Su, Çevre ve Tarım Kongresi
20-21 Şubat 2014, AKM,, Lefkoşa
KUZEY KIBRIS’TAKİ SULAK ALANLARI TEHDİT EDEN ÇEVRESEL
FAKTÖRLER
Nazım KAŞOT1 Gökmen DAĞLI 2 Şerife GÜNDÜZ 3 Asuman KUYUCU4
ÖZET
Bu çalışmada Kuzey Kıbrıs’taki bazı sulak alanların avifauna ve herpetofauna (sürüngen
ve amphibia faunası) türlerinin tespiti açısından gözlemler yapılırken dikkat çeken insan
kaynaklı çevre sorunları da, sürüngen ve kuş türleri kaydedilirken listelenmiş ve
fotoğraflarla sunuma uygun bir şekilde tespiti yapılmıştır. Avifauna sayım ve tür teşhisleri
yapılırken farklı sulak alanlara farklı periyodik aralıklarla ziyaret yapılmış, bu ziyaretlerin
en az ayda iki kez yapılmış olmasına özen gösterilmiştir. Ziyaretler sırasında tesbit edilen
kuş türleri sayı ve cinsiyet bakımından tespit edilmeye çalışılmış ve bu türlerin Kıbrıs’taki
bulunuş durumları not edilmiştir. Arazi gözlemleri sırasında dikkat çeken çevre sorunları
da kaydedilerek, nedenleri konusunda tartışılmış ve Neapolis Sulak Alanı Çevresinde
Yaşayan Halkın Sulak Alanla İlgili Bilinç Düzeyi adlı çalışmanın sonuçları ile aynı
nedenlere bağlı olduğu ve halkın sulak alanlar konusundaki bilinç düzeylerinin yeterli
olmadığı fikri ortaya çıkmıştır. Bazı göletlerde özellikle olta balıkçılığının yoğunluğu
dikkat çekmiş ve ciddi şekilde sulak alanların biyolojik zenginliğini tehdit edebileceğinden
endişe edilmiş, araştırmaya değer bir başka tehdit faktörü olduğu düşünülmüştür. Bu
bağlamda Kuzey Kıbrıs’ta Halkın Sulak Alanlarla İlgili Bilinç Düzeyi çalışmasının ada
çapında tekrarlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Gözlem sonuçlarının tamamen görsel
olması nedeniyle mevcut makro kirlilik ve görünmeyen başka etkenlerin sulara zarar verip
vermediğinin ayrıca kimyasal ve mikrobiyolojik analizlerle kontrol edilmesi gerektiği, bazı
katı evsel atık kirliliğine karşı acil önlem olarak gölet kıyılarına araba girişi ile ilgili yeni
düzenlemeler yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Gözlemler sırasında dikkat çeken bir
başka unsur ise bazı avcıların silahları açık halde ellerindeyken gölet kenarlarına indiği,
polisin ihbar üzerine gölet kenarlarına geldiğidir. Çalışma olası çözüm önerilerine de ışık
tutmayı amaçlayarak hazırlanmıştır.
1. GİRİŞ
Kıbrıs, kuş göç yolları üstünde sulak alanları, ormanları, sık çalılıkları, kıraç alanları ve
kayalıkları ile birlikte farklı ekosistemler içeren; ekosistemlerin çeşitliliği oranında, farklı
kuş tür çeşitliliği barındıran Akdenizin doğusunda önemli bir soluklanma, kışlama ve
1
Uz. Biyolog ,Kaşot, N., Yakın Doğu Üniversitesi, Yakın Doğu Koleji, YDÜ Çevre Eğitimi ve Yönetimi Doktora Öğrencisi
[email protected]
2
Doç. Dr.,Dağlı, G., Yakın Doğu Üniversitesi,[email protected]
3
Doç. Dr.,Gündüz, Ş., Yakın Doğu Üniversitesi, [email protected]
4
Çevre Eğitimi ve Yönetimi Uzmanı,Biyolog,Kuyucu, A., Yakın Doğu Üniversitesi Çevre Eğitimi ve Yönetimi Doktora Öğrencisi
[email protected]
üreme alanıdır. Kıbrıs’ta kuşlarla ilgili, yazılı ve basılı kaynak olarak bugüne kadar
toplam, 316 eser üretilmiştir, Kıbrıs’ta kuşlarla ilgili eserlerin yazımı, 1818 yılında
Sipthorp,J. ile başlar (Kuyucu,2013).1958 yılında Bannerman&Bannerman, Birds of
Cyprus adlı eserlerinde, Kıbrıs’ta görülen türleri, görüldükleri yerler ve bazı özellikleriyle
birlikte, Kıbrıs’ta kuşlarla ilgili kaynakların bir kronolojisini vererek anlatmış ve
çizimleriyle destekledikleri bir kaynak oluşturmuşlardır. Bu kaynak içindeki eserlerin
birçoğu Kıbrıs dışından kuşları gözlemlemek amacıyla gelen gözlemcilerin ürettiği
eserlerdir. Bu sayı Kıbrıs’ın kuşlar ve kuş göçlerinin izlenmesi bakımından önemini
anlatmaktadır. Kıbrıs’ta görülebilecek toplam kuş türü sayısı Bird Life Cyprus’un 2011
yıllık gözlem raporuna göre, ender görülenler, kazara göçmenleri ve ilk kez görülenler
dahil; 394 türdür. Kıbrıs’taki sulak alanlardan Tafur, P.(1435-1439),The Travels of Tafur
eserlerindeki gezi yazılarında, Mağusa Gölü’nden Mağusa’daki büyük bataklık olarak
sözetmiştir. 2013 yılında Kıbrıs’ta Kuşlarla ilgili Kaynakların Kronolojik Dizini ve
Neapolis Sulak Alanı Çevresi’nde Yaşayan Halkın Sulak Alanlarla İlgili Bilinç Düzeyi
çalışmasında kuş gözlem ve sayımlarının yapıldığı 68 sulak alandan ve bu sulak alanlarda
ve yakın çevrelerinde yapılan gözlemlerde kaydedilen 199 tür kuştan söz edilmiştir
(Kuyucu, 2013). 1991 yılında hazırlanan Bird Conservation Priorities in North Cyprus adlı
çalışma raporunda Sigg, Kuzey Kıbrıs’ta 12 sulak alanda 3 yıl boyunca yaptığı kuş
gözlemlerine ve bu gözlemlerinde kaydı tutulan kuş türlerine yer vermiş, özellikle doğal
sulak alan olan; Glapsides, Kanlıdere ve Mehmetçik Gölü’nün öneminden sözetmiştir.
Flint, P. ve Stewart, P. Birds of Cyprus (1992), adlı eserlerinde; Kıbrıs Adası’nın iki
büyük göç rotasının ortasında olduğunu anlatmıştır. 2005 yılında Çevre Koruma Dairesi
tarafından yaptırılan Kuzey Kıbrıs’ta Ekolojik Açıdan Önemli Sulak Alanların
Araştırılması çalışmasında 78 alan araştırılmış ve bunlar arasındaki 66 adet sulak alanın
acilen koruma altına alınması vurgulanmıştır (Beton,Meraklı,Tertemiz ve Gücel). 2007
Yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Mağusa Belediyesi işbirliği ile yapılan Mağusa
Sempozyumu’nda Çiçek, Gündüz ve Alkan, Mağusa Ayluga Gölü için yönetim planı
önermişler ve Mağusa Ayluga Gölü’nün KKTC sınırları içinde kalan en önemli karasal
sulak alan olduğunu kaydetmişlerdir. Aynı sempozyum sunumlarında Çiçek, Mağusa’da
Sıkışan Gülseren Sazlığı örneğini ve çevre sorunlarını anlatarak çözümler önermiştir.
Waterbirds in Cyprus Gözlem Raporları dizisinde, Charalambidou, Gücel, Kassinis ve
arkadaşları, Kıbrıs’ın Güney ve Kuzey’inde gerçekleştirilen aylık kuş sayımlarını 4
kitapçıkta toplayarak, yıl boyunca sulak alanlarımızda görülen türlerin sayı ve zaman
dilimine yayılışlarını çizelgelerle rapor etmişlerdir. Su Ortamlarının ve Sulak Alanların
Korunması Tüzüğü Kuzey Kıbrıs’ta mevcut yasalarla koruma altına alınmış sulak alanların
bir listesini içermektedir. Bu Listeye göre; Kuzey Kıbrıs’ta yasalarla koruma altında
bulunan ve sulak alan tanımına uyan, 35 sulak alan Çevre Yasası adı altında yapılmış
(7.(4) ve 9.(3) maddeler altında) tüzükle koruma altındadır. Bu sulak alanlar arasında
Göletler, barajlar ve doğal göllerle lagünler vardır. 2008 yılında Mağusa’da mevcut 6 sulak
alan Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. 2011 yılında Mağusa Sulak Alanlarının
Natura 2000 Bilgi Ağı çerçevesinde Seffer ve diğerleri tarafından habitat, herpetofauna ve
avifauna araştırması yapılarak yönetim planları önerilmiştir. Yıllar boyunca farklı
şekillerde tekrarlanan sulak alanlarla ilgili çalışmalar Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde sulak alanların,
kuş göç yollarındaki türlerin ve göçmen kuş türlerinin ekosistemlerin devamı için ne kadar
önemli olduğunu göstermektedir. Gözlemlenen tehlikeler de halkın sulak alanlarla ilgili
bilinç düzeyini yansıtmaktadır.
2. KUZEY KIBRIS’TAKİ SULAK ALANLARI TEHDİT EDEN
ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Çalışma sırasında 14 farklı gölette tespit edilen çevresel sorunlar belirlenmiştir. Çalışma
sulak alanların çevresel sorunlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma sulak
alanların sorunlarını ortaya koymak ve bunlara çözüm önerisi getirmek amacıyla ön
çalışma niteliğindedir. Yazarlar tüm sulak alanların çevresel sorunlarını araştıracak ve
çalışmayı genişleteceklerdir. Sorunların tespit edildiği sulak alanlar Tablo 1’de
belirtilmiştir. Sulak alanları konumlarını gösteren harita da Şekil 1’de gösterilmiştir.
Tablo 1. Sorunları Tespit Edilen Sulak Alanlar
Ayluga (Mağusa)
Haravdi (İskele)
Fresh Water Lake (Mağusa)
Güvercinlik (Mağusa)
Neapolis (Mağusa)
Gönendere
Glapsides (Mağusa)
Kanlıköy
Silver Beach (Mağusa)
Uzundere (Girne)
Tuzla (Mağusa)
Gönyeli
Salamis (Mağusa)
Asi Dere
Şekil 1. Sulak Alanların Konumlarını Gösteren Harita (TC Harita Genel Komutanlığı,
2009)
2.1. Ayluga’da Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Mağusa Ayluga Gölü; Önemli Çevre Koruma Bölgesi ve Natura 2000 alanıdır; ancak çok
yakın çevresindeki çiftlikler tarafından oluşturulan atıklar, sudaki mineral madde miktarını
artırdığı ve buna bağlı olarak ötrofikasyona neden olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında
göle evsel katı atıkların atılmasına bağlı olarak kirletildiği ve çevresindeki çarpık
yapılaşma tarafından da sıkıştırılmakta olduğu gözlemlenmiştir. Özellikle birçok üreyen su
kuşuna ev sahipliği yapan Ayluga’da; kuşların, fotoğrafçılar tarafından rahatsız edildiği de
tespit edilen bulgular arasındadır.
2.2 Fresh Water Lake’de Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Fresh Water Lake sınırları içinde oluşmaya başlayan çiftliksel anlamda yapılaşma, sulak
alanı tehdit eden ciddi çevresel faktörlerden biridir. Sulak alan ekosisteminde çiftliklerde
kullanılan plastik boru ve sera naylonu atıklarını gözlemlemek mümkündür. Buna ilaveten
sulak alan içinde kurulan bahçelerdeki insan aktivitelerinin de üreme amaçlı sulak alanı
kullanan kuşları rahatsız ettiği belirlenen bir diğer faktördür. Lefkoşa-Mağusa anayolunun
Ayluga ve Fresh Water Lake’i bölmesi de ayrıca habitat degredasyonuna sebep olmuştur.
Ayrıca bir üniversitenin sulak alan sınırındaki yapılaşması da habitat kayıplarına sebep
olmuştur.
2.3 Neapolis Sulak Alanı’nda Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Mağusa Neapolis Sulak Alanı Önemli Çevre Koruma Bölgesi ve Natura 2000 alanı
olmasına rağmen kendi haline terk edilmiş durumda olduğu ve yaklaşık yarısının da taşıma
toprakla doldurulduğu tespit edilmiştir. Sulak alanın ayrıca Glapsides Koyu ile olan doğal
bağlantısını koparıldığı belirlenen faktörler arasındadır. Sulak alanın sınırında meydana
gelen yapılaşmanın da sulak alanının doğal alanından çalarak habitat degredasyonuna
sebep olduğu ayrıca belirlenen faktörler arasındadır.
2.4. Glapsides’de Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Glapsides Sulak Alanı’nda asfaltlaşma ve yapılaşmanın sulak alanın varlığını tehlikeye
attığı gözlemlenmiştir. Sulak alan çevresine gelen taşıtlı ziyaretçilerin ve bazı model araba
çalışmalarının gürültü kirlenmesine neden olduğu ve arabalardan bırakılan katı atıkların
çevreyi kirlettiği gözlemlenmiştir.
2.5. Silver Beach Sulak Alanı’nda Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Silver Beach Sulak Alanı’nda, sulak alan karakterli toprak ve bitki örtüsünün üzerine
kültür ve kongre merkezi kurulmuştur. Yapılaşmaya bağlı olarak birçok bitkinin bundan
zarar gördüğü, Viney (1994)’e göre Kuzey Kıbrıs’ta sadece bu alanda bulunan bazı bitki
türlerinin populasyonun zarar gördüğü de belirlenen sorunlar arasındadır. Ayrıca insan
faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgede kuşların rahatsız olduğu da belirlenen faktörler
arasındadır. Eski yıllarda yapılan kuş gözlemlerindeki kuş sayılarına bakıldığında, bölgede
barınan kuşların da sayıca azaldığı belirlenmiştir. Bölgeye köpek gezdirmeye gelen
avcıların bu etkinliklerinin, sulak alandaki kuşları rahatsız ettiği de gözlemlenmiştir.
2.6. Tuzla Sulak Alanı’nda Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Mağusa Tuzla Sulak Alanı üzerine sitelerin inşa edilmesine bağlı olarak habitat
degredasyonu meydana geldiği belirlenmiştir. Sitelere ilaveten, inşa edilen büyük sanayi
bölgesi ve sulak alan üzerinden geçirilen yolların da habitat kayıplarına neden olduğu
belirlenmiştir. Bölgeyi üreme ve yaşama amaçlı kullanan hayvanlar tarafından sulak alanın
eskisi kadar tercih edilmediği de belirlenen bir diğer faktördür. Siteleşmenin meydana
gelmesinden bu yana kış göçmeni olarak görülen yüzlerce beyaz önlü kaz, artık bu sulak
alana gelmemektedir (deneyimli kuş gözlemcilerin(1989-2012) alan gözlem notları).
2.7.İskele Haravdi Deresi
Haravdi Deresi üzerine kurulan İskele Belediyesi’ne ait yazlık plaj tesislerinin, derenin
doğal yolunu değiştirdiği, kumullar üzerine taşıma taş ve toprak dökülmesine ilaveten,
yabancı bitki türlerinin transplantasyonunun da doğal yapının bozulmasına neden olduğu
belirlenmiştir. Doğal yapının bozulması dolayısıyla derenin denize açılan deltasını ziyaret
eden türlerin artık görülmediği belirlenmiştir.
2.8. Salamis Doğal Sulak Alanı’nda Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Salamis doğal sulak alanının; yaklaşık olarak yarısı üzerinden geçirilen Gazimağusa
Karpaz Anayolu’nun, habitat kayıplarına, sulak alana gelen kuşların rahatsız olmasına ve
yer tercihlerini değiştirmelerine neden olduğu belirlenmiştir. Yolun tamamlanmasından bu
yana kış ve ilk bahar mevsiminde görülen; sakarmeke,yeşilbaş ördek, uzunbacak ve yeşil
düdükçün türlerinin de eskiden bu sulak alanda görülmesine rağmen, artık (son 3 yıldır)
sulak alanda görülmediği tespit edilmiştir.
2.9. Güvercinlik Sulak Alanı Üstünde Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Güvercinlik Sulak Alanı üzerinde küçük esnaf ve sanayi bölgesinin kurulmakta olduğu ve
bunların faaliyetlerine bağlı olarak oluşan atıkların da sulak alanda kirliliğe neden olduğu
belirlenmiştir. Habitat kayıplarına ilaveten bölgede bulunan kuşların artık bölgeyi tercih
etmedikleri belirlenen faktörler arasındadır.
2.10. Gönendere Göleti Çevresinde Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Gönendere Göleti, ülkemizin yapay sulak alanları içinde sınıflandırılmaktadır. (Beton ve
diğerleri, 2005). Sulak alanlar biyolojik çeşitlilik bakımından zengindirler. Sulak alanlar,
yerli ve göçmen kuşlar, ayrıca suya gereksinimi olan karasal canlılar bakımından özellikle
yaz aylarında oldukça önem taşımaktadırlar. Sulak alan çevresinde maki bitki örtüsünün
hakim olduğu ve bölgeye yanlış ağaçlandırma yapıldığı tespit edilen çevresel
sorunlardandır. Yanlış ağaçlandırmalar habitatın yapısının bozulmasına neden
olacağından, bu konudaki uygulamaların titizlik ve bilimsellik çerçevesinde konunun
uzmanlarıyla yapılması gerekmektedir. Sulak alanın etrafına evsel katı atıkların döküldüğü
ve bunların yığınlar oluşturduğu belirlenen çevresel faktörler arasındadır. Ayrıca özellikle
büyük av sezonunda avcıların; yasanın ilgili maddesi olan, sulak alanlara 500 metre
yaklaşmak yasaktır, ibaresini ihlal ederek silahları açık durumda ve ellerinde kıyıya kadar
indiği belirlenen faktörler arasındadır. Gölet çevresinde boş fişek kovanlarına rastlanmıştır.
2.11. Kanlıköy Göleti’nde Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Kanlıköy Göleti çevresine insanlar tarafından evsel atıklar atıldığı, olta balıkçılığı
yüzünden göletin kirlendiği ve üreme amaçlı olarak bölgeye gelen kuşların oltacılar
tarafında strese sokulduğu, oltacıların çöplerini çevreye attıkları, ayrıca özellikle büyük av
sezonunda avcıların; yasanın ilgili maddesi olan, sulak alanlara 500 metre yaklaşmak
yasaktır, ibaresini ihlal ederek silahları açık durumda ve ellerinde kıyıya kadar indiği de
belirlenen faktörler arasındadır. Gölet çevresinde boş fişek kovanlarına rastlanmıştır.
2.12. Uzundere Göleti’nde Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Uzundere Göleti’nin çevresine evsel atıklar döküldüğü, ağılların atık maddelerini çevreye
attıkları, göletten motorlar yardımıyla su çekilmesine bağlı olarak su seviyesinin azaldığı,
olta balıkçılığı yüzünden göletin kirlendiği ve üreme amaçlı olarak bölgeye gelen kuşların
oltacılar tarafında strese sokulduğu, oltacıların çöplerini çevreye attıkları, oltacılardan
birinin kopan oltasındaki besini yiyerek bir kuşun öldüğü ve bu durumun kuşlar için ciddi
bir tehdit oluşturduğu, büyük av sezonunda avcıların; yasanın ilgili maddesi olan, sulak
alanlara 500 metreden fazla yaklaşmak yasaktır ibaresini ihlal edip silahları açık durumda
ellerinde kıyıya kadar indiği belirlenen faktörler arasındadır. Geçen büyük av sezonunda
ördek vurulduğu belirlenmiş ve polis tarafından soruşturulmuştur. Gölet çevresinde boş
fişek kovanlarına rastlanmıştır. Tüm bunlara ilaveten, kuzeyde nadir olarak gözlemlenen
ve gölette bulunan Alacayalıçapkını kuşunun da oltacı ve doğa fotoğrafçılarının yarattığı
stres nedeniyle göleti terk ettiği belirlenmiştir.(Kaşot, Kuyucu, Oğuz, Oğuz, Çiçek,
Gündüz in prep.)
2.13. Gönyeli Göleti’nde Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Gönyeli Göleti’nde, göletten motorlar yardımıyla su çekilmesine bağlı olarak su
seviyesinin eskiye nazaran azaldığı, olta balıkçılığı yüzünden göletin kirlendiği ve üreme
amaçlı olarak bölgeye gelen kuşların oltacılar tarafında strese sokulduğu, oltacıların
çöplerini çevreye attıkları, oltacılardan birinin kopan oltasındaki besini yiyerek bir kuşun
öldüğü ve bu durumun kuşlar için ciddi bir tehdit oluşturduğu ayrıca özellikle büyük av
sezonunda avcıların; yasanın ilgili maddesi olan, sulak alanlara 500 metreden fazla
yaklaşmak yasaktır, ibaresini ihlal ederek silahları açık durumda ve ellerinde kıyıya kadar
indiği de belirlenen faktörler arasındadır.Gölet çevresinde boş fişek kovanlarına
rastlanmıştır. Bunlara ilaveten doğa fotoğraçılarının da kuşlar üzerinde baskı yarattığı
ayrıca belirlenen faktörler arasındadır.
2.14. Asi Dere’de Tespit Edilen Çevresel Sorunlar
Asi Dere’si 90 km’ye yakın yatak uzunluğuyla Kıbrıs Adası’nda en uzun akışa sahip olan
Kanlı Dere ile 35 o 12’ 21.53’’ K ve 33 o 21’ 58.27’’ D koordinatlarında birleşerek onu
beslemektedir. Asi Dere’si; Çınar, Bakır ve Sıraselvi derelerinin 35 o 11’ 48.12’’ K ve 33 o
19’ 03.65’’ D koordinatlarında birleşmesi ile oluşan bir deredir. Asi Dere’si, hem Trodos
Dağları’ndan gelen dereler tarafından beslendiğinden hem de kışın belli dönemlerinde
Rum Kesimi’nde bulunan barajların dolup taşmasından dolayı yüksek akış debisi ile
coşkun bir şekilde akabilmektedir (Kaşot, 2013). Yol yapım çalışmalarının habitat
degredasyonuna sebep olduğu Asi Dere’de, köprü yapım çalışmaları sırasında derenin
birçok kısmının önüne set çekilerek kurutulduğu, buna bağlı olarak derenin flora ve
faunasında ciddi kayıplar oluştuğu, dereye evsel atıkların atıldığı, ayrıca dereye vidanjörler
tarafından da sıvı evsel atıklar atıldığı belirlenmiştir. Kaşot (2013), Asi Dere’de yaşayan
Çizgili kaplumbağaların biyolojisi ve ekolojisi ile ilgili yaptığı çalışmasında dereden su
örneği alarak analiz yaptığını belirtmiştir. Su analizinde ise 100 ml suda 2400 koliform
bakteri olduğunu belirlemiştir. Sayının fazla olması da bu bulguyu destekler niteliktedir.
Şekil 2. Kopuk Oltanın Ucundaki Besini Yiyerek Ölen Ördek
Şekil 3. Oltacıların Yarattığı Kirlilik
Şekil 4. Göletlerde Canlıların Maruz Kaldığı Evsel Atıklar
Şekil 5. Göletlerde Canlıların Maruz Kaldığı Evsel Atıklar (Şekildeki Kurbağa
Kıbrıs’a endemik olan Kıbrıs Su Kurbağası’dır)
Şekil 6. Göletlerde Canlıların Maruz Kaldığı Evsel Atıklar
Şekil 7. Göletlerden Motorlar Yardımıyla Su Çekilmesi
3.SONUÇ VE KUZEY KIBRIS’TAKİ SULAK ALANLARI TEHDİT
EDEN ÇEVRESEL FAKTÖRLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Saptanan çevre sorunları yalnızca deneyimli gözlemcilerin periyodik
gözlemlerinde son 5 yılda saptanan sorunlar ve deneyimli kuş gözlemcilerin, yıllardan bu
yana not aldıkları alan gözlemlerinin sonuçlarıdır. Sulak alanların çevresindeki tehditlerin
saptanması amacıyla yapılacak biyolojik, mikrobiyolojik ve kimyasal analizler, flora ve
fauna sayımları, en az iki yıl süreyle, iklimsel faktörler de gözönünde tutularak
yorumlanması suretiyle sağlıklı ve daha güvenilir sonuçlar elde edilmelidir. Ancak gözlem
sonuçları çevre konusundaki bilinç düzeylerinin yeterli olmadığını ortaya koymaktadır.
Bilinç düzeylerinin yeterlilik derecesinin saptanabilmesi için nicel araştırmalara da bölge
bölge okullar ve mahalle halkı bazında yer verilmelidir. Sulak alanlarımız ve biyolojik
zenginlikleri konusundaki araştırmalar, uluslararası su ve su ortamlarının korunması
yönetmelikleri ve KKTC Çevre Yasası altındaki ekosistem ve sulak alanlarımızla ilgili
tüzük içeriklerinin, mevcut durumla birleştirilmesi bu konuda alınması gereken önlemlerle
ilgili bir yol haritası oluşturacaktır. Çalışmada Kuzey Kıbrıs’taki sulak alanlara tehdit eden
faktörler; evsel katı ve sıvı atıklar, doğa fotoğrafçılarının özellikle kuşlar üzerinde yarattığı
baskı, habitat degredasyonları, avcılık, olta balıkçılığı, hızlı kentleşmeye bağlı olarak
oluşan habitat degredasyonları ve türlerin strese girmesi şeklinde belirlenmiştir. Bildiri, ön
çalışma olması nedeniyle konuya dikkat çekmek ve farkındalık yaratmaya çalışmaktadır.
Bu nedenle; belirlenen sorunlar ışığında, sulak alanların farklı nedenlere bağlı olarak tehdit
altında olduğu ve daha ayrıntılı bir çalışma yapılarak sulak alanları tehdit eden başka
faktörlerin de araştırılması gerekmektedir. Belirlenen sorunlara yönelik çözüm önerileri ise
şu şekildedir:





Sulak Alan yönetimi ile ilgili yasaların yeniden, çevre bilimleri uzmanlarının
ışığında gözden geçirilerek yorumlanması ve gerekirse düzenleme yapılması,
İlgili kurum ve kuruluşlar tarafından sulak alanlara yönelik her türlü insan
müdahalesine karşı denetimin artırılması,
Olta balıkçılarının ve sulak alanlar çevresinde etkinlik gösteren hobi ve meslek
gruplarının çevreye zarar vermesini ve sulak alan türlerini rahatsız etmelerini
önlemek amacıyla, iç sularda olta balıkçılığı ve diğer insan etkinliklerinin kontrol
altına alınmalı, ekosistemin yaşaması için gerekirse bazı etkinliklerin yeniden
düzenlenmeli ve/veya yasaklama getirilmelidir,
Gerçekleştirilecek her türlü doğaya müdahale gerektiren insan etkinliğinden
(betonlaşma, tarla bahçe çiftlik, yol yapımı, turistik tesis, pazar ve festival yeri,
fabrika, alış veriş merkezi, eğlence yeri v.s.) önce çevresel etki değerlendirmesinin
çevre bilimciler,ve/veya ekolog ve biyologlar eşliğinde yapılması gerekmektedir.
Bu gereklilik için gereken yasal düzenlemenin yapılması,
Çevre eğitiminin okul öncesi eğitimle birlikte üniversite mezuniyetine kadar her
derste, ders konusuyla bağlantılı biçimde müfredatlara yerleştirilmeli, alan bölüm
dersleri ve mesleki bilgilerle birlikte çalışanlara ve belli zamanlarda yaygın eğitim
etkinlikleri içinde uygulamaya konmalıdır.
KAYNAKLAR
Bannerman, D.A., and Bannerman, W.M. (1989). “Birds of Cyprus’’,Rüstem
Bross,Lefkoşa.
BirdLife Cyprus (2012). “Cyprus Bird Report 2011’’, BirdLife Cyprus, Nicosia.
Cambaz, M., Gücel, S., Beton, D.,Tertemiz, D.,Meraklı, M.K. (2005). “KKTC Ekolojik
Açıdan Önem Taşıyan Sulak Alanların Arazi Tespit Çalışmaları Projesi Raporu’’, KKTC
Çevre Koruma Dairesi, Lefkoşa.
Charalambidou, I., Gücel, S., Kassinis, N., Turkseven, N., Fuller, W., Kuyucu, A., and
Yorgancı, H., (2009). “Waterbirds in Cyprus 2007/2008’’, Unit of Environmental Studies
Cyprus Center of European and International Affairs, Nicosia.
Çiçek, B. A., Gündüz, Ş., Alkan, İ.(2007). “Büyüyen Şehirlerin Tehdidi Altında Bulunan
Doğal Açıdan Önemli Alanlar”, Gazimağusa Sempozyumu. Doğu Akdeniz Üniversitesi,
KKTC.
Çiçek, B. A.,(2007). “Kıyısal Yerleşimler, Şehirler ve Doğa Koruma Sorunları’’,
Gazimağusa Sempozyumu. Doğu Alkdeniz Üniversitesi, KKTC.
Flint, P., Stewart,P., (1983). “Birds of Cyprus”, British Ornithologist Union, UK.
Gücel, S., Charalambidou, I., Kassinis, N., Turkseven, N., Fuller, W., Kuyucu, A., and
Yorgancı, H. (2012). “Waterbirds in Cyprus 2009/10’’. BA/UES-CCEIA/CGF/, Nicosia.
Kassinis, N., Gücel, S., Charalambidou, I., Turkseven, N., Fuller, W., Kuyucu, A., and
Yorgancı, H. (2010). “Waterbirds in Cyprus 2008/09”, BA/UES-CCEIA/CGF/.Nicosia.
Kassinis, N., Gücel, S., Charalambidou, I., Turkseven, N., Fuller, W., Kuyucu, A., and
Yorgancı, H., (2012).Waterbirds in Cyprus 2010/2011’’.BA/UES-CCEIA/CGF/.Nicosia.
Kaşot, N., (2013). “Kıbrıs Adası’nda Dağılış Gösteren Çizgili Kaplumbağa’nın (Mauremys
rivulata) Ekolojisi ve Biyolojisi Hakkında Bir Ön Çalışma”, Journal of Cyprus Studies Vol
40, pp. 35-58.
Kuyucu, A., (2013). “Kıbrıs’ta Kuşbilim Kaynaklarının Kronolojik Dizini ve Tehlike
Altındaki Neapolis Sulak Alanı Çevresinde Yaşayan Halkın Sulak Alanla İlgili Bilinç
Düzeyi”, Yüksek Lisans Tezi, Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa.
Seffer, J., Yalınca, G.K., Fuller, W., Tuncok, I.K., Stanova, V.S., Özden, Ö., Eroğlu, G.
(2011). “Kıbrıs’ın Kuzeyinde Potansiyel Natura 2000 Alanlarının Korunması İçin Teknik
Yardım’’, Lefkoşa.
Sigg, H., (1991). “Bird Conservation Priorities in North Cyprus’’. International Council
for Bird Preservation Secretariat, Cambridge.
Tafur, P. (1435-1439). “The Travels of Pero Tafur’’, (Chapter VII ), London & Harper
Brothers, Newyork.
TC Harita Genel Komutanlığı., (2009). Kıbrıs Adası Fiziki Haritası, yy.
Viney,D., (1996). “An illustrated Flora of North Cyprus.(volume 1)’’,Gartner Verlag K.G. Liechenstein.
Teşekkür: Çalışmamıza fotoğraflarıyla değer katan; Süleyman Oğuz’a, Ayşe Oğuz’a,
ayrıca manuskriptin hazırlanmasında emeği geçen Naciye Fikretler Kaşot’a ve harita
desteği ile çalışmaya katkı koyan GIS uzmanı Pervin Öznergiz’e teşekkürü bir borç biliriz.
Download

ÖZET 1. GİRİŞ - Yakın Doğu Üniversitesi