KİTAP / Muharrem AKIN
Hükümdarlar Bahçesi
G
ülşen-i Mülûk 16, asır şair, nâsir ve düşünce adamı Pîr Mehmed Za’îfî’nin bir
siyasetnamesidir. Eseri Vedat Ali Tok,
inceleme, sadeleştirme, transkripsiyonlu metin ve orijinal metin olmak üzere dört bölüm
hâlinde hazırlamak suretiyle günümüz okuyusunun istifadesine sunmuş. Sunuş kısmında yazar şöyle diyor: “Eser, 16 asırda yazılmasına rağmen günümüzün yöneticilerine de ışık tutacak
bir özelliğe sahip, bu yüzden hangi kademede
olursa olsun yönetim durumundaki insanların
hiç olmazsa sadeleştirilmiş metinden Gülşen-i
Mülûk’u okumalarını tavsiye ederiz.”
Kitabın sayfalarını araladığımız
zaman gerçekten de Gülşen-i
Mülûk’un sadece 16. asır insanına
değil günümüz insanına da hitap
edebilen nitelikler taşıdığına şahit
oluyoruz. Kitaptan bazı bölümleri
siyasetname okurları için paylaşmak
yerinde olur. Biz, metnin sadeleştirilmiş bölümünden alıntı yapalım:
İşi Ehline Vermeli
Önemli işleri küçüklere vermek
büyüklük değildir. Bunun gibi önemsiz işleri büyük insanlara vermek de
himmetsizliktir.
Buzurcmihr’e sordular: “İçlerinde
senin gibi bilgili, filozof ve kudretli
bilginler var iken Sâsân devletinin
yıkılışı ve göçleri niçin şart oldu?”
Buzurcmihr’in cevabı şu oldu: “Sakın önemli işleri küçüklere buyurmayın, çünkü tilki asla
kavga kurdu olamaz. Güvercin, gagasını ve pençesini tunçtan yapsa bile şahin gibi savaşamaz.
Ot yaprağında gül rengi bulunmaz, yıldızda Güneş kadar parlaklık olur mu?”
68 ŞUBAT 2014
Adalet ve Zulüm
“Bir asırda iki padişah vardı. Bunların ikisi de
zengindi ve süslü çadırları, bağları, bostanları ve
çok askerleri vardı. Biri âdil yönetmekle süslenmiş, diğeri zulümle, adaletsizlikle tanınmışlardı.
Aralarında zıtlık olması sebebiyle birbirlerinden
uzaklaşmışlardı. Bu zıtlıklarına rağmen aralarında kavga ve savaşları yoktu. Bir zaman sonra
âdil padişahın günbegün memleketinin işlerinde yıkılma ve yok olma belirtileri görünmeye,
memleketin mamur yerleri ve zengin hazineleri
eksilmeye başladı. Memleket halkı bölük bölük,
o zalim padişahın memleketine gitmeye başladılar. Âdil padişah bunların adalet mülkünden
firar edip zulüm diyarına gitme
işine neyin sebep olduğunu bilemediğinden hayrete düşmüştü. Kendine
bağlı olan bir elçiyi gizlice
zalim padişaha gönderdi ve durumu öğrenmek
istedi. Zalim padişah bu
durumu padişahın adamına şöyle izah etti: Senin
padişahın sadece kendisi
adaletlidir ve yönetiminin
adaletle yönetildiğini bilmekte ustadır. Ama padişahın güvendiği adamlar
ve vekiller cefa ve siteme
alışmış, zulüm sanatında
üstatlardır. Bir tek adalet
bu kadar zulme ne kadar dayanabilir?
Böyle olunca elbette memleket batmaya yüz
tutacaktır. Ama yalnız benim zulmüm halka ıztırap vermez ve memleket batırmaz. Çünkü beni
canından çok seven dostlarım ve sanatkâr yöneticilerimin insaf ve adaletle çalışmaları haddinden fazladır. Onun için talihim yüksektir.
Bunca yardımcım ve göz önündeki emir ve vezirlerimin adaletlerine oranla benim zulmüm
gökyüzündeki güneşte zerre ve okyanuslardaki damla kadardır.”
Kitapta buna benzer konular ilginç hikâyelerle süslenmiş. İlgi ile okunacağını düşündüğümüz eser, Türkiye Yazarlar Birliğinin ve
Eskader’in yayıncılık ödülüne layık gördüğü bir
yayınevinden, BüyüyenayYayınevinden çıkmış.
Kitabın arka kapak yazısında eser hakkında şöyle deniyor: Büyüyenay kitaplığı siyasetnâme serisinin altıncı eseri olan
Gülşen-i Mülûk-Hükümdarlar Bahçesi 16.
yüzyıla ait klasik bir metin. Devrinin yöneticilerine öğüt veren, yapılacak işlerde ve insanlara hizmet etmede tutulacak yolları gösteren
eser, bugünün yöneticisine de aynı güncellikte seslenmekte. Hatta rahatlıkla söylenebilir
ki, bugün her kademeden yöneticinin, eserin
dile getirdiği ilkelere, her zamankinden daha
çok ihtiyacı var. Çünkü çağdaş yönetimler siyaseti, maddi hizmetlerin gerçekleştirilmesi
ve bu hizmetlere eşlik edecek teknik donanımın sağlanmasına indirgemiş durumdalar.
Oysa siyasetin, ne türden olursa olsun bütün
uygulamaları, ahlâkın o yüksek ateşinde olgunlaşarak bir değere ve erdeme dönüşebilir.
Bu da yöneticilerin son derece duyarlı ve daima dingin bir bilinçle ve bunu ideal olarak benimsemeleriyle mümkün. Bu yüzden siyasetin
temelinde yer alması gereken temel fikir, bütün eylemlerine yön vermesi gereken hareket
ettirici ilke, kötülüğü önlemek, doğruluk ve
iyiliği yaygınlaştırmak olmalıdır. Hükümdarlar
Bahçesi, unutulan bu temel ilkeyi gündeme
getiriyor ve ısrarla söylüyor: Asıl iktidar, göğsün merkezi yani gönüldür.
Gülşen-i Mülûk (Hükümdarlar Bahçesi)
İnceleme, Günümüz Türkçesi, Metin
Tıpkıbasım
Pîr Mehmed Za’ifî
Hazırlayan: Vedat Ali Tok
Sayfa Sayısı: 200
Büyüyenay Yayınları, İstanbul, 2013
KİTAPLIK
Rubaîler
Mevlânâ Celaleddin-i Rûmi
Sufi Kitap
Tel: 0212 511 24 24
Kayı V - Kudret ve
Azamet Yılları
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Timaş Yayınları
Tel: 0212 551 24 24
Doğruluk Kitabı
Ebû Saîd Harrâz
Hayykitap
Tel: 0212 352 00 50
Akasyanın Âhı
M. Bayram Çelik
Akçağ Yayınevi
Tel: 0312 432 17 98
Bir Vaizenin Okumaları
Fatma Bayram
Kaknüs Yayınları
Tel: 0216 341 08 65
somuncubaba 69
Download

Hükümdarlar Bahçesi