Public Disclosure Authorized
Public Disclosure Authorized
Public Disclosure Authorized
Public Disclosure Authorized
82306 v1
Rapor No: 82306-TR
TÜRKİYE:
İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ
ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Ağustos 2013
Beşeri Kalkınma Sektörü
Avrupa ve Orta Asya Bölgesi
DÜNYA BANKASI
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Rapor No: 82306 - TR
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ
ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Ağustos 2013
İnsani Kalkınma Sektörü
Avrupa ve Orta Asya Bölgesi
DÜNYA BANKASI
1
2
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
KUR EŞDEĞERLERİ (Ağustos 2013 itibariyle Geçerli Döviz Kuru)
PARA BİRİMİ = TL (Türk Lirası)
1 ABD DOLARI = 1.92 TL
KISALTMALAR
ASE
ALMP
BM
ÇYN
DB
GSYİH
IRR
ITT
İBE
İŞKUR
LATE
MYK
OECD
PISA
SIEF
TL
TÜİK
YBS
Akıl Sağlığı Endeksi (MHI)
Aktif İşgücü Piyasası Programı
Birleşmiş Milletler
çalışma yaşındaki nüfus (WAP)
Dünya Bankası
gayrısafi yurtiçi hasıla
iç verim
tedavi amaçlılık etkisi (intent-to-treat)
işbaşında eğitim (OTJ)
Türkiye İş Kurumu
yerel ortalama işlem etkisi (Local average treatment effect)
Mesleki Yeterlilik Kurumu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı
İspanya Etki Değerlendirme Fonu
Türk Lirası
Türkiye İstatistik Kurumu
yönetim bilgi sistemi
Başkan Yardımcısı:
Ülke Direktörü:
Sektör Direktörü:
Sektör Yöneticisi:
Ekip Lideri:
Philippe H. Le Houerou, ECAVP
Martin Raiser, ECCU6
Ana Revenga, ECSHD
Roberta Gatti, ECSHD
Cristobal Ridao-Cano, ECSHD
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
İÇİNDEKİLER
Teşekkür
Genel Bakış
v
vii
Bölüm 1: Bağlam: İş, Becerilerin Yükseltilmesi ve İŞKUR
1
Bölüm 2: İŞKUR Eğitim Programlarının Değerlendirmesi: Tasarım, Veri ve Yöntemler
5
Tasarım
5
Veri
8
Yöntemler
9
Bölüm 3: İŞKUR Eğitim Programlarının Değerlendirmesi: Sonuçlar
13
Kursların başlaması öncesinde örneklem grubundaki İŞKUR kursiyerlerinin
profili
13
Çalışma kapsamındaki İŞKUR mesleki eğitimlerinin etkileri
Çalışma kapsamındaki İŞKUR mesleki eğitimlerin istihdam üzerindeki etkisi neden kısıtlıdır ve hangi eğitim türleri daha iyi sonuç verir?
26
Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitimlerinin maliyet-kazanç analizi
20
31
Bölüm 4: İŞKUR Eğitim ve Hizmetlerinin Etkisini Güçlendirmek
33
Referanslar
37
Ek 1: Tahmin Metodolojisi
39
Ek 2: Kilit Çıktı Değişkenlerinin Tanımları
40
Ek 3: Tahmin Sonuçları
42
KUTULAR
Kutu 1: İŞKUR Mesleki Eğitim Programları
4
3
4
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ŞEKİLLER
Şekil 1: Yeni işe başlayanlar daha eğitimli ancak düşük becerili çalışanlar çoğunlukta
2
Şekil 2: İllerin coğrafi dağılımı
6
Şekil 3: İŞKUR kursiyerlerinin yüksek örgün eğitim düzeyi
14
Şekil 4: İŞKUR kursiyerlerinin sınırlı iş arama faaliyeti
17
Şekil 5: İŞKUR hizmetleri iş arayanların çoğu tarafından kullanılıyor
19
Şekil 6: Kursiyerler İŞKUR eğitimine samimi bir değer atfetmektedir
21
TABLOLAR
Tablo 1: Kentsel alanda işsiz ve çalışmayan kitleye kıyasla İŞKUR kursiyerlerinin profili
16
Tablo 2: İŞKUR eğitiminin işgücü piyasası üzerinde beklenen etkisi
20
Tablo 3: İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki etkisi gözardı edilebilecek kadar azdır,
iş kalitesi üzerindeki etkisi ise sınırlıdır
22
Tablo 4: İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki etkisinde cinsiyet ve yaş bazında anlamlı bir farklılaşma olmamaktadır
24
Tablo 5: Beklentiler ve gerçekler arasında büyük bir dengesizlik vardır
25
Tablo 6: Birey ve hanehalkı esenliğine ilişkin diğer ölçümler üzerinde eğitimin mütevazı etkisi
26
Tablo 7: Daha yüksek etkiyle ilişkilendirilmiş kurs özellikleri
28
Tablo 8: Özel hizmet sunucular ile rekabetin bileşimi gerçekten en çok işe yarayan çözüm müdür?
29
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TEŞEKKÜR
Bu çalışma, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)’nun Dünya Bankası’ndan (DB) talebi
doğrultusunda gerçekleştirilmiştir ve mesleki eğitim programlarının işsizler
için etkilerini değerlendirmek ve bu programları güçlendirmenin yollarını tespit
etmek amacını taşımaktadır. Çalışmanın gerçekleşmesi, tasarım ve uygulama
aşamalarından itibaren İŞKUR tarafından verilen teknik destek sayesinde
olmuştur. DB ekibi Cristobal Ridao-Cano, Rita Almeida, Sarojini Hirshleifer, David
McKenzie ve A. Levent Yener’den oluşmıştur. Ekip Ayça Dönmez, Elçin Koç ve Elif
Yükseker’den çok değerli destekler almıştır. İŞKUR ekibi Mehmet Aslan, Feridun
Giresun, Abdülkadir Yanıcı, Serkan Yücel, Feridun Kaya, Emre Özen ve Derya Duyar
Coşkun’dan oluşmuştur. Ayrıca Martin Raiser (DB, Türkiye Ülke Direktörü), Ulrich
Zachau (DB, eski Türkiye Ülke Direktörü), Roberta Gatti (Sektör Yöneticisi, İnsani
Kalkınma Ekonomisi, Avrupa ve Orta Asya, DB), Jesko Hentschel (eski Sektör
Yöneticisi, İnsani Kalkınma Ekonomisi, Avrupa ve Orta Asya, DB), Ana Revenga
(Direktör, İnsani Kalkınma, Avrupa ve Orta Asya, DB), Nusret Yazıcı (İŞKUR Genel
Müdürü), Asım Keskin (İŞKUR Genel Müdür Yardımcısı), Mustafa Kemal Biçerli
(İŞKUR eski Genel Müdürü), Namık Ata (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı eski
Müşteşar Yardımcısı ve İŞKUR eski Genel Müdürü) ve Birol Aydemir (Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı eski Müşteşar Yardımcısı) çalışmayı yönlendirmişlerdir.
Rapora son halinin verilmesinde Christian Bodewig (DB), David Robalino (DB)
ve Stefanie Brodmann’ın (DB) sağladığı yorumların yanı sıra, çalışmanın tasarımı
ve ilk sonuçlarına ilişkin Washington, DC, Ankara ve İstanbul’da yapılan çeşitli
sunumlar sırasında alınan geri bildirimlerden de geniş şekilde yararlanılmıştır. Bu
çalışma İspanya Etki Değerlendirme Fonu (SEIF), Cinsiyet Eylem Planı, DB ve İŞKUR
tarafından finanse edilmiştir.
v5
6
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
GENEL BAKIŞ
Türkiye’nin 2000’ler boyunca gösterdiği
ekonomik performans, küresel bir başarı hikayesidir ve yüksek-gelir statüsü
artık erişilebilecek bir uzaklıktadır, ancak
bu durum daha çok ve iyi iş olanaklarının yaratılmasını gerektirecektir. Türkiye
ekonomisi 2002 ile 2011 arasında yıllık
ortalama yüzde 5.5 oranında büyüme
göstermiştir. Bugün Türkiye dünyanın
16. büyük ekonomisidir ve kişi başına
gelir 10,000 ABD dolarının üzerindedir.
Büyüme hızlı ve kapsayıcı olmuş ve
2000’ler boyunca toplumun en yoksul
yüzde 40’lık kesiminin refahı ortalamanın üzerinde artmıştır. Kapsayıcı büyüme kısmen daha çok ve daha iyi iş olanaklarının yaratılmasına yol açan hızlı
kentleşmenin bir sonucudur. Ancak bu
yeni olanaklar, yakın zamana kadar, şehirlerde iş arayan düşük becerili ve (çoğunlukla) genç işgücündeki artan arza
paralel oranlarda ilerlememiş, bu da
son 20 yıldır yerinde sayan - hatta azalan - istihdam oranlarına yol açmıştır.
Bugün Türkiye’de çalışma yaşındaki (15
ile 64 yaş arası) nüfusun yarısından azı
bir işe sahiptir ve bunların yüzde 42’si
kayıtsız çalışmaktadır. 2008 ve 2009 yıllarında yaşanan ekonomik krizden sonra kaydedilen çarpıcı istihdam artışı,
eğilimdeki değişimin habercisi olabilir
– ki Dünya Bankası hızlı istihdam artışının nedenlerine ilişkin daha ayrıntılı
bir analiz üzerinde halen çalışmaktadır
- ancak beceri eksikliği, yüzde 10 civarındaki işsizlik oranı ve düşük istihdam
oranlarının bir arada gerçekleşmesi, işgücü piyasasının işleyişini geliştirecek
politikaları öncelikli hale getirmeye devam etmektedir.
Daha fazla ve daha iyi iş olanakları yaratmak için mevcut işgücünün beceri
düzeyinin artırılması hayati önem taşımaktadır. Genç kesim daha iyi eğitimli ve becerili yetişiyor olsa da çalışma
yaşındaki nüfusun (ÇYN) yarısı hala
temel eğitim düzeyinin altında eğitime
sahiptir. Bunlar işsiz olan ya da kayıtsız
çalışan toplam nüfusun büyük bölümünü teşkil etmekteyken, tarım dışı kayıtlı
sektörlerde beceriye duyulan talep artmaya devam etmektedir. Her ne kadar
iş dünyası, beceriler açısından bir yanlış
eşleştirmenin göstergesi olarak, “uygun” becerilere sahip çalışan bulmakta zorlandığını raporlasa da (McKinsey
2012), lise ve üniversite mezunları bile
prensipte “becerili” kabul edildikleri
iş olanakları bulmakta zorlanmaktadır.
Becerilerin iş hayatına hazırlık safhasında (okulda) edinilmesi esas olsa da,
Türkiye’deki mevcut işgücünün becerilerinin de geliştirilmesi gerekmektedir.
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), sağladığı
mesleki eğitim programları ve diğer istihdam hizmetleri yoluyla iş arayanların
becerilerini artırmada ve bunların üretken istihdama erişimlerini kolaylaştırmada liderlik rolü üstlenmiştir. 2008’den bu
yana çok fazla mesafe kateden İŞKUR,
7
vii
viii8
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
hizmet kapsamını da önemli oranda genişletmiştir (2008’de 30,000 kursiyerden
2012’de 464,000 kursiyer sayısına ulaşılmış ve bu rakam kurumda kayıtlı işsizlerin yüzde 19.6’sına denk gelmiştir).
İŞKUR mesleki eğitim programlarının
kapsamının artırılması mesleki eğitim
programlarının kalite ve etkinliğini artırıcı başka reformlarla da pekiştirilmiştir; bu kapsamda eğitim sağlayıcıların
seçimine kalite kriterleri getirilmiş ve iş
ve meslek danışmanlığı hizmeti başlatılmıştır.
İŞKUR’un mesleki eğitim konusunda
artan önemi mesleki eğitim programlarının etkisini değerlendirmeyi ve bu
programların istihdam üzerindeki etkisinin nasıl geliştirilebileceğine ilişkin
yolların tanımlanmasını amaçlayan bu
çalışmaya vesile olmuştur. Rapor Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR
ve Dünya Bankası arasında devam eden
ve iş arayanlar (özellikle de kadınlar ve
gençler) için istihdam olanaklarını geliştirmeye yardımcı olacak politika seçeneklerini araştırmayı hedefleyen işbirliğinin bir ürünüdür. Çalışma İŞKUR’un
teknik yardımları sayesinde gerçekleştirilebilmiştir.
Çalışma İŞKUR’un temel mesleki eğitim
kurslarının son reformlar öncesindeki
durumunu değerlendirmektedir ve son
gelişmeleri yansıtmamaktadır. Çalışmada, Aralık 2010 ile Haziran 2011 arasında, İŞKUR mesleki eğitim kursiyerlerin
yaklaşık üçte ikisinin kayıtlı olduğu genel mesleki eğitim programlarını temsil
eden bir örneklem grubu değerlendirmeye alınmıştır (diğer üçte birlik kesim
işverenlerin talebiyle açılan kurslara katılanlardır).
Ancak 2012 yılında açılan kursların yaklaşık %80’i istihdam garantili olup, 2013
yılında aktif işgücü hizmetleri mevzuatında istihdam odaklı değişiklikler yapılmıştır. Bu doğrultuda 2013 yılında açılan
kursların da 2012 yılına benzer oranda
gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Değerlendirme için deneysel bir tasarıma başvurulmuş olup, eğitim almaya
ehil olan kişiler arasından rastgele olarak iki grup oluşturulmuştur. Uygulama
grubu eğitim alırken, aynı özelliklere
sahip kontrol grubu üyeleri eğitim almamıştır. Orijinal veriler Eylül 2010 ile
Ocak 2011 arasında (çalışma kapsamına
alınan eğitimlerin başlamasından önce)
ve kursların tamamlanmasından yaklaşık bir yıl sonra eşit sayıda olmak üzere
uygulama ve kontrol gruplarına ayrılan
5.902 İŞKUR kursiyerinden toplanmıştır.
Deneysel tasarım uygulama ve kontrol
gruplarının istihdam sonuçlarını eğitim
almış olma ya da olmama durumuna
göre karşılaştırmaya imkan tanımaktadır. Bu çalışma, gelişmekte olan bir ülkede işsizler için düzenlenen geniş çaplı
mesleki eğitim programlarının rastgele
bazda değerlendirildiği ilk çalışmadır.
Çalışmada şunlar incelenmiştir: (i) Çalışma kapsamındaki İŞKUR kursiyerlerinin
profili ve kurslara başlamadan önceki iş
arama davranışlarıyla birlikte, kursların
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
öncesinde bunların İŞKUR hizmetlerini
nasıl değerlendirdikleri; (ii) eğitimin istihdam üzerindeki ortalama etkisi; (iii)
eğitime katılan farklı gruplara ilişkin,
özellikle cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi
gibi kriterler bazında, ayrışık etkiler; (iv)
eğitimlerin, istihdam üzerinde yüksek
etkiye sahip olan eğitim türlerinin tanımlanması da dahil, istihdam sonuçlarına
dönüşme süreci; ve (v) İŞKUR eğitimlerinin (genel bazda ve farklı eğitim türlerine ayrılmış olarak) maliyet ve getirileri.
Son olarak, bu değerlendirmeden elde
edilen bulgular, diğer ülkelerden alınan
bulgularla desteklenip, İŞKUR eğitim ve
hizmetlerinin etkilerini daha da güçlendirmek amacıyla bir dizi politika seçeneği geliştirmek için kullanılmıştır.
Örneklem grubundaki İŞKUR kursiyerlerinin kurslar başlamadan önceki profili
İŞKUR kursiyerleri önemli oranda gençlerden oluşmaktadır, daha az iş deneyimine sahiptir ve kentsel bölgelerdeki
iş arayan kesimin ortalamasına kıyasla
daha eğitimlidir. İŞKUR kursiyerlerinin
içinde kadınların oranı (yüzde 63), kentsel bölgelerde iş arayanların içindeki
kadın oranına kıyasla (yüzde 30) oldukça yüksektir1. Örneklem grubu önemli
oranda gençlerden oluşmaktadır (yüzde 45’i 15-25 yaş aralığındadır; bu yaş
aralığının toplam iş arayanlar içindeki
oranı yüzde 31’dir), ve daha az iş deneyimine sahiptir. En çarpıcı farklılık ise,
İŞKUR kursiyerlerinin eğitim düzeyinin,
toplam iş arayanlara kıyasla oldukça
yüksek olmasıdır; örneklem grubundaki
İŞKUR kursiyerlerinin yüzde 74’ü en az
orta öğretim kurumu mezunu iken, bu
rakam genel iş arayan nüfus içinde yüzde 42’de kalmaktadır. Bu önemli fark,
kentsel örneklem 20-29 yaş grubuyla
kısıtlandığında bile varlığını sürdürmektedir.
İŞKUR kursiyerlerinin önemli oranda
yüksek olan eğitimlilik düzeyi, esasen
İŞKUR eğitimlerinin tasarım ve uygulama şeklinden kaynaklanmaktadır. İŞKUR
kursiyerleri ile genel iş arayanların eğitim düzeyleri arasındaki farklılık, bir dizi
etkenle açıklanabilir: (i) İŞKUR kursiyerleri en az ilk öğretim mezunu olmalı ve
kurs türüne bağlı olarak diğer bazı beceri ön şartlarını sağlamalıdır; (ii) kursların
çoğu orta düzeyde eğitime sahip kişiler
için tasarlanmıştır; (iii) kurslar için aşırı talep olduğunda, eğitim sağlayıcılar
genelde daha üst düzeyde eğitime sahip olanların başvurularını tercih etme
eğilimindedirler2; (iv) görece daha iyi
eğitim almış olan iş arayanların, İŞKUR
eğitimlerine başvurma olasılıkları daha
yüksektir.3
1- Kentsel bölgelerde iş arayanlar ile ilgili veriler İG anketinden alınmıştır.
2- Bu arada, daha yüksek örgün eğitimli bireylerin meslek eğitim kurslarını tamamlama olasılığının daha yüksek
olacağı algısı bulunmaktadır. Bu durum hizmet sağlayıcılara ödemeleri belirleyen etkendir. 2008’e kadar, hizmet
sağlayıcılara yapılan ödemeler işe yerleştirme hedeflerine bağlanmıştır. Eğitim seviyesi daha yüksek bireylerin
kurs etkisi ne olursa olsun işgücü piyasasında daha iyi sonuçlar alacağı algısı yaygındır.
3- Bu durum belki de kursların daha iyi örgün eğitime sahip iş arayanlarca daha cazip görünmesine, onların
kurslar hakkında daha çok bilgi sahibi olmasına veya kurslardan daha yüksek geri dönüş almayı beklemelerine
dayanmaktadır (yine de, ileride gösterileceği üzere, bu son hususta fazla kanıt elde edilememiştir)
9
ix
10
x
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
İŞKUR kursiyerlerinin iş arama faaliyetleri azdır, ancak arayanların büyük bölümü İŞKUR istihdam hizmetlerini önemseyip iş ararken kullanma eğilimindedir.
Yüz yüze yapılan referans grup araştırmasından önceki 4 hafta veya daha fazla süre içinde (kursların başlamasından
önce), halen çalışan ya da okula giden
İŞKUR kursiyerlerinin sadece yaklaşık
yarısının aktif şekilde iş aradığı tespit
edilmiştir. İş aramak amacıyla İŞKUR’a
kayıt olan her kişinin İŞKUR hizmetlerinden yararlanmak için iş arıyor olması
bir yükümlülük olsa da, İŞKUR kursiyerlerinin kentli iş arayanlara kıyasla daha
az oranda iş arama faaliyetine katıldığı
görülmüştür. İş arayan kursiyerler ise,
zamanlarının çoğunu daha yüksek ücretli ve tam zamanlı işler bulmak için
kullanmaktadır. İş arayan kursiyerlerin
yaklaşık yüzde 74’ü İŞKUR hizmetlerinden faydalanmaktadır. İŞKUR hizmetleri, doğrudan işverene yapılan başvuru
yönteminden sonra iş bulmak için kullanılabilecek en iyi ikinci kanal olarak görülmektedir ve aile ile arkadaşların yardımıyla iş aramadan önce gelmektedir.
İŞKUR kursiyerleri herhangi bir işe girmeden önce İŞKUR eğitimlerine büyük
önem vermekte olup, bunu bir kalite
göstergesi olarak tanımlamakta ve işverenlerce tercih edilir olarak gördükleri
için diğer eğitim programlarından daha
önemli bulmaktadır. Kurslar başlamadan önce İŞKUR kursiyerlerinin yüzde
80’i, İŞKUR eğitiminin işgücü piyasasında daha başarılı olmalarına yardımcı
olacağına inanmaktadır. Bir yıl ertesinde
eğitimden beklenen etki oldukça yüksektir: kursiyerler İŞKUR eğitiminin hiç
eğitim almamış olmaya kıyasla iş bulma ihtimalini yüzde 32 oranında, diğer
eğitimlere kıyasla ise yüzde 14 oranında
arttıracağına inanmaktadır. Neredeyse
kursiyerlerin tamamı İŞKUR eğitiminin
işe hazırlık becerilerini ve meslekle ilgili
bilgilerini geliştirdiğine, İŞKUR eğitimlerinin, özellikle bir kamu kuruluşu tarafından verildiğinde kaliteli olduğuna
inanmaktadır. Ayrıca İŞKUR kursiyerlerinin neredeyse tamamı, işverenlerin
İŞKUR sertifikalarını değerli bulduğunu
düşündüğü için de İŞKUR eğitimlerine
değer atfetmektedir. İŞKUR eğitimlerine
atfedilen samimi değere rağmen, kursiyerlerin üçte biri için günlük cep harçlığı
ödemeleri eğitimlere katılma nedenleri
içinde önemli bir yer tutmaktadır ve
kursiyerlerin üçte ikisi de bu eğitimlerin
ücretli olması halinde katılmayacaklarını
belirtmektedir.
İŞKUR mesleki eğitiminin etkisi
Bu çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitimlerinin istihdam üzerindeki genel etkisi göz ardı edilebilecek kadar düşüktür; ancak eğitimlerin istihdam kalitesi
üzerinde küçük ancak önemli bir etkisi
vardır ve bu etki yaş, cinsiyet ve eğitim
düzeyi gibi özelliklere bağlı olarak sadece küçük sapmalar göstermektedir. İŞKUR eğitiminin iş olasılığı, haftalık çalışma saatleri veya elde edilen aylık gelir
üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı
görülmüştür. Ancak İŞKUR eğitiminin
istihdam kalitesi üzerinde küçük ama
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
önemli bir etki yarattığı gözlenmiştir. İŞKUR eğitimi, kayıtlı sektördeki çalışma
olasılığını yüzde 3 oranında arttırmıştır
-ki bu artış kayıtlı sektördeki istihdamda
yüzde 10 artışa denk gelmektedir. Eğitim ayrıca kayıtlı istihdamdan elde edilen geliri artırmakta (yüzde 13’e kadar),
meslek kalitesini yükseltmektedir.4 Eğitimin istihdam üzerindeki etkisi 25 yaş
üzerindeki erkeklerde daha fazla görülmekte, ancak yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre gözlenen farklılıklar düşük
olmaktadır. İŞKUR eğitiminin istihdam
üzerindeki küçük etkileri, dünyadaki diğer benzeri programlardan elde edilen
bulgularla paralellik göstermektedir.
Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitimlerinin gerçek etkileri, eğitim öncesindeki beklentilere bağlı olarak önemli
oranda değişiklik göstermektedir ki bu
durum, kısmen de olsa, İŞKUR eğitimleri hakkında kısıtlı bilgilendirmenin bulunduğunu işaret etmektedir. Ortalama
olarak bakıldığında bireylerin, eğitimin
bulunmadığı durumdaki istihdam düzeyleri hakkında beklentiler makul şekilde birbirine yakındır. Ancak bireyler,
eğitimin getirileri konusunda oldukça
yüksek beklentiye sahiptir. Bu durum,
bugün yapılan girişimlerin gelecekteki getirilerini büyümseme, gelecekteki
maliyetlerini ise küçümseme yönündeki doğal eğilimle, veya beklentinin
oluştuğu dönemden sonraki bağlam ve
ortamdaki değişikliklerle açıklanabilir.
Ancak, bu aynı zamanda, ortalama kur-
siyerin İŞKUR tarafından sunulan eğitim
hakkında fazla bilgisi olmadığı ve buradan yola çıkarak, eğitimin kafi derecede
doğru hedeflenmediği şeklinde de anlaşılabilir. İlginçtir ki İŞKUR hizmetlerine
yüksek değer atfedilmesi eğilimi, eğitim
tamamlandıktan sonra da, ortalama kursiyerin hayatında istihdam veya kazanç
anlamında çok küçük fark yaratmış olsa
bile, sürmektedir. İŞKUR hizmetlerinin
gerçek istihdamda yansımasını bulmayan, yerleşik bir değere sahip olması
muhtemeldir.
Eğitimler istihdam üzerinde neden
sınırlı etkiye sahiptir ve hangi tür
eğitimler daha iyi sonuç verir?
Çalışma kapsamındaki eğitimlerin etkisi
azdır ve işgücü piyasası özelinde açıklanabilir değildir. Her ne kadar değerlendirme yapılan 23 ilde eğitim sırasında işsizlik oranları geniş bir yelpazede
farklılıklar gösteriyor olsa da, istihdam
oranının yüksek olduğu illerden katılan
kursiyerler, istihdamın düşük olduğu
illerdeki kursiyerlere kıyasla iş bulma
konusunda daha iyi veya kötü performans göstermemiştir. Bu sonuç, eğitimin istihdam üzerindeki düşük etkisinin
izleme verilerinin toplandığı zamandaki
(2012’nin başları) canlı işgücü piyasası
tarafından yönlendirilmediğini işaret etmektedir.
İŞKUR kursiyerleri arasında aktif iş arama faaliyetleri düzeyinin düşük olması,
4- Bu cetvel, 16 (örn. gündelikçi ev hizmetlileri) ile 90 (örn. hakimler) puanları arasında sürekli bir ölçümü
kapsamakta, çalışmayan bireyler içinse 0 (sıfır) kodu kullanılmaktadır (ayrıntı için bkz. Ek 2)
11
xi
12
xii
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
eğitimin istihdam sonuçları üzerinde küçük etki yapmasının nedenlerinden biri
olabilir. Kursiyerler arasında ücret ve
istihdam beklentileri, gerçekte istihdam
edilmiş olanların sahip olduğu ortalamalardan dikkate değer derecede yüksektir. Kursiyerler, istihdam şansları artmış
olsa bile, aktif olarak iş aramayı ya da
eğitim sonrası söz verilen iş olanaklarını
kabul etmeyi tercih etmeyebilir. Eğitimde hedeflemenin iyileştirilmesi ve aktif
iş arama faaliyetlerinin özendirilmesi
için teşviklerin geliştirilmesi, İŞKUR’un
son reformlarının parçalarından biridir
ve eldeki veriler de bu bileşenlerin önemini kanıtlar niteliktedir.
Özellikle rekabete daha açık olan alanlarda verilenler5 olmak üzere özel sektördeki hizmet sunuculara ihale edilen
İŞKUR kursları, istihdam üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Sonuçlar, özel ya da
rekabete daha açık hizmet sunucular tarafından sunulan kursların daha yüksek
geri dönüşü olduğunu göstermektedir.
Ne var ki en büyük farkı, özel sektörden
alınan hizmet ve yoğun rekabet (iki ya
da daha fazla rakipli) birleşimi yaratmaktadır: Çalışmaya dahil edilen kursların
yüzde 17’si bu kritere uymaktadır ve bu
kurslarla eğitime katılanların haftada 20
saat ve üzeri çalışma olasılığı yüzde 9
oranında artmaktadır. Diğer tür kurslara
ilişkin bu etki farklılıklarının bazıları, özel
hizmet sunucular tarafından sunulan
kursların özgünlüğünden ve bunlara ilgi
gösterip katılan kursiyerlerden kaynaklanmaktayken, kurs ve katılımcı özelliklerinden arındırıldıktan sonra bile bu
etki farklılığı varlığını sürdürmektedir.
Buradan yola çıkarak, kursların işgücü
piyasasının ihtiyaçlarını karşılayacak ve
böylece istihdamda yanlış eşleştirmenin üstesinden gelip etkinliğini artırmasını sağlayacak bir yol olarak özel sektör
tedariğinden bahsedilebilir.
Genelde çalışma kapsamındaki İŞKUR
eğitimlerinin net geri dönüşü kayda
değer büyüklükte olmasa da, daha çok
rekabetle karşı karşıya kalan özel sektör hizmet sağlayacılarının sunduğu
İŞKUR kurslarının net geri dönüşü büyük olmaktadır. Bir kursun sunumunun
İŞKUR’a maliyeti kişi başına ortalama
2429 TL iken, bu rakam özel sektör tarafından ve rekabetçi ihale sonucunda
sağlanan hizmetler için kişi başına 2671
TL’dir.6 İŞKUR eğitimi sonucu aylık gelir bazında elde edilen ortalama kazanç
sıfıra yakındır, dolayısıyla 30 yıl boyunca yıllık iç getiri (IRR – iç verim) oranı
da sıfıra yakındır. Buna karşın, önemli
oranda rekabet karşısında çalışan özel
sektör hizmet sunucularının sunduğu
kurslara katılan İŞKUR kursiyerlerine
aylık gelir bazında kazanım 128 TL olarak hesaplanmıştır. Bu tahmini kazanım
baz alındığında, sunumun maliyetinin
gelirdeki kazanımla tam karşılanması 21
ayda gerçekleşebilmekte, 30 yıl üstü IRR
oranıysa yüzde 58 olabilmektedir (kaza-
5- Rekabet değişkeni, sağlayıcılara kaç rakipleri olduğu sorusuna dayanır: (i) sıfır, (ii) bir, (iii) iki-beş, (iv) altı-dokuz,
(v) 10 ve daha çok.
6- Çalışmanın yapıldığı tarih itibariyle maliyetleri göstermektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
nımın yılda yüzde 10 eskime payı dahil
edildiğinde bu oran yüzde 48 olur).
İŞKUR eğitim ve hizmetlerinin etkisini güçlendirmek
Bu değerlendirme çalışmasının tamamlanması sonrasında İŞKUR reformlarına
devam etmiş ve bu çalışma kapsamında
ele alınan bazı konularda da düzenlemeler yapmıştır. Gerçekten de, eğitim sağlayıcılarının belirli kalite ve performans
kriterlerine göre seçimini (sadece maliyet kriteri değil) ve iş ve meslek danışmanlarının görevlendirilmesini öngören
son iki yeni reform, bu değerlendirmede tanımlanan en az iki soruna çözüm
bulmada yardımcı olacaktır: Bunlar (i)
eğitimin kalitesi ve istihdama etkisi; ve
(ii) kursiyerlerin, aldıkları eğitim hakkında bilgiye sahip olmalarıdır. 2012 yılında
İŞKUR iş arayanların meslek tercihlerine
ve eğitim programlarına yönlendirilmelerine yardımcı olmak amacıyla iş ve
meslek danışmanları istihdam etmeye
başlamıştır. Mart 2013’de onaylanan
yeni İŞKUR yönetmeliği, hizmet sunucuların seçiminde kalite kriterine daha fazla
ağırlık vermekte ve istihdam edilebilirliği
artırma amacıyla eğitim programlarına
modüller eklenmesini öngörmektedir.
Yeni düzenleme genel mesleki eğitim
veren hizmet sunucular için işe yerleştirme yükümlülüğünü yükseltmekte ve
işverenlerin gençleri ve kadınları eğitim
aldıkları iş alanlarında istihdam etmeleri
için teşvikler de getirmektedir.
Bu bölümde, söz konusu iyi girişimleri
ve başarılı uygulamaları temel alarak,
değerlendirmelerden çıkan sonuçlar ve
uluslararası deneyimlerden elde edilen deneyimler ışığında İŞKUR eğitim
ve hizmetlerini daha da güçlendirme
amaçlı bazı seçenekler önerilmektedir.
Reformlar sadece aşamalı olarak gerçekleşebilir, yani önce bir dizi yeni inisiyatif hayata geçirilir ve yeni bir dizi
reforma geçmeden bunların sonuçları
değerlendirilir. İŞKUR’un izlediği yol da
budur ve bu ortak değerlendirme çalışması bunun iyi bir gösterimidir.
Beceri eğitiminin ilgililik düzeyini artırmak. Çalışma kapsamındaki İŞKUR
eğitimlerinin istihdam üzerindeki düşük genel etkisi, kısmen, gelişmesine
yardımcı oldukları beceriler bazında bu
kursların düşük kalan katma değer yaratımının bir sonucu olabilir. İŞKUR eğitim
programlarına eklenecek yeni modeller
üzerinde çalışırken, Türkiye’de işverenlerce büyük değer atfedilen davranışsal
becerilere daha fazla önem vermeyi düşünebilir (McKinsey 2012). Davranışsal
beceri eğitiminin istihdam etkisine yönelik kanıtlar artmaktadır (Almeida ve
diğerleri, 2012). Süreçte ilerlenirken,
İŞKUR’un, eğitim sağlayıcılar ve yerel
işverenler arasındaki bağların, İl İstihdam ve Eğitim Kurulları’nın deneyimlerine de dayanarak, güçlendirilmesine
devam edilmesi gerekli görülmektedir.
İş aramanın artırılmasını teşvik etmek
ve desteklemek. Çalışma kapsamındaki İŞKUR kursiyerleri için tespit edilen
13
xiii
xiv
14
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
düşük iş arama oranları, iş arama faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve istihdam
hizmetlerinin (işe yerleştirme, danışmanlık, iş arama desteği) genişletilmesi
ihtiyacını ortaya koymaktadır. Eğitimi iş
arama ile ilişkilendiren yeni düzenlemeler olumlu görülmektedir. Uluslararası
deneyimler göstermektedir ki iş arayanları, mesleki eğitim sunumundan sonra
değil (ki Türkiye’de durum budur) kurslara başlamadan iş aramaya teşvik etmek ve istihdam hizmetleri aracılığıyla
bu kişileri bu yönde desteklemek, daha
maliyet-etkin bir çözüm olmuştur. İş
arayışını teşvik etmek için işsizlik/sosyal
yardım ödeneklerinin buna bağlanması
önemlidir – Türkiye’de bu yöntem zaten
uygulanmaktadır ancak uygulamanın
zorunlu hale getirilmesi düşünülebilir.
Türkiye’de kısıtlı olan istihdam hizmetleri, esasen istihdam etkinleştirme çabalarının merkezinde yer almalıdır. Örneğin Birleşik Krallık’ın jobcenter plus
organizasyonunda tüm kayıtlı işsiz kişilere belirli düzeyde istihdam hizmeti
verilmekte (asgari işe yerleştirme hizmetinden istihdamı güç olan kişilere iş
arama desteğine kadar) ve bu kişilerin
ek hizmetlere (eğitim dahil) ihtiyaç duyup duymadıklarına karar verilmeden
önce iş bulmak için kişisel girişimlerde
bulunmuş olmaları (yani, piyasa testiödenek hakkı buna bağlıdır) koşulu
aranmaktadır.
eğitim verdiği ve bunların diğer iş arayan gruplara kıyasla bu eğitimlerden en
çok fayda sağlayabilecek kişiler olup olmadığıyla da alakalı olabilir. İŞKUR, en
eğitimli iş arayanlara eğitim vermektedir. Temel eğitim sahibi olmayı öngören
asgari kabul koşulunun yanı sıra, bunun
çoğunlukla İŞKUR tarafından sunulan
kursların ve eğitim sağlayıcılarca aday
seçimlerinin bir sonucu olduğu söylenebilir. Değerlendirmede cinsiyet ve
yaşa bağlı farklılaşan etkiler gösterilmemiştir, ancak bu sonuçlar İŞKUR kursiyerlerinin mevcut profiline (örn. yüksek
eğitimli) ve İŞKUR tarafından halen sunulan eğitim ve hizmetlere atıfta bulunmaktadır. Düşük becerili çalışanlar işgücünün büyük bölümünü oluşturmakta
ve iş bulmada en zorlu engellerle karşı
karşıya kalmaktadır. Bu kesim üretken iş
olanaklarına erişimde beceri eksikliğinin
yanı sıra bilgi eksikliği engeliyle de karşı
karşıya kalmaktadır. İyi gelişmiş kamu
istihdam hizmetlerinin bulunduğu ülkelerde (örn. Birleşik Krallık, Almanya ve
Avustralya), kayıt olan tüm iş arayanlara
hizmet verilmektedir, ancak kaynakların
önemli bölümüyle (beceri kazandırma
eğitimleri de dahil) istihdamı güç olan
iş arayanlar desteklenmektedir. İŞKUR,
yakın geçmişte istihdamı güç olanların
bir kesimine, sosyal yardım alan ve çalışabilecek durumda olanlara, hizmet
vermeye başlamıştır.
Eğitim için öncelik gruplarının belirlenmesi. Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki düşük genel
etkisi, ayrıca İŞKUR’un aslında kimlere
İŞKUR eğitimlerinin kadın ve gençlere
odaklanması, politika perspektifinden
bakıldığında uygun görünmektedir.
Özellikle kadın ve gençler için aktif iş
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
arama oranları düşüktür. Uluslararası deneyimler iyi tasarımlanmış beceri
eğitim programlarının, diğer kesimlerle
kıyaslandığında gençlerde daha yüksek
geri dönüş sağladığını ortaya koymaktadır, çünkü gençken öğrenmek daha
kolaydır. Birleşik Krallık, A.B.D. ve çeşitli
Latin Amerika ülkelerinde gençlere yönelik başarılı programlara bakıldığında
(örn. Latin Amerika’da Jovenes programı), bunların ağırlıkla okuldan ayrılan
dezavantajlı (tipik olarak orta öğretimden düşük düzeyde eğitime sahip 15-29
yaş aralığındaki) gençleri hedeflediği
görülmektedir. Kadın istihdamının düşük olduğu Kolombiya (Attanasio ve
diğerleri, 2011) ve Dominik Cumhuriyeti (Ibarraran, 2012) gibi ülkelerde de
gençlere yönelik iyi tasarlanmış programlar, genç kadınlarda oldukça yüksek
geri dönüşe sahiptir.
Hizmetleri ihtiyaca göre düzenlemek
için iş arayanlara ilişkin daha iyi bilgilere sahip olmak. İŞKUR tarafından işe
alınan yeni iş ve meslek danışmanları,
kursiyerlerin ihtiyaçlarına daha uygun
kurslara yönlendirilmesi açısından mutlaka daha iyi sonuçlar üretecektir (bu
değerlendirmede tespit edilen olası sorunlardan biri bu uygunluk eşleştirmesidir); ancak bu danışmanlar iş arayanın
istihdam edilebilirliği ve buna bağlı eğitim ihtiyacı (veya diğer hizmetler) olup
olmadığı konularında değerlendirme
yapmamaktadır. Gelişmiş kamu istihdam hizmetlerine sahip Birleşik Krallık
ve Avustralya gibi ülkelerde, önce iş
arayana ilişkin istihdam edilebilirlik de-
ğerlendirmesi yapılmakta, buradan elde
edilen verilerle hazırlanan iş arayan
‘profillerine’ göre farklı gruplar oluşturulup, her birine farklı istihdam destek
pakedi sunulmakta, kaynağın önemli
bölümü de istihdamı güç olan gruba
ayrılmaktadır.
Hizmetlerin özel sektöre ihalesini kaliteyi de güvence altına alarak artırmak.
Rekabet ortamında çalışan özel hizmet
sunucuların sunduğu kurslardan alınan
yüksek geri dönüş, özel hizmet sunuculara ihale edilen kursların toplamdaki
payının ve bunlar arasında rekabetin artırılmasının, İŞKUR eğitimlerinden elde
edilen istihdam etkisini önemli oranda
artıracağını göstermektedir. Ancak hizmet sunucuların kalitesinin ve sonuçlar konusunda hesap verebilirliklerinin
güvence altına alınması da önemlidir.
İŞKUR, özel hizmet sunucuların kalitesini arttırmak amacıyla, bunların seçimi
süreçlerinde bazı önlemleri zaten devreye sokmuş durumdadır. İŞKUR, son
zamanlarda yaptığı düzenlemelerle genel eğitim sağlayan hizmet sunucuların
kursiyerleri işe yerleştirme yükümlülüklerini de yükseltmiştir. İstihdamı kolay
olanlar üzerinden özel hizmet sunucunın
avantaj sağlamasını önleme ve istihdamı güç olanların istihdam edilmesinde
destek ve yardımların daha maliyetli olduğunu denkleme dahil etme amacıyla,
istihdamı güç olan gruplara yönelik olarak, Birleşik Krallık’ta uygulandığı gibi,
farklı hizmet sözleşmeleri diğerlerinden
ayrı olarak hazırlanıp uygulanabilir.
15
xv
16
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 1: BAĞLAM: İŞ, BECERİLERİN
YÜKSELTİLMESİ VE İŞKUR
1. Türkiye’nin işgücü piyasası, özellikle
kadın ve gençler arasında düşük
istihdam oranlarına ve düşük işgücü
üretkenliğine sahiptir. Krizden sonra
istihdamdaki etkileyici çıkışa karşın,
2012 yılında çalışma yaşındaki nüfusun
(15 ile 64 arası) hala ancak yarısından azı
istihdam edilmiş durumdaydı ve çalışma
yaşındaki kadınlar arasında istihdam
oranı yüzde 30’un altında kalmıştı.
Gençlerin (çoğu kadın olmak üzere, 1524 yaşlar arası) yaklaşık yüzde 35’i ne
bir işte çalışmakta ne de okula devam
etmektedir –bu rakam OECD ülkeleri
içinde aktif olmayan gençlerin oranına
bakıldığında en yüksek olanıdır. Kayıt
dışı çalışma oranı (sosyal güvenlikten
mahrum işler olarak tanımlanır), ilk
ölçüldüğü 2005 yılından bu yana önemli
düşüşler göstermekle beraber, 2011 yılı
itibariyle hala çalışan kesimin yüzde
42’sini etkilemektedir (tarım sektörü
hariç bırakıldığında bu oran yüzde 28
olmaktadır). Bu da Türkiye’de işgücü
üretkenliğinin, diğer OECD ülkelerine
ve akran ülkelere kıyasla oldukça düşük
düzeylerde kalmasına neden olmaktadır
(Dünya Bankası 2013a).
2. Düşük becerili çalışanların sayısının
yüksek
olması,
Türkiye’deki
iş
sorununun temel yapısal etkenlerinden
biridir. İşgücüne yeni katılanlar hızla
daha iyi eğitimli hale gelmektedir:
en az orta öğretim sahibi olan 25-34
yaş grubundakilerin oranı 2000’de
yüzde 26 iken 2010’da yaklaşık yüzde
41’e yükselmiştir (Şekil 1). Ancak bu
etkileyici değişimin, genel işgücü
eğitim oranı üzerindeki etkisi yavaş
olmaktadır: Çalışma yaşındaki nüfusun
(ÇYN) yarısı hala temel eğitim düzeyinin
altında eğitime sahiptir. Şirketler
küresel piyasada rekabet güçlerini
korumaya çalıştıkları için, kayıtlı
tarım-dışı sektörlerde “beceri çıtası”
yükselmektedir
–Türk
firmalarının
iş
operasyonlarında
sıkıntısını
duyduklarını belirttiği en önemli üçüncü
sorun “beceri”dir.7 Düşük becerili
çalışan arzının çok yüksek olması ve
bunlara yönelik talebin sürekli düşmesi,
bu grubun düşük iş performansının
altında yatan etkenlerdir: bu grup
toplam işsizler içinde yüzde 64, kayıtsız
çalışanlar içinde ise yüzde 65 gibi büyük
paylara sahiptir.
7- İş Çevresi ve Girişimci Performans Araştırması (BEEPS) 2008
1
2
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ŞEKİL 1
Yeni işe başlayanlar daha eğitimli ancak düşük becerili çalışanlar çoğunlukta
Yeni işe başlayanlar daha eğitimli
Düşük becerili çalışan kitlesi oldukça büyük
(25-34 yaş arası en az orta öğretim sahibi olanların oranı)
(Cinsiyet bazında ÇYN’un eğitim düzeyi, 2010)
45
60
40
50
35
30
56
52
43
40
25
30
20
15
20
10
19
22
16
19
23
16
10
10
5
12
8
0
0
2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010
Temel eğitim altı Temel eğitim
Erkek
Kadın
Orta öğretim
Toplam
Kaynak: TÜİK (İşgücü Araştırması), BM (kentleşme, nüfus projeksiyonları), ve yazarların hesaplamaları
3. Bunlara ek olarak, genç çalışanların
örgün eğitim boyunca edindikleri becerilerle işgücü piyasasının ihtiyaçları
arasında bir denksizlik olduğunun işaretleri de mevcuttur. Yakın geçmişte
McKinsey tarafından yapılan karşılaştırmalı bir çalışmaya göre (McKinsey,
2012)8, Türkiye’de işverenlerin yüzde
56’sı doğru becerilere sahip çalışan
bulmakta zorlandığını söylemekte, öte
yandan gençlerin üçte birinin çalışmadığı veya okula devam etmediği gerçeği
bulunmaktadır. Bu bariz ikilemin temel
nedeni, genç kesimin piyasasına sunduğu becerilerle işverenlerin talep ettiği
beceriler arasında bir eşleştirme yanlışlığının olmasıdır. Aynı çalışmaya göre
Türkiye’de gençler sıklıkla üniversiteye
gitmek istememekte, çünkü bu eğitimin
onlara oldukça az katma değer sağlayacağına inanmaktadır. Bu inanış, gerçekten üniversiteye devam etmiş olanların
deneyimleri (yüzde 54’lük kesim üniversite eğitiminin eğitimsel fırsatları arttırmadığını söylemektedir) ve güncel veriler (Türkiye’de üniversite eğitiminden
alınan geri dönüş tüm OECD ülkeleri
içinde en düşük olanıdır) ile de doğrulanmaktadır. Son olarak, Türkiye genelinde işverenlerin en çok değer verdiği
beceriler, teknik olanlardan ziyade ağırlıkla davranışsal olanlardır (örn. iş ahlakı, ekip çalışması, iletişim becerileri vs.).
Bu veriler, çalışmaya dahil edilen diğer
ülkelerdeki bulgularla tutarlıdır ve ülkeler değer zincirinde yükseldikçe kendini göstermektedir. Daha yüksek bilişsel
beceriler (örn. problem çözme, iletişim)
8- 7 Araştırma yapılan diğer 7 ülke Brezilya, Almanya, Hindistan, Meksika, Fas, Suudi Arabistan, Birleşik Krallık ve
A.B.D’dir.
Üniversite
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ve davranışsal beceriler (örn. azim, öz
disiplin, ekip çalışması), temel bilişsel becerilerden (örn. matematiksel ve
okuma-yazma) ve teknik becerilerden
artan hızda daha önemli hale gelmektedir.
4. Hükümet önemli eğitimsel reformlar
başlatmış, kapsamda ve öğrenci öğreniminde artışlar açısından şimdiden
önemli başarılar sağlanmıştır.9 Ancak
eğitimdeki söz konusu reformların etkisi
ancak uzun vadede kendini gösterecektir; ve bu arada Türkiye ekonomisinin
büyüme potansiyeli, beceri artışına ihtiyaç duyan çok geniş işgücü kitlesinin
halen engeliyle karşı karşıyadır.
5. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş arayanların becerilerini arttırmada kilit rol
üstlenmiş durumdadır. Becerilerin artırılması, işbaşı eğitim (İBE) yoluyla, hem
halen çalışmakta olan kesim için hem
de iş arayanlar için doğru bir yoldur.
Türkiye, işverenlerin işgücü becerileri
konusunda en kaygılı olduğu ülkelerden biri olmasına karşın, İBE sunumu
oranları açısından en alt düzeydeki ülkelerden biridir: Türkiye’de iş yapmakta
olan şirketlerin sadece yüzde 29’u kendi çalışanlarına İBE fırsatları sunmaktadır (Dünya Bankası 2010). İŞKUR, iş
arayanlar için beceri eğitimi sunan tek
sağlayıcı konumundadır. Mesleki eğitim
programları, İŞKUR’un iş arayanların iş
bulabilmelerine yardımcı olan aktif işgücü piyasası programlarından (ALMP)
biri durumundadır. İŞKUR’un sorumluluğunda olan bazı diğer ALMP’ler (istihdam hizmetleri, işbaşı eğitim, girişimcilik hizmetleri, kamusal çalışmalar)
ve pasif işgücü piyasası programları da
(işsizlik sigortası, kısa dönemli çalışma
programları, istihdam teşvikleri, ücret
garantileri) bulunmaktadır.
6. İŞKUR mesleki eğitim programlarının
artan önemi, hükümeti mevcut değerlendirmeyi yaptırmaya sevk etmiştir.
2008’de yürürlüğe konulan işgücü reformunun bir parçası olarak, ALMP’ler
işsizlik sigortasına hak kazanabilir olup
olmadığına bakılmaksızın tüm kayıtlı iş
arayanların katılımına açılmıştır. Mesleki eğitim alan kişilerin sayısı 2008’de
30,000 iken 2012’de 464,000’e yükselmiş, bu son rakam kayıtlı işsizlerin yüzde
19.6’sına karşılık gelmiştir. İş arayanların
istihdam edilebilirliğini geliştirmede İŞKUR mesleki eğitiminin farkında olarak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
ve İŞKUR, Dünya Bankası ile işbirliğine
gitmiş ve İŞKUR eğitim programlarının
yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine
ilişkin bilgilendirme için bu programları
değerlendirmeye almıştır. Mevcut çalışmada, İŞKUR tarafından sunulan ana
eğitim türü olan genel mesleki eğitim
kursları değerlendirilmektedir (söz konusu programların tanımları için Kutu
1’e bakınız). Değerlendirme, son reformları kapsamamaktadır, ancak yine
de bazı temel bulgular bu reformlarda
yansımasını bulmaktadır.
9- Türkiye fiilen evrensel ilk öğretim standartlarını yakalamış, orta öğretime kayıt oranını yüzde 67’ye yükseltmiş,
aynı zamanda da 2003 ve 2009 yılları arasında PISA puanını yarım okul yılı gibi önemli bir miktarda arttırmıştır.
(Dünya Bankası 2013b)
3
4
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
KUTU 1: İŞKUR Mesleki Eğitim Programları
İŞKUR işsizler için temelde iki tür eğitim hizmeti sağlamaktadır: genel eğitim (kursların
ve yararlanıcıların üçte ikisi bu kapsamdadır ve bu çalışmadaki değerlendirmenin de konusudur); ve iş garantili eğitim. Bunlardan ikincisi, işverenlerin İŞKUR’a başvurup, belirli
sayıda yeni çalışanın belirli bir alanda eğitilmesini talep etmesidir.Böyle bir durumda,
kursiyerlerin en az yarısına işveren tarafından istihdam teklifi yapılması beklenmektedir.
Değerlendirme çalışması, işe yerleştirme koşulunun bulunmadığı genel eğitim kurslarına odaklanmaktadır.
Ancak 2012 yılında açılan kursların yaklaşık %80’i istihdam garantili olup, 2013 yılında
aktif işgücü hizmetleri mevzuatında istihdam odaklı değişiklikler yapılmıştır. Bu doğrultuda 2013 yılında açılan kursların da 2012 yılına benzer oranda gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Genel eğitim kursları ortalama olarak üç ay sürmekte, geniş bir yelpazede farklı uzmanlık
alanlarını kapsamakta ve yıl boyunca İŞKUR’un il idareleri ile danışmalı olarak planlanmaktadır. Eğitim kursları doğrudan kamu kurumlarına (örn. Milli Eğitim Bakanlığı) yüklenildiği gibi (mevcut durumda bu oran kursiyerlerin yaklaşık yüzde 50’si), özel eğitim
sağlayıcılar arasında rekabete açık olarak da ihale edilebilmektedir. Eğitimlere katılanlara,
katılıma ilişkin dolaylı giderlere katkı sağlanması amacıyla günde yaklaşık 15 TL (2012
başı itibarıyla 20 TL) burs verilmektedir.
Kursalara katılmaya hak kazanmak için adayların en az 15 yaşında ve asgari ilk öğretim
mezunu olmaları, ve katılmak istedikleri kursa göre değişiklik gösterebilecek bazı beceri
ön şartlarını sağlamaları gerekmektedir (örnek olarak, yazılım kurslarına kabul edilmek
için önceden bilgi işlem teknolojileri konusunda bilgi ve bazı becerilere sahip olunması
beklenir). Kurslara yönelik fazla talep ve işsizlerin işe kavuşturulması hedefi göz önünde
bulundurularak, bireylerin yirmidört aylık bir süre içinde sadece tek bir İŞKUR-destekli
kurs almasına izin verilmektedir.Kursların duyurusu yapılmakta ve potansiyel kursiyerlerden başvuru toplanmaktadır. Daha sonra bu başvurular gözden geçirilerek adayların
gerekli şartları yerine getirip getirmediği tespit edilir. Söz konusu eğitim için ayrılan kontenjandan fazla adayın şartları yerine getirmiş olduğunun tespiti halinde, (yani çoğu İŞKUR kursunda rastlandığı üzere arzdan daha fazla talep varsa), eğitim sağlayıcı adaylarla
mülakat yoluna giderek söz konusu kurs için en doğru adayları seçmektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 2:
İŞKUR EĞİTİM PROGRAMLARININ DEĞERLENDİRMESİ:
TASARIM, VERİ VE YÖNTEMLER
Tasarım
1. Çalışma İŞKUR’un belli bir zamandaki
mesleki eğitimlerinin deneysel bir tasarımla değerlendirilmesi için yapılmıştır.
Çalışmada genel mesleki eğitim kurslarının etkisi, çoğu İŞKUR mesleki eğitim
kurslarına yönelik fazla talebin veri olarak ele alındığı deneysel bir tasarım kullanılarak değerlendirilmektedir. Değerlendirme Eylül ve Aralık 2010 arasında
başlayıp Haziran 2011’e kadar sona ermiş olan, aşırı katılımcılı kurslara odaklanmaktadır. Değerlendirme, aşağıdaki
temel sorulara yanıt getirecek şekilde
tasarlanmıştır.
• Eğitimin istihdam üzerindeki ortalama etkisi nedir?
• Hangi katılımcılar eğitimden en fazla
faydayı elde etmektedir?
• Eğitim istihdamı hangi kanallar vasıtasıyla etkilemektedir?
• Hangi tür eğitimler, istihdam üzerinde daha yüksek etkiye sahiptir?
2. Değerlendirme yapılan iller. Hedef,
kapsamlı bir coğrafi dağılımın ve geniş
yelpazede işgücü piyasa şartlarının çalışmaya dahil edilmiş olmasını sağlamaktı.
İllerin seçimine, 2009’da aşırı kayıt alınan en az iki adet mesleki eğitim kursuna ev sahipliği yapmış 39 ilin yer aldığı
bir listeyle başlandı. Bu iller, öncelikle,
istihdam oranlarının 2009’da yüzde 10
olan medyan eşiğin üstüne veya altında olmalarına göre katmanlara ayrıldı.
Daha sonra her bir katmandan 2009’da
eğitime katılan bireylerin yüzdesine
orantılı bir olasılığa sahip10 il rastgele
seçildi. İŞKUR’un talebi üzerine, Türkiye çapındaki değişken işgücü piyasası
şartlarını yansıttıkları için önemli görülen üç il daha (Antalya, Gaziantep ve
Diyarbakır), il örneklemine dahil edildi.
Sonuç olarak değerlendirmede kullanılmak üzere 23 il seçilmiş oldu (Şekil 2).
5
6
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ŞEKİL 2
İllerin coğrafi dağılımı
Not: Değerlendirmeye alınan illerin isimleri turuncu çerçeveyle gösterilmiştir.
3. Değerlendirmeye alınan kurslar. Eğitimin etkisinin tahmin edilebilmesi için
gereken asgari birey sayısında hedef
5,700 olarak hesaplanmıştır. Bu hedef
rakam 23 il arasında, bir önceki yıl eğitimlere katılan kursiyerlerin sayısına
bölünmüştür. Sonuçta İstanbul’dan bireyler örneklemin yüzde 21.8’ini oluştururken, Kocaeli, Ankara ve Hatay illeri
bir arada toplam yüzde 28 paya sahip
olmuştur. Örneklemde yer alan diğer
bireyler de geriye kalan 19 il arasında
bölüştürülmüştür. Hangi kursların değerlendirmeye dahil edileceğine karar
verirken kullanılan temel kriterler şunlardır: (i) kursun aşırı talep ve kayıt alma
olasılığı (böylece, ileride ölçeğinin büyütülmesine yönelik talebin bulunduğu,
en popüler eğitim türlerinin çalışmaya
dahil edilmesi sağlanmış olmaktadır);
(ii) kamu ve özel sektörden eğitim sağlayıcılar arasında kıyas yapmaya imkan
sağlayacak şekilde, çalışmaya dahil edilen eğitim sağlayıcıları bazında çeşitliliğin gözetilmesi; ve (iii) kursun başlama
ve bitiş tarihleri – yani, Ekim ve Aralık
2010 arasında başlayıp Haziran 2011 itibarıyla sona eren kurslar (çünkü yılın bu
dönemi, iş arayanların İŞKUR eğitimlerine başvurma olasılıklarının en yüksek
olduğu dönemdir).
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
4. Sonuçta Türkiye’ye yayılmış 130
kurstan oluşan bir değerlendirme kümesi elde edilmiştir. Kursların 39’u özel
sektör sağlayıcılar tarafından sunulan
kurslar iken, geri kalanı devlet kurumları
tarafından yürütülen eğitimlerden oluşmuştur. Tek başına en yaygın kurs olarak
“bilgisayarlı muhasebe” eğitimi görünmekte olup, bu programa kayıt olanlar
toplam kursiyerlerin yüzde 24’ünü oluşturmaktadır. Kursiyerlerin yüzde 21’i
hizmet alanındaki kurslara (bebek bakıcılığı, kasiyerlik, servis elemanlığı, yaşlı
bakıcılığı vs.) kaydolurken, yüzde 15.4’ü
zanaatçılık veya makine operatörlüğü (kaynakçılık, doğalgaz tesisatçılığı,
su tesisatçılığı, motor tamirciliği vs.),
yüzde 14.7’si teknik kurslar (bilgisayar
teknisyeni, bilgisayar destekli tasarım,
elektrik mühendisliği); yüzde 12.2’si de
profesyonel kurslara (web tasarımı, bilgisayar programcılığı, Bilgi İşlem destek
uzmanlığı vs.) katılmıştır. Bir kurstan diğerine büyük değişiklikler gösterseler
de, ortalama kurs hacmi 28 kursiyer
olarak hesaplanmışken, ortalama kurs
uzunluğu da üç ay olmuştur (genelde
günde 6 ders saati yüküyle).
5. Değerlendirmeye alınan katılımcılar.
Kurslar duyurulmuş ve potansiyel kursiyerler standart prosedürü izleyerek
bunlara başvurularını yapmıştır. Başvurular, adayların İŞKUR ve kurs sağlayıcılar tarafından uygulanan gerekli şartları
yerine getirip getirmediklerine bakılarak
elenmiştir. Daha sonra eğitim sağlayıcılardan, kurs kapasitesinin en az 2.2 katı
büyüklüğünde bir potansiyel kursiyer
listesi oluşturması istenmiştir. Bu liste
seçimi, genel olarak, başvuru şartlarını
yerine getiren adaylarla mülakat yöntemine dayanmıştır. Listedeki bireylerin
başvuru ayrıntıları, akabinde, İŞKUR’un
Yönetim Bilgi Sistemi’ne (YBS) yönlendirilmiştir. YBS, her bir kurs için başvuru sahiplerini cinsiyet ve yaş (25 yaşın
altında olanlar ve olmayanlar) bazında
kümelere ayırmıştır. Bu kümelere dahil
olan kursiyerler YBS tarafından rastgele olarak üç gruba ayrılmıştır: Eğitime
kabul edilecek bireylerin oluşturduğu
grup (işlem grubu); eğitime alınmayacak kontrol grubu; ve eğitime seçilenler arasından kursa katılmayanlar olursa
onların yerine eğitime dahil edilebilecek
olanların bulunduğu yedek liste. Nihai
değerlendirme örneklemi 5902 adayı
kapsamış olup, bunların 3001’i rastgele
seçilerek eğitime kabul edilmiş (işlem
grubu), 2901’i ise reddedilmiştir (kontrol grubu).
6. İşlem grubunda riayet. Eğitime katılım başvuruları kabul edilenlerin hepsi
kurslara kaydolmamıştır (katılmayanların oranı yüzde 23). Katılanların çoğu
ise kursları tamamlamış (yüzde 72), ve
sertifika almıştır (yüzde 69). Kontrol gurubundakilerin ise yaklaşık yüzde 3’ü,
değerlendirme kurslarının gerçekleştirildiği zaman diliminde değerlendirme
örneklemine dahil edilmemiş başka bir
İŞKUR eğitim programından sertifika almıştır. Kısmi kursların işverenlerce faydalı görülme olasılığı düşük olsa da, bir
sertifikasyona hak kazanmış kursiyerler
“işleme tabi olmuş” olarak kabul edilmektedir.
7
8
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Veri
7. YBS, verilen kurslar ile birlikte bunlara başvuranların cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi gibi bilgilerini de içermiştir.
Değerlendirmede kullanılan ana veriler,
değerlendirmeye dahil edilen kursiyerlere önce Eylül 2010 ile Ocak 2011 arasında (referans hattı), sonra da yaklaşık
1 yıl sonra (takip) uygulanan araştırmalardan elde edilmiştir. Değerlendirmeye
dahil olan eğitim sağlayıcıların katıldığı
bir başka araştırmadan da veriler toplanmıştır.
8. Referans ve takip araştırmaları, üçüncü taraf olan bir profesyonel araştırma
firmasınca, bireysel mülakatlar yoluyla
gerçekleştirilmiştir. Referans (baz) araştırması 13 Eylül 2010 ile 31 Ocak 2011
tarihleri arasında zamana yayılarak
yapılmıştır.10 Bu araştırmaların kurslar
başlamadan önce yapılması hedeflenmiş olsa da, katılımcıların seçimi ile
kursların başlaması arasında çok kısa
bir zaman diliminin olması nedeniyle
araştırmaya dahil edilen kursiyerlerden
pratikte sadece içte biri kurslar başlamadan mülakata alınabilmiş, yüzde 46’lık
katılımcı grubu ise kursların başlamasını izleyen 11 gün içinde mülakata tabi
tutulmuştur. Toplamda referans grupta
yanıt oranı yüzde 90 olmuştur.
9. Takip araştırması, araştırmaya dahil
edilen eğitimlerin bitişinden yaklaşık
1 yıl sonraya tekabül eden, 27 Aralık
2011 ile 5 Mart 2012 tarihleri arasındaki
dönemde gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, istihdam sonuçları ile birlikte
bireysel ve hanehalkı refahına ilişkin veriler toplanmıştır. Araştırmada yanıt oranı yüzde 94 olmuş, referans araştırmada
mülakata alınamayan 472 kişi de takip
araştırmasına katılmıştır. Referans ve
takip araştırmalarının toplamında mülakata alınan kursiyerlerin sayısı 5057
olmuştur. İşlem ve kontrol gruplarında
yanıtsızlık oranları arasında (referans ve
takip araştırmalarının ikisi için de) oldukça küçük farklılıklar gözlenmiştir.
10. Değerlendirmeye alınan katılımcıların işlem ve kontrol grupları olarak
kümelenmesindeki rastgele seçim başarılı olmuş, böylece etki değerlendirme stratejisini geçerli kılmıştır. Değerlendirme stratejisi (daha fazla ayrıntı
için aşağıya bakınız), işlem ve kontrol
grupları arasında istihdam sonuçlarının
karşılaştırılmasını içermektedir ve her
hangi bir farklılığı sadece ve sadece İŞKUR eğitimine atfetmektedir. Bu strateji,
işlem ve kontrol gruplarının istatistiksel
açıdan denk olduğu varsayımına dayanmaktadır (yani ikisi de benzer ortalama demografik özelliklere sahip kabul
edilmektedir). Referans hattı ve takip
araştırmalarına ilişkin özet istatistikler,
hem referans hem de takip araştırması
sırasında mülakata alınan işlem ve kontrol grubu mensuplarının demografik
10-Adaylara araştırmanın amacının İŞKUR hizmetlerinin iyileştirilmesine yardımcı olmak olduğu, araştırmaya
katılımlarının her hangi bir eğitim kursuna kabul edilebilirlikleri üzerinde bir etki yaratmayacağı ve bireysel
verilerinin başka hiç kimseyle paylaşılmayacağı söylenmiştir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
özellikler bazında küçük ve istatistiksel
açıdan önemsiz farklılıklar sergilediğini
göstermektedir (bkz. Ek 3, Tablo A1).
Yöntemler
11. Mesleki eğitimin ortalama etkisini
tahmin etmek. İstihdam üzerinde mesleki eğitimin ortalama etkisi, iki alternatif yöntemle tahmin edilmektedir. İlk
ölçüm, tedavi amacı etkisi (intent-totreat), eğitime dahil edilen bireylerle
(işlem grubu) eğitime kabul edilmeyen
bireylerden (kontrol grubu), işlem grubundakilerin eğitimi gerçekten tamamlayıp tamamlamadığına bakılmaksızın,
elde edilen ortalama sonuçların kıyaslanmasıyla yapılmaktadır. Bu kıyaslama, aynı zamanda, bireylerin işlem ve
kontrol gruplarına rastgele atanmasının
(rastgele seçim katmanları olarak nitelendirilir), aynı kursa başvuran gruplar
ve aynı cinsiyet ve yaş grubuna mensup
bireyler içinden yapılıp yapılmadığının
da kontrolünü sağlamaktadır. İki durumda da tahmin edilen etkinin, geniş
iş arayan kitlesine değil İŞKUR eğitimine başvuran ve kabul edilebilir bulunan
kişilere dayanılarak hesaplandığını not
etmek önemlidir. Aynı şekilde, bu çalışma, İŞKUR eğitiminin etkisini, eğitimin
tasarımlandığı ve uygulandığı gerçek
haliyle değerlendirmektedir.
12. Yerel ortalama işlem etkisi (LATE)
olarak adlandırılan diğer ilgili ölçüm,
eğitimi tamamlayan ve tamamlamayan insanlardan elde edilen ortalama
sonuçları kıyaslamaktadır. Ancak, eğitimi tamamlama olasılığı daha yüksek
olan kişilerin işgücü piyasasında daha
başarılı sonuçlar elde etme olasılığının
da yüksek olacağı gerçeğinden kaynaklanan sapmadan sakınmak amacıyla, eğitimin tamamlanmış olması verisi
yerine tahmin işleminde ‘eğitime kabul
edilme’ verisi kullanılmıştır (ayrıntı için
Ek 1’e bakınız). Bu ölçüm aynı zamanda
eğitime hak kazanan bireyin kursa katılıp eğitimini tamamlamasının etkisini
de yakalamayı denemektedir. Ancak ölçümde, kursları tamamlamayan bireylerin istihdam sonuçlarında eğitimin etkisi
olmadığı varsayılmaktadır ki bu her zaman doğru olmayabilir. Bu tahmin metodolojisi, diğerindeki aynı kontrollere
tabidir. Hem ITT hem de LATE ortalama
etki sonuçları aşağıda verilmekte, diğer
sonuçlar ise LATE’in varsayımlarından
yola çıkarak ITT hesaplamalarına dayanmaktadır.
13. Kazanımlara ilişkin sonuçlar. Çalışma, mesleki eğitimin istihdam üzerindeki etkisine, bireylerin hiç istihdam
edilip edilmediğinin yanı sıra ne kadar
çalıştıkları, bu çalışmadan ne kadar kazandıkları, söz konusu istihdamın kalitesi ve kayıtlılık özelliği ve tüm bu ölçümlerin bileşik endeksi (toplam istihdam
endeksi) dahil bir dizi ölçüm kullanarak
odaklanmaktadır. Çalışmada, mesleki
eğitimin birey ve hanehalkı refahının
ölçümüne etkisine de bakılmaktadır. Ek
2’de temel değişkenlerin nasıl kurulduğu açıklanmaktadır.
9
10
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
14. Farklı birey grupları arasındaki etki
farklılıklarını araştırmak. Çalışma, ayrıca, ‘eğitimden en çok kim fayda sağlıyor’ sorusuna yanıt bulmak üzere, farklı
özelliklere sahip bireyler arasında etkilerin nasıl farklılaştığını da incelemektedir. Etkideki farklılaşmalar, ilintili işlem
değişkenleriyle (eğitime kabul ve eğitimin tamamlanması), farklı bireyler ve
kurs özelliklerini birbiriyle etkileştirmek
yoluyla tahmin edilmektedir (ayrıntı için
Ek 1’e bakınız).
15. Eğitimin istihdam sonuçlarını nasıl etkilediğini anlamak. Eğitimin nasıl
daha etkili olabileceğini anlamak için,
kursa seçilmenin istihdam sonuçlarını
etkilediğini görmeyi bekleyebileceğimiz
bir nedensellik zincirinde yer alan dört
ara basamak bu çalışmada incelenmektedir:
(1) Kurslara seçilen bireyler devamlılık
göstermeli ve eğitimi tamamlamalıdır. Bu hipotez, işlemi, kursa seçilerek devam eden veya tamamlayan
bireylerin yüzdesiyle etkileştirerek
test edilmektedir.
(2) Daha yüksek kaliteye sahip kurslar daha çok etkiye sahiptir. Temel
soru şudur: Hangi tür eğitimler en
iyi sonucu verir? Bu soru, potansiyel olarak kaliteye ilişkin sayılabilecek, kursun uzunluğu, eğitimcinin eğitim düzeyi ve deneyimi,
kurs sağlayıcının özel ya da kamu
kurumu olması ve kurs sağlayıcının
karşılaştığı rekabet düzeyi gibi kurs
özelliklerinin işlemle etkileştirilmesi
yoluyla incelenmektedir.
(3) Beceri kazanımı, sinyal verme veya
iş eşleştirilmesi. Nedensellik zincirindeki üçüncü bir adım, yeterli
kalitede eğitim alan ve kursta öğrendiklerini iş bulmak için kullanacak olan bireyler içindir. Mesleki
eğitimin bu anlamda katkısının olabileceği üç ana kanal vardır. İlkin,
yeni teknik beceriler kazandırarak
insan sermayesini zenginleştirebilir. İkincisi, bireylerin zaten sahip
olduğu becerileri belgelendirmekte
kullanılabilir ve böylece işverenler
için bir sinyal mekanizması görevi
görür. Üçüncü olarak da, bireylere
belirli bir meslek için yeni iş arama
stratejileri öğretebilir, ya da onların
iş fırsatları için daha uyanık olmasını sağlar, böylece iş eşleştirmesini iyileştirir. Kursların bu rollerden
her birini ne ölçüde oynadığını, ve
hangi işlem etkilerinin bunlar arasında farklılaştığını incelemek için,
takip araştırmasında kurs katılımcılarına, kursların bu üç işi yerine getirdiğini düşünüp düşünmedikleri
sorulmuştur. Kursların yeni teknik
beceriler kazandırdığını, mevcut
becerileri belgelendirdiğini, iş bulmada yeni stratejiler öğrettiğini
veya iş fırsatlarının daha fazla farkında olmaya başladıklarını düşünen kurs katılımcılarının yüzdeleri,
daha sonra işlem bileşenleriyle etkileştirilmiştir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
(4) Eğitimin etkileri ve işsizlik oranları.
Nedensellik zincirindeki son adım,
eğitim almadan edinemeyecekleri
işleri bulmak için bu eğitimi alan
bireyler içindir. Bu durum karşı kaşıya kaldıkları işgücü piyasasına
bağlıdır. İşsizlik oranları düşük ise
orada daha çok iş fırsatı mevcut olmalı, kişilerin mesleki eğitimleri sayesinde iş bulmaları daha kolaylaşmalıdır. Ancak öte yandan işgücü
sıkıntısıyla karşı karşıya kalan işverenlerin, eğitim alıp almadıklarına
bakmaksızın eleman istihdam etmeyi tercih etmesi de olasılık dahilindedir. İşsizlik oranı yüksek olduğunda ise, işverenler eleman alımı
yapmıyorsa, işsizlerin yeni beceri-
ler kazanması iş bulmalarını kolaylaştırmayabilir. Ama öte yandan da
işverenlerin daha seçici davranmasına neden olabilir, yani aynı iş için
yarışan adaylar arasından sıyrılabilmek için eğitim bir yol olarak görülebilir. Sonuç olarak, yüksek veya
düşük işsizlik oranlarının olduğu
durumlarda eğitimin daha fazla ya
da az etki yapıp yapmayacağı teorik açıdan muğlaktır. Bu hipotez,
kursun yapıldığı ildeki işsizlik oranının, çalışmaya dahil edilen 23 ile ait
medyan işsizlik oranının altında ya
da üstünde kalıp kalmadığını gösteren bir göstergeyle işlem bileşenini
etkileştirme yoluyla incelenmiştir.
11
12
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 3:
İŞKUR EĞİTİM PROGRAMLARININ DEĞERLENDİRMESİ:
SONUÇLAR
Kursların başlaması öncesinde örneklem grubundaki İŞKUR kursiyerlerinin profili
1. Bu bölümde, referans hattındaki
araştırmadan alınan veriler kullanılarak
şunlara bakılmıştır: (i) değerlendirmeye
alınan katılımcıların (İŞKUR kursiyerlerinin) özellikleri ve kentsel bölgelerdeki iş
arayanlarla aralarındaki farklar,11 (ii) İŞKUR kursiyerlerinin iş arama yöntemleri
ve (iii) kursiyerlerin, kurslar başlamadan
önce İŞKUR hizmetlerini (eğitim dahil)
değerlendirmeleri ve bu hizmetlerden
beklentileri. Bu analizin ana hedefleri:
(i) kıyaslamaya alınabilir geniş iş arayan
kitlesi içinde kimlerin İŞKUR eğitimi aldığını belirlemek - ki bu aynı zamanda
eğitimin istihdam üzerindeki etkisini
daha iyi anlamaya da yardımcı olur -,
ve (ii) İŞKUR mesleki eğitimine yönelik
talebin derecesi ve doğasını analiz etmek.
2. İŞKUR kursiyerlerinin çoğunluğu kadınlar ve gençlerdir. İŞKUR kursiyerleri
içinde kadınların oranı yüzde 63 civarındadır. Değerlendirmeye dahil edilen
toplam 130 kursun 12’sinde (bebek bakıcılığı, dokumacılık, saç bakımı ve dikiş
makinesi operatörlüğü) sadece kadın
kursiyer bulunmaktayken, 17 kursta (uygulamalı temel elektronik, kaynakçılık,
tesisatçılık, mobilya üretimi, doğalgaz
tesisatçılığı ve forklift operatörlüğü) hiç
kadın kursiyer yoktur. Kadınlar ayrıca
bilgisayar destekli muhasebe, bilgisayar
işletmeni, dış ticaret ve gümrük uzmanı,
bilgisayar destekli tasarım, bilgisayar ağ
tasarımı, satış elemanlığı ve web tasarımı gibi diğer kursların geniş bir kesiminde de kursiyer kitlesinin çoğunluğunu
oluşturmaktadır. İŞKUR kursiyerlerinin
ortalama yaşı 27’dir ve kitlenin yüzde
60’ı 20 ile 29 yaşları arasındadır. Erkek
kursiyerlerin yaş ortalaması kadın kursiyerlere kıyasla biraz daha düşüktür (erkeklerde 26 iken kadınlarda 28). Kitlenin
genç olmasının kısmi sonucu olarak
kursiyerlerin sadece yüzde 12’si hanehalkı reisi iken yüzde 34’ü evlidir.
3. Kursiyerlerin çoğunluğu orta öğretimi tamamlamıştır. Erkek kursiyerlerin
yüzde 76’sı, kadın kursiyerlerin ise yüzde 73’ü en az orta öğretim düzeyinde
diploma sahibidir. Erkek ve kadın kursiyerlerin yüzde 30’u, üçüncü eğitim düzeyinde en az iki yıl öğrenim görmüştür
(Şekil 3). Kursiyerlerin yüksek örgün eği-
11- Kıyaslama kentsel bölgelerdeki iş arayanlarla yapılmıştır çünkü İŞKUR kursları kentsel mukimlerle sınırlıdır.
13
14
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
tim düzeyi kısmen İŞKUR kursiyerlerinin
yaş profilinden kaynaklanmakta, ancak
daha üst yaşlardaki kursiyerler de iyi
eğitimli görünmektedir (34 yaş ve üstü
erkeklerin yüzde 65’i, kadınlarınsa yüzde 59’u en az orta öğretim mezunudur).
Kursiyerlerin çoğu belirli bir ölçüde uzmanlığa veya teknik bilgiye sahiptir. En
çok rastlanan teknik deneyim bilgisayar
teknolojileri/programlama ve muhasebedir. Kursiyerlerin yaklaşık üçte biri,
başvurdukları eğitim alanında önceden
belli bir geçmişe sahiptir, diğerleriyse
genel dereceler almış olup (örn. işletme) İŞKUR eğitimiyle bazı uzmanlıklar
elde etmek için ilgilenmektedir. İlginçtir
ki erkeklerin yüzde 20’si ve kadınların
yüzde 29’u önceki beş yıl içinde, çoğu
İŞKUR’dan olmak üzere (yüzde 47) ve
referans hattında başvurdukları eğitimle
yakından alakalı alanlarda, zaten mesleki eğitim almış olan kişilerdir.12
ŞEKİL 3
İŞKUR kursiyerlerinin yüksek örgün eğitim düzeyi
(Tamamlanmış en yüksek örgün eğitim düzeyine göre kursiyerlerin dağılımı, yüzde olarak)
35
30
30
29
29
29
31
30
25
20
15
10
18
16
16
13
11
13
13
15
8
5
0
İlk öğretim ve altı
Alt ilk öğretim
Erkek
Orta öğretim
Kadın
Meslek lisesi
Toplam
Kaynak: Değerlendirmeye alınan katılımcıların referans hattı araştırması.
12-Son iki yıl içinde kurs alanlar İŞKUR eğitimine kaydolamadığı için, önceki eğitimlerin çoğu iki yıldan öncesine,
2008 ve 2010 yılları arasına denk gelmektedir.
Üniversite
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
4. İŞKUR kursiyerleri sınırlı bir geçmiş
deneyime sahiptir. Kursiyerlerin yüzde
37’si daha önce hiç çalışmamıştır. Önceden iş deneyimi olanların ise yüzde
20’si bir yıldan az süre çalışmıştır (ortalama deneyim süresi 5 yıldır). Erkeklerin geçmişte çalışmış olma olasılığı
kadınlarınkinden önemli ölçüde yüksektir (erkekler için yüzde 71, kadınlar için
yüzde 53). Kursiyerlerin geçmiş çalışma
deneyiminin sınırlı olması, kursiyerlerin
yaş ve cinsiyet profiliyle kısmen açıklanmaktadır. Önceden iş deneyimine sahip
olan kursiyerlerin yüzde 90’ı bu deneyimi özel sektör çalışanı olarak edinmiş,
yüzde 58’i sosyal güvenlik çatısında
çalışmıştır. Bu kursiyerler haftada ortalama 54 saat çalışmış ve ayda ortalama
677 TL kazanmıştır.
5. İŞKUR kursiyerleri kentsel bölgelerdeki iş arayanlara kıyasla önemli oranda
daha genç, daha az geçmiş iş deneyimine sahip ve daha eğitimlidir.13 Kadınların
İŞKUR kursiyerleri içindeki temsil oranı
işsiz kitledekine kıyasla oldukça yüksektir ancak ‘çalışmayan’ (ne çalışan ne de
okula giden) kitleye göre durum böyle
değildir (Tablo 1). İŞKUR kursiyerleri ortalama bir işsiz ya da çalışmayan bireye
göre çok daha genç ve daha az geçmiş
iş deneyimi sahibidir. İlginçtir ki İŞKUR
kursiyerlerinin iş arama olasılığı, kentsel
alanda işsiz olanlara kıyasla daha düşüktür ve İŞKUR kursiyerleri arasında kayıtsız çalışmış olma oranı (son çalıştıkları
iş bazında), ortalama ücretli çalışanlara kıyasla daha yüksektir (yüzde 42’ye
yüzde 24). En çarpıcı farklılık ise, İŞKUR
kursiyerlerinin örgün eğitim düzeyinin,
kentsel bölgelerdeki ortalama işsiz, çalışmayan ve hatta çalışan bireylere göre
önemli oranda daha yüksek olmasıdır.
Üstelik bu sadece İŞKUR kursiyer profilinin daha genç olmasından kaynaklanmamakta, kentsel örneklem 20 ve 29
yaşlar arasıyla kısıtlandığında da bu fark
var olmaya devam etmektedir.
13- İş arayanlarla kıyaslama, İŞKUR kursiyerlerine göre kıyas açısından da kentsel bölgelerle sınırlı tutulmuştur.
15
16
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 1
Kentsel alanda işsiz ve çalışmayan kitleye kıyasla İŞKUR kursiyerlerinin profili
(yüzde olarak)
Not: ‘Çalışmayanlar’, bir işe sahip olmayanlar ve okula gitmeyenler olarak tanımlanmıştır.
Kaynak: İşsiz ve çalışmayanlara ait veriler 2010 İşgücü Araştırması’ndan (kentsel örneklem) alınmıştır. İŞKUR kursiyerlerine
ait veriler referans hat araştırmasından elde edilmiştir.
6. İŞKUR kursiyerleri ile kentsel bölgelerdeki ortalama iş arayanlar arasında
örgün eğitim düzeyi açısından gözlenen
önemli fark, bir dizi faktörle açıklanabilir: (i) İŞKUR kursiyerleri kurslara katılabilmek için en az ilk öğretim düzeyinde
diplomaya sahip olmalı ve başvurdukları kursa bağlı olarak bazı diğer vasfi önkoşulları sağlamalıdır; (ii) kursların çoğu
orta düzeyde eğitime sahip kişiler için
tasarlanmış durumdadır; (iii) kurslara
aşırı talep olduğunda, eğitim sağlayıcı-
lar daha üst örgün eğitime sahip adayları seçme eğilimindedirler14; (iv) daha
eğitimli olan iş arayan kişilerin İŞKUR
eğitimlerine başvurma ihtimali daha
yüksektir.15
7. Referans hattında İŞKUR kursiyerlerinin sadece yarısı aktif olarak iş aramaktaydı. Yüz yüze yapılan mülakattan
önceki 4 hafta boyunca, halen bir işte
çalışmayan ya da okula devam etmeyen İŞKUR kursiyerlerinin sadece yarısı
14-Bu arada, daha yüksek örgün eğitimli bireylerin meslek eğitim kurslarını tamamlama olasılığının daha yüksek
olacağı algısı bulunmaktadır, bu sağlayıcılara ödemeleri belirleyen etkendir. 2008’e kadar, sağlayıcılara yapıaln
ödemeler iş yerleştirme hedeflerine bağlanmıştır, ve daha eğitimli bireylerin kurs etkisi ne olursa olsun işgücü
piyasasında daha iyi sonuçlar alacağı algısı bulunmaktadır.
15-Bu durum belki de kursların daha iyi örgün eğitime sahip iş arayanlarca daha cazip görünmesine, onların
kurslar hakkında daha çok bilgi sahibi olmasına veya kurslardan daha yüksek geri dönüş almayı beklemelerine
dayanmaktadır (yine de, ileride gösterileceği üzere, bu son hususta az kanıt elde edilmiştir)
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
aktif olarak iş aramaktaydı. Aktif olarak
arayışta bulunan adayların yüzdesi, sahip olunan örgün eğitim düzeyi arttıkça
önemli oranda yükselmektedir (Şekil
4). Bu yüzde aynı zamanda illere göre
de önemli değişkenlik göstermektedir: Bayburt ve Muş en düşük iş arama
oranına sahipken (sırasıyla yüzde 2 ve
yüzde 11), Düzce, Tekirdağ ve İzmir’de
bu oran yüzde 70’in üzerinde olmuş-
tur. Kadınların evdeki sorumluluklarının
sonucu olarak karşı karşıya oldukları
zamansal kısıtlamanın kısmen de olsa
bir yansıması olarak, erkekler kadınlara
kıyasla önemli oranda daha fazla iş arama yüzdelerine sahipken (yüzde 61 ile
yüzde 42), bu farklılık örgün eğitim düzeyine göre düzeltme yapıldıktan sonra
da varlığını korumaktadır.
ŞEKİL 4
İŞKUR kursiyerlerinin sınırlı iş arama faaliyeti
(son dört hafta aktif olarak iş arayanların cinsiyet ve eğitim düzeyi olarak yüzdesi)
80
72
70
55
60
50
40
30
39
29
53
43
32
63
57
39
45
42
58
60
49
20
10
0
İlk öğretim ve altı
6-8 sınıflar
Erkek
Orta öğretim
Kadın
Meslek lisesi
Üniversite
Toplam
Kaynak: Değerlendirmeye alınan katılımcıların referans hattı araştırması.
8. İş arayan kursiyerler buna önemli bir
zaman ayırmakta ve yüksek ücretli, tam
zamanlı ücretli işler aramaktadır. Her ne
kadar kadınlar erkeklere kıyasla daha
az oranda iş arıyor olsalar da, iş arayan
kadınlar içinde bu işe adanan zaman
erkeklerinkine kıyasla daha fazladır (kadınlarda haftada 15 saat, erkeklerde haftada 10 saat). İş arayanların çoğu tam
zamanlı bir ücretli iş aramaktadır (yüzde
80). İŞKUR kursiyerlerinin koruma ücreti (reservation wage) yani daha altın-
17
18
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
da olması durumunda çalışmayı kabul
etmeyeceği ücret; kursiyerlerin, eğitim
düzeyine göre önemli farklılık göstermeksizin, sadece yüzde 38’i ayda 1000
TL ücretle (Türkiye’de 2010’da geçerli
ortalama aylık ücret) çalışmaya razıdır.
Yaklaşık yüzde 40’lık kesim (bunların
yüzde 20’si de orta öğretim düzeyinin
altında eğitime sahiptir), sosyal güvenlik sağlamayan bir işi kabul etmeyeceğini söylemekte, çalışabilecek olanlar
ise en az 1800 TL aylık ücreti asgari eşik
olarak kabul etmektedir (rakamlarda
eğitim düzeyine göre önemli değişimler
gözlenmemektedir). İŞKUR kursiyerlerinin yüksek beklentileri, sahip oldukları
yüksek örgün eğitim düzeyi, aile geçmişi (kişi başına hanehalkı gelirinin, kentsel bölgelerde ortalama işsiz kişininkine
kıyasla daha yüksek olduğu ailelerden
gelmektedirler), ve önceki iş deneyimi
(iş arayanların sadece yarısı önceden
bir istihdam ilişkisine sahiptir) gibi bir
takım faktörlerle açıklanabilir.
9. İş arayanların çoğu İŞKUR hizmetlerini iş bulmada kullanmakta ve değerli
görmektedir. İş arama sürecinde en çok
başvurulan kanal aile ve arkadaşlar olsa
da, en popüler ikinci kanal çoğu iş arayanın kullandığı (yüzde 74) İŞKUR’dur;
İŞKUR’u işverenle doğrudan temas
kurma kanalı izlemektedir (Şekil 5)16.
Sadece yüzde 12’lik kesim özel istihdam acentelerini kullanmakta olup bu
durum kısmen bu kişilerin iş fırsatları
karşısındaki kabulleniş düzeylerinin sınırlı olduğunu göstermektedir. İnternet
de sıkça kullanılmakta, daha az oranda
gazete ilanlarına da başvurulmaktadır.
İŞKUR, kadınlar tarafından, erkeklere
kıyasla daha az sıklıkla kullanılır durumdadır. İlk öğretim ve altı örgün eğitime
sahip iş arayanlar, İŞKUR hizmetlerine
en çok bel bağlayan kesim olurken, üniversite mezunları bu hizmetleri daha
az kullanmaktadır. İŞKUR hizmetlerini
kullanmada iller arasında da farklılıklar
mevcuttur ve bu kısmen söz konusu
hizmetlerin illerdeki mevcudiyet durumunu yansıtabilmektedir.17 İş arayanların çoğunluğu, işverene doğrudan
yapılan başvuruların ücretli iş bulmada
en iyi yol olduğuna inanmakta, bunun
hemen arkasından İŞKUR gelmektedir:
İş arayanların yüzde 28’i ücretli iş aramada İŞKUR’un en iyi kanal olduğunu
düşünmektedir.
16-Çoklu kanallar kullanılabileceğini not ediniz.
17-Düzce, Gaziantep, Hatay ve Tekirdağ’da iş arayanların yüzde 92’sinden fazlası İŞKUR’u kullanmakta, Muş,
Eskişehir ve Elazığ’da bu oran yüzde 30 ile yüzde 40 arasında değişmektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ŞEKİL 5
İŞKUR hizmetleri iş arayanların çoğu tarafından kullanılıyor
(Farklı iş arama gereçlerinin kullanım yüzdesi, cinsiyet bazında)
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
79
68
60 64
89 86 87
73 75 74
71 75
50
43 46
12 11 12
İşveren
İŞKUR
Arkadaşlar
ve akrabalar
Erkek
Özel istihdam
acenteleri
Kadın
Basılı ilanlar
İnternet
Toplam
Kaynak: Değerlendirmeye alınan katılımcıların referans hattı araştırması
10. İŞKUR kursiyerleri herhangi bir işe
girmeden önce İŞKUR eğitimlerine büyük bir işgücü piyasası değeri atfetmekte
olup, bu değer diğer eğitim programlarına göre daha yüksektir. İŞKUR kursiyerlerinin yüzde 80’i, İŞKUR eğitiminin
işgücü piyasasında daha başarılı olmalarına yardımcı olacağına inanmaktadır.
Bir yıl sonra eğitimden beklenen etki
oldukça yüksektir: kursiyerler İŞKUR
eğitiminin hiç eğitim almamış olmaya
kıyasla iş bulma ihtimalini ortalama yüzde 32 oranında (Tablo 2), ücreti ise yüz-
de 39 oranında artıracağı beklentisi bulunmaktadır. Etki beklentisi kadınlarda
erkeklere kıyasla daha yüksektir, ancak
yaş bazında sistematik farklılıklar gözlenmemektedir. İlginçtir ki örgün orta
öğretimin altında bir eğitimi tamamlamış olan kursiyerler, ki İŞKUR kursiyerleri içinde azınlık durumundadırlar, yüksek öğrenim sahibi kursiyerlere kıyasla
daha yüksek beklentiye sahiptir. Ayrıca
İŞKUR eğitiminin etki beklentisi, diğer
mesleki eğitim türlerine kıyasla önemli
oranda daha yüksektir.18
18-İller arasında (Ankara, Antalya ve Isparta’daki kursiyerler en yüksek etki beklentisine sahiptir) ve kurslar
arasında (servis elemanlığı, aşçı, hemşire ve kuaförlük kursları en yüksek etki beklentisine sahiptir) farklılıklar
bulunmaktadır.
19
20
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 2
İŞKUR eğitiminin işgücü piyasası üzerinde beklenen etkisi
(Bir yıl sonra farklı senaryolar altında iş bulma olasılığı, yüzde olarak)
Kaynak: Değerlendirmeye alınan katılımcıların referans hattı araştırması
11. İŞKUR eğitiminin değerine ilişkin
yüksek beklenti, eğitime ilişkin yüksek
kalite algısı ve İŞKUR sertifikalarına işverenin değer atfettiğine ilişkin algıyla
açıklanmaktadır. Kursiyerlerin yaklaşık
yüzde 94’ü İŞKUR eğitiminin işe hazırlık becerilerini iyileştirdiğini, mesleğe
ilişkin bilgiyi arttırdığını düşünmektedir
(Şekil 6). Kursiyerlerin hemen hemen
tümü, İŞKUR eğitiminin kalitesinden,
özellikle bir kamu kurumu tarafından
veriliyorsa, emin görünmektedir (kamu
kurumunca verilen İŞKUR eğitiminin
kalitesinden çok emin olanların oranı
yüzde 50). Ayrıca İŞKUR eğitimlerinin
kalitesi, özellikle diğer özel kuruluşlar
tarafından verilenler başta olmak üzere,
diğer eğitim programlarının kalitesin-
den daha yüksek olarak algılanmaktadır.
Kaliteye ek olarak, kursiyerlerin yüzde
92’si işverenlerin İŞKUR sertifikalarına
değer verdiğini düşündüğü için söz konusu eğitimleri faydalı görmektedir. Öte
yandan, İŞKUR eğitimlerine atfedilen samimi değere rağmen, kursiyerlerin üçte
biri eğitime katılmalarının temel nedeninin kursiyerlere verilen burslar olduğunu kabul etmektedir (bu oran kursiyerin örgün eğitim düzeyine bağlı olarak
düşmektedir). İŞKUR eğitiminin ücretsiz
olma özelliği de etkendir: kursiyerlerin
üçte ikisi İŞKUR eğitimine katılamamaları durumunda, esasen tasarruf/nakit
kaynak ve kredilere sınırlı erişim olanağı
yüzünden, başka bir eğitime para veremeyeceklerini söylemektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
ŞEKİL 6
Kursiyerler İŞKUR eğitimine samimi bir değer atfetmektedir
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
Kursiyerler İŞKUR eğitimine samimi bir değer
atfetmektedir
ve kalite algısı diğer seçeneklere kıyasla daha
yüksektir
(İŞKUR eğitiminin farklı açılardan yararlı olduğuna
inananların yüzdesi)
(Eğitimin kalitesinin iyi olduğuna güvenenlerin yüzdesi)
94
95
92
90
120
79
97
100
94
87
80
41
46
38
34
37
28
67
53
60
11
36
40
43
21
20
0
İşe hazırlık Mesleki Sertifikanın
Ağ
Meslek
becerileri bilgiler
değeri
ilişkileri değiştirme
Katılıyorum
Burs
İŞKUR, kamu
Kesinlikle katılıyorum
Diğer, kamu
Katılıyorum
İŞKUR özel
Diğer, özel
Kesinlikle katılıyorum
Kaynak: Değerlendirmeye alınan katılımcıların referans hattı araştırması
Çalışma kapsamındaki İŞKUR mesleki eğitiminin etkileri
12. İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki toplam etkisi göz ardı edilebilecek kadar düşük olsa da, eğitimlerin istihdam
kalitesi üzerinde küçük ancak önemli bir
etkisi olmaktadır. Bölüm 2’de tanımlanan yöntemler ve eğitimlerden yaklaşık
bir yıl sonra alınan istihdam sonuçlarına
(takip araştırması verileri) ilişkin ölçümler kullanıldığında, İŞKUR eğitiminin iş
olasılığı, haftalık çalışma saatleri veya
elde edilen aylık gelir üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı görülmektedir (Tablo 3). Ancak İŞKUR eğitiminin
istihdam kalitesi üzerinde küçük ama
önemli bir etki yarattığı gözlenmektedir.
Özelde, İŞKUR eğitimine alınmak kayıtlı sektördeki çalışma olasılığını yüzde 3
oranında arttırmakta, LATE etkisi yüzde
3 olmaktadır. Kontrol grubunun yüzde
29’unun takip araştırması sırasında kayıtlı olarak istihdam edilmiş olduğu kabul edildiğinde, bu LATE tahmini kayıtlı sektör istihdamında yüzde 10’luk bir
artışa denk gelmektedir. Eğitim ayrıca
kayıtlı istihdamdan elde edilen geliri de
arttırmakta (yüzde 13’e kadar), meslek
kalitesini yükseltmektedir.19 Toplam İstihdam Endeksi (bkz. Ek 2) ile ölçülen,
istihdam üzerindeki toplam etki, küçüktür ancak istatistiksel açıdan önemlidir.
19-Bu cetvel, 16 (örn. gündelikçi ev hizmetlileri) ile 90 (örn. hakimler) puanları arasında sürekli bir ölçümü
kapsamakta, çalışmayan bireyler içinse 0 (sıfır) kodu kullanılmaktadır (ayrıntı için bkz. Ek 2)
21
22
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 3
İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki etkisi göz ardı edilebilecek kadar azdır,
iş kalitesi üzerindeki etkileri ise sınırlıdır.
Dönüştürülmüş Çalışma
Statüsü
Aylık Gelir
Kayıtlı
İş
Kayıtlı
Gelir
Toplam
İstihdam
Endeksi
0.121
0.962*
0.020*
22.166*
0.039*
(12.271)
(0.093)
(0.573)
(0.012)
(11.965)
(0.023)
1.294
25.989
0.182
1.452*
0.030*
33.243*
0.059*
(0.018)
(0.980)
(17.624)
(0.134)
(0.828)
(0.017)
(17.184)
(0.033)
0.420
0.361
17.922
299.109
2.541
17.128
0.293
257.887
0.001
Standart Sapması
0.494
0.480
25.545
464.600
3.516
21.763
0.455
448.160
0.871
Örneklem hacmi
5497
5529
5439
5396
5396
5418
5508
5464
5497
ITT Tahmini
LATE Tahmini
Kontrol Grubu Ortalaması
Tam
Çalışma
20 saat+
çalışan
Haftalık
Saatler
Aylık
Gelir
0.020
0.012
0.860
17.316
(0.013)
(0.013)
(0.680)
0.029
0.019
(0.018)
Kontrol Grubu
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
13. Çalışma kapsamındaki eğitimin istihdam üzerindeki etkisi 25 yaş üstü erkeklerde daha fazla görülmektedir, ancak
ne yaş ve cinsiyet bazında ne de örgün
eğitim düzeyi açısından farklılaşmalar
önemli düzeydedir (Tablo 4). Çalışmada
bireyler, her bir kurs türünün yanı sıra
yaş (25’in altı ve üstü) ve cinsiyet bazında da her bir grup için işlem ve kontrol
gruplarına rastgele yöntemle ayrılmış,
böylece etkilerin bu gruplar arasında
etki farklılıklarının kıyaslamasını yapma
imkanı yaratılmıştır. Ancak küçük gruplar kullanılması sonucunda etki tahmini
daha az kesinlik taşımaktadır (tam ör-
neklem kullanmanın tersine). Eğitimin,
en az orta öğretim mezunu olanlarla
orta öğretim altında eğitim sahibi kişiler üzerindeki etkileri birbirinden anlamlı farklılıklar göstermemekle beraber,
daha önce çalışma deneyimi veya mesleki eğitimi olanların İŞKUR eğitiminden
daha fazla faydalandığı görülmektedir.
14. Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitiminin gerçek etkisi, eğitim öncesinde
oluşan beklentilerden önemli oranda
farklılık göstermektedir. Ortalama olarak
bireyler, eğitimin olmadığı durumda istihdam düzeyinin ne olabileceği konu-
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
sundaki beklentileri açısından birbirine
makul şekilde yakındır: ortalama yanıt,
istihdam edilme şansının yüzde 31 olduğu şeklindeydi; pratikte kontrol grubunun yüzde 36’sı istihdam edilmiştir
(Tablo 5). Ancak, daha önce gösterildiği
gibi (Tablo 2), bireyler eğitimin faydalarını önemli oranda büyümsemektedirler: LATE tahmini, eğitim sonucunda
istihdamda yüzde 2’lik bir artış olduğu
iken, işlem grubuna alınan kişilerde ortalama istihdam artış beklentisi yüzde
32’dir.20 Bu fazla beklenti tüm cinsiyet
ve yaş gruplarında görülmektedir. Beklenti ve gerçeklik arasındaki bu uyuşmazlık üç faktörün yardımıyla açıklanabilir: (i) bugün yapılan girişimlerin
gelecekteki getirilerini büyümseme, gelecekteki maliyetlerini ise küçümseme
yönünde, özellikle gençler arasındaki,
doğal eğilim;(ii) beklentinin oluştuğu
dönemle eğitimden bir yıl sonra geçerli
olan ortalamalar arasındaki fark; ve (iii)
ortalama kursiyerin İŞKUR tarafından
sunulan eğitim hakkında fazla bilgisinin
olmaması.
15. Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki küçük etkileri dünyadaki diğer benzer programların etkileriyle paralellik göstermektedir.
A.B.D. (Heckman ve diğerleri, 1999) ve
Avrupa’dan (Kluve, 2010) elde edilen
veriler incelendiğinde, mesleki eğitim
programlarının yetişkinlerin kazançları
üzerinde, en üst düzeyde bile, mütevazı pozitif etkiler bıraktığı, gençlerin kazançları üzerindeki etkilerinin de küçük
olduğu görülmektedir. Gelişmekte olan
ülkelerde de, Betcherman (ve diğerleri, 2004) tarafından yapılan deneysel
olmayan çalışmalar gözden geçirildiğinde, işsizleri eğitmenin sonuçlarının
karma olduğu anlaşılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerdeki mesleki eğitim
programlarına ilişkin az sayıdaki rastgele değerlendirme, gençler için yapılan programlara odaklanmıştır. Dominik
Cumhuriyeti’nden elde edilen ve istihdam üzrinde etki olmadığını, kazançta
ise mütevazı artış meydana geldiğini
gösteren sonuçlar (Card ve diğerleri,
2011), daha önceki literatürle tutarlıdır.
Kolombiya’da, özellikle genç kadınlar
bazında, bir şekilde daha cesaret verici görünen sonuçlar tespit edilmiştir
(Attanasio ve diğerleri, 2011)21. Bu sonuçlar elbette bağlam (ortam) ve program özelinde alınan sonuçlardır. Ve bazı
durumlarda, söz konusu programların
hangi etkenler sayesinde daha maliyetetkin hale gelebildiğine ilişkin ipuçları
sağlamaktadır (bu konudan ileride daha
fazla bahsedilecek). Ancak bunlar göstermektedir ki, söz konusu programlar
iş arayanlar (en azından bazıları) için
faydalı olabilirken, geniş çaplı işsizliğe
deva değildir.
20-Tablo 4’te, Tablo 2’ye zıt olarak, sadece işlem grubunun beklentileri verilmiştir, bu şekilde mülakat zamanında
eğitime seçilmemiş olduğunu keşfeden kontrol grubu üyelerinin eğitimin değerini küçümseyebilecekleri
kaygısı karşılanmaya çalışılmıştır. Ancak pratikte kontrol ve işlem grubuna dahil bireylerin beklentileri birbirine
benzerdir.
21-Eğitim genç kadınlar arasında istihdam olasılığını yüzde 7, kazancı da yüzde 20 artırmıştır. Eğitimin genç
erkekler arasında bu açılardan her hangi bir etkisi yoktur.
23
24
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 4
İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki etkisinde cinsiyet ve yaş bazında
anlamlı bir farklılaşma olmamaktadır
Kayıtlı
İş
Kayıtlı
Gelir
Toplam
İstihdam
Endeksi
-0.495
0.003
20.734
-0.029
(0.223)
(1.299)
(0.028)
(30.160)
(0.052)
35.304
0.383
2.997**
0.047
32.019
0.112*
(1.772)
(37.501)
(0.244)
(1.332)
(0.032)
(36.733)
(0.058)
0.016
0.952
14.938
0.140
0.567
0.017
15.571
0.046
(0.025)
(0.025)
(1.355)
(20.999)
(0.181)
(1.161)
(0.024)
(20.519)
(0.045)
0.023
0.018
0.761
26.052
0.174
1.034
0.019
23.058
0.034
(0.020)
(0.019)
(1.001)
(17.321)
(0.141)
(0.917)
(0.018)
(16.788)
(0.035)
Eşitlik testi için p-değeri:
0.188
0.276
0.457
0.712
0.268
0.294
0.768
0.982
0.340
Kontrol ortalaması: genç erkek
0.489
0.407
20.1
347
2.90
19.2
0.307
275
0.070
Kontrol ortalaması:yetişkin erkek
0.621
0.548
27.3
518
3.94
24.3
0.466
458
0.381
Kontrol ortalaması:: genç kadın
0.403
0.356
18.1
269
2.50
17.3
0.295
238
-0.015
Kontrol ortalaması: yetişkin kadın
0.295
0.247
12.0
187
1.69
12.4
0.196
161
-0.215
Örneklem hacmi
5497
5529
5439
5396
5396
5418
5508
5464
5497
ITT – 25 yaş altı erkekler için
ITT – 25 yaş üstü erkekler için
ITT – 25 yaş altı kadınlar için
ITT – 25 yaş üstü kadınlar için
Tam
Çalışma
20 saat+
çalışan
Haftalık
Saatler
Aylık
Gelir
Dönüştürülmüş Çalışma
Aylık Gelir
Statüsü
-0.021
-0.034
-0.952
-12.112
-0.241
(0.030)
(0.030)
(1.626)
(31.384)
0.069**
0.047
2.917*
(0.029)
(0.031)
0.011
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Eşitlik testi, işlem etkisinin dört yaş ve cinsiyet grubu arasında eşitliğini öneren farksızlık (sıfır)
hipotezini test eder. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 5
Beklentiler ve gerçekler arasında büyük bir dengesizlik vardır
İstihdam Düzeyleri (%)
Tam örneklem
iş bulma
şansı
yüzde olarak
(Std. Sap.)
Gerçek
Kontrol
istihdam
düzeyleri
Bireysel
beklenen
etki
ortalaması
(Std. Sap.)
Gerçek
Etki
LATE tahmini
(std. Hata)
31.3
36.1
0.324
0.019
(0.275)
(0.018)
0.297
-0.044
(0.278)
(0.047)
0.302
0.081
(0.280)
(0.054)
0.329
0.021
(0.266)
(0.033)
0.346
0.022
(0.277)
(0.027)
(24.1)
25 yaş altı erkekler
35.4
40.7
(24.6)
25 yaş ve üstü erkekler
33.5
54.8
(26.1)
25 yaş altı kadınlar
31.5
35.6
(22.5)
25 yaş ve üstü kadınlar
İşlem Etkisi (Olası.)
27.7
24.7
(23.5)
Notlar: Bireysel beklentiler, referans hattındaki işlem grubuna aittir. Gerçek kontrol istihdam düzeyi ve istihdam etkisine
ait LATE tahmini, haftada 20 ve daha fazla saat çalışan grup sonuçlarına ilişkindir.
16. Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitiminin bireysel ve hanehalkı refahına
ilişkin diğer ölçümler üzerindeki etkileri
eşit derecede mütevazıdır. Eğitimin istihdam üzerindeki etkilerinin tam olarak kendini göstermesi için eğitimin
tamamlanmasından sonra bir yıl yeterli
olmayabilir. Ayrıca eğitimin faydaları,
istihdamın dışında da gözlenebilir, özellikle de gençler arasında (örn. düşen
suç veya çatışma oranı) (Heckman ve
diğerleri, 1999). Bu hedefle, çalışmada
hem gelecekteki iş olanakları hem de
birey ve hanehalkı refahına ilişkin diğer
ölçümlere ait bilgiler değerlendirmeye
katılanlardan toplanmıştır. Gerçekten de
iki yıl içinde istihdam edileceğini bekleyenlerin oranı (yüzde 54), hemen bek-
leyenlerden (yüzde 42) daha yüksektir,
ancak eğitime dahil edilenlerle edilmeyenler arasında bir farklılık yoktur (Tablo
6). Kursiyerlerin ruhsal sağlığı üzerinde
eğitimin bir etkisi yoktur, ancak kursiyerlerin refah düzeylerini bir şekilde
daha üstte değerlendirmelerine yol açmaktadır. Hanehalkı refahı açısından da
eğitimin cari hanehalkı geliri üzerinde
bir etkisi olmamakta, ancak uzun vadede, dayanıklı mal endeksiyle ölçüldüğü
üzere, hanehalkının refahını arttırdığı
görülmektedir. Son olarak, İŞKUR eğitiminin bireye hanehalkı içinde erk kazandırdığına veya cinsiyet davranışlarını etkilediğine ilişkin bir kanıt da yoktur (bkz.
Ek 3’te Tablo A3).
25
26
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 6
Birey ve hanehalkı esenliğine ilişkin diğer ölçümler üzerinde eğitimin mütevazı etkisi
Bireysel sonuçlar
Hanehalkı sonuçları
2 yıl içinde
çalışıyor olma
beklenti olasılığı
MHI-5 Ruhsal
Sağlık (daha
yüksek daha iyi)
Mevcut
sübjektif
refah
5 yıl sonra
sübjektif
refah
Önceki yıl
hanehalkı
geliri
Dayanıklı
Mal
Endeksi
0.923
-0.060
0.066*
0.061
485.524
0.106**
(0.915)
(0.092)
(0.040)
(0.053)
(392.553)
(0.044)
Kontrol Grubu Ortalaması
54.1
18.508
4.436
5.822
21711
-0.082
Kontrol Group Std. Sap.
33.4
3.410
1.514
1.980
14674
1.736
Örneklem Hacmi
4878
5437
5508
5289
5396
5495
ITT tahmini
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
Çalışma kapsamındaki İŞKUR mesleki
eğitimlerinin istihdam üzerindeki etkisi
neden sınırlıdır ve hangi tür eğitimler
daha iyi sonuç verir?
17. Bu bölümde eğitimin istihdam üzerindeki sınırlı etkisinin nedenleri incelenmekte ve daha iyi sonuç veren eğitim
türleri belirlenmektedir. Çalışma, eğitimin istihdamı etkilemesi beklenen dört
kanalı araştırmaktadır (bkz. Bölüm 2): (i)
kursa devam ve kursu tamamlama; (ii)
eğitimin kalitesi; (iii) eğitimin katma değeri; ve (iv) işgücü piyasası bağlamı.
ği değere ilişkin iyi göstergeler değildir. Daha önce belirtildiği üzere, işlem
grubuna seçilenlerin yüzde 77’si ikinci
günden sonra da eğitime devam etmiş, yüzde 72’si eğitimi tamamlamıştır.
Tablo 1’deki etki tahminleri, devamlılığa
göre zaten düzeltilmiştir. Eğitimin etkisi,
kursa katılan ve tamamlayan katılımcıların yüzdesine bağlı olarak önemli değişimler göstermemektedir (Tablo 6). Bu
sonuç gösteriyor ki kurslara devam ve
kursu tamamlama, kursu alan bireylerin
bu eğitime pratikte atfettiği değerin derecesine ilişkin iyi göstergeler değildir.
18. Kursa katılım ve kursu tamamlama
oranları, kursiyerlerin kurslara atfetti-
19. Eğitimin kalitesi: özel sektörce sağlanan ve rekabet altındaki kurslar is-
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
tihdam üzerinde büyük etkiye sahiptir.
Medyan kurs süresi 320 saat olup öğrenmenin gerçekleşebilmesi için yeterli
saat sayısı anlamına gelmektedir. Daha
uzun süren kursların istihdam üzerindeki etkisinin kısa süren kurslara göre daha
az olması şaşırtıcıdır (yine de aralarındaki fark küçüktür, bkz. Tablo 7). Bunun
olası açıklamalarından biri, bireylerin
kurslara katılırken iş arama faaliyetlerini
yavaşlatmasıdır, dolayısıyla uzun süren
kurslara katılan bireylerin iş aramaya
ayırabilecekleri süre daha azdır. Daha
deneyimli veya eğitimli kursiyerlerin olması da önemli görünmemektedir, bu
da öğretmenlerin eğitim ve deneyim
düzeyinin, öğretmen verimliliğinde gerçekte gözlenen farklılaşmaları pek açıklayamadığının göstergesidir. (Hanushek
ve Rivkin, 2006)
20. Özel sektör sağlayıcılığı ve rekabet,
yüksek etki doğurmaktadır. Gelişmiş
ülkelerde geçmişte yapılmış deneysel
olmayan çalışmalar, özel hizmet sunucular tarafından sunulan eğitimlerin
etkisinin daha fazla olduğu yönünde
veriler tespit etmiştir (Jespersen ve diğerleri 2008). Bu durumun olası nedenleri arasında özel eğitim sağlayıcıların
özel sektör taleplerine daha fazla yanıt
verebiliyor olmaları ve/veya potansiyel
olarak daha fazla rekabetle karşı karşıya
kaldıklarından buna tepki olarak kaliteyi arttırmak zorunda olmaları sayılabilir.
Tablo 8’de özel hizmet sunucularla rekabet ortamında çalışan (iki veya daha
fazla rakipli) sağlayıcıların verdiği kursların istihdam üzerinde daha fazla etki
yarattığı gösterilmektedir.
27
28
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO 7
Daha yüksek etkiyle ilişkilendirilmiş kurs özellikleri
Diferansiyel Etki:
Örneklem
hacmi
Etkileşim
Değişkeninin
Kontrol
Ortalaması
(Std. Sap)
20+ saat
çalışan
Toplam
İstihdam
Endeksi
Kurs devamlılık oranları ait ölçütler
Devam edenlere göre kursa atanan oran
Tamamlayanlara göre kursa atanan oran
5497
5497
0.765
0.114
0.173
(0.140)
(0.092)
(0.172)
0.723
0.055
0.118
(0.164)
(0.083)
(0.155)
0.423
-0.042*
-0.082*
(0.494)
(0.024)
(0.044)
0.418
0.009
0.019
(0.493)
(0.026)
(0.048)
65.0
-0.000
-0.000
(43.2)
(0.000)
(0.001)
0.674
0.040
0.083*
(0.468)
(0.025)
(0.048)
0.348
0.044*
0.117*** (a)
(0.477)
(0.023)
(0.043)
Kurs kalitesine ilişkin temsili ölçütler
320 saatin üstünde kurs süresi
5494
12 ayın üstünde ortalama öğretmen deneyimi
4833
Üçüncü eğitim sahibi kurs öğretmenlerinin yüzdesi
4833
Kursun iki veya daha fazla rakibi var
4833
Kurs özel sağlayıcı tarafından veriliyor
5494
Kursiyerlerin eğitimin sonuçlarına ilişkin düşüncelerine ait ölçütler
Kursun yeni teknik beceriler öğrettiğini düşünenlerin oranı
Kursun zaten sahip oldukları becerileri belgelendirdiğini düşünenlerin oranı
Kursun yeni iş bulma stratejleri öğrettiğini düşünenlerin oranı
Kursun yeni işlerin varlığından haberdar olmasını sağladığını düşünenlerin
5497
5497
5497
5497
oranı
0.796
-0.087
-0.209
(0.127)
(0.093)
(0.185)
0.842
-0.012
-0.096
(0.103)
(0.108)
(0.213)
0.604
-0.025
-0.067
(0.147)
(0.090)
(0.166)
0.449
-0.052
-0.153
(0.183)
(0.072)
(0.140)
İşgücü piyasası talebine ait ölçüm
İl bazında işsizlik oranı medyan değerin üzerinde
5497
0.463
0.013
0.033
(0.499)
(0.023)
(0.044)
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
21. Peki en yüksek getiriyi gerçekten
özel sektörün hizmet sağlaması ve rekabetin birleşimi mi sağlıyor? Tablo
8’de rekabet ve özel hizmet sunucular
arasındaki etkileşim daha ileri düzeyde
incelenmektedir. Fazla rekabetle karşı
karşıya olan özel sektör sağlayıcıları tarafından sunulan kursların büyük ve oldukça önemli pozitif işlem etkisi vardır:
Değerlendirmeye alınan kursların yüzde 7’si bu kritere uymaktadır, bunların
işlem etkisi istihdam için yüzde 9, toplam istihdam endeksi için 0.2 standart
sapma olarak hesaplanmaktadır. Bu çerçevede, rekabetle fazla karşılaşmayan
özel hizmet sunucuların etkisi önemli
görünmemekte, ancak çokça rekabetle
karşılaşan kamu sağlayıcılarının etkisi
de fazla olmamaktadır. Buradan yola
çıkarak, istihdam üzerinde büyük etki
yaratabilmek için, hem rekabet kaynaklı
performans artışına hem de bu rekabete cevap verebilecek teşvik ve kabiliyete
aynı anda sahip olunması önem arzetmektedir.
TABLO 8
Özel hizmet sunucular ile rekabetin bileşimi gerçekten en çok işe yarayan çözüm müdür?
ITT etkisi bazında:
Kamu kursu, 0 veya 1 rakip
Bu grupta
örneklem orantısı
20+ saat
çalışan
Toplam İstihdam
Endeksi
0.24
-0.027
-0.051
(0.025)
(0.045)
0.014
0.025
(0.027)
(0.051)
0.012
0.040
(0.024)
(0.048)
0.002
0.045
(0.030)
(0.069)
Kamu kursu, 2 - 5 rakip
0.21
Kamu kursu, 6 ve daha fazla rakip
0.23
Özel kurs, 0 veya 1 rakip
0.09
Özel kurs, 2 - 5 rakip
0.07
-0.049
-0.045
(0.043)
(0.054)
0.090***
0.203***
(0.031)
(0.055)
Etki eşitlik test için p-değeri
0.064
0.013
Örneklem hacmi
4850
4820
Özel kurs, 6 ve daha fazla rakip
0.17
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
29
30
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
22. Özel sektör sağlayıcılığı ve rekabet,
gerçek bir piyasa değerine sahiptir. Ek
3’teki Tablo A4, bu tip kursların diğer
tür kurslardan nitelikler ve başvuranlar
açısından farklılaştığını göstermektedir.
Temel konumdaki farklılıklardan biri, bu
kursların tüm konular içinde daha çok
muhasebe konularına odaklandığıdır
ve muhasebe kursları diğer alanlardaki
kurslara kıyasla istihdam üzerinde daha
geniş etkiye sahiptir. Ancak özel sektör
hizmet sağlayıcıları, bilhassa çok sayıda
rakibi olan firmalar tarafından sunulan
kurslar, kurs türü ve kursiyer özellikleri
arasındaki farklılıklar için düzeltmeler
yapıldıktan sonra, diğer kurslara göre
önemli oranda daha yüksek istihdam etkisi yaratmaktadır (Ek 3’te Tablo A5). Bu
kanıt önermektedir ki özel sektör sağlayıcıları, bilhassa daha fazla rekabetle
karşı karşıya olanlar, işgücü piyasasının
ihtiyaçlarına göre daha iyi ayarlanmışyüksek kalite kurs ve hizmetleri sunmak
için daha iyi nedenlere sahiptir.
23. Çalışma kapsamındaki kursiyerlerin
çoğu, eğitimin sonlanmasından bir yıl
sonra bile İŞKUR eğitimlerine katma değer atfetmeye devam etmektedir, ancak
bu işgücü piyasasında bir fark yaratmaya yeterli görünmemektedir. Eğitimin
bitmesinden bir yıl sonra, çoğu kursiyer aldıkları eğitimin bir nevi katma değer sağladığına, özellikle de işverenler
nezdinde bir sinyal görevi gördüğüne
inanmaktadır: Katılımcıların yüzde 84’ü
kursların önceden sahip oldukları becerileri belgelendirdiğini, yüzde 80’i kurslarda yeni beceriler kazandığını, yüzde
60’ı kursların iş bulma stratejileri açısından yardımcı olduğunu, yüzde 45’i de iş
fırsatlarının daha çok farkında olmalarını sağladığını düşünmektedir (Tablo 6).
Bu kursiyer “değerlendirmeleri” kurslar
başlamadan önceki duruma göre daha
düşüktür (Şekil 8), ama kursiyerlerin algısına göre hala İŞKUR eğitimleri için
yüksek puan anlamına gelmektedir.
Ancak gerçek şudur ki İŞKUR eğitimlerine daha yüksek değer atfedenlerin
aldığı sonuçlar, daha az değer atfedenlere kıyasla daha iyi değildir. Neticede
görünen, İŞKUR eğitimlerine atfedilen
değerin sadece işe yerleşme olasılığını artırmaktan çok başka niteliklerinin
yansımasıdır ve belki de işgücü arzının
istihdam sonuçları üzerindeki güçlü etkisinin bir sonucudur.
24. İşgücü piyasasının durumu fazla
önemli görünmemektedir. Her ne kadar eğitim sırasında, değerlendirmeye
alınan 23 ildeki işsizlik rakamları geniş
bir yelpazede farklılık göstermiş olsa da
(yüzde 5 ile yüzde 17 arasında), yüksek
işsizlik olan illerdeki kursiyerler düşük
işsizliğin olduğu illerdekilerden daha iyi
sonuçlar elde etmemiştir. İŞKUR eğitiminin değerlendirmesi, kriz ertesinde
kaydedilen çarpıcı istihdam artışı dönemine denk gelmiştir. İşgücü pazarının
performansına ilişkin tek gösterge işsizlik oranı olmasa da, elde edilen sonuç, eğitimin istihdam üzerindeki düşük
etkisinin takip verilerinin toplandığı zamandaki (2012’nin başları) canlı işgücü
pazarı tarafından yönlendirilmediğini
işaret etmektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Çalışma kapsamındaki İŞKUR eğitimlerinin maliyet-fayda analizi
25. Özel sektörce sunulan İŞKUR kurslarının net geri dönüşü yüksektir. Bu
bölümde İŞKUR kurslarının getirilerinin
maliyetlerle kıyaslaması yapılmakta, en
maliyet-etkin olan İŞKUR eğitim türleri
tanımlanmaktadır.
26. Sağlayıcı araştırmasına göre bir kurs
için ortalama tahmini maliyet kişi başına
1574 TL’dir: özel sağlayıcıların sunduğu
kurslarda ortalama maliyet kişi başına
1792 TL iken, kamu kursları için bu rakam 1455 TL olmuştur. Altı veya daha
fazla rakibi olan özel sektör sağlayıcılarının kişi başına ortalama kurs maliyeti
ise 1771 TL hesaplanmıştır. Katılımcılar,
eğitim süresince günlük 15 TL burs ödeneği almış, ortalama 57 gün olan kurs
süresi bazında hesaplandığında kişi
başına 855 TL daha ek maliyet kalemi
ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla, bir kurs sunumunun devlete ortalama maliyeti kişi
başına 2429 TL, özel ve rekabetçi kurslar için kişi başına 2671 TL olmuştur.
27. (Her ne kadar istatistiksel açıdan
önemli olmasa da) aylık gelirde yekun
kazanıma ilişkin LATE tahmini (Tablo 2)
26 TL olarak görünmektedir. Kursların
gelirlerde bu meblağ kadarlık sürekli
bir artışa yol açtığı varsayımıyla, kursun
maliyetinin gelirde artış olarak geri dönüşü 93 ay alacak, söz konusu getirinin
30 yıllık süre zarfındaki yıllık iç verim
oranı (IRR – internal rate of return) yüzde 12 olacaktır. Bu getirilerin yılda yüzde 10 oranında aşınacağı kabul edilirse,
IRR yüzde 3 olacaktır. Ancak getirilerin
nokta tahmini anlamlı büyüklükte görülmediği hatırlandığında, sıfır getiri ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız.
Önemli oranda rekabetle karşı karşıya
çalışan sağlayıcılar tarafından sunulan
özel eğitimler daha etkili olmuştur. Bu
grup için aylık gelirde yekun kazanıma
ilişkin LATE tahmini, istatistiksel açıdan
da önemli görünen bir sonuçla, 128 TL
düzeyinde hesaplanmıştır. Bu tahmini
getirinin sürekli olacağı var sayıldığında, gelirdeki artışların kurs maliyetini
karşılaması 21 ay alacak, 30 yıllık zaman zarfında IRR yüzde 58 olacaktır (ya
da yıllık yüzde 10 aşınma oranıyla, yılda yüzde 48 IRR). Kıyaslama açısından
Kolombiya’da yapılan değerlendirmede
(Attanasio ve diğerleri, 2011), kursların
maliyeti ortalama 750 ABD doları olmuş, genç kadınlar için IRR oranı yüzde
22-35 belirlenmiş, genç erkekler için ölçülebilir bir fayda tespit edilmemiştir.
31
32
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
BÖLÜM 4:
İŞKUR EĞİTİM VE HİZMETLERİNİN ETKİSİNİ
GÜÇLENDİRMEK
1. İŞKUR, 2008 yılından bu yana çok yol
katetmiş, mesleki eğitimin kapsamını ve
kalitesini artırmıştır. 2008’de başlatılan
işgücü reformunun bir parçası olarak,
ALMP’ler işsizlik sigortasına hak kazanabilir olup olmadığına bakılmaksızın
tüm kayıtlı isşizlerin katılımına açılmıştır.
Mesleki eğitim alanların sayısı 2008’de
30,000 iken 2012’de 464,000’e yükselmiş, bu son rakam kayıtlı işsizlerin yüzde
19.6’sına denk gelmiştir. İŞKUR, bir dizi
önlem yoluyla eğitim kalitesinin artırılması üzerinde çalışmaktadır. Bu önlemlerden biri Ulusal Yeterlilik Sistemi’nin
hayata geçirilmesidir ve bu kapsamda
16 sektörde 294 ulusal mesleki yeterlilik standardı belirlenmiştir (bunların halen 127’si uygulama halindedir). Ayrıca
2011’de eğitim sağlayıcılarının seçim
sürecine belirli kalite ve performans
kriterleri (sadece maliyet değil) getirilmiştir. İŞKUR 2012’de de, iş arayanlara
mesleki seçim ve eğitim kursları konularında danışmanlık vermek üzere iş ve
meslek danışmanları istihdam etmeye
başlamıştır.
2. Mart 2013’te yayımlanan yeni bir yönetmelikle, mesleki eğitimin ve diğer
hizmetlerin etkinliğini artıracak bir dizi
inisiyatif devreye sokulmuştur. Eğitim
çerçevesinde, katılımcıların istihdam
edilebilirliğini geliştirmek amacıyla (müfredat içeriğinin yüzde 15’inden fazla olmamak koşuluyla) eğitim programlarına
yeni modüller (örn. iş arama becerileri,
mülakat teknikleri, temel beceriler) eklenecektir. Ayrıca özel hizmet sağlayıcılar seçilirken, geçmiş işe yerleştirme
performansına ve Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) nezdinde akreditasyona
bağlı daha ödüllendirici bir yaklaşım izlenecektir. Hizmet sağlayıcıların, ayrıca,
eğitim programlarına katılanları teste
alırken ve sertifikalandırırken lisanslama kurumlarını (MYK’da akredite olanlar) kullanması gerekmektedir. MYK’nın
ilgili meslek standartlarını onayladığı
tüm eğitim programları, ulusal meslek
standartları ile uyumlu olarak geliştirilecektir.
3. İşe yerleştirme performansı düşük
olan hizmet sağlayıcıların ek hizmetler sunması gerekli kılınacaktır. Genel
eğitimler için hizmet sağlayanların işe
yerleştirme yükümlülükleri de kursun
süresi veya 120 günden az olmayacak
şekilde, en az yüzde 50 oranına yükseltilmiştir. Eğitim alan gençleri ve kadınların istihdamının teşviki için, eğitim
aldıkları konularda istihdam edilmeleri
durumunda bunların işveren yükümlülüklerinin 6 ay boyunca devlet tarafın-
33
34
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
dan karşılanmasına yönelik düzenleme
36 aya yükseltilmiştir. Yeni düzenleme,
ayrıca, iş arama ile eğitimi ilişkilendirmektedir: kendilerine uygun olan önerilmiş işleri kabul etmeyen kursiyerler
24 ay boyunca ALMP hizmetlerinden
faydalanamamaktadır. Son olarak, iş ve
meslek danışmanları eğitim programlarına katılımcı seçiminde daha aktif olacaklardır.
4. Bu çalışma kapsamına alınamayan bu
yeni ve önemli reformlar, şimdiden çalışmada tanımlananlara uygun sonuçlar
doğurmaktadır. Bu son bölümde, söz
konusu iyi inisiyatifler ve başarılı uygulamalar temel alınarak, (i) değerlendirmenin sonuçları ve (ii) uluslararası deneyimlerden öğrenilen dersler ışığında,
İŞKUR eğitim ve hizmetlerinin istihdam
üzerindeki etkisini daha da güçlendirmeyi amaçlayan bazı seçenekler önerilmektedir. Reformlar ancak aşamalı olarak hayata geçirilebilir, yani önce bir dizi
inisiyatif uygulamaya konduktan sonra
bunlardan alınan sonuçlar değerlendirilerek yeni grup reform uygulamalarına
geçilir. İŞKUR’un kullandığı yaklaşım da
budur ve bu raporda örneklendirilerek
gösterilmiştir.
5. Beceri eğitiminin ilgililik düzeyini
arttırmak. Çalışmada, İŞKUR eğitiminin istihdam üzerindeki düşük toplam
etkisinin, kısmen de olsa, gelişmesine
yardımcı oldukları beceriler bazında
bu kursların düşük katma değerinden
kaynaklandığı ihtimali tespit edilmiştir.
İŞKUR, eğitim programlarına eklenecek
yeni modüller geliştirirken,Türkiye’deki
işverenlerin yüksek değer atfettiği
(McKinsey, 2012) davranışsal becerilere
daha fazla önem vermeyi göz önünde
bulundurabilir. Davranışsal beceri eğitiminin istihdam etkisine ilişkin uluslararası kanıtlar artmaktadır (Almedia ve
diğerleri, 2012). Süreçte ilerlenirken,
İŞKUR, eğitim sağlayıcılar ve yerel işverenler arasındaki bağların, İl İstihdam ve
Eğitim Kurulları’nın22 deneyimlerine de
dayanarak, güçlendirilmesine devam
etmek ayrıca önemlidir.
6. İş aramanın artırılmasını teşvik etmek ve desteklemek. İŞKUR kursiyerlerinin sadece yarısı kurslar başlamadan
önce iş arıyordu ve hepsi de İŞKUR
hizmetlerini kullanmıyordu. Bu durum
daha yoğun iş aramanın özendirilmesi
ve istihdam hizmetlerinin (işe yerleştirme, danışmanlık, iş arama asistanlığı)
genişletilmesi yönünde bir ihtiyacı göstermektedir. Yeni düzenlemelerle kurulan iş arama ve eğitim hizmetleri ilişkisi
doğru yönde atılmış bir adımdır. Uluslararası deneyimler iş arayanları mesleki
eğitim sunumundan sonra değil de (ki
Türkiye’de durum budur) kurslara başlamadan iş aramaya teşvik etmenin ve
istihdam hizmetleri aracılığıyla bu kişileri desteklemenin, daha maliyet-etkin
bir çözüm olduğunu ortaya koymakta-
22-Bu kurullar, eğitim ve işgücü piyasasından tarafları yerel düzeyde bir araya getirmek amacıyla 2008’de
kurulmuşlardır. Kurullarda illerin valileri başkanlık yapmakta, üye olarak işveren, eğitimci ve diğer yerel
aktörlerden temsilciler üye olarak bulunmakta, sekreterlik görevini ise İŞKUR ve MEB yürütmektedir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
dırdür. İş arayışını teşvik etmek için işsizlik/sosyal yardım ödeneklerinin buna
bağlanması önemlidir – Türkiye’de bu
yöntem zaten uygulanmaktadır ancak
belki riayet derecesi daha geliştirilebilir. Türkiye’de kısıtlı olan istihdam hizmetleri, esasen istihdam etkinleştirme
çabalarının merkezinde yer almalıdır.
Örneğin Birleşik Krallık’ın jobcenter
plus organizasyonunda tüm kayıtlı işsiz
kişilere belirli düzeyde istihdam hizmeti
verilmekte (asgari işe yerleştirme hizmetinden istihdamı güç olan kişilere iş
arama desteğine kadar), ve bu kişilerin
ek hizmetlere (eğitim dahil) ihtiyaç duyup duymadıklarına karar verilmeden
önce iş bulmak için kişisel girişimlerde
bulunmuş olmaları (yani, piyasa testiödenek hakkı buna bağlıdır) koşulu
aranmaktadır.
7. Eğitim için öncelik gruplarının belirlenmesi. Çalışma kapsamındaki İŞKUR
eğitiminin istihdam üzerindeki düşük
genel etkisi, ayrıca İŞKUR’un aslında
kimlere eğitim verdiği ve bu iş arayan
kişilerin diğer iş arayan gruplara kıyasla
bu eğitimlerden en çok fayda sağlayabilecek (ve aktif olarak istihdam araması
en muhtemel) kişiler olup olmadığıyla
da alakalı olabilir. İŞKUR, en eğitimli iş
arayanlara eğitim vermektedir. Temel
eğitim sahibi olmayı öngören asgari kabul koşulun yanında, bunun çoğunlukla
İŞKUR tarafından sunulan kursların, ve
eğitim sağlayıcılarca aday seçimlerinin
bir sonucu olduğu söylenebilir. Değerlendirmede cinsiyet ve yaşa bağlı farklılaşan etkiler gösterilmemiştir, ancak bu
sonuçlar İŞKUR kursiyerlerinin mevcut
profiline (örn. yüksek eğitimli) ve İŞKUR tarafından halen sunulan eğitim ve
hizmetlere atıfta bulunmaktadır. Düşük
becerili çalışanlar işgücünün büyük bölümünü oluşturmakta ve iş bulmada en
zorlu engellerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu kesim üretken iş olanaklarına erişimde beceri eksikliğinin yanı sıra bilgi
eksikliği gibi engellerle de karşı karşıya
kalmaktadır. İyi gelişmiş kamu istihdam
hizmetlerinin bulunduğu ülkelerde (örn.
Birleşik Krallık, Almanya ve Avustralya),
kayıt olan tüm iş arayanlara hizmet verilmektedir, ancak kaynakların önemli
bölümüyle (becerikazandırma eğitimleri
de dahil) istihdamı güç olan iş arayanlar desteklenmektedir. İŞKUR, istihdamı
güç olanların bir kesimine, daha kesin
tanımla sosyal yardım alan ve çalışabilecek durumda olanlara, hizmet vermeye başlamıştır.
8. İŞKUR eğitimlerinin kadın ve gençlere odaklanması, politika perspektifinden bakıldığında uygun görünmektedir.
Eğitimin cinsiyet ve yaş bazında istihdam üzerinde farklılaşan bir etkisinin
olmaması, hem İŞKUR kursiyerlerinin
mevcut profiline, hem de İŞKUR’un
sunduğu mevcut eğitim ve hizmetlere
bağlanmaktadır. Faaliyet oranları özellikle kadın ve gençler için düşüktür. Uluslararası deneyimler gösteriyor ki iyi tasarımlanmış beceri eğitim programları,
gençlerde diğer kesimlere kıyasla daha
yüksek geri dönüş sağlamaktadır, çünkü
esasen gençken öğrenmek daha kolaydır. Birleşik Krallık, A.B.D. ve çeşitli Latin
35
36
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Amerika ülkelerinde gençlere yönelik
başarılı programlara bakıldığında (örn.
Latin Amerika’da Jovenes programı),
bunların ağırlıkla okuldan ayrılan dezavantajlı (tipik olarak orta öğretimden
düşük düzeyde eğitime sahip 15-29 yaş
aralığındaki) gençleri hedeflediği görülmektedir. Kadın istihdamının düşük olduğu Kolombiya (Attanasio ve diğerleri,
2011) ve Dominik Cumhuriyeti (Ibarraran, 2012) gibi ülkelerde de gençlere
yönelik iyi tasarımlanmış programlar,
genç kadınlarda oldukça yüksek geri
dönüşe sahiptir.
9. Hizmetleri ihtiyaca göre düzenlemek
için iş arayanlara ilişkin daha iyi bilgilere sahip olmak. İŞKUR tarafından işe
alınan yeni iş ve meslek danışmanları,
kursiyerlerin onlara daha uygun kurslara yönlendirilmesi açısından mutlaka
daha iyi sonuçlar üretecektir (bu değerlendirmede tespit edilen olası sorunlardan biri budur); ancak bu danışmanlar
iş arayanın istihdam edilebilirliği ve
buna bağlı eğitim ihtiyacı (veya diğer
hizmetler) olup olmadığı konularında
değerlendirme yapmamaktadır. Gelişmiş kamu istihdam hizmetlerine sahip
Birleşik Krallık ve Avustralya gibi ülkelerde, önce iş arayana ilişkin istihdam
edilebilirlik değerlendirmesi yapılmakta, buradan elde edilen verilerle hazırlanan iş arayan ‘profillerine’ göre farklı
gruplar oluşturulup, her birine farklı istihdam destek pakedi sunulmakta, kay-
nağın önemli bölümü de istihdamı güç
olan gruba ayrılmaktadır.
10. Hizmetlerin özel sektöre ihalesini kaliteyi de güvence altına alarak artırmak.
Daha fazla rekabetin olduğu ortamda çalışan özel sağlayıcıların sunduğu
kurslardan alınan yüksek geri dönüş,
özel sağlayıcılara ihale edilen kursların
toplamdaki payının ve bunlar arasında
rekabetin artırılmasının, İŞKUR eğitimlerinden elde edilen istihdam etkisini
önemli oranda artıracağını göstermektedir. Ancak sağlayıcıların kalitesinin ve
sonuçlar konusunda hesap verebilirliklerinin sağlanması da önemlidir. İŞKUR,
özel sağlayıcıların kalitesini arttırmak
amacıyla, bunların seçimi süreçlerinde
bir dizi önlemi zaten devreye sokmuş
durumdadır. İŞKUR, özel hizmet sağlayıcılarının işe yerleştirme yükümlülüklerini artırmıştır. Eğitimlerin etkisini artırmak
için hizmet sağlayıcılarla imzalanacak
sözleşmelerde yapılabilecek başka değişiklikler de söz konusudur. İstihdamı
kolay olanlar üzerinden özel sağlayıcının
“kremaj” (işgücünün kaymağını alma)
yoluna sapmasını önleme ve istihdamı güç olanların istihdam edilmesinde
destek ve yardımların daha maliyetli olduğunu denkleme dahil etme amacıyla,
istihdamı güç olan gruplara yönelik olarak, Birleşik Krallık’ta yapıldığı gibi, farklı hizmet sözleşmeleri diğerlerinden ayrı
olarak hazırlanıp uygulanabilir.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
REFERANSLAR
Abdulkadiroglu, Atila, Joshua Angrist,
Susan Dynarski, Thomas Kane and
Parag Pathak (2011) “Accountability
and Flexibility in Public Schools:
Evidence from Boston’s Charters
and Pilots.” Quarterly Journal of
Economics 126(2): 699-748.
Rita Almeida, Jere Behrman, David Robalino (Editors). 2012. The Right
Skills for the Job?: Rethinking Effective Training Policies for Workers, World Bank, Washington, DC.
Attanasio, Orazio, Adriana Kugler, Costas Meghir (2011) “Subsidizing Vocational Training for Disadvantaged
Youth in Colombia: Evidence from
a Randomized Trial”, American Economic Journal: Applied Economics
3(3): 188-220.
Benjamini, Yoav and Yosef Hochberg
(1995) “Controlling the False Discovery Rate: A Practical and Powerful
Approach to Multiple Testing”, Journal of the Royal Statistical Society Series B, 57(1): 289-300.
Betcherman, Gordon, Karina Olivas, and
Amit Dar (2004) “Impacts of Active
Labor Market Programs: New Evidence from Evaluations with Particular Attention to Developing and
Transition Countries.” World Bank
Social Protection Discussion Paper
Series 0402.
Betcherman, Gordon, M. Godfrey, S.
Puerto, F. Rother and A. Stavreska,
2007, Global Inventory of Interventions to Support Young Workers
Synthesis Report, World Bank.
Bruhn, Miriam and David McKenzie
(2009), “In Pursuit of balance: Randomization in Practice in Development Field Experiments,” American
Economic Journal: Applied Economics 1(4): 200-232.
Burbidge, John, Lonnie Magee and
A. Leslie Robb (1988). “Alternative
Transformations to Handle Extreme
Values of the Dependent Variable”
Journal of the American Statistical
Association 83(401): 123-127
Card, David, Pablo Ibarraran, Ferdinando Regalia, David Rosas-Shady,
and Yuri Soares (2011) “The Labor
Market Impacts of Youth Training in
the Dominican Republic”, Journal
of Labor Economics 29(2): 267-300.
Fink, Günther, Margaret McConnell and
Sebatian Vollmer (2012) “Testing for
Heterogeneous Treatment Effects in
Experimental Data: False Discovery
Risks and Correction Procedures”,
Mimeo. Harvard School of Public
Health.
Ganzeboom, Harry and Donald Treiman
(1996) “Internationally Comparable
Measures of Occupational Status
37
38
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
for the 1988 International Standard
Classification of Occupations”, Social Science Research 25(1): 20139.
Hanushek, Eric and Steven Ritkin (2006)
“Teacher Quality”, pp. 1051-78 in E.
Hanushek and F. Welch (eds.) Handbook of the Economics of Education
Volume 2. Elsevier, Amsterdam.
Heckman, James J., Robert J. Lalonde
and Jeffrey A. Smith (1999) “The
Economics and Econometrics of
Active Labor Market Programs”,
Handbook of Labor Economics Volume 3, Part A, 1865-2097
Ibarraran, Pablo, Laura Ripani, Bibiana
Taboada, Juan Miguel Villa, Brigida
Garcia (2012) “ Life Skills, Employability and Training for Disadvantaged Youth: Evidence from a Randomized Evaluation Design”, IZA
discussion paper No. 6617.
Jespersen, Svend, Jakob Munch and
Lars Skipper (2008) “Costs and Benefits of Danish Active Labour Mar-
ket Programmes”, Labour Economics 15(5): 859-84.
Kluve, Jochen (2010) “The effectiveness
of European active labour market
policy”, Labour Economics 17(6):
904-18.
McKinsey&Company
(2012),
Education to Employment: Designing and System that Works,
McKinsey&Company.
Dünya Bankası (2010) “Turkey: Investment Climate Assessment—From
Crisis to Private Sector Led Growth.”
Report 54123-TR. World Bank, Washington, DC.
Dünya Bankası (2013a) “Managing Labor Markets through the Economic
Cycle,” Report 70130-TR. World
Bank, Washington, DC.
Dünya Bankası (2013b) “Promoting Excellence in Turkey’s Schools.” Report 77722-TR. World Bank, Washington, DC.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
EK 1: TAHMİN METODOLOJİSİ
Mesleki eğitimin ilgilenilen belirli bir çıktı (sonuç) bazında Intent-to-treat (ITT) etkisini,
aşağıdaki denklemi, denklem (1) ile analojik olarak tahmin ederek ölçebiliriz:
(1)
burada i bireyleri, s bir kursun *cinsiyet* yaş grubunu (rastgeleleştirilmiş katman) göstermektedir, δi,s ise i bireyinin s grubuna dahil olup olmadığını gösteren ikili (binary) değişkendir. Bu, rastgeleleştirme katmanını kontrol ettiği gibi (Bruhn and McKenzie 2009),
birden fazla kursa başvuran bireyler için de kontrol sağlamaktadır. (Abdulkadiroglu et al.
2011).
Takip araştırmasını yanıtlayan adayların tümü için referans veriler elimizde olmadığından,
ve referans hattındaki bazı veriler kurslar başladıktan sonra toplandığından, ilgilenilen
çıktı değişkeninin referans hattı değerlerini kontrol etmiyoruz. Dolayısıyla β, bu çıktı özelinde mesleki eğitim kursuna seçilmiş olmanın ortalama etkisini göstermektedir.
Denklem (1)’de Eğitime Seçilen yerine Eğitimi Tamamlayan koyarak, ve sonra bunu işleme alınmayla gereçlendirerek eğitimin gerçekten tamamlanmış olması durumundaki
etkiyi de tahmin edebiliriz. Kursu tamamlamayanlar için eğitimin çıktı üzerinde etkisinin
olmadığı ve sadece kontrol grubuna alınması halinde kurslara katılabilecek bir birey olmayacağı varsayımı altında, bu hesaplama bize yerel ortalama işlem etkisini (LATE) verir.
Bu, kurs çekilişinde seçildiği zaman eğitime katılan, aksi halde katılmayacak olan, birey
için kursu tamamladığındaki etkiyi gösterir. Bu tahminde özelindeki bir kaygı, her hangi
bir kurs için seçilmiş olmanın, birey kursa katılmaz ya da birkaç gün sonra bırakırsa bile,
istihdam sonuçlarını etkileyebilecek olmasıdır.
Eğitimin genel etkisini tahmin etmeye ek olarak, belirli kursların daha büyük etki yapıp
yapmadığı ya da belirli özellikteki kişilerin eğitimden daha fazla fayda sağlayıp sağlamadığını anlamaya yardımcı olması açısından, etkilerin heterojenliğini de incelemekle ilgilenmekteyiz.Özellik X’e göre heterojenliği tahmin etmek için:
(2)
Kurs özellikleri sadece kurs düzeyinde değişkenlik göstermektedir, dolayısıyla standart
sapmaları kurs bazında kümelendirmekteyiz.Yakın geçmişte Fink et al. (2012), rastgeleleştirilmiş deneylerin işlem etkisinde heterojenliği ararken çoklu hipotez testi için yeterli
kontrolü yapmadığı eleştirisini getirmiştir.Söz konusu araştırmacılar, hatalı keşif oranını (hatalı olarak reddedilen sıfır hipotezlerinin beklenen oranı) sabit tutan Benjamini ve
Hochberg (1995) yaklaşımının kullanılmasını önermektedir. Heterojenliğin hangi boyutunun bu kaygı özelinde sağlıklı olduğunu araştırmak için bu yaklaşımı kullanıyoruz.
39
40
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
EK 2: KİLİT ÇIKTI DEĞİŞKENLERİNİN TANIMLARI
İstihdam sonuçları (çıktıları)
Aşağıdaki istihdam sonuçları, takip araştırmasında toplanan verilere dayanılarak tanımlanmıştır.
Tam çalışan: Bireyin önceki dört hafta boyunca ücret veya benzeri bir gelir karşılığında çalışmış olduğu durumda 1 değerini alan gösterge değişkendir (çalışmamış
olduğu durumda 0 değeri alır).
20 saat ve üzeri çalışan: Bireyin halen haftada 20 saat veya daha fazla çalışıyor olduğu
durumda 1 değerini alan gösterge değişkendir (aksi halde 0 değeri alır).
Haftalık saat: İstihdam edilidiği son ay, haftada çalışılan saat sayısı.Halen çalışmayan
bireyler için 0, haftada 100 saat çalışan içinse (referans hattındaki 99’uncu yüzdelik
dilimi), aykırı değerleri hariç tutma amacıyla, en üst düzeyde kodlanır.
Aylık gelir: Son ay çalışmayla elde edilen toplam aylık gelir. Çalışmayan bireyler
için 0 olarak, aykırı değerleri hariç tutma amacıyla kontrol grubu kazanç dağılımının
99’uncuyüzdelik dilimi için de en üst düzeyde kodlanır.
Dönüştürülmüş aylık gelir: Son ayki çalışmada elde edilen aylık gelirin ters hiperbolik
sinüs dönüşümü, log(y+(y2+1)1/2 ). Bunun aykırı değerler için gelir düzeyine kıyasla
daha sağlam olması istenmiştir ve logaritma dönüşümüne benzerdir;ancak gelir 0
olduğunda da tanımlanır (Burbidge et al. 1988).
Mesleki statü: Ganzeboom and Treiman’ın (1996) sosyoekonomik statüye ilişkin uluslararası ölçümlemeleri kullanılarak mesleki statü bazında kodlanır. Bu, 16 (örn. ev işleri
hizmetlisi) ile 90 (örn. hakimler) arasında sürekli olan bir ölçümdür ve çalışmayan
bireyler için 0 olarak kodlanır.
Kayıtlı iş: Birey halen sosyal güvenlik kapsamında bir işte çalışıyorsa 1 değerini alan
gösterge değişkendir (aksi halde 0 değeri alır).
Kayıtlı gelir: Sosyal güvenlik altındaki bir işte kazanılan aylık gelir.
Toplam istihdam endeksi: Yukarıdaki değişkenlerin her birinin, ortalaması düşülüp
standart sapmasıyla bölünerek standartlaştırıldıktan sonra, ortalaması alınarak elde
edilen standartlaştırılmış bir endekstir.Bu ölçüm, “tam çalışan” değişkeni bulunmayan
bireyler için olmayacak şekilde ayarlanmıştır; aksi halde, mevcut bulunan verilerle
toplam istihdam değişkenlerinin ortalamasıdır.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Refah ölçümleri
İki yıl içinde çalışmaya başlama olasılık beklentisi: İki yıllık süre içinde beklenen bir
işe sahip olma şansı;0 ve 100 aralığı dışında yanıt verilmesi durumunda “yok” olarak
kodlanır.
Ruhsal sağlık endeksi (MHI-5): Bu beş-maddeli bir endekstir; azami puan 25, asgari
puan ise 5 olur. Yüksek puanlar daha arzu edilir, çünkü psikolojik refah deneyimini ve
psikolojik stresin yokluğunu gösterir.Bireylere geçen dört hafta içinde aşağıdakilerden
her birini hangi sıklıkta yaptığı sorulur (her biri 5 puan üzerinden yanıtlanır; 1 hiçbir
zaman, 5 ise her zaman yanıtını gösterir):
- Sinirli (gergin) bir kişi oldu (ters-kodlu)
- Morali son derece bozuldu, hiçbir şey neşelendiremedi (ters-kodlu)
- Sakin ve huzurlu hissetti
- Mahzun ve hüzünlü hissetti (ters-kodlu)
- Mutlu bir kişi oldu
MHI-5 bu yanıtların toplamıdır.
Mevcut sübjektif refah: Bireylere, hanehalkının bugün 10-basamaklı Cantril merdiveninin neresinde olduğunu düşündüğü sorulur (en yoksul olanlar birinci basamakta, en
varlıklı olanlarsa onuncu basamaktadır).
Beş yıl içinde sübjektif refah: Bireylerin, beş yıl içinde hanehalkının bulunacağını düşündüğü Cantril merdiveni basamağı.
Geçen yıl toplam hanehalkı geliri: Tüm kaynaklardan sağlanan toplam gelir; kontrol
grubu dağılımında 99’uncu yüzdelik dilim için (74,000 TL) en üst düzeyde kodlanır.
Dönüştürülmüş hanehalkı geliri: Toplam hanehalkı gelirinin ters hiperbolik sinüsü.
Dayanıklı mal endeksi: Hanehalkının dayanıklı mal ve altyapı sahipliğini gösteren 15
gösterge içindeki ilk temel bileşendir (doğalgazlı ya da elektrikli fırın sahibi olmak;
mikrodalga fırın sahibi olmak; bulaşık makinesi sahibi olmak; DVD/VCD oynatıcı sahibi olmak; fotoğraf makinesi/video kamera sahibi olmak; Digiturk/Uydu sahibi olmak;
klima sahibi olmak; CD çalar ya da iPod sahibi olmak; telefon sahibi olmak; bilgisayar
sahibi olmak; internet bağlantısı sahibi olmak; binek otomobili sahibi olmak; taksi,
minibüs ya da ticari araç sahibi olmak; bisiklet sahibi olmak; evde dört ya da beş
odanın olması).
41
42
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
EK 3: TAHMİN SONUÇLARI
TABLO A1
İşlem ve kontrol grupları arasındaki farklılıkların özet istatistikleri ve testi
Referans Örneklem
Takip Örneklemi
N
Kontrol
Ortalama
(S.D.)
İşlem
Farklılık
(Std. Hata)
5308
0.629
0.005
(0.483)
(0.013)
27.1
-0.389**
(7.2)
(0.198)
0.724
0.009
(0.447)
(0.012)
11.3
-0.005
(3.3)
(0.069)
0.264
-0.007
(0.441)
(0.012)
0.134
-0.000
(0.340)
(0.008)
4.09
0.024
(1.57)
(0.040)
0.346
0.004
(0.476)
(0.011)
0.631
-0.021*
(0.483)
(0.012)
3.38
0.006
(4.91)
(0.111)
N
Kontrol
Ortalama
(S.D.)
İşlem
Farklılık
(Std. Hata)
5529
0.623
0.010
(0.485)
(0.013)
27.0
-0.306
(7.2)
(0.194)
0.724
0.005
(0.447)
(0.012)
11.3
0.014
(3.3)
(0.071)
0.265
-0.008
(0.441)
(0.012)
0.133
-0.003
(0.340)
(0.008)
4.10
0.011
(1.57)
(0.040)
0.351
0.002
(0.478)
(0.012)
0.626
-0.020
(0.484)
(0.013)
3.33
0.006
(4.88)
(0.113)
Bireysel Özellikler (yönetsel veriler)
Kadın
Yaş
En az orta öğretim
5308
5308
5529
5529
Bireysel özellikler (referans hattı verileri)
Örgün eğitim süresi
Önceden eğitim kursuna katılmış
Hanehalkı reisi
Hanehalkı büyüklüğü
Evli
Önceden çalışmış
Ücretli çalışma yılları toplamı
5255
5308
5276
5308
5033
5308
5277
5008
5057
5027
5057
4797
5057
5027
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Referans hattında birey özellikleri için ölçülen takip verilerinin örneklem büyüklükleri, hem
referans hem de takip gruplarındaki mülakata alınan örneklemler içindir; referans hattındakiler hariç, sadece takip grubunda
mülakata alınan bireyler de bulunmaktadır.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO A2
Örgün eğitim düzeyi, önceki iş deneyimi ve alınan kurslar bazında İŞKUR eğitiminin
etkisindeki farklılaşmalar
Etkileşim
En az orta öğretim
Örgün eğitim yılları
Önceki kurs
Örnekl. hacmi
b
se
b
se
Tam çalışan
-0.032
(0.042)
0.054
(0.036)
5497
20 saat ve üstü çalışan
-0.006
(0.042)
0.025
(0.035)
5529
Kayıtlı çalışan
0.013
(0.039)
0.022
(0.032)
5508
Tam çalışan
-0.002
(0.006)
0.050
(0.070)
5497
20 saat ve üstü çalışan
0.001
(0.006)
0.009
(0.069)
5529
Kayıtlı çalışan
0.000
(0.006)
0.025
(0.065)
5508
Tam çalışan
0.046
(0.043)
0.019
(0.022)
5497
0.093**
(0.042)
-0.004
(0.022)
5529
Kayıtlı çalışan
0.065
(0.040)
0.014
(0.021)
5508
Tam çalışan
0.027
(0.038)
0.018
(0.028)
5497
20 saat ve üstü çalışan
0.058
(0.037)
-0.012
(0.028)
5529
Kayıtlı çalışan
0.062*
(0.036)
-0.003
(0.025)
5508
20 saat ve üstü çalışan
Önceden çalışmış
İşlem
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. “İşlem b” İŞKUR eğitiminin etkisinin LATE tahminidir, “Interaction b” iseeğitimin örgün
eğitim düzeyi/önceki çalışma deneyimi/önceden alınan kurslar ile etkileşime ait LATE tahmidir; örn. En az orta öğretimi
tamamlamış kursiyerler için eğitimin etkisi. Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e, değişkenlerin tanımları için
Ek 2’ye bakınız.
43
44
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO A3
İŞKUR eğitiminin erk kazanımı ve cinsiyet davranışları üzerindeki etkileri
Hanehalkı
reisi mi
veya eş mi?
Alınan
karar
sayısı
Cinsiyetler
arası eşitlik
inanışı
0.004
0.058
0.057
(0.010)
(0.044)
(0.036)
Kontrol Ort.Bağımlı değişken
0.188
5.601
2.540
Örneklem Hacmi
5472
5515
5469
-0.002
0.024
0.179**
(0.021)
(0.071)
(0.079)
0.002
0.056
0.072
(0.031)
(0.088)
(0.086)
-0.004
0.105
0.053
(0.013)
(0.088)
(0.069)
0.016
0.042
-0.010
(0.015)
(0.086)
(0.060)
Eşitlik testi için p-değeri:
0.785
0.910
0.300
Kontrol Ortlaması: genç erkek
0.14
6.3
2.0
Kontrol Ortlaması: yetişkin erkek
0.54
6.1
2.1
Kontrol Ortalaması: genç kadın
0.06
5.5
2.8
Kontrol Ortalaması: yetişkin kadın
0.13
5.1
2.8
Panel A: Birleştirilmiş Örneklem
ITT Tahmini
Panel B: Yaş*Cinsiyet Heterojenliği
ITT – 25 yaş altı erkekler için
ITT – 25 yaş üstü erkekler için
ITT – 25 yaş altı kadınlar için
ITT – 25 yaş üstü kadınlar için
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir.Eşitlik testi, dört yaş*cinsiyet katmanında işlem etkisinin eşitliğinin yokluğunu test eder.Alınan
karar sayısı 7 üzerindendir. Cinsiyet eşitliği inanışlarında azami puan 5’tir.Tahmin metodolojisi hakkında ayrıntı için Ek 1’e,
değişkenlerin tanımları için Ek 2’ye bakınız.
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO A4
Rekabetçi ve özel kurslarda farklı olan nedir?
0 veya 1
rakip
2 veya 5
rakip
6 ve üstü
Rakip
Kamu
Sağlayıcı
Özel
Provider
6 ve üstü
rakipli
ve özel
60
59
50+++
55
60***
60
Kurs Özellikleri
Kurs uzunluğu (gün olarak)
Kurs uzunluğu (saat olarak)
375
344+++
287+++
328
353***
352
Muhasebe kursu
0.19
0.12+++
0.36+++
0.13
0.45***
0.48
Profesyonel kurs
0.05
0.17+++
0.14+++
0.11
0.14***
0.23
Zanaat kursu
0.24
0.22
0.06+++
0.23
0.02***
0.00
Teknikkurs
0.11
0.15+++
0.20+++
0.19
0.07***
0.10
Hizmetkursu
0.33
0.16+++
0.09+++
0.24
0.14***
0.05
İstanbul’da kurs
0.09
0.24+++
0.26+++
0.27
0.12***
0.29
Ortalama öğretmen deneyimi 12 aydan fazla
0.24
0.39+++
0.58+++
0.45
0.34***
0.51
Yüksek öğretime sahip kurs öğretmenlerinin yüzdesi
59.8
80.1+++
58.9
71.9
51.2***
60.0
Kadın
0.63
0.55+++
0.64
0.61
0.66***
0.68
Yaş
27.1
26.7
26.2+++
27.0
26.5***
25.8
En az orta öğretim
0.69
0.75+++
0.81+++
0.66
0.85***
0.89
Örgün eğitim yılları
9.6
10.2+++
10.8+++
9.7
10.9***
11.2
Daha önce eğitim kurslarına katılmış
0.21
0.23
0.26+++
0.25
0.20***
0.20
Hanehalkı reisi
0.10
0.14+++
0.11
0.12
0.10**
0.10
Hanehalkı büyüklüğü
3.88
3.72++
3.73+++
3.86
3.64***
3.58
Evli
0.31
0.28+
0.26+++
0.30
0.27*
0.24
Daha önce çalışmış
0.49
0.62+++
0.57+++
0.57
0.55
0.58
Ücretli çalışma yılları toplamı
2.57
3.60+++
2.84+
3.17
2.64***
2.64
Raven test puanları (12 üzerinden)
5.44
6.41+++
6.26+++
6.10
5.93*
6.29
Matematiksel beceri puanları (4 üzerinden)
3.21
3.45+++
3.48+++
3.31
3.51***
3.50
Kararlılık
8.31
8.42++
8.32
8.36
8.35
8.39
Bireysel Özellikler (yönetsel veriler)
Bireysel Özellikler (referans hattı verileri)
Notlar: Örneklem ortalamaları gösterilmiştir. *, **, ve *** kamu sağlayıcılarından istatistiksel farklılığı sırasıyla yüzde 10,
yüzde 5 veyüzde 1 düzeylerinde gösterir. ‘+, ++, and +++ 0 ve 1 rakipli kurslarından istatistiksel farklılığını sırasıyla
yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde gösterir. Kamuca sağlanan kurslar, özel sağlayıcılı kurslar karşısında test
edilmiştir; daha rekabetçi kurslar daha az rekabetçi kurslara karşı test edilmiştir;son sütun 6 ve daha fazla rakipli özel
sağlayıcılı kurslar için ortalamayı gösteriyor olup bunu her hangi başka bir grupla test etmemektedir.
45
46
TÜRKİYE: İŞKUR MESLEKİ EĞİTİM PROGRAMLARININ ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
TABLO A5
Kurs ve aday özelliklerine göre düzeltme yapıldıktan sonra da özel sağlayıcılığın ve
rekabetin “katma-değer”i korunmaktadır
Diferansiyel Etki:
İşlem Etkileşimi yapılan:
20+ saat
çalışan
Toplam
İstihdam
Endeksi
0.044*
0.117***
(0.023)
(0.043)
0.058*
0.112*
(0.030)
(0.059)
0.061**
0.107*
(0.029)
(0.054)
0.095***
0.190***
(0.034)
(0.058)
0.127***
0.232***
(0.037)
(0.070)
0.110***
0.214***
(0.036)
(0.065)
Özel sağlayıcının verdiği kurs
Ağırlıksız (Tablo 6’da verildiği gibi)
Eğilim puanına göre ağırlıklı
İşlemin eğilim puanı etkileşimine göre kontrol
6 ve daha fazla rakipli özel sağlayıcının verdiği kurs
Ağırlıksız (Tablo 6’da verildiği gibi)
Eğilim puanına göre ağırlıklı
İşlemin eğilim puanı etkileşimine göre kontrol
Notlar: Sağlam standart hatalar paranteze alınmıştır. *, ** ve ***, sırasıyla yüzde 10, yüzde 5 ve yüzde 1 düzeylerinde
anlamlılığı göstermektedir. Referans hattında birey özellikleri için ölçülen takip verilerinin örneklem büyüklükleri, hem
referans hem de takip gruplarındaki mülakata alınan örneklemler içindir; referans hattındakiler hariç, sadece takip grubunda
mülakata alınan bireyler de bulunmaktadır.
Download

türkiye: işkur mesleki eğitim programlarının etki