GÜNDEM
le'dan bu ay gelecek Boeing 737-800 uçaklarımıza yerleştirildi;
karşılayacağımız ilk uçağımız ilk yerli yapım galleyimiz ile hangarımıza yanaşmış olacak. TAI ile ortak kurduğumuz şirketimizin TAI tesislerinde başlayan yolculuğu HABOM tesislerimizde
devam etti. Bu mutlu başlangıçta emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, özellikle de bünyemizden çıkarak bu şirketleri yöneten
ilk Genel Müdür Halil Tokel'e ve şimdiki Genel Müdür Ahmet
Cağrı Özer’e çok teşekkür ediyor, gayret ve başarılarının devamını diliyoruz. Başlangıç olarak Boeing onaylı tedarikçiler listesinde yer almanın da ayrı bir tebriki hak ettiğini düşünüyorum.
Bu süreçte Boeing firmasının verdiği desteğin de altını çizmek
istiyorum. Kendileri ile benzeri nice işbirliklerine imza atmayı
umuyor ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Bunlara ek
olarak diğer büyük uçak üreticilerinin de ortak faaliyetlerimiz
ile oluşacak katma değeri görerek bizimle benzer işbirlikleri
içinde olmasını umuyor ve dünyanın dört bir yanında TCI üretimi galleylere sahip uçakların uçtuğunu görmeyi diliyoruz.
Merhaba Arkadaşlar,
Her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve dünya genelinde görev yapan 600 yöneticimizin bir araya geldiği Yönetim Zirvemizi
11-12 Ocak tarihlerinde gerçekleştirdik. "Birlikte Farklıyız" temasıyla gerçekleştirilen Zirve, Anonim Ortaklık yanında sayıları
15’i geçen alt şirketinin katılımıyla Türk Hava Yolları ailesinin
büyüklüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Uzun soluklu bir
çalışmanın ardından ortaya çıkarak programda vurgulanan bizi
biz yapan genetik haritamızı yansıtan beş değer -Aileyiz, Takımız, Misafirperveriz, Güveniliriz, Çeviğiz- zirvenin ana temasını
oluşturdu. Sahip olduğu değerlerle güçlenen bu büyük ailenin
önemli üyelerinden biri olan THY Teknik A.Ş. ve THY HABOM
A.Ş'nin hedeflerine ulaşacak donanıma ve motivasyona sahip
olduğunu bir kere daha gördüm. Çıktığımız uzun ve hiç de kolay
olmayan bu yolculukta en büyük güvencemiz çalışanlarımızın
gayretleri.
Şubat, THY Teknik A.Ş. olarak ektiğimiz tohumların meyvelerini göreceğimiz, tarihe geçecek önemli bir ay olacak. Turkish
Cabin Interior (TCI) galley şirketimizin ürettiği galleyler Seatt-
Diğer yandan Assan Hanil ile ortak kurduğumuz Turkish Seat
Industries (TSI) şirketimizin de ilk üretimleri uçaklarımıza takılıyor. 9 Aralık 2013 tarihinde üretime başlanan ilk koltukların
montajına 6 Ocak 2014’te başlandı. Böylece uçak koltuğu pazarına da adım atmış olduk. Yüzde 50 oranında ortak olduğumuz şirketin hedefi yılda 10 bin koltuk üretmek. Yerli tasarımın
yanında koltuk için kullanılan malzemelerin yüzde 70'i yerli
üretim; montaj ve kullanılan sistem ise tamamen yerli olacak.
Koltuk üretimi yapabilmek için EASA'dan alınması gereken üç
belgeyi de alan, ürettiği koltuklarda rakiplerinde olmayan altı
farklı tescili bulunan TSI, başlangıç olarak Türk Hava Yolları
için 200 uçağa toplam 40 bin koltuk üretecek. Hız ve kalitede rakiplerinin çok önünde olmasını beklediğimiz TSI şirketimizin başarısını da tebrik ederken Genel Müdür Fahri Bayir'e
de içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şirketimizin ekonomi sınıf
koltuklarla başlattığı bu adımını ‘business class’ koltuklarla
da devam ettirerek adını dünyanın önde gelen koltuk firmaları
arasına yazdıracağına eminiz. Her iki şirketimizin de bu başarılı ilk adımlarını yapacağımız lansman ve etkinliklerle kutluyor
olacağız.
Onaylanmış olan 2014 bütçemiz şirketimizin içinde bulunduğu
değişim, genişleme ve kapsamlı yatırımlar aşamasında ortaya çıkan amortisman, envanter, eğitim, tesis bakım ve genel
giderler gibi ilave maliyetleri de içerdiği için kâr bütçesi olamamıştır. Ancak bizler sizlerin gayretli çalışmaları ile bugüne kadarki tüm başarılarımızın altına nasıl hep birlikte imza attıysak,
bu süreçte de aynısını yapacağımızdan en ufak bir kuşkum yok.
Kavramsal olarak hiç ayrı olmasak da Hat Bakım'ın da resmi
statü olarak tekrar aramıza katılması yönündeki çalışmaların
bu ay tamamlanmasını umuyoruz. Sinerjimizi artıracağını düşündüğümüz bu geçiş için arkadaşlarımızın gösterdiği istek ve
gayret için teşekkür ediyorum.
Esen kalın,
Doç. Dr. İsmail Demir
Genel Müdür
01
02 İÇİNDEKİLER
04
TEKNİK’TEN
HABERLER
10
04
11
12
TEKNOLOJI
İŞ SAĞLIĞI VE
GÜVENLİĞİ
14
18
HABOM
12
14
HAVACILIK
DÜNYASINDAN
BIREBIR
18
20
22
Sahibi
THY TEKNİK A.Ş.
Doç. Dr. İsmail DEMİR
(Genel Müdür)
EMNİYET KÖŞESİ
22
YAYIN
THY TEKNİK A.Ş.
Medya Reklam
Halkla İlişkiler Şefliği
Ferhat Yenibertiz
(Medya, Reklam & Halkla İlişkiler Şefi)
Pınar Yılmaz Kaynak
(Yayın Koordinatörü, Uzman)
Cemal Gökgöz
(Medya, Reklam & Halkla İlişkiler, Muhabir)
RÖPORTAJ
24
26
BİLGİ
TEKNOLOJİLERİ
TEKNIK YAZI
27
SÜREKLİ
GELİŞİM
26
28
GEZİ-YORUM
30
30
SAĞLIK
REHBERİ
28
THY TEKNİK A.Ş.
Katkıda Bulunanlar
Emine Arslan, Reyyan Demir, Ahmet Umur
Çakmak, Fatih Alparslan, Emre Kara ve
Yusuf Atala
YAPIM
GODE İSTANBUL
Songül Kurnaz
(Yayın Grup Direktörü)
Ergün Tozan
(Yapım Koordinatörü)
Ulaş Atay
(Editör)
Meltem İşleyen
(Art Direktör, Kapak Tasarım)
Asım Hocagil
(Grafik Uygulama)
Jülide Türkay
(Redaksiyon Editörü)
Fotoğraflar
İstanbul Fotoğraf Atölyesi (İF Atölye)
Baskı ve Cilt
Bizim Matbaa
GODE İSTANBUL
Al Karanfil Sokak
No: 5 Levent / İstanbul
godeistanbul.com
444 02 90
04 TEKNİK’TEN HABERLER
Yönetim Zirvesi 2014 yapıldı
Türk Hava Yolları’nın her yıl geleneksel olarak düzenlediği ve
dünya genelinde görev yapan 600 yöneticisinin bir araya geldiği THY Yönetim Zirvesi 2014, Antalya Serik'teki Titanic Deluxe
Otel'de gerçekleştirildi. Zirve, Türk Hava Yolları Genel Müdürü
Doç. Dr. Temel Kotil’in konuşması ile başladı.
Dünyada havacılıktan hızlı ve sürekli büyüyen bir sektör olmadığını ifade eden Kotil, “Bunun ardında insanların uçmak istemesi
yatıyor. Dünyada her yıl 3 milyar insan uçakla seyahat ediyor.
Havacılık sektörü önemsenmeye devam edecek. Biz hep birlikte
bu önemsenmenin bir parçası olacağız” dedi.
Konuşmasına Türk Hava Yolları’nın 2013 yılında yüzde 20 büyüdüğünü belirterek başlayan THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi
Topçu, “Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma
teşekkür ediyorum” dedi. Topçu, bu başarının devam etmesi için
herkese büyük sorumluluklar düştüğünün altını çizdi.
“Ülkemize çok büyük katma değer kattınız. Bundan dolayı sizlerden memnunuz” diyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sözlerini
“Farklılıkları tehdit olarak görmezsek bu farklılıklar bizi güçlü kılar” diyerek sürdürdü.
THY Teknik A.Ş.’nin bir dünya markası olmaya başladığını vurgulayan THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail Demir,
“Koyduğumuz hedefler doğrultusunda büyük bir algı değişimine
ihtiyacımız var. Bunun için tanıtım ve pazarla faaliyetlerine başladık. Artan kapasitemizi, dünyanın beş büyük bakım markasından biri algısıyla desteklemek istiyoruz” dedi.
Kalite Güvence
Başkanlığı Öneri
Ödülü İsmail
Baltacı’nın
THY Teknik A.Ş.’de birimler arasında yılın son çeyrek ödülleri
verildi. Kalite Güvence Başkanlığı’ndan İsmail Baltacı “Kalite Raporlama Sistemi’nin İyileştirilmesi” önerisi ile birinciliği
kazandı. Daha önce farklı klasörlerde bulunan kalite raporları
güncel durumu yansıtmıyor, ihtiyaç halinde sistemler her seferinde yeniden sorgulanıyor ve rapor alınıyordu. Baltacı’nın
önerisi ile istenilen raporlamaya tek bir tuşa basarak ulaşılabilecek ve zaman kaybı önlenmiş olacak.
Çalışanların gurur günü
THY Teknik A.Ş. çatısı altında 10. ve 20. hizmet yılını dolduran
çalışanlar için Zafer Orbay Toplantı Salonu’nda rozet takma töreni düzenlendi. Törene, THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr.
İsmail Demir, Genel Müdür Yardımcısı Fazıl Çiftçi, Genel Müdür
Yardımcısı Altan Büyükyılmaz, Genel Müdür Yardımcısı Vekili Hüseyin Sağlam, yöneticiler ve çalışanlar katıldı.Törende konuşan
Demir, THY Teknik A.Ş.’nin çalışanlarının omuzlarında yükseldiğini ve yeni hedeflere yine çalışanları ile birlikte ulaşacağını söyledi. Tüm THY Teknik A.Ş. ailesini gayretlerinden dolayı kutladığını
dile getiren Demir, 10. ve 20. yılını dolduran çalışanlara rozetlerini ve teşekkür belgelerini takdim etti.
05
06 TEKNİK’TEN HABERLER
Emekliye ayrılanlara
veda kokteyli
Emekli olan 40 THY Teknik A.Ş. çalışanı için 31 Ocak günü Zafer
Orbay Toplantı Salonu’nda bir veda kokteyli düzenlendi. Kokteyle, THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail Demir, genel
müdür yardımcıları, yöneticiler ve çok sayıda THY Teknik çalışanı
katıldı.
THY Teknik A.Ş.’den emekli olmanın kurumla tüm bağların
kopması anlamına gelmediğini, THY Teknik A.Ş.’nin kapılarının
emekli olan tüm çalışanlarına her zaman açık olduğunu belirten Demir sözlerine şu şekilde devam etti: “Bundan sonraki yaşamınızda nerede olursanız olun bu ailenin bir parçası olarak
görüleceksiniz. Emekli olan arkadaşlarımızın tümünün alınteri,
emekleri bu şirketin köklerine kazınmış oluyor. Bundan 40 yıl
önce çalışan arkadaşlarımızın emekleri ve gayretli çalışmaları
üzerinde bu şirket şu an yükseldiyse, bundan sonra THY Teknik A.Ş.’nin yapacağı projelerde de mutlaka bugün emek veren,
alınteri akıtan her arkadaşımızın katkısı olacaktır” dedi.
Emekli olarak THY Teknik A.Ş.’den ayrılan tüm çalışma arkadaşlarına gönülden teşekkür ettiğini ve bundan sonraki hayatlarında başarılar dilediğini söyleyerek konuşmasını sonlandıran Demir, emekliye ayrılan herkese, vermiş oldukları hizmetler anısına
birer plaket takdim etti.
Satış Pazarlama Başkanlığı
Öneri Ödülleri dağıtıldı
THY Teknik A.Ş. Satış Pazarlama Başkanlığı çalışanları tarafından 2013 yılında verilen öneriler Öneri Değerlendirme Kurulu
tarafından değerlendirildi ve ödüle layık görülenlere ödülleri verildi. Zafer Orbay Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen Öneri Ödül
Töreni’ne Genel Müdür Yardımcısı Altan Büyükyılmaz, Satış Pazarlama Başkanı Özcan Baştekin, yöneticiler ve çalışanlar katıldı.
Öneri Ödülleri Değerlendirme Kurulu’nca yapılan değerlendirme
sonucunda 2013 yılı 1. çeyrek önerisi sahibi Büşra Merdem Bek,
“K, V, R Kodlu Malzemeler” önerisiyle, 2. çeyrek öneri sahibi Ahmet Umur Çakmak “TT'ye Hoş Geldin Paketi ve TeachBuddy Uy-
gulaması” önerisiyle, 3. çeyrek öneri sahipleri İlke Dağlı ve Halil
İbrahim Turan “Anlaşma Takip Sistemi” önerisiyle ve yılın son çeyreğinde de Fehmi Kara “Marketing Reporting Tracking System
(MRTS)” önerisiyle birinciliğe layık görüldü.
Satış Pazarlama Başkanı Özcan Baştekin, Öneri Ödül Töreni’nde
yaptığı konuşmada, “Önerilerinizle şirketimize yapmış olduğunuz
katkılardan dolayı hepinizi tebrik ediyorum. Öneri veren tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. Birinci seçilen öneri sahiplerine teşekkür belgeleri Altan Büyükyılmaz ve Özcan Baştekin tarafından takdim edildi.
THY’nin yeni yüzleri THY Teknik’te
Türk Hava Yolları’nda işe yeni başlayan bir grup uzman, bir
hafta süren oryantasyon programı kapsamında 9 ve 23 Ocak
tarihlerinde THY Teknik A.Ş.’yi ziyaret etti. THY Teknik A.Ş.’nin
tarihi, iştirak şirketleri ve uçak bakım kabiliyetleri hakkında Zafer Orbay Toplantı Salonu’nda ayrıntılı bir sunum yapılan gruba
bu sunum sonrasında atölyeler ve hangarlar gezdirildi.
07
08 TEKNİK’TEN HABERLER
Uçak Bakım
Başkanlığı
Öneri Ödülleri
sahiplerini buldu
Social Trippin’
İstanbul’dan THY
Teknik ziyareti
THY Teknik A.Ş. Uçak Bakım Başkanlığı 2013 yılının son
öneri ödüllerini II. hangarda gerçekleştirilen törenle dağıttı.
Ödül törenine THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail
Demir, Genel Müdür Yardımcısı Vekili ve Uçak Bakım Başkanı Hüseyin Sağlam, yöneticiler ve çalışanlar katıldı.
“986,5 Floor Beam Korozyon Hasarının Engellenmesi”
önerisi ile Yücel Yaşar birinci, “Boya Sökümü ve Boyama
Esasındaki A/S Kaybını Önleme” önerisi ile Cemil Çavuşlu
ikinci ve “Momentum Force” önerisi ile üçüncülüğü Ergin
Sevinç ve Selim Hüner elde etti.
Alanında uzman çok sayıda iletişimci 17-19 Ocak tarihleri
arasında Türk Hava Yolları’nın uluslararası organizasyonu
“Social Trippin' İstanbul” kapsamında İstanbul’da bir araya
geldi. Organizasyon kapsamında önce Türk Hava Yolları Uçuş
Eğitim Başkanlığı’nı gezen konuklar daha sonra THY Teknik
A.Ş. tesislerini ziyaret etti. İletişim uzmanlarına tesisin atölye
ve hangarları gezdirilerek, THY Teknik A.Ş.’nin kabiliyetleri hakkında bilgi verildi. Ana teması ‘Havacılığın Geleceği’ olan Social
Trippin' İstanbul kapsamında gerçekleştirilen seminerlerde,
uçak içi yolcu deneyimini iyileştirme ve havacılık sektöründe
sunulan hizmetleri geliştirmeye yönelik yaratıcı fikirler ortaya
atıldı ve tartışıldı. Türk Hava Yolları İnteraktif Pazarlama ve
İletişim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen organizasyona,
dünyanın önde gelen havacılıkla ilgili blog yazarları, muhabirler
ve sektörde deneyimli isimler katıldı. Bu etkinlikle küresel ve
yenilikçi marka imajını güçlendiren Türk Hava Yolları, uluslararası çalışmalarla uçak içinde yeni hizmetler geliştirerek yolcu
memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor.
Ödüllerini Hüseyin Sağlam’ın elinde alan THY Teknik A.Ş.
çalışanları, çalıştıkları şirkete öneri vererek katkı sağlamaktan dolayı mutlu olduklarını, bu önerilerin şirket çalışanları
açısından son derece önemli olduğunu bildiklerini söyledi ve
tüm yöneticilere teşekkür etti.
M. Cem Artekin’den veda
THY Teknik A.Ş.’de hukuk müşaviri olarak görev yapan M. Cem
Artekin uzun yıllar yürüttüğü bu görevden ayrıldı. Çalışma hayatına Sun Express Havacılık A.Ş.’de devam edecek olan Artekin
için Zafer Orbay Toplantı Salonu’nda bir veda kokteyli düzenlendi. Kokteyle, THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail
Demir, genel müdür yardımcıları, yöneticiler ve çalışanlar katıldı.
Artekin’in THY Teknik A.Ş.’nin birçok anlaşmasında ve sözleşmesinde önemli katkısı olduğunu dile getiren Demir, kendisine
çalışmalarından dolayı teşekkür etti ve bundan sonraki iş hayatında başarılarının devamını diledi.
Bilkent Üniversitesi öğrencilerinden ziyaret
Bilkent Üniversitesi’nin en büyük kulüplerinden Mühendislik
Topluluğu’ndan bir grup öğrenci THY Teknik A.Ş.’yi ziyaret etti.
Yaptığı çalışmalarla 21 yıldır önemli organizasyonlara imza
atan, iş dünyası, kariyer, bilim ve teknoloji alanlarında çeşitli
projeler gerçekleştirmiş olan Mühendislik Topluluğu öğrencileri THY Teknik A.Ş. yetkilileri ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmeler sonunda THY Teknik A.Ş. tesislerini gezen ziyaretçiler, gezinin, gelecek planları ve kariyerleri için faydalı olduğunu söyleyerek yetkililere teşekkür etti.
09
10 HABOM
D a r G öv d e
Ha n
g ar
ı
HABOM’da
son durum
G en
iş
Gö
vd
e
Ha
ng
övd
e H a ng ar ı-A n n e ks
a rı
Ge
G
ni ş
İlk fazına ait binalar aktif olarak
kullanılmaya başlanan HABOM
Projesi’nin ikinci faz binalarının
2014’ün ilk yarısında devreye
alınması hedefleniyor. Elektrikmekanik işleri dışında inşai ve
mimari bakımdan hazır durumda
olan Yönetim Binası’nın tefrişat
imalatlarına devam ediliyor.
G
Kö
pr ü
eçtiğimiz yıl içinde Dar Gövde Hangarı, Sosyal
Bina ve Güvenlik-Giyinme-Eğitim Binası devreye giren ve uçak bakım faaliyetlerine başlayan
HABOM’da 2014 yılının ilk yarısında ikinci faz binalarının da devreye alınması planlanıyor. Geniş Gövde
Hangarı’nda ince işler halen devam ediyor. CTI firmasının vinç ve tele platform montaj çalışmaları bakım
gözü tarafında tamamlandı; boya gözü tarafında ise
bu ay içinde tamamlanması ve kesin kabulün alınması planlanıyor. İmalatları halen devam eden Docking
Sistemi’nin saha montajına şubat ayı içerisinde başlanacak. Atölye Binası’nın elektrik, mekanik ve ince iş
eksiklikleri tamamlandı. Atölye Binası’nın çatı katında
bulunan spor salonları ve kapalı spor salonuna yönelik
çalışmalar tamamlandı. Elektrik-mekanik işleri dışında
inşai ve mimari bakımdan hazır durumda olan Yönetim
Binası’nın tefrişat imalatları devam ediyor.
Çevre ve peyzaj işlerine saha genelinde devam ediliyor.
İkinci faz kapsamındaki yol çalışmaları ise iş programı
dahilinde tamamlanıyor.
TEKNOLOJİ
İlk yerli elektrikli otomobil için hedef 2017
Eskişehir merkezli Begler firması, 15 üniversiteden 30'dan fazla
akademisyenle birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında, Türkiye'nin ilk elektrikli yerli otomobilini 2017'de piyasaya sürmeye
hazırlanıyor. Firmanın Yönetim Kurulu Üyesi ve Ar-Ge Projeleri
Sorumlusu Melih Yıldız, TÜBİTAK tarafından yapılan elektrikli
otomobil çağrısı üzerine Mayıs 2013'te firmalarını kurduklarını
belirtti. Spor ve aile tipi olmak üzere iki ürün hazırladıklarını ifade
eden Yıldız, “Bataryasından motoruna, aydınlatma sisteminden
iç döşemesine kadar birlikte çalıştığımız 11 farklı iş ortağımız
var. Otomobil tam şarjla 160 kilometre yol kat edebilecek. Akademisyenlerle ortak yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde araç
ağırlığında devrim niteliğinde çözümleri pazara sunacağız” dedi.
Tamamen yerli bir otomobil yapmayı hedeflediklerini ancak
hammaddeler nedeniyle bunu yüzde 100 sağlamanın mümkün
olmadığını anlatan Yıldız şunları söyledi: “Otomobilimizde yerlilik
oranımız yüzde 88'in üzerinde. Ülkemizde batarya hammaddesi
lityum üretimimiz yok. Bunu yurtdışından alıyoruz. Bataryanın
üretimini yerli olarak geliştireceğiz. Bazı elektronik devre elemanları gibi yurtdışından almak zorunda olduğumuz bileşenler
var. Bu aracın üzerindeki tasarımın ve ana bileşenlerin tamamı
yerli olacak. Aracın tüm elektrik donanımı tamamen yerli tasarım. Aracın motoru tamamen özgün olacak. Tüm yürür aksamı,
burada tasarladık.”
Motosiklet uçar gider
Almanya’nın tanınmış motosiklet ustalarından, motosiklet sevdalısı Frank Ohle, dünyanın ilk uçak motorlu motosikletini yaptı.
Ohle, daha önce Aston Martin V12 motorundan geliştirdiği motosiklet ile adından sıkça söz ettirmişti.
150hp gücündeki Rotec Radial R3600 uçak motorunu kullanan Ohle, özel tasarım motoru oluşturmak için 18 ay çalışmış.
Uçak motorunu taşıyabilmesi için özel bir gövdeye sahip olan
motosiklette özel yapım boya, süspansiyon ve elektrik aksamı
da kullanılmış.
TÜBİTAK'tan
müthiş füze: SOM
TÜBİTAK, Meteksan Savunma ve Milsoft işbirliğiyle yürütülen Kement Projesi kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri için
SOM adı verilen bir füze üretilecek. Üzerine haberleşme ve
görüntüleme sistemi yerleştirilecek olan SOM, hedefe yaklaştığında fotoğraf çekip karargâha aktaracak. Örneğin bir
terör kampına düzenlenecek operasyonda, F-16'dan atılacak bir SOM füzesi hedefine doğru ilerlerken, bilgisayar ağı
üzerindeki tüm merkezler füzenin bulunduğu koordinat, izlediği rota, hedefi vurmasına kalan süre gibi bilgileri anbean
takip edecek.
Hedefe ilerlerken füzenin kontrolünün, bir savaş gemisi ya
da karargâh tarafından devralınması da mümkün olacak.
Füze hedefine yaklaşırken, Kement Projesi sayesinde görüntü çekip eşzamanlı olarak aktaracak. Bu süreçte, füzenin
havada daire ya da dikdörtgen çizerek belli bir koordinatta
bekletilebilmesi de mümkün olacak. Böylece karargâh hedefi vurmadan önce son bir kontrol yapma şansı elde edecek. Hedef teyit edilirse füze yoluna devam edecek. Hedefin
vurulmasından vazgeçilmesi ya da yeni bir hedef belirlenmesi halinde, füzenin rotası değiştirilebilecek.
11
12 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
Ofislerde iş güvenliği
Ofisler, her ne kadar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘az
tehlikeli işyerleri’ kategorisine girse de, ofislerde, çalışanın sağlığını son
derece olumsuz etkileyecek ve kalıcı sorunlar yaşamasına neden olacak
tehlikeler bulunmaktadır. Bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenler…
H
erhangi bir tesiste genel iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, iş kazaları ve meslek hastalıkları tespitleri
yapılırken genellikle ofislerde meydana gelebilecek iş
kazaları ve meslek hastalıkları ihmal edilmekte ve ofis çalışanı, sağlığını korumak için ne gibi önlemler alması gerektiğini/
alabileceğini bilmemektedir. Bir işletmeyi veya bir hizmeti yönetme üzerine organizasyonel faaliyetlerin yapıldığı alanlar
olan ofisler basit önlemlerle engellenebilecek potansiyel tehlikelerle doludur. Ofislerdeki iş kazalarının inşaat, metal ve maden sektöründeki kazalara oranla daha düşük olması ilginin
bu yöne kaymasını azaltmaktadır. Ancak iş kazalarının küçük
veya büyük olması değil, insan sağlığı temel alınması gerektiği
için ofisler de iş sağlığı ve güvenliği önlemleri bakımından incelenmelidir.
Ofisler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılmış olan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’nde az tehlikeli işyerleri kategorisine girmektedir.
Ofis hastalıkları
Sürekli aynı pozisyonda kalma, tekrarlı hareketler, ekranlı ve
klavyeli araçlarla çalışma, el bileği ve parmaklara aşırı yüklenme, ortam ısısı, nem, ışık ve konfor yönünden uygun olmayan
ortam nedeniyle oluşan multisistemik hastalıklar topluluğuna
ofis hastalıkları denir.
Masa ve bilgisayar başında uzun süre çalışanlarda gün sonunda boyun, omuz, el bileği ve sırt bölgesinde ağrı, hareket kısıtlılığı ve uyuşma gibi yakınmalara sık sık rastlanır. İş başarısını ve
Ofislerde, inşaat, metal ve maden
sektöründeki kazalara oranla daha az
sayıda kaza oluyor. Ancak bu, ofisleri
iş kazası bakımından güvenli yerler
yapmıyor. Öncelikle insan sağlığı
temel alınması gerektiği için ofisler
de iş sağlığı ve güvenliği önlemleri
bakımından incelenmelidir.
Ofis düzeninde yapılan birtakım yanlışlar
yaşam kalitesini düşüren bu durumlar bazı temel ergonomik
önlemler ile engellenebilir.
Ergonomi, maksimum iş güvenliği ve verimlilik sağlamak amacıyla, insanların anatomik ve bilişsel özelliklerinin, çalıştıkları çevre ve sistemlerin incelenmesine ve bu öğeler arasında
maksimum uyumun sağlanmasına yönelik çalışmaların bütünü olarak tanımlanabilir. Bir diğer tanımıyla ergonomi, çalışan
kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini araştırır.
Ergonomik önlemler
1. Monitörün kişiye uygun düzenlenmesi gereklidir. Monitöre
uzaklık, görüntüye, ekran çözünürlüğüne, yazıların okunabilirliğine ve monitörün büyüklüğüne bağlıdır. Ortalama göz-ekran
uzaklığı en az kol mesafesi kadar uzaklıkta (60-70 cm.) olmalıdır.
2. Işığın karşıdan, yani bilgisayarın üzerinden gelmemesi sağlanmalıdır. Monitörün tepe noktası göz seviyenizden daha aşağıda
olmalıdır.
3. Ekran üzerine düşen yansımaları önlemek için monitörün
eğim açısı değiştirilmelidir.
4. 20 dakika aralarla gözleri ekrandan ayırıp uzakta bir noktaya
odaklanmalı, 10-15 saniye boyunca gözler kapatılıp dinlendirilmelidir.
5. Gözler sık sık kırpılmalıdır.
6. Monitörün temiz tutulmasına özen gösterilmelidir.
7. Ekranda çok küçük karakterler kullanılmamalıdır.
8. Ekran kontrastı gözü yormayacak şekilde ayarlanmalıdır.
9. Monitörden gelen kimi zararlı ışınları önlemek için ekran filtresi kullanılmalıdır.
10. Klavye ve farenin kişiye uygun düzenlenmesi gerekmektedir.
Klavye ekrandan ayrı ve hareketli olmalıdır.
11. Klavye tuşları çok yumuşak ya da çok sert olmamalıdır.
12. Oturma sırasında vücudun uygun duruş şekli (postür) sağlanmalıdır. Ayaklar düz olarak yere temas etmeli, diz 90 derece
1. Bilgisayar karşısında geçirilen sürenin uzun olması sonucu,
bilgisayar monitörlerinden yayılan negatif yüklü partiküller, insan bedeninde ve gözlerde negatif elektrik yükü oluşturarak
havadaki pozitif yüklü toz parçacıklarını çekip gözlerde konjonktivite neden olur.
2. Çalışma alanının önünde ışık kaynağı (pencere, lamba,
yansıtıcı vs.) olması sonucu, ekran kullanıma uygun olsa bile,
çalışma alanı yanlış aydınlatıldığı için kamaşma, göz rahatsızlıkları, baş ağrısı vb. olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilir.
3. Ekranın (monitörün) yerinin yanlış olması, çalışan kişinin bakış açısında ya da arkasında pencere olması nedeniyle oluşan
yansıma, ciddi zihinsel ve algısal yüklenme ve göz yorgunluğuna neden olur.
4. Ekran kalitesinde düşüklük, bozuk renkler, titreme ve yansıma sonucu gözlerde oluşan aşırı yüklenme, var olan miyop
astigmat gibi göz rahatsızlıklarının derecesinin artmasına ve
konsantrasyon güçlüğüne yol açar.
açılı olmalı, sandalyede beli destekleyen parça olmalı, sırt dik,
omuzlar rahat, dirsekler 90 derece açılı ve bilekler nötral pozisyonda tutulmalıdır.
13. Çalışanın masa altında ayaklarını uzatabileceği ve vücut
hareketini kolayca değiştirebileceği alan olmalıdır. Eğer ayaklar
yere temas etmiyorsa, ayaklara ek bir destek yerleştirilmelidir.
13
14 HAVACILIK DÜNYASINDAN
Ticari havacılık 2014’te
yeni bir rekor kırılabilir
Deloitte’un 2014 Global Havacılık ve Savunma Endüstrisi
Raporu’na göre Ortadoğu ve Asya’da yolcu talebindeki artışa
bağlı olarak havayolları ve operatörlerin, eski uçak filolarını yakıt tasarrufu sağlayan yeni uçak modelleriyle değiştirmesinde
yaşanan artışla 2014 yılında rekor kırılması bekleniyor.
Rapora gore global havacılık ve savunma endüstrisinde büyüme oranı yüzde 5 seviyelerinde iken, bu oran 2013 senesinde
firmaların yıl sonu finansal durum raporlarını tamamlamalarıyla kesinlik kazanacak. Bununla birlikte ticari uçak üretiminin
2023’e kadar yüzde 25 oranında artması bekleniyor. Bu artışta, yükselen yakıt fiyatları nedeniyle yakıt tasarrufu sağlayan yeni nesil uçak modellerine talebin artması özellikle etkili
oluyor. Rapora göre havayolları ve operatörlerin maliyetlerinin
2001'de yüzde 13’ünü yakıt tüketimi oluştururken, şu an bu
oran yüzde 31 seviyelerine ulaşmış durumda. Boeing’in ve Airbus’ın yeni nesil uçaklarının yüzde 15’e kadar yakıt tasarrufu
sağladığı söyleniyor. Diğer bir uçak üreticisi Bombardier ise C
Serisi uçaklarını sene sonunda servise vereceğini duyurdu.
Embrarer E2 Serisi jetlerini ve COMAC 2’de C919 Serisi uçaklarını önümüzdeki beş yıl içinde servise vereceğini duyurdu.
Bunların yanı sıra Deloitte, önümüzdeki 20 yıllık dönemde en
az bir yeni uçak üreticisinin daha sektöre katılacağı ve globalde Boeing’e ve Airbus’a rakip olacağı öngörüsünde bulundu.
Kaynak: Aviation Today
SR Technics ve Gradua
Maintenance’tan
Endonezya’da anlaşma
Mubadala Havacılık’ın MRO ağının bir parçası olan SR
Technics ile Garuda Maintenance Facility AeroAsia (GMF)
arasında beş yıllık komponent bakım servis anlaşması imzalandı. GMF, Endonezya’nın başkenti Cakarta’da imzalanan bu anlaşma kapsamında, 150 parça numarası için SR
Technics’in bölgesel atölye desteği gibi hareket edecek ve
var olan ‘inhouse’ kapasitesini geliştirecek. SR Technics,
GMF ile kurduğu bu kapsamlı işbirliği sonucunda Endonezya içerisinde hizmet verecek.
Kaynak: MRO News Focus
HAECO Cabin
Solutions
ilk STC’sini aldı
HAECO (Hong Kong Engineering Company Limited) Grubu’nun
bir iştiraki olan HAECO Kabin Çözümleri (HAECO Cabin Solutions) 30 Kasım’da Air Astana için Boeing 767-300ER uçakları
yeşil kabin ikmali için ilk FAA (Federal Aviation Administration)
tamamlayıcı tip sertifikası (STC) aldı.
Bu proje HAECO Grubu’nun mühendislik kapasitesinin ve servislerinin kapsam ve derinliğini gösteriyor. HAECO’nun Hong
Kong kökenli mühendisleri mühendislik ağırlıklı tasarımlardan,
San Antonio’da bulunan Cabin Solution Takımı ise FAA STC’lere yönelik program yöneticiliğinden sorumlu. Satınalma, parça
üreticiliği ve montaj ile HAECO’nun yan kuruluşu olan ve Çin’in
Fujian Bölgesi’nde yer alan TAİKOO (Xiamen) Aircraft Engineering Co. Ltd. ilgileniyor.
Boeing 767 uçağı, yatak olabilen business sınıfı, AVOD ve IFE’li
hem ekonomi hem de business sınıfı olmak üzere iki sınıf kabin montajı için Boeing şirketi tarafından Xiamen’e gönderildi.
HAECO Grubu bu üçlü uygulama sayesinde müşterilerine güvenilir bir ‘hepsi bir arada paketi’ sunuyor. HAECO anahtar
rekonfigürasyon çözümleri sunarak zamanında teslim için ek
üçüncü parti sağlayıcılara dayanmaya ihtiyaç duymaksızın,
efektif olarak kendi kaynaklarına odaklanabiliyor. Proje üzerinde ek kontrol, havayolu müşterilerine büyük oranda program
güvenliği sağlıyor.
Kaynak: MRO Management
Kabin içi boyasının önemi
Uçaklarda her zaman en fazla ilgiyi dış boya çeker. Ancak
kabin içinin kendine ait teknolojisi ve karakteristiği de ayrı
bir öneme sahiptir. Genelde havacılık otoriteleri uçağın
üzerindeki boyanın yüzde 40’ının uçağın dışında olduğunda hemfikirdir. Diğer yüzde 30 da korozyonun önlenmesi
için yine uçağın dışında kullanılır. Geri kalan yüzde 30 ise
kabin içini dekore etmek için kullanılır. Bu kısmı koltuklar,
paneller, PSU’lar, çanta dolapları ve tavan panelleri, galleyler, tuvaletler ve kokpit oluşturur.
Sherwin-Williams’ın raporuna göre Boeing 737’nin kabin
içini boyamak 1 hafta, Boeing 747’nin 2-3 hafta sürüyor.
Kabin içi boyası her 4-5 senede bir uçak ağır bakımdan
geçerken yapılır. Yan paneller, çanta dolapları, yemek masaları ve tavan panelleri gibi iç parçalar genellikle sökülüp
boyanır ve yenilenmek üzere plastik üreticilerine götürülür.
Kabin içinde kullanılan boyalar yanıcılık, dumana karşı dayanıklılık, zehirlilik oranı, sıcaklık geçirme gibi testlerden
geçirilerek, yolcuların kaza anındaki hayatta kalma oranını yükseltir. Temizlik zamanında kullanılan kimyasallar da
dayanıklılığın yanı sıra bagajdan ve genel yolcu hasarından
gelebilecek zararlara karşı test edilir.
Kaynak: MRO Management
15
16 HAVACILIK DÜNYASINDAN
Ayakta kalan
firmalar
İniş takımı MRO marketi eski uçaklar servise ayrıldıkça ve
ufukta yeni uçaklar göründükçe değişiyor. İniş takımları her 10
yılda bir bakım gerektiriyor. Marketin büyüklüğü tarihsel uçak
teslim oranlarıyla tahmin edilebiliyor. Fakat bu zaman aralığından dolayı ilgili maliyetler seyrek olarak alımın içinde çarpılır.
Diğer bir finansal yük de yeni parça iniş takım yedek parça
maliyetleridir. OEM’ler satmaya isteksiz oldukları için yüksek
fiyatlar sunar ve teslim sürelerini uzatır. Uzun döküm süresi bir
oranda suçlanabilirken, onlar Airbus ve Boeing’e verdikleri çok
yüksek üretim taahhütleri ile gerilmektedir.
Lufthansa Technik iniş takımı MRO ağı Hamburg’ta bir şube,
Londra Heathrow yakınlarındaki Lufthansa Technik Landing
Gear Services UK; Sun Valley’deki Hawker Pacific Aerospace,
Kaliforniya ve Çin’deki Ameco Beijing tesislerinden oluşuyor.
Lufthansa Technik Uçak Sistemleri Başkanı Andreas Tielmann, iniş takımlarının daha güvenilir hale geldiğini ve birçok
havayolunun yedek setleri almak konusunda artarak isteksizleştiğini, onun yerine pool ürünleri ve kısa dönem kiralamaları
benimsediğini belirtti.
Kaynak: MRO Management
Yolun sonu
Yeni uçakların filoya girmesiyle, uçak geri dönüşümü çok
daha cazip bir alan halini aldı. Buna rağmen hâlâ havalimanı
ve depolamaya ihtiyaç var. Aircraft Fleet Recycling Association’ın (AFRA) tahminlerine göre gelecek 20 yılda, birçoğu
verimli yaşam döngü sürelerini tamamlamış yaklaşık 12 bin
uçak emekliye ayrılacak. Bu süreçte pazarı farklı yönlendirebilecek bir denge karşımıza çıkıyor. Çünkü başta motor
olmak üzere geri kazanılan komponentlerin değeri uçağın
hurda değerini aşıyor. Genel filo büyüklüğü nedeniyle, önde
gelenler A320 ailesi, Boeing 737 Classic ve Boeing 737 Next
Generation tipi uçaklar. Bu, üzerinde çalışmanın önemli getirileri olacağı bir alan gibi görünse de, hangarlar ve süreç
yönetiminin ciddi bir uzmanlık gerektirdiği unutulmamalıdır.
Kaynak: MRO Management
Sabena technics
A380 için EASA
yetkisi aldı
Airbus A380 tipi uçaklar için EASA’dan ağır bakım yetkisi alan
Sabena technics bu yeni kabiliyetini Fransa’nın Bordeaux şehrindeki tesislerinde kullanacak. Sabena, bu izinle birlikte her
tip Airbus (Beluga dahil) için ağır bakım hizmeti sağlayabiliyor.
Yeni alınan bu yetki ile birlikte Sabena technics tüm dünyadaki operatörlere sahada ya da atölyelerde yapısal parça tamiri,
modifikasyon ve geliştirme hizmeti sağlayabilecek. Bunların
yanı sıra Bordeaux’daki tesisleri VIP modifikasyon ve tamamlama merkezi olarak hizmet veren Sabena technics, alınan bu
yetkiden sonra A380’ler için kabin yenileme, modifikasyon ve
tamamlama hizmetleri de sağlayabilecek.
Lufthansa Technik
Komşu’da büyüyor
Lufthansa Technik Sofya, sadece beş yıl içinde Airbus 320
ailesi ve Boeing 737 için Alman MRO’ları arasında kilit tesis
konumuna geldi. Lufthansa Technik Sofya, 28 Ekim 2013
günü, hizmet vermeye başlamasının 5. yıldönümünü kutladı. Sofya Vrazhdebna Uluslararası Havalimanı’nda bulunan
tesis, geniş kapsamlı bir bölge araştırmasından sonra Lufthansa Technik ve Bulgarian Aviation Group (BAG) işbirliği ile
kuruldu.
Taraflar var olan hangarların yeniden yapılandırması, doc
tesisleri ve işçilerin eğitimine toplam 27 milyon doların
üzerinde yatırım yaptı. Hangar yıkıldı, yeni bir kat ilavesi ve
tamamen izole edilmiş çatısıyla, orijinal alanında yeniden
inşa edildi. Gelişmiş havalandırma sistemi, yan bay’de çalışma devam ederken, diğer bay’de bir uçağın boyanmasına
olanak tanıyor. Geliştirilmiş çeşitli hızlardaki fanlarıyla uçak
büyüklüğüne göre hava akımı da ayarlanabiliyor. Çatıdaki
pencereler de doğal ışık alımının artırılacağı şekilde dizayn
edilmiş. Isıtma sistemi, hangarın sıcaklığını -16’dan 24 santigrata kadar çıkartabiliyor. Bu da boyama için avantaj sağlıyor. Hızla büyüyen tesiste geçen yıl üç yeni bay açıldı. Bu
da Lufthansa Technik Sofya’nın Doğu ve Orta Avrupa’nın en
geniş tesisi unvanını almasını sağlıyor.
MRO pazarı henüz dünya çapında A380 filosunun hızlı artışı ve
bu uçaklara olan yüksek talep sonucunda kullanılabilir bakım
slotları sağlayamadı. Uçağın sığabileceği kadar büyük altı hangardan oluşan Sabena technics Bordeaux Tesisleri 2014’ün
üçüncü çeyreğine kadar dolu; şirket, 2015 ve sonrası için satışlara hazırlanıyor. İki, dört ve altı yıllık bakımlara olan talebin
şirkete sürekli bir iş yaratması bekleniyor.
Kaynak: MRO Management
Tesislerde bir kez daha bir hangar yıkıldı ve dört bay olacak
şekilde yeniden inşa edildi. Bütün doc’lar A320 ailesini ve
Boeing 737’lere uyumlu hale getirildi. Genişleme için ilave
yatırımlarla birlikte Lufthansa hisselerin yüzde 75,1’ine, BAG
ise yüzde 24,9’una sahip.
Lokasyon olarak Sofya’nın seçilmesindeki en önemli etkenlerin başında şehirde ve yakındaki Plovdiv’de birer havacılık
üniversitesinin bulunması yatıyor. Lufthansa Technik Sofya’ya ait tesisler aynı zamanda birçok lokal mühendise evlerine dönme fırsatı sağlamasıyla da ayrı bir öneme sahip. Tesislerde bir ağır bakımın tamamlanma süresi 20, boyama da
eklenirse 25 güne kadar düşürülmüş durumda. Ayrıca esnek
işgücü yapısına da sahip olan şirket, bunu ihtiyaç halinde ek
işgücü gereken yerlere kaydırabiliyor.
Kaynak: MRO Management
17
18 BİREBİR
Sanat ondan
sorulur
Aytekin
Gümüş
2008 yılından bu yana Kalibrasyon
Atölyesi’nde görev yapan Teknisyen
Aytekin Gümüş’ün tam anlamıyla
10 parmağında 10 marifet var.
Karakalem ve yağlıboya resim yapan,
org ve gitar çalan Gümüş, son bir
yıldır da pasta yapıyor ve süslüyor.
Gümüş, bunların yanı sıra fotoğrafla
da yakından ilgileniyor.
Resmin her hali; karakalem, yağlıboya, 3D
En az ilgilendiğim fakat en çok zamanımı alan hobim resim.
Çünkü çok emek istiyor. Ne zaman resme ilgi duymaya başladığımı hatırlamıyorum. İlkokul öğretmenimin “Resmini annen mi
yaptı?” demesi hâlâ kulaklarımda. İyi resim yapıp yapmadığımı o zamanlar anlamıyordum tabii. Daha sonra öğretmenimin
teşviki ve ailemin “Çok güzel resim yapıyorsun” demesi ile resme karşı ilgim ve motivasyonum arttı. Ayrıca işyerinde şefimin
beni bu konuda teşvik etmesi ve mesai saati dışında zaman
ayırarak çalıştığım alanda şefimin tasarımını gerçekleştirmek
beni onurlandırdı. Bir şeye bakarak çizmek daha kolay gelse
de, kendi oluşturduğunuz bir modeli resmetmekten daha fazla
zevk alıyorsunuz. Uzun yıllar karakalem çalıştım. Karakalem,
en kısa sürede yapılan ve bana haz veren bir çalışma şekli.
Kendimden de bir şeyler katarak, otomobiller, yeni tasarımlar
vs. çizdim. Yağlıboya çalışmaya üniversite yıllarında başladım
ve bu çalışma bana çok meşakkatli geliyordu. Bu nedenle de
elime fırçayı çok geç aldım diyebiliriz. Yağlıboyanın yanı sıra 3D
(üç boyutlu) çizimlerle de ilgileniyorum.
“Yağlıboya tablolarımı sergilemek istiyordum ama…”
Yağlıboya resim yapmaya başlarken amacım, belediyelerin ya
da başka kurumlarım açtığı sergilerde çalışmalarımı sergilemekti. Ancak 10-15 tane yağlıboya tablo yaptıktan sonra tanıdıklarımın, kıramayacağım kişilerin resimlerimi beğenmesi ve
benim de daha fazla yeni resim yapacak zamanımın olmaması
nedeniyle, resimlerimi birer birer hediye ettim. Yalnızca bir tanesi evde duruyor ve annem onu kimseye vermiyor. O da her
baktığımda “Keşke şöyle yapsaymışım” dediğim ilk resmim.
“Resmini yaptığım kişilerin mutluluğu beni de mutlu
ediyor”
Kalemi tekrar elime aldım ve bu sefer karakalem portre çizmeye başladım. Bu portreleri o kişinin fotoğraflarını alarak ya
da seçtiğim bir fotoğrafa bakarak yapıyorum. Detaylara çok
önem verdiğim için karşıma bir insanı alıp bir-iki saat bekletmek istemiyorum. Ayrıca resim konusunda herhangi bir eğitim
almadığım için bu konuda yeterli tekniğe sahip olmadığımı düşünüyorum. Seçtiğim, karakalem çizildiğinde güzel olacağını
düşündüğüm bir fotoğrafı çizmeyi ve hediye etmeyi seviyorum.
Resmi yapıp verdiğimde eline alan kişinin mutluluğu bana da
yansıyor, ben de çok mutlu oluyorum. Resimle ilgili en büyük
hedefim bir sergide resimlerimi sergilemek.
Süper Baba’dan müzik dopingi
Henüz yedi yaşında iken org çalmaya merak saldım. Babamın
bana aldığı orgdaki demo müzikleri ezberleyip çalmaya çalışıyordum.
O dönem tuşlu çalgılar için parmaklarım yeni gelişmeye başlamıştı. Ancak müziğe eğilimimin artmasını sağlayan olay, ilkokulda müzik dersinde flüt çalarken insanların yanıma gelip
beni dinlemesi ve “Şu parçayı da çalar mısın?” diye sorması
oldu. Ben de evde çalışır öyle okula giderdim.
Ben “Süper Baba” dizisinin müziğini çalınca müzik öğretmenimiz parçanın notalarını tahtaya yazdı. O gün ne kadar mutlu
olduğumu hâlâ hatırlıyorum. Fakat hobilerde profesyonelleşme
evresinin olduğunu düşünüyorum. Sık sık ara vererek ilgilenirseniz müzik sizi yanında fazla tutmuyor; sizin onu yakalamanız
gerekiyor. O yüzden kendimi yeterince iyi bulmuyorum. Sürekli
çalsaydım belki geliştirebilirdim. Şu anda sadece ünlü klasik
müzik bestecilerinin eserlerini ezberleyip onları çalmak ve kaydetmek istiyorum. Sadece müziği dinliyor ve “Ben bunu çalmak istiyorum” diyorum. Kayıtları evde amatörce yapıyorum.
“Org ya da gitarla babama eşlik ediyorum”
Genelde müzikte, resimde olduğu gibi yaptığınız şeyi karşı
tarafa sunduktan sonra mutluluğu alabilmek için biraz daha
uğraşmanız, daha profesyonel olmanız gerekiyor. Bu noktada
kendimi geliştirmem gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de
benim gibi müzikle ilgilenen arkadaşlarımla bir araya geliyor,
çeşitli çalışmalar yapıyoruz.
Org ve gitarın yanı sıra bende şu anda elektro bateri, ud ve
bağlama da var. Babam beni bağlamaya teşvik etmeye çalıştı,
ama şu andaki tercihlerimden memnunum. Babam çok güzel
bağlama çalar. Ben de ona orgla ya da gitarla eşlik ederim.
“İlk pastamı yapmak iki saatimi aldı”
Pasta yemeyi çok sevdiğim için pasta yapmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır, özellikle tasarımına özen gösterdiğim pastalar
yapıyorum. Bunda ailemin, kardeşimin okuduğu yer olan Eskişehir’de uzun süre kalması nedeniyle mutfağın bana kalmasının da büyük etkisi var tabii.
Bazen meyveleri kesip çeşitli şekiller vererek süslüyorum yaptığım pastaları. Örneğin çilekten lale ya da gül yapıyorum. Bazen de kakao serperek değişik şekiller ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Tabii kalıplar ve değişik pasta malzemeleri bu süreci
daha da kolaylaştırıyor.
Bir gün ev gereçlerinin satıldığı bir mağazada gezerken sprey
boyalar için hazırlanmış, üzerine koyup sprey boyayı sıktığınız
zaman altına şekil çıkaran bir kalıp gördüm. Herhalde sandıklar, ahşap eşyalar için üretilmiş, yıkanabilir bir aparat. Bu kalıbı
satın aldım ve eve gittim. Kendimden bir şeyler katmaya çalışarak ve büyük bir özen göstererek ilk pastamı yaptım. Bu ilk
pasta sanırım iki saatimi aldı.
“Pastane açalım diyenler bile oldu”
Kek yapmayı biliyorum. Ancak pastanın lezzetinden çok görünümü ile ilgilendiğim için hazır kek kullanmayı tercih ediyorum.
Kremasını sürdükten sonra süslemesini yapıyorum. En keyif
aldığım ve en fazla zamanımı alan kısmı da bu.
Baktığınız zaman “Ben bunu yemeliyim” diyerek parmakla
gösterilecek, insanlarda iştah ve merak uyandıracak pastalar
yapmaya çalışıyorum. Arkadaş çevremden, tanıdıklarımdan,
“İleride seninle pastane açalım” gibi teklifler gelince mutlu
oluyorum.
19
20 EMNİYET KÖŞESİ
G
önüllü Bildirim Sistemi, Emniyet Yönetim Sistemi
proaktif veri kaynaklarındandır. THY Teknik A.Ş.’de
yaşanmış kazalar, kural dışı durumlar veya kaza
olma potansiyeline sahip olay, durum vs. herhangi bir emniyet, kalite olayının veya tehlikelerin gönüllü bildirilmesi
ve değerlendirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. 2013 yılında THY Teknik A.Ş.’ye 259 adet bildirim yapılmış, bu bildirimler Kalite Yönetim ve Geliştirme Müdürlüğü ve Emniyet
Yönetim Şefliği tarafından incelenmiş ve takip edilmiştir.
Bu bildirimlerden emniyet konularına ilişkin üçü seçilmiş;
bildirimin içeriği, çözüm önerisi ve yapılan düzeltici/önleyici işlemler aşağıdaki şekilde paylaşılmıştır.
Referans No: 13-GBF-230
Konu: Boroskop Kontrolü
Bildirim Tarihi: 30.10.2013
Bildirim: B uçağı (A340) üzerinde 2 numaralı motor (TK21,
(ESN: 741627) bakım sırasında mühendislik bilgisi dahi-
linde faal olarak (25 cycle takipli olarak) sökülüp bekletilmiştir. İlgili motor akabinde A uçağının (A340) 3 numaralı
pozisyonuna takılmıştır. Motor B uçağında (A340) iken
üretilen item’lar gereği 25 cycle'da bir kontrol yapılması
gerekirken, bu item’lar A uçağına (A340) aktarılamamıştır. Sonuç olarak söz konusu motor A uçağında (A340) 25
cycle’da bir yapılması gereken boroskop kontrollü yapılamadan 79 cycle serviste kalmıştır.
Bildirim Sahibi Çözüm Önerisi: Boroskop kontrollü gibi
takipli işlerin, komponent bazında da takip edilebilmesi durumunda söz konusu uygunsuzluk oluşmayacaktır.
Konu ile ilgili MEDA çalışması yapılarak, sorunun çözümü
konusunda kurul oluşturulmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
İlgili Birim Düzeltici İşlem: Konu ile ilgili 13061 numarasıyla MEDA yapılmasına karar verilmiştir. MEDA çalışması
sonrasında alınan aksiyonlar aşağıda verilmektedir. MEDA
çalışmalarına http://meda.thyteknik.com/ adresini kullanarak ulaşabilirsiniz.
No
13-GBF-230 Düzeltici İşlemler
Durum
1
Boroscope inspection raporlama ‘on watch’ sekmesinde resimdeki değişiklik istenmiştir. Bu sekme ile
‘on watch’ sekmesi seçildiği zaman first NRWI veya repetitive sekmeleri etkin olacaktır. Boroskop kontrol formlarına ‘on watch’ olarak bir giriş yapıldığında sistem NRWI numarası talep edecek ve yazılan
NRWI numarası burada belirtilerek bu bilginin ÜPKM’ye yeni bir NRWI ile iletilmesi sağlanacaktır. Bu
sekmelerle, birinci koşul item no girişli: NRWI no yazılması için ya bulgunun ilk kez tespit edilmesi ya
da tespit edilmiş olan lokasyonunun uçak ile uyumsuz olduğu durumlarında olacaktır. Böylelikle uçak
ya da motorun uçaktaki lokasyonu değiştiği zaman, yeni item numarasının bu haneye girilmesi zorunlu
olacaktır. İkinci koşul ise takip edilen kontrolün tekrarının devam ettiğini belirtmek içindir. Bu durumda
mevcut item’la söz konusu takipli motorun kontrollü yapılmış olacaktır.
Closed
2
Mevcut motor takım formunda yer alan ‘OPEN ITEM’ maddesi eğer motor TT tarafından faal olarak
sökülmüş ise, yani faal kartı veya Form One TT tarafından düzenlenmiş ise ‘OPEN ITEM LIST’ formunun
faal kartı veya Form One ekinde mevcut olduğunun kontrolünün yapılması ve ‘OPEN ITEM LIST’ içinde
yer alan item’ların eğer yazılı ise NRWI olarak yazılması yönünde revize edilecektir.
Closed
Referans No: 13-GBF-149
Konu: Kalibrasyonlu cihazların shop’lara gelmeden iş emri üzerine çekilebilmesi.
Bildirim Tarihi: 06.11.2013
Bildirim: Kalibrasyon Atölyesi tarafından kalibre edilen cihazlar
TAMES sisteminden faal edilmeden kalibrasyon sertifikası düzenlenememektedir. Sertifikanın işlemleri yapılma aşamasında
iken cihaz kalibrasyon shop’ta olmasına rağmen TAMES üzerinden kullanan atölyedeymiş gibi iş emri üzerine çekilebilmektedir.
Bildirim Sahibi Çözüm Önerisi: TAMES’ten yan atölye yapılarak
kalibrasyona gönderilen cihazlar, aynı şekilde teslim alan kişiye
verildikten sonra TAMES’ten kalibrasyon atölyesinden çıkışının
yapılması sağlanabilir.
İlgili Birim Düzeltici İşlem: Kalibrasyon Atölyesi tarafından kalibrasyonu yapılan ve faal hale gelen cihazların atölyelerine çekilmeden (yan atölyede iken) iş emrine çekilmesini engelleyen
sistem değişikliği TAMES üzerinde yapılmıştır. Aşağıda TAMES'in
vermiş olduğu uyarı mesajı görülmektedir.
Referans No: 13-GBF-079
Konu: Bir A321 uçağı #2Pylon Rh Side Üzerinde Elektrik Arkı
Bildirim Tarihi: 03.04.2013
Bildirim: Bir A321 uçağı 2 numaralı pylon rh side pozisyonunda elektrik kablolarını tutan kelepçe yandaki brakete bağlanmadığı için elektrik kabloları sarkarak alt kısımdaki brakete
dayanmış, vibrasyon sonucu zamanla aşınmış ve ark yaparak
dayandığı yeri eritmiştir. Bu uçak böyle gitse belki bir ‘motora
yıldırım’ olayı daha yaşanacaktı.
Bildirim Sahibi Çözüm Önerisi: Bildirim yapan personel tarafından çözüm önerisi verilmemiştir.
İlgili Birim Düzeltici İşlem: Aviyonik Mühendislik Müdürlüğü tarafından, 13-GBF-079 nolu SMS item’ı için G20-086 nolu bakım
kartı ESM tarafından yayınlanmış ve bu durum Bakım Mühendislik Müdürlüğü'ne BKTF ile bildirilmiştir. Item için gerekli işlemler
tamamlanmıştır.
Emniyete katkı sağlayan her bildirim özenle değerlendirilmekte ve bu bildirimler http://kygm.thyteknik.com/ adresinden takip
edilebilmektedir. 2013 yılında yapılan gönüllü bildirimler şirketimizin gelişimine pozitif katkı sağlamıştır. 2014 yılında da gönüllü
bildirim yapmanızı bekliyoruz. Bildirimleri yapan değerli personelimize ve düzeltici işlemlerde katkısı olan tüm birimlerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.Unutmayalım ki operasyonda yaşadığınız her olay emniyet sistemine katkı sağlayacak bir fırsattır.
No
13-GBF-230 Düzeltici İşlemler
3
Mevcut durumda, eğer uçak üzerinde motora ait ‘open item’ var ise bu item’lar motor söküm paketi BPKM’ye
Closed
ulaştıktan sonra BPKM tarafından NRWI olarak yazılmaktadır. Motor söküm formuna eğer motor faal olarak sökülüyorsa NRWI olarak yazılmış bulunan ‘open item’ların söküm formunun arkasında da yer alacak olan ‘OPEN
ITEM LIST’ formuna yazılması, bir kopya alınarak faal kartı veya Form One’ın arkasına eklenmesi, faal kartı
veya Form One’ın remark hanesine ‘OPEN ITEM LIST’ mevcuttur yazılması yönünde maddeler ilave edilecektir.
Durum
4
MPM 1.16C prosedürüne ‘OPEN ITEM LIST’ adı altında bir form oluşturulup ilave edilecektir. Motora ait açık
item olsa da olmasa da bu formun kesinlikle doldurulması, faal kartı veya Form One’ın arkasına eklenmesi
ve faal kartı veya Form One’ın remark hanesine ‘OPEN ITEM LIST’ mevcuttur yazılması gerektiği yönünde
faal motor sökümü ile ilgili 5.1.1.2 maddesi revize edilecektir.
Closed
5
Diğer komponentlerde benzer durum olup olmadığı değerlendirilecek ve etkilenen komponent varsa yapılacak işleme karar verilecek. (MB(Koordinasyon) + UBB)
Closed
6
MEDA Raporu CT olarak atanacaktır.
Closed
21
22 RÖPORTAJ
“THY Teknik A.Ş. ile
ilişkimiz her geçen gün
daha da gelişiyor”
THY Teknik A.Ş.’nin gün geçtikçe hem Türkiye’deki hem de dünyadaki
havacılık şirketlerini daha farklı bir bakış açısı ile ele aldığını ve
teknik kapasitesini piyasaya daha fazla sunduğunu ifade eden MNG
Havayolları Teknik Başkanı Mehmet Eyigürbüz, bu sebeple iki şirket
arasındaki ilişkilerin her geçen gün daha da geliştiğini vurguluyor.
S
ektörün deneyimli isimlerinden MNG Havayolları Teknik
Başkanı Mehmet Eyigürbüz, Avrupa’da, özellikle Almanya, Fransa ve İngiltere gibi havacılığın gelişmiş olduğu
ülkelerde bakım merkezleri kapanırken, Türkiye’de tam aksine
sektörün, özellikle Türk Hava Yolları’nın öncülüğünde, inanılmaz bir büyüme ivmesi yakaladığını belirtiyor.
Ne zamandan bu yana havacılık sektöründesiniz ve
hangi görevlerde bulundunuz?
1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden uçak mühendisi olarak mezun oldum. Aynı üniversitede makine mühendisliği
alanında yüksek lisans yaptım. Hemen ardından askerlik görevimi tamamladım. 1995 yılından bu yana da havacılık sektöründe çalışıyorum. MNG bünyesine katıldığım 2003 yılına
kadar birkaç havayolu şirketinde çalıştım. 2004-2006 yılları
arasındaki bir buçuk yıllık küçük ayrılığı saymazsak 2003 yılından beri MNG’de çalışıyorum ve 2010 yılından bu yana da
teknik başkan unvanı ile görev yapıyorum.
MNG Havayolları’nı tanıyabilir miyiz?
MNG Şirketler Topluluğu içinde yer alan MNG Havayolları 1997
yılında kuruldu. 2000 yılına kadar sadece kargo operasyonu
yapan şirket, 2000-2006 yılları arasında hem yolcu hem de
kargo operasyonu gerçekleştirdi. 2006 yılında yolcu pazarından çekildi ve yeniden sadece kargo sektörüne odaklandı.
Bu süreçte MNG Havayolları’ndan iki tane daha havacılık şirketi doğdu. Bunlardan ilki 2003 yılında İstanbul Havayolları’nın
yapmaya başladığı ancak işletmeye alamadığı hangarı devralan ve geçtiğimiz yıl Türk Hava Yolları’na satılarak THY HABOM A.Ş. ismini alan MNG Teknik A.Ş., diğeri ise 2010 yılında
kurulan, iş jeti operasyonu ve iş jeti bakımı hizmetleri veren
MNG Jet. MNG Havayolları bugün itibarıyla dokuz adet uçakla
operasyon yapıyor. 2014 sonuna kadar bu sayı 11’e çıkacak.
Filomuzdaki ana uçak tipi A300-600F’ler. 2014 sonunda toplam sekiz adet A300-600F ile uçuyor olacağız. Bu uçaklara
ilave olarak 2007 yılında Airbus’a sipariş verip 2012 yılında
teslim aldığımız bir A330-200F uçağımız var. Hem menzil hem
de kapasite yönünden filomuzdaki en verimli uçak. Türkiye’de
Türk Hava Yolları’ndan sonra bu uçağa sahip olan ikinci şirketiz. Aynı zamanda bildiğim kadarıyla Türkiye’de -Türk Hava
Yolları haricinde- ilk defa MNG Havayolları geniş gövdeli yeni
bir uçağı doğrudan imalatçıdan satın aldı. Diğer taraftan filomuzda daha önce yolcu uçağı olarak hizmet veren iki adet
B737-400 uçağını 2010 yılında kargo uçağına dönüştürdük
ve bu uçaklardan birini kendi filomuzda diğerini de Solinair’de
uçuruyoruz.
Solinair Slovenya’da yerleşik bir alt şirketimiz. Mülkiyeti MNG
Havayolları’na ait olan iki adet uçak Solinair’in işletme ruhsatı
altında uçuyor. Solinair aynı zamanda Ljubljana’daki hangarında bölgesel uçaklara bakım hizmeti de veriyor.
MNG Havayolları’nın Teknik Bakım Departmanı nasıl
bir yapıya sahip?
Diğer tüm havayolu işletmelerinde olduğu gibi departmanımızın öncelikli sorumluluk alanları, filomuzun uçuşa elverişliliğini
devam ettirmek ve mevcut yetkilerimiz kapsamında hat bakım
seviyesindeki bakımları gerçekleştirmek. Bu süreci en sağlıklı
şekilde yürütebilmek için bana bağlı dört departman bulunuyor ve bu dört departmanda yaklaşık 110 kişi görev yapıyor.
İstanbul haricinde sürekli operasyon yaptığımız Köln’de ve Paris Vatry’de birer hat bakım istasyonumuz var. Departmanımız
SHY-M ve SHY 145 yetkilerine sahip. Ayrıca Solinair’e Türkiye’de hizmet verebilmek için EASA Part 145 yetkimiz de var.
Operasyon alanınızı ve birlikte çalıştığınız firmaları
öğrenebilir miyiz?
Operasyon alanımız çoğunlukla Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri. Zaten uçaklarımızın menzili de bu bölgelere hizmet verebilecek kapasitede.
Uzun zamandır UPS, DHL, Air France-FedEx ve Qatar Airways
şirketlerinin yüklenicisi olarak çalışıyoruz. Ayrıca kendi tarifeli
seferlerimizi düzenlediğimiz destinasyonlarımız da bulunuyor.
Bunların yanı sıra kısa ve orta-uzun süreli charter uçuşları ve
zaman zaman da wet-lease operasyonları yapıyoruz. Bizim
diğer kargo şirketlerinden -THY Cargo’yu dışarıda bırakarak
söylüyorum- farklı olarak antrepo hizmeti verme kabiliyetimiz
de var. Aynı zamanda İstanbul’da kendi uçaklarımıza kargo ve
yer hizmetlerini kendi ekibimiz ve ekipmanımızla veriyoruz. Bu
kabiliyetler hem operasyonel maliyetlerimizi düşürüyor hem de
müşterilerimize katma değer sağlıyor.
Deneyimli bir isim olarak HABOM hakkında ne
düşünüyorsunuz?
HABOM’la gurur duyuyoruz. Türkiye’de bu sektöre bu büyüklükte bir yatırım yapılıyor olması bir havacı olarak beni çok
memnun ediyor. Türk Hava Yolları’nın ve özel hava yolu şirketlerinin bu kadar hızlı büyüdüğü bir ortamda bakım kuruluşlarının kapasite ve kabiliyet anlamında aynı hızla büyümemesi bir
kriz ortaya çıkarabilirdi. HABOM bu açıdan bakıldığında ciddi
bir boşluğu dolduracak önemli bir şirket bence.
MNG Havayolları ile THY Teknik A.Ş. arasında nasıl
bir ilişki var ve bu ilişkinin bundan sonra ne yönde
gelişmesini bekliyorsunuz?
Benim sektördeki ilk yıllarımda özel havayolu şirketlerinin
büyük bir kısmı Airbus’ın ilk ürettiği geniş gövdeli uçak olan
A300B4’lerle uçuyordu. O zaman THY Teknik A.Ş. henüz
kurulmamıştı ve Türk Hava Yolları’nın teknik departmanının
kabiliyetleri bu uçak tipine çok uymuyordu. Hatta yeni hangar hizmete alınana kadar eski hangara A300B4 tipi uçağı
sokmak bile çok zordu; bu nedenle o dönemde Türk Hava
Yolları’ndan çok fazla hizmet alamıyorduk. Ancak daha sonra THY Teknik A.Ş. kuruldu, yeni tesislerini devreye soktu,
teknik kabiliyetlerini genişletti. Dünyadaki diğer örneklerde
olduğu gibi hem Türkiye hem de Türkiye dışındaki havacılık
şirketlerini daha farklı bir bakış açısı ile ele aldı ve teknik
kapasitesini piyasaya daha fazla sundu. Bununla birlikte
sektörde faaliyet gösteren bizim gibi operatörlerin ihtiyaçlarını daha fazla dikkate almaya ve bu doğrultuda yeni kabiliyetler kazanmaya başladı. Örneğin A300 uçaklarımızın
iniş takımı revizyon kabiliyeti alındı ve uzun yıllar hem MNG
Havayolları’nın hem de benzer tipte uçak işleten diğer şirketlerin iniş takımlarının revizyonu THY Teknik A.Ş tarafından
yapıldı. A300-600F uçaklarının -Bu uçaklar Türk Hava Yolları’nın geçmişte uzun yıllar uçurduğu A310’larla benzer tipte
uçaklar- filomuza girmesi sonrasında THY Teknik A.Ş.’den aldığımız hizmet yelpazesi daha da genişledi. Artık daha fazla
komponent tamirini THY Teknik A.Ş’de yaptırabiliyoruz.
Yeni bir uçak tipini uçurabilmek için çok ciddi bir altyapı
maliyetini göze almanız gerekiyor. Onun yerine, mümkün olduğunca THY Teknik A.Ş. gibi bu altyapıya sahip şirketlerle
işbirliğine gitmeyi tercih ediyoruz. Örneğin A330 uçağımız
için THY Teknik A.Ş. ile 2012 yılında imzalamış olduğumuz
beş yıllık bir komponent pool anlaşmamız var. Bu anlaşma
sayesinde A330’lar için stok maliyetimiz minimum seviyede.
Ayrıca A330 uçak tipi için kendi hat bakım yetkimizi alana
kadar bu uçağın hat bakımı için de THY Teknik A.Ş.’den hizmet satın aldık. A330 üs bakımları konusunda da görüşmelerimiz devam ediyor.
Bunların yanı sıra Türk Hava Yolları, kardeş şirketlerimizden
biri olan MNG Teknik A.Ş.’yi satın aldı ve THY HABOM A.Ş.
olarak işletiyor. Bu yeni şirketle MNG Teknik A.Ş’den süregelen bir kontratımız var. Biz bu tesislerde 2011 yılından bu
yana yolcu uçağı olarak satın aldığımız üç uçağı kargo uçağına dönüştürüyoruz. İlk dönüşümü MNG Teknik A.Ş. tamamladı. İkincisine MNG Teknik A.Ş. başladı ve geçtiğimiz ay THY
HABOM A.Ş. tamamladı. Üçüncü uçak da şu an dönüşüm
hazırlığı aşamasında. Ayrıca C bakımlarımızın büyük bir bölümünü de THY HABOM A.Ş’de yaptırıyoruz.
Hem THY HABOM A.Ş.’nin hem de THY Teknik A.Ş.’nin iyi
müşterilerinden biriyiz. Bakımların, operasyonumuzun merkezinde adeta kapı komşumuz olan bir firmada yapılması
kontrol ve lojistik yönünden bize avantaj sağlıyor. Bu nedenle
THY Teknik A.Ş. ile ilişkimiz her geçen gün daha da gelişiyor.
23
24 BİLGİ TEKNOLOJİLERİ
PMS
(Production
Management
System)
Yazan: Okan Özdemir / BT Müdürlüğü - Bilgisayar Mühendisi
T
HY Teknik A.Ş.'nin yeni geliştirdiği ve bir uygulama havuzu şeklinde kullanmakta olduğu TTMS altyapısı üzerine
üretim süreci, atölye adımları, atölye formları, D.O. tasarım grubundan alınan tasarımların sisteme yüklenmesi, sistem
üzerinden kalite, planlama ve atölye gibi sistem alt modüllerince verilerin paylaşılması; PRCF formlarının oluşturulması, üretim
aşamasındaki parçaların izlenmesi, izlenebilirlik ve elektronik
ortamda arşivlenebilmesi gibi özellikleriyle birlikte Production
Management System (PMS), algoritması tamamen şirket çalışanları tarafından planlanan, kendine özgü mini bir MRP-ERP
sistemi halinde ortaya çıktı.
İlerleyen süreçte PMS’e kalite kontrol, desing data kontrol ve izleme gibi ilave modüller eklendi. Sistemlerle daha entegre hale
getirebilmek için çalışmaya ve projenin geliştirilmesine devam
ediliyor. Üretim lisansı alma konusunda EASA tarafından yapılan
ve yapılacak denetlemelerde PMS, yazılım olarak bir sistem kullanması ve iş akışının bu sistem üzerinden sürdürüldüğünün gösterilmesi açısından THY Teknik A.Ş.’ye avantaj ve güven sağlıyor.
THY Teknik A.Ş. üretim organizasyonunun kullandığı Material
Requirement Planning (MRP) programı olan PMS üç ana modülden oluşuyor. Kalite, Planlama ve PRCF adındaki bu üç modül sayesinde, oluşan üretim isteğine farklı kullanıcılar ve farklı
status’ler üzerinden tam kontrol sağlanıyor. Program, Turkish
Technic Management System (TTMS) veri havuzundan veri
çekerek, personel hatalarından oluşabilecek hataları minimize etmek üzere tasarlanmış. Beta versiyonunda olan program
kısıtlı sayıda kullanıcıya açık bir şekilde hizmet veriyor.
Modüller
Kalite Modülü: Bu modül yardımıyla, sisteme parça girişi ve
kontrolü sağlanmaktadır. Sadece kalite birimi tarafından girilebilen bu modül sayesinde sistemde şüpheli parça gezme
olasılığı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Parça ile ilgili verilerin
tümü girildikten sonra kaydetmek yoluyla sistem daha sonra
kullanılacak bütün işlemler için parça verisi havuzunu kullanır.
Tüm kullanıcıların erişebildiği parça listesi, takip edilebilirlik
konusundaki ihtiyacı karşılamaktadır.
Planlama Modülü: Bu arayüz, sadece seçilebilen P/N’ler
için planlama yapılmasına olanak tanır. Burası sayı, dizayn
verileri, garanti kapsamı, iş emri gibi ana verilerin girişinin
yapıldığı yerdir. Planlama Departmanı iş emrini açıp, isteği
konfirme eder. Aynı ekip aynı zamanda tasarım ve üretim
organizasyonu arasındaki bağlantıyı da bu modül üzerinden
sağlamaktadır.
PRCF Modülü: Atölye mühendisleri ve onaylayıcı personellerin erişim yaptığı bu alan, istenilen işin uygun dizayn verisine
göre tasarlanmış iş adımlarının gerçekleştirilmesi ve ürünün
nihai kontrolünün yapıldıktan sonra EASA Form1’in üretildiği
alandır. Atölye mühendisleri parçaya ve dizayn verisine uygun iş emirlerini PRCF’ye işler. Onaylayıcı personel de işlem
adımlarının doğruluğunu kontrol eder ve parçayı ‘release’
eder. Parçayı ‘release’ edebilme yetkisi kullanıcı kontrollü
olarak sadece onaylayıcı personele verilir.
Şu anda projenin yüzde 60’ını oluşturan bu modülde, işlem
adımlarının ve süreçlerinin yönetimi; yapılan işlerin kontrol
edilmesi ve üretim için gerekli formların üretilmesi aşamaları
gerçekleştiriliyor. Ayrıca kullanıcıların işlerini kolaylaştırmak
için birçok sistem entegrasyonu da yapıldı.
Yazılım sürecimiz devam ediyor. Bir sonraki sürümde atölye
bazında işlem süreçlerinin kontrolü de ele alınacak. Şu anda
manuel doldurulan formlar sistem tarafından üretilecek.
Böylece otomasyonel yapı sağlanmış olacak.
PMS için ne dediler?
“Uzun vadeli stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum”
Şirketimizin Part 21 G kapsamında uçak parçası üretim lisansı alma projesinin ülkemizin ve şirketimizin hedefleri açısından çok önemli olduğunu ve bunun uzun vadeli stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu hedef doğrultusunda Üretim
Organizasyonu Planlama Ekibi olarak projenin hem üretim organizasyonunun planlama ve koordinasyonunun sağlanması
hem de bilgi teknolojileri (BT) altyapısının kurulması ve ihtiyaçlarımıza cevap vermesi konusunda Üretim Planlama Proje
Ekibi’nden Mustafa Arslan ve BT Müdürlüğü’nden Okan Özdemir arkadaşlarımızla tam anlamıyla kapsamlı bir ekip çalışması gerçekleştirerek, kendi sistemimiz için yaklaşık 1 ay gibi kısa bir sürede PMS’i geliştirdik. Böyle önemli bir projede yer
almanın ve ekip arkadaşlarımla birlikte ortaya değer çıkaran bir sonuç elde etmenin gururunu yaşıyorum. İnisiyatif almamız
ve projeyi geliştirmemiz konusunda bizi destekleyen Üretim Organizasyon yöneticimiz Salih İnce’ye ve PMS’i kullanan atölye
mühendislerimiz ve teknisyenlerimize, destekleri ve geri bildirimleri için ekibimiz adına teşekkürlerimi iletiyorum.
İsmail Kıyar / Üretim Organizasyonu Planlama Ekibi - Mühendis
“Proje tamamlandığında mobilize ve etkin bir programımız olacak”
Part 21 G kapsamındaki yolculuğumuza çıkarken önümüzdeki en büyük engellerden biri herhangi bir yazılım kullanmıyor
olmamızdı. Bu konuda şirket içinde var olan bir sistemden yardım alarak oluşturduğumuz PMS’i inşa ettik. Programın
kurgulanmasında planlama ekibimizden İsmail Kıyar, BT’den Okan Özdemir ve benim hummalı çalışmalarımız sonucunda
dört hafta içinde ilk üç modülümüzü aktif hale getirdik. Kurgularına halen devam ettiğimiz projemiz kapsamında geliştireceğimiz ek modüller bize tam anlamıyla kompüterize edilmiş bir konfigürasyon sağlayacak. Havacılık sektörünün takip
edilebilirlik konusundaki sınırlamalarına uyumlu, kalite kontrolün maksimize edildiği yazılımımız, şirketimize mobilize ve
etkin bir program kazandıracak. Projemizin geliştirilmesinde katkısı olan herkese teşekkür ederiz.
Mustafa Arslan / Üretim Organizasyonu Planlama Ekibi - Mühendis
25
26 TEKNİK YAZI
Silah Taşıma Kutusu
Y
olcuların beraberinde getirdiği silahlar, sefer sırasında
uçakların kargo bölümlerinde yer alan deri bir çanta veya
özel bir kutuda taşınıyor. Fakat söz konusu kutular, kargo
yüklemesi sırasında hasarlanıp kal olabildiği için müşteri tarafından, yeni bir tasarım yapılması ve bunun filodaki tüm uçakların
kargo kısımlarına takılması talep edildi. Bunun üzerine Tasarım
Geliştirme ve Projeler Müdürlüğü müşteri ihtiyaçları ve EASA uçuşa elverişlilik kuralları çerçevesinde maksimum 12 kilogram yük
taşıyacak bir tasarım geliştirdi.
Maksimum kalkış ağırlığı 5.700 kilogramdan büyük olan uçakların tasarımında uyulması gereken esaslar, EASA’nın yayınladığı
“Certification Specification 25” isimli teknik kurallar kitabında
veriliyor. Yapılacak tasarımın, bu kitapta yer alan “Uçuş, Yapısal,
Çalışma Kısıtları, Tasarım ve İmalat” konu başlıkları altında birçok gereği karşılaması gerekiyor. Uçaklarda orijinal konfigürasyondan farklı olarak yapılacak her türlü değişiklikte bu gereksinimlerin karşılanması analizler, testler, deneyler, simülasyonlar
vb. mühendislik mekanizmalarıyla doğrulanmalı ve bu doğrulama otorite ya da otoritenin onay verdiği organizasyonlar tarafından onaylanmalıdır. ‘Silah Taşıma Kutusu’ için yapılan tasarımın
da, benzer şekilde bu kurallara uygun olması gerekiyor. Bu amaçla, uçağın ağırlık merkezindeki değişim, yapının limit yük altındaki davranışı, bağlantı elemanlarının dayanım gücü gibi pek çok
durum için “yapısal analizler” gerçekleştirilmiş ve analizler sonucunda tasarımın istenilen şartları taşıdığı görülmüştür. Uçuşa
elverişlilik kuralları gereği, yapısal analizlerin testlerle doğrulanması ve bu testlere otoritenin kendi uzmanlarının ya da otoritenin onay verdiği uyumluluk doğrulama mühendislerinin katılması
gerekiyor.
Yapılan tasarım farklı uçak tiplerinde, kargo bölümünün farklı
noktalarına, farklı doğrultularda takılacağı için, maruz kalabileceği azami yük katsayısının, her üç yönde de 9 g (yerçekimi ivmesinin 9 katı) olarak alınması, dolayısıyla tasarımın her üç eksende
108 kilogramlık (yaklaşık 1100N) bir kuvvet altında bütünlüğünü
asgari 3 saniye devam ettirmesi gerekiyor. Bu kapsamda üç eksen boyunca statik çekme deneyleri yapılmasına karar verilmiş,
şirket içerisindeki imkânlar araştırılmış ve İniş Takımları Atölyesi’nde yayların çekme deneyleri için kullanılan deney cihazının
kuvvet aralığının bu test için uygun olduğu görülmüştür.
Atölye Şefi Gökhan Bebek ve Başteknisyen Sabri Taştemel’in koordinasyonunda bir deney düzeneği üretilerek, yapılan tasarım
arka yüzünden bu düzeneğe bağlanmıştır. Yukarı ve ön tarafa
doğru yüklemelerde bu düzenek kullanılırken, yana doğru olan
yüklemede deney cihazı kullanılmıştır. Her üç yöndeki çekme
deneylerinde, atölyedeki deney cihazının (load cell - yüklemenin
değerini ölçmek için kullanılan parça) iki ucuna takılan saplamalar vasıtasıyla kutuya ve deney düzeneğine (üçüncü deney için
deney cihazına), bir kablo vasıtasıyla da deney cihazının sayısal
göstergesine bağlanmıştır. Arka tarafından çerçeveye veya deney cihazına tutturulan deney numunesine, yükün uygulanması
saplamaya takılan bir büte rulmanın kurbağacık ile sıkıştırılması
şeklinde olmuştur.
Deneyler sonucunda, yapılan tasarımın havacılık kuralları gereği
dayanması gereken yükleme şartlarına dayandığı ve daha önce
gerçekleştirilen yapısal analizlerin, testlerin sonucuyla örtüştüğü
gözlemlenmiştir. Tasarım organizasyonunda yapısal CVE (Uyumluluk Doğrulama Mühendisi/Compliance Verification Engineer)
deney esnasında kurallar gereği gözlemci olarak bulunmuş ve
deneyin plana uygun olarak yapıldığını EASA adına onaylamıştır.
Nihai olarak, sürekli uçuşa elverişlilik gereksinimleri kapsamında
Weight and Balance Manuel’e, IPC’ye ve AMM’e supplement’ler
çıkartılmış, teknik analiz raporları tamamlanmış ve proje onaylanarak uygulanmak üzere ilgili birime iletilmiştir. Şirketimizin sahip olduğu EASA Part 21.J Tasarım Organizasyonu onayı çerçevesinde yapılan bu küçük proje, uçağa takılması gereken basit bir
parçanın bile çok sayıda uçuşa elverişlilik gereksinimini taşıması
ve bu gereksinimlerin karşılandığının ispatlanması açısından güzel bir örnektir.
Silah Taşıma Kutusu ve deneye katılan personel
SÜREKLİ GELİŞİM
Çalıştay 1402
Ar-Ge Müdürlüğü’ne gelen tasarım ve imalat projeleri
taleplerinin karşılanması süreci incelenmiştir. İnceleme,
teslim sürelerinde iyileştirme yapılması amacı ile oluşturulan
çapraz ekip ile birlikte VSM (Value Stream Mapping/Değer
Akışı Haritalama) aracı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
VSM, müşteri değerini, müşteriden teslim aldıktan sonra
müşteriye teslim edene dek gerçekleşen işlem adımlarını
gözlemleyerek bir durum haritası çıkarmaktır. Çalışma
sonunda yazılan iyileştirme fırsatları 90 gün içinde
kapatılacaktır. Teslim süresinde yüzde 8 oranında iyileştirme
beklenmektedir.
Katılımcılar: B. Albay (Ar-Ge), C. Oğuz (Ar-Ge), F. Önder (Ar-Ge), S. Köse (Satınalma), Ö.H. Yörük (AKAM) Y. Bozkurt (SGS),
G. Şengüler ve N. Eroğlu (SGS-Stajyer)
5S yer işaretleri ve kontroller
İşyerinde verimliliği artırmak için kullanılan bir araç olan 5S,
tüm çalışanların istedikleri tüm araçlara, istedikleri anda, en
kısa sürede erişimini sağlayacak şekilde, işyerinde standart
hale getirilmiş sürdürülebilir düzenlemelerdir. 5S kontrolleri
2014 itibarıyla her müdürlüğün ‘5S araç sorumlusu’ tara-
fından aylık olarak gerçekleştirilecek ve sonuçlar http://5s.
thyteknik.com linkindeki müdürlük alanına her ayın 6’sı mesai saati bitimine kadar işlenecektir. 5S araç sorumlarının
çoğuna konu hakkında bir seminer verilmiştir.
5S için atölyelerde kullanılması gereken görsel işaretlemeler
Elektrik
panosu
Tehlikeli atık ve yangın
söndürme ekipman alanı
Tehlikeli
olmayan atık
Çalışma alanı
Çalışma alanı
Yürüme
yolu
Diğer çalışma alanı
Tool, malzeme, sarf
malzeme, ekipman alanı
Yalın Bakım Sistemi Evi ve 2014 çalıştay planı
THY Teknik A.Ş. Yalın Bakım Sistemi Evi’nin güçlü bir şekilde
kurulmasını sağlayacak, 2014 yılı iyileştirme çalışmaları
tespiti tüm birimlerin katılımı ile tamamlanmıştır.
Bu çalışmada öncelikle Başkanlık SIPOC’ları (Supplier/
Tedarikçi, Input/Girdi, Process/Süreç, Output/Çıktı,
Customer/Müşteri) kullanılarak, süreç olgunluk kontrol listesi
ile süreç olgunluk seviyeleri belirlenmiştir. Müşteriye etkisi
yüksek ve olgunluk seviyesi düşük süreçler 2014 çalıştay
planına dahil edilerek tüm yöneticiler (süreç sahipleri) ile
paylaşılmıştır. Katkıda bulunan ‘yalın yayılım’ şampiyonlarına
teşekkür ederiz.
27
28 GEZİ-YORUM
Universal Stüdyoları, Walk of Fame, Golden Gate, Alkatraz, Pasifik
Okyanusu, birbirinden lezzetli deniz ürünleri… Bunların hepsini bir
arada bulabileceğiniz tek yer Kaliforniya. ABD’nin bu kendine has ve
sakinleri kadar ünlü eyaletini Airbus Planlama Teknisyeni Meltem
Bozkurt Kaya’nın anıları ve gözlemleri ile daha yakından tanıyoruz.
2
012 yılının haziran ayında kızımla birlikte muhteşem bir
ABD gezisi gerçekleştirdik. Kaliforniya, Nevada ve Arizona eyaletlerini kapsayan bu tatilin hayatımda o ana dek
hazırlanmış ve gerçekleştirilmiş en başarılı gezi programı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu sayıda size Los Angeles,
San Diego ve San Francisco’yu kapsayan Kaliforniya gezimizden bahsedeceğim.
Otomobil kullanmak çok keyifli
14 saatlik uzun bir uçuşun ardından Los Angeles’a iner
inmez havalimanından kiralık aracımızı teslim aldık. Size
bir ipucu; araç kiralama firması National, Türk Hava Yolları
çalışanları için oldukça ciddi bir indirim yapıyor. Bu araçla
yaklaşık 4.000 mil yol yapacağım planlarımda yoktu, ancak
ABD’de otomobil kullanmak oldukça kolay ve zevkli. Tek kural ‘kurallara uymak’. Bunu yaptığınızda ABD sizin için tam
bir ‘dream country’ oluyor. 18 milyonluk nüfusuyla ABD’nin
ikinci büyük şehri olan ‘Melekler Şehri’ Los Angeles’taki programımız oldukça yoğundu. Bu yüzden vakit kaybetmememiz
gerekiyordu. Bir günü şehir turuna, bir günü Hollywood stüdyolarına, bir günü San Diego gezisine ve bir günü de plajlara
ayırdık. Aynen öyle de oldu…
Oscar ödülleri, Madam Tussauds ve ‘Walk of Fame’
Zenginlerin ve Hollywood ünlülerinin tercih ettiği bir semt
olan Beverly Hills, son derece göz alıcı evleri, düzgün caddeleri ve muhteşem peyzajıyla dikkat çekiyor. Şehrin merkezindeki Hollywood Bulvarı capcanlı. Oscar ödül töreninin
yapıldığı Kodak Tiyatrosu, ünlülerin balmumu heykellerinin
sergilendiği Madam Tussauds Müzesi, önünde ünlülerin el
izlerinin bulunduğu Çin Tiyatrosu ve 2000 ünlü yıldızın isimlerinin bulunduğu ‘Walk of Fame’ bu bölgede. Tahmin edersiniz ki bu kadar renkli ve keyifli bir yerde bulunmak harika
bir duygu. Beyaz binaları ile sahilden bakıldığında bir Akdeniz
Universal Stüdyoları'nda
şehrini anımsatan Santa Monica, Melekler Şehri’nin eğlence ve
alışveriş bölgesi. 3rd Street Promenade, araç trafiğine kapalı birbirinden ünlü markaların ve restoranların bulunduğu bir cadde.
Santa Monica Pier, yani iskelesi üzerinde bulunan lunaparkı ve
restoranları ise bir başka çekim merkezi. Kilometrelerce uzanan
kumsalı ise güneşlenenler, sörfçüler, paten kayanlar ve bisikletçiler için bir cennet adeta. Günbatımını burada karşıladık ve çok
keyif aldım. Tüm bu özellikleri benim bir geziden beklediğim her
şeyi karşıladığı için Santa Monica’yı çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Birçok diziden tanıdığımız bir yer olan Malibu Beach’in bende
biraz hayal kırıklığı yarattığını söyleyebilirim.
Hollywood stüdyolarında filmleri yaşıyorsunuz
Bir tam günümüzü Universal Stüdyoları, Paramount Stüdyoları ve Disneyland gezisine ayırdık. Bu kadar eğlendiğim bir gün
daha hatırlamıyorum. Uçak enkazı canlandırması, sel ve metroda deprem canlandırması çok gerçekçiydi. Universal Stüdyoları’na girerken ödediğiniz 80 dolar karşılığında bütün aktivitelere ve gösterilere katılabiliyorsunuz. Turistlerin en çok ilgisini
çeken aktivite, filmlerin ve TV programlarının çekildiği stüdyolara
küçük bir trenle yapılan gezi oluyor. Bunun dışında King Kong
animasyonu, Transformers, Jurassic Park, Mumya, Shrek, Sapık
filmlerinin canlandırıldığı ve sizin de içine katıldığınız, dünyanın
hiçbir yerinde göremeyeceğiniz şovları izliyorsunuz burada.
Alkatraz
ve bence dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Çocukluğumda
izlediğim dizideki caddelerde olmak, şehrin simgesi tramvay
ile gezmek oldukça heyecan vericiydi. Hele balık ve diğer deniz
ürünleri… Şehrin merkezinde, okyanus kenarındaki açık bir pazarda envai çeşit deniz ürünü satılıyordu. Burada hepsine saldırmamak için zor tuttum kendimi. Burada dikkatimi çeken bir şey
de hava sıcaklığının birdenbire 29°C’den 18°C’ye inmesi oldu.
Otomobilin göstergesi fahrenhayt cinsinden olduğu için kızım
sürekli olarak bana sıcaklığın kaç derece olduğunu hesapladı.
Bu ani değişiklik bize buradan birer hatıra polar hırka aldırdı.
San Francisco sisli bir şehir. Hava aniden kapatıp aniden açıveriyor. Hemen bir otobüs+deniz turuna katılıp ünlü Golden Gate’i
yakından -Twin Peak Tepesi’nden- görme, hem üstünden hem
de altından geçme zevkini yaşadık. Bu kırmızı köprü Amerika’nın
muhtemelen Özgürlük Anıtı’ndan sonraki ikinci sembolü. Yapımı
1937’de tamamlanan köprünün inşaat çalışmaları sırasında 11
kişi ölmüş. Etrafı denizaslanları ve köpekbalıklarıyla dolu olduğu
için kaçmanın imkânsız olduğu ünlü hapishane adası Alkatraz’ı
görmek de güzel bir tecrübe oldu bizim için. Adaya 30 dolar
karşılığı çıkabiliyorsunuz. Ancak biletler çabuk tükeniyormuş.
Kaliforniya gezimizi San Francisco’da tamamlayarak kendimizi
Nevada çöllerine attık. Gezimizin bundan sonraki kısmını size
gelecek sayımızda anlatacağım.
San Diego, Los Angeles’ın 1,5 saat güneyinde yer alıyor. Programımıza göre her ne kadar biraz sıkıştırılmış olsa da günübirlik
San Diego gezisi bizim için oldukça başarılı geçti. Meşhur hayvanat bahçesini ve LegoLand’i gezmemiz için bir gün daha gerektiğinden gidemedik. Hatta Long Beach’te bulunan ‘dünyanın en
büyük yolcu gemisi’ Queen Mary’yi de uzaktan gördük. Üç futbol
sahası büyüklüğündeki gemi gerçekten göz alıcıydı. Sea Port
Village, otantik ürünlerin satıldığı, balık restoranlarının ve kafelerin bulunduğu turistik bir yer. Pasifik’in kıyısında deniz ürünleri
yemek, upuzun kumsalda dalgalarla eğlenmek, sörf yapanları
izlemek ve hediyelik bir şeyler almak tüm günümüzü bitiriverdi.
“San Francisco tam bir masal şehri”
Ertesi gün ABD’nin en batı kıyısında yaptığımız sekiz saatlik
keyifli bir yolculuktan sonra San Francisco’ya ulaştık. Bu yolda
Monterey Bay, Santa Cruz, Hearst Castle gibi güzel, farklı ve turistlerin pek bilmediği noktalara da girip çıkarak yol aldık. Şunu
rahatlıkla söyleyebilirim ki San Francisco tam bir masal şehri
Walk of Fame
29
30 SAĞLIK
Demir eksikliği anemisi
Demir eksikliği olan hastalarda, solukluk, çarpıntı, kulak çınlaması, baş ağrısı,
sinirlilik, baş dönmesi ve erken yorulma gibi en çok görülen ortak anemi
semptomlarının yanı sıra toprak yeme, pişmemiş Türk kahvesi veya telvesi
yeme, kağıt yeme, buz kemirme gibi ilginç davranışlar görülebilir. Türkiye’de
ve dünyada en sık görülen kansızlık türü olan demir eksikliği anemisi hakkında
bilinmesi gerekenleri Prof. Dr. S. Sami Kartı bizimle paylaşıyor.
D
emir eksikliği, besinlerden alınan demirin vücudun ihtiyacını
karşılamaması sonucu oluşur.
Demir eksikliğinin üç evresinden
bahsedilebilir. Bunlardan birincisi,
demir depolarının tükenmesidir.
Fonksiyonel demir bileşiklerinin henüz
düşmediği ilk evre olan bu evre ‘demir
deplesyonu’ olarak adlandırılır. Demir
depoları tükendikten sonra demir
içeren bileşiklerin -bunların başında
hemoglobin gelir- oluşması yavaşlar.
Bu ikinci evreyi ‘demir-eksik alyuvar
yapımı’ olarak adlandırabiliriz. Demir
eksikliğinin devam etmesi durumunda
ise son aşama olan ‘demir eksikliğine
bağlı anemi’ (kansızlık) ortaya çıkar.
Kırmızı et eksikliği önemli bir
faktör
Demir eksikliği anemisi Türkiye’de
ve dünyada en sık görülen kansızlık
türüdür. ABD’de ve Avrupa ülkelerinde hayat standardının -buna bağlı
olarak kırmızı et tüketiminin- yüksek
olması ve demir preperatlarının yaygın
olarak kullanılması demir eksikliğinin
görülme sıklığını azaltmıştır. Ülkemizde adet gören genç kadınlarda demir
eksikliği oranı özellikle sosyoekonomik olarak geri kalmış bölgelerde
yüzde 40’lara varmaktadır. Bunun
temel sebebi kırmızı et tüketiminin yetersizliğidir. Demir takviyesi
almayan gebelerde demir eksikliğine
bağlı anemi kaçınılmazdır. Gelişmekte
olan ülkelerde genel nüfustaki demir
eksikliği oranı yüzde 30 ila yüzde 70
arasında değişmektedir. Demir eksikliği, demir ihtiyacı ve alımı arasındaki
dengesizlikten kaynaklanmaktadır.
Bir birey için demir alımı sadece
fizyolojik kaybı telafi edecek kadar
değil, büyüme ve gebelik gibi olguların
yarattığı gereksinimi giderecek kadar
da olmalıdır. Fizyolojik demir kayıpları
idrar, safra yolu, terleme ve gastrointestinal sistemde demir içeren
hücrelerin dökülmesi yolu ile olmaktadır. Kadınlarda menstruasyonla daha
fazla miktarda kayıp görülmektedir.
Patolojik demir ihtiyacının artmasının
en önemli nedeni kan kaybıdır. Erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda
demir eksikliği genellikle gastrintestinal kan kaybına işaret eder. Gastrointestinal sistemdeki herhangi bir lezyon
kan kaybına yol açabilir ve bu lezyon
asemptomatik olabilir. Bu lezyon mide
ülseri veya ‘duodenal ülser’ olabileceği gibi mide kanseri veya kolon
kanseri de olabilir. Alkol, aspirin veya
aspirin benzeri diğer ağrı kesiciler de
kan kaybına yol açarak veya katkıda
bulunarak demir eksikliğine yol açabilir. Ülkemizde özellikle Orta ve Doğu
Karadeniz’de görülen çengelli solucan
enfeksiyonları da demir eksikliğine
sebep olur.
Doğurganlık yaşındaki kadınlarda
menstruasyonla olan kayıplar demir
gereksinimini arttırır. Oral kontraseptifler menstrüel kaybı azaltırken, rahim
içi araçlar genellikle kaybı artırır.
Ayrıca çok doğum yapmış kadınlar ve
emziren kadınlarda demir eksikliği
daha fazla görülür.
Yeterince kırmızı et yiyemeyen
büyüme çağındaki çocuklarda demir
eksikliğine bağlı anemi görülmesi
kaçınılmazdır. Ülkemizde özellikle
sosyoekonomik olarak geri kalmış
yörelerde çocuklarda demir eksikliği
sık görülmektedir.
Demir eksikliğini nasıl anlarsınız?
Demir emilim bozukluğu da bazen demir
yol açar.
xxxxeksikliğine
xxxx xxxx xxxx
xxxx Midesi alınmış
kişilerde demir emilimi bozulduğundan, bir müddet sonra demir eksikliği
gelişmesi kaçınılmazdır.
Demir eksikliği olan hasta hastaneye
farklı şekillerde başvurabilir:
1. Asemptomatik olarak sadece
laboratuvar testlerinde anormallikler
saptanarak,
2. Demir eksikliğine sebep olan altta
yatan hastalığın belirtileriyle,
3. Diğer anemilerin ortak belirtileriyle,
4. Pika veya kaşık tırnak gibi demir
eksikliğine özgü belirti ve bulgularla.
Anemi oluşturmamış demir eksikliğinde semptom olmaz ve demir yerine
konduğunda hastada bir farklılık
görülmez. Anemi oluştuğunda da bazen belirti vermeyebilir. Özellikle adet
gören kadınlarda anemi uzun sürede
oluştuğundan hastalarda semptom
görülmeyebilir. Ülkemizde özellikle
sosyoekonomik olarak geri kalmış
yörelerde, çok düşük hemoglobin
düzeylerinde bile hastanın belirgin bir
semptomunun olmadığının görülmesi
genç doktorları bazen şaşırtmaktadır.
Solukluk, çarpıntı, kulak çınlaması,
baş ağrısı, sinirlilik, baş dönmesi ve
erken yorulma en çok görülen ortak
anemi semptomlarıdır.
Demir eksikliği anemi semptomları
dışında belirti ve bulgulara da neden
olabilir. Non eritroid dokulardaki fonksiyonel demir bileşiklerinin azalması,
proliferasyon, büyüme ve fonksiyon
kaybına neden olur. Ağız kenarlarında
yaralar, dilde iltihap, yemek borusunda darlık ve gastrik atrofi ağır demir
eksikliği sonucu oluşabilir.
Demir eksikliğinin ilginç belirtileri
de olabilir
Demir eksikliği olan hastalarda, toprak yeme, pişmemiş Türk kahvesi veya
telvesi yeme, kağıt yeme, buz kemirme gibi şaşırtıcı davranışlar görülebilir. Bu gibi şeyleri yeme isteği demir
tedavisi sonrası geçer. Demir eksikliği
anemisinde amaç hemoglobini normal
düzeylere çıkaracak ve demir depolarını dolduracak miktarda demir almak
olmalıdır. Hemen her hastada güvenli,
etkili ve ekonomik olduklarından dolayı ağızdan alınan demir tabletleri veya
kapsülleri bunun için ilk seçenek olarak görülmelidir. Emilim problemi olan
-örneğin gastrektomili hastalar- veya
oral demir haplarını tolere edemeyen
küçük bir hasta grubunda parenteral
demir ampulleri kullanılabilir.
Hastaların çoğu oral demir preparatlarını tolere ederken, hastaların yüzde
10’unda demir ilaçlarına bağlı bazı
yan etkiler görülebilir. Bunlar çoğunlukla gastrointestinal yan etkilerdir.
Bulantı ve karında rahatsızlık hissi
genellikle ilk 1-2 dozdan sonra hissedilmez. Fakat bazı hastalarda daha
ciddi ağrılar, hatta kusma görülebilir
ve hasta ilaca devam edemeyebilir.
Bu durumda ağızdan verilen başka
tür bir preperat ile oral demir ilacının
alınmasını sağlamak mümkün olabilir.
Bu tür hastalarda damardan demir
replasmanına ihtiyaç duyulabilir.
Demir içeren ilaçlar
şişmanlatmaz
Bazı hastalar ağızda metalik bir
tattan bahseder. Oral demir preperatları kimi hastalarda kabızlık veya
ishal yapabilir. Ayrıca oral demir
preparatları gaitayı siyaha boyar. Bu
durum hastayı telaşlandırmamalıdır.
Hastalar arasında demir içeren ilaçların şişmanlattığına dair yanlış bir
inanç vardır. Demir içeren ilaçların
şişmanlatıcı etkisi yoktur, kan yapımı
arttığından, hastanın iştahı da artar
ve kişi bu nedenle kilo alabilir. Eğer
hasta kilo almak istemiyorsa diyet
yapmalıdır. Özellikle kadınlarda bu
yanlış inançtan dolayı ilaç almayı reddetme veya tedaviyi eksik
bırakma sık görülmektedir. Tedaviye
başlandıktan sonra hastalığın temel
nedeni mutlaka araştırılmalıdır.
Erkeklerde ve menopoz sonrası
kadınlarda, alt ve üst gastrointestinal sistem, gastrointestinal lezyon
açısından endoskopik yöntemle
mutlaka taranmalıdır.
31
32 BULMACA
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
GEÇEN SAYININ CEVABI: TELAPATI
K
Geçen sayının talihlileri Ayşe Öztürk, Duygu Bengisu, Burcu İmal, Yeliz Erkal Şanlı ve Bekir Çanakçı 100 TL tutarında IKEA hediye çeki kazandı.
Anahtar kelimeyi 24 Şubat 2014 tarihine kadar [email protected] adresine gönderen beş kişi, yapılacak çekilişle 100’er TL tutarında IKEA hediye çeki kazanacak.
ANAHTAR KELİME:
1
2
3
4
5
6
7
8
9
Download

THY Teknik A.Ş.