@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 102
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
FRANSA'DA
KÜLTÜR
FESTİVALİ
COŞKUSU
102 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
MEHTER MARŞI VE
SEMAZEN GÖSTERİSİ
F
ŞEREF ÖZATA’NIN LYON İZLENİMLERİ
Geleneksel olarak Fransa’nın
Lyon kentinde Eurexpo’da
düzenlenen Festiculture
etkinliklerini bu yıl yaklaşık
100 bin kişi izleme imkanı buldu.
F
ransa Avrupa’da en kalabalık müslüman nüfusun yaşadığı ülke. Özellikle Kuzey Afrika kökenli
müslümanların yanı sıra orta doğu ülkeleri
Türkiye, İran gibi bir çok ülkenin vatandaşı
Fransa’da yaşıyor. Fransa’da Türklerin en yoğun yaşadığı illerin başında Paris ve Lyon geliyor. Lyon kentinde yaklaşık 200 bini aşkın Türkiye kökenli vatandaşımız bulunuyor. Bu yıl 8-11 Mayıs tarihlerinde
Lyon’da düzenlenen dördüncüsü Festiculture’de Türk
rüzgarı esti. Etkinliğe, Fransa ve çevre ülkelerden çok
sayıda Türk vatandaşı katıldı. Lyon Türk kültür derneğinin düzenlediği festivale katılım yüksek seviyede
oldu. 4 gün boyunca 100 binden fazla ziyaretçinin geldiği festivale bu sene 300’den fazla girişimci katıldı.
Fransa'da faaliyet gösteren Türk girişimcilerin yanı sıra Avrupa'nın diğer ülkelerinden ve Türkiye'den de bazı şirketlerin katılımı bu festivali, sadece kültürel değil, aynı zamanda ticari ve sanayi boyutlarının da olduğunu kanıtladı.
esticulture’nin açılışına Fransa'nın İsere Bölgesi Milletvekili Joelle
Houiller ile Lyon'un Türkiye, Japonya, Fas, İtalya ve Letonya konsolosları, Bron Belediyesi Başkan Yardımcısı Jean Michel Longueval,
Lyon Belediyesi Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Julien Rolland, Lyon
Belediye Başkan Yardımcısı Carinne Dognin Sauze, Rhone Alpes Bölge
Meclisi Başkan Yardımcısı Jean Luc Da Passano, Vienne Belediye Başkan
Yardımcısı Patrick Curtod, Vaulx En Veli'n Belediye Başkan Yardımcısı
Stephane Gomel, Lyon Ceza Mahkemeleri Başkanı Paul Andre Breton
katıldı.
Festivalde el sanatları, çömlek ve cam üfleme sanatları sergilendi.
Bursa semazen gösterisi her zaman olduğu gibi yine ilgi odağı oldu. Birçok
ustanın Türk mutfağının çeşitlerini sergilediği stantlar, gelen ziyaretçilerin
akınına uğradı. Festiculture Misafir ülke olarak Azerbaycan da katıldı.
EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014 103
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 104
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
li organizasyonun panayır havasından
kurtarılıp gerçek bir festivale dönüştürülmesi gerekiyor. O zaman daha güzel olur diye düşünüyorum.
İnanıyorum ki ileriki yıllarda bu açık
tamamlanır” diye konuşuyor.
Lyon Başkonsolosu Hilmi Ege Türemen:
FESTICULTURE, BİRLİK VE
BERABERLİĞİ PEKİŞTİRİYOR
L
yon’da bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Festiculture’ün her
açıdan yararlı bir etkinlik olduğunu belirten Lyon Başkonsolosu
Hilmi Ege Türemen, organizasyonun
Türkiye-Fransa ilişkileri ve ticaretin
gelişmesinde önemli bir katkı sağladığını söylüyor.
Türemen, “Lyon’da yaklaşık 140
bin Türk vatandaşı yaşıyor. 1960’lı yıllarda Fransa ile işçi değişim anlaşmasını imzaladıktan sonra bu bölgeye
göç hızlandı. Vatandaşlarımız bu
bölgenin kalkınmasında önemli katkılar sağladı. O yıllarda 20 bin olan
Türk varlığı bugün 140 bine ulaştı.
Vatandaşlarımızın bölge ekonomisinin, kültürün ve sosyal dokusunun gelişiminde önemli katkıları bulunuyor.
Biz de başkonsolosluk olarak kendilerine her türlü imkanı sağlıyor ve gerekli olan hizmeti vermeye çalışıyoruz. Festiculture, toplumum birlik ve
beraberliği açısından da oldukça faydalı bir etkinlik. Fransa’da ve yurt dışında yaşayan Türklerin birlik ve beraberliğini pekiştiriyor.
Festiculture’ü her yıl yaklaşık 7080 bin kişi ziyaret ediyor. Çok ciddi
bir ilgi var. Bu sene daha fazla bir ilginin olduğunu görüyoruz. Sanırım
bu yılki ziyaretçi sayısı 100 bini ge-
COJEP Lyon Başkanı
Hasan Bener
(Soldan sağa) Hakan Kalaycı, Hasan Bener, Bilal Dinç, Hüseyin Haliloğlu ve Şeref
Özata Festiculture’de bir araya gelerek festivalle ilgili değerlendirmelerde bulundular.
çecek. Yerel basında da büyük bir talep var. Açılışa diğer bölgelerin başkonsolosları ve yerel makamları da
davet ettik. Dolayısıyla çok kapsamlı ve görünürlüğü fazla olan bir etkinlik oldu diyebilirim. Bu önemli etkinliği düzenleyen arkadaşlara
Türkiye’nin tanıtımıma katkıda bulundukları için teşekkür ediyoruz.
Her zaman onların yanındayız” diyor.
Festiculture Organizasyon Komitesi Başkanı Ali Kemal Güzeller:
HERKES BU FUARI BİR MARKA
OLARAK GÖRMEYE BAŞLADI
Lyon kentinde düzenlenen
Festiculture’ün, Türkiye’nin tanıtımının yapıldığı en önemli etkinliklerden biri olma özelliğine sahip olduğunu söyleyen Festiculture
Organizasyon Komitesi Başkanı Ali
Kemal Güzeller, Ekovitrin’e yaptığı
açıklamada “Festiculture dernek adına yapılan bir etkinlik. Dernekler
104 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
adına her yıl kermesler yapıyorduk.
Kermesleri daha da büyütüp ne yapabiliriz diye düşündük, bu amaçla da
geldiğimiz nokta bu. Önümüzdeki
yıllarda da daha da profesyonelleşerek devam edeceğiz. Fransızların
fuarımıza katılımı da oldukça fazla oldu. Amacımız sadece kültürel bir
faaliyet değil. Bu işleri yapmanın da
bir maliyeti var. Türkiye’nin yöresel
sanatlarını burada sergiliyoruz. Üç boyutlu yöresel resimlerimiz var.
Türkiye’den buraya gelip burada tanıtımlar yapılıyor. Onun dışında
Almanya ve Belçika’dan gelen esnaflarımız da var. Satışlar yapıyorlar.
Hem kendileri kazanıyorlar hem de
bize katkı sağlıyorlar.
Organizasyonun bu yıl dördüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Burada amacımıza ulaştık diye düşünüyorum.
Lyon ve çevresinde 150 bine yakın vatandaşımız yaşıyor. Burada yapmış
olduğumuz tanıtımlar sayesinde
Avrupa’nın birçok bölgesinden Türkler
bu fuarı ziyaret ediyor. Fransa’nın her
bölgesinden katılımcılarımız var.
Reklam kampanyamız çok genişti.
İnsanların evlerine dergiler gönderdik.
Herkes bu fuarı bir marka olarak
görmeye başladı. İnsanlar ailelerini alıp
geliyorlar” diyor.
UNEFT Lyon Başkanı
Bilal Dinç
KATKIDA
BULUNMAK İÇİN
BURADAYIZ
Dördüncü kez Festiculture’de bulunmaktan kıvanç duyduğunu dile
getiren UNEFT (Türk Fransız
Girişimciler Birliği) Lyon Yönetim
Kurulu Başkanı Bilal Dinç,
“Arkadaşlarımızı organizasyondaki
başarılarından dolayı tebrik ediyorum.
UNEFT olarak profesyonel katkıda
bulunmak için buradayız” diyor.
COJEP Rhöne-Alpes
İstişare Kurulu
Başkanı Hüseyin
Haliloğlu
ETKİNLİK
GERÇEK BİR
FESTİVALE
DÖNÜŞMELİ
COJEP Rhöne-Alpes İstişare
Kurulu Başkanı Hüseyin Haliloğlu,
“Bu sene de diğer yıllarda olduğu gibi başarılı geçiyor. Ancak bu önem-
FESTİCULTURE
BU YIL ÇOK
BAŞARILIYDI
Bölgede yaşayan Türklerin örgütsel siyasal katılımlarını sağladıklarını söyleyen COJEP Lyon İstişare
Kurulu Başkanı Hasan Bener, şunları
ifade ediyor: “Film festivallerini,
müzik ödülleri galası ve COJEP
Akademi altında siyasal programlar
yapıyoruz.
Yaptığımız programlar neticesinde Rhöne-Alpes bölgesinde 22
Türk siyasetçi bugün belediye meclislerinde ya da farklı birimlerde seçilmiş durumda Bu da yaptığımız
etkinliklerin meyvesini aldığımızın bir
göstergesi. Bunu kıvançla ifade ediyorum. Festiculture bu yıl çok başarılıydı. Bu etkinlikten dolayı arkadaşlarımızı kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.”
Lyon Türk Kültür Merkezi Başkanı İzzet Doğanel:
FRANSIZLAR TÜRK KÜLTÜRÜNÜ BEĞENİYOR
Lyon Türk Kültür Merkezi
Başkanı İzzet Doğanel,
“Etkinliğe yoğun bir ilgi var.
Gösterilerimiz var, sanatçılarımız konserler veriyor. 100 binin üzerinde ziyaretçi geldi diyebilirim. Bu bölgede 150 bin
Türk vatandaşımız yaşıyor. Aynı
zamanda Arap asıllı kardeşlerimiz ve Fransız ziyaretçilerimiz de yoğun bir şekilde burayı ziyaret ediyorlar.
Festiculture’ün ilkini 2010 yılında yapmıştık. 2010 yılında Fransa’da Türk yılı olarak belirlenmişti ve biz de dernek olarak bunu nasıl değerlendiririz diye düşündük. Daha
küçük bir alanda ilk festivalimizi düzenlemiştik. Onun ba-
şarısından sonraki yılara da bu festival büyüyerek devam
etti. Şimdi 40 bin metrekarede devam ediyoruz” diyor.
Türk kültürünü yabancı ülke insanlarına gösterme fırsatı bulduklarını kaydeden Doğanel, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Onlar da bunu çok iyi görüyor ve algılıyor.
Fransızlar Türk kültürünü beğeniyorlar. Sanat bölümümüz var, orası çok ilgi görüyor. Mutfağımızı ticaretimizi gösteriyoruz. Açılışımızda çok yoğun bir katılım ve
protokol vardı. Bu da Festiculture’ün çalışma aşamalarından biri. Buradaki Türk vatandaşlarının bir oy potansiyeli var ve bunu onlara göstermek için ve bu çalışmalardan dolayı ben belediye başkan yardımcısı olarak seçildim, Ekonomi bölümü verildi. Bunlar Festiculture gibi çalışmalar sayesinde oldu.”
EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014 105
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 106
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
AK Center Yönetim Kurulu Başkanı Naci Yaşar:
İstikbal Lyon Mağaza
Müdürü Yasin Yaşar
TÜRKLER ARTIK
“FESTİCULTURE
ALICILARLA
SATICILARI
BULUŞTURUYOR”
FRANSA’DA PATRON OLDU
AK Center Yönetim Kurulu Başkanı Naci Yaşar, Festiculture’ün Fransa ve
Avrupa’daki Türklerin buluşma noktası olduğunu ifade ediyor. Yaşar,
geçmişte Fransa’da işçi olarak çalışan birçok Türk’ün bugün kendi işini
kurarak yeni başarı hikayeleri yazdıklarını söylüyor.
A
K Center Yönetim Kurulu
Başkanı Naci Yaşar,
Fransa’nın Lyon kentinde
bu yıl dördüncüsü düzenlenen Festiculture’e ilk yıldan
bu yana aralıksız olarak katıldıklarını
söylüyor.
Festivali Fransa başta olmak üzere Avrupa’daki Türkler için buluşma
noktası olarak tanımlayan Yaşar,
“İnsanlar Avrupa’nın birçok ülkesinden buraya geliyor. Burada onlarla tanışma fırsatı buluyoruz. Bizim
için kültürel bir etkinlik oluyor.
Bunun yanında ürünlerimizi burada
katılımcılara
sunuyoruz.
Festiculture’e özel fiyatlarımız oluyor. Oldukça cazip fiyatlar sunuyoruz. Festiculture hem bizim açımızdan hem de katılımcılar açısından
çok iyi geçiyor. Hem ziyaret hem ticaret. İkisi bir arada güzel oluyor.
AK Center olarak mağazamızda
Türkiye’nin bütün büyük markaları
var. İstikbal, Bellona, Merinos gibi
markaların ürünlerini müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Koltuk
grupları, abiye, gelinlik, halı, züccaciye gibi bütün alanlarda varız. Çok
cazip fiyatlarla buradaki insanlara sunuyoruz. İnsanlar da memnun biz de
memnunuz. İyi oluyor. İnsanları
memnun görmek bizi daha da sevindiriyor” diyor.
106 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
AK Center Yönetim Kurulu Başkanı Naci Yaşar çocukları ile birlikte Fransa’da en
büyük Türk Alışveriş Merkezini başarılı bir şekilde geleceğe taşıyorlar.
larında seviniyoruz. Teknik servis
hizmeti de veriyoruz. Montaj ve teslim ücretsiz. Müşterilerimiz de bu durumdan memnunlar.”
Naci Yaşar
“FRANSA’NIN HER
YERİNDEN MÜŞTERİMİZ
GELİYOR”
Müşterilerinin Fransa’nın her
bölgesinden kendilerine ulaşma imkanına sahip olduklarını belirten
Yaşar, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Her türlü ürünü bünyemizde bulunduruyoruz. Bu fuarda da her
ürünü bulundurmaya çalıştık.
Standımız
oldukça
büyük.
Mağazamızda ne varsa burada yer
vermeye çalıştık. Standımızı ziyarete gelen insanların burada bulamadıkları bir ürün varsa onları mağazamıza yönlendiriyoruz. Çocuklar
için abiye çeşitlerimiz var. Yatak
odaları, oturma grupları züccaciye,
halı gibi bir evin ihtiyacı olan her şey
bizde en uygun fiyatlarla mevcut.
İnsanlar uzak mesafelerden bize geliyor ve aradıkları ürünleri bulduk-
“TÜRKLER PATRONLAŞMAYA BAŞLADI”
Türklerin çalışkan bir millet olduğunu ve bunun da meyvelerini almaya başladığını belirten Yaşar,
“Önceki yıllarda işçi olarak çalışan
Türkler bugün Fransa’da patronlaşmaya başladı. Bu ülkede gençlerimiz
yoğun bir emek veriyor. Biz ilk geldiğimizde dil bilmiyorduk. Zorluklar
çektik. Şimdi benim 4 çocuğum da
yetişti ve hepsi de şu anda yanımda.
Onlarla beraber işi büyütüyoruz.
Benim göremediklerimi onlar görüyorlar. Aile firmasıyız. 30 çalışanımız
var. Şimdi bu şekilde el birliğiyle gönül birliğiyle çalışıyoruz ama
Fransa’da iş yapmak her geçen gün
zorlaşıyor. Fransa ekonomisi şu anda normal denebilecek düzeyde. Bu
krizlere rağmen yine çok iyiyiz diyebilirim. Halka kolaylıklar yapıyoruz.
Müşterilerimiz bizden bir ürün aldığında taksitle ödeme imkanı sunuyoruz. Halk bunu cazip buluyor.
Hem vatandaşın hoşuna gidiyor hem
de bizim satışlara olumlu bir şekilde
yansıyor.
Fransa’da Türk gençleri arasında
işsizlik var. Türklerin açtığı iş yerleri var. Açılmaya da devam ediliyor.
Biz Türkler sürekli çalışmayı tercih
ediyoruz. Sadece iki bayramda duruyoruz. Onun haricinde çalışıyoruz. Bu memlekete geldiyseniz çalışmadan
duramazsınız.
Çalışmayacaksanız memleketinizde
kalmanız gerekiyor. Gurbetin kahrını
çekiyoruz ama gurbetin sefasını da
sürüyoruz. Her şeyimiz iyi, gelirimiz
iyi. Bundan İyisi can sağlığı” ifadelerini kullanıyor.
“TÜRKİYE’DE
YATIRIMLARIMIZ VAR”
Sadece
Fransa’da
değil
Türkiye’de de ticari faaliyette bulunduklarını belirten Yaşar,
“Yatırımlarımızın yarısını buraya yarısını da Türkiye’ye yapıyoruz. Çünkü
biz Türkiye’den vazgeçemiyoruz.
Türkiye’ye yatırım yapmaya mecburuz. Kayseri’de yatırımlarımız var.
Memleketim Akdağmadeni'nde inşaat sektöründe yatırımlarımız var.
İnşaat dünyada en fazla gelir getiren
sektörlerden biri.
Bunu biliyoruz. Şimdi arsa kazandırıyor. Para gidiyor ama mülk kalıyor. Onun için mülke yatırım en iyi
yatırım diyorum” diyor.
Festiculture için özel indirimler hazırladıklarını söyleyen
AK Center Mağaza Müdürü
Yasin Yaşar ise şunları söylüyor:
“Burada insanlar bir ürünün fiyatına çok dikkat ediyor.
Müşterilerimiz bütün büyük markaları bizde bulabiliyor. Fuara
özel her şey yarı fiyatına. Bu indirimler aynı zamanda 1 ay boyunca mağazamızda devam edecek. Ürün yelpazemiz de oldukça
geniş. Süs eşyaları, tekstil, züccaciye, mobilyalarımızın hepsini getirmedik. Bura aya özel kampanyalı ürünlerimiz var. Ama mağazamıza geldiklerinde İstikbal’in
bütün koleksiyonunu bulabilirler. Ödeme kolaylıkları da sağlıyoruz. Teslimi ve montajını ücretsiz yapıyoruz. Fransa’da rekabet çok fazla. Ama insanlar kaliteyi arıyorlar. Çünkü mobilya elbise veya süs eşyası gibi değil.
İnsanlar uzun mesafelerden kalkıp
buraya
geliyor.
Müşterilerimizin yüzde 80’i yabancı. İstikbal’in bir sloganı var
“her ev güzeldir” diye. Biz de her
evi güzelleştirmek için en güzel
mobilyaları, en güzel süs eşyalarını müşterimize sunuyoruz.
Türkiye’de ne yenilik varsa
Fransa’da müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz.
Festiculture alıcı ve satıcıları
bir araya getiren bir merkez oldu.
Bir de her aradığınızı burada bulabiliyorsunuz. Bu önemli bir
avantaj.”
EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014 107
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 108
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
Hospitadent Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Selvi:
HASTALARIMIZIN
YÜZDE 40’I YURT DIŞINDAN
Ahmet
Selvi
D
Şeref
Özata
iş sağlığı alanında hizmet
veren Hospitadent’in 2006
yılından sonra yurt dışında
faaliyetlerini artırdığını ifade eden
Hospitadent
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet
Selvi, “Yurt dışında sağlık sektörüyle ilgili özellikle ağız ve diş sağlığıyla ilgili çok yüksek fiyatlar olduğunu
tespit ettik. Öncelikle kendi insanımızı nasıl getirebiliriz diye bir çalışma başlattık. Tanıtımlar yaptık. İlk
hastanemizi İstanbul Bağcılar’da açtık. Hastalarımız geldiler, memnun
kaldılar. Biz bunun üzerine diğer
ülkelerde de tanıtımlara başladık ve
bu yıl da Festiculture’e geldik.
Bundan sonra yurt dışındaki bu tarz
festivallere katılmayı planlıyoruz.
Almanya’da da benzer festivaller
var. Buralardaki hastalar artan bir ilgiyle ülkemize geliyorlar.
Sağlık turizmi ile yabancı turistlerin ülkemize bıraktığı gelir çok
önemli. Bir sağlık turisti diğer turistlere göre 3-5 katı ücret bırakabiliyor. Bu da ülke ekonomisine ciddi
katkılar sağlıyor. Bizim bu işe girişimizde Bağcılar hastanemizin açılışıyla
birlikte tercih etmemiz ve sonucunda gördüğümüz ilgiyle bunu büyüt-
108 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
Hospitadent Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet
Selvi, sağlık turizmine katkı sağlamak ve daha
fazla yabancı hastaya hizmet vermek amacıyla
Festiculture’e katıldıklarını söylüyor. Selvi,
Türkiye’ye sağlık turizmi için gelen hastaların
sayısının her geçen yıl arttığını belirtiyor.
mek için proje üretmemizden geçti.
Havaalanından hastalarımızı alıyoruz
otele yerleştiriyoruz. Tedavi noktasında çok ciddi garantiler veriyoruz.
İnsanlar Türkiye’ye geldiklerinde
böyle bir riski göze alıyorlar.
Almanya’da da bir şube açtık. Şu anda hastalarımızın yüzde 40’ı yurt dışından gelen hastalar. Ciromuzun
yüzde 60’ını yurt dışından gelen hastalarımız oluşturuyor. Hastalarımızın
yaklaşık yüzde 20’si de tamamen yabancılardan oluşuyor. Bu çok sevindirici bir durum. Türkiye artık sağlık
için yurt dışına gidenlerle değil sağlık için Türkiye’ye gelen insanların olduğu bir ülke haline geldi. Özellikle
de ağız ve diş sağlığı konusunda biz
sektörün lideri konumundayız. En
çok hasta bakan, en çok tedavi yapan
ve ciro yapan bir kurum durumundayız.
İmplat için Türkiye’ye gelenler bir
günde tedavisini olup gidiyorlar.
Tabii akabinde bazı vakalarda hemen
üst yapısı yapılabiliyor ama büyük çoğunluğunun ikinci defa gelmesi gerekiyor. İkinci defa geldiklerinde 57 gün içinde tedavileri tamamen bitiyor. Yani ortalama tedavi süreci 1
hafta sürüyor” diye konuşuyor.
“SAĞLIK TURİZMİ
HIZLA GELİŞİYOR”
Sağlık turizminin Türkiye’de hızla geliştiğini kaydeden Selvi, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Sağlık turizmindeki potansiyeli hükümetimiz de
gördü. 10. Kalkınma Planı’nda sağlık turizmini öncelikli sıraya alındı. Bu
çok sevindirici bir durum. Dolayısıyla
Türkiye’de sağlık turizmi yapan hastaneleri akreditasyona tabi tutacak.
Hospitadent Yönetim
Kurulu Üyesi
Dt. Selçuk Özbölük:
AVRUPA’DA 1 İMPLANT
FİYATINA TÜRKİYE’DE 4
İMPLANT YAPILABİLİYOR
Sağlık sektöründe çok ciddi değişimlerin yaşandığına değinen
Hospitadent Yönetim Kurulu Üyesi
Dt. Selçuk Özbölük, “İnsanlar artık
bu amaç için seyahat ediyorlar.
Türkiye’ye bu anlamda çok ciddi seyahatler yapılıyor. Avrupa’da bir
diş tedavisi olmak istediğiniz zaman bazen bir yıla kadar süren randevular alıyorsunuz.
Böylece devletin garantisi altında
tedavi yapılacak. Yani Türkiye’ye
gelen hastalar herhangi bir sorun olduğunda karşılarında muhatap olarak devleti görecek.”
“TANITIM VE REKLAM
MEVZUATI EKSİK”
Sağlık sektöründeki sorunlara
değinen Selvi, “Yıllarca kendi imkanlarımızla sağlık turizmi yaptık.
Hastalarımızı kendimiz getirdik. 2 yıl
önce Ekonomi Bakanlığı bu işi teşvik
etmeye başladı. Fuar organizasyonlarıyla reklamları teşvik etmeye başladı. Fakat gelin görün ki mevzuat yüzünden aksaklıklar yaşıyoruz.
Maalesef 1928 model bir kanunumuz
var. Yine diş hekimlerinin bir kanunu var. Buna benzer bazı kanunlar sebebiyle sıkıntılar çekiyoruz ve cezalara maruz kalıyoruz. Bu durumu
Ekonomi Bakanlığı yetkililerine anlattık. Sağlık Bakanlığı’na gittik.
Aldığımız cezalardan bahsettik. Bu
durumları düzeltmek için belli gayretler içerisine girilmiş durumda.
Bununla ilgili yönetmelikler yayınladılar ama yine mahkemelerin bazılarında çözüm üretebiliyoruz, bazılarında üretemiyoruz ve eski kanunları dikkate alıyorlar. Tanıtım ve
reklam mevzuatında eksiklikler bulunuyor.
Sağlık
Bakanı
Mehmet
Müezzinoğlu aynı zamanda bir hastane sahibi. Kendisi bizi en iyi anlayacak kişilerden biri. Kendisiyle bu
konuda görüşmedik fakat toplantılarda bu konuda bir soru yöneltildiğinde reklam yapıldığı için bir hastanenin kapatılamayacağını belirtti.
Reklam kanaati olduğu uyanırsa
eğer ki zaten tanıtımla reklam arasındaki farkı da kimse anlatamıyor.
Reklama cezalar veriliyor. Reklam mı
yoksa tanıtım mı olduğu belli değil.
Bunun ayrımının iyi yapılması gerekiyor. Fakat kanunlar, yönetmelikler,
tüzükler böyle demiyor. Şimdi yönetmeliklerde “Talep oluşturmaya
yönelik” diye bir madde var, ne talep
oluşturur. Tanıtım serbest deniliyor.
Fakat talep oluşturmaya yönelik reklam yasak deniliyor. Hangisi reklam, hangisi tanıtım... Bunların çok
iyi ayrılması lazım. Çünkü teftişe
gelen insanlar da “Neyi reklam, neyi tanıtım sayacağız” diye karıştırılıyor. Bunların açık açık yazılması gerekiyor” ifadelerini kulanıyor.
“DİŞ TEDAVİSİ
İHTİYACI VAR”
Festiculture’le ilgili değerlendirmelerde bulunan Selvi, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Burada çok sevindirici şeyler yaşadık. Hemen hemen ge-
Bazen randevu da alamıyorsunuz. Diş hekimliğini genel olarak
pahalı olarak biliriz ama Avrupa’da
bu çok daha pahalı.
Biz hastalarımızı çok hızlı bir
tedavi sürecine sokabiliyoruz.
Hastalarımız randevuları anında
alabiliyor. Yurt dışındaki departmanlarımızda bir hafta içerisinde
en kapsamlı tedavileri yapılabiliyor.
Hastaların aylarca süreceği bir tedavisi bizimle irtibata geçmeleri durumunda bir hafta içerisinde alabiliyor. Avrupa’da 1 implant fiyatına Türkiye’de 4 implant yaptırabilme şansınız var” diye konuşuyor.
lenlerin tümü bizi tanıyor. Bu bizi
memnun ediyor. Özellikle burada diş
tedavisiyle ilgili ihtiyacın çok yüksek
olduğunu öğrendik. Fransa’da bir
tedavi merkezi açmamızı öneriyorlar.
Ancak burada mevzuatlar kolay değil. Fakat yine de burada böyle bir düşünce içine girebiliriz. Fuar çok coşkulu geçiyor. Önümüzdeki yıllarda
tekrar gelmeyi düşünüyoruz.”
Hospitadent Yönetim
Kurulu Üyesi
Dt. Recep Eşkar:
YILDA 100 BİN HASTA
BAKIYORUZ
Hospitadent Yönetim Kurulu
Üyesi Dt. Recep Eşkar, hastaneleri ve sağlık turizmi ile ilgili bilgiler
verdi. Eşkar, “Türkiye ve Avrupa genelinde toplam 9 hastanemiz var. 7
tanesi İstanbul’da, biri Frankfurt’ta,
en sonuncusunu da Kayseri’de açtık.
Bünyemizde toplam 150 diş hekimi,
450 personelimiz var. Uzmanlık
dallarında hekimlerimiz var. Bütün
uzmanlıklarda hizmet veriyoruz.
Bünyemizde 4 profesör var.
Doçentlerimiz var. Genç bir ekiple
halkımıza hizmet veriyoruz.
Hastalarımızın yüzde 40’ı sağlık turizmi çerçevesinde gelenlerden oluşuyor. Avrupa ağırlıklı hastalarımız
var. Azerbaycan ve Arap ülkelerinden hastalarımız var. Değişik ülkelerden gelen hastalarımız oldukça
fazla. Ortalama yılda 100 bin civarında hasta bakıyoruz” diyor.
EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014 109
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 110
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
Sebil Tavukçuluk Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tüysüz:
Ürünlerini
Avrupa’ya
ulaştırıyor
DÜNYADA TERCİH EDİLEN BİR
MARKA OLMAK İSTİYORUZ
Fransa’da 14 yıldır faaliyet gösteren Sebil, Avrupa’nın birçok ülkesine
beyaz et ve et ürünleri ihraç ediyor. Ürünlerinin helal kesim yöntemiyle
üretildiğini belirten Sebil Tavukçuluk Yönetim Kurulu Başkanı
Murat Tüysüz, Avrupa başta olmak üzere dünyada tercih
edilen bir marka olmayı hedeflediklerini söylüyor.
Murat Tüysüz
F
ransa’daki tüketicilerin daha
leziz ve taze tavuk eti tüketebilmeleri amacıyla 14 yıl önce
Sebil’i kurduklarını söyleyen
Sebil Yönetim Kurulu
Başkanı Murat Tüysüz, “Şu anda
Fransa’nın her yerinde ürünlerimiz
mevcut.
Almanya,
Belçika,
Hollanda’ya ürünlerimiz ulaşıyor.
Bir dönem Yunanistan’a bile gönderdik. Bir buçuk yıl önce Fransa’daki
entegre et tesisimizi hizmete açtık. Eti
burada işliyoruz. Etin daha taze tüketiciye ulaşabilmesi için bu tesisi inşa ettik. Bu tesisin bize çok büyük artıları oldu” diye konuşuyor.
110 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
Fransa’ya 1976 yılında geldiğini
belirten Tüysüz, sözlerine şöyle devam ediyor: “Tahsilimi bitirdikten
sonra çeşitli iş yerlerinden çalıştım.
Baba mesleği inşaat. Ama ben o tarafa yönelmedim. Ticarete ilgim vardı ve bu şekilde iş hayatına atıldım.
Gıda sektörüne yöneldim. 14 yıldır
beyaz et sektöründeyim. Ondan önce marketçilikle uğraştım. Yani temelden beri gıda sektöründeyim.”
“HELAL GIDAYA ÖNEM
VERİYORUZ”
Sebil olarak hedeflerinin daima
daha kaliteli ürünler üretmek oldu-
ğunu
söyleyen
Tüysüz,
“Bulunduğumuz bölgede yerleşik
olarak Müslümanlar yaşıyordu ve
tüketim noktasında birtakım sıkıntılar yaşanıyordu. Biz bu eksikliği gördük ve buna çare aradık. Sonuç olarak bu sektöre girdik. Mücadele verdik. Bugün bu sektörde yalnız değiliz. Helal gıdanın en yüksek teknolojiyle en hijyenik ortamlarda en güzel şekilde yapılması için mücadele
eden şirketlerden birisiyiz.
Beyaz etin en hızlı ve en hijyenik
şekilde en taze olarak halkımıza
ulaşması için mücadelemiz var.
Bununla ilgili yatırımlarımızı yaptık.
Etin işletilmesini kendi bünyemizde
yapacağız. Zaman içerisinde kırmızı ete de girmeyi planlıyoruz. Şu anda 30 bin metrekare alan üzerinde
hizmet veriyoruz. Önümüzdeki yıl 3
bin metrekare daha büyütmeyi planlıyoruz. Projelerimiz hazır. Sebil bir
aile şirketi. 2004 yılında Sebil’i holdingleştirdik. Kurumsal yapıya geçtik. 3 kardeş olarak Sebil’i daha iyi bir
noktaya getirmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Şu anda Sebil bünyesinde 30 kamyondan oluşan bir dağıtım ağı olduğunu
belirten Tüysüz, şöyle devam ediyor:
Sebil; tavuk mamulleri, sucuk,
salam çeşitleri ve donmuş gıdalar olmak üzere 3 alanda faaliyet gösteriyor. Sebil, sadece Fransa'da değil,
Almanya, Hollanda, Avusturya ve
Belçika gibi çok sayıda Avrupa ülkesinde iç pazara ürün veriyor.
FRANSA’DA HELAL GIDA ÜRETİMİNDE İDDİALI
Sebil Yönetim Kurulu Başkanı Murat Tüysüz, Ekovitrin Başkan Yardımcısı
Şeref Özata’ya helal gıda üretimiyle ile ilgili Fransa’da büyük bir yatırım
başlattıklarını ve “Herkes yesin” diye Sebil’i kurduklarını söylüyor.
“Hepsi özel donanımlı araçlar.
Her 5 yılda bir bu kamyonlarımızı değiştiriyoruz. Şu anda bulunduğumuz
yerden 300 km’lik bir pergel çekersek
bu bölgeye her gün servis yapıyoruz.
Marketçilikten gelen tecrübemizle
beyaz etin kalitesi ve lezzetini biliyoruz. Bunun da temeli tazelikten geçiyor. Canlı bir hayvan olduğundan
dolayı her istediğiniz miktarlarda
oluşmuyor. Bu servisi en iyi şekle nasıl getiririz diye düşündük.
Müşterilerimize 24 saat içinde ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Dolayısıyla
müşteriler taze ürünleri marketlerden
rahatlıkla alabiliyor.”
“200 ÇEŞİT
ÜRÜNÜMÜZ VAR“
Sebil’in ürün gamından bahseden
Tüysüz, “Sadece tavuk ürünümüz
yok. Kanatlı hayvanlar dediğimiz
bütün hayvanlar ürün portföyümüzde yer alıyor. 200 çeşit ürünümüz var.
Bunun içerisinde kanatlı hayvanlardan ne varsa var. Sosis, köfte, lahmacun buna benzer 50’ye yakın da
ürünümüz var. Pizza çeşitlerimiz var.
Bunları da halkımızın beğenisine sunuyoruz.
Beyaz et ile olan ticaretimizi
A’dan Z’ye kontrolünü sağlayacak bir
sistem kurmayı hedefliyoruz. Burada
öncelik helal ürün olmasından geçiyor. İkincisi hijyenik ortam ve ürün
kalitesi. Halkımıza en iyi şekilde en
iyi ürünü sunabilmek istiyoruz. Bu
koşulları sağlamak için ciddi bir yatırım yapmamız gerekiyor. Lojistik
ağı ve kesimhane yatırımı da çok
önemli. Önümüzdeki yıllarda bunları
gerçekleştireceğiz. Adımlarımızı bu
anlamda attık” diye konuşuyor.
YILIN İŞ İNSANI SEÇİLDİ
Murat Tüysüz, küresel ekonomik kriz tüm dünyada olduğu gibi
Fransa’da da devam ettiğini söylüyor.
Tüysüz, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“İstihdam önemli bir konu. Sebil
olarak 80 kişilik bir ekibimiz bulunuyor. Fransa’da artık Türk yöneticileri var, Fransız medyası bunları sık
sık dile getiriyor. Başarılarımız
Türkiye’de takdirle karşılandığını
görmek beni onurlandırıyor.
Ekovitrin okurlarına beni Fransa’da
Yılın Başarılı İş İnsanı seçtikleri için
teşekkür ediyorum. Tabii bunun bize getirmiş olduğu bir enerji var.
Halk, “Bugüne kadar yaptıklarınızı
destekliyoruz, bunlara devam edin”
diyor. Bu ödül bugüne kadar yaptığımız işlerin doğruluğunu ortaya koyuyor.
Ticaret sonradan öğrenilen bir şey
değil. Ticaret ruhu insanın doğasında var olan bir şey. Türkiye’de çok
önemli iş adamları var. Ama sanırım
en büyük eksiğimiz bunu dünyaya duyuramamak. Önümüzdeki yıllarda
bir Türk markasının dünyada kabulünü arzuluyorum.
Sebil olarak şu anda Fransız medyasında yer almaya başladık. Sebil
ürünleri şu anda helal kesim tüketen
etnik gruplar tarafından kabul gördü.
Ama bunun bizdeki temennisi Fransa
ve Avrupa’daki normal halkın da bu
ürünün kabul etmesi olacak. Bu anlamda tabii tüketim var. Ancak bizim
ürünlerimizi tüketen insanlar hayvanın kesilmesinden kanının boşalmasına kadarki helal kesim yöntemleri uyguladığımız için etin daha lezzetli olduğunu söylüyorlar. Fransa’da
bu pek dillendirilmiyor ama zamanla bu algı insanlarda yerleşecek diye
düşünüyorum. Ürünlerimiz dünyada
kabul görecek özelliklere sahip.
Dolayısıyla çok yakın bir zaman içerisinde uluslararası markalar arasına
gireceğiz diyebilirim.”
EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014 111
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 112
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
Türk Hava Yolları Lyon Müdürü Canan Özen:
FRANSIZLAR THY’Yİ
TERCİH EDİYOR
T
ürk Hava Yolları Lyon Müdürü
Canan Özen, Fransa’nın Lyon
kenti ile İstanbul arasında haftada 21 uçak seferi planladıklarını ve bu
yıl 200 binden fazla yolcu taşımayı hedeflediklerini söylüyor. Festiculture etkinliklerine destek verdiklerini ifade
eden Özen, “Biz geçen yıla göre stant
alanımızı büyüttük. Elimizden geldiğince Türk vatandaşlarımızın yanında
olduğumuzu göstermek istedik. Belirli
zamanlarda promosyonlar yapıyoruz
ve cüzi fiyatlarla yolcularımızı uçuruyoruz” diye konuşuyor.
Türk Hava Yolları olarak 2013 yılında Lyon’dan İstanbul’a haftalık 10
uçak seferi düzenlediğini belirten
Özen, “Bu yılki uçuşlarımız haftada
14 uçağa çıktı. Bu yaz hedefimiz 21
uçak. Çalışmalarımızı yapıyoruz kapasitemizi yüzde 40’a yakın arttırdık.
Yolcu sayımızı da bu oranda arttırdık.
Bu vesileyle tüm yolcularımıza teşekkür ediyoruz. THY buradan sadece İstanbul’a sefer yapıyor.
İstanbul’dan tüm Türkiye’ye bağlantı veriyoruz. Son bir yıldır yaptığımız çalışmalar neticesinde THY’nin
uluslararası bir havayolu olduğunu ve
bu sektörde çok iddialı olduğunu ve
iyi bağlantılarla son varış noktasına
gidebildiklerini gördüler. Ücretler
konusunda da önemli çalışmalar yaptık. Business yolcu sayımızda artışlar
söz konusu. Bütün dünya yolcularına açığız” ifadelerini kullanıyor.
Lyon’un kendileri için özel bir
destinasyon olduğunu ifade eden
Özen, “Türk nüfusu açısından da yoğun bir yer. Geçtiğimiz yılı yüzde 85
dolulukla kapattık. Bu yıl tekrar yüzde 85’lik doluluk bekliyoruz. 200 bin
yolcuyu da görürüz diye ümit ediyorum. Özellikle transit yolcularımızda
biz bu sayıyı yakaladık. Şu anda da
uçaklarımızın doluluğu bunu gösteriyor” diyerek sözlerini tamamlıyor.
Butik Dores Firma Ortağı Emine Şahin:
DAVETLERE ÖZEL
TASARIMLAR HAZIRLIYORUZ
Emine Şahin Serpil Altuncu
Serpil Altuncu ile birlikte kurdukları Butik Dores’i n iki yıldır faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen
Butik Dores Firma Ortağı Emine
Şahin, “Satışlarımızı sosyal medya
üzerinden yapıyoruz. İki ay içerisinde web sitemiz faaliyete geçecek.
Hedefimiz büyük. Özellikle yurt dı-
112 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
şında yaşayan bayanlara hitap ediyoruz. İlk defa bir düğün organizasyonu yaptık. Bu organizasyonlarda önceden bizimle iletişim kuruyorlar ve
sonrasında belli sayılarda abiye kıyafetlerimizi alarak ziyaretlerine gidiyoruz. Ne istiyorlarsa bakıyorlar, modellerimizi beğeniyorlar. Sonrasında
istedikleri modelleri uyguluyoruz.
Çok güzel gidiyor. Büyümeyi amaçlıyoruz. Bazı kadın matinelerinde defileler yapıyoruz. Defilemizde kendi
mankenlerimiz dışında orada bulunup
da satın almak isteyen bayanları giydiriyoruz ve orada defilede yer alıyorlar. Hazır ürünlerimiz var ve ge-
nellikle bu ürünler üzerinde değişiklikler yapıyoruz. Bu çok beğeniliyor.
Gelin ve damatlık olarak da ileride çalışmalarımız olacak” diye konuşuyor.
Butik Dores Firma Ortağı
Serpil Altuncu:
ÖZEL MATİNELER VE
DEFİLELER DÜZENLİYORUZ
Bayanlar için farklı tasarımlar
hazırladıklarını belirten Butik Dores
Firma Ortağı Serpil Altuncu,
“Bayanlar için özel matineler ve defileler düzenliyoruz. Tasarımlarımızı
kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz” diyor.
@Ekovitrin_haziran 2014-10:EKOVITRIN_
5/30/14
2:51 PM
Page 114
HABER / FRANSA - FESTICULTURE
FRANSA’YA İLK GİDENLER
BUGÜN 40. YILINI KUTLUYOR
F
esticulture’ü önemli ve
başarılı olduğunu söyleyen Saray Mobilya
Firma Ortağı Hamza
Mor, “ Türk kültürünü her
boyutuyla görme fırsatı buluyoruz. Bu önemli organizasyonu hazırlayanlara teşekkür ediyorum. Saray
Mobilya olarak buradayız.
Türkiye’yi Fransızlara tanıtmak, Türkiye’yi dünyaya taİsmail
nıtmak çok güzel bir duygu.
Uluçay
Biz zaten ülkemizin gönüllü
temsilcisiyiz.
Lyon’un ilk mobilyacısıyız. 1995 yılında daha kimse
bu işi aklından geçirmezken
bu işi başlattık. Fransa’ya ilk gelenler 40. yılını kutluyor. 40 yıl önce buraya gelenler, ‘5 yıllığına geldim’ diyorlardı. Sürekli söylüyorum; 100
koyun parası, bir traktör parası, bir
daire parası. 5 yıllığına gelenler 10 yılı tamamladı. 10 yıl 20 yılı, 20 yıl 40
yılı takip etti. Dönüş olmadı.
Olmayınca ne yapmak gerekiyordu;
bunu. Burada siyaseten ne
kadar varsanız o kadar hesaba alınırsınız ve o kadar değerlisiniz. Sayı olarak yüz
binlerle ifade edilirsiniz ama
siyasetin içerisinde yoksanız
kimse sizi hesaba almaz.
Buradaki Türkler oylarını
kullansınlar ve bu ülke için
biz de varız desinler” diyor.
Saray Mobilya Firma
Ortağı İsmail Uluçay:
ÖNÜMÜZDEKİ YIL
DA KATILACAĞIZ
20 yıla yakın bir süredir
Fransa’da ticaretle uğraştıklarını söyleyen Saray Mobilya
Firma Ortağı İsmail Uluçay,
“Festiculture bu yıl dördüncü kez düzenleniyor. Saray Mobilya olarak bu
yıl da bu önemli etkinliğe katıldık.
Etkinlik oldukça hareketli geçiyor diyebilirim. Buradan organizasyonu
yapanlara teşekkür ediyorum.
Önümüzdeki yıl tekrar katılmayı
planlıyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Hamza
Mor
buralı olmak gerekiyordu.
32 yıldır Fransa’da yaşıyorum.
Uzun yıllar sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptım. En son belediyede meclis üyesiydim. Burada seçimler yaşıyoruz. Türk vatandaşları
özellikle Fransız vatandaşlığına geçmeyenler geçsinler, geçenler de mutlaka oylarını kullansınlar. Yani siyasi kanaat önderi olarak söylüyorum
Saray Mobilya Genel Müdürü Mustafa Uluçay:
FİRMAMIZI GELECEĞE TAŞIYORUZ
Festiculture’ün hem kültürel hem de ticari açıdan önemli bir organizasyon olduğunu belirten Saray Mobilya Genel Müdürü Mustafa Uluçay, “1995 yılında babam ve amcamın kurdukları şirketi geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl yeni mağazamızı hizmete açtık. Ağabeyim Zeki mutfak işleriyle ilgileniyor. Mağazayı ikimiz yönetiyoruz. İşlerimiz çok
iyi. İlk mağazamız 200 metrekareydi, şu anda 3 bin 500 metre alanda 3 katta hizmet veriyoruz. İki katını teşhir olarak kullanıyoruz, bir katını da depo amacıyla kullanıyoruz. İtalya ve
Türkiye ile çalışıyoruz. Koltuk takımları, yataklar, bazalar Türkiye’den geliyor. Panel mobilya
dediğimiz yemek odası yatak odası takımları da İtalya’dan geliyor. Polonya, Almanya, Hollanda
gibi ülkelerle de çalışıyoruz. Ağırlıklı olarak İtalya ve Türkiye ile çalışıyoruz.
Lyon dışından da taleplerimiz var. 20 yıllık bir geçmişimiz var. Mobilya sektöründe markalaştık diyebilirim. Lyon dışından müşterilerimize de hizmet veriyoruz. Seneye daha büyük
bir organizasyon düşünülüyor. Bu bir ihtiyaç. Seneye daha iyi bir festival olacağına inanıyorum. Daha hazırlıklı ve daha geniş bir katılımla burada olacağız” diye konuşuyor.
114 EKOV‹TR‹N HAZİRAN 2014
Download

Haberin devamı