İTÜ GELİŞTİRME VAKFI
BEYLERBEYİ ÖZEL İLKOKULU VE ORTAOKULU
DERS ÇALIŞMA SÜRECİNDE
ANNE BABANIN ROLÜ
Ödevler ve ders çalışma konusu, birçok ailenin okul sonrası zamanlarını zorlaştıran, kimi
zaman anne baba ile çocuğun çatışmasına neden olan bir konudur. Çocukların sadece bilişsel
ve akademik gelişimlerini değil, yaşamla mücadele etmeleri, sorumluluk sahibi olmaları,
özgüven gelişimleri ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri açısından da çok önem
taşımaktadır.
Anne ve babalar çocuklarının başarıyı yakalaması ve “iyi bir öğrenci” olması için ona destek
olmaya çalışırken bazen kendilerini ödevlerin tam ortasında bulabilmekteler. Zaman içinde de
görürler ki; okul, dersler ve ödevlerle ilgili olarak bunalan, kaygılanan ve plan yapan sadece
kendileri olmuş! Üstelik yaşı büyümüş olmasına rağmen her zaman birinin destek ve
yönlendirmesine ihtiyaç duyan bir çocuk yetişmiş.
Yetişkinler, yaşamlarında önlerine çıkan sorumlulukları kendileri planlayarak kolaylıkla
hayata geçirebilirler. Ancak çocuklar için durum böyle değildir. Zaten çocukları çocuk yapan
yaşamlarını planlama işinde yetişkinin yardımına ihtiyaç duymasıdır. Bu yardımı sağlamak
bir denge işidir.
Bu bültenimizde siz anne ve babaların bu dengeyi sağlamanızın yanı sıra eğitim sürecinde
alabileceğiniz geliştirici ve destekleyici rolün nitelikleri konusunda sizlere destek olabilmeyi
umuyoruz.
Çocuğun hayatı boyunca birçok öğretmeni olacaktır;
ama anne ve babası tektir ve asla değişmez. Çocuğun
ebeveyni ile olan bağı, eğitim hayatından çok daha
geniş bir ruhsal alanı kaplayan ve yoğun duygularla
dolu bir bağlanmadır. Çocuklar anne ve babaları
tarafından takdir edildiklerini, beğenildiklerini
hissetmeye her şeyden önce ihtiyaç duyarlar. Bu
nedenle siz anne babaların gözetmeniz gereken ilk
sınır, ebeveynlik ve öğretmenlik arasındaki sınırdır.
1
Çocuğunuzla ilişkinizde önce onların vazgeçilmez ebeveynleri olma rolünüzü üstlenin.
Öğretmekle ilgili tüm görevler ise öğretmenin liderliğinde yürüyen ve anne-baba-çocuk
arasındaki ilişkide karşılıklı beğeni ve takdire zarar vermeyen bir sınırda kalmalıdır. Akademik
çalışmalara direnç gösteren çocukların büyük çoğunluğu, bu çalışmalar sırasında yaşanan
zorlanma ya da başarısızlıkların sonucunda anne ve babalarının takdirini ve beğenisini de
kaybetmiş olduklarından bu direnci gösterirler. Çocuğun ders başarısı ve akademik konularda
geri bildirimleri veren kişi öğretmen olmalıdır.
Eğitim yaşantısının başarı sorumluluğunu ebeveynin üstlenmesi, bu yaşantının doğal sonucu
olan “hata ve düzeltme” işlevlerini de anne babanın alması durumunu doğurur. Oysa çocuğun
öğretmeni ile olan ilişkisinin doğasında zaten yeni kazanımlar ve rehberlik vardır. Çocuk, bu
süreçte bazı zorluklar yaşayabilir ve kendisini geliştirerek bu zorlukları çözme yoluna gider.
Ancak öğretmenin bu sorumluluğunu ebeveyn aldığında, çocukta ebeveyni kaybetme ve
güvende olmama endişeleri onu derse karşı dirence götürür.
Ebeveynlik ve öğretmenlik arasındaki sınırı rol karmaşalarının
oluşmasını engelleyecek şekilde kurduktan sonra, çocuğunuza
destek olmak ve onun başarısını artırmak için son derece
verimli bir ilişki kurmuş olacaksınız. Peki, bu destek
sürecinde pratik olarak neler yapabilirsiniz?
Bu alanda çocuğun ihtiyacı olan en önemli beceri planlama becerisidir. Aslında bu becerinin
temelleri okul yıllarından çok önceleri atılmaktadır. Planlama becerisini şöyle
tanımlayabiliriz: Planlama, öncelikle karar vermek demektir ve karar vermek, sonuçların
sorumluluğunu da almayı gerektirir. Bazı konularda kendi alabileceği kararları çocuğa
bırakmak önemlidir. Çocuğun hayatında onun zarar görmesine neden olmayacak birçok alan
vardır. Üzerine giyeceği kıyafeti seçmek, odasının dekorasyonu ve düzenini belirlemek,
arkadaşları ile ilişkisinde kendi seçimlerini yapmak ve gerekiyorsa çatışma yaşamak gibi
deneyimler çocuğun sorumluluk taşımayı öğrenmek konusunda kendini geliştirebileceği
güvenli alanlardır. Çocuk, böylece, seçim yapmanın ciddiyetini kavrayıp o seçimin
sonuçlarını yaşayarak öğrenme fırsatı bulur. Ebeveyn olarak kendinizi çocuğun hayatındaki
bu alanların dışında tutmak çocuğu olgunlaştırıcı etki yaratacaktır.
2
Sözünü ettiğimiz güvenli alanlar dışındaki yaşam alanlarında (eğitim hayatı, hayatıyla ilgili
önemli kararlar, toplumsal yaşam becerileri vs.) yetişkinlerin rol alıp çocuğu sınırlandırması
gereklidir. Bu gibi konularda çocuğunuzla ilişkinizde onun eşiti olarak değil, güven vererek
sürece hâkim bir rol almanız (bazen bu konuda çocuğunuz şikâyet etse bile) çocuğunuza iyi
gelir. Buradaki kriter çocuğun yanlışlarını yakalayıp yüzüne vurmak değil, onu, farkında
olmadan kendine zarar verebileceği davranışlardan uzaklaştırmaktır. Bunun yolu çocuğa
kullanabileceği olumlu ve yeni bir seçenek sunmaktır.
Kimse neyi yanlış yaptığının sürekli yüzüne vurulmasından hoşlanmaz; ancak yanlış olanın
yerine neyi koyabileceğini öğrenmeyi herkes ister. Bu amaçla çocuklarınıza model
oluşturmanız son derece olumlu etki yaratır. Karar verebilme yeteneğine sahip ve doğru
davranış modelleri ile beslenmiş olan çocuklar kendi planlarını yapmaya hazırdır. Böylece
eğitim hayatının disiplinini taşıyabilirler.
ANNE BABA OLARAK NELER YAPABİLİRSİNİZ?
•
•
•
•
•
Okulumuzun ödev politikası hakkında bilgi almakla başlayabilirsiniz. Ne tür ödevlerin
verildiği, anne-babadan bu konuda nasıl bir destek istendiği açıklığa
kavuşturulmalıdır.
Okul durumunu yakından takip etmeniz, öğretmenleriyle iletişim halinde olmanız bazı
sorunlara zamanında müdahale etmenizi kolaylaştıracaktır.
Çocuğunuzun, beklentilerinizi açık ve net bir biçimde bilmesinde yarar vardır.
Örneğin “Senden başarılı olmanı bekliyoruz.” çok geniş ve soyut bir ifadedir. Bunun
yerine “Senden ödevlerini takip etmeni ve her gün belirlediğimiz sürede bitirmeni
bekliyoruz.” ifadesini kullanmak çocuğunuz için daha anlaşılır olacaktır.
Çocuğunuz için koyduğunuz hedeflerin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğundan emin olun.
Her çocuğun başarılı olduğu alanlar farklıdır. Her konuda, sizin beklediğiniz
performansı gösteremeyebilir. Hedef belirlenirken geçmiş performansı ve kapasitesi
göz önüne alınmalıdır. Prensip olarak, başladığı noktadan bir adım ileri gidebilmesi ve
adım adım ilerlemesi hedeflenmelidir. Bu süreçte çocuğa gerçekçi geribildirimler
verilmesi önemlidir.
Küçük yaşlarda zamanı planlama konusunda sizlerin yardımına ihtiyaç
duymaktadırlar. Günlük hayatlarını birlikte planlayarak, bu planı takip ederek
belirlediğiniz plana uymasında destek olabilirsiniz. Yapılan programı kâğıt üzerine
3
•
•
•
aktarmak ve bunu görülebilecek bir yere asmak, programa uymayı da takibi de
kolaylaştıracaktır.
Evde, uygun fiziksel şartları ve
uygun zaman aralığını sağlamak
çocuğunuzun zamanını verimli bir
şekilde değerlendirmesine yardımcı
olacaktır.
Özellikle
dikkatinin
dağılmasına
neden
olabilecek
uyarıcılardan (TV ya da elektronik
oyuncaklar gibi) uzak bir ortamın
yaratılması önemlidir.
Ödevlerini yapıp yapmadığını ona
sürekli sormak, ödevlerin onun değil
sizin sorumluluğunuz olduğu gibi yanlış bir mesaj verebilir. Bu durum, onun bu
sorumluluğu almamasına neden olacaktır. Ona sürekli hatırlatmak yerine, ödevini
yapmadığında öğretmeniyle ve okulda yaşayacağı sonuçlarla yüz yüze kalmasını
sağlamak çok daha etkili ve doğru bir yoldur. Böyle bir durum olduğunda,
öğretmeniyle iletişime geçmenizde ve takibini yaptığınızı bildirmenizde yarar
olacaktır.
Çocuğunuzu cesaretlendirmek için yapabileceğiniz en iyi şey aldığı notlara
odaklanmaktan çok onun çabasını ve düzenli çalışmasını takdir ettiğinizi göstermektir.
Aksi halde çocuğunuz da öğrenme sürecinden çok, alacağı sonuca yönelik kaygılar
taşıyabilir.
Bu konularla ilgili desteğe ihtiyaç duymanız halinde çocuğunuzun sınıf öğretmeni ya da
psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü ile iletişime geçebilirsiniz.
Hepinize mutlu, sağlıklı ve başarılı bir yıl diliyoruz.
İTÜ GELİŞTİRME VAKFI
BEYLERBEYİ ÖZEL İLKOKULU VE ORTAOKULU
PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ
4
Download

ders çalışma sürecinde anne babanın rolü