BİR ÖĞRENCİ NEDEN DAHA ÇOK OKUMALIDIR?
Kitap okumanın faydaları konusunda araştırma yapılırsa her yerde karşımıza çıkacak ilk cümle
şu olacaktır: “Kitap Okumanın Faydaları Saymakla Bitmez!”
Toplumsal anlamda yaşanan temel problemleri tâ yüzyıl öncesinden bize bildiren ünlü bir
düşünür, “zaruret, cehalet ve ihtilaf” hastalıklarını sayarken bunlara “sanat, marifet ve ittifak”
ilaçlarını önermiştir. Bu üç hastalıktan cehalete/bilgisizliğe, marifet ile karşılık verilebileceği
reçetesini vurgulamıştır. Cehaleti/bilgisizliği gidermenin yolu, bilgiye ulaşma olduğuna göre bunun
en önemli aracı da okumaktır. İlgi, arzu ve isteğe göre seçilmiş bilgiyle dolu, güzel kitapları
okumak insanların bilgi düzeylerini yükseltir, kültür dünyalarını zenginleştirir. Okuyan ve araştıran
insanlar çevreleri tarafından hemen fark edilir. Okumak insanı erdemli ve kültürlü kılar. Çok
okuyan girdiği çevrede seçilir. Okuyan insanlar birçok konuda rahatlıkla konuşabilecek seviyeye
gelir. Sorulan sorular ancak okuyanlarda cevap bulur. Hele bilgisini iyilik, güzellik ve hayra
kullanabilmek insan için ayrı bir mutluluk vesilesidir….
Öyle kitaplar da vardır ki kuru bilgiden çok insanın gönül dünyasını aydınlatır; onu bambaşka
âlemlere alır götürür. Kalbinin âdeta yerinden oynadığını hissettirir. Kelimelerle izah edilemeyecek
bir haz yaşatır insana iç âleminde. Böylesi kitaplar hem bilgi dağarcığını genişletir insanın, bilgi
sahibi kılar, hem de moral değerlerine olumlu katkıda bulunur.
Dünyadaki tüm kötülüklerin başında cehalet vardır. Kitap okuyan, bilgi edinen eğitimli kişiler,
sadece kendileri kazanmamışlar, dünyaya da yararlı kişiler olmuşlardır.
Kitap okumanın vücuda etki ettiği en önemli organ beyindir. Çünkü beyin kullanıldıkça gelişen
ve güçlenen bir organdır. İyi veya kötü bir insan olmaya, eğitimli ya da cahil bir kişi olmaya karar
veren; beyindir.
Yeni bilgiler eklendikçe beyin gelişecektir. Ancak sürekli oyunlarla, eğlenceyle vakit geçirilip,
beyni çalıştıracak etkinliklerden uzak durulursa beyin körelecektir. Kitap okumak beynin
tembelliğe alışmasını önler, ona yeni bilgiler katar, eğitim seviyesini artırır.
Hangi yaşta olunursa olunsun, işler ne kadar yoğun olursa olsun, kitap okumaya mutlaka vakit
ayırmak gerekir. Özellikle tatil günlerini sadece oyun oynayarak, internette gezinerek ya da
televizyon izleyerek geçirmek büyük yanlıştır. Çünkü kitaplar okuyucusunu eğittiği ve
bilgilendirdiği gibi dinlendirir de aynı zamanda. Ders kitapları veya meslek kitapları dışındaki
çeşitli kitaplar değerlendirebilenler için güzel bir dinlenme aracıdır. Akşama kadar aynı konularla
yorulan beyin, kitap okuyarak farklı yerlere gider ve bu, beyni ve vücudu dinlendirir.
Kitap okumak insana, sadece bilgi kazandırmakla kalmaz, kitabı okuyan kişiye hayata dair
mesajlar da verir. Bilgi kitapları, romanlar, şiir kitapları gibi pek çok kitap türü vardır. Her kitap
hayatta kullanılabilecek çeşitli bilgileri içerir ve insan hayatına olumlu katkılar sağlar.
Kitap okumak, okuma hızını da artırır. Anlayarak hızlı okunabilirse, sınavlarda ve hayatın her
alanında daha başarılı olunur. Çok kitap okuyan kişiler, okuduklarını daha kolay anlama özelliği
kazanır.
Kitap okuma alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılmalıdır. Çünkü atalarımızın dediği gibi; “Ağaç
yaşken eğilir.” Düşünen, fikir üreten, düşündüğünü ifade edebilen ve yanlış bilgi ile doğru bilgiyi
ayırabilen fertlerin sayısının artması için, çocukluk çağında kitap okuma alışkanlığının
kazandırılmasında çok büyük yararlar söz konusudur.
Kitap okumak düşünceleri geliştirir, zenginleştirir. Kitap okumada düşünme, bilgi ile birlikte
gelişir. Okuma, kelime haznesini arttırmakta ve iletişim kabiliyetine katkıda bulunmaktadır. Kitap
okumak insanlarla olan iletişim kapasitesini de arttırmaktadır. Kitap okumayan nesiller, giderek
düşünme fonksiyonu açısından körelmekte, fikir üretme kabiliyetleri bakımından gerilemekte,
yetersiz olan kelime haznesi ile başarılı iletişim kurma özelliği de kazanamamaktadırlar.
Kitap okumanın faydaları
Kitap okumanın nedenleri ve sağlayacağı faydaları anlatmak ciltler dolusu eser vermeye niyet
etmek gibidir. Ancak hayatını bugün için yaşamayan, kendini yarınlara hazırlayan ve gelecekte
büyük işler başarmaya azmetmiş geleceğin seçkin insanlarına bu konuda maddeler halinde bazı
hatırlatmalarda bulunalım:
1
• James Howell, “Dünyayı yöneten, kalem, mürekkep ve kâğıttır.” diyor, haksız da değil.
Unutulmamalıdır ki, kişi hangi mesleği seçerse seçsin çalıştığı kurumdaki başarısı çalışmasına
bağlıdır. Balzac, “Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmalısınız.” der. Kişinin
hayatında başarılı olması demek birçok konuda genel bilgilere sahip olması demektir. İşte başarılı
olmanın ilk şartı: Okumak, okumak, okumak....
• Başarılı olabilmenin en önemli şartlarından biri de geçmişteki insanların tecrübelerinden
yararlanarak onların düştüğü hataları tekrarlamamak ve başlanan işe onların tecrübeleri ile
başlamaktır. Diyelim ki bilgisayar mühendisi olmak isteyen birisi, bu işle 20 sene uğraşmış bir
otoritenin yazdığı kitabı güzelce okusa o işe 20 yıllık tecrübenin bilgisini öğrenerek başlamış olur.
Unutulmamalıdır ki okuduğumuz her kitabın sayfaları yıllar süren tecrübenin ürünüdür. Bunun
anlamı şudur: “Her kitap bir ömürdür.”
• Hangi meslek dalında olursa olsun insanlarla birlikte yaşama ve onlarla ilişki içerisinde
olunacağı malumdur. Mesleğinde başarılı kişi insanların bütününe hitap edebilecek projeler
hazırlayabilendir. Örneğin bir araba tasarımcısının başarısı, ürettiği modelin birçok insan tarafından
beğenilmesi ile ölçülür. Toplumun birçoğunun beklentisine cevap verebilmek için toplumu iyi
tanımak gerekir. İnsanları tanımanın en kısa ve güvenilir yolu okumaktır.
• Eskiler “sanat altın bileziktir” demişler. İnsanın iyi bildiği bir sanatı (tasarımcılık, kuaförlük,
ayakkabıcılık, marangozluk vs) varsa hangi halde olursa olsun ihtiyaç duyduğunda ona fayda
sağlar. İnsan çok zengin olup iflas edebilir. Büyük bir makamda olup makamını kaybedebilir. Ama
okuma sayesinde elde edilen bilgi ve onun getirmiş olduğu itibar mezara kadar devam eder.
• Günlük hayatta çok duyulmuş bir söz vardır: “mal, makam önemli değil önemli olan
insanlık” diye. Aslında burada kastedilen olgunluk, zarafet, kibarlık ve nezakettir. Beğenilen
insanları diğer insanlardan ayırt eden bu özelliktir. İnsanın bu davranışları doğru ve kapsamlı
öğrenebileceği en önemli kaynak da kitaptır; okumaktır.
• Kitap okumanın en önemli faydalarından biri de insana kendini tanıma fırsatı vermesidir.
Okuyan insan hangi dalda başarılı olacağını çok çabuk kavrar. Unutmamalıdır ki insanların
aydınlanmasını sağlayan Edison, Nobel ödüllü büyük fizikçi Einstein üniversite mezun değillerdir.
Ama okudukları kitaplar sayesinde hangi dalda kabiliyetli olduklarını keşfettiler ve başarılı oldular.
• Şüphesiz bilgiye ulaşmanın çeşitli yolları vardır. Mesela konferanslar dinlenebilir,
belgeseller seyredilebilir. Fakat bütün bu faaliyetler içinde kitap okuma, insanı durup düşünmeye,
ihtiyacı olduğunda bu bilgiye tekrar ulaşmaya imkân tanır. Çiçero: “Kitapsız bir ev ruhsuz bir
cesede benzer” derken ne kadar haklı.
• Dünyadaki kötülüklerin temel sebebi cehalettir. İnsanın baş düşmanı cehalete karşı savaş
açmalı devamlı kitap okumalıdır.
Kitap okumanın derslerimize faydası var mıdır?
• İnsan kelimelerle düşünür, ne kadar kelime bilirse düşünce ufku o kadar genişler. Zekâ
seviyesi o nispette artar. İnsanın zekasını ölçen en keskin kriter kelime haznesidir. Zekâ aynen
kaslara benzer ne kadar çok çalıştırılır ise o nispette gelişir. Beyne egzersiz yaptırmanın yolu
problem çözme ve kelime ezberlemedir. Zekâsı gelişen insan dersleri daha çabuk kavrayacağına
göre kitap okumalıyız.
• İmtihanların en önemli derslerinden biri Türkçedir. Üniversiteye giriş sınavlarında Türkçe
testlerinde paragrafları tahlil ve dili kullanma gücüyle ilgili çok soru gelmektedir. Kitap okumayı
alışkanlık haline getirenler bu tür paragraf tahlili ve dili kullanma sorularına rahatça cevap
verebilmektedirler.
• Kitap okumanın diğer derslere de faydası vardır. Özellikle iş, güç, enerji gibi fizik konuları
alternatif düşünme kabiliyeti yüksek olan insanların daha başarılı olacağı derslerdir. Kitap
okumanın sayısal dersleri de olumlu etkilediği asla unutulmamalıdır.
• Günümüzdeki sınavların bir özelliği de zamanı iyi kullanabilme, kısa sürede hızlı ve çok
soru çözmektir. Çok kitap okuyan öğrenci hızlı okuyup anlayarak dakikaların altın değerinde
olduğu sınavlarda diğer öğrencilerden daha başarılı olacaktır. Öyleyse sınavlarda başarılı olmak
isteyenler kitap okumayı asla ihmal etmemelidir.
Hangi kitaplar okunmalıdır?
2
• Hayvanların dahi yiyeceği otları seçtiği bir hayatta akıl sahibi insanda mutlaka okuyacağı
kitapları seçmelidir. Bu seçimde güvendiği sevdiği büyüklerinin tavsiyelerinin yanında milli
değerlerimize uygun bize iyilik, güzellik ve yardımlaşma gibi moral değerler verecek kitaplar başta
olmak üzere dikkatle seçilen her kitap okunabilir.
• Tarih boyunca bütün medeniyetlerin çöküşü zihinlerin gereksiz ve faydasız bilgilerle
doldurulması sonucu gerçekleşmiştir. Hem aklını doyuracak, hem de kalbini tatmin edecek
eserlerin okunması asla ihmal edilmemelidir. Bu konuda Peygamberimizin “Faydasız ilimden
Allah’a sığınırım” hadisi önemli bir ölçüdür.
• Ülkemizde maalesef kitap okuma alışkanlığı yaygın değil. Bunun belki de ilk nedeni ailede
kitap okuma sevgisinin ebeveyn tarafından çocuğa verilememesi yatmaktadır. Aslında insan için
ekmek kadar, su kadar önemli bir ihtiyaç göz ardı edilmektedir. Ailelerin bir kısmı çocuklarının
okulda kitap okuduğunu düşünüp sorumluluktan kurtulduklarını zannederler. Okuldaki derslerle
belki içinde bulunulan çevre ve toplum yüzeysel olarak tanınabilir. Ama daha genel anlamdaki
“Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Her geçen gün bizi yaşlılığa, yaşlılıkta ölüme yaklaştırdığına
göre her insan aslında ölümünü bekleyen bir idam mahkûmu mudur?” gibi sorulara cevap
verebilmekte midir? İnsan varlığının anlamını öğrenebilmekte midir?
• Peygamberimize Allah (cc)’tan gelen ilk emir “oku” olduğuna göre büyük çoğunluğu
Müslüman olan bir ülkede okumaya ve ilme önem verilmelidir. Bunun yolu da derslerden sonra
öğrencilerin en önemli ihtiyacı olan maddi/manevi ihtiyaçlarına cevap verecek kitapları
okumalarıdır.
Sonsöz
“Neden daha okumalıdır” sorusunun cevabını iki örnekle bitirelim:
2.Dünya savaşı sonunda ABD tarafından atılan atom bombalarının etkisiyle her şeyiyle harap
olmuş bir Japonya vardı. 1945’de Türkiye Cumhuriyeti de 22. yılını yaşıyordu ve daha iyi olma
yolunda Japonya ile kıyaslanamayacak derecede iyi durumdaydı. Günümüzde ise Japonya, ABD
ekonomisinin hemen ardından ikinci sırada yer alıp geliştirdiği teknoloji ile dünyanın süper gücü
olurken Türkiye teknoloji yarışında çok gerilerde bir ülke. Bunun pek çok nedeni sayılabilir. Ama
sadece gazete tirajları bağlamında baksak bile Japonya’da 11 milyon satan bir gazeteden
bahsedilirken Türkiye’de çıkarılan tüm gazetelerin toplam tirajı 5 milyona ulaşmamaktadır.
Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı Devleti, dünyanın en zengin ve en güçlü devleti idi.
Oysa bugün dünya sıralamasında 17. Sıradan 16. Sıraya nasıl çıkılabileceğinin hesapları
yapılmaktadır. Bunun nedeni belki de sekiz yıllık kısacık saltanatına kıtalar fethini sığdıran koca
Sultan’ın develere yüklettiği kütüphanesini bir an olsun yanından ayırmaması olabilir mi acaba?
Şehzadelik döneminde Selim’in 3 saate indirdiği uykusuyla günde 8 saatini kitap okumaya ayırması
bu ayrıcalığı sağlamış olabilir mi?
Türkiye’de ise 5139 genç üzerinde yapılan araştırmaya göre gençlerin %69’u son okuduğu
kitabın adını bile hatırlamayacakları kadar uzun zamandır kitap okumadıklarını söylemişlerdir.
3
Download

NEDEN DAHA ÇOK OKUMAK