüyle bin 620 ve toplamda 2 bin 475 metrekarelik bir
alanı kaplayan cami, mimarlık
tarihinde, en geniş mekana
kurulmuş yapı olarak nitelendiriliyor.
Cami, mimari özelliklerinin
erişilmezliği yanında, şadırvanı, taş, mermer, çini, ahşap
sedef gibi süsleme özellikleriyle dikkat çekiyor. Selimiye
Camisi'nin mihrap ve minberi
de mermer işçiliğinin baş
yapıtlarından sayılıyor.
7 Nisan 2015 Salı
Milli kürekçiler, olimpiyatlara kilitlendi
SAKARYA - Türkiye Kürek
Federasyonu Başkanı İlhami
İşseven, olimpiyatlara kilitlendiklerini belirterek, "Üç tekneden ümit bekliyoruz. Bunlar
kalifikasyona girerlerse şayet,
kürek tarihinde ilk defa olimpiyatlara girmiş olacağız" dedi.
İşseven, AA muhabirine
yaptığı açıklamada,
Mollaköy'de inşa edilecek
parkur ve tesislerin kürek
sporu açısından çok önemli
Eczacıbaşı VitrA,
Avrupa'nın zirvesinde
olduğunu söyledi.
Gençlik ve Spor Bakanı
Akif Çağatay Kılıç'ın bu konuda ellerinden gelen gayreti
göstereceğini söylediğini aktaran İşseven, "Sağ olsun, işin
önünü açtı. Seçimlerin araya
girmesinden dolayı o konuda
sanırım karışıklık yaşanıyor.
Tahmin ediyorum, seçimlerden sonra aynı şey gündeme
getirilecek, mutluyuz" diye
konuştu.
Doğduğunda
“yaşamaz” dediler,
şimdi hedefi
olimpiyatlar
SZCZECİN- DenizBank Kadınlar CEV
Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final organizasyonunun
final maçında İtalya'nın Unendo Yamamay ekibini 3-0 mağlup eden Eczacıbaşı VitrA, adını
Avrupa'nın zirvesine yazdırdı.
Kadın voleybolunun bir numaralı kupasında
şampiyonluğa ulaşarak tarihinde bir ilki gerçekleştiren Eczacıbaşı VitrA, ikinci kez final oynadığı
organizasyonda bu kez mutlu sona ulaşmayı
başardı.
"Devler Ligi"ndeki ilk finalini, 1979-80 sezonu
Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Çekoslavakya
temsilcisi Rude Hvezda Prag'a karşı oynayan ve
rakibine kaybederek ikincilikte kalan Eczacıbaşı
VitrA, aradan geçen 35 yılın ardından yeniden
finale çıktı ve bu kez kupanın sahibi oldu.
Daha önce Şampiyon Kulüpler Kupası ve
Şampiyonlar Ligi'nde 7 kez son 4 takım arasına
kalan Eczacıbaşı VitrA, hiç şampiyonluk elde
edemezken, en iyi derecesi ise 1980 yılı organizasyonundaki ikinciliği olmuştu. Turuncu-beyazlılar, son dört takım arasında yerini aldığı 8.
seferde şampiyonluk sevinci yaşadı.
Eczacıbaşı VitrA, "Devler Ligi"ni 2000 yılında
3'üncü, 1984, 2001, 2002, 2009 ve 2014 yıllarında ise 4. sırada tamamladı.
Şampiyonlar Ligi'nde sezonu zirvede
tamamlayarak Avrupa şampiyonu olan
Eczacıbaşı VitrA, tarihinin ikinci kupasını kaldırmış oldu. Daha önceki tek şampiyonluğunu,
1999 yılında Kupa Galipleri Kupası'nı kazanarak
elde eden Eczacıbaşı VitrA, Avrupa kupası kaldıran ilk Türk voleybol takımı olma unvanını da
elde etmişti. Eczacıbaşı VitrA, 1993 yılında CEV
Kupası'nı 2., 2005 yılında da Top Teams
Kupası'nı 3. olarak tamamladı. (AA)
ANKARA- Down sendromlu olarak dünyaya geldiğinde doktorların "yaşamayacak"
dedikleri milli yüzücü Hasan Gökhan Kotan
(25), özel sporcular kategorisinde aldığı
şampiyonluklarına rekorlar eklemeyi ve
Paralimpik Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil etmeyi hedefliyor.
Özel Sporcular kategorisinde, 2009-2013
yıllarında, 5 Türkiye Şampiyonluğu ve
Avrupa Down Sendromlular Yüzme
Yarışması'nda bir altın madalyası bulunan
Kotan, ay sonunda Ankara'da gerçekleştirilecek Türkiye Yüzme Şampiyonası, İtalya'da
yapılacak Avrupa Down Sendromlular
Şampiyonası, İstanbul Boğazı yarışları ve
2016'da Rio'da yapılacak Yaz Paralimpik
Olimpiyatları'na hazırlanıyor.
Baba Cevdet Kotan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlu dünyaya geldiğinde
doktorların "yaşamayacak" dediklerini ve
down sendromu tanısının bir yıl sonra konulduğunu söyledi.
Kotan, daha sonra oğlunun uygun eğitim
alması için 5 okul ve 3 il değiştirdiklerini
anlattı. (AA)
"Potanın Menekşeleri" Avrupa'yı sevdi
ORDU - Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL) ekiplerinden Orduspor,
normal sezonu 7. sırada tamamlayarak gelecek sezon Avrupa kupalarında
oynamayı hak kazandı.
Normal sezonu dün tamamlanan TKBL'de oynadığı 26 maç sonunda 12
galibiyet ve 14 mağlubiyet alarak 28 puan toplamayı başaran mor- beyazlı
ekip play-off'a kaldı.
Orduspor Kadın Basketbol Takımı Genel Koordinatörü ve Başantrenör
Alper Durur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sezon başında ligden
"düşer" gözüyle bakılan iki takımdan birisinin Orduspor olduğunu hatırlattı.
"Kesin düşer" denilen takımı yeni sezonda Avrupa'da oynatacaklarını
belirten Durur, "Bu takım 2010 yılında kurulmuştu. Çok kısa sürede önemli
işlere imza attık. Şimdi üst üste ikinci defa Avrupa'da oynayacak olmanın
mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.
Durur, geçen sezon ilk kez FIBA Avrupa Kupası'nda mücadele ettiklerini
anımsatarak, bu sezon da aynı başarıyı gösterdiklerini ve geçen seneye
oranla üst torbadan kuralara girmeyi hak kazandıklarını söyledi.
Sezon başında transfer yasakları olduğunu, bu yasağı son anda kaldırdıklarını kaydeden Durur, "Neredeyse son dakikada kurulmuş bir takımız.
Bazı oyuncularımızı ligin başlamasına çok kısa süre kala transfer etmeyi
başardık ama bunlara rağmen bize hep 'kesin düşer' gözüyle baktılar, bunu
söylemekle olmuyor. Sahada yapılanlara bakmamız lazım. Orduspor olarak
bizden iki-üç katı fazla bütçesi olan takımları geride bıraktık" ifadesini kullandı.
Durur, çok karakterli oyunculardan kurulu olduklarını belirterek, "Sezon
başında en kuvvetlilerinden değil, en karakterli oyuncuları bulmaya çalıştık.
Özellikle yabancı oyuncularımızı bir arada çok iyi buluşturduk. Dolayısıyla
takım oyunu ve arkadaşlık bu başarıyı getirdi. Orduspor Kadın Basketbol
Takımı'nı bir arada tutan, takımın dostluğu ve ekibin birbirine güveni. Kulüp
Başkanımız Sayın Nedim Türkmen de bu ekibi her zaman bir arada tuttu ve
bizleri sahiplendi. Sonuç itibarıyla güçler birleşti ve bu zafer ortaya çıktı. Bu,
takdir edilmesi gereken başarıdır. Biz bu takdiri büyük Orduspor taraftarına
bırakıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Takım kaptanı Gülizar Sezer de takımın başarısı, birlik ve beraberliğiyle
gurur duyduğunu söyledi.
Takımda müthiş arkadaşlık ortamı bulunduğunu vurgulayan Sezer,
"Bunu sahaya yansıttık ve istediklerimizi aldık. Her maça çok iyi hazırlandık
ve sonuç itibarıyla Avrupa kupalarında yeniden varız. Ordu'nun adını en iyi
yerlerde duyurmaya devam edeceğiz. Bütün takım bunun mutluluğunu
yaşıyor" şeklinde konuştu. (AA)
Emektar futbolcu,
tavuk yetiştiriyor
ÇANKIRI - Süper Lig başta olmak üzere
1., 2. ve 3. Lig'de uzun yıllar top koşturduktan
sonra sakatlığı nedeniyle yeşil sahalara veda
eden Muzaffer Akdoğan, Tarım ve Kırsal
Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK)
desteğiyle tavuk çiftliği kurdu.
Akdoğan, 12 yıl profesyonel olarak
Ankaragücü, Gümüşhane Doğanspor,
İnegölspor, Kırşehirspor, Aksarayspor,
Yalovaspor, Çankırı Belediyespor, Eyüpspor,
Elazığspor, Malatyaspor, Gölbaşıspor ve
Ankara Demirspor forması giydi, geçirdiği
rahatsızlık nedeniyle de 4 yıl önce futbol bıraktı. Akdoğan, futbol kariyerinin ardından
Çankırı'ya yerleşerek tavuk çiftliği kurdu.
Akdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "ne iş yapayım" diye düşünürken yakınının
tavsiyesiyle tavuk sektörünü araştırmaya başladığını söyledi.
"Geçen yıl birinci kümesi, bu yıl da ikincisini
yaptım" diyen Akdoğan, toplam kapasitesinin
50 bin olduğunu dile getirdi.
(AA)
7 Nisan 2015 Salı
İzmirli sanatçı Evrim Duyar, havalı püskürtme
olarak bilinen "Airbrush" tekniğini motosiklet,
sürat tekneleri, emekliye ayrılan anı uçak
F-104'ler ve göklerin yıldızı SOLOTÜRK'te
kullandıktan sonra F-16'ları boyamaya hazırlanıyor.
İmzasını göklere atıyor
İZMİR - EFSUN YILMAZ -İzmir'in Güzelbahçe
ilçesindeki atölyesinde, AA muhabirine,
Airbrush tekniğiyle tanışma öyküsünü anlatan
Duyar, işletme fakültesini tamamladıktan sonra
oldukça yüksek maaşla bir şirkette çalıştığını
ancak küçüklüğünden beri çok sevdiği "resim"
ile uğraşamaya karar verdiğini söyledi.
Tutkunu olduğu motosikletlerle ilgili internette araştırma yaparken "Airbrush" tekniği ile
boyanmış motosiklet fotoğraflarına rastladığını
ifade eden Evrim Duyar, hikayesini şöyle dile
getirdi: "Üstünde resimler yapılmış motosikletler gördüm, çok ilgimi çekti. 2000'lerin
başında araştırma yapmıştım. Airbrush ile böyle
tanıştım. Ben bu işi yapmak zorundaydım.
Sonra bir motosiklet kazası geçirdim. O zaman
fikrim iyice netleşti, sevdiğim işi yapacaktım. Bir
adım attım, devamı da geldi."
Türkiye 'de 2000'li yılların başında Airbrush
yöntemi kullanılmadığı için malzemelerini de
kendi hazırlamak zorunda kaldığına değinen
Duyar, böylece özel basınçlı havanın cihaz içindeki boyayla buluşarak iğne ucundan
püskürmesine dayalı yöntemle motosiklet,
araba, kask, duvar ve sürat teknelerini boyadığını bildirdi.
SIRA UçAkLARA gELdİ
Hayalgücü ve tutkusu nedeniyle güzel işler
yaptığını, bir süre sonra da ABD'den iş teklifi
Aldığı ödüle
sevinemedi
Lübnan'ın Beka bölgesindeki Şutura köyünde
kurduğu "Şimdi Kadınlar" isimli merkezle
2 bin 600 kadına eğitim veren ve ABD
Dışişleri Bakanlığının 2015 "Uluslararası Kadın
Cesaret Ödülü"ne layık görülen Suriyeli Mecd
Çorbacı, ödüle layık görülmesinin kendisini
hiç mutlu etmediğini söyledi.
ŞUTURA- REVAD ALLUŞLübnan'ın Beka bölgesindeki
Şutura köyünde kurduğu "Şimdi
Kadınlar" isimli merkezle 2 bin
600 kadına eğitim veren ve ABD
Dışişleri Bakanlığının 2015
"Uluslararası Kadın Cesaret
Ödülü"ne layık görülen Suriyeli
Mecd Çorbacı, ödüle layık
görülmesinin kendisini hiç mutlu
etmediğini söyledi.
Eşini Esed rejiminin hapishanelerinde gördüğü işkence
nedeniyle kaybettiğini söyleyen
Çorbacı, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, ödülün verildiği
anda yaşadığı tedirginliği
"Ödülü kazandığım haberini
aldığımda hiç sevinmedim.
ABD'nin Suriye devrimi ve hapishanelerdeki tutuklular meselesine yaklaşımından ötürü, ödülü
alıp almama konusunda tereddüt
ettim" ifadeleriyle anlattı.
Rejimin baskısı altında gizli
kalan yeteneklerin devrimle birlikte ortaya çıktığı kişilerden biri
olan Çorbacı, tutukluların ve
zulüm görenlerin seslerini duyurma ümidinin kendisini ödülü
almaya sevk ettiğini belirtti.
Çorbacı, Amerikan halkının
aldığını ifade eden Evrim Duyar, o sırada Türk
Hava Kuvvetleri'nden bir üsteğmenin arayarak
"uçak boyama işi" teklif ettiğini anlattı.
Uçak boyamanın kendisi için bir aşama
olduğunu, bu nedenle işi kabul ettiğini aktaran
Duyar, şöyle devam etti:
"2006 yılıydı. Çalışmalarıma daha çok sürat
teknesi ya da klasik Amerikan arabalarının
sahipleri ilgi gösteriyordu. Sonra Türk Hava
Kuvvetleri'nden talep geldi. Hemen kabul
ettim. O gün bugün çalışıyoruz. Önce emekli
edilmiş F-104, anı uçaklarını boyamaya
başladım. Çok keyifli ve çok güzel süreçler.
SOLOTÜRK'ün de dizayn ekibindeydim. F-16
ile çalışacağız, henüz görev tebliğ edilmedi
ama askeri personelin tasarımını yaptığı F16'larda uygulayıcı olarak görev alacağım."
Talep üzerine tasarımcı ya da uygulayıcı
olarak boyama yaptığını anlatan Duyar, Türk
Hava Kuvvetleri'ne ait Balıkesir, Eskişehir ve
Ankara 'daki üslerde boyama işlerini tamamladığını kaydetti.
Elleri boya içinde en sevdiği askeri uçakları
boyarken hayalini gerçekleştirdiğini dile
getiren Duyar, "Mekaniğe aşığım, çok seviyorum. Elime yağ bulaşmasını, boyamayı, zımpara
yapmayı, her aşamasını çok seviyorum. Sanırım
daha fazla boyanacak bir şey kalmadı. Uzaya
mekik gönderirsek artık onu boyamak isterim."
(AA)
Yatay bisikletle
dünyayı turluyorlar
Fransa'dan
bisikletle
(recumbent)
dünya turuna
çıkan
Gökben
Bağcı ile
Fransız eşi
Nicolas
Ayme, bir
yılda 13
ülkeyi geride
bırakıp Van'a
geldi.
çoğunluğunun Suriye'nin haritadaki yerini bile bilmediğini ve
orada yaşananlardan habersiz
olduğunu ifade ederek ederek,
özellikle Iowa Eyaletine daha
fazla Suriyeli sığınmacı kabul
edilmesi için ABD yönetimine
baskı yapılması konusunda söz
aldığını söyledi.
"TUTUKLULUK SüRECİ
İyİ BİR TECRüBE oLDU"
Çorbacı, işkence görmesine
ve bazı cilt hastalıklarına yakalanmasına rağmen, hapishanede
geçirdiği 7 ayla ilgili olarak,
"Devrim konusundaki
sebatımı sınava tabi
tutmama imkan
sağladığı için iyi bir
tecrübe oldu" ifadesini kullandı. Çorbacı,
devrime katıldığı için
değil, 1982'de Hama
katliamından bugüne
baskı ve zulme devam
eden rejime çok geç
karşı koyduğu için
pişman olduğunu
kaydetti.
"Şimdi Kadınlar"
isimli merkezde özellikle eşleri tutuklu ve vefat etmiş
kadınlara dikiş, işleme, grafik ve
İngilizce alanında eğitim
veriliyor. Çorbacı, Suriyeli sığınmacıların yoğunlukta olduğu
Mecdel Ancer ve Arsal'da da
başka merkezler kurmayı
hedeflediğini belirtiyor.
ABD Dışişleri Bakanlığının
sıradışı mücadelelerinden dolayı
10 kadına verdiği cesaret
ödülünü Suriyeli aktivist Macide
Çorbacı almıştı. (AA)
VAN - ÖZKAN BİLGİN/SITKI YILDIZ
- Avrupa'dan bir yıl önce yatay bisikletlerine binerek pedal çevirmeye başlayan
Bağcı ve Ayme çifti, 8 bin kilometre yol
katederek geldikleri Türkiye'de, ziyaret
ettikleri illerdeki üniversite öğrencileriyle
buluşuyor.
Sehayatlerini ve yaşadıklarını öğrencilerle paylaşan genç gezginler, gittikleri
yerlerde internet üzerinden tanıştıkları
arkadaşlarının evlerinde, çadırda ya da
otellerde konaklıyor.
Kısa süre önce Doğu Anadolu
Bölgesi'nin en uç noktalarından olan
Van'a ulaşan genç çift, burada da sosyal
medya aracılığıyla tanıştıkları
arkadaşlarının evinde misafir oldu.
Daha sonra Yüzüncü Yıl Üniversitesi
(YYÜ) öğrencileriyle bir araya gelen çift,
seyahatleri süresince yaşadıkları olayları
ve anılarını öğrencilerle paylaştı.
Seminer sonrası AA muhabirine açıklamada bulunan Gökben Bağcı, Fransız eşi
Nicolas ile evlendikten sonra Ankara'da
yaşamaya başladıklarını belirterek, dünya
turuna çıkma hayallerinin çocukluk yıllarında okudukları "80 Günde Devri
Alem" kitabından kalma olduğunu söyledi. Bağcı, dünya turuna çıkan ve
evlerinde konuk ettikleri misafirlerden de
cesaret alıp geçen yıl seyahatlerini
başlattıklarına değinerek, şöyle konuştu:
"Onlar yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diye düşündük. Bunun üzerine
iki yıllık bir plan yaptık. Bu süre zarfında
hazırlıklarımızı tamamladık. Bir miktar
birikim yaptık ve toplam 4 yıl sürecek bir
tur düzenledik. 14 Nisan 2014'te
Fransa'dan yola çıktık. Şu anda da yolculuğumuzun bir yılını geride bıraktık.
Buradan Ardahan'a oradan da
Gürcistan'a gideceğiz. Daha sonra
Asya'ya geçmeyi düşünüyoruz. Asya'da
1,5 yıl pedal çevirmeyi hedefliyoruz.
Daha sonra Avustralya'yı bitirip, Kuzey
Amerika'dan Güney'e doğru geçerek
turumuzu 2018 yılında bitirmiş olacağız."
Bir yıl süren seyahatleri süresince 35
kilo makarna, 130 ton balığı konservesi
ile çok miktarda mısır konservesi tükettiklerini anlatan Bağcı, 130 gece çadırda,
11 gece otelde, geri kalan gecelerde ise
arkadaşları veya konuk edildikleri kişilerin
evlerinde kaldıklarını dile getirdi. (AA)
Download

Canikli`den Kılıçdaroğlu`na