PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ
Problem dendiğinde aklımıza yalnız matematik
alanındaki problemler gelmez. Yaşam bir dizi problemin
çözümlerini gerektirir. Problem, bireyin varmak istediği bir
amaca ulaşmasına ket vuran engeller olduğu zaman ortaya çıkar.
Örneğin sinemaya gitmek istiyorsunuz, fakat yanınızda yeterli
para yok. Bu örnekte amaç sinemaya gitmek, engel ise para
yokluğudur. Bu ve buna benzer problemler günlük hayatta
rastladığımız ve çözüm aradığımız problemlerdir.
Problemler uzun süreli, kısa süreli, basit veya karmaşık olabilir. Duygusal, ekonomik ve
bedensel problemler olabilir. Bu farklı problem türleri birbirleri içine karışarak büyük karmaşık
problemler haline dönüşebilirler.
Problemlerin çözümleri, problemin türü ve karmaşıklığına göre değişir. Bazı problemler
tamamıyla mantık yoluyla çözülür, bazı problemler duygusal olgunluğu gerektirir. Bazı
problemler ise olaylara yeni bir algılama açısından bakmayı gerektirir. Problem çözümleri
arasındaki ortak yan amaca ulaşmaya ket vuran engeli ortadan kaldırmaktır.
Problem Çözme Aşamaları
Problemi tanıma
Üretme
Kuluçka
Değerlendirme
Tanıma aşamasında, ortaya çıkan problemi oluşturan durumu ve engelleri tanımaya çalışırız.
Üretme aşamasında değişik çözüm seçenekleri aramaya başlarız.
Son aşama olarak değerlendirme aşamasına geçeriz.
Uygulamalardan hiçbiri çözüm getirmiyorsa, o zaman, bir tür kuluçka devresine girer, problemi
bir yana bırakır, başka şeylerle uğraşırız ve daha sonra probleme yeniden geri döneriz. Yeniden
değerlendirme yapar ve problem çözüme ulaşıncaya
kadar, bu aşamalardan tekrar tekrar geçeriz.
Aşamalar her zaman bu sıralamada gelmeyebilir,
bazen atlamalar olur ve belirli bir sırayı
izlemeyebilir.
Alt-amaçlar ve Planlama
Karmaşık problemleri bütün olarak ele almak zor olduğunda örneğin ulusal sınava girecek bir
öğrenci, sorumlu olduğu konuların tümünü düşündüğünde, öğrenilecek malzemenin çokluğundan
dolayı büyük kaygı duyup, çalışma şevkini kaybedebilir. Öğrenci öğrenilecek malzemenin tümünü
alt bölümlere ayırır ve her konuyu teker teker bir alt amaç olarak düşünürse daha verimli çalışır.
Örneğin sınava 24 gün varsa ve okunup öğrenilecek 18 konu bulunuyorsa, 24 günün 18’ini her bir
konuyu teker teker öğrenmeye ayırabilir. Geri kalan altı günü de yeniden gözden geçirme, başka
arkadaşlarıyla buluşup bilgilerini karşılaştırma gibi faaliyetlerle geçirebilir.
Planlamanın verimli ve başarılı bir yaşam sürdürmedeki rolünü araştıran uzmanlar, Her
gün yapılan günlük işlerde bile planlamanın son derece verimli sonuçlara götürdüğünü görmüşler,
meslek ve iş alanında başarılı kimselerle, başarısız kimseler arasındaki en büyük farklardan birinin
planlama konusunda kendisini gösterdiğini gözlemişlerdir.
Problem Çözmede Karşılaşılan Güçlükler
Problem çözme durumuyla karşılaştığımızda, önceki bilgi ve
denemelerimizden faydalanırız. Önceki deneyimlerimiz problem
çözmede bize yardımcı olabildikleri gibi, bazı güçlükler ve
engeller de yaratabilirler. Bu güçlükleri aşağıdaki biçimde
özetleyebiliriz.
İşleve Takılma: Kalem yazı yazmak için, çanta kitap
taşımak içindir. Yorgun olan bir kimse otobüs durağında beklerken
çantasını iskemle gibi kullanıp oturarak dinlenebileceğini akıl edemez. Çünkü çantayı kitap
taşımak için gerekli bir araç olarak öğrenmiştir. Yani işleve takılır.
Zihinsel Kurgu: Bir sorunu belirli bir yöntemle çözdükten sonra o yönteme bağlanırız.
Zihinsel kurgu benzer problemlerde yeni çözüm yöntemleri uygulamamızı engeller, sürekli daha
önce kullanmış olduğumuz yöntemleri uygulamaya yöneliriz.
Aileler olarak küçük yaşlardan itibaren problem çözme becerisini çocuğumuza nasıl
kazandırabiliriz?
Problem çözme becerisinin bir kişilik özelliği olarak gelişebilmesi için erken
yaşlarda edinilmesi çok önemlidir.
Enç (1982), problemin çözümünün öğrenilmesini etkileyen etmenlerin; bireyin gelişimi ve
olgunlaşma düzeyi, bireylerin yetenek düzeylerindeki farklılıklar, güdülenme, bireyin
yetiştiği sosyokültürel çevre, alınan eğitim ve öğretim olduğunu tespit etmiştir.
Çocuğun tüm gelişim alanlarında olduğu gibi problem çözme becerisinin gelişiminde de
ana baba tutumları etkili olmaktadır. Çocuğun ileri ki yaşamında gerek aile içindeki bireylerle
gerek yaşıtları ve diğer insanlarla sağlıklı, doğru ilişkiler kurabilmesi için fırsatların sağlanması ve
bunların geliştirilmesi ana babaların tutum ve davranışları ile şekillenir. Çocuk başkalarına karşı
nasıl davranacağını, toplumda karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmeyi öğrenmek zorunda-dır. Bu
alanda uygun bir örnek oluşturmanın ve çocuğun toplumsal davranışına şekil vermenin
sorumluluğu da aileye düşmektedir.
Çocuğunuza problem çözme becerisi kazandırmak için;
 Çocuğunuzu bir sorun anında mutlaka dinleyin ve onun
ihtiyaçlarını, isteklerini anlamaya çalışın.
 Çocuğunuza onu anladığınızı belirtin, onun düşüncelerini
özetleyerek doğru anlayıp anlamadığınızı ona gösterin.
 Çocuklarınız bir sorunla karşılaşınca ya çözüm girişiminde
bulunur ya şikâyette bulunur ya da problemi yok sayar, üstünde durmaktan kaçınırlar.
Çocuklarınızı cesaretlendirerek onların sorunlarını kendilerinin çözmelerine fırsat
verebilmelisiniz.
 Çocuğunuza küçük sorumluluklar verin, böylece onun kendine olan güvenini arttırmış
olursunuz. Kendine güveni olan bir çocuk sorunlarla baş ederken daha rahat olacaktır.
 Çocuğunuza kendi fikirlerini sorun, fikirlerini öğrendikten sonra neden böyle düşündüğünü
anlamaya çalışın. Fikirlerini özgürce belirtebilen bir çocuk, sorun çözerken kendi
kararlarının önemini anlayabilecek ve kendi kararları ile sorunu çözmeye çalışacaktır.
 Aile toplantıları yoluyla ve kendi hayatınızda gerçek sorunları nasıl çözdüğünüzü
çocuklarınıza göstererek evinizde bir sorun çözme ortamı yaratın. Bu süreçte, çocuklarınız
isterlerse bir sorunu tartışma fırsatına sahip olabilirler.
 Çocuğunuza çeşitli kitaplar okuyun ve kitapta olan karakterlerle ilgili sorular sorun.
Örneğin kitaptaki karakter bir sorunla karşılaşmıştır, siz de çocuğunuza “Eğer, sen onun
yerinde olsaydın ne yapardın?” diye sorabilirsiniz. Böylece çocuğunuza farklı sorunlar
hakkında düşünme fırsatı vermiş olursunuz.
 Çocuğunuzla beraber beyin fırtınası yaparak çözümler bulmaya çalışın.
 Bulduğunuz tüm fikirleri not edin (gerçekçi olmayanları bile!!!).
 Çocuğunuzla birlikte listenizi gözden geçirin ve en uygun çözümü
bulun.
Çocuğunuzun sorunlarını üstlenmek, onu sorun çıkabilecek
ortamlardan korumak veya uzaklaştırmak, ortamı önceden sorunsuz hâle
getirmeye çalışmak, sorunu onlar adına çözmektir. Ancak bu durum
görünürde çocuğu sorundan uzaklaştırsa da onun farklı sorunlar
yaşamasını engellemez ve ileride yaşamında çözemediği birçok sorunla karşılaşmasına neden olur.
Bu da çocukların anne babalarına bağımlı olup problem çözme becerilerinin gelişmesinde olumsuz
yönde etkilemektedir. Çocuğunuza inanın ve güvenin. Onu, başarılı olması, becerilerinin ötesine
geçebilmesi için sevgi ve güvenle destekleyin. Her konuda olduğu gibi sorun çözme konusunda da
siz çocuklarınıza bir modelsiniz. Çocuklar başkalarının çözüm önerilerini benimsemeye pek istekli
değildir. Eğer çocuklar çözümü kendileri bulurlarsa, bunu uygulamaya koyma olasılıkları da daha
fazladır. Onlar, sorun çözmeyi deneyim yoluyla öğrenirler ve sorunlarını çözerek öz güvenlerini
artırıp düşüncelerini açıklama ve kendini savunma yönlerini geliştirebilirler.
İyi ifade edilmiş bir sorun, yarı yarıya çözülmüş demektir.
Aleksis Carrel
Sorun olan sonuç değil, süreçtir.
Hosotani
Ufak parçalara ayırabildiğiniz takdirde, en güç olan meseleleri bile kolaylıkla çözebilirsiniz.
Henry Ford
Uzm.Psikolog Didem EVRE
Üstün Dökmen Yaşam Boyu Gelişim ve Eğitim Akademisi
Rehberlik Koordinatörü
Çağlar ŞAYAN
E.Nihan KÜLLÜK
Ataşehir Yönder Okulları
Değişim Uzmanları
Download

PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ