B : 11
1.12 .1952
dilmiştir. Bu hususta Maliyenin müdafaası alın­
mış; Maliye müdafaasında bu yüzden birtakım
maddi külfetler ortaya çıkacaktır, binaenaleyh
bu mevzuun reddi mülâhazasını ileri sürmüş ve
teklif, malî formüller mülâhazasına mahkûm
olarak reddedilmiştir. Bu doğru değildir. Ka­
nun mütalâa edilirken bir vatandaşa bir hak
veriliyor. Bu hakkın karşılığı bütçede mütalâa
edilmemişse, aksaklık buradadır. Bunu malî
zihniyetle mütalâa edip de reddetmek, vatan­
daşların hakkım kanun yoliyle tıkamak demek­
tir ki, bu da doğru değildir. Bence doğru olan
keyfiyet; bu şekildeki teklifleri kabul etmek
ve fakat malî bünyede karşılığı yoksa bunu sağ- t
lamak ve bir muvazene temin etmektir.
Bu sebeple kanun teklifinin kabulünü bil­
hassa rica ediyorum.
BAŞKAN — Maliye Bakanı.
MALİYE BAKANİ HASAN POLATKAN
(Eskişehir) — Muhterem arkadaşlar; bu tekli­
fin, Cemal Kıpçak arkadaşımızın ifade ettiği
şekilde tahsisat ve saire ile bir alâkası yoktur.
Bendeniz teklifi kısaca arzedeyim.
5434 sayılı Kanunla 1 . X I . 1950 tarihinden
itibaren Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
kurulmuş ve faaliyete başlanmıştır.
Şimdi, bu kanundan önce kendi müstakil
Emekli Sandıkları bulunan teşekküllerin bu
Emekli Sandıkları Türkiye Cumhuriyeti Emek­
li Sandığına devrolunmuştur. Arkadaşımızın
teklifi, 5434 sayılı Kanunla, Emekli Sandığı
kurulmadan önce müstakil Emekli sandıkları
bulunan Tekel gibi, Devlet Demiryolları gibi,
Devlet Denizyolları gibi, İktisadi Devlet Te­
şekkülleri gibi müesseselerde çalışan veya Devlet
hizmetinde iken bu müesseselere intisap eden
ve emeklilik hakları da bu müesseselerin müs­
takil Emekli Sandıkları vasıtasiyle intikal eden
teşekküllerde çalışıp da - bilhassa buraya dik­
katinizi rica ederim. - 1 .1.1950 tarihinden önce
emekliye ayrılmış bulunan memurlar için, şim­
di arkadaşımız harb zammı gibi, esaret zammı
gibi, mıntaka zammı gibi, o zaman kendi müs­
takil kanunlarında bulunmıyan ve memurun bu
dairelere intisabında alâkalı dairelerinin Emek­
li Sandığı mevzuatını bilmek suretiyle girdik­
leri, çalıştıkları ve emekli oldukları bu yerler­
den halen emekli bulunanlar için yeni bir zam
derpiş etmektedir. Bu, katiyen şayanı kabul
— 14
0:1
olan birşey değildir. Binaenaleyh hâdiseyi pren­
sip bakımından mütalâa etmek gerektir. Tahsi­
satla alâkası yoktur. Ama şu bakımdan bunun
tahsisatla ilgisi olabilir. Emekli Sandığı halen
sigorta esasına göre çalışan bir müessesedir.
Binaenaleyh her sene emeklilere verilmekte
olan aylıklar birtakım hesaplara istinat etmek­
tedir. Sandık bu hesaplara dayanarak iş gör­
mektedir. Sandığın malî bünyesini sarsmadan
heyeti umumiyesini tatmin etmeye imkân yok­
tur.
Burada mevzuubahis olan mesele bununla da
ilgili değildir ve Emekli Sandığı kurulmadan
evvel emekliye sevkedilen muhtelif dairelerin
memurlara zammı icabettiren bir iştir. Bunun
prensip olarak şayanı kabul bir ciheti yoktur.
Komisyon raporunun kabulünü rica ederini
HÂDt ÜZER (Samsun) — Bendenizin asıl
temas ettiğim nokta 4222 sayılı Kanunun 18
nei maddesiyle kabul edilen fiilî hizmetler mü­
cerret olarak alınmak suretiyle bir haksızlık
tevellüt etmiştir. Fiilî hizmeti kabul ettiğimiz
yerde onun peşinden muhakkak itibari hizmeti
de saymak lâzımdır. İşte bu madde ile vücuda
getirilen haksızlığı izale etmek için bu teklifi
yapmış bulunuyorum. Yoksa evvelce hiçbir hak­
kı olmıyanlara bir hak verilmesi için bağırılıp
çağırıldığını ve hak istendiğini zannetmeyin.
Eskiden mademki fiilî hizmetler nazara alın­
mıştır, binaenaleyh onun lâzıırîı gayrimüf ariki
olan itibari hizmetlerin de hesaba katılması
lâzım idi. Asıl mağduriyet işte buradan tevellüt
ediyor. Bu suretle haksızlığa uğrıyanlarm ye­
kûnu da 150 yi geçmemektedir. Çünki Harbi
Umumiye iştirak etmiş ve 30 sene hizmet etmiş
65 - 68 yaşında kimselerdir.
Bunların itibari hizmet zamlarından alacak­
ları para 20 - 30 lira arasındadır. Heyeti Uamımiyenin insafına sığınıyorum; 30 - 35 sene hiz­
met etmiş hizmetlerinin on senesi harbde geçmiş
bu insanlar kanunun bahşettiği haktan mahrum
edilirse halleri müelılim olur.
Binaenaleyh, bu haksızlığın temizlenmesi
için böyle bir teklifle huzurunuza gelmiş bu­
lunmaktayım. Yoksa hakkı olmıyanlara yeni
bir hak istemiyorum. Vaziyeti bu şekilde mü­
talâa etmek doğru değildir, maksat mevcut olan
baklan ihya etmektir.
BAŞKAN — Maliye Bakanı, buyurun,
Download

B : 11 1.12 MALİYE BAKANİ HASAN POLATKAN — 14 .1952 0 : 1