TÜRKİYE’DE BARAJ MÜHENDİSLİĞİNİN GELİŞİMİ
ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Melih Çalamak1, Yalın Arıcı2, A. Melih Yanmaz3
Arş. Gör., ODTÜ İnşaat Mühendisliği Böl., Çankaya, Ankara
Doç. Dr., ODTÜ İnşaat Mühendisliği Böl., Çankaya, Ankara
3
Prof. Dr., ODTÜ İnşaat Mühendisliği Böl., Çankaya, Ankara
1
2
ÖZET
Baraj mühendisliği deneyimi uzun ve zahmetli bir süreçte elde edilmektedir. Yapım
mühendisliği ve malzeme bilimindeki gelişmelere paralel olarak yeni teknikler baraj
projelerine
uygulansa
bile
deneyimden
ve
teorik
donanımdan
yoksun
olarak
gerçekleştirilen tasarımların çıkarabileceği problemler oldukça büyük zaman, para ve can
kayıplarına yol açabilir. Bu çalışmada, Türkiye’de yer alan barajlar gövde tipleri, amaçları,
yükseklikleri ve diğer özellikleri gözetilerek istatistiksel olarak incelenmiş ve bu inceleme
neticesinde çeşitli değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye’deki baraj
mühendisliğinin geldiği noktayı, öncelikle barajlar hakkındaki istatistiksel bilgilerle ortaya
çıkarmak ve bu bilgileri dünya barajlarıyla kıyaslayarak mevcut Türk baraj mühendisliği
seviyesinin dünyadaki yerini belirleyebilmektir. Çalışmada ayrıca Türkiye’deki baraj
mühendisliğinin geldiği noktadaki tasarım kıstaslarına da kısaca değinilmiştir. Bu
amaçlarla, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün internet sayfasında halka açık olarak
sunulan Türkiye’nin barajlarıyla ilgili veri bir makro programıyla edinilmiş ve istatistiksel
çalışmalar için düzenlenmiştir. Ülkemiz baraj mühendisliği ve barajlarının durumunu
dünyadaki durumla karşılaştırmak için de Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu’nun
internet sayfasında bulunan dünya barajlarının verisi alınmış ve ülkemiz barajlarının
bilgileriyle
karşılaştırılmıştır.
Bu
karşılaştırmalar
sonucunda
Türkiye’deki
baraj
mühendisliğinin dünyada hatırı sayılır bir konuma geldiği söylenebilmektedir. Barajların
tasarımı konusunda da dünyada benimsenen analiz yöntemlerini ve ölçütleri kullanan
Türkiye, baraj mühendisliğindeki deneyim birikimini kullanarak standartlaşmış rehberler
hazırlama konusunda da adımlar atmıştır.
GİRİŞ
Türkiye Cumhuriyeti’nin baraj mühendisliğindeki deneyimi yaklaşık 80 yıllık bir
geçmişe sahiptir. Ankara’da Çubuk Barajı ile başlayan bu birikim, 1954’te Devlet Su İşleri
teşkilatının oluşturulmasıyla büyük bir ivmeyle artmış ve gelişen inşaat teknolojilerinin
kullanılmasıyla günümüzde tüm baraj tiplerinin tasarımını ve inşasını yapacak düzeye
gelmiştir. Barajlar en basit şekilde dolgu ve beton barajlar olarak sınıflandırılabilir. Dolgu
barajlar, su tutma elemanı seçimi ve dolgu tipine göre ayrılır. Kum-çakıl veya kaya ile
oluşturulan gövdede ön yüz beton kaplaması (ÖYBK), kil dolgu katmanı, asfalt katmanı
veya beton katmanları ile su tutulabilir. Beton barajlar ise ağırlık veya kemer tipinde
yapılmakta olup, konvansiyonel beton yerine son yıllarda hız ve maliyet avantajları
sebebiyle silindirle sıkıştırılmış beton da (SSB) tercih edilebilmektedir.
Kullandığımız veriye dayanarak Türkiye’de bir barajın ortalama inşa edilme süresinin
7.1 yıl olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, son yıllarda enerji alanının yatırım önceliği
alması ve özel sektörün de bu konuya ilgi duyması nedeniyle barajlar çok daha hızlı inşa
edilmektedir. Aşağıda daha detaylı olarak verileceği gibi geçmiş Türk baraj deneyimi
dolgu baraj üzerine odaklanmıştır. Son yıllarda ise SSB barajlar tercih edilmektedir. Bunun
başlıca sebebi ise yapım hızı ve işletmeyi hızla devreye sokarak amortisman süresinin
kısaltılmasıdır. Yapım kolaylığı ve malzemenin ucuzluğu dışında ülkemizde kalan
potansiyel baraj akslarının dar vadilerde olması, dolgu alanlarından ve killi topraklardan
uzak olunması da diğer sebepler olarak sunulabilir. Ön yüzü beton kaplamalı kaya veya
çakıl dolgu sistemler de özellikle geniş akslarda hızlı yapım tekniği sebebi ile tercih
edilmektedir.
Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonu (ICOLD), temelden yüksekliği 15 m’den büyük
olan barajları, ya da temelden yüksekliği 10 m’den büyük, kret uzunluğu 500 m’den fazla
veya depolama hacmi 1 milyon m3’ten büyük olan barajları büyük baraj olarak
sınıflandırmaktadır. Türkiye’de 2010 yılı sonu itibariyle tamamlanmış, kret uzunluğuna ve
depolama hacmine bakılmaksızın, talvegden olan yüksekliği 10 m’den fazla olan 601 adet
büyük baraj bulunmaktadır [1]. ICOLD’a göre ise 2013 yılı itibariyle güncellenmiş
verilerle Türkiye’deki baraj sayısı 741’dir [2]. Bu sayılar, mevcut yatırım planı ve
politikalarıyla gün geçtikçe artmaktadır.
AMAÇ
Çalışmanın amacı, Türkiye’deki barajlar hakkında istatistiksel bilgiler çıkarmak ve
ülkedeki
baraj
mühendisliğinin
bulunduğu
nokta
hakkında
değerlendirmelerde
bulunmaktır. Ayrıca, üretilen bilgileri dünya barajlarının değerleriyle de kıyaslayarak
mevcut Türk baraj mühendisliği durumunun dünyadaki yerini belirleyebilmektir.
Bu çalışmada öncelikle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün internet sayfasında [1]
yer alan “Barajlarımız” bölümündeki veri, Visual Basic’de yazılan bir makro programıyla
Excel ortamına aktarılmış ve elde edilen bilgilerin ışığında ülkemizin barajları hakkında
istatistiksel çalışmalar yapılmıştır. Buradaki bilgiler 2010 yılı sonuna kadar tamamlanan
barajları içerdiğinden, çalışmadaki tüm istatistiksel analizler bahsedilen yıl ve öncesini
kapsamaktadır. Bu bildirinin daha sonraki bölümlerinde, yapısal tasarım ve analiz
yöntemlerindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizdeki bilgi birikimi ve uygulamalar
irdelenmiştir.
TÜRKİYE’DEKİ BARAJLAR ÜZERİNDE İSTATİSTİKSEL
ANALİZLER
Daha önce bahsedilen veri kullanılarak yapılan bir dizi analiz bu bölümde sunulmakta ve
yorumlanmaktadır.
Gövde Tipi ve Amaç İstatistikleri
Barajlar genel olarak gövde tiplerine göre sınıflandırılır. Gövde tipi, ismini barajın
yapıldığı malzemeden, gövde şeklinden ya da barajın yükü taşıma ve aktarma biçiminden
alır. Türkiye’de hemen hemen tüm baraj tiplerinden örnekler bulunmaktadır. Ülkemizdeki
barajların gövde tiplerine göre dağılımı Şekil 1’de gösterilmiştir. Buna göre barajların
%71’lik kısmını toprak dolgu barajlar teşkil etmektedir. Toprak dolgu barajlardan sonra en
çok kaya dolgu barajlar (%20) bulunmaktadır. Son yıllarda Ön Yüzü Beton Kaplı Kaya
Dolgu (ÖYBK) ve Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) barajların sayısı da artmaktadır.
2010 yılı itibariyle tamamlanmış 5 adet ÖYBK baraj ve 3 adet SSB baraj bulunmaktadır.
Ayrıca değişik tiplerde bir dizi baraj halen yapım aşamasındadır.
500
%71
450
400
Baraj Sayısı
350
300
250
200
150
%20
100
50
%4
%2
%1
%1
%1
Beton
Ağırlık
Beton
Kemer
ÖYBK
SSB
0
Toprak
Dolgu
Kaya Dolgu Toprak/Kaya
Dolgu
Gövde Tipi
Şekil 1 Türkiye’deki barajların gövde tiplerine göre dağılımı
Barajların enerji, içme suyu, taşkın kontrol, sulama, rekreasyon, balıkçılık, vb. kullanım
amaçları
vardır.
Türkiye’deki
barajların
%70’lik
çoğunluğu
sulama
amaçlı
kullanılmaktadır (Bkz. Şekil 2). Ayrıca çok amaçlı barajların içinde de %43 oranında
sulama amaçlı kullanılan barajlar bulunmaktadır (Bkz. Şekil 3). Ülkemizde sulama amacını
sırasıyla içme suyu ve enerji amaçları takip etmektedir.
450
%70
400
350
Baraj Sayısı
300
250
200
150
%20
100
%6
50
%4
0
Sulama
Çok amaçlı
İçme suyu
Enerji
Amaç
Şekil 2 Barajların amaçlarına göre dağılımı
100
100
%88
90
80
80
70
70
60
60
Yüzdesi (%)
Yüzdesi (%)
90
50
40
50
30
30
20
20
10
%7
%5
İçme Suyu
Enerji
0
Sulama
Amaç
Tek amaçlı barajlar
%43
40
%27
%19
%9
10
%2
0
Sulama
Taşkın Koruma
Enerji
Amaç
Çok amaçlı barajlar
Şekil 3 Tek ve çok amaçlı barajların amaçlarına göre dağılımı
İçme Suyu
Balıkçılık
Yükseklik İstatistikleri
Barajların yükseklikleri temelden veya talvegden ölçülmektedir. Türkiye’deki baraj
yüksekliklerinin dağılımı Şekil 4’te gösterilmiştir. Bu yükseklikler barajların talvegden
ölçülen değerleridir. Buna göre barajlarımızın %44’ünün yüksekliği 21-40 m arasındadır.
Yüksekliği 100 m’den fazla olan barajların oranı ise %5’tir. 2010 yılı itibariyle yüksekliği
200 m’yi geçen üç baraj, Ermenek (210 m), Keban (210 m) ve Berke (201 m) barajlarıdır.
2012 yılında işletmeye açılan Deriner Barajı ise 249 m yüksekliği ile bu sınıfa girmektedir.
300
265
250
Baraj Sayısı
200
150
123
89
100
64
50
27
14
7
3
4
0
2
3
Yükseklikler (m)
Şekil 4 Yüksekliklerine göre baraj sayıları
Türkiye’deki baraj tiplerinin yüksekliklerine göre değişimi ise Şekil 5, 6 ve 7’de
sunulmuştur. Toprak dolgu barajlarının büyük bir çoğunluğunun yüksekliği 10-40 m
arasında olup, bu tip barajlarda daha yüksek yapı uygulamalarına geçiş uzun bir zaman
almıştır. Yüksekliği 100 m’yi geçen ilk toprak dolgu baraj (Kılıçkaya Barajı) 1990 yılında
tamamlanmıştır (Bkz. Şekil 5). Fakat kaya dolgu ve beton barajların yapısal davranışları ve
gelişen inşaat teknolojileri nedeniyle yükseklikleri hızla artmıştır (Bkz. Şekil 6). Özellikle
yüksek beton barajların yıllara göre değişiminde bir artış görülmektedir (Bkz. Şekil 7).
160
140
120
Baraj Yüksekliği (m)
100
80
60
40
20
0
1930
1940
1950
1960
1970
1980
1990
2000
2010
2020
Yıllar
Şekil 5 Toprak dolgu barajların yüksekliğinin yıllara göre değişimi
250
Baraj Yüksekliği (m)
200
150
100
50
0
1950
1960
1970
1980
1990
2000
2010
2020
Yıllar
Şekil 6 Kaya dolgu barajların yüksekliğinin yıllara göre değişimi
250
Baraj Yüksekliği (m)
200
150
100
50
0
1930
1940
1950
1960
1970
1980
1990
2000
2010
2020
Yıllar
Şekil 7 Beton (ağırlık ve kemer) barajların yüksekliğinin yıllara göre değişimi
Diğer İstatistiksel Bilgiler
Tamamlanıp işletmeye açılan baraj sayılarının yıllara göre değişimi 10 yıllık aralıklarla
Şekil 8’de verilmiştir. Buna göre, Türkiye’de en çok 1991-2000 yılları arasında baraj
tamamlanıp işletmeye alınmıştır. Baraj tamamlanma sayısı bahsedilen on yıllık sürece
gelinceye kadar geometrik bir artış gösterirken, ilk kez 2001-2010 yılları arasındaki 10
yıllık süreçte düşüş göstermiştir. Bunun nedeninin büyük barajların yapımına çevresel
etkiler nedeniyle gittikçe artan tepki ve buna bağlı olarak dış maddi kaynak yaratma
zorluğu olduğu düşünülmektedir.
Gövde tiplerine göre baraj sayılarındaki artış eğilimleri toprak ve kaya dolgu barajlar
için Şekil 9’da, diğer baraj tipleri için ise Şekil 10’da verilmiştir. Son on yıllık süreçte
toprak ve kaya dolgu barajların sayıları azalan bir eğilimle artmaktadır (Bkz. Şekil 9).
Özellikle toprak dolgu barajların sayısının bu süreçte büyük bir değişikliğe uğramadığı
gözlenmektedir. Bunun nedeni, klasik dolgu barajlarda kil çekirdek için malzeme bulmanın
zahmetli ve pahalı olması ve bu barajların yapım süresinin uzun olmasıdır. Aynı zamanda
kaya, kaya/toprak dolgu ve beton ağırlık barajları sayılarının artış hızı da son yıllarda
düşmektedir. Diğer taraftan, beton kemer, SSB ve ÖYBK baraj sayılarının artış eğilimi ise
hızla artmaktadır (Bkz. Şekil 10). Bu artış eğilimine göre son yıllarda bu barajların
sayısının artması beklenmektedir. Dar vadilere yüksek kemer baraj yapmakla enerji üretim
potansiyeli artmaktadır. Diğer taraftan ÖYBK ve SSB tipi barajlar ise inşaat sürelerinin
diğer tiplere oranla çok daha kısa olması nedeniyle tercih edilmektedir. Ancak dördüncü
bölümde tartışılacağı gibi bu tip barajların davranışları hakkında yeterli bilgi birikimi
sağlanmalı ve tercihler yapısal analiz yöntemleriyle de desteklenmelidir.
250
222
200
160
96
100
81
50
29
10
3
0
1936-1950 1951-1960 1961-1970 1971-1980 1981-1990 1991-2000 2001-2010
Yıllar
Şekil 8 Yıllara göre baraj yapım sayıları
500
450
400
350
300
Baraj Sayısı
Baraj Sayısı
150
250
Toprak Dolgu
200
Kaya Dolgu
150
100
50
0
1936
1946
1956
1966
1976
1986
1996
2006
2016
Yıllar
Şekil 9 Toprak ve kaya dolgu barajların artış eğilimleri
25
20
Toprak/Kaya Dolgu
Baraj Sayısı
15
Beton Ağırlık
Beton Kemer
10
ÖYBK
SSB
5
0
1936
1946
1956
1966
1976
Yıllar
1986
1996
2006
2016
Şekil 10 Diğer tip barajların artış eğilimleri
TÜRKİYE’DEKİ BARAJLARIN DÜNYADAKİ YERİ
Dünyadaki barajların sayısı birçok ülkede hızla artmaktadır. ICOLD’a üye 95 ülke
bulunmakta olup [3], bu ülkelere ait toplam 37641 adet büyük baraj kayıtlıdır [4]. Türkiye,
sahip olduğu baraj sayısıyla dünya sıralamasında 8. sırada yer almakta ve dünyadaki
barajlar toplamının yaklaşık %2.1’ini içermektedir [2]. Barajların sayısı kadar
yükseklikleri de ülkelerin baraj mühendisliğinin saygınlık belirtisi olmuştur. Türkiye’nin
tamamlanmış en yüksek barajı olan Deriner Barajı, dünyada tamamlanmış yüksek barajlar
arasında 13. sıradadır [5]. Tamamlandığında Türkiye’nin en yüksek barajı olması beklenen
Yusufeli Barajı ise 270 m yüksekliği ile bu sıralamada, inşa halindeki diğer barajlar da
düşünüldüğünde dokuzuncu sırada olacaktır [6]. Türkiye, çift eğrilikli beton kemer barajlar
kategorisinde, baraj yüksekliğinde dünya birincisidir. Bu alandaki en yüksek beş barajın
dördü Türkiye’de bulunmaktadır [7]. Ülkemizin en büyük yapay gölünü oluşturan ve
817 km2’lik yüzey alanına sahip olan Atatürk Barajı haznesi, dünyanın 20. büyük baraj
haznesidir [8]. Yine Atatürk Barajı, yaklaşık 50 milyar m3 toplam depolama hacmi ile bu
kategoride de dünya üçüncüsüdür [9].
Dünya barajlarının gövde tiplerine göre dağılımı Şekil 11’de verilmiştir. Türkiye’de
olduğu gibi dünyadaki barajların da büyük bir çoğunluğunu (%63) toprak dolgu barajlar
oluşturmaktadır. Yalnız Türkiye’nin aksine, toprak dolgu barajları beton ağırlık barajları
izlemektedir.
100
90
80
70
%63
Yüzdesi (%)
60
50
40
30
%18
20
%8
10
%6
%5
Diğer
Beton Kemer
0
Toprak Dolgu
Beton Ağırlık
Kaya Dolgu
Gövde Tipi
Şekil 11 Dünyadaki barajların gövde tiplerine göre dağılımı [4]
Dünya barajlarının amaçlarına göre dağılımı Şekil 12’de sunulmuştur. Türkiye’deki
barajlar gibi dünyadaki barajlar da öncelikli olarak sulama amaçlı inşa edilmiştir. Yalnız,
dünyada barajların hidroelektrik üretimi için kullanılması amacı ikinci sıradayken,
Türkiye’de tek amaçlı barajlarda içme suyu, çok amaçlı barajlarda ise taşkın koruma
amaçları ikinci sırada olup, enerji amacı bunlardan sonra gelmektedir. Dünya barajları
navigasyon, balıkçılık ve rekreasyon için yaygın bir biçimde kullanılmakta iken
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
Yüzdesi (%)
Yüzdessi (%)
ülkemizdeki barajların bu amaçlarla kullanımı oldukça kısıtlı kalmaktadır.
%50.0
%18.2
%11.9
%9.7
%5.0
%4.7
%0.6
%24.0
%19.6
%17.0
%16.1
%12.0
%7.7
%3.5
Amaç
Amaç
Tek amaçlı barajlar
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
N/B: Navigasyon/Balıkçılık
Çok amaçlı barajlar
N/B: Navigasyon/Balıkçılık
Şekil 12 Dünyadaki barajların amaçlarına göre dağılımı [4]
TÜRKİYE’DE BARAJ TASARIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Ülkemizde baraj mühendisliğinin önceliğini geleneksel olarak DSİ üstlendiğinden, kamu
deneyimi ağırlıklı olarak dolgu barajlar üzerine yoğunlaşmıştır. Bunun yanında çok önemli
ve özel kemer barajlar da inşa edilmiştir. Yine DSİ’nin önderliğinde 2011 yılından itibaren
baraj güvenliği konusunda çalışmalar başlatılmıştır. Bu bağlamda, beton ağırlık, dolgu,
kemer, ön yüzü beton kaplı barajlar, diğer baraj yapıları ve hidrolik yapıların tasarımı
üzerine DSİ ve özel sektörün birlikte çalışması ile tasarım rehberleri hazırlanmıştır. Bu
rehberlerin hazırlanan ön sürümleri, görüş ve katkılarla geliştirilmesi için kamuoyuna
sunulmuştur (www.barajlarkongresi.org). Bu rehberler, daha sonra yine çeşitli komisyonlar
tarafından düzenlenerek güncelleştirilecek ve standart bir rehber olarak ülkemizde
kullanılabilecektir.
Yapısal anlamda tasarımda ülkemizde en öne çıkan risk, deprem riski olmaktadır. Zira
baraj havzalarının çoğunluğu önemli fay alanlarına yakındır. Bu anlamda beton barajlar
için deprem sonucunda oluşacak çatlama ve kırılma hareketlerinin sınırlanması
hedeflenmekte, dolgu sistemlerde ise özellikle hava payının azalmasını engellemek için
çökmenin sınırlı tutulması ve şev stabilitesinin korunması istenmektedir. Beton barajlar
için güvenli tarafta kalınarak elastik malzeme parametreleri ile tepki spektrumu analizi ve
zaman aşımlı analiz önerilir. Bununla birlikte bu tip yapılarda ele alınması gereken en
önemli faktör olan yapı-zemin ve yapı-zemin-hazne etkileşiminin de yapının güvenli
tasarımında çok önemli faktör olduğu unutulmamalıdır. Mevcut barajların tahkikinde ise
gerçekçi performans tahmini için doğrusal olmayan malzeme modelleri kullanılabilir [10].
Dolgu yapılarda şu ana kadar tam görgül yöntemler kullanılarak deplasman tahmini
yapılmıştır. Kayma kamaları üzerinde statik analizlerle güvenlik kontrolleri yapılmıştır.
Dünyada ise bu barajların tasarım ve kontrolünde artık yarı görgül, deplasman bazlı
yöntemler öne çıkmaktadır. Şev stabilitesinde güvenlik faktörü belirlenmesinden öte, şevin
deplasmanın belirlenmesi, kret oturmasının tahmin edilmesi ve sıvılaşma risklerinin tetkik
edilmesinin tercih edildiği söylenebilir.
Ülkemizde ve dünyada baraj güvenliği için seçilmesi gereken risk aralığı büyük tartışma
konusudur. Genel kanı, kötü davranışın yüksek maddi hasara yol açabileceği büyük
sistemlerde daha güvenli tarafta kalınması; küçük barajlarda ise hesaplamalı riskle yola
devam edilmesidir. Ülkemizde de bu yol izlenmektedir [11]. Bununla birlikte örneğin
İsviçre’de yüksek risk olarak nitelenen bir olay dönüş periyodunun (10000 yıllık olay)
Türkiye’de aynı kabul edilemeyeceği açıktır. Ülkeler bu konuda kendi seçimlerini
yapmaktadır. Örnek olarak, yakın zamanda (2008) baraj yapılarında büyük hasara yol açan
Wenchuan depreminin etkisinde kalan Çin’de büyük barajların hepsini 2475 yıllık
depremlere göre yeniden tahkik ettirme kararı alınmıştır.
SONUÇ
Bu çalışmada, Türkiye’nin barajları hakkında istatistiksel bilgiler çıkarılmış; baraj
mühendisliği konusundaki değerlendirmeler ve barajların güncel tasarım ölçütleri
tartışılmıştır. Türkiye’nin barajları hakkındaki tüm veri DSİ’nin internet sayfasında yer
alan “Barajlarımız” bölümünden (DSİ, Baraj Arama, 2013) Visual Basic’de yazılan bir
makro programıyla edinilmiştir. Burada yer alan bilgiler 2010 yılı ve öncesini
kapsadığından çalışmada verilen tüm istatistikler bu yıl ve öncesi için geçerlidir. Fakat bu
istatistikler üzerine yapılan değerlendirmelerin günümüz için de geçerli olduğu
söylenebilmektedir. Dünya barajlarıyla ilgili istatistiksel veri ise ICOLD’un internet
sayfasından (ICOLD, General Synthesis (a), 2013) elde edilmiştir. Buna göre, dünyada
olduğu gibi Türkiye’de de barajların çok büyük bir çoğunluğunu (>%90) dolgu barajlar
oluşturmaktadır. Ancak son yıllarda dolgu barajların yapım süresinin uzunluğu ve kil
çekirdek için malzeme bulmanın zor olması gibi nedenlerle bu tip baraj sayılarının artış
hızı düşmüş, yapım hızı ve maliyet avantajları sağlayan SSB ve ÖYBK barajların sayısı
artmaya başlamıştır. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de barajların birincil kullanım amacı
sulamadır. Fakat dünyada barajlar balıkçılık, navigasyon ve rekreasyon gibi amaçlarla da
sıkça kullanılırken Türkiye’de bu amaçlarla kullanım oldukça sınırlı kalmaktadır.
Ülkemizdeki barajların büyük bir çoğunluğunun (%44) yüksekliği 21-40 m arasında olup,
bu barajların büyük bir çoğunluğunu dolgu barajlar oluşturmaktadır. Bunun yanında
ülkemizde dünya ölçeğine göre yüksek barajlar da bulunmaktadır. Deriner Barajı ve inşa
edilecek olan Yusufeli Barajı’yla Türkiye dünyadaki yüksek barajlar sıralamasında üst
sıralarda yer almaktadır.
Ülkemizdeki barajların tasarımı en başından beri oldukça ciddiye alınmaktadır. Özellikle
DSİ’nin varlığını sürdürdüğü süre boyunca üniversitelerin de katkılarıyla beraber
ülkemizin baraj mühendisliği hakkındaki bilgi ve deneyim birikimi sürekli artmıştır. Bu
kurumların yanında özel sektörün de baraj tasarımı konusunda oldukça büyük birikimler
edindiği açıktır. Son zamanlarda devlet ve özel sektörün elde ettiği bu birikimi kullanarak
baraj tasarımında kullanılabilecek, birçok kriter içeren rehberler hazırlanması konusunda
adımlar atılmıştır. Bu amaçla, 2012 yılında Ankara’da Barajlar Kongresi düzenlenmiştir.
Amaç, dünya ölçeğinde kabul görebilecek tasarım kriterleri içeren standart rehberler
yaratmaktır. Bu rehberler taşkın hidrolojisi, hidrolik, yapısal tasarım, baraj emniyeti,
sismik parametre seçimi, kuvvet tesisleri ve elektromekanik teçhizat konularında bilgiler
ve ölçütler içermektedir. Ayrıca Türkiye’de hakkında büyük bir deneyim edinilmiş olan
dolgu ve beton barajlar için ayrı ayrı tasarım rehberleri de sunulmuştur.
KAYNAKLAR
[1]
[2]
[3]
[4]
[5]
[6]
[7]
[8]
[9]
[10]
[11]
DSİ. (2013, Şubat 15). Baraj Arama. DSİ Genel Müdürlüğü:
http://www.dsi.gov.tr/baraj-arama adresinden alındı
ICOLD. (2013, Şubat 26). General Synthesis (b). International Comission on Large
Dams:http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp?ID
A=206 adresinden alındı
ICOLD. (2013, Şubat 27). Member Countries. International Comission on Large
Dams: http://www.icold-cigb.org/GB/ICOLD/member_countries.asp adresinden
alındı
ICOLD. (2013, Şubat 27). General Synthesis (a). International Comission on Large
Dams:http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp
adresinden alındı
ICOLD. (2013, Şubat 26). General Synthesis (c). International Comission on Large
Dams:http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp?ID
A=207 adresinden alındı
DSİ. (2013, Şubat 27). DSİ Haberler. DSİ Genel Müdürlüğü:
http://www.dsi.gov.tr/haberler/2012/11/22/yusufeliyapimisisozlesmesi adresinden
alındı
ICOLD. (2013, Şubat 26). General Synthesis (d). International Comission on Large
Dams:
http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp?ID
A=208 adresinden alındı
ICOLD. (2013, Şubat 26). General Synthesis (e). International Comission on Large
Dams:
http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp?ID
A=211 adresinden alındı
ICOLD. (2013, Şubat 26). General Synthesis (f). International Comission on Large
Dams:
http://www.icold-cigb.org/GB/World_register/general_synthesis.asp?ID
A=215 adresinden alındı
DSİ. (2012, Ekim). Beton Barajlar Tasarım İlkeleri Rehberi, T.C. Orman ve Su
İşleri Bakanlığı, DSİ Genel Müdürlüğü (www.barajlarkongresi.org/dosya.html)
DSİ. (2012, Ekim). Baraj Emniyeti Rehberi, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı,
DSİ Genel Müdürlüğü (www.barajlarkongresi.org/dosya.html)
Download

(2 satır boşluk)