İL: EDİRNE
AY-YIL: Eylül
TARİH:05/09/2014
DÜNYA ve AHİRET DENGESİ
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Bizimle karşılaşmayı beklemeyen ve
dünya hayatına razı olup onunla tatmin
olanlar, ayetlerimizden gafil kalmış
kimselerdir.” (1) Öyleyse mümine yakışan,
Allah’a kavuşacağı bilinç ve sorumluluğuyla,
ilâhî iradeye teslim olmak Allah’ın razı
olacağı şekilde yaşamak, bütün insanlar ve
canlılar için hayatı rahatlatacak işler
yapmaktır.
Resul-i
Ekrem
(s.a.)
Efendimiz,“Akıllı insan
nefsini hesaba
çekip onu dizginleyebilen ve her zaman
faydalı işler peşinde koşup ölüm ötesi için
hazırlık
yapan
kimsedir.
Doğruyu
bulmaktan aciz olan ise, nefsinin arzularına
boyun eğip, onun isteklerine uyduğu halde
hâlâ kurtulacağını sanan kimsedir” (2)
buyurmuştur.
Kur’an-ı
Kerimde:“Hayat
sadece bu dünyadaki yaşayışımızdan
ibarettir. Bir daha diriltilecek değiliz”(3)
diyenler,öbür âlemdeki sorgu suali, nihai
adaletin tecelli edeceği mahkeme-i kübrayı,
cennet ve cehennemi inkâr edenler,
yanıldıklarının farkına vardıklarında ne yazık
ki- iş işten geçmiş olacaktır.
Değerli müminler!
Dünya ahiret dengesinin dünya lehine
bozulduğu bir çağda yaşıyoruz. Günümüzde
bu
olumsuz
duruma
“dünyevîleşme”
denmektedir. Böyle bir ortamda Yüce
Allah’ın ve Peygamberimizin yol göstericiliği
bütün insanlık için hayatî önem taşımaktadır.
Kur’an açısından dünyevîleşme; araç olması
gereken dünyayı amaç bilme, dünya malını,
dünya makam ve dünya zevklerini, Allah
rızası ve ahiret endişesinin önüne geçirmektir.
Peygamber Efendimiz bir defasında,Uhud
şehitlerinin kabrini ziyaret ettikten sonra
yanındakilere
şöyle
buyurdular:
“Ben,aranızda bulunduğum sürece sizin
rehberinizim. Benden sonrasında ise sizin
tekrar putperestliğe döneceğiniz gibi bir
kaygım yok. Tek korkum, sırf bu dünya
için yaşamanızdır.”(4)
Mümin, denge insanıdır Dünyaya dünyada
kalacağı kadar, ahirete de yine orada kalacağı
kadar önem vermek, dengeyi bulmanın önemli
ölçüsü olacaktır. İşte bunu Kur'ân bize şöyle
öğretiyor: “Allah'ın sana verdiklerinden
ahiret yurdunu ara; ama dünyadaki
nasibini de unutma. Allah nasıl sana
iyilikte bulunduysa, sen de (başkalarına)
öyle
iyilikte
bulun
ve
sakın
yeryüzündebozgunculuğu
arzulama.
Şüphesiz
ki
Allah,
bozguncuları
sevmez.”(5)
Aziz müminler!
Allah’ü Teâlâ bizlere imtihan için evlat,servet
ve makam sahibi olma arzu ve sevgisi
vermiştir. Buna karşılık açlık, mal ve can
korkusu da vermiştir. Yüce Yaratıcının
bizlerden arzu etmiş olduğu hedef ise, bu arzu
ve
korku
duygusu
arasında
denge
kurabilmemizdir.
.
Hutbemi, bizler için yegâne
örnek ve rehber olan sevgili peygamberimiz
(sav)’in devamlı olarak okumuş olduğu
Kur’an-ı Kerim’deki şu dua ayet-i kerimesi ile
bitiriyorum. “...Ey Rabbimiz! Bize dünyada
da iyilik ver, ahrette de iyilik ver ve bizi
cehennem
azabından
koru”
(6)Allah(CC)bizleri dünyada da ahrette de
iyilik verilenlerden eylesin!
1-Yunus S.10/7
2-Tirmizi, Sıfatü’l-kıyâme, 25
3-En’am S. 6/29.
4-El-Mucemu’l-kebîr, XVII, 278.
5-KasasS.77
6.Bakara S.2/201
Redaksiyon: İl Hutbe Komisyonu
Hazırlayan: Nazmi PEHLİVAN
Pirlepeli Davut Emin Camii LALAPAŞA/EDİRNE
Download

DÜNYA ve AHİRET DENGESİ Muhterem Müslümanlar! Yüce