[ KAPAK ]
RHEA PÖRTFÖY KURUCUSU VE
YÖNETİM KURULU BAŞKANI ONUR TAKMAK
YENİ
DÖNEMİN
FİNANS
ÖNCÜSÜ
YENİ SERMAYE PİYASASI KANUNU, TÜRKİYE’DE BUGÜNE KADAR
MEVCUT OLMAYAN YATIRIM ARAÇLARININ YOLUNU AÇTI. RHEA
PÖRTFÖY'ÜN YÖNETİM KURULU BAŞKANI ONUR TAKMAK'IN KURDUĞU
1 MİLYAR DOLARLIK 'TÜRKİYE ALTYAPI FONU' YENİ SPK KANUNU
KAPSAMINDAKİ İLK GİRİŞİM SERMAYESİ FONU OLACAK. FON, DEV
ALTYAPI PROJELERİNE ORTAK OLACAK. BİREYSEL TASARRUF SAHİPLERİ
DE 'TÜRKİYE ALTYAPI FONU' ARACILIĞIYLA ALTYAPI PROJELERINE
YATIRIM YAPABİLECEK...ONUR TAKMAK'IN YÖNETIM KURULU BAŞKANI
OLDUĞU RHEA GIRIŞIM VE ODTÜ'YLE BIRLIKTE KURDUĞU TEKNOFUND
ISE YILDIZ KOBI'LERE YATIRIM YAPIYOR...
Barış Soydan / [email protected]
Fotoğraflar / Cengiz Dikbaş
48 www.platinonline.com
www.platinonline.com 49
T
ürkiye ekonomisini daha da büyüterek, dünyanın
Türkiye’nin yeni yatırım ürünleri ve yeni finansman kanallailk on ekonomisi arasına girmenin yolu sizce nere- rına ihtiyaç duymasının sebebi ne?
den geçiyor?
Türkiye’nin son 12 yıldaki hikayesini bir mahalle bakkalının
Eğer bazı noktalarda gerekli adımları atarsak markete, oradan süpermarkete, sonra süpermarketler zinciTürkiye’nin sırtı yere gelmez ve hedeflediğimiz gibi dünya- rine ve nihayet hipermarkete dönüşümü olarak düşünebilinın ilk 10 ekonomisi arasına gireriz. Atılması gereken birinci riz. Yalın girişimcilik ruhu ile yerel ve tekil yatırımcı olarak
adım, inovasyon ekosisteminin, finansman imkanları ve başa- başlayan ve yükselerek kurumsal bir dev şirkete dönüşen bir
rı hikayeleri ile derinleşmesidir. İkincisi, KOBİ’lerin kurum- girişimci öyküsüne benziyor bizim hikayemiz. Bir bakkalı
sallaşmaları ve bölgesel, hatta global oyuncular olabilmeleri kurmak için ihtiyaç duyduğunuz sermaye ve knowhow ile
için gerekli finansmanın doğru şekilde sağlanmasıdır.
market ve daha sonra süpermarket için ihtiyaç duyduklarınız
Üçüncüsü, gayrimenkul sektörünün hızla yerli ve yabancı arasında çok fark vardır. Daha da ileriye gidip süpermarkurumsal yatırımcıların geniş katılımına açılması ve doğru ketler zinciri olduğunuzda doğru finansman kaynakları,
yatırım enstrümanları ile bugünkülere ek ve alternatif finans- lojistik kabiliyeti, kurumsallaşma, marka yönetimi, tedarik
man kanallarının oluşturulması gerekir.
zinciri gibi sayısız ilave konular denkleme
Sonuncusu ve belki de en önemlisi de, altyagirer. Ama en önemlisi, bir süpermarket
“2015-2020
pı yatırımlarının finansmanı ve operasyonel
zinciri ile bakkalın finansmanını sağlayacak
ARASINDAKİ 5
hale gelmiş projelerin sahipliğinin geliştiriyatırımcı profili, ölçek ve kaynak açısından
YILLIK DÖNEMİN
cilerden uzun vadeli getiri odaklı kurumsal
çok farklıdır. Burada anlatmak istediğim,
EKONOMİK ANLAMDA
yatırımcılara geçişi döngüsünün kurulmaTürkiye’nin 2000’lerin başında ihtiyaç duyCUMHURİYET
sıdır.
duğu yatırım miktarı ve yatırımcı profili ile
TARİHİNİN EN
Ben 6 yıldır bunların gerçekleşmesi için gece
bugünkü ihtiyaçlar arasında çok önemli bir
gündüz çalışıyorum. Bugün artık heyecandan
fark olduğudur…
PARLAK DÖNEMİ
yerimde duramamamın sebebi 1 Temmuz
KOBİ segmentinden örnek vermek gerekirOLACAĞINI VE
2014’te yeni Sermaye Piyasası Kanunu’nun
se, çok yakın zamana kadar, KOBİ sahipleBİR ALTIN ÇAĞIN
ilgili mevzuatlarının devreye girmesi ile artık
rinin ceketlerinin önlerini ilikleyerek banka
okun yaydan çıkması ve bizim tüm bu alanlar- BAŞLANGICI ÖZELLİĞİ müdürlerine faiz oranını sordukları, hatta
TAŞIYACAĞINI
da önemli adımlar atmaya başlamış olmamız.
düne kadar Anadolu’da şube müdürünün
DÜŞÜNÜYORUM”
odasındaki halıya basmamak için müdürün
Heyecanınızın kaynağı ne?
kapısında ayakkabılarını çıkarttıkları bir nokGeleceğe inancım ve Türkiye sevdam. 2015-2020 arasındaki 5 tadan, kısa sürede KOBİ bankacılığının en öne çıkan hizmet
yıllık dönemin ekonomik anlamda Cumhuriyet tarihinin en alanlarından biri olduğu noktaya geldik. Gerçekten daha
parlak dönemi olacağını, bir altın çağın başlangıcı olacağını düne kadar bu noktalardaydık. Son dönemde şirketlerimizin
düşünüyorum. Yeni Türkiye’nin güçlü adımlarla oluşması ve ölçeği ve özgüveni çok arttı ve bu durum, ilgili alanda önemli
bundan sonraki on yıllarda da gelişmesini sürdürmesi için değişikliklere sebep oldu.
hepimize önemli görevler düşüyor. Ben ve şirketlerim, başta Bugün Türkiye’nin büyümesini ve az önce bahsettiğim kritik
yabancı kurumsal yatırımcılar olmak üzere büyük finansal alanları finanse etmek için ihtiyaç duyulan miktarlar ya çok
kaynakları bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da çok büyüdü (Örneğin altyapı finansmanı) ya da çok özellikli
çok daha kapsamlı şekilde hareket ettirebileceğimize, ülke- dar alanlara odaklandı (Örneğin bioteknoliji.) Sonuçta yeni
mize getirerek büyümesine ve gelişmesine önemli katkılarda bir yatırımcı kitlesine ulaşmak ve bu yatırımcıların karşısına
bulunabileceğimize inanıyoruz.
tüm dünyada alışık oldukları yatırım ürünleri ile çıkmak şart
2023’te ülkemizde sermaye piyasalarının bankacılık sektö- oldu.
rüne eş değer büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu da, henüz Her zaman hatırlanması gereken bir bilgi olarak, şunun altını
yeni şekillenmeye başlayan tasarruf ve yatırım piyasalarının çizmem gerekiyor: Dünyada çok büyük fon havuzlarını yöneönemli ölçüde büyüyeceğine (Hem çeşitlilik hem derinlik ten profesyoneller, bu fonların tüzüklerinde belirlenen şart
anlamında) işaret ediyor. Bugünkü ihtiyaçları ve ülke olarak ve koşullara uymak durumundalar. Siz bu insanların önüne
ileriye dönük başarmak istediklerimizi göz önünde bulundur- dünyanın en iyi projesini kendi kafanıza göre bir yapıda
duğumuzda, bir-iki alanda yeni finansman kanalları açmamız koyarsanız, yatırımı hareket ettirecek olan kişiler fonun kısıtgerekiyor. Rhea, bunu yapmaya yetkinliği olan, bu değişimin larına takılır. Elleri kolları bağlı kalır ve isteseler de yatırım
son 6 yıldır önemli bir parçası olan ve en ortasında duran bir yapamazlar. Bu sebeple bizim dünya standartlarında yatırım
yapıdır.
ürünleri oluşturmamız gerekiyor. Yani erişmemiz gereken
Elbette, şu an içerisinde olduğumuz değişim ve çok yakın fon havuzlarından kaynakları çekebilmemize imkan verecek
zamanda devreye giren mevzuat, nitelikli bireysel yatırım- enstrümanlara ihtiyacımız var.
cıları, işletme sahiplerini ve mülk sahiplerini de yakından Bu ihtiyaç 1 Temmuz 2014’de devreye giren yasal düzenleilgilendiren ve önemli fırsatlar sunan bir pencereyi aralıyor.
melerle karşılanmış durumda. Yıllardır Türkiye’ye yatırım
50 www.platinonline.com
yapmak isteyen ancak kendi alışageldikleri ve yönettikleri
fonların tüzüklerinin izin verdiği şekilde fon yapıları oluşturmamızı bekleyen yatırımcılarını beklentileri karşılandı.
Bu anlamda, Girişim Sermayesi Fonu (SPK mevzuatına ve
denetimine tabi, saklaması Türkiye’de yapılan, vergi teşvikleri
ile desteklenen, tüzel kişiliği olmayan, belli bir yatırım stratejisi ve belirli bir fon ömrü bulunan yapılar) ve Gayrimenkul
Yatırım Fonu (Halen operasyonel olan, gelir üreten mülklere yatırım yapan, vergi muafiyetleri ile desteklenen, tüzel
kişiliği olmayan ve ömrü olan fon yapısı) devrim niteliğinde
adımlardır.
Bu fon yapıları ile bugüne kadar erişemediğimiz çok büyük
yatırımcılara erişeceğiz ve çok önemli ölçekte fonları ülkemize getirebileceğiz.
Rhea Portföy bu süreçte nasıl yer alıyor?
2003 yılında LBS’de finans yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra global bir fon yönettim. Yaklaşık beş yıl dünyanın çok farklı bölgelerinde yatırım yönetimi yapan şirketleri
inceleme ve yakın çalışma ilişkisi oluşturma imkanım oldu.
2008 yılında Türkiye’de yatırım yönetimi alanının gelişimi
için gerekli şartların oluşmaya başladığını görerek (nominal
faizlerin düşmesi, servet birikiminin oluşması ve mevzuatta
dünya standartlarına yaklaşan adımlar atılması) ülkeme geri
döndüm.
Rhea 2009 yılından bu yana, kurumsal bir yatırım platformu
oluşturmak üzere önemli yatırımlar yapmış, bu alanda son
dönemde yaşanan gelişmelerde çok önemli bir rol oynamıştır. Yatırım yönetimi piyasasının SPK mevzuatına tabi, şeffaf,
Türkiye’de kurulu ve vergi açısından cazip hale getirilmiş
yatırım enstrümanları ile gelişeceğine olan inancımızla, bu
alanda en büyük sermaye yatırımını yaparak lider konumda
bir yatırım yönetimi şirketi oluşturduk. Londra’da yerleşik,
FCA otoritesinden yetkilendirilmiş olan bir yatırım bankacılığı faaliyeti ile global erişim için gerekli yapıya ulaştık.
Rhea Portföy yönetimi ağırlıklı olarak girişim sermayesi, altyapı ve gayrimenkul alanlarına odaklanmış olan tek portföy
yönetim şirketidir. Türkiye’de yatırımı olan, yatırım yapmak
için bakan, ofisi olan/olmayan 60’a yakın girişim sermayesi
şirketi faaliyet göstermekte. Rhea bu oyuncular arasında
SPK’dan lisans alarak, mevzuata tabi olarak çalışan tek şirket.
Bu şekilde hem portföy yönetim şirketleri arasında hem de
girişim sermayesi şirketleri arasında özellikli ve tekil bir konumumuz var. Aynı şekilde, İş Bankası ve Garanti Bankası’nın
portföy yönetim şirketlerinden sonra 9.2 milyon TL ile bu
alanda en büyük ödenmiş sermayeye sahibiz. Bunun üçte
birini kurulduğumuzdan bu yana vergi olarak ödedik. SPK
mevzuatına tabi olarak bağımsız denetim, iç kontrol gibi
hem içsel hem de hizmet alımı ile katlandığımız maliyetlerle
birlikte sermaye yatırımımızın yarısını lisanslı ve şeffaf bir
oyuncu olmaya harcadık. Girişim sermayesi alanları dışında,
2010 yılından bu yana bankaların domine edemediği, dağıtım odaklı olmayan sermaye piyasalarına dönük özel portföy
yönetimi, kurumlara hazine ve risk yönetimi gibi alanlarda
ONUR TAKMAK’IN
KARİYER
YOLCULUĞU
Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde
üniversite eğitimi aldı. Eczacıbaşı Menkul
Değerler’de iş hayatına başladı. 2002 yılına
kadar Demir Yatırım, Global Menkul İstanbul
ve New York ofislerinde araştırma ve yabancı
kurumsal yatırımcılara yönelik yatırım danışmanlığı görevlerini sürdürdü. 2002 yılında, London
Business School’da finans alanında yüksek lisans
yapmak üzere New York’tan Londra’ya taşındı.
2002 yılından itibaren Londra’da yaşayan Onur
Takmak, 2003 ve 2008 yılları arasında Londra’da
bazı uluslararası fonların yöneticiliğini yaptı.
Takmak, Rhea Finansal Hizmetler Grubu’nu kurmak ve geliştirmek amacıyla 2008 yılından bu
yana yarı zamanlı olarak Türkiye’de bulunuyor.
VakıfBank’tan ihale sürecinde satın aldığı ve
Rhea Girişim olarak yeniden yapılandırdığı Vakıf
Girişim şirketini, 4.5 milyon lira nominal portföy büyüklüğünden üç yıl içerisinde 20 katı bir
büyüklüğe ulaştırdı. Aynı süreçte Rhea Portföy
Yönetimi ile girişim sermayesi dışındaki yatırım
yönetimi alanlarına da giren Rhea, 2012 yılında
yaklaşık 500 milyon dolarlık bir varlık büyüklüğüne ulaştı. Onur Takmak, halen Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği (TOBB) Girişim Sermayesi Sektör
Meclisi’nde girişim sermayesi inisiyatifine odaklı
Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Onur
Takmak, işten arta kalan zamanlarda, amatör
balıkçılık, doğa sporları ve yelkencilikle ilgileniyor.
www.platinonline.com 51
faaliyet gösterdik ve toplam yönetimini yaptığımız varlık
büyüklüğü yaklaşık 1 milyar TL’ye ulaştı. Yatırım personelinin
sürekli üstün performans üretmesindeki zorluklar ve önemli
bir ölçeği yakalamamıza rağmen tatminkar bir gelir üretilemediğini gördüğüm için platformun kuruluş amacı olan
alanlara ağırlık vermesine ve benim direkt yönetiminde yer
alacağım alanlara odaklanmasına karar verdim.
İlerleyen dönemde ortaklıklar yaparak sermaye piyasalarına
dönük hem konvansiyonel hem de etik yatırım yönetimi
ürün ve hizmetleri sunacağız.
Girişim sermayesini Türkiye’ye tanıtmak ve güçlendirmek
için hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?
Son altı yılda birçok farklı şapka takarak bu alanlardaki
gelişime ön ayak olmaya katkıda bulunmada çalıştım. Halen
TOBB Girişim Sermayesi Meclisi’nde Başkan Yardımcılığı
görevim sürüyor. 2008-2012 yıllarında Avrupa Yatırım Fonu
ile KOSGEB ve TTGV’nin desteği ile oluşturulan İstanbul
BİREYSEL
YATIRIMCILAR İÇİN
NEDEN ÖNEMLİ?
Türk yatırımcısı için bu değişim ne anlama
geliyor?
Portföy yönetiminin dünyada temel fonksiyonu
mevzuata tabi yatırım ürünleri oluşturarak küçük
birikimleri daha büyük havuzlar içerisinde toplamak ve ölçeğin sağladığı yatırım imkanlarına
erişmelerini sağlamaktır.
Basit bir örnekle açıklamaya çalışayım, 100 bin
dolar birikimi olan bir nitelikli bireysel yatırımcının
büyük ölçüde fiyat riski almadan yapabileceği
hemen hemen tek alternatif döviz mevduatıdır.
Şu an ülkemizde 190 milyar dolara yakın döviz
tevdiat hesabı bakiyesi bulunmakta ve bunların
ortalama % 1’in altında yıllık faiz/gelir elde ettiği
görülmektedir. 100 bin dolar % 1-2 kazanırken,
halen operasyonel olan enerji projelerine ya da
kira geliri üreten kendini ispatlamış gayrimenkul
projelerine yatırım yapan büyük kurumsal oyuncular % 7-12 arasında gelir sağlamakta. Girişim
Sermayesi Fonu ya da Gayrimenkul Fonu yapıları
10 bin dolar ile bu gelir akışlarına erişim imkanı
yaratacak. İki fon tıpı de şu an sadece nitelikli
yatırımcılara satılabilmekte.
Diğer taraftan halen gelir üreten mülklerin ve
özellikle enerji projelerinin bu fon yapıları ile satılabilmesi imkanı, şirketler ve mülk sahipleri için
de önemli imkanlar sunuyor.
52 www.platinonline.com
Venture Capital Inıtiatıve (İVCİ) ile 160 milyon Euro’nun
Türkiye odaklı girişim sermayesi fonlarına yatırılması sürecinde yatırım komitesi üyesi olarak yer aldım. Halen Türkiye’de
bu alana odaklamış bir yatırım yönetimi platformu oluşturmak amacıyla kişisel olarak en büyük sermaye yatırımını
yapmış durumdayım.
Yeni Türkiye’nin finansmanında Rhea’nın oynadığı rolü
anlatır mısınız?
Türkiye’nin geleceğine inançla yatırım yapan tüm paydaşlar, kendi alanları ve perspektifleri doğrultusunda Yeni
Türkiye’nin güçlü ve dinamik bir ekonomiye sahip olması ve
ülkenin orta sınıf tuzağına
"EKONOMININ
düşmeden büyüme yoluna
devam etmesi için önerilerde
BÜYÜKLÜĞÜ
bulunuyorlar. Biz de kendi
1 TRILYON DOLARA
üzerimize düşeni canla başla
DAYANDI. ANCAK
yapıyoruz ve bildiğimiz doğBU ÖLÇEK VE
ruları anlatmaya ve farkınDINAMIZMI SERMAYE dalık yaratmaya çalışıyoruz.
PIYASALARINDA
Bu şekilde, konuşmamızın
başında değindiğim dört
GÖREMIYORUZ.
alanı doğru şekilde finanse
EN BÜYÜK
edemezsek yolumuz yokuş
SORUNUMUZ,
yukarı olacaktır.
ÜLKEMIZDEKI
Hükümetimiz bu konuda,
SERVET VE SERMAYE 2007’den bu yana önemli
adımlar attı. Önce 2009 yılınBIRIKIMININ
da “İstanbul Finans Merkezi
EKONOMININ
Aksiyon Planı” ile ilgili
ÖLÇEĞININ ÇOK
kurumların katkıları ile oluşALTINDA KALMASI"
turuldu ve Resmi Gazete’de
yayınlandı. Son beş yılda üç dört bakanlık ile düzenleyici
kuruluşun sürdürdüğü çalışmaların neticesinde önce Kasım
2012’de yeni Sermaye Piyasası Kanunu devreye girdi ve nihayet 1 Temmuz 2014’te finansal hizmetler sektörünün yapısını
A’dan Z’ye değiştiren düzenlemeler ve yeni finansman kanallarını açmak için ihtiyaç duyduğumuz yeni yatırım fonu yapıları tanımlanarak devreye girdi. Bu değişimler yüzlerce milyar
dolar yöneten global fon yöneticileri kadar, Türk yatırımcıları
da ilgilendiriyor.
Bu değişikliklerin sektör için anlamı nedir?
Bizim açımızdan, 2009 yılından beri önünde beklediğimiz ve
ittirdiğimiz kapı nihayet Temmuz 2014’te açıldı. Bu beş yıllık
süreç, zaman zaman hızlanan zaman zaman yavaşlayan inişli
çıkışlı bir seyirde geçti. 2009’da açıklanan takvim yaklaşık 2 yıl
sarktı. Biz geleceğe inançla bekledik ve nihayet kapı açıldığında da en öndeki yerimizi koruduk.
Bu konuyu biraz açmak gerekiyor. Seçimler ve politik gündemin yoğunluğu nedeniyle 1 Temmuz 2014 itibariyle finansal
hizmetler sektörünün geçirdiği değişim bir ölçüde gözlerden
kaçtı sanıyorum. Halbuki, 2000 yılların sonlarında başlayan,
planlı ve oldukça iyi yönetilmiş sektörel reform sürecinde
önemli bir evreye geçtik. Gelişmiş ülkeleri bir kenara bırakalım, gelişmekte olan piyasalar ile bile karşılaştırıldığında sermaye ve tasarruf piyasalarının ülkemizde çok geride olduğu
görülüyor. 2009 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan İstanbul
Finans Merkezi Aksiyon Planı, son 5 yıl içinde adım adım
hayata geçti ve nihayet sektörün önünü açacak olan uluslararası normlara yakın bir yapıya ulaştı.
Finansal hizmetler sektörünün tüm parçalarını bugüne kadar
hep bankalar domine etmiştir. Özellikle dağıtım kanallarına
hakim olan bankalar, müşterilerinin kendi bünyelerinde
yönettikleri yatırım fonları dışında farklı ürünlere erişmesine
pek imkan vermemiş, üstelik diğer taraftan bu alanda ürün
çeşitliliği oluşturacak adımları atmamışlar. Bunun hem ticari sebepleri, hem de ülke ekonomisinin yüksek enflasyon,
yüksek reel faizlerle boğuştuğu uzun yıllar boyunca yatırımcı
ilgisinin olmaması gerçeği var.
alanları ile portföy yönetim şirketleri yeni bir takım yatırım
enstrümanlarını kurabilir hale gelecekler.
İstanbul Global Finans Merkezi vizyonu, ülkemizin gelişimi
ve refahı ile dünya standartlarına yaklaşması için çok önemli
bir süreçtir. Bu yönde son beş senede atılan adımlar küçümsenmeyecek ölçüdedir ve geldiğimiz noktada kamu kendi
üzerine düşeni büyük ölçüde tamamladığından artık sıra
bize, yani özel sektöre gelmiştir. Biz bu konuda en heyecanlı
oyuncuların başında geliyoruz. Önümüzdeki bir iki yılda bu
alanda çok önemli gelişmeler olacak. Biz bu alanda başı
çeken kurum olacağız. Bu yöndeki ilk sinyali, ilgili mevzuatın
devreye girdiği gün olan 1 Temmuz’da açıkladığımız 1 milyar
dolar büyüklüğünde olacak Türkiye Altyapı Yatırım Fonu ile
vermiş olduk. Konusunda saygın ve yetkin bir global partner
ile yola çıkan ve önemli bir kısmı global kurumsal yatırımcılardan gelecek olan bu fon, altyapı alanında önemli sermaye
yatırımları yapacak.
Finans Türkiye’de gelecekte nasıl olmalı?
Kayıt dışı ile birlikte ekonominin büyüklüğü 1 trilyon dolaBizde neden bu tip fonlar yok?
ra dayandı. İhracat pazarlarının ve ürünlerin çeşitliliğini Ülkemizde yatırım yönetimi piyasası geride kaldığı için bu
artıran, global konjonktüre uyum sağlayacak esnekliği göste- döngü bizde tamamlanamıyor. Geliştirilmiş, nakit üreten ve
ren, büyüyen önemli bir kapasitemiz
aslında bir bonoya neredeyse dönüşvar. Ancak bu ölçek ve dinamizmi
müş olan altyapı varlıklarını gelişti“YILLARDIR TÜRKİYE’YE YATIRIM
sermaye piyasalarında göremiyoruz.
ricilerin elinden alacak fon yapıları
YAPMAK İSTEYEN AMA
Tasarruf oranlarımız çok düşük ve
bulunmuyor Bu projelerin sahipliALIŞAGELDİKLERİ VE YÖNETTİKLERİ
bireysel emeklilikteki önemli devlet
ğinin kurumsal yatırımcılara geçmeFONLARIN TÜZÜKLERİNİN İZİN
katkısı ile tetiklenen büyümeyi, seksi, geliştiricilerin sermayelerini bu
VERDİĞİ FON YAPILARININ
törün diğer parçalarında gösterecek
yatırımlardan çözerek yeni yatırımOLUŞMASINI BEKLEYEN
adımların atılmasına büyük ihtiyaç
lara yönelmesi gerekiyor. Kısıtlı servar. En büyük ve en önemli sorunumaye birikiminin olduğu ülkemizde
YATIRIMCILARIN BEKLENTİLERİ
muz, ülkemizde servet ve sermaye
bu döngünün tamamlanmaması, bir
KARŞILANDI”
birikiminin ekonomimizin ölçeğinin
noktada geliştiricilerin kapasitesini
çok altında kalmış olması. Tasarruf ve yerli kaynak eksikli- düşürüyor. Son on yılda bu alandaki yatırımlara baktığımızda
ğinden kaynaklanan ve kendini cari açık olarak gösteren bu ve ileriye dönük hedeflerimizi dikkate aldığımızda, altyapı
ihtiyacı finanse etmek için yurt dışından gelecek kaynaklara odaklı bir yatırım fonunun olmaması aslında hayret verici
bağlı olmamız, Türkiye’nin yumuşak karnını oluşturuyor. bir durum. Bunu hızla düzeltmemiz gerekiyor. Bunun için tasarrufu Anlatmaya çalıştığım gibi bu çok önemli bir ihtiyaç ve yabancı
artırmamız ve direkt yatırım ile kalıcı, uzun vadeli sermaye yatırımcıların bu alana çok büyük ilgisi var. Ve biz bu boşluğu
benzeri fonları ülkemize daha çok çekmemiz lazım.
doldurmak üzere önemli bir ortaklık yaptık. Eğer kurmak
Ülkemizde tasarrufların artması, yatırım yönetiminde ürün istediğimiz fonun izin süreçlerinde bir gecikme olmazsa 2014
çeşitliliğinin, rekabet ortamının oluşması ve performans sonunda ilk parçasını hayata geçirecek ve halen satın alma
odaklı bir kültürün yatırım fonları ve portföy yönetimi ala- anlaşmalarına bağlanmış iki projeye ortak olacağız. Bu fon
nında hakim olması ile gerçekleşecektir. Bu konuda katede- ülkemiz için çok önemli bir yatırım enstrümanı olacak ve
cek yolumuz var. Sektör çok kapalı ve hakim oyuncular ipin altyapı sektörünün tüm paydaşlarına büyük katkı sağlayacak.
ucunu deyim yerindeyse hiç bırakmıyorlar. Ama bu direnci Diğer taraftan küçük birikimler ile altyapı alanındaki ölçekli
kıracak şartlar artık oluştu.
projelere ve onların yatırım potansiyeline erişemeyen nitelikli
2009 yılından bu yana, tasarruf ve sermaye piyasalarının geli- yatırımcılar, yerli kurumsal yatırımcılar, şirketlere de imkan
şimi için bahsettiğim bu şartların oluşmasına yönelik adımlar sağlayacak.
atıldı. 1 Temmuz’da devreye giren mevzuat ile de finansal
hizmetler sektörünün yapısı tamamen değişti ve sektör reforPeki bunu yaparak bankalarla rakip olmayacak mısınız?
munda önemli bir hedef noktasına ulaştık. Bu yıl devreye Hayır, aksine bankaların proje finansmanı kapasitesini artıgirecek olan TEFAŞ (Türkiye Elektronik Fon Piyasası) ile rıyoruz. Altyapı Fonu, projelere sermaye yoluyla yatırım
yatırımcıların farklı yatırım ürünlerine erişimine kolaylık yapıyor. Halen Türkiye’de proje finansmanı piyasası 20 milyar
getirilirken, güçlendirilen yetkileri ve genişletilen faaliyet dolar civarında bir büyüklüğe sahip. Bizim 1 milyar dolarlık
www.platinonline.com 53
ilave sermaye enjekte etmemiz, proje finansmanına ilave 4-5
milyar dolarlık bir kapasite artışı olarak yansıyacak.
Röportajımızın başında, Türkiye’nin büyümek için önem
verilmesi gereken dört alandan bahsetmiştiniz: İnovasyon
ekosistemi, KOBİ’ler, altyapı ve gayrimenkul finansmanı...
Altyapıyı konuştuk, peki diğer alanlara yönelik projeleriniz
neler? Örneğin inovasyon ekosistemi ve girişimcilik konularında neler yapacaksınız?
Geçtiğimiz yıl oluşturduğumuz sosyal sorumluluk kolumuz
olan Rhea Akademi, Aralık 2013- Haziran 2014 ayları arasında
Yazılım Sanayicileri Derneği’nin (YASAD) Girimci Eğitim ve
İnkübasyon Merkezi (GEMİM) projesinin ana paydaşları ve
destekçilerinden biri oldu. Hem maddi destek hem de ofis
alanı, eğitim merkezi gibi imkanlar sağladığımız GEMİM
projesi, 100’un üzerinde proje arasında 13 projeyi altı aylık bir
eğitim ve destek programına aldı. Buna paralel olarak Rhea
Akademi, Nisan - Haziran aylarında iki haftada bir açık davet ve
ücretsiz katılım ile girişimcilik eğitimleri verdi. Bu aktiviteleri
herhangi bir beklenti olmadan, örneğin inkübasyon platformuna giren şirketlerden hisse
opsiyonu almadan yaptık. Aksi
“BUGÜN ARTIK
halde sosyal sorumluluk kapsaHEYECANDAN
mında değerlendiremezdik.
YERİMDE
DURAMAMAMIN
SEBEBİ, 1 TEMMUZ
2014’TE YENİ
SERMAYE PİYASASI
KANUNU’NUN İLGİLİ
MEVZUATLARININ
DEVREYE GİRMESİ
VE OKUN YAYDAN
ÇIKMASI”
ODTÜ ile birlikte kurduğunuz fondan söz eder misiniz?
ODTÜ Teknopark ile özgün
teknoloji girişimlerinin desteklenmesine dönük 100 milyon
TL büyüklüğünde bir fon kurmak üzere anlaşma sağladık ve
kuruluş çalışmalarına başladık.
Fon hakkında bilgilere www.
teknofund.com sitesinden ulaşılabilir.
Eylül ayında ikinci bir üniversite ile sağlık teknolojileri ve
bioteknoloji alanında bir yatırım fonu oluşturmak üzere
görüşmelerimizi neticelendireceğimizi düşünüyorum. Bu
şekilde bu alanda iki yeni yatırım fonu oluşturuyoruz. İki
fonun da SPK mevzuatına tabi Girişim Sermayesi Fonu yapısı
olarak kurulması planlanıyor. İki fonun toplam büyüklüğü
200 milyon TL civarında olacak.
Halen borsa’da işlem gören Rhea Girişim’e paralel aynı stratejiyi takip edecek Girişim Sermayesi Fonu kuruluşu için de
çalışıyoruz.
Aynı şekilde, gayrimenkul takımımız da Gayrimenkul Yatırım
Fonu’na uygun olabilecek tamamlanmış, kira geliri üreten
proje arayışı içerisinde. 2014 yılında burada da adım atacağız.
Rhea Girişim bu yapının neresinde duruyor, onun hikayesini de anlatır mısınız?
2009 yılında girişim sermayesi alanına odaklanacak portföy
yönetimi şirketimizi kurmak için adım attığımızda Türkiye’de
54 www.platinonline.com
girişim sermayesinin mevzuata tabi ve yerli yatırımcıların
katılımı ile yapılabileceği tek yatırım enstrümanı tipi, yatırım
ortaklığıydı. Bu dönemde Vakıf Bank iştiraki olan VakıfRisk
Sermayesi Yatırım Ortaklığı şirketinin kontrol hisselerini de
içeren % 31’i satışa çıkarıldığında ilgi gösterdik. Açık ihale
sürecinden başarı ile çıkarak bu hisseleri devraldık. İçinde
sadece 4.5 milyon TL nakit olan bu şirketi aradan geçen
sürede 15-20 kat büyüttük.
Rhea Girişim, 2010 yılından bu yana, 1 Temmuz’daki değişiklikler devreye girene kadar olan süreçte odak yatırım enstrümanımız oldu. Netaş’ın da içinde olduğu bir dizi yatırımlar
yapan şirketimizin yönetimine özellikle 2012 başından bu
yana ben de yoğun bir şekilde dahil oldum. Bizim için oldukça önemli bir adım olan halka açık şirket yönetiminin tüm
zorluklarını da bu süreçte tecrübe ettik.
Ne gibi zorluklar?
Girişim sermayesi, yıllara yayılan uzun vadeli bir yatırım
stratejisidir. Ortak olduğunuz bir şirkette değer yaratmanız
ve bu değeri hisse satışı ile paraya çevirmeniz 4-5 sene hatta
daha da uzun bir süre alabilir. İlk ve temel şart, yatırımcılarınızın bunu bilmesi, anlaması ve beklentilerini buna göre
yönetmesidir.
Bizim karşılaştığımız
“TÜRKİYE’NİN SON 12
en büyük zorluk, likiYILDAKİ HİKAYESİNİ BİR
ditesi yüksek olmayan
MAHALLE BAKKALININ
küçük ve orta ölçekMARKETE, ORADAN
li şirketlerin fiyat
SÜPERMARKETE VE
oluşumunda ortaya
çıkan yüksek volatiliNİHAYET HİPERMARKETE
te ve bundan küçük
DÖNÜŞÜMÜ OLARAK
yatırımcıların bazı
GÖREBİLİRİZ”
durumlarda zarar görmesinin yarattığı rahatsızlıklardan kaynaklanmıştır.
Biz, 2009 yılı sonunda diktiğimiz bu çınar fidanına özen
ve ihtimam gösterirken, özellikle kırılgan profildeki küçük
borsa yatırımcılarının internetteki yorum siteleri üzerinden
manipüle edildiğini ve yanlış bilgilendirmeler ve yönlendirmeler ile olumlu-olumsuz yönde fiyat hareketleri yaratıldığını
gördük. Bu sitelerde zaman zaman benim de ismimi kullandıklarını ve olayın kontrolden çıktığını gördüğümüz noktada
üç aşamalı bir aksiyon planını devreye soktuk. İlk aşama
izleme ve kimlik tespitini öngörüyor. Dört kişilik avukat ekibi
tüm yorum sitelerini geriye dönük ve canlı olarak izleyerek
yanlış bilgi, iftira ve hareket içeriği yaratarak fiyat etkisi oluşturmaya çalışan rumuzları belirliyor. Takma isimler arkasına
saklanıp, yanlış yönlendirmeler ve hatta hakarete kadar uzanan yorumlar yaparak fiyatı etkileme girişiminde bulunanları
bilişim dairesine şikayet ederek 20’ye yakın hukuki süreç
başlattık. Hukuki süreçler yavaş yavaş dava aşamasına geldi ve
kimlikleri öğrenmeye başladık. Bir sonraki aşama bizlere ve
en başta da küçük yatırımcılarımıza zarar veren bu çetenin
cezalandırılmasıdır. Daha sonraki adımda bu kişilerin internetteki faaliyetlerine ilişkin bilgileri ve kimliklerini SPK’ya
ileterek organize şekilde suni fiyat oluşumuna sebep olup
olmadıklarını soracağız. Malesef çamur at izi kalsın amacıyla
yapılan bir saldırının izlerini ancak iki-üç sene süren bir çaba
ile temizleyebiliyorsunuz.
Şirketlerin ticari başarıları ve faaliyetlerinden doğan değerleri, hisse fiyatlarına yatırımcıların teveccühü oranında yansır.
Bu konuda bizim hiçbir noktada tasarrufumuz ya da müdahalemiz olamaz.
Öncelikle şunu söyleyeyim, Netaş’ta şirketi satın aldığımızdan
bu güne kadar bir lot bile hisse almadım, alınmasına ya da
satılmasına sebep olacak bir faaliyette bulunmadım. Bundan
özellikle kaçındım. Netaş’ın gayrimenkul satışı sürecinde de
alıcı olarak rekabetçi sürecin içinde yer almadık, “Aman laf
olmasın” düşüncesiyle. Buna rağmen insanlar Netaş’ın hisse
fiyatı ile ilgili olarak dönem dönem beni kutladılar, dönem
dönem ise serzenişte bulundular. Ben de her seferinde
benim bu yönde bir çabam ve tasarrufum olmadığını ısrarla
anlatmaya çalıştım.
Aynı şekilde, Rhea Girişim hisseleri biz şirketi satın aldıktan
sonraki 14 ayda 0.6 TL’den 6 TL’ye yükseldi. Bu dönemde ofisime kutu kutu puro gönderenler, aldığı arabaların,
evlerin resimlerini çekip yollayanlar, hisse zirveden dönüp
2 TL’ye indiğinde serzenişte bulundular. Bu yüksek fiyat
hareketlerinin olduğu dönemlerde yatırımcılara özenle karar
vermeleri, iyi ya da kötü dedikoduları değil şirketin KAP’ta
açıkladığı bilgileri dinlemelerini, profesyonellerden yatırım
tavsiyelerini almalarını önerdik. Bu süreçte şirketin yeni
yatırımlar yapması için gerekli olan kaynakları sağlamak için
gerçekleştirdiğimiz sermaye artışlarına lider sermayedar olarak katıldım. VakıfBank’tan şirketin % 31’ini aldığım zaman
bunun içinde % 6 civarında piyasada satılabilir hisseler vardı.
Bu hisselerde fiyat etkisi yaratmayacak şekilde çok kısıtlı
oranda satış ve alışlarım oldu ve bunlar hakkında da gerekli
bilgilendirmeler yapıldı. Hisse satışları önemli ölçüde şirkete
HANGİ ALTYAPI
PROJELERİNE
YATIRIM YAPACAK?
Altyapı yatırımı ile tam olarak ne anlamalıyız, neden bu alana odaklanan bir fon
oluşturdunuz?
Türkiye Altyapı Fonu enerji üretimi, liman, gelir
üreten otoyol, köprü, havalimanı, PPP hastane
projelerine sermaye ortaklığı yolu ile kaynak
sağlamayı hedeflemektedir. Bu konuda global
yatırımcılardan çok büyük talep var. Bu ilgiyi
karşılamak amacıyla bu alanda çok saygın bir
yatırım yöneticisi ile güç birliği yaptık, önümüzdeki 6 ay içinde ilk yatırımımızı yapmış olmayı
hedefliyoruz.
Türkiye 12 yıl boyunca önemli altyapı yatırımları
yapmış bir ülke. Ancak 2023 vizyonuna baktığımızda, önümüzde enerji, ulaşım altyapısı, eğitim
ve sağlık alanlarında yapılacak 200-300 milyar
dolarlık yatırımın bulunduğu görülüyor. Son 10
yılda altyapı yatırımlarının geliştiriciliğini üstlenmiş, bu alanda faaliyetlerini gösteren veya cazip
gördüğü için kendi faaliyet alanı dışına çıkarak
yenilebilir enerji gibi alanlara girmiş olan birçok
oyuncu var.
Başka ülkelerdeki örneklere baktığımızda, altyapı
yatırımlarının faaliyete geçerek uzun vadeli gelir
üreten yapılar haline geldiklerinde sahipliklerinin
geliştiricilerden, uzun vadeli kurumsal yatırımcılara geçtiğini görüyoruz. Avrupa’nın tüm ülkelerinde hem altyapı yatırımlarını destekleyen hem
de bunların gelir üretir hale geldiklerinde sigorta
şirketleri, emeklilik şirketleri, vakıflar gibi yapılara
geçmeleri sürecini destekleyen çok büyük yapılar
olduğunu görüyoruz. Fransa’da 260 milyar Euro
büyüklüğündeki Caisse des Depots ve yine aynı
büyüklükteki İtalyan CDP gibi.
www.platinonline.com 55
sermaye avansına dönüşerek yatırımlara yönlendi.
Maalesef, bu konuda çok özen göstermemize rağmen yalan
yanlış bilgilerle bazı yatırımcıların mağdur edilmesi söz konusu oldu ve tabiri caizse ihalenin bize kalması çok yorucu oldu.
Bugün içimizdeki heyecanın sebebi, bunların geride kalması
ve nihayet 6 yıldır hazırlandığımız şekilde Yeni Türkiye’nin
finansmanında üzerimize düşeni yapmak üzere somut ve
etkili adımları atmaya başlamış olmamız.
360 TV’de yayınlanan “Bir Fikrin mi Var” programında bu
sezon jüri üyesi olarak yer alıyorsunuz. Bu tecrübeden bahseder misiniz?
“Bir Fikrin mi Var”, genç girişimcilerin projelerini geniş
kitlelere duyurma imkanı veren ve bölgesel bir marka olma
yolunda ilerleyen çok başarılı bir program. Tüm girişimcilere
bu programı yakından takip etmelerini öneriyorum. Projeleri
değerlendirirken hem elimizden geldiğince girişimcileri yönlendirmeye çalışıyoruz hem de ekran başındaki girişimciler
için bilgilendirici bir tecrübe olmasına çaba harcıyoruz.
Bu programda yeni projelere bakarken üç ana unsur üzerinde duruyoruz:
• Fikrin, teknolojinin özgünlüğü
• Ticarileşmesinin mümkün olması
• Sürdürülebilir / ölçeklenebilir olması
İnovasyon ve girişimciliğin tanımı size göre nedir?
Bu çok iyi bir soru. Bugünlerde inovasyon ve girişimcilik konuları hakkında konuşulurken birçok kavramın birbirinin yerine
kullanıldığını gözlemliyorum. İnovasyon yeni bir teknoloji veya
iş modeli üzerine olabilir. Hali hazırda farklı alanlarda kullanılan bir malzemeyi, satış yöntemini ya da teknolojiyi daha önce
TEKNOFUND HANGİ
ŞİRKETLERE YATIRIM
YAPIYOR?
• Seçilmiş sektörlerde, ileri teknolojiye dayalı
katma değeri yüksek ürün ve hizmetleri
rekabetçi koşullarda sunan Türkiye’de kurulu
girişim şirketleri
• 5.000.000 TL’ye kadar finansman ihtiyacı
içinde olanlar
• Giriş engellerinin bulunduğu niş pazarlarda
rekabetçi ürün, hizmet ve teknolojiler
geliştirenler
• Sürdürülebilir büyüme, yüksek kar ve nakit
yaratma potansiyeli bulunanlar
• Belirgin çıkış fırsatları olanlar
• Hedef sektörleri: Telekom, sağlık, bilgi
teknolojileri, savunma, iş hizmetleri
56 www.platinonline.com
yapılmamış biçimde kullanarak kârlı bir ticaret yapabilmek de
yaratıcı bir yeniliktir. Elbette, üniversiteler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, insan hayatını, yaşam kalitesini, çevreyi ve
güvenliğimizi artıracak yaratıcı fikirlerin yeşermesi için imkan
ve ortam yaratırlar.
Bu anlamda, yeni işin dayandığı fikrin özgünlüğü spesifik
bir sorunu çözme, şu ana kadar sağlanamamış bir faydayı
sağlama ya da halen uygulanmayan bir iş modelini ortaya
çıkarma kurgusuna dayanır. Bu özgün fikrin patent veya
başka yollarla güvence altına alınıp alınmadığı da önemlidir.
Özgün bir fikir ticarileştiği ölçüde tatminkar bir girişime
dönüşebilir. Dağıtım kanallarının kapalı ve dar olduğu, hakim
oyuncuların ağırlıklı olduğu sektörler girişimciler için zorluklar taşır. Bunun tam zıddı olan sektörlerde de giriş çıtası düşük
olduğundan rekabet çok hızlı oluşabilir.
Girişimcinin işi her durumda kolay değildir. Ama risk almadan
ve biraz da gözünü karartıp başlamadan hiçbir iş neticeye
ermez. Denildiği gibi “Başlamazsan
başaramayacağın kesindir.”
“YENİ FON
Özetle, girişimcinin hayalleri
YAPILARI İLE
büyükse ve kurumsal yatırımBUGÜNE KADAR
cıların yanında olmasını bekliERİŞEMEDİĞİMİZ
yorsa iş fikrinin sürdürülebilir
ve ölçeklenebilir olması gerekir.
ÇOK BÜYÜK
Maaş yerine geçecek bir şirket
YATIRIMCILARA
kurmak ve kendi işinin sahibi,
ERİŞECEK VE
kendinin patronu olmak hepiÇOK ÖNEMLİ
mizin hayalidir. Sadece bunu
ÖLÇEKTE FONLARI gerçekleştirmek için bile giriTÜRKİYE’YE
şimci olunur ama hayallerimiz
GETİREBİLECEĞİZ” büyükse o zaman yeni müşteri
yaratabilme ve yeni pazarlara
girebilme kabiliyetini göstermek lazım.
Girişimcilerde karşılaştığınız temel yanılgılar ve yanlışlar
neler ?
Girişimcilerin genellikle bazı konularda yanlış öngörüler içinde olduğunu görmüşümdür. Yeni bir ürün veya hizmetin
sağladığı fayda ve çözüm konusunda farkındalık yaratmak
girişimcinin en büyük ve en maliyetli sorunudur. Tüketiciye bu
yeni hizmet veya ürüne neden ihtiyaç duyduklarını anlatarak
başlayan bu zorlu süreç çoğu örnekte planlanandan çok daha
uzun sürer. Bu olgu, genelde gerçekçi şekilde hesaba katılmıyor. Girişimcilerin en büyük hatası ise yaptığı ise aşık olmaları
ve bu aşkın onun gözlerini kör etmesidir. Ticarete gerçekçi bir
gözlükle bakmazsanız, en iyi ihtimalle zaman kaybedersiniz.
Bir de başarısızlık şansı yüksek olan bazı girişimciler var.
“Ben yaparım, kim alır, nasıl alır, orasını bilmem ve karışmam” diyenler ile “Bu pazar büyük, bunun % 5’ini alsam”
diye yola çıkanlar.
Bu konu oldukça geniş. Sürekli olarak hem blog sitem
olan www.onurtakmak.net’te, hem de Twitter’da @Onur_
Takmak adresinde bu konularda ilgili sürekli paylaşımlarda
bulunuyor, ayrıntılı makaleler yazıyoruz.
Download

Platin Dergisi Eylül Sayısında Yer Alan Röportajım