166 | HaberHayat
YEŞİM GÜRSOY
Sen de bir EL VER...
ÇOK DEĞIL, BELKI DE BIRKAÇ YIL SONRA GELECEĞIN EN IYI
DARÜŞŞAFAKA GIBI INSANA YATIRIM YAPAN KURUMU HALINE
GELECEK; “SEN DE BİR EL VERİRSEN!..”
SAMSUN'DA KADIN İSTİHDAMI VE FARKINDALIK YARATMAK KONUSUNDA YILLARDIR
BAŞARILI ÇALIŞMALARA İMZA ATAN ESKİ STSO KADIN MECLİS BAŞKANI, AKADEMİ
GRUP GENEL KOORDİNATÖRÜ YEŞİM GÜRSOY, BU KEZ DE ELVİN ADI ALTINDA KURDUKLARI BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU İLE KARŞIMIZDA. GÜRSOY, TOPLUMUN HER
KESİMİNE EL UZATARAK, HALA YETERLİ ÇÖZÜME ULAŞAMAMIŞ, YAŞAMSAL KOŞULLARA SAHİP OLAMAMIŞ GRUPLARA YÖNELİK YAPTIKLARI VE YAPACAKLARI ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİLER VERDİ.
RÖPORTAJ: SEYHAN ULUSOY DEMİR
HABERHAYAT: Yeşim Hanım, bu güne kadar birçok sivil toplum
kuruluşu içinde yer aldınız, şimdi de arkadaşlarınız ile birlikte
ELVİN adı altında kurduğunuz yeni bir sivil toplum kuruluşu ile
çalışmalarınıza çok daha farklı bir boyut kazandırdınız. Bize
öncelikle neden yeni bir sivil toplum kuruluşu kurma gereği duyduğunuzu anlatır mısınız?
YEŞİM GÜRSOY: Sivil toplum kuruluşları ile ilk tanışmam
2002 yıllarında başladı. 2007 yılında TOBB Başkanı Sayın
Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun TSO ve Borsalar içinde kurduğu
Kadın Girişimciler Kurulu ile de hız kazandı. Yer aldığım sivil
toplum örgütlerinin hepsinin farklı farklı tüzükleri ve bugün
bizim dezavantajlı grup olarak nitelendirdiğimiz gruplara
yönelik ayrı ayrı çalışmaları vardı. Yer aldığım bu gruplar
içerisinde çocuklara, yaşlılara, engellilere, kadınlara hepsine
farklı birçok çalışma gerçekleştirdik. Benim bu çalışmalar
sonucunda gördüğüm en önemli unsur; yapılan çalışmaların
başlangıç ve sonuç arasında ki başarı yüzdesi ve sürdürüle-
bilirlik noktasındaki asıl hedefin başarısıydı. Bu güne kadar
yaptığımız faaliyetlerde gördük ki farkındalık yaratma noktasında başarımız gayet iyiyken, sürdürülebilirlik noktasında
yeteri kadar başarılı değiliz. Bu noktadaki başarıyı engelleyen
sebeplerin başında ise sermaye, yasal düzenlemeler, toplum
bilinci ve zihniyet değişimi gibi birçok önemli başlık yer alıyor.
ELVİN’in kurulma sebeplerinin başında bütün bu başlıkları
asıl hedef olarak almak ve sürdürebilirlik noktasında ki başarıyı
yakalamaktır.
ELVİN’nin çıkış noktası bir VAKIF olabilmekti aslında.
Tüzüğü tamamen vakıf tüzüğü olarak düzenlenmiş ve bu amaç
için yola çıkılmıştı. Bizim kültürümüzde özellikle Osmanlı
dönemine baktığımızda vakıfların toplumlar üzerindeki etkisi
ve başarısı tartışılmazdır. ELVİN vakıf olabilmek için gerekli
sermaye birikimini sağladığı anda çalışmalarına Vakıf kültürü
ile devam edecek bir yapılanmayla çalışmalarına başlamış,
HABERHAYAT: ELVİN’in yapısından ve gelecek hedeflerinden biraz bahseder misiniz?
YEŞİM GÜRSOY: ELVİN’nin kurucu üyelerine
bakacak olursanız orada yer alan isimlerin alanlarında başarıyı fazlasıyla yakalamış, topluma duyarlı ve
uluslararası başarılarda yer almış yerel yönetimlerde,
iş dünyasında, akademik kariyerde başarı sahibi
isimlerle kurulmuş bir ana çatıya sahip olduğunu
görürüz. Kurucu üyelerimizin üç tanesi STSO’da
birlikte çalıştığım kurul arkadaşlarım. Melike Ersayın
GÜVEN ve Mihriban AKYÜZ iş dünyasında yer
alan iki başarılı kadın, Canan KAZAK Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Öğretim görevlisi, Hanife PAPİLA
Bürokrat, Sevil BİLASA Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı eğitimci, Sezen KILINÇ eğitimci ve üç
erkek üyemiz ki biz kendilerini çok önemsiyoruz
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim görevlisi Hakan
LEBLEBİCİOĞLU, Necmi ÇAMAŞ Bürokrat medya
dünyasından Mustafa ÇAKIR’dır.
Dinamik bir yapıya sahip olan yönetim kurulumuz
birbirine inanarak yola çıkmıştır. Yaptığımız bütün
toplantılarda görüyoruz ki bu yapı güzel işler yapmak
üzere heyecanla çalışmaktadır. Çünkü hepimizin
hedefinde kaç kişinin hayatında yer alabileceğimiz,
kaç kişinin elinden tutabileceğimiz ve adımıza
uygun el veren insanlar olarak neler yapabileceğimiz
yatıyor. Yönetim kurulumuzdaki tüm kişiler birçok
sivil toplum kuruluşlarının içinde yer almış, büyük
destekler vermiş gönüllü ve özverili kişilerdir. ELVİN
Derneği çalışmalarıyla toplumun her kesimine özellikle dezavantajlı gruplar olarak görülen toplumun
farklı bireylerine, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi sorunları hala ülkemizde yeterli çözüme
ulaşmamış, hakları noktasında istedikleri yaşamsal
koşullara sahip olamamış gruplara yönelik çalışmalar
yapmak ve asıl hedefin asla BALIK VERMEK DEĞİL,
BALIK TUTMAK olduğunu göstermek için yola
çıkmış bir kuruluştur.
Hayatın her döneminde insanların inişleri çıkışları
bazılarına göre şanslı bazılarına göre çok şanssız
dönemleri olmuştur. Hayat maalesef bu dönemleri
nasıl yaşanacağını yaşarken öğretir. Öncesinde belki
de tasavvur edemeyeceğimiz birçok olayın muhakkak
ki bir çözümü, bir çıkışı, bir sonu vardır.
Önemli olan bu dönemleri konu her ne olursa olsun
doğru atlatabilmektir. İnsan, fıtratı gereği zorluklara
karşı diğer canlılardan daha dayanıklı
olduğu için yaratılanların en üstünü olarak
yaratılmıştır.
Bizim asıl amaçlarımızdan birisi de
gönüllülük esasıyla toplumun yanında
olmak ve bu zorlu yollarda ışık tutmak,
derneğimizin de adını verdiğimiz EL
VERMEK, BİLGİMİZİ PAYLAŞMAK, BİR
GÜNLE BİR SAATLE BELKİ hayatlarda
çok bir şey değiştiremesek de daima hayatlarına dokunacağımız insanlarla birlikte
olduğumuzu bilmelerini istememizdir.
ELVİN, geleceğin yeni Darüşşafaka gibi
okullarına sahip iş ve insan kaynağının birinci adresi olmuş toplumun her köşesinden destek ve takdir gören bir vakıf olmayı
hedeflemektedir.
167 | HaberHayat
Kadın, çocuk, yaşlı ve
engellileri (dezavantajlı
kişileri) güçlendirmek
için yaşadıkları her türlü
sosyal, kültürel, ekonomik sorunları çözmeye
yönelik çalışmalar yapmak, politikalar üretmek
ihtiyaç duydukları her
alanda gerekli desteği ve
yardımı sunmak, eğitimkültür-sağlık alanlarında
faaliyette bulunmak için
kurulmuş bir sivil toplum
kuruluşudur.
168 | HaberHayat
HABERHAYAT: Yeşim Hanım, sizinle
konuşurken özellikle kız çocuklarına karşı
aşırı duyarlı oluşunuz beni çok etkiliyor. Bu
konu ile ilgili neler söylemek istersiniz?
YEŞİM GÜRSOY: Aslında kız erkek ayırt
etmiyorum, çocuklara karşı aşırı bir duyarlılığım var. Çünkü çocuklar geleceğin
bireyleri ve bugünün büyüklerinin yanlışlarını çeken en mağdur grup bence.
Küçücük yüreklerinde çok büyük savaşlar
veriyorlar. O yüzden toplum, anneler babalar ne kadar donanımlı ve huzurlu olursa
çocuklarda o kadar mutlu büyüyecekler. Kız
çocukları ise yaradılış gereği daima erkek
çocuğuna göre daha çok mağdur
oluyor. Sokakta yaşayan kız çocuğuyla
erkek çocuğunu bekleyen tehlikeler aynı
olsa da fiziksel dayanıklılık ve mağduriyette kız çocuğu hep kaybeden oluyor. Bu
kültürel yapımızda da böyle hak ve hukuk
noktasında fırsat eşitliğinde gelinen nokta
hep aynı… Bu gün benim en çok canımı
acıtan noktalardan biri olan Çocuk Gelin
adı altında işi basit boyutlara indirgeyerek
asıl sorunları küçülttüğümüz ve aslında bir
sapkınlık olan bu gerçeği hala yaşıyor olmamız ve hala çözüm bulamamış olmamız.
Yüzyıllardır dünyanın her yerinde sadece
bize mahsus bir durumda değil bu konular. Hala dünya istihdamda, şiddette fırsat
eşitliğinde yerel yönetimlerde kadın sayısını
artırmak için çabalar sarf ediyor.
Bilinçli bir toplumun içinden çıkan kız
çocukları geleceğin güçlü ve bir o kadar
başarılı kadınları olacaklar. Kadınların yerel
yönetimde, siyasette, iş dünyasında karar
mekanizmalarında yer alabileceği noktalarda sayılarının arttığı günlerde inanın dünya
daha başka olacak.
Benim inancıma göre Yaradanım iki ayrı
fıtratta insan yaratırken birbirlerini tamamlasınlar birbirlerinin sınavı olsunlar diye
yarattı. Bunu gerek birçok ayette belirttiği
gibi sevgili Peygamberimizin yaşayışıyla da
bize örnek kıldı. Peygamberimizin hayatına baktığımızda kız çocuklarının diri diri
gömüldüğü zamanda onları omuzlarında
taşımış, eşlerini daima saygı ve güne uygun
öne taşımış akıl ve bilgi birikimlerine
fikirlerine önem vermiştir. Maalesef yıllar
ve insanlar her şeyi kendilerine uygun hale
getirerek daha doğrusu saptırarak bu günkü
tüm sıkıntıların sebebi olmuşlardır.
HABERHAYAT: Sivil toplum örgütleri dünyada ve ülkemizde sizce ne ölçüde etkilidir?
YEŞİM GÜRSOY: Çok önemli bir soru bu
aslında. Neden diye soracak olursanız,
Dünyadaki sivil toplum örgütleri özellikle gelişmiş ülkelerde ki Örgütler kanun
yapıcı özelliklerde rol oynaya biliyorlar.
Sivil toplum örgütü bilinci ülkemizde
1980 li yıllarda yeşermeye başlamış 1990 lı
yıllardan sonrada daha bilinçli ve aktif hale
gelmiştir. Sivil toplum örgütleri modern
toplumların tamamlayıcı sorunlara çözüm
üreten ekonomik ve sosyal hayata yön verici
en önemli yapı taşıdır.
Gelişmiş ülkelerde çözümlenmesi istenen
toplumsal sorunlar sivil toplum örgütleri
tarafından gündeme taşınır kamuoyu
oluşturulup hükümetlerin bu yönde çözüm
politikaları üretmeleri sağlanır. Bizim
ülkemizde inşallah bu seviyeler bu bilince
gelecek. Biz inancımızı kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz.
HABERHAYAT: Son bir sorum olacak neden
ELVİN ismi?
YEŞİM GÜRSOY: İsim aslında Vakıf kurma
düşüncesiyle birlikte belirginleşti bende.
ELVİN Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de
cennet çiçeğini ve gökkuşağının her bir
tayfına verilen ismi temsil ediyor. Birde
bunu Türkçe anlamlandıralım dediğimizde
ELVİN (EL Veren İnsan) olarak da anlamlandırabiliyoruz. Ben çok kalabalık bir
ailede el verme kültürü ile büyüdüm. Bize
bu öğretildi. Bizde olanı olmayanla paylaşmak yardım etmek, merhamet etmek ve insan olmak yaşamın asıl amacıydı. Bu değerlerin paradan ve mevkiden önce geldiği
bu değerlere sahip değilsen sahip olduğun
paranın ve mevkiinin seni asla insan yapamayacağını öğretildi. Bende çocuklarımı
böyle büyütüyorum. Çünkü, insan olmayı
bilmeyenin hiçbir şeyi öğrenip bilemediğini
birçok kez yaşayarak öğreniyorum. Daha
neler göreceğiz yaşayacağız bilmiyorum.
Bildiğim ve öğrendiğim gibi yaşayıp öğretip
bu dünyadan götürülebilecek en güzel şeyle
dokunduğum hayatlara kattığım değerlerle
gideceğim, buna inanıyor ve bu inançla
çalışıp yaşıyorum.
Download

Sen de bir EL VER